Cinsel suçlar Türk Ceza Kanununda belirlenen diğer suçlardan farklı olarak mağdurun psikolojisine ağır darbeler indirmekte ve kişinin tüm yaşamını etkilemektedir. Özellikle Türkiye gibi kapalı toplumlarda mağdura suç atfetmenin yaygın olması sebebiyle kişiler taciz ve istismara uğradıklarını itiraf etmekte(!), açıklamakta zorlanmaktadır. Zira gece neden orada olduğuna, giyiminden- gülmesine kadar mağdurun her hareketi sorgulanmaktadır.
Bazı hallerde ise doğrudan aile ve çevre baskısı ile şikâyetler engellenmektedir. Ve bunun sonunda yıllara yayılan istismarlar, cinsel saldırılar, tacizler söz konusu olabilmektedir. Özellikle suçun mağduru konumunda olan ruh ve beden yönünden kendisi koruyamayacak durumda olan çocuklar ve kadınlar, akıl sağlığı yerinde olmayan bireyler kendileri korumakta zorlanmaktadırlar ve kendilerini yalnız hissedebilmektedir. Mağdurların kendi haklarını korumakta zorlandığını bilen kadın avukatlar özellikle cinsel suçlar konusunda inisiyatif almakta ve mağdur haklarının korunmasında önemli rol oynamaktadırlar.
Cinsel Saldırı Nedir?
Cinsel saldırı suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 102. Maddesinde düzenlenmiş olup bir kimsenin iradesi dışında temas edilerek vücut dokunulmazlığının ihlal edilmesi, bu fiziksel temasın cinsel duyguların tatmini amacıyla yapılmış olması sonucu vuku bulmaktadır.
Şikayete bağlı bir suç olan cinsel saldırı suçunun cezası hakimin takdir yetkisi çerçevesinde 5 ve 10 yıl arasında değişmektedir. Cinsel saldırı suçunun sarkıntılık düzeyinde kalması halinde ise bu suçun cezası 2 ve 5 yıl arasında olmaktadır.
Cinsel saldırıdan Mağdur Olmak Nedir?
Cinsel saldırı suçunun yöneltildiği, vücut dokunulmazlığı ihlal edilen, kendi iradesi dışında ve cinsel duyguların tatmini amacıyla kendisine yaklaşılan kişiye cinsel saldırı suçunun mağduru demekteyiz.
Cinsel Saldırı Tipleri
Yukarıda da ifade edildiği gibi cinsel saldırı suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 102. Maddesinde düzenlenmiş olup cinsel saldırı tipleri de aynı maddenin 1. Ve 2. Fıkrasında düzenlenmiştir:
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 102/1. Maddesinde düzenlenen basit cinsel saldırı suçu : Cinsel duyguların tatmini amacıyla fiziksel temas edilmesi fakat bu temasın sarkıntılık düzeyinde kalması halinde bu eylemler basit cinsel saldırı suçu olarak adlandırılmaktadır. Dokunma, öpme, sarılma gibi.
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 102/2. Maddesinde düzenlenen nitelikli cinsel saldırı suçu :
Cinsel duyguların tatmini amacıyla vücuda sair cisim ve organın sokulması halinde nitelikli cinsel saldırı suçu oluşmaktadır.
Reşit Olmayanla Cinsel Birliktelik
Reşit olmayanla cinsel ilişki suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 104. Maddesinde düzenlenmiş olup tamamen rızaya dayalı olarak, cebir, hile tehdit olmaksızın 15-18 yaş arasındaki çocukla cinsel ilişkiye girilmesi sonucu oluşmaktadır.
Reşit olmayanla cinsel ilişki suçu şikâyete bağlı bir suçtur. Kamu davası açılması, suçun kovuşturulması mağdurun şikayetine bağlıdır. Ancak taraflar arasında kan bağı olması, evlatlık alınma sürecinde olunması gibi hallerde şikayet aranmamaktadır.
Cinsel Taciz Nedir?
Cinsel taciz suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 105. Maddesinde düzenlenmiş olup fiziksel temas söz konusu olmadan cinsel duygu ve isteklerin tatmin edilmesi amacıyla mağdurun rahatsız edilmesi sonucunda oluşmaktadır.
Tedirgin etme, sıkıntı verme gibi anlamları olan taciz kelimelisinden de anlaşılacağı üzere fail mesaj atmak, aramak, mağdurun karşısına çıkmak gibi eylemlerle mağdura korku ve sıkıntı vermektedir. Kamu adına soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan bu suçun yaptırımı ise üç aydan 2 yıla kadar hapis cezasıdır.
Cinsel İstismar Nedir?
Çocukların cinsel istismarı suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 103. Maddesinde düzenlenmiştir. İlgili maddeye göre “cinsel istismar” deyiminden 15 yaşından küçük veya söz konusu cinsel eylemleri anlayamayacak durumda olan daha büyük çocuklara yönelik her türlü cinsel davranış cinsel istismar olarak tanımlanmıştır. Bu kriterler dışında kalan çocuklar için ise cebir, hile, tehdit gibi çocuğun iradesini etkileyebilecek, rızası dışında kalan her türlü cinsel eylem cinsel istismar olarak tanımlanmıştır.
Çocuğun cinsel istismarı suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı değildir. Ancak sarkıntılık düzeyinde kalan suçlar için çocuğun velisi veya vasisinin şikayeti gerekmektedir.
Basit Cinsel Saldırı
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 102/1. Maddesinde düzenlenen basit cinsel saldırı suçu, cinsel duyguların tatmini amacıyla fiziksel temas içeren ancak bu temasın sarkıntılık düzeyinde kalması nedeniyle daha az cezalandırma gerektiren vücut dokunulmazlığına karşı gerçekleştirilen bir suçtur. Dokunma, öpme, sarılma gibi eylemlerle mağdurun rahatsızlık duymasına sebep olan failin amacı bu eylemlerle cinsel duygularını tatmin etmektir.
Nitelikli Cinsel Saldırı
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 102/2. Maddesinde düzenlenen nitelikli cinsel saldırı suçu, cinsel duyguların tatmini amacıyla vücuda sair cisim ve organın sokulması halinde oluşmaktadır. Basit cinsel saldırı amacından farklı olarak nitelikli cinsel saldırı suçu cinsel arzuları tatmin amacı taşımak zorunda değildir. Fail cinsel duygularını tatmin amacıyla olmasa bile mağdurun vücuduna vereceği zarar nedeniyle nitelikli cinsel saldırı suçundan cezalandırılacaktır. Bu suç toplumda tecavüz suçu olarak adlandırılmaktadır.
Cinsel Suçların İspatı Nasıl Yapılır?
Ceza yargılamasında suç, Kanuna aykırı olmamak şartıyla her türlü delille ispatlanabilmektedir. Özellikle nitelikli cinsel saldırı suçlarında doktor raporu çok önemli bir delil olarak karşımıza çıkmaktadır. Bunun dışında telefon kayıtları, sosyal medya kayıtları, video kayıtlar, ses kayıtları, tanık beyanları ve mağdurun kendi beyanları, polis beyanları delil olarak değerlendirilir ispata yaramaktadır.
Mağdur beyanlarının dikkate alınabilmesi için anlatılanların hayatın olağan akışına aykırı olmaması, somut delillerle örtüşmesi, sanık ile aralarında önceden gelen bir husumetin olmaması gerekmektedir.
Cinsel Suçlarda Deliller
Türk Ceza Hukukunda üç tür delil bulunmaktadır. Bunlar beyan delili, belge delili, esas olaya bağlı yan delillerdir. Mahkemeler tüm delilleri birlikte değerlendirerek maddi gerçekliği ortaya koymaya çalışmaktadır. Buna göre doktor raporları, telefon kayıtları, sosyal medya kayıtları, video kayıtlar, ses kayıtları, tanık beyanları ve mağdurun kendi beyanları, polis beyanları delil olarak değerlendirilmektedir.
Cinsel Saldırıda Delil Yokluğu
Cinsel saldırı suçlarında özellikle nitelikli cinsel saldırı suçlarında olay gerçekleştikten hemen sonra doktora giderek rapor almak, kişinin cinsel saldırıya uğradığını ortaya koymak açısından çok önemlidir. Böyle bir durum söz konusu olamadıysa yani mağdur olay gerçekleştikten sonra zaman kaybettiyse (ki tehdit, şantaj gibi durumlarda sıklıkla karşımıza çıkmaktadır) ve başkaca bir delil yoksa şüpheli hakkında Kovuşturmaya Yer Olmadığına dair Kararlar verilmektedir. Mağdurun beyanı her ne kadar hayatın olağan akışına uygun olsa da, anlattıkları yüzde yüz doğru olsa da uygulamada delil yetersizliği denerek şüpheli hakkında Kovuşturmaya Yer Olmadığına dair Kararlar verilmektedir.
Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar Nelerdir?
5237 sayılı Türk Ceza Kanununda cinsel dokunulmazlığa karşı 4 suç tipi bulunmaktadır. Bunlar; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 102. Maddesinde düzenlenmiş olan cinsel saldırı suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 103. Maddesinde düzenlenmiş olan cinsel istismar suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 104. Maddesinde düzenlenmiş olan reşit olmayanla cinsel ilişki suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 105. Maddesinde düzenlenmiş olan cinsel taciz suçudur.
Cinsel Suçların İspatında Önemli Olan Kriterler
Her dava için yüzde yüz geçerli olmasa da, her somut suç için farklı kriterler nazara alınsa da cinsel suçların ispatı hususunda önemli, genel geçer bazı kıstaslar vardır:
- Mağdurun adli makamlara başvuru süresi: Yukarıda da izah edildiği gibi sarkıntılık düzeyinde kalan cinsel suçlar şikâyete bağlıdır ve şikâyete bağlı suçlarda 6 aylık şikâyet süresi vardır. Diğer cinsel suçlar için ise 6 aylık şikâyet süresi yoktur. Ancak Yargıtay şikayet için uzun süre beklenmesini mağdur aleyhine olarak yorumlamaktadır.
- Mağdur ve sanık arasındaki bağlantı: Yerleşik içtihatlar gereği mağdur ve sanık arasındaki ilişki ve iletişim muhakkak incelenmelidir. Yapılan inceleme sonucu sanık ve mağdurun beyanlarının gerçekçiliği sorgulanır ve teyit edilir. Mağdur ve sanık arasında önceden gelen bir husumetin olması da ayrıca araştırılmalıdır.
- Mağdur beyanında çelişki hali: Mağdurun beyanları eldeki delillerle ve hayatın olağan akışı ile çelişmemelidir. Çelişki halinde mağdur beyanlarına itibar edilmemektedir.
Cinsel Suçlara Hangi Mahkeme Bakar?
Cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlarda suç tipinin türü ve niteliğine göre görevli mahkemeler değişmektedir. Suç tipine göre Asliye Ceza Mahkemeleri ve Ağır Ceza Mahkemeleri veya Çocuk Mahkemeleri görevli mahkeme olarak belirlenecektir.
Cinsel Suçlarda Dava Ne kadar Sürer?
Cinsel suçlar hem mağdur yönünden hem sanık yönünden hassas ve titiz inceleme gerektiren suçlardandır. Ayrıca maddi gerçeklik ortaya çıkartılırken mağdur olan çocuk veya yetişkin şahsın psikolojisinin daha fazla bozulmamasına da dikkat edilmektedir. Bu nedenle davalar 1- 3 yıl sürebilmektedir.
Cinsel Suçlarda Mağduru Savunma Stratejisi
Cinsel suçlarda savunma stratejisi belirlenirken mağdur ile her detay açık ve net bir şekilde konuşulmalıdır. Her dava hakkında geçerli olan avukat-müvekkil güveni cinsel suç dosyalarında daha da ön plana çıkmaktadır. Ayrıca mağdurun beyanın tutarlı olması gerekmekte; beyanın hayatın olağan akışı ve dosyadaki diğer delillerle uyumlu olması sağlanmalıdır. Aksi halde mağdur konumunda olan kişinin beyanlarına itibar edilmeyecek, şüpheli veya sanık konumunda olan failin aklanması söz konusu olacaktır. Bu durumda mağdur iftira veya suç uydurma suçlamalarıyla karşı karşıya kalabilecektir.
Cinsel İstismarda İftira
İftira suçu 5237 sayılı Kanunun 267. Maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre bir kişinin hukuka aykırı bir eylemi gerçekleştirmediğini bildiği halde adli makamlara şikâyet eden veya basın ve yayın yoluyla bunu halka açıklayan kişi cezalandırılmaktadır. Kanun metninde belirtildiği gibi gerçekte cinsel saldırı veya cinsel istismara uğramadığı halde adli makamlara başvurarak bir kişi hakkında şikâyetçi olmak suçtur. Husumet veya her ne sebeple olursa olsun bir kişinin onur ve saygınlığını zedeleyebilecek bu tür iftiralar gerçekte istismara uğramış kişiler hakkında da olumsuz bir yargı oluşturduğu için ayrıca tehlikelidir ve kaçınılmalıdır.
Cinsel Suçlar Avukatı
Esasen Türk Hukuk Sisteminde branşlaşma yoktur ve “cinsel suçlar avukatı” gibi kavramlar halk arasındaki söylemlerden kaynaklanmaktadır. Halk arasında ceza davaları alanında uzmanlaşan, bu alanda tecrübeli ve birikimli avukatlara ceza avukatı; sadece cinsel suçları konu alan yargılamalarda görev alan avukatlara “cinsel suçlar avukatı” denmektedir.
Ceza davalarında yargılanan şüpheli veya sanıkların avukatlarına müdafi denmektedir. Müdafi kelime anlamıyla “savunucu” anlamına gelmektedir. Bir suç isnadıyla yargılanan kimseler bu isnattan kurtulmak veya en az zararla süreci atlatmak amacıyla ceza avukatlarından yardım almaktadır. Veya bir suçun muhatabı olan mağdur olan kimseler de kendi haklarını en iyi şekilde savunmak veya suçsuzken suçlu konumuna düşmemek için ceza avukatlarından yardım almaktadır.
Avukat Handan SAYAN ÖZGÜL ise cinsel suçları konu alan davalarda prensip olarak sanık müdafiliği yapmamaktadır. Kadın ve çocuk hakları konularında hassasiyet gözeten Avukat Handan SAYAN ÖZGÜL genel olarak mağdur vekilliği yapmaktadır. Mesleğe başladığı ilk anlardan itibaren çeşitli kadın platformlarında gönüllü olarak çocuk ve kadın vekilliği yaparak bu alanda uzmanlaşmıştır.
Cinsel İstismarda Delil Olmadan Ceza Verilir Mi?
Cinsel istismar davalarında mağdur beyanı önem arz etmekle birlikte mağdurun beyanın hayatın olağan akışıyla uyumlu olması, beyanı destekleyecek delillerin de bulunması da gerekmektedir. Hâkim mağdurun beyanları ile birlikte bu delilleri değerlendirerek bir karara varacaktır. Bu nedenle ek delil bulunmaması halinde şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği görülmektedir.
Mağdur Beyanı Delil Midir?
Cinsel suçlarda mağdur beyanı yargılamanın seyrini etkileyebilecek en önemli delillerdendir. Ancak Yargıtay kararlarına bakıldığında mağdur beyanının delil niteliğine haiz olabilmesi için de belirli kriterler belirlenmiştir. Bu kriterler göz önünde bulundurulmak suretiyle mağdur beyanının delil niteliği taşıyıp taşımayacağı belirlenecektir. Yargıtay özellikle mağdurun anlatımlarının somut vakalara dayanmasını beklemekte, kararlarında bu hususun altını çizmektedir. Ayrıca mağdur anlatımlarının hayatın olağan akışına uygun olması Mahkemelerce önemsenmektedir.
Cinsel Suçlarda Zaman Aşımı
Cinsel saldırı suçlarında zamanaşımı süresi belirlenirken suç teşkil eden eylem için öngörülen ceza miktarı göz önünde bulundurulmaktadır. Suç teşkil eden eylem için öngörülen cezanın alt sınırı 5 yıl olarak belirlendiği takdirde dava zamanaşımı süresi 8 yıl, 5 yıldan fazla olarak belirlendiği takdirde 15 yıl, cinsel saldırı suçunun nitelikli halinde ise dava zamanaşımı süresi ise 20 yıldır.
Cinsel İstismar Suçlarında Adli Tıp Muayenesi
Cinsel istismar suçlarında adli tıp muayenesi sonucu hazırlanan rapor, suçun işlenip işlenmediğine dair en gerçekçi bulguları içeren delil niteliğini haizdir. Özellikle cinsel dokunulmazlığın ihlali vücuda sair cisim, organ ya da farklı bir madde sokulması suretiyle yapıldıysa mağdurun mutlaka muayene olması gerekmektedir.
Tabi bu adli muayene Mahkemenin Ve Cumhuriyet Savcısının talebi ile kişinin veya ailesinin rızası ve izni ile yapılır. Muayene saldırıya uğramış olan kişinin rızası ve izni olmaksızın gerçekleştirilemez. Ancak her ne kadar rızaya dayalı bir muayene olsa da yargılama esnasında Mahkeme raporun var olup olmadığını ve varsa içeriğini sorgulayacaktır. Bu nedenle söz konusu muayeneye rıza göstererek delil toplamak mağdurun davasını ispatlaması açısından büyük öneme haizdir.
Hangi Davranışlar ve Sözler Cinsel Saldırıya Girer
Cinsel arzuların tatmin edilmesi amacıyla, kişilerin rızası dışında gerçekleşen her temas cinsel saldırı olarak adlandırılmaktadır. Cinsel amaçlarla kişinin vücuduna temas etme, öpme, sarılma, okşama gibi davranışlar basit cinsel saldırı olarak tanımlanmaktadır. Bu davranışlarla birlikle vücuda organ veya sair bir cismin sokulması halinde ise nitelikli cinsel saldırı suçu meydana gelmektedir. Bu da halk arasında tecavüz suçu olarak isimlendirilmektedir.

