Ceza Hukuku

Denetimli Serbestlik İmza İhlali Cezası Nedir?

Denetimli Serbestlik İmza İhlali Cezası Nedir

Denetimli serbestlik imza ihlali cezası, ayrı bir para cezası ya da ek hapis cezası değildir. Kanundaki karşılık, cezanın kalan kısmının kurum içinde infaz edilmesidir: yükümlülüklere uymamakta ısrar eden hükümlü, koşullu salıverilme tarihine kadar olan cezasının infazı için açık ceza infaz kurumuna gönderilir. Ancak bazı hâllerde bunun yanında gerçek bir suç da doğar.

Makale İçeriği

İki durumu ayırmak gerekir. Yükümlülüğe uymamak infaz biçimini değiştirir; denetimli serbestlik müdürlüğüne süresinde hiç müracaat etmemek ya da iade kararına rağmen teslim olmamak ise Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenen ayrı bir suça, hükümlünün kaçması suçuna vücut verir.

Özetle üç sonuç

  • Yükümlülüğe uymamakta ısrar: açık ceza infaz kurumuna gönderilme (5275 s.K. m.105/A/6)
  • 5 gün içinde müracaat etmemek + 2 gün daha geçmesi: TCK m.292 uyarınca hükümlünün kaçması suçu
  • İade kararına rağmen 2 gün içinde teslim olmamak: aynı hüküm uygulanır
  • Kendiliğinden teslim olma: TCK m.293 uyarınca cezada indirim (altı ayı geçerse indirim yok)

Denetimli Serbestlik İmza İhlali Cezası Nedir?

Kanun “imza ihlali” diye ayrı bir başlık kullanmaz. İmza atma, m.105/A/5 uyarınca denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenen yükümlülüklerin ve denetim planının bir parçasıdır. Bu plana uymamanın sonucu m.105/A/6’da düzenlenmiştir ve üç hâl sayılmıştır.

  • (a) Ceza infaz kurumundan ayrıldıktan sonra, talebinde belirttiği denetimli serbestlik müdürlüğüne beş gün içinde müracaat etmemesi
  • (b) Hakkında belirlenen yükümlülüklere, müdürlüğün hazırladığı denetim ve iyileştirme programına, görevlilerin uyarı ve önerileriyle hazırlanan denetim planına uymamakta ısrar etmesi
  • (c) Ceza infaz kurumuna geri dönmek istemesi

Bu hâllerde denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine, müdürlüğün bulunduğu yer infaz hâkimi karar verir. Kararı veren makam mahkeme değil infaz hâkimliğidir ve talep müdürlükten gelir. Müdürlüğün talebi olmadan infaz hâkiminin resen iade kararı vermesi bu fıkrada öngörülmemiştir; hükümlünün kendi isteğiyle kuruma dönmek istemesi hâli de yine müdürlük üzerinden yürütülür.

(b) bendindeki ölçüte dikkat edilmelidir: kanun tek bir aykırılıktan değil, uymamakta ısrardan söz eder. Aynı bent, görevlilerin uyarı ve önerilerini de sürecin parçası sayar. Yani ihlal değerlendirmesi tek bir olaya değil, uyarılara rağmen süren bir davranışa dayanır.

İhlalde Kapalı Cezaevine mi Gönderilir?

Hayır. Bu, konuyla ilgili en yaygın yanlıştır. m.105/A/6’nın lafzı açıktır: ihlal hâlinde “koşullu salıverilme tarihine kadar olan cezasının infazı için açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine, denetimli serbestlik müdürlüğünün bulunduğu yer infaz hâkimi tarafından karar verilir.”

Hükümlü kapalı kuruma değil, ayrıldığı statüye, yani açık kuruma döner. Kapalı kuruma gönderilme ayrı bir hükmün konusudur: 5275 s.K. m.14/5, açık kurumda bulunan hükümlülerden firar edenlerin, kınamadan başka bir disiplin cezası alıp bu cezası kesinleşenlerin veya açık kurum şartlarına uyum sağlayamayacakları saptananların idare ve gözlem kurulu kararıyla kapalı kuruma gönderileceğini söyler. İki hüküm farklı olayları ve farklı karar mercilerini düzenler.

