Suça Sürüklenen Çocuk İfadeye veya Duruşmaya Gitmezse Ne Olur?
Suça sürüklenen çocuk mahkemeye gitmezse dosya kapanmaz, beklemeye de alınmaz: önce zorla getirme kararı, sonuç alınamazsa yakalama emri çıkar. İfadeye çağrılan çocuk gelmediğinde savcılık aynı yola başvurur. Buna karşılık mahkeme, çocuğun savunmasını hiç almadan onu cezalandıramaz. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 193. maddesi hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmasını yasaklar ve Yargıtay, çocuğun sorgusu yapılmadan kurulan mahkûmiyet hükümlerini istikrarlı biçimde bozmaktadır.
Yani suça sürüklenen çocuk mahkemeye gitmezse sorun çözülmez, yalnızca ertelenir ve daha sert bir biçimde geri gelir. Çocuğun hasta olması, sınavı ya da başka bir şehirde bulunması gibi geçerli bir engel varsa bunun bildirilmesi, ses ve görüntü aktarımıyla ya da başka bir mahkeme aracılığıyla savunma verilmesi mümkündür. Aşağıda soruşturma ve kovuşturma aşamalarını ayrı ayrı ele alıyor, her adımın kanuni dayanağını ve Yargıtay’ın bu konudaki kararlarını gösteriyoruz.
Kısaca
Gelmemenin sonucu aşamaya göre değişir, ama hiçbir aşamada “kendiliğinden düşme” yoktur.
- İfadeye gelmezse: Davetiyede yazılı ihtar gereği zorla getirme kararı verilebilir; bu da sonuç vermezse savcının istemiyle sulh ceza hâkimi yakalama emri düzenleyebilir (CMK m.145, 146, 98).
- Duruşmaya gelmezse: Geçerli bir nedeni yoksa zorla getirilir; mahkeme her zaman yakalama emri de çıkarabilir (CMK m.193/1, 199).
- Yokluğunda ceza: Sorgusu yapılmamış çocuk hakkında mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığı ve güvenlik tedbiri kararı verilemez; bu kural 2023’ten beri kanun metninde açıkça yazılıdır (CMK m.193/2).
- Sorgudan sonra: Mahkeme, sorgusu yapılmış çocuğun sonraki oturumlarda hazır bulunmasına gerek görmeyebilir (5395 s.K. m.22/3). Ancak başka bir dosyadan cezaevinde olan çocuk hüküm oturumuna getirilmezse Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararı bozuyor.
- Hiç bulunamazsa: Belirli suçlarda ilan yoluyla kaçak kararı verilir; kaçak kararı dava zamanaşımını durdurur (TCK m.67/1).
- Avukat: Çocuğun müdafisi zorunludur; karar oturumunda müdafi bulunmazsa hüküm bozulabilir (CMK m.150/2, 188/1).
Suça Sürüklenen Çocuk Mahkemeye Gitmezse Ne Olur?
Suça sürüklenen çocuk mahkemeye gitmezse, mahkeme duruşmayı ertelemek ve çocuğun zorla getirilmesine karar vermek zorundadır. Ceza Muhakemesi Kanunu‘nun ifadesiyle “hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmaz. Gelmemesinin geçerli nedeni olmayan sanığın zorla getirilmesine karar verilir” (CMK m.193/1). Mahkeme ayrıca sanığın zorla getirme kararı ya da yakalama emriyle getirilmesine her zaman karar verebilir (CMK m.199). Çocuk olmak bu kuralları hafifletmez; çocuklara özgü kurallar, yakalama ve getirme işleminin nasıl yapılacağını belirler.
Gelmemenin sonuçlarını, aşama aşama şöyle özetleyebiliriz:
| Aşama | Çocuk gelmezse ilk sonuç | Sonuç alınamazsa | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Savcılığa ifadeye çağrı | Zorla getirme kararı | Sulh ceza hâkiminden yakalama emri | CMK m.145, 146, 98/1 |
| İlk duruşma (sorgu yapılmamış) | Duruşma ertelenir, zorla getirme | Yakalama emri | CMK m.176/2, 193/1, 199 |
| Sorgudan sonraki oturumlar | Mahkeme gerek görmezse çocuk olmadan devam | Gerekirse zorla getirme veya yakalama emri | 5395 s.K. m.22/3, CMK m.194/2, 196/1 |
| Hüküm oturumu | Sorgu yapılmışsa ve bağışıklık varsa karar verilebilir | Cezaevindeki çocuk getirilmezse bozma riski | CMK m.196; YCGK 2022 kararları |
| Hiç ulaşılamıyorsa | İlan, 15 günlük süre | Kaçak kararı, mallara el koyma (katalog suçlarda) | CMK m.247, 248 |
Bu tablo “mahkûmiyet gelmezse de verilir” anlamına gelmez. Tam tersine, sorgusu yapılmamış çocuk hakkında mahkeme ancak beraat, düşme gibi lehe kararlar verebilir; ayrıntısını aşağıda “Çocuk Gelmeden Mahkeme Karar Verebilir mi?” başlığında anlatıyoruz.
Duruşmaya gitmezsem ne olur, ilk oturumda mahkeme ne yapar?
Kovuşturma aşamasında çocuğa iddianame ile birlikte bir çağrı kâğıdı gönderilir. Tutuklu olmayan sanığa gönderilen çağrı kâğıdına, “mazereti olmaksızın gelmediğinde zorla getirileceği” yazılır ve çağrı kâğıdının tebliği ile duruşma günü arasında en az bir hafta bulunur (CMK m.176/2 ve 176/4). Telefonla, SMS ya da e-postayla yapılan bilgilendirme de mümkündür, ancak kanun bu yolla yapılan bildirime çağrı kâğıdının sonuçlarını bağlamaz (CMK m.176/1).
Usulüne uygun çağrıya rağmen gelmeyen çocuk için mahkeme duruşmayı yapamaz, bir sonraki oturumu belirler ve zorla getirme kararı verir. Uygulamada tensip zaptıyla gönderilen ilk davetiyeye gelinmediğinde verilen ara karar budur. Tensip zaptının ne olduğunu ve neleri içerdiğini tensip zaptı nedir yazımızda anlattık.
İlk duruşmaya gitmezsem ne olur?
İlk duruşma, çocuğun sorgusunun yapılacağı oturumdur. Sorgu, kimlik tespiti, iddianamenin anlatılması, hakların hatırlatılması ve çocuğun açıklama yapmak istemesi hâlinde savunmasının alınması adımlarından oluşur (CMK m.191/3, 147). Bu yapılmadan dava kural olarak ilerleyemez. İlk oturuma gelmemek bu nedenle en ağır sonuçlu devamsızlıktır: hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılamayacağı için oturum boşa geçer, mahkeme zorla getirme kararı verir ve dosya bir sonraki güne kalır.
Yargıtay 17. Ceza Dairesinin incelediği bir dosyada, usulüne uygun davetiyeye rağmen ilk celseye gelmeyen çocuk hakkında zorla getirme emri çıkarılmış, üçüncü celsede ise çocuğun savunması hiç alınmadan hüküm açıklanmıştı. Daire, çocuğa iddianame okunup sorgusu yapılmadan hüküm kurulmasını bozma sebebi saydı (Y. 17. CD E.2015/14485 K.2016/6985, 09.05.2016).
2 duruşmaya gitmezsem ne olur?
İkinci kez gelinmemesi, çoğu dosyada zorla getirme kararının sonuç vermediği anlamına gelir. Bu noktada mahkeme yakalama emri düzenler (CMK m.199). Yakalama emri, zorla getirmeden farklı olarak kişinin aranmasını ve bulunduğu yerde yakalanarak hâkim önüne çıkarılmasını sağlar. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin incelediği bir dosyada, çocuk hakkında önce zorla getirme emri çıkarılmış, sonuç alınamayınca bir sonraki celsede yakalama emri düzenlenmiş ve mahkeme yakalama emrinin infazını beklemeye karar vermişti (Y. 9. CD E.2020/380 K.2020/1691, 21.10.2020).
