Hakaret Suçu TCK Madde 125
TCK madde 125, hakaret suçunu düzenleyen hükümdür ve Türk Ceza Kanunu’nun “Şerefe Karşı Suçlar” başlıklı sekizinci bölümünün ilk maddesidir. Madde, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil ya da olgu isnat edilmesini veya sövülmesini beş fıkra hâlinde cezalandırır. Bu yazıda önce maddenin tam metnini veriyor, ardından her fıkrayı — 125/1, 125/2, 125/3, 125/4 ve 125/5 — ayrı ayrı açıklıyoruz.
Maddenin lafzı 2005’ten bu yana değişmedi; ancak suçun takip usulü 2024 ve 2025’te iki kez değişti. Hakaret suçu 14 Kasım 2024’te uzlaştırma kapsamından çıkarıldı, şikâyet süresine iki yıllık bir üst sınır kondu; 25 Aralık 2025’ten itibaren ise maddenin tamamı — kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret hariç — ön ödeme kapsamına alındı. İnternette dolaşan pek çok kaynak hâlâ eski rejimi anlatmaktadır; aşağıdaki bölümlerde her değişikliğin kanun künyesini ve yürürlük tarihini ayrıca gösteriyoruz.
Özet
TCK madde 125 hakaret suçunu beş fıkrada düzenler; temel ceza üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Suçun kendisi değişmedi, takibi değişti:
- Madde metni: isnat veya sövme; gıyapta hakarette en az üç kişiyle ihtilat şartı aranır.
- Nitelikli hâller (125/3): kamu görevlisine görevinden dolayı, inanç/düşünce açıklamasından dolayı ve kutsal değerlerden bahisle işlenirse cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.
- Aleniyet (125/4): ceza “bir kat” değil, altıda biri oranında artırılır.
- Uzlaştırma yok: CMK m.253/3 uyarınca hakaret suçunda uzlaştırma yoluna gidilemez (14/11/2024’ten beri).
- Ön ödeme var: TCK m.75/6-a-2 uyarınca m.125’in tamamı ön ödemeye tabidir; tek istisna m.125/3-(a)’dır (25/12/2025’ten beri).
- Şikâyet: öğrenmeden itibaren altı ay, ancak fiil tarihinden itibaren her hâlde iki yıl.
TCK Madde 125 Metni Nedir? (Tam Kanun Metni)
TCK madde 125’in yürürlükteki tam metni aşağıdadır. Metin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun İkinci Kitap, İkinci Kısım, Sekizinci Bölümünde (“Şerefe Karşı Suçlar”) yer alır; dördüncü ve beşinci fıkraları 29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanun’un 15. maddesiyle değiştirilmiştir.
Hakaret — Madde 125
(1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.
(3) Hakaret suçunun;
a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı,
b) Dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı,
c) Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle,
işlenmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.
(4) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/15 md.) Hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır.
(5) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/15 md.) Kurul hâlinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde suç, kurulu oluşturan üyelere karşı işlenmiş sayılır. Ancak, bu durumda zincirleme suça ilişkin madde hükümleri uygulanır.
Arama motorlarında sık karşılaşılan “tck 125 madde metni”, “türk ceza kanunu hakaret madde 125 metni” ve “5237 sayılı Kanun 125. madde” ifadeleri hep bu metni aramaktadır. Maddeyi tek başına okumak çoğu zaman yetmez; çünkü sevk maddesi olarak karşınıza “TCK 125/1”, “TCK 125/2”, “TCK 125/3-a” veya “TCK 125/4” biçiminde bir fıkra numarası çıkar ve her fıkranın hukuki sonucu farklıdır.
TCK 125’in beş fıkrası neyi düzenler?
Aşağıdaki tablo, iddianamede veya kararda gördüğünüz fıkra numarasının hangi hâle karşılık geldiğini gösterir. Fıkra numarası, hem cezanın ağırlığını hem de suçun şikâyete bağlı olup olmadığını doğrudan etkiler.
| Fıkra | Ne düzenler | Ceza sonucu |
|---|---|---|
| 125/1 | Temel şekil: isnat veya sövme. Gıyapta hakarette üç kişiyle ihtilat şartı. | 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezası |
| 125/2 | Mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü ileti (mesaj, e-posta, sesli mesaj) | Birinci fıkradaki ceza — ağırlaştırma yok |
| 125/3-a | Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı | Alt sınır 1 yıldan az olamaz |
| 125/3-b | İnanç, düşünce ve kanaat açıklamasından dolayı | Alt sınır 1 yıldan az olamaz |
| 125/3-c | Kişinin dinine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle | Alt sınır 1 yıldan az olamaz |
| 125/4 | Aleniyet (belirsiz sayıda kişinin duyup görebileceği ortam) | Ceza altıda biri oranında artırılır |
| 125/5 | Kurul hâlinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı | Suç her üyeye karşı işlenmiş sayılır; zincirleme suç hükümleri uygulanır |
Tabloya bakıldığında en sık gözden kaçan iki nokta ortaya çıkar: 125/2 cezayı ağırlaştırmaz — mesajla ya da e-postayla yapılan hakaret, yüz yüze yapılan hakaretle aynı cezaya tabidir; ve 125/4 bir kat artırım değildir, artırım oranı altıda birdir. Bu iki nokta, hem internette dolaşan özetlerde hem de hukuki danışma sorularında en çok yanlış bilinen kısımlardır.

Hakaret Suçu Nedir ve TCK Madde 125 ile İlişkisi
Hakaret suçu, bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına yönelen saldırıdır. Maddenin yer aldığı bölümün başlığı doğrudan bunu söyler: “Şerefe Karşı Suçlar”. Yani korunan hukuki değer kişinin toplum içindeki saygınlığı ve kendi değer duygusudur; malvarlığı, beden bütünlüğü veya özel hayat değildir. Bu ayrım pratikte önemlidir, çünkü aynı olayda hem hakaret hem tehdit, hem de özel hayatın gizliliğini ihlal gündeme gelebilir ve her biri ayrı maddeye tabidir.
İsnat ile sövme arasındaki fark nedir?
Madde iki seçimlik hareket öngörür ve bu, hakaret dosyalarının kaderini belirleyen ayrımdır. Birincisi somut bir fiil veya olgu isnadıdır: “bu kişi para çaldı”, “evrakta sahtecilik yaptı” gibi, doğruluğu araştırılabilir bir iddia. İkincisi sövmedir: somut bir olguya dayanmayan, doğrudan aşağılamaya yönelik söz ve nitelemeler.
Ayrımın sonucu şudur: isnadın ispatı kurumu (TCK m.127) yalnızca birinci kola, yani somut fiil isnadına uygulanır. Sövme fiilinde “söylediğim doğruydu” savunması hukuken sonuç doğurmaz, çünkü ortada ispatlanabilir bir olgu yoktur. Rakip kaynakların çoğu hakaret suçunu tek kollu biçimde — sanki yalnızca somut fiil isnadıymış gibi — anlattığı için bu savunma sıkça yanlış kurulmaktadır.
Ölçüt mağdurun üzülmesi midir, sözün niteliği midir?
Kanun “rencide eden” demez; “rencide edebilecek nitelikte” der. Ölçüt bu yüzden nesneldir: sözün, o bağlamda bir kimsenin onur ve saygınlığını zedelemeye elverişli olup olmadığına bakılır. Mağdurun fiilen üzülüp üzülmediği, alınıp alınmadığı ya da bir zarara uğrayıp uğramadığı suçun oluşumu bakımından aranmaz.
Bunun iki yönlü sonucu vardır. Bir yandan mağdurun ayrıca zarar ispat etmesi gerekmez; diğer yandan “çok alındım, çok üzüldüm” beyanı tek başına suç doğurmaz. Değerlendirme sözün kendisi, söylendiği ortam ve muhatabı üzerinden yapılır. Hakaret ayrıca sırf hareket suçudur: sözün söylenmesiyle tamamlanır, ayrıca bir netice aranmaz.
Hakaret suçunun unsurları nelerdir?
Bir fiilin TCK madde 125 kapsamında değerlendirilebilmesi için aranan unsurlar şunlardır:
- Fiil: somut bir olgu isnadı ya da sövme niteliğinde bir söz, yazı, görüntü veya davranış.
- Nitelik: sözün onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte olması (nesnel değerlendirme).
- Mağdurun belirliliği: mağdurun kim olduğunun anlaşılabilir olması; isim açıkça anılmasa dahi TCK m.126 devreye girebilir.
- Huzurda veya gıyapta işlenme: gıyapta işlendiğinde en az üç kişiyle ihtilat şartı aranır.
- Kast: suç kasten işlenebilir; taksirle hakaret düzenlenmemiştir.
- Hukuka aykırılık: iddia ve savunma dokunulmazlığı (TCK m.128) veya isnadın ispatı (TCK m.127) gibi hâllerde ceza verilmez.
TCK 125/1 Ne Demek? Basit Hakaret ve İhtilat Şartı
TCK 125/1, hakaret suçunun temel şeklidir ve cezası üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. “Veya” ifadesi burada teknik bir anlam taşır: bu bir seçimlik cezadır, hâkim ikisinden birine hükmeder; hapis ve para cezası birlikte verilmez. Sevk maddesi olarak “TCK 125/1” gördüğünüzde, dosyada nitelikli bir hâl (125/3) ya da aleniyet artırımı (125/4) iddia edilmediği anlamına gelir.
Mağdurun gıyabında hakaret ne zaman suç olur?
Birinci fıkranın son cümlesi, hakaret dosyalarında en çok tartışılan şartı koyar: “Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir.” İhtilat, sözün en az üç kişiye ulaştırılmasıdır. Mağdur ortamda yokken söylenen söz yalnızca bir ya da iki kişi tarafından duyulmuşsa, suç hiç oluşmaz.
Bu bir cezasızlık sebebi ya da indirim değildir; suçun oluşma şartıdır. Şart gerçekleşmediğinde ortada cezalandırılabilir bir fiil yoktur. Mağdurun bizzat muhatap alındığı hâllerde (yüz yüze söylenen söz, kişiye gönderilen mesaj) ise ihtilat aranmaz; orada zaten “huzurda hakaret” söz konusudur.
TCK 125/2 Ne Demek? Mesaj, E-posta ve Sesli İletiyle Hakaret
TCK 125/2, fiilin “mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle” işlenmesi hâlini düzenler ve birinci fıkradaki cezaya hükmolunacağını söyler. Yani WhatsApp mesajı, SMS, e-posta, sesli mesaj veya doğrudan gönderilen bir video ile yapılan hakaretin cezası, yüz yüze söylenen hakaretle aynıdır.
Buradaki kritik ayrım “mağduru muhatap alma”dır. İleti doğrudan mağdura gönderilmişse fıkra uygulanır ve ihtilat şartı aranmaz — mağdur zaten muhataptır. Buna karşılık söz, mağdura değil de bir gruba ya da kamuya açık bir mecraya yazılmışsa, değerlendirme gıyapta hakaret (ihtilat) ve aleniyet (125/4) eksenine kayar.
“Sosyal medyadaki hakaretin cezası daha ağırdır” şeklindeki yaygın kanaat bu nedenle doğru değildir. Ağırlaşma iletişim aracından değil, aleniyetten doğar. Paylaşımın herkese açık bir hesaptan yapılması hâlinde 125/4 gündeme gelir; kapalı bir gruba ya da tek kişiye gönderilen iletide ise böyle bir artırım söz konusu olmaz. Konunun ayrıntısı için sosyal medya ve internet üzerinden hakaret suçu yazımıza bakabilirsiniz.
TCK 125/3 Ne Demek? Alt Sınırı Bir Yıla Çıkaran Üç Hâl
TCK 125/3, hakaret suçunun nitelikli hâllerini sayar. Fıkra, cezanın süresini doğrudan artırmaz; alt sınırı yükseltir. Temel şekilde alt sınır üç ayken, üçüncü fıkradaki hâllerde cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz. Üst sınır iki yıl olarak kalır.
Fıkrada sayılan hâller sınırlıdır ve yalnızca üç bentten ibarettir: (a) kamu görevlisine karşı görevinden dolayı, (b) kişinin dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklaması, değiştirmesi, yaymaya çalışması ya da mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı, (c) kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle.
TCK 125/3-a nedir ve neden diğer bentlerden ayrılır?
TCK 125/3-a, kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hakareti düzenler ve maddenin en özel bendidir. Bu bendin ayrıcalığı ceza miktarında değil, takip usulündedir. TCK m.131/1 uyarınca hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulması mağdurun şikâyetine bağlıdır; tek istisna kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hakarettir. Bu hâlde suç resen soruşturulur.
Buradan çıkan ve çok sık yapılan bir hata düzeltilmelidir: nitelikli hâl olmak, resen soruşturulmak anlamına gelmez. 125/3-(b) ve 125/3-(c) bentleri de nitelikli hâldir, ancak ikisi de şikâyete tabidir. Yalnızca (a) bendi şikâyet şartından çıkarılmıştır. Aynı bent, aşağıda göreceğimiz üzere ön ödeme kapsamının da tek istisnasıdır. Ayrıntı için kamu görevlisine hakaret şikayete tabi mi yazımızı inceleyebilirsiniz.
