Ceza Hukuku, Hukuk

Kasten Adam Yaralamanın Cezası Ne Kadar? Şikâyet, Uzlaştırma ve Artırım Halleri

Kasten Adam Yaralamanın Cezası Ne Kadar? Şikâyet, Uzlaştırma ve Artırım Halleri

Kasten adam yaralamanın cezası ne kadar olacağı, yaralamanın mağdur üzerindeki etkisine göre değişir. Türk Ceza Kanunu m.86/1’e göre temel ceza bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapistir. Yaralama basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafifse ceza altı aydan bir yıl altı aya kadar hapse veya adli para cezasına iner; buna karşılık suç eşe, üstsoya, silahla ya da kamu görevi nedeniyle işlenmişse ceza yarı oranında artar.

Uygulamada dosyanın kaderini belirleyen asıl mesele ceza miktarı değil, suçun hangi fıkraya girdiğidir. Fıkra değiştiğinde yalnızca ceza yükselmez; şikâyet şartı ortadan kalkar, uzlaştırma yolu kapanır ve şikâyetten vazgeçmenin hiçbir etkisi kalmaz. Aşağıda bu eşiklerin her biri kanun metniyle birlikte açıklanmıştır.

Kısa değerlendirme

Kasten yaralamada ceza üç kademede belirlenir: temel hâl, basit tıbbi müdahale hâli ve nitelikli hâller.

  • Temel ceza: 1 yıl 6 aydan 3 yıla kadar hapis (TCK m.86/1).
  • Basit tıbbi müdahale: 6 aydan 1 yıl 6 aya kadar hapis veya adli para cezası, şikâyete bağlı (m.86/2).
  • Kadına karşı: basit hâlde alt sınır 9 aydan az olamaz.
  • Eşe, üstsoya, silahla, kamu görevi nedeniyle: şikâyet aranmaz, ceza yarı oranında artar (m.86/3).
  • Uzlaştırma: m.86/3 hâlleri uzlaştırma kapsamı dışındadır (CMK m.253/1-b).

Kasten Adam Yaralamanın Cezası Ne Kadar?

Kasten adam yaralamanın cezası ne kadar sorusunun kanundaki karşılığı TCK m.86/1’dir: başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezası alır. Suçun oluşması için failin yaralama kastıyla hareket etmesi ve fiilin mağdurun beden bütünlüğüne yönelmesi yeterlidir.

Kanun üç ayrı ceza kademesi kurar. Birinci kademe temel hâldir. İkinci kademe, yaralamanın etkisinin basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olduğu hâldir ve ceza altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis veya adli para cezasına iner. Üçüncü kademe nitelikli hâllerdir; burada ceza yarı oranında, canavarca hisle işlenmişse bir kat artırılır.

Hangi kademenin uygulanacağını belirleyen belge adli rapordur. Raporda yer alan “basit tıbbi müdahale ile giderilebilir” ifadesi ikinci kademeyi, “basit tıbbi müdahale ile giderilemez” ifadesi ise birinci kademeyi işaret eder. Kemik kırığı, yüzde sabit iz veya yaşamsal tehlike tespitleri dosyayı doğrudan m.87 kapsamına taşır.

DurumKanunCezaŞikâyet
Temel hâlm.86/11 yıl 6 ay – 3 yıl hapisAranmaz
Basit tıbbi müdahalem.86/26 ay – 1 yıl 6 ay hapis veya adli para cezasıŞikâyete bağlı
Basit tıbbi müdahale, kadına karşım.86/2 son cümleAlt sınır 9 aydan az olamazŞikâyete bağlı
Eşe, boşandığı eşe, üstsoya, altsoya, kardeşem.86/3-aCeza yarı oranında artırılırAranmaz
Silahlam.86/3-eCeza yarı oranında artırılırAranmaz
Canavarca hislem.86/3-fCeza bir kat artırılırAranmaz
Kemik kırığı veya çıkığım.87/3Yarısına kadar artırılırFıkraya göre
Yaralama sonucu ölümm.87/410-14 yıl / 14-18 yıl hapisAranmaz

Eşe Karşı Basit Yaralamada Şikayetten Vazgeçme

Eşe karşı basit yaralamada şikayetten vazgeçme, dosyayı sona erdirmez. Bunun sebebi TCK m.86/3’ün açık ifadesidir: suç üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı işlenmişse “şikâyet aranmaksızın” ceza yarı oranında artırılır. Şikâyet aranmayan bir suçta şikâyetten vazgeçmenin hukuki bir sonucu doğmaz; savcılık soruşturmayı resen yürütür, mahkeme yargılamayı sürdürür.

Bu noktada sık yapılan hata, yaralamanın “basit” olmasına bakıp suçun şikâyete bağlı olduğunu varsaymaktır. Yaralamanın basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir olması m.86/2’yi devreye sokar ve o fıkra şikâyete bağlıdır. Ancak mağdur eş ise m.86/3-a aynı anda uygulanır ve şikâyet şartını ortadan kaldırır. İki fıkra birbirini dışlamaz; ikisi birlikte uygulanır.

İkinci sonuç uzlaştırmadadır. CMK m.253/1-b hükmü uzlaştırma kapsamına giren suçları sayarken kasten yaralamayı “üçüncü fıkra hariç” kaydıyla listeler. Yani eşe karşı işlenen yaralamada uzlaştırma yoluna da gidilemez. Tarafların barışması, mahkemenin takdiri indirim uygulaması bakımından dikkate alınabilir; fakat davayı düşürmez.

Aile içi şiddet iddiası taşıyan dosyalarda 6284 sayılı Kanun kapsamında koruyucu ve önleyici tedbir kararları da gündeme gelir. Bu kararlar ceza yargılamasından bağımsız yürür; şikâyetten vazgeçilmesi tedbir kararını kendiliğinden kaldırmaz.

Kadına Karşı Basit Yaralama Şikayete Tabi Mi?

Kadına karşı basit yaralama şikayete tabi mi diye bakıldığında sonuç, mağdurla fail arasındaki ilişkiye bağlıdır. Burada “kadına karşı” ile “eşe karşı” ibarelerinin ayrı hükümler olduğunu görmek gerekir; ikisi sık sık birbirine karıştırılır.

TCK m.86/2’ye 12 Mayıs 2022 tarihli 7406 sayılı Kanun’la eklenen son cümle şöyledir: suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz. Bu ek cümle cezanın tabanını yükseltir; ancak fıkranın “mağdurun şikâyeti üzerine” ifadesini değiştirmez. Dolayısıyla fail ile mağdur arasında m.86/3-a’da sayılan bir yakınlık yoksa, kadına karşı işlenen basit yaralama şikâyete bağlıdır.

Mağdur kadın aynı zamanda failin eşi, boşandığı eşi, altsoyu, üstsoyu veya kardeşi ise tablo değişir: m.86/3-a devreye girer, şikâyet aranmaz ve ceza yarı oranında artırılır. Aynı şekilde fiil silahla işlenmişse m.86/3-e uygulanır ve yine şikâyet şartı aranmaz. Kısacası belirleyici olan mağdurun cinsiyeti değil, fıkranın hangisinin uygulandığıdır.

Silahla Kasten Yaralamaya Teşebbüs Cezası

Silahla kasten yaralamaya teşebbüs cezası iki hükmün birlikte uygulanmasıyla bulunur. Önce m.86/1’deki temel ceza belirlenir, m.86/3-e uyarınca silahla işlenmesi nedeniyle yarı oranında artırılır; ardından fiil teşebbüs aşamasında kaldığı için TCK m.35/2 son cümlesi gereğince cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.

Silah kavramı sanılandan geniştir. TCK m.6/1-f uyarınca ateşli silahlar, patlayıcı maddeler, saldırı ve savunmada kullanılmak üzere yapılmış her türlü kesici, delici veya bereleyici alet ile saldırı ve savunma amacıyla yapılmamış olsa bile fiilen bu amaçla kullanılmaya elverişli diğer şeyler silah sayılır. Bıçak, sopa, şişe veya demir çubuk bu tanıma girebilir.

Teşebbüsün kabul edilebilmesi için failin elverişli hareketlerle icraya başlaması ve elinde olmayan nedenlerle sonuca ulaşamaması gerekir. Darbe savrulmuş ancak isabet etmemişse ya da üçüncü kişiler araya girerek engellemişse teşebbüs gündeme gelir. Mağdurun vücuduna acı verilmişse suç zaten tamamlanmıştır ve teşebbüs hükümleri uygulanmaz.

Basit Yaralamadan Yargılanıyorum Mahkemede Ne Sonuç Çıkar?

Basit yaralamadan yargılanıyorum mahkemede ne sonuç çıkar diye bakıldığında dört olasılık vardır: uzlaşma nedeniyle düşme, beraat, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ya da mahkûmiyet. Hangi sonucun doğacağı, fiilin hangi fıkraya girdiğine ve sanığın sicil durumuna bağlıdır.

Suç m.86/2 kapsamındaysa ve nitelikli hâl bulunmuyorsa dosya öncelikle uzlaştırma bürosuna gönderilir. Taraflar uzlaşırsa kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir veya açılmış dava düşer. Uzlaşma sağlanamazsa yargılama sürer ve mahkûmiyet hâlinde ceza, hapis yerine adli para cezasına çevrilebilir ya da ertelenebilir.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış olması, mahkemece kişilik özellikleri itibarıyla yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varılması ve mağdurun zararının giderilmesi koşullarına bağlıdır. Denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlenmezse dava düşer. Karar aşamasındaki seçenekler için takipsizlik kararı yazımızdaki soruşturma aşaması açıklamaları da yol gösterir.

Uzlaştırma Hangi Yaralamalarda Uygulanmaz?

Uzlaştırma, kasten yaralama suçlarında kural olarak uygulanır; fakat kanun açık bir istisna koyar. CMK m.253/1-b’nin birinci bendi uzlaştırma kapsamına giren suçları sayarken kasten yaralamayı “üçüncü fıkra hariç, madde 86; madde 88″ biçiminde listeler.

Bunun pratik sonucu şudur: eşe, boşandığı eşe, üstsoya, altsoya, kardeşe karşı; kendini savunamayacak durumdaki kişiye karşı; kamu görevi nedeniyle; kamu görevlisinin nüfuzu kötüye kullanılarak; silahla veya canavarca hisle işlenen yaralamalarda uzlaştırma yoluna gidilemez. Bu hâllerde taraflar anlaşsa bile dosya kapanmaz.

Kanunun bir başka kuralı da birleşen suçlarla ilgilidir: uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen başka bir suçla aynı mağdura karşı işlenmesi hâlinde uzlaşma hükümleri uygulanmaz. 24 Aralık 2025 tarihli 7571 sayılı Kanun’la eklenen cümle ise önödeme kapsamındaki bir suçla uzlaştırma kapsamındaki bir suçun birlikte işlenmesi hâlinde, uzlaştırma kapsamındaki suç bakımından uzlaşma hükümlerinin uygulanacağını düzenler.

Kemik Kırığı Cezayı Nasıl Değiştirir?

Kemik kırılması veya çıkığı, yaralamayı kendiliğinden neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama hâline getirmez; ancak cezayı artırır. TCK m.87/3’e göre kasten yaralamanın vücutta kemik kırılmasına veya çıkığına neden olması hâlinde ceza, kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre yarısına kadar artırılır.

Buradaki ölçüt sabit bir oran değildir. Adli Tıp uygulamasında kırığın hayat fonksiyonlarına etkisi hafif, orta veya ağır olarak derecelendirilir ve mahkeme artırım oranını bu dereceye göre belirler. Aynı kemikte birden fazla kırık bulunması ya da birden çok kemiğin kırılması, artırım oranının üst sınıra yaklaşmasına yol açar.

Kırık tespiti aynı zamanda yaralamanın basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir olmadığını gösterir. Bu nedenle m.86/2 uygulanamaz; ceza m.86/1 üzerinden hesaplanır ve suç şikâyete bağlı olmaktan çıkar.

Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Nedir?

Failin kastı yaralamaya yönelikken ortaya kastını aşan ağır bir netice çıkmışsa TCK m.87 uygulanır. Bu maddede iki grup netice sayılır ve her grup için ayrı artırım oranı ile ayrı alt sınır öngörülür.

Birinci grup m.87/1’de düzenlenir: duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması, konuşmada sürekli zorluk, yüzde sabit iz, yaşamı tehlikeye sokan bir durum ve gebe kadına karşı işlenip çocuğun vaktinden önce doğması. Bu hâllerde ceza bir kat artırılır; verilecek ceza m.86/1 hâlinde dört yıldan, m.86/3 hâlinde altı yıldan az olamaz.

İkinci grup m.87/2’dedir: iyileşme olanağı bulunmayan hastalık veya bitkisel hayat, duyu ya da organ işlevinin yitirilmesi, konuşma veya çocuk yapma yeteneğinin kaybolması, yüzün sürekli değişikliği ve gebe kadına karşı işlenip çocuğun düşmesi. Burada ceza iki kat artırılır; alt sınır m.86/1 hâlinde altı yıl, m.86/3 hâlinde dokuz yıldır.

Kasten Yaralama Sonucu Ölüm Meydana Gelirse

Yaralama kastıyla hareket eden failin fiili ölümle sonuçlanmışsa TCK m.87/4 uygulanır. Ceza, m.86/1 kapsamına giren hâllerde on yıldan on dört yıla, m.86/3 kapsamına giren hâllerde on dört yıldan on sekiz yıla kadar hapistir.

Bu hüküm, kasten öldürmeden ayrılır. Ayrım kastın yönündedir: fail ölümü istemiş veya öngörüp kabullenmişse suç kasten öldürmedir ve ceza müebbete kadar çıkar. Yalnızca yaralama kastı varsa m.87/4 uygulanır. Kastın tespiti için darbe sayısı, kullanılan aletin niteliği, hedef alınan bölge ve olay sonrası davranışlar birlikte değerlendirilir.

İki suç arasındaki sınır uygulamada en çok tartışılan konudur ve sonucu yıllarca değiştirir. Ölüm neticesinin doğduğu dosyalarda nitelendirmenin nasıl kurulduğu için kasten adam öldürmenin cezası yazımızdaki kast ölçütleri karşılaştırma imkânı verir.

Yaralamanın İhmali Davranışla İşlenmesi

Yaralama yalnızca aktif hareketle değil, yapılması gereken bir davranışın yapılmamasıyla da işlenebilir. TCK m.88, kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi hâlinde verilecek cezanın üçte ikisine kadar indirilebileceğini düzenler.

Maddenin uygulanmasında kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesine ilişkin koşullar göz önünde bulundurulur. Yani kişinin kanundan veya sözleşmeden doğan bir yükümlülüğünün bulunması ya da önceki davranışıyla tehlikeli bir durum yaratmış olması gerekir. Bakım yükümlüsünün gerekli müdahaleyi yapmaması bu kapsamdadır.

İndirim zorunlu değildir; kanun “indirilebilir” der. Mahkeme ihmalin ağırlığını, yükümlülüğün niteliğini ve neticenin ağırlığını değerlendirerek indirim uygulayıp uygulamayacağına karar verir. Ayrıca m.88 kapsamındaki yaralama, CMK m.253/1-b’de uzlaştırma kapsamında sayılmıştır.

Taksirle Yaralama ile Kasten Yaralama Arasındaki Fark

Taksirle yaralama TCK m.89’da düzenlenir ve cezası dört aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Fark, failin iradesindedir: kasten yaralamada fail neticeyi isteyerek hareket eder, taksirle yaralamada dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı sonucu istemediği bir netice doğar.

Şikâyet rejimi de ayrıdır. TCK m.89/5 uyarınca taksirle yaralamanın soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır; ancak birinci fıkra kapsamına giren yaralama hariç olmak üzere, suçun bilinçli taksirle işlenmesi hâlinde şikâyet aranmaz. Trafik kazalarında en sık karşılaşılan tartışma budur ve taksirle yaralamada şikâyetten vazgeçme yazımızda ayrıntılı olarak ele alınmıştır.

Taksirle yaralamada fiilin birden fazla kişinin yaralanmasına neden olması hâlinde ceza dokuz aydan beş yıla kadar hapse çıkar. Trafik kazalarında uygulanan ceza rejiminin tamamı için yaralamalı trafik kazası cezaları yazımıza bakılabilir.

Meşru Müdafaa ve Haksız Tahrik Yaralamada Nasıl İşler?

Karşılıklı kavgadan doğan dosyalarda kasten adam yaralamanın cezası ne kadar olacağı, çoğu zaman meşru müdafaa ve haksız tahrik değerlendirmesiyle belirlenir. İkisi aynı şey değildir: meşru müdafaa cezayı tümüyle kaldırır, haksız tahrik yalnızca indirir.

TCK m.25/1 uyarınca kendisine veya başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen ya da tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı, o anki koşullara göre saldırıyla orantılı biçimde defetme zorunluluğuyla işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez. Saldırı sona ermişse artık savunmadan söz edilemez; bu durumda olsa olsa haksız tahrik gündeme gelir.

Haksız tahrik TCK m.29’da düzenlenir. Haksız bir fiilin doğurduğu hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kişinin cezasında, hapis cezalarında dörtte birden dörtte üçe kadar indirim yapılır. Karşılıklı kavgalarda mahkeme her iki tarafın hareketlerini sırasıyla değerlendirir ve tahrikin kimden başladığını belirler; ilk haksız hareketi yapan taraf indirimden yararlanamaz.

Şikâyet Süresi ve Zamanaşımı

Şikâyete bağlı yaralama hâllerinde süre TCK m.73’e göre işler: yetkili kişi, fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlayarak altı ay içinde şikâyette bulunmalıdır. Bu süre içinde şikâyet edilmezse soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.

Şikâyet hakkı olan birkaç kişiden birinin altı aylık süreyi geçirmesi diğerlerinin hakkını düşürmez. İştirak hâlinde işlenen suçlarda sanıklardan biri hakkındaki şikâyetten vazgeçme ise diğerlerini de kapsar. Şikâyetten vazgeçme yalnızca şikâyete bağlı suçlarda davayı düşürür; m.86/3 hâllerinde bu sonuç doğmaz.

Dava zamanaşımı TCK m.66’ya göre belirlenir. Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlarda süre sekiz yıl, beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda on beş yıldır. Süre belirlenirken suçun kanunda yer alan cezasının üst sınırı ve dosyadaki delillere göre nitelikli hâlleri de göz önünde bulundurulur.

Madde metinlerine 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu üzerinden ulaşılabilir.

Adli Para Cezası, Erteleme ve Denetim Süresi

Kısa süreli hapis cezaları belirli koşullarda seçenek yaptırımlara çevrilebilir. TCK m.50 uyarınca bir yıl veya daha az süreli hapis cezası kısa süreli sayılır ve suçlunun kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, yargılama sürecindeki pişmanlığı ile suçun işlenmesindeki özellikler dikkate alınarak adli para cezasına ya da maddede sayılan tedbirlerden birine çevrilebilir.

Erteleme TCK m.51’de düzenlenir. İki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir; bunun için daha önce kasıtlı bir suçtan üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması ve suçu yeniden işlemeyeceği yönünde kanaat oluşması gerekir. Erteleme kararında bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere denetim süresi belirlenir.

Bu kurumların hiçbiri otomatik değildir. Mahkeme her birini gerekçelendirmek zorundadır ve uygulanmama kararı da gerekçeli olmalıdır. Gerekçenin yetersizliği istinaf aşamasında denetlenir.

Yaralama Dosyasında İlk Yapılması Gerekenler

Yaralama dosyalarında delil, olaydan sonraki ilk saatlerde oluşur. Adli muayene raporunun alınması, darp izlerinin fotoğraflanması, olay yerindeki kamera kayıtlarının süresi dolmadan istenmesi ve tanık bilgilerinin kaydedilmesi, ilerleyen aşamada fıkranın hangisi olacağını belirleyen unsurlardır.

Mağdur bakımından adli rapordaki nitelendirme, sanık bakımından ise meşru müdafaa ve haksız tahrik iddialarının hangi delillerle destekleneceği baştan planlanmalıdır. Ceza dosyasının yanı sıra maddi ve manevi tazminat talepleri de gündeme gelir; bu talepler için basit yaralamada manevi tazminat yazımızdaki ölçütler yol gösterir. Dosyanızın durumunu değerlendirmek isterseniz Ankara ceza avukatı sayfamızdaki iletişim bilgilerinden randevu alabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Kasten adam yaralamanın cezası ne kadar?

TCK m.86/1’e göre bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapistir. Yaralama basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafifse ceza altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis veya adli para cezasına iner.

Eşe karşı basit yaralamada şikayetten vazgeçme davayı düşürür mü?

Düşürmez. TCK m.86/3-a uyarınca suç eşe veya boşanılan eşe karşı işlendiğinde şikâyet aranmaksızın ceza yarı oranında artırılır. Şikâyet aranmayan bir suçta vazgeçmenin davayı sona erdirme etkisi yoktur.

Kadına karşı basit yaralama şikayete tabi mi?

Fail ile mağdur arasında m.86/3-a’daki yakınlık yoksa şikâyete tabidir; ancak cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz. Mağdur failin eşi, boşandığı eşi, altsoyu, üstsoyu veya kardeşi ise şikâyet aranmaz.

Eşe karşı yaralamada uzlaştırma uygulanır mı?

Uygulanmaz. CMK m.253/1-b, uzlaştırma kapsamına giren kasten yaralamayı “üçüncü fıkra hariç” kaydıyla sayar; m.86/3 hâlleri bu kapsamın dışındadır.

Silahla kasten yaralamaya teşebbüs cezası nasıl hesaplanır?

Önce m.86/1’deki temel ceza belirlenir, m.86/3-e uyarınca yarı oranında artırılır, ardından TCK m.35/2 gereğince cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.

Bıçak kanunen silah sayılır mı?

Sayılır. TCK m.6/1-f, saldırı ve savunmada kullanılmak üzere yapılmış her türlü kesici, delici veya bereleyici aleti silah olarak tanımlar. Ayrıca bu amaçla yapılmamış olsa bile fiilen kullanılmaya elverişli şeyler de silah sayılabilir.

Basit yaralamadan yargılanıyorum mahkemede ne sonuç çıkar?

Dört olasılık vardır: uzlaşma nedeniyle düşme, beraat, hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya mahkûmiyet. Mahkûmiyet hâlinde ceza adli para cezasına çevrilebilir ya da ertelenebilir.

Kemik kırılması cezayı ne kadar artırır?

TCK m.87/3 uyarınca ceza, kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre yarısına kadar artırılır. Artırım oranı sabit değildir, adli raporda belirlenen dereceye göre değişir.

Yüzde sabit iz kalırsa ceza ne olur?

TCK m.87/1-c uyarınca ceza bir kat artırılır ve verilecek ceza m.86/1 hâlinde dört yıldan, m.86/3 hâlinde altı yıldan az olamaz. Yüzün sürekli değişikliği hâlinde ise ceza iki kat artırılır.

Yaralama sonucu ölüm meydana gelirse ceza nedir?

TCK m.87/4 uygulanır: m.86/1 kapsamındaki hâllerde on yıldan on dört yıla, m.86/3 kapsamındaki hâllerde on dört yıldan on sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Yaralamada şikâyet süresi ne kadardır?

Şikâyete bağlı hâllerde süre altı aydır. Süre, şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden işlemeye başlar.

Kardeşe karşı yaralamada şikâyet aranır mı?

Aranmaz. TCK m.86/3-a üstsoy, altsoy, eş, boşanılan eş ve kardeşi birlikte sayar; bu kişilere karşı işlenen yaralamada şikâyet aranmaksızın ceza yarı oranında artırılır.

Yaralamada hangi mahkeme görevlidir?

Kasten yaralama suçlarında kural olarak asliye ceza mahkemesi görevlidir. Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamanın ölümle sonuçlandığı hâllerde ise ağır ceza mahkemesi görevlidir.

Taksirle yaralamada şikâyet her zaman aranır mı?

Hayır. TCK m.89/5 uyarınca taksirle yaralama şikâyete bağlıdır; ancak birinci fıkra kapsamına giren yaralama hariç olmak üzere suçun bilinçli taksirle işlenmesi hâlinde şikâyet aranmaz.

Buradaki açıklamalar genel nitelikte bilgilendirme amacı taşır; her dosyanın kendi delil durumu farklıdır. Ceza mevzuatında sık değişiklik yapıldığından adım atmadan önce bir avukatla görüşmeniz önerilir. Hazırlayan: Av. Handan Sayan Özgül.