Ankara İş Kazası Avukatı
İş kazası dosyaları, tek bir davadan ibaret değildir. Aynı olay; Sosyal Güvenlik Kurumu nezdinde bir tahkikat süreci, cumhuriyet başsavcılığında bir ceza soruşturması, iş mahkemesinde bir tazminat davası ve bazen Kurumun işverene açtığı ayrı bir rücu davası doğurur. Bu süreçler birbirini besler: ceza dosyasında alınan kusur raporu tazminat davasını, SGK'nın bağladığı gelir ise hesaplanacak tutarı doğrudan etkiler.
Bu nedenle bir Ankara iş kazası avukatının işi, dava dilekçesi yazmakla başlamaz. Kazanın SGK'ya bildirilip bildirilmediği, olayın iş kazası olarak nitelendirilip nitelendirilmediği, maluliyet oranının hangi yönetmeliğe göre belirleneceği ve kusur incelemesinin hangi dosyada yapıldığı, tazminatın miktarını belirleyen asıl unsurlardır.
Bu rehberde iş kazası sürecinin tamamı ele alınmaktadır: hangi olayların iş kazası sayıldığı, kaza sonrası izlenmesi gereken adımlar, işverenin sorumluluğunun sınırları, talep edilebilecek tazminat kalemleri, SGK ödeneklerinin tazminattan mahsubu, maluliyet tespiti, zorunlu arabuluculuğun neden bu davalarda aranmadığı, zamanaşımı süreleri, rücu davaları ve Ankara'da görevli mahkemeler.
- İş kazası yalnızca işyerinde olan olay değildir; servis aracıyla gidiş-geliş ve görevli olarak dışarıda geçen süreler de kapsamdadır.
- SGK olayı iş kazası saymazsa, tazminat davasından önce iş kazasının tespiti davası açılması gerekir.
- İş kazasından doğan maddi ve manevi tazminat davaları zorunlu arabuluculuk kapsamı dışındadır; doğrudan dava açılır.
- SGK'nın bağladığı sürekli iş göremezlik gelirinin peşin sermaye değeri, işverenden istenecek maddi tazminattan mahsup edilir.
- Raporlu dönemde ücreti kural olarak işveren değil, SGK geçici iş göremezlik ödeneği olarak karşılar.
- İşçinin kendi kusuru talebi ortadan kaldırmaz; tazminattan indirim sebebidir.
- Zamanaşımı kural olarak on yıldır; fiil suç oluşturuyorsa ceza zamanaşımı uygulanarak süre uzayabilir.
Ankara İş Kazası Avukatı Ne Yapar?
Türk hukukunda resmî bir branşlaşma bulunmadığından "iş kazası avukatı" mevzuatta tanımlı bir unvan değil, uygulamada yerleşmiş bir adlandırmadır. Bu dosyaları düzenli olarak takip eden avukatlar için kullanılır. Ankara iş kazası avukatı arayışındaki bir kişi için asıl ölçüt de unvan değil, sürecin nasıl kurulduğudur.
İlk aşama olayın nitelendirilmesidir: yaşanan olay 5510 sayılı Kanun anlamında iş kazası mıdır, SGK'ya bildirim yapılmış mıdır, Kurum tahkikatı hangi aşamadadır? Bu sorular yanıtlanmadan açılan dava, çoğu zaman bekletici mesele nedeniyle uzar.
İkinci aşama sorumluların tespitidir. Muhatap yalnızca işveren olmayabilir: alt işveren ilişkisi varsa asıl işveren, kazaya üçüncü bir kişinin kusuru karışmışsa o kişi, kaza aynı zamanda trafik kazası ise sigorta şirketi de sorumluluk kapsamına girer.
Üçüncü aşama delil ve rapor yönetimidir. Kusur oranı, ceza soruşturmasındaki bilirkişi raporu ve SGK tahkikat raporu üzerinden şekillenir; maluliyet oranı ise Adli Tıp değerlendirmesiyle belirlenir. Bu raporlara süresinde ve gerekçeli itiraz edilmesi, tazminat tutarını doğrudan etkiler.
Dördüncü aşama davanın kurulmasıdır: talep kalemlerinin belirlenmesi, dava türünün seçimi, SGK ödeneklerinin mahsubunun hesaba katılması ve husumetin doğru yöneltilmesi. Son aşama, kararın icra yoluyla tahsilidir.
Not: İş kazası davalarında avukatla temsil zorunlu değildir; dava işçi ya da yakınları tarafından da açılabilir. Hukuki desteğin farkı, usul hatalarının ve süre kayıplarının önlenmesi ile zararın eksiksiz hesaplanmasıdır.
İş Kazası Nedir, Hangi Olaylar Kapsamdadır?
İş kazası, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13. maddesinde tanımlanmıştır. Tanımın en çok yanlış bilinen yönü, iş kazasının yalnızca işyeri sınırları içinde gerçekleşen olaylarla sınırlı sanılmasıdır.
| Hâl | Örnek |
|---|---|
| Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada | Üretim bandında, şantiyede, ofiste meydana gelen olaylar |
| İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle | İşyeri dışında iş görülürken yaşanan olaylar |
| Görevli olarak başka bir yere gönderilme nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda | Şehir dışı görevlendirmede, yolda ya da konaklamada |
| Emziren kadın sigortalının süt izni sırasında | Süt izni için ayrılan zaman diliminde |
| İşverence sağlanan taşıtla işin yapıldığı yere gidiş-geliş sırasında | Servis aracıyla seyahat esnasında |
Olayın sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getirmesi yeterlidir. "Sonradan" ifadesi önemlidir: kaza anında hafif görünen bir yaralanmanın zamanla kalıcı sonuç doğurması hâlinde de iş kazası söz konusudur.
Kendi nam ve hesabına bağımsız çalışanlar bakımından da yürütülen iş nedeniyle meydana gelen olaylar bu kapsamdadır. Meslek hastalıkları ise ayrı bir kategori oluşturur; sigortalının çalıştığı işin niteliğinden kaynaklanan geçici veya sürekli hastalık ve engellilik hâlleri, iş kazasıyla benzer sonuçlar doğurur.
Kaza Sonrası İzlenmesi Gereken Adımlar
İş kazası dosyalarında delillerin büyük bölümü ilk günlerde oluşur. Bu aşamada yapılan ya da yapılmayan işlemler, yıllar sonra görülecek davanın sonucunu belirler.
- Sağlık müdahalesi ve kayıt. Öncelik tedavidir; ancak başvurunun sağlık kuruluşunda "iş kazası" olarak kaydedilmesi, sonraki tüm süreç için belirleyicidir.
- Kolluğa bildirim. Olayın resmî kayda girmesi, ceza soruşturmasının ve olay yeri incelemesinin başlaması anlamına gelir.
- SGK bildirimi. İş kazasının Kuruma bildirilmesi işverenin yükümlülüğüdür. İşveren bildirmezse, sigortalı ya da yakınları da bildirimde bulunabilir.
- Kaza tutanağı ve tanıklar. İşyerinde tutulan tutanağın içeriği ile tanıkların kimlik bilgileri kayıt altına alınmalıdır.
- Görüntü ve kayıtlar. Kamera kayıtları, vardiya çizelgeleri, iş sağlığı ve güvenliği eğitim belgeleri ile kişisel koruyucu donanım teslim tutanakları talep edilmelidir.
- Tedavi belgeleri. Epikriz, ameliyat notları, görüntüleme sonuçları ve kontrol raporları eksiksiz saklanmalıdır; maluliyet değerlendirmesi bu belgeler üzerinden yapılır.
Dikkat: Kaza sonrası işveren tarafından sunulan tutanak ya da "olayın iş kazası olmadığına" ilişkin beyan içeren belgeler imzalanmadan önce içeriği okunmalıdır. Bu belgeler ilerleyen aşamada Kurum tahkikatında ve yargılamada delil olarak kullanılır.
SGK Olayı İş Kazası Saymazsa: Tespit Davası
Bildirim yapıldıktan sonra olayın iş kazası kapsamında olup olmadığı Kurum denetmenlerince incelenir. İnceleme sonucunda olay iş kazası olarak kabul edilirse, doğrudan işveren aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açılabilir.
Kurum olayı iş kazası saymazsa süreç değişir: önce iş kazasının tespiti davası açılması gerekir. Bu dava, sonraki tazminat davasının hukuki temelini oluşturur. Dava işverene karşı açılır ve kamu düzenine ilişkin olduğundan Sosyal Güvenlik Kurumu'na ihbar edilir; Kurum davaya feri müdahil olarak katılır.
Tespit davasının sonucu beklenmeden açılan tazminat davasında mahkeme çoğu zaman bu dosyayı bekletici mesele yapar. Bu nedenle iki davanın sırası ve zamanlaması, sürecin uzunluğunu doğrudan etkiler.
Aynı mantık meslek hastalığı iddiaları için de geçerlidir: hastalığın çalışılan işten kaynaklandığının tespiti, tazminat talebinin ön koşuludur.
İşverenin Sorumluluğu ve Kusurun Belirlenmesi
İşverenin iş kazasından doğan sorumluluğu, iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği üzerinden değerlendirilir. 6331 sayılı Kanun uyarınca işveren; risk değerlendirmesi yapmak, çalışanı eğitmek, gerekli koruyucu donanımı sağlamak ve denetim yükümlülüğünü yerine getirmekle görevlidir.
Bu yükümlülükler yalnızca belge düzeyinde değil, fiilen yerine getirilmiş olmalıdır. İmzalanmış bir eğitim katılım formu, eğitimin gerçekten verildiğini tek başına ispatlamaz; uygulamada denetim kayıtları ve çalışma düzeni birlikte değerlendirilir.
| Kaynak | Ne zaman oluşur? | Etkisi |
|---|---|---|
| SGK iş kazası tahkikat raporu | Bildirimden sonra, Kurum denetmenlerince | Olayın niteliği ve tarafların kusur durumu |
| Ceza soruşturmasındaki bilirkişi raporu | Savcılık soruşturması sırasında | Kusur dağılımı; hukuk davasında güçlü delil |
| Hukuk davasındaki bilirkişi kurulu raporu | Yargılama sırasında | Nihai kusur oranı ve hesap |
| Adli Tıp maluliyet raporu | Tedavi tamamlandıktan sonra | Sürekli iş göremezlik oranı |
İşçinin kendi kusurunun bulunması talep hakkını ortadan kaldırmaz; hesaplanan tazminattan kusuru oranında indirim yapılmasına yol açar. Buna karşılık kaçınılmazlık faktörü de gündeme gelebilir: olayın tarafların kusurundan bağımsız biçimde gerçekleştiği kabul edilen kısım, tazminat hesabında ayrıca değerlendirilir.
Alt işveren ilişkisinin bulunduğu dosyalarda asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı birlikte sorumludur; dolayısıyla dava her ikisine birden yöneltilebilir.
Talep Edilebilecek Tazminat Kalemleri
İş kazasından doğan talepler, kazanın sonucuna ve talep sahibinin sıfatına göre ayrışır.
| Sonuç | Talep sahibi | Kalemler |
|---|---|---|
| Yaralanma / maluliyet | İşçi | Sürekli iş göremezlik tazminatı · geçici iş göremezlik döneminden doğan kayıplar · tedavi giderleri · bakıcı gideri · ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar · manevi tazminat |
| Ağır bedensel zarar | İşçi ve yakınları | Yukarıdakilere ek olarak yakınların manevi tazminatı (TBK m.56) |
| Ölüm | Destek görenler ve yakınlar | Destekten yoksun kalma tazminatı · cenaze giderleri · ölüme kadar geçen sürede doğan tedavi, bakıcı ve kazanç kayıpları · manevi tazminat |
Destekten yoksun kalma tazminatını talep edebilecek kişiler mirasçılarla sınırlı değildir. Ölen kişinin fiilen destek olduğu ve yaşasaydı destek olmaya devam edeceği anlaşılan kişiler de bu talebi ileri sürebilir. Ayrıntılı inceleme için destekten yoksun kalma tazminatı sayfası incelenebilir.
Kaza aynı zamanda trafik kazasıysa: Servis aracıyla ya da iş aracıyla yaşanan olaylarda tek bir kaza iki ayrı sorumluluk rejimi doğurur. İşverene karşı iş mahkemesinde tazminat davası açılırken, kusurlu aracın zorunlu trafik sigortasına ve sürücü ile işletene karşı da talepte bulunulabilir. Bu dosyalarda muhatap ve mahkeme ayrımının doğru kurulması gerekir; ayrıntılar için trafik kazası avukatı ve sigorta hukuku sayfalarına bakılabilir.
İş kazası dosyanızda süreler işliyor
SGK tahkikatı, ceza soruşturması ve tazminat davası birbirini etkiler. Hangi adımın ne zaman atılacağı, alınacak sonucu doğrudan belirler.
SGK Ödenekleri ve Peşin Sermaye Değerinin Mahsubu
İş kazası sonrasında Sosyal Güvenlik Kurumu, sigortalıya bir dizi ödeme yapar. Bu ödemeler işverenin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz; ancak hesaplanacak tazminatın belirlenmesinde doğrudan etkilidir.
| Ödeme | Ne zaman yapılır? | Tazminata etkisi |
|---|---|---|
| Geçici iş göremezlik ödeneği | İstirahat raporlu dönemde | Aynı döneme ilişkin kayıp talebinde dikkate alınır |
| Sürekli iş göremezlik geliri | Maluliyet oranı belirlendikten sonra | Peşin sermaye değeri maddi tazminattan mahsup edilir |
| Ölüm geliri (hak sahiplerine) | Ölümlü kazalarda | Destekten yoksun kalma tazminatından mahsup edilir |
| Cenaze ve emzirme yardımı | Şartları oluştuğunda | İlgili kalemde dikkate alınır |
| Tedavi giderleri | Genel sağlık sigortası kapsamında | Karşılanmayan kısım işverenden istenebilir |
Peşin sermaye değerinin mahsubu, uygulamada en çok gözden kaçan hesap kalemidir. Kurumun bağladığı gelirin bugünkü değeri, işverenden istenecek maddi tazminattan düşülür; bu nedenle dava dilekçesindeki talep tutarı belirlenirken bu düşümün öngörülmesi gerekir.
Sık karşılaşılan yanlış: "İşveren, işçi iyileşene kadar maaşını tam ödemek zorundadır." Bu doğru değildir. İstirahatli dönemde gelir kaybı kural olarak SGK'nın geçici iş göremezlik ödeneğiyle karşılanır; işverenin ücret ödeme yükümlülüğü ancak iş sözleşmesi, toplu iş sözleşmesi ya da işyeri uygulaması bunu öngörüyorsa doğar. Buna karşılık işverenin tedavi ve bakım giderlerinden doğan sorumluluğu, kusuru ölçüsünde ayrıca değerlendirilir.
Tazminat Nasıl Hesaplanır?
İş kazası tazminatında maddi ve manevi kalemler tamamen farklı yöntemlerle belirlenir.
Maddi tazminat
Maddi tazminat, aktüerya esaslarına göre hesaplanır. Hesaba giren başlıca veriler şunlardır: işçinin kaza tarihindeki geliri, yaşı, bakiye ömrü, maluliyet oranı, aktif ve pasif çalışma dönemleri ile tarafların kusur oranları. Ölüm hâlinde bunlara destek payları ve destek görenlerin durumu eklenir.
Bakiye ömür hesabında güncel uygulamada TRH 2010 yaşam tablosu esas alınmaktadır. Hesabın sonucunda bulunan tutardan işçinin kusuru oranında indirim yapılır ve SGK'nın bağladığı gelirin peşin sermaye değeri mahsup edilir.
Aynı ücret ve pozisyondaki iki işçinin tazminatının çok farklı çıkması bu yüzdendir: belirleyici olan ücretten çok maluliyet oranı, kusur dağılımı ve yaştır.
Manevi tazminat
Manevi tazminat hesapla değil, hâkimin takdiriyle belirlenir. Türk Borçlar Kanunu uyarınca hâkim; olayın özelliğini, kusurun ağırlığını, tarafların ekonomik ve sosyal durumunu, duyulan ve ileride duyulacak elem ile ıstırabı gözetir. Ağır bedensel zarar hâllerinde yalnızca işçi değil, yakınları da manevi tazminat talep edebilir.
Talep tutarının gelişigüzel belirlenmemesi gerekir: reddedilen kısım, karşı taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmesine yol açabilir.
Maluliyet Oranının Tespiti ve Uygulanacak Yönetmelik
Sürekli iş göremezlik oranı, yetkili sağlık kuruluşlarının adli tıp birimleri ya da Adli Tıp Kurumu tarafından belirlenir. Burada kritik ayrıntı şudur: uygulanacak mevzuat, raporun düzenlendiği tarihe göre değil, kazanın gerçekleştiği tarihe göre belirlenir.
| Kaza tarihi | Esas alınan düzenleme |
|---|---|
| 2008 öncesi | Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü |
| 2008 – 31.08.2013 | Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği |
| 01.09.2013 – 31.05.2015 | Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği |
| 01.06.2015 – 19.02.2019 | Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik |
| 20.02.2019 sonrası | Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik |
Yanlış yönetmeliğe göre düzenlenen rapor, maluliyet oranını ve dolayısıyla tazminat tutarını doğrudan değiştirir. Bu nedenle rapora yapılacak itirazın ilk kontrol noktası, hangi düzenlemenin esas alındığıdır.
Bir diğer nokta, maluliyet değerlendirmesinin tedavi tamamlandıktan sonra yapılması gerektiğidir. Tedavisi süren bir dosyada erken alınan rapor, kalıcı sonucu yansıtmayabilir.
İş Kazası Davasında Arabuluculuk Zorunlu mu?
İş uyuşmazlıklarında arabuluculuk kuralının tek bir cümleyle özetlenebileceği düşünülür: "iş mahkemesine gitmeden önce arabulucuya gidilir." Bu genelleme yanlıştır ve iş kazası dosyalarında doğrudan sonuç doğurur.
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, işçi-işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talepleri bakımından arabuluculuğu dava şartı hâline getirmiş; ancak iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davalarını bu kapsamın dışında bırakmıştır.
| Talep | Arabuluculuk dava şartı mı? |
|---|---|
| İş kazasından doğan maddi tazminat | Hayır — doğrudan dava açılır |
| İş kazasından doğan manevi tazminat | Hayır |
| Destekten yoksun kalma tazminatı (iş kazası kaynaklı) | Hayır |
| İş kazasının tespiti davası | Hayır |
| SGK'nın rücu davası | Hayır |
| Aynı işçinin kıdem, ihbar ve ücret alacakları | Evet |
Bu ayrımın pratik sonucu şudur: iş kazası geçiren ve sonrasında iş sözleşmesi de sona eren bir işçinin dosyasında iki farklı yol izlenir. Tazminat talebi için doğrudan dava açılabilirken, işçilik alacakları için önce arabulucuya başvurulması gerekir. İş hukukunun genel çerçevesi için Ankara iş hukuku avukatı sayfası incelenebilir.
Meslek Hastalığı: İş Kazasından Farkı
Meslek hastalığı, sigortalının yürüttüğü işin niteliğinden ya da işin yürütüm şartlarından kaynaklanan geçici veya sürekli hastalık ile bedensel ve ruhsal engellilik hâlleridir. Tazminat sonuçları iş kazasıyla büyük ölçüde aynıdır; ancak ispat yapısı belirgin biçimde farklıdır.
| Ölçüt | İş kazası | Meslek hastalığı |
|---|---|---|
| Olayın niteliği | Ani ve dıştan gelen olay | Zamana yayılan maruziyet |
| Tespit | SGK tahkikatı, kolluk ve tanık delilleri | Meslek hastalığı tespiti; yetkili sağlık kuruluşu raporu |
| İspatın odağı | Olayın oluş şekli ve kusur | Hastalık ile iş arasındaki illiyet bağı |
| Süre özelliği | Kaza anı belirlidir | İşten ayrıldıktan sonra da ortaya çıkabilir (yükümlülük süresi) |
| Talep kalemleri | Aynı: iş göremezlik tazminatı, tedavi ve bakım giderleri, manevi tazminat, ölümde destekten yoksun kalma | |
En sık karşılaşılan zorluk, hastalığın işten ayrıldıktan sonra teşhis edilmesidir. Bu hâlde hastalığın çalışılan işten kaynaklandığının ortaya konulması gerekir; mevzuatta öngörülen yükümlülük süreleri içinde başvuru yapılması önem taşır. Gürültüye bağlı işitme kaybı, solunum yolu hastalıkları ve kas-iskelet sistemi rahatsızlıkları uygulamada en çok görülen örneklerdir.
Kurum hastalığı meslek hastalığı saymazsa, iş kazasında olduğu gibi önce tespit davası açılması gerekir. Bir Ankara iş kazası avukatı bu dosyalarda işyeri ortam ölçümlerini, maruziyet sürelerini ve önceki sağlık kayıtlarını birlikte değerlendirir.
Kaza Sonrası İşten Çıkarılma ve Rapor Süresi
İş kazası geçiren işçinin tedavi süreci devam ederken iş sözleşmesinin sona erdirilmesi, uygulamada sıkça karşılaşılan bir durumdur. Bu noktada iki ayrı hukuki sonuç birlikte değerlendirilir.
Birincisi, işverenin sağlık nedenine dayalı fesih hakkı sınırsız değildir. İşçinin istirahatli olduğu dönem, kanunda öngörülen bildirim süresini belirli ölçüde aştığında işverenin haklı nedenle fesih hakkı doğar. Bu sınıra ulaşılmadan yapılan fesih geçersizdir ve şartları varsa işe iade talebine konu olabilir.
İkincisi, feshin geçerli sayıldığı hâllerde dahi işçinin kıdem ve ihbar tazminatı hakkı ayrıca değerlendirilir. Sağlık sebebiyle yapılan fesihte kıdem tazminatı kural olarak ödenir.
Önemli: İş kazası tazminatı ile iş sözleşmesinin sona ermesinden doğan alacaklar birbirinden bağımsızdır. İşten çıkarılmış olmak tazminat hakkını ortadan kaldırmadığı gibi, tazminat davası açmış olmak da işçilik alacaklarını talep etmeye engel değildir. Ancak bu iki talep farklı usullere tabidir: tazminat davası doğrudan açılırken, işçilik alacakları için önce arabulucuya başvurulması gerekir.
Kaza sonrası işçiye imzalatılan ibraname, istifa dilekçesi ya da "olayın iş kazası olmadığına" ilişkin beyan içeren belgeler bu aşamada ayrıca önem kazanır. Bu tür belgeler imzalanmadan önce kapsamının değerlendirilmesi gerekir.
İş Kazasının Ceza Boyutu
İş kazaları, tazminat sorumluluğunun yanında ceza sorumluluğu da doğurabilir. İşverenin kazayı adli birimlere bildirmesi zorunludur; bildirim üzerine soruşturma başlatılır, olay yeri incelemesi yapılır, tanıklar dinlenir ve bilirkişi raporu alınır.
Yaralanmalı olaylarda taksirle yaralama, ölümlü olaylarda taksirle öldürme suçu gündeme gelir. Sorumluluk yalnızca işverene değil; iş güvenliği uzmanına, işyeri hekimine, ustabaşına ya da denetim yükümlülüğü bulunan diğer kişilere de yöneltilebilir. Ayrıca 6331 sayılı Kanun kapsamında idari para cezaları uygulanır.
Ceza dosyasının hukuk davasına etkisi iki yönlüdür. Birincisi, ceza soruşturmasında alınan kusur raporu tazminat davasında güçlü bir delildir. İkincisi, fiilin suç oluşturması hâlinde daha uzun olan ceza zamanaşımı süresi tazminat talebi bakımından da uygulanır. Bu, süresi geçmiş görünen bazı taleplerin aslında hâlâ dava edilebilir olması anlamına gelir.
SGK'nın Rücu Davası ve Zamanaşımı
Sosyal Güvenlik Kurumu, sigortalıya yaptığı ödemeleri kusurlu işverenden ya da üçüncü kişilerden geri isteyebilir. Buna rücu davası denir ve işçinin açtığı tazminat davasından bağımsızdır.
5510 sayılı Kanun'un 93. maddesinin üçüncü fıkrasında bu davaların süresi düzenlenmiştir:
"Kurumca açılacak tazminat ve rücû davaları, on yıllık zamanaşımına tâbidir. Zamanaşımı, rücû konusu gelir ve aylıklar bakımından Kurum onay tarihinden, masraf ve ödemeler için ise masraf veya ödeme tarihinden itibaren başlar."
5510 sayılı Kanun m.93/3
Sürenin başlangıcının kaza tarihi değil, Kurumun onay ya da ödeme tarihi olması, işveren bakımından sorumluluğun uzun süre devam etmesi sonucunu doğurur. Anayasa Mahkemesi bu düzenlemeyi değerlendirmiş ve ölçülü bulmuştur:
"Kanunda özel olarak düzenlenen iş kazası veya meslek hastalığını bildirme yükümlülüğü bulunan, aynı zamanda iş kazası veya meslek hastalığının oluşmasında kusuru olması nedeniyle yapılan sosyal sigorta yardımları nedeniyle oluşan SGK zararından sorumlu olan ve iş kazası ya da meslek hastalığının veya sürekli iş göremezlik oranının tespiti davalarında kendisine husumet yöneltilmesi gereken işveren açısından zamanaşımının söz konusu tarihlerden başlatılmasının borçlu işveren aleyhine aşırı bir külfete yol açmadığının kabulü gerekir."
Anayasa Mahkemesi, E. 2020/90, K. 2023/88
İşveren tarafında bu, kaza dosyasının kapanmadığı anlamına gelir: işçiyle anlaşma sağlanmış olsa dahi Kurumun rücu talebi ayrıca gündeme gelebilir.
İş Kazası Davalarında Zamanaşımı
İş kazasından doğan tazminat talebi, işverenin iş sözleşmesinden doğan gözetme borcuna aykırılığına dayandığından kural olarak on yıllık zamanaşımına tabidir.
Ancak bu kural tek başına yeterli değildir. Kaza aynı zamanda suç oluşturuyorsa, ceza kanununda öngörülen daha uzun zamanaşımı süresi tazminat talebi bakımından da uygulanır. Taksirle öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama gibi hâllerde bu süre on yılı aşabilir.
| Talep | Süre | Başlangıç |
|---|---|---|
| İşverene karşı maddi ve manevi tazminat | Kural olarak 10 yıl | Kaza tarihi (zararın belirlenebilir hâle gelmesi ayrıca değerlendirilir) |
| Fiil suç oluşturuyorsa | Ceza zamanaşımı süresi | Ceza kanunu hükümlerine göre |
| SGK'nın rücu davası | 10 yıl | Kurum onay tarihi ya da masraf/ödeme tarihi |
| İş kazasının tespiti davası | Süreye tabi olmaksızın açılabilir | — |
| Kaza aynı zamanda trafik kazasıysa sigortacıya karşı talep | 2 yıl / 10 yıl | KTK m.109 uyarınca öğrenme ve kaza tarihi |
| Aynı işçinin işçilik alacakları | 5 yıl | Fesih ya da hak ediş tarihi |
Tabloda dikkat çeken nokta, aynı olaydan doğan taleplerin farklı sürelere tabi olmasıdır. İşverene karşı on yıllık süre işlerken, kaza aynı zamanda trafik kazasıysa sigorta şirketine karşı çok daha kısa bir süre söz konusudur.
Görevli ve Yetkili Mahkeme: Ankara'da İş Kazası Davaları
İş kazasından doğan tazminat davası, niteliği itibarıyla bir iş davasıdır ve iş mahkemesinde görülür. İş mahkemesi bulunmayan yerlerde davaya iş mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesi bakar.
Yetkili mahkeme; davalının davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi ya da işin veya işlemin yapıldığı, yani kazanın gerçekleştiği yer mahkemesidir. Davalının birden fazla olduğu hâllerde bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.
Kaza aynı zamanda trafik kazası niteliğindeyse görev ayrışır: işverene karşı talep iş mahkemesinde, sigorta şirketine karşı talep ise asliye ticaret mahkemesinde ya da Sigorta Tahkim Komisyonu önünde ileri sürülür. Bu ayrımın gözden kaçırılması, dosyanın bölünmesine ve süre kaybına yol açar.
Ankara bakımından pratik bir ayrıntı, adli yargının Ankara Adliyesi ve Ankara Batı Adliyesi olmak üzere iki yargı çevresine bölünmüş olmasıdır. İşyerinin ya da kazanın gerçekleştiği yerin hangi çevrede kaldığı, dosyanın görüleceği iş mahkemesini belirler. Organize sanayi bölgeleri ve şantiyelerin bulunduğu ilçelerde bu ayrımın baştan kontrol edilmesi gerekir.
Hangi Belgeler Gereklidir?
| Belge | Nereden alınır? | Neyi ispat eder? |
|---|---|---|
| İş kazası tutanağı | İşyeri | Olayın oluş şekli ve zamanı |
| SGK iş kazası bildirimi ve tahkikat raporu | SGK müdürlüğü | Olayın iş kazası niteliği, kusur değerlendirmesi |
| Kolluk ve savcılık soruşturma evrakı | İlgili birimler | Olay yeri incelemesi, tanık beyanları, bilirkişi raporu |
| Hastane kayıtları ve epikriz | Tedavi görülen kuruluş | Yaralanmanın niteliği ve tedavi süreci |
| İstirahat raporları | Sağlık kuruluşu / SGK | Geçici iş göremezlik dönemi |
| Maluliyet raporu | Adli Tıp / yetkili sağlık kurulu | Sürekli iş göremezlik oranı |
| SGK hizmet dökümü ve ücret bilgileri | SGK / işveren | Kıdem ve hesaba esas gelir |
| İSG eğitim ve KKD teslim tutanakları | İşveren | İşverenin yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği |
| Kamera kayıtları ve vardiya çizelgeleri | İşyeri | Olay anı ve çalışma düzeni |
Dava açıldıktan sonra bu belgelerin bir bölümü mahkeme aracılığıyla ilgili kurumlardan müzekkere ile istenir. Ancak kamera kayıtları gibi kısa sürede silinen deliller için erken talep şarttır.
İş Kazası Sonrası İşsizlik Ödeneği Alınabilir mi?
İşsizlik ödeneği ile iş göremezlik ödeneği sıklıkla karıştırılır. İkisi farklı kurumların, farklı şartlarla ödediği kalemlerdir. İş kazası nedeniyle raporlu olan işçiye SGK geçici iş göremezlik ödeneği öder; bu, işsizlik ödeneği değildir.
İşsizlik ödeneği ise iş sözleşmesi sona eren ve kanunda aranan şartları taşıyan kişilere İŞKUR tarafından ödenir. Aranan şartlar şunlardır:
- Hizmet akdinin kanunda sayılan hâllerden birine dayalı olarak sona ermesi,
- Fesihten önceki son 120 gün hizmet akdine tabi olmak,
- Son üç yıl içinde en az 600 gün işsizlik sigortası primi ödemiş olmak,
- Fesih tarihinden itibaren 30 gün içinde İŞKUR'a başvurmak.
Sık karşılaşılan yanlış: "Kendi isteğiyle ayrılan işsizlik ödeneği alamaz." Bu ifade eksiktir. İşçinin haklı nedenle feshi ile sebep göstermeksizin ayrılması aynı şey değildir. İş Kanunu m.24 uyarınca haklı nedenle yapılan fesih, işsizlik ödeneğine hak kazandıran sona erme hâlleri arasındadır. Bu nedenle fesih bildiriminin hangi hukuki sebebe dayandırıldığı, yalnızca kıdem tazminatını değil işsizlik ödeneğini de etkiler.
İş kazası geçiren işçinin sözleşmesi sonradan sona ererse, ödenek bakımından değerlendirme bu genel şartlara göre yapılır.
Dava Masraflarını Kim Karşılar?
Dava açılışında harç ve gider avansı davacı tarafından yatırılır. Bu, iş kazası dosyalarında sıkça sorulan bir konudur; çünkü kaza nedeniyle gelir kaybı yaşayan bir kişi için başlangıç masrafı önemlidir.
Davanın kabulü hâlinde yapılan yargılama giderleri karşı tarafa yüklenir; yani harç, bilirkişi ücreti ve gider avansı davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenir. Kısmen kabul hâlinde giderler kabul-ret oranına göre paylaştırılır.
Maddi durumu elverişli olmayan taraf için adli yardım kurumu bulunur. Talep, dava açılırken ya da yargılama sırasında ileri sürülebilir ve kabulü hâlinde harç ile giderlerden geçici muafiyet sağlar.
Ayrıca kararın tahsili için kesinleşme beklenmesi kural olarak gerekmez; hükmedilen tazminat için icra takibi başlatılabilir. Bu, uzun yargılama süreçlerinde işçi açısından önemli bir imkândır.
İş Kazası Dosyalarında En Sık Yapılan Hatalar
- Olayı iş kazası olarak kaydettirmemek. Sağlık kuruluşuna "ev kazası" ya da benzeri şekilde yapılan başvuru, sonraki tüm süreci zorlaştırır.
- İşverenin hazırladığı tutanağı okumadan imzalamak. Olayın oluş şeklini yanlış yansıtan tutanak, kusur değerlendirmesini doğrudan etkiler.
- SGK tahkikat sürecini takip etmemek. Kurum kararı olumsuzsa tespit davası gerekir; bu fark edilmezse zaman kaybedilir.
- Maluliyet raporunu erken almak. Tedavi tamamlanmadan belirlenen oran kalıcı durumu yansıtmayabilir.
- Yanlış yönetmeliğe göre düzenlenmiş rapora itiraz etmemek. Uygulanacak mevzuat kaza tarihine göre belirlenir.
- Peşin sermaye değerinin mahsubunu hesaba katmamak. Talep tutarı buna göre kurulmalıdır.
- Kamera kayıtlarını geç istemek. Görüntüler kısa sürede kendiliğinden silinir.
- Alt işveren ilişkisini gözden kaçırmak. Asıl işverenin birlikte sorumluluğu dava dışı bırakılmamalıdır.
- Kaza trafik kazası niteliğindeyse sigortayı atlamak. Sigortacıya karşı talep çok daha kısa süreye tabidir.
- İşçilik alacakları için arabuluculuğu atlamak. Tazminat davası şart dışı olsa da kıdem ve ihbar talebi için arabuluculuk zorunludur.
Ankara İş Kazası Avukatı Ücreti Nasıl Belirlenir?
Avukatlık ücreti, taraflar arasında yapılan yazılı avukatlık sözleşmesiyle belirlenir. Alt sınırda her yıl yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi bulunur; bu tarifenin altında ücret kararlaştırılamaz. Üst sınırda ise Avukatlık Kanunu m.164 uyarınca dava konusu değerin yüzde yirmi beşi yer alır ve bu oran aşılamaz.
İş kazası dosyalarında ücretin, hükmedilecek tazminatın belirli bir oranı olarak kararlaştırılması yaygındır. Bu durumda da yüzde yirmi beşlik tavan geçerlidir. Ücretin dosya incelenmeden net olarak belirlenmesi mümkün değildir; maluliyet oranı, kusur dağılımı ve talep kalemleri netleşmeden yapılacak hesap yalnızca tahmin olur.
Davanın kabulü hâlinde karşı taraf aleyhine hükmedilen vekâlet ücreti, tarifeye göre hesaplanır ve kural olarak avukata aittir; müvekkil ile avukat arasındaki sözleşme ücretinin yerine geçmez. Yargılama harçları, bilirkişi ücretleri ve gider avansı ise ayrı kalemlerdir.
Sıkça Sorulan Sorular
Ankara iş kazası avukatı hangi süreçleri takip eder?
SGK bildirimi ve tahkikat sürecinin takibi, olayın iş kazası sayılmaması hâlinde tespit davası, işverene karşı maddi ve manevi tazminat davası, maluliyet ve kusur raporlarına itiraz, ceza soruşturmasında katılan sıfatıyla takip ve kararın icra yoluyla tahsili bu kapsamdadır.
Servis aracıyla işe giderken geçirilen kaza iş kazası sayılır mı?
Evet. İşverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş geliş sırasında meydana gelen ve sigortalıyı bedenen ya da ruhen etkileyen olay, 5510 sayılı Kanun m.13 uyarınca iş kazasıdır. Aynı olay trafik kazası niteliği de taşıyorsa sigorta şirketine karşı ayrıca talepte bulunulabilir.
SGK olayı iş kazası saymazsa ne yapılır?
Tazminat davasından önce iş kazasının tespiti davası açılması gerekir. Dava işverene karşı açılır ve kamu düzenine ilişkin olduğundan Sosyal Güvenlik Kurumu'na ihbar edilir; Kurum davaya feri müdahil olarak katılır. Tespit kararı, tazminat davasının hukuki temelini oluşturur.
İş kazası davasında arabulucuya başvurmak zorunlu mu?
Hayır. İş kazası ve meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları ile bunlara ilişkin tespit, itiraz ve rücu davaları dava şartı olan arabuluculuğun kapsamı dışındadır; doğrudan dava açılabilir. Buna karşılık aynı işçinin kıdem, ihbar ve ücret alacakları için arabuluculuk zorunludur.
İşveren, ben raporluyken maaşımı ödemek zorunda mı?
Kural olarak hayır. İstirahatli dönemdeki gelir kaybı, SGK tarafından geçici iş göremezlik ödeneği ile karşılanır. İşverenin ücret ödeme yükümlülüğü ancak iş sözleşmesi, toplu iş sözleşmesi veya işyeri uygulaması bunu öngörüyorsa doğar. Tedavi ve bakım giderlerinden doğan sorumluluk ise kusur oranına göre ayrıca değerlendirilir.
SGK'dan gelir bağlanması işverene dava açmayı engeller mi?
Hayır. SGK ödemeleri işverenin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Ancak bağlanan sürekli iş göremezlik gelirinin peşin sermaye değeri, işverenden istenecek maddi tazminattan mahsup edilir. Bu nedenle talep tutarı belirlenirken söz konusu düşüm baştan hesaba katılmalıdır.
İşçinin kendi kusuru varsa tazminat alınamaz mı?
Alınabilir. İşçinin kusuru talebi ortadan kaldırmaz; hesaplanan tazminattan kusuru oranında indirim yapılmasına yol açar. Ayrıca olayın tarafların kusurundan bağımsız gerçekleşen kısmı, kaçınılmazlık başlığı altında ayrıca değerlendirilir.
İş kazası tazminatı nasıl hesaplanır?
Maddi tazminat aktüerya esaslarına göre hesaplanır: işçinin geliri, yaşı, bakiye ömrü, maluliyet oranı ile aktif ve pasif çalışma dönemleri esas alınır, kusur oranı düşülür ve SGK gelirinin peşin sermaye değeri mahsup edilir. Manevi tazminat ise hâkimin takdiriyle, kusurun ağırlığı ve olayın özellikleri gözetilerek belirlenir.
Maluliyet oranı hangi yönetmeliğe göre belirlenir?
Raporun düzenlendiği tarihe göre değil, kazanın gerçekleştiği tarihe göre belirlenir. 2008 öncesi, 2008-2013, 2013-2015, 2015-2019 ve 2019 sonrası dönemler için farklı düzenlemeler uygulanır. Yanlış mevzuata göre düzenlenen rapor tazminat tutarını doğrudan etkilediğinden itiraz konusu yapılmalıdır.
İş kazası davasında zamanaşımı süresi ne kadardır?
İşverene karşı açılacak tazminat davasında kural olarak on yıldır. Ancak fiil aynı zamanda suç oluşturuyorsa ceza kanunundaki daha uzun zamanaşımı süresi uygulanır. Kaza aynı zamanda trafik kazası niteliğindeyse sigorta şirketine karşı talep çok daha kısa süreye tabidir.
SGK işverene rücu davası açabilir mi?
Evet. Kurum, sigortalıya yaptığı ödemeleri kusurlu işverenden ve üçüncü kişilerden geri isteyebilir. 5510 sayılı Kanun m.93/3 uyarınca bu davalar on yıllık zamanaşımına tabidir; süre kaza tarihinden değil, Kurum onay tarihinden ya da masraf ve ödeme tarihinden itibaren başlar.
İş kazası davası hangi mahkemede açılır?
İş mahkemesinde; iş mahkemesi bulunmayan yerlerde iş mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesinde açılır. Yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri ya da kazanın gerçekleştiği yer mahkemesidir. Ankara'da adli yargı Ankara ve Ankara Batı adliyeleri arasında bölündüğünden, kazanın gerçekleştiği yere göre yetkili adliye değişir.
İş kazasında ceza davası da açılır mı?
Evet. Yaralanmalı olaylarda taksirle yaralama, ölümlü olaylarda taksirle öldürme suçu bakımından soruşturma yürütülür. Sorumluluk işveren dışında iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi veya denetim yükümlülüğü bulunan diğer kişilere de yöneltilebilir. Ayrıca 6331 sayılı Kanun kapsamında idari para cezaları uygulanır.
Ankara iş kazası avukatı ücreti ne kadardır?
Ücret yazılı avukatlık sözleşmesiyle belirlenir. Alt sınırda Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, üst sınırda Avukatlık Kanunu m.164 uyarınca dava konusu değerin yüzde yirmi beşi bulunur. Tutar; maluliyet oranı, kusur durumu ve talep kalemlerine göre değişir, dosya incelenmeden net olarak belirlenemez.
- Ankara İş Hukuku Avukatı İşçilik alacakları, fesih, işe iade ve iş hukukunun genel çerçevesi
- Ankara Tazminat Avukatı Tüm tazminat türlerinde usul, mahkeme ve zamanaşımı
- Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Ölümlü olaylarda yakınların maddi tazminat talebi
- Trafik Kazası Avukatı Kazanın aynı zamanda trafik kazası olduğu hâller
- İşçilik Alacakları Kıdem, ihbar, fazla mesai ve diğer alacaklar
- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu — İş kazası tanımı (m.13), Kurumun rücu davaları ve zamanaşımı (m.93/3).
- 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu — İşverenin risk değerlendirmesi, eğitim ve koruyucu donanım yükümlülükleri.
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu — Dava şartı arabuluculuk ve iş kazası davalarına ilişkin istisna (m.3), görev ve yetki.
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu — Bedensel zarar ve ölüm hâlinde istenebilecek kalemler (m.53-56), zamanaşımı (m.146).
- 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu — İşsizlik ödeneğine hak kazanma şartları (m.51).
- 1136 sayılı Avukatlık Kanunu — Avukatlık ücreti ve sözleşme ücretinin üst sınırı (m.164).
- Anayasa Mahkemesi, E. 2020/90, K. 2023/88 — SGK rücu davalarında zamanaşımı başlangıcının işveren bakımından ölçülülüğü.
İş kazası dosyanız için hukuki destek
Kusur raporu, maluliyet oranı ve SGK ödemeleri bir arada değerlendirilmeden talep tutarı sağlıklı biçimde belirlenemez. Dosyanızı görüşmek için iletişime geçebilirsiniz.
Yasal uyarı: Bu sayfadaki açıklamalar genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya avukatlık hizmeti niteliği taşımaz. İş kazası dosyaları kusur dağılımı, maluliyet oranı ve süreler bakımından birbirinden farklıdır. Mevzuat ve yargı uygulaması değişebileceğinden, herhangi bir işlem yapmadan önce güncel durumun bir avukata danışılarak teyit edilmesi önerilir.