Bendin uygulanması için hakaretin kamu görevlisine görevinden dolayı yöneltilmiş olması gerekir. Kamu görevlisi olan bir kişiye tamamen özel bir husumet nedeniyle, göreviyle ilgisiz biçimde söylenen söz bu bende girmez; olay temel şekilden değerlendirilir ve şikâyete bağlı kalır.
Fiziksel özellikle alay etmek TCK 125/3’e girer mi?
Hayır. Üçüncü fıkrada fiziksel özellik, engellilik, dış görünüş, kilo veya boy gibi bir bent yoktur. Bu tür sözler suç olmaktan çıkmaz; ancak nitelikli hâl kabul edilmez ve ceza 125/1’den, yani üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası aralığından hesaplanır. İnternette bu konuda dolaşan “engellilikle alay nitelikli hakarettir” bilgisi kanun metniyle örtüşmemektedir.
Karıştırılan hüküm genellikle TCK m.122’dir. Nefret ve ayırımcılık suçunu düzenleyen bu madde, engelliliği ayrımcılık sebepleri arasında sayar; ancak cezalandırdığı fiiller sınırlıdır: mal satmamak, devretmemek, kiralamamak, hizmetten yararlandırmamak, işe almamak ve kişinin ekonomik etkinliğini engellemek. Salt hakaret m.122 kapsamına girmez. Dış görünüşe yönelik sözlerin hukuki çerçevesini dış görünüşle dalga geçmek suç mu yazımızda ayrıntılı ele aldık.
TCK 125/4 Ne Demek? Aleniyet ve Altıda Bir Artırım
TCK 125/4 tek cümleden oluşur: “Hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır.” Aleniyet, fiilin belirsiz ve sınırlandırılamayan sayıda kişinin duyabileceği, görebileceği bir ortamda işlenmesidir. Sokak, kamuya açık bir işyeri, herkese açık bir sosyal medya hesabı ya da açık oturum bu kapsamda değerlendirilir.
Artırım oranı konusunda yaygın bir yanlış vardır: ceza “bir kat” ya da “iki katına” çıkmaz. Fıkranın 29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanun’la değiştirilmiş hâli altıda bir oranını öngörür. Artırım, temel cezanın belirlenmesinden sonra o ceza üzerinden yapılır; nitelikli hâl (125/3) da varsa önce alt sınır bir yıla çekilir, artırım ondan sonra uygulanır.
Aleniyet ile ihtilat aynı şey midir?
Hayır — ve bu, hakaret hukukunda en sık yapılan kavram hatasıdır. İkisi farklı fıkralarda, farklı işlevlerle düzenlenmiştir:
| İhtilat (m.125/1 son cümle) | Aleniyet (m.125/4) | |
|---|---|---|
| İşlevi | Suçun oluşma şartı | Cezanın artırım sebebi |
| Aranan durum | En az üç kişiyle ihtilat | Belirsiz sayıda kişinin duyup görebilmesi |
| Uygulama alanı | Yalnızca mağdurun gıyabında | Huzurda ya da gıyapta, her hâlde |
| Gerçekleşmezse | Suç hiç oluşmaz | Suç oluşur, yalnızca artırım uygulanmaz |
Somut bir örnekle: kapalı bir odada üç arkadaşa, orada olmayan bir kişi hakkında söylenen ağır söz için ihtilat vardır, aleniyet yoktur. Suç oluşur ama 125/4 artırımı uygulanmaz. “Üç kişi varsa aleniyet olur” şeklindeki yaygın formül hatalıdır; üç kişi ihtilatın ölçüsüdür, aleniyetin değil.
TCK 125/5 Ne Demek? Kurul Hâlinde Çalışan Kamu Görevlileri
TCK 125/5 uygulamada nadiren gündeme gelir ama sonucu ağırdır. Kurul hâlinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde suç, kurulu oluşturan üyelerin her birine karşı işlenmiş sayılır. Yani tek bir söz, kurulun üye sayısı kadar mağdur doğurur.
Fıkranın ikinci cümlesi dengeyi kurar: bu durumda zincirleme suça ilişkin hükümler uygulanır. Böylece üye sayısı kadar ayrı ceza verilmez; tek bir ceza belirlenip zincirleme suç kuralları çerçevesinde artırılır. Mahkeme heyetine, belediye encümenine ya da bir disiplin kuruluna yönelik toplu ifadelerde bu fıkra devreye girebilir.
Hakaret Suçunun Cezası Nedir?
Hakaret suçunun cezası, uygulanan fıkraya göre değişir. Aşağıdaki tablo kanun metninden doğrudan çıkarılmıştır; kanunda yazmayan hiçbir rakam eklenmemiştir.
| Hâl | Dayanak | Ceza |
|---|---|---|
| Temel şekil (huzurda ya da ihtilatla gıyapta) | m.125/1 | 3 ay – 2 yıl hapis veya adli para cezası |
| Mağduru muhatap alan ileti | m.125/2 | Birinci fıkradaki ceza |
| Nitelikli hâller (kamu görevlisi, inanç, kutsal değer) | m.125/3 | Alt sınır 1 yıldan az olamaz |
| Aleniyet | m.125/4 | Ceza altıda biri oranında artırılır |
| Ölmüş kişinin hatırasına hakaret | m.130/1 | 3 ay – 2 yıl hapis veya adli para; aleniyette altıda bir artırım |
Temel şekilde ceza seçimliktir: hâkim ya hapis cezasına ya da adli para cezasına hükmeder. Adli para cezası TCK m.52 uyarınca hesaplanır: beş günden az, kural olarak yedi yüz otuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısı, kişinin ekonomik ve şahsi hâlleri gözetilerek takdir edilen günlük miktarla (en az yüz, en fazla beş yüz Türk lirası) çarpılır. Kararda hem gün sayısı hem günlük miktar ayrı ayrı gösterilir.
Hakaret suçu para cezası kime ödenir?
Adli para cezası Devlet Hazinesine ödenir; mağdura ödenmez. TCK m.52/1 ve 5275 sayılı Kanun’un 106/1. maddesi bunu açıkça söyler. Mağdurun para alabilmesi ancak ayrı bir manevi tazminat davasıyla mümkündür; ceza yargılamasında hükmedilen para cezası tazminat değildir ve mağdurun zararını karşılamaz.
Bu ayrım, hakaret dosyalarında en çok hayal kırıklığı yaratan noktadır. Şikâyet üzerine faile para cezası verilmesi, mağdura bir ödeme yapılacağı anlamına gelmez: ceza yolu ile tazminat yolu birbirinden bağımsızdır ve ikisi ayrı ayrı yürütülür.
Hakaret suçu para cezası ödenmezse ne olur?
Adli para cezasını içeren ilam Cumhuriyet Başsavcılığına verilir ve savcı, otuz gün içinde ödeme için hükümlüye bir ödeme emri tebliğ eder (5275 s.K. m.106/2). Süresinde ödenmezse savcının kararıyla, ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilir ve hükümlünün iki saat çalışması bir gün sayılmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir (m.106/3).
Hükümlü programa ya da denetimli serbestlik görevlilerinin uyarılarına uymazsa, çalıştığı günler mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir. Ödeme her aşamada mümkündür: hükümlü, hapis yattığı veya çalıştığı günler dışındaki günlere karşılık gelen parayı öderse hapisten çıkarılır (m.106/8). Ayrıca hükümde taksit yoksa, bir aylık süre içinde cezanın üçte birini ödeyen hükümlünün isteğiyle kalan kısım birer ay arayla iki eşit taksitte ödenebilir (m.106/6).
Hakaret Suçu Şikayete Tabi mi ve Süreç Nasıl İşler?
Evet, hakaret suçu kural olarak şikâyete tabidir. TCK m.131/1’in lafzı nettir: “Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hariç; hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulması, mağdurun şikayetine bağlıdır.” Yani istisna tektir ve o da m.125/3-(a) hâlidir. Nitelikli hâl olan (b) ve (c) bentleri dâhil, geri kalan bütün hâller şikâyete bağlıdır.
Mağdur şikâyet etmeden önce ölürse ya da suç ölmüş bir kişinin hatırasına karşı işlenmişse, ölenin ikinci dereceye kadar üstsoy ve altsoyu, eşi veya kardeşleri şikâyette bulunabilir (TCK m.131/2). Şikâyet hakkı olan birden fazla kişi varsa, birinin altı aylık süreyi kaçırması diğerlerinin hakkını düşürmez (TCK m.73/3).
Hakaret suçu nasıl şikayet edilir?
Şikâyet, yetkili Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı ya da sözlü olarak yapılır; kolluk birimlerine yapılan başvurular da savcılığa iletilir. Dilekçede olayın tarihi, yeri, söylenen sözler ve failin kimliği mümkün olduğunca somut biçimde yazılır. Delil olarak ekran görüntüleri, mesaj kayıtları, ses ya da görüntü kayıtları, tanık bilgileri sunulabilir.
Dijital delillerde en sık yapılan hata, ekran görüntüsünün tarih ve hesap bilgisini içermeyecek şekilde alınmasıdır. Mesajın gönderildiği hesabın adı, tarih ve saat bilgisi görünür olmalı; mümkünse içeriğin bulunduğu bağlantı adresi de dilekçeye yazılmalıdır. Gıyapta hakaret iddiasında ise sözü duyan kişilerin sayısı ve kimlikleri, ihtilat şartı bakımından belirleyicidir.
Hakaret suçu şikayet süresi ne kadardır?
Genel kural TCK m.73/1’dedir: şikâyete bağlı suçlarda yetkili kimse altı ay içinde şikâyette bulunmazsa soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. Bu süre, m.73/2 uyarınca şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar. Yani fiilin işlendiği tarih değil, öğrenme tarihi esas alınır.
Ancak 2024’te bu kurala hakaret suçuna özgü bir üst sınır eklendi ve pek çok kaynak bunu hâlâ yazmamaktadır.
Şikayet süresindeki iki yıllık üst sınır nedir?
7/11/2024 tarihli ve 7531 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle TCK m.73/2’ye eklenen cümle şöyledir: “Ancak, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan hakaret suçu bakımından şikâyet süresi, her ne suretle olursa olsun fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez.” Hüküm 14/11/2024 tarihinde yürürlüğe girdi.
Sonucu şudur: artık iki süre birlikte işler ve hangisi önce dolarsa hak orada biter. Öğrenmeden itibaren altı ay dolmamış olsa bile, fiilin üzerinden iki yıl geçmişse şikâyet edilemez. Bu özellikle anonim hesaplardan yapılan hakaretlerde önemlidir: fail üç yıl sonra tespit edilse dahi, iki yıllık üst sınır dolduğu için ceza yolu kapanır.
Geçiş hükmü de kanunda ayrıca düzenlenmiştir. CMK geçici m.7/1 uyarınca bu düzenleme, 14/11/2024 tarihi itibarıyla soruşturma veya kovuşturma evresine geçilmiş dosyalar bakımından uygulanmaz. Aynı geçici maddenin ikinci fıkrası ise Anayasa Mahkemesinin 27/3/2025 tarihli, E.2024/197, K.2025/86 sayılı kararıyla iptal edilmiş ve iptal 29/5/2025 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Şikayet süresi kaçırılırsa başka bir yol kalır mı?
Evet. Şikâyet süresinin dolması ceza yolunu kapatır, ancak hukuk yolunu kapatmaz. Kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat davası TBK m.58’e dayanır ve kendi zamanaşımı rejimine tabidir. TBK m.72/1’in son cümlesi, tazminat istemi ceza kanunlarının daha uzun zamanaşımına tabi bir fiilden doğuyorsa o zamanaşımının uygulanacağını söyler; hakarette dava zamanaşımı sekiz yıl olduğu için tazminat talebi de pratikte sekiz yıl boyunca ileri sürülebilir.
Dolayısıyla “altı ayı kaçırdım, artık hiçbir şey yapamam” sonucu doğru değildir. Tek istisna TCK m.73/7’dir: şikâyetten vazgeçilirken şahsi haklardan da vazgeçildiği ayrıca açıklanmışsa, artık hukuk mahkemesinde de dava açılamaz. Vazgeçme dilekçesinin nasıl yazıldığı bu yüzden önemlidir.
Hakaret suçu kamu davasına döner mi?
Şikâyete bağlı hâllerde soruşturma ancak şikâyetle başlar; şikâyet varsa ve yeterli şüphe oluşursa savcılık iddianame düzenler ve kamu davası açılır. Şikâyetten vazgeçilmesi ise davayı düşürür (TCK m.73/4). Buna karşılık m.125/3-(a) hâlinde — kamu görevlisine görevinden dolayı hakarette — şikâyet aranmaz; savcılık olayı öğrendiğinde resen harekete geçer ve mağdurun vazgeçmesi davayı düşürmez.
Ön ödemenin devreye girdiği hâllerde ise sıralama farklıdır: fail tebliğ üzerine on gün içinde ödeme yaparsa hakkında hiç kamu davası açılmaz. Bu, aşağıda ayrıntılı anlattığımız 2025 değişikliğinin doğrudan sonucudur.
Hakaret Suçunda Uzlaşma ve Hukuki Boyutları
Hayır. Hakaret suçunda uzlaştırma yoluna gidilemez. CMK m.253/3 bu konuda açık bir yasak koyar: “Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, ısrarlı takip suçunda (madde 123/A) ve hakaret suçunda (madde 125) uzlaştırma yoluna gidilemez.”
Hakaret suçu uzlaşmaya tabi mi, kural ne zaman değişti?
Bu, 7/11/2024 tarihli ve 7531 sayılı Kanun’la getirilen ve 14/11/2024’te yürürlüğe giren bir değişikliktir. Öncesinde hakaret şikâyete bağlı bir suç olduğu için CMK m.253/1-(a) uyarınca uzlaştırmaya tabiydi. İnternette bugün hâlâ “kamu görevlisine hakaret hariç, hakaret suçları uzlaştırmaya tabidir” yazan çok sayıda kaynak bulunmaktadır; bu bilgi iki yıla yakın süredir yürürlükte değildir.
Uzlaşması daha önce sağlanmış dosyalarda ne olur?
Uygulamada tek bir geçiş hükmü söz konusudur. CMK geçici m.8 uyarınca, 25/12/2025 tarihi itibarıyla uzlaşmanın sağlanmış olduğu dosyalar bakımından yeni düzenleme uygulanmaz; bu dosyalar m.253/3’ün değişiklikten önceki hükümlerine göre sonuçlandırılır. Yani daha önce uzlaşma tutanağı imzalanmış bir dosya geriye dönük olarak bozulmaz.
Ayrıca 24/12/2025 tarihli ve 7571 sayılı Kanun’un 24. maddesiyle m.253/3’e eklenen cümle şu ihtimali düzenler: ön ödeme kapsamına giren bir suç ile uzlaştırma kapsamına giren bir suç aynı mağdura karşı birlikte işlenmişse, uzlaştırma kapsamındaki suç bakımından uzlaşma hükümleri uygulanır. Örneğin aynı olayda hem hakaret hem tehdit varsa, hakaret ön ödeme yoluna, tehdit ise uzlaştırmaya gider. Süreç uzlaşmayla sonuçlanmadığında ne olacağını hakaret davasında uzlaşma olmazsa ne olur yazımızda ayrıntılı inceledik.
Hakaret Suçunda Ön Ödeme Nedir ve Nasıl İşler?
Ön ödeme, failin savcılık tarafından bildirilen bir miktarı süresinde ödemesi hâlinde hakkında kamu davası açılmaması sonucunu doğuran kurumdur ve TCK m.75’te düzenlenir. Hakaret suçu, m.75/1’deki genel ölçütü (üst sınırı altı ayı aşmayan hapis) karşılamaz; kapsama m.75/6’daki özel sayma yoluyla girmiştir.
İlgili bendin bugünkü lafzı şudur: “Hakaret (üçüncü fıkranın (a) bendi hariç, madde 125)”. Bent önce 7/11/2024 tarihli ve 7531 sayılı Kanun’un 15. maddesiyle eklendi; ancak ilk hâli dardı ve yalnızca belirli fıkraları kapsıyordu. 24/12/2025 tarihli ve 7571 sayılı Kanun’un 16. maddesiyle bent yeniden yazıldı ve kapsam maddenin bütününe genişletildi. Değişiklik 25/12/2025 tarihinde yürürlüğe girdi.
| Ne değişti | Hüküm | Kanun | Yürürlük |
|---|---|---|---|
| Şikâyet süresine iki yıllık üst sınır | TCK m.73/2 ek cümle | 7531 s.K. m.14 | 14/11/2024 |
| Hakaret uzlaştırma kapsamından çıkarıldı | CMK m.253/3 | 7531 s.K. | 14/11/2024 |
| Hakaret ön ödeme kapsamına alındı | TCK m.75/6-a-2 | 7531 s.K. m.15 | 14/11/2024 |
| Ön ödeme kapsamı m.125’in bütününe genişletildi | TCK m.75/6-a-2 (değişik) | 7571 s.K. m.16 | 25/12/2025 |
| Ön ödemelik ve uzlaştırmalık suç bir arada işlenirse | CMK m.253/3 ek cümle | 7571 s.K. m.24 | 25/12/2025 |
Ön ödeme kapsamına girmeyen tek hâl hangisidir?
Bendin parantez içi ifadesi bunu tek cümlede söyler: “üçüncü fıkranın (a) bendi hariç”. Yani kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hakaret (m.125/3-a) ön ödeme kapsamı dışındadır. Bunun dışında maddenin bütün hâlleri — temel şekil, iletiyle hakaret, inanç ve kutsal değer bentleri, aleniyet artırımlı hâl — ön ödemeye tabidir.
Dikkat çekici olan, aynı bendin hem şikâyet şartının hem de ön ödeme kapsamının istisnası olmasıdır. TCK m.131/1’de resen soruşturmanın tek istisnası, TCK m.75/6-a-2’de ön ödemenin tek istisnası aynı bendi işaret eder: m.125/3-(a). Bu bakımdan kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret, maddenin diğer bütün hâllerinden ayrı bir rejime tabidir.
Hakaret suçu ön ödeme kime verilir?
Ön ödeme tutarı Devlet Hazinesine ödenir; mağdura verilmez. Bu, ön ödemenin mağdurun zararını gidermeye değil, kamu davasının açılmasını önlemeye yönelik bir kurum olmasından kaynaklanır. Mağdura bir ödeme yapılması, özür dilenmesi ya da başka bir edimde bulunulması söz konusu değildir — bunlar uzlaştırmaya özgü sonuçlardı ve hakaret suçu uzlaştırma kapsamından çıkarıldığı için artık gündeme gelmemektedir.
Ödenecek miktar kanunda maktu bir rakam olarak yazmaz; TCK m.75/1’deki ölçütlere göre soruşturma giderleriyle birlikte Cumhuriyet savcılığınca hesaplanır ve tebligatla bildirilir. İnternette dolaşan sabit tutarlar bu nedenle güvenilir değildir; doğru rakam yalnızca dosyaya gelen tebligatta yazılıdır. Fail on gün içinde talep ederse, tutarın birer ay arayla üç eşit taksitte ödenmesine savcı karar verebilir; taksitler süresinde ödenmezse ön ödeme hükümsüz kalır ve soruşturmaya devam edilir.
Hakaret suçu ön ödeme yapılmazsa ne olur?
Tebliğ üzerine on gün içinde ödeme yapılmazsa ön ödemenin sonucu doğmaz ve soruşturma normal seyrinde devam eder; yeterli şüphe varsa iddianame düzenlenerek kamu davası açılır. Fail yargılama sonunda mahkûm olursa, ön ödemede kendisine bildirilen tutar değil, mahkemenin belirleyeceği hapis ya da adli para cezası uygulanır.
Ön ödemenin bir de tekerrür benzeri sınırı vardır. TCK m.75/6’nın son cümlesi uyarınca, bu fıkra kapsamındaki suçların beş yıl içinde tekrar işlenmesi hâlinde fail hakkında aynı suçtan dolayı ön ödeme hükümleri uygulanmaz. Ayrıca m.75/1’in son cümlesine göre, önceki bir ön ödeme kararından itibaren beş yıl içinde ön ödemeye tabi bir suç işleyen faile teklif edilecek miktar yarı oranında artırılır.
Ön ödemede mağdurun rızası aranır mı?
Hayır — ve mağdur açısından bu, 2024-2025 değişikliklerinin en sert sonucudur. Uzlaştırmada mağdurun teklifi reddetme hakkı vardı; süreç onun kabulü olmadan sonuçlanamıyordu. Ön ödemede böyle bir hak yoktur: fail tebligatı alıp on gün içinde öderse kamu davası açılmaz ve mağdurun rızası aranmaz.
Bu nedenle mağdura verilecek doğru tavsiye artık “şikâyet et”ten ibaret değildir. TCK m.75/5, ön ödeme nedeniyle kamu davasının açılmamasının kişisel hakkın istenmesine ilişkin hükümleri etkilemeyeceğini açıkça düzenler. Yani manevi tazminat yolu açık kalır ve çoğu dosyada mağdur bakımından etkili olan tek yol hâline gelir.
TCK 125 ile CMK 125 Aynı Madde midir?
Hayır. “125. madde” ifadesi birden fazla kanunda geçtiği için sık karıştırılır. Aradığınız hüküm hakaretse, doğru künye 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125. maddesidir. Aşağıdaki tablo aynı numarayı taşıyan başlıca maddeleri ayırır.
| Künye | Kanun | Konusu |
|---|---|---|
| TCK m.125 | 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu | Hakaret suçu |
| CMK m.125 | 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu | Devlet sırrı niteliğindeki bilgileri içeren belgelerin mahkemece incelenmesi |
| Anayasa m.125 | 1982 Anayasası | İdarenin her türlü eylem ve işlemine karşı yargı yolunun açık olması |
| KTK m.125 | 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu | Trafik kazalarında sorumluluğa ilişkin hükümler |
Bir belgede “125/1” ibaresini gördüğünüzde önce hangi kanuna atıf yapıldığına bakın. İddianame ya da ceza kararında geçen “sevk maddesi 125/1” ifadesi, kural olarak TCK m.125’in birinci fıkrasını, yani basit hakareti işaret eder.
Hakaret Sayılmayan Kelimeler ve İfade Özgürlüğü
Her ağır söz hakaret değildir. Kanun, onur ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte bir isnat ya da sövme arar. Bu ölçütün altında kalan kaba, nezaketsiz veya sert ifadeler cezalandırılmaz. Ayrıca kanun, belirli durumlarda hakaret unsurları oluşsa bile ceza verilmemesini öngören üç ayrı hüküm içerir: isnadın ispatı (m.127), iddia ve savunma dokunulmazlığı (m.128) ve haksız fiile tepki ile karşılıklı hakaret (m.129).
Değer yargısı ile olgu isnadı arasındaki ayrım da belirleyicidir. Bir eseri, kararı ya da davranışı gerekçeleriyle eleştiren ifadeler — “bu karar hukuka aykırı”, “bu iş özensiz yapılmış” gibi — kişinin şahsına yönelmediği sürece ifade özgürlüğü kapsamında kalır. Eleştiri, muhatabın kişiliğini hedef alan aşağılayıcı nitelemelere dönüştüğünde ise TCK m.125 gündeme gelir.
İsnadın ispatı her hakarette mümkün müdür? (TCK 127)
Hayır. TCK m.127, yalnızca suç oluşturan bir fiilin isnadı hâlinde uygulanır. İsnat edilen ve suç oluşturan fiil ispatlanırsa kişiye ceza verilmez; isnat edilen kişi hakkında o suçtan kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı varsa isnat ispatlanmış sayılır. Bunun dışındaki hâllerde ispat isteminin kabulü, isnadın doğruluğunun anlaşılmasında kamu yararı bulunmasına ya da şikâyetçinin ispata razı olmasına bağlıdır.
Maddenin ikinci fıkrası ayrıca bir sınır çizer: ispat edilmiş fiilden söz edilerek kişiye hakaret edilmesi hâlinde yine cezaya hükmedilir. Yani bir kimsenin geçmişteki mahkûmiyeti doğru olsa bile, bunu kullanarak ona sövülmesi suç olmaktan çıkmaz. Sövme kolunda ise m.127 hiç uygulanmaz; ortada ispatlanabilir bir olgu bulunmadığı için “söylediğim doğruydu” savunması sonuç doğurmaz.
Dilekçedeki ağır sözler suç mudur? (TCK 128)
TCK m.128, iddia ve savunma dokunulmazlığını düzenler. Yargı mercileri veya idari makamlar nezdinde yapılan yazılı ya da sözlü başvuru, iddia ve savunmalar kapsamında kişilerle ilgili somut isnatlarda veya olumsuz değerlendirmelerde bulunulması hâlinde ceza verilmez. Bu, dava dilekçelerinde, savunmalarda ve şikâyet başvurularında karşı tarafa yöneltilen sert ifadelerin çoğunu koruma altına alır.
Ancak koruma sınırsız değildir; maddenin ikinci cümlesi iki şart koyar: isnat ve değerlendirmelerin gerçek ve somut vakıalara dayanması ve uyuşmazlıkla bağlantılı olması gerekir. Dosyayla ilgisi olmayan, salt aşağılama amacı taşıyan ifadeler bu dokunulmazlığın dışında kalır ve hakaret suçunu oluşturabilir.
Haksız fiile tepki ve karşılıklı hakarette ceza verilir mi? (TCK 129)
TCK m.129 üç ayrı durumu düzenler ve üçü de hakarete özgüdür:
- Haksız fiile tepki (m.129/1): hakaret haksız bir fiile tepki olarak işlenmişse verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.
- Kasten yaralamaya tepki (m.129/2): hakaret, kasten yaralama suçuna tepki olarak işlenmişse kişiye ceza verilmez. Bu fıkra emredicidir, takdir yetkisi tanımaz.
- Karşılıklı hakaret (m.129/3): olayın mahiyetine göre taraflardan her ikisi veya biri hakkında ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.
Karşılıklı atışmalarda sık duyulan “ikimiz de ceza alırız” beklentisi bu yüzden hatalıdır: mahkeme her iki tarafa da ceza vermekten vazgeçebilir. Ayrıca m.129 ile genel haksız tahrik indirimi (TCK m.29) karıştırılmamalıdır; ikisi ayrı kurumlardır, ayrı maddelerde düzenlenmiştir ve oranları farklıdır. Karşılıklı fiillerin ceza sonuçlarını karşılıklı kavga cezası yazımızda ayrıca ele aldık.
İsim Verilmeden Yapılan Hakaret Suç mudur? (TCK 126)
TCK m.126, mağdurun belirlenmesini düzenler ve sosyal medya dosyalarında en çok işe yarayan hükümlerden biridir. Hükme göre hakaret suçunun işlenmesinde mağdurun ismi açıkça belirtilmemiş veya isnat üstü kapalı geçiştirilmiş olsa bile, niteliğinde ve mağdurun şahsına yönelik bulunduğunda duraksanmayacak bir durum varsa, hem isim belirtilmiş hem de hakaret açıklanmış sayılır.
Pratik sonucu şudur: lakap kullanarak, kişiyi tarif ederek ya da “kimi kastettiğim belli” üslubuyla yapılan hakaretler cezasız kalmaz. Ölçüt, ortalama bir okuyucunun sözün kime yöneldiği konusunda tereddüt edip etmeyeceğidir. İsim yazılmadığı için suç oluşmayacağı yönündeki yaygın kanaatin kanuni dayanağı yoktur.
Ölmüş Bir Kişiye Hakaret Suç mudur? (TCK 130)
Evet, ayrı bir maddede düzenlenmiştir. TCK m.130/1 uyarınca bir kimsenin öldükten sonra hatırasına en az üç kişiyle ihtilat ederek hakaret eden kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılır; hakaret alenen işlenmişse ceza altıda biri oranında artırılır. Görüldüğü gibi ihtilat şartı burada her hâlde aranır.
Maddenin ikinci fıkrası farklı bir fiili cezalandırır: bir ölünün kısmen veya tamamen ceset ya da kemiklerini alan veya bunlar hakkında tahkir edici fiillerde bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Bu fıkrada seçimlik adli para cezası öngörülmemiştir. Şikâyet hakkı ise TCK m.131/2 uyarınca ölenin ikinci dereceye kadar üstsoy ve altsoyuna, eşine veya kardeşlerine aittir.
Hakaret Suçunda Görevli ve Yetkili Mahkeme Hangisidir?
Görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. 5235 sayılı Kanun’un 11. maddesi, sulh ceza hâkimliği ve ağır ceza mahkemelerinin görevleri dışında kalan dava ve işlere asliye ceza mahkemelerince bakılacağını söyler. Ağır ceza mahkemesinin görev alanı ise m.12’de sayılan suçlar ile on yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlarla sınırlıdır; hakaret suçunun üst sınırı iki yıl olduğu için bu kapsama girmez.
Aynı Kanun’un 14. maddesi önemli bir ayrıntı ekler: görevin belirlenmesinde ağırlaştırıcı veya hafifletici nedenler gözetilmeksizin suçun kanunda yer alan cezasının üst sınırı esas alınır. Bu nedenle 125/4’teki aleniyet artırımı ya da 125/3’teki alt sınır yükseltmesi görevli mahkemeyi değiştirmez.
Yetkili mahkeme, CMK m.12/1 uyarınca kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesidir. Aynı maddenin dördüncü fıkrası hakaret suçuna özgü bir genişleme getirir: şikâyete bağlı hakaret suçunda eser, mağdurun yerleşim yerinde veya oturduğu yerde dağıtılmışsa o yer mahkemesi de yetkilidir; mağdur suçun işlendiği yer dışında tutuklu ya da hükümlü bulunuyorsa o yer mahkemesi de yetkilidir. Beşinci fıkra uyarınca görsel veya işitsel yayın, mağdurun yerleşim yerinde ya da oturduğu yerde işitilmiş veya görülmüşse o yer mahkemesi de yetkilidir.
Hakaret Suçu Dava Zamanaşımı Kaç Yıldır?
Hakaret suçunda dava zamanaşımı sekiz yıldır. Dayanak TCK m.66/1-(e)’dir: beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlarda kamu davası sekiz yılın geçmesiyle düşer. Hakaretin üst sınırı iki yıl olduğu için bu bende girer.
Seçimlik cezanın nasıl dikkate alınacağı m.66/4’te düzenlenmiştir: sürelerin belirlenmesinde suçun kanunda yer alan cezasının üst sınırı gözetilir, seçimlik cezaları gerektiren suçlarda ise zamanaşımı bakımından hapis cezası esas alınır. Süre, m.66/6 uyarınca tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden itibaren işlemeye başlar.
Şikâyet süresi ile dava zamanaşımını karıştırmamak gerekir. Şikâyet süresi altı ay (ve hakarette fiilden itibaren en fazla iki yıl), dava zamanaşımı ise sekiz yıldır. Şikâyet süresi kaçırıldığında dava zamanaşımı henüz dolmamış olsa bile ceza yolu kapanır; buna karşılık zamanaşımı, şikâyetin süresinde yapıldığı dosyalarda yargılamanın ne kadar sürebileceğinin dış sınırını çizer.
Hakaret Nedeniyle Manevi Tazminat Davası Açılabilir mi?
Evet ve ceza yolundan tamamen bağımsızdır. Hakaret aynı zamanda kişilik hakkına saldırı oluşturur; manevi tazminatın dayanağı TBK m.58, kişilik hakkının korunmasına ilişkin genel hükümler ise TMK m.24-25’tir. TBK m.58/2, hâkime para ödemesi yerine ya da buna ek olarak saldırıyı kınayan bir karar verme ve bu kararı yayımlatma yetkisi de tanır.
Kanunda manevi tazminat için bir alt ya da üst sınır yoktur. Miktar, TBK m.51’deki ölçütlere göre — durumun gereği ve özellikle kusurun ağırlığı gözetilerek — hâkim tarafından takdir edilir. Bu nedenle “hakarete şu kadar tazminat çıkar” biçiminde tablolar hukuki dayanaktan yoksundur. Miktarın nasıl belirlendiğini hakaret davası tazminat miktarı ve hakaret nedeniyle manevi tazminat davası yazılarımızda ayrıntılı ele aldık.
Ceza dosyasının sonucu hukuk hâkimini bağlamaz. TBK m.74 uyarınca hukuk hâkimi, kusurun varlığı ve zararın belirlenmesi bakımından ceza hâkiminin kararıyla bağlı değildir. Beraat kararı verilmiş olması tek başına tazminat talebini sonuçsuz bırakmaz. Buna karşılık TCK m.73/7’deki durum farklıdır: şikâyetten vazgeçerken şahsi haklardan da vazgeçildiği ayrıca açıklanmışsa hukuk mahkemesinde dava açılamaz.
Süreç boyunca dosyanın hangi aşamalardan geçtiğini ve hakaret davasının ne kadar sürede sonuçlandığını ayrı bir yazıda inceledik. Somut olayınızda hangi fıkranın uygulanacağı, ön ödeme teklifine nasıl yaklaşılacağı ve tazminat talebinin nasıl kurulacağı dosyaya göre değişir; süreci bir hakaret davası avukatı ile yürütmek, özellikle şikâyet sürelerinin kısaldığı bu yeni rejimde hak kaybını önlemek bakımından önem taşır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Maddenin resmî ve güncel metnine Mevzuat Bilgi Sistemi üzerindeki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu sayfasından ulaşabilirsiniz; somut olayınızda hangi fıkranın uygulanacağı ve hangi sürelerin işlediği için bir avukata danışmanız gerekir.
Sıkça Sorulan Sorular
TCK madde 125 nedir?
TCK madde 125, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda hakaret suçunu düzenleyen hükümdür. Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat edilmesini ya da sövülmesini cezalandırır. Temel cezası üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır ve madde beş fıkradan oluşur.
TCK 125/1 ne demek?
TCK 125/1, hakaret suçunun temel şeklidir. Cezası üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır; ikisi seçimliktir, birlikte verilmez. Fıkranın son cümlesi mağdurun gıyabındaki hakaret için en az üç kişiyle ihtilat şartı arar; bu şart gerçekleşmezse suç oluşmaz.
TCK 125/2 ne demek?
TCK 125/2, hakaretin mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesini düzenler. Mesaj, e-posta, sesli mesaj veya video ile yapılan hakaret bu fıkraya girer ve birinci fıkradaki cezaya hükmolunur. Fıkra cezayı ağırlaştırmaz; sosyal medyadaki hakarette ağırlaşma yalnızca aleniyetten doğar.
TCK 125/3 ne demek?
TCK 125/3, cezanın alt sınırını bir yıldan az olamayacak şekilde yükselten üç nitelikli hâli sayar: kamu görevlisine görevinden dolayı, kişinin inanç, düşünce ve kanaat açıklamasından dolayı ve kişinin dinine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle işlenen hakaret. Fıkrada fiziksel özellik veya engellilik yer almaz.
TCK 125/4 ne demek?
TCK 125/4, hakaretin alenen işlenmesi hâlinde cezanın altıda biri oranında artırılacağını düzenler. Aleniyet, belirsiz sayıda kişinin duyabileceği veya görebileceği ortamda işlenmedir. Artırım oranı bir kat değil, altıda birdir; fıkranın bu hâli 29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanun ile getirilmiştir.
Hakaret suçu şikayete tabi mi?
Evet, kural olarak şikâyete tabidir. TCK m.131/1 uyarınca tek istisna, kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hakarettir; bu hâlde suç resen soruşturulur. Nitelikli hâl olan m.125/3-(b) ve (c) bentleri de dâhil olmak üzere diğer bütün hâller mağdurun şikâyetine bağlıdır.
Hakaret suçu şikayet süresi kaç aydır?
Şikâyet süresi, fiili ve faili öğrenmeden itibaren altı aydır. Ancak 7531 sayılı Kanun’la TCK m.73/2’ye eklenen cümle uyarınca bu süre, her ne suretle olursa olsun fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez. İki süreden hangisi önce dolarsa şikâyet hakkı orada sona erer.
Hakaret suçu uzlaşmaya tabi mi?
Hayır. CMK m.253/3 uyarınca hakaret suçunda uzlaştırma yoluna gidilemez. Bu yasak 7531 sayılı Kanun’la getirilmiş ve 14/11/2024 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Öncesinde hakaret şikâyete bağlı olduğu için uzlaştırmaya tabiydi; hâlâ aksini yazan kaynaklar güncel değildir.
Hakaret suçunda ön ödeme var mı?
Evet. TCK m.75/6-(a)-2 uyarınca hakaret suçu ön ödeme kapsamındadır; bendin bugünkü lafzı “üçüncü fıkranın (a) bendi hariç, madde 125” şeklindedir. Bent 7531 sayılı Kanun’la eklenmiş, 24/12/2025 tarihli ve 7571 sayılı Kanun’un 16. maddesiyle kapsamı maddenin bütününe genişletilmiştir.
Hakaret suçu ön ödeme kime verilir?
Ön ödeme tutarı Devlet Hazinesine ödenir, mağdura verilmez. Tutar kanunda maktu olarak yazmaz; TCK m.75/1’deki ölçütlere göre soruşturma giderleriyle birlikte Cumhuriyet savcılığınca hesaplanır ve tebligatla bildirilir. Mağdurun kişisel hakkı ise TCK m.75/5 uyarınca saklıdır.
Hakaret suçu ön ödeme yapılmazsa ne olur?
Tebliğ üzerine on gün içinde ödeme yapılmazsa ön ödemenin sonucu doğmaz ve soruşturmaya devam edilir; yeterli şüphe varsa kamu davası açılır. Taksitle ödeme kararı verilmiş ve taksitler süresinde ödenmemişse ön ödeme hükümsüz kalır. Beş yıl içinde aynı suç tekrar işlenirse ön ödeme hükümleri uygulanmaz.
Hakaret suçu para cezası kime ödenir?
Adli para cezası Devlet Hazinesine ödenir; mağdura ödenmez. Dayanak TCK m.52/1 ve 5275 sayılı Kanun’un 106/1. maddesidir. Mağdurun para talebi ancak ayrı bir manevi tazminat davasıyla karşılanabilir; ceza yargılamasında hükmedilen para cezası tazminat niteliği taşımaz.
Hakaret suçu görevli mahkeme hangisidir?
Görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. 5235 sayılı Kanun m.11 uyarınca sulh ceza hâkimliği ve ağır ceza mahkemesinin görevleri dışında kalan işlere asliye ceza mahkemesi bakar. Aynı Kanun m.14 gereği görev belirlenirken ağırlaştırıcı nedenler gözetilmez; aleniyet artırımı görevli mahkemeyi değiştirmez.
Hakaret suçunda zamanaşımı kaç yıldır?
Dava zamanaşımı sekiz yıldır. TCK m.66/1-(e) uyarınca üst sınırı beş yılı aşmayan hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlarda kamu davası sekiz yılda düşer; m.66/4 gereği seçimlik cezalarda hapis cezası esas alınır. Süre, suçun işlendiği günden itibaren işlemeye başlar.
TCK 125 ile CMK 125 aynı madde mi?
Hayır. Hakaret suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125. maddesindedir. CMK m.125 ise 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nda yer alır ve devlet sırrı niteliğindeki bilgileri içeren belgelerin mahkemece incelenmesini düzenler. Anayasa m.125 ve KTK m.125 de tamamen farklı konulara ilişkindir.
İsim verilmeden yapılan hakaret suç mudur?
Evet, olabilir. TCK m.126 uyarınca mağdurun ismi açıkça belirtilmemiş veya isnat üstü kapalı geçiştirilmiş olsa bile, sözün mağdurun şahsına yönelik olduğunda duraksanmayacak bir durum varsa isim belirtilmiş ve hakaret açıklanmış sayılır. Lakap veya tarif yoluyla yapılan hakaretlerde dayanak bu maddedir.