Hukuk

Araç Mahrumiyet Bedeli Bilirkişi Raporuna Nasıl İtiraz Edilir?

Araç mahrumiyet bedeli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi hazırlarken denetlenecek üç kalem

Araç mahrumiyet bedeli bilirkişi raporuna itiraz, raporun size tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde mahkemeye verilecek yazılı bir dilekçeyle yapılır. Bu süre Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 281. maddesinde düzenlenmiştir ve dava türüne göre değişmez. Hesaplama teknik bir çalışma gerektiriyorsa, aynı süre içinde başvurmak kaydıyla bir defaya mahsus olmak üzere iki haftaya kadar ek süre de istenebilir.

Makale İçeriği

Aracınızın tamirde kaldığı günler için hesaplanan bedel çoğu dosyada gerçek kaybın altında çıkar: makul onarım süresi kısa tutulur, günlük emsal kira bedeli piyasanın altında belirlenir, kusur oranı yanlış uygulanır ya da “kiralama faturası sunulmadı” gerekçesiyle talep tümden reddedilir. Bu itirazların her biri belirli bir kanun maddesine ve içtihada dayanır; dilekçenin kuruluşu da hangi dayanağı kullandığınıza göre değişir. 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren usul değişikliği ise rapor sonrası talep artırımını doğrudan etkilediği için itirazın zamanlamasını da belirler hâle geldi.

Özet

Bilirkişi raporuna itiraz, kaybedilmiş bir tazminatı geri kazanmanın en pratik yoludur; ancak süresi ve dayanağı doğru kurulmak zorundadır.

  • Süre iki haftadır (HMK m.281/1), raporun tebliğinden itibaren işler. Teknik çalışma gerekiyorsa bir defaya mahsus iki haftaya kadar ek süre istenebilir.
  • İtiraz dilekçesi harca tabi değildir; masraf ancak yeni rapor alınırsa gider avansından doğar.
  • Kiralama faturası sunulmaması tek başına ret sebebi değildir — TBK m.50 ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 2022 tarihli kanun yararına bozma kararı bunu açıkça söyler.
  • Mahrumiyet bedelinden karşı tarafın trafik sigortacısı sorumlu değildir; muhatap işleten ve sürücüdür.
  • 31 Temmuz 2026’dan sonra açılan davalarda belirsiz alacak davası kalktı; rapordan sonra talebi artırma hakkı artık bir defaya mahsustur, bu yüzden itiraz ile artırımın sırası önem taşır.

Araç Mahrumiyet Bedeli Bilirkişi Raporuna İtiraz Süresi Kaç Gündür?

Araç mahrumiyet bedeli bilirkişi raporuna itiraz süresi, raporun tarafınıza tebliğ edildiği tarihten itibaren iki haftadır. Dayanak, Hukuk Muhakemeleri Kanunu‘nun “Bilirkişi raporuna itiraz” başlıklı 281. maddesidir. Madde, tarafların bu süre içinde üç ayrı talepte bulunabileceğini söyler: raporda eksik görülen hususların bilirkişiye tamamlattırılması, belirsiz kalan noktalar hakkında bilirkişiden açıklama alınması veya yeni bilirkişi atanması.

Bu üç talebin farkı pratikte hafife alınıyor. “Rapora itiraz ediyorum” cümlesi tek başına mahkemeye ne yapması gerektiğini söylemez. Eksik inceleme varsa ek rapor, hesabın gerekçesi anlaşılmıyorsa açıklama, yöntem baştan hatalıysa yeni bilirkişi istenir. Dilekçenin talep kısmında hangisini istediğinizi ayrı ayrı yazmanız, itirazın sonuçsuz kalmasını önler.

Süre yetmiyorsa: iki haftalık ek süre hakkı

Araç mahrumiyet bedeli hesabına itiraz, çoğu zaman emsal kira araştırması, servis kayıtlarının incelenmesi veya bir uzmandan görüş alınmasını gerektirir. Kanun bu ihtimali 2020 yılında yapılan bir değişiklikle karşılamıştır: 7251 sayılı Kanun’un 24. maddesiyle HMK m.281/1’e eklenen cümleye göre, itiraz talebinin iki hafta içinde hazırlanması çok zor veya imkânsız ise ya da özel yahut teknik bir çalışmayı gerektiriyorsa, yine bu süre içinde mahkemeye başvuran tarafa bir defaya mahsus olmak ve iki haftayı geçmemek üzere ek süre verilebilir.

Buradaki kritik ayrıntı şudur: ek süre talebi de ilk iki hafta içinde yapılmak zorundadır. Süre dolduktan sonra “hazırlayamadım” demek sonuç doğurmaz. Ayrıca ek süre verilmesi mahkemenin takdirindedir; talebinizde neden teknik çalışma gerektiğini somut olarak yazmanız (örneğin “aracın bulunduğu ilde emsal günlük kira bedellerinin kiralama şirketlerinden yazılı olarak temini gerekmektedir”) kabul şansını artırır.

DurumSüreDayanak
Bilirkişi raporuna itirazTebliğden itibaren 2 haftaHMK m.281/1
Teknik çalışma gerektiren itiraz için ek süreSürenin bitiminden itibaren en fazla 2 hafta (bir defa)HMK m.281/1 son cümle (7251 s.K.)
Ek rapora / yeni bilirkişi raporuna itirazHer rapor için ayrıca 2 haftaHMK m.281/1
Uzman görüşü (özel bilirkişi) sunmakAyrıca süre istenemezHMK m.293/1
Gider avansının tamamlanması2 haftalık kesin süreHMK m.120/2

Süreyi kaçırmanız, raporun otomatik olarak kesinleştiği anlamına gelmez; hâkim bilirkişi görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir (HMK m.282). Ancak süresi içinde ileri sürülmeyen itirazlar, dosyada karşılığı olmayan bir eleştiri hâline gelir ve istinaf aşamasında “bu husus yargılama sırasında dile getirilmemiştir” değerlendirmesiyle karşılaşırsınız. Pratikte sürenin kaçırılması, itiraz hakkının fiilen kaybı sonucunu doğurur.

Araç Mahrumiyet Bedeli Bilirkişi Raporuna İtiraz Nedenleriniz Neler Olabilir?

İtiraz nedenleri iki kümede toplanır: usule ilişkin nedenler (raporun kanunun aradığı biçimde düzenlenmemiş olması) ve esasa ilişkin nedenler (hesabın gerçek zararı yansıtmaması). Güçlü bir itiraz dilekçesi ikisini birlikte kullanır; çünkü usul eksikliği tek başına raporun iptalini gerektirebilirken, esasa ilişkin itiraz talebinizin miktarını belirler.

Usule ilişkin itiraz nedenleri

HMK m.279/2, raporda bulunması zorunlu unsurları tek tek sayar: tarafların ad ve soyadları, bilirkişinin görevlendirildiği hususlar, gözlem ve inceleme konusu yapılan maddi vakıalar, gerekçe ve varılan sonuçlar, bilirkişiler arasında görüş ayrılığı varsa sebebi, düzenlenme tarihi ve imzalar. Bu unsurlardan biri eksikse itirazınız doğrudan kanun metnine dayanır. Uygulamada en sık rastlanan eksiklik gerekçedir: rapor günlük kira bedelini “20 gün × günlük bedel” biçiminde yazar ama bu iki rakama nasıl ulaştığını göstermez.

İkinci usul dayanağı, 2016 yılında 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu’yla değiştirilen HMK m.279/4’tür. Bu fıkraya göre bilirkişi, çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hususlar dışında açıklama yapamaz; hâkim tarafından yapılması gereken hukuki nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunamaz. Araç mahrumiyeti dosyalarında bu sınır sık aşılır: raporun “davacının talebi yerinde değildir”, “belge sunulmadığından zarar ispatlanamamıştır” ya da “bu kalem teminat dışıdır” gibi cümleler içermesi, bilirkişinin hâkimin işini yapmasıdır ve başlı başına itiraz sebebidir.

Aynı mantık HMK m.266/1’de de karşımıza çıkar: genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. Maddeye 6754 sayılı Kanun’la eklenen cümle ise hukuk öğrenimi görmüş kişilerin, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduklarını belgelendirmedikçe bilirkişi olarak görevlendirilemeyeceğini söyler. Bilirkişi kurulunun oluşumunda bu kurala aykırılık varsa dilekçenizde belirtin. Kurul hâlinde görevlendirmede ayrıca m.267 aranır: kural tek bilirkişidir, kurul atanacaksa gerekçesi açıkça gösterilmek zorundadır.

Esasa ilişkin itiraz nedenleri

Esasa ilişkin itirazların tamamı tek bir ilkeye bağlanır: gerçek zarar ilkesi. Haksız fiilden doğan tazminat davalarında zarar gören, uğradığı gerçek zararı isteyebilir (TBK m.49). Rapor bu zararı eksik hesaplamışsa, hangi kalemde eksik olduğunu göstermeniz gerekir.

İtiraz nedeniRaporda nasıl görünürDayanak
Makul onarım süresi kısa tutulmuş“Hasarın niteliğine göre 7 gün yeterlidir” — parça tedarik süresi hesaba katılmamışTBK m.49, gerçek zarar ilkesi
Günlük emsal kira bedeli düşükTek bir firmadan alınan fiyat ya da kaynağı gösterilmeyen rakamHMK m.279/2 (gerekçe)
Aracın sınıfı/segmenti gözetilmemişTicari araç için binek araç kirası esas alınmışTBK m.49-51
Kusur oranı yanlış uygulanmışTutanaktaki orana bakılmadan yarı yarıya bölüştürülmüşTBK m.51-52
“Fatura yok” gerekçesiyle sıfırlanmış“Kiralama belgesi sunulmadığından talep reddedilmelidir”TBK m.50 (2. cümle)
Hukuki nitelendirme yapılmış“Talep teminat dışıdır”, “dava reddedilmelidir”HMK m.279/4
Değer kaybı kriterleriyle karıştırılmışKaza öncesi/sonrası rayiç bedel farkı üzerinden hesapKalem ayrımı (aşağıda)
İkame araç kullanılan günler iki kez sayılmış veya hiç düşülmemişSigortadan ikame araç alınmışken tam süre üzerinden hesapGerçek zarar ilkesi

Tablodaki son iki satır en çok gözden kaçan hatalardır. Rayiç bedel ve piyasa değeri, araç mahrumiyet bedelinin değil değer kaybının kriteridir. Mahrumiyet bedeli aracın ne kadar ettiğiyle değil, kaç gün kullanılamadığı ve o günlerde eşdeğer bir aracı kullanmanın kaça mal olacağıyla ilgilidir. Rapor “aracın kaza öncesi ve sonrası piyasa değeri arasındaki fark” üzerinden bir mahrumiyet hesabı yapıyorsa, iki ayrı tazminat kalemi birbirine karışmış demektir; bu, ek rapor talebiniz için yeterli bir gerekçedir. Değer kaybı hesabının kendi kuralları için araç değer kaybında sigortaya itiraz ve tahkim süreci yazımıza bakabilirsiniz.

Araç mahrumiyet bedeli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ve hesap tablosu

Bilirkişi Raporlarında Yapılan Hataları Tespit Etme İpuçları

Raporu okurken izlenecek en verimli yol, metni baştan sona okumak yerine hesabın üç değişkenini ayrı ayrı denetlemektir: gün sayısı, günlük bedel ve kusur oranı. Mahrumiyet bedeli bu üçünün çarpımıdır; hata da neredeyse her zaman bu üç rakamdan birinde saklıdır. Aşağıdaki sıra, dosyayı ilk kez eline alan biri için de işler.

  1. Gün sayısını servis kayıtlarıyla karşılaştırın. Rapor kaç günü esas almış? Bu sayı ekspertiz raporundaki hasar kapsamıyla, servisin iş emri ve teslim tarihleriyle uyuşuyor mu? Ölçüt aracın fiilen serviste kaldığı gün değil makul onarım süresidir; ancak makul süre belirlenirken parça tedarik süresi, hasarlı parçanın ithal olup olmadığı ve sigorta şirketinin onay verme süresi hesaba katılmalıdır. Rapor sadece “makul süre 10 gündür” diyor, bu 10 günün nasıl bulunduğunu göstermiyorsa gerekçe eksiktir.
  2. Günlük bedelin kaynağını arayın. Bilirkişi hangi firmadan, hangi tarihte, hangi araç sınıfı için fiyat almış? Tek bir kaynaktan alınmış fiyat emsal sayılmaz. Kaza tarihindeki fiyatlar mı yoksa rapor tarihindeki fiyatlar mı kullanılmış? Aracınız ticari araç, minibüs, çekici ya da kamyonetse binek araç tarifesi kullanılması başlı başına hatadır.
  3. Kusur oranının nereden geldiğini kontrol edin. Kaza tespit tutanağında sayısal bir kusur oranı yazmaz; tutanak yalnızca kusurlu davranışı ve ihlal edilen kuralı gösterir. Oranı belirleyen ayrı bir kusur bilirkişisi veya mahkeme heyetidir. Mahrumiyet raporu kusur oranını kendiliğinden “yarı yarıya” kabul etmişse, dayanağını sorun. Kusura ilişkin ayrı bir itirazınız varsa süreç ve süreler için kusur oranına itiraz edince süreç kaç gün sürer yazımız yol gösterir.
  4. Kalemlerin çakışıp çakışmadığına bakın. Sigortadan ya da karşı taraftan ikame araç aldıysanız, o günler mahrumiyet hesabından düşülmelidir. Buna karşılık ticari araçta kazanç kaybı ile mahrumiyet bedeli aynı anda istenmez; hangisi gerçek zararı karşılıyorsa o talep edilir. Rapor ikisini toplamışsa fazla hesap, birini gerekçesiz eleyip diğerini de düşük tutmuşsa eksik hesap vardır.
  5. Raporun kanuni unsurlarını işaretleyin. Tarih var mı, imzalar tam mı, kurul hâlinde görevlendirmede muhalefet şerhi belirtilmiş mi, bilirkişinin görevlendirildiği hususlar ile cevapladığı sorular örtüşüyor mu? HMK m.279/2’deki liste, dilekçenizde tek tek karşılaştırılacak bir kontrol listesidir.
  6. Hukuki cümleleri ayıklayın. Raporda “davanın reddi gerekir”, “talep yerinde değildir”, “zamanaşımı dolmuştur” gibi ifadeler varsa altını çizin. Bunlar HMK m.279/4’e aykırıdır ve dilekçenizde ayrı bir başlık altında ileri sürülmelidir.
  7. Kendi hesabınızı yapıp farkı rakamla gösterin. İtirazın en etkili hâli “rapor eksiktir” demek değil, “rapor 8.400 TL demiş, doğrusu şu üç düzeltmeyle 21.000 TL’dir” diyebilmektir. Kaba bir ön hesap için araç mahrumiyet bedeli hesaplama aracımızı kullanabilir, çıkan sonucu raporun rakamıyla yan yana koyabilirsiniz.

Bu yedi adımın sonunda elinizde iki şey olur: hangi maddeye dayandığınızı gösteren bir usul listesi ve rakamla ifade edilmiş bir fark. Araç mahrumiyet bedeli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi, bu iki şeyin yazıya dökülmüş hâlinden ibarettir; gerisi biçimsel ayrıntıdır.

Araç Mahrumiyet Bedeli Hesaplamalarında Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

Hesabın formülü sadedir: makul onarım süresi × günlük emsal kira bedeli × karşı tarafın kusur oranı. Karmaşık olan, bu üç değişkenin nasıl belirlendiğidir. Her biri ayrı bir itiraz alanı açar.

Makul onarım süresi neye göre belirlenir?

Ölçüt, aracın serviste fiilen bekletildiği gün sayısı değil, hasarın niteliğine göre objektif olarak gereken süredir. Aracınız servisin yoğunluğu ya da sigorta şirketinin geç onayı nedeniyle 60 gün beklediyse, bunun tamamı otomatik olarak tazmin edilmez; buna karşılık siz aracı 5 günde onarttınız diye zarar 5 günle sınırlanmaz. Süre belirlenirken hasarlı parçaların tedarik süresi, boya ve kaporta işlemlerinin teknik süresi, aracın marka ve modelinin yedek parça bulunabilirliği dikkate alınır. Rapor bu unsurlardan hiçbirine değinmeden bir gün sayısı vermişse, ek rapor talebiniz için somut gerekçeniz var demektir.

Günlük emsal kira bedeli nasıl tespit edilmeli?

Emsal bedel, aracınızla eşdeğer sınıftaki bir aracın, kazanın olduğu dönemde, aracın bulunduğu ildeki günlük kiralama bedelidir. Burada üç ölçüt birden aranır: sınıf denkliği, tarih ve yer. Rapor İstanbul fiyatını Ankara dosyasına, 2024 fiyatını 2022 kazasına ya da binek araç tarifesini panelvan hasarına uyguladıysa emsal ölçütü sağlanmamıştır. Uzun süreli kiralama indirimi uygulanması da tartışmalıdır: mahrumiyet süresi kısa olduğunda günlük tarife esas alınır.

Kusur oranı hesaba nasıl yansır?

Mahrumiyet bedeli, karşı tarafın kusuru oranında tazmin edilir. Kusur belirlemesinde iki farklı rejim işlediği için karışıklık çıkar: sigorta uygulamasında kusur kademeli olarak (kusursuz, yarı kusurlu, tam kusurlu) değerlendirilirken, yargılamada bilirkişi incelemesiyle serbestçe belirlenen bir oran esas alınır. Dosyanızda kusur oranı yargı kararıyla belirlenmişken rapor sigorta kademesini uygulamışsa, itiraz gerekçeniz açıktır. Zararın doğmasında sizin de etkiniz varsa hâkim TBK m.52 uyarınca tazminatı indirebilir; bu indirim de gerekçelendirilmek zorundadır.

Hangi belgeler dosyaya girmeli?

Kiralama faturası zorunlu olmasa da (aşağıdaki bölüme bakınız) dosyayı güçlendiren belgeler vardır: kaza tespit tutanağı, ekspertiz raporu, servis iş emri ve teslim tutanağı, araç ruhsatı, ticari araçta çalışma belgeleri ve varsa taşıma sözleşmeleri, aracın bulunduğu ildeki kiralama firmalarından alınmış yazılı fiyat teklifleri. Son kalem çoğu dosyada eksiktir; oysa bilirkişinin emsal bedelini denetlemenin en doğrudan yolu, kendi topladığınız üç ayrı teklifi dosyaya sunmaktır.

Kiralama Faturası Yok Diye Reddedilen Talep: Belge Şart mı?

Hayır, şart değildir. Araç kiraladığınıza dair fatura veya ödeme belgesi sunamamış olmanız, mahrumiyet bedeli talebinin reddi için yeterli bir gerekçe değildir. Bu, uygulamada en sık karşılaşılan ret gerekçesidir ve itirazı en net dayanağa oturan konudur.

Dayanak, Türk Borçlar Kanunu’nun 50. maddesinin ikinci cümlesidir: “Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.” Yani ispat edilmesi gereken şey zararın varlığıdır; miktarın kuruşu kuruşuna belgelenememesi hâlinde takdir yetkisi hâkime geçer, talep reddedilmez.

Yargıtay bu noktayı açıkça karara bağlamıştır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 29.09.2022 tarihli, 2021/26777 E. ve 2022/11236 K. sayılı kararında, yerel mahkeme “ikame araç kiralandığına dair belge sunulamadığı” gerekçesiyle mahrumiyet bedeli talebini reddetmiş; karar Adalet Bakanlığı’nın talebiyle kanun yararına bozulmuştur. Daire, TBK m.50/2 uyarınca davacı araç kiraladığına dair belge sunmasa da hâkimin zararı belirleyebileceğini belirtmiş ve mahkemenin şu üç adımı izlemesi gerektiğini söylemiştir: aracın hasarının niteliğine göre makul tamir süresinin belirlenmesi, davacının ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan ve bu süre içinde ödemesi gereken ikame araç bedelinin bilirkişi raporuyla saptanması ve talebin kabulüne karar verilmesi.

Kararın kanun yararına bozma niteliğinde olması ve Resmî Gazete’de yayımlanmak üzere Adalet Bakanlığı’na gönderilmiş olması, dilekçenizde bu künyeye yer vermenizi ayrıca değerli kılar. İtiraz dilekçesinde şu cümleyi kurabilirsiniz: “Raporun, kiralama belgesi sunulmadığı gerekçesiyle mahrumiyet bedelini sıfırlaması, TBK m.50/2’ye ve Yargıtay 4. HD’nin 2021/26777 E. 2022/11236 K. sayılı kanun yararına bozma kararına aykırıdır.”

Buradan çıkan pratik sonuç şudur: araç kiralamak zorunda değilsiniz. Zarar, aracınızı kullanamamış olmanızdan doğar; başka bir araç kiralamış olmanız zararı doğuran olgu değil, yalnızca miktarı belgeleyen bir delildir. Kiraladıysanız faturayı sunun, kiralamadıysanız emsal kira bedelleri üzerinden hesap yapılmasını isteyin.

Araç Mahrumiyet Bedeli Bilirkişi Raporuna İtiraz Süreci ve Örnek Dilekçe

Süreç dört adımdan oluşur: raporun tebliği, iki hafta içinde itiraz dilekçesinin sunulması, mahkemenin ek rapor ya da yeni bilirkişi kararı vermesi, gelen ikinci rapora karşı gerekirse yeniden itiraz. Her yeni rapor kendi iki haftalık süresini başlatır; ilk rapora itiraz etmiş olmanız ikincisine itiraz zorunluluğunuzu ortadan kaldırmaz.

Dilekçe hangi mahkemeye hitaben yazılır?

İtiraz dilekçesi, davanın görülmekte olduğu mahkemeye hitaben yazılır; ayrı bir merci veya yeni bir dava söz konusu değildir. Dosyanız hangi mahkemedeyse hitap kısmına o mahkemenin adı yazılır. Araç mahrumiyet bedeli talebi sürücü ve işletene karşı yöneltildiğinde dava haksız fiile dayanır ve Asliye Hukuk Mahkemesi‘nde görülür. Buna karşılık aynı dosyada davalılardan biri sigorta şirketiyse, sigorta sözleşmesi Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlendiği için dava mutlak ticari dava sayılır ve Asliye Ticaret Mahkemesi‘nde görülür. Bu ayrım dilekçenin başlığını belirler; şüpheye düşerseniz tebliğ zarfının veya UYAP dosya bilgilerinin üzerindeki mahkeme adını esas alın.

Dilekçede bulunması gereken bölümler

  • Mahkeme adı ve dosya esas numarası — tebligattaki bilgilerle birebir aynı olmalı.
  • İtiraz eden ve karşı taraf — sıfatınızı (davacı / davalı) belirtin.
  • Raporun tebliğ tarihi — sürenin içinde olduğunuzu gösterir; hâkimin ilk baktığı satırdır.
  • Usule ilişkin itirazlar — HMK m.279/2, m.279/4, m.266, m.267 karşılaştırması.
  • Esasa ilişkin itirazlar — gün sayısı, günlük bedel, kusur oranı ve kalem karışıklığı; her biri ayrı numaralı madde hâlinde.
  • Karşı hesap — kendi hesabınız ve aradaki fark, rakamla.
  • Talep — ek rapor mu, açıklama mı, yeni bilirkişi mi istediğinizi ayrı ayrı yazın.

Araç mahrumiyet bedeli itiraz dilekçesi örneği

Aşağıdaki metin, dosyanızın verilerine göre doldurulacak bir iskelettir. Parantez içindeki açıklamalar dilekçeye yazılmaz; hangi bilgiyi nereye koyacağınızı gösterir. Dosyanızın özelliklerine göre madde eklenmesi veya çıkarılması gerekebilir.

… ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ HÂKİMLİĞİ’NE
(Dosyanız Asliye Ticaret Mahkemesi’ndeyse mahkemenin adı buna göre yazılır.)

DOSYA NO: 2026/……… E.

İTİRAZ EDEN (DAVACI): Ad Soyad – T.C. Kimlik No – Adres

VEKİLİ: (varsa)

KARŞI TARAF (DAVALILAR): Ad Soyad / Unvan – Adres

KONU: ……… tarihli bilirkişi raporuna itirazlarımız ile ek rapor alınması, aksi hâlde yeni bilirkişi heyeti görevlendirilmesi talebimizdir.

AÇIKLAMALAR

1. ……… tarihli bilirkişi raporu tarafımıza ……… tarihinde tebliğ edilmiştir. İşbu itiraz dilekçesi, HMK m.281/1’de öngörülen iki haftalık yasal süre içinde sunulmaktadır.

2. Rapor, HMK m.279/2’de sayılan unsurları taşımamaktadır. Özellikle günlük araç kira bedeline ve makul onarım süresine hangi verilerle ulaşıldığı gerekçelendirilmemiştir. (Raporda eksik olan unsurları tek tek yazın: gerekçe / inceleme konusu vakıalar / imza / tarih / muhalefet sebebi.)

3. Makul onarım süresi eksik belirlenmiştir. Dosyaya sunulan ……… tarihli servis iş emrine göre araç ……… gün onarımda kalmış; hasarın niteliği ve ……… marka aracın yedek parça tedarik süresi dikkate alındığında makul onarım süresi ……… gündür. Rapor ise bu süreyi ……… gün olarak kabul etmiştir.

4. Günlük emsal kira bedeli piyasa gerçekliğinin altındadır. Raporda esas alınan ……… TL’lik günlük bedelin kaynağı gösterilmemiştir. Aracımızla eşdeğer sınıftaki bir aracın kaza tarihinde ……… ilindeki günlük kiralama bedeli, ekte sunduğumuz ……… tarihli üç ayrı fiyat teklifine göre ……… TL’dir.

5. Kusur oranı hatalı uygulanmıştır. Dosyadaki kusur bilirkişisi raporuna göre davalı tarafın kusuru …%’dir; mahrumiyet hesabı ise …% üzerinden yapılmıştır. (Kusura ilişkin ayrı itirazınız varsa bunu da bu maddede belirtin.)

6. Rapor, aracın kaza öncesi ve sonrası piyasa değeri üzerinden hesap yapmıştır. Oysa bu ölçüt değer kaybına ilişkindir; araç mahrumiyet bedeli, aracın kullanılamadığı süre ile eşdeğer araç kira bedelinin çarpımından doğar. İki tazminat kalemi birbirine karıştırılmıştır. (Bu madde yalnızca raporda böyle bir hesap varsa yazılır.)

7. Raporda “…………” ifadesiyle hukuki nitelendirme yapılmıştır. HMK m.279/4 uyarınca bilirkişi, hâkim tarafından yapılması gereken hukuki nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunamaz. (Raporda geçen cümleyi tırnak içinde birebir aktarın.)

8. Raporun, araç kiralandığına dair belge sunulmadığı gerekçesiyle mahrumiyet bedelini hesaplamaması hukuka aykırıdır. TBK m.50 uyarınca zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını göz önünde tutarak zararı hakkaniyete uygun olarak belirler. Nitekim Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 29.09.2022 tarihli, 2021/26777 E. – 2022/11236 K. sayılı kanun yararına bozma kararında; kiralama belgesi sunulmasa dahi makul tamir süresinin ve bu süre içinde ödenmesi gereken ikame araç bedelinin bilirkişi incelemesiyle belirlenerek talebin kabulü gerektiği açıkça belirtilmiştir. (Bu madde yalnızca rapor bu gerekçeyi kullanmışsa yazılır.)

9. Yukarıdaki düzeltmeler yapıldığında araç mahrumiyet bedeli ……… gün × ……… TL × …% kusur = ……… TL olarak hesaplanmaktadır. Rapordaki ……… TL ile aramızdaki fark ……… TL’dir.

SONUÇ VE TALEP: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
a) Bilirkişi raporundaki eksikliklerin giderilmesi için aynı bilirkişiden ek rapor alınmasına,
b) Belirsiz kalan hususlar bakımından bilirkişiden açıklama istenmesine,
c) Bu mümkün görülmediği takdirde yeni bir bilirkişi heyeti görevlendirilmesine
karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim.

EKLER: Servis iş emri ve teslim belgesi, üç adet emsal kira bedeli teklifi, (varsa) uzman görüşü.

Tarih
İtiraz Eden / Vekili
Ad Soyad – İmza

Dilekçenin gücü, süslü ifadelerden değil dört şeyden gelir: süreyi tuttuğunuzu gösteren tebliğ tarihi, her itirazın karşısına yazılmış madde numarası, rapordan birebir alınmış tırnaklı alıntı ve kendi hesabınızla ortaya konmuş sayısal fark. Bu dördü varsa dilekçe kısa da olsa iş görür; yoksa uzunluğu sonuç değiştirmez.

Dava henüz açılmadıysa ve süreci baştan kurmanız gerekiyorsa, dava dilekçesinin yapısı ve dava şartları için araç mahrumiyet tazminatında dilekçe örneği ve dava açma yazımız ayrıntılı bir rehber sunar.

İtiraz Dilekçesi Nereye Verilir, Ücreti veya Harcı Var mı?

İtiraz dilekçesi, davanın görüldüğü mahkemenin kalemine ya da avukatınız aracılığıyla UYAP üzerinden elektronik olarak sunulur. Yeni bir dava açılmadığı için tevzi işlemi yapılmaz ve başvuru harcı ödenmez. Dilekçenin kendisi harca tabi değildir.

Masraf, itirazınız kabul edilip yeni bir inceleme yapılmasına karar verilirse doğar. Bu durumda bilirkişiye HMK m.283 uyarınca emek ve mesaisiyle orantılı bir ücret ile inceleme, ulaşım ve konaklama giderleri ödenir; tutar Adalet Bakanlığı’nca çıkarılan ve her yıl güncellenen Bilirkişilik Asgari Ücret Tarifesi esas alınarak belirlenir. Bu tutar dosyadaki gider avansından karşılanır.

Avans yetmiyorsa mahkeme, HMK m.120/2 uyarınca eksikliğin tamamlanması için iki haftalık kesin süre verir. Bu süre kaçırıldığında dosyada ciddi sonuçlar doğabileceği için tebligatı dikkatle izleyin. Ayrıca 7251 sayılı Kanun’la HMK m.120’ye eklenen üçüncü fıkra, tarafların ikamesini talep ettiği deliller bakımından m.324’teki delil ikamesi avansı hükümlerinin saklı olduğunu belirtir: m.324’e göre bir delilin ikamesi için verilen kesin süre içinde avans yatırılmazsa, o delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. Yani “yeni bilirkişi istiyorum” deyip avansı yatırmamak, talebi kendiliğinden düşürür.

Yargılama sonunda haklı çıkarsanız, yatırdığınız bilirkişi ücreti dahil yargılama giderleri karşı tarafa yüklenir. Bu nedenle itiraz masrafını “kayıp” olarak değil, hesabın düzeltilmesi hâlinde geri dönen bir gider olarak değerlendirmek gerekir.

Bilirkişi Raporuna İtiraz Edilmezse Ne Olur?

İtiraz edilmemesi, raporun kendiliğinden kesinleştiği anlamına gelmez. HMK m.282’ye göre hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir; rapor bir delildir, bağlayıcı bir karar değildir. Mahkeme, taraflar itiraz etmese bile raporu yetersiz bulup m.281/2 uyarınca kendiliğinden ek rapor isteyebilir veya m.281/3 uyarınca yeni bilirkişi görevlendirebilir.

Ancak pratikte olan şudur: itiraz edilmeyen rapor, dosyada tek teknik veri olarak kalır ve hükme esas alınır. Hâkimin serbest değerlendirme yetkisi, tarafların dile getirmediği bir hesap hatasını resen bulmasını gerektirmez. Üstelik yargılama sırasında ileri sürülmemiş bir itirazı istinaf aşamasında ilk kez gündeme getirmek, inceleme kapsamı bakımından sorun yaratır.

Bu yüzden itiraz edilmemesinin üç somut sonucu vardır: rapordaki eksik hesap hükme yansır, karar aleyhinize kesinleşirse aradaki fark tahsil edilemez ve kanun yolunda yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırma imkânı daralır. İtirazın maliyeti bir dilekçeyken, itiraz etmemenin maliyeti tazminatın kendisidir.

Rapordan Sonra Talebi Artırma: 31 Temmuz 2026 Değişikliği

Bilirkişi raporunun asıl işlevi, dava başında bilinemeyen zarar miktarını sayıya dökmektir. Rapor geldiğinde talep edilen tutar gerçek zararın altında kalmışsa, davacı talebini artırır. Bu artırımın hukuki çerçevesi 31 Temmuz 2026’da değişti ve konu hakkında internette bulacağınız içeriklerin büyük kısmı hâlâ eski rejimi anlatıyor.

Eski rejimde, zararın miktarı dava açılırken belirlenemiyorsa belirsiz alacak davası açılır (HMK m.107) ve rapor geldikten sonra talep serbestçe artırılırdı. Araç mahrumiyeti dosyalarında bu yol yaygın olarak kullanılıyordu; nitekim Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 13.12.2021 tarihli 2021/2194 E. – 2021/10181 K. sayılı kararında, kaza nedeniyle oluşan maddi zararların tespiti için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği ve davacının alacağını dava açmadan önce belirleyebilme imkânının bulunmadığı gerekçesiyle belirsiz alacak davası açma hakkını kabul etmişti.

7589 sayılı Kanun’un 19. maddesiyle HMK m.107 yürürlükten kaldırıldı (Resmî Gazete: 31.07.2026). Aynı Kanun’un 20. maddesiyle kısmi davayı düzenleyen HMK m.109’a dördüncü fıkra eklendi: alacağın sadece bir kısmının dava edildiği durumlarda talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir. Bu durumda zamanaşımı, artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır.

31.07.2026 öncesi açılan davalar31.07.2026 ve sonrasında açılan davalar
Dava türüBelirsiz alacak davası (HMK m.107) açılabilirBelirsiz alacak davası kaldırıldı; kısmi dava (HMK m.109)
Rapor sonrası artırımMülga m.107 hükümleri uygulanmaya devam ederHMK m.109/4 — bir defaya mahsus
Artırımın son anı—Tahkikatın sona ermesi
Zamanaşımı—Artırılan kısım için de dava tarihinden kesilmiş sayılır
Ayrıca ıslahBir kez (HMK m.176/2), tahkikat sonuna kadar (m.177)Bir kez (HMK m.176/2), tahkikat sonuna kadar (m.177)

Hangi rejimin uygulanacağını belirleyen ölçüt kaza tarihi değil dava tarihidir. 7589 sayılı Kanun’un geçiş hükmü (Geçici m.1/10) bunu açıkça söyler: yürürlükten kaldırılan HMK m.107, kaldırılma tarihinden önce açılan davalar bakımından uygulanmaya devam olunur. Yani 2024’te olan bir kaza için 2026 Ağustos’unda dava açıyorsanız yeni rejim, 2026 Mayıs’ında açtığınız dava derdestse eski rejim geçerlidir.

Bunun bilirkişi raporuna itirazla bağlantısı doğrudandır. Artırım hakkı bir defaya mahsus olduğu için, ilk raporun rakamına bakıp hemen artırım yapmak riskli hâle geldi. Eğer rapora itiraz edecekseniz ve ek rapor ihtimali varsa, sıralamayı gözetmek gerekir: önce itirazın sonucunu görmek, artırımı nihai rakama göre yapmak. Aksi hâlde ek rapor daha yüksek bir tutar çıkardığında elinizde kullanılmış bir artırım hakkı ve ayrıca kullanılmamışsa bir ıslah hakkı kalır. Islah da HMK m.176/2 uyarınca aynı davada yalnızca bir kez mümkündür.

Uzman Görüşü İtirazı Güçlendirir mi?

Evet, güçlendirir; çünkü itirazınızı “bence eksik” düzeyinden çıkarıp teknik bir karşı hesaba dönüştürür. HMK m.293/1’e göre taraflar, dava konusu olayla ilgili olarak uzmanından bilimsel mütalaa alabilirler. Uygulamada buna uzman görüşü veya özel bilirkişi raporu denir; araç mahrumiyeti dosyalarında genellikle bir eksper ya da araç değerleme uzmanından alınır.

Maddenin ikinci cümlesi çok gözden kaçar ve pratikte hak kaybettirir: “Sadece bu nedenle ayrıca süre istenemez.” Yani “uzman görüşü alacağım, süre verin” talebi kanuna aykırıdır. HMK m.281/1’deki ek süre ise farklıdır ve şartları da farklıdır: itiraz talebinin hazırlanması özel veya teknik bir çalışmayı gerektiriyorsa, iki hafta içinde başvurmak kaydıyla ek süre verilebilir. Doğru yol, ek süreyi m.281 gerekçesiyle istemek; uzman görüşünü de bu süre içinde temin edip dilekçeye ek olarak sunmaktır.

Uzman görüşü mahkemeyi bağlamaz; hâkim onu da diğer deliller gibi serbestçe değerlendirir. Buna karşılık m.293/2 uyarınca hâkim, talep üzerine veya kendiliğinden uzman kişinin duruşmaya çağrılıp dinlenmesine karar verebilir. Bu, itiraz eden taraf için bir avantajdır: karşı hesabınızı yapan uzman, duruşmada bilirkişi raporundaki hatayı sözlü olarak açıklayabilir. Dikkat edilmesi gereken nokta m.293/3’tür — uzman kişi çağrıldığı duruşmaya geçerli bir özrü olmadan gelmezse, hazırladığı rapor değerlendirmeye tabi tutulmaz. Uzman görüşü alırken kişinin gerektiğinde duruşmaya katılabileceğini baştan teyit edin.

İtirazınız Reddedilirse Ne Yapabilirsiniz?

Mahkeme itirazınızı yerinde görmezse dosya kaldığı yerden yürür; ara karara karşı ayrıca kanun yoluna başvurulmaz. Elinizde kalan üç yol vardır.

Birincisi, itirazı yenilemek. HMK m.281/3 uyarınca mahkeme, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla tekrar inceleme yaptırabilir. Ek rapor alındığında itirazınızı bu kez daha somut verilerle (topladığınız emsal teklifler, uzman görüşü) yenilemek, mahkemenin yeni heyet kararı vermesini sağlayabilir.

İkincisi, esas hakkındaki karara karşı istinaf. Yargılama sırasında usulüne uygun biçimde ileri sürdüğünüz itirazlar, gerekçeli kararda karşılanmamışsa istinaf sebebi oluşturur. Burada dosyada bıraktığınız iz belirleyicidir: dilekçeyle sunulmuş, madde numarası verilmiş bir itiraz istinafta değerlendirilir; duruşmada sözlü olarak dile getirilip tutanağa geçmemiş bir eleştiri değerlendirilemez. Kanun yoluna başvurulabilmesi için gereken parasal sınırlar HMK Ek m.1 uyarınca her yıl yeniden değerleme oranında kendiliğinden artar ve hangi yılın sınırının uygulanacağını davanın açıldığı tarih belirler; kanun metnindeki rakamlar güncel değildir.

Üçüncüsü, bilirkişinin sorumluluğu. HMK m.285’e göre bilirkişinin kasten veya ağır ihmal suretiyle düzenlediği gerçeğe aykırı raporun mahkemece hükme esas alınması nedeniyle zarar görenler, bu zararın tazmini için Devlete karşı tazminat davası açabilir; Devlet ödediği tazminat için bilirkişiye rücu eder. Bu dava, raporun ilk derece mahkemesince hükme esas alındığı hâllerde o mahkemenin yargı çevresindeki bölge adliye mahkemesi hukuk dairesinde, bölge adliye mahkemesince hükme esas alındığı hâllerde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde görülür (m.286). Bu yol istisnaidir ve basit bir hesap hatasını değil, kasıt veya ağır ihmali gerektirir; ancak varlığını bilmek, raporun denetimsiz bir belge olmadığını gösterir.

Bilirkişi Raporuna İtiraz ile İcra Takibine İtiraz Aynı Şey Değildir

Araç mahrumiyet bedeliyle ilgili aramalarda en çok karıştırılan iki işlem bunlardır. İkisi de “itiraz” adını taşır ama farklı kanunlara, farklı sürelere ve farklı mercilere tabidir.

Bilirkişi raporuna itiraz, görülmekte olan bir davanın içinde yapılan usul işlemidir; muhatap davaya bakan mahkemedir, süre iki haftadır ve sonucu bir ara karardır. Ödeme emrine itiraz ise, karşı taraf mahrumiyet bedelini ilamsız icra takibiyle sizden istediğinde başvurulan yoldur; muhatap icra dairesidir, süre ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gündür ve sonucu takibin durmasıdır. Takip durunca alacaklı, itirazın kaldırılması veya itirazın iptali davası yoluna gider; işte o davada bilirkişi incelemesi yapılır ve o raporun kendisine de iki hafta içinde itiraz edilir.

Bilirkişi raporuna itirazÖdeme emrine (icra takibine) itiraz
NeredeDavaya bakan mahkemeTakibin yapıldığı icra dairesi
SüreTebliğden 2 haftaTebliğden 7 gün
DayanakHMK m.281İcra ve İflas Kanunu (ilamsız takip hükümleri)
SonuçEk rapor / açıklama / yeni bilirkişiTakip durur
DevamıYargılama sürerAlacaklı itirazın iptali veya kaldırılması yoluna başvurur

Bu ayrım pratikte şu yüzden önemlidir: elinize icra dairesinden bir ödeme emri geldiyse ve siz onu “bilirkişi raporuna itiraz” sanıp mahkemeye dilekçe verirseniz, yedi günlük süre işlemeye devam eder ve takip kesinleşir. Tebligatın hangi kurumdan geldiğine bakın — üzerinde icra dairesi yazıyorsa süre yedi gündür.

Trafik Sigortası Mahrumiyet Bedelini Öder mi? Tahkimde Durum Farklı mı?

Karşı tarafın zorunlu trafik sigortası, araç mahrumiyet bedelinden sorumlu değildir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A.6/k maddesi, gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi zarar verici olguya bağlı olarak oluşan yansıma veya dolaylı zararlar nedeniyle yöneltilecek tazminat taleplerini teminat dışında bırakır. Teminatın kapsamı ise A.5/a’da değer kaybı dahil doğrudan mallar üzerindeki azalma olarak tanımlanmıştır; “doğrudan” ifadesi belirleyicidir. Onarım gideri ve değer kaybı malvarlığını doğrudan eksiltir, kullanım kaybı eksiltmez.

Yargıtay da bu sonucu uygulamıştır: 17. Hukuk Dairesi’nin 21.12.2020 tarihli, 2019/4815 E. – 2020/8743 K. sayılı kararında, dava konusu araç mahrumiyet bedelinden davalı trafik sigortacısının sorumlu olmadığı gözetilerek hüküm kurulması gerektiği belirtilmiştir. Aynı sonuç İhtiyari Mali Mesuliyet sigortası için de geçerlidir; İMM trafik sigortasının limit üstü devamı olduğundan, teminatın konusu bakımından dolaylı sayılan kalem orada da dışarıda kalır.

Kendi kasko poliçenizde durum farklıdır ama otomatik değildir. Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları’nın A.4.8 maddesi, tam hasarda tazminatın ödenmesine, kısmi hasarda hasarın giderilmesine kadar geçen sürede doğan kullanım ve gelir kaybı zararlarının poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere ek sözleşme ile teminata alınabileceğini söyler. Yani standart kasko bu bedeli kapsamaz; poliçenizde böyle bir ek teminat varsa kapsar.

Bu ayrım, itiraz mercii bakımından da sonuç doğurur. Talebiniz kusurlu sürücü ve işletene yöneldiğinde uyuşmazlık mahkemede görülür ve bilirkişi raporuna itiraz HMK m.281’e tabidir. Talebiniz kasko poliçenizdeki ek teminata dayanıyorsa sigortacıyla aranızdaki uyuşmazlık Sigorta Tahkim Komisyonu’na da götürülebilir; orada bilirkişi ve hakem incelemesi ayrı bir usule tabidir ve HMK’daki iki haftalık süre doğrudan uygulanmaz. Sigortacıya karşı yürütülen itiraz ve tahkim sürecinin işleyişi için sigortaya itiraz ve tahkim süreci yazımıza bakabilirsiniz. Mahrumiyet bedelinin sigorta kapsamındaki yerini bütünüyle ele aldığımız sigorta araç mahrumiyet bedelini karşılar mı yazımız da bu bölümü tamamlar.

Son bir uyarı: Karayolları Trafik Kanunu m.97’deki dava öncesi sigortacıya yazılı başvuru zorunluluğu, yalnızca zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içindeki talepler için geçerlidir. Mahrumiyet bedeli bu sınırın dışında kaldığından, sigortacıya başvurup cevap beklemek bu kalem bakımından zamanaşımını durdurmaz; süre işlemeye devam eder.

İkame Araç Bedeli, Araç Yattı Parası ve Hak Mahrumiyeti Karıştırılıyor

Bilirkişi raporlarındaki hataların önemli bir kısmı hesap hatası değil kavram karışıklığıdır. Birbirine benzeyen üç hak ve halk arasında kullanılan iki ayrı “mahrumiyet” ifadesi, hem raporlarda hem dilekçelerde iç içe geçiyor. Ayrımı bilmek, itirazınızın hangi kaleme yöneldiğini net göstermenizi sağlar.

HakKaynağıMuhatabıNiteliği
İkame araç teminatıPoliçe özel şartıKendi sigortacınızHizmet/araç tahsisi — para değil, araç verilir
Kullanım ve gelir kaybı teminatıKasko GŞ A.4.8 + ek sözleşmeKendi sigortacınızPara, poliçe limitiyle sınırlı
Araç mahrumiyet bedeliHaksız fiil (TBK m.49) + KTK m.85/1Kusurlu sürücü ve işletenTazminat, kusur oranıyla sınırlı

Bu üçü aynı anda ve tam olarak alınmaz. Sigortanızdan ikame araç kullandığınız günler için ayrıca mahrumiyet bedeli isteyemezsiniz; o günlerde zarar doğmamıştır. Buna karşılık ikame araç teminatınız beş günle sınırlıysa ve makul onarım süresi yirmi gün ise, kalan on beş gün için mahrumiyet bedeli talep edilebilir. Rapor bu düşümü hiç yapmamışsa fazla hesap, tüm süreyi ikame araç kullanılmış gibi kabul etmişse eksik hesap vardır.

Araç yattı parası, araç yatış bedeli ne demek?

Bunlar hukuki terim değil, halk dilindeki karşılıklardır. Araç yattı parası, araç yatma bedeli, araçtan yoksun kalma tazminatı ifadelerinin tamamı araç mahrumiyet bedelini anlatır ve aynı hukuki temele dayanır. Dilekçenizde bu ifadeleri kullanmanız gerekmez; ancak bilirkişi raporunda geçiyorsa neyi kastettiğini bilmelisiniz.

Tek istisna ticari araçlardadır. Taksi, minibüs, kamyon gibi araçlarda “yatar parası” çoğu zaman kazanç kaybını ifade eder; yani aracın kullanılamamasından değil, o günlerde elde edilemeyen gelirden söz edilir. Bu iki kalem birlikte istenmez — hangisi gerçek zararı karşılıyorsa o talep edilir.

e-Devlet’teki hak mahrumiyeti şerhiyle ilgisi var mı?

Yok. Bu ifade iki bambaşka şeyi anlatıyor ve aramalarda sürekli karışıyor. Birincisi, bu yazının konusu olan kazadan sonra aracınızdan yoksun kalmanızdır. İkincisi, e-Devlet’teki “Araçlarım” ekranında araç kaydınızın yanında görünen rehin, haciz veya yakalama şerhidir. İkincisinin tazminatla, bilirkişi raporuyla veya kazayla hiçbir ilgisi yoktur; muhatabınız alacaklı ya da ilgili icra dairesidir ve kaldırılması borcun ödenmesine veya icra dosyasının kapanmasına bağlıdır. Araç kaydınızda böyle bir şerh görüyorsanız aradığınız bilgi bu yazıda değil, icra hukukundadır.

Ticari Araç ve Pert Araçta Rapora Ne Yazılmalı?

İki özel durum, standart hesabın dışına çıkar ve raporda ayrıca ele alınmalıdır. Bilirkişi bu ayrımı yapmamışsa itiraz gerekçeniz vardır.

Ticari olmayan araçta mahrumiyet bedeli istenebilir mi?

İstenebilir. Aracın ticari olması şart değildir; özel otomobiller için de mahrumiyet bedeli talep edilir. Zarar, aracın gelir getirmesinden değil kullanılamamasından doğar. Bilirkişi raporu “araç ticari nitelikte olmadığından bir kayıp doğmamıştır” gerekçesiyle hesap yapmamışsa, bu doğrudan gerçek zarar ilkesine aykırıdır ve HMK m.279/4 anlamında hukuki nitelendirmedir; itiraz dilekçesinde ayrı madde olarak yazın.

Ticari araçta ise hesabın niteliği değişir: burada ölçüt emsal kira bedeli değil, aracın o günlerde sağlayacağı net kazanç olabilir. Ticari araç sahibinin defter kayıtları, taşıma sözleşmeleri ve önceki dönem hasılatı hesaba esas alınır. Rapor ticari aracı binek araç tarifesiyle hesaplamışsa itiraz edin. Ticari faaliyetin durmasından doğan kayıp ayrı bir uzmanlık alanıdır; kazanç kaybı talepleri bakımından hangi belgelerin gerektiğini önceden hazırlamak gerekir.

Pert (tam hasar) araçta süre neye göre belirlenir?

Araç onarılmayacak durumdaysa “makul onarım süresi” ölçütü işlemez. Bu durumda ölçüt, tazminatın ödendiği veya ödenmesi gereken tarihe kadar geçen makul süredir; Kasko Genel Şartları A.4.8’in tam hasar için kullandığı ifade de bu yöndedir. Yani zarar, aracın onarılması için değil, yerine yenisini koyabilmeniz için geçmesi gereken süre boyunca sürer.

Bilirkişi raporu pert araçta onarım süresi hesabı yapmışsa yöntem baştan yanlıştır; ek rapor değil, yeni bilirkişi talebi daha uygundur. Aracın pert sayılıp sayılmadığı ve ağır hasar ile farkı ayrı bir teknik meseledir; pert araç nedir, ağır hasar ile farkı ne ve tam hasara veya ağır hasara uğramış araçların tespiti yazılarımız bu tespiti nasıl denetleyeceğinizi anlatıyor. Tazminatın ne zaman ödenmesi gerektiği tartışmalıysa eksper geldikten sonra para ne zaman yatar yazımız takvimi gösteriyor.

Araç mahrumiyet bedeli talepleri, tazminat kalemleri içinde en çok eksik hesaplananıdır; çünkü tutarı görece küçük olduğu için hem raporlarda hem dilekçelerde ayrıntısına girilmez. Oysa itirazın tamamı üç rakamın denetlenmesinden ibarettir. Dosyanızdaki raporu bu yazıdaki kontrol listesiyle karşılaştırmak istiyor, hangi maddeye dayanacağınıza karar veremiyorsanız araç mahrumiyet bedeli konusundaki çalışmalarımız hakkında bilgi alabilir, dosyanızı değerlendirmek üzere iletişime geçebilirsiniz.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir dosyaya ilişkin hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Süreler ve talepler dosyanın kendi koşullarına göre değişebileceğinden, işlem yapmadan önce bir avukata danışmanız yerinde olur. Kanun metinleri mevzuat.gov.tr üzerinden, atıf yapılan kararlar ise Yargıtay Karar Arama sisteminden esas ve karar numaralarıyla doğrulanabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Araç mahrumiyet bedeli nedir?

Araç mahrumiyet bedeli, trafik kazası nedeniyle aracın kullanılamadığı süre boyunca doğan maddi zarardır. Zarar, aracınızı kullanamamış olmanızdan doğar; başka bir araç kiralamış olmanız şart değildir. Hesap, makul onarım süresi ile eşdeğer bir aracın günlük emsal kira bedelinin çarpımına karşı tarafın kusur oranının uygulanmasıyla bulunur.

Araç mahrumiyet bedeli bilirkişi raporuna nasıl itiraz edilir?

Raporun tebliğinden itibaren iki hafta içinde, davanın görüldüğü mahkemeye yazılı dilekçe verilerek itiraz edilir (HMK m.281/1). Dilekçede raporun hangi noktada eksik veya hatalı olduğu madde madde gösterilir ve ek rapor alınması, bilirkişiden açıklama istenmesi ya da yeni bilirkişi görevlendirilmesi taleplerinden hangisini istediğiniz açıkça yazılır.

Bilirkişi raporuna itiraz süresi kaç gündür?

İki haftadır ve raporun tebliğ edildiği tarihte işlemeye başlar. Bu süre dava türüne göre değişmez. İtirazın hazırlanması özel veya teknik bir çalışma gerektiriyorsa, yine iki hafta içinde mahkemeye başvurmak koşuluyla bir defaya mahsus olmak ve iki haftayı geçmemek üzere ek süre istenebilir.

Araç mahrumiyet bedeli hesabında hangi kriterler dikkate alınır?

Üç kriter esastır: hasarın niteliğine göre belirlenen makul onarım süresi, aracınızla eşdeğer sınıftaki bir aracın kaza tarihinde ve aracın bulunduğu ildeki günlük emsal kira bedeli ve karşı tarafın kusur oranı. İkame araç kullanılan günler bu hesaptan düşülür. Aracın rayiç bedeli veya kaza öncesi/sonrası piyasa değeri bu hesabın kriteri değildir; o ölçüt değer kaybına aittir.

Araç kiralamadım, yine de mahrumiyet bedeli alabilir miyim?

Evet. Kiralama faturası sunulmaması tek başına ret sebebi değildir. TBK m.50 uyarınca zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim zararı hakkaniyete uygun olarak belirler. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 2021/26777 E. – 2022/11236 K. sayılı kanun yararına bozma kararı da kiralama belgesi olmadan makul tamir süresi ve ikame araç bedelinin bilirkişiyle saptanarak talebin kabulü gerektiğini belirtmiştir.

Bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi nereye verilir?

Davanın görülmekte olduğu mahkemenin kalemine ya da UYAP üzerinden elektronik olarak verilir. Yeni bir dava açılmadığı için tevzi yapılmaz. Dosyanız Asliye Hukuk Mahkemesi’ndeyse dilekçe o mahkemeye, davalılar arasında sigorta şirketi bulunduğu için dosya Asliye Ticaret Mahkemesi’ndeyse o mahkemeye hitaben yazılır.

Bilirkişi raporuna itirazın ücreti veya harcı var mıdır?

İtiraz dilekçesinin kendisi harca tabi değildir. Masraf, itiraz kabul edilip yeni bir inceleme yapılmasına karar verilirse doğar; bilirkişi ücreti HMK m.283 uyarınca Adalet Bakanlığı’nca her yıl güncellenen tarifeye göre belirlenir ve dosyadaki gider avansından karşılanır. Avans yetmezse mahkeme iki haftalık kesin süre verir.

Bilirkişi raporuna itiraz edilmezse ne olur?

Rapor kendiliğinden kesinleşmez; hâkim bilirkişi görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir (HMK m.282) ve gerekli görürse kendiliğinden ek rapor isteyebilir. Ancak uygulamada itiraz edilmeyen rapor dosyadaki tek teknik veri olarak kalır ve hükme esas alınır; yargılama sırasında ileri sürülmemiş bir itirazı istinafta ilk kez gündeme getirmek de sonuç doğurmayabilir.

Trafik sigortası araç mahrumiyet bedelini öder mi?

Ödemez. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.6/k, kira mahrumiyeti gibi dolaylı ve yansıma zararları teminat dışında bırakır. Aynı sonuç İhtiyari Mali Mesuliyet sigortası için de geçerlidir. Muhatabınız kusurlu sürücü ve işletendir. Kendi kaskonuzda ise kullanım kaybı ancak Kasko Genel Şartları A.4.8 uyarınca ek sözleşmeyle teminata alınmışsa karşılanır.

Bilirkişi raporundan sonra talebimi artırabilir miyim?

Artırabilirsiniz, ancak rejim 31 Temmuz 2026’da değişti. Bu tarihten sonra açılan davalarda belirsiz alacak davası (HMK m.107) kaldırıldı; kısmi davada talep, HMK m.109/4 uyarınca aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere tahkikat sona erinceye kadar artırılabilir. Bu tarihten önce açılmış davalarda mülga m.107 uygulanmaya devam eder; ölçüt kaza tarihi değil dava tarihidir.

Uzman görüşü almak için mahkemeden süre istenebilir mi?

Hayır. HMK m.293/1 taraflara uzmanından bilimsel mütalaa alma hakkı tanır ama “sadece bu nedenle ayrıca süre istenemez” der. Ek süre yalnızca HMK m.281/1 kapsamında, itirazın hazırlanmasının özel veya teknik bir çalışma gerektirmesi gerekçesiyle ve ilk iki hafta içinde başvurmak koşuluyla istenebilir.

İcra takibine itiraz ile bilirkişi raporuna itiraz aynı şey mi?

Değildir. Bilirkişi raporuna itiraz görülmekte olan davanın içinde mahkemeye yapılır ve süresi iki haftadır. Ödeme emrine itiraz ise icra dairesine yapılır ve süresi tebliğden itibaren yedi gündür; sonucunda takip durur, alacaklı itirazın iptali veya kaldırılması yoluna başvurur. Tebligatın icra dairesinden gelip gelmediğine bakarak hangi süreye tabi olduğunuzu belirleyin.

Ticari olmayan araç için mahrumiyet bedeli istenebilir mi?

İstenebilir. Aracın gelir getirmesi şart değildir; zarar aracın kullanılamamasından doğar. Bilirkişi raporu “araç ticari nitelikte olmadığından kayıp doğmamıştır” gerekçesiyle hesap yapmamışsa bu hem gerçek zarar ilkesine aykırıdır hem de HMK m.279/4 anlamında hukuki nitelendirmedir; itiraz dilekçesinde ayrı bir madde olarak ileri sürülmelidir.

Pert olan araçta mahrumiyet bedeli nasıl hesaplanır?

Araç onarılmayacaksa makul onarım süresi ölçütü uygulanmaz. Bu durumda ölçüt, tazminatın ödendiği veya ödenmesi gereken tarihe kadar geçen makul süredir. Bilirkişi raporu pert araçta onarım süresi üzerinden hesap yapmışsa yöntem baştan hatalıdır ve yeni bilirkişi görevlendirilmesi talep edilmelidir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir