Ankara Tazminat Avukatı

Son güncelleme: Okuma süresi: 21 dakika

Tazminat davalarında sonucu belirleyen şey, çoğu zaman haklı olup olmamak değildir. Türk hukukuna hâkim olan "usul esastan önce gelir" ilkesi gereği, esas bakımından tamamen haklı olan bir kişi bile yanlış mahkemede, yanlış kişiye karşı ya da yanlış dava türüyle talepte bulunduğunda hakkını alamaz. Ankara tazminat avukatı desteğinin asıl karşılığı da burada ortaya çıkar: zararın hangi kalemlerden oluştuğunu, bunların kimden isteneceğini ve hangi usulle takip edileceğini baştan doğru kurmak.

Tazminat hukuku tek bir dava türü değildir. Trafik kazası, iş kazası, işçilik alacağı, hatalı tıbbi müdahale, kişilik haklarına saldırı, haksız tutuklama ve idari işlemlerden doğan talepler; farklı kanunlara, farklı zamanaşımı sürelerine, farklı görevli mahkemelere ve birbirinden ayrı arabuluculuk kurallarına tabidir. Aynı olaydan birden fazla dava doğabileceği gibi, birden fazla talebin tek davada birleştirilmesi de gerekebilir.

Bu rehberde bir Ankara tazminat avukatının yürüttüğü sürecin tamamı ele alınmaktadır: maddi ve manevi zarar ayrımı, hangi olayın hangi talep kalemlerini doğurduğu, husumetin kime yöneltileceği, Ankara'da görevli ve yetkili mahkemenin nasıl belirlendiği, zorunlu arabuluculuğun hangi davalarda dava şartı olduğu, belirsiz alacak ile kısmi dava arasındaki fark, tazminat miktarının nasıl hesaplandığı, zamanaşımı süreleri ve avukatlık ücretinin çerçevesi.

Kısaca Özet
  • Tazminat, hukuka aykırı bir eylem ya da işlem sonucu doğan maddi veya manevi zararın parasal karşılığıdır.
  • Aynı olay birden fazla talep kalemi doğurur; kalemlerin bir kısmı sigorta şirketinden, bir kısmı kusurlu kişiden istenir.
  • İş kazası ve meslek hastalığından doğan maddi-manevi tazminat davaları zorunlu arabuluculuk kapsamı dışındadır.
  • Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası ticari dava olduğundan arabuluculuk dava şartıdır; Sigorta Tahkim Komisyonu yolunda bu şart aranmaz.
  • Bedensel zarar davalarında belirsiz alacak davası ile kısmi dava arasındaki tercih, faiz ve zamanaşımı bakımından farklı sonuçlar doğurur.
  • Haksız fiilden doğan taleplerde zamanaşımı kural olarak öğrenmeden itibaren iki, her hâlde on yıldır; işçilik tazminatlarında beş yıllık süre uygulanır.
  • Ankara'da adli yargı Ankara ve Ankara Batı adliyeleri arasında bölünmüştür; yetkili adliye olayın gerçekleştiği yere göre değişir.

Ankara Tazminat Avukatı Ne Yapar?

Türk hukuk sisteminde resmî bir branşlaşma bulunmadığından "tazminat avukatı" kavramı, mevzuatta tanımlı bir unvan değil, uygulamada yerleşmiş bir adlandırmadır. Tazminat uyuşmazlıklarını düzenli olarak takip eden ve bu alandaki usul kurallarına hâkim olan avukatlar için kullanılır. Dolayısıyla Ankara tazminat avukatı arayışındaki bir kişinin bakması gereken şey, bir unvan değil, dosyanın nasıl kurulduğudur.

Sürecin ilk aşaması, olayın hukuki analizidir. Aynı vakadan kaç ayrı talep doğduğu, bu taleplerin hangisinin sigortaya, hangisinin kusurlu kişiye, hangisinin idareye yöneltileceği ve her biri için hangi sürenin işlediği bu aşamada belirlenir. Analiz eksik yapıldığında en sık görülen sonuç, büyük kalemin talep edilip küçük kalemlerin gözden kaçmasıdır.

İkinci aşama dava öncesi hazırlıktır. Sigorta şirketine ya da idareye başvuru, delillerin toplanması, tespit ve bilirkişi raporlarının değerlendirilmesi, zorunlu arabuluculuk sürecinin yürütülmesi bu aşamada yer alır. Bazı davalarda bu başvuruların yapılmamış olması, davanın esasa girilmeden reddedilmesine yol açar.

Üçüncü aşama yargılamadır. Dava türünün belirlenmesi, görevli ve yetkili mahkemenin tespiti, husumetin doğru kişilere yöneltilmesi, talep sonucunun açık biçimde yazılması ve delillerin usulüne uygun sunulması bu aşamanın belirleyici unsurlarıdır. Yargılama sırasında bilirkişi ve aktüerya raporlarına yapılacak itirazlar da tazminat tutarını doğrudan etkiler.

Son aşama ise tahsildir. Karar kesinleştikten sonra icra takibi, sigorta şirketinden ödemenin alınması, faiz ve yargılama giderlerinin hesaplanması süreci tamamlar. Bir dosyanın "kazanılmış" sayılması, ancak tahsil aşaması sonuçlandığında mümkün olur.

Not: Tazminat davalarında avukatla temsil zorunlu değildir; talep ve dava, hak sahibi tarafından da yürütülebilir. Hukuki desteğin farkı, usul kurallarından kaynaklanan hak kayıplarının önlenmesi ve zararın eksiksiz belirlenmesidir.

Tazminat Nedir? Maddi ve Manevi Zarar Ayrımı

Hukuka aykırı bir eylem ya da işlemle başkasının maddi veya manevi zarara uğramasına sebep olan kişi, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bu zararın parasal karşılığına tazminat denir. Tazminat yükümlülüğü bir sözleşmeden doğabileceği gibi haksız fiilden veya sözleşmeye aykırılıktan da doğar.

