Son yıllarda dünyada ve ülkemizde yaşanan tıbbi gelişme ve ilerlemelerin bir sonucu olarak estetik cerrahisine olan ilgili oldukça artmış durumdadır. Kişiler doğuştan sahip oldukları veya sonradan oluşan bir takım fiziksel özelliklerini değiştirmek daha güzel hale getirmek için estetik operasyonlarına yoğun ilgi göstermektedir. Talebin yüksek olması sebebiyle estetik cerrahı sayısında da bir artış gerçekleşmiş, bu alandaki uzmanlık daha değerli bir hale gelmiştir.
Estetik cerrahlar, çoğu zaman tedavi olma amacı olmadan mevcut halinden daha güzel görünmek için estettik cerrahiye başvuran kişilere daha güzel bir görüntüye ulaşacaklarını taahhüt etmektedir. Ancak verilen taahhütlerin gerçekleşmesi mümkün her zaman olmayabilmektedir. Bu durum da hasta doktor uyuşmazlıklarını ve malpraktis davalarını gündeme getirmektedir.
Ancak tedavi amaçlı tıbbi müdahaleler ile estetik operasyonların amacı, uygulanması, sonucun taahhüt edilmesi gibi farklılıklar bulunmaktadır. Bu nedenle de hata
lı estetik operasyonlar nedeniyle açılan davalarda farklı hükümler uygulanmaktadır. Estetik cerrah ile hasta arasındaki sözleşme diğer tıbbi müdahalelerden farklı olarak vekâlet sözleşmesi değildir. Eser sözleşmesidir. Somut duruma göre vekâlet sözleşmesine ilişkin kuralların da uygulandığı davalarda her halükarda yargılama farklı gelişmektedir. Hâsılı, kişilerin kendi davalarını takip etmesi olumlu sonuç doğurmayacağı gibi alanında uzman olmayan bir avukatla yürütülen davalarda da istenen sonuçların elde edilmesi zor olacaktır.
Zira avukatın somut olayı değerlendirerek davasının hukuki dayanağını doğru belirlemesi gerekmektedir. Avukat aynı zamanda eldeki vakanın idare hukuku veya özel hukuk kapsamında olup olmadığını da belirlemelidir. Bunların dışında zarar kalemlerinin doğru belirlenmesi, doğru mahkemede dava açılması da gerekmektedir. Açıkça vurgulamak gerekir ki avukatın Sağlık Hukuku, özellikle hatalı estetik ameliyatlara dair açılan davalar hakkında detaylı bilgi sahibi olması, uzmanlaşmış olması, tecrübelerinin bulunması, kısacası estetik operasyonlara dair belli bir birikimde olması oldukça önemlidir. Yapılacak avukat seçiminin bu yönde olması mağdur konumunda olan hastanın davası için yapabileceği en doğru şey olacaktır.
Genel kapsamda Sağlık Hukuku alanına dâhil olan hatalı estetik ameliyatlar nedeniyle görülen tazminat davalarında bu alanda uzmanlaşmış bir avukata danışmak önem teşkil etmektedir. Zira bu hukuk dalı teknik detaylar bakımından uzmanlık gerektirmekte olup, takip edilmesi gereken adımlar ancak yetkin bir avukata bırakıldığında doğru ve istenilen sonuçları verecektir. Plastik cerrahi nedeniyle vuku bulan sorunlardan kaynaklanan arabuluculuk ve dava süreçlerinin profesyonel avukatlar ve hukuk büroları ile takip edilmesi olası hak kayıplarını engelleyecektir.
Estetik Amaçlı Tıbbi Müdahale Nedir?
Kişinin vücudunda beğenmediği, değiştirilmesini ve daha estetik hale gelmesini istediği bir bölge veya organın kişinin estetik algıları ve objektif kriterlere göre daha estetik hale gelmesini sağlayan tıbbi müdahalelere estetik amaçlı tıbbi müdahale denmektedir.
Estetik Ameliyat Türleri
Dünya’da ve ülkemizde en yaygın estetik ameliyatları burun estetiği, meme estetiği, yüze uygulanan germe, göz kapağı kaldırma ve diğer estetik ameliyat ve işlemlerdir. Bunlar dışında yağ alma, karın germe, bacak germe, kepçe kulak estetik ameliyatlar diğer ameliyat türlerindendir.
Hatalı Estetik Operasyon Nedir?
Kişinin daha estetik bir yüz veya vücuda ulaşmak amacıyla ameliyat olması ancak söz konusu estetik operasyonun hekimin kusurundan kaynaklanan nedenlerle vücutta istenmeyen bir etki yaratması veya amacına ulaşmayarak kişinin görüntüsünün objektif kriterlere göre estetik olmasını sağlamaması hatalı estetik operasyon olarak tanımlanmıştır. Hatalı estetik ameliyat sonucu kişinin sağlığı olumsuz etkilenebilmektedir ama bu şart değildir. Kişinin görüntüsünün objektif kriterlere göre estetik olmaması (daha güzel bir görüntüye ulaşmaması) söz konusu operasyonun hatalı estetik ameliyat sayılması için yeterlidir.
Estetik Cerrahide Doktorun Sorumlulukları
Estetik Cerrah, diğer tıbbi müdahalelerden farklı olarak hastanın sadece tıbben zarar görmemesinden değil estetik operasyonun amacına ulaşmamasından yani kişiye taahhüt edilen estetik görüntüye ulaşmamasından da sorumludur. Hastanın istenen estetik görüntüye ulaşmaması doktorun bilgisizliği, tecrübesizliği, özen yükümlüğünü ihlal etmesi, fahiş bir hata yapması, tıbbi uygulamalara aykırı davranmasından ileri gelebilmektedir.
Hatalı estetik operasyon sonucu kişinin görüntüsünde bir düzelme, iyileşme ve objektif kriterlere estetik bir değişim söz konusu olmazsa hastanın doktora verdiği ücreti iade alabilmesi ve tazminat davası açması mümkündür. Ayrıca hasta, doktorun adli ve idari soruşturma geçirmesi için şikâyetçi de olabilmektedir.
Estetik Operasyondaki Hatalar Nedeniyle Dava Kime Açılır?
Estetik operasyon sonucu kendisine taahhüt edilen sonucu elde edemeyen hasta, ameliyatının yapıldığı kuruma göre hasım belirlemelidir. Devlet Hastanesi veya diğer kamu kurum veya kuruluşlarında estetik operasyon geçirmiş olan hastanın davası idare hukuk bağlamında ele alınacaktır. Buna göre hasta davasını idareye, Sağlık Bakanlığına yöneltmelidir. Açılacak dava hasta lehine sonuçlanırsa idarenin belli koşullar dâhilinde doktora rücu etmesi mümkündür.
Ameliyatını özel hastanelerde, özel tıp merkezlerinde veya serbest çalışan estetik cerrahlar vasıtasıyla gerçekleştiren ancak ameliyat sonucu hatalı estetik operasyon olarak değerlendirilen hastaların davaları özel hukuk bağlamında ele alınmaktadır. Burada ilgili doktora, sağlık kuruluşuna veya sigorta şirketlerine başvurmak mümkündür.
Estetik Müdahalelerle İlgili Sözleşmelerin Hukuki Niteliği
Estetik müdahalelere ilişkin sözleşmelerde estetik cerrah hastaya belli bir sonuç vadetmektedir/taahhüt etmektedir. Bu vaad yazılı veya görsel olabilmektedir. Estetik cerrah kendisine estetik ameliyat için başvuran hastalarına estetik bir görüntüye ulaşılacağını taahhüt etmektedir.
Örneğin burun estetiği ameliyatlarında burnun daha kalkık olacağı, karın germe ameliyatlarında hastanın göbeğinin gerileceği, yağ alma operasyonlarında kişinin daha zayıf bir görüntüye ulaşacağı vadedilmektedir. Dolayısıyla estetik müdahalelerle ilgili uyuşmazlıklarda klasik doktor hasta sözleşmesi olan vekâlet sözleşmesi değil eser sözleşmesi hükümleri uygulanmaktadır. Estetik cerrahiye ilişkin olarak eser sözleşmesi hükümlerinin uygulanacağı Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında sıkça vurgulanmakta ise de somut duruma göre vekâlet sözleşmesi hükümleri de uygulama alanı bulabilmektedir.
Malpraktis Ne Demek ?
“Hekimliğin kötü uygulanması” olarak özetlenen malpraktis, Türk Tabipler Birliği tarafından yayınlanan meslek etiği kurallarında net bir şekilde tanımlanmıştır. Buna göre malpraktis, doktorun bilgisizliği deneyimsizliği, ilgisizliği ile hastanın zarar görmesine sebep olmasına denmektedir.
Estetik Sonrası Tazminat Başvurularında Avukatın Rolü ?
Zarara uğrayan kişilerin haklarını bilmesi, usul hukukuna uygun şekilde bunu talep etmesi; başvurularını ve davalarını usul hukukuna uygun şekilde takip etmesi mümkün değildir. Türk Hukukuna hâkim olan “usul esastan önce gelir” veya “usul esastan mukaddemdir” ilkesi gereği esasen haklı olunsa bile usulde hata yapılması halinde kişiler haklarını alamamakta, mağduriyetleri kat be kat artmaktadır.
Bu nedenle de avukat yardımı alınması şarttır. Kendisine vaka gelen avukatın görevli Mahkemeyi, yetkili Mahkemeyi, eldeki vakanın tahkime uygun olup olmadığını, husumetin yöneltileceği tarafı, olayın zorunlu arabuluculuğa tabi olup olmadığını, bir olay sonucunda kaç dava açılacağını kısa sürede analiz edip bir yol haritası çizmesi ve tüm alacak kalemleri yönünden usul hukukuna uygun şekilde dilekçe hazırlayıp dava açması gerekmektedir. Alanında yetkin olan bir tazminat avukatı birden çok değişkeni aynı anda düşünüp eksiksiz bir dava çıkartacaktır.
Estetik Cerrahlara Hangi Sebeple Dava Açılır ?
Estetik ameliyat olarak yüzünün veya vücudunun daha estetik, objektif kriterlere göre daha güzel olmasını isteyen hasta öncelikle doktoruna belirli bir ücret ödemektedir. SGK tarafından karşılanmayan tıbbi bir uygulama olan estetik operasyonlar ülkemizde pahalı, lüks uygulamalar olarak bilinmektedir. Hasta öncelikle bu ödemeyi sağlamakta ancak ödemesinin sonucu olan estetik görüntüye ulaşamamaktadır. Hastanın istenen estetik görüntüye ulaşmaması doktorun bilgisizliği, tecrübesizliği, özen yükümlüğünü ihlal etmesi, fahiş bir hata yapması, tıbbi uygulamalara aykırı davranmasından ileri gelebilmektedir.
Hatalı estetik ameliyat sonucu istenen görüntüye ulaşamayan hasta estetik cerrahına ödediği ücreti dava açarak iade alabilmektedir. Ayrıca hasta yapılan hatalı estetik ameliyatı başka bir doktorla bir veya birden çok operasyon ile düzeltmeye çalışmaktadır. Doktorundan ücret iadesi alsa bile yeni operasyon veya operasyonların ek maliyet getireceği de açıktır.
Dolayısıyla bu ek masrafların da doktoru tarafından karşılanması gerekmektedir. Hastanın doktor masrafları dışında ulaşım masrafları, hastanede yatmak zorunda kaldıysa SGK tarafından karşılanmayan tüm giderleri de cerrah tarafından karşılanmalıdır. Ayrıca hastanın seçimlik olarak ödeyeceği ücretten ayıp oranında bir indirim yapılmasını yahut aynı cerrahın söz konusu hatayı düzeltmesini isteme hakkı da mevcuttur. Tüm bu sebeplerle maddi tazminat davası açılabilmektedir. Ayrıca hastanın tekrar tekrar ameliyat olması, hastane ve tedavi süreçleri, bu süreçteki hayal kırıklıkları ve manevi ıstırapları manevi tazminat talep edebilmesi de mümkündür.
Hatalı Estetik Ameliyatı Nedeniyle Açılabilecek Davalar
Hatalı estetik operasyon nedeniyle maddi ve manevi zararlar yaşayan hastanın hem tazminat talep etmesi hem de ilgili doktorun soruşturulması ve kovuşturulmasını talep etme hakkı mevcuttur.
-
Maddi Tazminat
Hastanın estetik operasyon sonucu taahhüt edilen estetik görüntüye ulaşmaması sonucu tazminat davası açması mümkündür. Hatalı estetik ameliyat davalarında kişiye özel işlem yapıldığından esasen eser sözleşmesi hükümleri uygulanmaktadır. Ancak bu davalarda doktor hatalarına ilişkin (malpraktis) hükümler de uygulanmaktadır. Söz konusu hükümler muvacehesinde hasta maddi tazminat davası açarak doktora ödediği ücreti iade alabilir, düzeltme işlemi için yeni doktoruna ödediği ücretleri ve yaptığı ekstra masraflarını talep edebilmektedir. Bunun yanında kişi manevi zararlarını da talep edebilmektedir.
Hatalı estetik ameliyat, amacına ulaşmaması dışında başka zararlara da sebep olduysa aşağıda belirtilen davaların da açılması mümkündür.
-
Kazanç Kaybı
Hatalı estetik ameliyat sebebiyle hastanın çalışamaması, çalışamaması nedeniyle bir kazanç kaybı yaşaması muhtemelidir. Hastanın kazanç kaybı yaşadığını iddia ederek bunu ispatlaması halinde kazanç kaybı tazminatı hesaplanarak, kendisine ödenmektedir.
-
Destekten Yoksun Kalma Tazminatı
Hatalı estetik operasyon sebebiyle hastanın vefatı halinde geride kalan hak sahiplerinin destekten yoksun kalma tazminatı talep etmesi mümkündür. Destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilmek için geride kalanların müteveffanın desteğinden yararlandığını ispatlaması gerekmektedir.
-
Çalışma Gücünün Azalması veya Kaybı
Hatalı estetik ameliyat sebebiyle hastanın engelli hale gerek çalışma gücünü kısmen veya tamamen kaybetmesi mümkün olabilmektedir. Vücutta oluşan kalıcı hasar nedeniyle kişi yaşadığı süre boyunca çalışma gücünü kısmen veya tamamen kaybetmiş olması sebebiyle maddi zarara uğrayacaktır. Bu zararın da ilgililerden tazmini mümkündür.
-
Manevi Tazminat
Hatalı estetik ameliyat nedeniyle hastanın bedenen veya ruhen zarara uğraması, ek tedavi süreçlerinin yaşattığı olumsuzluklar, doktor hatasının niteliğine göre yaşanan diğer olumsuzluklar hastanın manevi ıstırap yaşamasına, elem ve üzüntü çekmesine sebep olabilmektedir. Bu durumda hastanın veya hasta vefat ettiyse vefatı nedeniyle hak sahiplerinin maddi tazminat talebi ile manevi tazminat talep etmesi de mümkündür.
-
Ceza Davaları
Estetik ameliyatlarda gerçekleşen hata doktorun ihmalinden veya ağır bir kusurundan kaynaklanmış ise hasta doktorunu Cumhuriyet Savcılığına şikâyet ederek doktor hakkında kamu davası açılmasını sağlayabilmektedir. Şikâyet sonucunda doktorun eylemlerinin niteliğine ve ihmalinin ağırlığına göre Türk Ceza Kanunun 89. Maddesinde düzenlenen taksirle yaralama suçundan veya Türk Ceza Kanunun 86. Maddesinde düzenlenen kasten yaralama suçundan yargılanması mümkün olabilmektedir.
-
Taksirle Yaralama Ceza Davası
Hatalı estetik ameliyatı gerçekleştiren cerrahın söz konusu hatayı kasten değil de kusuruyla gerçekleştirmesi halinde cerrahın taksirle yaralama suçundan yargılanması ve cezalandırılması mümkündür.
-
Kasten Yaralama Davası
Hatalı estetik ameliyatı gerçekleştiren cerrahın söz konusu hatalı işlemi kasten gerçekleştirmesi durumunda cerraha karşı kasten yaralama suçundan dava açılması ve cezalandırılması mümkündür.
Hatalı Estetik Ameliyat Nedeniyle Tazminat Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme
Ameliyatını özel hastanelerde, özel tıp merkezlerinde veya serbest çalışan estetik cerrahlar vasıtasıyla gerçekleştiren ancak ameliyat sonucu hatalı estetik operasyon olarak değerlendirilen hastalar dava değerine göre davalarını Tüketici Hakem Heyeti veya Tüketici Mahkemelerinde açabilmektedir. Doktorun/estetik cerrahın sigortasına karşı açılacak davalar ise Asliye Ticaret Mahkemelerinde açılmalıdır.
Devlet Hastanesi veya diğer kamu kurum veya kuruluşlarında estetik operasyon geçirmiş olan hasta davasını İdare Mahkemelerinde açmalıdır.
Adli Yargıda açılacak davalarda yetkili mahkeme, genel olarak davalının veya davalılardan birinin yerleşim yeri mahkemesidir. Aynı zamanda sözleşmenin ifa edildiği yer ve yerleşim yerlerinin farklı olması durumunda davacının seçimlik hakkı bulunmaktadır. Yani ameliyatın gerçekleştiği yer mahkemesi de yetkilidir. İdari davalarda ise ilgili idarenin bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir.
Estetik Ameliyatı Sonrası Yaşanan Mağduriyetlerde Dava Açma Süresi /Zamanaşımı
Hatalı estetik ameliyatlara ilişkin uyuşmazlıklarda genel olarak eser sözleşmesine ilişkin hükümlerin uygulanacağı, zira estetik cerrahının tedavi amacından ziyade estetik bir görüntü taahhüt ettiğini belirtmiştik. Eser sözleşmelerine ilişkin zamanaşımı Türk Borçlar Kanun’un 147. Maddesinde 5 yıl olarak belirtilmiştir.
Estetik ameliyatın estetik görüntüden ziyade tedavi amaçlı yapılması halinde ise vekâlet sözleşmesine ilişkin hükümler uygulanmaktadır. Bu durumda zararın ve zarar verenin öğrenilmesinden itibaren 2 yıl her hâlükârda 10 yıllık zamanaşımı uygulanmaktadır.
İdari davalarda ise hukuka aykırı eylemin öğrenilmesinden itibaren 1 yıl ve herhalde 5 yıl içinde dava açılmalıdır.
Hatalı Estetik Ameliyat Nedeniyle Açılan Davalarda Avukatın Görevleri
Hatalı estetik ameliyat tazminat davalarında, malpraktis davalarında müvekkilin zararlarının tek tek belirlenmesi, başvurulacak mercinin belirlenmesi, zamanaşımı sürelerine ilişkin doğru değerlendirme yapılması, dava öncesi başvuru yollarının tüketilmesi ve benzeri tüm sorumluluklar avukatın görevlerindendir. Avukatın müvekkillerine karşı şeffaf olması, gerekli bilgilendirmeleri yapması, dava konusundaki tüm riskleri açıklaması da avukatın müvekkiline karşı diğer yükümlülüklerindendir.
Hatalı Estetik Ameliyatlarda Tazminat Davası Avukatı Seçimi
Hatalı estetik ameliyat nedeniyle ikame edilen tazminat davalarında yukarıda da açıklandığı üzere duruma göre eser sözleşmesi hükümleri veya vekâlet sözleşmesi hükümleri uygulanmaktadır. Yani avukatın somut olayı değerlendirerek davasının hukuki dayanağını doğru belirlemesi gerekmektedir.
Avukat aynı zamanda eldeki vakanın idare hukuku veya özel hukuk kapsamında olup olmadığını da belirlemelidir. Bunların dışında zarar kalemlerinin doğru belirlenmesi, doğru mahkemede dava açılması da gerekmektedir. Açıkça vurgulamak gerekir ki avukatın Sağlık Hukuku, özellikle hatalı estetik ameliyatlara dair açılan davalar hakkında detaylı bilgi sahibi olması, uzmanlaşmış olması, tecrübelerinin bulunması, kısacası estetik operasyonlara dair belli bir birikimde olması oldukça önemlidir. Yapılacak avukat seçiminin bu yönde olması mağdur konumunda olan hastanın davası için yapabileceği en doğru şey olacaktır.
Genel kapsamda Sağlık Hukuku alanına dâhil olan hatalı estetik ameliyatlar nedeniyle görülen tazminat davalarında bu alanda uzmanlaşmış bir avukata danışmak önem teşkil etmektedir. Zira bu hukuk dalı teknik detaylar bakımından uzmanlık gerektirmekte olup, takip edilmesi gereken adımlar ancak yetkin bir avukata bırakıldığında doğru ve istenilen sonuçları verecektir. Plastik cerrahi nedeniyle vuku bulan sorunlardan kaynaklanan arabuluculuk ve dava süreçlerinin profesyonel avukatlar ve hukuk büroları ile takip edilmesi olası hak kayıplarını engelleyecektir.

