Yasal Faiz Oranı 2026: Sabit %24 Bitti, Yeni Oran %31
Yasal faiz oranı, 31 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7589 sayılı Kanun’la (12. Yargı Paketi) artık sabit bir yüzde değil: 3095 sayılı Kanun’un 1. maddesi baştan yazıldı ve oran, Merkez Bankası’nın önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni olarak belirlendi. Bu formüle göre bugün uygulanan oran yıllık %31‘dir.
Değişikliğin arka planında bir Anayasa Mahkemesi kararı var ve takvim şaşırtıcı derecede sıkışık: iptal kararı 1 Ağustos 2026’da yürürlüğe girecekti, kanun 31 Temmuz’da yayımlandı. Aşağıda yeni oranın nasıl hesaplandığı, devam eden dosyalarda hangi oranın uygulanacağı ve tazminat davalarında faiz başlangıcını değiştiren ikinci düzenleme ele alınıyor.
Rakamlarla özet
- Eski oran: yıllık %24 (8485 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı, 1 Haziran 2024’ten itibaren).
- Yeni oran: yıllık %31 — TCMB’nin 31.12.2025 reeskont oranı %38,75 × 0,80.
- Yürürlük: 31 Temmuz 2026, yayımı tarihinde.
- Ticari işlerde temerrüt faizi: %39,75 (avans oranı) — bu madde değişmedi.
- Kaldırılan yetki: Cumhurbaşkanının oranı belirleme yetkisi yeni metinde yer almıyor.
Yasal faiz oranı kaç oldu?
Yıllık %31. Hesap tek satır: Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın 31 Aralık 2025 günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranı %38,75’tir; kanunun aradığı yüzde seksen uygulandığında 38,75 × 0,80 = 31,00 çıkar.
Bu noktada yaygın bir hata dolaşıma girdi: bazı kaynaklar yeni oranı %7 olarak veriyor. Bu rakam, Merkez Bankası’nın yıllar önce uyguladığı %8,75’lik reeskont oranının yüzde sekseni alınarak bulunuyor. Oysa 31 Aralık 2025 itibarıyla geçerli olan oran %38,75’tir ve 20 Aralık 2025’ten beri değişmemiştir. Hesabı yapmadan önce Merkez Bankası’nın ilgili tarihteki oranını doğrulamak gerekir.
| Dönem | Yasal faiz oranı | Dayanak |
|---|---|---|
| 1.1.2006 – 31.5.2024 | %9 | Bakanlar Kurulu/Cumhurbaşkanı kararı |
| 1.6.2024 – 30.7.2026 | %24 | 8485 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı (RG 21.05.2024/32552) |
| 31.7.2026’dan itibaren | %31 | 3095 m.1 (7589 sayılı Kanun m.10) |
Yasal faiz oranı nasıl hesaplanıyor, formül ne?
Yeni 1. madde iki kural içeriyor. Birincisi ana kural: faiz ödenmesi gereken hâllerde miktar sözleşmeyle belirlenmemişse ödeme, TCMB’nin önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden yapılır.
İkincisi yıl ortası düzeltmesi: söz konusu reeskont oranı 30 Haziran günü, önceki yılın 31 Aralık günü uygulanan orandan beş puan veya daha çok farklı ise, yılın ikinci yarısında 30 Haziran’da belirlenen oranın yüzde sekseni geçerli olur. Yani oran yılda en çok iki kez değişebilir.
Beş puan kuralı 2026’nın ikinci yarısında devreye giriyor mu?
Girmiyor. Merkez Bankası reeskont oranını en son 20 Aralık 2025’te belirledi ve 2026 yılı içinde bir değişiklik yapmadı. Dolayısıyla 30 Haziran 2026’da geçerli oran da %38,75’tir; 31 Aralık 2025 oranıyla arasında fark bulunmadığı için ikinci yarı düzeltmesi uygulanmaz. 2026’nın tamamında yasal faiz %31 olarak işler.
Yasal faiz oranı neden değişti? Arkasındaki Anayasa Mahkemesi kararı
Düzenleme bir tercih değil, zorunluluktu. Anayasa Mahkemesi 22 Temmuz 2025 tarihli, E.2024/24, K.2025/164 sayılı kararıyla 3095 sayılı Kanun’un 1. maddesini sözleşmeden kaynaklanmayan borç ilişkileri yönünden iptal etti. Karar 1 Aralık 2025’te Resmî Gazete’de yayımlandı ve Mahkeme, doğacak hukuki boşluğu gözeterek iptalin yürürlüğünü dokuz ay erteledi: 1 Ağustos 2026.
7589 sayılı Kanun 31 Temmuz 2026’da yayımlandı. Yani yeni oran rejimi, iptalin yürürlüğe girmesine bir gün kala yürürlüğe girdi ve haksız fiil, sebepsiz zenginleşme gibi sözleşme dışı alacaklarda faiz oranının dayanaksız kalması önlendi. Bu takvim, kanun koyucunun neden yıl ortasında böyle bir değişikliğe gittiğini de açıklıyor.
Ayrıntı önemli: iptal yalnızca sözleşme dışı borçlar bakımındandı, sözleşmeye dayalı alacaklarda eski oran zaten geçerliliğini koruyordu. Yeni düzenleme bu ayrımı yapmıyor; tek bir oran rejimi kurup her iki alacak türünü aynı formüle bağlıyor. Paketin diğer başlıkları için 12. Yargı Paketi neler getirdi yazımıza bakabilirsiniz.
İptalin gerekçesi: enflasyon ve mülkiyet hakkı
Karar, deprem sonucu taşınmazın yıkılması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan bir davada, Kahramanmaraş 3. İdare Mahkemesi’nin itiraz başvurusu üzerine verildi. Mahkeme kuralı Anayasa’nın 5. ve 35. maddelerine aykırı buldu.
Gerekçenin özü şudur: kişinin malvarlığındaki azalma mülkiyet hakkına müdahale oluşturur; yüksek enflasyon dönemlerinde borcunu ödemeyen borçlu, düşük temerrüt faizi sayesinde ödemeyi geciktirmekten kazanç sağlar. Mahkeme, enflasyon ile döviz kuru, mevduat faizi ve devlet iç borçlanma senetlerinin getirileri temerrüt faizini aştığında, aşan zararın varlığının enflasyonist dönemlerde karine olarak kabul edilmesi gerektiğine dikkat çekti. Kararın tam metnine Anayasa Mahkemesi Norm Kararları Bilgi Bankası’ndan ulaşılabilir.
Faiz enflasyonun altında kalırsa: munzam zarar
Oranın yükselmesi, alacağın enflasyon karşısında eridiği gerçeğini tek başına ortadan kaldırmaz. Türk Borçlar Kanunu’nun 122. maddesi bu boşluk için ayrı bir yol tanır: “Alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa, borçlu kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe, bu zararı da gidermekle yükümlüdür.”
Aynı maddenin ikinci fıkrası pratik bir kolaylık getirir: aşan zarar görülmekte olan davada belirlenebiliyorsa, davacının istemi üzerine hâkim esas hakkında karar verirken bu zararın miktarına da hükmeder; ayrı dava açmak gerekmez. Anayasa Mahkemesi’nin karine vurgusu, bu talebin ispat yükünü alacaklı lehine hafifletecek nitelikte bir dayanaktır. Ancak talep edilmemişse hâkim kendiliğinden hükmedemez; dilekçede açıkça istenmesi gerekir.
Cumhurbaşkanının oranı belirleme yetkisi ne oldu?
Bu, metin karşılaştırıldığında görülen ve çoğu haberde atlanan değişikliktir. Maddenin eski hâli iki fıkradan oluşuyordu: birinci fıkra oranı yıllık yüzde on iki olarak belirliyor, ikinci fıkra ise “Cumhurbaşkanı, bu oranı aylık olarak belirlemeye, yüzde onuna kadar indirmeye veya bir katına kadar artırmaya yetkilidir” diyordu. Kanundaki %12’nin fiilen %24 olarak uygulanmasının sebebi de buydu.
Yeni metin tek fıkra ve bu yetkiye yer vermiyor. Sonuç olarak yasal faiz artık idari bir kararla değil, Merkez Bankası’nın açıkladığı orana bağlı olarak kendiliğinden değişecek. Uygulama açısından bu, oranın öngörülebilirliğini artırır; buna karşılık enflasyonla arasındaki farkın kapanması artık ayrı bir siyasi karara değil, para politikasına bağlıdır.
Devam eden dava ve icra takiplerinde hangi oran uygulanacak?
7589 sayılı Kanun, 3095 sayılı Kanun’daki değişiklik için ayrı bir geçiş hükmü öngörmedi. Bu durumda 3095 sayılı Kanun’un kendi Geçici 1. maddesi devrede kalır: “Bu Kanunun yürürlüğünden önceki ilişkilerden doğan faiz alacakları hakkında da yürürlük tarihinden itibaren bu Kanun hükümleri uygulanır.”
Pratik sonucu dilimli hesaptır: alacak ne zaman doğmuş olursa olsun, faiz 31 Temmuz 2026’ya kadar geçen süre için eski oran üzerinden, bu tarihten sonrası için yeni oran üzerinden hesaplanır. Geriye dönük olarak eski dönemin faizi yeniden hesaplanmaz.
| Durum | Uygulanacak oran |
|---|---|
| 31.7.2026 öncesi işlemiş faiz | O dönemde geçerli oran (1.6.2024 sonrası için %24) |
| 31.7.2026 ve sonrası işleyecek faiz | %31 |
| Derdest dava, karar henüz verilmemiş | Dönemlere bölünerek hesaplanır |
| Kesinleşmiş ilam, icra takibi sürüyor | Takip tarihinden sonrası için dönemsel hesap |
| Sözleşmede faiz oranı kararlaştırılmış | Sözleşmedeki oran (kanuni faiz devreye girmez) |
İcra dosyasında faiz kaleminin dönemlere bölünmesi hesap hatalarının en sık kaynağıdır; takip talebindeki oran ile fiilen işletilen oran farklıysa itiraz edilebilir. İcra sürecinin işleyişi için icra takibi nedir ve icra dosyası kapatma yazılarımız yol gösterir.
Yasal faiz ile temerrüt faizi arasındaki fark ne?
Kanuni (yasal) faiz, faiz ödenmesi gereken hâllerde sözleşmeyle bir oran belirlenmemişse uygulanan orandır. Temerrüt faizi ise borçlunun ödemede gecikmesi hâlinde geçmiş günler için istenen faizdir. 3095 sayılı Kanun’un 2. maddesi, temerrüt faizi oranını doğrudan 1. maddeye bağlar: sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça borçlu, birinci maddede belirlenen orana göre temerrüt faizi öder.
Bunun sonucu şudur: 2. madde metni değişmediği hâlde, 1. maddedeki oran değiştiği için adi işlerde temerrüt faizi de %24’ten %31’e çıkmıştır. Ayrıca aynı maddenin son fıkrası uyarınca, sözleşmede temerrüt faizi kararlaştırılmamışsa ve akdi faiz kanuni orandan yüksekse, temerrüt faizi akdi faizden az olamaz.
Ticari işlerde faiz oranı değişti mi?
Hayır ve burada iki farklı Merkez Bankası oranı karıştırılıyor. 3095 sayılı Kanun’un 2. maddesinin ikinci fıkrası, ticari işlerde temerrüt faizini TCMB’nin önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranına bağlar; bu oran %39,75‘tir. Yeni 1. madde ise kısa vadeli kredi işlemlerinde uygulanan reeskont oranını (%38,75) esas alır.
- Adi işlerde kanuni faiz ve temerrüt faizi: %31
- Ticari işlerde temerrüt faizi: %39,75 (avans oranı, kanuni faizden yüksek olduğu için istenebilir)
- Ticari iş sayılma ölçütü Türk Ticaret Kanunu’ndadır; tarafların tacir olması ya da işin ticari işletmeyle ilgili olması aranır.
Tazminat davalarında faiz ne zaman başlayacak? İkinci değişiklik
Aynı paketin 18. maddesi, Türk Borçlar Kanunu’nun 55. maddesine iki fıkra ekledi ve bedensel zararlarda faiz başlangıcını kurala bağladı. Yeni düzenlemeye göre çalışma gücünün azalması veya yitirilmesinden doğan kayıplar ile destekten yoksun kalma tazminatlarında:
- Zarar görenin veya destekte bulunan kişinin kazancının bilindiği döneme ilişkin hesaplanan tazminata, haksız fiilin veya zarar doğuran olayın meydana geldiği tarihten itibaren kanuni faiz işletilir.
- Kazancın bilinemediği döneme ilişkin hesaplanan tazminata ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilir.
- Tahkikat başlayıncaya kadar ifa amacıyla ödenen bedel, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal olarak mahsup edilir.
Bu hükmün geçiş kuralı ayrı düzenlendi: değişiklik, yalnızca yürürlüğe girdiği tarihten sonra meydana gelen haksız fiiller veya zarar doğuran olaylar hakkında uygulanır. Daha önce gerçekleşmiş olaylarda önceki hükümler geçerlidir. Ölümlü ve yaralanmalı kazalarda tazminat hesabının bileşenleri için ölümlü trafik kazası tazminat hesaplama ve kemik kırığı tazminat tutarı yazılarımız ayrıntılı örnek sunuyor.
Sözleşmeyle kararlaştırılabilecek faiz tavanı da yükseldi
Değişikliğin en az konuşulan sonucu bu. Türk Borçlar Kanunu, sözleşme serbestisine kanuni orana bağlı iki tavan koyar ve bu tavanlar 3095’teki oran değiştiği anda kendiliğinden değişir:
- Akdi faiz (TBK m.88/2): sözleşmeyle kararlaştırılacak yıllık faiz oranı, mevzuata göre belirlenen oranın yüzde elli fazlasını aşamaz.
- Temerrüt faizi (TBK m.120/2): sözleşmeyle kararlaştırılacak yıllık temerrüt faizi oranı, aynı oranın yüzde yüz fazlasını aşamaz.
| Tavan | Kanuni faiz %24 iken | Kanuni faiz %31 iken |
|---|---|---|
| Sözleşmesel akdi faiz üst sınırı (m.88/2) | %36 | %46,5 |
| Sözleşmesel temerrüt faizi üst sınırı (m.120/2) | %48 | %62 |
Bunun iki yönlü sonucu var. Kredi, ödünç ve ticari sözleşmelerde taraflar artık daha yüksek bir faiz kararlaştırabilir; buna karşılık tavanı aşan oranlar bakımından itiraz eşiği de yükselmiş olur. Sözleşmenizde faiz oranı yazıyorsa, bu oranın hangi tarihteki kanuni orana göre değerlendirileceği önem taşır: TBK m.120/1, uygulanacak temerrüt faizi oranının faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuata göre belirleneceğini söyler.
Örnek hesap: 31 Temmuz kırılmasıyla faiz nasıl bulunur?
200.000 TL tutarında bir alacakta borçlunun 1 Ocak 2026’da temerrüde düştüğünü ve 31 Aralık 2026’ya kadar ödeme yapılmadığını varsayalım. Sözleşmede faiz oranı kararlaştırılmamış ve alacak adi nitelikte olsun. Hesap iki döneme bölünür:
| Dönem | Gün | Oran | Faiz |
|---|---|---|---|
| 1.1.2026 – 30.7.2026 | 211 | %24 | 200.000 × 0,24 × 211/365 = 27.747,95 TL |
| 31.7.2026 – 31.12.2026 | 154 | %31 | 200.000 × 0,31 × 154/365 = 26.158,90 TL |
| Toplam | 365 | — | 53.906,85 TL |
Aynı alacağa yıl boyunca eski oran uygulansaydı faiz 48.000 TL, tamamına yeni oran uygulansaydı 62.000 TL olurdu. Aradaki fark, tarih ayrımının neden bu kadar önemli olduğunu gösterir. Hesapta yıl 365 gün kabul edilir ve bileşik faiz yürütülmez; bulunan faiz yalnızca anapara üzerinden işler.
Hangi alacaklarda hangi faiz uygulanır?
Uygulamada en sık yapılan hata, her alacak için aynı oranı istemektir. Oysa faiz türü alacağın niteliğine göre değişir:
| Alacak türü | Faiz | Başlangıç |
|---|---|---|
| Haksız fiilden doğan tazminat | Kanuni faiz (%31) | Kural olarak haksız fiil tarihi |
| Sözleşmeden doğan adi alacak | Sözleşmedeki oran, yoksa %31 | Temerrüt tarihi |
| Ticari iş niteliğindeki alacak | Avans oranı (%39,75) istenebilir | Temerrüt tarihi |
| Kıdem tazminatı | Mevduata uygulanan en yüksek faiz | Fesih tarihi |
| İhbar tazminatı ve diğer işçilik alacakları | Kanuni faiz | Temerrüt / dava-ıslah tarihi |
| Yabancı para borcu | Devlet bankalarının o para için bir yıl vadeli mevduata ödediği en yüksek faiz | Temerrüt tarihi |
Kıdem tazminatının kendine özgü faiz rejimi ve hesap örnekleri için kıdem tazminatı gecikme faizi hesaplama yazımız ayrı bir çerçeve sunuyor; oradaki ayrım, işçilik alacaklarında tek bir orana bakmanın neden yanıltıcı olduğunu gösteriyor.
Faiz hesabında değişmeyen kurallar
Yeni düzenleme yalnızca oranı ve oranın belirlenme yöntemini değiştirdi; kanunun diğer hükümleri yerinde duruyor:
- Bileşik faiz yasağı: kanuni faiz ve temerrüt faizi hesaplanırken faize faiz yürütülemez (m.3). Türk Ticaret Kanunu’nun bu konudaki hükümleri saklıdır.
- Diğer kanunlardaki özel faiz hükümleri saklıdır (m.4); daha yüksek temerrüt faizi öngören özel düzenlemeler öncelikle uygulanır.
- Yabancı para borcunda sözleşmede daha yüksek bir oran kararlaştırılmadıkça, devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz uygulanır (m.4/a).
- Sözleşme serbestisi önceliğini korur: taraflar faiz oranını kararlaştırmışsa kanuni faiz devreye girmez.
Kanunun güncel tam metni mevzuat.gov.tr üzerinden, hesabın dayandığı reeskont ve avans oranları ise Merkez Bankası’nın resmî sayfasından doğrulanabilir.
Faiz talebi dilekçede nasıl yazılmalı?
Oran ne olursa olsun, talep edilmeyen faize hükmedilmez. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26. maddesi açıktır: “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.” Bu nedenle dilekçede dört unsurun eksiksiz bulunması gerekir:
- Faizin türü: kanuni faiz mi, ticari işlerde avans faizi mi, kıdem tazminatında olduğu gibi özel bir faiz mi isteniyor.
- Başlangıç tarihi: haksız fiil tarihi, temerrüt tarihi, dava tarihi veya ıslah tarihi. Faiz başlangıcı belirtilmezse dava tarihi esas alınabilir ve geçmiş dönem faizi kaybedilir.
- Temerrüdün ispatı: ihtarname, e-posta, iade taahhütlü mektup gibi belgeler dosyaya konmalıdır; aksi hâlde dava tarihinden öncesi için faiz istemek güçleşir.
- Fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması: kısmi talepte bu kayıt yoksa, sonradan artırım imkânı sınırlanır.
Talep eksik yazılmışsa ıslah yolu vardır; ancak Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 176. maddesi uyarınca taraflar aynı davada ancak bir kez ıslaha başvurabilir. Bu tek hakkın faiz kaleminde harcanmaması için başlangıç tarihinin baştan doğru yazılması, oran değişikliğinin yaşandığı bu dönemde her zamankinden önemlidir.
Talebinizi hesaplarken nelere dikkat etmelisiniz
Yeni rejimde dosya hazırlarken üç şey belirleyici: faizin başlangıç tarihi, alacağın adi mi ticari mi olduğu ve dönem ayrımının doğru yapılması. Dava veya takip dilekçesinde “yasal faiziyle birlikte” ifadesi tek başına yeterli olsa da, hesaplama aşamasında 31 Temmuz 2026 öncesi ve sonrası ayrı ayrı yürütülmelidir. Talep edilen oran yanlış yazıldığında fazlaya ilişkin hakların saklı tutulup tutulmadığı önem kazanır.
Alacağınızın türüne göre hangi faizin isteneceği ve hesabın nasıl kurulacağı konusunda dosyanızı birlikte değerlendirmek için tazminat hukuku alanındaki çalışmalarımızı inceleyebilir, büromuza ulaşabilirsiniz. Yargılama giderlerinin planlanması için 2026 avukat vekalet ücreti tablosu da fikir verir.
Alacağa işleyecek faizin tutarını dönem dönem değişen oranlarla elle hesaplamak zahmetlidir. Tarih aralığını girip sonucu görmek için yasal faiz hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Yasal faiz oranı 2026’da yüzde kaç?
Yıllık %31. Bu oran, TCMB’nin 31 Aralık 2025 günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı %38,75’lik reeskont oranının yüzde sekseni alınarak bulunur ve 31 Temmuz 2026’dan itibaren uygulanır.
Sabit %24 yasal faiz neden bitti?
Anayasa Mahkemesi, 3095 sayılı Kanun’un 1. maddesini sözleşmeden kaynaklanmayan borç ilişkileri yönünden iptal etmiş ve iptalin 1 Ağustos 2026’da yürürlüğe girmesine karar vermişti. 7589 sayılı Kanun, doğacak boşluğu doldurmak için 31 Temmuz 2026’da yayımlandı ve sabit oran yerine Merkez Bankası reeskont oranına bağlı bir formül getirdi.
Yasal faiz oranı yıl içinde değişebilir mi?
Evet, ama sınırlı biçimde. 30 Haziran günü geçerli reeskont oranı, önceki yılın 31 Aralık oranından beş puan veya daha çok farklıysa yılın ikinci yarısında 30 Haziran oranının yüzde sekseni uygulanır. 2026’da böyle bir fark oluşmadığı için yıl boyunca %31 geçerlidir.
Devam eden davamda hangi oran uygulanacak?
Faiz dönemlere bölünerek hesaplanır: 31 Temmuz 2026’ya kadar işleyen faiz o dönemin oranı üzerinden, bu tarihten sonrası %31 üzerinden hesaplanır. Geçmiş dönem faizi geriye dönük olarak yeniden hesaplanmaz.
Ticari işlerde temerrüt faizi de %31 mi oldu?
Hayır. Ticari işlerde temerrüt faizi, TCMB’nin kısa vadeli avanslar için uyguladığı orana bağlıdır ve bu oran %39,75’tir. Kanuni faizden yüksek olduğu için ticari işlerde sözleşme olmasa bile bu oran istenebilir.
Sözleşmemizde faiz oranı yazıyorsa yeni oran uygulanır mı?
Uygulanmaz. Kanuni faiz, oranın sözleşmeyle belirlenmediği hâllerde devreye girer. Sözleşmede geçerli bir oran kararlaştırılmışsa o oran uygulanır; ancak temerrüt faizi, akdi faizden az olamaz.
Faize faiz işletilebilir mi?
Hayır. 3095 sayılı Kanun’un 3. maddesi kanuni faiz ve temerrüt faizi hesaplanırken bileşik faiz yürütülmesini yasaklar. Türk Ticaret Kanunu’ndaki istisnai hükümler saklıdır.
Tazminat davasında faiz hangi tarihten başlar?
Bedensel zararlarda yeni kural şudur: kazancın bilindiği döneme ilişkin tazminata haksız fiil tarihinden, bilinemediği döneme ilişkin tazminata karar tarihinden kanuni faiz işletilir. Bu düzenleme yalnızca 31 Temmuz 2026’dan sonra meydana gelen olaylara uygulanır.
Yasal faiz oranını Cumhurbaşkanı yine değiştirebilir mi?
Maddenin yeni hâlinde böyle bir yetkiye yer verilmedi. Oran artık Merkez Bankası’nın açıkladığı reeskont oranına bağlı olarak kendiliğinden belirlenmektedir.
Yabancı para alacağında hangi faiz uygulanır?
Sözleşmede daha yüksek bir akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmamışsa, devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır. Bu kural değişmedi.
2027’de yasal faiz oranı ne olacak?
Merkez Bankası’nın 31 Aralık 2026 günü geçerli olacak reeskont oranının yüzde sekseni uygulanacak. Oran şimdiden bilinemez; yıl sonunda TCMB’nin açıkladığı orana bakmak gerekir.
Buradaki bilgiler 4 Ağustos 2026 tarihli mevzuat ve Merkez Bankası verilerine dayanır; oranlar yıl sonunda ve gerektiğinde yıl ortasında değişebileceği için hesap yapmadan önce güncel oranı doğrulayın. Yazı genel bilgilendirme amacı taşır, somut alacağınızın faiz türü ve başlangıç tarihi dosyanıza göre değişir. Hazırlayan: Av. Handan Sayan Özgül.