Maddi zarar

İhmal, hata ya da haksız bir eylem sonucunda kişinin malvarlığı değerlerinde meydana gelen azalma maddi zarardır. Yoksun kalınan kâr da maddi zarar kapsamında değerlendirilir. Maddi zarar kendi içinde ikiye ayrılır: hesaplamaya esas alınan tarihe kadar meydana gelen gerçekleşmiş zarar ile o tarihte henüz doğmamış olmakla birlikte sonradan ortaya çıkan gelecekteki (müstakbel) zarar.

Bu ayrım teorik değildir. Bedensel zarar davalarında tedavi giderleri gerçekleşmiş zarar iken, sürekli iş göremezlikten doğan gelir kaybı büyük ölçüde gelecekteki zarardır ve aktüerya hesabıyla belirlenir.

Manevi zarar

Aynı sebeplerle kişinin yaşadığı acı, ıstırap ve üzüntü ile kişilik haklarına yönelik saldırılar manevi zarar olarak değerlendirilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, manevi zararı yalnızca duyulan acıyla sınırlı görmemekte, kişilik değerlerindeki objektif eksilme olarak tanımlamaktadır:

"Manevi zarar, kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilmedir. Duyulan acı, çekilen ızdırap manevi zarar değil, onun görüntüsü olarak ortaya çıkabilir. Acı ve elemin manevi zarar olarak nitelendirilmesi sonucu, tüzel kişileri ve bilinçsizleri; öte yandan, acılarını içlerinde gizleyenleri tazminat isteme haklarından yoksun bırakmamak için yasalar manevi tazminat verilebilecek bazı olguları özel olarak düzenlemiştir."

Yargıtay HGK, 18.11.2021, E. 2017/2602, K. 2021/1448

Bu tanımın pratik sonucu şudur: bilinci kapalı bir yaralı ya da tüzel kişi, "acı duyduğunu" ispat edemeyeceği gerekçesiyle manevi tazminat hakkından yoksun bırakılamaz.

Maddi ve manevi zarar karşılaştırması
ÖlçütMaddi zararManevi zarar
KonusuMalvarlığındaki azalma, yoksun kalınan kârKişilik değerlerindeki eksilme
HesaplamaBelge ve bilirkişi/aktüerya hesabıHâkimin takdiri (TBK m.51 vd.)
İspatFatura, rapor, gelir kaydı, kayıp hesabıOlayın niteliği ve etkileri
Talep sahibiZarar gören, mirasçılarZarar gören; ölümde yakınlar
Dava türüÇoğu zaman belirsiz alacak ya da kısmi davaKural olarak baştan belirli tutarla

Tazminat Davaları Hangi Uyuşmazlıklardan Doğar?

Tazminat talepleri tek bir kaynaktan doğmaz. Aşağıdaki tablo, uygulamada en sık karşılaşılan uyuşmazlık tiplerini; her birinin doğurduğu talep kalemlerini, muhatabını ve görevli mahkemesini bir arada göstermektedir. Bu tablo aynı zamanda bir Ankara tazminat avukatının dosyayı ilk incelemede yaptığı ayrıştırmanın özetidir.

Uyuşmazlık tipine göre talep kalemi, muhatap ve görevli mahkeme
UyuşmazlıkBaşlıca talep kalemleriMuhatapGörevli mahkeme
Trafik kazasıOnarım, değer kaybı, mahrumiyet bedeli, iş göremezlik, destekten yoksun kalma, manevi tazminatSigorta şirketi, sürücü, işletenSigortacı taraf ise asliye ticaret; değilse asliye hukuk
İş kazası / meslek hastalığıİş göremezlik, bakıcı gideri, destekten yoksun kalma, manevi tazminatİşveren, alt işveren, üçüncü kişiİş mahkemesi
İşçilik alacaklarıKıdem, ihbar, kötü niyet, ayrımcılık, sendikal tazminat, ücret alacaklarıİşverenİş mahkemesi
Hatalı tıbbi müdahaleTedavi gideri, iş göremezlik, manevi tazminatÖzel sağlık kuruluşu / hekim ya da idareÖzelde tüketici mahkemesi; kamu hastanesinde idare mahkemesi
Kişilik haklarına saldırı, hakaretManevi tazminat, varsa maddi zararSaldırıda bulunan kişiAsliye hukuk mahkemesi
Boşanma kaynaklı taleplerMaddi ve manevi tazminat (TMK m.174)Kusurlu eşAile mahkemesi
Haksız gözaltı ve tutuklamaMaddi ve manevi tazminat (CMK m.141 vd.)Devlet (Hazine)Ağır ceza mahkemesi
İdari eylem ve işlemlerTam yargı davasıyla maddi ve manevi tazminatİlgili idareİdare mahkemesi
Sözleşmeye aykırılıkMüspet/menfi zarar, cezai şart, gecikme zararıSözleşmenin karşı tarafıAsliye hukuk; ticari ise asliye ticaret

Trafik Kazasından Doğan Tazminat Talepleri

Trafik kazaları, tazminat dosyalarının en büyük bölümünü oluşturur. Kazanın sonucuna göre talep edilebilecek kalemler değişir; her kalemin muhatabı da aynı değildir. Aşağıdaki tablo bu ayrımı göstermektedir.

Kazanın sonucuna göre talep edilebilecek kalemler
SonuçTalep kalemleri
Ölüm Ölüm hemen gerçekleşmemişse o zamana kadarki tedavi ve bakıcı giderleri ile çalışamamaktan doğan kayıplar · destekten yoksun kalma tazminatı · cenaze giderleri · manevi tazminat
Yaralanma Geçici iş göremezlik · sürekli iş göremezlik · bakıcı gideri · SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri · ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar · manevi tazminat
Yalnızca maddi hasar Onarım bedeli · araç değer kaybı · araç mahrumiyet bedeli · hasar farkı · pert/rayiç bedel farkı · çekici ve ekspertiz giderleri · ticari araçlarda kazanç kaybı

Kalemlerin muhatabı ayrışır: zorunlu trafik sigortası, işletenin sorumluluğunu poliçe teminatı ve limitleri ölçüsünde karşılar. Poliçe kapsamı dışında kalan ya da limiti aşan zarar için kusurlu sürücü ve araç işletenine yönelinir. Bu ayrımın karıştırılması, dosyanın yanlış hasma yöneltilmesine ve sürecin uzamasına yol açar.

Trafik kazası kaynaklı taleplerin her biri, kendi içinde ayrı bir inceleme ve hesaplama düzeni gerektirir. Ayrıntılı incelemeler için: trafik kazası avukatı (genel süreç), maddi hasarlı trafik kazası, araç değer kaybı, araç mahrumiyet bedeli, hasar farkı tazminatı, kazanç kaybı, destekten yoksun kalma tazminatı ve sigorta hukuku sayfaları.

İş Kazası ve Meslek Hastalığından Doğan Talepler

İş kazası ve meslek hastalığı dosyaları, hem sosyal güvenlik hukukunu hem sorumluluk hukukunu ilgilendirdiğinden ayrı bir işleyişe sahiptir. İşverenin sorumluluğu, iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerinin yerine getirilip getirilmediği üzerinden değerlendirilir.

İş kazası ve meslek hastalığında talep kalemleri
SonuçTalep kalemleriÖzellik
ÖlümDestekten yoksun kalma tazminatı, cenaze gideri, yakınların manevi tazminatıSGK'nın bağladığı gelirin peşin sermaye değeri tazminattan mahsup edilir
Sürekli iş göremezlikSürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri, manevi tazminatMaluliyet oranı sağlık kurulu raporuyla belirlenir
Geçici iş göremezlikTedavi süresince oluşan gelir kaybı ve tedavi giderleriSGK ödemeleri dikkate alınır

Bu dosyalarda iki nokta özellikle belirleyicidir. Birincisi, SGK tarafından bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin hesaplanan tazminattan düşülmesi; ikincisi, kusur dağılımının bilirkişi incelemesiyle belirlenmesidir. İşçinin kendi kusuru bulunsa dahi bu, talep hakkını tümüyle ortadan kaldırmaz; tazminattan indirim sebebi olur.

Bu alandaki ayrıntılı bilgi için iş kazası tazminatı sayfası incelenebilir.

İş İlişkisinden Doğan Tazminatlar

İş sözleşmesinin sona ermesi ya da işverenin yükümlülüklerini ihlal etmesi, bedensel zarardan bağımsız bir tazminat grubunu gündeme getirir.

İş ilişkisinden doğan başlıca tazminatlar
TazminatHangi hâlde doğar?
Kıdem tazminatıKanunda sayılan fesih hâllerinde, asgari çalışma süresi şartı gerçekleşmişse
İhbar tazminatıBildirim sürelerine uyulmadan yapılan fesihlerde
Kötü niyet tazminatıİş güvencesi kapsamı dışındaki işçinin sözleşmesinin kötü niyetle feshinde
Ayrımcılık (eşit davranmama) tazminatıİşverenin eşit davranma borcuna aykırı davranması hâlinde
Sendikal tazminatSendikal nedenle fesih ya da ayrımcılık hâlinde
İşe başlatmama tazminatıİşe iade kararına rağmen işçinin başvurusu üzerine işe başlatılmaması hâlinde
Ücret ve ek alacaklarÖdenmeyen ücret, fazla mesai, hafta tatili, UBGT alacakları

Bu tazminatların doğuş şartları, ispat araçları ve süre başlangıçları için Ankara iş hukuku avukatı sayfası; kalem bazında ayrıntı için işçilik alacakları ve kıdem tazminatı sayfaları incelenebilir.

Diğer Tazminat Davaları

Tazminat hukuku, trafik ve iş uyuşmazlıklarıyla sınırlı değildir. Uygulamada sıkça karşılaşılan diğer talep grupları şunlardır:

  • Hatalı tıbbi müdahale (malpraktis): Tıbbi standarda aykırı müdahaleden doğan bedensel ve manevi zararlar. Muhatabın özel sağlık kuruluşu mu kamu hastanesi mi olduğu, yargı yolunu değiştirir.
  • Kişilik haklarına saldırı ve hakaret: Sözlü, yazılı veya dijital ortamda gerçekleşen saldırılarda manevi tazminat; kazanç kaybı doğmuşsa maddi tazminat.
  • Boşanma kaynaklı talepler: Türk Medeni Kanunu m.174 uyarınca kusursuz ya da daha az kusurlu eşin maddi ve manevi tazminat talebi.
  • Haksız gözaltı ve tutuklama: Ceza Muhakemesi Kanunu m.141 ve devamı uyarınca koruma tedbirleri nedeniyle tazminat.
  • İdari eylem ve işlemler: Hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk esasına dayalı tam yargı davaları.
  • Sözleşmeye aykırılık: Ayıplı ifa, gecikme, cezai şart ve müspet-menfi zarar talepleri.
  • Hayvan bulundurma, yapı ve işletme sorumluluğu: Kusursuz sorumluluk hâllerinden doğan zararlar.

Kişilik haklarına yönelik saldırılar bakımından ayrıca hakaret davası sayfası incelenebilir.

Olayınızdan kaç ayrı talep doğduğunu biliyor musunuz?

Tazminat dosyalarında en sık görülen kayıp, büyük kalemin talep edilip küçük kalemlerin gözden kaçmasıdır. Olayınızı, belgelerinizi ve süreleri birlikte değerlendirelim.

Tazminat Davası Kime Karşı Açılır?

Tazminat davalarında husumetin doğru kişiye yöneltilmesi, davanın kaderini belirleyen usul meselelerinin başında gelir. Yanlış kişiye açılan dava, esasa girilmeden reddedilir ve bu sırada zamanaşımı işlemeye devam eder.

Trafik kazalarında zarar gören; zararını kusurlu aracın zorunlu trafik sigortasından talep edebileceği gibi kusurlu sürücüye ve araç işletenine de yönelebilir. Sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe teminatı ve limitleriyle sınırlı olduğundan, limit dışında kalan tutarlar için doğrudan sürücü ve işletene başvurulması gerekir.

İş kazası ve işçilik alacaklarına ilişkin davalar kural olarak işverene karşı açılır. Alt işveren ilişkisinin bulunduğu durumlarda asıl işverenin birlikte sorumluluğu gündeme gelir; kazaya üçüncü bir kişinin kusuru karışmışsa ona karşı da talepte bulunulabilir.

İdari eylem ve işlemlerden doğan zararlarda muhatap ilgili idaredir; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında ise davalı Devlettir. Hatalı tıbbi müdahalede muhatap, hizmetin özel sağlık kuruluşunda mı yoksa kamu hastanesinde mi verildiğine göre değişir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme: Ankara'da Hangi Adliye?

Görev kuralları kamu düzenine ilişkindir ve taraflarca değiştirilemez. Yanlış mahkemede açılan davada dosya görevli mahkemeye gönderilir; bu da çoğu zaman aylarca süren bir gecikme anlamına gelir.

Uyuşmazlığa göre görevli mahkeme
UyuşmazlıkGörevli mahkeme
Trafik kazası — sigorta şirketi tarafAsliye ticaret mahkemesi (ya da Sigorta Tahkim Komisyonu)
Trafik kazası — yalnızca sürücü/işletenAsliye hukuk mahkemesi
İş kazası, meslek hastalığı, işçilik alacağıİş mahkemesi
Boşanma kaynaklı tazminatAile mahkemesi
Kişilik haklarına saldırı, hakaretAsliye hukuk mahkemesi
Malpraktis — özel sağlık kuruluşuTüketici mahkemesi
Malpraktis — kamu hastanesiİdare mahkemesi (tam yargı davası)
Haksız gözaltı ve tutuklamaAğır ceza mahkemesi
İdari eylem ve işlemİdare mahkemesi

Yetki bakımından genel kural davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Haksız fiilden doğan davalarda ise fiilin işlendiği yer, zararın meydana geldiği yer veya zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. Trafik kazalarında Karayolları Trafik Kanunu m.110 ayrıca kazanın olduğu yer mahkemesini de yetkili kılar. Bu seçimlik yetki, kazayı başka ilde geçiren Ankara'da yerleşik bir kişinin davasını kendi ilinde açabilmesini sağlar.

Ankara'ya özgü bir ayrıntı, adli yargının Ankara Adliyesi ve Ankara Batı Adliyesi arasında bölünmüş olmasıdır. Olayın gerçekleştiği ya da tarafların bulunduğu yere göre dosyanın hangi adliyede görüleceği değişir. İdari yargı bakımından ise Ankara idare mahkemeleri, yalnızca Ankara kaynaklı uyuşmazlıklarla sınırlı olmayan geniş bir yetki alanına sahiptir; merkezi idari işlemlerden doğan pek çok tam yargı davası da burada görülür.

Zorunlu Arabuluculuk Hangi Tazminat Davalarında Dava Şartıdır?

Bu başlık, hakkında en çok yanlış bilgi dolaşan konulardan biridir. Zorunlu arabuluculuk tüm tazminat davaları için geçerli değildir; kapsamı kanunla sınırlı biçimde belirlenmiştir ve yanlış varsayım iki yönlü zarar doğurur. Arabuluculuğa başvurulması gereken bir davada başvurulmazsa dava usulden reddedilir; gerekmediği hâlde başvurulması ise yalnızca zaman kaybına yol açar.

Tazminat davalarında arabuluculuk dava şartı
DavaArabuluculuk dava şartı mı?
İşçilik alacakları ve işe iadeEvet (7036 sayılı Kanun m.3)
İş kazası ve meslek hastalığından doğan maddi-manevi tazminatHayır — kanunla açıkça kapsam dışında tutulmuştur
Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davasıEvet — ticari dava niteliğindedir (TTK m.5/A)
Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuruHayır — tahkim yolu ayrı bir başvuru usulüdür
Yalnızca sürücü/işletene karşı haksız fiil davasıHayır (taraflar tacir ve uyuşmazlık ticari değilse)
Kişilik haklarına saldırıdan doğan manevi tazminatHayır
Kira ilişkisinden doğan alacak ve tazminatEvet
İdari yargıda tam yargı davasıHayır

Sık yapılan hata: "İş mahkemesinde görülen her dava önce arabulucuya gider" düşüncesi yanlıştır. İş kazası ve meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları ile bunlara ilişkin tespit, itiraz ve rücu davaları, kanunda açıkça dava şartı olan arabuluculuğun dışında bırakılmıştır. Buna karşılık aynı işçinin kıdem ve ihbar tazminatı talebi için arabuluculuğa başvurulması zorunludur.

İkinci sık hata, sigorta şirketine karşı açılacak davada arabuluculuğun atlanmasıdır. Sigortacılık faaliyeti ticari iş olduğundan, sigorta şirketine yöneltilen ve konusu para alacağı olan tazminat davaları ticari dava sayılır ve arabuluculuk dava şartına tabidir. Uyuşmazlığın Sigorta Tahkim Komisyonuna taşınması hâlinde ise böyle bir şart aranmaz; bu da tahkim yolunun pratik üstünlüklerinden biridir.

Belirsiz Alacak Davası mı, Kısmi Dava mı?

Bedensel zarardan doğan tazminat davalarında dava türünün seçimi, uygulamada en çok hak kaybına yol açan teknik tercihtir. İki kavram sıklıkla eş anlamlı sanılır; oysa sonuçları belirgin biçimde farklıdır.

Belirsiz alacak davası (HMK m.107), davanın açıldığı sırada alacağın miktarının tam ve kesin olarak belirlenmesinin davacıdan beklenemeyeceği hâllerde açılır. Maluliyet oranının henüz kesinleşmediği, aktüerya hesabının bilirkişi incelemesini gerektirdiği bedensel zarar dosyaları tipik örnektir. Alacağın miktarı yargılama sırasında belirlenebilir hâle geldiğinde davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talebini tam ve kesin olarak artırabilir.