Sorgusu yapılmış bir çocuk için ise tablo farklıdır. Mahkeme, sorgusu yapılmış çocuğun duruşmada hazır bulundurulmasına gerek görmeyebilir (5395 s.K. m.22/3). Sanık savuşur veya ara vermeyi izleyen oturuma gelmezse, önceden sorguya çekilmiş ve artık hazır bulunmasına gerek görülmüyorsa dava yokluğunda bitirilebilir (CMK m.194/2). Yani ikinci oturuma gelmemenin ağırlığı, ilk oturumda sorgunun yapılıp yapılmadığına bağlıdır.
Polis veya Savcı İfadeye Çağırdı, Çocuk Gitmezse Ne Olur?
Soruşturma aşamasında ifadeye gitmemek suç değildir, ama sonuçsuz da kalmaz. Kanun, ifadesi alınacak kişinin davetiye ile çağrılmasını, davetiyede çağrılma nedeninin açıkça belirtilmesini ve “gelmezse zorla getirileceği” ihtarının yazılmasını ister (CMK m.145). Bu çağrıya uymayan şüpheli hakkında zorla getirme kararı verilebilir (CMK m.146/1). Zorla getirme de sonuç vermezse, soruşturma evresinde çağrı üzerine gelmeyen veya çağrı yapılamayan şüpheli hakkında Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi yakalama emri düzenleyebilir (CMK m.98/1).
Çocuklar için bu sürecin kuralları 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu ve yönetmelikle ayrıca sıkılaştırılmıştır. Çocuk hakkındaki soruşturmayı çocuk bürosundaki Cumhuriyet savcısı bizzat yürütür (5395 s.K. m.15/1). On iki yaşını doldurmuş ama on sekiz yaşını doldurmamış çocuk; yakınlarına ve müdafiye haber verilerek derhâl Cumhuriyet başsavcılığına sevk edilir ve ifadesi ancak müdafi hazır bulundurulmak şartıyla alınır (Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği m.19/b). Çocuğun ifadesinin nasıl ve kimin huzurunda alındığını ana rehberimiz suça sürüklenen çocuk SSÇ nedir yazısında ayrıntılı anlattık; burada yalnızca gidilmediğinde ne olduğunu ele alıyoruz.
On iki yaşını doldurmamış çocuk için ise durum tamamen farklıdır: bu yaştaki çocuk suç nedeniyle yakalanamaz ve hiçbir suretle suç tespitinde kullanılamaz; kimliği tespit edildikten hemen sonra serbest bırakılır ve olay, tedbir kararı verilmesi için Cumhuriyet başsavcılığına bildirilir (Yönetmelik m.19/a). Bu yaştaki çocuk şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrılmaz; hakkında ancak koruyucu ve destekleyici tedbir gündeme gelir.
İfadeye gitmezsem ne olur?
İfadeye gitmemenin ilk sonucu zorla getirme kararıdır. Karar, kişinin kim olduğunu, kendisiyle ilgili suçu, gerektiğinde eşkâlini ve zorla getirilme nedenini içerir; bir örneği kişiye verilir (CMK m.146/2-3). Zorla getirilen kişi derhâl, olanak bulunmadığında yol süresi hariç en geç yirmi dört saat içinde çağıran savcının önüne götürülür ve ifadesi alınır (CMK m.146/4).
Unutulmaması gereken nokta şudur: gitmemek susma hakkının kullanılması anlamına gelmez. Susma hakkı zaten vardır; ifadeye giden çocuğa da yüklenen suç hakkında açıklama yapmama hakkı hatırlatılır (CMK m.147/1-e). Dolayısıyla ifadeye gitmek, konuşmak zorunda olmak demek değildir. Gitmemek ise kolluğun kapıya gelmesi ve çocuğun zorla götürülmesi ihtimalini doğurur.
İfadeye çağrıldım gitmezsem ne olur, ifade vermemek suç mu?
İfadeye çağrılan şüphelinin gelmemesi için kanunda ayrı bir ceza öngörülmemiştir. Buna karşılık çağrıya uymayan tanık için gelmemesinin sebep olduğu giderlerin kendisine ödettirilmesi mümkündür (CMK m.44/1). Bu yazı şüpheli veya sanık konumundaki çocuğu anlatıyor; mağdur ya da tanık olarak çağrılan kişilerin de çağrıya uymamaları hâlinde zorla getirilmelerine karar verilebilir (CMK m.146/7).
Şüpheli için yaptırım ceza değil, zorlamadır: zorla getirme, yakalama emri ve ileri aşamada kaçak kararı. Kimlik sorularına ise doğru cevap vermek bir yükümlülüktür (CMK m.147/1-a).
Polis ifadeye çağırdı gitmezsem ne olur?
Çocuklarla ilgili kolluk görevi öncelikle kolluğun çocuk birimleri tarafından yerine getirilir (5395 s.K. m.31/1). Polis ya da jandarma çocuk birimi telefonla aradığında bu çoğu zaman, çocuğun savcılığa götürülmesi için bir davettir. Telefonla yapılan arama, CMK m.145’teki yazılı davetiyenin yerini tutmaz; bu nedenle “çağrıldığı hâlde gelmeyen” şüpheli hakkında zorla getirme kararına dayanak olması tartışmalıdır. Ancak kanun ikinci bir yol daha tanır: hakkında tutuklama kararı verilmesi veya yakalama emri düzenlenmesi için yeterli neden bulunan şüphelinin, önceden çağrılmasına gerek olmadan zorla getirilmesine karar verilebilir (CMK m.146/1).
Pratik öneri açıktır: telefonla çağrı geldiğinde aramayı yapan birimin adını, dosyanın hangi savcılıkta olduğunu ve randevu saatini not alın, bir avukatla görüşerek belirtilen zamanda savcılığa gidin. Çocuğun ifadesi müdafi olmadan alınamayacağından, avukat seçilmemişse baro tarafından görevlendirilir (CMK m.150/2).
Savcı ifadeye çağırdı gitmezsem ne olur?
Savcılıktan gelen yazılı davetiyeye uymamak, zorla getirme kararı için doğrudan dayanaktır (CMK m.146/1). Savcı zorla getirme kararını kendisi verebilir; zorla getirilen çocuk, kararı veren savcının önüne götürülür (CMK m.146/4). Zorla getirme de sonuç vermezse savcı, sulh ceza hâkiminden yakalama emri isteyebilir (CMK m.98/1).
Davetiyede belirtilen günde gidilemeyecekse, bunun nedeni belgeleriyle birlikte savcılığa bildirilmeli ve yeni bir gün istenmelidir. Zorla getirme, “bunun için haklı görülecek bir zamanda” başlar (CMK m.146/5); savcılığın zamanında bilgilendirilmesi, bu kararın hiç verilmemesini sağlayabilir.
Karakoldan ifadeye çağrıldım gitmezsem ne olur?
Karakoldan gelen çağrıya uyulmaması, karakolun doğrudan bir yaptırım uygulamasına yol açmaz; kolluk bu durumu savcılığa bildirir ve zorla getirme kararı savcılıktan çıkar. Suça sürüklenen çocuk için karakol, ifadenin alındığı yer değil, çocuğun savcılığa sevk edildiği ara duraktır. Yönetmelik, on iki-on sekiz yaş arasındaki çocuğun derhâl Cumhuriyet başsavcılığına sevk edilmesini ve soruşturmanın Cumhuriyet savcısı tarafından bizzat yapılmasını öngörür (Yönetmelik m.19/b).
Karakola ifadeye gitmezsem ne olur, suça sürüklenen çocuk ifadesi nerede alınır?
Karakola gidilmemesi hâlinde de süreç savcılık üzerinden yürür: savcı zorla getirme kararı verir, kolluk bu kararı yerine getirir. Çocuğun ifadesi, müdafi hazır bulunmadan alınamaz; ana-babası veya vasisi, çocuğun yararına aykırı olmadıkça ifade sırasında yanında bulunabilir ve gerekirse bir sosyal çalışma görevlisi de hazır bulundurulabilir (Yönetmelik m.19/b; 5395 s.K. m.15/2). Bu nedenle ifadeye bizzat, bir avukatla ve bir veliyle gitmek, zorla getirilmekten her bakımdan daha korunaklıdır.
18 yaşından küçük biri ifade verebilir mi, velisiz ifade alınır mı?
Evet, 18 yaşından küçük biri şüpheli sıfatıyla ifade verebilir; kanun bunun için velinin iznini ayrı bir şart olarak aramaz, ama müdafi şarttır. Kolluk, çocuk hakkında işleme başlandığında durumu çocuğun veli veya vasisine, baroya ve ilgili kuruma bildirir (5395 s.K. m.31/2). Gözaltına alınan çocuğun ana-baba veya vasisine bildirim yapılır; çocuk kendi talebi olmasa bile müdafiden yararlandırılır ve ana-baba veya vasi de müdafi seçebilir (Yönetmelik m.19/b-1, 2). Velinin ifade sırasında yanında bulunması bir haktır, zorunluluk değildir; çocuğu suça azmettirdiğinden veya istismar ettiğinden şüphelenilen yakınlarına ise bilgi verilmez (5395 s.K. m.31/2).
18 yaşından küçük şüpheli ifadesi alınmadan dava açılabilir mi?
Açılabilir. Kanun, iddianamenin iadesini gerektiren hâlleri sınırlı olarak sayar ve bunların arasında şüphelinin ifadesinin alınmamış olması ayrıca yer almaz (CMK m.174/1). Savcı, toplanan deliller suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa iddianame düzenler (CMK m.170/2). Çocuğun savunması, bu durumda kovuşturma aşamasında mahkemedeki sorgu ile alınır. Dolayısıyla ifadeye gitmemek soruşturmayı durdurmaz; yalnızca çocuğun anlatımının dosyaya ilk aşamada girmesini engeller.
Burada 2026’da getirilen bir yeniliği not etmek gerekir: 8 Ağustos 2026 tarihli 7593 sayılı Kanun’la, on beş yaşını doldurmamış çocuklar hakkında sosyal inceleme yaptırılmaksızın düzenlenen iddianamenin iadesi hükmü eklendi (CMK m.174/1-e). On beş yaşını doldurmamış çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılması artık zorunludur (5395 s.K. m.35/3). Sosyal inceleme çocuğun bireysel özelliklerini ve sosyal çevresini gösterdiği için, bu yaş grubunda çocuğa hiç ulaşılamaması iddianamenin düzenlenmesini de fiilen güçleştirir.
Zorla Getirme Kararı Çıkarsa Ne Olur, Çocuk Nasıl Getirilir?
Zorla getirme kararı çıkarsa kolluk çocuğu bulunduğu yerden alıp kararı veren savcının ya da mahkemenin önüne götürür; işlem, ifade veya sorgu bitince sona erer. Zorla getirme bir gözaltı değildir. Kanun, zorla getirmenin haklı görülecek bir zamanda başlayacağını ve ifade almanın veya sorgunun sonuna kadar devam edeceğini söyler (CMK m.146/5). İfade ya da sorgu tamamlandığında çocuk, hakkında ayrıca tutuklama veya başka bir tedbir kararı verilmedikçe serbest kalır.
Zorla getirme kararı kim verir?
Soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı, kovuşturma aşamasında ise davayı gören mahkeme verir. Kanun, zorla getirilen kişinin “çağıran hâkimin, mahkemenin veya Cumhuriyet savcısının” önüne götürüleceğini belirterek her üç merciin de bu kararı verebileceğini gösterir (CMK m.146/4). Kovuşturmada mahkeme, gelmemesinin geçerli nedeni olmayan sanığın zorla getirilmesine karar vermek zorundadır (CMK m.193/1).
Zorla getirme kararı nasıl uygulanır?
Karar kolluk tarafından yerine getirilir; çocuklar söz konusu olduğunda bu görev öncelikle kolluğun çocuk birimine aittir (5395 s.K. m.31/1). Yönetmelik, çocuklarla ilgili işlemlerin mümkün olduğu ölçüde sivil kıyafetli görevliler tarafından yapılmasını, çocuklara kelepçe ve benzeri aletler takılmamasını ve çocukların yetişkinlerden ayrı yerlerde tutulmasını emreder; kaçmayı ya da hayati bir tehlikeyi önlemek için zorunlu hâllerde kolluk gerekli önlemleri alabilir (Yönetmelik m.19/b-5, 9, 10). Zorla getirme kararının bir örneği çocuğa verilir (CMK m.146/3). Karar yerine getirilemezse, bunun nedenleri köy veya mahalle muhtarı ile kolluk görevlisinin birlikte imzalayacakları bir tutanakla saptanır (CMK m.146/6).
Zorla getirme kararı, gözaltına alma veya tutuklama kararı olmadan bir çocuğun evinden alınıp karakola götürülmek istenmesi ise ayrı bir sorundur. Yargıtay 5. Ceza Dairesi, karakola götürülmek istenen çocuğun direnmesi nedeniyle kurulan mahkûmiyet hükmünü, “suça sürüklenen çocuk hakkında yetkili makamlarca verilmiş bir zorla getirme emri, gözaltına alma veya tutuklama kararının bulunup bulunmadığının araştırılıp” değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle bozdu (Y. 5. CD E.2013/11844 K.2014/12527, 10.12.2014). Bu karar, kolluğun her zaman bir karara dayanması gerektiğini gösterir; ancak işlemin hukuka aykırılığı sonradan, avukat aracılığıyla ileri sürülmelidir. Görevlilere fiilen karşı koymak, çocuk için ikinci bir dosya açılmasına yol açabilir.
Zorla getirme kararı süresi ne kadar?
Zorla getirilen kişi derhâl, olanak bulunmadığında yol süresi hariç en geç yirmi dört saat içinde çağıran merciin önüne götürülür (CMK m.146/4). Zorla getirme, ifade veya sorgunun sonuna kadar devam eder (CMK m.146/5); yani kararın kendisi bir “tutulma süresi” öngörmez, yalnızca kişinin mercie getirilip dinlenmesini sağlar. Kararın kaç gün geçerli olacağına dair kanunda ayrı bir süre yoktur; karar yerine getirilene veya kaldırılana kadar dosyada kalır.
Zorla getirme kararı nasıl öğrenilir?
Zorla getirme kararı çoğu zaman kolluk kapıya geldiğinde öğrenilir; kararın bir örneği o anda kişiye verilir (CMK m.146/3). Daha önce öğrenmenin en güvenli yolu, dosyayı bir avukat aracılığıyla takip etmektir: çocuğun müdafisi dosyadaki ara kararları görebilir. Kovuşturma aşamasında çağrı kâğıdında, gelinmediği takdirde zorla getirileceği ihtarı zaten yazılıdır (CMK m.176/2); bu ihtar, bir sonraki adımın ne olacağını önceden gösterir.
Zorla getirme kararı nasıl kaldırılır?
En kısa yol, çocuğun kendiliğinden kararı veren savcılığa ya da mahkemeye gitmesidir. Zorla getirmenin amacı ifadenin veya sorgunun yapılmasıdır; bu amaç gerçekleşince karar konusuz kalır (CMK m.146/5). Gelmemenin haklı bir nedeni varsa (hastalık, sınav, yol engeli) bunun belgesiyle birlikte bildirilmesi, kovuşturmada kararın kaldırılmasını ya da yeni bir oturum günü verilmesini sağlayabilir; çünkü zorla getirme, “gelmemesinin geçerli nedeni olmayan” sanık için öngörülmüştür (CMK m.193/1). Mazeret dilekçesinin nasıl hazırlanacağını duruşma mazeret dilekçesi yazımızda ayrıntılı anlattık.
Zorla getirme kararına rağmen gelmeyen sanık çocuğa ne olur?
Zorla getirme kararına rağmen gelmeyen sanık hakkında mahkeme yakalama emri düzenler (CMK m.199). Yakalama emri üzerine yakalanan çocuk hâkim önüne çıkarılır; sorgusu, davayı gören mahkemede ya da yakalandığı yerdeki mahkemede yapılabilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun incelediği bir dosyada da, yakalama emri üzerine yakalanan çocuğun sorgusu başka bir yer mahkemesince yapılmıştı (YCGK E.2021/309 K.2022/134, 01.03.2022).
Belirli suçlarda bu süreç kaçak kararına kadar gider; aşağıda ayrı başlıkta anlatıyoruz.
Yakalama Emri Çıkan Çocuk Tutuklanır mı?
Yakalama emri tutuklama kararı değildir; yalnızca kişinin bulunup hâkim önüne getirilmesini sağlar. Hâkim veya mahkeme tarafından verilen yakalama emri üzerine yakalanan kişi en geç yirmi dört saat içinde yetkili hâkim veya mahkeme önüne çıkarılır; bu mümkün değilse aynı süre içinde yakalandığı yer adliyesindeki ses ve görüntü sistemiyle sorgusu yapılır veya ifadesi alınır (CMK m.94/1-2). İfade için çıkarılmış bir yakalama emri üzerine mesai saatleri dışında yakalanan kişi, belirlenen tarihte hazır bulunmayı taahhüt ederse savcının emriyle serbest bırakılabilir; bu imkân her yakalama emri için bir kez kullanılabilir (CMK m.94/3).
Hâkim önüne çıkarılan çocuk hakkında tutuklama ancak kanuni şartlar varsa gündeme gelir. On beş yaşını doldurmamış çocuklar hakkında üst sınırı beş yılı aşmayan hapis cezasını gerektiren fiillerinden dolayı tutuklama kararı verilemez (5395 s.K. m.21). Yetişkinler için de geçerli genel kurala göre, sadece adli para cezasını gerektiren suçlarda veya vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç üst sınırı iki yılı geçmeyen suçlarda tutuklama yapılamaz (CMK m.100/4).
Ancak gelmemenin kendisi, tutuklama değerlendirmesinde çocuğun aleyhine kullanılabilir. Kanun, şüpheli veya sanığın “kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular” bulunmasını tutuklama nedenleri arasında sayar (CMK m.100/2-a). Tekrarlanan çağrılara uyulmaması, yakalama emriyle aranma ve adreste bulunamama bu tür bir olgu olarak dosyaya girer. Tutuklamanın genel şartlarını ve itiraz yollarını tutuklama nedir yazımızda anlattık.
Çocuk Gelmeden Mahkeme Karar Verebilir mi?
Mahkeme, sorgusu yapılmamış çocuk hakkında ancak lehe sonuç doğuran bazı kararları verebilir; mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığı ve güvenlik tedbiri kararlarını veremez. Bu, 28 Mart 2023 tarihli 7445 sayılı Kanun’la değiştirilen CMK m.193/2’nin açık hükmüdür: “Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığı ve güvenlik tedbiri dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir.”
Çocuklar bakımından bu değişiklik özellikle önemlidir; çünkü suça sürüklenen çocuk hakkında verilen ceza verilmesine yer olmadığı kararı çoğu zaman bir güvenlik tedbiriyle birlikte gelir ve çocuğun sicilinde, hayatında iz bırakır. Yargıtay, kanun değişikliğinden önce de bu sonuca ulaşmıştı. 2. Ceza Dairesi, sorgusu yapılmadan ceza verilmesine yer olmadığına karar verilerek çocuk hakkında koruma ve tedavi tedbirine hükmedilmesini, “5271 sayılı CMK’nın 193/2. maddesine yanlış anlam verilerek” hüküm kurulduğu gerekçesiyle bozdu (Y. 2. CD E.2019/6876 K.2019/17930, 25.11.2019; aynı yönde E.2019/1137 K.2019/5902, 27.03.2019 ve E.2021/12706 K.2021/20254, 30.11.2021). 2023 değişikliği, bu içtihadı kanun metnine taşımıştır.
Sanık duruşmaya katılmazsa ne olur, çocuk sanıkta kural farklı mı?
Temel kural aynıdır: hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmaz (CMK m.193/1). Çocuk sanıkta fark, kuralın uygulanış sıkılığındadır. Yargıtay, çocuğun duruşmada hazır bulunması ve sorgusunun yapılmasını “yargılamanın yüze karşı olması, savunma hakkının kısıtlanmaması ve cezanın bireyselleştirilmesi” ilkelerinin bir sonucu olarak görür ve sorgu yapılmadan mahkûmiyet kurulmasını bozma sebebi sayar (Y. 2. CD E.2016/2521 K.2018/6454, 17.05.2018; E.2021/11086 K.2022/6603, 05.04.2022).
Cezanın bireyselleştirilmesi ifadesi burada önemlidir. Çocuğa verilecek yaptırım; yaşına, gelişimine, sosyal çevresine ve fiilin hukuki anlamını algılama yeteneğine göre belirlenir. Hâkim, çocuğu görmeden ve dinlemeden bu değerlendirmeyi sağlıklı yapamaz. Aynı kararda Yargıtay, 12-15 yaş grubundaki çocuk için sosyal inceleme raporu alınmadan hüküm kurulmasını da ayrı bir bozma sebebi saydı (Y. 2. CD E.2021/11086 K.2022/6603).
Suça sürüklenen çocuk yokluğunda beraat edebilir mi?
Edebilir, ama yalnızca delil takdirine gerek olmayan açık durumlarda. Yargıtay’a göre sorgu yapılmadan hüküm kurulabileceğine ilişkin kural, “fiilin suç oluşturmaması veya yeni bir yasal düzenleme ile suç olmaktan çıkarılması gibi herhangi bir araştırmayı gerektirmeyen bir durumun varlığı halinde, başka bir deyişle derhal beraat kararı verilmesi ile sınırlı olarak” uygulanır. Delillerin takdir ve tayini gereken durumlarda çocuğun savunması alınmadan beraat kararı bile verilemez. 15. Ceza Dairesi, bu gerekçeyle, katılanın temyizi üzerine çocuk hakkında sorgusu yapılmadan verilen beraat kararlarını bozdu (Y. 15. CD E.2014/4399 K.2016/8123, 27.10.2016; E.2021/1121 K.2021/4898, 22.04.2021).
Bu, aileler için önemli bir uyarıdır: “Çocuğum suçsuz, mahkeme zaten beraat verir, gitmesine gerek yok” düşüncesi yanlıştır. Suça sürüklenen çocuk mahkemeye gitmezse, lehe bir sonuç bile ancak gecikerek gelir. Gelmemek, lehe karar ihtimalini bile geciktirir; karar verilse de bozulma riskini doğurur.
Sadece adli para cezası gerektiren suçlarda çocuk gelmezse ne olur?
Suç yalnız veya birlikte adli para cezasını veya müsadereyi gerektiriyorsa, sanık gelmese bile duruşma yapılabilir; bu durumda davetiyeye gelmese de duruşmanın yapılacağı yazılır (CMK m.195). Bu istisna, kanunda öngörülen yaptırımın adli para cezası veya müsadere olduğu suçlar içindir; yalnızca hapis cezası öngörülen suçlarda uygulanmaz. Suçun cezası hapis ile adli para cezası arasında seçimli olarak düzenlenmişse, bu yola gidilip gidilemeyeceği dosyanın özelliğine göre bir avukatla birlikte değerlendirilmelidir.
Sorgusu Yapılan Çocuk Sonraki Duruşmalara Gelmek Zorunda mı?
Hayır, mahkeme gerek görmezse zorunda değildir. Çocuk Koruma Kanunu, duruşmalarda hazır bulunan çocuğun yararı gerektirdiği takdirde duruşma salonundan çıkarılabileceğini ve sorgusu yapılmış çocuğun duruşmada hazır bulundurulmasına gerek görülmeyebileceğini açıkça düzenler (5395 s.K. m.22/3). Ceza Muhakemesi Kanunu da, sorgusu yapılmış sanığın veya bu konuda yetkili kıldığı müdafisinin istemi üzerine sanığın duruşmada hazır bulunmaktan bağışık tutulabileceğini söyler (CMK m.196/1).
Bu hükümler çocuğu koruma amaçlıdır: tanık dinlenen, bilirkişi raporunun tartışıldığı oturumlarda çocuğun her seferinde okuldan alınıp adliyeye getirilmesi, yargılamanın çocuk üzerindeki yükünü artırır. Ancak bağışıklık kendiliğinden doğmaz. Ya çocuk ve müdafi bunu ister ya da mahkeme bu yönde karar verir. Karar yoksa, çocuğun her oturuma çağrılması ve gelmediğinde yukarıda anlatılan sonuçların doğması mümkündür.
Duruşmadan bağışık tutulma nasıl istenir?
Sorgu sırasında çocuğa ve müdafisine, sonraki oturumlarda hazır bulunmak isteyip istemedikleri sorulur; istemiyorlarsa bu beyan tutanağa geçirilir. Sonradan da bir dilekçeyle talepte bulunulabilir. Bu beyan önemlidir, çünkü Yargıtay Ceza Genel Kuruluna göre sanığın duruşmada hazır bulunma hakkından feragat etmesi “ancak bu hususu açıkça söylemesiyle mümkün” olur; açık bir beyan yokken çocuğun hazır bulunmaktan vazgeçtiği varsayılamaz (YCGK E.2021/343 K.2022/473, 23.06.2022).
Cezaevindeki çocuk duruşmaya getirilmezse ne olur?
Başka bir dosyadan tutuklu veya hükümlü olan ve duruşmadan bağışık tutulmak istediğini söylememiş çocuk, hükmün açıklandığı oturuma getirilmeden karar verilirse savunma hakkı kısıtlanmış olur ve hüküm bozulur. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2022’de bu sonuca üç ayrı dosyada ulaştı; ikisinde oybirliğiyle, birinde oy çokluğuyla. Üç dosyada da çocuk, yargılama sırasında başka bir suçtan bir ceza infaz kurumunda veya tutukevinde bulunuyordu ve sorgusu sırasında kendisine bağışık tutulmak isteyip istemediği sorulmamıştı. Dosyalardan birinde yerel mahkeme, çocuğun “bu aşamada duruşmada hazır edilmesine yer olmadığına” diye bir ara karar da vermişti; Genel Kurul, çocuğun açık bir bağışıklık talebi bulunmadığı için bu ara kararı yeterli görmedi. Genel Kurul, Özel Dairenin onama kararlarını kaldırdı, yerel mahkeme hükümlerini bozdu ve iki dosyada çocuğun o suça ilişkin cezasının infazının durdurulmasına karar verdi (YCGK E.2021/309 K.2022/134 ve E.2022/9 K.2022/137, 01.03.2022; E.2021/343 K.2022/473, 23.06.2022). Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kabul edilen itirazında, çocuğun hükmün verildiği duruşmada “bizzat veya SEGBİS ile hazır edilmesi” gerektiği vurgulanmıştı.
Tablo her dosyada aynı değildir. Yargıtay’ın ayrım yaptığı durumları şöyle özetleyebiliriz:
| Çocuğun durumu | Mahkemenin yaptığı | Yargıtay’ın sonucu | Karar |
|---|---|---|---|
| Aynı yargı çevresindeki cezaevinde, bağışıklık sorulmamış | Hüküm oturumuna getirmeden karar | Bozma | YCGK 2021/309 K.2022/134; 2022/9 K.2022/137; 2021/343 K.2022/473; Y. 2. CD 2014/1606 K.2014/30760; Y. 17. CD 2015/8968 K.2016/1730 |
| Yargı çevresi dışındaki bir tutukevinde, sorgusu usulüne uygun yapılmış | Hazır bulundurulmasına gerek görmeden karar | Onama | Y. 13. CD 2016/18365 K.2016/15532 (YCGK 04.06.2013, 106-284’e atıfla) |
| Yargı çevresi dışındaki cezaevinde, ama hazır bulunmak istediğini yazılı bildirmiş | Getirmeden karar | Bozma | Y. 2. CD 2014/25290 K.2016/5174 |
| Tutuklu, bağışıklık talebi yok, savunması istinabe ile alınmış | İstinabe ile yetinme | Bozma | Y. 17. CD 2016/5416 K.2017/1566 |
Aradaki fark, CMK m.196/5’ten doğar. Hastalık, disiplin önlemi ya da zorunlu diğer nedenlerle yargılamanın yapıldığı yargı çevresi dışındaki bir hastane veya tutukevine nakledilmiş sanığın, sorgusu yapılmış olmak koşuluyla, hazır bulundurulmasına gerek görülmeyen oturumlar için getirilmemesine karar verilebilir. 2. Ceza Dairesi ise bu hükmü, Ceza Genel Kurulunun 2008 tarihli bir kararına dayanarak, çocuk “hazır bulunmayı açıkça istemedikçe” şeklinde yorumlamaktadır (Y. 2. CD E.2014/25290 K.2016/5174, 22.03.2016).
E-Duruşma, SEGBİS ve İstinabe ile Savunma Yolları
Çocuğun duruşma salonuna gelmeden savunma vermesi mümkündür; ama her yöntemin kendi şartları vardır ve şartlara uyulmazsa hüküm bozulur. Kanun üç yol tanır:
- Ses ve görüntü aktarımı (SEGBİS): Hâkim veya mahkemenin zorunlu gördüğü durumlarda, yurt içinde bulunan sanığın sorgusu aynı anda görüntülü ve sesli iletişim tekniğiyle yapılabilir veya duruşmalara bu yolla katılmasına karar verilebilir (CMK m.196/4).
- İstinabe (başka mahkeme aracılığıyla sorgu): Sanık, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere, bulunduğu yerdeki bir mahkeme aracılığıyla sorguya çekilebilir. Sorgudan önce sanığa, ifadesini esas mahkemesi huzurunda vermek isteyip istemediği sorulur (CMK m.196/2).
- Yurt dışındaki sanık: Belirlenen duruşma tarihinde hazır bulunması zor olan sanığın, bu tarihten önce duruşma açılarak veya istinabe yoluyla sorgusu yapılabilir (CMK m.196/6).
Yargıtay Ceza Genel Kuruluna göre sorgudan önce sanığa ifadesini yargılamayı yapan mahkeme huzurunda vermek isteyip istemediğinin sorulmaması veya duruşmadan bağışık tutulmak istemediğini belirtmesine rağmen istinabe ile alınan ifadesiyle yetinilmesi savunma hakkının sınırlanması sonucunu doğurur; alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda ise sorgunun mutlaka yargılamayı yapan mahkemece yapılması zorunludur (YCGK E.2021/343 K.2022/473).
SEGBİS’le yapılan oturum da gerçek bir sorgu olmalıdır. 2. Ceza Dairesi, çocuğun SEGBİS aracılığıyla beyanının alındığı karar duruşmasında kimlik tespiti yapılmadan, hakları hatırlatılmadan ve iddianame okunmadan hüküm kurulmasını bozdu (Y. 2. CD E.2020/21043 K.2021/6082, 22.03.2021). 8. Ceza Dairesi ise, ilk kararı çocuğun “oturuma getirtilmeyerek veya SEGBİS sisteminde hazır edilmeyerek” verilmesi nedeniyle bozduğu dosyada, yerel mahkemenin bozmaya uyduğu hâlde çocuğun savunması için yazdığı talimatın sonucunu beklemeden yeniden hüküm kurmasını ikinci kez bozdu (Y. 8. CD E.2021/15037 K.2022/2851, 16.02.2022).
E duruşmaya katılmazsa ne olur, SEGBİS bağlantısına çıkmamak gelmemek sayılır mı?
Mahkeme çocuğun duruşmaya ses ve görüntü aktarımıyla katılmasına karar vermişse, bağlantının kurulacağı yere gitmemek ya da bağlantıya çıkmamak, duruşmaya gelmemekle aynı sonucu doğurur: hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmaz ve geçerli bir nedeni yoksa zorla getirme kararı verilir (CMK m.193/1). Teknik bir aksaklık yaşandıysa bu durum aynı gün mahkemeye bildirilmeli, mümkünse belgelenmelidir. Müdafinin duruşmaya katılması da, mahkeme bağışıklık kararı vermedikçe, çocuğun kendisinin hazır bulunması yerine geçmez.
Çocuğun Avukatı Duruşmaya Gelmezse Ne Olur?
Çocuk için müdafi zorunludur; müdafii bulunmayan çocuk şüpheli veya sanığa, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir (CMK m.150/2). Kanun, zorunlu müdafiliğin kabul edildiği hâllerde duruşmada müdafinin hazır bulunmasını şart koşar (CMK m.188/1). Bu şart karşılanmadan kurulan hüküm bozulabilir. 2. Ceza Dairesi, zorunlu olarak görevlendirilen müdafinin kısa kararın açıklandığı son oturumda hazır bulundurulmadan hüküm kurulmasını savunma hakkının kısıtlanması saydı (Y. 2. CD E.2018/1290 K.2018/3272, 26.03.2018, oy çokluğuyla).
Bu kararın ilişkin olduğu oturum 2014 yılındadır. 2016’da CMK m.188/1’e eklenen cümleye göre bugün “müdafiin mazeretsiz olarak duruşmaya gelmemesi veya duruşmayı terk etmesi halinde duruşmaya devam edilebilir.” Ancak zorunlu müdafi duruşmada hazır bulunmazsa hâkim veya mahkeme derhâl başka bir müdafi görevlendirilmesi için gerekli işlemi yapar; oturuma ara verebilir veya oturumu erteleyebilir (CMK m.151/1). Uygulamada bu iki hüküm birlikte okunur: müdafi gelmedi diye çocuk savunmasız bırakılmaz, yeni bir müdafi görevlendirilir.
Müdafinin görevi çocuk on sekiz yaşını doldurunca kendiliğinden bitmez. 2. Ceza Dairesi, çocuk on sekiz yaşını doldurduğu için karar duruşmasında zorunlu müdafinin görevine son verilmesini, “hüküm kesinleşinceye kadar zorunlu müdafiinin görevinin devam edeceği” dikkate alınmadığı için bozdu (Y. 2. CD E.2021/21481 K.2022/1662, 08.02.2022). Zorunlu müdafinin ücreti de yargılama gideri olarak çocuğa yüklenemez; 17. Ceza Dairesi bunu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesine aykırı buldu (Y. 17. CD E.2015/14485 K.2016/6985).
Çocuk Hiç Bulunamazsa Kaçak Sayılır mı?
Sayılabilir, ama her suçta değil. Kanun, hakkındaki soruşturmanın veya kovuşturmanın sonuçsuz kalmasını sağlamak amacıyla yurt içinde saklanan veya yabancı ülkede bulunan ve bu nedenle kendisine ulaşılamayan kişiye kaçak der (CMK m.247/1). Kaçak kararı için izlenecek usul, CMK m.248/2’de sayılan suçlar bakımından şöyledir: usulüne göre yapılan tebligata uyulmaması nedeniyle verilen zorla getirme kararı da yerine getirilemezse, çağrı bir gazetede ve kişinin bilinen konutunun kapısına asılarak ilan edilir; ilanda on beş gün içinde gelinmezse 248. maddedeki tedbirlere hükmedilebileceği açıklanır ve bu işlemlerin tutanakla saptanmasından itibaren on beş gün içinde başvurmayan kişinin kaçak olduğuna karar verilir (CMK m.247/2).
CMK m.248/2’deki katalog; hırsızlık, yağma, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, parada sahtecilik gibi suçları içerir. Konut dokunulmazlığının ihlali bu listede yoktur. 2. Ceza Dairesi, bu nedenle konut dokunulmazlığının ihlali suçundan çocuğun kaçak olduğuna karar verilmesini bozdu; aynı kararda çocuğun, tutuklama istemiyle sevk edildiği sulh ceza hâkimliğinde verdiği ifadeyle yetinilerek mahkemede sorgusu yapılmadan hüküm kurulmasını da ayrı bir bozma sebebi saydı (Y. 2. CD E.2014/29473 K.2016/4115, 08.03.2016).
Kaçak kararının üç önemli sonucu vardır:
- Kovuşturma sürer ama mahkûmiyet verilemez: 16 Temmuz 2026 tarihli 7589 sayılı Kanun’la değişen CMK m.247/3’e göre kaçak sanık hakkında kovuşturma yapılabilir; ancak daha önce sorgusu yapılmamışsa mahkûmiyet ve ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez. Güvenlik tedbirine karar verilmesi hâlinde kaçak sanık veya müdafisi, savunma hakkını kullanmak istediğini belirterek yargılamanın yenilenmesini talep edebilir. Duruşma yapılan hâllerde kaçak sanığın müdafisi yoksa baroya müdafi görevlendirmesi için yazılır (CMK m.247/4).
- Mallara el konulabilir: Kaçağın savcıya başvurmasını veya duruşmaya gelmesini sağlamak amacıyla Türkiye’deki mallarına, hak ve alacaklarına orantılı olarak el konulabilir; kaçak yakalandığında veya kendiliğinden teslim olduğunda el koymanın kaldırılmasına karar verilir (CMK m.248/1, 248/4). Kaçak hakkında yokluğunda tutuklama kararı da verilebilir (CMK m.248/5).
- Zamanaşımı durur: Hakkında kaçak olduğu hususunda karar verilmiş olan suç faili hakkında, bu karar kaldırılıncaya kadar dava zamanaşımı durur (TCK m.67/1).
Çocuk gelmezse dava zamanaşımı dolar mı?
Çocuklarda dava zamanaşımı süreleri kısadır: fiili on iki-on beş yaş arasında işleyenler için yetişkin süresinin yarısı, on beş-on sekiz yaş arasında işleyenler için üçte ikisidir (TCK m.66/2). Yargıtay’ın incelediği bir dosyada, on iki-on beş yaş grubundaki çocuk için dört yıllık zamanaşımı Yargıtay aşamasında dolmuş ve dava düşürülmüştü (Y. 2. CD E.2016/2521 K.2018/6454). Ancak bu, gelmemenin bir savunma stratejisi olabileceği anlamına gelmez.
Zamanaşımını kesen hâller kanunda sayılmıştır: şüphelinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi, tutuklama kararı, iddianame düzenlenmesi ve mahkûmiyet kararı (TCK m.67/2). Kesilme hâlinde süre yeniden işlemeye başlar ve suça ilişkin sürenin en fazla yarısına kadar uzar (TCK m.67/4). Zorla getirme ve yakalama emri kesme sebepleri arasında sayılmamıştır; ama kaçak kararı zamanaşımını durdurur. Yani çocuğa ulaşılamadığı dosyalarda süre, katalog suçlarda kaçak kararıyla birlikte işlemez hâle gelir. Çocuklarda zamanaşımı sürelerinin ayrıntısını suça sürüklenen çocuk rehberimizde ele aldık.
Veli Çocuğu Duruşmaya Götürmezse Sorumlu Olur mu?
Kanunda, velinin çocuğu duruşmaya götürmemesine bağlanmış ayrı bir ceza yoktur; ama gelmemenin bütün sonuçları çocuğa döner ve veli, çocuğun yararını korumakla yükümlüdür. Çocuk Koruma Kanunu, çocuğun velisinin, vasisinin, mahkemece görevlendirilmiş sosyal çalışma görevlisinin ve çocuğun bakımını üstlenen kişinin duruşmada hazır bulunabileceğini söyler (5395 s.K. m.22/1). Bu bir haktır; velinin kendisi duruşmaya gelmek zorunda değildir.
Sık karıştırılan bir nokta tazyik hapsidir. 7593 sayılı Kanun’la 8 Ağustos 2026’da eklenen hükme göre, çocuk hakkında verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarının gereklerine aykırı hareket eden ana, baba, vasi veya bakım ve gözetiminden sorumlu kimse, çocuk hâkimi kararıyla üç günden on güne kadar tazyik hapsiyle cezalandırılabilir (5395 s.K. m.45/5). Bu hüküm tedbir kararlarının uygulanmasına ilişkindir; ceza yargılamasında çocuğun duruşmaya getirilmemesi bu hükmün kapsamında değildir. Ailenin cezai ve hukuki sorumluluğunun bütün boyutlarını çocuğun suçundan ailenin sorumluluğu yazımızda anlattık.
Veliyi ilgilendiren bir başka 2026 yeniliği de şudur: çocuk hakkında kamu davası açılması hâlinde durum, gerekli idari tedbirlerin alınması amacıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Millî Eğitim Bakanlığı il veya ilçe müdürlüklerine bildirilir (5395 s.K. m.15/4). Dava sürerken okul ve sosyal hizmet birimleriyle kurulacak iletişim, çocuğun duruşmalara düzenli katılımını da kolaylaştırır.
Yokluğunda verilen karar çocuğa nasıl tebliğ edilir, veli itiraz edebilir mi?
Karar çocuğun yokluğunda verilmişse gerekçeli kararın çocuğa usulüne uygun tebliği gerekir; kanun yolu süresi bu tebliğle başlar. 2. Ceza Dairesi bir dosyada, gerekçeli kararın çocuğa bizzat tebliğ edilmesini; çocuk cezaevindeyse CMK m.263’e göre, değilse bilinen son adresine, orada tebliğ yapılamazsa güncel MERNİS adresine tebliğ edilmesini istedi (Y. 2. CD E.2020/19317 K.2021/6222, 23.03.2021). 6. Ceza Dairesi ise çocukla birlikte yargılanan sanığın yokluğunda verilen hükmün doğrudan MERNİS adresine Tebligat Kanunu m.21/2’ye göre tebliğ edilmesini usulsüz saydı ve temyizi, öğrenme tarihine göre süresinde kabul etti (Y. 6. CD E.2021/17710 K.2022/12426, 27.09.2022).
Veli de kanun yoluna başvurabilir. Kanun, şüpheli veya sanığın yasal temsilcisinin, şüpheli veya sanığa açık olan kanun yollarına süresi içinde kendiliğinden başvurabileceğini söyler (CMK m.262/1). Süre konusu kritiktir: 17. Ceza Dairesi, zorunlu müdafinin yüzüne karşı verilen ve müdafinin temyiz etmediği kararı, yasal süre geçtikten sonra temyiz eden velilerin başvurusunu reddetti (Y. 17. CD E.2016/17623 K.2018/9051, 20.06.2018).
Suça Sürüklenen Çocuk Yargıtay Kararları Tek Tabloda
Suça sürüklenen çocuk Yargıtay kararları, gelmeme meselesinde iki yönde birleşiyor: çocuğa ulaşmak için zorlayıcı araçlar kullanılabilir, ama çocuğun savunması alınmadan onun aleyhine sonuç doğuracak bir hüküm kurulamaz. Bu yazıda anılan kararları tek tabloda topladık:
| Karar | Olay | Sonuç |
|---|---|---|
| YCGK E.2021/343 K.2022/473 (23.06.2022) | Başka suçtan cezaevindeki çocuk, bağışıklık sorulmadan hüküm oturumuna getirilmedi | Onama kaldırıldı, bozma (oy çokluğu) |
| YCGK E.2021/309 K.2022/134 (01.03.2022) | Yakalama emriyle yakalanıp başka mahkemede sorgulanan çocuk, tutukluyken hüküm oturumuna getirilmedi | Bozma, infazın durdurulması (oybirliği) |
| YCGK E.2022/9 K.2022/137 (01.03.2022) | Tutukevindeki çocuk için “hazır edilmesine yer olmadığı” ara kararı verildi, bağışıklık talebi yoktu | Bozma, infazın durdurulması (oybirliği) |
| Y. 2. CD E.2016/2521 K.2018/6454 | Çocuğun sorgusu yapılmadan mahkûmiyet | Bozma |
| Y. 17. CD E.2015/14485 K.2016/6985 | İlk celseye gelmeyen çocuk için zorla getirme, üçüncü celsede savunmasız hüküm | Bozma; müdafi ücreti çocuğa yüklenemez |
| Y. 15. CD E.2014/4399 K.2016/8123 | Delil takdiri gerektiren dosyada sorgusuz beraat | Bozma (katılan temyizi) |
| Y. 2. CD E.2019/6876 K.2019/17930 | Sorgusuz ceza verilmesine yer olmadığı + koruma ve tedavi tedbiri | Bozma |
| Y. 2. CD E.2014/25290 K.2016/5174 | Hazır bulunmak istediğini yazılı bildiren çocuk getirilmedi | Bozma |
| Y. 13. CD E.2016/18365 K.2016/15532 | Sorgusu yapılmış, yargı çevresi dışındaki tutukevinde bulunan çocuk getirilmedi | Onama |
| Y. 2. CD E.2020/21043 K.2021/6082 | SEGBİS’le beyan alındı, iddianame okunmadı, haklar hatırlatılmadı | Bozma |
| Y. 2. CD E.2018/1290 K.2018/3272 | Zorunlu müdafi karar oturumunda yoktu | Bozma (oy çokluğu) |
| Y. 2. CD E.2021/21481 K.2022/1662 | Çocuk 18 yaşını doldurunca müdafinin görevine son verildi | Bozma |
| Y. 2. CD E.2014/29473 K.2016/4115 | Konut dokunulmazlığı suçunda kaçak kararı; sulh ceza sorgusuyla yetinildi | Bozma |
| Y. 5. CD E.2013/11844 K.2014/12527 | Kararsız karakola götürülmek istenen çocuğun direnmesi | Bozma, zorla getirme kararı var mı araştırılmalı |
Tablonun ortak mesajı şudur: Yargıtay, savunma hakkını bir formalite olarak görmüyor ve suça sürüklenen çocuk mahkemeye gitmezse bunun bedelini hükmün sağlamlığıyla ödetiyor. Çocuk gelmediği için yargılamanın hızlandırılması, hemen her dosyada daha uzun bir yargılamayla sonuçlanıyor; çünkü bozma kararından sonra dosya yerel mahkemeye dönüyor ve çocuğun sorgusu yine yapılmak zorunda kalıyor.
Suça Sürüklenen Çocuk Davası Sürerken Aile Ne Yapmalı?
Suça sürüklenen çocuk davası sürerken ailenin yapabileceği en etkili şey, çocuğun kendi iradesiyle ve hazırlıklı biçimde savcılığa ve mahkemeye gitmesini sağlamaktır. Zorla getirme ya da yakalama emriyle yapılan bir getirme, çocuk için hem psikolojik olarak daha ağırdır hem de tutuklama değerlendirmesinde aleyhine bir olgu olarak dosyaya girer. Pratik adımlar şöyle sıralanabilir:
- Tebligatları takip edin. Çocuğun adresine gelen her davetiyeyi ve çağrı kâğıdını saklayın; tarih, saat ve mahkeme bilgisini not edin. Adres değişikliğini dosyaya bildirin.
- Avukatla irtibat kurun. Baro tarafından görevlendirilmiş bir müdafi varsa adını ve iletişim bilgisini öğrenin. Zorunlu müdafinin görevi hüküm kesinleşinceye kadar sürer. Dilerseniz çocuğa kendiniz de müdafi seçebilirsiniz (Yönetmelik m.19/b-2).
- Engel varsa önceden bildirin. Hastalık, sınav veya yol engeli nedeniyle gidilemeyecekse, belgesiyle birlikte ve duruşmadan önce mahkemeye bildirin. Gelmemesinin geçerli nedeni olan sanık için zorla getirme kararı verilmez (CMK m.193/1).
- Bağışıklık talebini unutmayın. Sorgu yapıldıktan sonra, çocuğun sonraki oturumlara gelmesi gerekmiyorsa bunu müdafi aracılığıyla açıkça isteyin (CMK m.196/1; 5395 s.K. m.22/3).
- Uzak şehirdeyse seçenek isteyin. Çocuk başka bir şehirdeyse SEGBİS ya da istinabe yoluyla sorgunun yapılmasını talep edin; ağır suçlarda istinabe mümkün değildir (CMK m.196/2, 196/4).
- Zorla getirme kararı çıktıysa bekleme. Kararı öğrendiğiniz anda çocukla birlikte kararı veren savcılığa ya da mahkemeye gidin. Amaç gerçekleşince karar konusuz kalır.
- Kararı takip edin. Karar yokluğunda verildiyse tebliğ tarihini not edin; kanun yolu süresi bu tarihten işler ve süre kaçırılırsa veli olarak yapılacak başvuru reddedilir (CMK m.262/1).
Çocuğun yargılandığı mahkeme, kapalı duruşma, sosyal inceleme ve tedbirler gibi sürecin diğer kurallarını suça sürüklenen çocuk SSÇ nedir rehberimizde, çocuklara uygulanan yeni tedbir türlerini ise yönlendirme tedbirleri yazımızda bulabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Suça sürüklenen çocuk mahkemeye gitmezse ceza alır mı?
Gitmemek tek başına ayrı bir suç değildir. Ancak geçerli nedeni olmayan çocuk hakkında zorla getirme kararı, sonuç alınamazsa yakalama emri verilir; belirli suçlarda kaçak kararı ve mallara el koyma gündeme gelir. Sorgusu yapılmadan çocuk hakkında mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığı ve güvenlik tedbiri kararı verilemez (CMK m.193/2).
Karakol ifadeye çağırdı gitmezsem ne olur?
Kolluk kendi başına bir yaptırım uygulamaz; durumu savcılığa bildirir. Savcı, yazılı davetiyeye uyulmamışsa zorla getirme kararı verebilir, bu da sonuç vermezse sulh ceza hâkiminden yakalama emri isteyebilir (CMK m.146/1, 98/1). Çocuğun ifadesi savcı tarafından ve müdafi hazır bulunarak alınır.
Zorla getirme kararı kimlere verilir?
Çağrıya rağmen gelmeyen şüpheli veya sanığa ve hakkında tutuklama ya da yakalama emri için yeterli neden bulunan şüpheli veya sanığa verilir (CMK m.146/1). Çağrıya rağmen gelmeyen tanık, bilirkişi, mağdur ve şikâyetçi hakkında da zorla getirme kararı verilebilir (CMK m.146/7).
Zorla getirilen çocuk gözaltına alınmış sayılır mı?
Hayır. Zorla getirme, kişinin ifadesinin alınması veya sorgusunun yapılması için mercie getirilmesidir; ifade veya sorgu bitince sona erer (CMK m.146/5). Gözaltı ayrı bir karardır. Getirme sırasında çocuğa kelepçe takılamaz ve çocuk yetişkinlerden ayrı tutulur (Yönetmelik m.19/b).
Çocuk sınavı veya hastalığı nedeniyle duruşmaya gidemezse ne yapılmalı?
Engel, belgesiyle birlikte ve mümkünse duruşmadan önce mahkemeye bir dilekçeyle bildirilmelidir. Kanun zorla getirmeyi “gelmemesinin geçerli nedeni olmayan” sanık için öngörür (CMK m.193/1). Mahkeme mazereti kabul ederse yeni bir gün verir; sorgu yapılmışsa bağışıklık da istenebilir.
Suça sürüklenen çocuk davaları hangi mahkemede görülür?
Asliye ceza ve sulh ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlarda çocuk mahkemesinde, ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlarda çocuk ağır ceza mahkemesinde görülür (5395 s.K. m.26). Çocuk bir yetişkinle birlikte suç işlemişse soruşturma ve kovuşturma kural olarak ayrı yürütülür; birleştirme kararı verilirse dava genel mahkemede görülür (5395 s.K. m.17).
Yargılama sürerken çocuk 18 yaşını doldurursa ne değişir?
Yargılama çocuk hakkındaki kurallarla sürer, ama iki önemli değişiklik olur. Zorunlu müdafinin görevi hüküm kesinleşinceye kadar devam eder (Y. 2. CD E.2021/21481 K.2022/1662). Duruşma ise artık açık yapılmalıdır; 6. Ceza Dairesi, çocuğun on sekiz yaşını doldurduğu celselerde duruşmanın kapalı yapılmasını bozma sebebi saydı (Y. 6. CD E.2021/17710 K.2022/12426; CMK m.182/1, 185).
Veli çocuğun yerine duruşmaya girebilir mi?
Hayır. Sanık sıfatıyla hazır bulunması gereken çocuğun kendisidir. Veli duruşmada hazır bulunabilir (5395 s.K. m.22/1), çocuğa müdafi seçebilir ve kanun yollarına başvurabilir (CMK m.262/1); ama çocuğun yerine sorguya çekilemez ya da onun adına savunma yapamaz.
Çocuk yurt dışındaysa savunması nasıl alınır?
Yurt dışında bulunan sanığın, belirlenen duruşma tarihinde hazır bulunmasının zor olması hâlinde, bu tarihten önce duruşma açılarak veya istinabe yoluyla sorgusu yapılabilir (CMK m.196/6). Saklanmak veya soruşturmayı sonuçsuz bırakmak amacıyla yurt dışında bulunan kişi ise kaçak sayılabilir (CMK m.247/1).
HAGB denetim süresinde çocuk duruşmaya gelmezse hüküm açıklanır mı?
Mahkeme, denetim süresinde yeni suç ihbarı üzerine çocuğu dinlemek için çağırır. 2. Ceza Dairesi bir dosyada, çocuğun daha önce yakalama emri üzerine alınan savunması dosyada bulunmadan hükmün açıklanmasını bozdu ve savunmaya ilişkin evrak dosyaya konulduktan sonra karar verilebileceğini söyledi (Y. 2. CD E.2021/3549 K.2021/15358, 28.09.2021). HAGB kararına uyulmamasının sonuçlarını HAGB kararına uyulmaması nedeniyle açılış yazımızda anlattık.
Çocuğun avukatlık ücretini aile mi öder?
Zorunlu olarak görevlendirilen müdafinin ücreti çocuğa yargılama gideri olarak yüklenemez; 17. Ceza Dairesi bunu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesine aykırı buldu ve ücretin Hazineye yükletilmesine karar verdi (Y. 17. CD E.2015/14485 K.2016/6985). Ailenin kendi seçtiği avukatın ücreti ise aile ile avukat arasındaki sözleşmeye tabidir.
Yakalama emri çıkan çocuk hemen cezaevine mi gönderilir?
Hayır. Yakalama emri üzerine yakalanan kişi en geç yirmi dört saat içinde hâkim veya mahkeme önüne çıkarılır (CMK m.94/1). Tutuklama ayrı bir karardır ve şartlarına bağlıdır; on beş yaşını doldurmamış çocuk, üst sınırı beş yılı aşmayan hapis cezasını gerektiren fiilden dolayı tutuklanamaz (5395 s.K. m.21).
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; somut bir dosya için hukuki görüş yerine geçmez. Suça sürüklenen çocuk hakkında verilen zorla getirme, yakalama emri veya kaçak kararlarında izlenecek yol; çocuğun yaşına, yüklenen suça ve dosyanın bulunduğu aşamaya göre değişir. Anılan mevzuat 29 Eylül 2026 itibarıyla yürürlükteki metinlere göre yazılmıştır. Çocuğunuz hakkında yürüyen bir soruşturma ya da kovuşturma varsa, sürelerin kaçırılmaması için bir ceza avukatıyla görüşmeniz yerinde olur. Ceza yargılamasındaki çalışmalarımız için Ankara Ceza Avukatı sayfamızı inceleyebilirsiniz. Hazırlayan: Av. Handan Sayan Özgül.