Hukuk

Ev Hapsi Kararına İtiraz: Nasıl Başvurulur?

Ev Hapsi Kararına İtiraz: Nasıl Başvurulur

Ev hapsi kararına itiraz, kararı öğrendiğiniz günden itibaren iki hafta içinde, kararı veren mahkeme veya hâkimliğe verilecek bir dilekçeyle yapılır (CMK m.268/1). Bu süre kaçırıldığında itiraz yolu kapanır; ancak dilekçeyi hangi mercie vereceğiniz ile itirazınızı kimin inceleyeceği çoğu zaman birbirine karıştırılır ve başvurular bu yüzden gecikir.

Makale İçeriği

İkinci bir ayrım daha var ve pratikte daha da belirleyici: itiraz ile tedbirin kaldırılması talebi aynı şey değildir. İtirazın iki haftalık süresi vardır ve başka bir merci inceler; kaldırma talebinin ise süresi yoktur, aynı mahkemeye yapılır ve kanun karar için beş günlük bir süre öngörür (CMK m.111/1). Bu yazıda ev hapsi kararına karşı işletilebilecek yolları, hangi dilekçenin nereye verileceğini, sürelerin nasıl hesaplandığını ve itirazın hangi gerekçelerle sonuç verdiğini kanun maddeleriyle birlikte ele alıyoruz.

Özet — Ev hapsi kararına karşı iki ayrı yol vardır ve ikisi aynı anda kullanılabilir; hangi yolun işletileceğini kararın hangi rejimden doğduğu belirler.

  • İtiraz: kararı öğrenmeden itibaren iki hafta, dilekçe kararı veren mercie verilir (CMK m.268/1); sulh ceza hâkimliğinin adli kontrol kararını asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler (m.268/3-b).
  • Kaldırma talebi: süresizdir, aynı hâkim veya mahkemeye yapılır, Cumhuriyet savcısının görüşü alındıktan sonra beş gün içinde karara bağlanır (CMK m.111/1).
  • Konutu terk etmeme yükümlülüğü altında geçen her iki gün, cezanın mahsubunda bir gün sayılır (CMK m.109/6, 7331 sayılı Kanunla eklenen cümle).
  • Yükümlülüğün devamının gerekip gerekmediği en geç dört aylık aralıklarla denetlenmek zorundadır (CMK m.110/4); denetim yapılmamışsa bu, itirazın somut gerekçesidir.
  • Ceza infazından doğan ev hapsinde (denetimli serbestlik veya konutta infaz) yol CMK değil, infaz hâkimliğidir — şikâyet 15 gün, infaz hâkimi kararına itiraz iki hafta (4675 sayılı Kanun m.5 ve m.6).

Ev Hapsi Kararına İtiraz Nedir ve Kimler Başvurabilir?

Ev hapsi kararına itiraz, konutu terk etmeme yükümlülüğü getiren adli kontrol kararının hukuka uygunluğunun başka bir yargı mercii tarafından yeniden incelenmesini sağlayan kanun yoludur. Dayanağı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 111. maddesinin ikinci fıkrasıdır: “Adlî kontrole ilişkin kararlara itiraz edilebilir.” İtirazın usulü ise CMK m.267-271 arasında düzenlenmiştir.

Ev hapsi, adli kontrol tedbirlerinden biridir. Ceza Muhakemesi Kanunu m.109/3-(j) bendi bu yükümlülüğü “konutunu terk etmemek” olarak tanımlar; bent, 2/7/2012 tarihli 6352 sayılı Kanunla eklenmiştir. Tedbirin uygulanabilmesi için m.109/1 uyarınca m.100’de sayılan tutuklama sebeplerinin bulunması gerekir: kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin varlığı ve bir tutuklama nedeninin (kaçma şüphesi, delilleri karartma tehlikesi) bulunması. Kararın tutuklama yerine verilmiş olması, tedbirin denetlenemeyeceği anlamına gelmez; aksine itirazın en güçlü dayanağı çoğu zaman bu şartlardan birinin somut olarak karşılanmamış olmasıdır.

Bir noktanın altını çizmek gerekir: m.109/2 uyarınca kanunda tutuklama yasağı öngörülen hâllerde de adli kontrole ilişkin hükümler uygulanabilir. Yani kişi hakkında tutuklama kararı verilemeyecek bir suçta bile ev hapsi tedbiri gündeme gelebilir. Bu, ölçülülük itirazını değersizleştirmez; tersine, tutuklanamayacak bir fiil için ağır bir tedbirin uygulanması, orantılılık denetiminin merkezine oturur.

CMK 109/3-a, 109/3-b ve 109/3-j Ne Anlama Gelir?

Kararınızda geçen bent harfi, hangi yükümlülüğün uygulandığını gösterir ve itiraz gerekçesini doğrudan belirler. CMK m.109/3, adli kontrol yükümlülüklerini (a) ile (l) arasında sayar. En sık karşılaşılanlar şunlardır:

BentYükümlülükCezadan mahsup
109/3-(a)Yurt dışına çıkamamakYok
109/3-(b)Hâkim tarafından belirlenen yerlere, belirtilen süreler içinde düzenli olarak başvurmak (imza yükümlülüğü)Yok
109/3-(e)Bağımlılıktan arınmak amacıyla hastaneye yatmak dâhil tedavi veya muayene tedbirlerine tabi olmakVar
109/3-(j)Konutunu terk etmemek — ev hapsiVar (iki gün = bir gün)
109/3-(k)Belirli bir yerleşim bölgesini terk etmemekYok
109/3-(l)Belirlenen yer veya bölgelere gitmemekYok

Ev hapsi kararının dayanağı (j) bendidir; (j), (k) ve (l) bentleri 2/7/2012 tarihli 6352 sayılı Kanunla eklenmiştir. Bent numarasının bilinmesi, hem itiraz dilekçesinin doğru kurulması hem de mahsup hakkının tespiti bakımından belirleyicidir: mahsup yalnız (e) ve (j) bentlerinde işler (m.109/6). Aynı kararda birden çok bent uygulanmış olabilir; bu hâlde her yükümlülük ayrı ayrı tartışılır ve kaldırma talebi bunlardan yalnız biri için de yapılabilir.

Ev Hapsi Kararına Kimler İtiraz Edebilir?

İtiraz hakkı kanunla sınırlı biçimde tanınmıştır; “etkilenen herkes” başvuramaz. CMK m.260/1 kanun yollarına başvurabilecekleri sayar, m.261 ve m.262 ise bu çevreyi tamamlar:

  • Şüpheli veya sanık (m.260/1): hakkında ev hapsi kararı verilen kişi doğrudan itiraz edebilir.
  • Müdafi / avukat (m.261): avukat, müdafiliğini veya vekilliğini üstlendiği kişilerin açık arzusuna aykırı olmamak koşuluyla kanun yollarına başvurabilir. Yani müvekkil açıkça istemiyorsa avukat kendi başına itiraz edemez.
  • Yasal temsilci ve eş (m.262): şüpheli veya sanığın yasal temsilcisi ile eşi, şüpheli ya da sanığa açık olan kanun yollarına süresi içinde kendiliklerinden başvurabilir. Bu, ayrı ve bağımsız bir başvuru hakkıdır; şüphelinin ayrıca yetki vermesi gerekmez.
  • Cumhuriyet savcısı (m.260/1 ve m.260/3): savcı, sanık lehine de kanun yollarına başvurabilir.

Buna karşılık şüphelinin kardeşi, anne-babası (yasal temsilci değilse), nişanlısı veya yakın çevresi kendi adına itiraz dilekçesi veremez. Sık rastlanan bir hata budur: aile üyesinin verdiği dilekçe usulden reddedilebilir. Doğru yol, itirazın şüpheli/sanık adına ya da m.262 kapsamındaki kişilerce yapılmasıdır. Ev hapsindeki kişi tutuklu değilse dilekçesini bizzat verebilir; tutukluluk hâlinde CMK m.263 hükmü ayrıca saklıdır (m.268/1 son cümle).

Ev Hapsi Kararına İtiraz Hangi Durumlarda Yapılabilir?

İtiraz için kanun ayrı bir “sebep listesi” getirmez; kararın hukuka uygunluğu bütünüyle denetlenir. Uygulamada sonuç doğuran gerekçeler, tedbirin kanuni şartlarına doğrudan bağlananlardır:

İtiraz gerekçesiKanuni dayanakSomutlaştırma
Kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delil yokCMK m.109/1 → m.100/1Dosyadaki delillerin şüpheliyi hangi somut bağla ilişkilendirdiği tartışılır
Tutuklama nedeni (kaçma, delil karartma) bulunmuyorCMK m.100/2Sabit ikametgâh, düzenli iş, aile bağları, önceki celselere katılım
Ölçülülük ilkesinin ihlaliCMK m.100/1 son cümle, Anayasa m.13Daha hafif bir yükümlülüğün (imza, yurt dışı yasağı) yeterli olduğunun gösterilmesi
GerekçesizlikAnayasa m.141/3, CMK m.34/1Kararda matbu ifade dışında somut değerlendirme bulunmaması
Dört aylık zorunlu denetimin yapılmamış olmasıCMK m.110/4Son denetim tarihinin dosyadan tespiti
Azami adli kontrol süresinin dolmasıCMK m.110/ATedbirin başlangıç tarihinden itibaren geçen sürenin hesabı
Yeni delil veya değişen koşulCMK m.111/1, m.110/2Sağlık durumu, iş kaybı, bakım yükümlülüğü, lehe delil

Bu tabloda yer alan son iki satır, çoğu itiraz dilekçesinde hiç kullanılmayan gerekçelerdir; oysa kanunun açık hükmüne dayandıkları için tartışılması en kolay olanlardır. İkisini de aşağıda ayrı başlıklar altında ele alıyoruz.

Ev Hapsi İtirazı Görüşme Süresi ve Başvuru Şartları

İtiraz süresi iki haftadır. CMK m.268/1’in lafzı nettir: itiraz, kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde “ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren iki hafta içinde” yapılır. Uzun süre yayımda kalan “yedi gün” bilgisi, 8/7/2021 tarihli 7331 sayılı Kanun öncesindeki metne aittir ve bugün geçerli değildir.

Sürenin hesabında dikkat edilmesi gereken iki teknik nokta vardır:

  1. Hafta ile belirlenen süre farklı hesaplanır. CMK m.39/2 uyarınca hafta olarak belirlenen süre, tebligatın yapıldığı günün son haftada isim itibarıyla karşılığı olan günün mesai saati bitiminde sona erer. Salı günü öğrenilen bir karara itiraz süresi, ikinci haftanın salı günü mesai bitiminde dolar. Gün süreleri için geçerli olan “ertesi gün başlar” kuralı (m.39/1) burada uygulanmaz. Son gün tatile denk gelirse süre, tatilin ertesi günü biter (m.39/4).
  2. Ev hapsi kararı size tebliğ edilmeyebilir. CMK m.35/2, “koruma tedbirlerine ilişkin olanlar hariç” diyerek adli kontrol kararlarını tebliğ zorunluluğunun dışında bırakır. Bu nedenle süre çoğu kez tebliğden değil, fiilen öğrenildiği günden işlemeye başlar. Öğrenme tarihini belgelemek (UYAP çıktısı, tutanak, kolluk bildirimi) bu yüzden önemlidir.

Başvuru şartları bakımından kanun biçim serbestisi tanır: itiraz, kararı veren mercie verilecek bir dilekçeyle yapılabileceği gibi, tutanağa geçirilmek koşuluyla zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle de yapılabilir; beyan ve imzayı mahkeme başkanı veya hâkim onaylar (m.268/1). Harç veya masraf şartı yoktur.

Ev Hapsi Adli Kontrol mü, Ceza mı? Hangi Rejimde Olduğunuzu Belirleyin

Türk hukukunda “ev hapsi” adıyla anılan üç ayrı rejim vardır ve itiraz yolları birbirinden farklıdır. Doğru mercie başvurmanın ilk şartı, elinizdeki kararın hangisinden doğduğunu tespit etmektir. Bu tespit yapılmadan yazılan dilekçe, süresi içinde verilmiş olsa bile görevsiz mercie gitmiş olur.

RejimDayanakKim karar verirBaşvuru yolu ve süresi
Adli kontrol — konutu terk etmemek (yargılama devam ederken)CMK m.109/3-(j)Soruşturmada sulh ceza hâkimi, kovuşturmada mahkemeİtiraz: iki hafta (CMK m.268/1) · Kaldırma talebi: süresiz (m.111/1)
Konutta infaz (kesinleşmiş hapis cezasının evde çektirilmesi)5275 sayılı Kanun m.110/2-3-4İnfaz hâkimiİnfaz hâkimi kararına itiraz: iki hafta, ağır ceza mahkemesine (4675 s.K. m.6)
Denetimli serbestlik — konut veya bölgede denetim yükümlülüğü5275 sayılı Kanun m.105/A/5-(b)Yükümlülüğü denetimli serbestlik müdürlüğü belirlerİşleme karşı şikâyet: 15 gün, infaz hâkimliğine (4675 s.K. m.5)

Ayrım pratikte şuradan anlaşılır: hakkınızda henüz kesinleşmiş bir mahkûmiyet yoksa ve dosya soruşturma ya da kovuşturma aşamasındaysa, karar bir adli kontrol kararıdır ve bu yazının tamamı sizin durumunuza ilişkindir. Ceza kesinleşmiş ve infaz aşamasına geçilmişse, yol infaz hâkimliğinden geçer; bunu aşağıda ayrı bir başlıkta açıklıyoruz. Üç rejimin kapsam ve şart farkları için adli kontrol ile ev hapsi arasındaki farklar yazımıza, tedbirin genel şartları ve günlük hayata etkisi için ev hapsi nedir, şartları ve hakları yazımıza bakabilirsiniz.

Ev Hapsine İtiraz Nereye Yapılır, Dilekçe Hangi Mahkemeye Verilir?

İtiraz dilekçesi kararı veren mercie verilir; itirazı başka bir merci inceler. Bu iki adım karıştırıldığı için başvurular sıklıkla yanlış kaleme sunulur. CMK m.268/1 dilekçenin nereye verileceğini, m.268/3 ise kimin inceleyeceğini ayrı ayrı düzenler.

Kararına itiraz edilen hâkim veya mahkeme, itirazı yerinde görürse kararını kendisi düzeltir; yerinde görmezse en çok üç gün içinde itirazı incelemeye yetkili mercie gönderir (m.268/2). Yani ilk aşamada karar merciinin kendisi devrededir ve itiraz orada da sonuçlanabilir.

Ev hapsi kararını veren merciDilekçe nereye verilirİtirazı kim incelerDayanak
Sulh ceza hâkimliği (soruşturma evresi)Kararı veren sulh ceza hâkimliğiAsliye ceza mahkemesi hâkimiCMK m.268/3-(b)
Sulh ceza hâkimliği işlerine asliye ceza hâkimi bakıyorsaKararı veren hâkimlikAğır ceza mahkemesi başkanıCMK m.268/3-(b) son cümle
Asliye ceza mahkemesi (kovuşturma evresi)Kararı veren asliye ceza mahkemesiYargı çevresindeki ağır ceza mahkemesiCMK m.268/3-(c)
Ağır ceza mahkemesiKararı veren ağır ceza mahkemesiNumara olarak kendisini izleyen daire; tek daire varsa en yakın ağır ceza mahkemesiCMK m.268/3-(c)
Bölge adliye mahkemesi ceza dairesiKararı veren daireNumara itibarıyla izleyen ceza dairesiCMK m.268/3-(e)

Soruşturma Aşamasında Verilen Ev Hapsi Kararına İtiraz

Soruşturma evresinde adli kontrol kararını, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi verir (CMK m.110/1). Bu karara itiraz dilekçesi yine o sulh ceza hâkimliğine verilir; hâkimlik kararını düzeltmezse dosya asliye ceza mahkemesi hâkimine gönderilir.

Bu kural 8/7/2021 tarihli 7331 sayılı Kanun’un 24. maddesiyle getirilmiştir. Öncesinde sulh ceza hâkimliği kararlarına itirazı numara olarak kendisini izleyen sulh ceza hâkimliği incelerdi ve bu düzen “kapalı devre” eleştirisine konu oluyordu. Tutuklama ve adli kontrol kararları bakımından inceleme yetkisi asliye ceza mahkemesi hâkimine geçmiştir. İnternette hâlâ yaygın olan “itirazı bir sonraki sulh ceza hâkimliği inceler” bilgisi, adli kontrol kararları yönünden güncelliğini yitirmiştir. Aynı bent, itirazı incelemeye yetkili mercilerin farklı olduğu hâllerde itirazların gecikmeksizin incelenmesi için kararına itiraz edilen sulh ceza hâkimliğine gerekli tedbirleri alma yükümlülüğü de yükler. Adli kontrol kararlarına itirazın genel işleyişi için adli kontrol kararına itiraz süreci nasıl işler yazımıza da bakabilirsiniz.

Kovuşturma Aşamasında Mahkemenin Verdiği Ev Hapsi Kararına İtiraz

Dava açıldıktan sonra adli kontrol kararı verme yetkisi mahkemeye geçer. CMK m.110/3 uyarınca m.109 ile m.110/1-2 hükümleri, gerekli görüldüğünde görevli ve yetkili diğer yargı mercileri tarafından da kovuşturma evresinin her aşamasında uygulanır. Yükümlülük duruşmada da konulabilir, ara kararla da.

Kararı asliye ceza mahkemesi vermişse itirazı ağır ceza mahkemesi; ağır ceza mahkemesi vermişse numara olarak onu izleyen daire, o yerde tek daire varsa en yakın ağır ceza mahkemesi inceler (m.268/3-c). “Bir üst derece mahkeme” şeklindeki genel ifade yanıltıcıdır: itiraz mercii istinaf mahkemesi değildir, kanunun saydığı eşdeğer veya izleyen mercidir.

Ayrıca hükümden sonra dosya istinaf veya temyizdeyken hükmü veren ilk derece mahkemesi, UYAP kayıtlarını inceleyerek adli kontrol kararı verebilir (CMK m.109/4 son cümle). Bu hâlde de itiraz, kararı veren ilk derece mahkemesine sunulur.

İtiraz Dilekçesi Yanlış Mercie Verilirse Ne Olur?

Dilekçenin doğrudan itirazı inceleyecek mercie (örneğin asliye ceza mahkemesine) verilmesi tek başına hak kaybına yol açmaz; dosya ilgili mercie gönderilir. Ancak bu, zaman kaybettirir ve ev hapsi gibi her günü ağır sonuç doğuran bir tedbirde gecikme başlı başına zarardır. Kanunun öngördüğü doğru adım, dilekçeyi kararı veren mercie vermektir: hâkimlik itirazı yerinde görürse kararını aynı gün düzeltebilir ve süreç ikinci mercie hiç gitmez (m.268/2).

Süre geçmişse durum farklıdır. Süresinde yapılmayan itiraz reddedilir; ancak süreyi kusuru olmaksızın geçiren kişi CMK m.40 uyarınca eski hâle getirme isteminde bulunabilir. Kanun ayrıca m.40/2’de, kanun yoluna başvuru hakkı kendisine bildirilmemişse kişinin kusursuz sayılacağını düzenler. Ev hapsi kararında itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilmemişse bu hüküm doğrudan devreye girer. İstem, engelin kalkmasından itibaren iki hafta içinde, süreye uyulsaydı usule ilişkin işlemleri yapacak olan mahkemeye verilir (m.41/1) ve dilekçe verildiği anda yapılamayan usul işlemleri de yerine getirilir; yani eski hâle getirme dilekçesiyle birlikte itiraz dilekçesi de sunulur.

Ev Hapsi Nasıl Kaldırılır? Kaldırma Talebi ile İtiraz Arasındaki Fark

Ev hapsi iki ayrı yoldan kaldırılabilir ve bu iki yol birbirinin alternatifi değildir; şartları, süreleri ve muhatapları farklıdır. İtiraz, kararın verildiği andaki hukuka aykırılığını hedefler ve iki haftalık süreye tabidir. Kaldırma talebi ise CMK m.111/1’e dayanır, süresizdir ve tedbirin bugünkü gerekliliğini tartışmaya açar. Kararın üzerinden aylar geçmiş olsa bile ikinci yol her zaman açıktır.

Karşılaştırmaİtiraz (CMK m.111/2 → m.268)Kaldırma talebi (CMK m.111/1)
Süreİki hafta, öğrenmeden itibarenSüre yok, her zaman yapılabilir
Kime verilirKararı veren merci (m.268/1)Hâkim veya mahkeme (aynı merci)
Kim karara bağlarBaşka merci: asliye ceza / ağır ceza (m.268/3)Aynı hâkim veya mahkeme
Savcı görüşüMerci bildirebilir (m.270/1)Zorunlu: görüş alındıktan sonra karar verilir
Karar süresiKanunda “mümkün olan en kısa süre” (m.271/3)Beş gün (m.111/1)
Tekrarlanabilir miAynı karara karşı bir kezEvet, koşullar değiştikçe yenilenebilir
KapsamKararın hukuka uygunluğuYükümlülüğün kaldırılması, değiştirilmesi, geçici muafiyet (m.110/2)

Uygulamadaki en verimli yaklaşım, süresi içindeyseniz önce itiraz etmek, itiraz reddedilse dahi koşullar değiştikçe kaldırma talebini yenilemektir. İtiraz üzerine verilen karar kesin olduğu hâlde (m.271/4), kaldırma talebi için böyle bir sınır yoktur.

Adli Kontrol Kaldırma Talebi Nasıl Yapılır?

CMK m.111/1 hükmü şudur: “Şüpheli veya sanığın istemi üzerine, Cumhuriyet savcısının görüşünü aldıktan sonra hâkim veya mahkeme 110 uncu maddenin ikinci fıkrasına göre beş gün içinde karar verebilir.” Maddenin üç unsuru vardır ve dilekçe bu üç unsura göre kurulur:

  1. İstem şüpheli veya sanıktan gelir. Savcının istemi aranmaz; talep doğrudan yapılabilir.
  2. Cumhuriyet savcısının görüşü alınır. Bu zorunlu bir usul adımıdır; talebin savcılık aşamasında beklemesinin sebebi budur.
  3. Karar m.110/2’ye göre verilir. Yani hâkim yalnızca “kaldırdım / kaldırmadım” demez; yükümlülükleri bütünüyle veya kısmen kaldırabilir, değiştirebilir ya da şüpheliyi bazılarına uymaktan geçici olarak muaf tutabilir.

Bu yüzden kaldırma dilekçesinde tek bir talep yerine kademeli talep kurmak sonuç alma ihtimalini artırır: birinci talep tedbirin tamamen kaldırılması, ikinci talep daha hafif bir yükümlülükle değiştirilmesi, üçüncü talep belirli saat ve günler için geçici muafiyet. Hâkim ilk talebi yerinde görmese dahi ikinci veya üçüncü talep üzerinde karar verebilir.

Adli Kontrol Kaldırma Dilekçesi Kaç Günde Sonuçlanır?

Kanun bu soruya doğrudan cevap verir: beş gün. CMK m.111/1, savcının görüşü alındıktan sonra hâkim veya mahkemenin beş gün içinde karar verebileceğini düzenler. Süre, savcı görüşünün alınmasından sonra işleyen bir karar süresidir; talebin verildiği günden itibaren toplam süre, savcılıkta geçen aşamayı da içerdiği için uygulamada daha uzun olabilir. Talebin sonuçlanmadığı hâllerde dosyanın hangi aşamada beklediğini UYAP üzerinden takip etmek, gerektiğinde savcılığa görüş için yazılan müzekkerenin tarihini tespit etmek gerekir.

Kaldırma talebinin reddedilmesi hâlinde de yol kapanmaz. Ret kararı da adli kontrole ilişkin bir karardır ve m.111/2 uyarınca itiraza tabidir. Ayrıca talep, süre sınırı olmadığı için koşullar değiştiğinde yeniden yapılabilir.

Ev Hapsi İmzaya Çevrilir mi? Yükümlülüğün Değiştirilmesi

Evet, hukuken mümkündür. CMK m.110/2, hâkime yükümlülükleri değiştirme yetkisi verir. Konutu terk etmeme yükümlülüğü (m.109/3-j), aynı maddedeki daha hafif yükümlülüklerle ikame edilebilir:

  • (b) bendi — imza yükümlülüğü: hâkim tarafından belirlenen yerlere, belirtilen süreler içinde düzenli olarak başvurmak. Uygulamada en sık talep edilen ikame tedbirdir.
  • (a) bendi — yurt dışına çıkamamak: kaçma şüphesi gerekçesine dayanan kararlarda ölçülü alternatif olarak ileri sürülebilir.
  • (k) bendi — belirli bir yerleşim bölgesini terk etmemek: konut sınırlaması yerine şehir sınırlaması.
  • (f) veya (h) bendi — güvence yatırmak: parasal durum gözetilerek belirlenen bir güvence miktarının yatırılması.

Talebin gerekçesi, ikame tedbirin aynı amacı daha az kısıtlamayla sağladığını göstermek üzerine kurulur. Kaçma şüphesine dayanan bir kararda yurt dışı yasağı ile pasaportun teslimi, delil karartma gerekçesine dayanan bir kararda tanıklarla temas yasağı ve belirli yerlere gitmeme yükümlülüğü bu işlevi görebilir.

Konutu Terk Etmeme Yükümlülüğünden Geçici Muafiyet Nasıl Alınır?

Tedbirin tamamen kaldırılması her zaman gerçekçi olmayabilir; bu durumda kanunun tanıdığı üçüncü seçenek devreye girer. CMK m.110/2, hâkimin şüpheliyi yükümlülüklerden bazılarına uymaktan geçici olarak muaf tutabileceğini düzenler. Muafiyet talebi, ev hapsi süresince ortaya çıkan zorunlu ihtiyaçlar için kullanılır:

  • Sağlık: muayene, tedavi, ameliyat, diyaliz gibi düzenli tıbbi işlemler için belirli gün ve saatlerde çıkış izni. Talebe hastane randevu belgesi veya doktor raporu eklenir.
  • Çalışma: işin sürdürülebilmesi için mesai saatlerini kapsayan muafiyet. İşyeri yazısı, SGK hizmet dökümü veya işveren beyanı dayanak yapılır.
  • Eğitim: sınav, devam zorunluluğu, staj gibi belgeye bağlanabilen yükümlülükler.
  • Bakım yükümlülüğü: engelli, yaşlı veya küçük çocuğun bakımının fiilen başvurucu tarafından üstlenildiği durumlar.

Muafiyet talebinin, izinsiz çıkıştan önce yapılması gerekir. Yükümlülüğün ihlali hâlinde kanun tutuklama yetkisi verdiği için (m.112/1), zorunluluk hâli sonradan ileri sürülmek yerine önceden karara bağlanmalıdır. Aynı maddede yer alan bir başka yetki de araç kullanımına ilişkindir: hâkim veya Cumhuriyet savcısı, (d) bendindeki yükümlülüğün uygulanmasında şüphelinin mesleki uğraşılarında araç kullanmasına sürekli veya geçici olarak izin verebilir (m.109/5).

Dört Aylık Zorunlu Denetim Yapılmadıysa Ne Yapılmalı?

Bu, itiraz ve kaldırma dilekçelerinde en az kullanılan ama en somut gerekçedir. CMK m.110/4 (8/7/2021 tarihli 7331 sayılı Kanunla eklenmiştir) şöyle der: şüpheli veya sanığın adli kontrol yükümlülüğünün devamının gerekip gerekmeyeceği hususunda en geç dört aylık aralıklarla; soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi, kovuşturma evresinde ise resen mahkeme tarafından m.109 hükümleri gözetilerek karar verilir.

Bu, tarafların talebine bağlı olmayan zorunlu bir periyodik denetimdir. Kovuşturma evresinde mahkemenin resen karar vermesi gerekir. Dosyada son dört ay içinde böyle bir değerlendirme yoksa, dilekçede bunun tespiti istenir ve tedbirin kanuni denetim yükümlülüğü yerine getirilmeden sürdürüldüğü ileri sürülür. Kontrol yöntemi basittir: UYAP üzerinden dosyadaki ara kararlar taranır, adli kontrolün devamına ilişkin son kararın tarihi tespit edilir.

Ev Hapsi Kararına Karşı Hukuki Haklar Nelerdir?

Ev hapsi kararı, kişinin yargılama süresince özgürlüğünü kısıtlar; ancak kararın verilmiş olması hukuki hakların askıya alındığı anlamına gelmez. Kanun, tedbir altındaki kişiye hem tedbire karşı hem de tedbir sürerken kullanabileceği bir dizi hak tanır. Aşağıda bu hakları, dayandıkları hükümlerle birlikte sıralıyoruz.

Hukuki Haklar ve Mevzuat Dayanakları

  • İtiraz hakkı — CMK m.111/2: adli kontrole ilişkin kararlara itiraz edilebilir. Usul m.267-271’e, süre m.268/1’e tabidir: iki hafta.
  • Kaldırma ve değiştirme talebi — CMK m.111/1 ve m.110/2: süresiz, tekrarlanabilir; savcı görüşü alındıktan sonra beş gün içinde karara bağlanır.
  • Periyodik denetim hakkı — CMK m.110/4: yükümlülüğün devamı en geç dört ayda bir değerlendirilir; kovuşturmada resen.
  • Azami süre güvencesi — CMK m.110/A: adli kontrol süresiz uygulanamaz; kanun üst sınır koyar.
  • Mahsup hakkı — CMK m.109/6: konutu terk etmeme yükümlülüğü altında geçen her iki gün, cezanın mahsubunda bir gün sayılır.
  • Müdafi yardımından yararlanma — CMK m.149: şüpheli veya sanık, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında müdafi yardımından yararlanabilir.
  • Tazminat hakkı — CMK m.141/1-(l): konutu terk etmemek yükümlülüğü uygulandıktan sonra hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatine karar verilenler, maddi ve manevi her türlü zararlarını devletten isteyebilir.
  • Tazminat hakkının bildirilmesi — CMK m.141/2: (e), (f) ve (l) bentlerindeki kararları veren merciler, ilgiliye tazminat hakkı bulunduğunu bildirmek ve bu hususu karara geçirmek zorundadır.

Listenin son iki maddesi 2/3/2024 tarihli 7499 sayılı Kanunla getirilmiştir ve ev hapsi tedbirine özgüdür; aşağıda ayrıca ele alıyoruz.

Ev Hapsi Kararına İtirazda Süreç ve Haklar

İtiraz süreci başladıktan sonra da tarafların usul hakları vardır. CMK m.270/1 uyarınca itirazı inceleyecek merci, yazı ile cevap verebilmesi için itirazı Cumhuriyet savcısına ve karşı tarafa bildirebilir; ayrıca inceleme ve araştırma yapabileceği gibi bunların yapılmasını da emredebilir. Merciin dosya üzerinden karar vermesi kural olmakla birlikte, gerekli görüldüğünde Cumhuriyet savcısı ve sonra müdafi veya vekil dinlenir (m.271/1).

İtiraz sırasında ileri sürülebilecek talepler yalnızca kaldırma ile sınırlı değildir. Merci, itirazı yerinde görürse aynı zamanda itiraz konusu hakkında da karar verir (m.271/2). Bu, dosyanın karar merciine geri gönderilip yeniden beklenmesini önleyen bir hükümdür ve dilekçede açıkça talep edilmelidir.

İtiraz Kararın Uygulanmasını Durdurur mu?

Hayır. CMK m.269/1 açıktır: “İtiraz, kararın yerine getirilmesinin geri bırakılması sonucunu doğurmaz.” Yani itiraz dilekçesi verildi diye ev hapsi kendiliğinden durmaz; yükümlülük itiraz incelenirken de sürer ve ihlali aynı sonuçları doğurur.

Buna karşılık m.269/2, kararına itiraz edilen makama veya kararı inceleyecek mercie geri bırakma kararı verme yetkisi tanır. Bu yetki kendiliğinden kullanılmaz; dilekçede ayrıca ve açıkça talep edilmesi gerekir. Ev hapsinin sağlık, iş veya bakım yükümlülüğü bakımından telafisi güç sonuçlar doğurduğu hâllerde bu talebin gerekçesi somutlaştırılır.

Ev Hapsinde Geçen Süre Cezadan Düşer mi? Mahsup Kuralı

Adli kontrol altında geçen süre kural olarak cezadan mahsup edilmez; CMK m.109/6 bunu açıkça söyler. Ancak aynı fıkra iki istisna tanır ve ev hapsi bunlardan biridir. Fıkranın 8/7/2021 tarihli 7331 sayılı Kanun’un 15. maddesiyle eklenen cümlesi şöyledir: “Ancak, (j) bendinde belirtilen konutunu terk etmemek yükümlülüğü altında geçen her iki gün, cezanın mahsubunda bir gün olarak dikkate alınır.”

  • Kural: adli kontrolde geçen süre kişi hürriyetini sınırlama sebebi sayılarak cezadan mahsup edilemez.
  • İstisna 1 — (e) bendi: bağımlılıktan arınmak amacıyla hastaneye yatmak dâhil tedavi veya muayene tedbiri.
  • İstisna 2 — (j) bendi: konutu terk etmemek; iki gün = bir gün oranıyla mahsup edilir.
  • Kapsam dışı: yurt dışına çıkamamak (a bendi) veya imza yükümlülüğü (b bendi) gibi diğer yükümlülüklerde mahsup yoktur.

Bu oran, ev hapsi ile imza yükümlülüğü arasındaki en somut farktır: dört ay süren bir ev hapsi, mahkûmiyet hâlinde iki aylık infaz karşılığı doğururken, aynı süre imza yükümlülüğünde hiçbir karşılık üretmez. Yükümlülüğün değiştirilmesini talep ederken bu sonucun da hesaba katılması gerekir. Cezanın infazına ilişkin genel hesap için infaz hesaplama aracımızdan yararlanabilirsiniz.

Ev Hapsi Kararına İtiraz Süreci Nasıl Başlar?

İtiraz süreci, kararın öğrenildiği anda başlar ve iki haftalık süre bu tarihten itibaren işler. Aşağıdaki adımlar, dilekçenin yazımından merciin kararına kadar olan akışı sırasıyla gösterir.

1. Kararın ve Öğrenme Tarihinin Tespiti

İlk iş, itiraz edilecek kararın tarih ve numarasının, kararı veren merciin ve öğrenme tarihinin tespitidir. Ev hapsi kararı koruma tedbiri niteliğinde olduğu için CMK m.35/2 uyarınca hazır bulunmayan ilgiliye tebliğ edilmesi zorunlu değildir; bu nedenle sürenin başlangıcı çoğu kez tebliğ değil öğrenmedir. Kararın UYAP Vatandaş Portal üzerinden görüntülendiği tarih, kolluk tarafından tebliğ-tebellüğ tutanağı düzenlendiği tarih veya elektronik kelepçe takılma tarihi öğrenme tarihinin ispatında kullanılır.

Kararın gerekçesine ulaşmak da bu aşamanın parçasıdır. Soruşturma dosyasında CMK m.153 uyarınca kısıtlama kararı varsa müdafinin dosya inceleme yetkisi sınırlanabilir; ancak aynı maddede yakalanan kişinin veya şüphelinin ifadesini içeren tutanak ile bilirkişi raporları ve hazır bulunmaya yetkili oldukları diğer adli işlemlere ilişkin tutanaklar bu kısıtlamanın dışındadır.

2. Dilekçenin Verileceği Merciin Belirlenmesi

Dilekçe kararı veren mercie verilir (CMK m.268/1). Soruşturma evresinde bu merci sulh ceza hâkimliği, kovuşturma evresinde davayı gören mahkemedir. İtirazı inceleyecek merci ise yukarıdaki tabloda gösterilmiştir ve dilekçede ayrıca belirtilmesine gerek yoktur; gönderme işlemini kanun gereği karar mercii yapar (m.268/2).

3. İtiraz Dilekçesinin Hazırlanması

Dilekçede bulunması gereken asgari unsurlar şunlardır: itiraz edilen kararın tarih ve numarası, soruşturma veya esas numarası, başvurucunun kimlik ve adres bilgileri, itiraz gerekçeleri, hukuki dayanaklar (CMK m.109, m.110, m.111 ve somut olayın gerektirdiği diğer maddeler), dayanak belgeler ve talep sonucu. Dilekçenin ayrıntılı yapısını aşağıda ayrı bir başlık altında ele alıyoruz.

4. Dilekçenin Sunulması ve Kayda Alınması

Dilekçe kararı veren merciin kalemine sunulur; avukat aracılığıyla yürütülüyorsa UYAP üzerinden elektronik olarak da gönderilebilir. Kanun ayrıca yazılı dilekçe zorunluluğu getirmez: itiraz, tutanağa geçirilmek koşuluyla zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle de yapılabilir; bu hâlde beyan ve imza mahkeme başkanı veya hâkim tarafından onaylanır (m.268/1). Sunum sırasında havale tarihini taşıyan bir suret alınması, sürenin ispatı bakımından önemlidir.

5. Karar Merciinin İlk İncelemesi

Kararına itiraz edilen hâkim veya mahkeme itirazı önce kendisi değerlendirir. Yerinde görürse kararını düzeltir ve süreç orada sonuçlanır; yerinde görmezse en çok üç gün içinde dosyayı itirazı incelemeye yetkili mercie gönderir (m.268/2). Pratikte bu, iyi gerekçelendirilmiş bir itirazın ikinci mercie hiç gitmeden sonuç verebileceği anlamına gelir.

6. İtiraz Merciinin İncelemesi ve Kararı

İtiraz mercii kural olarak duruşma yapmaksızın, dosya üzerinden karar verir (m.271/1). Gerekli görürse Cumhuriyet savcısını ve sonra müdafi veya vekili dinler; ayrıca inceleme ve araştırma yapabilir (m.270/1). Karar mümkün olan en kısa sürede verilir (m.271/3). İtiraz yerinde görülürse merci, aynı zamanda itiraz konusu hakkında da karar verir (m.271/2) — yani ev hapsinin kaldırılmasına doğrudan hükmedebilir.

Ev Hapsi Kararına İtiraz Dilekçesi Nasıl Hazırlanır?

İtiraz dilekçesi, kararın hangi noktada hukuka aykırı olduğunu madde göstererek ortaya koyan bir metindir. Kanun biçim şartı getirmez; belirleyici olan, ileri sürülen her iddianın bir kanun hükmüne ve dosyadaki somut bir olguya bağlanmasıdır. Aşağıdaki yapı, dilekçenin bölümlerini sırasıyla gösterir.

1. Başlık ve Hitap: Dilekçe Kime Yazılır?

Hitap, kararı veren mercie yapılır. Soruşturma evresinde “… Sulh Ceza Hâkimliğine”, kovuşturma evresinde “… Asliye Ceza Mahkemesine” veya “… Ağır Ceza Mahkemesine” yazılır. İtirazı inceleyecek merci farklı olsa da dilekçe ona hitaben yazılmaz; gönderme işlemini kanun gereği karar mercii yapar. Cumhuriyet Başsavcılığına hitap edilmesi ise yaygın bir hatadır: savcılık adli kontrol kararını veren merci değildir, istemde bulunan taraftır.

2. Taraf ve Dosya Bilgilerinin Yazılması

Bu bölümde soruşturma numarası (kovuşturmada esas numarası), itiraz edilen kararın tarihi ve numarası, şüpheli veya sanığın adı-soyadı ile T.C. kimlik numarası, varsa müdafinin adı ve baro sicil bilgisi yer alır. Karar numarası bilinmiyorsa dosya numarası ve karar tarihi yeterlidir. Uygulamada rastlanan “sorgulama dosya no” gibi bir alan bulunmaz; ceza dosyalarında kullanılan numaralar soruşturma numarası ve esas numarasıdır.

3. Kararın Özeti ve Uygulamanın Etkisi

Kararın hangi tarihte, hangi suç şüphesine dayanılarak verildiği, hangi yükümlülüklerin uygulandığı (yalnız konutu terk etmeme mi, elektronik kelepçe de var mı) ve tedbirin ne zamandır sürdüğü kısaca özetlenir. Bu bölüm, sonraki gerekçelerin dayanağını hazırlar: özellikle sürenin uzunluğu, m.110/A ve m.110/4 itirazlarının zeminidir.

4. Hukuki Gerekçelerin Madde Göstererek Sunumu

Dilekçenin ağırlık merkezi burasıdır. Genel ifadeler yerine, her gerekçe bir hükme bağlanır:

  • Şartın yokluğu: CMK m.109/1, adli kontrol için m.100’deki tutuklama sebeplerini arar. Dosyada kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delilin veya bir tutuklama nedeninin bulunmadığı, delillere atıfla açıklanır.
  • Ölçülülük: daha hafif bir yükümlülüğün aynı amacı sağlayacağı, m.109/3’teki alternatif bentler gösterilerek ileri sürülür.
  • Denetim eksikliği: m.110/4’te öngörülen dört aylık değerlendirmenin yapılıp yapılmadığı sorulur.
  • Süre aşımı: m.110/A’daki azami süre hesaplanarak sunulur.
  • Gerekçesizlik: kararın matbu ifadelerden ibaret olduğu, Anayasa m.141/3 ve CMK m.34/1 kapsamında tartışılır.

