Ölümlü Trafik Kazası Tazminat Yorumları
Ölümlü trafik kazası tazminat yorumları, çoğu zaman bir yakınını kaybeden ailenin aklındaki tek soruyla başlar: bu dosyadan ne kadar tazminat çıkar. İnternette paylaşılan deneyimler sürecin nasıl işlediğini anlamaya yardımcı olur; ancak orada okunan rakamlar başka bir dosyanın değişkenlerine aittir ve sizin dosyanız için ölçü olmaz. Ölümlü bir kazada tazminatın tutarını belirleyen şey forumdaki bir cümle değil, ölen kişinin geliri ve yaşı, destek gören kişilerin sayısı, kusur dağılımı ve poliçenin kaza tarihindeki teminat limitidir.
Destekten yoksun kalma ile manevi tazminatın dayandığı maddeler farklıdır, muhatapları da farklıdır. Sigortadan hangi kalem alınır hangisi alınmaz, başvuru ve dava süreleri nasıl işler, 2026’da hangi üç kural değişti — bunların tamamı aşağıda ilgili kanun maddesiyle birlikte ele alınmıştır. Verilen her süre ve tutar yürürlükteki metne dayanır; kanunun takdir bıraktığı yerde ise takdirin ölçütü belirtilmiştir.
Özet
Ölümlü trafik kazası tazminat yorumları sürecin nasıl işlediğini anlatır, tutarı değil: tazminat, ölenin desteğinden yoksun kalanların gerçek zararı üzerinden hesaplanır ve başkasının aldığı rakam sizin dosyanız için gösterge olmaz.
- Talep edilebilecek kalemler TBK m.53’te sayılır: cenaze giderleri, ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ve kazanç kaybı, destekten yoksun kalma zararı. Manevi tazminatın dayanağı ise TBK m.56/2’dir.
- Manevi tazminat zorunlu trafik sigortasından alınamaz — KTK m.92/f bu talebi teminat dışında bırakır; muhatap sürücü, işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibidir.
- 2026 yılı poliçelerinde sakatlanma ve ölüm teminatı kişi başına 3.600.000 TL, otomobil grubunda kaza başına 18.000.000 TL’dir. Gerçek zarar bu limiti aşarsa fark sorumlulardan istenir.
- Sigortacıya yazılı başvuru KTK m.97 gereği dava ve tahkim öncesi zorunludur; cevap süresi 15 gün, belgeler tamamlandıktan sonra ödeme süresi KTK m.99’a göre 8 iş günüdür.
- Ölümle sonuçlanan kazada zamanaşımı 15 yıldır (KTK m.109/2 + TCK m.85/1 ve m.66/1-d); bu süre kaza gününden işler.
- 16/7/2026 tarihli 7589 sayılı Kanun TBK m.55’e iki fıkra ekledi: faizin başlangıcı ikiye ayrıldı ve sigortacının erken ödemesi artık oransal mahsup ediliyor.
Ölümlü Trafik Kazalarında Sıkça Sorulan Sorular ve Cevaplar
Ölümlü trafik kazası tazminat davaları, hak sahiplerinin en çok tereddüt ettiği alanlardan biridir. Aşağıdaki başlıklarda en sık sorulan sorular, kanunun ilgili maddesi gösterilerek doğrudan cevaplanmıştır. Kanunun net hüküm koyduğu yerde net bir cevap verilmiş, takdir bıraktığı yerde ise takdirin ölçütü açıklanmıştır.
Ölümlü trafik kazasında kimler tazminat talep edebilir?
Destekten yoksun kalma tazminatını, ölenin sağlığında düzenli olarak desteğini gören kişiler isteyebilir. Ölçüt mirasçılık ya da nüfus kaydındaki yakınlık derecesi değil, fiilî destek ilişkisidir. Bu nedenle eş, çocuklar ve anne baba en sık karşılaşılan hak sahipleri olsa da, ölenin fiilen baktığı kardeş, torun, nişanlı ya da evlatlık da destek gördüğünü ispat ettiği ölçüde talepte bulunabilir. Buna karşılık ölenle nüfus kaydında yakın görünen, ancak ondan fiilen destek görmeyen bir kişinin destek tazminatı talebi kabul edilmez.
Manevi tazminatta ölçüt farklıdır. TBK m.56/2, ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde “ölenin yakınlarına” uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebileceğini söyler. Burada aranan şey ekonomik destek değil, ölümün o kişide yarattığı manevi acıdır. Dolayısıyla ölenden maddi destek görmeyen bir kardeş, destek tazminatı alamasa bile manevi tazminat talep edebilir.
Ölümlü trafik kazası tazminatı ne kadar ödenir?
Tek bir rakam yoktur ve bunun sebebi belirsizlik değil, hesabın yöntemidir. Destekten yoksun kalma tazminatı, ölenin bakiye ömrü boyunca hak sahiplerine yapacağı destek payının bugünkü değere indirgenmesiyle bulunur. Aynı yaşta ve aynı gelirdeki iki kişinin dosyasında bile hak sahibi sayısı, eşin yaşı, çocukların doğum tarihleri ve kusur dağılımı farklı olduğu için sonuç farklı çıkar. Bu yüzden “şu kadar aldım” biçimindeki bir paylaşım, sizin dosyanızda beklenecek tutarı göstermez.
Hesabın dayanağı da 1 Temmuz 2026’dan itibaren netleşti. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının yeniden yazılan A.5 maddesi, teminatı “Destekten Yoksun Kalma (Ölüm) Teminatı” olarak adlandırır ve tazminatın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümlerine göre belirleneceğini söyler. Aynı fıkra hesabın kimin üzerinden yapılacağını da açıkça yazar: “Söz konusu tazminat miktarının tespitinde ölen kişi esas alınır.”
Trafik sigortası ölüm hâlinde ne kadar öder?
Sigortacının ödeme yükümlülüğü, poliçenin kaza tarihindeki teminat limitiyle sınırlıdır. 1 Ocak 2026’dan itibaren geçerli tarifede sakatlanma ve ölüm teminatı kişi başına 3.600.000 TL, otomobil grubunda kaza başına 18.000.000 TL olarak belirlenmiştir. Bu tutar bir önceki yıl 2.700.000 TL idi; artış yaklaşık yüzde 33’tür. Limitler her yıl güncellendiği için dosyanızda uygulanacak tutar, poliçenin kaza tarihinde yürürlükte olan limittir — bugünkü rakam eski tarihli bir kazaya uygulanmaz.
Limitin dolması hakkın sona ermesi anlamına gelmez. Hesaplanan gerçek zarar teminatı aşıyorsa aşan kısım, kazada sorumlu olan sürücü, işleten ve varsa aracın bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinden istenir; KTK m.85/1 bu kişileri müştereken ve müteselsilen sorumlu tutar. Aynı kazada birden çok kişi öldüğünde ise KTK m.96 devreye girer: talepler toplamı sigorta tutarını aşarsa her hak sahibinin sigortacıdan isteyebileceği miktar, kendi alacağının toplam alacağa oranına göre indirime tabi tutulur.
Tazminat süreci ne kadar sürer?
Kanunun süre bağladığı tek aşama başvurudur; yargılamanın uzunluğu için mevzuatta bir süre öngörülmemiştir. Sigortacıya yazılı başvuru yapıldığında KTK m.97 gereği 15 gün içinde yazılı cevap verilmesi gerekir; bu süre geçtiğinde veya verilen cevap talebi karşılamadığında dava ya da tahkim yolu açılır. Belgeler tamamlandıktan sonra ödeme için KTK m.99 8 iş günü tanır. Bu iki süre dışında kalan aşamalar dosyanın kendi seyrine, kusur incelemesine ve varsa ceza dosyasının durumuna bağlıdır; bu nedenle burada ortalama bir süre verilmemiştir.
Sigorta şirketi ödemeyi reddederse ne yapılır?
Ret gerekçesinin sözleşmeden mi yoksa kazanın oluşundan mı kaynaklandığına bakılır. Sigortacının sigortalısıyla arasındaki ilişkiden doğan savunmalar — primin ödenmemesi, sürücünün ehliyetsiz ya da alkollü olması gibi — zarar görene karşı ileri sürülemez. KTK m.95 bunu açıkça düzenler: tazminat yükümlülüğünü kaldıran veya azaltan hâller zarar görene karşı öne sürülemez; ödemeyi yapan sigortacı, ancak kendi sigortalısına rücu edebilir. “Sürücü alkollüydü, sigorta ödemez” yaygın bir yanlış bilgidir; bu durumda sigortacı hak sahibine öder, sonra sigortalısına döner.
Reddin sebebi kazanın oluşuna ilişkinse durum değişir. Genel Şartların B.4 maddesi, olay yerinin terk edilmesi veya kaza tutanağı ile alkol raporu gibi belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırılık hâlinde tazminatın ödenmeyeceğini söyler. Ancak 1 Temmuz 2026’dan itibaren bu hükme iki istisna eklenmiştir: can güvenliği nedeniyle uzaklaşma ile bedeni hasarlı kazalarda tedavi veya yardım amacıyla sağlık kuruluşuna gitme artık olay yerini terk sayılmaz.
Ölümlü Trafik Kazası Tazminat Yorumları Sizin Dosyanıza Neden Ölçü Olmaz?
Ölümlü trafik kazası tazminat yorumları sizin dosyanız için ölçü olmaz, çünkü destekten yoksun kalma tazminatı sabit bir tarifeye değil, her dosyada yeniden hesaplanan değişkenlerin çarpımına dayanır. Paylaşımlarda sık rastlanan “aynı kazada şu kadar ödendi” cümlesi çoğu zaman hangi kalemlerin dahil olduğunu, kusur oranını ve hak sahibi sayısını içermez. Bu üç bilgi olmadan bir rakam kıyaslanabilir değildir.
Ölümlü trafik kazası tazminat alanlar yorumları neyi gösterir, neyi göstermez?
Ölümlü trafik kazası tazminat alanlar yorumları, sürecin usulünü öğrenmek için yararlıdır: başvurunun nasıl yapıldığı, hangi belgelerin istendiği, sigortacının ne kadar sürede döndüğü, tahkim ile mahkeme arasındaki farkın uygulamada neye benzediği. Bu bilgiler dosyadan dosyaya büyük ölçüde aynıdır. Buna karşılık aynı paylaşımlardaki tutar bilgisi aktarılabilir değildir; çünkü tutar, aşağıdaki tabloda sıralanan değişkenlerin o dosyaya özgü bileşimidir.
Aşağıdaki tablo, aynı kazada hayatını kaybeden iki kişinin dosyasının nasıl ayrıştığını gösterir. Tablodaki bilgiler gerçek bir dosyaya ait değildir; hesabın hangi değişkenlere duyarlı olduğunu göstermek için kurulmuştur ve bilerek tutar içermez.
| Değişken | A dosyası | B dosyası | Sonuca etkisi |
|---|---|---|---|
| Ölenin yaşı | 34 | 58 | Bakiye ömür ve aktif çalışma dönemi kısaldıkça destek süresi azalır |
| Gelir durumu | Belgeli ücret | Kayıt dışı çalışma | Belgelenemeyen gelirde asgari ücret esas alınır, taban değişir |
| Hak sahibi sayısı | Eş + 3 küçük çocuk | Eş, çocuklar reşit | Destek payları hak sahibi sayısına ve yaşlarına göre bölünür |
| Ölenin kusuru | Kusursuz | Yüzde 50 kusurlu | Ölenin kusuru hak sahibine yansır (KTK m.92/j) |
| Aynı kazadaki ölü/yaralı sayısı | Tek | Üç kişi | Kaza başına limit aşılırsa oransal indirim yapılır (KTK m.96) |
| Manevi tazminat talebi | Var | Var | Sigortadan değil, sorumlulardan istenir (KTK m.92/f) |
| Kaza tarihi | 2026 | 2023 | Uygulanacak teminat limiti kaza tarihindeki limittir |
Bir yorumda okuduğunuz rakamı kendi dosyanızla karşılaştırabilmek için o paylaşımda bulunması gereken bilgiler şunlardır. Bu bilgilerin çoğu paylaşılmadığı için, forumlardaki tutarlar pratikte kıyaslanabilir değildir:
- Ödenen tutarın hangi kalemleri kapsadığı: yalnız destekten yoksun kalma mı, cenaze gideri ve manevi tazminat da dahil mi?
- Tutarın sigortadan mı, sorumludan mı, yoksa ikisinden toplam olarak mı alındığı.
- Ölen kişinin kusur oranı ve bu oranın tazminattan düşülüp düşülmediği.
- Hak sahiplerinin sayısı ve tutarın kaç kişiye bölündüğü — tek kişiye ödenen tutarla dört kişiye bölünen tutar aynı değildir.
- Kaza tarihi ve o tarihte yürürlükte olan teminat limiti.
- Tutarın faiz dahil mi hariç mi olduğu ve faizin hangi tarihten işletildiği.
Trafik kazası tazminat alanlar yorumları okunurken dikkat edilecek bir nokta daha vardır: paylaşımların çoğu, o dosyanın tamamlandığı tarihteki mevzuata göre yürümüştür. Aşağıda ele alınan 2026 değişiklikleri — faiz başlangıcının ikiye ayrılması, kısmî ödemenin oransal mahsubu ve belirsiz alacak davasının kaldırılması — daha eski tarihli deneyim paylaşımlarına yansımaz. Bu nedenle iki yıl önceki bir yorumda anlatılan süreç, bugün açılacak bir dosyada aynı biçimde işlemeyebilir.
Bu yazıdaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut bir dosyaya ilişkin hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Ölümlü kaza dosyalarında kusur, gelir ve hak sahibi sayısı gibi değişkenler sonucu doğrudan etkilediğinden, kendi durumunuz için bir avukata danışmanız yerinde olur. Yazıda anılan mevzuata Karayolları Trafik Kanunu tam metninden ve 12.06.2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Genel Şartlar değişikliğinden ulaşabilirsiniz.
Ölümlü Kazada Hangi Tazminat Kalemleri İstenebilir?
Ölüm hâlinde istenebilecek zararlar TBK m.53’te sayılmıştır: cenaze giderleri; ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar; ve ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar. Manevi tazminat bu maddede değil, TBK m.56/2’de düzenlenmiştir. Kalemlerin ayrı ayrı bilinmesi önemlidir, çünkü hepsi aynı muhataptan istenmez.
| Kalem | Dayanak | Kimden istenir | Zorunlu trafik sigortası kapsamında mı? |
|---|---|---|---|
| Cenaze giderleri | TBK m.53/1 | Sigortacı ve sorumlular | Evet |
| Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri | TBK m.53/2 | Öncelikle SGK (KTK m.98) | Sağlık giderleri SGK’ya devredilmiştir |
| Ölüm hemen gerçekleşmemişse kazanç kaybı | TBK m.53/2 | Sigortacı ve sorumlular | Evet |
| Destekten yoksun kalma tazminatı | TBK m.53/3 | Sigortacı ve sorumlular | Evet (Destekten Yoksun Kalma / Ölüm Teminatı) |
| Manevi tazminat | TBK m.56/2 | Yalnız sorumlular | Hayır — KTK m.92/f |
| Araçta ve eşyada oluşan maddi zarar | KTK m.85, TBK m.49 | Sigortacı ve sorumlular | Maddi zararlar teminatı kapsamında |
Bu ayrım pratikte şu sonucu doğurur: sigortaya yapılan tek bir başvuruyla manevi tazminat alınamaz. Sigortacıdan destek zararı ve cenaze gideri istenirken, manevi tazminat için sürücü, işleten ve varsa teşebbüs sahibine karşı ayrıca talepte bulunmak gerekir. Bu iki talebin muhatabı ve çoğu zaman görevli mahkemesi farklı olduğu için, dosyanın en başında hangi kalemin kimden isteneceğinin belirlenmesi hak kaybını önler.
Manevi Tazminat Trafik Sigortasından Neden Alınamaz?
Manevi tazminat zorunlu trafik sigortasından alınamaz, çünkü KTK m.92 bu talebi teminat dışında bırakmıştır. Maddenin (f) bendi kapsam dışı hâlleri sayarken açıkça “Manevi tazminata ilişkin talepler” ifadesini kullanır. Bu, sigortacının takdirine bırakılmış bir uygulama değil, kanunun doğrudan hükmüdür; poliçede aksine bir kayıt bulunsa da sonucu değiştirmez.
Sonuç olarak ölümlü bir kazada manevi tazminatın muhatabı sürücü, işleten ve varsa aracın bağlı olduğu teşebbüsün sahibidir. KTK m.85/1 bu kişileri doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tuttuğu için, hak sahibi tazminatın tamamını bunlardan herhangi birinden isteyebilir. Talep tutarını hâkim belirler; TBK m.56/2 “uygun bir miktar” ifadesini kullanarak burada bilinçli olarak takdir yetkisi tanımıştır. Bu nedenle manevi tazminat için önceden bir tarife ya da tablo veren kaynaklar, kanunda karşılığı olmayan bir ölçü kullanmaktadır.
Aynı maddenin (j) bendi ise 2021’de eklenmiş ve destek tazminatını doğrudan etkilemiştir: destekten yoksun kalan hak sahibinin, destek şahsının kusuruna denk gelen tazminat talepleri de teminat dışındadır. Yani ölen kişi kazada kusurluysa, bu kusur oranı hak sahiplerinin sigortadan isteyebileceği tutardan düşülür.
Tazminat Miktarlarını Etkileyen Faktörler
Ölümlü trafik kazalarında tazminat miktarını belirleyen faktörler, hesabın matematiğine doğrudan giren değişkenlerdir. Ölümlü trafik kazası tazminat yorumları arasındaki tutar farklarının kaynağı da buradadır: iki dosya arasındaki fark keyfî değil, aşağıdaki altı değişkenin farklı bileşiminden doğar. Her faktörün hesabı hangi yönde etkilediği ve dayanağının ne olduğu ayrı ayrı açıklanmıştır.
1. Ölen kişinin yaşı ve bakiye ömrü. Destek tazminatı, ölenin yaşayacağı varsayılan süre boyunca hak sahiplerine sağlayacağı katkı üzerinden kurulur. Bakiye ömür bugün TRH 2010 yaşam tablosuna göre belirlenir; genç yaşta ölümde destek süresi uzadığı için hesaplanan tutar yükselir.
2. Gelir düzeyi ve gelirin belgelenebilirliği. Hesap ölenin geliri üzerinden yapılır. Gelir belgelenemiyorsa asgari ücret esas alınır; bu nedenle kayıt dışı çalışan bir kişinin dosyasında taban, gerçek kazancının altında kalabilir. Ücret bordrosu, vergi kaydı, meslek odası kaydı gibi belgeler bu noktada tutarı doğrudan değiştirir.
3. Destek görenlerin sayısı, yaşı ve durumu. Ölenin gelirinden kendisine ayıracağı pay düşüldükten sonra kalan kısım hak sahipleri arasında paylaştırılır. Küçük çocukların bulunduğu dosyada destek süresi uzun olduğu için pay büyür; çocuklar reşit olduğunda ya da eş yeniden evlendiğinde ilgili payın süresi kısalır.
4. Kusur dağılımı. Kusur, tazminatın hem varlığını hem tutarını etkiler. Ölenin kusuru varsa bu oran hak sahiplerinin talebinden düşülür; KTK m.92/j bunu sigorta bakımından açıkça kapsam dışında bırakmıştır.
5. Poliçe ve teminat limiti. Sigortacının sorumluluğu kaza tarihindeki teminat limitiyle sınırlıdır. Limitin üzerindeki gerçek zarar sorumlulardan istenir; aynı kazada birden çok hak sahibi varsa KTK m.96’daki oransal indirim uygulanır.
6. Zamanaşımı ve başvuru zamanlaması. Süre kaçırıldığında hesabın sonucu ne olursa olsun talep karşılıksız kalabilir. Ölümle sonuçlanan kazada süre 15 yıldır; ayrıntısı aşağıdaki zamanaşımı başlığında ele alınmıştır. Sürelerin dosya türüne göre nasıl değiştiğini trafik kazası tazminat zamanaşımı yazımızda ayrıntılı olarak bulabilirsiniz.
Ölenin kusuru hak sahiplerine yansır mı?
Evet, yansır. KTK m.92’ye 2021’de eklenen (j) bendi, destekten yoksun kalan hak sahibinin destek şahsının kusuruna denk gelen taleplerini zorunlu sigorta kapsamı dışına çıkarmıştır. Uygulamada bu, ölen kişi yüzde 50 kusurluysa hak sahiplerinin sigortadan isteyebileceği destek tazminatının da o oranda azalması demektir.
Kusurun nasıl belirlendiği ayrı bir konudur ve burada yaygın bir yanlış bilgi vardır. Kaza tespit tutanağında kusur oranı yazmaz. Karayolları Trafik Yönetmeliği m.156/a-3 bunu açıkça düzenler: tutanağı düzenleyenler kusur oranı belirtmeksizin, yalnızca kazanın oluşumunda kimin hangi trafik kuralını ihlal ettiğini yazarlar. Oranı yargılamada bilirkişi belirler. Ayrıca iki ayrı ölçek vardır: anlaşmalı tutanak ve Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi sisteminde oran yüzde 0, yüzde 50 veya yüzde 100 olarak işlenirken, yargıda bilirkişi bu ölçekle bağlı değildir ve ara oran verebilir.
Hesapta hangi yaşam tablosu ve faiz kullanılır?
Bakiye ömür TRH 2010 yaşam tablosundan alınır. İşleyecek dönem için ise yüzde 10 artırım ve yüzde 10 iskonto esasına dayanan progresif rant yöntemi uygulanır. Uzun yıllar kullanılan yüzde 1,8 teknik faiz oranının dayanağı kalmamıştır: Anayasa Mahkemesi 17.07.2020 tarihli E.2019/40, K.2020/40 sayılı kararıyla (RG 09.10.2020-31269) KTK m.90’daki genel şartlara atıf yapan ibareyi iptal etmiş, teknik faiz de bu genel şartların ekindeki cetvellere dayanıyordu.
Dayanağın ortadan kalkması 1 Temmuz 2026’da bir kez daha pekişti: Genel Şartların Ek-1, Ek-2, Ek-3 ve Ek-7’si yürürlükten kaldırıldı. Ek-2 tam olarak sakatlık ve destekten yoksun kalma teminatının aktüerya cetveliydi. Bugün hesap doğrudan Türk Borçlar Kanununun haksız fiil hükümlerine göre yapılır. Bir bilirkişi raporunda hâlâ yüzde 1,8 teknik faiz kullanılmışsa bu, rapora itiraz için tek başına gerekçedir. Faiz oranlarının nasıl uygulandığı konusunda yasal faiz oranı yazımıza bakabilirsiniz.
2026’da Destekten Yoksun Kalma Tazminatında Değişen Üç Kural
2026 yılı, ölümlü kaza tazminatının hem hesabını hem usulünü değiştiren üç düzenleme getirdi. Bu değişiklikler internetteki pek çok kaynağa henüz yansımadığı için, eski tarihli yazılarda okunan bilgiler bugün geçerli olmayabilir. Aşağıdaki tablo önceki rejimle bugünkü durumu karşılaştırır.
| Konu | Önceki rejim | Bugün | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Faizin başlangıcı | Uygulamada tartışmalıydı | Kazancın bilindiği döneme olay tarihinden, bilinemediği döneme karar tarihinden | TBK m.55 ek fıkra, 7589 s.K. m.18 |
| Sigortacının erken ödemesi | Nominal olarak düşülüyordu | Ödeme tarihine göre oransal mahsup edilir | TBK m.55 ek fıkra, 7589 s.K. m.18 |
| Belirsiz alacak davası | HMK m.107 ile açılabiliyordu | Madde mülga; kısmi davada talep bir defaya mahsus artırılır | 7589 s.K. m.19-20, HMK m.109/4 |
| Teminatın adı ve hesabı | Genel Şartlar ekindeki cetvel | Destekten Yoksun Kalma (Ölüm) Teminatı; hesap TBK haksız fiil hükümlerine göre | ZMSS Genel Şartları A.5/ç |
| Ek cetveller | Ek-1, Ek-2, Ek-3, Ek-7 yürürlükteydi | Dördü de yürürlükten kaldırıldı | RG 12.06.2026-33278, MADDE 6 |
Faiz başlangıcı ikiye ayrıldı. 16/7/2026 tarihli 7589 sayılı Kanunun 18. maddesiyle TBK m.55’e eklenen fıkra, ölenin desteğinden yoksun kalanların kayıpları bakımından faizin nereden işleyeceğini kanunla belirledi: ölenin kazancının bilindiği döneme ilişkin tazminata haksız fiilin meydana geldiği tarihten, kazancın bilinemediği döneme ilişkin tazminata ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilir. Aynı hesabın iki parçasına iki farklı faiz başlangıcı uygulanması bu düzenlemenin en pratik sonucudur.
Erken ödeme artık oransal mahsup ediliyor. Aynı maddeye eklenen ikinci fıkraya göre, ifa amacıyla tahkikat başlayıncaya kadar ödenen bedel, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal olarak mahsup edilir. Bu, sigortacının kaza sonrasında yaptığı kısmî ödemenin yıllar sonra verilen kararda nominal rakam olarak değil, ödendiği tarihteki oranıyla düşülmesi anlamına gelir. Hak sahibi bakımından sonucu doğrudan etkileyen bir kuraldır.
Bu iki fıkranın geçiş hükmü ayrıca önemlidir: 7589 sayılı Kanunun Geçici m.1/9 hükmü uyarınca yeni faiz ve mahsup kuralları yalnızca 31.07.2026 tarihinden sonra meydana gelen olaylara uygulanır. Daha eski tarihli bir kazada faiz, önceki uygulamaya göre değerlendirilir.
Belirsiz alacak davası kalktı. 7589 sayılı Kanunun 19. maddesiyle HMK m.107 yürürlükten kaldırılmış, 20. maddesiyle HMK m.109’a dördüncü fıkra eklenmiştir. Yeni düzene göre kısmi davada talep, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın ve bir defaya mahsus olmak üzere tahkikat sona erene kadar artırılabilir; zamanaşımı, artırılan kısım bakımından da dava tarihinden kesilmiş sayılır. Geçiş ölçütü olay tarihi değil dava tarihidir: kaldırılma tarihinden önce açılmış davalarda mülga m.107 uygulanmaya devam eder. İki dava türü arasındaki farkı belirsiz alacak davası ve kısmi dava farkı yazımızda ayrıntılı anlattık.
Yaralanmalı Trafik Kazası Tazminat Alanlar Yorumları ile Ölümlü Kaza Arasındaki Fark Nedir?
Yaralanmalı trafik kazası tazminat alanlar yorumları ile ölümlü kaza yorumlarının karşılaştırılması yanıltıcıdır, çünkü iki dosyada tazminatın hesap birimi farklıdır. Yaralanmada hesap yaralanan kişinin kendi çalışma gücü kaybı üzerinden kurulur ve maluliyet oranına bağlıdır. Ölümde ise hesap ölen kişi üzerinden yapılır, ancak tazminatı ondan destek gören kişiler alır. Bu yüzden aynı kazada aynı yaştaki iki kişiden birinin yaralanması diğerinin ölmesi hâlinde ortaya çıkan tutarlar birbirinin göstergesi olmaz.
| Ölçüt | Yaralanmalı kaza | Ölümlü kaza |
|---|---|---|
| Teminatın adı | Sakatlanma Teminatı | Destekten Yoksun Kalma (Ölüm) Teminatı |
| Hesap kimin üzerinden | Yaralanan kişi | Ölen kişi |
| Tazminatı kim alır | Yaralanan kişinin kendisi | Ölenin desteğinden yoksun kalanlar |
| Belirleyici teknik veri | Sürekli maluliyet oranı (Kurul Raporu) | Bakiye ömür, gelir, hak sahibi sayısı |
| Geçici iş göremezlik | Teminat kapsamında | Yalnız ölüm hemen gerçekleşmemişse gündeme gelir |
| Zamanaşımı | 8 yıl | 15 yıl |
| Ceza yönü | TCK m.89 — takibi şikâyete bağlı | TCK m.85 — resen soruşturulur |
Zamanaşımı farkının kaynağı ceza hükümlerinin üst sınırıdır. Taksirle öldürme TCK m.85/1’de iki yıldan altı yıla kadar hapisle cezalandırılır; üst sınır beş yılı aştığı için TCK m.66/1-d uyarınca dava zamanaşımı 15 yıl olur. Taksirle yaralamada ise nitelikli hâller dahil üst sınır beş yılı geçmediğinden m.66/1-e devreye girer ve süre 8 yıla iner. Bir başka önemli fark ceza yargılamasındadır: taksirle yaralamanın soruşturulması kural olarak şikâyete bağlıyken, ölümle sonuçlanan kazada soruşturma şikâyet aranmaksızın resen yürütülür.
Yaralanmalı kazada maluliyet oranının nasıl tespit edildiği ve tazminata etkisi ayrı bir konudur; omurga yaralanmaları örneğinde süreci maluliyet ve tazminat değerlendirmesi yazımızda ele aldık. Kazadan sonraki ilk adımların tamamı için trafik kazası geçirdikten sonraki süreç yazımıza bakabilirsiniz.
Sigorta Şirketine Başvuru: Süreler, Belgeler ve İlk Adım
Ölümlü kazada ilk adım, dava açmak değil sigortacıya yazılı başvuru yapmaktır. KTK m.97 bunu bir tercih değil ön koşul olarak düzenler: zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Bu adım atlanırsa açılan dava usul yönünden engelle karşılaşır.
| Aşama | Süre | Dayanak |
|---|---|---|
| Sigortacının yazılı başvuruya cevabı | En geç 15 gün | KTK m.97 |
| Belgeler ulaştıktan sonra ödeme | 8 iş günü | KTK m.99 |
| Cevapsızlık veya olumsuz cevap sonrası | Dava veya tahkim yolu açılır | KTK m.97, 5684 s.K. |
| Ölümlü kazada zamanaşımı | 15 yıl (kaza gününden) | KTK m.109/2, TCK m.66/1-d |
| Yetersiz veya fahiş uzlaşmanın iptali | 2 yıl (anlaşma tarihinden) | KTK m.111/2 |
Ödeme süresinin başlaması için belgelerin tamamlanmış olması gerekir. 1 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren Genel Şartların Ek-6’sı, başlığı “Tazminat Ödemelerinde İstenilecek Belgeler” olan listedir ve bedeni zararların ölüm bölümünü ayrı olarak düzenler. Ölüm dosyasında tipik olarak istenen belgeler şunlardır:
- Kaza tespit tutanağının resmi tasdikli sureti; varsa ifade ve görgü tutanakları.
- Ölüm belgesi ve ölüm nedenini gösteren rapor.
- Veraset ilamı ile hak sahiplerini gösteren nüfus kayıt örneği.
- Ölenin gelirini gösteren belgeler: ücret bordrosu, vergi kaydı, meslek odası kaydı ya da SGK hizmet dökümü.
- Cenaze giderlerine ilişkin belgeler.
- Hak sahiplerine ait banka hesap bilgileri (banka ve şube adı, IBAN).
- Kişisel bilgi doğrulama evrakları; varsa hak sahibine ait doğrulanmış cep telefonu numarası.
Başvuru aşamasında sık karşılaşılan bir risk, sigortacının sunduğu tutarın imzalanan bir ibraname ile kesinleştirilmesidir. Bu noktada KTK m.111 iki koruma getirir. Birinci fıkraya göre kanunun öngördüğü hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. İkinci fıkraya göre ise tazminat miktarına ilişkin olup yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşma ve uzlaşmalar, yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir. Bu iki yıllık süre zamanaşımından ayrı ve ona ek bir süredir.
Sigorta Ödemezse Tahkim mi Dava mı Seçilmeli?
Başvuruya 15 gün içinde cevap verilmez veya verilen cevap talebi karşılamazsa iki yol açılır: 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu çerçevesinde Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurmak ya da mahkemede dava açmak. KTK m.97 bu iki yolu birbirinin alternatifi olarak sayar; hangisinin seçileceği dosyanın niteliğine göre değişir.
Seçim yapılırken gözden kaçan bir ayrım, muhatabın kim olduğudur. Talep yalnızca sigortacıya yöneltiliyorsa uyuşmazlık ticari nitelik taşır ve dava asliye ticaret mahkemesinde görülür; öncesinde Türk Ticaret Kanunu m.5/A uyarınca arabuluculuk dava şartı işler. Talep sürücü, işleten ya da teşebbüs sahibine yöneltiliyorsa dava asliye hukuk mahkemesinde açılır. Manevi tazminat sigorta teminatı dışında olduğu için bu talep tahkim yoluyla değil, sorumlulara karşı açılacak davayla ileri sürülür.
Yetki bakımından KTK m.110/2 hak sahibine seçim hakkı verir: dava, sigortacının şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın meydana geldiği yer mahkemesinde de açılabilir. Aynı maddenin birinci fıkrasına göre, işleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebep olduğu zararlara ilişkin davalar da adli yargıda görülür.
Bir başka pratik ayrım, görev yönünden verilen ret kararlarında ortaya çıkar. Dosya görevsizlik veya yetkisizlik nedeniyle reddedilmiş ve bu arada zamanaşımı dolmuşsa, TBK m.158 altmış günlük ek süre tanır. Ölümlü kazalarda zamanaşımı uzun olduğu için bu hüküm nadiren gündeme gelir; buna karşılık aynı kazadan doğan maddi hasar talepleri için kritik olabilir.
Tazminat Sürecinde Avukat Desteğinin Önemi
Ölümlü kaza dosyalarında hukuki desteğin işlevi, sürecin teknik kısmının doğru kurulmasıdır. Dosyanın sonucunu belirleyen üç unsur — kusur tespiti, zarar hesabı ve süreler — birbirine bağlıdır ve baştan yapılan bir tercih sonradan düzeltilemeyebilir. Örneğin talebin yalnız sigortacıya mı yoksa sorumlulara da mı yöneltileceği kararı, manevi tazminatın istenip istenemeyeceğini doğrudan belirler.
Aktüerya raporunun denetlenmesi de teknik bir iştir. Raporda kullanılan yaşam tablosu, iskonto yöntemi ve destek payı dağılımı hatalıysa sonuç ciddi biçimde değişir. Yukarıda değinilen yüzde 1,8 teknik faiz meselesi bunun tipik örneğidir: dayanağı kalkmış bir oranın kullanıldığı rapora süresinde itiraz edilmezse hesap o hâliyle kesinleşebilir.
Sürelerin takibi ise dosyanın en az teknik ama en kritik yönüdür. Sigortacıya başvuru, cevap süresinin dolması, tahkim veya dava tercihi, bilirkişi raporuna itiraz süresi ve zamanaşımı ayrı ayrı işler. Bunlardan birinin kaçırılması, hesabın sonucundan bağımsız olarak talebi karşılıksız bırakabilir.
Ölümlü bir kazanın ardından yas süreci ile evrak süreci aynı anda yürütülür ve sürelerin çoğu ilk haftalarda işlemeye başlar. Hangi kalemin hangi muhataptan isteneceği ve hangi sürelerin şu anda işlediği, dosyanın kendi verileriyle birlikte değerlendirilmesi gereken bir sorudur. Destekten yoksun kalma tazminatı ve trafik kazası avukatı sayfalarımızda bu sürecin ayrıntılarını bulabilirsiniz.
Ölümlü Trafik Kazası Tazminat Davalarında Dikkat Edilmesi Gerekenler
Ölümlü trafik kazası tazminat davalarında sonucu değiştiren ayrıntılar çoğunlukla dosyanın ilk haftalarında belirlenir. Aşağıdaki başlıklar, uygulamada en sık hak kaybına yol açan noktalardır.
1. Kaza tespit tutanağı ve delillerin toplanması. Tutanak kusurun oranını değil, hangi trafik kuralının ihlal edildiğini gösterir; oran yargılamada bilirkişi tarafından belirlenir. Bu nedenle tutanaktaki ihlal tespitinin eksiksiz olması, kamera görüntülerinin ve tanık bilgilerinin erken toplanması önemlidir. Maddi hasarlı ve olay yerinden kaldırılmış kazalarda kolluğun tutanak düzenlemediği hâller de vardır; ölümlü kazada ise soruşturma resen yürütülür.
2. Belgelerin eksiksiz sunulması. KTK m.99’daki sekiz iş günlük ödeme süresi, belgeler sigortacıya ulaştığı tarihten itibaren işler. Eksik evrakla yapılan başvuru süreyi başlatmaz. Ölen kişinin gelirini gösteren belgelerin toplanmasına özellikle dikkat edilmelidir; gelir belgelenemediğinde hesap asgari ücret üzerinden kurulur.
3. Sigorta şirketiyle yazışmanın kayda geçirilmesi. Başvurunun yapıldığı tarih hem 15 günlük cevap süresinin hem de ileride tartışılacak faiz başlangıcının hesabında kullanılır. Yazılı başvurunun ve tebliğ tarihinin belgelenmesi, sonradan ispat sorunu yaşanmasını önler. Ayrıca sigortacının yaptığı her kısmî ödemenin dekontu saklanmalıdır: kısmî ödeme borç ikrarı sayılabildiği gibi, 31.07.2026 sonrası olaylarda oransal mahsubun tarihini de belirler.
4. Tazminat kalemlerinin doğru muhataba yöneltilmesi. Destek zararı ve cenaze gideri sigortacıdan istenebilirken manevi tazminat KTK m.92/f uyarınca teminat dışındadır ve sorumlulara yöneltilir. Talebin baştan doğru ayrıştırılması, sonradan ayrı bir dava açma yükünü ortadan kaldırır.
5. İmzalanan ibranamenin içeriği. Sigortacının ödediği tutar karşılığında imzalatılan belge, çoğu zaman tüm talepleri kapsayacak biçimde düzenlenir. KTK m.111/1 sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmaları geçersiz sayar; ikinci fıkra ise yetersiz olduğu açıkça belli olan uzlaşmaların iki yıl içinde iptalini mümkün kılar. Bu süre kaçırılırsa iptal imkânı ortadan kalkar.
6. Ceza dosyasının takibi. Ölümlü kazada ceza soruşturması şikâyete bağlı olmadan yürütülür ve buradaki kusur tespiti hukuk dosyasına ışık tutar. Bununla birlikte TBK m.74 uyarınca hukuk hâkimi, ceza hâkiminin beraat kararıyla ve kusur değerlendirmesiyle bağlı değildir. Ceza dosyasında beraat kararı verilmiş olması, tazminat davasının kaybedileceği anlamına gelmez.
7. Temyiz merciindeki değişikliğin gözden kaçırılmaması. Trafik kazası tazminat dosyalarına uzun yıllar Yargıtay 17. Hukuk Dairesi bakmıştır. Bu daire 2021’de kapatılmış, dosyalar 4. Hukuk Dairesine devredilmiştir. Eski kararlar geçerliliğini korur; değişen şey temyiz merciidir. Kararların istinaf aşamasında ne kadar sürdüğüne ilişkin ayrıntı için tazminat davası istinaf süresi yazımıza bakabilirsiniz.
Ölümlü Trafik Kazasında Zamanaşımı Kaç Yıldır?
Ölümle sonuçlanan trafik kazasında tazminat talebi 15 yıllık zamanaşımına tabidir ve bu süre kaza gününden işlemeye başlar. Dayanağı KTK m.109/2’dir: dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörüyorsa, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerli olur. Taksirle öldürme TCK m.85/1’de iki yıldan altı yıla kadar hapisle cezalandırıldığından ve TCK m.66/4 uyarınca süre cezanın üst sınırına göre belirlendiğinden, m.66/1-d’deki 15 yıllık süre uygulanır.
Burada sık yapılan bir terim hatası vardır: uzun sürenin kaynağı TCK m.66’daki dava zamanaşımıdır, m.68’deki ceza zamanaşımı değildir. TCK m.68 kesinleşmiş bir cezanın infazına ilişkindir ve tazminat talebiyle ilgisi yoktur. Bu ayrımı yapmayan kaynaklar süreyi yanlış maddeye bağlamaktadır.
| Durum | Süre | Başlangıç | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Kazada ölüm | 15 yıl | Kaza günü | KTK m.109/2 + TCK m.66/1-d |
| Kazada yaralanma | 8 yıl | Kaza günü | KTK m.109/2 + TCK m.66/1-e |
| Salt maddi hasarlı kaza | 2 yıl / en çok 10 yıl | Zararı ve sorumluyu öğrenme / kaza günü | KTK m.109/1 |
| Sigortacının rücu talebi | 2 yıl | Ödemenin tamamlanması | KTK m.109/4 |
Zamanaşımının kesilmesi konusunda yaygın bir yanlış bilgi dolaşımdadır: “sigortaya başvuru zamanaşımını keser” cümlesi doğru değildir. KTK m.97 kapsamındaki yazılı başvuru, TBK m.154’te sayılan kesme sebepleri arasında yer almaz; başvuru zorunludur ve dava ile tahkim kapısını açar, ancak süreyi kesmez. Süreyi kesen işlemler dava açılması, tahkime başvurulması, icra takibi ve sigortacının kısmî ödeme yapmasıdır. Ayrıca kesme ile durma farklı kurumlardır: durmada süre engel kalkınca kaldığı yerden işler, kesmede ise sıfırdan yeni bir süre başlar.
KTK m.109/3 ise çoğu kaynakta hiç geçmeyen bir kolaylık sağlar: zamanaşımı tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse sigortacıya karşı da kesilmiş olur; sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı da tazminat yükümlüsü bakımından kesilmiş sayılır. Bu çapraz kesilme çift yönlüdür. Son olarak zamanaşımının dolması hakkı tümüyle ortadan kaldırmaz: TBK m.161 uyarınca zamanaşımı bir def’idir, itiraz değildir — karşı taraf ileri sürmedikçe hâkim resen dikkate alamaz.
İş Kazası Tazminat Alanlar Yorumları Neden Farklı Hesaplanır?
İş kazası tazminat alanlar yorumları, trafik kazası yorumlarıyla aynı çerçevede okunamaz; çünkü iş kazasında sorumluluğun kaynağı haksız fiil değil, iş sözleşmesinden doğan gözetme borcudur. Bu farkın en görünür sonucu zamanaşımında ortaya çıkar: iş kazasından doğan tazminat talebi TBK m.146 uyarınca 10 yıllık süreye tabidir, haksız fiilin iki yıllık süresine değil.
Bir kaza aynı anda hem trafik hem iş kazası olabilir. Servis aracıyla işe giderken meydana gelen ya da görev sırasında araç kullanırken yaşanan kazalarda iki rejim birlikte işler: hak sahibi hem zorunlu trafik sigortasına, hem de işverene karşı talepte bulunabilir. Bu durumda Sosyal Güvenlik Kurumunun yaptığı ödemeler de hesaba girer. TBK m.55/1 burada net bir sınır çizer: kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacı taşımayan ödemeler zarar veya tazminattan indirilemez.
Usul yönünden de bir ayrım vardır: iş kazasından doğan maddi ve manevi tazminat davalarında arabuluculuk dava şartı değildir. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/3 iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan tazminat davalarını dava şartı arabuluculuk kapsamı dışında bırakmıştır. Buna karşılık yalnız sigortacıya yöneltilen trafik kazası talebi ticari dava sayıldığı için TTK m.5/A kapsamında arabuluculuk dava şartına tabidir.
Sıkça Sorulan Sorular
Ölümlü trafik kazası tazminat davalarında hangi zararlar talep edilebilir?
TBK m.53’e göre cenaze giderleri, ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından doğan kayıplar ve ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin uğradığı kayıplar talep edilebilir. Bunlara ek olarak TBK m.56/2 uyarınca ölenin yakınları manevi tazminat isteyebilir. Manevi tazminat zorunlu trafik sigortası teminatı dışında olduğundan sorumlulara yöneltilir.
Tazminat talebinde bulunmak için süre sınırları var mı?
Evet. Ölümle sonuçlanan trafik kazasında zamanaşımı kaza gününden itibaren 15 yıldır; dayanağı KTK m.109/2 ile TCK m.85/1 ve m.66/1-d’dir. Salt maddi hasarlı kazalarda süre zararı ve sorumluyu öğrenmeden itibaren 2 yıl, her hâlde kaza gününden itibaren 10 yıldır. Sigortacıya yazılı başvuru zamanaşımını kesmez; kesen işlemler dava, tahkim başvurusu, icra takibi ve sigortacının kısmî ödemesidir.
Ölümlü trafik kazalarında manevi tazminat kimlere ödenebilir?
TBK m.56/2, ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde ölenin yakınlarına uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verilebileceğini düzenler. Burada aranan ölçüt ekonomik destek değil, ölümün o kişide yarattığı manevi acıdır. Bu nedenle ölenden maddi destek görmeyen bir yakın, destekten yoksun kalma tazminatı alamasa bile manevi tazminat talep edebilir. Tutarı hâkim takdir eder.
Trafik sigortası 2026’da ölüm hâlinde ne kadar ödüyor?
1 Ocak 2026’dan itibaren geçerli tarifede sakatlanma ve ölüm teminatı kişi başına 3.600.000 TL, otomobil grubunda kaza başına 18.000.000 TL’dir. Maddi zararlar için teminat araç başına 400.000 TL, kaza başına 800.000 TL olarak belirlenmiştir. Uygulanacak limit kaza tarihinde yürürlükte olan limittir; gerçek zarar limiti aşarsa aşan kısım sorumlulardan istenir.
Ölen kişi kusurluysa ailesi tazminat alabilir mi?
Alabilir, ancak ölenin kusuru oranında indirim yapılır. KTK m.92/j, destekten yoksun kalan hak sahibinin destek şahsının kusuruna denk gelen taleplerini zorunlu sigorta teminatı dışında bırakmıştır. Ölen kişi tam kusurluysa sigortadan talep edilebilecek destek tazminatı kalmaz; kısmi kusurda ise talep o oranda azalır.
Sürücü alkollüyse sigorta ödeme yapmaz mı?
Bu yaygın bir yanlış bilgidir. KTK m.95’e göre sigorta sözleşmesinden veya sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünü kaldıran ya da azaltan hâller zarar görene karşı ileri sürülemez. Sigortacı hak sahibine ödeme yapar, ardından tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda kendi sigortalısına rücu eder.
Aynı kazada birden çok kişi öldüyse tazminat nasıl paylaşılır?
KTK m.96 bu durumu düzenler. Zarar görenlerin tazminat alacakları toplamı sigorta tutarını aşıyorsa, her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği talep, kendi alacağının toplam alacağa olan oranına göre indirime tabi tutulur. Limitin karşılamadığı kısım için sürücü, işleten ve varsa teşebbüs sahibine başvurulabilir.
Kaza tespit tutanağında kusur oranı yazar mı?
Hayır. Karayolları Trafik Yönetmeliği m.156/a-3’e göre tutanağı düzenleyenler, taraflar için kusur oranı belirtmeksizin yalnızca kazanın oluşumunda kimin hangi trafik kuralını ihlal ettiğini yazarlar. Oranı yargılamada bilirkişi belirler. Anlaşmalı tutanak ve Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi sisteminde oran yüzde 0, 50 veya 100 olarak işlenirken, mahkemede bilirkişi bu ölçekle bağlı değildir.
Kazaya karışan aracın sigortası yoksa ne olur?
Zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan, çalınmış ya da sürücüsü tespit edilemeyen araçların sebep olduğu bedeni zararlarda hak sahipleri 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m.14 uyarınca kurulan Güvence Hesabına başvurabilir. Güvence Hesabının sorumluluğu da zorunlu sigortanın teminat limitleriyle sınırlıdır.
Tazminat davası hangi mahkemede açılır?
Talep yalnız sigortacıya yöneltiliyorsa uyuşmazlık ticari nitelik taşır ve dava asliye ticaret mahkemesinde görülür; öncesinde TTK m.5/A uyarınca arabuluculuk dava şartıdır. Talep sürücü, işleten veya teşebbüs sahibine yöneltiliyorsa dava asliye hukuk mahkemesinde açılır. Yetki bakımından KTK m.110/2 uyarınca sigortacının şubesi, sözleşmeyi yapan acentenin bulunduğu yer veya kazanın meydana geldiği yer mahkemelerinden biri seçilebilir.
Belirsiz alacak davası hâlâ açılabiliyor mu?
Hayır. HMK m.107, 7589 sayılı Kanunun 19. maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır. Yerine gelen HMK m.109/4’e göre kısmi davada talep, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın bir defaya mahsus olmak üzere tahkikat sona erene kadar artırılabilir ve zamanaşımı artırılan kısım bakımından da dava tarihinden kesilmiş sayılır. Geçiş ölçütü dava tarihidir: kaldırılma tarihinden önce açılmış davalarda mülga madde uygulanmaya devam eder.
Sigortanın yaptığı kısmi ödeme tazminattan nasıl düşülür?
31.07.2026 tarihinden sonra meydana gelen olaylarda, ifa amacıyla tahkikat başlayıncaya kadar ödenen bedel, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal olarak mahsup edilir. Bu kural 7589 sayılı Kanunun 18. maddesiyle TBK m.55’e eklenmiştir. Daha önceki tarihli olaylarda mahsup önceki uygulamaya göre değerlendirilir; bu nedenle ödeme dekontlarının tarihleriyle birlikte saklanması önemlidir.
Tazminata faiz hangi tarihten işler?
7589 sayılı Kanunla TBK m.55’e eklenen fıkraya göre, ölenin kazancının bilindiği döneme ilişkin hesaplanan tazminata olayın meydana geldiği tarihten; kazancın bilinemediği döneme ilişkin tazminata ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilir. Bu kural 31.07.2026 tarihinden sonra meydana gelen olaylara uygulanır.
Cenaze giderleri sigortadan alınabilir mi?
Evet. Cenaze giderleri TBK m.53/1’de ölüm hâlinde uğranılan zararlar arasında sayılmıştır ve zorunlu trafik sigortası teminatı kapsamındadır. Giderlerin belgelenmesi gerekir; bu nedenle cenaze ve defin işlemlerine ilişkin fatura ve makbuzların saklanması önerilir.
Sigortayla yapılan uzlaşma sonradan iptal edilebilir mi?
KTK m.111/2’ye göre tazminat miktarına ilişkin olup yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşma ve uzlaşmalar, yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir. Ayrıca aynı maddenin birinci fıkrası uyarınca kanunun öngördüğü hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar baştan geçersizdir. İki yıllık süre zamanaşımından ayrı ve ona ek bir süredir.
Ceza davasında beraat çıkarsa tazminat davası düşer mi?
Düşmez. TBK m.74 uyarınca hukuk hâkimi, ceza hâkiminin beraat kararıyla ve kusur değerlendirmesiyle bağlı değildir. Ceza yargılamasındaki delil ve ispat ölçütleri ile hukuk davasındakiler farklı olduğundan, beraat kararı tazminat sorumluluğunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Ölümlü trafik kazası tazminat yorumları güvenilir bir ölçü müdür?
Usul bilgisi bakımından yararlı, tutar bakımından güvenilir değildir. Destekten yoksun kalma tazminatı sabit bir tarifeye bağlı olmadığı için ölenin yaşı, geliri, hak sahibi sayısı, kusur dağılımı ve kaza tarihindeki teminat limiti her dosyada farklı bir sonuç üretir. Ayrıca eski tarihli paylaşımlar, 2026’da değişen faiz başlangıcı ve oransal mahsup kurallarını yansıtmaz.