DurumSonuçKarar merciiDayanak
Denetim planına uymamakta ısrarAçık ceza infaz kurumuİnfaz hâkimim.105/A/6
Açık kurumda disiplin cezası, firar, uyumsuzlukKapalı ceza infaz kurumuİdare ve gözlem kurulum.14/5
Süresinde müracaat etmeme, teslim olmamaAyrıca suçMahkemeTCK m.292-293

Beş Günlük Müracaat Süresi ve İki Gün Kuralı

Denetimli serbestlik imza ihlali cezası tartışmasının en ağır sonucu bu başlıkta doğar. m.105/A/8 şöyledir: “Denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesi gereken sürenin bitiminden itibaren iki gün geçmiş olmasına karşın müracaat etmeyenler ile ceza infaz kurumuna iade kararı verilmesine rağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyet başsavcılığına teslim olmayan hükümlüler hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 292 nci ve 293 üncü maddelerinde yazılı hükümler uygulanır.”

Sonuç şudur: kurumdan ayrılan hükümlünün beş gün içinde müracaat etmesi gerekir; bu süre dolduktan sonra iki gün daha geçerse artık yalnızca infaz biçimi değişmez, hakkında hükümlünün kaçması suçundan soruşturma başlar. Aynı kural, iade kararı verilmesine rağmen iki gün içinde teslim olmayanlar için de geçerlidir.

TCK m.292/1’e göre ceza infaz kurumundan veya gözetimi altında bulunduğu görevlilerin elinden kaçan hükümlü hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Maddenin beşinci fıkrası, bu hükümlerin ceza infaz kurumu dışında çalıştırılan hükümlüler ile hapis cezası adlî para cezasından çevrilmiş olanlar hakkında da uygulanacağını belirtir.

Kendiliğinden teslim olmanın etkisi

TCK m.293 etkin pişmanlık düzenler. Hükümlünün kaçtıktan sonra kendiliğinden teslim olması hâlinde, kaçtığı günden teslimin gerçekleştiği güne kadar geçen süre dikkate alınarak verilecek cezanın altıda beşinden altıda birine kadarı indirilir. Ancak kaçma süresinin altı ayı geçmesi hâlinde indirim yapılmaz. İndirim oranı geçen süreyle ters orantılıdır: teslim ne kadar erken olursa indirim o kadar yüksektir.

Kanun metninin tamamı için: 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun

Denetimli Serbestlik İmza Kaç Günde Bir Atılır?

5275 sayılı Kanun bu konuda sabit bir sayı vermez. m.105/A/5 yalnızca yükümlülük başlıklarını sayar; sıklık, denetimli serbestlik müdürlüğünün hazırladığı denetim ve iyileştirme programı ile denetim planında belirlenir. Maddenin son cümlesi, müdürlüğün hükümlünün risk ve ihtiyaçlarını dikkate alarak yükümlülükleri değiştirebileceğini söyler. m.105/A/10 ise denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezaların infazına ilişkin esas ve usullerin yönetmelikle düzenleneceğini belirtir.

Pratik sonuç: imza sıklığı hükümlüden hükümlüye farklılık gösterebilir ve süreç içinde değişebilir. Bu nedenle sabit bir gün sayısına dayanarak hesap yapmak yerine, kendisine tebliğ edilen denetim planındaki gün ve saatlerin esas alınması gerekir. Planın değiştirilmesi de yine müdürlüğün kararına bağlıdır.

Denetimli Serbestlik İmza Nasıl Kaldırılır?

İmza yükümlülüğü, hükümlünün başvurusuyla silinebilen bir kayıt değildir; yükümlülüğün türü ve sıklığı denetimli serbestlik müdürlüğünce hazırlanan denetim planına göre belirlenir ve aynı yolla değiştirilir. Uygulamada iki ayrı talep birbirine karışıyor: yükümlülüğün değiştirilmesi — imza sıklığının azaltılması, gün ve saatin çalışma düzenine göre kaydırılması, adres değişikliği nedeniyle başka müdürlüğe nakil — ile tedbirin sona ermesi. Birincisi denetim süreci içinde gerekçeli talep ve belgeyle istenir; ikincisi ancak koşullu salıverilme tarihinin gelmesiyle gerçekleşir.

Talep reddedilirse başvurulacak merci infaz hâkimliğidir. Çalışma saatleri, sağlık durumu veya ikamet değişikliği gibi somut bir gerekçe belgelenmeden yapılan başvuruların sonuç verme ihtimali düşüktür. Asıl tehlike ise beklentiyle hareket etmektir: talep sonuçlanmadan imzaya ara vermek, yükümlülük devam ettiği için doğrudan ihlal sayılır ve denetimli serbestlik imza ihlali cezası bakımından yukarıda anlatılan sonuçları doğurur.

Programa Katılmama İhlal Sayılır mı?

Sayılır. m.105/A/5-d “belirlenen programlara katılma”yı yükümlülükler arasında sayar; m.105/A/6-b ise denetim ve iyileştirme programına uymamakta ısrar etmeyi ihlal hâlleri arasında gösterir. Program katılımı imza yükümlülüğünden ayrı bir başlıktır ve tek başına ihlal sonucunu doğurabilir.

Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu madde kullanmak suçundan (TCK m.191) hükümlü olanlar bakımından program katılımı ayrıca zorunludur. 28 Mart 2023 tarihli 7445 sayılı Kanun’la m.105/A/5’e eklenen cümle, bu hükümlülerin tedavi ve rehabilitasyon programlarına katılma yükümlülüğüne tabi tutulacağını söyler. Bu, müdürlüğün takdirine bırakılmış bir seçenek değildir.

Denetimli serbestliğe hangi şartlarda ayrıldığı, sürelerin suç tarihine göre nasıl değiştiği denetimli serbestlik şartları ve süreleri yazımızda ele alınmıştır.

Denetimli Serbestlik 6 Haftalık Program İhlali

“Altı haftalık program” mevzuatta yer alan bir süre değildir; kanun programın kaç hafta süreceğini belirlemez, yalnızca belirlenen programlara katılmayı yükümlülük olarak sayar. Karşılaşılan haftalık oturum sayısı ve toplam süre, hükümlünün dosyasına göre müdürlükçe hazırlanan iyileştirme planından çıkar. Bu yüzden aynı suçtan iki hükümlünün programı farklı uzunlukta olabilir ve internette dolaşan sabit hafta sayıları dosyanız için ölçü oluşturmaz.

Hukuki sonucu belirleyen şey programın kaç hafta sürdüğü değil, katılmamakta ısrar edilip edilmediğidir: kanun ihlal hâlini “denetim ve iyileştirme programına uymamakta ısrar etme” biçiminde tanımlar. Tek bir oturuma mazeretsiz katılmamak ile programı sürekli aksatmak aynı sonucu doğurmaz. Mazeretin belgelendirilmesi — sağlık raporu, iş yeri yazısı, seyahat kaydı — dosyanın seyrini bu noktada değiştirir; belge sonradan sunulduğunda çoğu kez değerlendirmeye alınmaz.

Denetimli Serbestlik Sürerken Yeni Suç İşlenirse

Bu hâl m.105/A/7’de ayrı düzenlenmiştir ve ölçüt mahkûmiyet değil, kamu davasının açılmış olmasıdır. Denetimli serbestlik başladıktan sonra işlendiği iddia olunan ve cezasının alt sınırı bir yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suçtan kamu davası açılmışsa, müdürlüğün talebi üzerine infaz hâkimi hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verebilir.

Fıkranın ikinci cümlesi geri dönüşü düzenler: kovuşturma sonucunda beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın reddi veya düşme kararı verilirse, cezanın infazına denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak devam olunmasına karar verilir. Burada iki eşiğin birlikte gerçekleşmesi gerekir; suçun kasıtlı olması ve kanundaki cezasının alt sınırının bir yıl veya daha fazla hapis olması.

Denetimli Serbestlik Kağıdı Ne Zaman Gelir? Karar ve Tebligat

Denetimli serbestlik imza ihlali tartışmalarının önemli bölümü, sürecin nereden başladığının bilinmemesinden doğar. Kanun süreci üç aşamaya bağlar: hükümlünün talebi, ceza infaz kurumu idaresinin hazırladığı değerlendirme raporu ve infaz hâkiminin kararı. Karar, hükmün infazına ilişkin işlemleri yapan Cumhuriyet başsavcılığının bulunduğu yer infaz hâkimliğince verilir.

Karardan sonra yükümlülükleri belirleyen makam değişir. m.105/A/5 uyarınca hangi yükümlülüklerin uygulanacağına denetimli serbestlik müdürlüğü karar verir; imza günleri, katılınacak programlar ve varsa yer yasakları bu aşamada hazırlanan denetim planında görülür. Yani infaz hâkiminin kararı denetimli serbestliğe geçişi, müdürlüğün planı ise günlük yükümlülükleri belirler.

Beş günlük müracaat süresinin başlangıcı da buradan okunur: süre, karar tarihinden değil hükümlünün ceza infaz kurumundan ayrıldığı tarihten işlemeye başlar. m.105/A/6-a’nın lafzı “ceza infaz kurumundan ayrıldıktan sonra” der. Müracaat edilecek yer de serbest bırakılmamıştır; hükümlünün talebinde belirttiği denetimli serbestlik müdürlüğüdür. Başka bir müdürlüğe gidilmesi hâlinde sürenin korunup korunmadığı ayrıca değerlendirilir.

İhlal Güvenlik Soruşturmasında ve Sicilde Görünür mü?

Denetimli serbestlik, cezanın bir infaz biçimidir; kendi başına ayrı bir mahkûmiyet doğurmaz. Adli sicilde görünen, denetimli serbestlik uygulaması değil arkasındaki mahkûmiyet hükmüdür. Buna karşılık ihlal nedeniyle TCK m.292 kapsamında ayrı bir dava açılır ve mahkûmiyetle sonuçlanırsa, bu ikinci hüküm sicile kendi başına kaydedilir.

Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasında hangi kayıtların değerlendirmeye alınacağı ayrı bir mevzuatın konusudur; kapsam ve ölçütler için güvenlik soruşturmasında nelere bakılır yazımıza bakılabilir. Adli sicil ve arşiv kaydının silinme şartları ise adli sicil kaydı sildirme yazımızda ele alınmıştır. Kaydın adli sicilden düşüp arşive geçmesinden sonra hangi sürelerin işlediğini arşiv kaydının ne zaman silindiği başlığı altında ayrıca inceledik.

Bu ayrım pratikte önemlidir: yükümlülüğe uymamakta ısrar nedeniyle kuruma iade edilmek başlı başına yeni bir sicil kaydı doğurmazken, süresinde müracaat etmemek nedeniyle açılan kaçma davasının mahkûmiyetle sonuçlanması doğurur.

Koşullu Salıverilme Sonrasındaki İhlalle Karıştırmayın

Denetimli serbestlik, koşullu salıverilme tarihine kadar süren bir dönemdir. O tarihten sonra başlayan denetim süresi ise ayrı hükümlere tabidir ve ihlalin sonucu farklıdır.

5275 s.K. m.107/12’ye göre koşullu salıverilen hükümlünün denetim süresinde hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlemesi veya yükümlülüklerine infaz hâkiminin uyarısına rağmen uymamakta ısrar etmesi hâlinde koşullu salıverilme kararı geri alınır. m.107/13, geri alma hâlinde sonraki suç bakımından, suç tarihinden başlamak ve hak ederek tahliye tarihini geçmemek koşuluyla, sonraki her bir suç için verilen hapis cezasının iki katı sürenin çekileceğini düzenler.

Aradaki fark özetle şudur: denetimli serbestlikte ihlalin sonucu kuruma iadedir, koşullu salıverilme sonrasında ise kararın geri alınması ve çok daha uzun bir sürenin yeniden infazıdır. Sürelerin hesaplanışı koşullu salıverilme ve denetim süresi yazımızda ele alınmıştır.

İade Kararına İtiraz Edilebilir mi?

İhlal kararı infaz hâkimliğince verildiğinden, denetimi de infaz hâkimliği kararlarına ilişkin usule tabidir. İtirazda üzerinde durulması gereken noktalar kanunun aradığı unsurlardır: müracaat süresinin gerçekten dolup dolmadığı, uyarıların usulüne uygun yapılıp yapılmadığı ve davranışın “ısrar” ölçütüne ulaşıp ulaşmadığı.

Sağlık sorunu, tebligattaki eksiklik ya da müracaat edilen müdürlüğün talepte belirtilenden farklı olması gibi durumlar, tek başına ihlal iradesi göstermeyen olgular olarak dosyaya konulabilir. Kararlara karşı başvuru yollarının genel çerçevesi için kararın üst mahkemeye taşınması yazımıza bakılabilir.

Adlî Kontrol ve Ev Hapsindeki Yükümlülüklerle Aynı Değildir

İmza yükümlülüğü yalnızca denetimli serbestlikte karşımıza çıkmaz; adlî kontrol tedbirlerinde de kolluk birimine başvurma yükümlülüğü uygulanır. Ancak iki kurum farklı aşamalara aittir ve ihlalin sonuçları da farklıdır.

ÖlçütDenetimli serbestlikAdlî kontrol / ev hapsi
AşamaKesinleşmiş cezanın infazıSoruşturma ve kovuşturma
Kişinin sıfatıHükümlüŞüpheli veya sanık
İhlalin sonucuAçık kuruma iade, koşullarda ayrıca suçTutuklama gündeme gelebilir
Dayanak5275 s.K. m.105/A5271 s.K. adlî kontrol hükümleri

Bu ayrımın pratik önemi şudur: “imzaya gitmedim, ne olur” başlığı altında dolaşan bilgiler bulunulan aşamaya göre tamamen değişir. Hükümlü sıfatıyla imza yükümlülüğünü aksatan kişiyle, hakkında adlî kontrol tedbiri uygulanan sanık aynı hükümlere tabi değildir; ilkinde infaz biçimi değişirken ikincisinde tutuklama gündeme gelebilir. İki kurumun karşılaştırması için adlî kontrol ve ev hapsi arasındaki farklar ve ev hapsi şartları yazılarımıza bakılabilir.

Uyuşturucu Denetimli Serbestlik Dosya Kapanması: Dosya Nasıl İlerler?

Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan (TCK m.191) hükümlü olanlarda denetimli serbestlik dosyası, imza ve program yükümlülüklerinin yanında zorunlu bir tedavi ayağı taşır. m.105/A/5’e 2023’te eklenen cümle bu hükümlülerin tedavi ve rehabilitasyon programlarına katılma yükümlülüğüne tabi tutulacağını söyler. Dolayısıyla bu dosyalarda programa katılmama, imza kaçırmayla aynı ağırlıkta bir ihlal başlığıdır.

Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu (TCK m.188) ise farklı bir yerde durur. Bu suç, denetimli serbestlik süresini üç yıla çıkaran geçici m.6/1’in istisna listesinde yer alır; ayrıca m.108/9 uyarınca süreli hapis cezalarında koşullu salıverilme oranı dörtte üçtür. Oran yükseldikçe denetimli serbestliğe geçiş tarihi de geriye kayar.

Dosyanın kapanışı her iki hâlde de aynı usule tabidir. m.105/A/9 uyarınca yükümlülüklerin gereklerine ve denetim planına uygun davranan hükümlü hakkında müdürlükçe gerekçeli rapor hazırlanır ve bu rapor, 107. ve 108. maddeler uyarınca işlem yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilir. Oranların suç tipine göre nasıl değiştiği süreli hapiste yatar hesabı yazımızda örneklerle gösterilmiştir.

Yanlış Bilinenler

  • İhlalin para cezası yoktur. Sonuç, cezanın kalan kısmının kurumda infazıdır.
  • Kapalı kuruma iade edilmez. m.105/A/6 açıkça açık ceza infaz kurumundan söz eder.
  • Tek bir gecikme ihlal değildir. (b) bendi “uymamakta ısrar” der; uyarı süreci de kanunun parçasıdır.
  • Müracaat etmemek yalnızca infaz meselesi değildir. İki gün daha geçerse TCK m.292 devreye girer.
  • İmza sıklığı kanunda yazmaz. Denetim planında belirlenir ve değiştirilebilir.
  • Elektronik izleme her dosyada uygulanmaz. Yükümlülüklere göre belirlenir; ayrıntı için elektronik kelepçe uygulaması yazımıza bakılabilir.
  • İade kararı koşullu salıverilme tarihini değiştirmez. Değişen, o tarihe kadarki sürenin nerede geçirileceğidir.

Bu başlıkların ortak noktası, kanunun ihlali tek bir olaya değil bir sürece bağlamasıdır. m.105/A/6-b’nin aradığı “ısrar” ölçütü, uyarıların yapılmış olmasını ve buna rağmen davranışın sürmesini gerektirir. Buna karşılık m.105/A/8’deki süreler bakımından böyle bir değerlendirme yapılmaz; orada süre dolmuşsa sonuç kendiliğinden doğar. İki hükmün mantığı farklı olduğu için, hangi hükmün uygulandığı dosyada ayrıca belirlenmelidir.

Bir başka sık karşılaşılan durum, hükümlünün adresinin veya çalıştığı ilin değişmesidir. Yükümlülükler denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlendiğinden ve m.105/A/5 uyarınca risk ve ihtiyaçlar dikkate alınarak değiştirilebildiğinden, bu tür değişikliklerin plana yansıtılması için müdürlüğe zamanında bildirim yapılması gerekir. Bildirilmemiş bir adres değişikliği, tebligatın ulaşmaması yoluyla ihlal görünümü doğurabilir.

Hangi Kayıtlar Saklanmalı?

İhlal değerlendirmesi büyük ölçüde tarihler üzerinden yürüdüğü için, sürecin belgelenmesi itirazın en güçlü dayanağıdır. Kanunun aradığı unsurlar bakımından dosyaya konulabilecek kayıtlar şunlardır:

  • Ceza infaz kurumundan ayrılış tarihini gösteren belge — beş günlük süre bu tarihten işler
  • Denetimli serbestlik müdürlüğüne yapılan müracaatın tarihini gösteren kayıt
  • Tebliğ edilen denetim planı ile varsa sonradan yapılan bütün değişiklik kayıtları
  • Uyarı yazıları ve tebliğ tarihleri — “ısrar” ölçütü bunlarla değerlendirilir
  • Devamsızlığı açıklayan sağlık raporu, iş yeri yazısı, hastane kaydı veya benzeri resmî belgeler
  • Katılınan programlara ilişkin kayıtlar
  • Adres veya iş yeri değişikliğinin müdürlüğe bildirildiğini gösteren belgeler

İade Talebi Geldiyse Zaman Kaybetmeyin

Bu başlıkta süreler çok kısadır ve kaçırılan her gün sonucu ağırlaştırır. İhlal iddiasının doğduğu an ile hakkında karar verildiği an arasındaki süre çoğu zaman birkaç haftayı geçmez; bu nedenle savunmaya esas olacak belgelerin en baştan toplanması gerekir. Müracaat süresi beş gün, ardından suç doğuran ek süre iki gündür; teslim olmada geçen süre uzadıkça TCK m.293’teki indirim oranı düşer ve altı ay dolduğunda tamamen ortadan kalkar.

Hakkınızda iade talebi ya da ihlal kararı varsa, kararın kanundaki unsurları taşıyıp taşımadığının değerlendirilmesi ve itiraz dilekçesinin hazırlanması için ceza hukuku alanında dava takibi hizmetimize başvurabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Denetimli serbestlik imza ihlali cezası nedir?

Ayrı bir para veya hapis cezası değildir. m.105/A/6 uyarınca yükümlülüklere uymamakta ısrar eden hükümlü, koşullu salıverilme tarihine kadar olan cezasının infazı için açık ceza infaz kurumuna gönderilir.

İhlalde kapalı cezaevine mi gönderilirim?

Hayır. Kanun açık ceza infaz kurumundan söz eder. Kapalı kuruma gönderilme, m.14/5’te sayılan firar, disiplin cezası veya uyumsuzluk hâllerine bağlı ayrı bir karardır.

Denetimli Serbestlik İmza İhlali Kaç Defa Olursa Sonuç Doğurur?

Kanunda sayı yazmaz. Ölçüt, uyarılara rağmen yükümlülüklere ve denetim planına uymamakta ısrar edilmesidir.

Denetimli serbestlik imzası kaç günde bir atılır?

5275 sayılı Kanun sabit bir gün sayısı öngörmez. Sıklık, denetimli serbestlik müdürlüğünün hazırladığı denetim planında belirlenir ve hükümlünün risk ve ihtiyaçlarına göre değiştirilebilir.

Kurumdan çıktıktan sonra ne kadar sürede başvurmalıyım?

Beş gün içinde, talebinizde belirttiğiniz denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmeniz gerekir.

Beş günlük süreyi kaçırırsam ne olur?

Sürenin bitiminden itibaren iki gün daha geçerse m.105/A/8 uyarınca TCK m.292 ve 293 hükümleri uygulanır; yani hükümlünün kaçması suçundan soruşturma başlar.

Hükümlünün kaçması suçunun cezası nedir?

TCK m.292/1 uyarınca altı aydan bir yıla kadar hapis cezasıdır. Cebir veya tehdit kullanılması hâlinde bir yıldan üç yıla kadar hapis öngörülür.

Kendiliğinden teslim olursam ceza indirilir mi?

TCK m.293 uyarınca verilecek cezanın altıda beşinden altıda birine kadarı indirilir. Kaçma süresi altı ayı geçerse indirim yapılmaz.

Programa katılmamak da ihlal midir?

Evet. Belirlenen programlara katılma m.105/A/5’te sayılan yükümlülüklerdendir; denetim ve iyileştirme programına uymamakta ısrar m.105/A/6-b kapsamına girer.

İhlal kararını kim verir?

Denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine, müdürlüğün bulunduğu yer infaz hâkimi verir.

Kendi isteğimle cezaevine dönebilir miyim?

Evet. Ceza infaz kurumuna geri dönmek istemek m.105/A/6-c’de düzenlenmiştir ve infaz hâkiminin kararıyla sonuç doğurur.

Denetimli serbestlikteyken yeni suçtan dava açılırsa iade edilir miyim?

Alt sınırı bir yıl veya daha fazla hapis gerektiren kasıtlı bir suçtan kamu davası açılmışsa infaz hâkimi açık kuruma gönderilmeye karar verebilir. Beraat, düşme, red veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı çıkarsa denetimli serbestliğe geri dönülür.

İade edilirsem koşullu salıverilme tarihim değişir mi?

İade, cezanın kalan kısmının nerede infaz edileceğini değiştirir. Koşullu salıverilme tarihi ise m.107’deki oranlara göre belirlenir ve iade kararıyla kendiliğinden ileri atılmaz.

Buradaki bilgiler 5275 ve 5237 sayılı Kanunların yürürlükteki metinlerine dayanır, genel bilgilendirme amaçlıdır. İhlal değerlendirmesi her dosyada denetim planının içeriğine ve tebligat kayıtlarına göre yapıldığından, kendi durumunuz için bir avukata danışmanız gerekir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir