Araç Mahrumiyet Bedeli Avukatı
Araç mahrumiyet bedeli, trafik kazasından sonra aracın onarımda kaldığı süre boyunca sahibinin uğradığı kullanım kaybının tazminatıdır. Kazanın ardından gündeme gelen zarar çoğu zaman yalnızca onarım faturasından ibaret sanılır; oysa aracın tamirde beklediği süredeki kullanım kaybı ayrı ve bağımsız bir zarar kalemidir. Hukukumuzda bu kalem araç mahrumiyet bedeli olarak adlandırılır; halk arasında ise araç yattı parası, araçtan yoksun kalma tazminatı veya araç kullanım kaybı tazminatı gibi isimlerle anılır.
Bu kalemin uygulamada en çok karıştırıldığı nokta muhataptır. Araç değer kaybı poliçe kapsamında sigorta şirketinden istenebilirken, araç mahrumiyet bedeli dolaylı zarar niteliğinde olduğu için zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminatı dışında kalır; bu sonuç 2021'den beri doğrudan Karayolları Trafik Kanunu m.92/k hükmüne dayanır. Talebin yanlış kişiye yöneltilmesi, haklı bir alacağın husumet yokluğundan reddedilmesine yol açabilir.
Bir araç mahrumiyet bedeli avukatı, dosyayı yalnızca "kaç gün serviste kaldı" sorusuyla değil; kusur oranı, makul onarım süresi, aracın kullanım amacı, talebin yöneltileceği kişiler ve birlikte istenebilecek diğer zarar kalemleri yönünden bütün olarak değerlendirir. Ankara araç mahrumiyet bedeli avukatı arayışında olan kişiler bakımından da belirleyici olan, dosyanın hangi hukuki zemine oturtulduğudur.
Sayfanın devamında araç mahrumiyet bedelinin hangi şartlarda doğduğu, kimlerden istenebileceği, nasıl hesaplandığı, pert ve ticari araçlarda nasıl değerlendirildiği, icra takibi ve dava süreci, itiraz yolları, zamanaşımı kuralları ve yerleşik Yargıtay yaklaşımı uygulamadaki hâliyle ele alınıyor. Dilekçe örnekleri ve belge kontrol listesi de bölüm sonlarında yer alıyor. Hakkında araç mahrumiyet bedeli için icra takibi başlatılan taraf bakımından yetkili icra dairesi, itiraz yolu, icra inkâr tazminatı ve zamanaşımı savunması ayrı başlıklarda anlatılıyor; 31 Temmuz 2026'da belirsiz alacak davasının kaldırılmasıyla değişen dava açma yöntemi de güncel hâliyle işlendi.
- Araç mahrumiyet bedeli, aracın kaza nedeniyle kullanılamadığı süredeki kullanım kaybının parasal karşılığıdır; onarım masrafından ve değer kaybından ayrı bir kalemdir.
- Bu zarar dolaylı zarar olduğundan zorunlu trafik sigortası teminatı dışında kalır (KTK m.92/k); talep kural olarak kusurlu sürücü, işleten ve araç malikine yöneltilir.
- Hesap, kural olarak makul onarım süresi × emsal günlük ikame bedeli formülüyle yapılır ve kusur oranıyla çarpılarak sınırlanır.
- Esas alınan süre aracın fiilen serviste kaldığı gün sayısı değil, hasarın niteliğine göre teknik olarak gerekli görülen süredir; parça beklemesinden doğan gecikme kural olarak dışlanır.
- Araç kiralanmamış olması tek başına talebi ortadan kaldırmaz; kullanım kaybının kendisi zarardır, kira faturası sadece ispat aracıdır.
- Pert araçlarda da talep mümkündür; burada esas alınan süre onarım değil, rayiç bedelin ödenip yeni araç temin edilebileceği makul süredir.
- Belirsiz alacak davası 31 Temmuz 2026'da kaldırıldı; yeni davalar kısmi dava olarak açılır ve talep, tahkikatın sonuna kadar bir defaya mahsus artırılabilir (HMK m.109/4).
- Hakkınızda icra takibi başlatıldıysa ödeme emrine 7 gün içinde itiraz edilir; itiraz takibi durdurur. Tutarı ancak yargılamayla belirlenebilen bu alacakta Yargıtay'a göre icra inkâr tazminatı şartları oluşmaz.
- Zamanaşımı kural olarak 2 yıl / 10 yıl; yalnızca maddi hasarlı kazada taksirle mala zarar verme suç olmadığından daha uzun ceza zamanaşımı devreye girmez.
Araç Mahrumiyet Bedeli Nedir?
Araç mahrumiyet bedeli, trafik kazası nedeniyle aracın belirli bir süre kullanılamaması sonucunda ortaya çıkan kullanım kaybının giderilmesini amaçlayan maddi tazminattır. Zararın konusu aracın onarımı değil, aracın sağladığı kullanım imkânının geçici olarak ortadan kalkmasıdır. Bu nedenle onarım bedeli eksiksiz ödenmiş olsa bile mahrumiyet bedeli ayrıca gündeme gelebilir.
Zararın kaynağı haksız fiildir. Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Aracın kullanılamaz hâle gelmesi, malikin malvarlığında ölçülebilir bir eksilme yaratır; hukuk düzeni bu eksilmeyi de tazmin edilmesi gereken zarar olarak kabul eder.
Kullanım kaybının somut görünümü kişiden kişiye değişir. Bir kişi işe gidiş gelişini toplu taşımayla karşılamak zorunda kalır, bir başkası çocuğunu okula bırakmak için her gün ek gider yapar, ticari araç sahibi ise doğrudan kazancından olur. Tazminatın amacı bu masrafların faturasını toplamak değil, aracın kullanım değerinin karşılığını objektif ölçütlerle belirlemektir.
Uygulamadaki Diğer Adları
Aynı hukuki kalem, uygulamada birbirinden farklı isimlerle anılır. Adlandırma değişse de hukuki içerik aynıdır:
- Araç yattı parası — halk arasında en yaygın kullanım.
- Araçtan yoksun kalma tazminatı / araçtan mahrum kalma tazminatı — dilekçelerde sık geçen karşılık.
- Araç kullanım kaybı tazminatı — zararın niteliğini en doğru anlatan ifade.
- İkame araç bedeli — uygulamada aynı anlamda kullanılsa da aşağıda açıklanan nüans nedeniyle tam eşdeğer değildir.
- Araç yatış bedeli, araba yattı parası, araç yatma parası — aynı kalemin halk arasındaki diğer söylenişleri. Ticari araçlarda "yatar parası" denildiğinde ise çoğu zaman aracın çalışmadığı günlerdeki kazanç kaybı kastedilir.
"Hak mahrumiyeti" ifadesine dikkat: Bazı ödeme emirlerinde ve dilekçelerde araç mahrumiyet bedeli "hak mahrumiyeti" adıyla da geçer; bu kullanımda iki ifade aynı kalemi anlatır. Ancak aynı ifade, e-Devlet'teki araç kaydında görünen rehin, haciz veya yakalama şerhleri için de kullanılır. Bu şerhlerin kaza tazminatıyla ilgisi yoktur; muhatabı şerhi koyduran alacaklı veya ilgili icra dairesidir. Sigorta boyutuyla birlikte ayrıntılı karşılaştırma sigorta araç mahrumiyet bedelini karşılar mı yazımızda yer alıyor.
Dilekçede hangi ismin kullanıldığı talebin kaderini belirlemez; belirleyici olan, talebin dayandığı maddi vakıaların ve zararın açıkça ortaya konulmasıdır. Yine de mahkeme ve bilirkişi dosyalarında en yerleşik karşılık "araç mahrumiyet bedeli" ifadesidir.
Değer Kaybı, İkame Araç ve Hasar Farkından Farkı
Trafik kazasından doğan maddi zarar tek bir kalemden ibaret değildir. Uygulamada en sık yaşanan hak kaybı, bu kalemlerin birbirine karıştırılması ve yalnızca birinin talep edilmesiyle diğerlerinden vazgeçilmiş sayılmasıdır. Her kalem farklı bir zarara, çoğu zaman farklı bir muhataba ve farklı bir ispat yöntemine dayanır.
Araç Değer Kaybından Farkı
Araç değer kaybı, aracın usulüne uygun şekilde onarılmasından sonra dahi ikinci el piyasa değerinde kalıcı olarak oluşan azalmayı ifade eder. Araç mahrumiyet bedeli ise onarım sürecinde yaşanan geçici kullanım kaybını karşılar. Biri aracın ekonomik değerine, diğeri kullanım hakkına ilişkindir.
Bu ayrımın pratik sonucu büyüktür: şartları oluştuğunda her iki tazminat aynı kaza nedeniyle birlikte talep edilebilir. On gün serviste kalan bir araçta hem tramer kaydı nedeniyle piyasa değeri düşer hem de sahibi bu süre boyunca aracını kullanamaz. İki zarar birbirini tüketmez.
İkame Araç Bedelinden Farkı
İkame araç, onarım süresince araç sahibine fiilen tahsis edilen yedek araçtır; mahrumiyet bedeli ise böyle bir araç sağlanmadığında ortaya çıkan kullanım kaybının parasal karşılığıdır. Yedek araç gerçekten tahsis edilmişse zarar ayni olarak zaten karşılanmış olur ve ayrıca nakdi talep gündeme gelmez.
| Kriter | Araç Mahrumiyet Bedeli | İkame Araç Bedeli |
|---|---|---|
| Niteliği | Kullanım kaybının parasal karşılığı (nakdi tazminat) | Onarım süresince fiilen sağlanan yedek araç (ayni edim) |
| Ne zaman gündeme gelir | Yedek araç sağlanmadığında, kullanım kaybı fiilen oluştuğunda | Poliçe veya sözleşme yedek araç taahhüdü içeriyorsa |
| Talep yolu | Dava veya icra takibi yoluyla nakdi talep | Genellikle kasko / ek teminat kapsamında ayni edim |
| Muhatap | Kusurlu sürücü, işleten ve araç maliki | Teminatı veren sigorta şirketi veya sözleşmenin tarafı |
| Diğer adları | Araç yattı parası, kullanım kaybı tazminatı, araçtan yoksun kalma tazminatı | Yedek araç, muadil araç |
Hasar Farkı Tazminatıyla İlişkisi
Hasar farkı tazminatı, sigorta şirketinin ödediği tutarın gerçek onarım maliyetini karşılamadığı hâllerde aradaki farkın talep edilmesidir. Mahrumiyet bedeliyle karıştırılmamalıdır: hasar farkı onarımın maliyetine, mahrumiyet bedeli onarım süresine ilişkindir. Aynı dosyada ikisi de birlikte doğabilir.
Uygulamada sık görülen hata: Sigorta şirketinden yalnızca değer kaybı tahsil edip dosyayı kapatmak. Mahrumiyet bedeli farklı bir muhataba karşı, farklı bir hukuki dayanakla istendiğinden, değer kaybı ödemesi bu talebi kendiliğinden sona erdirmez. Ancak imzalanan ibraname veya feragat metninin kapsamı bu noktada belirleyici olur; imzadan önce metnin hangi kalemleri kapsadığı mutlaka okunmalıdır.
Hangi Şartlarda Talep Edilebilir?
Her trafik kazası araç mahrumiyet bedeli talep etme hakkı doğurmaz. Talebin kabul edilebilmesi için haksız fiil sorumluluğunun genel şartlarının yanında, kullanım kaybına özgü bazı unsurların da gerçekleşmiş olması gerekir.
Haksız Fiil Sorumluluğunun Şartları
- Hukuka aykırı fiil: Karşı tarafın trafik kurallarına aykırı davranışı veya araç işletilmesinden doğan tehlike sorumluluğunu doğuran bir durumun bulunması.
- Kusur: Karşı tarafın kazanın oluşumunda kusurunun bulunması. Kusur oranı, talep edilebilecek tutarı doğrudan sınırlar.
- Zarar: Aracın belirli bir süre kullanılamamış olması ve bu durumun malvarlığında ölçülebilir bir eksilme yaratması.
- İlliyet bağı: Kullanım kaybının doğrudan kazadan kaynaklanması. Kazayla ilgisi olmayan mekanik arıza nedeniyle uzayan süre bu kapsamda değerlendirilmez.
Bu şartların yanında, zararın fiilen doğmuş olması aranır. Aracın kaza sonrası hiç servise verilmemesi veya kullanılmaya devam edilmesi hâlinde kullanım kaybından söz edilmesi güçleşir. Buna karşılık aracın sürülebilir durumda olması, güvenlik açısından kullanılmasının sakıncalı olduğu hâllerde tek başına talebi ortadan kaldırmaz.
Makul Onarım Süresi Şartı
Kullanım kaybının varlığı kadar süresi de bir şart niteliğindedir. Mahkemeler ve bilirkişiler, aracın fiilen serviste kaldığı toplam süreyi değil, hasarın niteliğine göre teknik olarak gerekli görülen makul onarım süresini esas alır. Servisin yoğunluğu, parça temininin gecikmesi veya aracın sahibinden kaynaklanan sebeplerle uzayan süre kural olarak karşı tarafa yüklenmez.
Trafik Kazası Dışındaki Zararlarda Durum
Aracın kullanılamaz hâle gelmesi her zaman trafik kazasından kaynaklanmaz. Aracın bilerek çizilmesi, camının kırılması veya başka bir şekilde tahrip edilmesi de aynı sonucu doğurur. Türk Ceza Kanunu'nun 151. maddesi mala zarar verme suçunu düzenler; bu eylem aynı zamanda özel hukuk anlamında haksız fiildir.
Dolayısıyla aracına kasten zarar verilen kişi de, şartları oluştuğunda aracın kullanılamadığı süreye ilişkin mahrumiyet bedelini failden talep edebilir. Burada dayanak trafik mevzuatı değil, doğrudan haksız fiil sorumluluğudur. Ceza soruşturmasının varlığı tazminat talebini engellemez; iki süreç birbirinden bağımsız yürür.
Kimden Talep Edilir? Sigortanın Sorumluluğu
Araç mahrumiyet bedeli dosyalarında en kritik karar, talebin kime yöneltileceğidir. Bu tercihte yapılan hata, esasa hiç girilmeden davanın husumetten reddine yol açabilir. Uygulamada en yaygın yanılgı, bu kalemin de zorunlu trafik sigortasından tahsil edilebileceği düşüncesidir.
Araç Mahrumiyet Bedeli ZMSS Kapsamında mı?
Kural olarak hayır. Zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS), sigortalının üçüncü kişilere verdiği doğrudan zararları poliçe limiti ve kusur oranı dâhilinde karşılar: araçtaki maddi hasar ve değer kaybı bu kapsamdadır. Araç mahrumiyet bedeli ise aracın hasarlanması nedeniyle sonradan ortaya çıkan dolaylı zarar niteliğindedir ve poliçe teminatı dışındadır. Bu sonuç yalnızca yargı içtihadına dayanmaz: 9/6/2021 tarihli 7327 sayılı Kanunla eklenen Karayolları Trafik Kanunu m.92/k, "gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararlar"ı zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışında sayar. ZMSS Genel Şartlarının A.6/k bendi de aynı yöndedir; 1 Temmuz 2026'da yürürlüğe giren Genel Şartlar değişikliği değer kaybının tespitini ayrıntılandırmış, mahrumiyet bedelini kapsama almamıştır.
Yargıtay da bu ayrımı uzun süredir aynı şekilde uygular. 17. Hukuk Dairesinin 10.07.2014 tarihli, 2014/11679 E., 2014/11070 K. sayılı kararında sigortacının araçta oluşan gerçek zarardan poliçe limitine kadar sorumlu olduğu, ancak "aracın tamir süresince mahrum kalınan kazanç kaybı veya araç mahrumiyeti zararları gibi dolaylı zararlar ZMSS teminatı dışında kalmaktadır" denilmiştir. Aynı Daire 21.12.2020 tarihli, 2019/4815 E., 2020/8743 K. sayılı kararında da trafik sigortacısının mahrumiyet bedelinden sorumlu olmadığını kabul etmiştir. 17. Hukuk Dairesi 2021'de kapatılmış ve trafik kazasından doğan tazminat dosyaları 4. Hukuk Dairesine devredilmiştir; bu kararlar geçerliliğini korur, bugün temyiz incelemesini 4. Hukuk Dairesi yapar.
İstisnaya dikkat: Yukarıdaki kural zorunlu trafik sigortası içindir. Kasko poliçesine ikame araç veya araç kiralama ek teminatı eklenmişse, bu kez talebin dayanağı haksız fiil değil sözleşmedir ve muhatap doğrudan kendi sigorta şirketinizdir. Poliçenizin ek teminat listesini kontrol etmeden bu ihtimali elemeyin.
Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları (A.4.8) kullanım ve gelir kaybının ancak ek sözleşmeyle ve poliçe limitiyle sınırlı olarak teminata alınabileceğini öngörür; kasko bu kalemi kendiliğinden ödemez. Ek teminat varsa talebin sigorta başvurusunda kalem adıyla ayrıca yazılması gerekir: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 11.09.2025 tarihli, 2025/2785 E., 2025/12369 K. sayılı kararında, ikame araç bedelinin başvuruda istenmediği gerekçesiyle talebi usulden reddeden hakem heyeti kararını, başvuru dilekçesinde bu kalemin istendiğini tespit ederek bozmuş ve talebin esasının incelenmesi gerektiğini belirtmiştir. Poliçedeki ikame araç klozları da çoğu zaman gün ve kullanım sayısıyla sınırlıdır; 4. Hukuk Dairesinin 30.11.2023 tarihli, 2023/7255 E., 2023/12877 K. sayılı kararında vaka başına en fazla 7 gün ve yılda iki kez ile sınırlı klozda hizmetin fiilen verildiği dosyada, sunulan kira faturasına rağmen ek ödeme talebi reddedilmiştir.
Sürücü, İşleten ve Malik Ayrımı
Talep, kural olarak kazaya kusuruyla sebep olan kişilere yöneltilir. Ancak "kusurlu sürücü" ile "sorumlu kişi" her zaman aynı kişi değildir:
| Sıfat | Kim sayılır? | Mahrumiyet bedelinden sorumluluğu |
|---|---|---|
| Sürücü | Kaza anında aracı fiilen kullanan kişi | Kusuru oranında kişisel olarak sorumludur |
| İşleten | Aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işleten kişi | Karayolları Trafik Kanunu uyarınca sürücüyle birlikte sorumlu tutulabilir |
| Malik | Ruhsat sahibi | Kural olarak işleten sayılır; aksini ispat yükü kendisindedir |
| Sigorta şirketi | ZMSS poliçesini düzenleyen şirket | Dolaylı zarar niteliği nedeniyle kural olarak sorumlu değildir |
Sürücü ile işleten farklı kişilerse davanın her ikisine birden yöneltilmesi, tahsil kabiliyeti açısından önem taşır. Dava açıldıktan sonra taraf ekleme imkânı usul kuralları nedeniyle sınırlıdır; bu nedenle husumet tercihinin dava dilekçesi hazırlanırken netleştirilmesi gerekir.
Kiralık ve Şirket Araçlarında Durum
Kazaya karışan aracın kiralık olması veya bir şirkete ait bulunması, sorumluluk zincirini genişletir. Kiralama şirketi araç maliki sıfatını taşırken, aracı kendi hesabına kullanan kiracı somut olayın koşullarına göre işleten sayılabilir. Şirket araçlarında ise sürücünün işçi sıfatıyla hareket etmesi hâlinde, işverenin adam çalıştıranın sorumluluğu çerçevesinde sorumlu tutulması gündeme gelebilir.
Bu dosyalarda ruhsat kaydı tek başına yeterli bilgi vermez; kira sözleşmesi, araç tahsis belgesi veya işveren kayıtları da incelenmelidir. Zarar gören taraf olarak sizin bu belgelere erişiminiz sınırlı olduğundan, dava sırasında ilgili kurum ve şirketlerden bilgi istenmesi talep edilmelidir.
Araç Mahrumiyet Bedeli Nasıl Hesaplanır?
Hesaplamanın çekirdeği sade bir çarpımdır: makul onarım süresi × emsal günlük ikame bedeli. Bu çarpımla bulunan taban tutar, karşı tarafın kusur oranıyla sınırlandırılır ve dosyaya özgü unsurlarla düzeltilir. Sadeliğe rağmen uyuşmazlıkların büyük bölümü, çarpımın iki değişkeninin nasıl belirleneceği üzerinde yaşanır.
Hesaplamanın Adımları
- Aracın hasar durumu ve değişmesi gereken parçalar teknik olarak tespit edilir.
- Bu veriye göre hasarın niteliğine uygun makul onarım süresi belirlenir.
- Aracın marka, model, yaş ve segmentine uygun emsal günlük ikame bedeli araştırılır.
- İki değer çarpılarak taban tutar bulunur.
- Karşı tarafın kusur oranı uygulanır; müterafik kusur varsa tutar bu oranda indirilir.
- Ticari kullanım, aracın niteliği ve dosyaya özgü diğer unsurlar bilirkişi değerlendirmesiyle tutara yansıtılır.
| Hesaplama unsuru | Nasıl belirlenir? | Tartışma çıkan nokta |
|---|---|---|
| Günlük ikame bedeli | Hasarlı aracın özelliklerine denk bir araç kiralansaydı günlük ücretinin ne olacağı; emsal kiralama rayiçleri üzerinden | Karşı taraf çoğu zaman daha alt segment bir araç rayici önerir |
| Makul onarım süresi | Hasarın niteliğine göre teknik olarak gerekli görülen süre | Fiili servis süresiyle makul süre arasındaki fark |
| Kusur oranı | Kaza tespit tutanağı, kusur bilirkişi raporu ve deliller | Müterafik kusur iddiasıyla tutarın düşürülmek istenmesi |
| Tasarruf edilen giderler | Araç kullanılmadığı için yapılmayan yakıt, otopark gibi masraflar | Denkleştirme adı altında tutardan indirim talebi |
| Ticari kullanım | Aracın gelir getirici faaliyette kullanılıp kullanılmadığı | Mahrumiyet ile kazanç kaybının aynı kalem sayılmak istenmesi |
Örnek (temsilidir, bağlayıcı değildir): Hasarın niteliğine göre makul onarım süresi 7 gün olarak belirlenmiş ve dosyaya özgü emsal rayiç üzerinden günlük ikame bedeli tespit edilmişse, bu iki değerin çarpımı taban tutarı oluşturur. Karşı taraf %80 kusurlu bulunmuşsa hükmedilecek tutar bu tabanın %80'i üzerinden hesaplanır. Gerçek tutar her hâlde bilirkişi incelemesi ve somut olayın rayiç bedeline göre belirlenir.
Hesaplamada Dikkate Alınan Kriterler
Emsal günlük bedelin belirlenmesinde tek bir ölçüt kullanılmaz. Bilirkişi incelemesinde şu unsurlar birlikte değerlendirilir:
- Aracın markası ve modeli,
- Aracın yaşı ve kilometresi,
- Araçta oluşan hasarın niteliği ve büyüklüğü,
- Teknik olarak gerekli onarım süresi,
- Tarafların kusur durumu ve oranları,
- Aracın özelliklerine denk ikame aracın günlük kira rayici,
- Aracın kullanım amacı (özel kullanım / ticari kullanım),
- Araç kullanılmadığı için sahibinin yaptığı tasarruflar.
Müterafik Kusur ve Tasarruf Edilen Giderler
Hesaplanan taban tutar iki yönden aşağı çekilebilir. Birincisi müterafik kusurdur: zarar görenin de kazanın oluşumunda veya zararın artmasında kusuru bulunuyorsa tazminattan bu oranda indirim yapılır. Aracın onarıma makul sürede verilmemesi veya zararı azaltma yükümlülüğünün ihlali de bu kapsamda değerlendirilebilir.
İkincisi denkleştirme savunmasıdır. Karşı taraf, araç kullanılmadığı için yapılmayan yakıt, otopark, bakım gibi giderlerin tazminattan düşülmesi gerektiğini ileri sürebilir. Bu savunmanın kabul görme ölçüsü dosyanın koşullarına göre değişir; her hâlde indirim talep eden tarafın bu giderleri somutlaştırması beklenir.
Her iki savunma da karşı tarafça ileri sürülmediği sürece mahkemece kendiliğinden dikkate alınmaz. Buna karşılık dava dilekçesi hazırlanırken bu itirazların geleceği öngörülerek delil düzeninin buna göre kurulması, sonradan savunmasız kalınmasını önler.
Makul Onarım Süresi Nasıl Belirlenir?
Makul onarım süresi, aracın serviste geçirdiği takvim günü değil; hasarın niteliğine göre bir aracın teknik olarak ne kadar sürede onarılabileceğidir. Uygulamada bu süre çoğunlukla birkaç gün ile birkaç hafta arasında değişmekte, ağır hasarlı araçlarda uzayabilmektedir. Kesin bir gün sayısı vermek mümkün değildir; süre her dosyada bilirkişi incelemesiyle belirlenir.
Sürenin uzamasına yol açan bazı sebepler karşı tarafa yüklenemez. Aracın servise geç teslim edilmesi, ödeme veya onay süreçlerinin araç sahibinden kaynaklanan sebeplerle beklemesi ya da onarımın gereksiz yere uzatılması bu kapsamdadır. Buna karşılık hasarın ağırlığı nedeniyle özel parça temini gereken hâllerde sürenin bir miktar uzaması olağan kabul edilebilir; bu değerlendirme somut olaya göre yapılır.
Dosyanız için ön değerlendirme
Talep edeceğiniz tutarın büyüklüğünü belirleyen iki değişken de tartışmaya açıktır: makul onarım süresi ve emsal günlük bedel. Servis evrakınız, kusur durumunuz ve aracınızın özellikleri birlikte incelenmeden hangi tutarın istenebileceği net olarak belirlenemez. Zamanaşımı süreleri işlemeye devam ettiğinden dosyanızı erken aşamada değerlendirmek önem taşır.
Rakamla görmek isterseniz: araç mahrumiyet bedeli hesaplama aracı bu çarpımı sizin girdiğiniz değerlerle kurar. Tek rakam yerine alt ve üst uç verir; fiili süre ile makul süre farkını, kaskodan ikame araç kullanılan günlerin mahsubunu ve kusur oranının etkisini ayrı satırlarda gösterir.
Kaç Gün Üzerinden Talep Edilebilir?
Bu sorunun kısa cevabı şudur: aracın serviste kaldığı gün sayısı kadar değil, hasarın gerektirdiği makul onarım süresi kadar. Uygulamadaki en yaygın beklenti kırılması buradan doğar. Aracı bir ay serviste bekleyen kişi bir aylık tazminat beklerken, bilirkişi raporunda çok daha kısa bir süre esas alınabilir.
Sürenin belirlenmesinde hasarın büyüklüğü, değişecek parçaların niteliği, boya ve kaporta işlemlerinin kapsamı ile servis prosedürleri birlikte değerlendirilir. Yurt dışından parça getirtilmesi gereken durumlarda veya ağır hasarlı araçlarda sürenin uzaması kaçınılmaz olabilir; bu hâlde uzayan süre teknik gereklilikten kaynaklandığı ölçüde hesaba dâhil edilebilir.
Buna karşılık, tamamen ekonomik veya idari sebeplerle uzayan bekleme süreleri kural olarak dışlanır. Sigorta şirketinin ödeme yapmakta gecikmesi nedeniyle onarıma başlanamaması gibi hâllerde ise sorumluluğun kime ait olduğu ayrıca tartışılır; bu tartışma dosyanın en teknik başlıklarından biridir ve delil düzeni doğru kurulmadan kazanılması güçtür.
Kayıt tutun: Aracın servise giriş ve çıkış tarihleri, iş emri, parça sipariş kayıtları ve teslim tutanağı, makul sürenin uzamasının teknik bir zorunluluktan kaynaklandığını gösteren en güçlü delillerdir. Bu belgeler sonradan temin edilemediğinde tartışma tamamen bilirkişinin takdirine kalır.
Araç Kiralamayan Kişi Talep Edebilir mi?
Evet. Uygulamadaki yaygın inanışın aksine, araç kiralanmamış olması tek başına mahrumiyet bedeli talebini ortadan kaldırmaz. Tazminatın konusu ödenen kira bedeli değil, aracın kullanım imkânından yoksun kalınmasıdır. Kira faturası bulunması ispatı kolaylaştırır; yokluğu ise zararın hiç doğmadığı anlamına gelmez.
Kullanım kaybının varlığı, aracın kaza öncesinde fiilen kullanılıyor olmasıyla ortaya konulur. Aracın günlük yaşamdaki işlevi, işe gidiş geliş düzeni, ailenin ulaşım ihtiyacı ve alternatif ulaşım imkânlarının bulunup bulunmadığı bu değerlendirmeye dâhildir. Kaza tarihinden önceki yakıt harcamaları, HGS/OGS geçiş kayıtları veya düzenli servis geçmişi, aracın aktif kullanıldığını gösteren dolaylı delil olarak sunulabilir.
Kiralama yapılmışsa hesap yine emsal rayiç üzerinden yürür. Piyasa rayicinin belirgin şekilde üzerinde bir bedelle kiralama yapılması hâlinde, aşan kısmın karşı tarafa yüklenmesi güçleşir. Bu nedenle kiralama tercih edilecekse, aracın segmentine denk bir araç seçilmesi ve sözleşme ile ödeme belgelerinin saklanması önerilir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 29.09.2022 tarihli, 2021/26777 E., 2022/11236 K. sayılı kanun yararına bozma kararında, ikame araç kiralandığına dair belge sunulamadığı gerekçesiyle verilen ret kararını bozmuştur. Daireye göre zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, Türk Borçlar Kanunu m.50/2 uyarınca zararı olayların olağan akışına göre hakkaniyete uygun biçimde belirler; makul tamir süresi ve bu sürede ödenmesi gereken ikame araç bedeli bilirkişiyle saptanarak talep hakkında karar verilmelidir. Kiralama şartını ve ispat yollarını ayrıntılı ele aldığımız ikame araç bedeli için araç kiralamak şart mı yazısı da bu konuya ayrılmıştır.
Pert Araçlarda Araç Mahrumiyet Bedeli
Evet, pert araçlarda da talep mümkündür. Aracın onarımının ekonomik olmadığı veya teknik olarak mümkün olmadığı hâllerde araç perte ayrılır. Bu durumda onarım süresinden söz edilemez; ancak araç sahibinin aracından yoksun kaldığı bir süre yine de vardır.
Burada esas alınan süre, aracın rayiç bedelinin ödenmesi, pert işlemlerinin tamamlanması ve yerine denk bir araç temin edilmesi için gereken makul süredir. Bu süre onarım süresine göre doğal olarak daha uzun kabul edilir; ancak yine somut olayın koşullarına ve bilirkişi değerlendirmesine göre belirlenir. 1 Temmuz 2026'dan bu yana ağır hasarlı araçlarda sigorta tazminatının ödenmesi, aracın trafikten çekildiğini gösteren kaşeli tescil belgesinin ibrazına bağlandığından bu işlemin süresi de makul sürenin hesabında tartışılır. Pert araçta süre ölçütünü ve ilgili Yargıtay kararlarını ayrıntılı ele aldığımız pert araç mahrumiyet bedeli yazısına da bakılabilir.
Pert dosyalarında sürenin uzamasında sigorta şirketinin ödeme takvimi belirleyici olabilir. Rayiç bedelin geç ödenmesi nedeniyle yeni araç alınamaması hâlinde, gecikmenin kimden kaynaklandığı ve bu gecikmenin makul süreye dâhil edilip edilmeyeceği ayrıca tartışılır. Pert kaydının araç üzerinde doğurduğu diğer sonuçlar ile sigorta sürecine ilişkin ayrıntılar için trafik kazası avukatı sayfamızdaki değerlendirmeler de incelenebilir.
Ticari Araçlarda Mahrumiyet ve Kazanç Kaybı
Aracın gelir getirici bir faaliyette kullanılması, dosyanın niteliğini değiştirir. Ticari araçlarda iki ayrı zarar birlikte doğabilir: aracın kullanım değerinden yoksun kalma ve aracın çalışmaması nedeniyle elde edilemeyen gelir. Bu iki kalem sık sık birbirine karıştırılır ve tek kalem olarak talep edildiğinde eksik tazminatla sonuçlanır.
| Kalem | Neyi karşılar? | Nasıl ispatlanır? |
|---|---|---|
| Araç mahrumiyet bedeli | Aracın kullanım değerinden yoksun kalma | Emsal günlük ikame rayici + makul onarım süresi |
| Kazanç kaybı | Araç çalışmadığı için elde edilemeyen gelir | Ticari defterler, gelir kayıtları, meslek odası verileri, geçmiş dönem hasılatı |
Ticari araçlarda gelir kaybının ispatı, mahrumiyet bedeline göre daha ağır bir yük getirir. Ticari defterlerin usulüne uygun tutulması, aracın hangi işte kullanıldığını gösteren sözleşmeler ve geçmiş dönem hasılat verileri belirleyici olur. Kayıt dışı gelir iddiaları ise uygulamada büyük ölçüde ispatsız kalır.
Taksi, servis aracı, kamyon ve benzeri araçlarda aracın yerine geçici olarak başka bir araç kiralanması hâlinde, ödenen kira bedeli doğrudan zarar olarak talep edilebilir. Bu hâlde mahrumiyet bedeli yerine fiilen yapılan gider öne çıkar; ikisinin mükerrer şekilde birlikte istenmesi ise kabul görmez.
Hangi Belgeler Gerekir? Kontrol Listesi
Mahrumiyet bedeli dosyalarının önemli bir kısmı hukuki gerekçeyle değil, delil eksikliğiyle kaybedilir. Aşağıdaki liste, talep sürecinin başında toplanması gereken belgeleri gösterir. Sonradan temin edilmesi güç olan belgeler ilk günlerde toplanmalıdır.
| Belge | Neyi ispatlar? | Nereden alınır? |
|---|---|---|
| Kaza tespit tutanağı / maddi hasarlı kaza tutanağı | Kazanın oluş şekli ve tarafların kusur durumu | Kolluk birimi veya taraflarca düzenlenen tutanak |
| Ekspertiz / hasar raporu | Hasarın niteliği ve kapsamı | Sigorta eksperi veya bağımsız eksper |
| Servis kabul formu ve iş emri | Aracın servise giriş tarihi ve yapılan işlemler | Yetkili veya özel servis |
| Teslim-tesellüm belgesi | Aracın teslim alındığı tarih, sürenin bitişi | Servis |
| Onarım faturası | Yapılan işlemlerin kapsamı ve maliyeti | Servis |
| Parça sipariş / bekleme kayıtları | Sürenin uzamasının teknik zorunluluktan kaynaklandığı | Servis |
| Ruhsat ve tramer kaydı | Araç bilgileri, malik sıfatı, hasar geçmişi | Araç sahibi / SBM |
| Emsal kiralama teklifleri | Günlük ikame bedelinin piyasa rayici | Kiralama şirketleri, ilan kayıtları |
| Ticari defter ve gelir kayıtları | Ticari araçlarda kazanç kaybı | Mali müşavir |
| İhtarname ve tebliğ şerhi | Temerrüdün oluştuğu tarih, faiz başlangıcı | Noter |
Bu belgelerin bir kısmı zaman geçtikçe temin edilemez hâle gelir. Servis kayıtları belirli süre sonra arşive kaldırılabilir, emsal kiralama rayiçleri değişir, kamera kayıtları silinir. Talebin ilk aşamasında dosyanın delil düzeninin kurulması, sonraki tüm aşamaları belirler.
Araç Mahrumiyet Bedeli Nasıl İspat Edilir?
İspat yükü talepte bulunan taraftadır; zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat eder (TBK m.50/1). Ancak ispat edilmesi gereken şey kira faturası değil, aracın kaza nedeniyle kullanılamadığı ve bu sürenin makul olduğudur. Bu nedenle ispat üç halkadan kurulur:
- Kusur ve illiyet: kaza tespit tutanağı, fotoğraf ve kamera kayıtları, gerekirse kusur bilirkişi raporu.
- Kullanılamama süresi: servis kabul formu, iş emri, parça sipariş kayıtları ve teslim-tesellüm belgesi.
- Günlük bedel: aracın segmentine denk araçlar için alınan emsal kiralama teklifleri; varsa gerçek kira sözleşmesi ve ödeme belgesi.
Zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler (TBK m.50/2). Bu hüküm, belge eksikliğinin talebi tek başına düşürmediği anlamına gelir; ama fiili süre ve emsal bedel için hiç delil sunulmayan dosyada bilirkişinin elindeki veri azalır ve hesaplanan tutar düşer. Aynı kural karşı taraf için de işler: borçlu, servis kayıtlarının makul süreyi aştığını veya emsal bedelin aracın segmentinin üzerinde seçildiğini somut belgeyle göstererek tutarı aşağı çekebilir.
Belirsiz Alacak Davası Kalktı, Araç Mahrumiyet Bedeli Davası Artık Nasıl Açılır?
Araç mahrumiyet bedeli talebi, karşı tarafa yöneltilen bir ihtarnameyle başlar. Ödeme yapılmazsa iki yol vardır: icra takibi başlatmak veya doğrudan dava açmak. Dava yolu tercih edildiğinde ilk teknik karar, davanın hangi türde açılacağıdır. Bu karar 31 Temmuz 2026'da değişti: belirsiz alacak davası kaldırıldı, yerine kısmi davada tek seferlik talep artırımı imkânı getirildi.
İhtarname, Temerrüt ve Faiz Başlangıcı
Talep edilen tutar kadar, bu tutara hangi tarihten itibaren faiz işletileceği de dosyanın değerini etkiler. Uzun süren yargılamalarda faiz, asıl alacağa yaklaşan bir kalem hâline gelebilir. Bu nedenle temerrüdün ne zaman oluştuğu ayrıca ortaya konulmalıdır.
Haksız fiil sorumluluğunda borçlunun ayrıca ihtara gerek olmaksızın temerrüde düştüğü kabul edilir; buna karşılık uygulamada faiz başlangıcı çoğu zaman tartışma konusu olur. Bu tartışmayı en aza indirmenin yolu, dava veya takip öncesinde noter aracılığıyla ihtarname göndererek tebliğ tarihini belgelemektir.
İhtarname aynı zamanda ikinci bir işlevi yerine getirir: karşı tarafın ödeme yapmaması, dosyanın ileride yargılama giderleri ve vekâlet ücreti bakımından değerlendirilmesinde de dikkate alınır. İhtarnamede talep edilen tutarın, dayanağının ve ödeme süresinin açıkça belirtilmesi gerekir.
Faizin oranı da 31 Temmuz 2026'da değişti. 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 1. maddesi 7589 sayılı Kanunla yeniden yazıldı: miktarı sözleşmeyle belirlenmemiş faiz artık yıllık olarak, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden hesaplanır; bu oran 30 Haziran'da beş puan veya daha fazla farklılaşmışsa yılın ikinci yarısında yeni oranın yüzde sekseni uygulanır. Haksız fiilden doğan tazminatta işleyen temerrüt faizi de bu orana göre belirlenir (3095 m.2). Tutarı dönem dönem görmek için yasal faiz hesaplama aracı kullanılabilir.
Araç Mahrumiyet Bedeli Belirsiz Alacak Davası Olarak Açılabilir mi?
31 Temmuz 2026'dan sonra açılacak davalarda hayır. 7589 sayılı Kanunun 19. maddesiyle Hukuk Muhakemeleri Kanununun belirsiz alacak davasını düzenleyen 107. maddesi, Kanunun Resmî Gazete'de yayımlandığı 31 Temmuz 2026'da yürürlükten kaldırıldı. Kaldırılma tarihinden önce açılmış belirsiz alacak davaları eski hükme göre görülmeye devam eder; bu tarihten sonra açılan araç mahrumiyet bedeli davalarında ise belirsiz alacak davası yolu yoktur.
Mahrumiyet bedeli davaları bu değişiklikten önce çoğunlukla belirsiz alacak davası olarak açılıyordu, çünkü tutar makul onarım süresi ile emsal günlük bedelin çarpımına bağlıdır ve bu iki değişken ancak bilirkişi incelemesiyle netleşir. Aynı ihtiyacı bugün kısmi dava karşılar. 7589 sayılı Kanunun 20. maddesiyle HMK m.109'a eklenen dördüncü fıkraya göre alacağın yalnızca bir kısmı dava edildiğinde talep, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir; bu durumda zamanaşımı artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır.
| Kriter | 31.07.2026'dan önce açılan davalar | 31.07.2026 ve sonrasında açılan davalar |
|---|---|---|
| Dava türü | Belirsiz alacak davası (HMK m.107) | Kısmi dava (HMK m.109) |
| Hangi hüküm uygulanır? | Mülga m.107, bu davalarda uygulanmaya devam eder | HMK m.109/4 (7589 s.K. m.20) |
| Talep artırımı | Miktar belirlenebilir hâle geldiğinde, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmadan | Aynı davada bir defaya mahsus, tahkikatın sonuna kadar, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmadan |
| Artırılan kısımda zamanaşımı | Belirsiz alacak davasına ilişkin hükümlere göre | Dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır |
| Mahrumiyet bedelinde pratik sonuç | Dava eski usulde sürer, yeniden açılması gerekmez | Önce bilirkişi raporuna itiraz, sonra nihai rakama göre tek seferlik artırım |
Yeni rejimde artırım hakkı tek seferlik olduğu için ilk bilirkişi raporundaki rakama bakıp hemen artırım yapmak risklidir. Önce rapora itiraz edilir, gerekirse ek rapor alınır ve nihai rakama göre artırım yapılır. Islah ayrı bir usul işlemidir ve o da aynı davada ancak bir kez kullanılabilir (HMK m.176/2). Dava türü, harç hesabı, faiz başlangıcı ve talep artırımı imkânı gibi usuli sonuçları doğrudan etkilediğinden tercih, dava açılmadan önce dosyanın delil durumu incelenerek yapılmalıdır. Bilirkişi raporuna itirazın içeriği için araç mahrumiyet bedeli bilirkişi raporuna nasıl itiraz edilir yazısına bakılabilir.
Bilirkişi İncelemesi ve İtiraz
Yargılama sırasında mahkeme, makul onarım süresi ve emsal günlük ikame bedelinin tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırır. Raporun dosyanın kaderini belirlediği düşünüldüğünde, rapora karşı yapılacak itirazın niteliği büyük önem taşır. "Rapora itiraz ediyoruz" şeklindeki genel beyanlar sonuç vermez.
Etkili itiraz, raporun hangi verisinin hangi belgeyle çeliştiğini göstermelidir: emsal rayicin hangi segment araç üzerinden alındığı, makul sürenin hangi teknik veriye dayandırıldığı, parça bekleme kayıtlarının dikkate alınıp alınmadığı gibi. Gerekirse ek rapor veya yeni bilirkişi heyeti talep edilir.
İcra Takibi ve İtiraz Süreci
Araç mahrumiyet bedeli, dava açılmadan önce ilamsız icra takibine de konu edilebilir. Bu yol daha hızlıdır; ancak borçlunun itirazıyla takip kendiliğinden durur. Süreç, hem alacaklı hem borçlu bakımından katı sürelere bağlıdır. Ödeme emri aldıysanız ilk yapılacak iş, tebliğ tarihini ve takibin hangi icra dairesinde açıldığını kontrol etmektir; aşağıdaki başlıklar bu sırayla ilerler.
Araç Mahrumiyet Bedeli İcra Takibine Kaç Gün İçinde İtiraz Edilir?
Kısmen dahi kusurlu olduğunuz bir kaza sonrasında hakkınızda mahrumiyet bedeline ilişkin ilamsız icra takibi başlatılabilir. Ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde itiraz edilmezse takip kesinleşir ve haciz aşamasına geçilir.
Bu sürenin en tehlikeli yanı, tebligatın size bizzat yapılmış olmasının şart olmamasıdır. Tebligat evdeki bir yakınınıza yapılmış veya mevzuata uygun şekilde muhtarlığa bırakılmış olabilir; süre yine de işlemeye başlar. Bu nedenle adresinize gelen icra evrakının tebliğ tarihi ilk kontrol edilecek husustur. Kusuru olmaksızın bir engel nedeniyle süreyi kaçıran borçlu ise engelin kalktığı günden itibaren üç gün içinde, mazeretini gösteren delillerle birlikte gecikmiş itirazda bulunabilir; bu yol paraya çevirme işlemleri bitinceye kadar açıktır (İİK m.65).
Süresinde yapılan itiraz takibi durdurur (İİK m.66). Takibin devamı için alacaklının ne yapabileceği ve borçlunun hangi tazminat riskini taşıdığı aşağıda ayrıca açıklanmıştır. Kusurun açıkça belli olduğu bir kazada yalnızca süre kazanmak için yapılan itiraz, alacaklının açacağı davada yargılama giderleri, vekâlet ücreti ve faiz yükünü artırabilir; itirazın gerçek bir savunmaya dayanması bu yüzden önemlidir.
Araç Mahrumiyet Bedeli İcra Takibinde Yetkili İcra Dairesi Hangisidir?
Para alacağı için yapılan takipte icra dairesinin yetkisi, Hukuk Muhakemeleri Kanununun yetki kuralları kıyasen uygulanarak belirlenir (İİK m.50). Araç mahrumiyet bedeli haksız fiilden doğduğu için alacaklı takibi aşağıdaki yerlerden birinde açabilir:
| Takibin açılabileceği yer | Dayanak |
|---|---|
| Borçlunun takip tarihindeki yerleşim yeri icra dairesi | HMK m.6 — genel yetki |
| Kazanın meydana geldiği yer icra dairesi | HMK m.16 — haksız fiilin işlendiği yer |
| Zararın meydana geldiği yer icra dairesi | HMK m.16 |
| Zarar görenin (alacaklının) yerleşim yeri icra dairesi | HMK m.16 |
| Birden fazla borçlu varsa bunlardan birinin yerleşim yeri icra dairesi | HMK m.7 |
Bu yerler seçimliktir ve tercih alacaklıya aittir. Örneğin Ankara'da meydana gelen bir kazada başka bir ilde oturan zarar gören, takibi kendi yerleşim yerindeki icra dairesinde açabilir. Borçlu bakımından önemli olan, takibin bu yerlerin hiçbirinde açılmamış olmasıdır; böyle bir durumda yetki itirazı yapılır.
Yetki itirazı ayrı bir süreye tabi değildir; esasa ilişkin itirazla birlikte, yani ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde verilen itiraz dilekçesinde yapılır (İİK m.50). Kıyasen uygulanan HMK m.19/2 uyarınca yetki itirazında bulunan taraf yetkili yeri, birden fazla yetkili yer varsa seçtiği yeri bildirir; aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz. Bu nedenle dilekçede yalnızca "yetkiye itiraz ediyorum" yazmak yetmez, yetkili icra dairesi de açıkça gösterilmelidir.
İcra Takibine İtiraz Nereye ve Nasıl Yapılır?
İtiraz, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde dilekçeyle veya sözlü olarak icra dairesine bildirilir (İİK m.62). İtirazın takibi yapan daireye yapılması şart değildir: başka bir icra dairesine yapılan itiraz, gerekli masraf alınarak derhâl takibi yapan daireye gönderilir. Bu kural, takip başka bir şehirde açıldığında borçlunun bulunduğu yerdeki icra dairesine başvurabilmesini sağlar.
İtiraz dilekçesinde dikkat edilecek noktalar:
- Borcun tamamına mı, bir kısmına mı itiraz edildiği açıkça yazılır. Borcun bir kısmına itiraz edildiğinde itiraz edilen kısmın sebebi ve miktarı gösterilmezse itiraz edilmemiş sayılır (İİK m.62).
- Yetki itirazı varsa aynı dilekçede, esasa ilişkin itirazla birlikte ve yetkili icra dairesi gösterilerek yapılır.
- Faize, faiz oranına ve faizin başlangıç tarihine ayrıca itiraz edilir; mahrumiyet bedelinde faizin hangi tarihten işleyeceği çoğu zaman tartışmalıdır.
- Zamanaşımı savunması varsa dilekçede açıkça yazılır.
- Borçlunun yurt içindeki bir adresi itirazla birlikte bildirilir; adres değişip yenisi bildirilmezse sonraki tebligatlar takip talebindeki adrese yapılmış sayılabilir (İİK m.62).
- İtiraz edildiğine dair icra dairesinden ücretsiz bir belge alınır (İİK m.62).
Araç Mahrumiyet Bedeli İcra Takibine İtiraz Edilirse Ne Olur?
Süresinde yapılan itiraz takibi durdurur (İİK m.66). Alacaklının takibe devam edebilmesi için itirazı ortadan kaldırması gerekir. Kanun bunun için iki yol öngörür, ancak araç mahrumiyet bedeli takiplerinde bunlardan yalnızca biri kural olarak işler:
| Yol | Şartı ve süresi | Mahrumiyet bedeli takibinde |
|---|---|---|
| İtirazın kaldırılması (İİK m.68) — icra mahkemesi | Takibin, imzası ikrar edilmiş veya noterce onaylanmış borç ikrarı içeren bir senede ya da resmî dairelerin yetkileri dâhilinde verdiği bir belgeye dayanması; itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 6 ay | Kaza ve kullanım kaybı iddiası böyle bir belgeye dayanmadığından kural olarak uygulanamaz |
| İtirazın iptali davası (İİK m.67) — genel mahkeme | İtirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıl içinde dava; alacağın genel hükümlere göre ispatı | Alacaklının başvurabileceği asıl yol |
Kazadan sonra borçlunun belirli bir tutarı borç olarak kabul ettiği bir taahhütname imzaladığı dosyalarda durum farklıdır: imzası ikrar edilmiş veya noterce onaylanmış böyle bir borç ikrarı varsa itirazın kaldırılması yolu da açılabilir. Bu yüzden kazadan sonra önünüze konulan ödeme taahhütlerini kapsamını okumadan imzalamayın.
İtirazın iptali davası bir alacak davası gibi yürür: kusur, makul onarım süresi ve emsal günlük bedel bilirkişi incelemesiyle belirlenir. Bir yıllık süre geçirilse bile alacaklının genel hükümlere göre alacak davası açma hakkı saklıdır (İİK m.67); itiraz borçlu için takibi durdurur, ama alacağı ortadan kaldırmaz. Karşı taraf sigorta şirketi gibi tacir sıfatını taşıyan ve uyuşmazlığın ticari dava sayıldığı hâllerde itirazın iptali davasından önce arabulucuya başvurulması da dava şartıdır (TTK m.5/A).
İcra İnkâr Tazminatı Araç Mahrumiyet Bedelinde Uygulanır mı?
İtirazın iptali davasında borçlunun itirazı haksız bulunursa, alacaklının talebi üzerine borçlu, hükmolunan tutarın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilebilir. Alacaklının takibi haksız ve kötü niyetli bulunursa aynı oranda tazminata bu kez alacaklı mahkûm edilir (İİK m.67).
Araç mahrumiyet bedelinde icra inkâr tazminatına kural olarak hükmedilmez. Yargıtay'a göre bu tazminat için alacağın likit, yani belirli ve borçlu tarafından hesaplanabilir olması gerekir; tutarı ancak yargılama ve bilirkişi incelemesiyle belirlenebilen tazminat alacakları likit sayılmaz. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 10.07.2014 tarihli, 2014/11679 E., 2014/11070 K. sayılı kararında, trafik kazasından doğan maddi tazminat için açılan itirazın iptali davasında "tazminat miktarı likit (belirli, muayyen) olmayıp, tazminatın tespiti yargılama yapılmasını gerektirdiğinden" icra inkâr tazminatı talebinin reddedilmesi gerektiğini belirterek kararı bozmuştur.
Tutar takipten önce, borçlunun da bilebileceği biçimde kesinleşmişse (örneğin borçlunun imzaladığı belirli tutarlı bir ödeme taahhüdü varsa) sonuç farklı olabilir. Ayrıca icra inkâr tazminatı çıkmasa bile itirazı haksız bulunan borçlu yargılama giderleri, vekâlet ücreti ve faizle sorumlu olur; itiraz kararını verirken bu maliyet de hesaba katılmalıdır.
İcra Takibine İtiraz Süresi Kaçırıldıysa Ne Yapılabilir?
Yedi günlük süre geçmiş ve takip kesinleşmişse borçlunun elinde iki yol kalır. Süreyi kusuru olmaksızın bir engel nedeniyle kaçırdıysa gecikmiş itiraz yoluna başvurabilir (İİK m.65). Böyle bir mazeret yoksa borçlu olmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir (İİK m.72).
Takipten sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbirle takibin durdurulması istenemez; borçlu yalnızca, gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere teminat göstererek icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesini isteyebilir. Borcu ödemek zorunda kalan kişi, ödediği tarihten itibaren bir yıl içinde istirdat davası açabilir. Menfi tespit ve istirdat davaları takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takip haksız ve kötü niyetli ise, borçlunun uğradığı zarar takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere alacaklıdan tahsil edilir (İİK m.72).
Davaya Cevap Süresi Kaç Gündür?
İcra takibi yerine doğrudan dava açılmışsa, dava dilekçesinin tebliğinden itibaren iki hafta içinde cevap dilekçesi sunulmalıdır. Aynı süre, itirazınız üzerine alacaklının açtığı itirazın iptali davası için de geçerlidir. Bu süre içinde sunulmayan savunma sebepleri ve deliller bakımından sonradan hak kaybı doğar. Cevap dilekçesinin bu sürede hazırlanması çok zor veya imkânsızsa, yine iki haftalık süre içinde mahkemeye başvurularak bir defaya mahsus ve bir ayı geçmemek üzere ek süre istenebilir (HMK m.127). Yetki itirazı da cevap dilekçesinde, yetkili mahkeme gösterilerek ileri sürülmelidir (HMK m.19/2).
İtiraz Dilekçesi Hazırlarken Dikkat Edilecekler
Aşağıdaki taslaklar, dilekçesini kendisi hazırlamak isteyenler için yol göstermek amacıyla verilmiştir. Her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, taslakların olduğu gibi kullanılması yerine somut olaya uyarlanması gerekir. Özellikle merci adı, dosya numarası, taraf bilgileri ve tebliğ tarihi hatasız yazılmalıdır.
… GENEL İCRA DAİRESİNE
DOSYA NO: …/… E.
İTİRAZ EDEN BORÇLU: Ad Soyad (T.C.: …) — Adres
KARŞI TARAF (ALACAKLI): Ad Soyad (T.C.: …) — Adres
VEKİLİ: Av. … — Adres
KONU: Tarafıma yöneltilen icra takibine; borca, borcun ferilerine, faize ve faiz oranına itirazlarımı içerir dilekçedir.
TEBLİĞ TARİHİ: …/…/20…
AÇIKLAMALAR: … esas numaralı icra takibine ilişkin ödeme emri …/…/20… tarihinde tarafıma tebliğ edilmiştir. Yasal süresi içinde itirazlarımı sunuyorum. Alacaklı olduğunu iddia eden tarafa herhangi bir borcum bulunmamaktadır. Borcun tamamına itiraz ediyorum. Ayrıca borcun ferilerine, faizine, faiz oranına, faizin başlangıç tarihine ve zamanaşımına itiraz ediyorum. [Takip yetkisiz bir icra dairesinde açılmışsa:] İcra dairenizin yetkisine de itiraz ediyorum; yetkili icra dairesi … İcra Dairesidir.
NETİCE VE TALEP: Açıklanan nedenlerle itirazım neticesinde takibin durdurulmasını arz ve talep ederim. …/…/20…
Borçlu — Ad Soyad (imza)
Davaya Cevap Dilekçesi Taslağı
… ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE
DOSYA NO: …/… E.
CEVAP VEREN DAVALI: Ad Soyad (T.C.: …) — Adres
DAVACI: Ad Soyad (T.C.: …) — Adres
KONU: …/…/20… tarihinde tebliğ edilen dava dilekçesine karşı beyan ve itirazlarımı içerir dilekçedir.
AÇIKLAMALAR:
1. Görev ve yetki itirazlarım vardır. Ayrıca kaza …/…/20… tarihinde gerçekleşmiş olup dava zamanaşımına uğramıştır; öncelikle bu itirazlarımın değerlendirilmesini talep ederim.
2. Kusur oranı davacının belirttiğinden farklıdır. Kusur durumuna itiraz ediyor, bu yönde bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ediyorum.
3. Davacı, onarım süresini fiili bekleme süresi üzerinden belirtmiştir. Aracın hasarı sınırlı olup teknik olarak gerekli makul onarım süresi bundan çok daha kısadır. Makul onarım süresinin bilirkişi marifetiyle tespitini talep ederim.
4. Aracın özellikleri ve günlük emsal ikame bedeli doğru belirtilmemiştir. Aracın yaşı ve kilometresi dikkate alındığında emsal günlük bedel davacının iddia ettiğinden düşüktür. Bu yönde de rapor alınmasını talep ederim.
5. [İtirazın iptali davasında:] Davacının icra inkâr tazminatı talebi yerinde değildir. Talep edilen tazminatın miktarı likit olmayıp ancak yargılama ve bilirkişi incelemesiyle belirlenebileceğinden icra inkâr tazminatının şartları oluşmamıştır.
NETİCE VE TALEP: Açıklanan ve mahkemenizce resen gözetilecek nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep ederim. …/…/20…
Davalı — Ad Soyad (imza)
Dava Dilekçesi Hazırlama ve Örnek Dilekçe
Dava dilekçesi, talebin hukuki çerçevesini çizen ve yargılamanın sınırlarını belirleyen metindir. Eksik hazırlanan bir dilekçe, esasen haklı bir talebin dahi reddine yol açabilir. Aşağıdaki başlıklar dilekçede mutlaka yer almalıdır:
- Kazanın tarihi, yeri ve oluş şekli ayrıntılı biçimde anlatılmalıdır.
- Kusur durumuna itiraz varsa kusur tespiti için bilirkişi incelemesi açıkça talep edilmelidir.
- Aracın marka, model, yaş ve kilometre bilgileri belirtilmelidir.
- Ekspertiz raporu ve tramer kayıtları dosyaya sunulmalıdır.
- Aracın serviste kaldığı süre ile makul onarım süresine ilişkin açıklama yapılmalıdır.
- Onarımın yapıldığı servis bilgisi ve iş emri kayıtları belirtilmelidir.
- Ruhsat, kaza tutanağı ve karşı tarafa ilişkin tüm deliller eklenmelidir.
- Sürücü ile işleten farklı kişilerse dava her ikisine birden yöneltilmelidir.
- Tanık deliline dayanılacaksa tanığın adı, soyadı ve adresi bildirilmelidir.
- Görevli ve yetkili mahkeme doğru belirlenmelidir.
- Temerrüt ve faiz başlangıcı açıkça talep edilmelidir.
- Harç ve gider avansı süresinde yatırılmalıdır.
- 31 Temmuz 2026'dan sonra açılan davada dava türü belirsiz alacak davası olarak değil, kısmi dava olarak gösterilmelidir; talep artırımı HMK m.109/4 uyarınca aynı davada bir kez yapılabilir.
Örnek Dava Dilekçesi
… ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE
DAVACI: Ad Soyad (T.C./VKN: …) — Adres
VEKİLİ: Av. … — Adres
DAVALILAR: 1- Kusurlu sürücü (Ad Soyad, T.C.: …) — Adres · 2- Araç maliki / işleten (Ad Soyad veya unvan, T.C./VKN: …) — Adres
DAVA KONUSU: Trafik kazası nedeniyle uğranılan araç mahrumiyet bedelinin (kullanım yoksunluğu tazminatı) şimdilik … TL'lik kısmının tahsili istemidir.
DAVA DEĞERİ: … TL (kısmi dava — HMK m.109/4 uyarınca talep, tahkikatın sonuna kadar bir defaya mahsus artırılacaktır)
1) KAZA VE KUSUR: …/…/20… tarihinde … ili/ilçesi … mevkiinde, davacıya ait … plakalı araç ile davalı … yönetimindeki … plakalı aracın karıştığı trafik kazası meydana gelmiştir. Kaza tespit tutanağı, kroki ve görgü tespitlerine göre kazanın oluşumunda davalı taraf kusurludur.
2) HASAR VE ONARIM SÜRESİ: Kaza sonucu davacı aracı hasar görmüş; araç …/…/20… tarihinde … servisine alınmış, onarım süreci … gün sürmüş ve araç …/…/20… tarihinde teslim edilmiştir. Bu süre boyunca davacı aracını fiilen kullanamamıştır. Servis kabul formu, iş emri, teslim-tesellüm belgeleri ve onarım faturası dilekçe ekindedir.
3) ARAÇ MAHRUMİYET ZARARI: Davacı, aracını kullanamadığı süre boyunca kullanım değerinden yoksun kalmıştır. Emsal araç kiralama bedelleri ve piyasa rayiçleri dikkate alınarak, makul onarım süresi ile günlük emsal ikame bedelinin çarpımı üzerinden hesaplanacak tutarın tahsili gerekmektedir. Emsal kiralama teklifleri ve varsa kiralama belgeleri ekte sunulmuştur.
4) TEMERRÜT VE FAİZ: Davalı tarafa …/…/20… tarihli ihtarname ile başvurulmuş, ödeme yapılmamıştır. Bu nedenle talep edilen tutarın temerrüt tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsilini talep ederiz.
5) BİLİRKİŞİ İNCELEMESİ: Kusur oranı, makul onarım süresi ve emsal günlük ikame bedelinin tespiti bakımından bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ederiz.
HUKUKİ NEDENLER: Türk Borçlar Kanunu, Karayolları Trafik Kanunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve ilgili sair mevzuat.
DELİLLER: Kaza tespit tutanağı, fotoğraflar, ekspertiz raporu, servis kabul formu, iş emri, onarım faturası, teslim-tesellüm belgeleri, ihtarname ve tebliğ şerhi, emsal kiralama araştırması, tanık beyanları, bilirkişi incelemesi ve her türlü yasal delil.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; şimdilik … TL araç mahrumiyet bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim. …/…/20…
Davacı — Ad Soyad (imza)
Zamanaşımı, Görevli Mahkeme ve Arabuluculuk
Talebin haklı olması tek başına yeterli değildir; davanın süresinde ve doğru mahkemede açılması da gerekir. Bu başlıkta yapılan hatalar, esasa hiç girilmeden dosyanın kaybedilmesine yol açabilir.
Zamanaşımı Süresi
Haksız fiilden doğan tazminat talepleri kural olarak, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren 10 yıl içinde ileri sürülmelidir. Karayolları Trafik Kanunu da motorlu araç kazalarından doğan talepler bakımından aynı süreleri öngörmektedir.
Kaza aynı zamanda suç oluşturuyorsa, ceza kanununda o suç için öngörülen daha uzun zamanaşımı süresi tazminat talebine de uygulanır. Bu nedenle iki yılı geçmiş dosyalar için "süre doldu" sonucuna doğrudan varılmamalı, kazanın ceza boyutu ayrıca değerlendirilmelidir.
Ancak bu uzatma, yalnızca maddi hasarla sonuçlanan kazalarda devreye girmez. Türk Ceza Kanununun 151. maddesindeki mala zarar verme suçu yalnızca kasten işlenebilir; taksirle mala zarar verme suç değildir. Bu nedenle kimsenin yaralanmadığı bir trafik kazasından doğan araç mahrumiyet bedeli talebinde süre kural olarak iki yıl / on yıldır. Kazada biri yaralanmışsa taksirle yaralama suçunun daha uzun dava zamanaşımı süresi tazminat talebine de uygulanabilir. Borçlu bakımından zamanaşımı bir savunmadır: mahkeme onu kendiliğinden dikkate almaz, icra takibinde itiraz dilekçesinde, davada ise cevap dilekçesinde açıkça ileri sürülmelidir.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Uyuşmazlığın niteliğine ve tarafların sıfatına göre görevli mahkeme değişebilir. Haksız fiile dayalı tazminat taleplerinde kural olarak asliye hukuk mahkemeleri görevlidir. Dava sigorta şirketine karşı açılıyorsa, sigorta sözleşmesi Türk Ticaret Kanununda düzenlendiği için uyuşmazlık tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın ticari davadır ve asliye ticaret mahkemesi görevlidir; her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklar da ticari dava sayılır (TTK m.4/1).
Yetki bakımından ise davalının yerleşim yeri mahkemesi genel yetkili mahkemedir. Haksız fiilden doğan davalarda ayrıca fiilin işlendiği yer, zararın meydana geldiği yer ve zarar görenin yerleşim yeri mahkemeleri de yetkilidir. Birden fazla yetkili mahkeme bulunması hâlinde tercih davacıya aittir. Motorlu araç kazalarından doğan hukuki sorumluluk davaları ayrıca kazanın meydana geldiği yer mahkemesinde ve sigortacının şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemesinde de açılabilir (KTK m.110).
Arabuluculuk Dava Şartı mı?
Bu konuda internette birbiriyle çelişen kesin ifadeler yer almaktadır. Doğru cevap, talebin kime yöneltildiğine bağlıdır:
- Talep, kusurlu sürücü veya işletene karşı haksız fiil hükümlerine dayanılarak ileri sürülüyorsa uyuşmazlık kural olarak ticari dava niteliğinde değildir; bu hâlde ticari uyuşmazlıklara özgü dava şartı arabuluculuk gündeme gelmez.
- Talep sigorta şirketine yöneltiliyorsa uyuşmazlık ticari davadır; her iki taraf tacir olup uyuşmazlık ikisinin ticari işletmesiyle ilgiliyse de sonuç aynıdır. Konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davası niteliğindeki ticari davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır (TTK m.5/A).
Dava şartı olan hâllerde arabuluculuğa başvurulmadan açılan dava, esasa girilmeden usulden reddedilir. Bu nedenle dava türü ve muhatap belirlendikten sonra arabuluculuk şartının somut olayda uygulanıp uygulanmadığı ayrıca değerlendirilmelidir. Şartın aranmadığı hâllerde de tarafların iradi olarak arabuluculuğa başvurması mümkündür.
Yargıtay'ın Araç Mahrumiyet Bedeline Yaklaşımı
Yerleşik yargı uygulaması, araç mahrumiyet bedeli bakımından iki temel kabulde birleşmektedir: zarar gerçektir ve tazmin edilir; ancak hesabı fiili bekleme süresine değil, makul onarım süresine dayanır.
| Unsur | Yerleşik yaklaşım |
|---|---|
| Süre esası | Fiili servis süresi değil, hasarın gerektirdiği makul onarım süresi esas alınır |
| Gecikmeler | Parça temini veya gereksiz uzamadan doğan günler kural olarak makul süreye dâhil edilmez |
| Bedel hesabı | Emsal günlük ikame bedeli × makul onarım süresi |
| Sigorta teminatı | Dolaylı zarar niteliği nedeniyle zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadır (KTK m.92/k) |
| Ticari araç | Kullanım kaybının yanında kazanç kaybı ayrıca değerlendirilebilir |
| Kiralama şartı | Fiilen araç kiralanmış olması talebin ön şartı değildir |
Emsal günlük bedelin belirlenmesinde ölçüt, hasarlı aracın özelliklerine denk bir araç kiralansaydı günlük bedelinin ne olacağıdır. Bu bedel makul onarım süresiyle çarpılarak taban tutar bulunur; bilirkişi incelemesi hesabın teknik dayanağını oluşturur.
Bu damarda öne çıkan ve künyesi tam metinden doğrulanan kararlar şunlardır:
| Karar | Ne söyledi? |
|---|---|
| Y. 4. HD 29.09.2022, 2021/26777 E., 2022/11236 K. (kanun yararına bozma) | Kiralama belgesi sunulmasa da zarar TBK m.50/2 uyarınca bilirkişiyle belirlenir; talep bu gerekçeyle reddedilemez |
| Y. 17. HD 10.07.2014, 2014/11679 E., 2014/11070 K. | Araç mahrumiyeti dolaylı zarardır ve ZMSS teminatı dışındadır; tutarı yargılamayla belirlenen tazminatta icra inkâr tazminatı şartları yoktur |
| Y. 17. HD 21.12.2020, 2019/4815 E., 2020/8743 K. | Trafik sigortacısı araç mahrumiyet bedelinden sorumlu değildir |
| Y. 4. HD 30.11.2023, 2023/7255 E., 2023/12877 K. | Kaskodaki ikame araç klozu poliçe limitleriyle sınırlıdır; kira faturası sunulması limit dışı ek ödeme doğurmaz |
| Y. 4. HD 11.09.2025, 2025/2785 E., 2025/12369 K. | Başvuruda istenmiş ikame araç bedeli talebi usulden reddedilemez, esası incelenmelidir |
17. Hukuk Dairesi 2021'de kapatılmış, trafik kazasından doğan tazminat dosyaları 4. Hukuk Dairesine devredilmiştir. 17. Hukuk Dairesinin kararları geçerliliğini korur; bugün bu dosyalarda temyiz incelemesini 4. Hukuk Dairesi yapar.
Kararların dosyanıza nasıl uygulanacağı, hasarın niteliği ve delil durumuna göre değişir. Yargı uygulaması zaman içinde değişebileceğinden, karar örneklerine dayanarak yapılacak değerlendirmelerin güncel durum kontrol edilerek yapılması gerekir.
En Sık Yapılan Hatalar
Mahrumiyet bedeli dosyalarında kaybedilen hakların çoğu, hukuki gerekçeden değil süreç yönetiminden kaynaklanır. Uygulamada en sık karşılaşılan hatalar şunlardır:
- Değer kaybı ile mahrumiyet bedelini aynı kalem sanmak. İki talep farklı zararlara dayanır ve şartları oluştuğunda birlikte istenebilir.
- Talebi sigorta şirketine yöneltip beklemek. Dolaylı zarar niteliği nedeniyle bu kalem ZMSS kapsamı dışındadır (KTK m.92/k); bu sırada zamanaşımı işlemeye devam eder. KTK m.97'deki dava öncesi sigortacıya başvurma ve 15 gün bekleme kuralı yalnızca ZMSS'de öngörülen sınırlar içindeki talepler için geçerlidir; mahrumiyet bedeli için sigortaya başvurup cevap beklemek zamanaşımını durdurmaz.
- Ödeme emrinin tebliğ tarihini kontrol etmemek. Yedi günlük itiraz süresi tebliğden başlar ve tebligatın bizzat size yapılmış olması gerekmez.
- Yetki itirazında yetkili icra dairesini göstermemek. Yetkili yer bildirilmeyen yetki itirazı dikkate alınmaz.
- 31 Temmuz 2026'dan sonra belirsiz alacak davası açmak. Bu dava türü kaldırılmıştır; kısmi dava açılır ve talep bir kez artırılabilir.
- Serviste geçen her günün tazmin edileceğini varsaymak. Esas alınan süre makul onarım süresidir.
- Servis evrakını saklamamak. İş emri, parça sipariş kaydı ve teslim belgesi olmadan makul sürenin uzaması ispatlanamaz.
- Kapsamı okunmadan ibraname veya feragat metni imzalamak. Bu metinler ileride diğer kalemleri de kapsayacak şekilde yorumlanabilir.
- Davayı yalnızca sürücüye yöneltmek. İşleten ve malik ayrı sorumluluk sıfatlarıdır; tahsil kabiliyeti açısından fark yaratır.
- Kusur oranına delilsiz itiraz etmek. Fotoğraf, kamera kaydı veya tanık beyanıyla desteklenmeyen itirazlar sonuç vermez.
- Zamanaşımını kaçırmak. Kazanın ceza boyutu değerlendirilmeden "süre doldu" sonucuna varmak da aynı ölçüde hatalıdır.
- Segmentin çok üstünde bir araç kiralamak. Rayici aşan kısmın karşı tarafa yüklenmesi güçleşir.
Avukatlık Ücreti Nasıl Belirlenir?
Avukatlık ücreti, dosyanın kapsamına ve sunulacak hizmetin niteliğine göre taraflar arasında serbestçe kararlaştırılır. Ancak bu serbestinin yasal bir sınırı vardır: Avukatlık Kanunu uyarınca sözleşmeyle kararlaştırılan ücret, dava konusu değerin %25'ini aşamaz. Uygulamada sıkça oran verilerek yapılan açıklamalarda bu sınırın bir tavan olduğu çoğu zaman belirtilmez.
İkinci sınır, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesidir. Tarifede belirlenen tutarların altında ücret kararlaştırılamaz. Ayrıca yargılama sonunda karşı tarafa yükletilen vekâlet ücreti (karşı vekâlet ücreti) ile müvekkilin avukatına ödediği ücret birbirinden farklı kalemlerdir; ilki tarifeye göre hesaplanır ve kural olarak avukata aittir.
Hizmetin niteliğine göre ücretlendirme de değişir. Dosyanın değerlendirilmesi ve hukuki görüş verilmesi ile dava veya icra takibinin baştan sona yürütülmesi farklı kapsamlardadır. Bu nedenle görüşme sırasında hizmetin kapsamının açıkça belirlenmesi ve yazılı avukatlık sözleşmesi düzenlenmesi, sonradan doğabilecek tartışmaları önler.
Değerlendirmeye esas ölçütler: Dosyanın hukuki ve teknik niteliği, harcanacak emek ve zaman, yürütülecek işlemlerin sayısı, uyuşmazlığın kapsamı ile yürürlükteki Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri. Her dosya için aynı ücretin uygulanması söz konusu değildir.
Araç Mahrumiyet Bedeli Avukatı Ne Yapar?
Araç mahrumiyet bedeli talepleri ilk bakışta basit bir tazminat talebi gibi görünür; oysa dosyanın sonucunu belirleyen kararların çoğu, dava açılmadan önce verilir. Talebin kime yöneltileceği, hangi dava türünün seçileceği, hangi delillerin toplanacağı ve makul sürenin nasıl ortaya konulacağı bu aşamada belirlenir.
Bu süreçte avukatın yürüttüğü işler şunlardır:
- Dosyanın hukuki analizi: kusur durumu, zararın kapsamı ve muhatapların belirlenmesi.
- Talep edilebilecek tüm kalemlerin tespiti: mahrumiyet bedeli, değer kaybı, hasar farkı, ticari araçlarda kazanç kaybı.
- Delil düzeninin kurulması ve sonradan temin edilemeyecek belgelerin erken toplanması.
- İhtarname düzenlenmesi, temerrüt ve faiz başlangıcının oluşturulması.
- İcra takibi veya dava yolu arasındaki tercihin yapılması ve dava türünün belirlenmesi.
- Bilirkişi raporuna karşı teknik dayanaklı itirazların hazırlanması.
- Sonuç alınamayan dosyalarda kanun yollarına başvurulması.
Ankara'da açılacak dosyalarda yetkili mahkemenin belirlenmesi, kaza yerinin ve tarafların yerleşim yerlerinin birlikte değerlendirilmesini gerektirir. Ankara araç mahrumiyet bedeli avukatı desteği, yalnızca dava açmakla sınırlı değildir; talebin doğru muhataba, doğru zamanda ve doğru delil düzeniyle yöneltilmesi sürecin bütününü kapsar.
Trafik kazasından doğan zararların büyük bölümü tek bir kalemde toplanmaz. Bu nedenle dosyanın yalnızca mahrumiyet bedeli yönünden değil, kazadan doğan tüm hukuki sonuçlar bakımından değerlendirilmesi gerekir. Kazaya ilişkin genel süreç için trafik kazası avukatı, poliçe kapsamına ilişkin uyuşmazlıklar için sigorta hukuku avukatı sayfalarımız incelenebilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Araç mahrumiyet bedeli nedir?
Araç mahrumiyet bedeli, trafik kazası nedeniyle aracın belirli bir süre kullanılamaması sonucu ortaya çıkan kullanım kaybının tazmin edilmesini amaçlayan maddi tazminat türüdür. Uygulamada araç yattı parası, araçtan yoksun kalma tazminatı veya araç kullanım kaybı tazminatı olarak da adlandırılır.
Araç mahrumiyet bedeli ile araç değer kaybı aynı şey midir?
Hayır. Araç değer kaybı, aracın onarımdan sonra ikinci el piyasa değerinde kalan düşüşü ifade eder. Araç mahrumiyet bedeli ise aracın onarım süresince kullanılamamasından doğan zarardır. Şartları oluştuğunda her iki tazminat aynı kaza nedeniyle birlikte talep edilebilir.
Araç mahrumiyet bedelini kim öder?
Talep kural olarak kazaya kusuruyla sebep olan sürücüye, araç işletenine ve hukuken sorumlu diğer kişilere yöneltilir. Sürücü ile işleten farklı kişilerse davanın her ikisine birden yöneltilmesi tahsil kabiliyeti açısından önem taşır.
Sigorta şirketi araç mahrumiyet bedelini öder mi?
Kural olarak hayır. Zorunlu mali sorumluluk sigortası doğrudan zararları karşılar; araç mahrumiyet bedeli ise aracın hasarlanması nedeniyle doğan dolaylı bir zarardır ve Karayolları Trafik Kanunu m.92/k uyarınca zorunlu trafik sigortası kapsamı dışındadır. Kasko poliçesine ikame araç ek teminatı eklenmişse, bu kez talebin dayanağı sözleşme olur ve muhatap kendi sigorta şirketinizdir.
Araç kiralamadan araç mahrumiyet bedeli alınabilir mi?
Evet. Tazminatın konusu ödenen kira bedeli değil, aracın kullanım imkânından yoksun kalınmasıdır. Kira faturası ispatı kolaylaştırır; yokluğu zararın doğmadığı anlamına gelmez. Aracın kaza öncesinde fiilen kullanıldığı yakıt harcamaları, geçiş kayıtları ve servis geçmişi gibi dolaylı delillerle de ortaya konulabilir.
Araç mahrumiyet bedeli nasıl hesaplanır?
Hesap, makul onarım süresi ile aracın özelliklerine denk emsal günlük ikame bedelinin çarpımı üzerinden yapılır. Bulunan taban tutar karşı tarafın kusur oranıyla sınırlandırılır; aracın kullanım amacı ve dosyaya özgü diğer unsurlar bilirkişi değerlendirmesiyle tutara yansıtılır.
Araç mahrumiyet bedeli kaç gün için istenir?
Aracın serviste kaldığı her gün için otomatik olarak hesaplanmaz. Esas alınan süre, hasarın niteliğine göre teknik olarak gerekli görülen makul onarım süresidir. Bu süre her dosyada bilirkişi incelemesiyle belirlenir; ağır hasarlı araçlarda uzayabilir.
Pert araçlarda araç mahrumiyet bedeli istenebilir mi?
Evet. Pert araçlarda onarım süresi bulunmadığından, rayiç bedelin ödenmesi ve yerine denk bir araç temin edilmesi için gereken makul süre esas alınır. Bu süre onarım süresine göre daha uzun kabul edilir; miktarı somut olayın koşullarına göre belirlenir.
Araç mahrumiyet bedeli davası hangi mahkemede açılır?
Haksız fiile dayalı taleplerde kural olarak asliye hukuk mahkemeleri görevlidir; uyuşmazlık ticari nitelik taşıyorsa asliye ticaret mahkemesi görevli olabilir. Yetki bakımından davalının yerleşim yeri ile fiilin işlendiği yer, zararın meydana geldiği yer ve zarar görenin yerleşim yeri mahkemeleri seçimlik olarak yetkilidir.
Araç mahrumiyet bedelinde zamanaşımı süresi nedir?
Kural olarak zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren 2 yıl, her hâlde fiil tarihinden itibaren 10 yıllık süre uygulanır. Kaza aynı zamanda suç oluşturuyorsa o suç için öngörülen daha uzun ceza zamanaşımı süresi tazminat talebine de uygulanabilir; ancak yalnızca maddi hasarlı kazada taksirle mala zarar verme suç olmadığından bu uzatma devreye girmez.
İcra takibine kaç gün içinde itiraz edilir?
İlamsız icra takiplerinde ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde itiraz edilmelidir. Tebligatın size bizzat yapılmış olması şart değildir; usulüne uygun tebliğ hâlinde süre işlemeye başlar. Süresinde itiraz edilmezse takip kesinleşir.
Araç mahrumiyet bedeli icra takibinde yetkili icra dairesi neresidir?
Takip, borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesinde, kazanın veya zararın meydana geldiği yerdeki icra dairesinde ya da zarar görenin yerleşim yerindeki icra dairesinde açılabilir (İİK m.50, HMK m.6 ve m.16). Takip bunların dışında bir yerde açılmışsa borçlu, ödeme emrine itirazla birlikte ve yetkili icra dairesini göstererek yetki itirazında bulunmalıdır.
Araç mahrumiyet bedeli icra takibine itiraz edilirse ne olur?
Süresinde yapılan itiraz takibi durdurur. Mahrumiyet bedeli takibi İİK m.68'de sayılan bir belgeye dayanmadığından alacaklının yolu kural olarak itirazın iptali davasıdır; bu dava itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemede açılır ve alacak bilirkişi incelemesiyle belirlenir. Bir yıl geçse bile alacaklı genel hükümlere göre alacak davası açabilir.
Araç mahrumiyet bedeline itirazda icra inkâr tazminatı ödenir mi?
Kural olarak hayır. İcra inkâr tazminatı için alacağın likit, yani belirli ve hesaplanabilir olması gerekir. Tutarı ancak yargılama ve bilirkişi incelemesiyle belirlenebilen mahrumiyet bedeli likit sayılmaz; Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2014/11679 E., 2014/11070 K. sayılı kararında bu gerekçeyle icra inkâr tazminatına hükmedilmesini bozma sebebi yapmıştır. Borçlu itirazında haksız çıkarsa yargılama giderleri, vekâlet ücreti ve faizle yine sorumlu olur.
İcra takibine itiraz süresini kaçırdım, ne yapabilirim?
Süreyi kusurunuz olmaksızın bir engel nedeniyle kaçırdıysanız, engelin kalktığı günden itibaren üç gün içinde gecikmiş itirazda bulunabilirsiniz (İİK m.65). Böyle bir mazeret yoksa borçlu olmadığınızı ispat için menfi tespit davası açabilir, borcu ödemek zorunda kaldıysanız ödeme tarihinden itibaren bir yıl içinde istirdat davası açabilirsiniz (İİK m.72).
Araç mahrumiyet bedeli belirsiz alacak davası olarak açılabilir mi?
31 Temmuz 2026'dan sonra açılacak davalarda hayır. Belirsiz alacak davasını düzenleyen HMK m.107, 7589 sayılı Kanunla bu tarihte yürürlükten kaldırıldı; önceden açılmış davalar eski hükme göre sürer. Yeni davalar kısmi dava olarak açılır ve talep, tahkikatın sonuna kadar bir defaya mahsus artırılabilir; artırılan kısımda zamanaşımı dava tarihinden kesilmiş sayılır (HMK m.109/4).
Araç mahrumiyet bedeli nasıl ispat edilir?
Kusur kaza tespit tutanağı ve kayıtlarla, kullanılamama süresi servis kabul formu, iş emri ve teslim belgesiyle, günlük bedel ise aracın segmentine denk emsal kiralama teklifleriyle ispatlanır. Kira faturası şart değildir; zararın miktarı tam ispat edilemiyorsa hâkim onu TBK m.50/2 uyarınca hakkaniyete göre belirler.
Araç yattı parası günlük ne kadar?
Kanunda veya bir tarifede belirlenmiş sabit bir günlük tutar yoktur. Günlük bedel, hasarlı aracın marka, model, yaş ve segmentine denk bir aracın kiralanması hâlinde ödenecek emsal kira rayicine göre bilirkişi tarafından belirlenir ve makul onarım süresiyle çarpılır. Kendi değerlerinizle alt ve üst ucu görmek için araç mahrumiyet bedeli hesaplama aracı kullanılabilir.
Araç mahrumiyet bedeli en fazla kaç gün istenebilir?
Kanunda bir üst sınır yoktur. Belirleyici olan, aracın serviste kaldığı gün sayısı değil hasarın niteliğine göre teknik olarak gerekli makul onarım süresidir; parça bekleme ve servis yoğunluğundan doğan uzamalar kural olarak dışlanır. Pert araçlarda süre, tazminatın ödenmesi ve yerine denk araç temin edilmesi için gereken makul süreye göre belirlendiğinden daha uzun olabilir.
Araç mahrumiyet bedeli davasında hangi belgeler gerekir?
Kaza tespit tutanağı, kusuru gösteren belgeler, servis kabul formu ve iş emri, teslim-tesellüm belgesi, onarım faturası, ekspertiz raporu, parça bekleme kayıtları, ruhsat ve tramer kaydı ile emsal kiralama teklifleri dosyanın temel delilleridir. Ticari araçlarda gelir kayıtları da eklenir.
Araç mahrumiyet bedeli davası ne kadar sürer?
Süre; mahkemenin iş yoğunluğuna, bilirkişi incelemesinin kapsamına, rapora yapılan itirazlara ve kanun yoluna başvurulup başvurulmadığına göre değişir. Delil düzeni baştan doğru kurulmuş dosyalarda süreç daha az duraksamayla ilerler. 7589 sayılı Kanunla HMK m.147'ye eklenen hükme göre duruşmalar arasındaki süre kural olarak üç aydan uzun olamaz; bilirkişi incelemesinin uzaması gibi zorunlu hâllerde hâkim gerekçesini göstererek daha uzun süre belirleyebilir.
Araç mahrumiyet bedeli ticari araçlar için de istenebilir mi?
Evet. Ticari araçlarda ayrıca kazanç kaybı da gündeme gelebilir; bu iki kalem farklı zararlara dayanır ve ayrı ayrı ispat edilir. Kazanç kaybı için ticari defterler, gelir kayıtları ve geçmiş dönem hasılat verileri önem taşır.
Araç mahrumiyet bedeli ile ikame araç bedeli aynı şey mi?
Tam olarak değil. İkame araç, onarım süresince fiilen tahsis edilen yedek aracı ifade eder; araç mahrumiyet bedeli ise böyle bir araç sağlanmadığında kullanım kaybının parasal karşılığıdır. Uygulamada iki terim çoğu zaman birbirinin yerine kullanılsa da aralarında bu nüans bulunur.
Kaskomda ikame araç teminatı var; yine de mahrumiyet bedeli isteyebilir miyim?
Yedek araç fiilen tahsis edilmişse zarar ayni olarak karşılanmış olur ve aynı süre için ayrıca nakdi mahrumiyet bedeli istenmesi mükerrer talep sayılır. Teminat kapsamının yetmediği veya araç tahsis edilmediği süre bakımından ise talep gündeme gelebilir. Poliçenin ek teminat listesi mutlaka kontrol edilmelidir.
Araç mahrumiyet bedeli davasında arabuluculuk zorunlu mu?
Talebin kime yöneltildiğine göre değişir. Kusurlu sürücü veya işletene karşı haksız fiil hükümlerine dayanılarak açılan davada uyuşmazlık kural olarak ticari nitelikte olmadığından dava şartı arabuluculuk gündeme gelmez. Talep sigorta şirketine yöneltiliyorsa uyuşmazlık ticari davadır ve dava açılmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır (TTK m.5/A); her iki taraf tacir olup uyuşmazlık ikisinin ticari işletmesiyle ilgiliyse de sonuç aynıdır. Bu değerlendirme dava açılmadan önce yapılmalıdır.
Ankara araç mahrumiyet bedeli avukatı hangi konularda destek sağlar?
Dosyanın hukuki değerlendirilmesi, talep edilebilecek zarar kalemlerinin belirlenmesi, delillerin toplanması, ihtarname ve dilekçelerin hazırlanması, dava türünün seçilmesi, bilirkişi raporuna itiraz edilmesi ile dava ve icra süreçlerinin yürütülmesi bu kapsamdadır.
Araç mahrumiyet bedeli avukatı ücreti nasıl belirlenir?
Ücret, dosyanın kapsamına ve sunulacak hizmetin niteliğine göre taraflarca serbestçe kararlaştırılır. Avukatlık Kanunu uyarınca sözleşmeyle kararlaştırılan ücret dava konusu değerin %25'ini aşamaz; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesindeki tutarların altında da ücret belirlenemez. Kapsamın yazılı sözleşmeyle netleştirilmesi önerilir.
Av. Arb. Handan SAYAN ÖZGÜL Kimdir?
Av. Arb. Handan SAYAN ÖZGÜL, Ankara Barosu'na kayıtlı avukat ve arabulucudur. Mesleki çalışmalarını ağırlıklı olarak trafik kazalarından kaynaklanan maddi tazminat uyuşmazlıkları, araç mahrumiyet bedeli, araç değer kaybı, hasar farkı tazminatı, sigorta hukuku ve Sigorta Tahkim Komisyonu başvuruları alanlarında yürütmektedir.
Araç mahrumiyet bedeli dosyalarında; kullanım kaybının hukuki niteliğinin belirlenmesi, talebin doğru muhataba yöneltilmesi, makul onarım süresinin teknik verilerle ortaya konulması, dava türünün seçilmesi ve bilirkişi raporlarına karşı dayanaklı itirazların hazırlanması aşamalarında çalışmalarını sürdürmektedir. Arabuluculuk unvanı, uyuşmazlığın dava dışı yollarla çözülebileceği dosyalarda sürecin bu yönüyle de değerlendirilmesine imkân tanımaktadır.
Mesleki faaliyetlerinin yanı sıra tazminat hukuku, sigorta hukuku ve trafik kazalarından doğan uyuşmazlıklar alanında kapsamlı hukuki içerikler hazırlamaktadır. Bu içeriklerde yalnızca mevzuat hükümlerine değil, uygulamada karşılaşılan sorunlara ve hak sahiplerinin en sık karşılaştığı yanılgılara da yer verilmektedir.
- Araç Değer Kaybı Avukatı Onarım sonrası ikinci el değerindeki kalıcı düşüşün talep edilmesi
- Trafik Kazası Avukatı Kaza sonrası sürecin bütünü: kusur, sigorta başvurusu, tazminat kalemleri
- Araç Hasar Farkı Tazminatı Sigorta ödemesinin gerçek onarım maliyetini karşılamadığı hâller
- Kazanç Kaybı Tazminatı Ticari araç ve iş amaçlı kullanımda elde edilemeyen gelir
- Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tutanak, kusur tespiti ve hasar sürecinin işleyişi
- Sigorta Hukuku Avukatı Poliçe kapsamı, tahkim başvurusu ve sigorta uyuşmazlıkları
- Ankara Tazminat Avukatı Maddi ve manevi tazminat taleplerinin genel çerçevesi
- Araç Mahrumiyet Bedeli Hesaplama Makul süre, emsal günlük rayiç ve kusur oranıyla alt ve üst uç veren hesaplama aracı
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.49 — Haksız fiil sorumluluğu: kusurlu ve hukuka aykırı fiille zarar veren, zararı gidermekle yükümlüdür.
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.72 — Haksız fiilde zamanaşımı: öğrenmeden itibaren 2 yıl, her hâlde fiil tarihinden itibaren 10 yıl.
- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.85 — İşletenin ve araç işleticisinin sorumluluğu.
- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.109 — Motorlu araç kazalarından doğan taleplerde zamanaşımı ve ceza zamanaşımının uygulanması.
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.151 — Mala zarar verme suçu; trafik kazası dışında araca kasten zarar verilen hâller.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.107 (mülga) ve m.109/4 — Belirsiz alacak davası 7589 s.K. m.19 ile 31.07.2026'da yürürlükten kaldırıldı; kısmi davada tek seferlik talep artırımı m.109/4 (7589 s.K. m.20).
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.6, 7, 16, 19, 127, 147, 176 — Genel ve haksız fiile özgü yetki, yetki itirazında yetkili yerin gösterilmesi, iki haftalık cevap süresi, duruşma arası üç ay, ıslahın bir kez yapılabilmesi.
- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.92/k, m.97, m.110 — Kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararların ZMSS kapsamı dışında olması; dava öncesi sigortacıya başvurunun ZMSS sınırlarıyla sınırlı olması; kaza yeri ve sigortacı şubesi yer mahkemesi.
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.50 — Zararın ispatı; miktarı tam ispat edilemeyen zararın hâkimce hakkaniyete göre belirlenmesi.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.4 ve m.5/A — Ticari dava; ticari davalarda para alacağı, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava şartı arabuluculuk.
- 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun m.1-2 — 7589 s.K. ile 31.07.2026'dan itibaren kanuni faiz: TCMB reeskont oranının yüzde sekseni.
- 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.164 — Avukatlık ücreti; sözleşmeyle kararlaştırılan ücretin dava değerinin %25'ini aşamayacağı.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.50, 62, 65, 66, 67, 68, 72 — Takipte yetki ve yetki itirazı; 7 günlük itiraz süresi ve başka icra dairesine itiraz; gecikmiş itiraz; itirazın takibi durdurması; itirazın iptali ve icra inkâr tazminatı; itirazın kaldırılması; menfi tespit ve istirdat.
- Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, 10.07.2014, 2014/11679 E., 2014/11070 K. — Araç mahrumiyeti gibi dolaylı zararların ZMSS teminatı dışında olduğu; likit olmayan tazminat alacağında icra inkâr tazminatına hükmedilemeyeceği.
- Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, 21.12.2020, 2019/4815 E., 2020/8743 K. — Trafik sigortacısının araç mahrumiyet bedelinden sorumlu olmadığı.
- Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 29.09.2022, 2021/26777 E., 2022/11236 K. (kanun yararına bozma) — Kiralama belgesi sunulmasa da zararın TBK m.50/2 uyarınca bilirkişiyle belirlenmesi gerektiği.
- Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 30.11.2023, 2023/7255 E., 2023/12877 K. — Kasko ikame araç klozunun poliçe limitleriyle sınırlı olduğu.
- Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 11.09.2025, 2025/2785 E., 2025/12369 K. — Başvuruda istenmiş ikame araç bedeli talebinin usulden reddedilemeyeceği.
Araç mahrumiyet bedeli dosyanız için hukuki destek
Servis evrakınızın, kusur durumunuzun ve aracınızın özelliklerinin birlikte değerlendirilmesi; talebin kime, hangi yolla ve hangi tutar üzerinden yöneltileceğinin belirlenmesi bakımından önem taşır. Zamanaşımı süreleri işlemeye devam ettiğinden dosyanızı görüşmek için iletişime geçebilirsiniz.
Yasal uyarı: Bu sayfada yer alan içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya avukatlık hizmeti niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık somut olayın kendine özgü koşullarına göre ayrıca değerlendirilmelidir. Mevzuat ve uygulama değişebileceğinden, işlem yapmadan önce güncel durumun bir avukata danışılarak teyit edilmesi önerilir.