Kısmi dava (HMK m.109) ise alacağın tamamı belirli olmasına rağmen bir bölümünün dava edilmesidir. Kalan kısım için sonradan talep artırımı ıslah yoluyla yapılır ve burada karşı taraf, artırılan kısım bakımından zamanaşımı def'inde bulunabilir.

İki dava türünün karşılaştırması
ÖlçütBelirsiz alacak davasıKısmi dava
ŞartıAlacağın miktarının baştan belirlenememesiAlacağın belirli olması, bir kısmının dava edilmesi
ZamanaşımıAlacağın tamamı için dava tarihinde kesilirYalnızca dava edilen kısım için kesilir
FaizTamamı için dava tarihinden itibaren istenebilirArtırılan kısımda ıslah tarihi tartışma konusu olur
Talep artırımıIslaha gerek olmadan, kesin süre içindeIslah yoluyla ve bir kez
RiskŞartları yoksa dava usulden reddedilebilirArtırılan kısımda zamanaşımı def'i

Tercihin yanlış yapılması iki yönlü risk taşır: şartları bulunmadığı hâlde belirsiz alacak davası açmak davanın usulden reddine, gerçekten belirsiz bir alacak için kısmi dava açmak ise artırılan kısımda zamanaşımı ve faiz kaybına yol açabilir. Bu nedenle dava türü, dosyadaki maluliyet ve hesap verilerinin durumuna göre belirlenmelidir.

Tazminat Davası Nasıl Açılır? Dilekçe, Harç ve Gider Avansı

Tazminat davaları, Hukuk Muhakemeleri Kanununda öngörülen usule göre açılır. Kanun dava dilekçesinin içeriğini ve dava açılma anını açıkça düzenlemiştir.

Davanın açılma anı

HMK m.118 uyarınca dava, dava dilekçesinin kaydedildiği tarihte açılmış sayılır. Zamanaşımının kesilmesi bakımından belirleyici olan tarih budur; dilekçenin hazırlandığı ya da postaya verildiği tarih değil.

Dava dilekçesinin içeriği

HMK m.119 uyarınca dilekçede; mahkemenin adı, tarafların ad, soyad ve adresleri, davacının T.C. kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekilin bilgileri, davanın konusu ile malvarlığı haklarına ilişkin davalarda dava değeri, iddianın dayanağı olan vakıaların sıra numarası altında açık özetleri, her vakıanın hangi delille ispat edileceği, dayanılan hukuki sebepler, açık talep sonucu ve imza bulunur.

Bu unsurlardan bir kısmının eksikliği hâlinde hâkim bir haftalık kesin süre verir; eksiklik tamamlanmazsa dava açılmamış sayılır. Mahkemenin adı, dava değeri, vakıaların özeti, delillerle ilişkilendirme ve hukuki sebepler bakımından ise bu tamamlama imkânı bulunmaz.

Harç ve gider avansı

HMK m.120 uyarınca davacı, yargılama harçları ile Adalet Bakanlığınca her yıl çıkarılan tarifede belirlenen gider avansını dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Avansın yetersiz kaldığı anlaşılırsa tamamlanması için iki haftalık kesin süre verilir. Tarafların ikamesini talep ettiği deliller için ayrıca delil avansı gündeme gelir.

Maddi durumu dava masraflarını karşılamaya elverişli olmayan taraf, adli yardım talebinde bulunabilir. Talep, dava açılırken ya da yargılama sırasında yapılabilir ve harç ile gider avansından geçici muafiyet sağlayabilir.

Tazminat Miktarı Nasıl Belirlenir?

Maddi ve manevi tazminatın belirlenme yöntemi birbirinden tamamen farklıdır.

Maddi tazminatta hesap

Maddi tazminatta esas, zararın somut olarak hesaplanmasıdır. Gerçekleşmiş zararlar belgeye dayanır: tedavi giderleri, onarım faturaları, bakıcı ücretleri. Gelecekteki zararlar ise aktüerya hesabıyla belirlenir. Bedensel zarar dosyalarında bu hesap; zarar görenin yaşı, geliri, maluliyet oranı, aktif ve pasif çalışma dönemleri ile bakiye ömür verileri üzerinden yapılır. Ölüm hâlinde destekten yoksun kalma tazminatı, desteğin geliri ile destek görenlerin pay oranları esas alınarak hesaplanır.

Kusur oranı bu hesabın sonucunu doğrudan etkiler: zarar gören kendi kusuru oranında indirime tabi tutulur. Sosyal güvenlik kurumunca bağlanan gelirlerin peşin sermaye değeri de ayrıca mahsup edilir.

Manevi tazminatta takdir

Manevi tazminatta ise matematiksel bir formül yoktur; hâkim, Türk Borçlar Kanunu m.51 ve devamı uyarınca durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önünde tutarak takdir eder. Yargıtay bu takdirin sınırlarını şöyle çizmektedir:

"Hâkimin, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir… Hâkim belirlemeyi yaparken; somut olayın özelliğini, zarar görenin ekonomik ve sosyal durumunu, paranın alım gücünü, duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabı gözetmelidir."

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 20.09.2022, E. 2022/1035, K. 2022/6756

Bu ölçütlerin pratik sonucu, manevi tazminat taleplerinde tutarın gelişigüzel yazılmamasıdır. Aşırı yüksek talepler reddedilen kısım bakımından aleyhe vekâlet ücreti doğurabilirken, olayın ağırlığının altında kalan talepler de telafi edilemeyen bir eksik talep anlamına gelir.

Tazminat Davalarında Zamanaşımı Süreleri

Tazminat hukukunda tek bir zamanaşımı süresi yoktur; süre, talebin dayandığı hukuki sebebe göre değişir. Sürenin kaçırılması, esasen haklı bir talebin dahi reddedilmesine yol açar.

Talep türüne göre zamanaşımı
TalepSüreDayanak
Haksız fiilden doğan tazminatÖğrenmeden itibaren 2 yıl, her hâlde 10 yılTBK m.72
Fiil aynı zamanda suç iseCeza kanunundaki daha uzun zamanaşımıTBK m.72
Trafik kazasından doğan tazminatÖğrenmeden itibaren 2 yıl, her hâlde 10 yılKTK m.109
İş kazası ve meslek hastalığı tazminatıKural olarak 10 yılTBK m.146 (sözleşmeye aykırılık esası)
Kıdem, ihbar, kötü niyet ve eşit davranmama tazminatı5 yılİş Kanunu ek m.3
Ücret, fazla mesai ve diğer ücret alacakları5 yılTBK m.147
Sözleşmeye aykırılıktan doğan tazminatKural olarak 10 yılTBK m.146
İdari eylemden doğan tam yargı davasıEylemi öğrenmeden itibaren 1 yıl, her hâlde 5 yılİYUK m.13
Koruma tedbirleri nedeniyle tazminatKararın kesinleştiğinin öğrenilmesinden itibaren 3 ay, her hâlde 1 yılCMK m.142

Sürelerin başlangıç anı da en az süresi kadar önemlidir. Bedensel zarar dosyalarında zamanaşımı, çoğu zaman kaza tarihinden değil, zararın kapsamının belirlenebilir hâle geldiği andan itibaren değerlendirilir. Tedavisi süren ya da maluliyeti henüz kesinleşmemiş bir yaralanmada sürenin işlemeye başladığı anın tespiti, başlı başına hukuki bir değerlendirme konusudur.

Tazminatta Faiz Ne Zaman İşlemeye Başlar?

Tazminat dosyalarında talep edilen tutar kadar, o tutara hangi tarihten itibaren faiz işletileceği de belirleyicidir. Uzun süren yargılamalarda faiz kalemi, asıl alacağa yaklaşan büyüklüklere ulaşabilir.

Haksız fiilden doğan borçlarda kural, borçlunun ayrıca ihtara gerek olmaksızın olay tarihinden itibaren temerrüde düşmesidir. Bu nedenle bedensel zarar ve ölüm kaynaklı taleplerde faiz, kural olarak zararı doğuran olayın tarihinden başlatılır.

Sigorta şirketinin sorumluluğu bakımından durum farklıdır. Sigortacı, kendisine usulüne uygun başvuru yapılıp belgeler tamamlandıktan sonra kanunda öngörülen ödeme süresinin dolmasıyla temerrüde düşer. Bu nedenle başvurunun tarihi ve iletilen belgelerin listesi, yalnızca ödeme için değil faiz hesabı için de kayıt altına alınmalıdır.

Faizin başlangıcı ve türü
TalepFaiz başlangıcıFaiz türü
Haksız fiilden doğan tazminatOlay tarihiYasal faiz
Sigorta şirketinden talepBelgelerin tamamlanmasının ardından ödeme süresinin dolmasıTicari iş niteliğine göre belirlenir
Kısmi davada artırılan bölümIslah tarihi tartışma konusudurYasal faiz
Belirsiz alacak davasında tamamıDava tarihiYasal faiz
İşçilik alacaklarıAlacağın türüne göre fesih ya da temerrüt tarihiKıdem tazminatında mevduata uygulanan en yüksek faiz

Faiz talebinin dava dilekçesinde açıkça belirtilmesi gerekir. Talep edilmeyen faize hükmedilmez; başlangıç tarihi gösterilmeden yapılan taleplerde ise mahkeme dava tarihini esas alabilir. Bu da yalnızca bir yazım tercihi yüzünden yıllara yayılan bir kaybı gündeme getirir.

Tazminat Davaları Ne Kadar Sürer?

Yargılama süresi; mahkemenin iş yüküne, bilirkişi incelemesinin kapsamına, tarafların delil durumuna ve kanun yoluna başvurulup başvurulmadığına göre değişir. Bu nedenle her dosya için geçerli tek bir süre vermek mümkün değildir.

Bununla birlikte süreyi belirleyen unsurlar öngörülebilir. Bedensel zarar dosyalarında maluliyet raporunun alınması ve aktüerya hesabının yapılması, tek başına yargılamanın önemli bir bölümünü oluşturur. Kusur incelemesi gerektiren dosyalarda ek bilirkişi raporları süreyi uzatır. Buna karşılık sigorta şirketiyle sınırlı uyuşmazlıklarda Sigorta Tahkim Komisyonu yolu, dava yoluna göre genellikle daha kısa sürede sonuç verir.

Sürecin uzamasına yol açan en yaygın sebep, dosyanın başında yapılan usul hatalarıdır: yanlış mahkeme, eksik husumet, atlanan arabuluculuk şartı ya da yanlış dava türü. Bu hataların düzeltilmesi çoğu zaman aylarla ölçülen bir gecikme doğurur.

Hasar Danışmanlık Şirketiyle Sözleşme İmzalamadan Önce

Kaza sonrasında hak sahiplerine ulaşan ve süreci takip etmeyi teklif eden hasar danışmanlık şirketleriyle karşılaşmak yaygın bir durumdur. Bu tür bir sözleşme imzalanmadan önce bilinmesi gereken hukuki çerçeve şudur:

  • Dava takibi ve mahkemede temsil avukatlık mesleğine özgüdür. Avukat olmayan kişi ve şirketler dava takip edemez; bu iş yalnızca vekâletname verilen bir avukat tarafından yürütülebilir.
  • Sözleşmedeki kesinti oranı ile kapsam yazılı olmalıdır. Hangi talep kalemlerinin takip edileceği, hangilerinin kapsam dışı bırakıldığı açıkça belirtilmelidir.
  • Talep kalemlerinin bir kısmının takip edilmemesi risklidir. Yalnızca en büyük kalemin takip edilip diğerlerinin bırakılması, kalan kalemler bakımından zamanaşımı riski doğurur.
  • Verilen vekâletnamenin kapsamı okunmalıdır. Tahsile ve feragate yetki veren bir vekâletnamenin sonuçları, sürecin tamamını etkiler.
  • İbraname imzalanmadan önce hesap kontrol edilmelidir. "Başkaca talebim yoktur" kaydı taşıyan bir belgenin imzalanması, kalan kalemlerin talep edilmesini güçleştirir.

Hak sahibinin süreci doğrudan bir avukatla yürütmesi, hem talep kalemlerinin tamamının değerlendirilmesini hem de ücret ilişkisinin Avukatlık Kanunu çerçevesinde kurulmasını sağlar.

Ankara Tazminat Avukatı Ücreti Nasıl Belirlenir?

Avukatlık ücreti, taraflar arasında yapılan avukatlık sözleşmesiyle belirlenir. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu bu serbestiye iki sınır getirir. Alt sınırda, her yıl yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi bulunur; tarifenin altında ücret kararlaştırılamaz. Üst sınırda ise Kanunun 164. maddesi yer alır: dava konusu değerin yüzde yirmi beşini aşan bir oran kararlaştırılamaz. Bu oran bir tavandır, uygulanacak standart bir oran değildir.

Ücretin belirlenmesinde işin niteliği, dava değeri, harcanacak emek ve mesai ile sürecin kaç aşamadan oluşacağı dikkate alınır. Dava öncesi başvuru ve danışmanlık ile dava ya da tahkim aşaması, farklı emek gerektirdiğinden ayrı ayrı değerlendirilebilir.

Karşı yan vekâlet ücreti ayrı bir kalemdir. Davanın kazanılması hâlinde karşı taraf aleyhine hükmedilen vekâlet ücreti tarifeye göre hesaplanır ve kural olarak avukata aittir; müvekkil ile avukat arasındaki sözleşme ücretinin yerine geçmez. Yargılama harçları, bilirkişi ücretleri ve gider avansı da avukatlık ücretinden bağımsız masraflardır.

Tazminat Dosyalarında En Sık Yapılan Hatalar

  • Yalnızca en büyük kalemi talep etmek. Aynı olaydan doğan diğer kalemler bırakıldığında bunlar için süre işlemeye devam eder.
  • Husumeti eksik yöneltmek. Sigorta şirketine yöneltilen talebin limit dışında kalan kısmı için sürücü ve işletene de yönelmek gerekir.
  • Arabuluculuk şartını yanlış değerlendirmek. Gerekliyken atlamak davanın usulden reddine, gereksizken başvurmak zaman kaybına yol açar.
  • Dava türünü yanlış seçmek. Belirsiz alacak ile kısmi dava arasındaki tercih, faiz ve zamanaşımı sonuçlarını değiştirir.
  • Manevi tazminat tutarını gelişigüzel belirlemek. Reddedilen kısım aleyhe vekâlet ücreti doğurabilir.
  • İbranameyi okumadan imzalamak. Kısmi ödeme alınırken imzalanan metin, kalan talepleri kapatabilir.
  • Delil toplamayı yargılamaya bırakmak. Kamera kayıtları, tanık bilgileri ve olay yeri tespitleri zamanla ulaşılamaz hâle gelir.
  • Zamanaşımının başlangıcını kaza tarihi sanmak. Bedensel zararda sürenin başlangıcı ayrı bir değerlendirme konusudur.
  • SGK ödemelerini hesaba katmamak. Bağlanan gelirin peşin sermaye değeri tazminattan mahsup edilir; talep buna göre kurulmalıdır.

Ankara'da Tazminat Avukatı Seçerken Nelere Dikkat Edilmelidir?

Tazminat dosyaları hem hukuki hem teknik bir yapıya sahiptir. Bu nedenle Ankara tazminat avukatı arayışında bakılması gereken ölçütler, genel ifadelerden çok sürecin nasıl yürütüleceğine ilişkin somut sorulardır.

  • Olayın kaç ayrı talep doğurduğu ve bunların ayrı ayrı ele alınıp alınmayacağı baştan açıklanıyor mu?
  • Görevli mahkeme, husumet ve arabuluculuk şartı konusunda net bir yol haritası veriliyor mu?
  • Belge ve delil listesi somut olarak isteniyor mu; dosya görülmeden tutar taahhüdünde bulunuluyor mu?
  • Ücretin kapsamı, yargılama giderlerinden ayrı biçimde yazılı olarak belirleniyor mu?
  • Sürecin riskleri, olumsuz ihtimaller de dâhil olmak üzere anlatılıyor mu?

Dosya incelenmeden kesin sonuç ya da tutar vaadinde bulunulması, sağlıklı bir yaklaşım değildir. Her tazminat dosyası; kusur dağılımı, delil durumu ve süre yönetimi bakımından kendine özgüdür.

Sıkça Sorulan Sorular

Ankara tazminat avukatı hangi davalara bakar?

Trafik kazası, iş kazası ve meslek hastalığı, işçilik alacakları, hatalı tıbbi müdahale, kişilik haklarına saldırı ve hakaret, boşanma kaynaklı tazminat, haksız gözaltı ve tutuklama, idari eylem ve işlemlerden doğan tam yargı davaları ile sözleşmeye aykırılıktan doğan tazminat talepleri bu kapsamdadır.

Tazminat davası açmak için avukat tutmak zorunlu mudur?

Hayır, zorunlu değildir. Dava hak sahibi tarafından da açılabilir. Ancak görevli mahkemenin belirlenmesi, husumetin yöneltilmesi, arabuluculuk şartının değerlendirilmesi ve dava türünün seçimi usul kuralı gerektirdiğinden, hatalı adımlar davanın esasa girilmeden reddine yol açabilir.

Maddi ve manevi tazminat arasındaki fark nedir?

Maddi tazminat, malvarlığında meydana gelen azalmanın ve yoksun kalınan kârın karşılığıdır; belgeye ve hesaba dayanır. Manevi tazminat ise kişilik değerlerinde oluşan eksilmenin karşılığıdır ve hâkim tarafından, kusurun ağırlığı ile olayın özellikleri gözetilerek takdir edilir.

İş kazası tazminat davasında önce arabulucuya başvurmak gerekir mi?

Hayır. İş kazası ve meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları ile bunlara ilişkin tespit, itiraz ve rücu davaları, dava şartı olan arabuluculuğun kapsamı dışında tutulmuştur. Buna karşılık kıdem ve ihbar tazminatı gibi işçilik alacakları için arabuluculuğa başvurulması zorunludur.

Sigorta şirketine karşı açılacak tazminat davasında arabuluculuk şart mıdır?

Evet. Sigorta şirketine yöneltilen ve konusu para alacağı olan tazminat davaları ticari dava niteliğinde olduğundan arabuluculuk dava şartıdır. Uyuşmazlığın Sigorta Tahkim Komisyonuna taşınması hâlinde ise bu şart aranmaz.

Belirsiz alacak davası ile kısmi dava aynı şey midir?

Hayır. Belirsiz alacak davası, alacağın miktarının baştan belirlenemediği hâllerde açılır ve zamanaşımı alacağın tamamı için kesilir. Kısmi davada ise alacak belirlidir, yalnızca bir kısmı dava edilir; artırılan bölüm bakımından karşı taraf zamanaşımı def'inde bulunabilir.

Tazminat davası kime karşı açılır?

Trafik kazalarında zorunlu trafik sigortasına, kusurlu sürücüye ve araç işletenine; iş kazası ve işçilik alacaklarında işverene, alt işveren ilişkisi varsa asıl işverene; idari eylem ve işlemlerde ilgili idareye; koruma tedbirleri nedeniyle tazminatta ise Devlete karşı açılır.

Tazminat davasında görevli mahkeme nasıl belirlenir?

Uyuşmazlığın niteliğine göre değişir: sigorta şirketi taraf ise asliye ticaret, yalnızca sürücü ve işleten taraf ise asliye hukuk, iş kazası ve işçilik alacaklarında iş mahkemesi, boşanma kaynaklı taleplerde aile mahkemesi, özel sağlık kuruluşuna karşı tüketici mahkemesi, kamu hastanesi ve idari eylemlerde idare mahkemesi görevlidir.

Tazminat davalarında zamanaşımı ne kadardır?

Haksız fiilden doğan taleplerde kural olarak öğrenmeden itibaren iki, her hâlde on yıldır. Fiil suç oluşturuyorsa ceza kanunundaki daha uzun süre uygulanır. İş kazası tazminatında kural olarak on yıl, kıdem ve ihbar tazminatında beş yıl, idari eylemlerden doğan tam yargı davalarında ise bir ve beş yıllık süreler söz konusudur.

Tazminat miktarı nasıl hesaplanır?

Maddi tazminatta gerçekleşmiş zararlar belgeye, gelecekteki zararlar ise aktüerya hesabına dayanır; zarar görenin yaşı, geliri, maluliyet oranı ve çalışma dönemleri esas alınır, kusur oranı ve SGK ödemeleri düşülür. Manevi tazminatta ise hâkim, kusurun ağırlığı ile tarafların ekonomik ve sosyal durumunu gözeterek takdir eder.

Kusurlu olan taraf da tazminat talep edebilir mi?

Tam kusurlu olmamak şartıyla evet. Kusurun paylaştırıldığı olaylarda zarar, talep sahibinin kendi kusur oranı düşülerek hesaplanır. Kusurun varlığı talep hakkını tümüyle ortadan kaldırmaz, tazminattan indirim sebebi olur.

Ankara tazminat avukatı ücreti ne kadardır?

Ücret, avukatlık sözleşmesiyle belirlenir. Alt sınırda Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, üst sınırda ise Avukatlık Kanunu m.164 uyarınca dava konusu değerin yüzde yirmi beşi bulunur. Tutar; işin niteliğine, dava değerine ve sürecin kaç aşamadan oluşacağına göre değişir. Karşı yan vekâlet ücreti ve yargılama giderleri ayrı kalemlerdir.

Tazminat davası ne kadar sürer?

Süre; mahkemenin iş yüküne, bilirkişi ve aktüerya incelemesinin kapsamına, delil durumuna ve kanun yoluna başvurulup başvurulmadığına göre değişir. Sigorta şirketiyle sınırlı uyuşmazlıklarda Sigorta Tahkim Komisyonu yolu genellikle dava yoluna göre daha kısa sürede sonuçlanır.

Hasar danışmanlık şirketiyle sözleşme imzalamalı mıyım?

Dava takibi ve mahkemede temsil, yalnızca avukat tarafından yapılabilir. Bu tür bir sözleşme imzalanacaksa kesinti oranının, takip edilecek talep kalemlerinin ve verilen vekâletnamenin kapsamının yazılı olarak belirlenmesi; ibraname niteliğindeki belgelerin ise imzalanmadan önce incelenmesi gerekir.

Bu sayfada atıf yapılan mevzuat ve kararlar

Tazminat dosyanız için hukuki destek

Olayın hangi talep kalemlerini doğurduğu, bunların kimden isteneceği ve hangi sürelere tabi olduğu belirlenmeden atılan adımlar telafisi güç sonuçlar doğurabilir. Dosyanızı görüşmek için iletişime geçebilirsiniz.

Av. Arb. Handan SAYAN ÖZGÜL
Av. Arb. Handan SAYAN ÖZGÜL Avukat & Arabulucu · Ankara Barosu Sicil No: 26867 Kızılırmak Mah. 1450. Sk. No:16/5 Hayat Plaza Kat: 2, Çankaya / Ankara

Yasal uyarı: Bu sayfadaki açıklamalar genel hukuki bilgilendirme amacı taşır; hukuki danışmanlık ya da avukatlık hizmeti niteliğinde değildir. Tazminat uyuşmazlıkları kusur dağılımı, delil durumu ve süreler bakımından birbirinden farklıdır; buradaki genel çerçeve somut dosyanızda farklı sonuçlar doğurabilir. Mevzuat ve yargı uygulaması değişebileceğinden, herhangi bir adım atmadan önce güncel durumun bir avukata danışılarak teyit edilmesi önerilir.