5. Delillerin ve Belgelerin Eklenmesi

Her gerekçe bir belgeyle desteklenir: sabit ikametgâhı gösteren yerleşim yeri belgesi, çalışma durumunu gösteren SGK hizmet dökümü veya işyeri yazısı, sağlık gerekçeleri için rapor ve randevu belgeleri, bakım yükümlülüğü için nüfus kayıt örneği. Belgelerin dizi pusulasıyla sunulması dosyanın takibini kolaylaştırır.

6. Talep Sonucunun Kademeli Kurulması

Talep bölümü tek bir isteğe indirgenmemelidir. CMK m.110/2 hâkime kaldırma, değiştirme ve geçici muafiyet yetkilerini birlikte verdiği için talep de kademeli kurulur: öncelikle tedbirin kaldırılması, kabul edilmediği takdirde daha hafif bir yükümlülükle değiştirilmesi, bu da kabul edilmediği takdirde belirli gün ve saatler için geçici muafiyet. Ayrıca CMK m.269/2 uyarınca kararın yerine getirilmesinin geri bırakılması talebi de bu bölümde açıkça yazılır.

7. Ev Hapsine İtiraz Dilekçesi Örneği

Aşağıdaki taslak, yalnızca biçim örneğidir. Her dosyanın delil durumu ve gerekçesi farklı olduğundan, açıklamalar bölümü dosyaya göre yazılmalıdır.

… SULH CEZA HÂKİMLİĞİNE

SORUŞTURMA NO : …/…
İTİRAZ EDEN
(ŞÜPHELİ)     : [Ad Soyad] (T.C. …)
                [Adres]
MÜDAFİİ       : Av. [Ad Soyad] ([Baro] Baro Sicil No: …)

KONU          : … tarih ve … sayılı konutu terk etmeme (ev hapsi) şeklindeki
                adli kontrol kararına itirazımız ile tedbirin kaldırılması,
                aksi hâlde daha hafif bir yükümlülükle değiştirilmesi
                taleplerimizden ibarettir.

AÇIKLAMALAR   :
1. Müvekkil hakkında … tarihinde CMK m.109/3-(j) uyarınca konutu terk etmeme
   yükümlülüğü içeren adli kontrol kararı verilmiştir. Karar … tarihinde
   öğrenilmiş olup itiraz süresi içindedir (CMK m.268/1).
2. CMK m.109/1, adli kontrol için m.100'de sayılan tutuklama sebeplerinin
   varlığını arar. Dosyada kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delil
   bulunmamaktadır; şöyle ki … [dosyaya özgü açıklama].
3. Müvekkilin sabit ikametgâhı, düzenli işi ve aile bağları bulunmaktadır
   (EK-2, EK-3). Kaçma şüphesine dayanak gösterilebilecek bir olgu yoktur.
4. Ölçülülük ilkesi uyarınca, aynı amaç m.109/3-(b) bendindeki imza
   yükümlülüğü ile de sağlanabilecekken en ağır yükümlülüğün seçilmesi
   orantılı değildir.
5. Tedbir … tarihinden bu yana sürmekte olup dosyada CMK m.110/4 uyarınca
   yapılması gereken dört aylık periyodik değerlendirmeye rastlanmamıştır.

HUKUKİ NEDENLER : CMK m.100, 109, 110, 110/A, 111, 267-271 ve ilgili mevzuat.
DELİLLER        : Soruşturma dosyası, EK-1 … , EK-2 … , EK-3 … .

SONUÇ VE TALEP  : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
   a) … tarih ve … sayılı adli kontrol kararına İTİRAZIMIZIN KABULÜ ile
      konutu terk etmeme yükümlülüğünün KALDIRILMASINA,
   b) Aksi kanaatte iseniz yükümlülüğün CMK m.110/2 uyarınca daha hafif bir
      adli kontrol yükümlülüğü ile DEĞİŞTİRİLMESİNE,
   c) CMK m.269/2 uyarınca itiraz sonuçlanıncaya kadar kararın yerine
      getirilmesinin GERİ BIRAKILMASINA
   karar verilmesini saygıyla talep ederiz. …/…/……

                                        İtiraz Eden Şüpheli Müdafii
                                        Av. [Ad Soyad]
                                        [İmza]

Ev Hapsi Kaldırma Dilekçesi Örneği (Süre Geçmişse)

İki haftalık itiraz süresi geçmişse dilekçe, itiraz olarak değil CMK m.111/1 kapsamında kaldırma talebi olarak kurulur. Fark, hitap ve konu bölümündedir:

… SULH CEZA HÂKİMLİĞİNE
(Kovuşturma aşamasındaysa: … ASLİYE / AĞIR CEZA MAHKEMESİNE)

SORUŞTURMA / ESAS NO : …/…
TALEP EDEN (ŞÜPHELİ/SANIK) : [Ad Soyad] (T.C. …)
MÜDAFİİ : Av. [Ad Soyad]

KONU : CMK m.111/1 uyarınca, müvekkil hakkında uygulanan konutu terk etmeme
       (ev hapsi) yükümlülüğünün kaldırılması, aksi hâlde m.110/2 uyarınca
       değiştirilmesi veya geçici muafiyet tanınması talebimizdir.

AÇIKLAMALAR :
1. Müvekkil hakkındaki adli kontrol kararı … tarihinde verilmiş olup tedbir
   … aydır kesintisiz sürmektedir.
2. Karar tarihinden bu yana koşullar değişmiştir: … [sağlık, iş, bakım
   yükümlülüğü, lehe delil, soruşturmanın geldiği aşama].
3. CMK m.110/4 uyarınca yükümlülüğün devamının gerekip gerekmediği en geç
   dört aylık aralıklarla değerlendirilmelidir; dosyada bu değerlendirmeye
   ilişkin bir karara rastlanmamıştır.
4. CMK m.111/1 uyarınca talebimiz hakkında Cumhuriyet savcısının görüşü
   alındıktan sonra beş gün içinde karar verilmesi gerekmektedir.

SONUÇ VE TALEP : Konutu terk etmeme yükümlülüğünün KALDIRILMASINA; aksi
   kanaatte iseniz CMK m.110/2 uyarınca daha hafif bir yükümlülükle
   DEĞİŞTİRİLMESİNE ya da [gün/saat] için GEÇİCİ MUAFİYET tanınmasına karar
   verilmesini saygıyla talep ederiz. …/…/……

                                        Talep Eden Müdafii
                                        Av. [Ad Soyad]

Ev Hapsi İtiraz Dilekçesi Kaç Günde Sonuçlanır?

Kanun itirazın sonuçlanması için tek bir toplam süre koymaz; sürecin her aşaması için ayrı süreler öngörür. Bu süreler bir araya getirildiğinde, usulüne uygun işleyen bir itirazın günler ölçeğinde sonuçlanması gerektiği görülür.

AşamaKanuni süreDayanak
İtiraz dilekçesinin verilmesiÖğrenmeden itibaren iki haftaCMK m.268/1
Karar merciinin kendi kararını düzeltmesi veya dosyayı göndermesiEn çok üç günCMK m.268/2
İtiraz merciinin inceleme biçimiKural olarak duruşmasız, dosya üzerindenCMK m.271/1
İtiraz merciinin karar süresiMümkün olan en kısa süreCMK m.271/3
Kaldırma talebinde karar süresiBeş gün (savcı görüşü alındıktan sonra)CMK m.111/1
Savcı görüşü şüpheliye bildirilirse cevap süresiÜç günCMK m.270/2

Uygulamada süreyi uzatan başlıca etken, dosyanın iki merci arasında fiziken veya UYAP üzerinden dolaşımıdır. İtirazın karar merciine verilmesinin pratik önemi burada ortaya çıkar: hâkimlik itirazı yerinde görürse dosya hiç gönderilmez ve süreç aynı gün kapanabilir. Mahkeme kararlarına itirazın genel olarak ne kadar sürdüğü, hangi karar türünde hangi sürenin işlediği konusunda ayrıntı için mahkeme kararına itiraz kaç günde sonuçlanır yazımıza bakabilirsiniz.

Bir noktayı yeniden hatırlatmak gerekir: itiraz süreci devam ederken ev hapsi uygulanmaya devam eder (CMK m.269/1). Geri bırakma kararı verilmedikçe yükümlülük sürer ve ihlali m.112 sonuçlarını doğurur.

Ev Hapsi Kararına İlişkin Mahkemeye Sunulması Gereken Belgeler

İtiraz veya kaldırma talebiyle birlikte sunulacak belgeler, ileri sürülen gerekçeye göre belirlenir. Aşağıdaki tablo, hangi iddianın hangi belgeyle desteklendiğini gösterir.

BelgeNeyi ispatlarZorunlu mu
İtiraz edilen kararın örneği veya dosya bilgileriİtirazın konusunu ve tarihiniKarar örneği yoksa tarih ve numara yeterlidir
Kimlik fotokopisiBaşvurucunun kimliğiniKalem uygulamasına göre istenebilir
VekâletnameMüdafinin yetkisiniAvukatla takipte gerekir
Yerleşim yeri belgesiSabit ikametgâhı — kaçma şüphesine karşıHayır, gerekçeye bağlı
SGK hizmet dökümü / işyeri yazısıÇalışma durumunu ve iş kaybı riskiniHayır, gerekçeye bağlı
Sağlık raporu, randevu belgesiTedavi zorunluluğunu — muafiyet talebinin dayanağıHayır, gerekçeye bağlı
Nüfus kayıt örneğiBakmakla yükümlü olunan kişileriHayır, gerekçeye bağlı
Öğrenci belgesi / sınav takvimiEğitim yükümlülüğünüHayır, gerekçeye bağlı
Dizi pusulasıSunulan eklerin listesiniHayır, ancak takibi kolaylaştırır

Belgelerin Sunulmasında Dikkat Edilmesi Gerekenler

  • Süre: itiraz için süre iki haftadır (CMK m.268/1). Eski mevzuattan kalma “yedi gün” bilgisi 8/7/2021 tarihli 7331 sayılı Kanunla değişmiştir. Kaldırma talebinde ise süre sınırı yoktur.
  • Eksik belge itirazı düşürmez: kanun, itiraz için belge şartı öngörmez. Belge eksikliği gerekçenin ispatını zayıflatır; başvurunun usulden reddine yol açmaz.
  • Havale tarihli suret: dilekçenin kayda alındığını gösteren suret, süre tartışmasında tek dayanaktır.
  • UYAP: müdafi bulunan dosyalarda başvuru elektronik ortamda yapılabilir; müdafi yoksa dilekçe ilgili kaleme elden sunulur.
  • Harç: itiraz ve kaldırma talebi için harç öngörülmemiştir.

İtiraz Sürecinde Dikkat Edilmesi Gereken Hukuki Detaylar

İtiraz, şekil ve süre bakımından hata kaldırmayan bir yoldur. Aşağıdaki noktalar, dosyaların en sık takıldığı ayrıntılardır.

Süre Hesabında Hafta Kuralı

İtiraz süresi hafta ile belirlendiği için CMK m.39/2 uygulanır: süre, tebligatın yapıldığı günün son haftada isim itibarıyla karşılığı olan günün mesai saati bitiminde biter. Gün süreleri için geçerli olan “ertesi gün başlar” kuralı (m.39/1) burada işlemez. Son gün tatile rastlarsa süre tatilin ertesi günü biter (m.39/4).

Yetkili Mercie Başvuru

Dilekçe kararı veren mercie verilir; itirazı sulh ceza hâkimliği kararlarında asliye ceza mahkemesi hâkimi, asliye ceza kararlarında ağır ceza mahkemesi inceler (CMK m.268/3-b ve c). “Bir sonraki sulh ceza hâkimliği inceler” bilgisi, adli kontrol ve tutuklama kararları yönünden 7331 sayılı Kanunla değişmiştir.

Gerekçelerin Kanun Maddesine Bağlanması

“Karar haksızdır” biçimindeki genel ifadeler denetime elverişli değildir. Her iddia, CMK m.100, m.109/1, m.110/2, m.110/4 veya m.110/A gibi bir hükme ve dosyadaki somut bir olguya bağlanmalıdır. İtiraz mercii dosya üzerinden karar verdiği için (m.271/1), dilekçede yazılmayan bir olgunun sonradan sözlü olarak açıklanma imkânı çoğu zaman bulunmaz.

Adli Kontrol Kararının Dayanağı Olarak Gösterilen Nedenlere Yanıt

Kararda gerekçe olarak gösterilen kaçma şüphesi, delilleri karartma tehlikesi veya suçun niteliği gibi nedenlerin her biri ayrı ayrı ele alınır. Delillerin toplanmış ve tanıkların dinlenmiş olması, delil karartma gerekçesini büyük ölçüde ortadan kaldırır; soruşturmanın hangi aşamada olduğu bu yüzden dilekçede belirtilir.

Geri Bırakma Talebinin Ayrıca Yazılması

İtiraz kendiliğinden yürütmeyi durdurmadığı için (m.269/1), kararın yerine getirilmesinin geri bırakılması ayrıca talep edilmelidir (m.269/2). Talep edilmeyen bir konuda merciin resen karar vermesi beklenmez.

Ev Hapsi Ne Kadar Sürer? Azami Süre Dolmuşsa İtiraz

Adli kontrol süresiz uygulanamaz. 8/7/2021 tarihli 7331 sayılı Kanunla eklenen CMK m.110/A, azami süreleri açıkça belirler. Madde 2021’de yürürlüğe girdiği için, “adli kontrolün süre sınırı yoktur” bilgisi o tarihten öncesine aittir.

İşin niteliğiAzami süreUzatma
Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işler2 yılZorunlu hâlde, gerekçe gösterilerek 1 yıl daha
Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işler3 yılUzatma toplamı 3 yılı geçemez
TCK 2. Kitap 4. Kısım 4, 5, 6 ve 7. Bölümdeki suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlar3 yılUzatma toplamı 4 yılı geçemez
ÇocuklarYukarıdaki süreler yarı oranında uygulanır (m.110/A/3)

Sürenin dolduğu iddia ediliyorsa dilekçede tedbirin başlangıç tarihi, kesintiye uğrayıp uğramadığı ve varsa uzatma kararlarının tarihleri gösterilir. Uzatma kararının gerekçesiz olması da ayrı bir itiraz sebebidir; kanun uzatmayı “zorunlu hâllerde, gerekçesi gösterilerek” kaydına bağlamıştır. Çocuklar bakımından sürelerin yarı oranında uygulanması, uygulamada en çok gözden kaçan hükümlerden biridir.

Elektronik Kelepçe İtiraz Dilekçesi Nasıl Yazılır?

Elektronik kelepçe, bağımsız bir tedbir türü değil, yükümlülüğün denetlenme biçimidir. Dayanağı 5402 sayılı Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanunu’nun 15/A maddesidir (5/4/2012 tarihli 6291 sayılı Kanunla eklenmiştir): şüpheli, sanık ve hükümlülerin toplum içinde izlenmesi, gözetimi ve denetimi elektronik cihazların kullanılması suretiyle de yerine getirilebilir. 14/4/2020 tarihli 7242 sayılı Kanunla eklenen cümleyle bu izleme, rızası alınmak koşuluyla şüpheli, sanık ve hükümlüye ait elektronik cihazlar kullanılarak da yapılabilir hâle gelmiştir. İzleme, gözetim ve denetime ilişkin esas ve usuller yönetmelikle düzenlenir (m.15/A/2).

Bu yapı, itirazın nasıl kurulacağını da belirler:

  • Asıl karara itiraz: kelepçe, konutu terk etmeme yükümlülüğüne bağlı olarak uygulanıyorsa itiraz asıl adli kontrol kararına yöneltilir; yükümlülük kalkarsa denetim aracı da kalkar.
  • Yalnız denetim biçimine itiraz: tedbirin sürmesi gerektiği kabul edilse bile, izlemenin cihazla yapılmasının somut olayda gereksiz olduğu ileri sürülebilir. Bu talep CMK m.110/2 kapsamında değerlendirilir.
  • Sağlık gerekçesi: cihazın takıldığı bölgede tıbbi sorun doğduğu belgelenirse, uygulama biçiminin değiştirilmesi talep edilebilir. Bu iddia rapora dayandırılır.
  • Süre ve kapsam: cihazla izlemenin süresi, bağlı olduğu yükümlülüğün süresini aşamaz; m.110/A’daki azami süreler burada da işler.

Elektronik kelepçenin hangi hâllerde takıldığı, mesafe ve ihlal rejimi ile 6284 sayılı Kanun kapsamındaki uygulaması ayrı bir konudur; ayrıntı için ceza hukukunda elektronik kelepçe uygulaması yazımıza bakabilirsiniz.

Denetimli Serbestlik Ev Hapsi Nasıl Kaldırılır?

Kesinleşmiş bir hapis cezasının infazı sırasında uygulanan “ev hapsi”, adli kontrolden tamamen ayrı bir rejimdir ve CMK m.268 itiraz yolu buraya uygulanmaz. İki ayrı hâl vardır:

  • Denetimli serbestlik yükümlülüğü: 5275 sayılı Kanun m.105/A/5-(b) uyarınca hükümlünün bir konut veya bölgede denetim ve gözetim altında bulundurulması, denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenen yükümlülüklerden biridir. Aynı fıkra, hükümlünün risk ve ihtiyaçları dikkate alınarak yükümlülüklerin değiştirilebileceğini düzenler — ilk başvuru yolu budur.
  • Konutta infaz: 5275 m.110/2 uyarınca kadın, çocuk veya 65 yaşını bitirmiş kişilerin toplam üç yıl, 70 yaşını bitirmiş kişilerin dört yıl, 75 yaşını bitirmiş kişilerin beş yıl, 4/6/2025 tarihli 7550 sayılı Kanunla eklenen (d) bendi uyarınca 80 yaşını bitirmiş kişilerin toplam altı yıl veya daha az süreli hapis cezasının konutta çektirilmesine infaz hâkimi karar verebilir. Ağır hastalık veya engellilik hâli m.110/3’te, doğum yapmış kadın hükümlüler m.110/4’te ayrıca düzenlenmiştir.

Her iki hâlde de yol infaz hâkimliğinden geçer. 5275 m.110/8 bu madde hükümlerine göre verilen kararlara karşı itiraz yolunun açık olduğunu belirtir. Denetimli serbestlik müdürlüğünün işlemlerine karşı ise 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu m.5 uyarınca, işlemin öğrenildiği tarihten itibaren on beş gün, her hâlde yapıldığı tarihten itibaren otuz gün içinde şikâyet yoluna başvurulur.

AşamaSüre / usulDayanak
İnfaz hâkimliğine şikâyetÖğrenmeden 15 gün, her hâlde işlemden 30 gün4675 s.K. m.5/1
Kimler başvurabilirHükümlü/tutuklu, eşi, anası, babası, ayırt etme gücüne sahip çocuğu veya kardeşi, müdafii, kanuni temsilcisi, izleme kurulu4675 s.K. m.5/3
Şikâyet yürütmeyi durdurur muHayır; ancak infaz hâkimi iki koşul birlikte gerçekleşirse erteleme/durdurma kararı verebilir4675 s.K. m.5/4
İnfaz hâkiminin karar süresiDuruşmasız, dosya üzerinden bir hafta4675 s.K. m.6/2
İnfaz hâkimi kararına itirazTebliğden iki hafta, CMK hükümlerine göre4675 s.K. m.6/5 (7242 s.K. ile değişik)
İtirazı inceleyen merciİnfaz hâkimliğinin yargı çevresindeki ağır ceza mahkemesi4675 s.K. m.6/6

Dikkat edilmesi gereken bir ayrım daha vardır: 4675 sayılı Kanunun 5. maddesindeki başvuru çevresi, CMK m.262’deki çevreden daha geniştir. İnfaz aşamasında anne, baba, kardeş ve ayırt etme gücüne sahip çocuk da şikâyet yoluna başvurabilirken, adli kontrol kararına itirazda bu kişilerin başvuru hakkı yoktur. Denetimli serbestliğin şartları ve süresi için denetimli serbestlik kaç yıl, şartları nelerdir yazımızı inceleyebilirsiniz.

Ev Hapsi İhlal Edilirse Ne Olur, Karara İtiraz Edilebilir mi?

İhlalin sonucu ağırdır ve kanun bu konuda takdir bırakmaz. CMK m.112/1: adli kontrol hükümlerini isteyerek yerine getirmeyen şüpheli veya sanık hakkında, “hükmedilebilecek hapis cezasının süresi ne olursa olsun” yetkili yargı mercii hemen tutuklama kararı verebilir. Yani suçun cezası düşük olsa bile ihlal doğrudan tutuklama riski doğurur; kanunda ihlale bağlı bir para cezası öngörülmemiştir.

Maddenin iki teknik ayrıntısı vardır:

  • “İsteyerek” unsuru: hüküm, yükümlülüğün isteyerek yerine getirilmemesini arar. Hastaneye kaldırılma, doğal afet, cihaz arızası gibi iradeyi ortadan kaldıran hâllerde bu unsur tartışılabilir; belgelendirilmesi tutuklama kararına karşı yapılacak itirazın esasını oluşturur.
  • Hükümden sonraki dönem: 14/4/2020 tarihli 7242 sayılı Kanunla eklenen cümle uyarınca, mahkûmiyet hükmü verilmiş ve istinaf veya temyiz yoluna başvurulmuşsa, UYAP kayıtlarını inceleyerek hükmü veren ilk derece mahkemesi de tutuklama kararı verebilir.
  • Azami tutukluluk sonrası adli kontrol: m.112/2 uyarınca, azami tutukluluk süresinin dolması nedeniyle verilen adli kontrol tedbirinin ihlalinde tutuklama süresi, ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde dokuz ayı, diğer işlerde iki ayı geçemez.

İhlal nedeniyle verilen tutuklama kararı da itiraza tabidir; itiraz usulü ve süresi burada da CMK m.268’e tabidir. Dilekçede tartışılacak asıl nokta, ihlalin “isteyerek” gerçekleşip gerçekleşmediğidir.

Denetimli Serbestlik Ev Hapsi İhlali Hâlinde Ne Olur?

İnfaz aşamasındaki ev hapsinde sonuç farklıdır ve CMK m.112 uygulanmaz. 5275 sayılı Kanun m.105/A/6-(b) uyarınca, hakkında belirlenen yükümlülüklere, denetim ve iyileştirme programına ya da denetimli serbestlik görevlilerinin uyarı ve önerilerine uymamakta ısrar eden hükümlü, denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine infaz hâkimi kararıyla açık ceza infaz kurumuna gönderilir. Aynı bent, ceza infaz kurumundan ayrıldıktan sonra beş gün içinde müdürlüğe müracaat etmemeyi ve hükümlünün kuruma geri dönmek istemesini de aynı sonuca bağlar.

Maddenin sekizinci fıkrası bir adım daha ileri gider: müracaat süresinin bitiminden itibaren iki gün geçtiği hâlde müracaat etmeyenler ile iade kararına rağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyet başsavcılığına teslim olmayanlar hakkında TCK m.292 ve 293 hükümleri uygulanır. İade kararına karşı işletilecek yol da CMK itirazı değil, 4675 sayılı Kanun kapsamındaki şikâyet ve itirazdır. İmza ve benzeri yükümlülüklerin ihlalinde uygulanan rejim için denetimli serbestlik imza ihlali cezası yazımıza bakabilirsiniz.

Ev Hapsi Kararına İtirazın Sonuçlanması: Süreç ve Sonuçlar

İtiraz incelemesi tamamlandığında merciin verebileceği kararlar sınırlıdır ve her birinin farklı sonucu vardır.

  • İtirazın kabulü ve tedbirin kaldırılması: merci itirazı yerinde görürse, aynı zamanda itiraz konusu hakkında da karar verir (m.271/2) ve konutu terk etmeme yükümlülüğünü kaldırabilir.
  • Yükümlülüğün değiştirilmesi: tedbir tamamen kaldırılmadan, m.110/2 kapsamında daha hafif bir yükümlülüğe dönüştürülebilir.
  • Karar merciinin kendi kararını düzeltmesi: itiraz ikinci mercie hiç gitmeden, kararı veren hâkim veya mahkeme tarafından düzeltilebilir (m.268/2).
  • İtirazın reddi: tedbir aynen sürer. Bu hâlde kaldırma talebi yolu (m.111/1) açık kalmaya devam eder.

Kararın kesinliği bakımından kanun nettir: CMK m.271/4 uyarınca merciin itiraz üzerine verdiği kararlar kesindir. Fıkranın tek istisnası, ilk defa merci tarafından verilen tutuklama kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilmesidir. Dolayısıyla itiraz reddedildiğinde aynı karara karşı ikinci bir itiraz ya da istinaf başvurusu yapılamaz; “kararı üst mahkemeye taşıma” şeklindeki yaygın anlatı bu hükümle bağdaşmaz.

İtiraz Reddedilirse Ne Yapılabilir?

İtirazın reddi, ev hapsine karşı yapılabilecek her şeyin bittiği anlamına gelmez. Kanun, kesinlik kuralının yanında işlemeye devam eden birkaç yol daha tanır.

  1. Kaldırma talebini yenilemek (m.111/1): süre sınırı olmadığı için koşullar değiştikçe yeni talep yapılabilir. Sağlık durumundaki değişiklik, iş kaybı, soruşturmanın tamamlanması veya lehe delil elde edilmesi bu talebin dayanağıdır.
  2. Dört aylık denetimi işletmek (m.110/4): yükümlülüğün devamı en geç dört ayda bir değerlendirilmek zorundadır; kovuşturmada mahkeme bunu resen yapar. Değerlendirme yapılmamışsa dilekçeyle talep edilir.
  3. Azami süreyi denetletmek (m.110/A): süre dolmuşsa veya uzatma gerekçesiz yapılmışsa yeni bir talep gündeme gelir.
  4. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru: olağan kanun yolları tüketildikten sonra, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ile özel hayata saygı hakkı bakımından bireysel başvuru yolu açıktır.

İtiraz Süresini Kaçırdım, Ne Yapabilirim?

İki haftalık süre geçmişse iki seçenek vardır. Birincisi kaldırma talebidir (m.111/1): süresi olmadığı için her zaman yapılabilir ve çoğu dosyada pratik olarak daha hızlı sonuç verir. İkincisi eski hâle getirmedir: CMK m.40/1 uyarınca kusuru olmaksızın bir süreyi geçiren kişi bu isteme başvurabilir; m.40/2 ise kanun yoluna başvuru hakkı kendisine bildirilmemişse kişinin kusursuz sayılacağını düzenler. Ev hapsi kararında itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilmemişse bu hüküm doğrudan uygulanır. İstem, engelin kalkmasından itibaren iki hafta içinde yapılır (m.41/1).

Ev Hapsi Adli Sicile İşler mi?

Hayır. 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu m.4/1 uyarınca adli sicile “Türk mahkemeleri tarafından vatandaş veya yabancı hakkında verilmiş ve kesinleşmiş mahkûmiyet hükümleri” kaydedilir. Ev hapsi bir mahkûmiyet hükmü değil, yargılama süresince uygulanan bir koruma tedbiridir; bu nedenle adli sicil kaydı doğurmaz. Adli sicil ve arşiv kaydının kapsamı ile silinme şartları için adli sicil arşiv kaydı ne zaman silinir yazımıza bakabilirsiniz.

Ev Hapsi Haksız Çıkarsa Tazminat Alınabilir mi?

Evet ve bu, 2024’te getirilmiş yeni bir hükümdür. CMK m.141/1’e 2/3/2024 tarihli 7499 sayılı Kanun’un 12. maddesiyle eklenen (l) bendi, konutunu terk etmemek ya da tedavi/muayene tedbirine tabi olmak şeklindeki adli kontrol yükümlülükleri uygulandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilenlerin, maddi ve manevi her türlü zararlarını devletten isteyebileceğini düzenler. İşlemin hukuka aykırı olması aranmaz; kanuna uygun uygulanmış bir ev hapsi de dosyanın sonuçlanma biçimine göre tazminat doğurabilir.

İki nokta özellikle önemlidir:

  • Merci değişti. CMK m.142/2’ye aynı kanunun 13. maddesiyle eklenen cümleler uyarınca, (e), (f) ve (l) bentleri kapsamındaki istemler bakımından 6384 sayılı Tazminat Komisyonunun Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Yani ev hapsi nedeniyle tazminat istemi artık ağır ceza mahkemesine değil Tazminat Komisyonuna yapılır. Yanlışlıkla ağır ceza mahkemesine yapılan istemler Komisyona gönderilir ve ağır ceza mahkemesine yapılan istem tarihi esas alınır.
  • Süre. CMK m.142/1 uyarınca istem, karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde yapılır.
  • Bildirim yükümlülüğü. m.141/2 uyarınca (e), (f) ve (l) bentlerindeki kararları veren merciler, ilgiliye tazminat hakkı bulunduğunu bildirmek ve bu hususu karara geçirmek zorundadır.

Haksız koruma tedbirlerinden doğan tazminatın hesaplanması ve istem usulü için haksız tutuklama nedeniyle tazminat talebi ve hesaplama yazımıza, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın sonuçları için KYOK nedir, takipsizlik kararı yazımıza bakabilirsiniz.

Ev Hapsi Kararına İtiraz Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Ev hapsine itiraz süresi kaç gündür?

Süre gün değil hafta olarak belirlenmiştir: CMK m.268/1 uyarınca kararı öğrendiğiniz günden itibaren iki hafta. Hesap m.39/2’ye göre yapılır; süre, öğrenme gününün ikinci haftadaki aynı adlı gününün mesai bitiminde dolar. “Yedi gün” bilgisi 8/7/2021 tarihli 7331 sayılı Kanun öncesine aittir.

Ev hapsine itiraz nereye yapılır?

Dilekçe kararı veren mercie verilir (CMK m.268/1). Soruşturma evresinde sulh ceza hâkimliği, kovuşturma evresinde davayı gören mahkemedir. İtirazı ise sulh ceza hâkimliği kararlarında asliye ceza mahkemesi hâkimi, asliye ceza kararlarında ağır ceza mahkemesi inceler (m.268/3-b ve c).

Ev hapsi itiraz dilekçesi kaç günde sonuçlanır?

Kanun tek bir toplam süre koymaz. Karar mercii itirazı yerinde görmezse dosyayı en çok üç gün içinde itiraz merciine gönderir (m.268/2); itiraz mercii duruşma yapmaksızın, mümkün olan en kısa sürede karar verir (m.271/1 ve m.271/3). Kaldırma talebinde ise savcı görüşü alındıktan sonra beş günlük karar süresi öngörülmüştür (m.111/1).

Ev hapsi nasıl kaldırılır?

İki yol vardır: süresi içindeyse itiraz (iki hafta), her zaman için kaldırma talebi (CMK m.111/1). Kaldırma talebinde şüpheli veya sanığın istemi üzerine Cumhuriyet savcısının görüşü alınır ve hâkim ya da mahkeme m.110/2’ye göre beş gün içinde karar verebilir; yükümlülüğü tamamen kaldırabilir, değiştirebilir veya geçici muafiyet tanıyabilir.

Ev hapsi cezadan mahsup edilir mi?

Evet. CMK m.109/6’ya 7331 sayılı Kanunla eklenen cümle uyarınca konutu terk etmemek yükümlülüğü altında geçen her iki gün, cezanın mahsubunda bir gün olarak dikkate alınır. Adli kontrolün diğer yükümlülüklerinde (imza, yurt dışı yasağı) mahsup yoktur; ikinci istisna tedavi/muayene tedbiridir.

Ev hapsi imzaya çevrilir mi?

Mümkündür. CMK m.110/2 hâkime yükümlülükleri değiştirme yetkisi verir; konutu terk etmeme yükümlülüğü, m.109/3-(b) bendindeki düzenli başvuru (imza) yükümlülüğüyle değiştirilebilir. Talep, ikame tedbirin aynı amacı daha az kısıtlamayla sağladığı gerekçesine dayandırılır.

Ev hapsi ne kadar sürer?

CMK m.110/A azami süreleri belirler: ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde en çok iki yıl (zorunlu hâlde bir yıl daha uzatılabilir), görevine giren işlerde en çok üç yıl (uzatma toplamı üç yılı, belirli suçlarda dört yılı geçemez). Çocuklarda bu süreler yarı oranında uygulanır.

Ev hapsinde hastaneye gidilir mi?

İzinsiz çıkış ihlal sayılır; ancak CMK m.110/2 uyarınca hâkim, şüpheliyi yükümlülüklerden bazılarına uymaktan geçici olarak muaf tutabilir. Tedavi, muayene veya ameliyat gibi hâllerde randevu belgesi ve rapor eklenerek önceden muafiyet talep edilmelidir. Zorunlu hâllerde durumun derhâl belgelendirilmesi, m.112/1’deki “isteyerek yerine getirmeme” unsurunun tartışılmasında esas alınır.

Ev hapsi ihlal edilirse ne olur?

CMK m.112/1 uyarınca adli kontrol hükümlerini isteyerek yerine getirmeyen şüpheli veya sanık hakkında, hükmedilebilecek hapis cezasının süresi ne olursa olsun yetkili yargı mercii hemen tutuklama kararı verebilir. İnfaz aşamasındaki denetimli serbestlikte ise yükümlülüklere uymamakta ısrar, 5275 m.105/A/6-(b) uyarınca açık ceza infaz kurumuna iade sonucunu doğurur.

Ev hapsi kararına itiraz edilince ev hapsi durur mu?

Hayır. CMK m.269/1 uyarınca itiraz, kararın yerine getirilmesinin geri bırakılması sonucunu doğurmaz. Yükümlülük itiraz incelenirken de sürer. Ancak m.269/2 uyarınca kararına itiraz edilen makam veya kararı inceleyecek merci geri bırakma kararı verebilir; bunun için dilekçede ayrıca talepte bulunulması gerekir.

İtiraz reddedilirse tekrar itiraz edilebilir mi?

Aynı karara karşı hayır: CMK m.271/4 uyarınca merciin itiraz üzerine verdiği kararlar kesindir. Tek istisna, ilk defa merci tarafından verilen tutuklama kararlarıdır. Buna karşılık m.111/1’deki kaldırma talebi süresiz olduğu için koşullar değiştikçe yenilenebilir ve bu talebin reddi de yeniden itiraza tabidir.

Ev hapsi kararına anne, baba veya kardeş itiraz edebilir mi?

Adli kontrol kararına itirazda hayır. CMK m.260/1, m.261 ve m.262 uyarınca başvurabilecekler şüpheli/sanık, müdafi, yasal temsilci ve eş ile Cumhuriyet savcısıdır. Buna karşılık infaz aşamasındaki işlemlere karşı 4675 sayılı Kanun m.5/3 daha geniş bir çevre tanır: eş, ana, baba, ayırt etme gücüne sahip çocuk ve kardeş de şikâyet yoluna başvurabilir.

Ev hapsi adli sicile işler mi?

Hayır. 5352 sayılı Kanun m.4/1 uyarınca adli sicile yalnızca kesinleşmiş mahkûmiyet hükümleri kaydedilir. Ev hapsi bir koruma tedbiri olduğundan adli sicil kaydı doğurmaz.

Ev hapsi haksız uygulandıysa tazminat istenebilir mi?

Evet. CMK m.141/1-(l) (7499 sayılı Kanunla eklenmiştir) uyarınca konutunu terk etmemek yükümlülüğü uygulandıktan sonra hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatine karar verilenler, maddi ve manevi her türlü zararlarını devletten isteyebilir. İstem, m.142/2 uyarınca 6384 sayılı Kanun hükümlerine göre Tazminat Komisyonuna yapılır; süre kesinleşmenin tebliğinden itibaren üç ay, her hâlde bir yıldır (m.142/1).

Denetimli serbestlikteki ev hapsi nasıl kaldırılır?

Bu rejimde CMK itiraz yolu uygulanmaz. 5275 m.105/A/5 uyarınca yükümlülükler hükümlünün risk ve ihtiyaçları dikkate alınarak denetimli serbestlik müdürlüğünce değiştirilebilir; işleme karşı 4675 sayılı Kanun m.5 uyarınca öğrenmeden itibaren on beş gün içinde infaz hâkimliğine şikâyet edilir. İnfaz hâkiminin kararına karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde ağır ceza mahkemesine itiraz edilebilir (m.6/5 ve m.6/6).

Elektronik kelepçe kararına itiraz dilekçesi ayrıca verilir mi?

Elektronik kelepçe bağımsız bir tedbir değil, 5402 sayılı Kanun m.15/A uyarınca izleme ve denetimin yapılma biçimidir. Bu nedenle itiraz kural olarak asıl adli kontrol kararına yöneltilir; tedbirin sürmesi kabul edilse bile izleme biçiminin değiştirilmesi CMK m.110/2 kapsamında talep edilebilir.

Ev hapsi adli kontrol kararına itiraz dilekçesi nasıl hazırlanır?

Ev hapsi zaten bir adli kontrol yükümlülüğü olduğu için ayrı bir dilekçe türü yoktur; dilekçe, CMK m.109/3-(j) bendine dayanan adli kontrol kararına yöneltilir. Hitap kararı veren mercie yapılır, gerekçeler m.100, m.109/1, m.110/2, m.110/4 ve m.110/A hükümlerine bağlanır, talep bölümü kaldırma, değiştirme ve geçici muafiyet olarak kademeli kurulur.

Ev hapsi itiraz dilekçesi örneği hangi durumda kullanılır?

Yukarıdaki ilk şablon, kararı öğrendikten sonra iki haftalık süre içindeyken kullanılır ve kararın hukuka aykırılığını ileri sürer. Süre geçmişse ikinci şablon, yani kaldırma talebi şablonu kullanılır. İnternette dolaşan “ev hapsi için dilekçe örneği” metinlerinin çoğu bu ayrımı yapmaz; süresi geçmiş bir karara itiraz başlığıyla verilen dilekçe usulden reddedilebilirken, aynı içerik CMK m.111/1 kapsamında talep olarak sunulduğunda incelenir.

Ev hapsinin kaldırılması dilekçesi nereye verilir?

CMK m.111/1 kapsamındaki kaldırma talebi, tedbire karar veren aynı hâkim veya mahkemeye verilir: soruşturma evresinde sulh ceza hâkimliğine, kovuşturma evresinde davayı gören mahkemeye. İtirazdan farklı olarak dosya başka bir mercie gönderilmez; talep hakkında Cumhuriyet savcısının görüşü alındıktan sonra beş gün içinde karar verilebilir.

Konutu terk etmeme kararına itiraz dilekçesi nasıl yazılır?

“Konutu terk etmeme”, ev hapsinin kanundaki adıdır (CMK m.109/3-j); ayrı bir dilekçe türü gerektirmez. Kararınızda hangi ifade geçiyorsa dilekçenin konu bölümünde o ifade kullanılır. Gerekçe ve talep yapısı, yukarıdaki itiraz ve kaldırma şablonlarıyla aynıdır.

Ev hapsi dilekçe örneği hangi biçimde yazılır?

Kanun biçim şartı getirmez. Dilekçede kararı veren mercie hitap, soruşturma veya esas numarası, itiraz edilen kararın tarihi, kimlik bilgileri, gerekçeler, hukuki nedenler, deliller ve talep sonucu yer alır. Yukarıdaki iki şablon, süresi içinde yapılan itiraz ile süre geçtikten sonra yapılan kaldırma talebi için ayrı ayrı hazırlanmıştır; hangisinin kullanılacağını kararın öğrenilme tarihi belirler.

CMK 109/3-j itiraz dilekçesi nasıl yazılır?

CMK m.109/3-(j), konutu terk etmeme yükümlülüğünü düzenleyen bendin numarasıdır; ev hapsi kararlarında dayanak olarak bu bent gösterilir. Dilekçede bent numarası konu bölümünde belirtilir, ardından m.109/1 üzerinden tutuklama sebeplerinin bulunmadığı ve m.110/2 uyarınca daha hafif bir yükümlülüğün yeterli olacağı tartışılır.

Ev hapsi talep dilekçesi ile itiraz dilekçesi aynı şey midir?

Hayır. İtiraz dilekçesi kararın hukuka aykırılığını ileri sürer ve iki haftalık süreye tabidir (CMK m.268/1). Kaldırma veya değiştirme talebi ise CMK m.111/1 kapsamındadır, süresizdir ve aynı mercie yapılır. Tutuklu bir kişi hakkında tutuklama yerine ev hapsi uygulanmasının istenmesi de m.109 kapsamında ayrı bir taleptir ve itiraz sayılmaz.

Ev hapsi şartları nelerdir, ev hapsi kimlere verilir?

Adli kontrol olarak uygulanan ev hapsi, CMK m.109/1 uyarınca m.100’de sayılan tutuklama sebeplerinin bulunduğu hâllerde şüpheli veya sanık hakkında verilir; m.109/2 uyarınca tutuklama yasağı öngörülen hâllerde de uygulanabilir. Tedbirin şartları, kimlere verildiği ve günlük hayata etkisi ayrıntılı olarak ev hapsi nedir, şartları ve hakları yazımızda ele alınmıştır.

Ev hapsi kararına itiraz, süresi ve mercii bakımından hata kaldırmayan bir yoldur; hangi rejimden doğduğunun tespiti ise ilk ve belirleyici adımdır. Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve somut bir dosya hakkında hukuki görüş niteliği taşımaz; süreler ile başvurulacak merci dosyanın aşamasına ve kararın niteliğine göre değiştiğinden, adım atmadan önce bir avukata danışılması gerekir. Dosyanızdaki kararın niteliğine göre izlenecek yolun belirlenmesi konusunda ceza hukuku alanındaki çalışmalarımız hakkında bilgi alabilir, sürecin ayrıntılarını değerlendirmek üzere büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir