Mahkeme Kararına İtiraz Kaç Günde Sonuçlanır? Süreler ve Merciler
Mahkeme kararına itiraz kaç günde sonuçlanır sorusunun kanundaki karşılığı tek cümledir: Ceza Muhakemesi Kanunu m.271/3 “karar mümkün olan en kısa sürede verilir” der ve merci için bağlayıcı bir gün sayısı koymaz. İnternette dolaşan “30 gün”, “1-3 ay” gibi rakamların kanuni dayanağı yoktur; bunlar uygulamadaki ortalamalardır. Kanunun süre bağladığı tek hâl tutuklama ve adli kontroldür: CMK m.105/1 uyarınca merci istemi üç gün içinde karara bağlamak zorundadır, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda bu süre yedi güne çıkar.
İkinci bir karışıklık daha var: itiraz için tanınan başvuru süresi ile itirazın sonuçlanma süresi sürekli birbirine karışıyor. Başvuru süresi kanunda nettir, sonuçlanma süresi ise kararın türüne ve merciin iş yüküne bağlıdır. Aşağıdaki bölümlerde her karar tipi için başvuru süresi, başvurulacak merci ve kanunun sonuçlanmaya ilişkin söylediği ayrı ayrı ele alınıyor; ayrıca itirazın istinaf ve temyizden farkı, 2026 yılında değişen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kuralı ve süre kaçırıldığında işleyen eski hâle getirme yolu inceleniyor.
Kısa değerlendirme
İtiraz, hükümlere değil kararlara karşı işleyen bir kanun yoludur. Süre kanunda yazılıdır, sonuçlanma süresi ise yazılı değildir.
- Sonuçlanma süresi: CMK m.271/3 “en kısa süre” der, gün vermez; tutuklama ve adli kontrolde m.105/1 üç gün (örgüt suçlarında yedi gün).
- Başvuru süresi: Kanun ayrıca hüküm koymadıkça iki hafta (CMK m.268/1). “Yedi gün” bilgisi yürürlükteki metne uymuyor.
- Sürenin başlangıcı: Tebliğ değil, kararın öğrenildiği gün (CMK m.35 yollamasıyla m.268/1).
- İtiraz mı istinaf mı: Elinizdeki belge bir hüküm ise yol istinaftır; itiraz ara kararlar ve hâkim kararları içindir.
- 2026 değişikliği: HAGB kararına karşı artık istinafa başvurulur (CMK m.231/12, 7589 s.K.).
Mahkeme Kararına İtiraz Kaç Günde Sonuçlanır?
Kanun koyucu itirazın karara bağlanması için sabit bir gün sayısı belirlememiştir. CMK m.271/1 uyarınca itiraz kural olarak duruşma yapılmaksızın, dosya üzerinden incelenir; m.271/3 ise yalnızca “karar mümkün olan en kısa sürede verilir” demekle yetinir. Bu, merci bakımından bir hız yükümlülüğüdür ama süreye uyulmadığında işleyen bir yaptırım öngörmez. Dolayısıyla mahkeme kararına itiraz kaç günde sonuçlanır sorusuna kanundan çıkan cevap “kanunda süre yoktur”dur.
Uygulamada süreyi belirleyen üç etken vardır. Birincisi dosyanın fiziki olarak mercie ulaşma hızıdır: kararına itiraz edilen hâkim veya mahkeme, itirazı yerinde görmezse dosyayı en çok üç gün içinde yetkili mercie göndermek zorundadır (CMK m.268/2). İkincisi merciin araştırma yapıp yapmayacağıdır; CMK m.270/1 mercie inceleme ve araştırma yapma, hatta bunların yapılmasını emretme yetkisi verir ve bu adım süreyi uzatır. Üçüncüsü karşı tarafın ve Cumhuriyet savcısının görüşünün alınıp alınmadığıdır.
Bu üç etken devreye girmediğinde, yani merci ek araştırma yapmadan dosya üzerinden karar verdiğinde itirazlar çoğunlukla birkaç hafta içinde sonuçlanır. Ek araştırma, bilirkişi ya da tanık dinlenmesi gerektiğinde süre aylara yayılabilir. Bir avukatın dosyaya bakarak süre tahmini yapması, kanundan çıkarılmış bir rakam vermesinden değil, bu üç etkeni değerlendirmesinden ibarettir.
Tutuklamaya İtiraz Ne Kadar Sürede Sonuçlanır?
Kişi hürriyeti söz konusu olduğunda kanun süre koyar. CMK m.105/1 uyarınca tutukluluğun devamına, salıverilmeye veya adli kontrole ilişkin istemler üzerine merci, Cumhuriyet savcısının, şüphelinin, sanığın veya müdafiin görüşünü aldıktan sonra üç gün içinde istemin kabulüne, reddine veya adli kontrol uygulanmasına karar verir. Bu, ceza muhakemesindeki en katı karar süresidir.
Sürenin tek istisnası örgüt suçlarıdır. 24/11/2016 tarihli 6763 sayılı Kanunla eklenen cümle uyarınca, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar bakımından bu süre yedi gün olarak uygulanır; CMK m.103/1’in birinci cümlesi uyarınca yapılan istemler bu istisnanın dışındadır. Ayrıca 11/4/2013 tarihli 6459 sayılı Kanunla eklenen m.270/2 uyarınca, m.101 ve m.105 kapsamındaki itirazda Cumhuriyet savcısından görüş alınırsa bu görüş şüpheli, sanık veya müdafiye bildirilir ve onlara üç günlük cevap süresi tanınır.
Tutukluluğa itirazın bir başka özelliği, başvuru süresinin bulunmamasıdır. Tutuklu veya müdafii CMK m.104/1 uyarınca soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında salıverilme isteminde bulunabilir; bu istemin reddi kararına karşı itiraz yolu da her defasında yeniden açılır. Yani “tutuklamaya itiraz süresini kaçırdım” diye bir durum hukuken oluşmaz, talep yenilenebilir.
Mahkeme Kararına İtiraz Süresi: Yedi Gün ve İki Hafta Karışıklığı
Yürürlükteki metin açıktır: CMK m.268/1 uyarınca hâkim veya mahkeme kararına karşı itiraz, kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde, m.35’e göre ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren iki hafta içinde yapılır. Buna rağmen hukuk sitelerinin bir bölümü hâlâ “yedi gün” yazmaktadır. Bir karara itiraz ederken kaynak olarak kanun metninin güncel hâli alınmalı, ikincil anlatımlara güvenilmemelidir.
“Yedi gün” rakamının uygulamada iki ayrı kaynağı vardır ve ikisi de genel itiraz süresi değildir. Birincisi Kabahatler Kanunu m.27/2’dir: idari yaptırım kararına karşı başvuru süresi mücbir sebeple kaçırılmışsa, sebebin ortadan kalktığı tarihten itibaren yedi gün içinde başvurulabilir. Bu, genel kural değil bir istisna hükmüdür. İkincisi CMK m.105/1’in örgüt suçlarına ilişkin yedi günlük karar verme süresidir; başvuru süresiyle ilgisi yoktur.
Kanunun “ayrıca hüküm koymadığı hâllerde” kaydı da önemlidir. Bazı kanunlarda karar tipine özgü farklı süreler bulunur; örneğin idari para cezasına karşı sulh ceza hâkimliğine gidiş süresi on beş gündür. Bu nedenle elinizdeki kararın hangi kanuna dayandığı, süreyi doğrudan belirler. Karar metninde itiraz hakkı, süresi ve merciinin gösterilmesi zorunludur; takipsizlik kararları bakımından bu zorunluluk CMK m.172/1’de açıkça yazılıdır.
Sürenin Başlangıcı: Tebliğ, Tefhim ve Öğrenme Ayrımı
CMK m.268/1’in ölçütü öğrenmedir. Madde, m.35’e yollama yaparak sürenin “ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren” işlemeye başlayacağını söyler. Bu ayrım pratikte belirleyicidir: duruşmada yüzünüze karşı açıklanan bir kararda süre o gün başlar, ayrıca tebligat beklenmez.
CMK m.35 üç durumu ayırır. İlgili tarafın yüzüne karşı verilen karar kendisine açıklanır ve isterse bir örneği verilir (m.35/1). Koruma tedbirlerine ilişkin olanlar hariç, aleyhine kanun yoluna başvurulabilecek hâkim veya mahkeme kararları, duruşmada hazır bulunamayan ilgilisine tebliğ olunur (m.35/2). İlgili tutuklu veya serbest olmayan bir kişiyse, tebliğ edilen karar kendisine okunup anlatılır (m.35/3).
Buradan çıkan sonuç şudur: duruşmada hazır bulunmadıysanız süre tebliğle, hazır bulunduysanız kararın açıklandığı günle başlar. “Kararın taraflara tebliğinden itibaren” biçimindeki genelleme, duruşmada hazır bulunan taraf bakımından yanlıştır ve süre kaybına yol açar. Kararın kesinleşme şerhini beklemek de aynı riski taşır.
İtiraz Kanun Yolu ve İstinaf Farkı Nedir?
Asıl ayrım süre ya da merci değil, başvurunun konusudur. CMK m.267 itirazı “hâkim kararları ile kanunun gösterdiği hâllerde mahkeme kararlarına” karşı açar. CMK m.272/1 ise istinafı “ilk derece mahkemelerinden verilen hükümlere” karşı açar. Yani elinizdeki belge davayı sonuçlandıran bir hüküm ise (mahkûmiyet, beraat, düşme, ceza verilmesine yer olmadığı) yol istinaftır; yargılama sırasında verilen ara kararlar ve hâkim kararları ise itiraza tabidir.
Bu ayrımın pratik sonucu, yanlış yola başvurmanın hak kaybı doğurup doğurmayacağıdır. CMK m.264/1 açık bir güvence getirir: kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz. Başvurunun yapıldığı merci, dosyayı derhâl görevli ve yetkili mercie gönderir. Yine de bu güvence süreyi uzatmaz; dilekçe hangi mercie verilmiş olursa olsun, kanuni süre içinde verilmiş olmalıdır.
İstinaf süresinin işleyişi de itirazdan farklıdır. CMK m.273/1 uyarınca istinaf istemi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde yapılır. İtirazda ölçüt öğrenme, istinafta ölçüt gerekçeli kararın tebliğidir. Konunun ayrıntısı için istinaf başvurusu ve süresi ile istinaf mahkemesinin verebileceği kararlar başlıklı yazılar incelenebilir.
| Ölçüt | İtiraz | İstinaf | Temyiz |
|---|---|---|---|
| Konusu | Hâkim kararları ve kanunun gösterdiği mahkeme kararları | İlk derece mahkemesi hükümleri | Bölge adliye mahkemesi ceza dairesi hükümleri |
| Dayanak | CMK m.267-271 | CMK m.272-285 | CMK m.286-307 |
| Süre | İki hafta (öğrenmeden) | İki hafta (gerekçeli kararın tebliğinden) | İki hafta (gerekçeli kararın tebliğinden) |
| İnceleyen | CMK m.268/3’teki merci | Bölge adliye mahkemesi | Yargıtay |
| Duruşma | Kural olarak yapılmaz | Koşulları varsa yapılır | Kural olarak yapılmaz |
Hangi Kararlara İtiraz Edilebilir?
CMK m.267 iki grup karar sayar. Birincisi hâkim kararlarıdır: sulh ceza hâkimliğinin tutuklama, adli kontrol, arama, elkoyma, iletişimin tespiti gibi koruma tedbirlerine ilişkin kararları ile soruşturma evresindeki diğer kararları bu gruba girer. Bu kararlar bakımından itiraz genel yoldur, ayrıca kanunda hüküm aranmaz.
İkinci grup kanunun gösterdiği hâllerde mahkeme kararlarıdır. Mahkemenin verdiği her ara karara itiraz edilemez; kanunun itiraz yolunu açıkça öngördüğü hâller gerekir. Örneğin iddianamenin iadesi kararına, tutukluluğun devamına ilişkin karara, adli kontrol kararına ya da eski hâle getirme isteminin reddine karşı itiraz yolu kanunda gösterilmiştir. Kanun yolu öngörülmemiş ara kararlar bakımından ise CMK m.272/2 devreye girer: bunlar hükümle birlikte istinaf incelemesine götürülür.
Bu nedenle karar metninde “itiraz yolu açıktır” ya da “kesindir” şerhi bulunup bulunmadığı ilk bakılacak yerdir. Şerh yoksa ve karar bir hüküm değilse, kanunda o karar tipi için itiraz yolunun öngörülüp öngörülmediği araştırılmalıdır. Şerhteki bilginin hatalı olması ise başvuru hakkını ortadan kaldırmaz; CMK m.40/2 uyarınca kanun yoluna başvuru hakkı kendisine bildirilmemiş olan kişi kusursuz sayılır.
İtiraz Dilekçesi Nereye Verilir, Nasıl Yazılır?
Dilekçe, itirazı inceleyecek mercie değil, kararı veren mercie verilir. CMK m.268/1 iki usul tanır: kararı veren mercie bir dilekçe vermek ya da tutanağa geçirilmek koşuluyla zabıt kâtibine beyanda bulunmak. Tutanakla tespit edilen beyanı ve imzayı mahkeme başkanı veya hâkim onaylar. Tutuklu sanık bakımından CMK m.263 hükmü saklıdır; tutuklu, başvurusunu ceza infaz kurumu müdürüne beyanda bulunarak da yapabilir.
Dilekçenin içeriği bakımından kanun katı bir şekil şartı getirmez, ancak itirazın gerekçelendirilmesi incelemenin kapsamını doğrudan etkiler. Hangi kararın, hangi tarihte öğrenildiği, kararın hangi yönüyle hukuka aykırı görüldüğü ve talebin ne olduğu açıkça yazılmalıdır. Takipsizlik kararına itirazda kanun bu konuda özel bir kural da koyar: CMK m.173/2 uyarınca itiraz dilekçesinde kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
Dilekçenin verilmesinden sonra süreç şöyle işler: kararına itiraz edilen hâkim veya mahkeme itirazı yerinde görürse kararını kendisi düzeltir (CMK m.268/2). Bu, çok bilinmeyen ama pratik bir imkândır — itiraz her zaman üst mercie gitmez, ilk merci kendi kararından dönebilir. Yerinde görmezse dosyayı en çok üç gün içinde yetkili mercie gönderir.
İtirazı İnceleyecek Merci Hangisidir?
CMK m.268/3 merci sistemini beş bent hâlinde kurar ve mantığı “yatay” ilerlemektir: kural olarak aynı düzeydeki bir sonraki hâkimlik ya da daire inceler. Sulh ceza hâkimliği kararlarına yapılan itirazlar, o yerde birden fazla hâkimlik varsa numara olarak kendisini izleyen hâkimliğe; son numaralı hâkimlik için bir numaralı hâkimliğe aittir (m.268/3-a, 6545 s.K. ile değişik).
Bu yatay kuralın en önemli istisnası tutuklama ve adli kontroldür. 8/7/2021 tarihli 7331 sayılı Kanunla değişik m.268/3-b uyarınca, sulh ceza hâkimliğinin tutuklama ve adli kontrole ilişkin kararlarına karşı yapılan itirazları yargı çevresinde bulunduğu asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler. Sulh ceza hâkimliği işleri asliye ceza hâkimi tarafından görülüyorsa, itirazı inceleme yetkisi ağır ceza mahkemesi başkanına geçer.
Ağır ceza mahkemesinin bulunmadığı yerlerde tek sulh ceza hâkimliği varsa, itiraz o yargı çevresindeki ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine; ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerde tek hâkimlik varsa en yakın ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki hâkimliğe gider. Bu ayrıntı, tek hâkimlikli yerlerde dosyanın başka bir ile gitmesi anlamına geldiği için süreyi de uzatır.
| Kararı veren | İtirazı inceleyecek merci | Dayanak |
|---|---|---|
| Sulh ceza hâkimliği (genel kararlar) | Numara olarak izleyen sulh ceza hâkimliği; son numaralıda 1 numaralı hâkimlik | CMK m.268/3-a |
| Sulh ceza hâkimliği (tutuklama, adli kontrol) | Yargı çevresindeki asliye ceza mahkemesi hâkimi | CMK m.268/3-b |
| Asliye ceza mahkemesi hâkimi | Yargı çevresindeki ağır ceza mahkemesi | CMK m.268/3-c |
| Ağır ceza mahkemesi ve başkanı | Numara olarak izleyen daire; tek daire varsa en yakın ağır ceza mahkemesi | CMK m.268/3-c |
| Naip hâkim | Mensup olduğu ağır ceza mahkemesi başkanı | CMK m.268/3-d |
| Bölge adliye mahkemesi / Yargıtay ceza dairesi | Numara itibarıyla izleyen ceza dairesi; son numaralıda birinci daire | CMK m.268/3-e |
Sulh Ceza Hâkimliği İtiraz Süresi ve İşleyişi
Sulh ceza hâkimliği soruşturma evresinin karar merciidir; tutuklama, adli kontrol, arama, elkoyma, yakalama ve iletişimin denetlenmesi gibi tedbirler ile takipsizlik kararına itirazlar bu hâkimlikte görülür. Sulh ceza hâkimliği itiraz süresi, kanunda o karar tipi için özel bir süre öngörülmedikçe iki haftadır ve süre kararın öğrenildiği günden işler.
Sulh ceza hâkimliğinin kararlarına karşı itirazın nereye gideceği, kararın konusuna göre değişir. Tutuklama ve adli kontrol dışındaki kararlarda numara olarak izleyen hâkimlik, tutuklama ve adli kontrolde asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler. Aynı yerde tek hâkimlik bulunması hâlinde dosya, m.268/3-a’daki sıraya göre başka bir yer hâkimliğine gönderilir.
İtirazın gecikmeksizin incelenmesi için kanun ayrıca bir yükümlülük getirir: itirazı incelemeye yetkili mercilerin farklı olduğu hâllerde, kararına itiraz edilen sulh ceza hâkimliği gerekli tedbirleri alır (m.268/3-b son cümle). Bu hüküm, dosyanın hangi mercie gideceği tartışmasının kişi hürriyetini kısıtlayan kararlarda zaman kaybına dönüşmesini engellemeyi amaçlar.
Takipsizliğe İtiraz Ne Kadar Sürede Sonuçlanır?
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara (takipsizlik) itirazda başvuru süresi CMK m.173/1’de özel olarak düzenlenmiştir: suçtan zarar gören, kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde, kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. Buradaki başlangıç ölçütü öğrenme değil tebliğdir.
Sonuçlanma süresi bakımından kanun yine gün vermez, ancak sürecin uzamasının belirli bir sebebi vardır: CMK m.173/3 uyarınca sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görürse bu hususu açıkça belirterek Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir. Soruşturmanın genişletilmesi istendiğinde dosya savcılığa döner ve süreç uzar. Hâkimlik istemi yerinde bulursa Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir (m.173/4).
İtirazın reddi hâlinde dosya kapanmış olmaz ama yeniden açılması zorlaşır: CMK m.173/6 yollamasıyla m.172/2 uygulanır, yani aynı fiilden dolayı kamu davası açılabilmesi için yeni delil elde edilmesi ve bu konuda sulh ceza hâkimliğince karar verilmesi gerekir. Takipsizliğin bir sebebi de failin etkin pişmanlık göstermesi olabilir; hangi suçlarda bu sonucun doğduğu etkin pişmanlık hangi suçlarda uygulanır yazısında ele alınmıştır. Takipsizlik kararının kapsamı, itiraz usulü ve sonrası için KYOK ve takipsizlik kararı yazısına bakılabilir.
HAGB Kararına İtiraz Edilir mi? 2026’da Değişen Kural
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı işleyen kanun yolu 2026 yılında değişti. 16/7/2026 tarihli 7589 sayılı Kanunla yeniden yazılan CMK m.231/12 uyarınca, m.272/3 hükümleri saklı kalmak üzere HAGB kararına karşı istinaf yoluna başvurulur. Bölge adliye mahkemesinin verdiği kararlar hakkında m.286 hükümleri uygulanır; HAGB kararı ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmişse temyiz yoluna gidilir.
Bu değişiklik, “HAGB’ye itiraz edilir” biçimindeki yaygın bilgiyi geçersiz kılar. İnceleme kapsamı da maddede sınırlandırılmıştır: istinaf ve temyiz yolunda karar ve hüküm, usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenir. Ayrıca m.272/3’e yapılan atıf nedeniyle, istinaf yolunun kapalı olduğu hafif hükümler bakımından bu imkân doğmaz.
Buna karşılık HAGB dosyasında itiraz yolu tamamen kapanmış değildir. Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya yükümlülüklere aykırı davranılması hâlinde mahkeme hükmü açıklar; m.231/11 son cümleleri uyarınca açıklanan veya yeni kurulan hükme karşı itiraz edilebilir ve itiraz mercii ancak o fıkradaki koşullarla sınırlı bir değerlendirme yapabilir. Yani HAGB kararının kendisine istinaf, denetim süresi ihlali üzerine açıklanan hükme itiraz gider. Sürecin ayrıntısı HAGB kararına uyulmaması nedeniyle açılış yazısında ele alınmıştır.
Trafik Cezasına İtiraz Ne Kadar Sürede Sonuçlanır?
İdari para cezalarında işleyen yol teknik olarak itiraz değil başvurudur ve süresi farklıdır. Kabahatler Kanunu m.27/1 uyarınca idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç on beş gün içinde sulh ceza hâkimliğine başvurulur. Bu süre içinde başvurulmazsa idari yaptırım kararı kesinleşir.
İkinci aşamada itiraz devreye girer: Kabahatler Kanunu m.29/1 uyarınca mahkemenin verdiği son karara karşı, CMK hükümlerine göre ve kararın tebliğinden itibaren en geç iki hafta içinde itiraz edilebilir. İtirazla ilgili karar dosya üzerinden inceleme yapılarak verilir. Yani idari para cezasında sırasıyla on beş günlük başvuru ve iki haftalık itiraz süresi işler.
Bir sınır daha vardır ve çoğu kaynakta atlanır: Kabahatler Kanunu m.28/10 uyarınca on beş bin Türk lirası dahil idari para cezalarına karşı başvuru üzerine verilen kararlar kesindir. Tutar bu eşiğin altındaysa sulh ceza hâkimliğinin kararı son sözdür, ikinci aşamaya geçilmez. Somut ceza tutarlarına ilişkin örnek bir uygulama için kırmızı ışıkta geçme cezası yazısı incelenebilir.
İnfaz Hâkimliği Kararına İtiraz Süresi Nedir?
İnfaz aşamasındaki işlemler ayrı bir kanuna tabidir. 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu m.5 uyarınca ceza infaz kurumlarındaki işlemler ile Cumhuriyet savcısının infaza ilişkin kararlarına karşı, bunların öğrenildiği tarihten itibaren on beş gün, her hâlde yapıldığı tarihten itibaren otuz gün içinde şikâyet yoluyla infaz hâkimliğine başvurulur.
Şikâyetin sonuçlanma süresi burada kanunda yazılıdır: m.6/2 uyarınca infaz hâkimi, duruşma yapmaksızın dosya üzerinden bir hafta içinde karar verir. Disiplin cezasına karşı yapılan şikâyette hükümlü veya tutuklunun savunması alınır, talep edilen diğer deliller toplanır ve sonra karar verilir. Şikâyet yoluna başvurulması, kural olarak işlemin yerine getirilmesini durdurmaz.
İnfaz hâkiminin kararına karşı ise itiraz yolu açıktır: 14/4/2020 tarihli 7242 sayılı Kanunla değişik m.6/5 uyarınca şikâyetçi veya ilgili Cumhuriyet savcısı, tebliğden itibaren iki hafta içinde CMK hükümlerine göre itiraz edebilir. İtiraz, infaz hâkimliğinin yargı çevresinde bulunduğu ağır ceza mahkemesine yapılır. Ev hapsi gibi somut bir tedbir bakımından süreç ev hapsi kararına itiraz yazısında ayrıntılandırılmıştır.
Yürütmeyi Durdurma Kararına İtiraz Kaç Günde Sonuçlanır?
İdari yargıda durum ceza yargısından farklıdır ve burada kanun hem başvuru hem de karar süresi koyar. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.27/7 uyarınca yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlara karşı, kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde ve bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir. Aynı fıkranın ikinci cümlesi merci bakımından bağlayıcıdır: itiraz edilen merciler, dosyanın kendisine gelişinden itibaren yedi gün içinde karar vermek zorundadır.
Merci sistemi de karara göre değişir. Danıştay dava dairelerince verilen kararlarda konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarına; bölge idare mahkemesi kararlarına karşı en yakın bölge idare mahkemesine; idare ve vergi mahkemeleri ile tek hâkim tarafından verilen kararlara karşı bölge idare mahkemesine itiraz edilir. Süre yedi gün olduğu için, ceza yargısındaki iki haftalık genel süreyle karıştırılması ciddi hak kaybı doğurur.
İki sınırlama daha vardır. Birincisi itirazın bir defaya mahsus olmasıdır: aynı yürütmeyi durdurma kararına karşı ikinci kez itiraz edilemez. İkincisi fıkranın son cümlesidir: itiraz üzerine verilen kararlar kesindir. Bu yönüyle idari yargıdaki yürütmeyi durdurma itirazı, ceza muhakemesindeki itirazla aynı sonuca varır; ayrılan yön, karar süresinin kanunla yedi güne bağlanmış olmasıdır.
İtiraz Kararın Yerine Getirilmesini Durdurur mu?
Kural olarak durdurmaz. CMK m.269/1 açıktır: itiraz, kararın yerine getirilmesinin geri bırakılması sonucunu doğurmaz. Bu, tutuklama kararına itiraz edilse bile tutukluluğun devam edeceği, elkoyma kararına itiraz edilse bile eşyanın iade edilmeyeceği anlamına gelir.
İstisna aynı maddenin ikinci fıkrasındadır: kararına itiraz edilen makam veya kararı inceleyecek merci, kararın yerine getirilmesinin geri bırakılmasına karar verebilir. Bu, talep üzerine değerlendirilen bir imkândır; itiraz dilekçesinde bu yönde açık bir talebin bulunması pratikte belirleyicidir.
İnfaz hukukunda da benzer bir denge kurulmuştur. 4675 sayılı Kanun m.5/4 uyarınca şikâyet başvurusu işlemin yerine getirilmesini durdurmaz; ancak infaz hâkimi, giderilmesi güç veya imkânsız sonuçların doğması ile işlemin açıkça hukuka aykırı olması koşullarının birlikte gerçekleşmesi hâlinde erteleme veya durdurma kararı verebilir. İki koşuldan birinin bulunması yeterli değildir.
İtiraz Üzerine Verilen Karar Kesin midir?
CMK m.271/4 uyarınca merciin itiraz üzerine verdiği kararlar kesindir. Yani itiraz reddedildiğinde aynı konuyu bir üst mercie taşıyacak ikinci bir olağan kanun yolu bulunmaz. “İtirazım reddedilirse istinafa giderim” beklentisi, kararın bir hüküm değil ara karar olduğu hâllerde karşılıksızdır.
Maddenin kendi içinde tek istisnası vardır: ilk defa merci tarafından verilen tutuklama kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir. Yani merci, itirazı incelerken ilk kez tutuklama kararı verirse bu yeni karar da itiraza tabidir. Ayrıca m.271/2 uyarınca merci, itirazı yerinde görürse aynı zamanda itiraz konusu hakkında da karar verir; dosyayı geri göndermekle yetinmez.
Kesinlik, hukuka aykırılığın hiçbir şekilde denetlenemeyeceği anlamına gelmez. Kanun yararına bozma (CMK m.309) ile Adalet Bakanlığının talebi üzerine Yargıtay incelemesi mümkündür; koşulları varsa Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolu da ayrıca değerlendirilir. Bunlar olağanüstü yollardır ve itirazın yerine geçmez.
İtiraz Süresini Kaçırdım, Ne Yapabilirim?
Süre kaçırıldığında ilk bakılacak yol eski hâle getirmedir. CMK m.40/1 uyarınca kusuru olmaksızın bir süreyi geçirmiş olan kişi eski hâle getirme isteminde bulunabilir. Aynı maddenin ikinci fıkrası önemli bir karine getirir: kanun yoluna başvuru hakkı kendisine bildirilmemişse kişi kusursuz sayılır. Karar metninde itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilmemişse bu hüküm doğrudan devreye girer.
Usul bakımından CMK m.41/1 uyarınca eski hâle getirme dilekçesi, engelin kalkmasından itibaren iki hafta içinde, süreye uyulduğunda usule ilişkin işlemleri yapacak olan mahkemeye verilir. Dilekçede sürenin geçmesinde kusur bulunmadığına ilişkin olgular açıklanır ve varsa belgeler eklenir. Kritik nokta şudur: dilekçe verilirken, yapılamayan usul işlemi de aynı anda yerine getirilir — yani itiraz dilekçesi de birlikte sunulur.
Karar mercii ve sonucu m.42’de düzenlenir: süresi içinde usul işlemi yapılsaydı esasa hangi mahkeme hükmedecek idiyse, eski hâle getirme dilekçesi hakkında da o mahkeme karar verir. Kabul kararı kesindir; ret kararına karşı itiraz yoluna gidilebilir. Eski hâle getirme dilekçesi kararın yerine getirilmesini durdurmaz, ancak mahkeme yerine getirmeyi erteleyebilir.
Kanun metinleri için birincil kaynak: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu.
Dosyanızdaki Karar Hangi Yola Tabi: Doğru Tespitin Önemi
Bir kanun yolu başvurusunda üç şeyin doğru tespit edilmesi gerekir: belgenin türü (hüküm mü, ara karar mı), süre başlangıcı (öğrenme mi, tebliğ mi) ve merci. Bu üçünden biri yanlış kurulduğunda dilekçe süresinde verilse bile sonuç alınamayabilir, çünkü esasa girilmeden usulden ret kararı verilir.
Karar tipine göre süreç de değişir: şikâyete bağlı olmayan bir suçta, örneğin kamu görevlisine hakaret dosyasında şikâyetten vazgeçme dosyayı kapatmazken, konut dokunulmazlığını ihlal gibi uzlaştırmaya tabi bir suçta uzlaşma sağlanması kovuşturmaya yer olmadığı kararı doğurur. Ceza dosyalarında itiraz çoğu zaman tek başına bir işlem değildir; tutukluluğa itirazla birlikte tahliye talebinin yenilenmesi, takipsizliğe itirazla birlikte toplanmasını istediğiniz delillerin sıralanması ya da idari yaptırımda hem başvuru hem sonraki itiraz aşamasının planlanması gerekir. Dilekçenin içeriği, incelemenin kapsamını fiilen belirler.
Ankara’da yürüyen soruşturma ve kovuşturma dosyalarında bu adımların planlanması için ceza hukuku alanındaki çalışmalarımız hakkında bilgi alabilir, dosyanızdaki kararın hangi yola tabi olduğunu birlikte değerlendirebiliriz.
Sıkça Sorulan Sorular
Mahkeme kararına itiraz kaç günde sonuçlanır?
Kanunda genel bir gün sayısı yoktur. CMK m.271/3 yalnızca kararın mümkün olan en kısa sürede verileceğini söyler. Tek istisna tutuklama ve adli kontroldür: CMK m.105/1 uyarınca merci üç gün içinde, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda yedi gün içinde karar verir. Diğer itirazlarda süre, merciin ek araştırma yapıp yapmamasına göre değişir.
Mahkeme kararına itiraz süresi kaç gündür?
Kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde iki haftadır (CMK m.268/1). Süre, kararın öğrenildiği günden itibaren işler. Bazı karar tipleri için özel süreler vardır: idari para cezasına karşı sulh ceza hâkimliğine başvuru on beş gün, infaz hâkimliğine şikâyet on beş gündür.
Mahkeme kararına itiraz nereye yapılır?
Dilekçe, itirazı inceleyecek mercie değil kararı veren mercie verilir. Kararı veren hâkim veya mahkeme itirazı yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı en çok üç gün içinde CMK m.268/3’te gösterilen yetkili mercie gönderir.
Mahkeme kararına itiraz edilirse ne olur?
İtiraz, kararın yerine getirilmesini kendiliğinden durdurmaz (CMK m.269/1). Merci dosya üzerinden inceleme yapar, gerekirse araştırma yapar veya yaptırır. İtirazı yerinde görürse aynı zamanda itiraz konusu hakkında da karar verir.
İtiraz kanun yolu ve istinaf farkı nedir?
İtiraz, hâkim kararları ile kanunun gösterdiği hâllerde mahkeme kararlarına karşı işler (CMK m.267). İstinaf ise ilk derece mahkemelerinden verilen hükümlere karşı işler (CMK m.272/1). Elinizdeki belge davayı sonuçlandıran bir hüküm ise yol istinaftır.
Sulh ceza hâkimliği itiraz süresi kaç gündür?
Kanunda o karar tipine özgü bir süre yoksa iki haftadır. Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama ve adli kontrol kararlarına yapılan itirazları asliye ceza mahkemesi hâkimi, diğer kararlarına yapılan itirazları numara olarak izleyen sulh ceza hâkimliği inceler.
Takipsizliğe itiraz ne kadar sürede sonuçlanır?
Kanunda sonuçlanma süresi yoktur. Başvuru süresi, kararın tebliğinden itibaren iki haftadır (CMK m.173/1). Sulh ceza hâkimliği soruşturmanın genişletilmesine gerek görürse dosyayı Cumhuriyet başsavcılığına gönderebilir; bu durumda süreç uzar.
Tutuklulukta itiraz ne kadar sürede sonuçlanır?
Üç gün içinde. CMK m.105/1 uyarınca merci, ilgililerin görüşünü aldıktan sonra istemi üç gün içinde karara bağlar. Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda bu süre yedi gün olarak uygulanır.
Trafik cezasına itiraz ne kadar sürede sonuçlanır?
Kanun sonuçlanma süresi vermez. Başvuru süresi, kararın tebliğ veya tefhiminden itibaren on beş gündür (Kabahatler Kanunu m.27/1). On beş bin Türk lirası dahil idari para cezalarında sulh ceza hâkimliğinin kararı kesindir; bu tutarın üzerindeki cezalarda karara karşı iki hafta içinde itiraz edilebilir.
HAGB kararına itiraz mı istinaf mı edilir?
16/7/2026 tarihli 7589 sayılı Kanunla değişik CMK m.231/12 uyarınca HAGB kararına karşı istinaf yoluna başvurulur. Denetim süresi içinde yükümlülük ihlali nedeniyle hüküm açıklanırsa, açıklanan veya yeni kurulan hükme karşı itiraz edilebilir (m.231/11).
İtiraz dilekçesi nasıl yazılır?
Kanun katı bir şekil şartı öngörmez; dilekçe kararı veren mercie verilebileceği gibi zabıt kâtibine beyanda bulunularak tutanağa da geçirilebilir. Dilekçede kararın tarihi, öğrenme tarihi, hukuka aykırı görülen yönler ve talep açıkça belirtilmelidir. Takipsizliğe itirazda kamu davası açılmasını gerektirecek olaylar ve deliller de gösterilir (CMK m.173/2).
İtiraz süresini kaçırırsam ne olur?
Kusursuz olarak süre kaçırılmışsa eski hâle getirme istenebilir (CMK m.40). Kanun yoluna başvuru hakkı bildirilmemişse kişi kusursuz sayılır. Dilekçe, engelin kalkmasından itibaren iki hafta içinde verilir ve yapılamayan usul işlemi de aynı anda yerine getirilir (m.41).
İtirazı yanlış mercie verirsem hakkım düşer mi?
Düşmez. CMK m.264/1 uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz; başvurunun yapıldığı merci dosyayı derhâl görevli ve yetkili mercie gönderir. Ancak bu güvence süreyi uzatmaz, dilekçe yine de süresinde verilmiş olmalıdır.
İtiraz üzerine verilen karara tekrar itiraz edilebilir mi?
Kural olarak edilemez; merciin itiraz üzerine verdiği kararlar kesindir (CMK m.271/4). Tek istisna, ilk defa merci tarafından verilen tutuklama kararlarıdır; bu kararlara karşı itiraz yolu açıktır.
İnfaz hâkimliği kararına itiraz süresi nedir?
Tebliğden itibaren iki haftadır (4675 sayılı Kanun m.6/5). İtiraz, infaz hâkimliğinin yargı çevresinde bulunduğu ağır ceza mahkemesine yapılır. İnfaz hâkimliğine şikâyet süresi ise işlemin öğrenilmesinden itibaren on beş gün, her hâlde yapılmasından itibaren otuz gündür.
İtiraz kanun yolunda aleyhe değiştirme yasağı var mıdır?
İtiraz mercii, itirazı yerinde görürse itiraz konusu hakkında da karar verir (CMK m.271/2). HAGB’de denetim süresi ihlali nedeniyle açıklanan hükme karşı yapılan itirazda ise inceleme kapsamı kanunla sınırlandırılmıştır: merci ancak CMK m.231/11’deki koşullarla sınırlı bir değerlendirme yapabilir.
Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir dosyaya ilişkin hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Ceza muhakemesi kuralları sık değişmektedir, başvuru öncesinde güncel mevzuat kontrol edilmeli ve bir avukata danışılmalıdır. Hazırlayan: Av. Handan Sayan Özgül.