
Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu, yaygın kanının aksine kaç kez arandığınızla ölçülmez. Türk Ceza Kanunu’nun 123. maddesi bu fiil için üç aydan bir yıla kadar hapis öngörür, ancak cezaya giden yol iki kelimeden geçer: ısrar ve sırf. Tek bir arama, tek bir mesaj ya da bir gecelik gürültü bu suçu oluşturmaz; eylem tekrarlansa bile failin amacı rahatsız etmekten başka bir şeyse yine oluşmaz.
Bu iki şart, hem şikâyetçi hem de şüpheli açısından dosyanın kaderini belirler. Şikâyetçi tarafında “kaç kez arandım, bunu nasıl belgeleyeceğim” sorusu; şüpheli tarafında ise “benim amacım rahatsız etmek değildi, borcumu istiyordum” savunması dosyanın merkezine oturur. 2022’de kanuna eklenen ısrarlı takip suçu ise tabloyu bir kez daha değiştirmiş, telefon ve sosyal medya üzerinden yapılan rahatsızlıkların bir kısmını daha ağır cezalı ayrı bir maddeye taşımıştır.
Bir bakışta
- Ceza: 3 aydan 1 yıla kadar hapis (TCK 123/1).
- Şikâyet: Suç şikâyete bağlıdır; süre, fail ve fiilin öğrenilmesinden itibaren 6 aydır.
- Israr şartı: Kanun sayı belirlemez; tek eylem yetmez, davranışın tekrar niteliğine ulaşması aranır.
- Özel kast: Amaç “sırf” huzur bozmak olmalıdır. Alacak isteme, çocukla görüşme talebi gibi başka bir amaç varsa suç oluşmaz.
- Uzlaştırma: Suç uzlaştırma kapsamındadır; savcılık dosyayı önce uzlaştırma bürosuna gönderir.
- Mahkeme: Asliye ceza mahkemesi. Dava zamanaşımı 8 yıldır.
Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçu Nedir? (TCK 123)
Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu, bireyin iç huzurunu ve psikolojik dinginliğini koruyan bir tehlike suçudur. Kanun metni failin üç seçimlik hareketini sayar: ısrarla telefon etmek, ısrarla gürültü yapmak ve aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunmak. Üçüncü seçenek maddeyi kapalı bir liste olmaktan çıkarır; kapı zilini defalarca çalmak, evin önünde beklemek, arka arkaya bildirim göndermek gibi kanunda tek tek yazmayan davranışlar bu kapsamda değerlendirilebilir.
Suçun mağdura fiziksel bir zarar vermesi ya da somut bir kayba yol açması gerekmez. Korunan değer, kişinin gündelik yaşamını kesintiye uğratmadan sürdürebilme hakkıdır. Bu yönüyle madde, tehdit veya hakaret gibi doğrudan bir saldırı içermeyen ama süreklilik nedeniyle yaşamı çekilmez hâle getiren davranışlara karşı konulmuş bir emniyet supabıdır.
Kanunun saydığı üç hareket biçimi
| Hareket | Kapsamına giren örnekler | Dikkat edilen nokta |
|---|---|---|
| Israrla telefon etmek | Arka arkaya arama, sessiz arama, SMS, sesli mesaj bırakma | “Telefon etme” ifadesi uygulamada mesajlaşmayı da kapsar |
| Israrla gürültü yapmak | Belirli komşuya yönelik gece müzik açma, tavana vurma, sürekli zil çalma | Gürültünün hedefi belirli bir kişi olmalıdır |
| Hukuka aykırı başka davranış | Evin/iş yerinin önünde bekleme, yol kesme, ısrarla çiçek veya kargo gönderme | Davranış tek başına suç olmasa da ısrar hâlinde madde kapsamına girebilir |
Maddenin tam metnine Türk Ceza Kanunu’nun resmî metni üzerinden ulaşabilirsiniz.
Israr Şartı: Kaç Kez Rahatsız Etmek Suç Sayılır?
Kanunda “kaç kez” sorusunun sayısal bir cevabı yoktur. Israr, davranışın tekrar ederek bir bütün hâline gelmesidir; hâkim bunu somut olayın koşullarına göre değerlendirir. Bu nedenle “üç aramadan sonra suç olur” gibi dolaşan bilgiler hukuki dayanaktan yoksundur. Belirleyici olan sayı değil, davranışın mağdurun günlük yaşamına girip yerleşmesidir.
Tek bir arama veya mesaj neden yeterli olmaz?
Tek bir eylem ısrar unsurunu karşılamaz. Bir kez arayıp kapatan, bir mesaj gönderip susan kişi hakkında bu maddeden mahkûmiyet kurulamaz. Aynı şekilde tarafların karşılıklı olarak birbirini aradığı dosyalarda, kimin rahatsız ettiği ayrıştırılmadan tek taraflı kast kabul edilemez; arama kayıtlarının iki yönlü olması savunmanın güçlü dayanaklarındandır.
Uzun zamana yayılan eylemler ısrar sayılır mı?
Aylar arayla yapılan birkaç arama, sayıca fazla olsa bile ısrar unsurunu karşılamayabilir. Israrın içinde bir süreklilik fikri vardır; eylemler arasındaki aralık büyüdükçe davranışın bütünlüğü zayıflar. Buna karşılık kısa bir zaman diliminde yoğunlaşan onlarca arama, tek gün içinde bile ısrar olarak değerlendirilebilir. Dosyalarda asıl tartışma sayının kendisinde değil, sayının hangi zaman aralığına sıkıştığındadır.
Kişilerin Huzur Ve Sükununu Bozma Suçunun Manevi Unsuru
Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun manevi unsuru özel kasttır; genel kast yeterli değildir. Kanun “sırf huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla” diyerek failin amacını suçun kurucu unsuru hâline getirmiştir. Yani fail rahatsız edici bir davranışta bulunmuş olsa bile, bunu başka bir amaçla yapmışsa bu maddeden ceza verilemez.
“Sırf” kelimesi ne anlama geliyor?
“Sırf”, failin davranışının tek ve doğrudan amacının mağduru huzursuz etmek olmasını ifade eder. Davranışın arkasında kabul edilebilir bir gerekçe varsa, rahatsızlık o gerekçenin yan sonucu olarak ortaya çıkmış demektir ve özel kast gerçekleşmez. Uygulamada dosyaların önemli bir bölümü, eylemin varlığı değil bu maksadın ispatlanamaması nedeniyle beraatle sonuçlanır.
Amaç başkaysa suç oluşmaz: tipik örnekler
| Durum | Failin amacı | Özel kast var mı? |
|---|---|---|
| Alacaklının borçluyu sık sık araması | Alacağını tahsil etmek | Kural olarak yok — ancak makul sınır aşılırsa değerlendirme değişir |
| Babanın çocuğuyla görüşmek için anneyi araması | Kişisel ilişki hakkını kullanmak | Yok |
| İş yerinin müşteriyi bilgilendirme aramaları | Sözleşmeden doğan bildirim | Yok |
| Ayrıldığı kişiyi geceleri defalarca arama | Belirli bir amaç ortaya konamıyor | Var sayılabilir |
| Komşunun tadilat sesi | Onarım yapmak | Yok |
Alacak tahsili örneğinde önemli bir sınır vardır: arama sayısı borcun istenmesiyle açıklanamayacak bir yoğunluğa ulaşır, gece saatlerine taşar veya borçlunun yakınlarına yayılırsa, artık amaç tahsil değil baskı kurmak olarak yorumlanabilir. Bu tür dosyalarda arama kayıtlarının saat dağılımı, savunma açısından metnin kendisi kadar önemlidir.
Kişilerin Huzur Ve Sükununu Bozma Suçunda Fail Ve Mağdur
Bu suçun faili herkes olabilir; kanun failde özel bir sıfat aramaz. Mağdur bakımından ise iki şart öne çıkar: mağdurun gerçek kişi ve belirli olması. Huzur ve sükûn, ancak duygu ve algı sahibi bir insanın sahip olabileceği bir değerdir; bu nedenle şirket, dernek, apartman yönetimi gibi tüzel kişiler bu suçun mağduru olamaz.
Mağdurun belirli olması ne demek?
Eylemin hedefinde somut bir kişi bulunmalıdır. Sokağa, mahalleye ya da genel olarak “çevreye” yönelen rahatsızlıklar bu maddeye değil, aşağıda ayrıca açıklanan kabahat ve çevre hükümlerine girer. Bir apartmanda oturan herkesi etkileyen gürültü kural olarak kabahat kapsamındayken, aynı gürültü belirli bir daireye yönelik olarak ve o kişiyi bezdirmek amacıyla yapılıyorsa suç niteliği kazanır.
Çocuklar ve birden fazla mağdur
Mağdurun çocuk olması hâlinde şikâyet hakkı veli veya vasi tarafından kullanılır. Aynı eylemle birden fazla kişinin huzuru bozulmuşsa, her mağdur bakımından ayrı suç oluşur ve her biri kendi şikâyet hakkına sahiptir. Bir mağdurun şikâyetten vazgeçmesi, diğerleri yönünden dosyayı sona erdirmez. İş yerinde sistemli rahatsızlık söz konusuysa olay ayrıca mobbing boyutuyla da değerlendirilmelidir.
Rahatsız Etmenin Cezası Nedir?
Rahatsız etmenin cezası, eylemin hangi hukuki kategoriye girdiğine göre değişir. TCK 123 kapsamında kalan ısrarlı rahatsız etme fiilinin karşılığı üç aydan bir yıla kadar hapistir. Aynı davranış ısrarlı takip niteliğine ulaşırsa ceza altı aydan iki yıla, nitelikli hâllerde bir yıldan üç yıla çıkar. Genel çevreye yönelik gürültü ise idari para cezasıyla karşılanır.
| Fiil | Hukuki nitelik | Yaptırım |
|---|---|---|
| Belirli kişiyi ısrarla rahatsız etme (TCK 123/1) | Suç, şikâyete bağlı | 3 ay – 1 yıl hapis |
| Israrlı takip (TCK 123/A-1) | Suç, şikâyete bağlı | 6 ay – 2 yıl hapis |
| Israrlı takibin nitelikli hâlleri (TCK 123/A-2) | Suç, şikâyete bağlı | 1 – 3 yıl hapis |
| Genel gürültü (Kabahatler K. m.36) | Kabahat | İdari para cezası |
| Mal/hizmet satmak için rahatsız etme (Kabahatler K. m.37) | Kabahat | İdari para cezası |
Hapis cezasının alt sınırdan mı üst sınırdan mı belirleneceği, eylemin süresi, yoğunluğu, mağdur üzerindeki etkisi ve failin geçmişi dikkate alınarak hâkim tarafından takdir edilir. Ceza miktarı, aşağıda anlatılan seçenek yaptırımların uygulanıp uygulanmayacağını da doğrudan etkiler.
Kişilerin Huzur Ve Sükununu Bozma Para Cezası Ne Kadar?
Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunda kanun doğrudan para cezası öngörmez; hükmedilen hapis cezası koşulları varsa adli para cezasına çevrilebilir. Bu nedenle “para cezası ne kadar” sorusunun tek bir rakamla cevabı yoktur: tutar, hapis cezasının gün karşılığı ile günlük birim bedelin çarpımından çıkar.
Adli para cezası nasıl hesaplanır?
Hesap iki aşamalıdır. Önce hapis cezası gün sayısına çevrilir; sonra her bir gün için kanunda belirlenen alt ve üst sınır arasında bir birim bedel takdir edilir. Bu birim bedel, failin ekonomik durumu ve şahsi hâlleri esas alınarak belirlenir. Ortaya çıkan tutar taksitlendirilebilir.
| Adım | Ne yapılır | Sonuç |
|---|---|---|
| 1 | Hapis cezası belirlenir | Örneğin 3 ay |
| 2 | Gün sayısına çevrilir | 90 gün |
| 3 | Gün başına birim bedel takdir edilir | Kanundaki alt–üst sınır arasında |
| 4 | Gün sayısı × birim bedel | Ödenecek adli para cezası |
Günlük birim bedelin alt ve üst sınırı kanunda yazılıdır ve dosyadan dosyaya değişen bir takdir alanı bırakır. Bu yüzden internette dolaşan “şu kadar lira ceza alırsınız” biçimindeki kesin rakamlara itibar etmemek gerekir; kararınızda yazan gün sayısı ve birim bedel, gerçek tutarı gösteren tek kaynaktır.
Erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Bu suçta hükmedilen ceza, üst sınırı bir yıl olduğu için hem erteleme hem de hükmün açıklanmasının geri bırakılması sınırlarının altında kalır. Koşulları varsa ceza ertelenebilir; sanığın kabul etmesi hâlinde HAGB kararı verilerek hüküm açıklanmayabilir ve denetim süresi sorunsuz geçerse dava düşer.
Bu noktada yakından izlenmesi gereken bir gelişme var: Anayasa Mahkemesi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını düzenleyen hükümleri iptal etmiş, iptal kararının yürürlüğü 30 Eylül 2026 tarihine bırakılmıştır. Bu tarihe kadar yasama organı yeni bir düzenleme yapabilir. Dolayısıyla dosyanız bu tarihe yakın bir dönemdeyse, hangi rejimin uygulanacağını kararın verildiği tarihteki mevzuata göre kontrol ettirmekte fayda vardır. Denetim süresi içindeki yükümlülükler bakımından ise mevcut kurallar işlemeye devam eder.
Birine İstemediği Halde Mesaj Atmak Suç Mu?
Birine istemediği hâlde mesaj atmak, tek başına değil ısrar hâline dönüştüğünde suçtur. Kanun metninde “telefon edilmesi” geçse de uygulama bu ifadeyi teknolojiye uygun biçimde yorumlar: SMS, WhatsApp, Instagram ve benzeri uygulamalardan gönderilen mesajlar, arka arkaya arkadaşlık istekleri, sesli mesajlar ve hatta içeriği boş mesajlar da kapsama girer.
Mağdurun açıkça “bir daha yazma” demesi ve buna rağmen mesajların sürmesi, özel kastın ispatı bakımından en güçlü delillerden biridir. Çünkü bu uyarı, failin davranışının rahatsızlık verdiğini bildiğini ortaya koyar ve “haberim yoktu” savunmasını ortadan kaldırır.
Mesaj rahatsızlığı artık hangi maddeye giriyor?
Burası yazının en kritik ayrımı ve çevrimiçi kaynakların büyük bölümünün güncellenmediği nokta. 2022 yılında Türk Ceza Kanunu’na eklenen ısrarlı takip suçu, iletişim araçları veya bilişim sistemleri üzerinden ısrarla temas kurmaya çalışma fiillerini ayrı bir suç hâline getirdi. Bu düzenlemeden sonra, mesaj ve arama yoluyla yapılan ısrarlı rahatsızlıkların bir kısmı artık TCK 123 değil, TCK 123/A kapsamında değerlendirilir.
| Ölçüt | TCK 123 – Huzur ve sükûnu bozma | TCK 123/A – Israrlı takip |
|---|---|---|
| Aranan amaç | Sırf huzuru bozmak (özel kast) | Ayrı bir maksat aranmaz |
| Aranan sonuç | Huzurun bozulması yeterli | Ciddi huzursuzluk ya da güvenlik endişesi |
| Tipik davranış | Gürültü, zil çalma, kargo/çiçek gönderme | Fiziken takip, mesaj, arama, üçüncü kişi üzerinden temas |
| Ceza | 3 ay – 1 yıl | 6 ay – 2 yıl (nitelikli hâlde 1 – 3 yıl) |
| Nitelikli hâl | Yok | Çocuğa, boşanılan eşe karşı; uzaklaştırma kararına rağmen; mağdurun iş/okul değiştirmesi |
| Şikâyet | Şikâyete bağlı | Şikâyete bağlı |
Pratik sonuç şudur: eski sevgilisini geceleri arayan, sosyal medyadan defalarca yazan, ortak tanıdıklar üzerinden ulaşmaya çalışan kişi bugün büyük olasılıkla daha ağır cezalı maddeyle karşılaşır. Şikâyet dilekçesinde hangi maddenin yazıldığı bağlayıcı değildir; suç niteliğini savcılık ve mahkeme belirler. Aile içi veya eski ilişki kaynaklı olaylarda ayrıca 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma tedbiri talep edilebilir; bu yol ceza davasından bağımsız ve çok daha hızlı işler.
Mesajın içeriği cinsel nitelikliyse ne olur?
Gönderilen mesajlar cinsel içerik taşıyorsa fiil huzur bozma değil cinsel taciz suçunu oluşturur ve çok daha ağır cezalandırılır. Aynı şekilde mesaj hakaret içeriyorsa hakaret, korkutucu bir kötülük bildiriyorsa tehdit hükümleri devreye girer. Bu ayrım, cinsel taciz dosyalarındaki tazminat talepleri bakımından da belirleyicidir.
Çevreyi Rahatsız Etme Cezası Ne Kadar?
Çevreyi rahatsız etme, belirli bir kişiye yönelmediği için kural olarak suç değil kabahattir ve idari para cezasıyla karşılanır. Kabahatler Kanunu, başkalarının huzur ve sükûnunu bozacak şekilde gürültüye neden olan kişiye idari para cezası verilmesini öngörür; fiil bir ticari işletmenin faaliyeti çerçevesinde işlenirse işletme sahibine çok daha yüksek bir ceza uygulanır. Bu cezaları kolluk ve belediye zabıtası doğrudan kesebilir.
Kanun metnindeki nominal tutarlar her yıl yeniden değerleme oranında güncellendiği için sabit bir rakam vermek yanıltıcı olur. Size tebliğ edilen tutanaktaki tutar, o yıl için geçerli olan miktardır; itiraz süresi de tutanağın üzerinde yazar.
Gürültü ne zaman suça dönüşür?
Gürültü üç ayrı katmanda değerlendirilir ve bu katmanları birbirine karıştırmak, yanlış mercie başvurmakla sonuçlanır. Aşağıdaki tablo, hangi durumda nereye gidileceğini gösterir.
| Durum | Hukuki nitelik | Başvurulacak yer |
|---|---|---|
| Apartmanda geç saatte müzik, genel rahatsızlık | Kabahat (idari para cezası) | Kolluk / belediye zabıtası |
| Çevreye zarar verecek nitelikte, ölçülebilir düzeyde gürültü | Çevreye karşı suç | Cumhuriyet başsavcılığı |
| Belirli komşuyu bezdirmek için ısrarla yapılan gürültü | Kişilere karşı suç (TCK 123) | Cumhuriyet başsavcılığı, 6 ay içinde şikâyet |
| İşyeri kaynaklı sürekli gürültü | Kabahat + idari denetim | Belediye, gerekirse CİMER başvurusu |
Kritik ayrım niyettedir. Düğün, tadilat ya da taşınma sesi rahatsız edici olsa bile amaç birini bezdirmek olmadığı için suç oluşturmaz. Buna karşılık komşusuyla husumeti olan kişinin özellikle o dairenin uyku saatlerinde ses çıkarması, ısrar ve maksat birlikte gerçekleştiğinde suç hâline gelir. Kabahat hükümlerinin ayrıntısı için Kabahatler Kanunu metnine bakabilirsiniz.
Kişilerin Huzur Ve Sükununu Bozma Suçunda İçtima
Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunda içtima, uygulamada en çok hata yapılan başlıklardan biridir. Temel kural şudur: ısrar zaten suçun unsuru olduğu için zincirleme suç hükümleri ayrıca uygulanmaz. Yüz kez arayan da beş kez arayan da tek bir suç işlemiş sayılır; aynı olgu hem suçun unsuru hem de ceza artırım sebebi olarak iki kez değerlendirilemez.
Şikâyetten sonra devam eden eylemler
Şikâyet edildikten sonra rahatsızlık sürerse durum değişir. Şikâyet, o ana kadarki eylemler bakımından hukuki bir kesinti oluşturur; bu tarihten sonraki davranışlar ayrı bir suç olarak değerlendirilebilir. Bu nedenle şikâyetin ardından gelen mesaj ve aramaları da kayıt altına almak, ikinci bir dosya bakımından değer taşır.
Tehdit, hakaret ve cinsel tacizle birleşme
TCK 123 tamamlayıcı nitelikte bir hükümdür. Aynı davranış daha ağır cezalı bir suçu oluşturuyorsa fail o suçtan cezalandırılır, ayrıca huzur bozmadan ceza verilmez. Örneğin ısrarla gönderilen mesajların içeriği hakaret barındırıyorsa hakaret; korkutucu bir kötülük bildiriyorsa tehdit hükümleri uygulanır.
| Durum | Sonuç |
|---|---|
| Aynı mesajların hem ısrarlı hem hakaret içerikli olması | Daha ağır cezalı suçtan hüküm kurulur |
| Israrlı aramaların ayrıca tehdit içermesi | Tehdit suçu öne geçer |
| Mesajların cinsel içerikli olması | Cinsel taciz suçu uygulanır |
| Fiilin ısrarlı takip tanımına uyması | Özel hüküm olan TCK 123/A uygulanır |
| Farklı zamanlarda ayrı ayrı suçların işlenmesi | Her suç kendi unsurlarıyla ayrı değerlendirilir |
Hakaret boyutu bulunan dosyalarda ceza yargılamasının yanında ayrıca manevi tazminat davası açılabileceğini de hatırlatmak gerekir; ceza davasından beraat kararı çıkması, tazminat yolunu kendiliğinden kapatmaz.
Huzur Ve Sükunu Bozma Suçu Uzlaşmaya Tabi Mi?
Evet, huzur ve sükunu bozma suçu uzlaştırmaya tabidir. Ceza Muhakemesi Kanunu, şikâyete bağlı suçları kural olarak uzlaştırma kapsamına aldığından, savcılık soruşturma sırasında dosyayı önce uzlaştırma bürosuna gönderir. Uzlaştırma denenmeden iddianame düzenlenmesi usul hatasıdır ve dosyanın geri çevrilmesine yol açar.
Uzlaştırma süreci nasıl işler?
Dosya uzlaştırmacıya gönderilir; taraflara ayrı ayrı ulaşılarak uzlaşma iradeleri sorulur. Taraflar anlaşırsa edim belirlenir: özür dilemek, belirli bir davranışta bulunmamayı taahhüt etmek ya da bir bedel ödemek gibi. Uzlaşma gerçekleşir ve edim yerine getirilirse soruşturma kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla kapanır.
| Aşama | Ne olur | Sonuç |
|---|---|---|
| Taraflar uzlaşır, edim hemen yerine getirilir | Rapor savcılığa gider | Kovuşturmaya yer olmadığı kararı |
| Uzlaşılır, edim ileri tarihli | Kamu davasının açılması ertelenir | Edim yerine getirilince dosya kapanır |
| Taraflardan biri uzlaşmayı reddeder | Süreç sonlanır | Soruşturma kaldığı yerden sürer |
| Uzlaşma kovuşturma aşamasında sağlanır | Mahkeme değerlendirir | Davanın düşmesine karar verilir |
Uzlaşmayı kabul etmek suçu ikrar anlamına gelmez ve reddetmek aleyhinize yorumlanamaz. Uzlaşma sağlanamazsa dosya normal seyrine döner; iddianame düzenlenerek kamu davası açılır. Uzlaşma sağlanamayan dosyalarda izlenecek yol için uzlaşma sağlanamadığında sürecin nasıl ilerlediğini anlatan yazımız da yol gösterici olacaktır.
Şikâyet Süresi, Zamanaşımı ve Şikâyet Yolu
Şikâyet süresi, fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren altı aydır ve bu süre hak düşürücüdür. Altı ay geçtikten sonra yapılan şikâyet üzerine soruşturma yürütülemez. Eylem süreklilik gösteriyorsa sürenin başlangıcı bakımından son eylem tarihi esas alınır; yani rahatsızlık hâlen devam ediyorsa süre henüz işlemeye başlamamış sayılır.
| Süre | Ne kadar | Başlangıç |
|---|---|---|
| Şikâyet süresi | 6 ay | Fail ve fiilin öğrenilmesi |
| Dava zamanaşımı | 8 yıl | Suçun işlendiği tarih |
| Şikâyetten vazgeçme | Hüküm kesinleşene kadar | Vazgeçme davayı düşürür |
| Uzlaştırma daveti | Soruşturma başında | Savcılık yönlendirmesi |
Şikâyet nereye ve nasıl yapılır?
Şikâyet, Cumhuriyet başsavcılığına ya da kolluğa yapılır. Dilekçede olayların tarih ve saatleriyle sıralanması, kaç kez arandığınızın veya mesaj aldığınızın somut biçimde yazılması gerekir. Genel ifadeler yerine kronolojik bir tablo, ısrar unsurunun ispatı bakımından en etkili yöntemdir. Dilekçenin biçimi için savcılığa verilecek şikâyet dilekçesi örneğini inceleyebilirsiniz.
Bu Suç Nasıl İspatlanır? Hangi Deliller Kullanılır?
İspatın merkezinde, davranışın tekrarını gösteren kayıtlar bulunur. Tek bir ekran görüntüsü ısrarı göstermeye yetmez; delillerin bir zaman çizelgesi oluşturacak biçimde bir araya getirilmesi gerekir. Aşağıdaki deliller uygulamada en çok başvurulanlardır.
- Arama kayıtları: HTS kayıtları, arama sayısını ve saat dağılımını resmî olarak ortaya koyar.
- Mesaj görüntüleri: Tarih ve saat görünecek şekilde, kesintisiz alınmalıdır.
- Tanık beyanı: Komşular, iş arkadaşları veya aile bireyleri gürültü ve bekleme eylemlerinde belirleyicidir.
- Kamera görüntüleri: Bina veya iş yeri kayıtları, kapı önünde bekleme iddiasını doğrular.
- Önceki uyarılar: “Bir daha arama” içerikli mesaj, özel kastın ispatında güçlü bir dayanaktır.
- Kolluk tutanakları: Daha önce yapılan ihbarlar süreklilik unsurunu destekler.
Delillerin bir kısmı zamanla erişilemez hâle gelir. Özellikle iletişim kayıtlarının saklama süreleri sınırlıdır; bu nedenle şikâyeti geciktirmek, altı aylık süreyi kaçırma riskinin yanında ispat imkânını da daraltır.
Kişilerin Huzur Ve Sükununu Bozma Davası Ne Kadar Sürer?
Kişilerin huzur ve sükununu bozma davası, uygulamada genellikle bir ilâ iki yıl arasında sonuçlanır. Adalet Bakanlığı’nın asliye ceza mahkemeleri için belirlediği hedef süreler yaklaşık bir yıllık bir bandı işaret eder; ancak gerçek süre, delillerin toplanma hızına, iletişim kayıtlarının gelmesine ve mahkemenin iş yüküne göre değişir.
| Aşama | Tipik süre | Süreyi uzatan etken |
|---|---|---|
| Soruşturma (savcılık) | Birkaç ay | HTS kayıtlarının beklenmesi |
| Uzlaştırma | Birkaç hafta | Tarafa ulaşılamaması |
| Kovuşturma (asliye ceza) | Genellikle 3-5 duruşma | Tanıkların gelmemesi, tebligat sorunları |
| İstinaf incelemesi | Değişken | Bölge adliye mahkemesinin iş yükü |
Süreci kısaltan en önemli etken, şikâyet aşamasında delillerin eksiksiz sunulmasıdır. Arama kayıtlarını, mesaj görüntülerini ve tanık bilgilerini baştan dosyaya koyan taraf, aylar süren ara kararlardan kurtulur. Verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulması hâlinde sürece ek bir dönem eklenir.
Hakkınızda Şikâyet Varsa Hangi Savunmalar Sonuç Verir?
Bu suçta savunmanın gücü, çoğu zaman eylemin inkârından değil amacın ortaya konmasından gelir. Aramaların ya da mesajların varlığını kabul etmek, çoğu dosyada zaten kayıtlarla sabit olduğu için zarar vermez; belirleyici olan bu davranışların neden yapıldığının anlatılabilmesidir. Aşağıdaki savunma eksenleri uygulamada sonuç verir.
- Özel kastın yokluğu: Alacak, çocukla kişisel ilişki, ortak iş gibi meşru bir amacın belgelenmesi.
- Israr unsurunun oluşmaması: Eylemlerin sayıca az veya uzun zamana yayılmış olması.
- Karşılıklılık: Arama kayıtlarının iki yönlü olduğunun HTS ile gösterilmesi.
- Şikâyet süresinin geçmesi: Altı aylık hak düşürücü sürenin dolmuş olması.
- Fiilin başka suça uyması: Nitelendirmenin hatalı yapıldığının ileri sürülmesi.
- Uzlaştırma yolunun işletilmemesi: Zorunlu usul aşamasının atlanmış olması.
Ceza alsanız dahi hükmün açıklanmasının geri bırakılması ya da erteleme kararı verilmesi durumunda kaydın adli sicile yansıması farklı sonuçlar doğurur; bu ayrım özellikle kamu görevine başvuracaklar için önemlidir.
Altı Aylık Süre Sessizce İşliyor
Bu dosyalarda kaybedilen hakların çoğu, olayın ağırlığından değil geçen zamandan kaynaklanır. Rahatsızlık hâlâ sürüyorsa kayıtları bugünden itibaren tarih sırasıyla biriktirin; sona ermişse altı aylık şikâyet süresinin ne zaman dolduğunu hesaplayın. Hakkında şikâyette bulunulan taraftaysanız, ifade vermeden önce aramaların gerekçesini gösteren belgeleri bir araya getirmek savunmanızın yönünü belirler. Sürecin ceza boyutunu birlikte değerlendirmek için ceza hukuku alanındaki çalışmalarımıza göz atabilir, benzer nitelikteki hakaret ve kişilik haklarına yönelik dosyalar için hazırladığımız sayfayı inceleyebilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Kaç kez aranırsam şikâyet edebilirim?
Kanunda sayı belirtilmemiştir. Belirleyici olan aramaların tekrar niteliğine ulaşması ve kısa bir zaman aralığında yoğunlaşmasıdır. İki arama arasında aylar varsa ısrar unsuru tartışmalı hâle gelir; bir gün içinde onlarca arama ise tek başına yeterli kabul edilebilir.
Borcumu isterken sık aradım, ceza alır mıyım?
Kural olarak hayır. Alacağını tahsil etmek isteyen kişide “sırf huzuru bozmak” maksadı bulunmadığı için suçun manevi unsuru oluşmaz. Ancak aramalar tahsil amacıyla açıklanamayacak bir yoğunluğa ulaşır, gece saatlerine taşar veya borçlunun yakınlarına yayılırsa değerlendirme değişebilir.
Şirketim sürekli rahatsız ediliyor, şikâyet edebilir miyim?
Bu suçun mağduru yalnızca gerçek kişi olabilir; şirketler bu maddeden şikâyetçi olamaz. Ancak aramalar belirli bir çalışana yöneliyorsa o kişi kendi adına şikâyet hakkına sahiptir. Şirket açısından ayrıca haksız rekabet veya kişilik haklarına dayalı hukuk yolları değerlendirilebilir.
Numaramı engellersem suç ortadan kalkar mı?
Hayır. Engelleme, o ana kadar gerçekleşmiş eylemler bakımından oluşan suçu ortadan kaldırmaz. Aksine engellemeye rağmen farklı numaralardan veya başka uygulamalardan ulaşma çabası, ısrar unsurunu ve özel kastı güçlendiren bir delil hâline gelir.
Şikâyetimden vazgeçersem dava düşer mi?
Evet. Suç şikâyete bağlı olduğundan, hüküm kesinleşinceye kadar vazgeçme hâlinde dava düşer. Ancak vazgeçmeden sonra aynı fiil için yeniden şikâyet hakkı kullanılamaz; bu nedenle rahatsızlığın gerçekten sona erdiğinden emin olmadan vazgeçmemek gerekir.
Komşumun gürültüsü için savcılığa mı gitmeliyim?
Gürültü genel nitelikteyse ve size özel olarak yönelmiyorsa doğru adres kolluk veya belediye zabıtasıdır; sonuç idari para cezasıdır. Gürültü özellikle sizi hedef alıyor, ısrarla ve sizi bezdirmek amacıyla yapılıyorsa savcılığa şikâyet yolu açıktır.
Eski eşimin ısrarlı mesajları hangi suçu oluşturur?
İletişim araçlarıyla ısrarla temas kurma, ciddi bir huzursuzluk veya güvenlik endişesi yaratıyorsa ısrarlı takip suçu gündeme gelir ve boşanılan eşe karşı işlenmesi nitelikli hâl sayılır. Bu durumda ceza, huzur ve sükûnu bozma suçuna göre belirgin biçimde ağırdır.
Bu suçtan tutuklama kararı verilir mi?
Cezanın üst sınırı düşük olduğu için tutuklama uygulamada beklenen bir tedbir değildir. Buna karşılık aile içi veya eski ilişki kaynaklı olaylarda uzaklaştırma ve iletişim kurmama gibi koruyucu tedbirler hızlıca alınabilir.
Ceza aldığımda sabıka kaydıma işler mi?
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilirse kayıt genel adli sicile işlemez, denetim süresi sorunsuz geçerse dava düşer. Erteleme veya doğrudan mahkûmiyet hâlinde ise kayıt oluşur ve silinmesi ayrı bir sürece bağlıdır.
Sessiz arama da suç sayılır mı?
Evet. Konuşma yapılmasa bile arka arkaya yapılan sessiz aramalar, mağdurun huzurunu bozmaya elverişlidir ve ısrar unsuru gerçekleştiğinde suç oluşturur. Aynı değerlendirme içeriği boş gönderilen mesajlar için de geçerlidir.
Bu metin genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve somut bir dosyaya ilişkin hukuki görüş yerine geçmez. Ceza mevzuatı ile yargı uygulaması zaman içinde değişebilir; kendi durumunuz için bir avukatla görüşmeniz gerekir. Hazırlayan: Av. Handan Sayan Özgül.






