Destekten Yoksun Kalma Tazminatı
Ölümlü bir trafik kazası veya iş kazasından sonra geride kalanların talep edebileceği en büyük maddi kalem destekten yoksun kalma tazminatıdır. Bu tazminat, ölenin malvarlığına giren bir alacak değildir; doğrudan geride kalanların kendi zararını karşılar. Bu nedenle mirasçı olmak şart değildir, terekenin reddedilmiş olması da talebi engellemez.
Hesabın kendisi teknik bir aktüerya işidir: ölenin bakiye ömrü, aktif ve pasif çalışma dönemleri, geliri, ölenin kusur oranı ve hak sahipleri arasındaki pay dağılımı birlikte hesaplanır. Tutarı belirleyen asıl unsurlar bunlardır — ve her biri ayrı ayrı tartışılabilir.
Uygulamada en çok hak kaybına yol açan konular ise şunlardır: talebin yanlış mercie yöneltilmesi, kaza tarihine göre değişen kuralların gözden kaçırılması, hak sahiplerinin ayrı ayrı dava açması nedeniyle pay hesabının bozulması ve zamanaşımı süresinin yalnızca iki yıl sanılması. 2026 yılında bu alanı doğrudan etkileyen üç değişiklik yapıldı: belirsiz alacak davası yürürlükten kaldırıldı, tazminata işleyecek faizin başlangıcı yeniden düzenlendi ve Trafik Sigortası Genel Şartlarının hesap ekleri yürürlükten kaldırıldı.
Aşağıda tazminatın hangi şartlarda doğduğunu, kimlerin talep edebileceğini, tutarın neye göre belirlendiğini, nasıl hesaplandığını, ölenin kusurunun etkisini, tek taraflı kazalar ile iş kazalarındaki özel durumu, görevli mahkemeyi, arabuluculuk ve başvuru şartlarını, davanın hangi türden açılacağını, faiz başlangıcını ve zamanaşımını ele alıyoruz. Bilirkişi hesap raporunun kontrol listesi ile örnek dava dilekçesi de ilgili bölümlerde yer alıyor.
- Destekten yoksun kalma tazminatı geride kalanların kendi zararıdır; mirasçı olmak gerekmez, terekenin reddi ve ölenin borçları talebi etkilemez.
- Anne, baba, eş ve çocuklar için destek ilişkisi karine olarak kabul edilir; diğer kişilerin düzenli destek gördüğünü ispatlaması gerekir.
- Destek yalnızca para değildir: eylemli hizmet ve ileride yapılacağı muhakkak olan farazi destek de hesaba katılır.
- Hesap; bakiye ömür, aktif ve pasif dönem, gelir, kusur indirimi ve hak sahipleri arasında garameten paylaşım ile yapılır.
- Bakiye ömür TRH 2010 ulusal mortalite tablosuyla belirlenir; eski PMF 1931 tablosu esas alınmaz. Yargıtay, hesabın teknik faiz uygulanmadan progresif rant formülüyle yapılmasını aramaktadır.
- 1 Temmuz 2026'da hesap rejimi değişti: Trafik Sigortası Genel Şartlarının hesap ekleri yürürlükten kaldırıldı; tazminat artık Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiil hükümlerine göre belirleniyor.
- Belirsiz alacak davası kaldırıldı. Dava kısmi dava olarak açılır; talep bir defaya mahsus olmak üzere tahkikat sona erene kadar artırılabilir (HMK m.109/4).
- Ölenin kusuru tazminattan indirim sebebidir; tam kusur hâlinde sigortacıya karşı talep sonuç vermez (KTK m.92/j) — ancak sınır yalnızca sigortacıya karşıdır, diğer sorumlulara başvuru yolu açıktır.
- Görevli mahkeme muhataba göre değişir: yalnız sürücü/işletene karşı asliye hukuk, sigortacıya karşı asliye ticaret ya da Sigorta Tahkim Komisyonu.
- Kaza suç oluşturduğundan zamanaşımı iki yılla sınırlı değildir: ölümlü kazada süre kaza gününden itibaren 15 yıldır (KTK m.109/2 + TCK m.66/1-d).
Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Nedir?
Destekten yoksun kalma tazminatı, haksız bir fiil sonucu hayatını kaybeden kişinin sağlığında düzenli olarak desteklediği kimselerin, bu desteği yitirmeleri nedeniyle uğradıkları zararın karşılanmasıdır. Türk Borçlar Kanunu'nun 53. maddesi ölüm hâlinde uğranılan zararlar arasında "ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpları" açıkça saymıştır.
Tazminatın en ayırt edici özelliği, ölenin değil geride kalanın zararını karşılamasıdır. Ölen kişinin uğradığı zarar mirasçılarına geçerken, destekten yoksun kalma zararı hak sahibinin şahsında doğrudan doğar. Bu farkın üç somut sonucu vardır:
- Mirasçı olmak gerekmez. Ölenin desteğinden yararlanan herkes, akrabalık bağı olmasa dahi talepte bulunabilir.
- Terekenin reddi engel değildir. Tazminat terekeye aktif olarak dâhil olan bir alacak olmadığından, mirasın reddedilmiş olması hakkı ortadan kaldırmaz.
- Ölenin borçları mahsup edilemez. Tazminat, ölenin alacaklılarına karşı sorumlu tutulacak bir malvarlığı değeri değildir.
Maddi ve Manevi Tazminattan Farkı
Destekten yoksun kalma tazminatı bir maddi tazminat kalemidir; ölçülebilir bir gelir kaybını karşılar. Yakınların yaşadığı acı ve elem için talep edilen manevi tazminat ise ayrı bir kalemdir ve ayrı ayrı hesaplanır. İkisi aynı davada birlikte istenebilir.
Ölümlü olaylarda talep edilebilecek maddi kalemler destekten yoksun kalma tazminatıyla sınırlı da değildir: cenaze ve defin giderleri ile ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ve çalışma gücünün azalmasından doğan kayıplar da istenebilir.
Talep Şartları
Talebin doğması için haksız fiil sorumluluğunun genel şartlarına ek olarak, destek ilişkisinin varlığı aranır.
| Şart | Açıklama |
|---|---|
| Hukuka aykırı fiil | Kasten, taksirle veya ihmali davranışla hukuka aykırı bir eylemin bulunması |
| Ölüm | Zararın "ölüm" olarak gerçekleşmesi; yaralanma veya sakatlık bu tazminatı doğurmaz |
| İlliyet bağı | Ölümün doğrudan bu fiilden kaynaklanması |
| Kusur veya kusursuz sorumluluk | Karşı tarafın kusuru ya da işletenin tehlike sorumluluğu gibi bir sorumluluk sebebinin bulunması |
| Destek ilişkisi | Ölenin, talep eden kişiye düzenli destek sağlıyor olması veya sağlayacağının muhakkak olması |
Sakatlıkta bu dava açılabilir mi? Hayır. Destekten yoksun kalma tazminatının koşulu ölümdür. Yaralanma veya sakatlık hâlinde zarar gören kişi kendi maddi ve manevi tazminatını talep eder. Ağır bedensel zarar hâllerinde yakınların manevi tazminat talep etmesi ise mümkündür.
Kimler Talep Edebilir?
Bu tazminatın en sık yanlış bilinen yanı, yalnızca mirasçılara ait sanılmasıdır. Oysa belirleyici olan mirasçılık değil, fiilen destek görülüp görülmediğidir. Buna karşılık bazı yakınlar bakımından destek ilişkisi karine olarak kabul edilir; onların ayrıca ispat yükü yoktur.
| Hak sahibi | İspat gerekir mi? | Dikkat edilecek nokta |
|---|---|---|
| Eş | Karine — ispat aranmaz | Yeniden evlenme ihtimali hesapta değerlendirilebilir |
| Çocuklar | Karine — ispat aranmaz | Destek süresi yaş ve eğitim durumuna göre belirlenir |
| Anne ve baba | Karine — ispat aranmaz | Çocuğun geliri yoksa dahi farazi destek değerlendirilir |
| İmam nikâhlı eş | Evet | Birlikte yaşama ve düzenli yardım ispatlanmalıdır |
| Nişanlı | Evet | Düzenli yardım veya ileride yapılacağının muhakkak olması aranır |
| Nikâhsız birliktelikten doğan çocuk | Nüfusa kayıtlıysa karine, değilse ispat | Tanıma veya babalık davası ile soybağı kurulabilir |
| Kardeşler | Evet | Ölenin refah içinde, talep edenin zaruret içinde olması aranır |
| Kayınvalide, kayınpeder, bakılan diğer kişiler | Evet | Birlikte yaşama ve süreklilik gösteren yardım ispatlanmalıdır |
Anne, Baba, Eş ve Çocuklar
Yerleşik uygulamada bu kişilerin ölenin desteğinden yararlandığı karine olarak kabul edilir; ayrıca ispat gerekmez. Karine, aksinin ispatına kapalı değildir — karşı taraf destek ilişkisinin fiilen bulunmadığını ileri sürebilir; ancak ispat yükü bu iddiayı ileri sürene geçer.
İmam Nikâhlı Eş ve Nişanlı
Destek ilişkisinin kurulması için resmî evlilik şartı aranmaz. Yargıtay uygulamasında, resmî nikâhı bulunmayan eşin destekten yoksun kaldığını ispat etmesi hâlinde tazminat talep edebileceği; desteklik ilişkisinde belirleyici olanın yardımın eylemli ve düzenli olması olduğu kabul edilmektedir.
Nişanlı bakımından da benzer ölçüt geçerlidir. Aynı kararda destek kavramı şöyle tanımlanır: destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil eylemli bir durumu hedef tutar; ne hısımlığa ne de kanunun nafaka hükümlerine dayanır. Eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre ölüm gerçekleşmeseydi az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. Bu tanımın iki sonucu vardır: tazminat için ne mirasçı olmak ne de nafaka yükümlüsü bulunmak gerekir; buna karşılık destekten yoksun kalanın gerçek ve sürekli bir ihtiyaç içinde bulunması aranır.
Kardeşler
Kardeşlerin birbirine bakım yükümlülüğü kural olarak bulunmaz; bu nedenle kardeş talebinde destek ilişkisi ayrıca ispatlanmalıdır. Yargıtay uygulamasında kardeşler arasında destek ilişkisinin kabulü için ölenin refah içinde, talep edenin ise zaruret içinde bulunması aranmaktadır. Ölenin gelirinin asgari ücret düzeyinde kabul edildiği dosyalarda bu şartın gerçekleşmediği sonucuna varılabilmektedir.
Destek Kavramı: Gerçek ve Farazi Destek
Hesabın çıkış noktası, ölenin sağladığı desteğin niteliğidir. Uygulamada destek ikiye ayrılır ve her ikisi de tazminata esas alınır:
| Tür | Ne anlama gelir? | Tipik örnek |
|---|---|---|
| Gerçek destek | Ölüm anında fiilen sağlanmakta olan yardım | Eve düzenli para verilmesi, ailenin geçiminin sağlanması |
| Farazi destek | Henüz başlamamış ancak ileride yapılacağı hayatın olağan akışına göre muhakkak olan yardım | Henüz çalışmayan çocuğun ileride anne babasına destek olacağının kabulü |
| Eylemli hizmet desteği | Parasal olmayan, düzenli hizmet edimleri | Ev işlerinin görülmesi, bakım ve gözetim sağlanması |
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2013/1800 E., 2014/2921 K. sayılı 03.03.2014 tarihli kararında bu ilke açıkça ifade edilmiştir: "Desteğin, yardımının yalnızca parasal nitelikte bulunması da zorunlu değildir. Eylemli ve düzenli olarak yapılan hizmet edimleri de bir kimsenin destek sayılması için yeterlidir."
Aynı kararın konusu, sık karşılaşılan ama çoğu kaynakta hiç ele alınmayan bir hâldir: ölen kişi 86 yaşında ve emeklidir. Yerel mahkeme "emekli maaşı dışında geliri yok, zarar da yok" gerekçesiyle talebi reddetmiş; Daire kararı bozmuştur. Bozma gerekçesindeki üç tespit, ileri yaştaki bir yakının ölümünde dosyanın kaderini belirler: SGK emeklisi olmak ve hak sahiplerine rücu edilemeyen ölüm aylığı bağlanmış olması talebe engel değildir; hizmet edimleri destek sayılır; ve destek emekli de olsa yaşına göre asgari ücret seviyesinde ek gelir elde edeceğinin kabulü gerekir. Yani emeklilik dönemi hesabın dışında bırakılamaz.
Bu ayrımın pratik sonucu büyüktür: ölen kişinin kaza tarihinde geliri bulunmaması, hatta hiç çalışmıyor olması, destekten yoksun kalma tazminatını ortadan kaldırmaz. Ev emeği harcayan, öğrenci olan ya da henüz iş hayatına başlamamış kişilerin ölümünde de tazminat hesaplanır.
Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Ne Kadar?
Bu sorunun tek bir rakamla cevabı yoktur; tazminat sabit bir tarifeye değil, ölenin kendi verilerine dayanır. Aynı kazada hayatını kaybeden iki kişinin yakınlarına hükmedilen tutar, yaş ve gelir farkı nedeniyle kat kat farklı olabilir. Tutarı belirleyen değişkenler şunlardır:
| Değişken | Tutarı hangi yönde etkiler? |
|---|---|
| Ölenin yaşı | Yaş küçüldükçe bakiye ömür ve çalışma süresi uzar, tazminat artar |
| Ölenin geliri | Hesabın doğrudan çarpanıdır; belgelenemezse asgari ücret varsayılır |
| Ölenin kusur oranı | Kusur oranında indirim yapılır; tam kusurda sigortacıya karşı talep düşer |
| Hak sahibi sayısı | Toplam zarar hak sahipleri arasında paylaştırılır; kişi başına düşen pay değişir |
| Pasif dönemin hesaba katılması | Katılmazsa tazminat belirgin şekilde düşer |
| Poliçe limiti | Sigortacıdan tahsil edilebilecek üst sınırı belirler; aşan kısım sürücü ve işletenden istenir |
Ölümlü Trafik Kazası Tazminat Ne Kadar: Poliçe Limiti Tavanı Belirler
Sigortacıya karşı talepte tutarın bir üst sınırı vardır: zorunlu mali sorumluluk sigortası teminat limiti. 2026 yılı poliçeleri için Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunca açıklanan limit, sakatlanma ve ölüm teminatında kişi başına 3.600.000 TL'dir. Bu tutar her yıl güncellenir.
Hangi yılın limiti uygulanır? Bugünkü limit değil, kaza tarihindeki limit. Genel Şartların A.1 maddesi bunu açıkça yazar: genel şartlar ve teminat limitleri kaza tarihi itibarıyla uygulamaya esas alınır. 2019'da meydana gelmiş bir kazada 2026 limitini talep etmek sonuç vermez. "Kan parası bu yıl şu kadar" biçimindeki cevaplar bu nedenle tek başına yanıltıcıdır.
Limit tavanı yalnızca sigortacı bakımından geçerlidir. Hesaplanan zarar poliçe limitini aşıyorsa, aşan kısım için kusurlu sürücüye ve araç işletenine başvurulur; onların sorumluluğu limitle sınırlı değildir. Yalnızca sigorta şirketine başvurup dosyayı kapatmak, uygulamada en sık karşılaşılan hak kaybı sebeplerinden biridir.
Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Nasıl Hesaplanır?
Destekten yoksun kalma tazminatı, tek bir çarpımla bulunabilecek bir tutar değildir. Hesap, ölenin yaşam ve çalışma süresinin yıl yıl modellenmesine dayanır. Uygulamada bu yönteme progresif rant denir: ölenin bakiye ömrü aktif ve pasif dönemlere ayrılır, her yıl için elde edeceği varsayılan gelir hesaplanır, bu gelirden kendisine ayıracağı pay düşülür ve kalan kısım hak sahiplerine dağıtılır.
Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Hesaplama Kriterleri
| Unsur | Nasıl belirlenir? | Tutara etkisi |
|---|---|---|
| Bakiye ömür | TRH 2010 ulusal mortalite tablosu | Hesap dönemini belirler |
| Aktif dönem | Kaza tarihinden emeklilik yaşına kadar | Ölenin son kazancı esas alınır |
| Pasif dönem | Emeklilikten bakiye ömrün sonuna kadar | Asgari ücret düzeyinde gelir varsayılır |
| Gelir | Bordro, SGK kayıtları, vergi beyanı; yoksa asgari ücret | Doğrudan çarpan |
| Ölenin kendi payı | Ölenin kendisine ayıracağı varsayılan pay | Gelirden düşülür |
| Kusur oranı | Kusur bilirkişi raporu | Ölenin kusuru oranında indirim |
| Pay dağılımı | Hak sahibi sayısı ve sıfatı | Garameten paylaşım |
| Peşin sermaye indirimi | Tutarın peşin ödenmesi nedeniyle | Tutarı azaltır |
Aktif Dönem ve Pasif Dönem: Hesaplama Tablosu
Bakiye ömür içinde kişinin fiilen çalıştığı yıllar ile çalışmadığı yıllar ayrı ayrı hesaplanır. Aktif dönem kaza tarihinden emeklilik yaşına kadar olan süredir; bu dönem için ölenin son kazancı esas alınır. Pasif dönem emeklilikten sonraki süredir; bu dönem için kural olarak asgari ücret düzeyinde bir gelir varsayılır.
| Ölçüt | Aktif dönem | Pasif dönem |
|---|---|---|
| Kapsadığı süre | Kaza tarihinden emeklilik yaşına kadar | Emeklilikten bakiye ömrün sonuna kadar |
| Esas alınan gelir | Ölenin son kazancı (bordro, SGK kaydı, vergi beyanı) | Kural olarak asgari ücret düzeyinde varsayılan gelir |
| Ölen emekliyse | Çalışmaya devam ediyorsa fiilî kazancı | Emekli olsa dahi yaşına göre asgari ücret seviyesinde ek gelir kabul edilir |
| Rapordaki tipik hata | Gelirin belgesiz kabul edilip düşük tutulması | Dönemin hesaba hiç katılmaması veya eksik hesaplanması |
Pasif dönemin hesaba dâhil edilmesi, tazminat tutarını önemli ölçüde artırır. Uygulamada pasif dönemin atlandığı veya eksik hesaplandığı raporlara rastlanabildiğinden, bilirkişi raporunun bu yönden kontrolü gerekir.
Bakiye Ömür ve Yaşam Tablosu: TRH 2010
Bakiye ömür, varsayımlara dayalı bir hesap olduğundan hangi yaşam tablosunun kullanıldığı doğrudan sonucu etkiler. Bugün esas alınan tablo, ülkemize özgü verilerle hazırlanan TRH 2010 ulusal mortalite tablosudur.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 08.10.2025 tarihli 2025/8222 E., 2025/13810 K. sayılı kararıyla, kendi bozma ilamına (2022/7085 E., 2024/4433 K., 08.05.2024) dayanarak iki ayrı tespitte bulunmuştur: hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosunun kullanılması yerindedir; buna karşılık %1,8 teknik faiz uygulanması ve "devre başı ödemeli belirli süreli rant" yöntemi doğru değildir. Daireye göre tazminat, TRH 2010 tablosuna göre ve teknik faiz uygulanmadan, progresif rant formülü kullanılarak belirlenmelidir. Anılan karar sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin olmakla birlikte, aynı hesap yöntemi destekten yoksun kalma tazminatında da uygulanır.
Bu ayrım tutarı doğrudan etkiler. Teknik faiz, ileride elde edilecek gelirin bugünkü değere indirgenmesi anlamına gelir; uygulandığında tazminat düşer. Bilirkişi raporunda hangi yaşam tablosunun kullanıldığı kadar, teknik faiz uygulanıp uygulanmadığı ve rant yönteminin hangisi olduğu da bu nedenle ayrıca denetlenmelidir.
1 Temmuz 2026 sonrası için önemli: TRH 2010 ile %1,8 teknik faiz, uzun süre Trafik Sigortası Genel Şartlarının eklerinde yazılıydı. 12.06.2026 tarihli değişiklikle bu ekler yürürlükten kaldırıldı ve tazminatın Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiil hükümlerine göre belirleneceği kurala bağlandı. Ayrıntı için aşağıdaki "1 Temmuz 2026 Değişikliği" başlığına bakınız.
PMF 1931 tablosuna dikkat: Uzun yıllar kullanılan PMF 1931 tablosu, adından da anlaşılacağı gibi 1931 yılına ait Fransız verilerine dayanır. Güncel ve ülkemize özgü veriler içermediğinden bakiye ömür hesabında TRH 2010 tablosunun kullanılması beklenir. Bilirkişi raporunda hangi tablonun esas alındığı mutlaka kontrol edilmelidir; eski tabloya dayanan hesap, tazminatın eksik belirlenmesine yol açabilir.
1 Temmuz 2026 Değişikliği: Genel Şartların Hesap Eki Kaldırıldı
Destekten yoksun kalma tazminatının hesabı bakımından 2026 yılında yöntemsel bir değişiklik yaşandı ve bu değişiklik kaynakların büyük bölümüne henüz yansımadı.
12.06.2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan ve 1 Temmuz 2026'da yürürlüğe giren değişiklikle, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının Ek-1, Ek-2, Ek-3 ve Ek-7'si yürürlükten kaldırıldı. Kaldırılan Ek-2'nin başlığı doğrudan "Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Hesaplaması" idi; ölüm tablosu, iskonto oranı ve eş için yeniden evlenme olasılığı gibi unsurları bağlayan metin buydu.
Aynı değişiklikle Genel Şartların A.5 maddesi baştan yazıldı ve destekten yoksun kalma teminatı şöyle tanımlandı: "Üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla ölenin desteğinden yoksun kalanların destek zararlarını karşılamak üzere 6098 sayılı Kanunun haksız fiillere ilişkin hükümlerine göre belirlenen tazminatları içeren teminattır. Söz konusu tazminat miktarının tespitinde ölen kişi esas alınır."
| Konu | 1 Temmuz 2026 öncesi | 1 Temmuz 2026 sonrası |
|---|---|---|
| Hesabın kaynağı | Genel Şartların Ek-2'sindeki hesap yöntemi | Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiil hükümleri ve sorumluluk hukuku ilkeleri |
| Ölüm tablosu ve iskonto oranı | Ekte bağlanmıştı (TRH 2010, teknik faiz) | Ek yürürlükte değil; yaşam tablosu içtihatla belirlenir, teknik faiz uygulanmaması yönünde kararlar vardır |
| Yeniden evlenme olasılığı | Ekte yer alıyordu | Ekte yer almıyor; somut olaya göre değerlendirilir |
| Kimin verileri esas alınır? | Uygulamada tartışmalıydı | Genel Şart açıkça yazıyor: ölen kişi esas alınır |
Pratik sonuç: "Trafik sigortası tazminatı şu formülle hesaplanır" diyerek Genel Şartların ekindeki tabloları aktaran her kaynak, artık yürürlükte olmayan bir metni anlatmaktadır. Öte yandan A.1 maddesi gereği hangi rejimin uygulanacağını kaza tarihi belirler: 1 Temmuz 2026'dan önceki bir kazaya yeni düzenleme doğrudan uygulanmaz.
Gelir Nasıl Belirlenir?
Ölenin geliri, hesabın en doğrudan çarpanıdır. Belirlenmesinde şu sıra izlenir:
- Çalışan kişilerde: bordro, SGK hizmet dökümü, vergi beyanı gibi kayıtlar esas alınır.
- Geliri tespit edilemeyen kişilerde: asgari ücret düzeyinde bir gelir varsayılır.
- Ev emeği harcayan kişilerde: hizmet ediminin ekonomik karşılığı üzerinden değerlendirme yapılır.
- Öğrencilerde: mezuniyet sonrası meslek hayatına başlayacağı dönemde elde edebileceği ücret dikkate alınır. Yargıtay kararlarında üniversite öğrencisi olan desteğin, okulunu bitirdikten sonra meslek yaşamına başlayacağı dönemde elde edebileceği ücret üzerinden tazminat hesaplanması gerektiği belirtilmiştir.
Ölenin Kusuru ve İndirim
Hesaplanan tutar, ölenin kusur oranında indirime tabidir. "Kimse kendi kusurundan yararlanamaz" ilkesi gereği, kazanın oluşumunda ölenin kusuru varsa bu oran tazminattan düşülür. Kusur tamamen ölende ise talep kural olarak sonuç vermez.
Yargılamada izlenen sıra genellikle şudur: önce kusur tespiti yapılır, ardından maluliyet ve hesap raporları alınır. Kusur oranı tüm kalemlerin hesabına esas alındığından, kusur raporuna yapılacak itiraz dosyanın en yüksek getirili adımlarından biridir.
Garameten Paylaşım ve Pay Oranları
Tazminat, hak sahipleri arasında ölenin hayatta olsaydı her birine ne oranda destek olacağı varsayımına göre paylaştırılır. Uygulamada bu paylaşıma garameten paylaşım denir.
Örnek bir dağılım şöyle kurulur: eşi, iki çocuğu ile anne ve babası geride kalan bir kişinin tazminatı sekiz paya bölünerek eşe iki, çocukların her birine iki, anneye bir ve babaya bir pay verilecek şekilde dağıtılabilir. Pay oranları somut olayın koşullarına göre değişir; hak sahiplerinin yaşı, ihtiyaç durumu ve ölenle ilişkisi birlikte değerlendirilir.
| Hak sahibi | Payı belirleyen ölçüt | Payın sona erdiği an |
|---|---|---|
| Eş | Ölenin gelirinden eşe ayıracağı varsayılan pay; yeniden evlenme ihtimali değerlendirilebilir | Bakiye ömrün sonu |
| Çocuklar | Yaş ve eğitim durumu | Destek süresinin sonu; eğitim devam ediyorsa uzayabilir |
| Anne ve baba | Karine geçerli; çocuğun geliri yoksa farazi destek değerlendirilir | Bakiye ömrün sonu |
| Kardeş, kayınvalide, birlikte yaşanan kişiler | İspatlanan fiilî destek ilişkisi | Desteğin devam edeceği kabul edilen süre |
Payların birbirine bağlı olması, hak sahiplerinin ayrı ayrı dava açmasını sakıncalı kılan asıl nedendir: bir dosyada eşe verilen pay, diğer dosyada anne babaya verilecek payı doğrudan etkiler.
Ayrı dava açmanın sakıncası: Pay dağılımı bütün hak sahipleri birlikte değerlendirilerek yapıldığından, eş, çocuklar ve anne baba farklı mahkemelerde ayrı davalar açtığında dosyalar birbirini beklemek zorunda kalır. Bu hem süreci uzatır hem de pay hesabında tutarsızlık riski doğurur. Mümkün olduğunca tek dava tercih edilmelidir.
Destek Süresi ve Yaş Sınırları
Hesap yapılırken hak sahibinin ne kadar süre destek göreceği de belirlenir. Uygulamada çocuklar bakımından destek süresi yaş ve eğitim durumuna göre kabul edilir; eğitimin devam ettiği veya devam edeceğinin anlaşıldığı hâllerde süre eğitim sonuna kadar uzatılabilir.
Eş bakımından ise yeniden evlenme ihtimali değerlendirilerek indirim yapılabilmektedir. Bu ihtimalin hesaba katılması uzun yıllar Trafik Sigortası Genel Şartlarının hesap ekinde yazılıydı; 1 Temmuz 2026'da yürürlüğe giren değişiklikle o ek yürürlükten kaldırıldığından, bugün konu genel şart eki değil, sorumluluk hukuku ilkeleri ve içtihat çerçevesinde değerlendirilir. İndirimin oranı hiçbir dönemde sabit olmamıştır; eşin yaşı, çocuk sayısı, sosyal ve ekonomik durumu birlikte gözetilerek belirlenir. Somut olayın koşulları değerlendirilmeden uygulanan hazır oranlar bu nedenle tartışmaya açıktır.
Ölümlü Trafik Kazası Tazminat Hesaplama: Adım Adım
İnternette dolaşan "destekten yoksun kalma tazminatı hesaplama programı" veya hazır Excel tabloları, tutarı tek bir çarpımla bulunabilir gibi gösterir. Gerçek hesap yıl yıl kurulan bir modeldir ve şu sırayı izler:
| Adım | Ne yapılır? | Nereden gelir? |
|---|---|---|
| 1. Bakiye ömrün belirlenmesi | Ölenin yaşına göre yaşam süresi bulunur | TRH 2010 ulusal mortalite tablosu |
| 2. Dönemlere ayırma | Bakiye ömür aktif ve pasif dönem olarak ikiye ayrılır | Emeklilik yaşı |
| 3. Yıllık gelirin belirlenmesi | Her yıl için elde edeceği varsayılan gelir hesaplanır | Bordro, SGK dökümü, vergi beyanı; yoksa asgari ücret |
| 4. Ölenin kendi payının düşülmesi | Gelirden ölenin kendisine ayıracağı pay çıkarılır | Hak sahibi sayısına göre pay hesabı |
| 5. Kusur indirimi | Ölenin kusuru oranında indirim yapılır | Kusur bilirkişi raporu |
| 6. Garameten paylaşım | Kalan tutar hak sahipleri arasında dağıtılır | Pay oranları |
| 7. Mahsuplar | İş kazasında rücu edilebilen SGK gelirleri, ifa amaçlı ödemeler düşülür | SGK gelir bağlama yazısı, ödeme dekontları |
Adımlardan herhangi birindeki tek bir kabul değişikliği sonucu ciddi biçimde değiştirir. Bu nedenle hazır hesaplama araçlarının verdiği rakam, dosyaya sunulacak bir talep tutarı olarak kullanılamaz; yalnızca büyüklük hakkında fikir verir.
Bilirkişi Hesap Raporuna Nasıl İtiraz Edilir?
Hesap raporu, dosyanın en yüksek getirili itiraz noktasıdır: rapordaki tek bir kabul değiştiğinde tazminat kalemlerinin tamamı değişir. Rapor tebliğ edildikten sonra süresi içinde yazılı itiraz sunulur ve itirazın somut, hesaba dönük olması gerekir. "Rapora itiraz ediyoruz" biçimindeki genel bir dilekçe sonuç vermez.
Aşağıdaki kontrol listesi, raporun denetlenmesi gereken noktalarını sıralar:
- Yaşam tablosu: Bakiye ömür TRH 2010 tablosuna göre mi belirlenmiş, yoksa PMF 1931 gibi eski bir tablo mu kullanılmış?
- Teknik faiz: Hesapta iskonto (teknik faiz) uygulanmış mı? Yargıtay 4. Hukuk Dairesi teknik faiz uygulanmadan progresif rant formülü kullanılması gerektiğine karar vermiştir.
- Rant yöntemi: İşleyecek dönem için progresif rant mı, yoksa "devre başı ödemeli belirli süreli rant" mı kullanılmış?
- Pasif dönem: Emeklilik sonrası dönem hesaba katılmış mı? Katılmışsa gelir hangi düzeyde varsayılmış?
- Gelirin belirlenmesi: Bordro ve SGK kayıtları dikkate alınmış mı; belgesizlik gerekçesiyle doğrudan asgari ücrete mi inilmiş?
- Kusur oranı: Hesaba esas alınan kusur oranı, kusur raporundaki oranla aynı mı?
- Pay dağılımı: Hak sahiplerinin tamamı hesaba dâhil edilmiş mi; paylar somut duruma göre mi belirlenmiş?
- Mahsuplar: İş kazasında yalnızca rücu edilebilen SGK ödemeleri mi düşülmüş? Rücu edilemeyen ödemeler TBK m.55/1 uyarınca indirilemez.
- Faiz başlangıcı: Kazancın bilindiği ve bilinemediği dönemler için faiz ayrı ayrı gösterilmiş mi?
Kusur raporu ile hesap raporu ayrı ayrı denetlenir. Yargılamada izlenen sıra genellikle önce kusur tespiti, sonra hesap raporu biçiminde olduğundan, kusura yönelik itiraz hesap raporundan önce yapılmalıdır; aksi hâlde hatalı kusur oranı bütün hesaba çarpan olarak yansır.
Hesap raporunuzu kontrol ettirin
Tazminat tutarını belirleyen unsurların her biri ayrı ayrı tartışılabilir: kullanılan yaşam tablosu, pasif dönemin hesaba katılıp katılmadığı, gelirin belirlenme yöntemi, kusur oranı ve pay dağılımı. Bilirkişi raporundaki tek bir hatalı kabul tutarı önemli ölçüde düşürebilir. Dosyanızı görüşmek için iletişime geçebilirsiniz.
Ölenin Kusuru Tazminatı Etkiler mi?
Evet, doğrudan etkiler. Kusur, hem talebin doğup doğmadığını hem de tutarı belirler. Hesaplanan tazminattan ölenin kusuru oranında indirim yapılır; kusurun tamamen ölende olduğu hâllerde talep kural olarak sonuç vermez.
Bu konuda uygulamanın geçirdiği değişim önemlidir. Önceki dönemde, destekten yoksun kalanların mirasçı sıfatıyla değil üçüncü kişi sıfatıyla talepte bulundukları; bu nedenle ölenin kusurunun onlara yansıtılamayacağı kabul ediliyordu.
Hukuk Genel Kurulu'nun 2011/17-142 E., 2011/411 K. sayılı kararında, davacının ölenin salt mirasçısı sıfatıyla değil destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla dava açtığı; ölüm nedeniyle doğrudan davacı üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusurun davacıya yansıtılamayacağı; araç sürücüsünün tam kusurlu olmasının destekten yoksun kalan davacıyı etkilemeyeceği ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısının sorumlu olacağı belirtilmiştir.
Aynı ilke, 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/9656 E., 2017/6875 K. sayılı 19.06.2017 tarihli kararında da uygulanmış; tek taraflı kazada tam kusurlu olarak ölen sürücünün anne ve babasının sigortacıya karşı açtığı destekten yoksun kalma davasının kabulü onanmıştır.
Bugünkü sınır: Karayolları Trafik Kanunu m.92/(j)
Bu içtihadın kapsamı sonradan kanunla daraltıldı. Rakip kaynakların büyük kısmı sınırı hâlâ "2015 veya 2016 tarihli Genel Şartlar değişikliği"ne bağlıyor; oysa bugün dayanak genel şart değil, doğrudan kanun hükmüdür. Gelişme sırası şöyledir:
| Tarih | Ne oldu? |
|---|---|
| 14.04.2016 — 6704 s. Kanun m.4 | KTK m.92'ye (i) bendi eklendi: "genel şartlarda tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler" teminat dışı sayıldı |
| 17.07.2020 — Anayasa Mahkemesi E.2019/40, K.2020/40 | (i) bendi iptal edildi; sınırın genel şartlara bırakılması Anayasaya aykırı bulundu |
| 09.06.2021 — 7327 s. Kanun m.19 | Sınır bu kez doğrudan kanuna yazıldı: KTK m.92/(j) — "Destekten yoksun kalan hak sahibinin, destek şahsının kusuruna denk gelen tazminat talepleri" teminat dışıdır |
| 29.12.2022 — Anayasa Mahkemesi E.2021/82, K.2022/167 | Aynı paketle m.90'a eklenen cümle ve fıkra iptal edildi; (j) bendi ayakta kaldı |
Bugün uygulanan kural budur: ölenin kusuruna denk gelen destek tazminatı, zorunlu mali sorumluluk sigortacısından istenemez. Ölen %100 kusurluysa sigortacıya karşı talep sonuç vermez; kısmi kusurda talep o oranda azalır. Hangi rejimin uygulanacağı kaza tarihine göre belirlenir.
Ölenin kusuru %100 ise hiçbir hak yok mu?
Hayır. KTK m.92/(j) sınırı yalnızca sigortacıya karşı geçerlidir; hak sahibinin bütün yollarını kapatmaz. Bir ölümlü kazada tam kusur tespiti yapıldığında şu başlıklar ayrıca değerlendirilmelidir:
- Kusur oranına itiraz. Tam kusur bir tespit değil, bilirkişi değerlendirmesidir; itiraz edilebilir ve çoğu dosyada oran değişir.
- Kazadaki diğer sorumlular. Yol yapım, bakım veya işaretleme kusuru bulunan idare, araçtaki imalat hatası nedeniyle üretici ya da olayda kusuru bulunan üçüncü kişiler sorumlu olabilir.
- Poliçedeki ferdi kaza teminatı. Ferdi kaza sigortası bir meblağ sigortasıdır; kusura bakılmaksızın ödenir ve tazminattan mahsup edilmez.
- Sosyal güvenlik hakları. Hak sahiplerine bağlanan ölüm aylığı, kusurdan bağımsız olarak SGK mevzuatına göre değerlendirilir.
- Manevi tazminat. Bu kalem zaten sigorta teminatı dışındadır (KTK m.92/f); muhatabı kusurlu sürücü, işleten ve varsa teşebbüs sahibidir.
Karşı tarafın sorumluluğu bakımından da mutlak bir sonuç yoktur. KTK m.86 uyarınca işleten, kendisinin ve adamlarının kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemeksizin, kazanın mücbir sebepten ya da zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse kusursuz sorumluluktan kurtulur. Bu ispat başarılamazsa hâkim, zarar görenin kusurunu gözeterek tazminatı yalnızca indirebilir.
Yaya ve Yolcu Kazalarında Kusur Değerlendirmesi
Kusur her zaman sürücüler arasında paylaştırılmaz. Ölen kişinin yaya olduğu kazalarda, yayanın kırmızı ışıkta karşıya geçmesi, yaya geçidi dışından yola çıkması veya otoyola girmesi gibi davranışları kusur değerlendirmesine dâhil edilir. Bu hâllerde de sürücünün hızını ve dikkat yükümlülüğünü ne ölçüde yerine getirdiği ayrıca incelenir; kusurun tamamının yayaya yüklenmesi otomatik bir sonuç değildir.
Araçta yolcu olarak bulunan kişinin ölümünde ise kural olarak yolcunun kusurundan söz edilmez; talep, kusurlu sürücü ile işletene ve sigortacıya yöneltilir. Yolcunun emniyet kemeri takmaması gibi durumlar ise müterafik kusur tartışmasını gündeme getirebilir ve tazminattan indirim sebebi olarak ileri sürülebilir.
Uygulamada "kusurun paylaştırılması" olarak anılan bu değerlendirme, kusur bilirkişisi tarafından yapılır ve tüm tazminat kalemlerine çarpan olarak yansır. Bu nedenle kusur raporu, hesap raporundan önce ve ayrıca denetlenmelidir.
Tek Taraflı Ölümlü Kazalarda Durum
Tek taraflı trafik kazası, bir aracın başka bir taşıta veya yayaya çarpmadan tek başına kazaya karışmasıdır. Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin tanımlar maddesinde trafik kazası, karayolu üzerinde gerçekleşen ve bir ya da birden fazla taşıtın karıştığı; maddi hasar, yaralanma veya ölümle sonuçlanan olay olarak tanımlanmıştır.
Bu kazalarda destekten yoksun kalma tazminatının istenip istenemeyeceği, kazanın ve poliçenin tarihine göre değişir:
| Dönem | Uygulama |
|---|---|
| 09.06.2021 öncesi kazalar | Destekten yoksun kalanların üçüncü kişi sayıldığı; ölenin tam kusurunun onlara yansıtılamayacağı yönünde kararlar verilmiştir. Bu dönemde sınırı genel şartlara bırakan KTK m.92/(i) bendi Anayasa Mahkemesince iptal edilmiştir (E.2019/40, K.2020/40) |
| 09.06.2021 sonrası kazalar | 7327 s. Kanunla eklenen KTK m.92/(j) yürürlüktedir: ölenin kusuruna denk gelen destek tazminatı zorunlu mali sorumluluk sigortasının kapsamı dışındadır. Tam kusurlu sürücünün yakınları bu talebi sigortacıya yöneltemez |
| Araçta yolcu olarak bulunanlar | Yolcunun ölümünde sınır işlemez: yolcu ölenin kendisi değildir, dolayısıyla m.92/(j)'deki "destek şahsının kusuru" ölçütü devreye girmez. Yakınları poliçe limiti dâhilinde talepte bulunabilir |
Bu ayrım, aynı olayda farklı hak sahiplerinin farklı sonuçlarla karşılaşmasına yol açabilir: tam kusurlu sürücünün yakınları ile aynı araçta yolcu olan kişinin yakınları bakımından değerlendirme farklı olabilir. Ayrıca sigortacıya karşı talep imkânının bulunmadığı hâllerde, sorumluluğu doğuran başka kişilerin (yol yapım ve bakımından sorumlu idare, araç üreticisi gibi) bulunup bulunmadığı ayrıca incelenmelidir.
İş Kazası Kaynaklı Destekten Yoksun Kalma
Destekten yoksun kalma tazminatı yalnızca trafik kazalarına özgü değildir. İş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölüm hâlinde de geride kalanlar aynı talepte bulunabilir. Ancak bu dosyaların yürütülmesi trafik kazalarından birkaç noktada ayrılır.
| Ölçüt | Trafik kazası | İş kazası |
|---|---|---|
| Sorumlu | Sürücü, işleten, sigortacı | İşveren; kusuru varsa üçüncü kişiler |
| Görevli mahkeme | Asliye hukuk veya asliye ticaret | İş mahkemesi |
| Kurum ödemesi | — | SGK tarafından bağlanan gelirler tazminattan mahsup edilir |
| Ön inceleme | Kusur bilirkişisi | İşverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerine uyup uymadığı |
| Rücu | Sigortacının rücusu gündeme gelebilir | SGK, ödediği gelirler için işverene rücu edebilir |
İş kazası dosyalarında en sık gözden kaçan nokta, SGK tarafından hak sahiplerine bağlanan gelirlerin peşin sermaye değerinin hesaplanan tazminattan mahsup edilmesidir. Bu mahsup yapılmadan belirlenen tutar gerçekçi olmaz. Ayrıca işverenin kusur durumu, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyulup uyulmadığı üzerinden ayrıca incelenir.
Mahsubun sınırı — çoğu kaynakta atlanır: Türk Borçlar Kanunu m.55/1 açıkça şunu söyler: Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Yani mahsup edilecek olan, SGK'nın işverene rücu edebildiği kısımdır. Aynı fıkranın son cümlesi bir yasak daha getirir: hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesiyle artırılamaz veya azaltılamaz. Tutar yüksek görüldüğü için yapılan indirim bu hükme aykırıdır.
Görev ve usul bakımından da bir ayrıntı önemlidir: sigortacıya yöneltilen ticari taleplerde arabuluculuk dava şartıyken, iş kazasından doğan maddi ve manevi tazminat davaları arabuluculuk dava şartından açıkça istisna tutulmuştur (7036 sayılı Kanun m.3/3). Bu tür bir dosyada arabuluculuk süreci beklemek gereksiz zaman kaybıdır.
Ölümlü İş Kazası Tazminat Hesaplama Farkı
Hesabın iskeleti trafik kazasıyla aynıdır: bakiye ömür, aktif ve pasif dönem, gelir, kusur indirimi ve garameten paylaşım. Ayrılan üç nokta şunlardır. Birincisi, hak sahiplerine bağlanan SGK gelirlerinin peşin sermaye değeri hesaba dâhil edilir ve rücu edilebilen kısmı mahsup edilir. İkincisi, işverenin kusuru iş sağlığı ve güvenliği yükümlülükleri üzerinden değerlendirildiğinden, kusur oranı trafik kazasındaki gibi sürücü davranışına değil tedbir alma yükümlülüğüne bakılarak belirlenir. Üçüncüsü, teminat sınırı yoktur: işverenin sorumluluğu poliçe limitiyle sınırlı değildir.
Kaza hem iş kazası hem trafik kazası niteliği taşıyorsa (örneğin servis aracıyla yaşanan kaza) her iki sorumluluk rejimi birlikte devreye girebilir; bu hâlde hangi talebin kime yöneltileceğinin baştan ayrıştırılması gerekir.
Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Kimden İstenir, Kime Karşı Açılır?
Ölümlü kazalarda sorumluluk zinciri geniştir. Talebin kime yöneltileceği, hem tahsil kabiliyetini hem de görevli mercii belirler.
| Muhatap | Ne zaman gündeme gelir? | Sınırı |
|---|---|---|
| Zorunlu mali sorumluluk sigortacısı (ZMSS) | Kusurlu aracın trafik sigortası | Poliçe limiti ve kusur oranı |
| İhtiyari mali mesuliyet / ferdi kaza sigortası | Ek teminat varsa | Poliçe şartları |
| Kusurlu sürücü | Her hâlde | Kusuru oranında, limitsiz |
| Araç işleteni ve maliki | Her hâlde | Kusursuz sorumluluk dâhil |
| Güvence Hesabı | Araç tespit edilemiyorsa, sigortası yoksa veya çalıntıysa | Bedeni zararlar; ZMSS limitleri dâhilinde |
| Karayolları Genel Müdürlüğü / ilgili idare | Yol yapım, bakım veya işaretleme kusuru varsa | İdarenin kusuru oranında |
| İşveren | Olay iş kazası niteliğindeyse | Kusuru oranında; SGK gelirleri mahsup edilir |
Sigortası Olmayan veya Tespit Edilemeyen Araç
Kaza yapan aracın tespit edilememesi, zorunlu mali sorumluluk sigortasının bulunmaması veya aracın çalıntı olması hâlinde Güvence Hesabına başvurulabilir. Güvence Hesabı bu hâllerde bedeni zararları karşılar; maddi hasarlar kural olarak kapsam dışındadır.
Dayanak, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesidir. Madde, Hesaba başvurulabilecek hâlleri tek tek sayar ve her hâl için kapsamı ayrı belirler:
| Hâl (5684 m.14/2) | Karşılanan zarar |
|---|---|
| (a) Sigortalının tespit edilememesi | Kişiye gelen bedensel zararlar |
| (b) Sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu zarar | Bedensel zararlar; rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli teminat tutarları dâhilinde |
| (c) Sigorta şirketinin bütün branşlarda ruhsat iptali veya iflası | Şirketin ödemekle yükümlü olduğu maddî ve bedensel zararlar |
| (ç) Çalınmış veya gasp edilmiş aracın karıştığı kaza | İşletenin KTK uyarınca sorumlu tutulmadığı hâllerde, kişiye gelen bedensel zararlar |
Tablodaki iki ayrıntı çoğu kaynakta atlanır. Birincisi, maddî zararın yalnızca (c) bendinde kapsama girmesidir: sigorta şirketinin ruhsatı iptal edilmişse araç hasarı da Hesaptan istenebilirken, sigortasız araç hâlinde yalnızca bedensel zararlar karşılanır. İkincisi, teminat tutarının kaza tarihindeki limit olmasıdır; bugünkü limit değil, o yılki limit uygulanır.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Bu başlık, dosyanın kaderini esasa girilmeden belirleyebilecek niteliktedir. Görevli mercii belirleyen tek soru şudur: talep kime yöneltiliyor?
| Talep kime yöneltiliyor? | Görevli merci | Ön şart |
|---|---|---|
| Yalnızca sigorta şirketine | Asliye ticaret mahkemesi veya Sigorta Tahkim Komisyonu | Dava yolunda arabuluculuk; tahkimde sigortacıya önceden başvuru |
| Sigorta şirketi + sürücü/işleten birlikte | Asliye ticaret mahkemesi | Dava şartı arabuluculuk |
| Yalnızca sürücü ve işletene | Asliye hukuk mahkemesi | Kural olarak arabuluculuk aranmaz |
| İşverene (iş kazası) | İş mahkemesi | Arabuluculuk dava şartı değildir — iş kazasından doğan maddi ve manevi tazminat davaları 7036 s. Kanun m.3/3 ile açıkça istisna tutulmuştur |
| İdareye (yol yapım, bakım veya işaretleme kusuru) | İdare mahkemesi, tam yargı davası | İYUK m.13 uyarınca idareye ön başvuru (bir yıl / beş yıl süreleri içinde) |
| İşleteni veya sahibi kamu kurumu olan araca | Adli yargı (asliye hukuk / asliye ticaret) | KTK m.110/1 — kamu aracının karıştığı kazada dava idari yargıda değil adli yargıda görülür |
Tablodaki son iki satır çoğu kaynakta karışır. Ayrımın doğrusu şudur: araç kamuya ait olsa bile Karayolları Trafik Kanunu'ndan doğan sorumluluk davaları adli yargıda görülür. Kanunun 110. maddesi bunu açıkça yazar: "İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür." İdari yargı yolu ise aracın kime ait olduğundan değil, idari eylemden doğar: yolun yapımındaki, bakımındaki veya işaretlenmesindeki kusur hizmet kusurudur ve tam yargı davasının konusudur.
Yetki bakımından davalının yerleşim yeri mahkemesi genel yetkili mahkemedir. Haksız fiilden doğan davalarda ayrıca fiilin işlendiği yer, zararın meydana geldiği yer ve zarar görenin yerleşim yeri mahkemeleri de yetkilidir. Trafik kazalarına özgü bir yetki kuralı daha vardır: KTK m.110/2 uyarınca dava, sigortacının şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemesinde ya da kazanın olduğu yer mahkemesinde de açılabilir. Birden fazla yetkili mahkeme bulunduğunda tercih davacıya aittir.
Aynı olaydan birden çok dava: Bir ölümlü kaza, muhatabına göre birden fazla davayı gerektirebilir — sigortacıya karşı ticaret mahkemesinde, işverene karşı iş mahkemesinde, idareye karşı idari yargıda. Bu ayrım baştan yapılmazsa görevsizlik kararlarıyla aylar kaybedilir. Dosyanın ilk analizinde "kaç dava açılacağı" sorusu mutlaka cevaplanmalıdır.
Sigortacıya Başvuru ve Arabuluculuk Zorunlu mu?
Dava açmadan önce tamamlanması gereken iki ayrı ön aşama vardır ve bunlar birbirinin yerine geçmez. Hangisinin gerektiği, talebin kime yöneltildiğine göre değişir.
Sigortacıya yazılı başvuru: KTK m.97
Zorunlu mali sorumluluk sigortacısına karşı dava açılabilmesi için önce sigorta kuruluşuna yazılı başvuru yapılması gerekir. Kanun süreyi de belirlemiştir: sigorta kuruluşu başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamazsa ya da verilen cevap talebi karşılamıyorsa, zarar gören dava açabilir veya Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurabilir.
Belgelerin sigortacıya ulaşmasından sonra ödeme için de ayrı bir süre işler: KTK m.99 uyarınca sigortacılar, genel şartlarla belirlenen belgelerin kendilerine iletildiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde poliçe sınırları içindeki tutarı ödemek zorundadır. Bu süre temerrüt bakımından da önem taşır.
Sık yapılan hata: KTK m.97 başvurusu bir dava şartıdır, ancak zamanaşımını kesmez. "Sigortaya başvurdum, süre yeniden başladı" düşüncesiyle beklemek hak kaybına yol açabilir. Süreyi kesen işlemler dava, tahkim başvurusu, icra takibi ve sigortacının kısmi ödemesidir.
Arabuluculuk hangi davada dava şartıdır?
| Talep kime yöneltiliyor? | Arabuluculuk | Neden |
|---|---|---|
| Sigorta şirketine (tek başına veya birlikte) | Dava şartı | Sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlık mutlak ticari davadır; ticari davalarda arabuluculuk dava şartıdır |
| Yalnızca sürücü ve işletene | Aranmaz | Haksız fiilden doğan bu talep ticari dava değildir |
| İşverene (iş kazası) | İstisna — aranmaz | 7036 sayılı Kanun m.3/3: iş kazasından doğan maddi ve manevi tazminat davaları açıkça dava şartı arabuluculuk dışındadır |
| Sigorta Tahkim Komisyonuna gidilecekse | Aranmaz | Tahkim yolu için gereken, sigortacıya önceden yapılmış KTK m.97 başvurusudur |
Bu ayrım pratikte sürecin başlangıcını belirler: sigorta şirketi de davalı gösterilecekse arabuluculuk sürecinin tamamlanması ve anlaşamama son tutanağının dava dilekçesine eklenmesi gerekir. Eksik olduğunda dava usulden reddedilir ve aylar kaybedilir.
Belirsiz Alacak Davası Kaldırıldı: Dava Artık Nasıl Açılır?
Destekten yoksun kalma davaları uzun yıllar belirsiz alacak davası olarak açıldı. Bunun nedeni açıktı: tazminat tutarı bakiye ömre, gelire, kusur oranına ve pay dağılımına bağlı olduğundan, dava açılırken davacının bu tutarı kesin olarak belirlemesi mümkün değildi.
Bu dava türü artık mevzuatta yer almıyor. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun belirsiz alacak davasını düzenleyen 107. maddesi, 16.07.2026 tarihli 7589 sayılı Kanunun 19. maddesiyle yürürlükten kaldırıldı. Aynı Kanunun 20. maddesiyle kısmi davayı düzenleyen 109. maddeye dördüncü fıkra eklendi:
HMK m.109/4: "Alacağın sadece bir kısmının dava edildiği durumlarda talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir. Bu durumda zamanaşımı, artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır."
Değişikliğin destekten yoksun kalma dosyalarına yansıması şudur:
| Konu | Önceki rejim | Bugün |
|---|---|---|
| Dava türü | Belirsiz alacak davası (HMK m.107) | Kısmi dava (HMK m.109) — belirsiz alacak davası kaldırıldı |
| Talebin artırılması | Belirsiz alacakta tutar hesap raporundan sonra tamamlanırdı | Kısmi davada talep bir defaya mahsus, tahkikat sona erene kadar artırılabilir |
| Zamanaşımı | Artırılan kısım bakımından tartışmalıydı | Artırılan kısım bakımından da dava tarihinden kesilmiş sayılır |
| Islah ihtiyacı | Kısmi davada tutarı artırmak için ıslah gerekiyordu | Artırım için ıslah gerekmez; iddianın genişletilmesi yasağı bu artırıma uygulanmaz |
Uygulamada bunun iki somut sonucu vardır. Birincisi, dava dilekçesinin "belirsiz alacak davası" olarak kurulması artık mümkün değildir; dilekçe kısmi dava olarak açılır ve fazlaya ilişkin haklar saklı tutulur. İkincisi, artırım hakkı bir defaya mahsustur: hesap raporu geldikten sonra tutar bir kez artırılabilir. Bu nedenle artırımın hangi rapordan sonra ve hangi tutar üzerinden yapılacağı, dosyanın en kritik usul kararlarından biri hâline gelmiştir.
Neden önemli: Zamanaşımının artırılan kısım bakımından da dava tarihinden kesilmiş sayılması, davacı lehine güçlü bir korumadır. Dava süresince zamanaşımı dolsa bile, sonradan artırılan kısım bakımından "süre geçti" savunması yapılamaz. Bu koruma yalnızca bir kez kullanılabilecek artırım hakkıyla birlikte işler.
Zamanaşımı: Ölümlü Trafik Kazası Tazminat Davası Zamanaşımı Kaç Yıl?
Haksız fiile dayalı tazminat talepleri kural olarak, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yıl içinde ileri sürülmelidir. Türk Borçlar Kanunu'nun 72. maddesi bu süreleri düzenler. Motorlu araç kazalarında ise özel hüküm devreye girer: Karayolları Trafik Kanunu'nun 109. maddesi süreyi "zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrenmeden itibaren iki yıl ve herhalde kaza gününden başlayarak on yıl" olarak belirler. Başlangıç anındaki bu fark önemlidir — on yıllık üst sınır soyut bir "fiil tarihinden" değil, kaza gününden işlemeye başlar.
Ancak destekten yoksun kalma dosyalarında belirleyici olan istisnadır: hem TBK m.72 hem de KTK m.109/2, dava cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa ve ceza kanunu daha uzun bir zamanaşımı öngörüyorsa o sürenin uygulanacağını söyler. Ölümlü kazada bu süre belirsiz değildir, hesaplanabilir:
| Olay | Süre | Başlangıç | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Genel haksız fiil | 2 yıl / 10 yıl | öğrenme / fiil tarihi | TBK m.72 |
| Motorlu araç kazası (maddi zarar) | 2 yıl / 10 yıl | öğrenme / kaza günü | KTK m.109/1 |
| Kazada yaralanma | 8 yıl | kaza günü | KTK m.109/2 + TCK m.66/1-e |
| Kazada ölüm (taksirle öldürme) | 15 yıl | kaza günü | KTK m.109/2 + TCK m.85/1 → m.66/1-d |
| Kasten öldürme | 25 yıl | fiil tarihi | TCK m.81 → m.66/1-b |
On beş yıllık sürenin kaynağı şudur: taksirle öldürme suçunun cezası TCK m.85/1'de iki yıldan altı yıla kadar hapis olarak düzenlenmiştir. TCK m.66/4 uyarınca dava zamanaşımı, cezanın üst sınırına göre belirlenir; üst sınırı beş yılı aşan bu suç m.66/1-d kapsamına girer ve süre on beş yıl olur.
Terim tuzağı: Uygulamada "uzamış ceza zamanaşımı" denilen süre TCK m.66'daki dava zamanaşımıdır. TCK m.68'deki "ceza zamanaşımı" ise kesinleşmiş bir cezanın infazına ilişkindir ve tazminat davasıyla ilgisi yoktur. Süreyi yanlış maddeye bağlayan kaynak, sonucu da yanlış hesaplar.
"İki yıl geçti, artık hakkım yok" yanılgısı: Ölümlü olaylarda uzamış ceza zamanaşımı devreye girdiğinden, iki yılı aşan dosyalarda dahi talep hakkı devam ediyor olabilir. Sürenin dolup dolmadığı, olayın ceza hukuku bakımından hangi suça vücut verdiği belirlenerek değerlendirilmelidir. Bu değerlendirme yapılmadan dosyadan vazgeçilmemelidir.
Sigortacıya karşı da aynı süre işler. Türk Ticaret Kanunu'ndaki genel sigorta zamanaşımı burada uygulanmaz; zorunlu mali sorumluluk sigortacısına yöneltilen talep, özel hüküm olan KTK m.109'a tabidir. Kanun ayrıca çapraz kesilme kuralı getirmiştir: "Zamanaşımı, tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse, sigortacıya karşı da kesilmiş olur. Sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı, tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır." Sürücüye karşı açılan dava, sigortacıya karşı süreyi de korur.
Sık tekrarlanan yanlış: "Sigortaya başvurmak zamanaşımını keser" cümlesi doğru değildir. KTK m.97 uyarınca yapılan yazılı başvuru dava şartıdır, ancak zamanaşımını kesen işlemler arasında sayılmaz. Süreyi kesen işlemler dava açılması, Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru, icra takibi ve sigortacının kısmi ödemesidir (borç ikrarı). Başvuru yapıldı diye süre yeniden başlamaz.
Son olarak zamanaşımı bir defidir, itiraz değil: hâkim kendiliğinden dikkate alamaz, karşı tarafın süresinde ileri sürmesi gerekir. Süre dolduğunda hak da tamamen ortadan kalkmaz; borç eksik borca dönüşür ve buna rağmen yapılan ödeme geri istenemez.
Faiz Ne Zaman Başlar?
Tazminatın kendisi kadar, hangi tarihten itibaren faiz işleyeceği de tutarı belirler; uzun süren dosyalarda faiz kalemi asıl alacağa yaklaşabilir. Bu konuda 2026 yılında yapılan kanun değişikliği, uygulamayı doğrudan etkiledi.
16.07.2026 tarihli 7589 sayılı Kanunun 18. maddesiyle Türk Borçlar Kanunu'nun 55. maddesine iki fıkra eklendi. Birinci ek fıkra faiz başlangıcını ikiye ayırdı ve destekten yoksun kalma tazminatını açıkça kapsama aldı:
| Dönem | Faiz başlangıcı |
|---|---|
| Destekte bulunan kişinin kazancının bilindiği döneme ilişkin tazminat | Haksız fiilin veya zarar doğuran olayın meydana geldiği tarih (kaza tarihi) |
| Kazancının bilinemediği döneme ilişkin tazminat | Karar tarihi |
İkinci ek fıkra ise ödemelerin mahsubunu düzenledi: tahkikat başlayıncaya kadar ifa amacıyla ödenen bedel, tazminattan oransal olarak mahsup edilir. Yani sigortacının dava öncesinde yaptığı kısmi ödeme, nominal tutarıyla değil ödeme tarihine göre belirlenen oranla düşülür.
Dilekçeye etkisi: "Kaza tarihinden itibaren yasal faiz" biçimindeki tek cümlelik talep artık eksiktir. Talebin, kazancın bilindiği ve bilinemediği dönemler ayrıştırılarak kurulması gerekir. Sigortacı bakımından ayrıca temerrüt kuralları işler: belgelerin iletilmesinden itibaren sekiz iş günü içinde ödeme yapılmazsa sigortacı temerrüde düşer (KTK m.99).
Ölümlü Trafik Kazası Tazminat Davası Ne Kadar Sürer?
Ölümlü kaza dosyalarının süresini belirleyen şey duruşma sayısı değil, alınan rapor sayısıdır. Tipik bir dosyada en az iki, çoğu zaman üç bilirkişi incelemesi yapılır: kusur, gerekiyorsa maluliyet ve aktüerya hesabı. Her rapor tebliğ, itiraz ve çoğu kez ek rapor süreci doğurur.
| Aşama | Süreyi belirleyen unsur |
|---|---|
| Dava öncesi | Sigortacıya başvuru (15 gün) ve gerekiyorsa arabuluculuk süreci |
| Ceza dosyasının beklenmesi | Kusur tespiti çoğu zaman ceza soruşturmasındaki bilirkişi raporlarıyla birlikte değerlendirilir |
| Kusur raporu | Rapor, itiraz ve gerekiyorsa ek rapor |
| Aktüerya hesap raporu | Kusur kesinleşmeden hesaba geçilemez |
| Talep artırımı | Hesap raporundan sonra bir defaya mahsus artırım |
| Kanun yolu | İstinaf ve koşulları varsa temyiz |
Süreyi doğrudan etkileyen bir yenilik de 2026 değişikliğiyle geldi: Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 147. maddesine eklenen fıkra uyarınca duruşmalar arasındaki süre üç aydan daha uzun olamaz. Hâkim yalnızca bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe gibi zorunlu hâllerde, gerekçesini belirterek daha uzun bir süre belirleyebilir. Bu kural, uzun duruşma aralıklarıyla yıllara yayılan dosyalar bakımından somut bir sınır getirmektedir.
Süreyi kısaltmanın en etkili yolu, dosyayı baştan doğru kurmaktır: hak sahiplerinin tek dava altında toplanması, doğru mercie başvurulması ve belgelerin ilk dilekçede eksiksiz sunulması, çoğu zaman aylarca süren ara kararları gereksiz kılar.
Ölümlü Kazada İstenebilecek Diğer Kalemler
Destekten yoksun kalma tazminatı, ölümlü kazalarda talep edilebilecek tek kalem değildir. Dosya kapatılmadan önce aşağıdaki kalemlerin tamamı değerlendirilmelidir.
| Kalem | Kim talep eder? | Muhatap |
|---|---|---|
| Destekten yoksun kalma tazminatı | Ölenin desteğinden yoksun kalanlar | Sigortacı, sürücü, işleten |
| Cenaze ve defin giderleri | Gideri yapan kişi | Sigortacı, sürücü, işleten |
| Ölüm öncesi tedavi giderleri | Gideri yapan | Sosyal Güvenlik Kurumu — KTK m.98 uyarınca trafik kazası sağlık hizmeti bedelleri SGK tarafından karşılanır; sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının bu kapsamdaki sorumluluğu sona ermiştir |
| Bakıcı gideri | Gideri yapan | Sigortacı (sağlık giderleri teminatı), sürücü, işleten |
| Ölüme kadar geçen sürede iş göremezlik zararı | Mirasçılar | Sigortacı, sürücü, işleten |
| Manevi tazminat | Yakınlar | Kural olarak sürücü ve işleten |
| Araçtaki maddi hasar ve değer kaybı | Araç maliki / mirasçılar | Sigortacı (poliçe limiti dâhilinde) |
| Hasar farkı (parça, KDV, iskonto) | Araç maliki / mirasçılar | Sigortacı |
| Araç mahrumiyet bedeli | Araç maliki / mirasçılar | Kusurlu sürücü ve işleten |
| Ticari kazanç kaybı | Ticari araç maliki | Kusurlu sürücü ve işleten |
Tablonun gösterdiği kritik ayrım muhatap sütunundadır: bazı kalemler poliçe limiti dâhilinde sigortacıdan, bazıları ise yalnızca kusurlu sürücü ve işletenden istenebilir. Tek bir başvuruyla bütün kalemlerin tahsil edilmesi bu nedenle mümkün olmaz. Kaza sonrası sürecin bütünü trafik kazası avukatı sayfamızda ele alınmaktadır.
Ölümlü Trafik Kazası Manevi Tazminat Ne Kadar Olur?
Manevi tazminat, yakınların yaşadığı acı, elem ve üzüntünün bir ölçüde giderilmesini amaçlar. Destekten yoksun kalma tazminatından tamamen farklı bir kalemdir: burada hesaplanabilir bir gelir kaybı değil, hâkimin takdir edeceği bir tutar söz konusudur.
Takdir edilirken tarafların ekonomik ve sosyal durumu, olayın gerçekleşme biçimi, kusurun ağırlığı, ölenle talep eden arasındaki yakınlık derecesi ve olayın yarattığı etkinin ağırlığı birlikte değerlendirilir. Tutarın zenginleşme aracı olmaması, buna karşılık duyulan acıyı hafifletecek düzeyde bulunması beklenir.
Muhatap bakımından önemli bir ayrım vardır: manevi tazminat kusurlu sürücü, işleten ve varsa teşebbüs sahibinden istenir. Bu kalemin zorunlu mali sorumluluk sigortası dışında kalması bir yorum değil, kanun hükmüdür: KTK m.92/(f) "manevi tazminata ilişkin talepler"i açıkça teminat kapsamı dışında sayar. Poliçe limiti ne kadar yüksek olursa olsun bu kalem sigortacıdan tahsil edilemez; yalnızca sigortacıya yöneltilen bir başvuruyla manevi tazminatın alınması bu nedenle mümkün değildir.
Belgeler ve Deliller
Destekten yoksun kalma dosyalarında iki ayrı ispat konusu vardır: olayın ve kusurun ispatı ile destek ilişkisinin ispatı. İkincisi, karine kapsamında olmayan hak sahipleri bakımından dosyanın en kritik noktasıdır.
| Belge | Neyi ispatlar? | Nereden alınır? |
|---|---|---|
| Kaza tespit tutanağı, kroki, olay yeri raporu | Kazanın oluşu | Kolluk |
| Ceza soruşturma / kovuşturma dosyası | Kusur tespiti ve zamanaşımı süresi | Cumhuriyet başsavcılığı / mahkeme |
| Ölüm belgesi ve otopsi raporu | Ölüm ve nedeni | Nüfus müdürlüğü / adli tıp |
| Nüfus kayıt örneği (mirasçılık belgesi ile birlikte) | Hak sahipliği ve yakınlık | Nüfus müdürlüğü / noter |
| SGK hizmet dökümü, bordro, vergi beyanı | Ölenin geliri | SGK / işveren / vergi dairesi |
| Banka kayıtları, havale dekontları | Düzenli destek ilişkisi | Banka |
| Tanık beyanları | Eylemli destek ve birlikte yaşama | — |
| Poliçe ve hasar dosyası | Teminat kapsamı ve limit | Sigorta şirketi |
| Cenaze ve defin gideri belgeleri | Yapılan masraflar | İlgili kurum ve işletmeler |
| SGK gelir bağlama yazısı (iş kazasında) | Mahsup edilecek tutar | SGK |
Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Dava Dilekçesi Örneği
Aşağıdaki taslak yol göstermek amacıyla verilmiştir. Her dosyanın vakıaları ve hak sahibi yapısı farklı olduğundan, olduğu gibi kullanılması yerine somut olaya uyarlanması gerekir.
Ölümlü Trafik Kazası Tazminat Davası Dilekçe Örneği Nasıl Uyarlanır?
Hazır bir taslağın olduğu gibi kullanılması, dosyayı en baştan zayıflatır. Dilekçeyi somut olaya uyarlarken şu beş nokta mutlaka gözden geçirilir:
- Mahkeme başlığı: Sigorta şirketi davalı gösterilecekse asliye ticaret, yalnızca sürücü ve işletene gidilecekse asliye hukuk mahkemesi yazılır.
- Dava türü: Belirsiz alacak davası kaldırıldığından dava kısmi dava olarak kurulur ve talep artırma hakkı saklı tutulur.
- Ön şartlar: Sigortacıya KTK m.97 başvurusu ve gerekiyorsa arabuluculuk son tutanağı dilekçe ekinde gösterilir.
- Faiz talebi: Kazancın bilindiği ve bilinemediği dönemler ayrıştırılarak istenir.
- Hak sahipleri: Pay dağılımı birlikte yapıldığından bütün hak sahiplerinin aynı davada yer alması hedeflenir.
… NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE
(Talep yalnızca sürücü ve işletene yöneltiliyorsa: … NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE)
DAVACILAR: 1- Eş (Ad Soyad, T.C.: …) · 2- Çocuk (Ad Soyad, T.C.: …) · 3- Anne / Baba (Ad Soyad, T.C.: …) — Adres
VEKİLİ: Av. … — Adres
DAVALILAR: 1- … Sigorta A.Ş. · 2- Kusurlu sürücü (Ad Soyad, T.C.: …) · 3- Araç işleteni / maliki (Ad Soyad veya unvan) — Adres
KONU: Ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ile diğer maddi zarar kalemlerinin tahsili istemidir.
DAVA DEĞERİ: Şimdilik … TL (HMK m.109 uyarınca kısmi dava; fazlaya ilişkin haklarımız saklıdır)
AÇIKLAMALAR:
1. …/…/20… tarihinde … mevkiinde meydana gelen trafik kazasında müvekkillerimizin desteği … hayatını kaybetmiştir. Kaza tespit tutanağı ve ceza soruşturma dosyası uyarınca kazanın oluşumunda davalı sürücü kusurludur.
2. Müvekkiller, müteveffanın eşi, çocuğu ve anne/babası olup yerleşik uygulama gereği ölenin desteğinden yararlandıkları karine olarak kabul edilmektedir. Nüfus kayıt örneği ekte sunulmuştur.
3. Müteveffanın kaza tarihindeki geliri … olup SGK hizmet dökümü ve bordroları ektedir. Bakiye ömrün TRH 2010 ulusal mortalite tablosu esas alınarak belirlenmesini; aktif ve pasif dönemler ayrı ayrı gözetilerek hesap yapılmasını talep ederiz.
4. Davalı … Sigorta A.Ş.'ye 2918 sayılı Kanunun 97. maddesi uyarınca …/…/20… tarihinde yazılı başvuruda bulunulmuş; on beş günlük süre içinde talebimiz karşılanmamıştır. Başvuru ve tebliğ belgeleri ektedir. Sigorta şirketine yöneltilen talep bakımından dava şartı arabuluculuk sürecine başvurulmuş, anlaşamama ile sonuçlanan son tutanak ektedir.
5. Destekten yoksun kalma tazminatının yanı sıra cenaze ve defin giderleri ile ölüme kadar geçen sürede yapılan tedavi giderlerinin de tahsilini talep ederiz.
6. Tazminat tutarı bakiye ömür, gelir, kusur oranı ve hak sahipleri arasındaki pay dağılımına bağlı olduğundan dava açılırken kesin olarak belirlenmesi mümkün değildir. Bu nedenle davamız kısmi dava olarak açılmıştır. Aktüerya bilirkişisinden hesap raporu alınmasını; HMK m.109/4 uyarınca talep konusunu bir defaya mahsus olmak üzere tahkikatın sona ermesine kadar artırma hakkımızın saklı tutulmasını talep ederiz.
HUKUKİ NEDENLER: Türk Borçlar Kanunu, Karayolları Trafik Kanunu, Sigortacılık Kanunu, Türk Ticaret Kanunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve ilgili sair mevzuat.
DELİLLER: Kaza tespit tutanağı ve kroki, ceza soruşturma dosyası, ölüm belgesi ve otopsi raporu, nüfus kayıt örneği, SGK hizmet dökümü ve bordrolar, poliçe ve hasar dosyası, sigortacıya başvuru belgeleri, cenaze gideri belgeleri, tanık beyanları, kusur ve aktüerya bilirkişi incelemesi ve her türlü yasal delil.
NETİCE VE TALEP: Yukarıda açıklanan ve mahkemenizce resen gözetilecek nedenlerle, fazlaya ilişkin dava ve talep hakkımız saklı kalmak kaydıyla; şimdilik … TL destekten yoksun kalma tazminatının, müteveffanın kazancının bilindiği döneme ilişkin kısmına kaza tarihinden, bilinemediği döneme ilişkin kısmına karar tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte (TBK m.55) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz. …/…/20…
Davacılar vekili — Av. … (imza)
Uzlaşma veya İbraname İmzalandıysa Dava Açılabilir mi?
Ölümlü kazalardan sonra karşı taraf veya sigorta şirketi, çoğu zaman dosyanın erken aşamasında bir ödeme teklif eder ve karşılığında ibraname imzalanmasını ister. Halk arasında "helalleşme" ya da elden ödeme olarak anılan bu uygulamanın hukuki karşılığı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111. maddesindedir ve madde hak sahibini iki ayrı şekilde korur.
Birincisi: bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. "Hiçbir talebim yoktur" biçimindeki bir beyan, sorumluluğu tümden kaldırmaya yönelikse hüküm doğurmaz.
İkincisi: tazminat miktarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar ve uzlaşmalar, yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir. Bu iki yıllık süre tazminat zamanaşımından ayrı ve ona ek bir süredir; anlaşma tarihinden işler.
Üçüncü koruma — hak sahiplerinin bağımsızlığı: Destekten yoksun kalma tazminatı her hak sahibinin kendi şahsında doğduğundan, eşin imzaladığı ibraname çocukları, anne babayı veya diğer hak sahiplerini bağlamaz. Bir kişinin imzaladığı belge, diğerlerinin talep hakkını ortadan kaldırmaz.
Ölümlü Kazanın Ceza Boyutu ve Tazminata Etkisi
Ölümlü kazada iki ayrı dosya yürür: ceza soruşturması ve tazminat davası. Bunların birbirine etkisi sınırlıdır ve sık karıştırılır.
- Ceza mahkemesi tazminata hükmedemez. Ceza yargılamasında şahsi hak davası yoktur; ceza dosyası tazminat davasında yalnızca delil olarak kullanılır.
- Ölümlü kazada uzlaştırma yoktur. Uzlaştırma kapsamındaki suçlar CMK m.253'te sayılmıştır; listede taksirle yaralama (TCK m.89) yer alırken taksirle öldürme (TCK m.85) yer almaz. "Anlaştık, ceza davası düşer" beklentisi karşılıksızdır.
- Şikâyetten vazgeçme davayı düşürmez. Taksirle öldürme şikâyete bağlı bir suç değildir; soruşturma resen yürütülür.
- Zararın giderilmesi cezayı etkileyebilir. Ödeme yapılması cezayı ortadan kaldırmaz; cezanın belirlenmesinde, ertelemede veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında olgu olarak değerlendirilir.
- Beraat tazminatı engellemez. Hukuk hâkimi, ceza hâkiminin beraat kararıyla ve kusur değerlendirmesiyle bağlı değildir. Ceza dosyasında takipsizlik verilmesi tazminat davasının reddi anlamına gelmez.
- Ehliyet yönünden: Ölümle sonuçlanan trafik kazalarına asli kusurlu olarak sebebiyet veren sürücülerin sürücü belgeleri KTK m.118 uyarınca bir yıl süreyle geri alınır.
Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Yargıtay Kararları: Öne Çıkan İlkeler
Aşağıdaki tablo, bu sayfada atıf yapılan kararlarda kurulan ölçütleri bir arada gösterir. Kararların tamamı destekten yoksun kalma dosyalarında doğrudan kullanılabilecek niteliktedir.
| Karar | Kurduğu ölçüt |
|---|---|
| 17. HD 2014/10266 E., 2015/5025 K. (30.03.2015) | Destek kavramı hukuksal değil eylemli bir durumu ifade eder; hısımlığa veya nafaka hükümlerine dayanmaz. Resmî nikâh şartı aranmaz |
| 17. HD 2013/1800 E., 2014/2921 K. (03.03.2014) | Yardımın parasal olması zorunlu değildir; eylemli ve düzenli hizmet edimleri de destek sayılır. Emekli destek için de asgari ücret seviyesinde ek gelir kabul edilir |
| 17. HD 2016/359 E., 2016/759 K. (21.01.2016) | Kardeşler arasında destek ilişkisi için ölenin refah, talep edenin zaruret içinde bulunması aranır |
| 17. HD 2016/9656 E., 2017/6875 K. (19.06.2017) | Destekten yoksun kalanlar ölenin mirasçısı değil üçüncü kişi sıfatıyla dava açar; kusur onlara yansıtılamaz (HGK 15.06.2011, 2011/17-142 E., 411 K. ve sonraki HGK kararları) |
| 4. HD 2025/8222 E., 2025/13810 K. (08.10.2025) | Hesapta TRH 2010 yaşam tablosu kullanılır; teknik faiz uygulanmadan progresif rant formülüyle hesap yapılması gerekir |
Daire değişikliği: Trafik kazalarından doğan tazminat uyuşmazlıklarına uzun yıllar bakan 17. Hukuk Dairesi 2020 yılında kapatılmış, dosyaları 4. Hukuk Dairesine devredilmiştir. Bu, anılan kararların geçerliliğini etkilemez; yalnızca bugün aynı uyuşmazlıkta temyiz mercii 4. Hukuk Dairesidir. Güncel içtihat araştırmasında bu ayrımın gözetilmesi gerekir.
En Sık Yapılan Hatalar
- Mirasçı olmayanın hakkı yok sanmak. Destekten yoksun kalma bağımsız bir haktır; mirasçılık aranmaz.
- Terekeyi reddettiği için başvurmamak. Tazminat terekeye dâhil bir alacak değildir; ret talebi etkilemez.
- "İki yıl geçti" diyerek vazgeçmek. Ölümlü olaylarda uzamış ceza zamanaşımı uygulanır.
- Hak sahiplerinin ayrı ayrı dava açması. Pay dağılımı birlikte yapıldığından dosyalar birbirini bekletir.
- Bilirkişi raporunda yaşam tablosunu kontrol etmemek. Bakiye ömrün TRH 2010 ile belirlenmesi beklenir.
- Pasif dönemin hesaba katılıp katılmadığını incelememek. Eksik hesap tutarı önemli ölçüde düşürür.
- Görevli mercii yanlış belirlemek. Muhataba göre asliye hukuk, asliye ticaret, tahkim veya iş mahkemesi devreye girer.
- Yalnızca sigortacıya başvurup dosyayı kapatmak. Poliçe limitini aşan kısım için sürücü ve işletene başvurulmalıdır.
- Sigortası olmayan araçta Güvence Hesabını atlamak. Bedeni zararlar bu yolla karşılanabilir.
- İş kazasında SGK gelirlerinin mahsubunu hesaba katmamak. Talep tutarı gerçekçi olmaz.
- Kusur raporuna itiraz etmemek. Kusur oranı tüm kalemleri çarpan olarak etkiler.
- Dava dilekçesini hâlâ belirsiz alacak davası olarak kurmak. Bu dava türü kaldırıldı; talep kısmi dava olarak açılır.
- Talep artırımını yanlış zamanda kullanmak. Artırım hakkı bir defaya mahsustur; hesap raporu tartışılmadan kullanılırsa ikinci kez artırım yapılamaz.
- Sigortacıya başvurunun zamanaşımını kestiğini sanmak. Başvuru dava şartıdır, süreyi kesmez.
- Faizi tek kalemde istemek. Kazancın bilindiği ve bilinemediği dönemler için faiz başlangıcı farklıdır.
- İmzalanan ibranameyi kesin engel saymak. Yetersiz olduğu açıkça belli anlaşma iki yıl içinde iptal edilebilir; ayrıca bir hak sahibinin imzası diğerlerini bağlamaz.
- Kamu aracının karıştığı kazada idari yargıya gitmek. KTK m.110 uyarınca bu davalar adli yargıda görülür.
Avukatlık Ücreti Nasıl Belirlenir?
Avukatlık ücreti, dosyanın kapsamına ve sunulacak hizmetin niteliğine göre taraflar arasında serbestçe kararlaştırılır. Bu serbestinin iki yasal sınırı vardır. Birincisi Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesidir: sözleşmeyle kararlaştırılan ücret, dava konusu değerin %25'ini aşamaz. Bu oran bir tavandır, uygulanması gereken sabit bir oran değildir.
İkinci sınır Avukatlık Asgari Ücret Tarifesidir; tarifede belirlenen tutarların altında ücret kararlaştırılamaz. Yargılama sonunda karşı tarafa yükletilen vekâlet ücreti ile müvekkilin avukatına ödediği ücret ise farklı kalemlerdir.
Destekten yoksun kalma dosyaları çok sayıda hak sahibi, birden fazla muhatap ve ayrı ayrı görevli merciler içerebildiğinden kapsam dosyadan dosyaya belirgin şekilde değişir. Bu nedenle hizmetin sınırlarının görüşme sırasında netleştirilmesi ve yazılı avukatlık sözleşmesi düzenlenmesi önerilir.
Destekten Yoksun Kalma Avukatı Ne Yapar?
Bu dosyalarda sonucu belirleyen kararların çoğu, dava açılmadan önce verilir: kaç dava açılacağı, hangi mercie başvurulacağı, hak sahiplerinin nasıl bir araya getirileceği ve hangi kalemlerin talep edileceği.
- Olayın hangi sorumluluk rejimlerine girdiğinin (trafik, iş kazası, idari kusur) baştan ayrıştırılması.
- Hak sahiplerinin belirlenmesi; karine kapsamında olanlar ile ispat yükü taşıyanların ayrılması.
- Kaza ve poliçe tarihine göre uygulanacak kuralların tespiti.
- Talebin yöneltileceği muhatapların ve görevli mercilerin belirlenmesi.
- Sigortacıya usulüne uygun başvurunun yapılması ve belgelenmesi.
- Ceza dosyasının takibi ve kusur tespitinin tazminat dosyasına yansıtılması.
- Aktüerya hesap raporunun yaşam tablosu, aktif/pasif dönem, gelir ve pay dağılımı yönünden denetlenmesi.
- Zamanaşımı süresinin ceza zamanaşımı da gözetilerek hesaplanması.
- Ölümlü kazadan doğan diğer kalemlerin ayrıca değerlendirilmesi.
Bir ölümlü kaza dosyası, muhatabına göre birden fazla yargı koluna dağılabilir. Bu nedenle dosyanın ilk analizinde bütün sorumluluk ilişkilerinin birlikte görülmesi, sonradan telafisi güç hak kayıplarını önler. Poliçe kapsamına ilişkin uyuşmazlıklar için sigorta hukuku avukatı sayfamız da incelenebilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Destekten yoksun kalma tazminatı nedir?
Haksız bir fiil sonucu hayatını kaybeden kişinin sağlığında düzenli olarak desteklediği kimselerin, bu desteği yitirmeleri nedeniyle uğradıkları zararın karşılanmasıdır. Türk Borçlar Kanunu'nun 53. maddesinde ölüm hâlinde uğranılan zararlar arasında sayılmıştır. Ölenin değil, geride kalanın kendi zararını karşılar.
Kimler destekten yoksun kalma tazminatı alabilir?
Ölenin desteğinden yararlanan herkes talep edebilir. Anne, baba, eş ve çocuklar bakımından destek ilişkisi karine olarak kabul edilir ve ayrıca ispat gerekmez. İmam nikâhlı eş, nişanlı, kardeş, kayınvalide gibi kişiler ise düzenli destek gördüklerini ispatlamak zorundadır.
Mirasçı olmayan tazminat alabilir mi?
Evet. Destekten yoksun kalma tazminatı mirasçılık sıfatına bağlı değildir; hak sahibinin şahsında doğrudan doğan bağımsız bir haktır. Akrabalık bağı bulunmayan kişiler dahi ölenin düzenli desteğinden yararlandıklarını ispatladıklarında talepte bulunabilir.
Anne ve baba tazminat alabilir mi?
Evet. Anne ve baba bakımından destek ilişkisi karine olarak kabul edilir; ayrıca ispat aranmaz. Ölenin kaza tarihinde geliri bulunmasa dahi, ileride anne babasına destek olacağının kabulüyle farazi destek üzerinden hesaplama yapılabilir.
Kardeş destekten yoksun kalma tazminatı alabilir mi?
Kardeşlerin birbirine bakım yükümlülüğü kural olarak bulunmadığından destek ilişkisi ayrıca ispatlanmalıdır. Yargıtay uygulamasında kardeşler arasında destek ilişkisinin kabulü için ölenin refah içinde, talep edenin ise zaruret içinde bulunması aranmaktadır.
İmam nikâhlı eş tazminat alabilir mi?
Evet, birlikte yaşama ve düzenli yardım ilişkisini ispatlaması şartıyla. Yargıtay uygulamasında desteklik ilişkisinde resmî evlilik şartının bulunmadığı; belirleyici olanın yardımın eylemli ve düzenli olması olduğu kabul edilmektedir. Aynı ölçüt nişanlı bakımından da uygulanır.
Çocuklar kaç yaşına kadar destek görmüş sayılır?
Destek süresi çocuğun yaşı ve eğitim durumuna göre belirlenir. Eğitimin devam ettiği veya devam edeceğinin anlaşıldığı hâllerde süre eğitimin sonuna kadar uzatılabilir. Sabit bir yaş sınırından söz etmek yerine, somut olayın koşulları değerlendirilir.
Farazi destek nedir?
Ölüm anında henüz başlamamış olmakla birlikte, hayatın olağan akışına göre ileride yapılacağı muhakkak olan yardımdır. Henüz çalışmayan bir çocuğun ileride anne babasına destek olacağının kabulü buna örnektir. Yargıtay uygulamasında farazi destek de tazminat hesabına esas alınır.
Gerçek destek nedir?
Ölüm anında fiilen sağlanmakta olan yardımdır. Bu yardımın parasal olması zorunlu değildir; eylemli ve düzenli olarak yapılan hizmet edimleri de destek sayılır. Ev işlerinin görülmesi veya bakım sağlanması bu kapsamdadır.
Destekten yoksun kalma tazminatı nasıl hesaplanır?
Ölenin bakiye ömrü belirlenir, bu süre aktif ve pasif dönemlere ayrılır ve her yıl için elde edeceği varsayılan gelir hesaplanır. Gelirden ölenin kendisine ayıracağı pay düşülür, ölenin kusur oranında indirim yapılır ve kalan tutar hak sahipleri arasında garameten paylaştırılır. Hesap aktüerya bilirkişisi tarafından yapılır.
Aktif dönem ve pasif dönem nedir?
Aktif dönem, kaza tarihinden emeklilik yaşına kadar olan çalışma süresidir ve bu dönem için ölenin son kazancı esas alınır. Pasif dönem ise emeklilikten bakiye ömrün sonuna kadar olan süredir; bu dönem için kural olarak asgari ücret düzeyinde gelir varsayılır. Pasif dönemin hesaba katılmaması tazminatı önemli ölçüde düşürür.
TRH 2010 nedir, PMF 1931 tablosu hâlâ kullanılır mı?
TRH 2010, ülkemize özgü verilerle hazırlanan güncel ulusal mortalite (yaşam) tablosudur ve bakiye ömrün belirlenmesinde esas alınır. PMF 1931 tablosu ise 1931 yılına ait eski verilere dayandığından bugün beklenen tablo değildir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/8222 E., 2025/13810 K. sayılı kararında TRH 2010 tablosunun kullanılmasını yerinde bulmuş; buna karşılık hesapta yüzde 1,8 teknik faiz uygulanmasını ve devre başı ödemeli belirli süreli rant yöntemini hatalı saymış, teknik faiz uygulanmadan progresif rant formülüyle hesap yapılması gerektiğini belirtmiştir. Bilirkişi raporunda hem yaşam tablosu hem de teknik faiz kontrol edilmelidir.
Garameten paylaşım nedir?
Hesaplanan tazminatın, ölenin hayatta olsaydı her bir hak sahibine ne oranda destek olacağı varsayımına göre paylaştırılmasıdır. Örneğin eş, iki çocuk ile anne ve babanın bulunduğu bir dosyada tazminat paylara bölünerek dağıtılır. Pay oranları hak sahiplerinin yaşı, ihtiyaç durumu ve ölenle ilişkisine göre belirlenir.
Ölen kişinin geliri yoksa tazminat alınabilir mi?
Evet. Geliri tespit edilemeyen kişilerde asgari ücret düzeyinde bir gelir varsayılarak hesaplama yapılır. Ev emeği harcayan kişilerde hizmet ediminin ekonomik karşılığı değerlendirilir. Öğrencilerde ise mezuniyet sonrası meslek hayatına başlayacağı dönemde elde edebileceği ücret dikkate alınır.
Ölenin kusurlu olması tazminata engel mi?
Kusur, tazminattan indirim sebebidir. Hesaplanan tutardan ölenin kusuru oranında indirim yapılır; kısmi kusurda talep tamamen ortadan kalkmaz, kusur oranı düşülerek kalan kısım ödenir. Ölenin kusurunun tamamı kendisine ait olduğunda ise sigortacıya karşı talep sonuç vermez: KTK m.92/(j) bu talebi teminat dışında bırakır. Buna karşılık sınır sigortacıya karşıdır; kusur oranına itiraz, kazadaki diğer sorumlular (yol idaresi, üretici, üçüncü kişi), poliçedeki ferdi kaza teminatı ve manevi tazminat yolu açık kalır.
Tek taraflı ölümlü kazada tazminat alınabilir mi?
Kaza tarihine göre değişir. 09.06.2021 tarihinden önceki kazalarda destekten yoksun kalanların üçüncü kişi sayıldığı ve ölenin kusurunun onlara yansıtılamayacağı yönünde kararlar verilmiştir. Bu tarihte yürürlüğe giren 7327 sayılı Kanunla KTK m.92'ye eklenen (j) bendi ise destek şahsının kusuruna denk gelen tazminat taleplerini zorunlu mali sorumluluk sigortasının kapsamı dışına çıkarmıştır. Bugün tam kusurlu sürücünün yakınları bu talebi sigortacıya yöneltemez; ancak sınır yalnızca sigortacıya karşıdır. Kusur oranına itiraz, kazadaki diğer sorumlular, poliçedeki ferdi kaza teminatı ve sosyal güvenlik hakları ayrıca değerlendirilir. Araçta yolcu olarak bulunup vefat eden kişilerin yakınları bakımından bu sınır işlemez.
İş kazasında destekten yoksun kalma tazminatı nasıl istenir?
İş kazası sonucu ölümde talep işverene yöneltilir ve dava iş mahkemesinde açılır; bu davalar arabuluculuk dava şartından istisnadır (7036 sayılı Kanun m.3/3). İşverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerine uyup uymadığı incelenir. SGK tarafından hak sahiplerine bağlanan gelirlerin peşin sermaye değeri hesaplanan tazminattan mahsup edilir; ancak TBK m.55/1 uyarınca rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri indirilemez. Kaza aynı zamanda trafik kazası niteliğindeyse iki sorumluluk rejimi birlikte işler.
Destekten yoksun kalma tazminatı kimden istenir?
Kusurlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısından poliçe limiti dâhilinde, ayrıca kusurlu sürücü ve araç işleteninden istenebilir. İhtiyari mali mesuliyet veya ferdi kaza sigortası gibi ek teminatlar varsa bunlara da başvurulur. Yol yapım veya bakım kusuru varsa ilgili idare, olay iş kazası niteliğindeyse işveren de sorumlular arasındadır.
Aracın sigortası yoksa ne olur?
Kaza yapan aracın tespit edilememesi, sigortasının bulunmaması veya çalıntı olması hâlinde Güvence Hesabına başvurulabilir. Güvence Hesabı bu hâllerde bedeni zararları zorunlu mali sorumluluk sigortasının kaza tarihindeki limitleri dâhilinde karşılar; maddi hasarlar kural olarak kapsam dışındadır.
Destekten yoksun kalma davası hangi mahkemede açılır?
Talebin kime yöneltildiğine göre değişir. Yalnızca sigorta şirketine yöneltiliyorsa asliye ticaret mahkemesi veya Sigorta Tahkim Komisyonu; sigorta şirketi ile sürücü/işletene birlikte yöneltiliyorsa asliye ticaret mahkemesi; yalnızca sürücü ve işletene yöneltiliyorsa asliye hukuk mahkemesi görevlidir. İş kazasında iş mahkemesi, yolun yapım veya bakımındaki kusurda idare mahkemesi devreye girer. Aracın kamu kurumuna ait olması sonucu değiştirmez: KTK m.110/1 uyarınca kamu araçlarının sebep olduğu zararlara ilişkin davalar da adli yargıda görülür.
Destekten yoksun kalma tazminatında zamanaşımı kaç yıldır?
Trafik kazasında kural, zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren iki yıl ve her hâlde kaza gününden itibaren on yıldır (KTK m.109/1). Ancak olay cezayı gerektiren bir fiilden doğduğunda ceza kanunundaki daha uzun süre uygulanır. Ölümlü kazada bu süre on beş yıldır: taksirle öldürmenin cezası iki yıldan altı yıla kadar hapistir (TCK m.85/1) ve dava zamanaşımı cezanın üst sınırına göre belirlendiğinden TCK m.66/1-d uygulanır. Süre iş kazası kaynaklı ölümlerde de aynıdır. Sigortacıya karşı da aynı süre işler; ayrıca tazminat yükümlüsüne karşı kesilen zamanaşımı sigortacıya karşı da kesilmiş sayılır (KTK m.109/3).
Sakatlık hâlinde bu dava açılabilir mi?
Hayır. Destekten yoksun kalma tazminatının koşulu ölümdür. Yaralanma veya sakatlık hâlinde zarar gören kişi kendi maddi ve manevi tazminatını talep eder. Ağır bedensel zarar hâllerinde yakınların manevi tazminat talep etmesi ise mümkündür.
Ölenin borçlarının olması tazminata engel mi?
Hayır. Tazminat terekeye aktif olarak dâhil olan bir alacak değildir; hak sahibinin şahsında doğar. Bu nedenle ölenin borçlarından mahsup edilemez ve mirasçıların terekeyi reddetmiş olması hakkı ortadan kaldırmaz.
Destekten yoksun kalma tazminatı belirsiz alacak davası olarak açılabilir mi?
Hayır. Belirsiz alacak davasını düzenleyen HMK m.107, 16.07.2026 tarihli 7589 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmıştır. Dava bugün kısmi dava olarak açılır. Aynı Kanunla HMK m.109'a eklenen dördüncü fıkra uyarınca talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere ve iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir; zamanaşımı artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır.
Destekten yoksun kalma tazminatı ne kadar?
Sabit bir tutar yoktur; tazminat ölenin yaşına, gelirine, kusur oranına ve hak sahibi sayısına göre hesaplanır. Sigortacıya karşı talepte üst sınırı poliçe limiti belirler: 2026 yılı poliçelerinde zorunlu mali sorumluluk sigortasının sakatlanma ve ölüm teminatı kişi başına 3.600.000 TL'dir. Hangi yılın limitinin uygulanacağını kaza tarihi belirler. Limiti aşan kısım kusurlu sürücü ve işletenden istenir.
Destekten yoksun kalma tazminatında arabuluculuk zorunlu mu?
Talebin kime yöneltildiğine bağlıdır. Sigorta şirketi davalı gösterilecekse uyuşmazlık ticari dava niteliğinde olduğundan arabuluculuk dava şartıdır. Yalnızca sürücü ve işletene karşı açılan davada arabuluculuk aranmaz. İş kazasından doğan maddi ve manevi tazminat davaları ise 7036 sayılı Kanun m.3/3 ile dava şartı arabuluculuktan açıkça istisna tutulmuştur. Ayrıca sigortacıya karşı dava açmadan önce KTK m.97 uyarınca yazılı başvuru yapılması ve 15 günlük sürenin beklenmesi gerekir.
Destekten yoksun kalma tazminatında faiz ne zaman başlar?
Türk Borçlar Kanunu m.55'e 16.07.2026 tarihli 7589 sayılı Kanunla eklenen fıkra faiz başlangıcını ikiye ayırmıştır: destekte bulunan kişinin kazancının bilindiği döneme ilişkin tazminata haksız fiilin meydana geldiği tarihten, kazancın bilinemediği döneme ilişkin tazminata ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilir. Ayrıca tahkikat başlayıncaya kadar ifa amacıyla ödenen bedel, tazminattan oransal olarak mahsup edilir.
Ölümlü trafik kazası tazminat davası ne kadar sürer?
Süreyi belirleyen esas unsur alınan rapor sayısıdır: kusur raporu, gerekiyorsa maluliyet raporu ve aktüerya hesap raporu ayrı ayrı alınır, her biri itiraz ve çoğu kez ek rapor süreci doğurur. Dava öncesinde sigortacıya başvuru ve gerekiyorsa arabuluculuk süreci de işler. 2026 değişikliğiyle HMK m.147'ye eklenen fıkra uyarınca duruşmalar arasındaki süre kural olarak üç ayı geçemez; hâkim yalnızca bilirkişi incelemesinin uzaması gibi zorunlu hâllerde gerekçe göstererek daha uzun süre belirleyebilir.
Destekten yoksun kalma tazminatı hesaplama programı güvenilir mi?
Bu araçlar yalnızca büyüklük hakkında fikir verir; dosyaya sunulacak talep tutarı olarak kullanılamaz. Gerçek hesap yıl yıl kurulan bir modeldir: bakiye ömür TRH 2010 tablosuna göre belirlenir, süre aktif ve pasif dönem olarak ayrılır, her yıl için varsayılan gelir hesaplanır, ölenin kendi payı düşülür, kusur indirimi yapılır ve kalan tutar hak sahipleri arasında garameten paylaştırılır. Adımlardan birindeki tek bir kabul değişikliği sonucu ciddi biçimde değiştirir.
Bilirkişi hesap raporuna nasıl itiraz edilir?
İtiraz süresi içinde yazılı olarak ve somut, hesaba dönük biçimde yapılır. Denetlenmesi gereken noktalar şunlardır: bakiye ömür TRH 2010 tablosuna göre mi belirlenmiş; hesapta teknik faiz uygulanmış mı; progresif rant formülü mü kullanılmış; pasif dönem hesaba katılmış mı; gelir bordro ve SGK kayıtlarına göre mi belirlenmiş; kusur oranı kusur raporuyla uyumlu mu; hak sahiplerinin tamamı hesaba dâhil edilmiş mi; iş kazasında yalnızca rücu edilebilen SGK ödemeleri mi mahsup edilmiş.
Sigorta şirketiyle anlaşıp ibraname imzaladım, yine de dava açabilir miyim?
Karayolları Trafik Kanunu m.111 uyarınca bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar ise yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir; bu süre tazminat zamanaşımından ayrıdır. Ayrıca destekten yoksun kalma tazminatı her hak sahibinin kendi şahsında doğduğundan, bir kişinin imzaladığı ibraname diğer hak sahiplerini bağlamaz.
Emekli birinin ölümünde destekten yoksun kalma tazminatı alınır mı?
Evet. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2013/1800 E., 2014/2921 K. sayılı kararında, 86 yaşındaki SGK emeklisi bir desteğin ölümünde yerel mahkemenin talebi reddetmesini bozmuştur. Karara göre emekli olmak ve hak sahiplerine rücu edilemeyen ölüm aylığı bağlanmış olması talebe engel değildir; ayrıca destek emekli de olsa yaşına göre asgari ücret seviyesinde ek gelir elde edeceğinin kabulü gerekir. Eylemli ve düzenli hizmet edimleri de destek sayıldığından, parasal katkının bulunmaması tek başına ret sebebi olmaz.
Ölenin tedavi giderlerini kim öder?
Trafik kazası nedeniyle sunulan sağlık hizmeti bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır. KTK m.98 uyarınca sigorta şirketlerinin ve Güvence Hesabının bu kapsamdaki sorumluluğu sona ermiştir. Buna karşılık tedavi sürecinde ortaya çıkan bakıcı giderleri sağlık giderleri teminatı kapsamında sigorta şirketinden istenebilir. Cenaze ve defin giderleri ise ayrı bir kalem olarak talep edilir.
Destekten yoksun kalma avukatı ücreti nasıl belirlenir?
Ücret, dosyanın kapsamına ve sunulacak hizmetin niteliğine göre taraflarca serbestçe kararlaştırılır. Avukatlık Kanunu uyarınca sözleşmeyle kararlaştırılan ücret dava konusu değerin %25'ini aşamaz; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesindeki tutarların altında da ücret belirlenemez. Bu dosyalar birden fazla hak sahibi ve muhatap içerebildiğinden kapsam belirgin şekilde değişir.
- Trafik Kazası Avukatı Kaza sonrası sürecin bütünü: kusur, başvuru, tazminat kalemleri ve ceza boyutu
- Sigorta Hukuku Avukatı Poliçe kapsamı, teminat dışılık, tahkim ve görevli mahkeme
- Araç Değer Kaybı Avukatı Onarım sonrası ikinci el değerindeki kalıcı düşüş
- Araç Hasar Farkı Tazminatı Orijinal parça, KDV ve iskonto farkı: eksik ödenen kısım
- Araç Mahrumiyet Bedeli Avukatı Aracın tamirde kaldığı süredeki kullanım kaybı
- Ticari Kazanç Kaybı Tazminatı Gelir getiren araçlarda elde edilemeyen kazanç
- Ankara Tazminat Avukatı Tazminat hukukunun genel çerçevesi ve dava usulü
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.53 — Ölüm hâlinde uğranılan zararlar: cenaze giderleri, tedavi giderleri ve destekten yoksun kalanların kayıpları.
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.55 — Destekten yoksun kalma ve bedensel zararların hesaplanması; sosyal güvenlik ödemelerinin dikkate alınması.
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.72 — Haksız fiilde zamanaşımı: 2 yıl / 10 yıl; fiil suç oluşturuyorsa uzamış ceza zamanaşımı uygulanır.
- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.85 — İşletenin ve araç işleticisinin sorumluluğu.
- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.91 — Zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırma yükümlülüğü.
- 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m.14 — Güvence Hesabı; sigortası bulunmayan, tespit edilemeyen veya çalıntı araç hâlleri.
- 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.164 — Avukatlık ücreti; sözleşmeyle kararlaştırılan ücretin dava değerinin %25'ini aşamayacağı.
- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.86 — İşletenin sorumluluktan kurtulması: mücbir sebep, zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusuru.
- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.92 — Zorunlu mali sorumluluk sigortası dışında kalan hususlar; (f) manevi tazminat, (j) destek şahsının kusuruna denk gelen talepler.
- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.97 — Dava veya tahkim öncesi sigorta kuruluşuna yazılı başvuru ve on beş günlük cevap süresi.
- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.98 — Trafik kazası sağlık hizmeti bedellerinin SGK tarafından karşılanması; sigorta şirketi ve Güvence Hesabı sorumluluğunun sona ermesi.
- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.99 — Belgelerin iletilmesinden itibaren sekiz iş günü içinde ödeme yükümlülüğü.
- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.109 — Zamanaşımı: iki yıl / kaza gününden on yıl; cezayı gerektiren fiilde uzamış süre; çapraz kesilme.
- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.110 — Kamu araçları dâhil sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesi; kaza yeri ve acente yeri mahkemelerinin yetkisi.
- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.111 — Sorumluluğu kaldıran anlaşmaların geçersizliği; yetersiz veya fahiş anlaşmaların iki yıl içinde iptali.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.107 (Mülga: 16/7/2026-7589/19 md.) — Belirsiz alacak davası yürürlükten kaldırılmıştır.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.109/4 (Ek: 16/7/2026-7589/20 md.) — Kısmi davada talebin bir defaya mahsus artırılması; zamanaşımının artırılan kısım bakımından dava tarihinden kesilmesi.
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/3 — İş kazasından doğan maddi ve manevi tazminat davalarının dava şartı arabuluculuktan istisna tutulması.
- Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik (RG 12.06.2026-33278) — A.5 maddesinin yeniden yazılması ve Ek-1, Ek-2, Ek-3, Ek-7'nin yürürlükten kaldırılması; yürürlük 1 Temmuz 2026.
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2011/17-142 E., 2011/411 K., 15.06.2011 — Destekten yoksun kalanların üçüncü kişi sıfatı ve ölenin kusurunun onlara yansıtılamayacağı.
- Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, 2016/9656 E., 2017/6875 K., 19.06.2017 — Tek taraflı kazada tam kusurlu ölen sürücünün yakınlarının sigortacıya karşı talebi (2021 öncesi kaza).
- Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 2025/8222 E., 2025/13810 K., 08.10.2025 — TRH 2010 yaşam tablosunun kullanılması; teknik faiz uygulanmadan progresif rant formülüyle hesap yapılması.
- Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, 2013/1800 E., 2014/2921 K., 03.03.2014 — Hizmet edimlerinin destek sayılması; emekli desteğin pasif dönem geliri; rücu edilemeyen ölüm aylığının talebe engel olmaması.
- Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, 2014/10266 E., 2015/5025 K., 30.03.2015 — Destek kavramının eylemli bir durumu ifade etmesi; resmî nikâhı bulunmayan eşin tazminat talep edebilmesi.
- Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, 2016/359 E., 2016/759 K., 21.01.2016 — Kardeşler arasında destek ilişkisinin kabulü için ölenin refah, talep edenin zaruret içinde bulunması.
- Anayasa Mahkemesi, E.2019/40, K.2020/40, 17.07.2020 — KTK m.92/(i) bendinin iptali: teminat sınırının genel şartlara bırakılamayacağı.
Destekten yoksun kalma dosyanız için hukuki destek
Ölümlü bir kaza dosyası, muhatabına göre birden fazla yargı koluna dağılabilir; hak sahiplerinin ayrı ayrı dava açması ise pay hesabını bozar. Kaza tarihinin, poliçenin ve hak sahibi yapısının birlikte değerlendirilmesi için dosyanızı görüşmek üzere iletişime geçebilirsiniz.
Yasal uyarı: Bu sayfada yer alan içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya avukatlık hizmeti niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık somut olayın kendine özgü koşullarına göre ayrıca değerlendirilmelidir. Mevzuat ve uygulama değişebileceğinden, işlem yapmadan önce güncel durumun bir avukata danışılarak teyit edilmesi önerilir.