Genel, Hukuk, Tazminat Hukuku, Trafik Kazası Hukuku

Yaralamalı Trafik Kazası Cezaları Nelerdir?

Yaralamalı Trafik Kazası Cezaları: Hapis, Para Cezası ve Ehliyete El Koyma

Yaralamalı trafik kazası cezaları tek bir maddeden değil, üç ayrı kanaldan doğar: sürücünün ceza sorumluluğu Türk Ceza Kanunu’nun 89. maddesindeki taksirle yaralama suçundan, ehliyete ilişkin sonuçlar hem TCK m.53/6’dan hem Karayolları Trafik Kanunu’ndan, idari para cezaları ise kazaya yol açan kural ihlalinden gelir. Bugün temel ceza dört aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır; bu aralık 7571 sayılı Kanun’la 25 Aralık 2025’te yükseltilmiştir.

Makale İçeriği

Her kanalın kendi kuralı vardır ve yazı bunları sırasıyla ele alıyor: hangi yaralanmada cezanın ne kadar arttığı, şikâyetin ne zaman gerekip ne zaman gerekmediği, uzlaştırmanın kapsamı, ehliyete hangi hâllerde ve ne süreyle el konulduğu, alkol ve ehliyetsizliğin etkisi, erteleme ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması arasındaki fark ve kararın sicile yansıyıp yansımadığı.

Özet

Yaralamalı trafik kazasında ceza, yaralanmanın ağırlığına, kusurun türüne ve kazaya eşlik eden ihlale göre üç kanaldan belirlenir.

  • Temel ceza: TCK m.89/1’e göre dört ay–iki yıl hapis veya adli para; kemik kırığı ya da yaşamsal tehlikede yarı oranında, organ işlevinin yitirilmesinde bir kat artırılır; birden fazla yaralıda dokuz ay–beş yıl hapis.
  • Şikâyet: Basit taksirde yaralanma ne kadar ağır olursa olsun dosya şikâyete bağlıdır; şikâyet ancak bilinçli taksir ile birinci fıkrayı aşan yaralanma birlikte varsa aranmaz. Uzlaştırma ise m.89’un tamamına uygulanır.
  • Ehliyet: Soruşturmada adli kontrolle (CMK m.109/3-d), hükümde üç ay–üç yıl (TCK m.53/6), alkolde KTK m.48 ile altı ay–beş yıl; kazanın kendisi otomatik geri alma sebebi değildir.
  • Güncel rakamlar: Adli para cezasında günlük miktar 100–500 TL, alkollü araç kullanmanın cezası (TCK m.179/3) altı ay–iki yıl, ehliyetsiz kullanım 40.000 TL, yaralamalı kazada olay yerini terk bir–üç yıl hapis.

Yaralamalı Trafik Kazası Cezaları Nelerdir?

Yaralamalı trafik kazası cezaları, TCK m.89’daki taksirle yaralama suçunun hapis veya adli para cezasından, TCK m.53/6’daki sürücü belgesinin geri alınmasından ve KTK’daki idari yaptırımlardan oluşur. Trafikte gerçekleşmiş olması ayrı bir suç tipi yaratmaz; kaza, taksirle yaralamanın en sık görüldüğü uygulama alanıdır.

Ceza miktarını belirleyen dört değişken vardır: yaralanmanın ağırlığı (m.89’un fıkraları), yaralanan kişi sayısı (m.89/4), kusurun basit mi bilinçli mi olduğu (m.22/3) ve sürücünün kusur payı (m.22/4). Aşağıdaki tablo, lafızdan doğrudan çıkan aralıkları gösterir.

Durum Dayanak Ceza
Acı, sağlığın veya algılama yeteneğinin bozulması (temel hâl) TCK m.89/1 4 ay – 2 yıl hapis veya adli para
Kemik kırığı, organ işlevinin sürekli zayıflaması, konuşmada sürekli zorluk, yüzde sabit iz, yaşamı tehlikeye sokan durum, erken doğum TCK m.89/2 Birinci fıkradaki ceza yarısı oranında artırılır
İyileşmesi olanaksız hastalık veya bitkisel hayat, organ işlevinin yitirilmesi, konuşma ya da çocuk yapma yeteneğinin kaybı, yüzün sürekli değişikliği, çocuğun düşmesi TCK m.89/3 Birinci fıkradaki ceza bir kat artırılır
Birden fazla kişinin yaralanması TCK m.89/4 9 ay – 5 yıl hapis (adli para seçeneği yok)
Bilinçli taksir TCK m.22/3 Ceza üçte birden yarısına kadar artırılır

İdari tarafta ise kazanın kendisi için “kazaya sebebiyet verme” adında tek bir para cezası yoktur. Ceza, kazaya yol açan somut ihlalin (kırmızı ışık, şeride tecavüz, alkol gibi) KTK’daki karşılığından doğar ve aynı ihlal için ceza puanı işlenir (KTK m.118/1). Bu iki taraf birbirinden bağımsız yürür; idari cezanın ödenmesi ceza davasını etkilemez.

Basit yaralamalı trafik kazasında ceza ne olur?

Halk arasında hafif yaralamalı trafik kazası denilen basit yaralanma, kanunun diliyle m.89/2 ve m.89/3’teki ağır neticelerin hiçbirinin doğmadığı hâldir ve m.89/1 kapsamına girer: dört aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası. Adli raporlarda sıkça görülen “basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir” ifadesi pratikte bu hâlin göstergesidir; ancak bu ölçüt kanunda kasten yaralama için (m.86/2) yazılıdır, taksirle yaralamada fıkrayı belirleyen şey m.89/2-3’teki neticelerin bulunup bulunmadığıdır.

Basit yaralamalı dosyaların büyük bölümü yargılamaya hiç varmadan kapanabilir, çünkü bu dosyalar hem şikâyete bağlıdır hem de uzlaştırma kapsamındadır. Şikâyet yoksa soruşturma yapılamaz; uzlaşma sağlanır ve edim tek seferde yerine getirilirse kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.

Yaralamalı Trafik Kazasında Hapis Cezası Verilir mi?

Evet, verilebilir; ancak her yaralamalı kazada hapis cezası kaçınılmaz değildir. TCK m.89/1 hapis ile adli para cezasını seçimlik olarak öngörür, yani hâkim temel hâlde doğrudan adli para cezasına da hükmedebilir. Birden fazla kişinin yaralandığı m.89/4’te ise seçenek yoktur, ceza yalnız hapistir.

Hapis cezasının miktarı, önce temel cezanın belirlenmesi, sonra artırımların sırayla uygulanmasıyla bulunur. Örneğin kemik kırığına yol açan bir kazada m.89/1’e göre belirlenen ceza yarı oranında artırılır; aralık bu durumda altı aydan üç yıla, organ işlevinin yitirildiği m.89/3 hâlinde ise sekiz aydan dört yıla kadar uzanır. Bilinçli taksir varsa bu cezaya ayrıca üçte birden yarıya kadar artırım eklenir ve m.22/3 bu artırımı “artırılır” diye emredici biçimde kurar.

Hapis cezasına hükmedilmesi, sürücünün cezaevine gireceği anlamına gelmez. Hükmedilen cezanın ertelenmesi (TCK m.51), hükmün açıklanmasının geri bırakılması (CMK m.231) ve taksirli suçta hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi (TCK m.50/4) üç ayrı yoldur. Ancak bu yollar birbirinin yerine geçmez ve her birinin kendi şartı vardır; aşağıdaki bölümlerde ayrı ayrı açıklanıyor.

İnfaz tarafında en sık gözden kaçan kural şudur: suç tanımında hapis ile adli para seçimlik öngörülmüşse ve hâkim hapsi seçmişse, bu ceza artık adli para cezasına çevrilemez (TCK m.50/2). Bu yüzden m.89/1’deki bir dosyada hâkimin ilk tercihi, sonradan “paraya çevirme” yolunun açık olup olmayacağını belirler.

Yaralamalı trafik kazasında tutuklama olur mu?

Temel hâlde olmaz. CMK m.100/4’e göre sadece adli para cezasını gerektiren suçlarda ve vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç olmak üzere hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez. m.89/1’in üst sınırı iki yıl olduğu ve suç taksirle işlendiği için basit yaralamalı kazada tutuklama yasağı vardır.

Üst sınırı iki yılı aşan hâllerde (m.89/2, m.89/3, m.89/4) yasak işlemez; ancak tutuklama yine CMK m.100’deki kaçma veya delil karartma şüphesi gibi sebeplerin ve ölçülülüğün varlığına bağlıdır. Uygulamada yaralamalı kazada daha sık görülen tedbir, tutuklama yerine adli kontroldür; tutuklama yasağı bulunan hâllerde de adli kontrol uygulanabilir (m.109/2) ve bu kapsamda araç kullanma yasağı ile sürücü belgesinin teslimi istenebilir. Alkol, olay yerini terk veya sürücü değişikliği gibi eşlik eden suçlar ise ayrı değerlendirilir.

Yaralamalı Trafik Kazasında Para Cezası Uygulanır mı?

Uygulanır ve iki ayrı türü vardır. Birincisi TCK m.89’dan doğan adli para cezasıdır; ceza mahkemesi verir ve bir mahkûmiyet hükmüdür. İkincisi kazaya yol açan trafik ihlalinden doğan idari para cezasıdır; kolluk tarafından tutanakla uygulanır ve bir kabahattir. Aynı kazada ikisi birlikte görülebilir.

Adli para cezası, m.89/1’de hapse seçenek olarak yer alır. Hâkim, hapis ile adli paradan birini seçer; ikisine birlikte hükmedilmez. m.89/2 ve m.89/3’teki artırımlar birinci fıkraya göre belirlenen cezaya uygulandığından, ağır yaralanmada da temel ceza adli para olarak belirlenmişse artırım bu para cezası üzerinden yapılır. m.89/4’te ise adli para seçeneği bulunmaz.

Bir de dolaylı yol vardır: taksirli suçtan hükmolunan hapis cezası, uzun süreli olsa bile diğer koşullar varsa adli para cezasına çevrilebilir (TCK m.50/4). Bu kapı yalnız bilinçli taksirde kapalıdır. m.89/4’teki birden fazla yaralılı bir kazada hükmedilen hapis cezası, basit taksir söz konusuysa bu yolla paraya çevrilebilir; aynı ceza bilinçli taksirle verilmişse hapis olarak kalır.

İdari para cezalarının tutarı, ihlalin türüne göre KTK’nın ilgili maddesinde yazılıdır ve her yıl yeniden değerleme oranında güncellenir. 7574 sayılı Kanun’la 12 Şubat 2026’da maktu tutarlara bağlanan üç kalem bu yazının konusuyla doğrudan ilgilidir: ehliyetsiz araç kullanma (m.36/3), alkollü araç kullanma (m.48/5) ve olay yerini terk (m.81/3).

Kazaya Sebebiyet Verme Para Cezası Ne Kadar?

“Kazaya sebebiyet verme” adında tek bir idari para cezası kanunda yoktur. Kaza yapan sürücü, kazaya yol açan ihlalin cezasını öder: kırmızı ışıkta geçtiyse m.47’nin, şeride tecavüz ettiyse ilgili maddenin, alkollüyse m.48’in karşılığını. KTK m.84, bu ihlallerden on ikisini asli kusur hâli olarak sayar; ceza, kusurun kendisine değil ihlale bağlanır.

Yaralanma varsa ikinci bir para cezası ihtimali doğar: TCK m.89/1’e göre hükmedilen adli para cezası. Bu ceza “kaç TL” sorusuna sabit bir rakamla cevap vermez; gün sayısı ile bir günlük miktarın çarpımıyla hesaplanır. Bir günlük miktar 100 ile 500 TL arasındadır (TCK m.52/2, 7499 sayılı Kanun’la 1 Haziran 2024’ten beri); eski kaynaklarda geçen “20 ile 100 TL” aralığı yürürlükte değildir.

Para cezası türü Kim verir Dayanak Tutar nasıl belirlenir
Kazaya yol açan ihlalin cezası Trafik kolluğu KTK’nın ihlale ait maddesi Kanundaki tutar, yıllık yeniden değerlemeyle
Olay yerini terk (anlaşma hâli dışında) Trafik kolluğu KTK m.81/3 46.000 TL
Taksirle yaralamadan adli para Ceza mahkemesi TCK m.89/1, m.52 Gün sayısı × günlük 100–500 TL

Trafik kazasında kamu malına zarar vermenin cezası

Kazada bariyer, aydınlatma direği, trafik levhası veya refüj gibi kamu malına zarar verilmesi tek başına suç oluşturmaz. TCK m.22/1’e göre taksirle işlenen fiiller yalnızca kanunun açıkça belirttiği hâllerde cezalandırılır; mala zarar verme suçu (m.151-152) ise yalnız kasten işlenebilir. Dolayısıyla dikkatsizlikle kamu malına çarpan sürücü hakkında bu yüzden ceza davası açılmaz.

Bunun sonucu hukuki sorumluluktur: ilgili idare, zararın tazminini işletenden ve sürücüden isteyebilir; zorunlu trafik sigortası da üçüncü kişilerin maddi zararları kapsamında bu zararı poliçe limitine kadar karşılar. Kazaya yol açan ihlalin idari para cezası ise ayrıca uygulanır.

Yaralamalı Trafik Kazasında Ehliyete El Konulur mu?

Yaralamalı trafik kazasında ehliyete el koyma kendiliğinden gerçekleşmez; kazadan dolayı ehliyete el koyma için kazaya eşlik eden bir tedbir, hüküm ya da ihlal gerekir. Yaralamalı kazada sürücü belgesi üç ayrı kanaldan ve her biri kendi şartına bağlı olarak alınabilir: soruşturma veya kovuşturma sırasında adli kontrol, mahkûmiyet hükmüyle birlikte TCK m.53/6 ve kazaya eşlik eden belirli ihlallerde KTK’daki idari geri alma.

Kanal Kim karar verir Ne zaman Süre
Adli kontrol (CMK m.109/3-d) Sulh ceza hâkimi veya mahkeme Soruşturma ya da kovuşturma sürerken Tedbir devam ettiği sürece
Güvenlik tedbiri (TCK m.53/6) Ceza mahkemesi, hükümde Taksirli suçtan mahkûmiyette 3 ay – 3 yıl; hüküm kesinleşince yürürlüğe girer, süre cezanın infazından sonra işler
Alkol (KTK m.48/5) Trafik kolluğu 0,50 promil üstü (hususi otomobil dışı 0,21) 6 ay; beş yıl içinde ikincide 2 yıl, üç ve üzerinde her seferinde 5 yıl
Uyuşturucu (KTK m.48/8) Trafik kolluğu Uyuşturucu veya uyarıcı madde tespitinde Belge iptal; yeniden almak için en az 5 yıl
Ölçüm yaptırmama (KTK m.48/9) Trafik kolluğu Alkol veya madde ölçümünü reddetme 5 yıl
Olay yerini terk (KTK m.81/3) Kolluk Yaralanmalı kazada izinsiz ayrılma 2 yıl
Ceza puanı (KTK m.118) Kolluk Bir yılda 100 puan 2 ay; aynı yıl ikincide 4 ay, üçüncüde iptal

Adli kontrol, sık bilinmeyen ama pratikte en erken işleyen kanaldır. CMK m.109/3-(d), şüphelinin “her türlü taşıtları veya bunlardan bazılarını kullanamamak ve gerektiğinde … sürücü belgesini teslim etmek” yükümlülüğüne tabi tutulabileceğini düzenler. Taksirle yaralamanın üst sınırı iki yılı aşmadığı için temel hâlde tutuklama yasağı vardır (CMK m.100/4); ancak m.109/2’ye göre tutuklama yasağı bulunan hâllerde de adli kontrol uygulanabilir.

TCK m.53/6 ise hükümle birlikte verilen bir güvenlik tedbiridir ve “karar verilebilir” ifadesiyle takdire bırakılmıştır. Hâkim, trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılıktan mahkûmiyet hâlinde üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere belgenin geri alınmasına hükmedebilir. Kanunda “süresiz” ya da “kalıcı” bir geri alma bu maddede yoktur; kalıcılığa en yakın sonuç, uyuşturucu hâlindeki belge iptalidir.

Adli kontrolle alınan ehliyet ne zaman geri verilir?

Adli kontrol bir ceza değil, yargılama süresince uygulanan bir tedbirdir; bu yüzden süresi hükümle değil tedbirin devamıyla ölçülür. Soruşturma evresinde sulh ceza hâkimi, kovuşturma evresinde mahkeme, yükümlülüğün devamının gerekip gerekmediğine en geç dört aylık aralıklarla karar verir (CMK m.110/4). Hâkim yükümlülüğü kaldırabilir, değiştirebilir ya da şüpheliyi geçici olarak muaf tutabilir (m.110/2); şüpheli veya müdafi de bu yönde talepte bulunabilir.

Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde, yani taksirle yaralamada, adli kontrolün süresi en çok iki yıldır ve ancak zorunlu hâllerde gerekçe gösterilerek bir yıl daha uzatılabilir (m.110/A-1). Mahkûmiyet hâlinde TCK m.53/6’ya göre belge geri alınmışsa, bu geri almanın süresi cezanın infazından sonra işlemeye başlar.

Yaralamalı Trafik Kazası Cezaları Kusur Oranına Göre Değişir mi?

Değişir. TCK m.22/4, taksirle işlenen suçtan dolayı verilecek cezanın failin kusuruna göre belirleneceğini yazar; m.22/5 de birden fazla kişinin taksirle işlediği suçlarda her failin cezasının kusuruna göre ayrı ayrı belirleneceğini ekler. Kusur oranı, suçun var olup olmadığını değil, hâkimin temel cezayı alt sınırdan ne kadar uzaklaştıracağını etkiler.

Tali kusurlu sürücü de mahkûm olabilir. Az kusur cezayı kaldırmaz, miktarını belirler; tamamen kusursuz sürücü ise beraat eder, çünkü fiilde kast veya taksirin bulunmaması bir beraat sebebidir (CMK m.223/2-c). Kusursuzluğun “ceza verilmesine yer olmadığı” kararıyla karıştırılmaması gerekir; ikisi farklı hükümlerdir.

Asli kusur ve tali kusur nedir?

KTK m.84, sürücülerin asli kusurlu sayıldığı on iki hâli kapalı liste olarak sayar: kırmızı ışıkta veya yetkili memurun dur işaretinde geçme, taşıt giremez yola veya bölünmüş yolda karşı yöne girme, karşı şeride girme, arkadan çarpma, geçme yasağı olan yerde geçme, doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma, şeride tecavüz, kavşakta geçiş önceliğine uymama, dar kaplamada geçiş önceliğine uymama, manevraların genel şartlarına uymama, yerleşim dışında taşıt yolunda park veya duraklama ve kurallara uygun park edilmiş araca çarpma.

İki yaygın yanlış bu listeyle düzeltilir. Birincisi, hız aşımı ve alkol listede yoktur; ikisi de kusurun belirlenmesinde değerlendirilir ama kendiliğinden asli kusur hâli sayılmaz. İkincisi, hatalı şerit değiştirme tali değil, doğrultu değiştirme manevrasının yanlış yapılması olarak asli kusur hâlidir. Listedeki hareketlerden biri birden fazla sürücü tarafından yapılmışsa ya da kaza liste dışı bir ihlalden doğmuşsa, kusur oranı yönetmelikteki esaslara göre belirlenir (m.84 son fıkra).

Kusur raporuna nasıl itiraz edilir?

Kaza tespit tutanağı kusur oranını yüzde olarak yazmaz; ceza dosyasında kusur, bilirkişi raporuyla belirlenir. Rapora karşı sanık ve katılan, mahkemeden yeni bilirkişi incelemesi ya da mütalaa alınmasını isteyebilir. İtiraz somut teknik tespitlere (hız hesabı, görüş mesafesi, fren izi, kamera kaydı) dayandırılmadığında reddedilmesi olasıdır; illiyet bağının kesildiği savunmasının ancak bu tür tespitlerle desteklendiğinde karşılık bulduğu görülür. Tazminat tarafında kusur oranının etkisi için tali kusurlu kişinin tazminat hakkı ayrıca incelenebilir.

Taksirle Yaralama Suçu Trafik Kazalarında Nasıl Değerlendirilir?

Taksir, TCK m.22/2’deki tanımıyla “dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesidir”. Trafikte bu, sürücünün yaralanmayı istememesi ve öngörmemesi, ancak kurallara uygun davransaydı neticenin önlenebilecek olması demektir. Kasıt yoksa kasten yaralama (m.86) değil, taksirle yaralama (m.89) uygulanır.

Değerlendirme üç soruda toplanır. İlki kusurdur: sürücü dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davrandı mı, bu aykırılık kazaya ne ölçüde yol açtı. İkincisi neticedir: yaralanma m.89’un hangi fıkrasına giriyor; bunu adli tıp veya tam teşekküllü hastane raporu gösterir. Üçüncüsü illiyettir: yaralanma sürücünün davranışının sonucu mu, yoksa zincir mağdurun veya üçüncü kişinin ağır kusuruyla mı kesildi.

  • Kusur: bilirkişi raporu ve kaza tespit tutanağıyla belirlenir; m.22/4 cezayı kusura göre bireyselleştirir.
  • Netice: m.89/1 temel hâl, m.89/2 yarı oranında artırım, m.89/3 bir kat artırım, m.89/4 birden fazla yaralı.
  • İlliyet: kesildiği somut delille gösterilmedikçe savunma olarak sonuç vermez.
  • Kusurun türü: basit taksir mi, bilinçli taksir mi; bu ayrım hem cezayı hem şikâyet rejimini hem de paraya çevirme imkânını değiştirir.

Dava zamanaşımı sekiz yıldır. m.89’un dört fıkrasında da ceza üst sınırı beş yılı aşmadığından TCK m.66/1-e uygulanır; seçimlik cezalarda zamanaşımı bakımından hapis cezası esas alınır (m.66/4) ve süre kaza gününden işlemeye başlar (m.66/6). Bilinçli taksir bu süreyi uzatmaz.

Bilinçli Taksir Yaralamalı Trafik Kazası Cezasını Artırır mı?

Artırır ve bu artırım isteğe bağlı değildir. TCK m.22/3’e göre kişinin öngördüğü neticeyi istememesine karşın neticenin meydana gelmesi hâlinde bilinçli taksir vardır ve “bu halde taksirli suça ilişkin ceza üçte birden yarısına kadar artırılır”. Hâkimin takdiri yalnız oranda, yani üçte bir ile yarı arasında nereye gideceğindedir.

Güncel rakamlarla bir örnek: basit yaralamada temel ceza dört ay olarak belirlenmişse, bilinçli taksir hâlinde en az beş ay on güne çıkar. Eski kaynaklarda bu örnek “üç aydan bir yıla kadar” temel ceza üzerinden anlatılır; o aralık 7571 sayılı Kanun’la değiştirilmiş, bugün m.89/1’deki ceza dört aydan iki yıla kadardır.

Bilinçli taksirin daha az bilinen, ama çoğu zaman artırımdan daha ağır sonucu, hapis cezasının paraya çevrilememesidir. TCK m.50/4 taksirli suçlarda uzun süreli hapsin bile adli para cezasına çevrilmesine izin verir; aynı fıkranın son cümlesi “Ancak, bu hüküm, bilinçli taksir halinde uygulanmaz” der. Aynı süreli ceza, basit taksirde paraya çevrilebilirken bilinçli taksirde hapis olarak kalır.

Hangi durumlar bilinçli taksir sayılır?

Kanun bilinçli taksiri bir kural ihlali listesiyle değil, neticenin öngörülmüş olmasıyla tanımlar. Bu yüzden hız aşımı, kırmızı ışık ihlali veya alkollü araç kullanma kendiliğinden bilinçli taksir sayılmaz; somut olayda sürücünün yaralanma ihtimalini gördüğü hâlde “olmaz” diye hareket ettiğinin ortaya konması gerekir. Uygulamada yüksek promilli alkolle, ters yönde ya da yoğun yaya trafiği içinde aşırı hızla araç kullanma gibi hâllerde bu değerlendirme sıklıkla gündeme gelir.

  • Kural ihlali tek başına bilinçli taksiri ispatlamaz; öngörme olgusu ayrıca değerlendirilir.
  • Ehliyetsizlik de kendiliğinden bilinçli taksir değildir.
  • Bilinçli taksir tazminat sorumluluğunu kendiliğinden artırmaz; tazminat, zararın miktarı ve mağdurun müterafik kusuru üzerinden hesaplanır.

Yaralamalı Trafik Kazasında Şikâyet Gerekli midir?

Kural olarak gereklidir. TCK m.89/5’e göre taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır. İstisna tek cümledir: “birinci fıkra kapsamına giren yaralama hariç, suçun bilinçli taksirle işlenmesi halinde şikâyet aranmaz.” Şikâyetin aranmaması için iki şart birlikte gerçekleşmelidir: kusur bilinçli taksir olmalı ve yaralanma birinci fıkrayı aşmalıdır.

Bu yüzden en yaygın yanlış, “ağır yaralanma varsa şikâyet aranmaz” cümlesidir. Basit taksirle kemik kırığına, hatta organ işlevinin yitirilmesine yol açılmış olsa bile dosya şikâyete bağlıdır. Tersine, bilinçli taksirle işlenmiş ama yaralanması m.89/1’de kalmış bir kazada da şikâyet gerekir.

Kusurun türü Yaralanma Şikâyet gerekir mi?
Basit taksir m.89/1, 89/2, 89/3 veya 89/4 Evet
Bilinçli taksir Yalnız m.89/1 Evet
Bilinçli taksir m.89/2 veya 89/3 Hayır, re’sen yürür
Bilinçli taksir, birden fazla yaralı Hepsi m.89/1’de Evet
Bilinçli taksir, birden fazla yaralı En az biri m.89/1’i aşıyor Hayır

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 1,42 promil alkollü sürücünün beş kişiyi yaraladığı bir dosyada, yaralanmaları birinci fıkrada kalan mağdurlar bakımından suçun bilinçli taksirle işlenmiş olsa da şikâyete bağlı olduğunu vurgulamıştır (12. CD, 2021/1615 E., 2021/5984 K.). Aynı daire, 1,03 promil alkollü sürücünün yol açtığı ve tüm mağdurların basit yaralandığı başka bir dosyada suçu hem şikâyete bağlı hem uzlaştırma kapsamında saymıştır (12. CD, 2020/2628 E., 2021/1948 K.).

Şikâyet süresi ne kadar?

Şikâyet süresi altı aydır ve şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar; bu süre dava zamanaşımını geçemez (TCK m.73/1-2). Süre hak düşürücüdür: altı ay içinde şikâyette bulunulmazsa soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. Birden fazla mağdurdan birinin süreyi kaçırması diğerlerinin hakkını düşürmez (m.73/3).

Şikâyetten vazgeçilirse dava düşer mi?

Şikâyete bağlı dosyada vazgeçme davayı düşürür (TCK m.73/4) ve bu hâlde mahkeme düşme kararı vermek zorundadır. Hükümden sonra, istinaf veya temyiz aşamasındaki vazgeçme de sonuç doğurur; yalnız hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme infaza engel olmaz. Vazgeçme onu kabul etmeyen sanığı etkilemez (m.73/6); sanık düşme yerine beraat isteyebilir.

Vazgeçme dilekçesinin tazminat hakkına etkisi ayrıca önemlidir: mağdur vazgeçerken şahsi haklarından da vazgeçtiğini açıkça beyan ederse hukuk mahkemesinde de dava açamaz (m.73/7). Tutanağa geçirilen “hiçbir hak ve alacak talebim yoktur” cümlesi bu sonucu doğurabilir. Konunun ayrıntıları için taksirle yaralama suçunda şikâyetten vazgeçme ve şikâyetçi olunmazsa tazminat alınıp alınamayacağı yazıları incelenebilir.

Yaralamalı Trafik Kazasında Uzlaşma Mümkün müdür?

Mümkündür ve kapsamı çoğu kaynakta anlatıldığından geniştir. CMK m.253/1-(b)-2, taksirle yaralamayı (madde 89) “şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın” uzlaştırma kapsamına alır. Bilinçli taksirle işlenmiş, kemik kırığına yol açmış ve şikâyete bağlı olmayan bir dosya da uzlaştırmaya tabidir; kapsamı daraltan m.253/3’ün saydığı suçlar arasında taksirle yaralama yoktur.

Uzlaştırma bir kovuşturma şartıdır: uzlaştırma girişiminde bulunulmadan hüküm kurulamaz. Süreç savcılık tarafından atanan uzlaştırmacı eliyle yürür; teklif edilen taraf yedi gün içinde cevap vermezse teklif reddedilmiş sayılır (m.253/4). Müzakere sırasında yapılan açıklamalar delil olarak kullanılamaz (m.253/20) ve süreç boyunca zamanaşımı işlemez (m.253/21). Birden fazla mağdur varsa uzlaşma için hepsinin kabulü gerekir (m.253/7).

Ölçüt Şikâyetten vazgeçme (TCK m.73) Uzlaştırma (CMK m.253-255)
Kapsam Yalnız şikâyete bağlı dosyalar m.89’un tamamı
İrade Tek taraflı, mağdurun İki taraflı
Soruşturmada sonuç Kovuşturmaya yer olmadığı Edim tek seferde yerine getirilirse kovuşturmaya yer olmadığı; taksitliyse kamu davasının açılmasının ertelenmesi
Kovuşturmada sonuç Düşme Edim tek seferde ise düşme; taksitliyse durma
Tazminat hakkı Kural olarak etkilenmez; m.73/7 beyanı varsa sona erer Uzlaşma sağlanınca, sonradan ortaya çıkan zararlar hariç, aynı suç nedeniyle tazminat davası açılamaz
Edim yerine getirilmezse Güvence yok Uzlaşma raporu İİK m.38 anlamında ilam niteliğinde belgedir

Uzlaşmanın kanuni şartı, tarafların iradesidir; failin belirli bir tazminat ödemesi kanunen zorunlu değildir, edim tarafların anlaşmasıyla belirlenir ve edimsiz uzlaşma da mümkündür. Uzlaşmanın tazminat davası açma imkânını kapatması (m.253/19), özellikle ağır yaralanmalarda edimin gerçek zararı karşılayacak biçimde kurulmasını önemli kılar. Taksitli edimde verilen kararın işleyişi için kamu davasının açılmasının ertelenmesi ayrıca ele alındı.

Uzlaşma teklifi reddedilirse sonradan uzlaşılabilir mi?

Uzlaştırma bir kez yapılıp sonuçsuz kalmışsa aynı suç için tekrar uzlaştırma yoluna gidilemez (CMK m.253/18). Ancak kanun bir kapı daha bırakır: teklif reddedilmiş olsa bile şüpheli ile mağdur, uzlaştıklarını gösteren belgeyle en geç iddianamenin düzenlendiği tarihe kadar savcılığa başvurup uzlaştıklarını beyan edebilir (m.253/16). Savcı uzlaşmanın özgür iradeye dayandığını ve edimin hukuka uygun olduğunu belirlerse belgeyi dosyada muhafaza eder (m.253/17).

İddianame düzenlendikten sonra bu yol kapanır. Kovuşturma evresinde ise kamu davası açıldıktan sonra suçun uzlaşma kapsamında olduğu anlaşılırsa mahkeme dosyayı uzlaştırma bürosuna gönderir (CMK m.254/1); soruşturmada usulüne uygun bir uzlaştırma yapılmamış dosyalar bu yolla yeniden uzlaştırmaya gider. Şikâyete bağlı dosyada ise şikâyetten vazgeçme, hüküm kesinleşinceye kadar her aşamada mümkündür.

Alkollü sürücü bakımından bir ayrıntı daha vardır: uzlaşma taksirle yaralama dosyasını kapatsa bile, alkol veya uyuşturucu etkisiyle emniyetli sürüş yeteneğini kaybetmiş hâlde araç kullanma (TCK m.179/3) ayrı bir tehlike suçudur ve uzlaştırma listesinde yer almaz. Yargıtay, uzlaşma nedeniyle taksirle yaralamadan ceza verilemeyen hâllerde sanığın m.179’dan cezalandırılması gerektiğini kabul etmektedir (3. CD, 2018/6835 E., 2019/3235 K.; 12. CD, 2020/2628 E., 2021/1948 K.).

Yaralamalı Trafik Kazasında Kamu Davası Açılır mı?

Şikâyet varsa ya da şikâyet aranmayan hâllerden biri gerçekleşmişse ve uzlaşma sağlanamamışsa, yeterli şüphe oluştuğunda savcılık iddianame düzenleyerek kamu davası açar. Türk ceza muhakemesinde savcının “kamu yararı yok” diyerek dava açmama takdiri yoktur; takdir yalnız kanunda sayılan hâllerde tanınmıştır. Kamu davasının açılmasını engelleyen başlıca sebepler şikâyet yokluğu, şikâyetten vazgeçme ve uzlaşmadır.

Görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. 5235 sayılı Kanun’un 12. maddesine göre ağır ceza mahkemesi on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlara bakar; m.14’e göre görev belirlenirken ağırlaştırıcı nedenler gözetilmeksizin suçun kanundaki cezasının üst sınırı esas alınır. Taksirle yaralamanın en ağır hâli olan m.89/4’te bile üst sınır beş yıldır. Bu yüzden birden fazla kişinin yaralanması veya bilinçli taksir, davayı ağır ceza mahkemesine taşımaz. Ağır ceza mahkemesinin görevi, kazada ölüm de gerçekleşmişse ve fiil m.85/2’ye giriyorsa gündeme gelir.

Birden fazla kişi yaralanırsa ceza nasıl verilir?

Birden fazla kişinin yaralandığı kazada her mağdur için ayrı bir taksirle yaralama cezası toplanmaz; m.89/4 bu hâl için tek bir ceza aralığı öngörür: dokuz aydan beş yıla kadar hapis. Bu fıkrada adli para seçeneği yoktur. Yaralanmaların ağırlığı ve sayısı, hâkimin bu aralıkta temel cezayı nerede belirleyeceğini etkiler; bilinçli taksir varsa m.22/3 artırımı bu cezaya uygulanır.

Şikâyet rejimi ise mağdur mağdur değerlendirilir. Basit taksirde her mağdurun şikâyet hakkı ayrıdır ve hepsi şikâyetten vazgeçerse dava düşer. Bilinçli taksirde yaralananlardan en az birinin yaralanması birinci fıkrayı aşıyorsa şikâyet aranmaz; yukarıda anılan 12. Ceza Dairesi kararında beş mağdurdan dördü şikâyetten vazgeçmiş, fiil yine m.89/4 kapsamında değerlendirilmiştir.

Soruşturma sırasında savcılık, kazaya eşlik eden başka suçları da araştırır: alkollü araç kullanma (TCK m.179/3), yaralanmalı kazada olay yerini terk (KTK m.81/3) veya sürücünün değiştirilmesi (TCK m.270). Bu suçlar taksirle yaralamadan bağımsızdır; şikâyetten vazgeçme ya da uzlaşma onları kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Yaralamalı Trafik Kazasında Mahkeme Süreci Nasıl İşler?

Süreç soruşturma ve kovuşturma olmak üzere iki evrede ilerler. Kaza yerine gelen kolluk, yaralanmalı kazada kaza tespit tutanağını düzenler ve olayı Cumhuriyet başsavcılığına bildirir; anlaşmalı tutanakla ayrılma imkânı yalnız maddi hasarlı kazalar içindir (KTK m.81/2). Sürücüler alkol ve madde muayenesine tabi tutulur; yaralanmalı kazada bu muayene zorunludur (KTK m.48/3).

Soruşturma evresinde savcılık mağdurun ifadesini ve şikâyetini alır, adli raporu ve kusur raporunu getirtir, dosyayı uzlaştırma bürosuna gönderir. Uzlaşma sağlanamazsa ve yeterli şüphe oluşmuşsa iddianame asliye ceza mahkemesine verilir. Kovuşturma evresinde mahkeme sanığı ve mağduru dinler, gerekirse yeni bilirkişi raporu alır ve hükmü kurar.

  • Kaza ve tutanak: kolluk kaza tespit tutanağını düzenler, alkol ve madde muayenesi yapılır.
  • Adli rapor: yaralanmanın m.89’un hangi fıkrasına girdiği tıbbi raporla belirlenir.
  • Şikâyet ve uzlaştırma: şikâyete bağlı dosyada altı aylık süre işler; her durumda uzlaştırma denenir.
  • Kusur raporu: trafik bilirkişisi tarafların kusurunu değerlendirir.
  • İddianame: yeterli şüphe varsa asliye ceza mahkemesinde dava açılır.
  • Hüküm: beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, düşme ya da mahkûmiyet; mahkûmiyette erteleme, HAGB veya paraya çevirme değerlendirilir.
  • Kanun yolu: ceza hükmüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf.

Hükümde mahkemenin dikkate aldığı başlıca unsurlar tarafların kusur oranı, yaralanmanın ağırlığı, sanığın yargılama sürecindeki tutumu ve pişmanlığı, zararın giderilip giderilmediği ve şikâyete bağlı dosyalarda mağdurun şikâyetini sürdürüp sürdürmediğidir.

Kazadan sonra kaç gün içinde dosya açılır?

Soruşturma için kanunda “şu kadar gün içinde dosya açılır” biçiminde bir süre yoktur. Kolluk yaralanmalı kazayı derhâl Cumhuriyet başsavcılığına bildirir ve soruşturma bu bildirimle başlar; mağdurun ayrıca dilekçe vermesi gerekmez. Mağdur açısından önemli olan süre şikâyet süresidir: fiili ve faili öğrendiği günden itibaren altı ay. Kolluk ifadesi sırasında “şikâyetçiyim” beyanı tutanağa geçirildiyse şikâyet yapılmış sayılır.

Savcılığın soruşturmayı ne zaman bitireceği ise dosyaya göre değişir. Adli raporun kesinleşmesi, özellikle kırık veya uzun süren tedavi hâllerinde kesin raporun beklenmesi ve kusur raporunun alınması soruşturmanın en uzun süren halkalarıdır. Uzlaştırma bürosunda uzlaştırmacıya tanınan süre otuz gündür ve gerekirse en fazla iki kez yirmişer gün uzatılabilir (CMK m.253/12).

Yaralamalı trafik kazasında savcı ne ister?

Uzlaşma sağlanamayan ve şikâyetin sürdüğü dosyada savcı, iddianamede sanığın TCK m.89’un ilgili fıkrasından cezalandırılmasını ister. Talep, adli rapordaki yaralanmanın ağırlığına göre m.89/1, m.89/2 veya m.89/3’e; birden fazla yaralı varsa m.89/4’e dayanır. Somut delil varsa bilinçli taksir için m.22/3’ün uygulanması, trafik düzenine aykırılık nedeniyle sürücü belgesinin geri alınması için TCK m.53/6 ve alkol, olay yerini terk gibi eşlik eden suçlar için ayrıca ilgili maddeler talep edilir.

Kovuşturma sonunda verilen esas hakkındaki mütalaada savcı cezanın miktarını değil, uygulanacak maddeleri ve varsa ertelemeye veya HAGB’ye ilişkin görüşünü bildirir. Mahkeme bu mütalaayla bağlı değildir; beraat, ceza verilmesine yer olmadığı veya mahkûmiyet kararı verebilir.

Tek taraflı yaralanmalı trafik kazasında ceza var mı?

Tek taraflı kazada yalnız sürücü yaralanmışsa ceza davası açılmaz, çünkü taksirle yaralama suçu “başkasının” vücuduna zarar verilmesini arar (TCK m.89/1). Araçtaki yolcu yaralanmışsa ise sürücü hakkında taksirle yaralamadan soruşturma yürür; yolcunun sürücünün eşi, çocuğu veya arkadaşı olması bu sonucu değiştirmez. Tek taraflı kaza bir olay tanımıdır, kusurun kime ait olduğunu kendi başına göstermez.

Kazada yaralanan yakın olduğunda TCK m.22/6 da gündeme gelebilir: taksirli hareket sonucu neden olunan netice münhasıran failin kişisel ve ailevi durumu bakımından artık bir cezanın hükmedilmesini gereksiz kılacak derecede mağdur olmasına yol açmışsa ceza verilmez; bilinçli taksirde ise ceza yarıdan altıda bire kadar indirilebilir. Yargıtay bu hükmü dar yorumlar; ölçüt akrabalık derecesi değil, failin kendisinin uğradığı mağduriyetin ağırlığıdır. Kuzeninin ve kayınbiraderinin oğlunun öldüğü iki kazada hükmün uygulanamayacağına karar vermiştir (12. CD, 2014/11068 E., 2015/9566 K.; 12. CD, 2013/19697 E., 2014/16408 K.). Hüküm bir beraat sebebi değildir; fiil ve kusur sabittir, yalnız ceza verilmez.

Yaralamalı Trafik Kazasında Sürücü Belgesine Ne Kadar Süre El Konulur?

Ehliyete el koyma süresi, belgenin hangi kanaldan alındığına göre değişir ve kanunda bunların her biri için ayrı bir aralık yazılıdır. Ceza mahkemesinin TCK m.53/6’ya dayanarak verdiği geri alma üç aydan az, üç yıldan fazla olamaz. Bu süre hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girer ancak işlemeye cezanın tümüyle infazından itibaren başlar; ertelenen ya da paraya çevrilen cezada infazın nasıl tamamlandığı bu yüzden önemlidir.

İdari geri almada süreler maktudur. 0,50 promilin üzerinde alkollü (hususi otomobil dışındaki araçlarda 0,21) araç kullandığı tespit edilen sürücünün belgesi altı ay geri alınır; son ihlalden geriye doğru beş yıl içinde ikinci kez geri almada süre iki yıl, üç ve üzerinde her seferinde beş yıl olur (KTK m.48/5). Belgesi geçici olarak alınmışken yeni bir geri alma gelirse süreler öncekinin bitiminde başlar.

Durum Dayanak Süre
Taksirle yaralamadan mahkûmiyet TCK m.53/6 3 ay – 3 yıl (takdiri)
Alkol, ilk kez KTK m.48/5 6 ay
Alkol, beş yıl içinde ikinci kez KTK m.48/5 2 yıl
Alkol, üç ve daha fazla KTK m.48/5 Her seferinde 5 yıl
Ölçüm yaptırmama KTK m.48/9 5 yıl
Uyuşturucu veya uyarıcı madde KTK m.48/8 İptal; yeniden alma için en az 5 yıl
Yaralanmalı kazada olay yerini terk KTK m.81/3 2 yıl
Ölümlü kazaya asli kusurla sebebiyet KTK m.118 1 yıl

Geri alma süresi içinde araç kullanmanın cezası ağırdır: mahkemelerce, savcılıkça veya yetkililerce belgesi geçici ya da tedbiren geri alınmışken motorlu araç kullanana 200.000 TL idari para cezası verilir (KTK m.36/3-b). Bu durumun sonuçları ehliyetine el konulan kişinin araç kullanma cezası yazısında ayrıca işlendi.

Kaza yapınca ehliyet puanı düşer mi?

Kazanın kendisi için ceza puanı verilmez. Puan, KTK m.118/1’e göre sürücüye kanunun suç saydığı bir fiilden dolayı uygulanan her ceza için işlenir; yani kazaya yol açan ihlal (kırmızı ışık, hatalı sollama gibi) cezalandırılmışsa o ihlalin puanı kayda geçer. Bir yıl içinde 100 puanı dolduran sürücünün belgesi iki ay, aynı yıl ikinci kez doldurursa dört ay geri alınır; bir yılda üçüncü kez 100 puanı dolduranın belgesi iptal edilir.

Ölümlü kazada ehliyete ne kadar el konulur?

Ölümle sonuçlanan kazaya asli kusurlu olarak sebebiyet veren sürücünün belgesi KTK m.118’e göre bir yıl süreyle geri alınır. Bu idari geri alma, ceza mahkemesinin TCK m.53/6’ya göre hükmedebileceği üç ay–üç yıllık geri almadan bağımsızdır. Yaralamalı kazada KTK’da buna karşılık gelen otomatik bir geri alma yoktur; ölümlü kazanın ceza ve ehliyet sonuçları ölümlü trafik kazası cezası yazısında ayrıntılı olarak anlatıldı.

Alkollü Araç Kullanırken Yaralamalı Trafik Kazası Yapmanın Cezası Nedir?

Alkollü sürücünün yaralamalı kazasında üç ayrı yaptırım üst üste gelebilir: taksirle yaralamadan TCK m.89, promil eşiğine göre KTK m.48’deki idari para cezası ve belge geri alma, 1,00 promilin üzerinde ise ayrıca TCK m.179/3. Kaza yapan sürücü bakımından KTK m.48/7 eşiği daha düşük tutar: hususi otomobilde 0,50, diğer araçlarda 0,20 promilin üzerinde alkollü sürücünün kazaya sebebiyet vermesi hâlinde TCK’nın ilgili hükümleri ayrıca uygulanır.

TCK m.179/3’ün bugünkü cezası altı aydan iki yıla kadar hapistir: “Alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle ya da başka bir nedenle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek halde olmasına rağmen araç kullanan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” m.179, 7550 sayılı Kanun’la 4 Haziran 2025’te değiştirilmiştir; bu suç için hâlâ “üç aydan iki yıla” aralığını veren kaynaklar bugünkü lafızla uyuşmaz. m.179/3 bir tehlike suçudur, şikâyete bağlı değildir ve uzlaştırma kapsamında yoktur.

Promil İdari yaptırım (KTK m.48) Ceza tarafı
0,50’nin üzeri (hususi otomobil); 0,20/0,21’in üzeri (diğer araçlar) 25.000 TL + belge 6 ay Kazaya sebebiyette TCK hükümleri ayrıca (m.48/7)
Beş yıl içinde ikinci ihlal 50.000 TL + belge 2 yıl Aynı
Üç ve daha fazla ihlal 150.000 TL + her seferinde 5 yıl Aynı
1,00’ın üzeri Yukarıdaki kademeler Ayrıca TCK m.179/3: 6 ay – 2 yıl hapis
Ölçümü reddetme 150.000 TL + belge 5 yıl —

Alkol, kusurun ve bilinçli taksirin değerlendirilmesinde önemli bir olgudur; ancak ne KTK m.84’teki asli kusur listesinde yer alır ne de kendiliğinden bilinçli taksir sayılır. Tazminat tarafında ise zorunlu trafik sigortası mağdurun zararını öder ve ödediğini sigortalısına rücu eder; kasko ise alkollü kullanımda teminat dışı kalabilir. Bu ayrım ve Yargıtay’ın münhasırlık ölçütü için alkollü trafik kazası ve rücu yazısına, ikinci ihlalin sonuçları için ikinci kez alkollü araç kullanma cezası yazısına bakılabilir.

Ehliyetsiz Araç Kullanırken Yaralamalı Trafik Kazası Yapmanın Cezası Nedir?

Ehliyetsiz sürücünün yaralamalı kazasında ceza, ehliyeti olan bir sürücüyle aynı maddeden, TCK m.89’dan verilir. Kanunda ehliyetsizliği taksirle yaralama cezası için artırım sebebi yapan bir hüküm yoktur; artırımlar yalnız yaralanmanın ağırlığına, yaralı sayısına ve bilinçli taksire bağlıdır. Ehliyetsizliğin kendi yaptırımı KTK m.36/3’teki idari para cezasıdır.

Durum Dayanak İdari para cezası
Sürücü belgesi hiç yokken araç kullanmak KTK m.36/3-a 40.000 TL
Belge geçici veya tedbiren geri alınmışken kullanmak KTK m.36/3-b 200.000 TL
Belge iptal edilmişken kullanmak KTK m.36/3-c 200.000 TL
Belgesiz kişinin aracı sürmesine izin veren işleten KTK m.36/3 son cümle 40.000 TL (tescil plakası üzerinden)

Bu tutarlar 7574 sayılı Kanun’la 12 Şubat 2026’da belirlenmiştir; birkaç bin liralık eski rakamlar yürürlükte değildir. m.36’nın ilk fıkrası yasağı iki yönlü kurar: belgesi olmayanın aracı sürmesi ve sürmesine izin verilmesi yasaktır.

Ehliyetsiz Araç Kullanmanın Kazada Kusura Etkisi

Ehliyetsizlik tek başına kusur değildir. KTK m.84’ün saydığı on iki asli kusur hâlinin hiçbiri ehliyetsizlik değildir; kusur, kazaya yol açan somut hareketten (arkadan çarpma, kavşakta geçiş önceliğine uymama gibi) belirlenir. Ehliyetsiz sürücü kural ihlali yapmadıysa kusursuz, karşı taraf asli kusurlu bulunabilir. Tazminat bakımından da yolcunun “ehliyetsizin aracına bindi” diye müterafik kusurlu sayılabilmesi için sürücünün ehliyetsiz olduğunu bilmesi veya bilebilecek durumda olması gerekir.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) ve Erteleme

Ehliyetsiz sürücü hakkında da HAGB ve erteleme, genel şartlar gerçekleştiğinde uygulanabilir. Ehliyetsizlik bu kurumların uygulanmasını engelleyen bir sebep olarak kanunda sayılmaz; belirleyici olan hükmolunan cezanın iki yılı aşmaması, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmaması, yeniden suç işlemeyeceği kanaati ve HAGB için zararın tamamen giderilmesidir.

Sürücünün Ehliyeti Yoksa Sigorta Geçerli mi?

Zorunlu trafik sigortası geçerlidir ve mağdurun zararını öder; ehliyetsizlik mağdura karşı ileri sürülemez (KTK m.95/1). Sigortacı ödemeden sonra, zararın doğmasında ehliyetsizliğin etkisi oranında sigortalısına, yani işletene rücu edebilir. Kasko ise gerekli sürücü belgesine sahip olmayan kişinin kullanımı sırasında doğan zararı teminat dışında tutar. İşletenin ve sigortacının sorumluluğu ehliyetsiz sürücüyle yapılan kazada tazminatı kim öder yazısında ayrıntılı olarak anlatıldı.

Yaralanmalı Kazada Olay Yerini Terk Etme Cezası

Yaralanmalı veya ölümlü kazada zabıtanın iznini almadan ve zaruret olmaksızın olay yerinden ayrılan sürücüye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir ve sürücü belgesi iki yıl süreyle geri alınır (KTK m.81/3, 7574 sayılı Kanun’la değişik). Belgenin iadesi için KTK kapsamındaki idari para cezalarının tamamının tahsil edilmiş olması şarttır. Anlaşma hâli dışındaki maddi hasarlı kazalarda aynı davranışın karşılığı 46.000 TL idari para cezasıdır.

Bu hapis cezası taksirle yaralamadan ayrı bir suçtur; mağdurun şikâyetten vazgeçmesi veya uzlaşma, olay yerini terk suçunu ortadan kaldırmaz. “Zaruret” istisnası, örneğin yaralıyı hastaneye yetiştirmek veya sürücünün kendi güvenliğini korumak gibi hâlleri kapsar ve somut olayda değerlendirilir.

Yaralanmalı Kazada Sürücü Değişikliği Cezası

Kazayı başkası yaptığı hâlde yetkili makamlara suçu kendisinin işlediğini bildiren kişi, TCK m.270 uyarınca iki yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Bu suç, üstsoy, altsoy, eş veya kardeşi cezadan kurtarmak amacıyla işlenmişse verilecek cezanın dörtte üçü indirilebilir ya da ceza tamamen kaldırılabilir. Gerçek sürücü ise taksirle yaralamadan yargılanmaya devam eder; yerine başkasının geçmesi onun sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

Sürücü değişikliği çoğu zaman alkol, ehliyetsizlik veya belgenin geri alınmış olması gibi bir durumu gizlemek için yapılır. Bu hâlde sonuçlar katlanır: gerçek sürücü için KTK m.36/3 veya m.48, olay yerinden ayrılmışsa m.81/3, üstlenen için TCK m.270 gündeme gelir. Kaskoda da alkollü veya ehliyetsiz kullanım hâllerinde sürücünün kimliğinin tespitini engellemek amacıyla olay yerinden ayrılma ayrıca teminat dışı kalma sebebidir.

Yaralamalı Trafik Kazasında Adli Para Cezası Nasıl Belirlenir?

Adli para cezası iki aşamada hesaplanır. Hâkim önce suçun ağırlığına ve failin kusuruna göre tam gün sayısını belirler; bu sayı beş günden az, kanunda aksine hüküm yoksa 730 günden fazla olamaz (TCK m.52/1). Sonra kişinin ekonomik ve diğer şahsi hâllerine göre bir gün karşılığı miktarı takdir eder; bu miktar en az 100, en fazla 500 TL’dir (m.52/2). Cezanın tutarı iki sayının çarpımıdır ve kararda ikisi ayrı ayrı gösterilir (m.52/3).

  • Gün sayısı: yaralanmanın ağırlığı (m.89’un fıkrası), kusurun derecesi (m.22/4) ve bilinçli taksir artırımı bu aşamada etkilidir.
  • Günlük miktar: failin geliri, mal varlığı ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler gibi ekonomik ve şahsi hâller dikkate alınır.
  • Takdiri indirim: sanığın geçmişi, yargılamadaki davranışı ve pişmanlığı gibi sebeplerle ceza altıda birine kadar indirilebilir (m.62).
  • Ödeme: hâkim bir yıla kadar mehil verebilir ya da cezayı taksitlendirebilir; taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit sayısı dörtten az olamaz. Ödenmeyen adli para cezası hapse çevrilir (m.52/4).

Ağır yaralanmada artırımın uygulanacağı taban, m.89/1’e göre belirlenen cezadır. Hâkim temel cezayı adli para olarak belirlemişse, m.89/2’deki yarı oranındaki artırım bu gün sayısı üzerinden yapılır. Kusurun asli veya tali olması, ceza hukukunda “tam sorumluluk” anlamına gelmez; kusur oranı ne olursa olsun ceza, kusura göre bireyselleştirilir.

Yaralamalı Trafik Kazasında Hapis Cezası Ertelenebilir mi?

Ertelenebilir. TCK m.51’e göre iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir; fiil sırasında 18 yaşını doldurmamış veya 65 yaşını bitirmiş kişilerde bu üst sınır üç yıldır. Taksirle yaralamada hükmedilen cezaların önemli bölümü bu sınırın altında kaldığı için erteleme sık uygulanan bir kurumdur.

Hapis Cezasının Ertelenmesi Şartları

  • Süre: hükmolunan hapis cezası iki yıl veya daha az olmalıdır.
  • Geçmiş: kişi daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmalıdır (m.51/1-a); taksirli suçtan önceki mahkûmiyet engel değildir.
  • Kanaat: yargılama sürecinde gösterilen pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede kanaat oluşmalıdır (m.51/1-b).
  • Zarar: mahkeme ertelemeyi zararın tamamen giderilmesi koşuluna bağlayabilir; bu durumda koşul gerçekleşinceye kadar ceza infaz kurumunda çektirilir (m.51/2).

Erteleme Durumunda Sanık Üzerindeki Denetim

Cezası ertelenen hükümlü için bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere bir denetim süresi belirlenir ve bu süre mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz (m.51/3). Mahkeme bu süre içinde eğitim programına devam veya gözetim altında çalışma gibi yükümlülükler koyabilir, bir rehber görevlendirebilir ya da denetim süresinin hiçbir yükümlülük olmadan geçirilmesine karar verebilir. Denetim süresi yükümlülüklere uygun veya iyi hâlli geçirilirse ceza infaz edilmiş sayılır; bu süre içinde kasıtlı bir suç işlenmesi veya yükümlülüklere aykırılıkta ısrar edilmesi hâlinde ertelenen cezanın infazına karar verilir.

Bilinçli Taksir Durumlarında Erteleme

Bilinçli taksir ertelemeye engel değildir; TCK m.51 bu konuda bir istisna içermez. Bilinçli taksirin engellediği yol, taksirli suçta hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesidir (m.50/4). Bu nedenle bilinçli taksirle verilen iki yıl veya daha az bir hapis cezası, diğer şartlar varsa ertelenebilir; aynı ceza paraya çevrilemez.

Hapis Cezasının Ertelenmesi ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB)

Erteleme ile HAGB farklı kurumlardır. Ertelemede mahkûmiyet hükmü açıklanmış ve kesinleşmiştir, yalnız cezanın infazı denetim koşuluna bağlanmıştır. HAGB’de ise hüküm kurulur fakat açıklanmaz; beş yıllık denetim süresi kasten yeni bir suç işlenmeden geçerse hüküm ortadan kalkar ve dava düşer. 7589 sayılı Kanun’la yeniden yazılan CMK m.231/7 uyarınca açıklanması geri bırakılan hükümdeki hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olsa bile seçenek yaptırımlara çevrilemez; mahkeme ikisinden birini seçer.

Kurum Dayanak Sicil etkisi Süre Başlıca şart
Erteleme TCK m.51 Adli sicile alınmadan doğrudan arşive kaydedilir Denetim 1–3 yıl Ceza ≤ 2 yıl, kasıtlı suçtan 3 aydan fazla mahkûmiyet yok
HAGB CMK m.231 Adli sicile girmez, kendine mahsus sisteme kaydedilir Denetim 5 yıl Ceza ≤ 2 yıl, kasıtlı suçtan mahkûmiyet yok, zararın tamamen giderilmesi
Paraya çevirme TCK m.50/4 Adli para mahkûmiyeti doğrudan arşive kaydedilir — Taksirli suç, bilinçli taksir olmaması

Hapis Cezasının Ertelenmesinin Önemi

Erteleme, hükümlünün cezaevine girmeden denetim süresini geçirmesini sağlar ve denetim iyi hâlle tamamlanırsa ceza infaz edilmiş sayılır. Kararın sicil bakımından sonucu da önemlidir: 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun 9. maddesinin üçüncü fıkrasına göre cezanın ertelenmesine ilişkin hükümler adli sicil kaydına alınmadan doğrudan arşive kaydedilir. Buna karşılık ertelenen hapis cezasında, TCK m.53/6’ya göre verilen ehliyet geri alma süresinin başlangıcı cezanın infazına bağlı olduğundan denetim süresinin seyri takip edilmelidir.

Yaralamalı Trafik Kazasında Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Uygulanır mı?

Uygulanır. HAGB, CMK m.231’de düzenlenir ve 16 Temmuz 2026 tarihli 7589 sayılı Kanun’la bu maddenin beşinci ila on dördüncü fıkraları yeniden yazılmıştır. Hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezasıysa mahkeme HAGB kararı verebilir; taksirle yaralama, HAGB’nin uygulanamayacağı suçlar arasında sayılmaz.

HAGB için üç şart birlikte aranır (m.231/6):

  • Geçmiş: sanık daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış olmalıdır.
  • Kanaat: sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışlarına bakılarak yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varılmalıdır.
  • Zararın giderilmesi: mağdurun veya kamunun uğradığı zarar aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmelidir. Zararı derhal gideremeyen sanık hakkında, zararı denetim süresince aylık taksitlerle tamamen ödemesi koşuluyla da HAGB verilebilir (m.231/9).

Eski metindeki “sanığın kabulü” şartı yeni fıkralarda yer almaz. Denetim süresi beş yıldır ve bu süre içinde dava zamanaşımı durur. Denetim süresi kasten yeni bir suç işlenmeden ve yükümlülüklere uygun geçirilirse hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verilir (m.231/10). Aksi hâlde mahkeme hükmü açıklar; ancak yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek cezanın yarısına kadar bir kısmının infaz edilmemesine karar verebilir (m.231/11).

HAGB kararına karşı kanun yolu istinaftır (m.231/12); eski kaynaklarda geçen “itiraz” yolu yalnız, denetim ihlali üzerine açıklanan veya yeniden kurulan hükme karşı kalmıştır. HAGB kararları adli sicile değil, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir ve bu kayıtlar ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak savcı, hâkim veya mahkeme tarafından kullanılabilir (m.231/13). Sicil ve iş hayatına etkisi için HAGB kararının sicile işleyip işlemediği yazısına bakılabilir.

HAGB mağdurun tazminat hakkını ortadan kaldırmaz. Zararın giderilmesi şartı zaten mağdur lehine işler; giderilen kısım dışındaki zararlar için hukuk mahkemesinde dava açma hakkı saklıdır.

Yaralamalı Trafik Kazası Sicile İşler mi?

Kararın türüne göre değişir. 5352 sayılı Kanun’a göre adli sicile yalnız kesinleşmiş mahkûmiyet hükümleri kaydedilir; beraat, düşme ve kovuşturmaya yer olmadığı kararları sicile girmez. Taksirle yaralama dosyalarında en sık görülen sonuçların sicil karşılığı şöyledir:

Sonuç Adli sicile girer mi? Açıklama
Şikâyetten vazgeçme veya uzlaşma ile kovuşturmaya yer olmadığı ya da düşme Hayır Mahkûmiyet yok
Beraat Hayır Mahkûmiyet yok
HAGB Hayır Kendine mahsus sisteme kaydedilir (CMK m.231/13)
Adli para cezasına mahkûmiyet Hayır, doğrudan arşive 5352 m.9/3
Ertelenen hapis cezası Hayır, doğrudan arşive 5352 m.9/3
Ertelenmeyen hapis cezası Evet İnfazla arşive alınır; arşiv kaydı koşulların oluşmasından beş yıl sonra silinir (m.12/1-c)

Sicilde görünmemek her yerde görünmemek anlamına gelmez. Arşiv kayıtları kişinin kendisi, yargı mercileri ve özel kanunlarda gösterilen kurumlar tarafından istenebilir; güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasında sonuçlanmış soruşturma ve kovuşturmalara ilişkin olgular da değerlendirilebilir.

Yaralamalı Trafik Kazasında Mağdurun Tazminat Hakkı Var mı?

Vardır ve ceza davasının sonucundan bağımsız işler. Mağdur, işletenden, sürücüden ve zorunlu trafik sigortacısından maddi ve manevi zararlarının tazminini isteyebilir; işletenin sorumluluğu KTK m.85’e göre kusura dayanmaz. Ceza dosyasında şikâyetten vazgeçilmiş olması tazminat hakkını kural olarak etkilemez; etkileyen iki durum, vazgeçmede şahsi haklardan da açıkça vazgeçilmesi (TCK m.73/7) ve uzlaşmadır (CMK m.253/19).

Maddi tazminatın kalemleri geçici ve sürekli iş göremezlik, bakıcı gideri, kazanç kaybı ve eşya ile araçta doğan zararlardır. Trafik kazası nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedelleri ise KTK m.98 uyarınca Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır; bu kalem için zorunlu trafik sigortacısının sorumluluğu kanunen sona ermiştir. Tazminat kalemlerinin ayrıntısı için yaralamalı trafik kazasında hangi tazminatların talep edilebileceği, manevi tazminat için basit yaralamada manevi tazminat miktarı yazılarına bakılabilir.

Zamanaşımı, maddi zararlar için zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl ve her hâlde kaza gününden itibaren on yıldır (KTK m.109/1). Dava cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa ve ceza kanunu daha uzun bir zamanaşımı öngörüyorsa bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir (m.109/2); taksirle yaralamada bu süre sekiz yıldır. Sürücüye karşı kesilen zamanaşımı sigortacıya karşı da kesilmiş sayılır (m.109/3). Ayrıntı için trafik kazası tazminat zamanaşımı yazısı incelenebilir.

Yaralamalı Trafik Kazası Sonrası Sigorta ve Kasko Süreci Nasıl İşler?

İki poliçe farklı kişileri korur. Zorunlu trafik sigortası, kusurlu aracın işleteninin üçüncü kişilere karşı sorumluluğunu teminat altına alır; yaralanan mağdurun iş göremezlik ve bakıcı gideri gibi bedensel zararları ile araç ve eşya zararları poliçe limitleri içinde bu sigortadan karşılanır. Kasko ise sigortalının kendi aracındaki zararı karşılar; karşı tarafın yaralanmasından doğan tazminatı ödemez.

Mağdur tazminat talebini önce kusurlu aracın zorunlu trafik sigortacısına yazılı olarak iletir; sigortacı gerekli belgeler tamamlandıktan sonra yasal süre içinde ödeme yapar ya da talebi reddeder. Ödeme yapılmazsa Sigorta Tahkim Komisyonu veya dava yolu açıktır. Alkol veya ehliyetsizlik gibi rücu sebepleri mağdura karşı ileri sürülemez; sigortacı önce öder, sonra sigortalısına başvurur.

  • Mağdur için: karşı aracın zorunlu trafik sigortası, işleten ve sürücü; tedavi bedelleri için SGK.
  • Kusurlu sürücü için: kendi aracındaki hasar için kasko (alkol, ehliyetsizlik gibi teminat dışı hâller saklı).
  • Belgeler: kaza tespit tutanağı, adli rapor ve tedavi belgeleri, maluliyet raporu, gelir belgeleri.

Yaralanmalı kazada taraflar kendi aralarında anlaşmalı tutanak düzenleyip ayrılamaz; bu imkân yalnız maddi hasarlı kazalar içindir (KTK m.81/2). Kaza tespit tutanağını kolluk düzenler.

Yaralamalı Trafik Kazası Sonrası Yapılması Gerekenler

Kaza anında ve sonraki günlerde atılan adımlar, hem ceza dosyasının hem tazminat talebinin seyrini belirler. KTK m.81/1 kazaya karışan sürücülere beş temel yükümlülük yükler: hemen durmak ve güvenlik tedbirini almak, kanıt ve izleri değiştirmemek, istenirse kimlik, belge ve poliçe bilgilerini vermek, kazayı yetkililere bildirip onlar gelene kadar ayrılmamak ve zarar verilen malın sahibine bilgi bırakmak.

Sürücü için:

  • Aracı güvenli biçimde durdurun, yaralıya ilk yardım ve sağlık ekibi çağrısını sağlayın; zabıtanın izni olmadan ve zaruret yokken olay yerinden ayrılmayın (KTK m.81/3).
  • Alkol ve madde muayenesine katılın; ölçümü reddetmenin karşılığı 150.000 TL ve beş yıllık belge geri almadır (KTK m.48/9).
  • Kolluk ifadesinde kazanın oluşunu olduğu gibi anlatın; kusur konusundaki görüşünüzü ve varsa tanık ile kamera kaydı bilgisini tutanağa geçirtin.
  • Uzlaştırma teklifi geldiğinde yedi günlük cevap süresini kaçırmayın; edimi, mağdurun gerçek zararını ve sigortanın karşılayacağı kısmı birlikte değerlendirerek kurun.

Mağdur için:

  • Tedavi gördüğünüz her kurumdan epikriz ve rapor alın; adli rapor, yaralanmanın m.89’un hangi fıkrasına girdiğini belirler.
  • Şikâyetinizi kolluk veya savcılık ifadesinde açıkça bildirin; süre fiili ve faili öğrendiğiniz günden itibaren altı aydır.
  • Şikâyetten vazgeçecekseniz dilekçeye “şahsi haklarım saklı kalmak kaydıyla” ibaresini ekleyin; aksi hâlde tazminat hakkınız sona erebilir (TCK m.73/7).
  • Tazminat için karşı aracın zorunlu trafik sigortacısına yazılı başvurun; tedavi bedelleri için ayrıca SGK süreci işler.

Yaralamalı Trafik Kazasında Avukat Desteği Neden Önemlidir?

Yaralamalı kaza, aynı anda üç ayrı dosya açar: ceza soruşturması, idari yaptırımlar ve tazminat talebi. Her birinin süresi ve karar mercii farklıdır; birinde verilen bir beyan diğerini etkileyebilir. Şikâyetten vazgeçme dilekçesindeki tek bir cümle tazminat hakkını sona erdirebilir, uzlaşma tutanağındaki edim tazminat davası açma imkânını kapatabilir.

Süreler bu dosyalarda belirleyicidir: şikâyet için altı ay, istinaf için gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta, idari para cezasına itiraz için tebliğden itibaren on beş gün ve tazminat için KTK m.109’daki süreler. Kusur raporuna itirazın somut teknik tespitlere dayandırılması, uzlaşma edimi ile gerçek zarar arasındaki dengenin kurulması ve HAGB’deki zarar giderme şartının karşılanması da ayrı ayrı değerlendirme gerektirir. Sanık ya da mağdur olarak bu sürece dair sorularınız için ceza avukatı sayfasından ve trafik kazası avukatı sayfasından bilgi alınabilir.

Makas atma, drift ve trafikte yarış fiillerine uygulanan idari ve cezai yaptırımların tamamı için makas atma cezası yazımızı inceleyebilirsiniz.

Taksirle Adam Yaralamak Trafik Kazası Cezası Nedir?

Trafik kazasında yaralamaya neden olan sürücünün cezası TCK m.89’dan doğar; kazanın trafikte gerçekleşmiş olması ayrı bir suç yaratmaz, aynı maddenin uygulanma alanıdır. Temel hâlde ceza dört aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Yaralanmanın ağırlığı bu tabanı iki kademede yükseltir: kemik kırığı, duyu veya organ işlevinin sürekli zayıflaması, yüzde sabit iz ya da yaşamı tehlikeye sokan bir durum varsa ceza yarı oranında; bitkisel hayat, organ işlevinin yitirilmesi veya yüzün sürekli değişikliği gibi hâllerde bir kat artırılır.

İki nokta trafik dosyalarında belirleyicidir. Birincisi şikâyettir: taksirle yaralama kural olarak şikâyete bağlıdır ve şikâyetten vazgeçme davayı düşürür; şikâyet yalnız bilinçli taksir ile birinci fıkrayı aşan bir yaralanma birlikte varsa aranmaz. İkincisi birden fazla kişinin yaralanmasıdır; bu hâlde m.89/4 uyarınca dokuz aydan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur ve her mağdur için ayrı ceza verilmez. Kasten yaralamadaki cezalarla karşılaştırma için kasten adam yaralamanın cezası yazısına bakılabilir.

Taksirle yaralamada adli para cezası ne kadar?

Sabit bir tutar yoktur; adli para cezası gün üzerinden hesaplanır. Mahkeme önce suça karşılık gelen gün sayısını belirler, sonra her günü failin ekonomik ve şahsi hâline göre 100 ile 500 TL arasında takdir edeceği bir miktarla çarpar (TCK m.52). TCK m.89/1 hapis cezasına seçenek olarak doğrudan adli para cezasını öngördüğünden, basit taksirle yaralamada mahkeme hapis yerine doğrudan para cezasına hükmedebilir.

Mahkeme m.89/1’de hapsi seçmişse bu ceza artık adli para cezasına çevrilemez (TCK m.50/2). Hapis cezası yalnız hapis öngören m.89/4’ten verilmişse, taksirli suçlar için tanınan m.50/4 imkânıyla uzun süreli olsa bile adli para cezasına çevrilebilir; bilinçli taksirde bu yol kapalıdır. Çevirme de gün hesabı üzerinden yapıldığından aynı ceza iki failde farklı tutarlara karşılık gelebilir. Ödenmeyen adli para cezası hapse dönüşür.

Yaralamalı Trafik Kazası Cezalarında Son Değişiklikler

Bu alanda son iki yılda beş ayrı kanun değişikliği yapıldı; maddelerin güncel metni 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu sayfasından izlenebilir ve internetteki içeriklerin önemli kısmı eski rakamları taşımaya devam ediyor. Aşağıdaki tablo, bu yazıdaki güncel rakamların dayanağını gösterir.

Konu Değiştiren kanun Bugünkü kural
Adli para cezasında bir günlük miktar (TCK m.52/2) 7499 s.K., yürürlük 1/6/2024 100 – 500 TL (önceden 20 – 100 TL)
Alkollü araç kullanma suçu (TCK m.179) 7550 s.K., 4/6/2025 m.179/3: 6 ay – 2 yıl hapis
Taksirle yaralama (TCK m.89) 7571 s.K., 25/12/2025 m.89/1: 4 ay – 2 yıl; m.89/4: 9 ay – 5 yıl (önceden 3 ay – 1 yıl ve 6 ay – 3 yıl)
Ehliyetsiz kullanma, alkol, olay yerini terk (KTK m.36, 48, 81) 7574 s.K., 12/2/2026 40.000 / 200.000 TL; alkolde 25.000 TL + 6 ay; terkte 1 – 3 yıl hapis
HAGB (CMK m.231) 7589 s.K., kabul 16/7/2026 Hapis ertelenemez; zarar aylık taksitle giderilebilir; kanun yolu istinaf

Sıkça Sorulan Sorular

Yaralamalı trafik kazası durumunda ceza davası açılır mı?

Şikâyet varsa ya da şikâyet aranmayan hâl gerçekleşmişse ve uzlaşma sağlanamamışsa açılır. Taksirle yaralama kural olarak şikâyete bağlıdır; şikâyet yalnız bilinçli taksir ile birinci fıkrayı aşan yaralanma birlikte varsa aranmaz. Dava asliye ceza mahkemesinde görülür.

Yaralamalı trafik kazasında verilen cezalar nelerdir?

Temel hâlde dört aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası verilir (TCK m.89/1). Kemik kırığı gibi hâllerde ceza yarı oranında, organ işlevinin yitirilmesi gibi hâllerde bir kat artırılır; birden fazla kişi yaralanmışsa dokuz aydan beş yıla kadar hapis öngörülür. Ayrıca mahkeme üç aydan üç yıla kadar sürücü belgesinin geri alınmasına hükmedebilir.

Yaralamalı trafik kazası cezasında şikayet şart mıdır?

Kural olarak şarttır ve süresi fiili ve faili öğrenmeden itibaren altı aydır. Basit taksirde yaralanma ağır olsa bile şikâyet gerekir. Şikâyet ancak kaza bilinçli taksirle yapılmış ve yaralanma birinci fıkrayı aşmışsa aranmaz.

Yaralamalı trafik kazalarında uzlaşma mümkün müdür?

Mümkündür. CMK m.253 taksirle yaralamayı şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın uzlaştırma kapsamına alır; bilinçli taksir veya ağır yaralanma uzlaştırmayı engellemez. Uzlaşma sağlanırsa, sonradan ortaya çıkan zararlar hariç, aynı suç nedeniyle tazminat davası açılamaz.

Yaralamalı trafik kazasında ehliyete el konulur mu?

Kaza tek başına sebep değildir. Belge soruşturmada adli kontrolle, mahkûmiyette TCK m.53/6 ile üç ay–üç yıl ve alkol, uyuşturucu, ölçüm reddi veya olay yerini terk gibi ihlallerde KTK uyarınca geri alınabilir.

Trafik kazasında hapis cezası var mı?

Taksirle yaralamada hapis ile adli para cezası seçimlidir; birden fazla yaralı varsa ceza yalnız hapistir. Hükmedilen hapis cezası şartları varsa ertelenebilir, hükmün açıklanması geri bırakılabilir ya da basit taksirde adli para cezasına çevrilebilir.

Kazaya sebebiyet verme para cezası ne kadar?

Kanunda bu adla tek bir ceza yoktur. Sürücü, kazaya yol açan ihlalin KTK’daki idari para cezasını öder; yaralanma varsa ayrıca günlüğü 100–500 TL üzerinden hesaplanan adli para cezası gündeme gelebilir.

Yaralamalı trafik kazası sicile işler mi?

Adli para cezasına mahkûmiyet ve ertelenen hapis cezası adli sicile alınmadan doğrudan arşive kaydedilir. HAGB kendine mahsus sisteme kaydedilir; beraat, düşme ve uzlaşma sicile girmez. Ertelenmeyen hapis cezası sicile işlenir.

Alkollü yaralamalı trafik kazasının cezası nedir?

Taksirle yaralamanın cezasına ek olarak 0,50 promil üzerinde 25.000 TL idari para cezası ve altı ay belge geri alma uygulanır. 1,00 promilin üzerinde ayrıca TCK m.179/3 uyarınca altı aydan iki yıla kadar hapis cezası gündeme gelir.

Ehliyetsiz yaralamalı trafik kazasının cezası nedir?

Taksirle yaralamanın cezası ehliyetli sürücüyle aynıdır; ehliyetsizlik kanunda artırım sebebi değildir. Ayrıca belgesi hiç olmayan sürücüye 40.000 TL, geri alınmış veya iptal edilmiş belgeyle kullanana 200.000 TL idari para cezası verilir.

Yaralanmalı kazada olay yerini terk etmenin cezası nedir?

Zabıtanın izni olmadan ve zaruret dışında olay yerinden ayrılan sürücüye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir ve belgesi iki yıl geri alınır (KTK m.81/3). Bu suç şikâyetten vazgeçme veya uzlaşmayla ortadan kalkmaz.

Taksirle yaralama davası kaç yılda zamanaşımına uğrar?

Dava zamanaşımı sekiz yıldır ve kaza gününden işlemeye başlar (TCK m.66/1-e, m.66/6). Bilinçli taksir bu süreyi uzatmaz; maddi tazminat talepleri için de aynı sekiz yıllık süre uygulanabilir (KTK m.109/2).

Kazanın ölümle sonuçlandığı hâlde ceza, sürücü belgesinin geri alınması, HAGB ve tazminat kuralları farklı işler. Ayrıntısı için ölümlü trafik kazası cezası kaç yıl?

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır ve somut dosya için hukuki görüş yerine geçmez. Ceza miktarları ve idari para cezası tutarları kanun değişiklikleriyle güncellenebildiğinden işlem öncesinde güncel mevzuatın kontrol edilmesi ve bir avukata danışılması önerilir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir