Adli Sicil Arşiv Kaydı Ne Zaman Silinir? 5-15-30 Yıl Kuralı
Adli sicil arşiv kaydı ne zaman silinir konusunda 5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu tek bir süre değil, üç ayrı süre öngörür: 5 yıl, 15 yıl ve 30 yıl. Hangi sürenin işleyeceğini belirleyen şey, çoğu kaynakta yazıldığı gibi cezanın miktarı değil, o mahkûmiyetin Türk Ceza Kanunu dışındaki bir kanunda hak yoksunluğu doğurup doğurmadığıdır. Süre de mahkûmiyet tarihinden değil, kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten başlar.
Üç sürenin kanundaki karşılığı, sürenin hangi günden itibaren işlemeye başladığı ve e-Devlet çıktısında görülen “arşiv kaydı vardır” ile “tetkik” ifadelerinin anlamı, madde metinleri üzerinden ayrı başlıklar hâlinde ele alınmıştır.
Kısa Cevap
- 5 yıl: başka bir kanunda hak yoksunluğu doğurmayan mahkûmiyetler (m.12/1-c).
- 15 yıl: hak yoksunluğu doğuran mahkûmiyetlerde, yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınmışsa.
- 30 yıl: aynı mahkûmiyetlerde böyle bir karar alınmamışsa.
- Başlangıç: mahkûmiyet günü değil, infazın tamamlanması gibi arşive alma şartının oluştuğu gün.
- Süre dolduğunda: silme kendiliğinden yapılır; dilekçe hızlandırıcı bir taleptir, şart değildir.
Adli Sicil Arşiv Kaydı Ne Zaman Silinir?
Arşiv kaydının tamamen silinmesi 5352 sayılı Kanun’un 12. maddesinde düzenlenmiştir. Madde, kaydın silineceği anı üç ayrı ihtimale bağlar: ilgilinin ölümü, hak yoksunluğu doğuran mahkûmiyetler için 15 veya 30 yıl, diğer bütün mahkûmiyetler için 5 yıl.
Buradaki ayrımın mantığı şudur: bazı mahkûmiyetler yalnızca ceza hukuku bakımından sonuç doğurur ve infazla birlikte etkisini yitirir. Bazıları ise Anayasa’nın 76. maddesi veya özel kanunlar aracılığıyla kişinin memur olmasını, seçilmesini, belirli bir ruhsat almasını engellemeye devam eder. Kanun koyucu ikinci gruptaki kayıtları çok daha uzun süre saklamayı tercih etmiştir; çünkü o kayıt, bir hakkın kullanılıp kullanılamayacağını gösteren dayanaktır.
| Süre | Hangi mahkûmiyet için | Dayanak |
|---|---|---|
| 5 yıl | Anayasa m.76 ve TCK dışındaki kanunlarda hak yoksunluğu doğurmayan bütün mahkûmiyetler | m.12/1-c |
| 15 yıl | Hak yoksunluğu doğuran mahkûmiyet + yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınmış olması | m.12/1-b-1 |
| 30 yıl | Hak yoksunluğu doğuran mahkûmiyet, geri verme kararı alınmamış | m.12/1-b-2 |
| Derhal | İlgilinin ölümü; fiilin kanunla suç olmaktan çıkarılması; yargılamanın yenilenmesi veya kanun yararına bozma sonucu beraat | m.12/1-a, m.12/2, m.12/3 |
5 yıl kuralı bir suç listesi değil, artık kategoridir
Bu noktada yaygın bir hata var. Birçok kaynak 5 yıllık süreyi “taksirli suçlar, bir yıldan az hapis cezaları ve adlî para cezaları” biçiminde bir katalogla açıklıyor. Kanunun 12. maddesinde böyle bir liste yoktur. Metin, 15 ve 30 yıllık kovaları tarif ettikten sonra “diğer mahkûmiyetler bakımından” diyerek geri kalan her şeyi 5 yıla bağlar. Yani 5 yıl, bir suç listesinin karşılığı değil, ilk iki kovaya girmeyen mahkûmiyetlerin toplandığı artık kategoridir.
Sözü edilen liste, 5352 sayılı Kanun’la yürürlükten kaldırılan 3682 sayılı eski Adlî Sicil Kanunu’nun 8. maddesinden kalmadır. Eski metnin izleri hâlâ çok sayıda içerikte dolaşıyor. Ayrımın pratik önemi şudur: bir kişi taksirle işlediği bir suçtan ceza almış olsa bile, o mahkûmiyet özel bir kanunda hak yoksunluğu doğuruyorsa 5 yıllık kovaya değil uzun süreli kovaya girer. Belirleyici olan cezanın türü değil, mahkûmiyetin doğurduğu sonuçtur.
15 yıl ile 30 yıl arasındaki farkı belirleyen tek şart
Kanun bu iki süreyi tek bir değişkene bağlar: yasaklanmış hakların geri verilmesi kararının alınıp alınmadığı. Karar alınmışsa 15 yıl, alınmamışsa 30 yıl. Cezanın ağırlığı, suçun türü ya da kişinin bu süre içinde yeni bir suç işleyip işlemediği bu ayrımda rol oynamaz.
Son nokta özellikle önemli: bazı kaynaklarda “kişi bu süre içinde yeni bir suç işlerse süre 30 yıla uzar” gibi ifadeler geçiyor. Madde metninde böyle bir uzatma hükmü yoktur. Yeni bir suç, geri verme kararının alınmasını engellediği ölçüde dolaylı olarak sonucu değiştirebilir; ama sürenin kendisini uzatan bir kural bulunmamaktadır. Geri verme kararının şartlarını ve nasıl alındığını memnu hakların iadesi süreci başlıklı yazımızda ayrıntılı olarak ele aldık.
Adli Sicil Kaydı Yoktur Arşiv Kaydı Vardır Çıktısı Ne Anlama Gelir?
Bu ifade, kaydın silinmediğini değil, bir aşama ilerlediğini gösterir. Kanunun 9. maddesi “silinme” kelimesini kullanır ama aynı cümlede kaydın nereye gittiğini de söyler: adlî sicildeki bilgiler silinerek arşiv kaydına alınır. Yani birinci aşamada mahkûmiyet adlî sicilden çıkar, arşive taşınır; ikinci aşamada, 12. maddedeki süre dolduğunda arşivden de tamamen silinir.
Uygulamada bu, kişinin belgesinde “adlî sicil kaydı yoktur, adlî sicil arşiv kaydı vardır” satırının görünmesi anlamına gelir. Kayıt hâlâ vardır; ancak artık yalnızca 10. maddede sayılan sınırlı merciler tarafından görülebilir. Kaydı kimlerin görebileceğini arşiv kaydına kimlerin erişebildiği yazımızda madde madde inceledik.
Sürenin Başlangıcı: Arşive Alınma Koşullarının Oluştuğu Tarih
Kanun 15, 30 ve 5 yıllık süreleri “kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren” işletir. Bu tarih mahkûmiyetin kesinleştiği gün değildir. 9. maddeye göre kaydın arşive alınması dört halden birinin gerçekleşmesine bağlıdır:
- Cezanın veya güvenlik tedbirinin infazının tamamlanması,
- Ceza mahkûmiyetini bütün sonuçlarıyla ortadan kaldıran şikâyetten vazgeçme veya etkin pişmanlık,
- Ceza zamanaşımının dolması,
- Genel af.
Pratikte en sık karşılaşılan hal infazın tamamlanmasıdır. Hapis cezasında bu, koşullu salıverilme tarihi değil, denetim süresinin de sorunsuz geçirilmesiyle cezanın bütünüyle infaz edilmiş sayıldığı andır. Cezanın ne kadarının infaz kurumunda geçtiği ve hangi aşamada tamamlanmış sayıldığı konusunda hapis cezasının infaz hesabını anlatan yazımıza bakabilirsiniz.
Adlî para cezasında infazın tamamlanması, cezanın ödenmesidir. Bu ayrım hesabı doğrudan etkiler: iki kişi aynı gün mahkûm olsa bile, biri cezasını hemen ödediğinde diğeri taksitle üç yılda ödediğinde, arşiv süreleri de o kadar farklı başlar.
Adli Sicil Arşiv Kaydı Ne Zaman Silinir: Üç Tahliye Senaryosunda Hesap
Hesabın kilit noktası, cezaevinden çıkış günü ile infazın tamamlandığı günün çoğu zaman aynı tarih olmamasıdır. Aradaki fark bazen yıllarla ölçülür ve sürenin başlangıcını doğrudan kaydırır.
| Tahliye biçimi | İnfaz ne zaman tamamlanmış sayılır | Arşiv süresi ne zaman başlar |
|---|---|---|
| Hak ederek tahliye (bihakkın) | Ceza süresinin tamamı dolduğunda | Tahliye günü |
| Koşullu salıverilme | Denetim süresi sorunsuz geçirildiğinde | Denetim süresinin bittiği gün |
| Denetimli serbestlikle infaz | Yükümlülükler tamamlanıp ceza infaz edilmiş sayıldığında | Bu tarihin işlendiği gün |
| Adlî para cezası | Ceza ödendiğinde | Son taksitin ödendiği gün |
| Ertelenen hapis cezası | Denetim süresi iyi hâlli geçirildiğinde | Denetim süresinin bittiği gün |
Bu tablo, “cezaevinden çıkalı beş yıl oldu, kaydım hâlâ duruyor” şikâyetinin en sık sebebini açıklar. Koşullu salıverilen bir hükümlü için süre tahliye gününde değil, denetim süresinin bittiği günde başlar; denetim süresi de kalan ceza kadar sürebilir. Denetimli serbestlik yükümlülüklerinin ihlali hâlinde infazın nasıl etkilendiğini imza yükümlülüğünün ihlali yazımızda ele aldık.
İkinci sık karşılaşılan durum, infaz bilgisinin sisteme hiç işlenmemiş olmasıdır. Bu hâlde kayıt teknik olarak “infazı devam ediyor” görünür ve süre hiç başlamaz. Kaydın hangi gün arşive alındığını, alınan güncel belgedeki tarih üzerinden kontrol etmek gerekir.
Adli Sicil Kaydının Silinmesi Şartları
Adlî sicilden arşive geçiş için tek şart, yukarıdaki dört halden birinin gerçekleşmesidir. Bunun için başvuru yapılması gerekmez; Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü kaydı kendiliğinden arşive alır. Arşivden tamamen silinme de aynı mantıkla, sürenin dolmasıyla resen yapılır.
Buna karşılık uygulamada gecikmeler yaşanabildiği için, şartları oluştuğu hâlde kaydı silinmeyen kişiler talep yoluyla süreci başlatabilir. Dilekçenin nasıl hazırlandığı, nereye verildiği ve hangi belgelerin eklendiği ayrı bir konudur; bu adımları adli sicil kaydı sildirme süreci ve dilekçe örneği yazımızda topladık.
İki özel durumda ise süre beklenmez. Fiil kanunla suç olmaktan çıkarılmışsa, kayıt talep dahi aranmaksızın tamamen silinir (m.12/2). Yargılamanın yenilenmesi veya kanun yararına bozma sonucunda beraat ya da ceza verilmesine yer olmadığı kararı kesinleşmişse, önceki mahkûmiyete ilişkin adlî sicil ve arşiv kaydı bütünüyle silinir (m.12/3).
Uyuşturucu Adli Sicil Kaydı Ne Zaman Silinir?
Uyuşturucu suçları için kanunda ayrı bir silinme süresi yoktur. Kayıt, diğer bütün mahkûmiyetlerle aynı sisteme tabidir: önce infazın tamamlanmasıyla arşive alınır, sonra 12. maddedeki süre dolduğunda silinir. Belirleyici olan, mahkûmiyetin başka bir kanunda hak yoksunluğu doğurup doğurmadığıdır.
Uyuşturucu madde imal ve ticareti suçundan verilen mahkûmiyetler, özel kanunlarda ve kamu görevine giriş şartlarında sıklıkla ayrıca sayıldığı için çoğunlukla uzun süreli kovaya girer. Kullanmak için satın almak, kabul etmek veya bulundurmak fiilinde ise denetimli serbestlik tedbiriyle sonuçlanan dosyalarda sicil sonucu bütünüyle değişebilir; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararları 6. madde uyarınca adlî sicile değil, yalnızca soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak istenmesi hâlinde verilmek üzere ayrı bir kayda geçer. Uyuşturucu suçlarında cezanın infazına ilişkin ayrıntıları uyuşturucu suçlarında infaz süresi yazımızda ele aldık.
Adlî Para Cezası ve Ertelenen Hapis: Sicile Hiç Girmeden Arşive Gider
9. maddenin üçüncü fıkrasının son cümlesi, çoğu kaynakta gözden kaçan bir hüküm içerir: adlî para cezasına mahkûmiyet hükümleri ile cezanın ertelenmesine ilişkin hükümler, adlî sicil kaydına alınmadan doğrudan arşive kaydedilir.
Bunun pratik sonucu şudur: bu iki karar türü, kişinin normal adlî sicil belgesinde en baştan itibaren görünmez; ancak arşiv kaydı olarak vardır ve 10. maddedeki merciler tarafından görülebilir. “Para cezası aldım, sicilim temiz mi” diye soranlar için sonuç bu yüzden ikiye ayrılır: adlî sicil bakımından evet, arşiv bakımından hayır. İş başvurusunda veya bir kuruma ibraz edilen belgede kaydın görünüp görünmeyeceği de bu ayrıma bağlıdır.
Aynı fıkra kapsamında olmayan iki kayıt türünü de ayırt etmek gerekir. İdarî para cezaları, disiplin cezaları ile disiplin veya tazyik hapsine ilişkin kararlar 5. madde uyarınca adlî sicile hiç kaydedilmez. Trafik cezası veya bir kurum tarafından verilen disiplin cezası, sicil belgesinde de arşivde de yer almaz.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının hangi kayda geçtiği ve iş hayatında nasıl sonuç doğurduğu ayrı bir tartışmadır; bu konuyu HAGB kararının sicile işleyip işlemediği yazımızda inceledik.
Adli Sicil Tetkik Süreci Ne Kadar Sürer?
Kanunda tetkik ya da inceleme için öngörülmüş bir süre yoktur. Talep, Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü’ne ulaştıktan sonra kaydın hangi kovaya girdiği, arşive alınma tarihinin doğru hesaplanıp hesaplanmadığı ve varsa geri verme kararının işlenip işlenmediği kontrol edilir. Silme kararlarını almak üzere 14. madde uyarınca üç hâkimden oluşan bir komisyon görevlendirilmiştir.
Bu nedenle bekleme süresi hakkında verilen “şu kadar gün” biçimindeki rakamlar kanuni bir dayanağa değil, o dönemki iş yoğunluğuna dayanır. Süreyi asıl belirleyen üç etken vardır: infazın tamamlandığına ilişkin bilginin ilgili Cumhuriyet başsavcılığından sisteme işlenip işlenmediği, kaydın hak yoksunluğu doğuran gruba girip girmediği ve dosyada düzeltilmesi gereken bir hata bulunup bulunmadığı.
E-Devlet Adli Sicil Kaydı Silme Ne Zaman Sonuçlanır?
Başvurunun elektronik ortamda yapılmış olması sürecin hukuki niteliğini değiştirmez. E-Devlet, 13. maddenin ikinci fıkrasında yer alan elektronik sorgulama ve belge alma imkânının uygulamasıdır; talep yine aynı komisyon tarafından incelenir. Bu nedenle kanuni bir sonuçlanma süresi yoktur.
Sistemde görünen durum ifadeleri ise sık sık yanlış okunuyor. En çok karıştırılan ikisini ayıralım.
E-Devlet Adli Sicil Kaydı Sildirme Tamamlandı
Bu ifade talebin işleme alınıp sonuçlandırıldığını gösterir; kaydın hangi yönde sonuçlandığını tek başına söylemez. Doğru kontrol yöntemi, işlemden sonra yeni bir adlî sicil belgesi alıp içeriğine bakmaktır. Belgede yalnızca “adlî sicil kaydı yoktur” yazıyorsa kayıt arşivden de silinmiş demektir; “arşiv kaydı vardır” satırı duruyorsa yalnızca birinci aşama tamamlanmıştır.
Adli Sicil Silme Ve Düzeltme Talebi Tamamlandı Ne Demek
Bu başlık altında iki ayrı talep birleştirilmiştir. Silme, süresi dolan kaydın kaldırılmasıdır. Düzeltme ise kaydın içeriğindeki hatanın giderilmesidir: infaz tarihinin yanlış işlenmesi, kaldırılmış bir hükmün sistemde durması ya da kesinleşme tarihinin hatalı görünmesi gibi. “Tamamlandı” ibaresi, bu iki işlemden hangisi talep edilmişse onun sonuçlandırıldığını ifade eder. Sonucu yine güncel belge üzerinden doğrulamak gerekir.
Talep Reddedilirse veya Cevapsız Kalırsa
Silme talebinin reddi hâlinde izlenecek yol, reddin gerekçesine göre değişir. İki tipik durum vardır.
- Süre henüz dolmamışsa: ret işlemi hukuka uygundur; yapılacak şey, kaydın hangi kovaya girdiğini ve sürenin hangi günden başladığını doğru hesaplamaktır. Hesap hatası çoğu zaman infazın tamamlandığı tarihin yanlış alınmasından kaynaklanır.
- Kayıt yanlış veya eksikse: burada talep silme değil düzeltmedir. Kaldırılmış bir hükmün sistemde durması, kesinleşme tarihinin hatalı görünmesi ya da yasaklanmış hakların geri verilmesi kararının arşive işlenmemiş olması bu gruba girer.
Adli sicil arşiv kaydı ne zaman silinir hesabında en çok tartışılan nokta da budur: kişi süreyi tahliye gününden, idare ise infazın tamamlandığı tarihten sayar. İki tarih arasındaki fark kapatılmadan yapılan başvurular çoğunlukla erken bulunarak reddedilir.
Suçun İşlendiği Sırada On Sekiz Yaşından Küçük Olanlar
Çocuklar bakımından silinme süreleri değişmez; değişen, kaydın kimler tarafından görülebileceğidir. Kanunun 10. maddesinin üçüncü fıkrası, on sekiz yaşından küçüklerin adlî sicil ve arşiv kayıtlarının yalnızca bir soruşturma veya kovuşturma kapsamında değerlendirilmek üzere Cumhuriyet başsavcılıkları, hâkim veya mahkemelerce istenebileceğini söyler.
Bunun sonucu şudur: çocukken işlenen bir suça ilişkin kayıt, kişi yetişkin olduktan sonra bile kurumların olağan sorgulamalarına kapalıdır. Ayrıca Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış kişiler hakkında mahkûmiyete bağlı hak yoksunlukları uygulanmaz. Bu iki hüküm birlikte okunduğunda, çocuk yaşta işlenen suçların uzun süreli kovaya girmesi çok daha sınırlı bir ihtimaldir.
Kaydın Silinmesi Hak Yoksunluğunu Kaldırır mı?
Hayır. Bu, konunun en çok yanlış anlaşılan yönüdür. Kayıt bir sonuç değil, bir kanıttır; hak yoksunluğunun kaynağı mahkûmiyetin kendisidir. Nitekim 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48. maddesi, memurluğa engel mahkûmiyetleri sayarken “Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile” ifadesini kullanır. Yani sürelerin geçmesi ve kaydın arşive taşınması engeli kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Ceza mahkûmiyetinin kamu görevine girişte nasıl sonuç doğurduğunu hangi cezanın memuriyeti sona erdirdiği yazımızda ayrıntılı biçimde ele aldık. Kaydın hangi kuruma nasıl göründüğü konusu ise güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sürecinin kapsamına girer; bu süreçte nelere bakıldığını güvenlik soruşturması incelemesi yazımızda inceledik.
Kanunun tam metnine 5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu üzerinden ulaşabilirsiniz.
Kaydınız Süresi Geçtiği Hâlde Duruyorsa
Arşiv kaydının silinmemesinin ardında çoğu zaman hukuki bir engel değil, veri hatası yatar: infaz bilgisinin sisteme geç işlenmesi, ödenen adlî para cezasının kapanmamış görünmesi ya da yasaklanmış hakların geri verilmesi kararının arşive kaydedilmemiş olması. Bu durumlarda talebin doğru dayanakla ve doğru mercie yöneltilmesi, sonucun aylar yerine haftalar içinde alınmasını sağlayabilir. Bir kaydın hangi kovaya girdiğinden emin değilseniz veya reddedilen bir talebiniz varsa, dosyanızın bütününe bakılması yerinde olur; ceza hukuku alanındaki çalışmalarımız hakkında bilgi alabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Adli sicil arşiv kaydı ne zaman silinir, süre hangi günden başlar?
Süre, kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu günden başlar. Bu gün çoğu dosyada infazın tamamlandığı tarihtir; koşullu salıverilmede tahliye günü değil, denetim süresinin bittiği gündür.
Arşiv kaydı silinmesi için dilekçe vermek zorunlu mudur?
Hayır. Süre dolduğunda silme işlemi resen yapılır. Dilekçe, şartları oluştuğu hâlde silinmeyen kayıtlar için başvurulan bir hızlandırma yoludur.
Adlî sicil kaydı ile arşiv kaydı arasındaki fark nedir?
Adlî sicil kaydı, infazı devam eden veya henüz arşive alınma şartı oluşmamış mahkûmiyetleri gösterir. Arşiv kaydı ise bu şart gerçekleştikten sonra kaydın taşındığı ikinci aşamadır ve yalnızca kanunda sayılan mercilerce görülebilir.
Ceza affa uğrarsa arşiv kaydı hemen silinir mi?
Genel af, kaydın arşive alınma sebeplerinden biridir; kaydı doğrudan yok etmez. Arşivden tamamen silinme için yine 12. maddedeki sürenin dolması gerekir. Fiilin kanunla suç olmaktan çıkarılması hâli ise farklıdır ve kayıt talep aranmaksızın silinir.
Yurt dışındaki mahkûmiyet Türkiye’deki sicile işler mi?
Türk vatandaşı hakkında yabancı mahkemece verilen ve Türk hukukuna göre tanınan kesinleşmiş mahkûmiyet kararları adlî sicile kaydedilir. Hürriyeti bağlayıcı cezaya ilişkin bu hükümler, kararda belirtilen sürenin geçmesiyle sicilden çıkarılıp arşive alınır.
İşe girerken istenen belgede arşiv kaydı görünür mü?
Kişinin kendisi için aldığı belgede arşiv kaydı yer alır. Ancak özel bir işveren, kanunda açık hüküm bulunmadıkça arşiv bilgisini kurum sıfatıyla talep edemez; bu bilgiler yalnızca 10. maddede sayılanlar tarafından istenebilir.
Kayıt silinince eski mahkûmiyet tümüyle yok mu sayılır?
Kaydın silinmesi, mahkûmiyetin doğurduğu hak yoksunluklarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Özel kanunlardan doğan yoksunlukların giderilmesi için yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna başvurulması gerekebilir.
Denetimli serbestlik devam ederken kayıt silinir mi?
Hayır. Denetimli serbestlik, infazın bir aşamasıdır; infaz tamamlanmadan arşive alınma şartı oluşmaz. Süre, yükümlülüklerin tamamlanmasıyla cezanın infaz edilmiş sayıldığı tarihten başlar.
Trafik cezası adlî sicile işler mi?
İdarî para cezaları adlî sicile kaydedilmez. Aynı şekilde disiplin cezaları ile disiplin veya tazyik hapsine ilişkin kararlar da sicile girmez; bunlar 5. maddede açıkça kapsam dışında bırakılmıştır.
Beraat kararı sicilde görünür mü?
Adlî sicile yalnızca kesinleşmiş mahkûmiyet hükümleri kaydedilir; beraat kararları kaydedilmez. Yargılamanın yenilenmesi veya kanun yararına bozma sonucunda beraat kararı verilmişse, önceki mahkûmiyete ilişkin kayıt da tamamen silinir.
Kaydın silindiğini nasıl doğrularım?
Tek güvenilir yöntem, işlemden sonra yeni bir adlî sicil belgesi almaktır. Belgede yalnızca “adlî sicil kaydı yoktur” ifadesi varsa kayıt arşivden de silinmiştir; “arşiv kaydı vardır” satırı duruyorsa süreç henüz tamamlanmamıştır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir dosya hakkında hukuki görüş yerine geçmez. Adlî sicil mevzuatı ve uygulaması değişebildiğinden, kendi kaydınıza ilişkin bir karar vermeden önce güncel duruma göre değerlendirme yapılması gerekir. Hazırlayan: Av. Handan Sayan Özgül.