Ceza Hukuku, Hukuk

Yönlendirme Tedbirleri Nedir? Çocuk Koruma Kanunu’nda Yeni Dönem

Yönlendirme Tedbirleri Nedir? Çocuk Koruma Kanunu’nda Yeni Dönem

Yönlendirme tedbirleri, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’na 18 Ağustos 2026’da eklenen ve ceza sorumluluğu bulunmayan çocuklar hakkında uygulanan yeni bir tedbir türüdür. Dayanağı, 7593 sayılı Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile Kanun’a eklenen 5/A maddesidir. Kanun bu tedbirleri açıkça “ceza sorumluluğu olmayan adli süreçteki çocuklar bakımından, çocuklara özgü güvenlik tedbiri” olarak nitelemiştir.

Düzenleme, ceza verilemeyen çocuk hakkında hâkimin başvurabileceği araçları genişletir. Önceki dönemde bu çocuklar bakımından yalnızca danışmanlık, eğitim, bakım, sağlık ve barınma tedbirleri bulunuyordu; artık bunların yanında sosyal hizmet, kütüphane, çevre temizliği, bağımlılık programı ve dijital cihaz denetimi de kanunda sayılı birer tedbirdir. Tedbirin türü, süresi ve uygulayıcı kurum kararda gösterilir.

Özet

Yönlendirme tedbirleri, ceza sorumluluğu olmayan çocuklar için 5395 sayılı Kanun m.5/A ile getirilen beş tedbir türüdür.

  • Beş tür: sosyal ve toplumsal hizmetler, dijital risklerden korunma, kitap ve kütüphane, çevreye saygı ve çevre temizliği, bağımlılık tedbiri.
  • Süre: Görev alma esaslı tedbirlerde 20 saatten 300 saate kadar; dijital cihaz denetiminde 3 aydan az, 2 yıldan fazla olmamak üzere.
  • Kim uygular: Gençlik ve Spor, Kültür ve Turizm, Millî Eğitim, Tarım ve Orman, Çevre, Sağlık ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlıkları, üniversiteler, yerel yönetimler ve Yeşilay.
  • HAGB ile bağlantısı: Adli süreçteki çocuk hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilirse, yönlendirme tedbirlerinden uygun görülenler denetimli serbestlik tedbiri olarak uygulanır.
  • Aykırılık: Tedbirin gereğine aykırı davranan ana, baba veya vasi hakkında 3 günden 10 güne kadar tazyik hapsi uygulanır.

Yönlendirme Tedbirleri Nedir?

Yönlendirme tedbirleri, çocuğun cezalandırılmasının mümkün olmadığı hâllerde onu suç davranışından uzaklaştırmayı amaçlayan, kanunda sayılı ve süreli yükümlülüklerdir. 5395 sayılı Kanun’un 5/A maddesinin birinci fıkrası bu tedbirlerin hukuki niteliğini açıkça belirlemiştir: koruyucu ve destekleyici tedbirlerin yanında yer alırlar ve çocuklara özgü güvenlik tedbiri olarak anlaşılırlar.

Bu niteleme önemlidir. Türk Ceza Kanunu’nun 31’inci maddesi, ceza sorumluluğu bulunmayan çocuklar hakkında “çocuklara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur” der ancak bu tedbirlerin içeriğini saymaz. Yönlendirme tedbirleri, işte bu boşluğu doldurarak hâkime somut ve ölçülebilir araçlar sunar. Böylece “tedbir uygulanır” ifadesi, kaç saatlik hangi faaliyetin hangi kurumda yerine getirileceği belirlenmiş bir yükümlülüğe dönüşür.

Tedbirler cezai bir yaptırım değildir. Adli sicile işlenmez, tekerrüre esas alınmaz ve çocuğun suçlu sayılması sonucunu doğurmaz. Amaç, çocuğun psikososyal gelişimine katkı sağlamak ve suç davranışının tekrarını önlemektir.

Yönlendirme Tedbirleri Hangi Çocuklara Uygulanır?

Kanun iki ayrı uygulama alanı öngörmüştür.

Birinci alan: ceza sorumluluğu olmayan çocuklar. 5/A maddesinin birinci fıkrası tedbirleri “ceza sorumluluğu olmayan adli süreçteki çocuklar” bakımından düzenler. Bu kapsama, fiili işlediği sırada on iki yaşını doldurmamış çocuklar ile on iki-on beş yaş aralığında olup fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ya da davranışlarını yönlendirme yeteneği bulunmadığı tespit edilen çocuklar girer. Yaşa göre ceza sorumluluğunun nasıl belirlendiği konusunda suça sürüklenen çocuk SSÇ nedir yazımız ayrıntılı bilgi verir.

İkinci alan: hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen çocuklar. 5395 sayılı Kanun’un 23’üncü maddesine eklenen ikinci fıkraya göre, adli süreçteki çocuklar hakkında yapılan yargılama sonunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi hâlinde, 5/A maddesindeki yönlendirme tedbirlerinden uygun görülen biri veya birkaçı denetimli serbestlik tedbiri olarak uygulanır. Bu hâlde çocuğun ceza sorumluluğu vardır; tedbir, denetim süresi boyunca yerine getirilecek bir yükümlülük olarak devreye girer.

Üçüncü bir uygulama alanı Kabahatler Kanunu’ndan doğar. 5326 sayılı Kanun’a eklenen 43/C maddesine göre, amaç dışı bıçak taşıma kabahatini işlediği sırada on beş yaşını doldurmamış çocuk hakkında idari para cezası uygulanmaz; bunun yerine mülki amir, koruyucu, destekleyici ve yönlendirme tedbirlerine karar verilmesi amacıyla çocuk hâkiminden tedbir talebinde bulunur.

Beş Yönlendirme Tedbiri Türü ve Kapsamı

Kanun tedbirleri sınırlı sayıda belirlemiştir; hâkim bu listede yer almayan bir yükümlülüğe yönlendirme tedbiri adı altında hükmedemez.

TedbirİçerikSüreUygulayıcı
Sosyal ve toplumsal hizmetlerSpor kulüpleri, gençlik merkezleri ve spor tesislerinde psikososyal gelişime katkı sağlayacak görev alma20-300 saatGençlik ve Spor Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, yerel yönetimler
Dijital risklerden korunmaTelefon, bilgisayar, tablet ve benzeri cihazların takip yazılımlarıyla denetime açılması; riskli mecralara erişimin engellenmesi3 aydan az, 2 yıldan fazla olamazBilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, Siber Güvenlik Başkanlığı
Kitap ve kütüphaneKütüphane ve okuma salonlarında görev alma veya belirlenen eserleri okuma20-300 saatKültür ve Turizm Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı, üniversiteler, yerel yönetimler
Çevreye saygı ve çevre temizliğiPark, bahçe, sahil gibi bölgelerde temizlik; bitki bakımı, ağaçlandırma ve çiçeklendirme20-300 saatTarım ve Orman Bakanlığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, üniversiteler, yerel yönetimler
Bağımlılık tedbiriTütün, nikotin, alkol, kumar, uyuşturucu ve davranışsal bağımlılıklarda tedavi ve rehabilitasyon programıProgram süresinceSağlık Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Yeşilay

Sosyal ve toplumsal hizmetler tedbiri

Bu tedbirde çocuk, spor kulüpleri, gençlik merkezleri, spor tesisleri ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarında görev alır. Görev, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile yerel yönetimler tarafından yerine getirilir. Kanun görevin niteliğini “psikososyal gelişimine katkı sağlayacak” olma şartına bağlamıştır; yani tedbir bir çalıştırma değil, gelişim aracıdır.

Dijital risklerden korunma tedbiri

Beş tedbir içinde en yeni ve uygulaması en tartışmalı olanı budur. Çocuğun kullandığı telefon cihazı, telefon hattı veya her türlü bilgisayar, tablet ve benzeri dijital cihaz bildirilerek, cihazın tedbir kararından sonraki hareketleri Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile Siber Güvenlik Başkanlığı tarafından çeşitli takip yazılımlarıyla ilgili kurum denetimine açılır. Ayrıca riskli olarak tanımlı bazı dijital mecralara, uygulamalara ve platformlara erişim engellenir.

Kanun burada iki sınır koymuştur. Birincisi süre sınırıdır: denetim üç aydan az, iki yıldan fazla olamaz. İkincisi, denetimin yalnızca tedbir kararından sonraki hareketleri kapsamasıdır; geçmişe dönük bir inceleme bu tedbirin konusu değildir. Cihazların bildirilmesi yükümlülüğü uygulamada ailenin iş birliğini gerektirdiğinden, tedbirin yerine getirilmemesi hâlinde ana babanın sorumluluğu gündeme gelebilir.

Kitap ve kütüphane tedbiri

Çocuk, kütüphane ve okuma salonu gibi yerlerde 20 saatten 300 saate kadar psikososyal gelişimine katkı sağlayacak görev alır veya bu kuruluşların yetkililerince belirlenen eserleri okur. Tedbir Kültür ve Turizm Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı, üniversiteler ile yerel yönetimler tarafından yerine getirilir. Kanun iki seçeneği birlikte düzenlediğinden hâkim, çocuğun durumuna göre görev almaya ya da okumaya hükmedebilir.

Çevreye saygı ve çevre temizliği tedbiri

Çocuk, park, bahçe, sahil gibi belirlenecek bir bölgede 20 saatten 300 saate kadar çevre temizliği yapar; belirlenecek bitkilerin bakımı, ağaçlandırma ve çiçeklendirme faaliyetlerine katılır. Tedbir Tarım ve Orman Bakanlığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, üniversiteler ile yerel yönetimler tarafından yerine getirilir.

Bağımlılık tedbiri

Kanun bu tedbiri “tütün, nikotin, alkol, kumar, uyuşturucu ve uyarıcı madde ile davranışsal bağımlılık tedbiri” başlığıyla düzenler. Çocuğun sağlığı için tehlike oluşturan bağımlılıklarının tedavi ve rehabilitasyonu amacıyla belirlenecek programları tamamlaması öngörülür. Tedbir Sağlık Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Yeşilay tarafından yerine getirilir. Diğer dört tedbirden farklı olarak burada saat sınırı belirlenmemiş; süre, programın tamamlanmasına bağlanmıştır.

Uyuşturucu madde kullanımının çocuk bakımından doğurduğu ceza hukuku sonuçları ayrı bir konudur; bu başlıkta ilk kez uyuşturucudan yakalanmak yazımız erteleme ve denetimli serbestlik seçeneklerini açıklar.

Yönlendirme Tedbiri ile Koruyucu ve Destekleyici Tedbir Farkı

İki tedbir grubu birbirinin yerine geçmez; kanun yönlendirme tedbirlerini koruyucu ve destekleyici tedbirlerin yanında düzenlemiştir. Aralarındaki farklar şöyledir:

ÖlçütKoruyucu ve destekleyici tedbirler (m.5)Yönlendirme tedbirleri (m.5/A)
AmaçÇocuğun öncelikle kendi aile ortamında korunmasıÇocuğun psikososyal gelişimine katkı ve suç davranışından uzaklaşma
TürlerDanışmanlık, eğitim, bakım, sağlık, barınmaSosyal hizmet, dijital koruma, kütüphane, çevre, bağımlılık
Kime uygulanırKorunma ihtiyacı olan çocuk ve adli süreçteki çocukCeza sorumluluğu olmayan adli süreçteki çocuk; HAGB hâlinde denetimli serbestlik olarak
Süre belirlemesiKanunda saat sınırı yok20-300 saat; dijital denetimde 3 ay – 2 yıl
Yürürlük2005’ten beri18 Ağustos 2026’dan itibaren

Her iki grup için de 5395 sayılı Kanun’un 45’inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları uygulanır. Buna göre tedbirlerin yerine getirilmesi sırasında gerekmesi hâlinde kolluktan yardım istenebilir; kurumların koordinasyonu merkezde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, il ve ilçelerde ise vali ve kaymakam tarafından sağlanır.

Tedbir Kararını Kim Verir?

Koruyucu ve destekleyici tedbir kararı, 5395 sayılı Kanun’un 7’nci maddesine göre çocuk hâkimi tarafından alınır. Karar; çocuğun anası, babası, vasisi, bakım ve gözetiminden sorumlu kimse, ilgili kurum veya Cumhuriyet savcısının istemi üzerine ya da resen verilebilir. Tedbir kararı verilmeden önce çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılabilir.

Kanun metnindeki bir ayrıntı dikkat çeker: 7’nci maddede istem sahibi olarak hâlâ “Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu” yazılıdır. Bu kurum 2011 yılında kapatılmış, görevleri Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na devredilmiştir. Kanun metnindeki ibare güncellenmemiş olsa da, istem yetkisi bugün Bakanlık teşkilatına aittir. 7593 sayılı Kanun ile getirilen koordinasyon hükmü de bu yapıyı teyit eder.

Yetki bakımından kural, 8’inci maddede düzenlenmiştir: tedbirler, çocuğun menfaatleri bakımından kendisinin, ana, baba, vasisi veya birlikte yaşadığı kimselerin bulunduğu yerdeki çocuk hâkimince alınır. Hâkim tedbirin türünü kararda gösterir; bir veya birden fazla tedbire birlikte hükmedebilir ve çocuğun denetim altına alınmasına da karar verebilir.

Tedbir Kararına İtiraz Nasıl Yapılır?

5395 sayılı Kanun’un 14’üncü maddesine göre çocuk hâkimi tarafından alınan tedbir kararlarına karşı itiraz yolu açıktır. İtiraz, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun itiraza ilişkin hükümlerine göre en yakın çocuk mahkemesine yapılır.

Bu hüküm yalnızca tedbir kararlarını değil, 7593 sayılı Kanun ile getirilen tazyik hapsi kararlarını da kapsar. 5395 sayılı Kanun’un 45’inci maddesine eklenen beşinci fıkra, tazyik hapsi kararlarına karşı “14’üncü madde uyarınca itiraz yoluna gidilebilir” diyerek bu bağlantıyı açıkça kurmuştur.

İtirazın yanında ikinci bir yol daha vardır: tedbirin kaldırılması veya değiştirilmesi talebi. Hâkim, çocuğun gelişimini göz önünde bulundurarak tedbirin kaldırılmasına veya değiştirilmesine karar verebilir. Bu karar acele hâllerde çocuğun bulunduğu yer hâkimi tarafından da verilebilir; ancak bu durumda karar, önceki kararı alan hâkim veya mahkemeye bildirilir.

Tedbirin Gereği Yerine Getirilmezse Ne Olur?

7593 sayılı Kanun bu soruya ilk kez somut bir cevap getirmiştir. 5395 sayılı Kanun’un 45’inci maddesine eklenen beşinci fıkraya göre, çocuk hakkında verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarının gereklerine aykırı hareket eden ana, baba, vasi veya bakım ve gözetiminden sorumlu kimse, fiil suç teşkil etse dahi, ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre çocuk hâkimi kararıyla üç günden on güne kadar tazyik hapsi ile cezalandırılır.

Önceki dönemde tedbir kararına uyulmaması hâlinde başvurulacak bir zorlama aracı bulunmuyordu; karar çoğu zaman uygulanamadan kalıyordu. Tazyik hapsi bir ceza değil, yükümlülüğü yerine getirmeye zorlayan bir tedbirdir; adli sicile işlenmez. Kararlar kesinleşmesini müteakip Cumhuriyet başsavcılığı tarafından yerine getirilir ve çocuk hâkimi tarafından ilgili kuruma bildirilir. Ailenin sorumluluğunun diğer boyutları için çocuğun suçundan ailenin sorumluluğu yazımıza bakabilirsiniz.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kapsamında denetimli serbestlik tedbiri olarak uygulanan yönlendirme tedbirlerinde ise sonuç farklıdır. Bu hâlde denetim süresine ilişkin yükümlülüklerin ihlali, hükmün açıklanması sonucunu doğurabilir. Konunun ayrıntısı için HAGB kararına uyulmaması yazımız açıklama sunar.

Acil Korunma Kararı Nedir?

Acil korunma kararı, derhal korunma altına alınması gereken çocuk hakkında verilen geçici bir tedbirdir. 7593 sayılı Kanun’un onuncu maddesiyle 5395 sayılı Kanun’un 9’uncu maddesine üç yeni fıkra eklenmiş ve sağlık kurumuna gelen ya da getirilen riskli çocuklar için ayrı bir mekanizma kurulmuştur.

Mekanizma şu hâllerde devreye girer: akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol, uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlılığı, davranışsal bağımlılık ya da ağır tehlike arz eden bulaşıcı hastalık nedeniyle kendisi veya başkaları açısından ciddi tehlike oluşturduğu değerlendirilen çocuğun, herhangi bir suretle Sağlık Bakanlığına veya üniversitelere bağlı yataklı sağlık kurumlarına gelmesi ya da getirilmesi.

Bu düzenlemenin pratik önemi, sürecin başlangıcını sağlık kurumuna bağlamasıdır. Önceki durumda çocuğun korunma altına alınması için kolluk ya da sosyal hizmet birimlerinin harekete geçmesi gerekiyordu; artık hastaneye gelen veya getirilen çocuk hakkında sağlık kurumu doğrudan başvuru yükümlülüğü altındadır.

Acil Korunma Kararında Süreler Nasıl İşler?

Kanun her aşama için ayrı bir süre belirlemiştir. Süreler kesindir ve birbirini takip eder:

AşamaSüreKim yapar
Tedaviye ihtiyaç bulunduğunun tespiti ve rapor düzenlenmesi24 saat içindeİlgili uzman hekim
Çocuk hâkimine başvuruRapor tarihinden itibaren en geç 24 saat içindeSağlık kurumu
Sağlık kurulu raporunun mahkemeye sunulmasıBaşvurudan itibaren en geç 48 saat içindeİlgili dal uzman hekiminin yer aldığı üç uzman hekimlik resmî sağlık kurulu
Talep hakkında kararEn geç 48 saat içindeÇocuk hâkimi

Çocuğun sağlık kuruluşuna gelmesinden veya getirilmesinden hâkim kararının sağlık kuruluşuna tebliğine kadar geçen sürede, çocuğa gerekli görülen tıbbi müdahale ve tedavi uygulanır. Bu süreçte ihtiyaç duyulması hâlinde kolluktan yardım istenebilir; kolluk bu talepleri kanunla kendisine tanınan yetkiler çerçevesinde yerine getirir.

Hâkimin yetkileri karar aşamasında genişler. Çocuğun üstün yararını gözeterek bulunduğu yerin gizli tutulmasına ve gerekli görmesi hâlinde kişisel ilişkinin kurulmasına veya sınırlandırılmasına karar verebilir. Sağlık kurulu raporunu dikkate alarak acil korunma kararının kaldırılmasına, devamına veya çocuğun durumuna uygun başka bir koruyucu ve destekleyici tedbire hükmeder.

Tedbir Kararı Ne Kadar Sürer ve Ne Zaman Sona Erer?

Tedbirin süresi bakımından üç kural birlikte işler.

  • Periyodik inceleme: Tedbir kararlarının uygulanması, kararı veren hâkim veya mahkemece en geç üçer aylık sürelerle incelettirilir (m.8/2). Hâkim veya mahkeme, denetim memurlarının, çocuğun velisinin, vasisinin, tedbiri yerine getiren kuruluşun temsilcisinin veya Cumhuriyet savcısının talebi üzerine ya da resen tedbiri kaldırabilir, süresini uzatabilir veya değiştirebilir.
  • On sekiz yaş sınırı: Tedbirin uygulanması, on sekiz yaşın doldurulmasıyla kendiliğinden sona erer (m.7/6).
  • İstisna: Hâkim, çocuğun eğitim ve öğrenimine devam edebilmesi için ve rızası alınmak suretiyle tedbirin uygulanmasına belli bir süre daha devam edilmesine karar verebilir.

Yönlendirme tedbirlerinde ayrıca tedbirin kendi süre sınırı vardır: görev alma esaslı tedbirlerde 20-300 saat, dijital risklerden korunma tedbirinde üç ay ile iki yıl arası. Bu süreler hâkim tarafından kararda belirlenir ve on sekiz yaş sınırıyla birlikte değerlendirilir.

Tedbirlerin Uygulanmasından Kim Sorumlu?

7593 sayılı Kanun, uygulamadaki en büyük sorunlardan biri olan kurumlar arası dağınıklığı gidermek için 5395 sayılı Kanun’un 45’inci maddesine dördüncü fıkra eklemiştir. Buna göre koruyucu ve destekleyici tedbirlerin yerine getirilmesinde kurumların koordinasyonu merkezde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından; il ve ilçelerde vali ve kaymakam tarafından sağlanır. Bu amaçla il ve ilçelerde sekretarya hizmetleri aile ve sosyal hizmetler il müdürlükleri tarafından yürütülür.

Hâkim veya mahkeme tarafından verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararları, yerine getirilmek üzere ilgili kurum veya kuruluşa gönderilir. Ayrıca aynı maddenin üçüncü fıkrası değiştirilerek, tedbirlerin yerine getirilmesi sırasında gerekmesi hâlinde kolluktan yardım istenebileceği açıkça düzenlenmiştir.

Yönlendirme tedbirlerinin usul ve esaslarını belirleyecek yönetmelik, 5/A maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından çıkarılacaktır. Yönetmelik yayımlanana kadar tedbirlerin uygulama ayrıntıları kanun metnindeki çerçeveyle sınırlıdır.

On beş yaşın altındaki çocukların sosyal ağ hesabı açmasına getirilen kısıtlamanın kapsamı, yürürlük tarihi ve yaptırımı için 15 yaş altı sosyal medya yasağı yazımıza bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Yönlendirme tedbirleri ne zaman yürürlüğe girdi?

7593 sayılı Kanun 18 Ağustos 2026 tarihli ve 33344 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe girdi. Yönlendirme tedbirlerini düzenleyen 5395 sayılı Kanun m.5/A da bu tarihten itibaren uygulanmaktadır.

Yönlendirme tedbiri ceza mıdır?

Hayır. Kanun bu tedbirleri çocuklara özgü güvenlik tedbiri olarak nitelendirmiştir. Adli sicile işlenmez ve çocuğun suçlu sayılması sonucunu doğurmaz. Amaç, çocuğun psikososyal gelişimine katkı sağlamaktır.

Yönlendirme tedbiri kaç saat olabilir?

Sosyal ve toplumsal hizmetler, kitap ve kütüphane ile çevre temizliği tedbirlerinde süre 20 saatten 300 saate kadar belirlenir. Dijital risklerden korunma tedbirinde ise denetim üç aydan az, iki yıldan fazla olamaz.

Çocuğun telefonu denetlenebilir mi?

Dijital risklerden korunma tedbirine hükmedilmişse evet. Çocuğun kullandığı telefon, hat, bilgisayar veya tablet bildirilerek cihazın tedbir kararından sonraki hareketleri Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile Siber Güvenlik Başkanlığı denetimine açılır ve riskli platformlara erişim engellenir.

Yönlendirme tedbirine kim karar verir?

Çocuk hâkimi karar verir. Karar; çocuğun anası, babası, vasisi, bakım ve gözetiminden sorumlu kimse, ilgili kurum veya Cumhuriyet savcısının istemi üzerine ya da resen verilebilir.

Tedbir kararına itiraz süresi nedir?

5395 sayılı Kanun m.14, itirazı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun itiraza ilişkin hükümlerine bağlamıştır. İtiraz en yakın çocuk mahkemesine yapılır. Süre ve usul bakımından CMK’nın itiraz hükümleri uygulanır.

HAGB kararında yönlendirme tedbiri uygulanır mı?

Evet. 5395 sayılı Kanun m.23/2 uyarınca adli süreçteki çocuk hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi hâlinde, yönlendirme tedbirlerinden uygun görülen biri veya birkaçı denetimli serbestlik tedbiri olarak uygulanır.

Çocukta HAGB için zararın giderilmesi şart mı?

Her zaman değil. 5395 sayılı Kanun m.23/3’e göre, suçun işlenmesi nedeniyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın az olması hâlinde adli süreçteki çocuklar hakkında HAGB kararı verilebilmesi için zararın giderilmesi şartı aranmayabilir.

Tedbir kararı ne zaman sona erer?

Tedbirin uygulanması on sekiz yaşın doldurulmasıyla kendiliğinden sona erer. Ancak hâkim, çocuğun eğitim ve öğrenimine devam edebilmesi için ve rızası alınmak suretiyle tedbirin belli bir süre daha uygulanmasına karar verebilir.

Tedbir kararı ne sıklıkla incelenir?

Tedbir kararlarının uygulanması, kararı veren hâkim veya mahkemece en geç üçer aylık sürelerle incelettirilir. İnceleme sonucunda tedbir kaldırılabilir, süresi uzatılabilir veya değiştirilebilir.

Acil korunma kararında hâkim ne kadar sürede karar verir?

Hâkim, başvuru ve sağlık kurulu raporunu değerlendirerek talep hakkında en geç kırk sekiz saat içinde karar verir. Sağlık kurulu raporu ise başvurudan itibaren en geç kırk sekiz saat içinde mahkemeye sunulur.

Acil korunma kararında çocuğun yeri gizli tutulur mu?

Hâkim, çocuğun üstün yararını gözeterek bulunduğu yerin gizli tutulmasına karar verebilir. Ayrıca gerekli görmesi hâlinde kişisel ilişkinin kurulmasına veya sınırlandırılmasına da hükmedebilir.

Yönlendirme tedbirinin yönetmeliği çıktı mı?

5395 sayılı Kanun m.5/A’nın dördüncü fıkrası, usul ve esasların Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirleneceğini öngörür. Yönetmelik yayımlanana kadar uygulama, kanun metnindeki çerçeveyle sınırlıdır.

Sonuç

Yönlendirme tedbirleri, ceza verilemeyen çocuk karşısında hâkimin elini güçlendiren somut araçlardır. Beş tedbir türü, süreleri ve uygulayıcı kurumlarıyla birlikte kanunda sayılmış; hükmün açıklanmasının geri bırakılması hâlinde denetimli serbestlik tedbiri olarak da uygulanabilmesi sağlanmıştır. Aynı düzenleme paketi acil korunma kararında süreleri netleştirmiş, kurumlar arası koordinasyonu kurala bağlamış ve tedbir kararına aykırılığı ilk kez tazyik hapsiyle yaptırıma bağlamıştır.

Uygulamada belirleyici olacak nokta, tedbirlerin usul ve esaslarını gösterecek yönetmeliktir. Bununla birlikte tedbirin türü, süresi ve uygulayıcı kurum kararda gösterilmek zorunda olduğundan, kararın içeriğine yönelik itiraz imkânı bugünden itibaren kullanılabilir durumdadır. Tedbirin çocuğun durumuna uygun olup olmadığının erken aşamada tartışılması, hem çocuğun yararına hem de ailenin sorumluluğu bakımından önem taşır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki görüş niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız gerekir; çocuk dosyalarında hukuki destek için Ankara ceza avukatı sayfamızda iletişim bilgilerimiz yer alıyor. Düzenlemenin tam metni için 7593 sayılı Kanun’un Resmî Gazete’de yayımlanan metnine bakılabilir.