Kıdem Tazminatı Avukatı

Son güncelleme: Okuma süresi: 26 dakika

Kıdem tazminatı, uzun yıllar çalışılan bir işten ayrılırken gündeme gelen en büyük tutarlı alacaktır; buna karşılık hakkında en çok yanlış bilgi dolaşan kalem de yine odur. "İstifa edersem yanar", "bir yılı kesintisiz doldurmam gerekir", "işveren 25. maddeye dayandırdıysa alamam" gibi cümleler uygulamada sık duyulur ve çoğu doğru değildir.

Bir kıdem tazminatı avukatına başvurulduğunda yapılan ilk iş, iş sözleşmesinin nasıl sona erdiğini hukuken nitelendirmektir. Çünkü kıdem tazminatının doğup doğmadığını belirleyen şey işten ayrılma "sebebi" değil, feshin dayandırıldığı kanun maddesidir. Aynı olay, hangi maddeye oturtulduğuna göre tazminatı doğurabilir ya da tamamen ortadan kaldırabilir.

Bu sayfada kıdem tazminatı tek başına ve ayrıntısıyla ele alınmaktadır: hangi hâllerde doğar, bir yıllık süre nasıl hesaplanır, giydirilmiş ücrete hangi ödemeler girer, tavan nasıl uygulanır, hangi kesinti yapılır, hangi faiz işler, ne kadar sürede talep edilmelidir. İşyeri devri, alt işveren değişikliği, ibraname ve ispat konuları da ayrı başlıklar altında incelenmiştir.

Kısaca Özet
  • Kıdem tazminatı, her tam çalışma yılı için 30 günlük giydirilmiş brüt ücret tutarındadır; artan süreler gün esasıyla oranlanır.
  • Bir yıllık kıdemin kesintisiz olması gerekmez: aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde geçen süreler birleştirilerek hesaplanır.
  • İşverenin feshinde kıdemi ortadan kaldıran tek hüküm İş K. m.25/II'dir; m.25/I (sağlık) ve m.25/III (zorlayıcı sebep) fesihlerinde tazminat doğar.
  • Kıdem tazminatından gelir vergisi ve SGK primi kesilmez; yalnızca damga vergisi kesilir.
  • Gecikme faizi fesih tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden işler; yasal faiz değildir.
  • Kanunla belirlenen bir tavan tutarı vardır ve yılda iki kez güncellenir; tavanı aşan kısım sözleşmeyle kararlaştırılmadıkça istenemez.
  • Zamanaşımı süresi beş yıldır ve fesih tarihinde işlemeye başlar; dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır.
  • Fesihten sonraki bir ay dolmadan imzalanan ibraname geçersizdir (TBK m.420).

Kıdem Tazminatı Avukatı Ne Yapar?

Kıdem tazminatı uyuşmazlığında avukatın işi, dava dilekçesi yazmakla başlamaz. Sürecin sonucunu belirleyen kararların büyük bölümü, henüz iş sözleşmesi sona ererken alınır: fesih bildiriminin metni, ihtarnamenin dayandırıldığı kanun maddesi, imzalanan belgeler ve verilen cevaplar. Bu aşamada yapılan bir hata, sonradan açılacak davanın konusunu tamamen değiştirebilir.

Uygulamada yürütülen çalışma şu başlıklarda toplanır:

  • Feshin nitelendirilmesi: Sözleşmenin işçi mi işveren mi tarafından, hangi kanun maddesine dayanılarak sona erdirildiğinin tespiti. Kıdem tazminatının doğup doğmadığı bu nitelendirmeye bağlıdır.
  • Fesih öncesi yol haritası: İşçi kendisi ayrılacaksa, haklı nedenin hangi bende oturduğunun belirlenmesi ve ihtarnamenin buna göre kaleme alınması.
  • Kıdem süresinin çıkarılması: SGK hizmet dökümü üzerinden aralıklı çalışmaların birleştirilmesi, daha önce tazminat ödenmiş dönemlerin ayıklanması.
  • Tazminat tutarının hesaplanması: Giydirilmiş brüt ücretin oluşturulması, tavan karşılaştırması, damga vergisi ve faiz hesabı.
  • Arabuluculuk aşamasının yürütülmesi: Teklif edilen tutarın gerçek alacakla karşılaştırılması ve anlaşma tutanağının kapsamının kontrolü.
  • Dava ve icra: Anlaşma sağlanamazsa dava açılması, bilirkişi raporuna itiraz edilmesi ve karar kesinleşmeden icra takibine geçilmesi.

İşveren tarafından yapılan fesihte, bildirimin işçiye ulaşmasının ardından vakit kaybetmeden hukuki destek alınması önemlidir. İşçinin kendi feshedeceği durumlarda ise başvurunun fesihten önce yapılması gerekir: istifa dilekçesi verildikten sonra feshin niteliğini değiştirmek çoğu zaman mümkün olmaz.

Kıdem Tazminatı Nedir, Hangi Kanuna Dayanır?

Kıdem tazminatı, en az bir yıllık kıdemi bulunan işçinin iş sözleşmesinin kanunda sayılan hâllerden biriyle sona ermesi durumunda, çalıştığı her tam yıl için 30 günlük giydirilmiş brüt ücreti tutarında hak kazandığı ödemedir. Niteliği itibarıyla bir tazminat olmakla birlikte, işçinin işyerinde geçirdiği süreye karşılık gelen kıdeme dayalı bir haktır; kusura veya zarara bağlı değildir.

Dayanağı bakımından kıdem tazminatı, mevzuatta özel bir yerde durur. 4857 sayılı İş Kanunu yürürlüğe girerken 1475 sayılı eski İş Kanunu yürürlükten kaldırılmış, ancak kıdem tazminatını düzenleyen 14. maddesi saklı tutulmuştur. Bu nedenle bugün de kıdem tazminatının şartları, hesabı ve tavanı 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesine göre belirlenir.

4857 sayılı Kanun ise kıdem tazminatını dolaylı olarak belirler: işçinin haklı nedenle fesih hâllerini düzenleyen m.24, işverenin haklı nedenle fesih hâllerini düzenleyen m.25 ve işyeri devrini düzenleyen m.6, tazminatın doğup doğmayacağını belirleyen hükümlerdir. Bir kıdem tazminatı avukatının dosyayı incelerken ilk baktığı nokta da bu maddeler arasındaki ilişkidir.

Kıdem tazminatı ile ihbar tazminatı aynı şey değildir. Kıdem tazminatı, çalışma süresine karşılık gelir ve bir yıllık kıdem şartına bağlıdır. İhbar tazminatı ise bildirim süresine uyulmamasının karşılığıdır; kıdem şartı aranmaz, sözleşmeyi usulsüz fesheden taraf öder. İşçi haklı nedenle fesih yapsa dahi ihbar tazminatına hak kazanamaz, ancak kıdem tazminatına hak kazanır.

Kıdem Tazminatına Hak Kazanma Şartları

Kıdem tazminatı üç şartın bir arada gerçekleşmesiyle doğar: İş Kanunu'na tabi işçi olmak, en az bir yıllık kıdemi doldurmuş olmak ve sözleşmenin kanunda sayılan sona erme hâllerinden biriyle bitmiş olması. Bu üçünden biri eksikse tazminat doğmaz.

Kıdem tazminatının üç temel şartı
ŞartAranan durumUygulamada dikkat edilen nokta
İşçi sıfatı İş Kanunu kapsamında, iş sözleşmesine dayalı çalışma Sözleşmenin adı değil, ilişkinin niteliği belirleyicidir. "Hizmet alım sözleşmesi" ya da faturalı çalışma görünümü altında bağımlılık, talimat ve düzenli ücret varsa iş sözleşmesi kabul edilebilir.
Bir yıllık kıdem Aynı işveren nezdinde geçen sürelerin toplamı en az 365 gün Sürenin kesintisiz olması gerekmez; aralıklı çalışmalar birleştirilir. Süre, fiilî işe başlama tarihinden itibaren işler.
Nitelikli sona erme 1475 s. K. m.14'te sayılan hâllerden biriyle fesih Sebep gösterilmeyen istifa ve İş K. m.25/II'ye dayanan işveren feshi tazminatı ortadan kaldırır. Diğer hâllerde tazminat doğar.

Kıdem süresi, işçinin işe fiilen başladığı tarihte işlemeye başlar. Sigorta girişinin geç yapılmış olması süreyi kısaltmaz; fiilî çalışmanın başlangıcı tanık, işe giriş formu, bordro, kart kayıtları veya işyeri yazışmalarıyla ispatlanabilir. Deneme süresi de kıdeme dâhildir.

Bir Yıllık Kıdem Şartı: Aralıklı Çalışmalar Birleşir mi?

Uygulamada en sık karşılaşılan yanlış bilgi, bir yıllık sürenin "kesintisiz ve aralıksız" geçmesi gerektiğidir. Kanun böyle bir şart aramaz. 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesi, aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde geçen sürelerin birleştirilerek hesaplanacağını açıkça düzenler.

Buna göre bir işçi aynı işverene ait işyerinde beş ay çalışıp ayrılmış, sekiz ay sonra tekrar aynı işverenin yanında sekiz ay çalışmışsa, kıdemi beş ay değil on üç aydır ve bir yıllık şart gerçekleşmiştir. Aynı şekilde işçinin şirketin farklı şubeleri ya da farklı işyerleri arasında dolaştırılmış olması da kıdemi bölmez.

Bu kuralın tek sınırı, aynı maddede yer alır: daha önce kıdem tazminatı ödenmiş dönemler yeniden hesaba katılmaz. Örneğin işçi ilk ayrılışında kıdem tazminatını almışsa, o dönem sonraki hesaba dâhil edilmez; birleştirme yalnızca tazminatı ödenmemiş süreler için yapılır.

Aralıklı çalışmada kıdem süresinin hesabı
DurumKıdem hesabı
Aynı işverene ait farklı işyerlerinde çalışmaSüreler birleştirilir
Aynı işverende aralıklı (fasılalı) çalışma, tazminat ödenmemişSüreler birleştirilir
Aynı işverende aralıklı çalışma, önceki dönemin tazminatı ödenmişÖdenmiş dönem hesaba katılmaz, yalnızca son dönem esas alınır
Şirketler arası geçiş, ancak organik bağ ve tek işveren görünümü varsaSüreler birleştirilebilir; iddia ticaret sicili, ortaklık yapısı ve talimat ilişkisiyle desteklenir
Ücretsiz izinde geçen süreKural olarak kıdeme eklenmez, ancak iş sözleşmesi askıda kaldığından kıdemi de kesmez
İstirahat (rapor) süreleriKıdeme dâhildir
Neden önemli? Bir yıllık şartın sağlanıp sağlanmadığı, çoğu dosyada tek başına tazminatın varlığını belirler. "Kesintisiz olması gerekir" bilgisiyle hareket eden işçi, aslında hak kazandığı tazminattan kendi iradesiyle vazgeçmiş olur. Bu nedenle çalışma geçmişi, SGK hizmet dökümü üzerinden dönem dönem çıkarılmalıdır.

Hangi Fesihte Kıdem Doğar, Hangisinde Doğmaz?

Kıdem tazminatının kaderini belirleyen asıl soru, sözleşmenin kim tarafından ve hangi maddeye dayanılarak sona erdirildiğidir. Bu noktada yaygın bir yanlış vardır: işverenin İş Kanunu m.25'e dayanarak yaptığı her feshin kıdem tazminatını ortadan kaldırdığı sanılır. Oysa m.25 üç ayrı bent içerir ve bunlardan yalnızca biri tazminatı yakar.

Feshin türüne göre kıdem tazminatı
Sona erme şekliDayanakKıdem tazminatı
İşverenin süreli (geçerli nedenle) feshiİş K. m.17-18Doğar
İşverenin sağlık sebebiyle haklı feshiİş K. m.25/IDoğar
İşverenin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık nedeniyle feshiİş K. m.25/IIDoğmaz
İşverenin zorlayıcı sebeple feshiİş K. m.25/IIIDoğar
İşçinin gözaltı/tutukluluğu nedeniyle devamsızlıkİş K. m.25/IVDoğar
İşçinin haklı nedenle feshiİş K. m.24Doğar
Kadın işçinin evlilik nedeniyle feshi (1 yıl içinde)1475 s. K. m.14Doğar
Muvazzaf askerlik nedeniyle fesih1475 s. K. m.14Doğar
Emeklilik ya da yaş dışındaki şartların tamamlanması1475 s. K. m.14Doğar
İşçinin ölümü1475 s. K. m.14Doğar (mirasçılara ödenir)
Sebep belirtilmeyen istifaKural olarak doğmaz
İkale (karşılıklı anlaşma ile sona erdirme)SözleşmeAncak ikale metninde kararlaştırılmışsa ödenir

Tablodaki en kritik satır m.25/II'dir. Bu bent; işçinin işvereni yanıltması, şeref ve namusa dokunacak davranışlar, işverene zarar vermesi, işyerinde hırsızlık, işyeri sırlarını açıklaması ve izinsiz veya haklı bir sebep olmaksızın devamsızlık gibi hâlleri kapsar. Uygulamada en çok tartışılan alt başlık devamsızlıktır: işveren tarafından tutulan devamsızlık tutanaklarının gerçeği yansıtıp yansıtmadığı, davanın merkezinde yer alır.

Buna karşılık işçinin uzun süreli hastalığı nedeniyle yapılan fesih m.25/I kapsamındadır ve kıdem tazminatını ortadan kaldırmaz. Aynı şekilde işyerinde bir haftadan uzun süre işin durmasını gerektiren zorlayıcı sebeplerle yapılan fesih de m.25/III'e girer ve tazminat doğurur. Fesih bildiriminde yalnızca "25. madde uyarınca" ifadesinin geçmesi, tazminatın yandığı anlamına gelmez; hangi bende dayanıldığı incelenmelidir.

Süre sınırı: İşveren, ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışı öğrendiği tarihten itibaren altı iş günü, her hâlde fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl içinde fesih hakkını kullanmak zorundadır (İş K. m.26). Bu süreler geçtikten sonra yapılan fesih haklı nedene dayandırılamaz; kıdem tazminatı doğar. Aynı süre işçinin m.24 kapsamındaki fesih hakkı için de geçerlidir.

İstifa Eden İşçi Kıdem Tazminatı Alabilir mi?

Sebep gösterilmeden verilen istifa dilekçesi, kural olarak kıdem tazminatı hakkını ortadan kaldırır. Ancak burada belirleyici olan belgenin başlığı değil, feshin dayandırıldığı sebeptir. İşçi, İş Kanunu m.24'te sayılan haklı nedenlerden birine dayanarak ayrılıyorsa, bu bir istifa değil haklı nedenle fesihtir ve kıdem tazminatına hak kazandırır.

Uygulamada en sık dayanılan haklı fesih sebepleri şunlardır:

  • Ücretin, fazla mesai ücretinin ya da diğer alacakların ödenmemesi veya sürekli geç ödenmesi
  • Sigorta priminin hiç yatırılmaması, eksik gün ya da düşük ücret üzerinden bildirilmesi
  • İşçinin rızası olmadan ücretinin düşürülmesi, görev yerinin veya çalışma koşullarının esaslı biçimde değiştirilmesi
  • İşyerinde tacize, mobbinge veya hakarete uğrama ve işverenin gerekli önlemi almaması
  • İş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin alınmaması nedeniyle çalışmanın tehlikeli hâle gelmesi

Bu hâllerde yapılması gereken, istifa dilekçesi vermek değil, haklı nedeni ve dayanağını açıkça yazan bir fesih ihtarnamesi göndermektir. Sayfanın ilerleyen bölümünde bu ihtarnamenin örneği yer almaktadır. İhtarname çekilmeden işten ayrılan, sonrasında ise "sözlü olarak sebebimi bildirmiştim" diyen işçinin ispat yükü ağırlaşır.

Baskı altında imzalatılan istifa dilekçesi. Uygulamada işe girişte tarihsiz istifa dilekçesi alınması ya da fesih anında matbu bir metnin imzalatılması sık görülür. Bu durumda dilekçenin iradeyi yansıtmadığı; işçinin aynı gün işsizlik ödeneği başvurusu yapması, SGK çıkış kodunun istifa dışında bildirilmesi, imzadan hemen sonra çekilen ihtarname veya tanık beyanı gibi delillerle ileri sürülebilir. Bu nedenle imzalanan her belgenin bir örneğinin talep edilmesi önemlidir.

Evlilik, Askerlik, Emeklilik ve Ölüm Hâlleri

1475 sayılı Kanun'un 14. maddesi, işçinin kendi isteğiyle ayrılmasına rağmen kıdem tazminatına hak kazandığı dört özel hâl düzenler. Bu hâllerde tazminatın doğması için işverenin kusuru veya haklı bir fesih sebebi aranmaz; kanunun aradığı şartın gerçekleşmiş ve usulüne uygun biçimde bildirilmiş olması yeterlidir.

Özel sona erme hâllerinde aranan şartlar
HâlAranan şartSunulacak belgeSüre
Kadın işçinin evlenmesi Evlilik nedeniyle ve kendi isteğiyle fesih Evlenme cüzdanı örneği + yazılı fesih bildirimi Evlilik tarihinden itibaren 1 yıl
Muvazzaf askerlik Askerlik hizmeti nedeniyle işten ayrılma Sevk belgesi / celp belgesi Sevkten makul süre önce bildirim
Emeklilik Yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı ya da toptan ödeme almak amacıyla ayrılma SGK tahsis talep belgesi Aylık bağlanmasına esas başvuruyla birlikte
Yaş dışındaki şartların tamamlanması Sigortalılık süresi ve prim gün sayısının dolması SGK'dan alınan yazı Yazının alınmasından sonra makul sürede fesih
İşçinin ölümü Sözleşmenin ölümle sona ermesi Veraset ilamı / mirasçılık belgesi Zamanaşımı süresi içinde

Evlilik nedeniyle fesihte iki nokta dikkat gerektirir. Birincisi, hak yalnızca kadın işçiye tanınmıştır. İkincisi, bir yıllık süre hak düşürücü niteliktedir: evlilik tarihinden itibaren bir yıl geçtikten sonra yapılan fesih, bu hükme dayandırılamaz. Fesih bildiriminde ayrılma sebebinin evlilik olduğunun açıkça yazılması gerekir; sebep belirtilmeden verilen istifa dilekçesi sonradan bu hükme dayandırılmakta zorlanır.

Ölüm hâlinde kıdem tazminatı mirasçılara ödenir. Bu noktada ölümün nasıl gerçekleştiği kural olarak sonucu değiştirmez; iş kazası, hastalık ya da işyeri dışındaki bir olay fark etmeksizin sözleşme ölümle sona erdiğinden tazminat doğar. Ölüm bir iş kazasından kaynaklanıyorsa, kıdem tazminatından bağımsız olarak destekten yoksun kalma tazminatı da gündeme gelir; bu talepler ayrı hukuki temele dayanır ve iş kazası tazminatı kapsamında değerlendirilir.

Yaş Dışında Şartların Tamamlanması (SGK Yazısı)

Emeklilik için gereken yaşı doldurmamış olan işçi de, sigortalılık süresi ve prim gün sayısı şartlarını tamamlamışsa kendi isteğiyle işten ayrılıp kıdem tazminatına hak kazanabilir. Uygulamada bu yol, sigortalılık başlangıcı 8 Eylül 1999 öncesinde olanlar bakımından "15 yıl 3600 gün" olarak bilinir.

Ancak aranan sigortalılık süresi ve prim gün sayısı, sigortalılık başlangıç tarihine göre değişir. Bu nedenle şartların tamamlanıp tamamlanmadığı tahminle değil, SGK'ya başvurularak belirlenmelidir. Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan alınacak ve "yaş dışındaki şartların tamamlandığını, kıdem tazminatı alarak işten ayrılabileceğini" bildiren yazı, hem işverene sunulacak belgedir hem de olası bir uyuşmazlıkta temel delildir.

Sıra önemlidir. Önce SGK'dan yazı alınır, sonra bu yazıya dayanılarak yazılı fesih bildirimi yapılır. Yazı alınmadan verilen ve sebebi belirtilmeyen istifa dilekçesi, sonradan bu hükme dayandırılamayabilir. Fesih bildiriminde ayrılma sebebinin "yaş dışındaki emeklilik şartlarının tamamlanması" olduğu ve SGK yazısına dayanıldığı açıkça belirtilmelidir.

Bu yolla ayrılan işçinin, tazminatını aldıktan sonra başka bir işyerinde çalışmaya başlaması hakkı ortadan kaldırmaz; kanun, ayrılma anında şartların tamamlanmış olmasını arar. Buna karşılık işçi, aynı işverende çalışmaya devam ederek tazminat talep edemez: hakkın doğması için iş sözleşmesinin bu sebeple sona erdirilmiş olması gerekir.

Giydirilmiş Brüt Ücret: Hesaba Hangi Ödemeler Girer?

Kıdem tazminatı hesabında kullanılan ücret, bordroda görünen çıplak brüt ücret değil giydirilmiş brüt ücrettir. Giydirilmiş ücret, işçiye ücretinin yanında süreklilik taşıyan biçimde sağlanan para ve para ile ölçülebilen menfaatlerin brüt ücrete eklenmesiyle bulunur. Uygulamada tazminat tutarını en çok değiştiren ve en sık itiraz edilen nokta budur.

Belirleyici ölçüt sürekliliktir: ödeme düzenli ve arızî olmayan bir nitelik taşıyorsa hesaba girer. Yılda bir kez yapılan, işverenin takdirine bağlı ve tekrarlanmayan ödemeler ise kural olarak dışarıda kalır.

Giydirilmiş ücrete giren ve girmeyen ödemeler
Hesaba girerHesaba girmez
Yol yardımı / servis bedeliFazla mesai ücreti
Yemek yardımı veya işyerinde verilen öğün karşılığıHafta tatili ve genel tatil ücretleri
Düzenli ödenen prim ve ikramiyelerYıllık izin ücreti
Yakacak, giyim, eğitim, konut yardımıBir defaya mahsus yapılan ödemeler
Aile, çocuk ve benzeri sosyal yardımlarHarcırah ve gerçek gider karşılıkları
Devamlılık gösteren satış primiDoğum, evlenme, ölüm yardımı gibi ârızî ödemeler
Özel sağlık sigortası ve bireysel emeklilik işveren katkısıİşin gereği kullanılan araç ve ekipman

Ayni yardımlar (yemek, yol, yakacak gibi) para olarak ödenmiyorsa, günlük veya aylık parasal karşılığı hesaplanarak ücrete eklenir. Örneğin işyerinde öğle yemeği veriliyorsa, ayda fiilen çalışılan gün sayısı ile bir öğünün rayiç bedeli çarpılarak aylık karşılık bulunur.

Ücretin kendisi tartışmalıysa. Bordroda asgari ücret görünmesine rağmen ücretin bir kısmının elden ödendiği dosyalarda, önce gerçek ücretin tespiti gerekir. Banka hesap hareketleri, işçinin imzasını taşımayan puantaj kayıtları, meslek odası ve sendikadan sorulan emsal ücret araştırması ile tanık beyanları bu tespitte kullanılır. Gerçek ücret yükseldiğinde kıdem tazminatı da aynı oranda artar.

Kıdem Tazminatı Nasıl Hesaplanır?

Hesabın esası basittir: çalışılan her tam yıl için 30 günlük giydirilmiş brüt ücret. Yıldan artan aylar ve günler ise oranlanır. Uygulamada tek bir formül yeterlidir:

Kıdem tazminatı (brüt) = Giydirilmiş günlük brüt ücret × 30 × tam yıl sayısı + Giydirilmiş günlük brüt ücret × 30 × (artan gün sayısı ÷ 365)
Günlük ücret, aylık giydirilmiş brüt ücretin 30'a bölünmesiyle bulunur. Artan süre hesabında ay 30 gün kabul edilir.

Adım adım örnek üzerinden bakmak, hesabın nerede yanlış yapıldığını görmeyi kolaylaştırır. Aşağıdaki örnekte aylık giydirilmiş brüt ücret 45.000 TL, çalışma süresi 6 yıl 4 ay 12 gün olarak varsayılmış ve bu ücretin yürürlükteki tavanın altında kaldığı kabul edilmiştir.

Örnek hesap: 6 yıl 4 ay 12 gün çalışma, 45.000 TL giydirilmiş brüt ücret
AdımİşlemSonuç
1. Tam yıllar45.000 × 6270.000,00 TL
2. Artan süre (gün)(4 × 30) + 12132 gün
3. Artan sürenin karşılığı45.000 × 132 ÷ 36516.273,97 TL
4. Brüt kıdem tazminatı270.000,00 + 16.273,97286.273,97 TL
5. Damga vergisi286.273,97 × binde 7,592.172,82 TL
6. Net ödenecek tutar286.273,97 − 2.172,82284.101,15 TL

Örnekte görüldüğü gibi kıdem tazminatında brüt ile net arasındaki fark yalnızca damga vergisi kadardır. Bordroda net maaşı 45.000 TL olan bir işçinin hesabı bu ücret üzerinden yapması ise yaygın bir hatadır: esas alınacak tutar net değil, sosyal yardımlarla giydirilmiş brüt ücrettir.

Hesabın çıktısı, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihteki ücret üzerinden bulunur. Fesihten önceki dönemde ücret düşürülmüşse ve bu düşüş işçinin yazılı rızası olmadan yapılmışsa, hesaba esas alınacak ücret tartışma konusu olur. Bir kıdem tazminatı avukatının hesabı, bu nedenle yalnızca bordrodaki rakamdan değil; banka kayıtları, ayni yardımların rayiç karşılığı ve ücret değişikliklerinin geçmişi birlikte değerlendirilerek kurulur.

Kıdem Tazminatı Tavanı Nedir?

Kıdem tazminatı, işçinin ücreti ne kadar yüksek olursa olsun sınırsız değildir. 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesi, bir yıllık kıdem için ödenecek tazminatın Devlet Memurları Kanunu'na tabi en yüksek Devlet memuruna bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesini aşamayacağını düzenler. Bu üst sınır uygulamada "kıdem tazminatı tavanı" olarak anılır.

Tavan tutarı memur maaş katsayılarına bağlı olduğundan, katsayıların güncellendiği dönemlerde — kural olarak yılın ilk ve ikinci yarısında — yeniden belirlenir. Bu nedenle güncel tutarın, tazminatın hesaplandığı fesih tarihi esas alınarak teyit edilmesi gerekir.

Fesih tarihindeki dönem tavanını otomatik seçen kıdem tazminatı hesaplama aracı ile tutarı ön kontrolden geçirip sonucu bordronuzla karşılaştırabilirsiniz.

Tavan uygulamasının işleyişi şöyledir:

  • Karşılaştırma yıl bazında yapılır: her bir tam yıl için hesaplanan 30 günlük giydirilmiş ücret, tavan tutarıyla karşılaştırılır.
  • Giydirilmiş ücret tavanın altındaysa gerçek ücret esas alınır; üstündeyse o yıl için tavan tutarı ödenir.
  • Esas alınacak tavan, fesih tarihinde yürürlükte olan tavandır; çalışmanın geçtiği yılların tavanları değil.
  • Tavanı aşan kısım, iş sözleşmesinde veya toplu iş sözleşmesinde açıkça kararlaştırılmış olmadıkça talep edilemez.
Sözleşmeyle artırılan kıdem tazminatı. Taraflar, 30 günlük süreyi sözleşmeyle artırabilir (örneğin her yıl için 45 gün). Ancak bu durumda dahi kanuni tavan uygulanır; tavanın aşılabilmesi için bunun sözleşmede ayrıca ve açıkça kararlaştırılmış olması gerekir. Toplu iş sözleşmesi bulunan işyerlerinde bu hükümlerin varlığı mutlaka kontrol edilmelidir.

Kıdem Tazminatından Hangi Kesintiler Yapılır?

Kıdem tazminatı, ücret niteliğinde bir ödeme olmadığından diğer işçilik alacaklarından farklı bir vergi rejimine tabidir. Uygulamada en çok karıştırılan konulardan biri budur: kıdem tazminatından gelir vergisi kesilmez, SGK primi kesilmez, işsizlik sigortası primi kesilmez. Yapılacak tek kesinti damga vergisidir.

Kıdem tazminatı ve diğer alacaklarda kesinti karşılaştırması
Ödeme kalemiGelir vergisiSGK primiDamga vergisi
Kıdem tazminatıKesilmez (istisna)KesilmezKesilir
İhbar tazminatıKesilirKesilmezKesilir
Ücret ve fazla mesaiKesilirKesilirKesilir
Yıllık izin ücretiKesilirKesilirKesilir
Kötü niyet tazminatıKesilirKesilmezKesilir

Gelir vergisi istisnası sınırsız değildir: kıdem tazminatının kanuni tavanı aşan kısmı ile sözleşmeyle artırılan kısmı istisna dışında kalabilir. Tavan içinde kalan ödemede ise vergi kesintisi yapılmaz. Bu nedenle işverenin gelir vergisi kesintisi yaparak eksik ödeme yapması, tek başına dava konusu edilebilecek bir eksikliktir.

Ödeme yapıldı diye dosya kapanmaz

Kıdem tazminatı ödenmiş olsa bile tutar çoğu zaman çıplak brüt ücret üzerinden, sosyal yardımlar eklenmeden hesaplanır; bazen de haksız yere gelir vergisi kesilir. Eksik ödenen kısım ve gecikme faizi ayrıca istenebilir. Bordronuzu ve ödeme dekontunuzu birlikte inceleyelim.

Kıdem Tazminatında Faiz: Hangi Oran, Hangi Tarihten İtibaren?

Kıdem tazminatı, iş sözleşmesinin sona erdiği anda muaccel olur; yani işverenin ayrıca ihtar edilmesine gerek kalmadan ödemesi gerekir. Ödenmediği takdirde faiz de fesih tarihinden itibaren işlemeye başlar. Bu noktada kıdem tazminatını diğer işçilik alacaklarından ayıran önemli bir özellik vardır.

1475 sayılı Kanun'un 14. maddesi, kıdem tazminatının zamanında ödenmemesi hâlinde gecikme süresi için mevduata uygulanan en yüksek faize hükmedileceğini düzenler. Bu, yasal faizden belirgin biçimde yüksek bir orandır ve uzun süren dosyalarda tazminatın kendisiyle karşılaştırılabilecek tutarlara ulaşabilir.

İşçilik alacaklarında faiz türü ve başlangıcı
AlacakFaiz türüBaşlangıç
Kıdem tazminatıMevduata uygulanan en yüksek faizFesih tarihi
Ücret, fazla çalışma, hafta tatili, UBGTMevduata uygulanan en yüksek faizHer ödemenin muaccel olduğu tarih
İhbar tazminatıYasal faizTemerrüt (ihtar veya dava/arabuluculuk başvurusu)
Yıllık izin ücretiYasal faizTemerrüt
Kötü niyet tazminatıYasal faizTemerrüt

Faiz talebinin dava dilekçesinde açıkça ve doğru türüyle istenmesi gerekir; mahkeme talep edilmeyen faize kendiliğinden hükmedemez. Kıdem tazminatı için "yasal faiz" istenmesi, aradaki farkın kaybedilmesi anlamına gelir. Aynı şekilde faizin başlangıç tarihinin fesih tarihi olarak gösterilmemesi de hak kaybı doğurur.

Zamanaşımı: Beş Yıl, Ne Zaman Başlar?

Kıdem tazminatında zamanaşımı süresi beş yıldır ve süre iş sözleşmesinin sona erdiği tarihte işlemeye başlar. Aynı süre ihbar tazminatı, kötü niyet tazminatı, eşit davranma ilkesine aykırılıktan doğan tazminat ve yıllık izin ücreti alacakları için de geçerlidir.

Bu süre 12 Ekim 2017 tarihinde yürürlüğe giren düzenlemeyle getirilmiştir. Daha önce kıdem tazminatı on yıllık zamanaşımına tabiydi ve bu tarihten önce sona ermiş iş sözleşmelerinde geçiş hükümleri uygulanır. Eski tarihli fesihlerde sürenin hangi rejime tabi olduğu ayrıca değerlendirilmelidir.

Alacak kalemlerine göre zamanaşımı
AlacakSüreBaşlangıç
Kıdem tazminatı5 yılFesih tarihi
İhbar tazminatı5 yılFesih tarihi
Yıllık izin ücreti5 yılFesih tarihi
Kötü niyet tazminatı5 yılFesih tarihi
Ücret, fazla çalışma, tatil ücretleri5 yılHer alacağın muaccel olduğu tarih
Zamanaşımı kendiliğinden dikkate alınmaz. Mahkeme, davalı tarafından ileri sürülmedikçe zamanaşımını resen uygulamaz. Buna karşılık ileri sürüldüğünde savunma etkili olur ve dava reddedilir. Arabuluculuk başvurusu zamanaşımını keser; bu nedenle süre sonuna yaklaşılan dosyalarda başvurunun geciktirilmemesi gerekir.

İşyeri Devrinde Kıdem Kime Karşı İstenir?

İşyerinin veya bir bölümünün devri hâlinde iş sözleşmeleri, bütün hak ve borçlarıyla devralan işverene geçer. İşçinin kıdemi devirle birlikte sona ermez; devralan işveren nezdinde kesintisiz devam eder. Bu nedenle işyerinin el değiştirmesi, işçiye o anda kıdem tazminatı talep etme hakkı vermez.

Sorumluluk bakımından İş Kanunu m.6 iki kural getirir. Birincisi, devirden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devreden ve devralan işveren birlikte sorumludur; ancak devreden işverenin sorumluluğu devir tarihinden itibaren iki yılla sınırlıdır. İkincisi, kıdem tazminatı bakımından devreden işverenin sorumluluğu kendi dönemiyle ve devir tarihindeki ücret düzeyiyle sınırlıdır.

İşyeri devrinde sorumluluğun dağılımı
DurumKıdem süresiKime karşı istenir?
Devirden sonra fesihDevir öncesi + sonrası birleşirTamamı devralan işverenden; devreden, kendi dönemi ve devir tarihindeki ücretle sınırlı olarak sorumlu
Devirden önce sona ermiş sözleşmeYalnızca devreden dönemDevreden işveren
Devir nedeniyle işçinin feshiToplam süreDevir tek başına haklı fesih sebebi sayılmaz; çalışma koşullarında esaslı değişiklik varsa ayrıca değerlendirilir
Şirket birleşme veya tür değiştirmesiKesintisiz devam ederKülli halefiyet nedeniyle yeni tüzel kişilik

Uygulamada devirle birlikte işçiden yeni bir iş sözleşmesi imzalaması ve önceki dönem için ibraname vermesi istenebilir. Bu belgeler kıdemin sıfırlandığı anlamına gelmez; geçerlilikleri ayrıca denetlenir. Aynı şekilde işçinin devirden sonra "yeni işe giriş" olarak SGK'ya bildirilmiş olması da kıdem süresini kendiliğinden bölmez.

Alt İşveren (Taşeron) İşçisinin Kıdem Tazminatı

Alt işveren yanında çalışan işçinin kıdem tazminatından, alt işverenle birlikte asıl işveren de müteselsilen sorumludur (İş K. m.2). İşçi, alacağının tamamını dilerse yalnızca asıl işverenden talep edebilir. Bu kural, taşeron şirketin tasfiye olduğu ya da ödeme gücünü kaybettiği dosyalarda belirleyici olur.

Alt işverenin değişmesi hâlinde ise işçi çoğu zaman aynı işyerinde, aynı işi yapmaya devam eder. Böyle bir durumda kıdem, her yeni şirketle sıfırlanmaz: işyerinde geçen sürelerin tamamı esas alınır ve asıl işverenin sorumluluğu bütün dönemi kapsar.

Kamu kurum ve kuruluşlarında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçiler bakımından İş Kanunu ayrı bir düzenleme getirmiştir: bu işçilerin kıdem tazminatı, alt işverenlerinin değişip değişmediğine bakılmaksızın çalıştırıldıkları kamu kurum ve kuruluşu tarafından ödenir. Tazminat, işçinin o kurumda geçen toplam hizmet süresi üzerinden hesaplanır.

Muvazaa iddiası. Alt işverenlik ilişkisinin görünüşte kurulduğu, işçinin fiilen asıl işverenin talimatıyla ve onun işinde çalıştırıldığı iddia ediliyorsa, ilişkinin baştan itibaren asıl işverenle kurulduğu ileri sürülebilir. Bu iddia kabul edilirse işçi, asıl işverenin işçisi sayılır ve kıdem hesabı ile diğer haklar buna göre belirlenir.

Belirli Süreli, Kısmi Süreli ve Mevsimlik Çalışmada Kıdem

Kıdem tazminatı yalnızca tam zamanlı ve belirsiz süreli sözleşmeyle çalışanlara özgü değildir. Çalışma biçimine göre sonuç şu şekilde değişir:

Çalışma biçimine göre kıdem tazminatı
Çalışma biçimiKıdem tazminatıAçıklama
Belirsiz süreli tam zamanlı Doğar Genel kural; şartlar sağlandığında tam hesap yapılır.
Kısmi süreli (part-time) Doğar Kıdem, işe giriş ve çıkış tarihleri arasındaki takvim süresine göre hesaplanır; haftalık çalışma saati oranlanarak kıdem kısaltılmaz. Ücret ise fiilen ödenen kısmi ücrettir.
Belirli süreli Kural olarak doğmaz Sözleşme sürenin dolmasıyla kendiliğinden sona ererse tazminat doğmaz. Ancak esaslı sebep olmadan zincirleme yenilenen sözleşme başlangıçtan itibaren belirsiz süreli sayılır ve tazminat gündeme gelir.
Mevsimlik / kampanya işi Doğar Sözleşme askıda kalır; çalışılan mevsimlerdeki fiilî süreler toplanarak kıdem bulunur. Askıda geçen dönem kıdeme eklenmez.
Çağrı üzerine çalışma Doğar Sözleşmede haftalık süre belirlenmemişse haftalık yirmi saat kararlaştırılmış sayılır; kıdem takvim süresine göre işler.
Geçici (ödünç) iş ilişkisi Doğar İşçinin işvereni, kendisini devreden işverendir; kıdem bu ilişki üzerinden hesaplanır.

Emekli olduktan sonra aynı ya da başka bir işyerinde çalışmaya devam eden işçi bakımından da kıdem işlemeye devam eder. Emeklilik nedeniyle kıdem tazminatı alınmış ve sonrasında çalışma sürmüşse, ikinci dönem için ayrı bir kıdem hesabı yapılır; ödenmiş dönem tekrar hesaba katılmaz.

Kıdem Tazminatı Davasında İspat: Hangi Delil Neyi Gösterir?

Kıdem tazminatı davalarında ispat yükü, iddiaya göre taraflar arasında dağılır. İşçi çalışmasının varlığını ve süresini; işveren ise ödeme yaptığını ya da feshin haklı nedene dayandığını ispatla yükümlüdür. Uygulamada dosyanın sonucunu belirleyen belgeler şunlardır:

Kıdem tazminatı dosyasında deliller
DelilNeyi gösterir?Kim sunar?
SGK hizmet dökümüSigortalı çalışma dönemleri, giriş-çıkış tarihleri, çıkış koduİşçi (e-Devlet üzerinden)
SGK işten ayrılış bildirgesiİşverenin feshi hangi sebebe dayandırdığıİşveren / SGK'dan celbedilir
Ücret bordrolarıÜcret düzeyi, sosyal yardımlar, ödenen kalemlerİşveren
Banka hesap hareketleriGerçek ücret ve ödeme düzeniİşçi / bankadan celbedilir
Fesih bildirimi veya ihtarnameFeshin tarafı, tarihi ve hukuki sebebiFeshi yapan taraf
İşyeri şahsi sicil dosyasıSözleşme, tutanaklar, savunma istem yazılarıİşveren
Devamsızlık tutanaklarım.25/II'ye dayanan feshin dayanağıİşveren (tutanak tanıklarıyla birlikte)
Tanık beyanıFiilî işe başlama tarihi, gerçek ücret, fesih anındaki olaylarHer iki taraf
İşyeri kayıtları (kart, kamera, puantaj)Çalışma günleri ve devamsızlık iddiasıİşveren

Bu belgelerin önemli bölümü işverenin elindedir. Bu nedenle dava dilekçesinde işyeri şahsi sicil dosyasının, bordroların ve puantaj kayıtlarının celbi ayrıca talep edilir. İşveren belgeleri sunmaktan kaçınırsa, bu tutum işçinin iddiası lehine değerlendirilebilir. Delil listesinin dilekçeyle birlikte eksiksiz sunulması, sonradan delil ileri sürme yasağı nedeniyle önem taşır.

İşten ayrılış (çıkış) kodu. SGK'ya bildirilen çıkış kodu, işverenin feshi nasıl nitelendirdiğini gösterir ve dosyanın çerçevesini çizer. Örneğin işveren "istifa" kodu bildirmişken tanıklar işten çıkarıldığını beyan ediyorsa, çelişki işveren aleyhine sonuç doğurabilir. Kod yanlış bildirilmişse düzeltilmesi ayrıca talep edilebilir.

İbraname veya Ödeme Makbuzu İmzaladım, Hakkım Bitti mi?

İşten ayrılırken imzalatılan "ibraname", "ibra sözleşmesi" ya da "hiçbir hak ve alacağım kalmamıştır" ifadesini taşıyan belgeler, çoğu işçinin sonradan dava açmaktan vazgeçmesine yol açar. Oysa Türk Borçlar Kanunu m.420, işçi lehine sıkı geçerlilik şartları getirmiştir. Bu şartları taşımayan ibra beyanı kesin olarak geçersizdir.

Geçerli bir ibranamenin şartları (TBK m.420)
ŞartAçıklama
Yazılı şekilİbra sözleşmesinin yazılı olması zorunludur; sözlü ibra geçerli değildir.
Bir aylık süreSözleşmenin sona ermesinden itibaren en az bir ay geçmiş olmalıdır. Fesih günü imzalatılan ibraname geçersizdir.
Alacağın türü ve miktarıİbra konusu alacağın türü ve tutarı belgede açıkça belirtilmelidir. "Tüm haklarımı aldım" gibi genel ifadeler yeterli değildir.
Tam ödemeÖdemenin hak tutarına nazaran noksansız yapılmış olması gerekir.
Banka aracılığıyla ödemeÖdeme banka kanalıyla yapılmalıdır; elden ödeme iddiası ibrayı geçerli kılmaz.

Şartları taşımayan ibraname tümüyle hükümsüz sayılmaz; ödeme yapıldığı ölçüde makbuz hükmünde kabul edilir. Yani işçi, ödenen tutarı geri vermek zorunda kalmaz, ancak eksik ödenen kısmı ve faizini talep edebilir. Aynı şekilde miktar içeren ibranamede, ödenen tutar gerçek alacağın altındaysa fark istenebilir.

Arabuluculuk sonunda düzenlenen anlaşma tutanağı ise farklı bir belgedir. Taraflar anlaşmaya vardıklarında tutanak ilam niteliği kazanır ve anlaşılan kalemler bakımından yeniden dava açılamaz. Bu nedenle tutanağın hangi alacakları kapsadığı, "tüm işçilik alacakları" gibi geniş bir ifadeyle mi yoksa kalem kalem mi düzenlendiği imzadan önce dikkatle okunmalıdır.

Zorunlu Arabuluculuk Süreci

Kıdem tazminatı da dâhil olmak üzere işçilik alacaklarına ilişkin davalarda, dava açmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Bu zorunluluk 1 Ocak 2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Arabulucuya başvurulmadan açılan dava, esasa girilmeden usulden reddedilir.

Arabuluculuk sürecinin işleyişi
AşamaİşlemSüre
1. BaşvuruKarşı tarafın yerleşim yeri veya işin yapıldığı yerdeki adliye arabuluculuk bürosuna başvuru
2. GörevlendirmeBüro tarafından listeden arabulucu görevlendirilmesiBaşvurudan sonra
3. ToplantıTarafların davet edilmesi ve müzakereGörevlendirmeden itibaren 3 hafta; zorunlu hâllerde 1 hafta uzatılabilir
4. Son tutanakAnlaşma, kısmi anlaşma veya anlaşamama tutanağının düzenlenmesiSürecin sonunda
5. DavaAnlaşamama hâlinde son tutanağın aslı veya örneği dilekçeye eklenerek dava açılmasıSon tutanak tarihinden itibaren 2 hafta içinde dava açılırsa arabuluculuk başvurusundaki tarih esas alınır

Anlaşma sağlandığında düzenlenen tutanak, taraflar ve arabulucu tarafından imzalanmışsa ilam niteliğinde belge sayılır ve doğrudan icraya konulabilir. Bu, işçi için hızlı bir tahsil imkânıdır; buna karşılık anlaşılan tutar gerçek alacağın altındaysa geri dönüş yolu kapanır. Karşı tarafın teklifi, arabuluculuk masasına oturulmadan önce hesaplanmış gerçek alacakla karşılaştırılmalıdır.

Geçerli mazeret olmadan toplantıya katılmama. Taraflardan biri ilk toplantıya mazeretsiz katılmazsa, arabuluculuk faaliyeti sona erer ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa dahi yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur; ayrıca lehine vekâlet ücretine hükmedilmez. Bu nedenle davete verilecek cevap ve katılım kararı önemlidir.

Dava Süreci: Görevli Mahkeme, Dava Türü ve Süre

Arabuluculuk aşamasında anlaşma sağlanamazsa kıdem tazminatı alacağı dava yoluyla istenir. Görevli mahkeme iş mahkemesidir. Yetki bakımından ise davacı işçi, davalı işverenin yerleşim yeri mahkemesinde ya da işin yapıldığı yer mahkemesinde dava açabilir. Ankara'da açılacak davalarda, işyerinin bulunduğu ilçeye göre Ankara ya da Ankara Batı adliyesindeki iş mahkemeleri yetkilidir.

Ankara'da işçilik davalarında yetkili adliye
İşyerinin bulunduğu yerYetkili adliye
Çankaya, Yenimahalle, Keçiören, Mamak, Altındağ, Etimesgut, Gölbaşı ve merkez ilçelerin büyük bölümüAnkara Adliyesi — İş Mahkemeleri
Sincan, Etimesgut'un bir bölümü, Kazan (Kahramankazan), Ayaş, Beypazarı, Polatlı çevresiAnkara Batı Adliyesi — İş Mahkemeleri

Dava türü seçimi de sonucu etkiler. Alacağın tutarı fesih anında tam olarak hesaplanabiliyorsa tam eda davası açılır. Ücretin tartışmalı olduğu ya da kayıtların işverende bulunduğu dosyalarda ise kısmi dava ya da belirsiz alacak davası tercih edilebilir; bilirkişi raporundan sonra talep ıslah edilerek artırılır. Yanlış dava türü seçimi, faiz başlangıcını ve karşı vekâlet ücretini doğrudan etkiler; bu tercih, kıdem tazminatı avukatı ile birlikte dosyadaki delil durumuna göre yapılır.

Yargılama süresi; talep edilen kalem sayısına, tanık sayısına ve bilirkişi incelemesinin kapsamına göre değişir. Süreyi uzatan en yaygın sebep, başka yerde bulunan tanıkların talimat yoluyla dinlenmesidir: talimat yazılması, duruşma gününün belirlenip tebliğ edilmesi ve evrakın mahkemeye dönmesi aylar alabilir. İlk derece kararına karşı istinaf yoluna başvurulması hâlinde süreç ayrıca uzar.

Karar kesinleşmeden icra. İşçilik alacaklarına ilişkin ilamlar, kural olarak kesinleşmeden icraya konulabilir. Bu nedenle ilk derece mahkemesi kararı lehe çıktığında, istinaf sonucunu beklemeden takip başlatmak mümkündür. Buna karşılık kararın istinafta kaldırılması ihtimaline karşı teminat gündeme gelebileceğinden, takip kararının dosyaya göre değerlendirilmesi gerekir.

Haklı Nedenle Fesih İhtarnamesi Örneği

İş sözleşmesi sona ermesine rağmen kıdem tazminatı ödenmediğinde, arabuluculuk başvurusundan önce noter aracılığıyla ödeme ihtarı gönderilmesi hem işvereni temerrüde düşürür hem de sonraki aşamada iyi niyet göstergesi olur. Aşağıdaki örnek, somut olaya göre uyarlanmak üzere genel bir çerçeve sunar.

…………… NOTERLİĞİNE

KEŞİDECİ: …………………… (T.C. No: …………)
ADRES: …………………………
MUHATAP: ………………………… (İşveren unvanı)
ADRES: …………………………

KONU: …/…/…… tarihinde sona eren iş sözleşmem nedeniyle hak etmiş olduğum kıdem tazminatı alacağımın, mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte ödenmesi talebidir.

AÇIKLAMALAR:

1. ………… unvanıyla, ………………… adresindeki işyerinizde …/…/…… tarihinden …/…/…… tarihine kadar kesintisiz olarak çalıştım. Sigorta kayıtlarında görünen dönemlere ek olarak …/…/…… – …/…/…… tarihleri arasında da aynı işveren nezdinde çalışmış olup, bu süreler kıdemime eklenmelidir.

2. İş sözleşmem …/…/…… tarihinde tarafınızca feshedilmiştir. Fesih, 4857 sayılı Kanun'un 25/II. maddesi kapsamında bir sebebe dayanmadığından kıdem tazminatına hak kazanmış bulunmaktayım.

3. Aylık giydirilmiş brüt ücretim, yol ve yemek yardımı ile düzenli ödenen primler dâhil ………… TL'dir. Buna göre kıdem tazminatı alacağım ………… TL olup, bugüne kadar tarafıma herhangi bir ödeme yapılmamıştır.

SONUÇ VE TALEP: Yukarıda açıklanan kıdem tazminatı alacağımın, fesih tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte işbu ihtarnamenin tebliğinden itibaren …… gün içinde ………… IBAN numaralı hesabıma ödenmesini; aksi hâlde arabuluculuk ve dava dâhil yasal yollara başvuracağımı, doğacak yargılama gideri ve vekâlet ücretinin tarafınıza yükleneceğini ihtaren bildiririm.

Ad Soyad – İmza

Sayın Noter; üç nüshadan ibaret işbu ihtarnamenin bir suretinin muhataba tebliğini, bir suretinin dairenizde saklanmasını, tebliğ şerhini havi bir suretinin tarafıma verilmesini saygılarımla talep ederim.

İşçinin kendisi fesih yapacaksa metin farklılaşır: bu durumda ihtarnamenin konusu ödeme talebi değil, feshin bildirimi olur ve dayanılan kanun maddesinin açıkça yazılması gerekir. Evlilik nedeniyle fesihte 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesine ve evlilik tarihine; ücretin ödenmemesi gibi hâllerde 4857 sayılı Kanun'un 24. maddesine atıf yapılır. Ücret, fazla mesai ve tatil alacaklarının da birlikte istendiği ihtarname örneği için işçilik alacakları sayfası incelenebilir.

Kıdem Tazminatı Dosyalarında En Sık Yapılan Hatalar

  • Kıdemi çıplak brüt ücret üzerinden hesaplamak. Yol, yemek, prim ve ikramiye eklenmediğinde tazminat gerçek tutarının belirgin biçimde altında kalır.
  • Net maaşı esas almak. Hesaba giren tutar net değil, sosyal yardımlarla giydirilmiş brüt ücrettir.
  • Aralıklı çalışmaları birleştirmemek. "Kesintisiz bir yıl" bilgisiyle hareket eden işçi, aslında doğmuş olan hakkından vazgeçmiş olur.
  • "25. madde" ifadesini görüp süreci bırakmak. Kıdemi ortadan kaldıran tek bent m.25/II'dir; sağlık ve zorlayıcı sebep fesihlerinde tazminat doğar.
  • Sebep göstermeden istifa dilekçesi vermek. Haklı neden varken bile dilekçe, feshi istifaya dönüştürebilir.
  • Faizi yanlış türde istemek. Kıdem tazminatında mevduata uygulanan en yüksek faiz istenmelidir; yasal faiz talebi aradaki farkı kaybettirir.
  • Gelir vergisi kesintisine itiraz etmemek. Tavanı aşmayan kıdem tazminatından gelir vergisi kesilemez; kesilmişse fark talep edilebilir.
  • Ödeme dekontunu incelemeden ibraname imzalamak. Eksik ödeme yapılmışsa ibra makbuz hükmündedir ve fark istenebilir; ancak bunu fark etmek için hesabın yapılmış olması gerekir.
  • Arabuluculukta kapsamı belirlemeden anlaşmak. "Tüm işçilik alacakları" ifadesiyle imzalanan tutanak, henüz hesaplanmamış kalemleri de kapatır.
  • Beş yıllık süreyi son güne bırakmak. Zamanaşımı defi ileri sürüldüğünde dava esasa girilmeden reddedilir.

Kıdem Tazminatı Avukatı Ücreti Nasıl Belirlenir?

Avukatlık ücreti, taraflar arasında yapılan avukatlık sözleşmesiyle serbestçe kararlaştırılır; ancak bu serbestinin iki sınırı vardır. Alt sınır, her yıl yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesidir; tarifenin altında ücret kararlaştırılamaz. Üst sınır ise Avukatlık Kanunu m.164'te yer alır: dava konusu değerin veya hükmolunacak tutarın yüzde yirmi beşini aşan oranda ücret kararlaştırılamaz.

Kıdem tazminatı dosyalarında ücreti etkileyen başlıca unsurlar şunlardır: talep edilen kalem sayısı (yalnız kıdem mi, diğer alacaklarla birlikte mi), ücretin tartışmalı olup olmadığı, tanık ve bilirkişi incelemesinin kapsamı, sürecin arabuluculukta mı yoksa yargılamayla mı sonuçlanacağı ve istinaf aşamasının bulunup bulunmadığı.

Yargılama giderleri avukatlık ücretinden ayrı kalemlerdir: başvurma harcı, peşin harç, tebligat ve bilirkişi ücretleri gider avansı kapsamındadır. Maddi durumu elverişli olmayan taraf adli yardım talebinde bulunarak bu giderlerden geçici muafiyet isteyebilir. Dava kabul edilirse yargılama giderleri karşı tarafa yüklenir; karşı yan vekâlet ücreti ise tarifeye göre hesaplanır ve kural olarak avukata aittir.

Sıkça Sorulan Sorular

Kıdem tazminatı almak için kaç yıl çalışmak gerekir?

En az bir yıl, yani 365 gün çalışmış olmak gerekir. Bu sürenin kesintisiz geçmesi şart değildir: aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde geçen süreler birleştirilerek hesaplanır. Daha önce kıdem tazminatı ödenmiş dönemler ise hesaba katılmaz.

İstifa eden işçi kıdem tazminatı alabilir mi?

Sebep gösterilmeyen istifada kural olarak alamaz. Ancak ücretin ödenmemesi, sigorta priminin eksik bildirilmesi, çalışma koşullarının esaslı biçimde değiştirilmesi ya da işyerinde tacize uğrama gibi kanunda sayılan haklı nedenlere dayanılarak yapılan fesih istifa değil haklı nedenle fesihtir ve kıdem tazminatı doğurur. Belirleyici olan, feshin hangi hukuki sebebe dayandırıldığıdır.

İşveren 25. maddeye dayanarak çıkardı, kıdem tazminatım yandı mı?

Hayır, tek başına bu ifade sonucu belirlemez. Kıdem tazminatını ortadan kaldıran tek hüküm İş Kanunu m.25/II'dir, yani ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık hâlidir. Sağlık sebepleriyle yapılan m.25/I feshinde ve zorlayıcı sebeplere dayanan m.25/III feshinde kıdem tazminatı doğar. Fesih bildiriminde hangi bende dayanıldığı incelenmelidir.

Kıdem tazminatı nasıl hesaplanır?

Çalışılan her tam yıl için 30 günlük giydirilmiş brüt ücret ödenir. Yıldan artan süreler için giydirilmiş brüt ücret 365'e bölünüp artan gün sayısıyla çarpılır. Giydirilmiş ücret; çıplak brüt ücrete yol, yemek, düzenli prim ve ikramiye gibi süreklilik taşıyan ödemelerin eklenmesiyle bulunur.

Kıdem tazminatından vergi kesilir mi?

Kıdem tazminatından gelir vergisi, SGK primi ve işsizlik sigortası primi kesilmez; yapılacak tek kesinti damga vergisidir. Gelir vergisi istisnası kanuni tavan içinde kalan tutar için geçerlidir. İşveren tavanı aşmayan kıdem tazminatından gelir vergisi kesmişse, kesilen tutar eksik ödeme sayılır ve talep edilebilir.

Kıdem tazminatı tavanı nedir, neden uygulanır?

Kıdem tazminatının bir yıllık tutarı, Devlet Memurları Kanunu'na tabi en yüksek Devlet memuruna bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesini aşamaz. Bu üst sınır memur maaş katsayılarına bağlı olduğundan yılda iki kez güncellenir. Karşılaştırma her yıl için ayrı yapılır ve fesih tarihinde yürürlükte olan tavan esas alınır.

Kıdem tazminatına hangi faiz uygulanır?

Mevduata uygulanan en yüksek faiz uygulanır ve faiz fesih tarihinden itibaren işler. Bu, yasal faizden yüksek bir orandır. Faizin dava dilekçesinde doğru türüyle ve doğru başlangıç tarihiyle istenmesi gerekir; mahkeme talep edilmeyen faize kendiliğinden hükmedemez.

Kıdem tazminatı davası ne kadar sürede açılmalıdır?

Zamanaşımı süresi beş yıldır ve fesih tarihinde işlemeye başlar. Dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır; arabuluculuk başvurusu zamanaşımını keser. Sürenin dolmasından sonra açılan davada karşı taraf zamanaşımı definde bulunursa dava esasa girilmeden reddedilir.

Evlenen kadın işçi kıdem tazminatı alabilir mi?

Evlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde ve evlilik sebebiyle kendi isteğiyle işten ayrılan kadın işçi kıdem tazminatına hak kazanır. Fesih bildiriminde ayrılma sebebinin evlilik olduğunun açıkça belirtilmesi ve evlenme cüzdanı örneğinin eklenmesi gerekir. Bir yıllık süre geçtikten sonra bu hükme dayanılamaz.

Emekli olmadan kıdem tazminatı alarak işten ayrılabilir miyim?

Yaş dışındaki emeklilik şartlarını, yani sigortalılık süresi ve prim gün sayısını tamamlayan işçi kendi isteğiyle ayrılıp kıdem tazminatı alabilir. Aranan süre ve gün sayısı sigortalılık başlangıç tarihine göre değişir. Bu nedenle önce SGK'dan şartların tamamlandığını gösteren yazı alınmalı, fesih bildirimi bu yazıya dayandırılarak yapılmalıdır.

Vefat eden işçinin kıdem tazminatını mirasçıları alabilir mi?

İş sözleşmesi işçinin ölümüyle sona erdiğinde kıdem tazminatı doğar ve mirasçılara ödenir. Ölümün işyerinde ya da iş dışında gerçekleşmesi sonucu değiştirmez. Talep için veraset ilamı sunulur ve tazminat mirasçılara payları oranında ödenir. Ölüm iş kazasından kaynaklanıyorsa destekten yoksun kalma tazminatı ayrıca istenebilir.

İşyeri devredildi, kıdem tazminatımı kimden isterim?

İş sözleşmesi bütün hak ve borçlarıyla devralan işverene geçer ve kıdem kesintisiz devam eder. Fesih devirden sonra yapılmışsa tazminatın tamamı devralan işverenden istenebilir. Devreden işveren ise kendi dönemi ve devir tarihindeki ücret düzeyiyle sınırlı olarak sorumludur; devirden önce doğmuş borçlardaki birlikte sorumluluğu iki yılla sınırlıdır.

Taşeron işçisi kıdem tazminatını kimden alır?

Alt işverenin işçisinin kıdem tazminatından asıl işveren de müteselsilen sorumludur; alacağın tamamı asıl işverenden istenebilir. Alt işverenin değişmesi kıdemi sıfırlamaz, işyerinde geçen toplam süre esas alınır. Kamu kurum ve kuruluşlarında alt işveren yanında çalışan işçilerin kıdem tazminatı ise ilgili kamu kurumu tarafından ödenir.

İbraname imzaladım, dava açabilir miyim?

İbra sözleşmesinin geçerli olması için yazılı olması, fesihten itibaren en az bir ay geçmiş bulunması, alacağın türü ve miktarının açıkça belirtilmesi, ödemenin noksansız ve banka aracılığıyla yapılmış olması gerekir. Bu şartları taşımayan ibra geçersizdir; ödeme yapıldığı ölçüde makbuz hükmünde sayılır ve eksik kalan tutar ile faizi talep edilebilir.

Kıdem tazminatı davası ne kadar sürer?

Süre; talep edilen kalem sayısına, tanık sayısına ve bilirkişi incelemesinin kapsamına göre dosyadan dosyaya değişir. Süreci uzatan en yaygın sebep, başka yerde bulunan tanıkların talimat yoluyla dinlenmesidir. İlk derece kararına karşı istinaf yoluna başvurulması hâlinde süreç ayrıca uzar. Bu nedenle önceden kesin bir süre belirtmek mümkün değildir.

Ankara'da kıdem tazminatı davası hangi mahkemede açılır?

Görevli mahkeme iş mahkemesidir. Dava, davalı işverenin yerleşim yeri mahkemesinde ya da işin yapıldığı yer mahkemesinde açılabilir. Ankara'da işyerinin bulunduğu ilçeye göre Ankara Adliyesi veya Ankara Batı Adliyesi iş mahkemeleri yetkilidir. Dava açılmadan önce arabuluculuk başvurusunun yapılmış olması dava şartıdır.

Bu sayfada atıf yapılan mevzuat

Kıdem tazminatı hesabınızı birlikte çıkaralım

Kıdem süresinin nasıl birleştirileceği, giydirilmiş ücrete hangi kalemlerin gireceği ve feshin hangi maddeye oturduğu dosya görülmeden söylenemez. Belgelerinizi değerlendirmek için iletişime geçebilirsiniz.

Av. Arb. Handan SAYAN ÖZGÜL
Av. Arb. Handan SAYAN ÖZGÜL Avukat & Arabulucu · Ankara Barosu Sicil No: 26867 Kızılırmak Mah. 1450. Sk. No:16/5 Hayat Plaza Kat: 2, Çankaya / Ankara

Yasal uyarı: Bu sayfadaki açıklamalar, hesap örneği ve ihtarname metni genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya avukatlık hizmeti niteliği taşımaz. Örnek hesapta kullanılan tutarlar varsayımsaldır. Kıdem tazminatı tavanı, damga vergisi oranı ve emeklilik şartları dönemsel olarak değişebildiğinden; işlem yapmadan önce güncel mevzuat ve somut olayın koşulları bir avukata danışılarak teyit edilmelidir.