Ceza Hukuku

Fotoğraf Montajı Suç Mu? Çıplak Vücuda Montajlanan Fotoğrafta Ceza ve Mağdurun Hakları

Fotoğraf Montajı Suç Mu? Çıplak Vücuda Montajlanan Fotoğrafta Ceza ve Mağdurun Hakları

Fotoğraf montajı suç mu diye soran kişi, Türk Ceza Kanunu’nda karşılık arayınca hiçbir şey bulamaz: kanunun tamamında montaj kelimesi geçmez, deepfake de geçmez. Buna karşılık fiil cezasız değildir. Montajın hammaddesi olan fotoğrafın hukuka aykırı biçimde ele geçirilmesi başlı başına bir suçtur ve Yargıtay bu eylemi yıllardır kişisel verilere karşı işlenen suçlar bölümünden değerlendirmektedir. Eylül 2026’da basına yansıyan onama kararı da bu çizginin devamıdır; haberlerin “emsal karar” başlığı ise ölçülebilir biçimde yanlıştır. Bu yazı, montajlanmış bir fotoğrafın hangi suçu oluşturduğunu, cezanın nasıl hesaplandığını, şikâyetten vazgeçmenin neden dosyayı kapatmadığını ve içeriğin internetten kaldırılması yolunun 2024’te nasıl değiştiğini birincil metinler ve karar künyeleriyle ele alır.

Makale İçeriği

Ana hatlarıyla

Fotoğraf montajı suç mu diye soranlar için kısa cevap evettir. Bir kişinin yüz fotoğrafını çıplak bir vücuda montajlamak, Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin yerleşik uygulamasında TCK m.136/1’deki verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu oluşturur; ceza iki yıldan dört yıla kadar hapistir.

  • Basına yansıyan dosyada ilk derece mahkemesi beraat vermiş (CMK m.223/2-a), istinaf bu kararı kaldırıp m.136/1’den 1 yıl 8 ay hapis cezası kurmuş, Yargıtay onamıştır (12. CD, E. 2024/1536, K. 2026/3395, 06.04.2026).
  • Ölçüt yeni değildir: aynı daire aynı fiili 2013 ve 2014 tarihli kararlarında da m.136 kapsamında değerlendirmiştir. Kararın metninde “içtihat değişikliği” ibaresi yoktur.
  • TCK m.139 gereği bu suç şikâyete bağlı değildir; şikâyetten vazgeçmek dosyayı kapatmaz, uzlaştırma da uygulanmaz.
  • “Fotoğrafı zaten kendi hesabında paylaşmıştı” savunması kabul görmemektedir (12. CD, E. 2024/1319, K. 2026/3680, 13.04.2026).
  • İçeriğin kaldırılmasında çoğu kaynağın gösterdiği 5651 sayılı Kanun m.9, Anayasa Mahkemesi kararıyla 10 Ekim 2024’te yürürlükten kalkmıştır; işleyen yol m.9/A’dır.

Fotoğraf Montajı Suç Mu?

Suçtur; ancak suçun adı “montaj” değildir.

Türk Ceza Kanunu’nun tamamı tarandığında montaj kelimesi hiçbir maddede geçmez. Kanun koyucu fiili tarif ederken kullandığı araca değil, ihlal edilen değere bakar. Montajda ihlal edilen değer, mağdurun kendi görüntüsü üzerindeki tasarruf yetkisidir ve bu, kanunun dilinde kişisel veri başlığı altında korunur.

Fotoğraf montajı suç mu tartışmasında iki ayrı soru vardır ve ikisi karıştırıldığı için uygulamada yanlış cevaplar üretilir. Birinci soru, ortaya çıkan sahte görüntünün suç olup olmadığıdır. İkinci soru, o sahte görüntüyü üretmek için kullanılan gerçek fotoğrafın nasıl elde edildiğidir. Yargıtay’ın cezalandırdığı nokta ikincisidir.

Montajlanmış fotoğraf sahte olduğu hâlde neden suç sayılıyor?

Çünkü ceza hukuku bakımından korunan şey montajın kendisi değil, montaja girdi olan gerçek veridir. Mağdurun sosyal medya hesabındaki yüz fotoğrafı kişisel veridir; o fotoğrafın rıza dışında alınması TCK m.136/1’deki “ele geçirme” fiilini tamamlar. Sonuçta ortaya çıkan görüntünün gerçek dışı olması, girdinin gerçek olduğu olgusunu değiştirmez.

Bu ayrım, montaj dosyalarında sanık savunmalarının neden sonuç vermediğini de açıklar. “Vücut ona ait değil, görüntü zaten sahte” savunması suçun konusunu yanlış tarif eder: iddianame sahte vücudu değil, alınan yüz fotoğrafını konu edinir.

TCK’da montaj suçu diye bir madde var mı?

Yoktur. Kanunda montaj, deepfake, sosyal medya ve internet kelimelerinin hiçbiri suç tanımı içinde geçmez. Bu, fiilin cezasız kaldığı anlamına gelmez; kanunun tekniğinde suç tipleri araçla değil korunan hukuki değerle tanımlanır. Aynı boşluk ses kaydı ve görüntü kaydı bakımından da vardır ve orada da çözüm aynı bölümden gelir; ayrıntısı ses kaydı suç mu yazısında ele alınmıştır.

Yargıtay’ın Onadığı Karar: Olay, Süreç ve Sonuç

Eylül 2026’da çok sayıda haber sitesinde yayımlanan karar, Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin E. 2024/1536, K. 2026/3395 sayılı ve 06.04.2026 tarihli kararıdır. Haber metinlerinin hiçbirinde künye yer almamıştır; karar, Yargıtay Karar Arama sisteminde tam metniyle yayımlanmıştır.

Olay basittir. Sanık, katılanın Instagram hesabından elde ettiği baş kısmına ait fotoğrafı çıplak bir kadın vücuduna montajlamış ve katılana göndermiştir. Dosyada sanığın ikrarı vardır; bilirkişi raporunda sanığın kullandığı telefonda montaj uygulamalarına ve “montajlandığı açıkça belirlenebilen müstehcen fotoğraflara” rastlanmıştır.

Üç mahkeme, üç ayrı sonuç

Aşama Mahkeme Karar
İlk derece Antalya 24. Asliye Ceza Mahkemesi Özel hayatın gizliliğini ihlalden beraat (CMK m.223/2-a: fiil kanunda suç olarak tanımlanmamış)
İstinaf Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi Duruşma açarak beraati kaldırdı; fiili TCK m.136/1 saydı → 1 yıl 8 ay hapis + hak yoksunlukları (m.62, m.53/1-2-3)
Temyiz Yargıtay 12. Ceza Dairesi Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması (CMK m.302/1), oy birliği

Tablo, dosyanın asıl niteliğini gösterir: uyuşmazlık delil sorunu değil, nitelendirme sorunudur. Sanık eylemi kabul etmiştir; tartışılan şey, kabul edilen eylemin hangi maddeye girdiğidir.

İstinafın gerekçesinde şantaj da geçiyor

Bölge Adliye Mahkemesi, fiili nitelerken sanığın “katılana şantaj yapmak amacıyla” sosyal medya hesabından elde ettiği fotoğrafı montajladığını yazmıştır. Buna karşılık hüküm yalnızca TCK m.136/1’den kurulmuş, şantaj suçundan ayrı bir mahkûmiyet verilmemiştir. Bu ayrıntı, aynı olayda birden fazla suçun doğabileceğini ve hangisinden dava açıldığının sonucu belirlediğini gösterir; şantajın kendi koşulları aşağıda ayrıca ele alınmıştır.

İlk Derece Mahkemesi Neden Beraat Verdi?

Beraat gerekçesi, ceza hukukunun en temel ilkesine dayanır: kanunilik. Mahkeme, CMK m.223/2-a uyarınca “yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması” gerekçesiyle beraat vermiştir.

Bu gerekçe, kararı okuyan çoğu kişiye şaşırtıcı gelir; oysa 2026 yılında bir asliye ceza mahkemesinin bu sonuca varmış olması, montaj fiilinin kanun metninde adının geçmemesiyle doğrudan ilgilidir. Hâkim, elindeki iddianamenin dayandığı özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun unsurlarını olayda görmemiş; başka bir maddeden hüküm kurmayı da tercih etmemiştir.

Beraat kararı bir istisna mı?

Değildir. Aynı daire, bu karardan yalnızca yedi gün sonra verdiği bir başka kararda tıpatıp aynı yolu görmüştür: ilk derece mahkemesi yine CMK m.223/2-a’dan beraat vermiş, istinaf beraati kaldırıp TCK m.136/1’den yine 1 yıl 8 ay hapis cezası kurmuş, Yargıtay yine onamıştır (12. CD, E. 2024/1319, K. 2026/3680, 13.04.2026).

İki dosyanın aynı tarihlerde aynı daireden geçmesi, ilk derece mahkemelerinin kişisel veri suçlarında nitelendirme konusunda tereddüt yaşadığını gösterir. Mağdur açısından pratik sonuç şudur: ilk derecede alınan beraat kararı, dosyanın sonu değildir.

İstinaf yolu kullanılmasaydı ne olurdu?

Beraat kesinleşirdi. Her iki dosyada da sonucu değiştiren şey, katılan tarafın istinaf başvurusudur. Ceza dosyalarında mağdurun davaya katılma ve kanun yoluna başvurma hakkını kullanmaması, esasen suç oluşturan bir fiilin cezasız kalmasına yol açabilir.

Emsal Karar Denilen Ölçüt Aslında 2013’ten Beri Uygulanıyor

Haber başlıklarının önemli bölümü kararı “emsal karar” ve “dikkat çeken karar” diye sundu. Bu çerçeve ölçülebilir biçimde yanlıştır.

Yargıtay Karar Arama sisteminde "çıplak kadın vücuduna" ifadesi arandığında dönen kayıtların tamamı 12. Ceza Dairesi’ne aittir ve en eskisi 2013 tarihlidir:

Künye Tarih Olay Nitelendirme
12. CD, E. 2012/33661, K. 2013/26648 25.11.2013 Yüz fotoğrafı çıplak kadın vücuduna montajlanıp mağdura gösterilmiş, ayrıca tehdit ve taciz mesajları TCK m.136 + cinsel taciz + tehdit
12. CD, E. 2014/2909, K. 2014/20964 27.10.2014 14 yaşındaki mağdurenin yüzü çıplak vücuda montajlanıp sınıf arkadaşlarına izletilmiş TCK m.136 + m.244 + m.226 (dava açılmamış olduğu belirlenmiş)
12. CD, E. 2017/6082, K. 2018/3227 21.03.2018 Eski ilişki yaşanan kişinin başı çıplak vücuda eklenip kocasına gönderilmiş TCK m.136/1 + m.43 + m.62 + m.53’ten mahkûmiyet

Üçüncü karar özellikle önemlidir: 2018’de verilen hüküm bozulmuştur, ancak bozma sebebi nitelendirme değildir. Daire, zincirleme suç hükmünün (m.43) tartışılmamış olmasını ve Anayasa Mahkemesi’nin m.53’e ilişkin iptal kararının gözetilmemesini bozma sebebi saymış; fiilin m.136/1’e girdiği konusunda hiçbir tereddüt göstermemiştir.

Kararın kendi metninde ne yazıyor?

2026 tarihli onama kararının metninde “içtihat değişikliği”, “yerleşik uygulamadan dönülmüştür” veya “emsal” ibarelerinin hiçbiri geçmez. Karar, CMK m.289/1 ile sınırlı yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğini belirten standart bir onama kararıdır.

Bu tespitin okuyucu açısından değeri şudur: montaj fiilinin cezalandırılması 2026’da başlamamıştır. 2013’ten bu yana aynı çizgi uygulanmaktadır ve daha eski tarihli bir olayda mağdur olan kişi de aynı korumadan yararlanır.

Fotoğrafı Zaten Kendisi Paylaşmıştı Savunması Neden Tutmuyor?

Montaj dosyalarında en sık ileri sürülen savunma, fotoğrafın herkese açık bir hesaptan alındığıdır. Bu savunmanın cevabı, yukarıda anılan 12. CD, E. 2024/1319, K. 2026/3680 sayılı kararın istinaf gerekçesinde birebir yazılıdır:

“Katılana ait kişisel veri niteliğindeki fotoğrafların daha önce kendi hesabından paylaşılmış olmasının bu fotoğrafların kişisel veri olma özelliğini değiştirmeyeceği ve üçüncü kişilere anılan fotoğrafları katılanın rızası dışında yayımlama hakkı da tanımayacağı.”

Cümlenin iki ayrı sonucu vardır. Birincisi, bir verinin alenileşmiş olması onu kişisel veri olmaktan çıkarmaz. İkincisi, kişinin kendi paylaşımı, üçüncü kişilere o veriyi istediği gibi kullanma yetkisi vermez; rıza, paylaşımın yapıldığı bağlamla sınırlıdır.

Montaj davasında fotoğraf da Instagram hesabından alınmıştı. İki karar birlikte okunduğunda, “açık hesaptaydı” savunmasının hem ham fotoğrafın yeniden yayımlanmasında hem de montajlanmasında sonuç doğurmadığı görülür.

Profili kilitli olmayan kişi korumasız mı kalır?

Kalmaz. Kişisel verinin korunması, verinin saklandığı yerin gizliliğine değil, kişinin veri üzerindeki tasarruf yetkisine bağlıdır. Herkese açık bir profilde yayımlanan fotoğraf görülebilir; ancak indirilip başka bir bağlamda, özellikle müstehcen bir içerikle birleştirilerek kullanılamaz.

TCK 136 Nedir, Cezası Ne Kadardır?

Montaj dosyalarının dayandığı hüküm, Türk Ceza Kanunu’nun 136. maddesidir. Madde, Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı Suçlar bölümünde yer alır:

“Kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”

Maddenin ikinci fıkrası 17/10/2019 tarihli 7188 sayılı Kanun’la eklenmiştir ve suçun konusu Ceza Muhakemesi Kanunu m.236’nın beşinci ve altıncı fıkraları uyarınca kayda alınan beyan ve görüntülerse cezanın bir kat artırılacağını öngörür. Maddenin güncel hâli 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu metninden doğrulanabilir.

Üç seçimlik hareket: vermek, yaymak, ele geçirmek

Madde tek bir fiil değil, üç seçimlik hareket sayar ve bunlardan herhangi birinin gerçekleşmesi suçu tamamlar:

  • Vermek: veriyi belirli bir kişiye aktarmak.
  • Yaymak: belirsiz sayıda kişinin erişimine açmak.
  • Ele geçirmek: veriyi hukuka aykırı biçimde elde etmek.

Montaj dosyasında görüntü yalnızca mağdurun kendisine gönderilmiştir; yani klasik anlamda bir “yayma” yoktur. Suçun oluşması için bu gerekli de değildir: fotoğrafın Instagram hesabından alınması ele geçirme hareketini tamamlar. Bu nokta, “kimseye göstermedim, sadece ona yolladım” savunmasının neden sonuç vermediğini açıklar.

1 yıl 8 ay cezası nasıl hesaplanıyor?

Hesap tek adımlıdır ve her iki dosyada aynıdır:

Adım Dayanak Sonuç
Temel ceza TCK m.136/1 alt sınır 2 yıl hapis
Takdiri indirim TCK m.62 (altıda bir) 4 ay indirim
Sonuç ceza 1 yıl 8 ay hapis
Yan sonuç TCK m.53/1-2-3 Belirli hakları kullanmaktan yoksunluk

TCK m.62, cezanın “altıda birine kadarı”nın indirilebileceğini söyler; uygulamada bu oran genellikle azami hadden uygulanır. Ceza miktarının iki dosyada da aynı çıkması, mahkemelerin temel cezayı alt sınırdan belirlemesinden kaynaklanır.

Kişisel Veri Nedir, Fotoğraf Kişisel Veri Sayılır Mı?

Maddenin uygulanabilmesi, montajlanan fotoğrafın “kişisel veri” sayılmasına bağlıdır. Bu kavramın tanımı ceza kanununda değil, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun 3. maddesinde yapılır: kişisel veri, kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgidir.

Yargıtay uygulamasında bir kişinin yüzünü gösteren fotoğrafı bu tanımın en tipik örneğidir; kişiyi doğrudan belirlenebilir kılar. Daire kararlarında sıklıkla kullanılan ölçüt, verinin “kişinin kimliğini belirleyen veya belirlenebilir kılan, kişiyi toplumda yer alan diğer bireylerden ayıran ve onun niteliklerini ortaya koymaya elverişli” olmasıdır.

Kamuya açık yerde çekilmiş fotoğraf da kişisel veri mi?

Evet. Verinin kolaylıkla ulaşılabilir olması, onu kişisel veri olmaktan çıkarmaz. Ancak bu noktada Yargıtay’ın uyardığı bir denge vardır: maddenin uygulama alanının amaçlananın ötesine genişletilmesi, “hemen her eylemin suç oluşturması” sonucunu doğurur. Bu nedenle somut olayda hukuka uygunluk nedeni bulunup bulunmadığı ve failin hukuka aykırı davrandığını bilip bilemeyeceği ayrıca değerlendirilir.

Montaj dosyalarında bu denge sorun yaratmaz. Bir kişinin yüzünü müstehcen bir görüntüyle birleştirmenin hukuka uygunluk nedeniyle açıklanabilecek bir yönü bulunmamaktadır.

Cinsel içerikli veri özel nitelikli veri sayılır mı?

6698 sayılı Kanun m.6, kişilerin cinsel hayatına ilişkin verileri özel nitelikli kişisel veri olarak sayar. Ceza hukuku tarafında bu nitelemenin karşılığı ise beklenenden dardır.

Türk Ceza Kanunu m.135/2, kişisel verinin cinsel yaşama ilişkin olması hâlinde cezanın yarı oranında artırılacağını söyler; ancak fıkra açıkça “birinci fıkra uyarınca verilecek ceza” der. Yani artırım yalnızca m.135’teki kaydetme suçuna bağlıdır. TCK m.136’da buna karşılık gelen bir artırım fıkrası yoktur.

Sonuç, ilk bakışta şaşırtıcıdır: müstehcen bir montajda bile m.136 uygulandığında ceza aralığı iki yıldan dört yıla kadar hapis olarak kalır, özel nitelikli veri artırımı işlemez. Bu asimetri kanun metninden doğar ve içtihatla kapatılmamıştır.

Aynı Olayda Hangi Maddeler Yarışır?

Montajlanmış bir fotoğraf, olayın somut şekline göre birden çok suçun konusu olabilir. Aşağıdaki tablo, uygulamada en sık karıştırılan maddeleri karşılaştırır.

Madde Suç Ceza Şikâyete bağlı mı?
TCK m.134/1 Özel hayatın gizliliğini ihlal 1-3 yıl (görüntü/ses kaydı suretiyle ihlalde bir kat artırım) Evet
TCK m.134/2 Özel hayata ilişkin görüntü veya sesleri ifşa 2-5 yıl Evet
TCK m.135/1 Kişisel verileri kaydetme 1-3 yıl (özel nitelikli veride yarı artırım) Hayır
TCK m.136/1 Verileri hukuka aykırı olarak verme, yayma veya ele geçirme 2-4 yıl Hayır
TCK m.226/3 Müstehcen ürün üretiminde çocuk veya temsili çocuk görüntüsü kullanmak 5-10 yıl (dolaşım hâlinde 2-5 yıl) Hayır
TCK m.107 Şantaj 1-3 yıl ve beş bin güne kadar adlî para Hayır
TCK m.125/2 Mağduru muhatap alan görüntülü iletiyle hakaret 3 ay-2 yıl hapis veya adlî para Evet

Tablonun okunma biçimi şudur: montaj fiili kendiliğinden tek bir maddeye bağlı değildir. Belirleyici olan, görüntünün nasıl elde edildiği, kime gönderildiği, yayılıp yayılmadığı ve mağdurun yaşıdır.

Neden m.134 değil de m.136 uygulanıyor?

Çünkü m.134, mağdurun gerçek özel hayatına ilişkin bir görüntü veya sesin ihlal edilmesini arar. Montajda ortaya çıkan görüntü gerçek değildir; mağdurun çıplak bir görüntüsü hiç var olmamıştır. Dolayısıyla ifşa edilen gerçek bir özel hayat verisi yoktur.

Buna karşılık alınan yüz fotoğrafı gerçektir ve kişisel veridir. İstinaf mahkemelerinin m.134’ten m.136’ya geçişi bu mantığa dayanır. Özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun kendi şartları ve tazminat boyutu, özel hayatın gizliliğini ihlal tazminat yazısında ayrıca ele alınmıştır.

Montajlı fotoğraf hakaret suçu oluşturur mu?

Oluşturabilir; ancak bu, m.136’nın yerine geçen değil, yanına eklenen bir değerlendirmedir. TCK m.125/2, hakaretin “mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle” işlenmesi hâlini açıkça düzenler.

Fotomontajla hakaret tartışması Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 2026 tarihli iki kararında somutlaşmıştır. Her iki dosyada da montajlanmış görsel paylaşımı Cumhurbaşkanına hakaret suçundan yargılamaya konu olmuş; Daire, paylaşımların “şeref ve saygınlığı rencide edici boyutta olmayıp siyasi eleştiri niteliğinde olduğu” gerekçesiyle mahkûmiyet hükümlerini bozmuş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı bu bozmalara CMK m.308 uyarınca itiraz etmiştir (4. CD, E. 2026/2251, K. 2026/4563, 03.03.2026; E. 2026/3666, K. 2026/5858, 30.03.2026).

Buradan çıkan ölçüt, sıradan montaj dosyaları için de geçerlidir: görüntünün rahatsız edici olması tek başına hakaret suçunu oluşturmaz; aranan şey onur, şeref ve saygınlığı rencide edici nitelik taşımasıdır. Hakaret suçunun unsurları ve ceza aralığı için hakaret suçu TCK madde 125 yazısına, sosyal medya üzerinden işlenen hâli için sosyal medya ve internet üzerinden hakaret suçu yazısına bakılabilir.

Birinin Fotoğrafını İzinsiz Paylaşmak Suç Mu?

Montaj yapılmadan, fotoğrafın olduğu gibi paylaşılması da aynı maddeye girebilir. Yukarıda anılan 13.04.2026 tarihli karar tam olarak bu durumdadır: sanık, katılanın darp edildikten sonra kendi hesabında paylaştığı fotoğrafları alıp kendi hesabında yayımlamıştır. Montaj yoktur; buna rağmen fiil TCK m.136/1 kapsamında görülmüş ve 1 yıl 8 ay hapis cezası onanmıştır.

Bu sonuç, günlük hayatta sıradan sayılan birçok davranışı ilgilendirir. Ayırıcı ölçüt, paylaşımın rızaya dayanıp dayanmadığı ve verinin alındığı bağlamdan koparılıp koparılmadığıdır.

Ekran görüntüsü alıp paylaşmak suç mu?

Ekran görüntüsü almak tek başına suçun konusunu değiştirmez; belirleyici olan alınan görüntünün içeriğidir. Bir kişinin fotoğrafını ya da kimliğini belirlenebilir kılan bilgilerini içeren ekran görüntüsünün rıza dışında başkalarına gönderilmesi, m.136/1’in “verme” hareketini oluşturabilir.

Haberleşme içeriklerinin ekran görüntüsünde tablo değişir: orada m.132 devreye girer. Kendisiyle yapılan yazışmayı alenen ifşa eden kişi m.132/3, başkalarının yazışmasını ifşa eden kişi m.132/2 kapsamındadır. Yazışma ekran görüntülerinin delil değeri ve paylaşımın sınırları WhatsApp konuşmaları çıkar mı yazısında ele alınmıştır.

Fotoğrafı hikâyede veya grupta paylaşmak ne olur?

Paylaşımın kapalı bir grupta yapılmış olması suçu ortadan kaldırmaz. TCK m.136 aleniyet şartı aramaz; “bir başkasına verme” hareketi tek kişiye gönderimle de tamamlanır. Aleniyet, yalnızca bazı maddelerde (örneğin m.132/3) suçun unsuru olarak aranır.

Şikâyetten Vazgeçersem Dava Düşer Mi?

Düşmez. Bu, montaj dosyalarında en çok yanlış bilinen noktadır.

Türk Ceza Kanunu m.139 şu hükmü taşır:

“Kişisel verilerin kaydedilmesi, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme ve verileri yok etmeme hariç, bu bölümde yer alan suçların soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlıdır.”

Cümle olumsuz kurulduğu için sık sık ters okunur. Doğru okuma şudur: m.135, m.136 ve m.138 şikâyete bağlı değildir; bu üç suç resen soruşturulur. Şikâyete bağlı olanlar, aynı bölümdeki m.132, m.133 ve m.134’tür.

Pratik sonuçlar ağırdır:

  • Savcılık, mağdurun şikâyeti olmadan da haberdar olduğu fiili soruşturmak zorundadır.
  • Mağdur sonradan “şikâyetimden vazgeçiyorum” dese bile kamu davası devam eder.
  • Altı aylık şikâyet süresi (TCK m.73) bu suç bakımından işlemez; sınır yalnızca dava zamanaşımıdır.

Uzlaştırma yoluna gidilebilir mi?

Gidilemez. Ceza Muhakemesi Kanunu m.253, uzlaştırma kapsamını iki başlıkta belirler: şikâyete bağlı suçlar ve maddede tek tek sayılan suçlar. TCK m.136 bunların hiçbirinde yer almaz.

Bu, tarafların anlaşmasının hiçbir sonuç doğurmayacağı anlamına gelmez; zararın giderilmesi hükmün açıklanmasının geri bırakılması bakımından önem taşır. Ancak dosyayı kapatan bir uzlaşma kurumu bu suç için öngörülmemiştir.

Önödeme uygulanır mı?

Uygulanmaz. TCK m.75’teki önödeme, yalnız adlî para cezasını gerektiren veya hapis cezasının üst sınırı belirli bir eşiğin altında kalan suçlar için işler. m.136/1’in cezası iki yıldan dört yıla kadar hapistir ve seçimlik adlî para cezası öngörülmemiştir.

Ceza Ertelenebilir Mi, HAGB Verilebilir Mi?

Montaj dosyalarında verilen 1 yıl 8 aylık cezanın infazının ne olacağı, mağdur açısından da sanık açısından da kritik sorudur. Üç kurum ayrı ayrı değerlendirilir.

Kurum Dayanak Montaj dosyasında durum
Adlî para cezasına çevirme TCK m.49/2, m.50 Mümkün değil — kısa süreli hapis bir yıl ve altıdır; 1 yıl 8 ay bu sınırın dışındadır
Erteleme TCK m.51 Mümkün — iki yıl ve altı ceza ertelenebilir; daha önce kasıtlı suçtan üç aydan fazla hapse mahkûmiyet bulunmaması gerekir
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması CMK m.231 Mümkün — hükmolunan ceza iki yıl veya altı ise, diğer koşullar birlikte gerçekleşmişse uygulanabilir

HAGB koşulları 2026’da nasıl?

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun yürürlükte olup olmadığı konusunda dolaşan bilgiler karışıktır. Durum nettir: Anayasa Mahkemesi CMK m.231’in ilgili fıkralarını iptal etmiş, iptalin yürürlüğü ertelenmiş, 16/7/2026 tarihli 7589 sayılı Kanun’un 15. maddesiyle fıkralar yeniden yazılarak boşluk doğmadan kapatılmıştır. Yani HAGB yürürlüktedir.

Yeni rejimin üç ayrıntısı montaj dosyaları bakımından önemlidir:

  • Kanun yolu artık istinaftır; eski metindeki “itiraz” yolu değişmiştir.
  • Sanığın kabulü şartı yeni metinde yer almamaktadır.
  • Mağdurun veya kamunun uğradığı zararın tamamen giderilmiş olması aranır; zararı derhal gideremeyen sanık, denetim süresince aylık taksitlerle ödemeyi kabul ederek de bu koşulu sağlayabilir.

Denetim süresi beş yıldır ve bu süre içinde kasıtlı bir suçtan bir daha HAGB kararı verilemez. Kararın adli sicile yansıması ve iş hayatına etkisi için HAGB kararı sicile işler mi yazısına bakılabilir.

Ceza Hangi Hâllerde Artar?

İki yıldan dört yıla kadar olan temel ceza, olayın özelliklerine göre yükselebilir. Artırım sebepleri kanunda sayılıdır ve uygulamada en çok atlanan başlıktır.

Nitelikli hâller: TCK m.137

Madde 137, aynı bölümdeki suçların iki hâlde daha ağır cezalandırılmasını öngörür:

  • Kamu görevlisi tarafından ve görevinin verdiği yetki kötüye kullanılmak suretiyle işlenmesi,
  • Belli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle işlenmesi.

Her iki hâlde de ceza yarı oranında artırılır. İkinci bent, montaj dosyaları bakımından özellikle önemlidir: fotoğrafa mesleği nedeniyle erişebilen kişiler — fotoğrafçı, kuaför, sağlık personeli, bilişim teknisyeni, kurye — bu bendin kapsamına girebilir.

Aynı kişiye birden fazla kez gönderilirse: zincirleme suç

TCK m.43/1, bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi hâlinde tek ceza verileceğini, ancak bu cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılacağını düzenler.

Montaj dosyalarında bu hüküm sıkça gündeme gelir: fail genellikle tek bir görüntüyle yetinmez. Nitekim Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2018 tarihli bir kararında suça konu resmin tek kare fotoğraf olmasına rağmen m.43’ün uygulanmasına esas alınan eylemlerin karar yerinde tartışılmamasını bozma sebebi saymıştır (12. CD, E. 2017/6082, K. 2018/3227). Yani zincirleme suç hükmü kendiliğinden uygulanmaz; hangi eylemlerin zinciri oluşturduğu kararda gösterilmelidir.

Maddenin ikinci fıkrası, aynı suçun birden fazla kişiye tek bir fiille işlenmesi hâlini de aynı artırıma bağlar. Montajlı görüntünün tek bir gönderimle birden çok kişiye iletilmesi bu fıkraya girer.

Görüntünün üretildiği cihaz müsadere edilir mi?

Edilebilir. TCK m.54, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan eşyanın müsaderesine hükmolunacağını düzenler. Montajın yapıldığı telefon veya bilgisayar bu kapsamdadır. Maddenin üçüncü fıkrası bir denge kurar: müsaderenin işlenen suça göre daha ağır sonuçlar doğuracağı ve hakkaniyete aykırı olacağı anlaşılırsa müsadereye hükmedilmeyebilir.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilse bile müsadere uygulanabilir; CMK m.231/5, hükmün sanık hakkında hukuki sonuç doğurmamasını “müsadereye ilişkin hükümler hariç” tutmuştur.

Zamanaşımı ve Görevli Mahkeme

Dava zamanaşımı, TCK m.66/1-e uyarınca sekiz yıldır. Maddenin dördüncü fıkrası sürenin belirlenmesinde cezanın üst sınırının esas alınacağını söyler; m.136/1’in üst sınırı dört yıl olduğu için “beş yıldan fazla olmamak üzere hapis” bendine girer.

Süre, tamamlanmış suçlarda fiilin işlendiği günden başlar (m.66/6). Montaj fiilinde bu tarih, fotoğrafın ele geçirildiği ya da montajlanmış görüntünün gönderildiği gündür.

Görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Ağır ceza mahkemesinin görevi 5235 sayılı Kanun m.12’de sayılan suçlarla ve üst sınırı on yılı aşan hapis cezalarıyla sınırlıdır; m.136 bu kapsamın dışındadır.

Montajlı Fotoğrafla Tehdit Edilirsem: Şantaj Suçu

Fotoğraf montajı suç mu sorusu çoğu dosyada tek başına sorulmaz; montaj “para göndermezsen bunu yayarım”, “benimle görüşmezsen aileni ararım” gibi taleplerle birlikte gelir. Bu durumda ikinci bir suç doğar.

TCK m.107/2, şantajın özel bir hâlini düzenler:

“Kendisine veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla bir kişinin şeref veya saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidinde bulunulması halinde de birinci fıkraya göre cezaya hükmolunur.”

Cezası bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezasıdır. “Ve” bağlacı önemlidir: bu iki yaptırım seçimlik değildir, birlikte hükmolunur.

Yargıtay, çıplak fotoğraf istemek ile elde edilen fotoğrafı yaymakla tehdit etmeyi ayrı suçlar olarak değerlendirmektedir; ilki cinsel taciz, ikincisi şantajdır (9. CD, E. 2021/13760, K. 2022/12166, 28.12.2022). Montajlı fotoğrafta da aynı ayrım geçerlidir: montajlamak m.136, yaymakla tehdit etmek m.107 kapsamındadır.

Tehdit mesajlarını silmek en büyük hatadır

Şantaj dosyalarında ispatın omurgası mesaj içerikleridir. Mağdurların ilk tepkisi çoğu zaman konuşmayı silmek olur; bu, suçun işlendiğini gösteren en güçlü delili ortadan kaldırır. Ekran görüntüsünün tek başına yeterli olmadığı, mesajın hangi cihazdan ve hangi hesaptan gönderildiğinin tespitinin arandığı dosyalar vardır. Dijital yazışmaların delil değeri WhatsApp konuşmaları çıkar mı yazısında ayrıntılı ele alınmıştır.

Montaj ile tehdit arasındaki fark nedir?

Şantaj ile tehdit sık sık aynı anlamda kullanılır; oysa iki ayrı maddedir ve cezaları farklıdır.

TCK m.106/1’in ikinci cümlesi, “malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden” bahisle tehdidi, mağdurun şikâyeti üzerine iki aydan altı aya kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırır. Şantaj (m.107) ise yarar sağlama maksadı arar ve cezası çok daha ağırdır.

Ayrım pratikte şöyle işler: “bu görüntüyü yayarım” demek tehdittir; “bu görüntüyü yaymamam için şu parayı gönder” ya da “benimle görüşmeye devam et” demek şantajdır. Yarar talebinin varlığı, dosyanın ağırlığını doğrudan değiştirir.

Tehdidin nitelikli hâlleri de gözden kaçırılmamalıdır. TCK m.106/2-b, tehdidin “kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle” işlenmesini iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına bağlar. Sahte bir hesap üzerinden gönderilen tehdit mesajları bu bendin kapsamına girebilir.

Sahte Hesap Üzerinden Montaj Paylaşılırsa

Montajlı görüntüler çoğu zaman failin kendi hesabından değil, kimliğini gizlediği bir hesaptan paylaşılır. Bu durumda dosyaya iki katman eklenir.

Birincisi tespit sorunudur: hesap kime ait, hangi IP adresinden ve hangi cihazdan yönetiliyor. Yargıtay, hesabın çalındığı savunmasını değerlendirirken sanığın suç tarihinden önce bir müracaatının bulunup bulunmadığına bakmaktadır; böyle bir başvuru yoksa savunma suçtan kurtulmaya yönelik sayılmaktadır (12. CD, E. 2024/1319, K. 2026/3680).

İkincisi, mağdurun adına açılan sahte hesaplarda ortaya çıkar: orada montajlanan görüntü ile birlikte kimlik bilgileri de kullanılır ve dosya farklı maddeleri de kapsar. Sahte hesap dosyalarının şikâyet yolu ve platform başvurusu adıma fake hesap açılmış nereye şikayet edilir yazısında ayrıntılı anlatılmıştır.

Çocuğun Fotoğrafı Montajlanırsa Ne Olur?

Mağdurun on sekiz yaşından küçük olması, tabloyu tümüyle değiştirir. Devreye TCK m.226/3 girer ve ceza aralığı sıçrar:

“Müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünlerin üretiminde çocukları, temsili çocuk görüntülerini veya çocuk gibi görünen kişileri kullanan kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.”

Fıkradaki “temsili çocuk görüntüleri” ibaresi, montaj ve yapay zekâ üretimi bakımından belirleyicidir. Gerçek bir çocuğun bedeni kullanılmasa bile, çocuk görüntüsünü temsil eden bir içerik üretmek maddenin kapsamındadır.

Aynı fıkranın ikinci cümlesi, bu ürünleri bulundurmayı da suç sayar ve cezası iki yıldan beş yıla kadar hapistir. Yani üretmeyen, yalnızca telefonunda saklayan kişi de sorumludur.

Sanat ve bilim istisnası burada işlemez

TCK m.226/7, madde hükümlerinin bilimsel eserlerle ve belirli koşullarla sanatsal ve edebî değeri olan eserler hakkında uygulanmayacağını söyler. Ancak fıkra, istisnayı “üçüncü fıkra hariç olmak” kaydıyla getirir. Çocuk müstehcenliği bakımından sanat savunması kanunen kapalıdır.

Çocuğa yönelik dijital fiillerde fiziksel temasın bulunup bulunmaması nitelendirmeyi değiştirir. Yargıtay 14. Ceza Dairesi, mağdureye “resimlerini montajlayıp kötü sitelere ve ailene göndereceğim” diyerek görüntülü görüşmede soyunmasını sağlayan sanık bakımından, hiçbir bedensel temas bulunmadığını vurgulamıştır (14. CD, E. 2014/3380, K. 2016/2793, 22.03.2016). Çocuklara karşı işlenen cinsel suçlarda temas ölçütünün sonuçları telefonla cinsel tacizin cezası kaç yıl yazısında ele alınmıştır.

Deepfake ve Yapay Zekâ ile Üretilen Görüntüler Aynı Kapsamda Mı?

Türk Ceza Kanunu’nda deepfake kelimesi geçmez ve yapay zekâ ile üretilen içeriklere özgü bir suç tipi bulunmamaktadır. Bu, mevzuatın konuya hiç değinmediği anlamına gelmez; fiil, kullanılan teknolojiden bağımsız olarak mevcut maddelerin kapsamına girer.

Mantık, klasik montajdakiyle aynıdır. Yapay zekâ modeline verilen girdi, gerçek bir kişinin fotoğrafı veya video görüntüsüdür; bu görüntünün rıza dışında elde edilmesi TCK m.136/1’in “ele geçirme” hareketini tamamlar. Çıktının ne kadar gerçekçi olduğu, suçun oluşmasını etkilemez.

İkinci katman içeriğin niteliğidir. Müstehcen bir çıktı üretilmişse ve içerikte çocuk ya da temsili çocuk görüntüsü kullanılmışsa m.226/3 devreye girer. İçerik yayılmışsa ayrıca m.136’nın “yayma” hareketi gerçekleşir.

Üçüncü katman, görüntünün kullanım amacıdır: para talebi varsa şantaj, itibar zedelemeye yönelikse hakaret, kişinin kimliğine bürünülmüşse sahte hesap dosyalarındaki nitelendirmeler gündeme gelir. Sahte hesap üzerinden işlenen fiillerin şikâyet yolu adıma fake hesap açılmış nereye şikayet edilir yazısında anlatılmıştır.

Deepfake için ayrı bir kanun çıkarıldı mı?

Türk hukukunda deepfake içeriklere özgü, adını taşıyan bir suç tipi henüz bulunmamaktadır. İnternette dolaşan “deepfake cezası şu kadardır” biçimindeki kesin rakamlar, çoğu zaman mevcut maddelerin ceza aralıklarının yeniden adlandırılmasından ibarettir. Dolayısıyla montajda olduğu gibi burada da cevap tek bir maddeden değil, fiilin unsurlarından çıkar.

Ayrı bir suç tipinin bulunmaması, mağdurun korumasız olduğu anlamına gelmez. Uygulamada karşılaşılan bütün deepfake senaryoları — yüz değiştirme, ses klonlama, sahte video üretimi — girdi olarak gerçek kişinin verisini kullandığı için m.136’nın kapsamındadır.

Sesi klonlanan kişi de aynı korumadan yararlanır mı?

Yararlanır. Ses, kimliği belirlenebilir kılan bir veridir ve kişisel veri tanımının içindedir. Ayrıca kayda alınmış bir konuşmanın söz konusu olduğu hâllerde TCK m.133 de gündeme gelebilir. Ses kayıtlarının hukuki durumu ve hangi hâllerde delil sayıldığı ses kaydı suç mu yazısında ayrıntılı ele alınmıştır.

Yapay zekâ uygulamasını geliştiren şirketin sorumluluğu var mı?

Ceza sorumluluğu, fiili işleyen gerçek kişiye aittir; Türk ceza hukukunda tüzel kişilerin cezai sorumluluğu yoktur. Buna karşılık TCK m.140, bu bölümdeki suçların işlenmesi dolayısıyla tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunacağını düzenler. Ayrıca şirket, veri sorumlusu sıfatını taşıyorsa 6698 sayılı Kanun kapsamında idari yaptırımın ve tazminat davasının muhatabı olabilir.

İçerik İnternetten Nasıl Kaldırılır?

Bu başlıkta, kaynakların büyük bölümünün verdiği bilgi yürürlükten kalkmış bir maddeye dayanmaktadır.

5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un “İçeriğin yayından çıkarılması ve erişimin engellenmesi” başlıklı 9. maddesi, Anayasa Mahkemesi’nin 11/10/2023 tarihli E. 2020/76, K. 2023/172 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Kanunun kendi yürürlük tablosuna göre iptal, kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra, yani 10/10/2024 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Aynı kararla 8. madde de iptal edilmiştir.

Bu tarihten sonra “sulh ceza hâkimliğine 5651 m.9 uyarınca başvurun” yönündeki tavsiye dayanaksızdır. İşleyen yol m.9/A’dır. Maddenin iptal şerhi ve yürürlük tarihi 5651 sayılı Kanun metninin sonundaki yürürlük tablosunda yer almaktadır.

5651 m.9/A ile erişimin engellenmesi

Madde 9/A, özel hayatın gizliliğinin ihlal edildiğini iddia eden kişiye doğrudan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığına başvurma imkânı tanır. Süreç şöyle işler:

Adım Süre Dayanak
Başkanlığa başvuru (URL, ihlal açıklaması, kimlik bilgileri) m.9/A/1-2
Erişim sağlayıcıların tedbiri uygulaması En geç 4 saat m.9/A/3
Başvurucunun sulh ceza hâkimine sunması 24 saat içinde m.9/A/5
Hâkimin kararını açıklaması En geç 48 saat m.9/A/5
Hâkim kararı gelmezse Tedbir kendiliğinden kalkar m.9/A/5

Engelleme, sitenin tamamına değil ihlale konu yayına, kısma, bölüme, resme veya videoya yönelik olarak URL bazında uygulanır (m.9/A/4). İçerik yayından çıkarılırsa hâkim kararı kendiliğinden hükümsüz kalır (m.9/A/7).

Başvurunun eksik yapılması en sık karşılaşılan aksaklıktır: hakkın ihlaline neden olan yayının tam adresi (URL), hangi açılardan hakkın ihlal edildiğine ilişkin açıklama ve kimlik bilgilerini ispatlayacak bilgiler eksikse talep işleme konulmaz.

Platforma doğrudan başvuru: 48 saatlik cevap yükümlülüğü

5651 sayılı Kanun’un Ek 4. maddesi, Türkiye’den günlük erişimi bir milyondan fazla olan sosyal ağ sağlayıcılarına, kişilerin başvurularına başvurudan itibaren en geç kırk sekiz saat içinde olumlu ya da olumsuz cevap verme yükümlülüğü getirir. Olumsuz cevaplar gerekçeli olmak zorundadır.

Burada kanun metninin kendi içinde bir tutarsızlığı vardır: Ek m.4/3 hâlâ “9 uncu ve 9/A maddeleri kapsamındaki içeriklere” ifadesini taşımaktadır; oysa atıf yapılan iki maddeden biri 2024’te yürürlükten kalkmıştır. Uygulamada başvuru m.9/A üzerinden yürütülmektedir.

Kişisel Verileri Koruma Kurumu’na şikâyet işe yarar mı?

Bireysel montaj olaylarında genellikle yaramaz ve sebebi kanunda yazılıdır. 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu m.28/1-a, kişisel verilerin “gerçek kişiler tarafından tamamen kendisiyle veya aynı konutta yaşayan aile fertleriyle ilgili faaliyetler kapsamında işlenmesi” hâlinde Kanun hükümlerinin uygulanmayacağını söyler. Kurul, idari yaptırımı veri sorumlusuna uygular; montajı yapan bireysel kullanıcı veri sorumlusu değildir.

Kanun zaten yolu göstermektedir: 6698 m.17/1, kişisel verilere ilişkin suçlar bakımından TCK m.135 ila 140 hükümlerinin uygulanacağını düzenler. Veri sorumlusu sıfatını taşıyan bir kurum söz konusuysa tablo değişir; o hâldeki başvuru ve tazminat yolu KVKK tazminat davası yazısında ele alınmıştır.

Her Erişim Suç Değildir: Ceza Genel Kurulu’nun Çizdiği Sınır

TCK m.136’nın kapsamı geniştir; bu genişlik uygulamada bir sınır tartışması doğurmuştur. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2021/384, K. 2023/367 sayılı ve 21.06.2023 tarihli kararında bu sınırı çizmiştir.

Olayda bir memur, kurumunca verilen kullanıcı şifresiyle Kimlik Paylaşım Sistemi’ne girip bir kişinin nüfus ve adres bilgilerini sorgulamıştır. Özel Daire mahkûmiyet gerektiğini söyleyerek beraati bozmuş; Ceza Genel Kurulu oy çokluğuyla bozmayı kaldırıp beraat hükmünü onamıştır. Dokuz üye karşı oy kullanmıştır.

Kararın montaj dosyalarıyla ilgisi şuradadır: kişisel veriye erişim veya veriyi kullanma, otomatik olarak m.136 suçunu oluşturmaz. Değerlendirmede hukuka uygunluk nedenleri, failin hukuka aykırı hareket ettiğini bilip bilemeyeceği ve somut olayın özellikleri birlikte tartışılır.

Suç olduğunu bilmiyordum savunması sonuç verir mi?

Bu savunmanın hukuki adı haksızlık yanılgısıdır ve dayanağı TCK m.30/4’tür. Kişi, işlediği fiilin haksızlık oluşturduğu konusunda kaçınılmaz bir hataya düşmüşse cezalandırılmaz.

Ölçüt dardır. Hatanın kaçınılmaz olup olmadığı belirlenirken kişinin bilgi düzeyi, gördüğü eğitim, içinde bulunduğu sosyal ve kültürel çevre koşulları göz önünde bulundurulur. Montaj dosyalarında bu savunmanın kabul edilmesi güçtür: bir kişinin fotoğrafını çıplak bir vücuda ekleyip ona göndermenin hukuka aykırı olduğunu bilmemek, olağan hayat tecrübesiyle bağdaşmaz. Kararda açıkça vurgulandığı gibi, ilke “kişilerin suç işledikten sonra cezadan kurtulmak amacıyla sığınabilecekleri bir düzenleme” değildir.

Montaj Nasıl İspatlanır?

İspat, montaj dosyalarının en kırılgan halkasıdır. Basına yansıyan dosyada mahkûmiyeti mümkün kılan iki unsur vardır: sanığın ikrarı ve bilirkişi raporu. Raporda sanığın kullandığı telefonda montaj uygulamalarının ve montajlandığı açıkça belirlenebilen müstehcen fotoğrafların bulunduğu tespit edilmiştir.

İkisinin de bulunmadığı dosyalarda sonuç değişebilir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, komşuluk husumeti bulunan taraflar arasında yola atıldığı iddia edilen montajlı fotoğraf bakımından, fotoğrafların sanıklarca ele geçirilip ifşa edildiğine ilişkin iddianın “soyut aşamada kaldığı” gerekçesiyle verilen beraat kararını yerinde bulmuştur (12. CD, E. 2013/16435, K. 2014/10225, 28.04.2014).

Telefon ve bilgisayar incelemesi nasıl yapılır?

Montaj dosyalarında belirleyici delil, failin cihazında yapılan incelemedir. Bu inceleme keyfî yapılamaz; usulü Ceza Muhakemesi Kanunu m.134’te düzenlenmiştir.

Madde iki şartı birlikte arar: somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması. Bu şartlar varsa hâkim, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı, şüphelinin kullandığı bilgisayar ve bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına, kayıtlardan kopya çıkarılmasına ve bu kayıtların çözülerek metin hâline getirilmesine karar verir.

25/7/2018 tarihli 7145 sayılı Kanun’la eklenen üç cümle bir güvence getirmiştir: savcı tarafından verilen kararlar yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur, hâkim kararını en geç yirmi dört saat içinde verir. Süre dolarsa veya hâkim aksine karar verirse çıkarılan kopyalar ve çözümü yapılan metinler derhâl imha edilir.

Basına yansıyan montaj dosyasında mahkûmiyeti mümkün kılan bilirkişi raporu bu usulle elde edilmiştir; raporda telefonda montaj uygulamalarının bulunduğu tespit edilmiştir. Uygulamanın varlığı tek başına suç değildir, ancak ikrarla ve diğer delillerle birleştiğinde sübutu destekler.

Mağdurun toplaması gereken deliller

  • Montajlı görüntünün geldiği mesajın tam ekran görüntüsü: gönderen hesap adı, tarih ve saat görünecek biçimde.
  • Mesajın bulunduğu uygulamadan konuşmanın tamamının dışa aktarılması; parçalı görüntü yerine bütün akış.
  • Görüntünün paylaşıldığı sayfaların URL adresleri, arşivlenmiş hâlleriyle.
  • Gönderen hesabın profil bilgileri, varsa telefon numarası ve bağlı e-posta adresi.
  • Aynı içeriğin başkalarına da gönderildiğine ilişkin tanık beyanları.

Delillerin savcılığa hangi biçimde sunulacağı ve dilekçenin içeriği için savcılığa verilecek şikayet dilekçesi örneği yazısındaki çerçeve kullanılabilir. Failin tespitinde iletişim kayıtlarının rolü ise HTS kaydı nedir, nasıl sorgulanır yazısında anlatılmıştır.

Mağdur Davaya Nasıl Katılır?

Suç şikâyete bağlı olmadığı için kamu davası mağdurun iradesinden bağımsız açılır. Ancak mağdurun dosyada söz sahibi olabilmesi, davaya katılmasına bağlıdır ve bu ayrı bir usul işlemidir.

CMK m.237/1, mağdurun, suçtan zarar görenlerin ve malen sorumlu olanların ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabileceklerini düzenler. Katılma, dilekçe verilmesi veya duruşmada sözlü başvurunun tutanağa geçirilmesiyle olur (m.238/1).

Kritik sınır ikinci fıkradadır: kanun yolu muhakemesinde davaya katılma isteğinde bulunulamaz. Yani istinaf veya temyiz aşamasında ilk kez katılma talep edilemez. İlk derecede ileri sürülüp reddedilen ya da karara bağlanmayan katılma istekleri ise, kanun yolu başvurusunda açıkça belirtilmişse incelenir.

Basına yansıyan iki dosyada da beraat kararlarının kaldırılmasını sağlayan şey, katılan tarafın istinaf başvurusudur. Bu, katılma işleminin neden ertelenmemesi gerektiğini gösterir: katılan sıfatı kazanılmadan kanun yoluna başvurma imkânı da doğmaz.

Baro tarafından ücretsiz avukat görevlendirilir mi?

Montaj dosyalarında kural olarak görevlendirilmez. CMK m.239/1, davaya katılan mağdurun baro tarafından avukat görevlendirilmesini isteyebileceği hâlleri sayarken cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, ısrarlı takip suçları ile kadına karşı işlenen kasten yaralama, işkence veya eziyet suçlarını ve alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçları belirtir. TCK m.136’nın alt sınırı iki yıldır ve bu kapsamın dışında kalır.

Buna karşılık ikinci fıkra bir istisna getirir: mağdurun çocuk, sağır ve dilsiz veya kendisini savunamayacak derecede akıl hastası olması hâlinde avukat görevlendirilmesi için istem aranmaz. Mağduru çocuk olan montaj dosyalarında bu hüküm doğrudan işler.

Fail Yurt Dışındaysa veya Hesap Yurt Dışı Kaynaklıysa

Montajlı içerik çoğu zaman yurt dışı merkezli platformlarda paylaşılır ve fail de yurt dışında olabilir. Bu, sürecin durduğu anlamına gelmez; yalnızca iki ayrı yolun ayrı ayrı işletilmesi gerekir.

İçeriğin kaldırılması bakımından belirleyici olan failin nerede olduğu değil, platformun Türkiye’den erişilebilir olmasıdır. 5651 sayılı Kanun’un Ek 4. maddesi, Türkiye’den günlük erişimi bir milyondan fazla olan yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcılarına Türkiye’de temsilci belirleme yükümlülüğü getirir. Temsilcinin gerçek kişi olması hâlinde Türkiye’de mukim ve Türk vatandaşı olması zorunludur; günlük erişim on milyonu aşıyorsa temsilcinin tüzel kişi olması hâlinde doğrudan sosyal ağ sağlayıcısı tarafından sermaye şirketi şeklinde kurulan bir şube olması aranır.

Soruşturma bakımından ise failin kimliğinin tespiti, platformdan bilgi talebine ve iletişim kayıtlarına bağlıdır. Bu süreç uzayabilir; ancak suçun şikâyete bağlı olmaması sayesinde dosya, sekiz yıllık dava zamanaşımı süresi boyunca açık kalır.

Eski Eş veya Eski Sevgili Montaj Yaparsa

Uygulamada montaj dosyalarının önemli bölümü, sona ermiş bir ilişkinin ardından açılır. Yargıtay kararlarındaki olay örgüleri de bunu doğrular: 2018 tarihli kararda sanık, bir dönem arkadaşlık yaptığı şikâyetçinin kocasına dönmesine tepki olarak montajlı resimleri kocasına göndermiştir (12. CD, E. 2017/6082, K. 2018/3227).

Bu dosyalarda üç nokta öne çıkar. Birincisi, ilişkinin varlığı fotoğrafın kullanımına rıza verildiği anlamına gelmez; rıza, paylaşımın yapıldığı bağlamla sınırlıdır ve her zaman geri alınabilir. İkincisi, görüntünün mağdurun yakınlarına gönderilmesi, mağduru küçük düşürme amacını gösterdiği için hem manevi tazminat miktarını hem de takdiri indirimin uygulanıp uygulanmayacağını etkiler. Üçüncüsü, devam eden bir boşanma veya nafaka dosyası varsa montaj iddiası o dosyaya da yansır; kusur belirlemesinde ağırlık taşır.

Suç Duyurusu Nereye Yapılır, Süreç Nasıl İşler?

Montaj dosyalarında süreç, diğer ceza dosyalarından farklı işlemez; ancak dijital delilin çabuk kaybolması, bazı adımların sırasını önemli kılar.

Başvuru, Cumhuriyet başsavcılığına yapılır. Kolluğa (polis veya jandarma) yapılan başvuru da aynı sonucu doğurur; tutanak savcılığa gönderilir. Suç şikâyete bağlı olmadığı için altı aylık şikâyet süresi işlemez, ancak başvurunun gecikmesi delil kaybına yol açar.

Aşama Ne olur Mağdurun yapabileceği
Soruşturma Savcılık delilleri toplar; gerekirse CMK m.134 uyarınca cihaz incelemesi yaptırır Delilleri eksiksiz sunmak, ek beyan vermek
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar Savcılık yeterli şüphe görmezse dosyayı kapatır Tebliğden itibaren iki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz
İddianame Yeterli şüphe varsa kamu davası açılır Kovuşturma evresinde davaya katılma talebi (CMK m.237)
Hüküm Mahkûmiyet, beraat veya HAGB Aleyhe karara karşı istinaf başvurusu

Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz, karar veren savcının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine yapılır ve süre iki haftadır. Hâkimlik istemi yerinde bulursa savcı iddianame düzenleyerek dosyayı mahkemeye verir.

Sık yapılan beş hata

  1. Hesabı hemen engellemek. Engelleme, önceki mesajlara erişimi ve profil bilgisini kaybettirebilir. Önce kayıt, sonra engelleme.
  2. Görüntüyü silmek. Rahatsız edici içeriği silmek insani bir tepkidir ama dosyanın esas delilini ortadan kaldırır.
  3. Faille yazışıp itiraf aldığını sanmak. Karşılıklı yazışma, bazı dosyalarda sanık lehine yorumlanabilir; iletişim kesilip delil korunmalıdır.
  4. Yalnızca platforma şikâyet edip savcılığa başvurmamak. Platform içeriği kaldırabilir, ancak cezai sorumluluk ayrı yoldan işler.
  5. Davaya katılma talebini ertelemek. Katılan sıfatı kazanılmadan kanun yoluna başvurulamaz; ilk derece hükmünden sonra katılma istenemez.

Yargıtay Kararlarının Özeti

Aşağıdaki tablo, yazıda anılan kararları tek bakışta karşılaştırır.

Künye Tarih Konu Sonuç
12. CD, E. 2024/1536, K. 2026/3395 06.04.2026 Instagram’dan alınan yüz fotoğrafının çıplak vücuda montajlanıp mağdura gönderilmesi m.136/1’den 1 yıl 8 ay, onama
12. CD, E. 2024/1319, K. 2026/3680 13.04.2026 Mağdurun kendi hesabında paylaştığı fotoğrafların alınıp yeniden yayımlanması m.136/1’den 1 yıl 8 ay, onama
12. CD, E. 2017/6082, K. 2018/3227 21.03.2018 Montajlı görüntünün mağdurun eşine gönderilmesi m.136/1 doğru; m.43 ve m.53 yönünden bozma
12. CD, E. 2012/33661, K. 2013/26648 25.11.2013 Montajlı görüntü + tehdit ve taciz mesajları Beraat bozuldu
12. CD, E. 2013/16435, K. 2014/10225 28.04.2014 Komşuluk husumetinde montajlı fotoğraf iddiası İddia soyut kaldı, beraat yerinde
CGK, E. 2021/384, K. 2023/367 21.06.2023 Kamu görevlisinin sistem üzerinden veri sorgulaması Eylem suç sayılmadı, beraat onandı (oy çokluğu)
14. CD, E. 2014/3380, K. 2016/2793 22.03.2016 Montaj tehdidiyle çocuğa görüntülü eylem yaptırma Bedensel temas yok; nitelendirme değişti

Tablonun gösterdiği çizgi şudur: montaj fiilinin TCK m.136 kapsamında değerlendirilmesi on üç yıldır süren istikrarlı bir uygulamadır. Bozma kararları nitelendirmeye değil, cezanın bireyselleştirilmesine ve ispat sorunlarına ilişkindir.

Maddi ve Manevi Tazminat İstenebilir Mi?

İstenebilir ve ceza davasından bağımsızdır. Montajlanmış görüntü, Türk Medeni Kanunu m.24 anlamında kişilik hakkına saldırı oluşturur; m.25 saldırının önlenmesi, sona erdirilmesi ve hukuka aykırılığının tespiti davalarını düzenler.

Manevi tazminatın dayanağı Türk Borçlar Kanunu m.58’dir. Madde, kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören kişinin uğradığı manevi zarara karşılık bir miktar para ödenmesini isteyebileceğini düzenler; maktu bir tutar öngörülmemiştir.

Tazminat davasının ceza davasıyla ilişkisi bakımından iki nokta önemlidir. Birincisi, ceza davasının beraatle sonuçlanması hukuk hâkimini her hâlde bağlamaz; delil yetersizliğine dayalı beraat, tazminat yolunu kapatmaz. İkincisi, hukuk davasında zamanaşımı ceza zamanaşımına bağlanabilir. Ayrıntısı ve manevi tazminat miktarının nasıl belirlendiği özel hayatın gizliliğini ihlal tazminat ve hakaret nedeniyle manevi tazminat davası yazılarında ele alınmıştır.

İlk 24 Saatte Ne Yapmalı?

Montajlı bir görüntüyle karşılaşan kişi için sıra önemlidir; yanlış sıralama delil kaybına yol açar.

  1. Hiçbir şeyi silmeyin. Mesajı, hesabı engellemeden ve konuşmayı temizlemeden önce kaydedin.
  2. Delilleri çoğaltın. Ekran görüntülerini ve konuşma dökümünü ayrı bir cihaza ve e-posta adresine gönderin.
  3. Fail ile pazarlığa girmeyin. Özellikle para talebi varsa ödeme yapmak talebi sonlandırmaz; dosyada şantaj suçunun tamamlandığını gösteren yazışma da bozulmaz.
  4. Savcılığa suç duyurusunda bulunun. Suç şikâyete bağlı olmadığı için başvuru süresi sorunu yoktur; ancak delil tazeliği önemlidir.
  5. İçerik yayımlandıysa erişimin engellenmesini isteyin. Platforma başvuru ile Başkanlığa başvuru birbirinin alternatifi değildir; ikisi paralel yürütülebilir.
  6. Yaş durumunu bildirin. Mağdur on sekiz yaşından küçükse dosyanın nitelendirmesi ve ceza aralığı değişir.

Ceza şikâyeti ile tazminat davası ayrı yollardır ve biri diğerinin sonucunu beklemek zorunda değildir. Dosyanın niteliğine göre hangi yolun önce işletileceği, delil durumuna ve içeriğin yayılma derecesine bağlıdır. Sürecin yürütülmesinde cinsel suçlar mağdur avukatı sayfasındaki hizmet kapsamı yol gösterici olabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Fotoğraf montajı suç mu?

Suçtur. Kanunda “montaj” adıyla bir suç tipi bulunmamakla birlikte, montaja konu fotoğrafın rıza dışında elde edilmesi TCK m.136/1’deki verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu oluşturur. Ceza iki yıldan dört yıla kadar hapistir.

Fotoğrafımı çıplak vücuda montajladılar, hangi suçtan şikâyetçi olmalıyım?

Şikâyet dilekçesinde suçun adını belirlemek zorunda değilsiniz; hukuki nitelendirmeyi savcılık ve mahkeme yapar. Uygulamada bu fiil TCK m.136/1 kapsamında değerlendirilmektedir. Görüntüyle birlikte tehdit veya para talebi geldiyse şantaj, içerik yayımlandıysa ayrıca yayma hareketi gündeme gelir.

Montajlanan fotoğrafın cezası ne kadar?

TCK m.136/1’in ceza aralığı iki yıldan dört yıla kadar hapistir. Basına yansıyan dosyalarda mahkemeler temel cezayı alt sınırdan belirlemiş, TCK m.62 uyarınca altıda bir takdiri indirim uygulamış ve sonuç ceza 1 yıl 8 ay hapis olarak kurulmuştur.

Şikâyetimden vazgeçersem dava düşer mi?

Düşmez. TCK m.139, m.135, m.136 ve m.138’i şikâyete bağlı suçların dışında tutar. Bu suçlar resen soruşturulur; mağdurun vazgeçmesi kamu davasını sona erdirmez. Şikâyete bağlı olanlar aynı bölümdeki m.132, m.133 ve m.134’tür.

Fotoğrafımı sadece bana gönderdi, kimseye yaymadı. Yine de suç mu?

Evet. TCK m.136/1 üç seçimlik hareket sayar ve bunlardan biri olan “ele geçirme” fiili, fotoğrafın rıza dışında elde edilmesiyle tamamlanır. Yayma şartı aranmaz. Nitekim basına yansıyan dosyada görüntü yalnızca mağdurun kendisine gönderilmiştir.

Hesabım herkese açıktı, fotoğrafı oradan almış. Bu savunma kabul edilir mi?

Edilmemektedir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 13.04.2026 tarihli kararında, fotoğrafın kişinin kendi hesabından daha önce paylaşılmış olmasının onu kişisel veri olmaktan çıkarmayacağı ve üçüncü kişilere rıza dışında yayımlama hakkı tanımayacağı belirtilmiştir.

Bu karar gerçekten emsal karar mı?

Haberlerde kullanılan “emsal karar” ifadesi yanıltıcıdır. Aynı daire aynı fiili 2013 ve 2014 tarihli kararlarında da TCK m.136 kapsamında değerlendirmiştir. Kararın metninde içtihat değişikliğine işaret eden hiçbir ibare bulunmamaktadır; standart bir onama kararıdır.

İlk derece mahkemesi beraat verdiyse dosya biter mi?

Bitmez. Katılan taraf istinaf yoluna başvurabilir. Basına yansıyan iki dosyada da ilk derece mahkemesi beraat vermiş, bölge adliye mahkemesi beraati kaldırarak mahkûmiyet hükmü kurmuş ve Yargıtay bu hükümleri onamıştır.

Montaj dosyasında uzlaştırmaya gidilir mi?

Gidilmez. CMK m.253 uzlaştırma kapsamını şikâyete bağlı suçlar ile maddede tek tek sayılan suçlarla sınırlar. TCK m.136 bu listelerin hiçbirinde yer almaz. Önödeme de uygulanmaz.

Sanığa hapis cezası verilirse gerçekten cezaevine girer mi?

Girmeyebilir. 1 yıl 8 aylık ceza adlî para cezasına çevrilemez; çünkü kısa süreli hapis sınırı bir yıl ve altıdır. Buna karşılık TCK m.51 uyarınca erteleme ve CMK m.231 uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşulları varsa uygulanabilir.

Fotoğraf montajı davasında zamanaşımı kaç yıl?

Sekiz yıldır. TCK m.66/1-e, üst sınırı beş yılı aşmayan hapis cezasını gerektiren suçlarda dava zamanaşımını sekiz yıl olarak belirler. Süre, fiilin işlendiği günden itibaren işlemeye başlar.

Hangi mahkeme yetkili ve görevlidir?

Görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Yetki bakımından kural, suçun işlendiği yer mahkemesidir; internet üzerinden işlenen fiillerde mağdurun bulunduğu yer savcılığına da şikâyette bulunulabilir, dosya gerekirse yetkili yere gönderilir.

Montajı yapan kişi bulunamazsa ne olur?

Soruşturma faili tespit edilinceye kadar zamanaşımı süresi içinde açık kalır. Hesap bilgileri, IP kayıtları ve iletişim kayıtları üzerinden tespit yapılır. Bu nedenle hesabı engellemeden önce hesap adının ve profil bilgilerinin kaydedilmesi önemlidir.

Deepfake ile üretilen çıplak görüntü de aynı suç mu?

Aynı çerçevede değerlendirilir. Yapay zekâ modeline verilen girdi gerçek kişinin fotoğrafı olduğundan, o görüntünün rıza dışında elde edilmesi TCK m.136/1 kapsamındadır. İçerikte çocuk veya temsili çocuk görüntüsü kullanılmışsa TCK m.226/3 devreye girer ve ceza beş yıldan on yıla kadar hapse çıkar.

Montajlı fotoğrafı internetten kaldırtmak için nereye başvurulur?

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığına 5651 sayılı Kanun m.9/A uyarınca doğrudan başvurulur. Çoğu kaynakta gösterilen m.9, Anayasa Mahkemesi kararıyla 10 Ekim 2024’te yürürlükten kalkmıştır. Ayrıca platformun kendisine başvurulabilir; sosyal ağ sağlayıcısının kırk sekiz saat içinde cevap verme yükümlülüğü vardır.

Kişisel Verileri Koruma Kurumu’na şikâyet edebilir miyim?

Bireysel bir kullanıcının montaj yapması hâlinde bu yol genellikle işlemez. 6698 sayılı Kanun m.28/1-a gerçek kişilerin kendi faaliyetlerini kapsam dışında bırakır ve Kurul yaptırımı veri sorumlusuna uygular. Kanunun 17. maddesi kişisel verilere ilişkin suçlarda doğrudan TCK m.135-140 hükümlerine yollama yapar.

Ceza davası devam ederken tazminat davası açabilir miyim?

Açabilirsiniz. Ceza davası ile tazminat davası ayrı yollardır ve birinin diğerini beklemesi zorunlu değildir. Manevi tazminat talebi TBK m.58’e, kişilik hakkına dayalı talepler TMK m.24-25’e dayanır.

Fail hakkında ceza verildi ama görüntü hâlâ internette, ne yapabilirim?

Mahkûmiyet kararı, içeriğin otomatik olarak kaldırılmasını sağlamaz. Erişimin engellenmesi ayrı bir yoldur ve 5651 sayılı Kanun m.9/A uyarınca Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığına başvurularak işletilir. Ayrıca platforma doğrudan başvuru yapılabilir; sosyal ağ sağlayıcısının kırk sekiz saat içinde cevap verme yükümlülüğü vardır.

Montajlı görüntüyü başkasına ileten kişi de suç işlemiş olur mu?

Olabilir. TCK m.136/1’in seçimlik hareketlerinden “verme” ve “yayma”, görüntüyü üreten kişi kadar onu başkalarına aktaran kişi için de gerçekleşir. İleten kişinin görüntünün montaj olduğunu bilmesi gerekmez; kişisel veriyi rıza dışında aktardığının bilincinde olması yeterlidir.

Görüntüyü sadece görüp sakladım, suç mu?

Yetişkin mağdur bakımından yalnızca bulundurma m.136 kapsamında ayrı bir hareket değildir. Ancak içerikte çocuk veya temsili çocuk görüntüsü varsa tablo tümüyle değişir: TCK m.226/3’ün ikinci cümlesi bu ürünleri bulundurmayı iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırır.

Montajı yapan kişinin telefonuna el konulur mu?

Konulabilir. Delil elde etmek amacıyla CMK m.134 uyarınca cihaz incelemesi yapılır. Ayrıca mahkûmiyet hâlinde TCK m.54 uyarınca suçta kullanılan eşyanın müsaderesine hükmedilebilir; müsaderenin suça göre ağır sonuç doğuracağı hâllerde mahkeme bundan kaçınabilir.

İş yerinde bir çalışanın fotoğrafı montajlanırsa işveren sorumlu olur mu?

Ceza sorumluluğu fiili işleyen kişiye aittir. Buna karşılık işveren, çalışanın kişiliğini korumakla yükümlüdür ve olaya karşı harekete geçmemesi iş hukuku bakımından sonuç doğurabilir. Görüntünün işyeri sistemleri üzerinden elde edilmiş olması hâlinde ayrıca veri güvenliği yükümlülüğü gündeme gelir.

Montajı yapan kişi çocuksa ne olur?

Fail on sekiz yaşından küçükse TCK m.31’deki yaş indirimleri uygulanır ve yargılama çocuk mahkemesinde yapılır. On iki yaşını doldurmamış çocukların ceza sorumluluğu yoktur; on iki ile on beş yaş arasında algılama yeteneği araştırılır.


Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir uyuşmazlıkta hukuki görüş yerine geçmez. Montajlı görüntü dosyalarında nitelendirme, delil durumu ve mağdurun yaşı sonucu doğrudan etkiler. Hak kaybı yaşamamak için dosyanızı bir avukata danışarak değerlendirmenizi öneririz.