İlk Kez Uyuşturucudan Yakalanmak Cezası: Erteleme, Denetimli Serbestlik ve Dosyanın Kapanması
İlk kez uyuşturucudan yakalanmak cezası, Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesinde iki yıldan beş yıla kadar hapis olarak yazar; ancak kullanmak için madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında soruşturma aşamasında kural olarak bu ceza uygulanmaz, savcılık beş yıl süreyle kamu davasının açılmasını erteler. Erteleme kararı savcının takdirine bırakılmış bir seçenek değildir; kanun “karar verilir” diyerek zorunlu tutar.
Sürecin asıl belirleyicisi bu yüzden mahkeme salonu değil, erteleme süresi boyunca yürütülen denetimli serbestlik dosyasıdır. Aşağıda kanunun kendi lafzından hareketle erteleme kararının nasıl doğduğu, denetimli serbestliğin kaç yıl sürebileceği, ihlalin sonuçları, dosyanın nasıl kapandığı ve hiç soruşturma başlamadan tedaviye başvuran kişinin hukuken hangi noktada durduğu ele alınıyor.
Kısaca
İlk kez uyuşturucudan yakalanmak cezası bakımından kanunun ilk tercihi cezalandırmak değil, dosyayı denetim altında bekletmektir.
- Kanuni ceza: TCK m.191/1 uyarınca iki yıldan beş yıla kadar hapis.
- Fiilî sonuç: Savcılık beş yıl süreyle kamu davasının açılmasını erteler; bu bir takdir değil, kanunun emridir.
- Denetimli serbestlik: Asgari bir yıl; altışar aylık uzatmalarla en fazla iki yıl daha eklenebilir.
- Dosyanın kapanması: Yükümlülükler ihlal edilmezse kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.
- Tedaviye kendi başvuran: Soruşturma başlamadan önce başvurulmuşsa TCK m.192/4 gereği cezaya hükmolunmaz.
İlk Kez Uyuşturucudan Yakalanmak Cezası Nedir?
Kanun metnindeki karşılık nettir: kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu hüküm 2014 yılında 6545 sayılı Kanunla bugünkü hâline getirilmiştir ve alt sınır o tarihten beri iki yıldır.
Buna karşılık aynı maddenin ikinci fıkrası, bu suçtan başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verileceğini söyler. Yani birinci fıkradaki hapis cezası, dosyanın normal seyrinde uygulanan sonuç değil, erteleme mekanizması işlemediğinde veya ihlal edildiğinde gündeme gelen sonuçtur. İlk kez uyuşturucudan yakalanmak cezası sorusunun pratikteki cevabı bu ayrımda saklıdır.
Maddenin onuncu fıkrası bir istisna getirir: fiil okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesislerin ya da bunların çevre duvarı, tel örgü veya benzeri işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın umumi yerlerde işlenmişse verilecek ceza yarı oranında artırılır. Bu artırım, erteleme mekanizmasını ortadan kaldırmaz ancak dava açıldığında hükmolunacak cezayı yükseltir.
Kanunda Yazan Hapis Cezasının Çoğu Dosyada Uygulanmama Sebebi
Kullanma suçunda kanun koyucu, cezalandırmayı ilk değil son aşamaya koymuştur. TCK m.191/2 soruşturma evresinde ertelemeyi zorunlu kıldığı için, kullanma amacıyla yakalanan kişi hakkında kural olarak iddianame düzenlenmez ve dosya mahkemeye gitmez. Ceza, ancak erteleme süresi içindeki yükümlülükler ihlal edilirse ve bunun üzerine kamu davası açılırsa uygulanabilir hâle gelir.
Bu yapının sonucu şudur: aynı fiil için iki farklı yol vardır ve hangisinin işleyeceğini yakalanma anı değil, sonraki beş yıl belirler. Yükümlülüklere uyulduğunda dosya cezasız kapanır; uyulmadığında ertelenmiş olan dava açılır ve iki ilâ beş yıl arasındaki ceza yeniden masaya gelir.
