İdare Hukuku

Evlilik Yoluyla Türk Vatandaşlığı: Şartlar, Belgeler ve Mülakat

Evlilik Yoluyla Türk Vatandaşlığı: Şartlar, Belgeler ve Mülakat

Evlilik yoluyla Türk vatandaşlığı, bir Türk vatandaşıyla en az üç yıldır evli olan ve evliliği devam eden yabancının başvuru üzerine kazanabileceği bir statüdür. 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 16. maddesi konuyu tereddüde yer bırakmayacak bir cümleyle açar: bir Türk vatandaşı ile evlenme, doğrudan Türk vatandaşlığını kazandırmaz. Nikâh kıyıldığı anda kazanılan bir hak yoktur; kanunun kurduğu şey, üç yılın sonunda açılan bir başvuru kapısıdır.

Makale İçeriği

Bu ayrım pratikte çok şey değiştirir. Üç yıllık sürenin ne zaman başladığı, hangi belgelerin isteneceği, emniyet soruşturmasında nelere bakıldığı, mülakatın kim tarafından yapıldığı ve kararı hangi makamın verdiği ayrı ayrı düzenlenmiştir. Aşağıda her bir aşama, 5901 sayılı Kanun ve Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik metinlerine dayanılarak işlenmiştir.

Kısaca

Evlilik yoluyla Türk vatandaşlığı kendiliğinden kazanılmaz; evlilik yalnızca başvuru hakkı doğurur ve sonucu soruşturma, mülakat ile İçişleri Bakanlığı’nın takdiri belirler.

  • Süre: En az üç yıldır evli olmak ve başvuru anında evliliğin sürüyor olması gerekir.
  • Şart sayısı: Bu yolda üç şart aranır; genel yoldaki beş yıl ikamet, Türkçe ve gelir şartları aranmaz.
  • Karar mercii: Dosya valilikten İçişleri Bakanlığı’na gider; kararı Bakanlık verir, Cumhurbaşkanı değil.
  • Garanti yok: Kanun, şartları taşımanın kişiye mutlak bir hak sağlamadığını açıkça yazar.

Evlilikle Türk Vatandaşlığı Kendiliğinden Kazanılır mı?

Hayır. 5901 sayılı Kanun’un 16. maddesinin ilk cümlesi “Bir Türk vatandaşı ile evlenme doğrudan Türk vatandaşlığını kazandırmaz” biçimindedir. Evlilik, vatandaşlığı kendiliğinden doğuran bir sebep değil, üç yılın dolmasıyla birlikte başvuru yapma imkânı tanıyan bir durumdur. Aynı maddenin devamı, “en az üç yıldan beri evli olan ve evliliği devam eden yabancılar Türk vatandaşlığını kazanmak üzere başvuruda bulunabilir” diyerek bunu tekrarlar.

Kanunun kullandığı fiil önemlidir: “kazanır” değil, “başvuruda bulunabilir”. Bu tercih, sürecin sonundaki idari değerlendirmeyi saklı tutar. Yabancı eş, üç yılı doldurduğu anda kendiliğinden Türk vatandaşı olmaz; kimlik numarası, nüfus kaydı ve pasaport hakkı ancak yetkili makamın olumlu kararıyla doğar.

Vatandaşlığın kazanılması, kararın alındığı tarihten itibaren hüküm ifade eder. Kanun’un 20. maddesi bunu açıkça düzenler; yani karar geriye yürümez, evliliğin başladığı tarihe veya başvuru tarihine geri gitmez. Başvuru sürecinde geçen aylar boyunca yabancı eş, hukuken hâlâ yabancı statüsündedir ve ikamet izni yükümlülükleri devam eder.

Üç Yıllık Evlilik Süresi Ne Zaman Başlar?

Kural olarak süre, resmî nikâhın kıyıldığı tarihte başlar. Ancak Yönetmelik’in 25. maddesinin üçüncü fıkrası, uygulamada sık karşılaşılan bir durumu ayrıca düzenlemiştir: Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancının eşi sonradan Türk vatandaşı olmuşsa, evlilikte geçen sürenin hesabında nikâh tarihi değil, eşin Türk vatandaşlığını kazandığı tarih esas alınır.

Bu hüküm, iki yabancının evlendiği ve sonra eşlerden birinin Türk vatandaşlığını kazandığı hâllerde saati sıfırlar. Örneğin 2020’de evlenen çiftte eş 2024’te Türk vatandaşı olmuşsa, diğer eşin üç yıllık süresi 2020’den değil 2024’ten işlemeye başlar. Nikâh tarihine güvenerek yapılan başvurular bu yüzden ilk aşamada geri çevrilebilir.

Sürenin dolması tek başına yeterli değildir; evliliğin başvuru anında da devam ediyor olması gerekir. Yönetmelik’in 25. maddesi, evliliğin boşanma ya da müracaat tarihinden önceki ölüm gibi sebeplerle sona erdiği anlaşılırsa başvurunun kabul edilmeyeceğini yazar. Üç yılı tamamlayıp boşandıktan sonra yapılan bir başvuru, dosya hiç açılmadan reddedilir.

Evlilik Yoluyla Türk Vatandaşlığında Aranan Üç Şart

Kanun’un 16. maddesi başvuru sahibinde üç şart arar: aile birliği içinde yaşamak, evlilik birliği ile bağdaşmayacak bir faaliyette bulunmamak ve millî güvenlik ile kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hâli bulunmamak. Bu üç şartın hepsi başvuru anında ve süreç boyunca aranır; biri sonradan ortadan kalkarsa dosya olumsuz sonuçlanabilir.

“Aile birliği içinde yaşama” ifadesi, eşlerin fiilen birlikte bir hayat kurmuş olmasını anlatır. Ayrı adreslerde oturmak tek başına ret sebebi sayılmaz, ancak soruşturmada bunun gerekçesinin ortaya konması beklenir. İş sebebiyle farklı şehirlerde bulunmakla, evliliğin fiilen bitmiş olması arasındaki fark, tutanağa geçen ifadelerle kurulur.

İkinci şartın kanundaki lafzı soyuttur, ama Yönetmelik bunu somutlaştırır. Yönetmelik’in 28. maddesi, emniyetin araştıracağı hususlar arasında “evlilik birliği ile bağdaşmayacak şekilde fuhuş yapmak ve fuhuşa aracılık etmek gibi davranışların olup olmadığı”nı sayar. Yani soyut bir ahlak denetimi değil, tanımlı bir davranış grubu üzerinden yürüyen bir inceleme söz konusudur.

Genel Yoldaki Şartların Hangileri Bu Yolda Aranmaz?

Evlilik yolu ile genel yol, ayrı maddelerde ve ayrı şart listeleriyle düzenlenmiştir. Genel yoldan vatandaşlık için Kanun’un 11. maddesinde sayılan yedi şart, evlilik yoluyla Türk vatandaşlığı başvurusunda aranmaz. Bu, iki yol arasındaki en pratik farktır ve başvuru sahipleri en çok burada yanlış yönlendirilir. Genel yoldan ilerleyen dosyalarda istenen belgeler ve karar aşaması için vatandaşlık başvurusu için gerekli belgeler yazısı ayrı bir çerçeve sunar.

Aranmayan şartların başında beş yıllık kesintisiz ikamet gelir. Evlilik yoluyla başvuruda, yabancının Türkiye’de belirli bir süre oturmuş olması kanunen istenmez. Aynı şekilde Türkçe konuşabilme, kendisinin ve bakmakla yükümlü olduklarının geçimini sağlayacak gelire veya mesleğe sahip olma ve genel sağlık bakımından tehlike teşkil eden bir hastalığı bulunmama şartları da 16. maddede yer almaz.

Ortak kalan tek şart, millî güvenlik ve kamu düzenidir. Bu şart her iki yolda da aranır ve pratikte dosyaların en çok takıldığı noktadır. Buna karşılık “iyi ahlak sahibi olmak” gibi genel yola özgü ölçütler, evlilik yolunda doğrudan bir şart olarak değil, yalnızca evlilik birliğiyle bağdaşmayan davranış incelemesi kapsamında değerlendirilir.

ŞartGenel yol (m.11)Evlilik yolu (m.16)
Kesintisiz beş yıl ikametAranırAranmaz
Yeterli düzeyde TürkçeAranırAranmaz
Gelir veya meslek sahibi olmakAranırAranmaz
Genel sağlık bakımından engel hastalık bulunmamasıAranırAranmaz
Ergin ve ayırt etme gücüne sahip olmakAranırAranmaz
Aile birliği içinde yaşamakAranmazAranır
Millî güvenlik ve kamu düzeni engeli bulunmamasıAranırAranır

Evlilik Yoluyla Türk Vatandaşı Olmak İçin Gerekli Evraklar Nelerdir?

Evlilik yoluyla Türk vatandaşı olmak için gerekli evraklar, Yönetmelik’in 26. maddesinde yedi kalem hâlinde sayılmıştır. Dosyayı başvuru sahibi değil, müracaat makamı düzenler; başvuru sahibinin görevi bu belgeleri temin edip ibraz etmektir. Liste kapalıdır, yani idarenin keyfî olarak eklediği bir belge talebi dayanaksız kalır.

  • İsteği belirten form dilekçe.
  • Türk vatandaşı eşe ait, müracaat makamınca sistemden alınan nüfus kayıt örneği.
  • Kişinin hangi devlet vatandaşı olduğunu gösteren pasaport veya benzeri belge; vatansız ise temini mümkünse buna ilişkin belge.
  • Kimlik bilgilerini gösteren doğum belgesi veya nüfus kayıt örneği gibi bir belge.
  • Yerleşim yeri Türkiye’de ise en son tarihli ikamet tezkeresi.
  • Herhangi bir suç nedeniyle hakkında kesinleşmiş mahkeme kararı varsa onaylı örneği.
  • Hizmet bedelinin Maliye veznesine yatırıldığını gösteren makbuz.

Listedeki ikinci kalem dikkat çekicidir: Türk eşin nüfus kayıt örneğini başvuru sahibi getirmez, müracaat makamı sistemden kendisi alır. Doğum tarihinin ay ve günü bulunmayan yabancılar için ise ülkesinin yetkili makamlarından alınacak bir belge ya da 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 39. maddesine göre işlem yapılmasını kabul ettiğine dair imzalı beyan istenir.

Yabancı makamlardan alınan belgelerin tasdiki için Yönetmelik’in 67. maddesi ölçüt koyar: başvuru sırasında ibraz edilen diploma, pasaport gibi belgelerin Türkçe tercümeli ve noter tasdikli olması yeterlidir. Belgelerden biri uyruğunda bulunulan devletten hiç temin edilemiyorsa, Yönetmelik’in 39. maddesi devreye girer ve durum Bakanlığa bildirilerek alınacak talimata göre işlem yapılır.

Başvuru Nereye Yapılır, Posta ile Gönderilebilir mi?

Başvuru, yurt içinde yerleşim yerinin bulunduğu valiliğe, yurt dışında ise dış temsilciliğe yapılır. Yönetmelik’in 64. maddesi bu noktada iki sınır çizer: başvuru bizzat ya da bu hakkın kullanılmasına ilişkin özel vekâletname ile yapılır ve posta yoluyla yapılan müracaatlar kabul edilmez.

Özel vekâletname ifadesi, genel bir vekâletnamenin yetmeyeceği anlamına gelir. Vekâletnamede vatandaşlık başvurusu yapma yetkisinin açıkça yer alması gerekir. Yurt dışında düzenlenen vekâletnamelerde, Türk konsolosluğunda düzenlenmiş olması ya da usulüne uygun tasdik ve tercüme işlemlerinin tamamlanmış olması aranır.

Başvuru tarihinin hangi an olduğu da yönetmelikte tanımlıdır: kişinin form dilekçesinin müracaat makamınca evrak kaydına alındığı tarih esas alınır. Bu tarih, üç yıllık evlilik süresinin dolup dolmadığının ölçüldüğü andır; belgelerin sonradan tamamlandığı hâllerde bile başvuru tarihi geri kaymaz.

Başvuru Hangi Hâllerde Daha İlk Aşamada Reddedilir?

Yönetmelik’in 25. maddesi, müracaat makamının yaptığı ön araştırma sonucunda başvurunun hiç işleme alınmayacağı dört hâli sayar. Bu hâllerde dosya emniyete de komisyona da gitmez; başvuru sahibine tebligat yapılarak süreç kapanır.

Bu dört hâl şunlardır: bir Türk vatandaşı ile üç yıldan beri evli olmadığının anlaşılması, evliliğin boşanma veya müracaat tarihinden önceki ölüm gibi sebeplerle sona ermiş olması, herhangi bir suçtan dolayı yargılamasının devam etmesi ya da hükümlü veya tutuklu olunması ve 26. maddede sayılan belgelerin ibraz edilememesi.

Üçüncü bent pratikte en çok gözden kaçandır. Devam eden bir yargılama, henüz mahkûmiyet olmasa bile başvuruyu bu aşamada durdurur. Bu, masumiyet karinesine aykırı bir mahkûmiyet hükmü değil, sürecin sonuçlanmasını bekleyen bir usul kuralıdır; yargılama bittiğinde yeniden başvurulabilir.

Emniyet Soruşturmasında Tam Olarak Neye Bakılır?

Dosya düzenlendikten sonra il emniyet müdürlüğünden soruşturma istenir. Yönetmelik’in 28. maddesi soruşturmanın kapsamını üç başlıkla sınırlar: aile birliği içinde yaşanıp yaşanmadığı, evlilik birliğiyle bağdaşmayacak şekilde fuhuş yapmak ve fuhuşa aracılık etmek gibi davranışların bulunup bulunmadığı, millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel bir hâlin olup olmadığı.

Soruşturma sonucunda oluşan olumlu ya da olumsuz kanaat, soruşturma formuna açık biçimde yazılır ve forma tutanaklar eklenir. Bu tutanaklar dosyanın kalıcı parçasıdır; ileride ret kararına karşı dava açılırsa, mahkeme önündeki tartışma büyük ölçüde bu tutanakların içeriği üzerinden yürür.

Yönetmelik’in 72. maddesi ayrıca bir devam kuralı getirir: soruşturma sonucunda evliliğin vatandaşlık kazanmak amacıyla yapılıp yapılmadığına dair olumlu veya olumsuz bir kanaate varılamazsa, Türk eşin yakınlarının ifadelerine de başvurulmak suretiyle kanaat oluşuncaya kadar periyodik olarak soruşturmaya devam edilir. Dosyanın uzun sürmesinin en sık sebeplerinden biri budur. Kamu görevine giriş süreçlerindeki denetimle karıştırılmaması için güvenlik soruşturmasında nelere bakıldığı ayrı bir çerçevede değerlendirilmelidir.

Komisyon Mülakatı Nasıl Yapılır, Eşler Ayrı Ayrı mı Dinlenir?

Evet, ayrı ayrı dinlenir. Yönetmelik’in 29. maddesi, vatandaşlığı kazanmak isteyen yabancı ile eşinin komisyon tarafından ayrı ayrı ve birlikte mülakata tabi tutulacağını yazar. Mülakatın amacı tektir: evliliğin gerçek bir evlilik mi, yoksa Türk vatandaşlığını kazanmak amacıyla yapılmış bir evlilik mi olduğunu araştırmak.

Mülakatı yapan komisyon, tek bir memur değildir. Yönetmelik’in 69. maddesine göre vatandaşlık başvuru inceleme komisyonu, il valisi veya görevlendireceği vali yardımcısının başkanlığında; il nüfus ve vatandaşlık müdürlüğü, il emniyet müdürlüğü, il jandarma komutanlığı, il millî eğitim müdürlüğü ve sosyal hizmetler il müdürlüğünden en az şube müdürü düzeyinde görevlendirilen temsilcilerden oluşur.

Komisyonun çalışma usulü de bağlayıcıdır. 70. maddeye göre komisyon başkan olmaksızın toplanamaz, üye tam sayısının en az üçte ikisiyle toplanır ve kararlar toplantıya katılanların oy çokluğuyla alınır. Oylamada eşitlik çıkarsa başkanın taraf olduğu görüş kabul edilir; karara katılmayan temsilci gerekçesini yazılı olarak belirtir. Gündem varsa komisyon en geç on beş gün içinde toplanır.

Yurt Dışından Yapılan Başvurularda İşleyiş

Yurt dışından yapılan başvurularda dosya, aynı 26. maddedeki belgelerden oluşur; ancak mülakatı komisyon değil, konsolosluk yapar. Yönetmelik’in 30. maddesi mülakatı yapacak kişiyi de belirler: konsolosluk işlemlerinden sorumlu muavin konsolos veya daha üst yetkili. Mülakat burada da eşlere ayrı ayrı ve birlikte uygulanır.

Konsolosluk ayrıca, bulunulan devletin kanunları izin veriyorsa sabıka kaydı ister ve Türk eşle evlilik kaydının resmî makamlarda bulunup bulunmadığını araştırır. Elde edilen bilgi ve belgeler dosyaya eklenir, dosya karar alınmak üzere Bakanlığa gönderilir. Yani yurt dışı başvurusunda emniyet soruşturması aşaması, konsolosluğun kendi araştırmasıyla ikame edilir.

Bu fark, yurt dışında yaşayan çiftler için pratik bir avantaj yaratabilir: Türkiye’de ikamet etmeyen yabancı eş, ikamet tezkeresi ibraz etmek zorunda kalmadan başvurabilir. Yönetmelik’in 26. maddesi ikamet tezkeresini yalnızca “yerleşim yeri Türkiye’de bulunuyor ise” istemektedir.

Evlilik Yoluyla Vatandaşlık Başvurusu Ne Kadar Sürede Sonuçlanır?

Mevzuatta, evlilik yoluyla vatandaşlık başvurusunun sonuçlandırılması için idareyi bağlayan bir azami süre yoktur. 5901 sayılı Kanun da Yönetmelik de “şu kadar ay içinde karar verilir” biçiminde bir hüküm içermez. İnternette dolaşan “8-10 ay”, “3-9 ay”, “1-2,5 yıl” gibi rakamlar mevzuat hükmü değil, uygulama gözlemleridir ve birbirlerini tutmazlar.

Buna karşılık, zincirin bazı halkalarının süresi yazılıdır ve gerçekçi bir beklenti bunlardan kurulur. Komisyon, gündem varsa en geç on beş gün içinde toplanır (Yön. m.70). Yapılan araştırma ve soruşturma bir yıl geçerlidir (Yön. m.72); bu süre dolduğunda dosya için yeniden araştırma gerekebilir ve süreç uzar. Soruşturmada kanaat oluşmazsa soruşturma periyodik olarak tekrarlanır ve bu tekrarların sayısına bir sınır konmamıştır.

Bu yapı, uzayan dosyalarda asıl darboğazı da gösterir: süreyi uzatan şey çoğunlukla evrak değil, kanaat oluşmamış bir soruşturmadır. İdarenin makul sürede karar vermemesi hâlinde ise İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun zımni ret düzenlemesi devreye girer; başvuruya altmış gün içinde cevap verilmemesi isteğin reddedilmiş sayılması sonucunu doğurur ve bu tarihten itibaren dava açma süresi işler.

Kararı Hangi Makam Verir: İçişleri Bakanlığı mı, Cumhurbaşkanı mı?

Evlilik yoluyla Türk vatandaşlığı dosyalarında kararı İçişleri Bakanlığı verir. Kanun’un 19. maddesi, başvuru için gerekli şartları taşıyanların dosyasının düzenlenerek “karar verilmek üzere Bakanlığa” gönderileceğini, Bakanlıkça yapılan inceleme ve araştırma sonucunda durumu uygun bulunanların Bakanlık kararı ile Türk vatandaşlığını kazanabileceğini yazar. Yönetmelik’in 29 ve 35. maddeleri de aynı zinciri kurar.

Cumhurbaşkanı kararı, evlilik yolunda değil, istisnai vatandaşlıkta devrededir. Kanun’un 12. maddesi, olağanüstü hizmeti geçenler, yatırım yoluyla ikamet izni alanlar, Turkuaz Kart sahipleri, vatandaşlığa alınması zaruri görülenler ve göçmen olarak kabul edilenler bakımından Cumhurbaşkanı kararını öngörür. Bu iki yolun karıştırılması, sürecin hangi makamda beklediği konusunda yanlış beklenti doğurur.

Dışişleri Bakanlığı ise evlilik yoluyla vatandaşlık kararında hiçbir aşamada karar makamı değildir. Dışişleri teşkilatının rolü, yalnızca yurt dışından yapılan başvurularda dış temsilciliklerin müracaat makamı olarak dosyayı düzenlemesi ve mülakatı yapmasıyla sınırlıdır. Karar yine İçişleri Bakanlığı’nda alınır.

Şartları Taşımak Vatandaşlık Hakkı Doğurur mu?

Doğurmaz. Kanun’un 10. maddesi bunu tek cümlede söyler: “Ancak, aranan şartları taşımak vatandaşlığın kazanılmasında kişiye mutlak bir hak sağlamaz.” Bu cümle, yetkili makam kararıyla vatandaşlığın kazanılmasının tamamına, dolayısıyla evlilik yoluna da uygulanır.

Uygulamada bunun anlamı şudur: üç yılı doldurmuş, belgeleri eksiksiz, soruşturması olumlu bir başvuru dahi millî güvenlik veya kamu düzeni değerlendirmesi sebebiyle reddedilebilir. Kanun’un 12. maddesinin ikinci fıkrası, millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek hâli bulunanların taleplerinin Bakanlıkça reddedileceğini ayrıca yazar.

Bu takdir yetkisi sınırsız değildir. İdarenin işlemi, İdari Yargılama Usulü Kanunu çerçevesinde yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden denetlenir. Yani mahkeme “bu kişiyi vatandaş yap” diyemez, ama ret kararının dayandığı sebebin gerçekliğini ve hukuka uygunluğunu denetleyebilir.

Altı Aydan Fazla Hapis Cezası Başvuruyu Bitirir mi?

Yönetmelik’in 72. maddesinin beşinci fıkrası, bu konuda tereddüt bırakmayan bir hüküm içerir. Taksirli suçlar hariç olmak üzere ertelenmiş, zamanaşımına uğramış, hükmün açıklanması geriye bırakılmış, paraya çevrilmiş veya affa uğramış olsa dahi, altı aydan fazla hapis cezası alanlar Türk vatandaşlığını kazanamaz.

Fıkranın ayırt edici yanı, cezanın infaz edilmemiş olmasının sonucu değiştirmemesidir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı adli sicile işlemez ve pek çok bakımdan mahkûmiyetin sonuçlarını doğurmaz; buna rağmen bu fıkra bakımından engel sayılmıştır. Aynı şekilde erteleme ve para cezasına çevirme de engeli ortadan kaldırmaz. Adli sicil kaydının sildirilmesi bu değerlendirmeyi kendiliğinden etkilemez.

Aynı fıkra, ceza miktarından bağımsız olarak sayılan bir yasak grubu daha içerir: Anayasa ile kurulu devlet düzenini yıkma yolunda faaliyet, Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlarla ilgili faaliyet, isyan, casusluk ve vatana ihanet suçlarına katılma, silah ve uyuşturucu madde kaçakçılığı ile insan kaçakçılığı ve insan ticareti. Bu hâllerde ceza alınmış olması dahi aranmaz; tespit yeterlidir.

Türk Vatandaşı İle Evli Yabancıların Hakları Nelerdir?

Türk vatandaşı ile evli yabancıların hakları, vatandaşlık kararı çıkmadan önce de birkaç ayrı mevzuatta karşılık bulur. En somut olanı çalışma iznine ilişkindir: 6735 sayılı Uluslararası İşgücü Kanunu’nun 16. maddesi, bir Türk vatandaşı ile evli ve eşiyle Türkiye’de evlilik birliği içinde yaşayan yabancılara, başvuru, ret ve izin süresi hükümlerinin uygulanmasında istisna tanınabileceğini düzenler.

Bu istisnanın somut karşılığı, Uluslararası İşgücü Kanunu Uygulama Yönetmeliği’nin 36. maddesindedir: bir Türk vatandaşı ile en az üç yıl süreyle Türkiye’de evlilik birliği içinde yaşayan yabancı adına yapılan başvuruda çalışma izni, iş veya hizmet sözleşmesinin süresini aşmamak üzere üç yıla kadar düzenlenebilir. Oysa ilk başvuruda genel kural en çok bir yıldır.

İkinci bir kolaylık, çalışma izni değerlendirme kriterlerindedir. Aynı yönetmeliğin 22. maddesi, anne, baba veya çocuğu Türk vatandaşı olan yabancılar bakımından başvurunun değerlendirme kriterlerine tabi tutulmayabileceğini yazar. Yani Türk vatandaşı bir çocuğun bulunduğu ailelerde, ücret ve istihdam oranı gibi ölçütler uygulanmayabilir. Çalışma izni sürecinin tamamı için yabancı çalışma izni için gerekli evraklar başlıklı yazımız ayrıntılı bir çerçeve sunar.

Eşin Ölümü, Boşanma ve Evliliğin İptalinin Sonuçları

Üç durumun sonucu birbirinden farklıdır. Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrası, başvurudan sonra Türk vatandaşı eşin ölümü nedeniyle evliliğin sona ermesi hâlinde “aile birliği içinde yaşama” şartının aranmayacağını düzenler. Yani başvuru yapıldıktan sonra eş vefat ederse, süreç bu sebeple kesilmez.

Boşanma için aynı koruma yoktur. Boşanma, aile birliği içinde yaşama şartını ortadan kaldırır; üstelik Yönetmelik’in 25. maddesi boşanma hâlinde başvurunun kabul edilmeyeceğini yazar. Vatandaşlık kararı çıkmadan gerçekleşen bir boşanma, başvurunun dayanağını da ortadan kaldırır. Boşanma sürecinin işleyişi için boşanma davasının nasıl açıldığı ayrıca değerlendirilmelidir.

Evliliğin butlanı ise ayrı bir rejime tabidir. Kanun’un 16. maddesinin üçüncü fıkrasına göre, evlenme ile Türk vatandaşlığını kazananlar evlenmenin butlanına karar verilmesi hâlinde evlenmede iyiniyetli iseler Türk vatandaşlığını muhafaza ederler. Yönetmelik’in 31. maddesi buna çok önemli bir ek yapar: butlanına karar verilmiş evlenmeden olan çocuk, ana ve babasının iyiniyetli olup olmadığına bakılmaksızın Türk vatandaşlığını muhafaza eder.

Muvazaalı Evlilik Tespit Edilirse Ne Olur?

Vatandaşlığın kazanılmasından sonra evliliğin yalnızca vatandaşlık amacıyla kurulduğu tespit edilirse, Kanun’un 31. maddesi devreye girer. Bu maddeye göre vatandaşlığı kazanma kararı, ilgilinin yalan beyanı veya vatandaşlığı kazanmaya esas teşkil eden önemli hususları gizlemesi sonucunda alınmışsa, kararı veren makam tarafından iptal edilir.

İptal kararının sonuçları kişiyle sınırlı kalmaz. Kanun’un 32. maddesine göre iptal kararı, karar tarihinden itibaren hüküm ifade eder ve ilgili kişiye bağlı olarak Türk vatandaşlığını kazanan eş ve çocuklar hakkında da uygulanır. Buna karşılık iptal kararı geçmişe yürümez; karar tarihine kadar geçen dönemde kurulmuş hukuki durumlar bu tarihten itibaren yabancı statüsüne göre değerlendirilir.

Yönetmelik’in 39. maddesi de aynı yönde bir uyarı içerir: temin edilemeyen belge yerine yazılı beyan alınmışsa ve vatandaşlığın yalan beyanla ya da esaslı unsurların gizlenmesiyle kazanıldığı sonradan tespit edilirse, vatandaşlığa alınma kararı iptal edilir. Beyanla ilerleyen dosyalarda bu risk kalıcıdır ve herhangi bir süreyle sınırlandırılmamıştır.

Ret Kararına Karşı İzlenecek Yol

Vatandaşlık başvurusunun reddi bir idari işlemdir ve iptal davasına konu olur. Kanun’un 41. maddesi, vatandaşlığın kazanılmasına ve kaybına ilişkin kararların ilgiliye ve başvuru makamlarına tebliğ olunacağını düzenler. Dava açma süresi, İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun genel kuralına göre tebliğden itibaren altmış gündür ve dava idare mahkemesinde açılır.

Bu rejimin, yabancılar hukukunun bir başka alanıyla karıştırılmaması gerekir. Sınır dışı etme kararına karşı 6458 sayılı Kanun’un 53. maddesi çok daha kısa bir süre öngörür: tebliğden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesine başvurulur, mahkeme on beş gün içinde karar verir ve bu karar kesindir. Vatandaşlık reddinde ise süre altmış gündür ve verilen karara karşı olağan kanun yolları açıktır.

Dava açılması, işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz; yürütmenin durdurulması ayrıca talep edilmelidir. Bu talebin şartları ve dilekçe yapısı için yürütmenin durdurulması şartları başlıklı yazımız yol gösterir. Ret kararına karşı yeniden başvuru yapılmasının önünde ise kanuni bir engel yoktur; ret sebebi ortadan kalkmışsa yeni bir başvuru dosyası açılabilir.

Kanun metninin tamamı için: 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu

Dosya Kurulurken Öne Çıkan Noktalar

Evlilik yoluyla Türk vatandaşlığı dosyalarında sonucu belirleyen şey, çoğu zaman belgelerin sayısı değil, soruşturma ve mülakat aşamasında ortaya çıkan tablodur. Adres kayıtlarının, ortak yaşamı gösteren kayıtların ve eşlerin beyanlarının birbiriyle tutarlı olması, dosyanın seyrini doğrudan etkiler.

Ret kararı çıkmış dosyalarda ise altmış günlük süre kritiktir ve bu süre içinde işlemin hangi sebebe dayandığının tespiti gerekir. Sürecin herhangi bir aşamasında değerlendirme yaptırmak isterseniz iletişim sayfasındaki kanallardan ulaşabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Türk vatandaşıyla evlenen kişi kaç yıl sonra vatandaş olabilir?

Evliliğin en az üç yıldır sürüyor olması gerekir. Üç yılın dolması vatandaşlık vermez, yalnızca başvuru hakkı doğurur; karar süreci bundan sonra başlar.

Sonradan Türk vatandaşı olan biriyle evliyseniz üç yıl ne zaman başlar?

Nikâh tarihinden değil, eşin Türk vatandaşlığını kazandığı tarihten başlar. Yönetmelik’in 25. maddesi bu hesabı açıkça düzenlemiştir.

Evlilik yoluyla başvuruda Türkçe bilme şartı var mı?

Kanun’un 16. maddesinde Türkçe şartı yer almaz. Türkçe yeterliliği, genel yoldan yapılan başvurularda aranan bir şarttır.

Evlilik yoluyla vatandaşlık için Türkiye’de oturmak zorunlu mu?

Kanun bu yolda belirli bir ikamet süresi aramaz. Başvuru yurt dışından, dış temsilcilikler aracılığıyla da yapılabilir.

Başvuru posta veya kargo ile yapılabilir mi?

Yapılamaz. Yönetmelik’in 64. maddesi posta yoluyla yapılan müracaatların kabul edilmeyeceğini yazar; başvuru bizzat veya özel vekâletname ile yapılır.

Mülakatta eşlere ayrı ayrı mı soru sorulur?

Evet. Yönetmelik’in 29. maddesi eşlerin komisyon tarafından ayrı ayrı ve birlikte mülakata tabi tutulacağını düzenler.

Vatandaşlık kararını Cumhurbaşkanı mı imzalar?

Hayır. Evlilik yolunda karar İçişleri Bakanlığı’na aittir. Cumhurbaşkanı kararı, Kanun’un 12. maddesindeki istisnai vatandaşlık hâllerinde söz konusudur.

Başvuru reddedilirse tekrar başvurabilir miyim?

Mevzuatta yeniden başvuruyu engelleyen bir bekleme süresi yoktur. Ret sebebi ortadan kalkmışsa yeni bir dosya açılabilir.

Boşanırsam kazandığım vatandaşlık geri alınır mı?

Karar çıktıktan sonraki boşanma, vatandaşlığın kaybı sebepleri arasında sayılmamıştır. Karar öncesindeki boşanma ise başvurunun dayanağını ortadan kaldırır.

Eşim vefat ederse başvurum düşer mi?

Başvurudan sonraki ölümde aile birliği içinde yaşama şartı aranmaz. Ölüm müracaat tarihinden önce gerçekleşmişse başvuru kabul edilmez.

Evliliğin butlanına karar verilirse vatandaşlık kaybedilir mi?

Evlenmede iyiniyetli olduğu tespit edilenler vatandaşlığı korur. Bu evlilikten olan çocuk ise ana babanın iyiniyetine bakılmaksızın vatandaşlığını korur.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması vatandaşlığa engel mi?

Yönetmelik’in 72. maddesine göre altı aydan fazla hapis cezasında HAGB kararı da engel sayılır. Taksirli suçlar bu kapsamın dışındadır.

Devam eden bir ceza davası başvuruyu durdurur mu?

Durdurur. Yönetmelik’in 25. maddesi, yargılaması devam eden ya da hükümlü veya tutuklu olan yabancının başvurusunun kabul edilmeyeceğini yazar.

Yabancı belgeler için apostil şart mı?

Yönetmelik’in 67. maddesi, ibraz edilen belgelerin Türkçe tercümeli ve noter tasdikli olmasını yeterli sayar. Tasdik usulü Nüfus Hizmetleri Yönetmeliği’ne göre belirlenir.

Ret kararına karşı dava açma süresi kaç gündür?

Tebliğden itibaren altmış gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açılır. Bu süre, sınır dışı kararlarındaki yedi günlük özel süreyle karıştırılmamalıdır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır ve somut bir uyuşmazlıkta hukuki tavsiye yerine geçmez. Vatandaşlık mevzuatı ve uygulama kriterleri değişebildiğinden, başvuru yapmadan önce güncel metinlerin kontrol edilmesi ve bir avukata danışılması yerinde olur. Hazırlayan: Av. Handan Sayan Özgül.