Kanunun dokuzuncu fıkrası, maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde Ceza Muhakemesi Kanunu’nun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171. maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231. maddesi hükümlerinin uygulanacağını söyler. Yani 191. madde bu iki genel kurumu tamamen dışlamaz; onları kendi özel rejimiyle sınırlayarak kullanır.
Savcı Erteleme Kararı Vermek Zorunda mı, Yoksa Takdir Hakkı mı Var?
Zorunludur. Maddenin ikinci fıkrası, ertelemenin “Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın” verileceğini açıkça yazar. CMK m.171, genel erteleme kurumunu bir dizi koşula bağlar: üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis cezasını gerektiren suç olması, şüphelinin daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmaması, zararın giderilmesi gibi. Uyuşturucu kullanma suçunda bu koşullar aranmaz.
Bu ayrım pratikte sıkça karıştırılır. Şüphelinin geçmişinde başka bir mahkûmiyet bulunması, kanunun aradığı bir engel değildir; erteleme yine verilir. Savcının takdiri, ertelemenin verilip verilmeyeceğinde değil, denetimli serbestlik süresinin uzatılıp uzatılmayacağı ve tedavi uygulanıp uygulanmayacağı gibi ikincil noktalarda söz konusu olur.
Savcı, erteleme kararıyla birlikte şüpheliyi, süre içinde yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından doğabilecek sonuçlar konusunda uyarır. 2023 yılında 7445 sayılı Kanunla eklenen cümleyle erteleme kararı ayrıca kolluk birimlerine de bildirilir. Kararın kolluğa bildirilmesi, süre içinde yapılan bir kontrolde durumun görünür olmasını sağlar.
Dofollow kaynak: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu tam metni (mevzuat.gov.tr)
Beş Yıllık Erteleme Süresi Nasıl İşler?
Erteleme süresi beş yıldır ve kararın verildiği tarihten itibaren işler. Bu beş yıl boyunca kamu davası açılmamış hâldedir; dosya savcılıkta soruşturma evresinde bekler. Süre sonunda ihlal yoksa kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir ve dosya kapanır.
Beş yıllık erteleme süresi ile denetimli serbestlik süresi aynı şey değildir; bu iki süre birbirine karıştırıldığında insanlar beş yıl boyunca imza atacaklarını sanır. Denetimli serbestlik, erteleme süresinin içinde yer alan ve çok daha kısa olabilen bir tedbirdir. Denetim tedbiri bittikten sonra da erteleme süresi devam eder ve o süre içinde işlenecek yeni bir kullanma fiili ihlal sayılır.
| Kavram | Süre | Dayanak |
|---|---|---|
| Kamu davasının açılmasının ertelenmesi | 5 yıl | TCK m.191/2 |
| Denetimli serbestlik tedbiri (asgari) | 1 yıl | TCK m.191/3 |
| Denetimli serbestlik uzatması | 6’şar ay, en fazla 2 yıl daha | TCK m.191/3 |
| Madde kullanım kontrolü | Yılda en az 2 kez | TCK m.191/3 |
| Kanuni hapis cezası aralığı | 2-5 yıl | TCK m.191/1 |
Tablodaki sürelerin toplanabilir olmadığına dikkat edilmelidir. Denetimli serbestliğin azami üç yıla ulaşması, erteleme süresini sekiz yıla çıkarmaz; denetim tedbiri her hâlükârda beş yıllık erteleme süresinin içinde kalır.
Denetimli Serbestliğin Süresi ve Uzatma Sınırı
Kanun, erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanacağını söyler. Bu süre, denetimli serbestlik müdürlüğünün teklifi üzerine veya resen Cumhuriyet savcısının kararıyla altışar aylık sürelerle en fazla iki yıl daha uzatılabilir. Dolayısıyla üst sınır üç yıldır.
Uzatma kararı kendiliğinden doğmaz; ya müdürlüğün teklifi ya da savcının resen değerlendirmesi gerekir. Uzatmanın gerekçesi genellikle kontrol sonuçları, programlara devam durumu veya kişinin bağımlılık düzeyine ilişkin değerlendirmedir. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi hâlinde bu süre içinde tedaviye tabi tutulabilir.
Tedbirin içeriği ile infaz hukukundaki denetimli serbestlik birbirinden ayrıdır. Hükümlünün cezasının son bölümünü toplum içinde geçirmesini sağlayan infaz kurumu için denetimli serbestlik kaç yıl uygulanır başlıklı yazıya, imza yükümlülüğünün ihlali hâlinde doğan sonuçlar için denetimli serbestlik imza ihlali cezası yazısına bakılabilir. Bu yazıdaki tedbir ise henüz mahkûmiyet bulunmayan, soruşturma aşamasındaki bir dosyaya aittir.
Uyuşturucu Denetimli Serbestlik Sorgulama Nereden Yapılır?
Uyuşturucu denetimli serbestlik sorgulama için e-Devlet’te bu adı taşıyan ayrı bir hizmet bulunmuyor. e-Devlet Kapısı’nın Adalet Bakanlığı hizmet listesinde dava dosyası sorgulama, icra dosyası sorgulama, UYAP Vatandaş Portal girişi ve SMS Bilgi Sistemi aboneliği yer alır; “denetimli serbestlik sorgulama” başlıklı bir ekran listede geçmez. İnternette adım adım anlatılan “e-Devlet’te arama kutusuna denetimli serbestlik yazın” yönergesi bu nedenle karşılıksızdır.
İkinci bir güçlük daha vardır. TCK m.191 ertelemesinde dosya soruşturma evresindedir; kamu davası açılmadığı için ortada bir “dava dosyası” da yoktur. Dava dosyası sorgulama ekranında sonuç çıkmaması, dosyanın olmadığı anlamına gelmez; yalnızca aşamanın henüz o ekrana yansımadığını gösterir.
Denetimli Serbestlik Sorgulama Nasıl Yapılır?
Doğru kanal üçe ayrılır. Birincisi, e-Devlet şifresiyle giriş yapılan UYAP Vatandaş Portal’dır; burada kişinin taraf olduğu dosyalar ve evrak akışı görüntülenebilir. İkincisi, Adalet Bakanlığı’nın SMS Bilgi Sistemi aboneliğidir; dosya hareketleri kısa mesajla bildirilir. Üçüncüsü ve en kesin olanı, yükümlülüğün yürütüldüğü denetimli serbestlik müdürlüğüne bizzat başvurmaktır — imza günleri, program tarihleri ve kalan süre orada kayıtlıdır.
Kayıt eksikliği ihtimaline karşı, tebliğ edilen erteleme kararının ve müdürlükten alınan yükümlülük belgesinin fiziki kopyası saklanmalıdır. Bir ihlal iddiası doğduğunda tarihleri ispatlayan belge bu evraktır.
Yılda Kaç Kez Madde Kullanım Testi İstenir?
Cumhuriyet savcısı, erteleme süresi zarfında kişinin uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadığını tespit etmek için yılda en az iki defa ilgili kuruma sevkine karar verir. Kanun bir alt sınır koyar; üst sınır belirlemez, dolayısıyla dosyanın gidişatına göre daha sık kontrol istenebilir.
Testin pozitif çıkması tek başına otomatik bir sonuç doğurmaz; kanunun aradığı ihlal başlıkları dördüncü fıkrada sayılmıştır. Bununla birlikte pozitif sonuç, “uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması” hâline karşılık geldiği için ihlal değerlendirmesinin en somut dayanağıdır.
Sevke gitmemek de ayrı bir sorundur. Kontrole gitmeme, madde kullanımından bağımsız olarak “kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmamak” başlığına girer ve ısrar hâlinde kamu davasının açılmasına yol açabilir.
Erteleme Süresinde Tekrar Yakalanan Kişiye Ayrı Dava Açılır mı?
Açılmaz. Kanunun beşinci fıkrası bu noktayı tereddüde yer bırakmayacak biçimde düzenler: erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.
Sonuç şudur: ikinci fiil yeni bir dosya doğurmaz, mevcut dosyadaki ertelemeyi bozar. Açılan dava, ikinci fiilin davası değil, ilk fiil için ertelenmiş olan kamu davasıdır. Bu ayrım, “iki ayrı dosyam mı olacak” endişesinin kanuni cevabıdır.
Dördüncü fıkranın (a) bendi ayrıca bir nüans taşır: yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uygun davranmamak tek başına yetmez, bunda ısrar edilmesi aranır. Buna karşılık (b) ve (c) bentlerindeki tekrar kullanma ve tekrar bulundurma hâllerinde ısrar koşulu yazılmamıştır.
İkinci Kez Erteleme Kararı Verilebilir mi?
Verilemez. Altıncı fıkra, dördüncü fıkraya göre kamu davası açıldıktan sonra birinci fıkradaki suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca erteleme kararı verilemeyeceğini söyler. Yani erteleme kurumu, kural olarak bir kez kullanılabilir.
Bu hükmün kilit ifadesi “kamu davası açıldıktan sonra”dır. Erteleme süresi ihlalsiz tamamlanmış ve kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla kapanmışsa, tabloda kamu davası açılmış değildir. Bu iki durumun sonuçları aynı değildir ve dosyanın hangi kategoride olduğu, tebliğ edilen kararlardan okunur.
Erteleme imkânının kapanması, mahkûmiyetin kesinleştiği anlamına gelmez. Dava açıldığında yargılama başlar ve koşulları varsa hükmün açıklanmasının geri bırakılması gündeme gelebilir; bu kurumun sicile etkisi için HAGB kararı sicile işler mi yazısına bakılabilir.
Uyuşturucu Davasında İlk Mahkeme Ne Zaman Olur?
Kullanma suçunda erteleme kararı verilmişse ortada bir mahkeme günü yoktur; dosya soruşturma evresinde kaldığı için duruşma açılmaz. Uyuşturucu davasında ilk mahkeme ne zaman olur sorusu, ancak erteleme ihlal edilip kamu davası açıldığında ya da fiil baştan TCK m.188 kapsamında değerlendirildiğinde anlamlı hâle gelir.
Kamu davası açıldığında sıra iddianamenin kabulüne gelir; mahkeme iddianameyi kabul ettikten sonra tensip zaptı düzenlenir ve ilk duruşma günü bu zapta yazılır. Duruşma tarihinin ne kadar sonraya verileceği kanunla belirlenmiş bir süre değildir, mahkemenin iş yüküne bağlıdır. Kamu davasının nasıl açıldığına ilişkin genel çerçeve için kamu davası nedir yazısı ayrıntı verir.
Tutuklama tedbiri uygulanmış dosyalarda duruşmanın daha erken bir tarihe alındığı görülür; tutukluluk incelemesi kanunen belirli aralıklarla yapılmak zorunda olduğu için dosya hareketsiz bırakılamaz. Kullanma suçunda ise tutuklama istisnaidir.
Yükümlülüklere Uyulursa Dosya Nasıl Kapanır?
Yedinci fıkra sonucu yazar: şüpheli erteleme süresi zarfında dördüncü fıkrada belirtilen yükümlülüklere aykırı davranmadığı ve yasakları ihlal etmediği takdirde hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Bu karar, dosyanın cezalandırma olmaksızın kapandığı andır.
Kovuşturmaya yer olmadığı kararı bir mahkûmiyet değildir; adli sicil kaydı doğurmaz. Uygulamada karışıklık, denetimli serbestlik sürecinde tutulan kayıtların bazı kurum incelemelerinde görünmesinden kaynaklanır. Adli sicil ile arşiv kaydı arasındaki fark için adli sicil arşiv kaydı ne zaman silinir yazısı ayrıntılı bir ayrım yapar.
Kararın tebliğ edilmiş olması önemlidir. Karar örneği elde yoksa dosyanın gerçekten kapanıp kapanmadığı, hangi tarihte kapandığı ve erteleme süresinin bittiği an ispat edilemez. Bu belge, sonraki yıllarda çıkabilecek bir güvenlik soruşturması veya kurum incelemesinde ilk istenecek evraktır.
Soruşturma Başlamadan Tedaviye Başvuran Kişi Ceza Alır mı?
Almaz. TCK m.192/4 uyarınca uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, hakkında kullanmak için madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmaktan dolayı soruşturma başlatılmadan önce resmi makamlara veya sağlık kuruluşlarına başvurarak tedavi ettirilmesini isterse, cezaya hükmolunmaz. Bu, ertelemeden farklı ve daha güçlü bir sonuçtur: dosya beş yıl beklemez, ceza baştan doğmaz.
Hükmün kritik şartı zamandır. Başvurunun soruşturma başlatılmadan önce yapılmış olması gerekir. Yakalandıktan veya hakkında işlem başladıktan sonra tedavi talebinde bulunmak bu fıkranın kapsamına girmez; o aşamada devreye erteleme rejimi girer.
Aynı maddenin ikinci fıkrası ayrı bir yol daha açar: kullanmak için madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi, resmi makamlar haber almadan önce bu maddeyi kimden, nerede ve ne zaman temin ettiğini merciine haber vererek suçluların yakalanmasını veya maddenin ele geçirilmesini kolaylaştırırsa, hakkında yine cezaya hükmolunmaz.
Hastane veya Doktor Durumu Bildirmek Zorunda mı?
Tedavi için kendi iradesiyle başvuran kişi bakımından bildirim yükümlülüğü doğmaz. TCK m.192/4’e 2016 yılında 6763 sayılı Kanunla eklenen cümle bunu açıkça yazar: bu durumda kamu görevlileri ile sağlık mesleği mensuplarının 279 ve 280. maddeler uyarınca suçu bildirme yükümlülüğü doğmaz.
TCK m.279 kamu görevlisinin, m.280 ise sağlık mesleği mensubunun suçu bildirmemesini cezalandırır. Kanun, tedaviye yönelmeyi caydırmamak için bu iki maddeyi devre dışı bırakmıştır. Dolayısıyla “hastaneye gidersem hakkımda işlem başlar mı” endişesinin kanuni cevabı, kendi başvurusuyla tedavi isteyen kişi bakımından olumsuzdur.
Bu istisna, başvurunun kapsamıyla sınırlıdır. Kişi hakkında halihazırda başlamış bir soruşturma varsa ya da başvuru tedavi talebi dışında bir bağlamda gerçekleşmişse, genel bildirim kuralları yürürlüktedir.
Ticaretten Yargılanırken Kullanıcı Olduğu Anlaşılan Sanık Ne Olur?
Sekizinci fıkra bu ihtimali ayrıca düzenler. TCK m.188’deki imal ve ticaret suçundan veya m.190’daki kullanmayı kolaylaştırma suçundan yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran 191. madde kapsamına girdiği anlaşılırsa, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.
Buradaki sonuç beraat değildir. Fiil hâlâ suçtur; değişen, hangi maddeye göre nitelendirildiği ve bunun sonucudur. Mahkeme, ticaret iddiasının karşılanmadığı kanaatine varırsa hükmü açıklamayı geri bırakır ve denetim süresi başlar.
Ticaret ile kullanma arasındaki sınırın nasıl çizildiği, hangi delillerin ticaret kastına işaret ettiği ve kanunda bir miktar eşiği bulunup bulunmadığı ayrı bir konudur; bu ayrımın ayrıntısı uyuşturucu madde imal ve ticareti suçu TCK m.188 yazısında ele alınmaktadır.
Adli Sicil, Güvenlik Soruşturması ve Sürücü Belgesi Bakımından Sonuçlar
Kamu davasının açılmasının ertelenmesi bir mahkûmiyet hükmü olmadığı için adli sicil kaydı doğurmaz; erteleme süresi ihlalsiz geçip kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğinde de sicilde bir mahkûmiyet oluşmaz. Buna karşılık soruşturma ve denetim kayıtları adli makamların sisteminde durur.
Memuriyet ve benzeri görevlere girişte belirleyici olan yalnızca adli sicil belgesi değildir; ilgili mevzuatın öngördüğü hâllerde güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması da yapılır ve bunların kapsamı adli sicil belgesinden geniştir. Sürecin işleyişi ve süreleri için özel güvenlik soruşturması ne kadar sürer yazısı örnek bir çerçeve sunar.
Sürücü belgesi bakımından ayrı bir rejim işler: madde kullanımı tespit edilen kişinin sürücü belgesine el konulması ve geri alınması, ceza dosyasından bağımsız yürüyen idari bir süreçtir. Bu ayrımın ayrıntısı için uyuşturucudan ehliyet kaptırma ve geri alma yazısına bakılabilir.
Dosyanın Bulunduğu Aşama Atılacak Adımı Değiştirir
Bu dosyalarda yapılan en yaygın hata, süreci tek bir “ceza” sorusuna indirgemektir. Oysa erteleme kararı verilmiş dosyada yapılacak iş yükümlülük takvimini aksatmamak; ihlal iddiası doğmuş dosyada yapılacak iş ısrar unsurunun bulunmadığını belgeyle ortaya koymak; kamu davası açılmış dosyada yapılacak iş ise nitelendirmeyi ve delil durumunu tartışmaktır.
Tarihler bu üç senaryonun tamamında belirleyicidir: erteleme kararının tebliğ tarihi, denetim tedbirinin başlangıcı, kontrol sevklerinin günleri, uzatma kararının tarihi. Dosyayı savunulabilir kılan şey çoğu zaman yeni bir argüman değil, bu tarihleri gösteren evraktır.
Elinizdeki karar örneği hangi aşamaya işaret ediyorsa değerlendirme oradan başlar; dosyanızdaki belgelerle birlikte Ankara ceza avukatı sayfamız üzerinden görüşme talep edebilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
İlk kez uyuşturucudan yakalanmak cezası nedir?
Kanuni karşılık TCK m.191/1 uyarınca iki yıldan beş yıla kadar hapistir. Ancak aynı maddenin ikinci fıkrası gereği soruşturmada beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir; yükümlülükler ihlal edilmezse ceza uygulanmaz.
Erteleme kararı savcının takdirinde midir?
Hayır. Kanun “karar verilir” diyerek zorunlu tutar ve ayrıca CMK m.171’deki şartların aranmayacağını yazar. Şüphelinin geçmişte başka bir mahkûmiyetinin bulunması erteleme kararına engel değildir.
Denetimli serbestlik en fazla ne kadar sürer?
Asgari bir yıldır. Denetimli serbestlik müdürlüğünün teklifi üzerine veya resen savcı kararıyla altışar aylık sürelerle en fazla iki yıl daha uzatılabilir; üst sınır üç yıldır.
Uyuşturucu denetimli serbestlik sorgulama e-Devlet’ten yapılabilir mi?
e-Devlet’te bu adı taşıyan ayrı bir hizmet bulunmuyor. Adalet Bakanlığı hizmetleri arasında dava dosyası sorgulama, UYAP Vatandaş Portal girişi ve SMS Bilgi Sistemi aboneliği yer alır; yükümlülük ayrıntıları için denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurmak gerekir.
Denetimli serbestlik sorgulama nasıl yapılır?
Üç kanal vardır: e-Devlet şifresiyle girilen UYAP Vatandaş Portal, Adalet Bakanlığı SMS Bilgi Sistemi aboneliği ve yükümlülüğün yürütüldüğü denetimli serbestlik müdürlüğü. İmza günleri ve kalan süre bakımından en kesin kaynak müdürlüktür.
Yılda kaç kez test yapılır?
Cumhuriyet savcısı yılda en az iki defa şüphelinin ilgili kuruma sevkine karar verir. Kanun yalnızca alt sınırı belirler; dosyanın gidişatına göre daha sık kontrol istenebilir.
Erteleme süresinde tekrar yakalanırsam ikinci bir dava açılır mı?
Açılmaz. TCK m.191/5 gereği bu fiil ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz. Açılan dava, ilk fiil için ertelenmiş olan kamu davasıdır.
Bir kez imzaya gitmemek dava açılmasına yeter mi?
Dördüncü fıkranın (a) bendi yükümlülüklere uymamakta ısrar edilmesini arar. Tek bir aksama ile ısrar aynı şey değildir; buna karşılık tekrar kullanma ve tekrar bulundurma hâllerinde ısrar koşulu aranmaz.
İkinci kez erteleme kararı alınabilir mi?
Kamu davası açıldıktan sonra tekrar işlenen fiil için erteleme verilemez. Erteleme süresi ihlalsiz tamamlanıp kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla kapanmış dosya ise bu yasağın kapsamında değildir.
Uyuşturucu davasında ilk mahkeme ne zaman olur?
Erteleme kararı verilmiş kullanma dosyasında duruşma açılmaz. Kamu davası açılmışsa ilk duruşma günü, iddianamenin kabulünden sonra düzenlenen tensip zaptında gösterilir; bu tarih kanunla değil mahkemenin iş yüküyle belirlenir.
Tedaviye kendim başvurursam ceza alır mıyım?
TCK m.192/4 uyarınca soruşturma başlatılmadan önce resmi makamlara veya sağlık kuruluşlarına başvurup tedavi ettirilmesini isteyen kişi hakkında cezaya hükmolunmaz. Belirleyici koşul, başvurunun soruşturmadan önce yapılmış olmasıdır.
Tedavi için başvurduğumda doktor bildirim yapmak zorunda mı?
Hayır. TCK m.192/4’ün son cümlesi gereği bu durumda kamu görevlileri ile sağlık mesleği mensuplarının TCK m.279 ve m.280 uyarınca suçu bildirme yükümlülüğü doğmaz.
Maddeyi kimden aldığımı söylersem ne olur?
TCK m.192/2 uyarınca resmi makamlar haber almadan önce maddeyi kimden, nerede ve ne zaman temin ettiğini bildirip suçluların yakalanmasını veya maddenin ele geçirilmesini kolaylaştıran kişi hakkında cezaya hükmolunmaz.
Erteleme kararı adli sicilde görünür mü?
Kamu davasının açılmasının ertelenmesi mahkûmiyet hükmü olmadığı için adli sicil kaydı doğurmaz. Soruşturma ve denetim kayıtları ise adli makamların sisteminde tutulmaya devam eder.
Okul yakınında yakalanmak cezayı değiştirir mi?
TCK m.191/10 uyarınca fiilin okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi yerlerin sınırlarına iki yüz metreden yakın umumi yerlerde işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır. Bu artırım erteleme rejimini kaldırmaz.
Ticaret suçundan yargılanırken kullanıcı olduğum anlaşılırsa beraat eder miyim?
Beraat değil, hükmün açıklanmasının geri bırakılması söz konusu olur. TCK m.191/8, m.188 veya m.190’dan yapılan kovuşturmada fiilin münhasıran m.191 kapsamına girdiği anlaşılırsa bu kararın verileceğini düzenler.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; somut bir dosyaya doğrudan uygulanacak hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve yargı uygulaması değişebildiğinden, işlem yapmadan önce dosyanızdaki belgelerle birlikte bir avukata danışmanız yerinde olur. Hazırlayan: Av. Handan Sayan Özgül.