Genel, Hukuk

Hurda Teşvik Yasası (Hurda Araç Teşviki) Nedir?

Hurda Teşvik Yasası (Hurda Araç Teşviki) Nedir

Hurda teşvik yasası, belirli yaşın üzerindeki bir aracın hurdaya ayrılması karşılığında yeni araç alımında özel tüketim vergisi avantajı sağlayan düzenlemelere verilen addır. 14 Eylül 2026 itibarıyla Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş böyle bir düzenleme yoktur; gündemdeki program henüz kanunlaşmamıştır.

Makale İçeriği

Buna karşılık bir aracın hurdaya ayrılması işleminin kendisi bugün de ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir. Aşağıda önce yürürlükteki hukuku, sonra 2003 ve 2018’de fiilen uygulanmış iki teşvik dönemini, ardından gündemdeki teklifin sınırlarını ele alıyoruz.

Özet

Yeni araç alımına bağlı bir hurda teşviki şu an yürürlükte değildir; ancak hurdaya ayırma işleminin hukuku nettir ve yanlış adım pahalıya mal olur.

  • Teşvik yok, işlem var: Hurdaya çıkarma Araçların Satış, Devir ve Tescil Hizmetlerinin Yürütülmesi Hakkında Yönetmelik m.44’te düzenlenir. Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin bu konudaki 39. maddesi 4 Kasım 2025’te yürürlükten kaldırılmıştır.
  • Borç varsa işlem yapılmaz: Motorlu taşıtlar vergisi, trafik idari para cezası ve geçiş ücreti borcu ile haciz, rehin veya tedbir şerhi hurdaya çıkarmayı engeller.
  • Hurda aracı kullanmak suç değil ama çok pahalı: 2918 sayılı Kanun m.21 uyarınca 2026’da 46.000 TL idari para cezası uygulanır, araca el konulur ve mülkiyeti kamuya geçer.
  • Yürürlükteki tek ÖTV hakkı: Engelli istisnasıyla alınan araç kaza veya yangın sonucu hurdaya çıkarsa, 4760 sayılı Kanun m.7/2-(d) on yılda bir yeni istisna tanır.
  • Vergi borcu silinmez: Hurdaya ayırma geçmiş borcu ortadan kaldırmaz; motorlu taşıtlar vergisi mükellefiyeti de aynı gün değil, altı aylık dönem kuralına göre sona erer.

Hurda Teşvik Yasası Nedir?

Hurda teşvik yasası, ekonomik ömrünü tamamlamış bir aracın trafikten kalıcı olarak çekilmesi karşılığında, yeni alınacak araçta ödenecek özel tüketim vergisinden indirim veya muafiyet sağlayan geçici kanun düzenlemelerinin genel adıdır. Kamuoyunda “hurda araç teşviki” ya da kısaca “hurda teşviki” olarak anılır.

Bu modelin üç ayağı vardır: eski aracın hurdaya ayrılması, hurdaya ayrıldığının resmî belgeyle kanıtlanması ve yeni araç alımında vergi avantajının uygulanması. Üçünden biri eksikse ortada bir teşvik uygulaması yoktur.

Önemli bir ayrım: “hurda teşviki” ile “hurdaya ayırma” aynı şey değildir. Hurdaya ayırma, herhangi bir teşvik olmasa da her zaman yapılabilen bir tescil işlemidir. Teşvik ise bu işleme bağlanan, süreli ve kanunla tanınan bir vergi avantajıdır.

Hurda Teşvik Yasası Son Durum: Yasa Çıktı mı? (14 Eylül 2026)

Hayır. Bu yazının güncellendiği 14 Eylül 2026 tarihi itibarıyla hurda teşvikine ilişkin, Resmî Gazete’de yayımlanmış ve yürürlüğe girmiş bir kanun ya da Cumhurbaşkanı kararı bulunmamaktadır. Kamuoyundaki tartışma, kanun teklifi ve program duyurusu düzeyindedir.

Gündemdeki düzenleme “İlk Arabam Yerli Otomobil Aile Destek Programı” başlığıyla anılıyor. Basına yansıyan içeriğe göre programın bir ayağı çok çocuklu ailelere yerli üretim araçta ÖTV avantajı, diğer ayağı 25 yaş ve üzeri araçlar için hurda teşviki olarak tasarlanıyor.

Bir kanun teklifinin Meclis’e sunulmuş olması, komisyonda görüşülmesi veya bakanlık düzeyinde açıklanması hukuken bağlayıcı sonuç doğurmaz. Bağlayıcılık, Genel Kurul’da kabul, Cumhurbaşkanınca yayımlanma ve Resmî Gazete’de yürürlük tarihinin doğması ile ortaya çıkar.

Hurda teşvik yasası Meclis’ten geçti mi, ne zaman çıkacak?

Teklifin Genel Kurul’da kabul edildiğine ilişkin bir kayıt bulunmamaktadır. Bir kanun teklifinin süreci; komisyon görüşmesi, Genel Kurul’da kabul, Cumhurbaşkanınca yayımlanma ve Resmî Gazete’de yürürlük aşamalarından oluşur ve bu aşamaların hiçbiri için önceden tarih verilemez.

“Ne zaman çıkacak” sorusunun dürüst cevabı budur: yasama takvimi bağlayıcı bir süreye tabi olmadığı için tarih vaadi içeren her içerik tahmin üretmektedir. Doğru yaklaşım, tarih beklemek yerine aşağıdaki üç adımı periyodik olarak kontrol etmektir.

Hurda teşviki yürürlüğe girdi mi, nasıl doğrulanır?

Doğrulama üç adımlıdır ve tamamen ücretsizdir. Haber başlıklarına değil, aşağıdaki üç kaynağa bakılır:

  1. Resmî Gazete: resmigazete.gov.tr üzerinden ilgili tarihin fihristi taranır. Kanun metni burada yoksa yürürlükte değildir.
  2. Kanunun konsolide metni: Teşvik özel tüketim vergisine dokunacağı için 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu metninde yeni bir geçici madde açılıp açılmadığına bakılır.
  3. Cumhurbaşkanı kararı: Geçmiş uygulamalarda indirim tutarını kanun değil, kanunun verdiği yetkiye dayanan Cumhurbaşkanı kararı belirlemiştir. Kanun çıksa bile tutar bu karar yayımlanmadan netleşmez.

Bu üç adım tamamlanmadan “hurda yasası çıktı” bilgisi kesinlik taşımaz. Sosyal medyada dolaşan model listeleri ve başvuru tarihleri de aynı ölçüte tabidir.

Hurda teşviki neden sürekli gündeme geliyor?

Konunun düzenli olarak arama gündemine girmesinin üç somut nedeni var. Birincisi, Türkiye’deki araç parkının önemli bir bölümünün yüksek yaş grubunda olması ve bu araçların emisyon ile güvenlik donanımı bakımından geride kalmasıdır.

İkincisi, otomotiv sektörünün talep yaratıcı bir düzenlemeyi düzenli olarak gündemde tutmasıdır. Üçüncüsü ise 2003 ve 2018’de bu modelin fiilen uygulanmış olmasıdır; uygulanmış bir örneğin bulunması, her ekonomik dalgalanmada beklentiyi yeniden canlandırır.

Türkiye’de Daha Önce Uygulanan İki Hurda Teşviki

Hurda teşviki Türkiye’de iki kez, ikisi de geçici madde biçiminde uygulandı. Bugünkü tartışmanın çerçevesini bu iki örnek belirliyor; gündemdeki teklif de büyük ölçüde aynı kurguyu tekrarlıyor.

İlki, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’na 4962 sayılı Kanunla eklenen geçici 3. maddedir. İkincisi, 7103 sayılı Kanun’un kendi bünyesindeki geçici 1. maddedir. İkisi de süresi dolduğu için bugün uygulanmamaktadır.

Karşılaştırma2003-2004 dönemi2018-2019 dönemi
Dayanak4760 sayılı Kanun geçici m.3 (4962 sayılı Kanunla eklendi)7103 sayılı Kanun geçici m.1
SüreYayım tarihinden 31.12.2004’e kadar27.03.2018’den 31.12.2019’a kadar
Yaş eşiği20 ve daha büyük yaştaki araçlar16 ve daha büyük yaştaki araçlar
Kapsanan işlemYalnızca hurdaya çıkarmaHurdaya çıkarma veya ihracat
Yeni araçta sınırAynı cins araç; binek otomobilde 1600 cm³’ü geçmeyenAynı cins araç; binek otomobilde 1600 cm³’ü geçmeyen
Avantajın türüÖTV’nin sabit bir tutar kadar eksik hesaplanmasıTahakkuk eden ÖTV’nin bir kısmının terkin edilmesi
Kamu kurumları237 sayılı Taşıt Kanunu kapsamındakiler yararlanamaz (belediyeler hariç)Kamu idareleri yararlanamaz (meslekî kuruluşlar ve vakıf yükseköğretim kurumları hariç)

Hurda araç teşviki ne kadar indirim yapıyordu?

2018-2019 döneminde tavan, 7103 sayılı Kanun geçici m.1’in son hâline göre 15.000 TL idi. Madde, tahakkuk eden özel tüketim vergisinin “15.000 Türk lirasını aşmamak üzere” Cumhurbaşkanınca tespit edilecek kısmının terkin edileceğini söylüyordu.

Buradaki iki ayrıntı çoğu içerikte atlanıyor. Birincisi, 15.000 TL bir indirim tutarı değil tavandır; fiilen uygulanan tutar aracın motor hacmine, sınıfına ve matrahına göre Cumhurbaşkanı kararıyla farklılaştırılmıştır.

İkincisi, tahakkuk eden ÖTV belirlenen tutarın altında kalıyorsa aradaki fark iade edilmiyor ve başka bir araç alımında kullanılamıyordu; yalnızca hesaplanan vergi sıfırlanıyordu. Aynı mantık 2003 düzenlemesinde de vardı: vergi belirlenen tutarın altındaysa özel tüketim vergisi hesaplanmıyordu.

Üçüncü bir sınır daha vardı. 7103 sayılı Kanun geçici m.1/(5) uyarınca, ihraç edilen araç gümrük mevzuatına göre geri getirilecekse, terkin edilen özel tüketim vergisi tecil faiziyle birlikte ödenmeden aracın ithaline izin verilmiyordu. Haksız yararlanma hâlinde ise vergi, ziyaı cezası ve gecikme faiziyle tahsil ediliyordu.

Hurda teşviki hesaplama nasıl yapılıyordu?

Hesap, alınacak yeni aracın özel tüketim vergisi üzerinden yürüyordu. Önce yeni aracın ÖTV’si normal şekilde tahakkuk ediyor, ardından Cumhurbaşkanı kararıyla o araç sınıfı için belirlenmiş tutar bu vergiden terkin ediliyordu.

Bu nedenle “hurda teşviki hesaplama” tek bir formüle indirgenemez. Sonuç; aracın motor silindir hacmine, sınıfına ve ÖTV oranına esas matrahına göre değişir. Yürürlükte bir düzenleme olmadığı sürece de güncel bir hesaplama yapılamaz.

25 Yaş Üzeri Araç ÖTV Muafiyeti Var mı?

Hayır. 25 yaş ve üzeri araçlara bağlı bir ÖTV muafiyeti şu an yürürlükte değildir. “25 yaş” eşiği kanundan değil, gündemdeki teklife ilişkin açıklamalardan gelmektedir ve yasalaşmadıkça bağlayıcı değildir.

Geçmişteki iki uygulamada eşik 20 ve 16 yaştı. Yani “25 yaş” Türkiye’de daha önce hiç uygulanmamış bir eşiktir; eski dönem kurallarını bugünkü tartışmaya taşıyan içerikler bu noktada yanılmaktadır.

25 yaş ve üzeri araç hangi model yılı demek?

Yaş hesabı sezgisel değildir, kanunla belirlenmiştir. Hem 4760 sayılı Kanun geçici m.3 hem de 7103 sayılı Kanun geçici m.1, aracın yaşının tescil yılına bakılmaksızın tescil belgesindeki model yılında bir yaşında sayılması suretiyle bulunacağını düzenler.

Bu kurala göre 2026 yılında bir araç, model yılı 2002 ise 25 yaşındadır. Dolayısıyla “25 yaş ve üzeri” ifadesi 2026 için 2002 model ve öncesine karşılık gelir; yaygın olarak yazılan “2000 model ve öncesi” ifadesi bu hesapla uyuşmaz.

Model yılı2026’da kanuni yaş25 yaş eşiğine göre
200027Kapsamda
200126Kapsamda
200225Kapsamda (sınır)
200324Kapsam dışı
200522Kapsam dışı

Tablo, yürürlükteki bir teşvikin değil, gündemdeki 25 yaş eşiğinin kanuni yaş kuralıyla birlikte nasıl okunacağını gösterir. Yasalaşacak metin farklı bir yaş tanımı benimserse bu hesap da değişir.

Hurda Teşvik Yasası Şartları Ne Olabilir?

Kesin şartlar ancak yürürlüğe girecek metinle belli olur. Bununla birlikte geçmiş iki uygulamanın ortak omurgası, olası şartların çerçevesini büyük ölçüde gösterir. Aşağıdaki başlıklar tahmin değil, daha önce fiilen uygulanmış kurallardır.

  • Yaş eşiği: Kanunun belirlediği yaşın üzerinde, kayıt ve tescile tabi bir araç.
  • Aynı cins şartı: Her iki uygulamada da hurdaya çıkarılan araçla aynı cinsten bir araç alınması gerekiyordu.
  • Motor hacmi sınırı: Binek otomobillerde 1600 cm³ üzeri araçlar kapsam dışındaydı.
  • Tescilin silinmesi: Aracın ilgili mevzuata göre kayıt ve tescilinin silinmiş olması şarttı.
  • Haksız yararlanma yaptırımı: 2018 düzenlemesinde madde hükmünden haksız yararlanılması hâlinde vergi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faiziyle birlikte geri alınıyordu.
  • Yerlilik şartı: Geçmiş iki uygulamada yoktu; gündemdeki programda yüzde 40 yerlilik oranı konuşulmaktadır.

Hurda araç teşviki şartları nelerdir?

Yürürlükte bir teşvik bulunmadığı için bugün geçerli bir şart listesi de yoktur. Yukarıdaki maddeler, 2003 ve 2018 uygulamalarının fiilen aradığı koşullardır ve gündemdeki teklifin çerçevesini anlamak için en sağlam ölçüttür.

Bir önceki uygulamanın şartlarını “bugünün şartları” gibi sunan içerikler bu noktada yanıltıcıdır. Örneğin 16 yaş eşiği 2018’e, 20 yaş eşiği 2003’e aittir; yeni bir metin çıkarsa her iki eşik de bağlayıcı olmaktan çıkar.

Hurda araç yasasından kimler yararlanabilir?

Geçmiş uygulamalarda yararlanma hakkı, hurdaya çıkarılan aracın tescil kaydındaki gerçek veya tüzel kişiye tanınmıştı. Araç birden fazla kişi adına tescilliyse, eksik hesaplanacak vergi hisseler oranında paylaştırılıyordu.

Kamu kurumları her iki dönemde de kapsam dışında tutuldu. 2018 düzenlemesinde meslekî kuruluşlar ve vakıf yükseköğretim kurumları bu kısıtın istisnasıydı; 2003 düzenlemesinde ise belediyeler hariç tutulmuştu.

Hurda teşvikiyle hangi araçlar alınabilir?

Geçmiş düzenlemelerde kapsam, marka veya model adıyla değil gümrük tarife istatistik pozisyonu ile belirlendi. 2018 uygulaması 8701.20, 87.02, 87.03 ve 87.04 pozisyonlarındaki araçları kapsıyordu; binek otomobillerde ayrıca 1600 cm³ sınırı vardı.

Bu teknik ölçüt, “hangi araba alınabilir” sorusunun neden liste hâlinde cevaplanamayacağını açıklar. Aynı marka altındaki iki donanım seviyesinden biri kapsamda, diğeri kapsam dışında kalabilir.

Model listeleri neden kesin kabul edilmemelidir?

İnternette dolaşan “teşvikle alınabilecek araçlar” listeleri hukuki dayanaktan yoksundur. Kapsam ancak yürürlüğe giren metindeki tarife pozisyonları ve varsa yerlilik oranı üzerinden belirlenir; listeler bu ölçütleri değil, tahminleri yansıtır.

Bu listelere dayanarak araç satışı, kapora ödemesi veya sipariş gibi bağlayıcı adımlar atılması ciddi zarar doğurabilir. Kapora verilmiş ve karşılığı alınamamış işlerde hukuki zeminin ne olduğu ayrıca değerlendirilmelidir.

ÖTV İndirimi ile ÖTV Muafiyeti Arasındaki Fark Nedir?

ÖTV indirimi verginin bir kısmının alınmaması, ÖTV muafiyeti ise verginin hiç doğmamasıdır. Geçmişteki hurda teşvikleri teknik olarak muafiyet değil, terkin ya da eksik hesaplama yöntemiyle kurulmuştu.

KavramAnlamıHurda teşvikindeki karşılığı
İstisna / muafiyetVergi hiç hesaplanmazHurda teşvikinde kullanılmadı; engelli aracı istisnası ayrı bir rejimdir
TerkinTahakkuk eden vergi silinir2018-2019 uygulamasının yöntemi
Eksik hesaplamaVergi belirli tutar kadar düşük hesaplanır2003-2004 uygulamasının yöntemi
Oran indirimiVergi oranı düşürülürGenel ÖTV düzenlemelerinde kullanılır

Ayrım önemsiz değildir. Terkinde vergi önce tahakkuk ettiği için, sonradan ortaya çıkan bir ihlalde terkin edilen tutar gecikme faiziyle birlikte geri istenebilir. Gerçek bir muafiyette ise geri alınacak bir tahakkuk yoktur.

Hurdaya Ayrılan Araçta Yürürlükteki Tek ÖTV Hakkı: Engelli Aracı İstisnası

Hurdaya ayırmaya bağlanan ve bugün hâlâ yürürlükte olan tek özel tüketim vergisi hakkı, 4760 sayılı Kanun m.7/2-(d) bendinde düzenlenmiştir. Bu hüküm genel bir hurda teşviki değildir; yalnızca engelli istisnasından yararlanmış araçlara ilişkindir.

Maddeye göre, m.7/2-(a), (b) ve (c) alt bentleri kapsamında istisnadan yararlanarak araç alan malûl ve engellilerin aracı; deprem, heyelan, sel, yangın veya kaza sonucu kullanılamaz hâle gelip hurdaya çıkarılırsa, bu kişiler on yılda bir defaya mahsus olmak üzere yeniden istisnadan yararlanabilir.

Dikkat edilmesi gereken nokta, listenin kapalı olmasıdır. Aracın yalnızca eskimesi, ekonomik ömrünü doldurması veya bakım maliyetinin artması bu bent kapsamına girmez. Hüküm, olağanüstü bir olay sonucu oluşan kullanılamazlık hâline bağlanmıştır.

Aracımı Hurdaya Nasıl Ayırırım?

Hurdaya ayırma işlemi bugün Araçların Satış, Devir ve Tescil Hizmetlerinin Yürütülmesi Hakkında Yönetmelik’te (aşağıda Tescil Yönetmeliği) m.44’te düzenlenmiştir. İşlem noterde veya Emniyet Genel Müdürlüğü trafik tescil kuruluşunda yapılır ve araç muayeneye tabi tutulmaz.

Buradaki en sık rastlanan hata, kaynak gösterilen mevzuatın eskimiş olmasıdır. Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin “Araçların Hurdaya Çıkarılması” başlıklı 39. maddesi 4 Kasım 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan değişiklikle yürürlükten kaldırılmıştır; hâlâ bu maddeye atıf yapan içerikler mülga bir hükmü göstermektedir.

  1. Borç ve şerh kontrolü. Motorlu taşıtlar vergisi, gecikme faizi ve zammı, vergi cezası, trafik idari para cezası ve geçiş ücreti borcu bulunmamalı; kayıtlarda haciz, rehin veya tedbir gibi kısıtlayıcı şerh olmamalıdır.
  2. Lisanslı tesise teslim. M1 ve N1 kategorisindeki araçlar ile motosiklet ve motorlu bisiklet dışındaki üç tekerlekli araçlar, Ömrünü Tamamlamış Araçların Kontrolü Hakkında Yönetmelik (aşağıda ÖTA Yönetmeliği) kapsamındaki teslim yerine, lisanslı geçici depolama alanına veya işleme tesisine teslim edilir.
  3. Araç Kayıttan Düşme ve Bertaraf Formu. Teslim sırasında haciz-rehin-tedbir şerhi bulunmadığına dair belge ile vergi dairesinden alınan ilişik kesme belgesi ibraz edilir; karşılığında form alınır.
  4. Tescil kuruluşuna başvuru. Form ve tescil belgesiyle notere ya da trafik tescil kuruluşuna başvurulur. Hurdaya çıkarma, başvuru tarihi itibarıyla yapılır.
  5. Plaka ve belge işlemi. Tescil plakası geri alınarak iptal edilir; tescil belgesine “Hurdaya Çıkarılmıştır” şerhi işlenerek araç sahibine verilir.
  6. Vergi dairesine bildirim. Bilgi elektronik ortamda Gelir İdaresi Başkanlığına; bu mümkün değilse en geç on beş iş günü içinde yazılı olarak vergi dairesine bildirilir.

Bu adımların bir de süre boyutu vardır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.20/1-(a)/1, aracın hurda durumuna gelmesi hâlinde bir ay içinde tescilin silinmesi için başvurulmasını zorunlu tutar.

Süreye uyulmaması idari para cezasına bağlanmıştır. Emniyet Genel Müdürlüğünün 2026 yılı trafik idari para ceza rehberine göre bu ihlalin karşılığı 2.719 TL’dir; peşin ödemede 2.039,25 TL olarak uygulanır.

Hurda Belgesi Nedir, Nasıl Alınır?

Günlük dilde “hurda belgesi” denilen tek bir belge yoktur; süreçte birbirinden farklı iki belge vardır ve ikisi ayrı kurumlardan gelir. Karışıklığın kaynağı budur.

BelgeVerenİşlevi
Araç Kayıttan Düşme ve Bertaraf FormuAraç teslim yeri, lisanslı geçici depolama alanı veya işleme tesisiAracın çevreyle uyumlu bertaraf edileceğini belgeler; tescil işleminde ibrazı zorunludur
“Hurdaya Çıkarılmıştır” şerhli araç tescil belgesiNoter veya trafik tescil kuruluşuİşlemin tamamlandığını gösterir; aracın hurda olarak satışında sahiplik belgesi olarak kullanılır

Bertaraf formu beyaz, pembe, yeşil ve mavi olmak üzere dört nüshadır. Hurdaya ayırma tamamlandıktan sonra formun onaylanan pembe nüshası işlemi yapan trafik tescil kuruluşunda kalır; beyaz, yeşil ve mavi nüshalar araç sahibine teslim edilir.

Hurda belgesini kim verir?

Bertaraf formu, seri numaraları Bakanlıktan alınmak suretiyle ekonomik operatörlerce bastırılır ve araç teslim yerleri ile lisanslı geçici depolama alanları tarafından araç sahibine bedel alınmadan verilir. Bu belge için ücret talep edilmesinin mevzuatta karşılığı yoktur.

Şerhli tescil belgesi ise hurdaya çıkarma işlemini yapan noter ya da trafik tescil kuruluşunca düzenlenir. Tescil belgesi hurdaya çıkarma ile geçersiz hâle gelir; sadece bu şerhli hâliyle sahiplik belgesi olarak geçerliliğini korur.

Hurda belgesi nasıl kaldırılır, nasıl iptal edilir?

Yalnızca hatalı yapılmış bir hurda işlemi geri alınabilir. Tescil Yönetmeliği m.44/9 uyarınca hatalı olarak hurdaya ayrılan araçların tescil kaydı, ilgili kurumun veya araç sahibinin başvurusu üzerine hurdaya ayrıldığı tarih itibarıyla yeniden açılır.

Bu imkânın kritik bir istisnası vardır: ÖTA Yönetmeliği kapsamında bertaraf formu düzenlenip araç ilgili birimlere teslim edilmişse, kayıt yeniden açılamaz. Yani form düzenlendikten sonra dönüş yolu kapanır.

Usulüne uygun yapılmış bir hurda işleminin “fikir değiştirildiği için” geri alınması ise mümkün değildir. Tescil Yönetmeliği m.44/6 hurdaya çıkarılmış araçların yeniden tescil edilemeyeceğini açıkça düzenler.

Hurdaya Ayırma ile Trafikten Çekme Arasındaki Fark Nedir?

İki işlem sık karıştırılır, oysa sonuçları taban tabana zıttır. Trafikten çekme geri dönülebilir bir işlemdir; hurdaya ayırma ise kalıcıdır. Aracını bir süre kullanmayacak olan kişinin doğru tercihi genellikle trafikten çekmedir.

ÖlçütTrafikten çekme (Tescil Yön. m.43)Hurdaya ayırma (Tescil Yön. m.44)
SonuçTescil kaydı geçici olarak kapatılırAraç kaydı kalıcı olarak silinir
Geri dönüşMümkün; araç yeniden trafiğe çıkarılabilirYeniden tescil edilemez
PlakaTescil belgesi ve plakalarla başvurulurPlaka geri alınır ve iptal edilir
Bertaraf formuAranmazM1, N1 ve belirli üç tekerlekli araçlarda zorunlu
Borç şartıMTV, trafik idari para cezası ve geçiş ücreti borcu bulunmamalıdırMTV, trafik idari para cezası ve geçiş ücreti borcu bulunmamalıdır
Haciz/şerhYakalama kararı hariç, hak mahrumiyeti olan araçlar çekilebilirHaciz, rehin, tedbir şerhi varsa işlem yapılamaz
Ek yükümlülükAracı bildirilen adreste bulundurma taahhütnamesi alınırAraç fiziken bertaraf edilir

Trafikten çekmede 2026’da yürürlüğe giren yeni bir sonuç da var. 12 Şubat 2026 tarihli 7574 sayılı Kanunla 2918 sayılı Kanun m.21’e eklenen cümleye göre, trafikten çekilmiş bir araç karayoluna çıkarılırsa tescil kaydı çekme tarihi itibarıyla yeniden açılır ve vergi dairesine bildirilir.

Bunun pratik anlamı, kaydın ileriye değil geriye dönük olarak açılmasıdır. Ara dönemde durmuş görünen motorlu taşıtlar vergisi yükümlülüğü böylece geçmişe etkili biçimde canlanır.

Borç, Ceza ve Şerhler Hurda İşlemini Engeller mi?

Evet, engeller. Bu noktada sık kullanılan “zorlaştırabilir” ifadesi yanlıştır. Tescil Yönetmeliği m.44/1 borç bulunmamasını ve kısıtlayıcı şerh olmamasını işlemin şartı olarak düzenler; şart sağlanmadan hurdaya çıkarma yapılamaz.

Borçsuzluk, vergi dairesinden alınan belgeyle ya da elektronik ortamda yapılacak sorguyla tespit edilir. Alternatif olarak aracın hurdaya çıkarılmasında sakınca bulunmadığına dair belge ibraz edilebilir.

Haciz, rehin ve tedbir şerhleri ise ayrı bir kalemdir ve borç ödemekle kendiliğinden kalkmaz. Şerhin kaldırılması için ilgili icra dosyası veya mahkeme kararı üzerinden ayrıca işlem yapılması gerekir.

Hurdaya ayrılan aracın vergi borcu silinir mi?

Hayır. Hurdaya ayırma birikmiş motorlu taşıtlar vergisi borcunu silmez; tersine, borç varken işlem zaten yapılamaz. Borç silinmesi ancak kanunla tanınan terkin ya da yapılandırma imkânlarıyla mümkün olur ve bunlar süreli düzenlemelerdir.

Geçmişte çıkarılan bazı alacak yapılandırma kanunlarında, belirli model yılından eski araçların hurdaya ayrılması hâlinde vergi ve cezaların terkini öngörülmüştü. Bu düzenlemeler süreli olduğundan, o dönem kapandıktan sonra dayanak olarak kullanılamaz.

Hurdaya ayrılan aracın trafik cezası silinir mi?

Hayır. Trafik idari para cezaları da aynı mantığa tabidir ve ödenmemiş ceza hurda işlemini bloke eder. Ceza tebliğine veya ödeme emrine itiraz edilecekse bu, hurda işleminden bağımsız ve kendi süresi içinde yürütülmesi gereken ayrı bir yoldur.

Ödeme emri aşamasına gelmiş bir trafik cezasında izlenecek yol ve süreler için trafik cezası ödeme emri yazımızdaki açıklamalar yol gösterici olacaktır.

Hurdaya Ayrılan Araç Ne Olur, MTV Ne Zaman Sona Erer?

Motorlu taşıtlar vergisi mükellefiyeti, hurdaya ayırma işleminin yapıldığı gün sona ermez. 197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu m.8, sona erme anını takvim yılının hangi yarısında kayıt silindiğine bağlar.

Kaydın silindiği dönemMükellefiyetin sona erdiği an
Takvim yılının ilk altı ayı içindeİkinci altı aylık dönemin başından itibaren
İkinci altı aylık dönem içindeTakip eden takvim yılının başından itibaren

Bu kuralın pratik sonucu şudur: yılın ikinci yarısında hurdaya ayrılan bir araç için o yıla ait vergi yükümlülüğü devam eder. Zamanlama, ödenecek tutarı doğrudan etkiler.

Hurdaya ayrılan araç e-Devlet’te görünür mü?

Hurdaya çıkarma bilgisi elektronik ortama kaydedilir ve Gelir İdaresi Başkanlığına bildirilir. Dolayısıyla işlem, araç sorgulama ekranlarına yansır. Bildirim elektronik ortamda yapılamazsa, en geç on beş iş günü içinde yazılı bildirim zorunludur.

Kaydın yansımadığı durumlarda beklemek yerine tescil kuruluşuna ve vergi dairesine başvurmak gerekir. Aksi hâlde tahakkuk etmeye devam eden vergi ve buna bağlı gecikme zammı araç sahibine yansıyabilir.

Hurdaya Ayrılan Araca Para Verilir mi, Hurda Araç Ne Kadar Eder?

Hurda aracın bedeli için mevzuatta belirlenmiş bir tarife yoktur; fiyat hurda metal piyasası, aracın ağırlığı ve sökülebilir parçalarının durumuna göre serbestçe oluşur. Bu nedenle “hurda araç fiyatı hesaplama” sonucunu veren resmî bir cetvel de bulunmaz.

Mevzuatın düzenlediği nokta fiyat değil, bedelsiz geri alma yükümlülüğüdür. ÖTA Yönetmeliği m.12/3’e göre üreticiler, negatif piyasa değeri olan ömrünü tamamlamış araçları araç sahibinden bedel talep etmeden teslim alır.

Bu yükümlülük koşulsuz değildir. ÖTA Yönetmeliği m.12/4, bedelsiz geri alma zorunluluğunun dört hâlde ortadan kalktığını düzenler:

  • Aracın Karayolları Trafik Kanunu’na göre tescil işleminin yapılmamış olması.
  • Şanzıman, diferansiyel, katalizatör, motor, elektronik kontrol üniteleri, lastik, üstyapı gibi önemli parçaların bulunmaması.
  • Araca ait olmayan atık veya hurda malzemenin bulunması.
  • Aracın ÖTA Yönetmeliği kapsamı dışındaki bir araç sınıfına dönüştürülmüş olması.

İkinci madde uygulamada en çok zarara yol açan başlıktır. Aracın motorunu, katalizatörünü veya lastiklerini önceden satan kişi, sattığı parçalardan elde ettiği bedelin yanında bedelsiz teslim hakkını da kaybedebilir.

Hurda araç fiyatı hesaplama nasıl yapılır?

Resmî bir cetvel olmadığı için hesap piyasa verisiyle yapılır. Belirleyici üç kalem şunlardır: aracın hurda metal ağırlığı ve güncel hurda demir fiyatı, yeniden kullanılabilir parçaların durumu ve teslim edilecek lisanslı tesisin fiyat politikası.

Bu üç kalem de değişken olduğu için, “hurda araç fiyatı hesaplama” sonucunu tek bir sayı olarak veren araçlara temkinli yaklaşmak gerekir. Bağlayıcı olan tek bilgi, teslim yapılacak tesisten alınan yazılı tekliftir.

Hurda aracı kim alır?

Kapsamdaki araçlar için teslim yeri serbest değildir. Araç sahibi, aracını ÖTA teslim yerlerine, lisanslı geçici depolama alanlarına veya lisanslı işleme tesislerine teslim etmek ve karşılığında onaylı bertaraf formunu almakla yükümlüdür.

Lisanssız bir alıcıya yapılan teslim, bertaraf formunu doğurmadığı için tescil kuruluşunda işlemi tamamlamaya yetmez. Bu durumda araç fiilen elden çıkmış, kayıtta ise sahibinin üzerinde kalmış olur.

Hurda Belgeli Araç Trafiğe Çıkarsa Ne Olur?

Bu, yazıdaki en ağır yaptırımdır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.21, hurdaya çıkarılmış araçların karayolunda sürülmesini açıkça yasaklar ve ihlale üç ayrı sonuç bağlar.

  • İdari para cezası: Sürücüsüne 2026 yılı için 46.000 TL idari para cezası verilir; peşin ödeme indirimiyle 34.500 TL olarak uygulanır.
  • Trafikten men: Araç trafikten menedilir.
  • El koyma ve mülkiyetin kaybı: Mülki amir tarafından araca el konulur ve aracın mülkiyeti kamuya geçer.
  • Tescil yasağı: Hurdaya çıkarılmış araç yeniden tescil edilemez; “trafiğe tescil edilemez” ifadesinin karşılığı budur.

Kanun burada yalnızca ceza öngörmez, mülkiyeti de sona erdirir. Bu nedenle hurdaya ayrılmış bir aracın “sadece kısa mesafede” kullanılması dahi savunulabilir bir risk değildir.

Kanundaki para cezaları her takvim yılı başında yeniden değerleme oranında artırılır. Bu nedenle yukarıdaki tutar 2026 yılına aittir ve sonraki yıllarda güncel rehberden doğrulanmalıdır.

Hurda Araç Alım Satımı Mümkün mü?

Aracın kendisi artık trafiğe çıkacak bir taşıt olarak değil, hurda malzeme olarak alınıp satılabilir. Tescil Yönetmeliği m.12/3-(b), “hurdaya çıkarılmıştır” şerhi işlenerek sahibine verilen tescil belgesinin, aracın hurda olarak satışlarında sahiplik belgesi olarak kullanılacağını düzenler.

Parçalar bakımından da kapı tamamen kapalı değildir. Tescil Yönetmeliği m.44/6, hurdaya çıkarılan aracın kullanılabilir durumdaki motoru ile diğer parçalarının başka araçlarda kullanılabileceğini ve kullanıldığı aracın kayıtlarına işleneceğini öngörür.

Buna karşılık hurda kayıtlı bir aracın yeniden tescil edilerek trafiğe çıkarılması mümkün değildir. İkinci el alımda karşılaşılan kayıt sorunları bakımından kilometresi düşürülmüş araç yazımızdaki tespit yöntemleri de faydalı olacaktır.

Hurdaya Çıkarılan Araç İçin Değer Kaybı İstenebilir mi?

Hayır. 2918 sayılı Kanun m.92/(l) bendi, hasar sebebiyle trafikten çekme veya hurdaya çıkarılma işlemi görmüş araçların değer kaybı tazminatı taleplerini zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatının dışında tutar. Bu bent 2021 yılında eklenmiştir.

Kural pratikte şu sonucu doğurur: ağır hasar alan bir araçta hurdaya çıkarma yoluna gidilmesi, o araç için trafik sigortasından değer kaybı istenmesini engeller. Bu nedenle kaza sonrası işlem tercihinin sonuçları önceden değerlendirilmelidir.

Aracın hurda mı, pert mi yoksa ağır hasarlı mı sayılacağı ayrı bir tespit meselesidir. Bu ayrım için pert araç nedir, ağır hasar ile farkı ne ve tam hasara ya da ağır hasara uğramış araçların tespiti yazılarımıza bakılabilir.

Sigorta şirketlerinin bu noktada kendi yükümlülükleri de vardır. ÖTA Yönetmeliği m.9, onarımı ekonomik olarak mümkün olmayıp bedeli araç sahibine ödenmiş tam hasarlı araçların lisanslı tesise teslim edilmesini zorunlu kılar.

Değer kaybı talebinin kime ve hangi süre içinde yöneltileceği konusunda araç değer kaybı davası kime açılır yazımız ile 1 Temmuz 2026 sonrası hasar ve değer kaybı düzenlemeleri başlıklı incelememiz ayrıntılı bilgi içerir.

Hurda Teşvikinin İkinci El Piyasasına Etkisi

Teşvik beklentisi, düzenleme çıkmadan da piyasayı etkileyebilir. Yaşlı araç sahiplerinin satış kararını ertelemesi arzı daraltır; buna karşılık beklentinin boşa çıkması ertelenen satışların aynı anda piyasaya dönmesine yol açar.

2018 uygulamasında kapsamın dar tutulması, etkinin sınırlı kalmasına neden olmuştu. Binek otomobillerde 1600 cm³ sınırı ve aynı cins araç şartı, teşvikin ikinci el piyasasının tamamını değil belirli bir dilimini etkilemesi sonucunu doğurdu.

Bu nedenle olası bir düzenlemenin piyasa etkisi, tavan tutarından çok kapsam ölçütlerine bağlıdır. Yaş eşiği, motor hacmi sınırı ve yerlilik oranı birlikte okunmadan etki tahmini yapılamaz.

Çevre, Güvenlik ve Ekonomi Dengesi

Hurda teşviki tartışması üç eksende yürür: emisyonun azaltılması, trafik güvenliğinin artırılması ve otomotiv sektörünün desteklenmesi. Bu eksenler her zaman aynı yöne işaret etmez.

Çevresel ayağın mevzuattaki karşılığı zaten mevcuttur. Ömrünü Tamamlamış Araçların Kontrolü Hakkında Yönetmelik, aracın parçalarının yeniden kullanım, geri dönüşüm ve geri kazanım işlemlerine tabi tutulmasını ve bertaraf edilecek atık miktarının azaltılmasını amaçlar.

Mali ayak ise bütçe maliyeti nedeniyle her zaman daha dar kurgulanır. Teşvikin tavanla sınırlanması, aynı cins araç şartı ve motor hacmi sınırları bu dengeyi kurma amacını taşır.

Bilgi Kirliliğinden Kaçınmak İçin Dikkat Edilmesi Gerekenler

Bu konudaki içeriklerin büyük bölümü birbirinden kopyalandığı için, aynı hatalar yıllarca dolaşımda kalır. Aşağıdaki dört kontrol, bir metnin güvenilirliğini hızla ölçmeye yarar.

  • Dayanak var mı? Kanun ve madde numarası verilmeyen “şartlar” listesi, doğrulanamaz bir iddiadır.
  • Dayanak yürürlükte mi? Karayolları Trafik Yönetmeliği m.39’a atıf yapan bir metin, 4 Kasım 2025’te yürürlükten kaldırılmış bir hükmü göstermektedir.
  • Tutar hangi yıla ait? Trafik idari para cezaları her yıl yeniden değerleme oranında artar; yıl belirtilmeyen tutar eskimiş olabilir.
  • Yaş hesabı doğru mu? Kanuni yaş, model yılında aracın bir yaşında sayılması esasına dayanır; basit çıkarma işlemi bir yıllık sapma yaratır.

Aracını hurdaya ayırmayı düşünen kişi için pratik sıralama ise şudur: önce borç ve şerh durumu sorgulanır, sonra trafikten çekme ile hurdaya ayırma arasındaki tercih yapılır, en son teslim ve tescil adımlarına geçilir.

Araç üzerinde haciz, rehin veya tedbir şerhi bulunuyorsa ya da hurda işlemi bir kaza dosyası, sigorta uyuşmazlığı veya vergi tarhiyatıyla iç içe geçmişse, adım atmadan önce vergi hukuku alanında çalışan bir avukattan destek alınması yerinde olur.

Sık Sorulan Sorular (SSS)

Hurda araç teşvik yasası nedir?

Belirli yaşın üzerindeki bir aracın hurdaya ayrılması karşılığında, yeni alınacak araçta özel tüketim vergisi avantajı sağlayan geçici kanun düzenlemesidir. Türkiye’de 2003-2004 ve 2018-2019 dönemlerinde uygulanmış, iki düzenlemenin de süresi dolmuştur.

Hurda teşviki nedir, nasıl oluyor?

Eski araç lisanslı tesise teslim edilip tescili silinir, ardından yeni araç alımında kanunun tanıdığı ÖTV avantajı uygulanır. Üç adımdan biri eksikse teşvik uygulaması ortaya çıkmaz; bugün bu zincirin son halkası olan kanuni avantaj bulunmamaktadır.

Hurda teşvikinden nasıl yararlanılır?

Yürürlükte bir teşvik olmadığı için şu an başvurulabilecek bir yol yoktur. Geçmiş uygulamalarda ayrı bir başvuru sistemi de kurulmamış, avantaj yeni aracın ilk iktisabı sırasında vergi dairesi işlemleriyle uygulanmıştı.

2026 yılında hurda teşvik yasası yürürlüğe girdi mi?

Hayır. 14 Eylül 2026 itibarıyla hurda teşvikine ilişkin Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş bir kanun veya Cumhurbaşkanı kararı bulunmamaktadır. Gündemdeki düzenleme kanun teklifi ve program duyurusu aşamasındadır.

Hurda teşvikinden hangi araçlar yararlanabilecek?

Kesin kapsam yürürlüğe girecek metinle belirlenir. Geçmiş uygulamalarda kapsam marka veya modelle değil gümrük tarife istatistik pozisyonuyla tanımlanmış, binek otomobillerde 1600 cm³ motor hacmi sınırı uygulanmıştı.

25 yaş ve üzeri araç hangi model yıllarını kapsar?

Kanuni yaş hesabında araç, tescil belgesindeki model yılında bir yaşında sayılır. Bu kurala göre 2026 yılında 25 yaş eşiği, 2002 model ve öncesi araçlara karşılık gelir.

Hurda araç teşviki ne kadar indirim sağlıyordu?

2018-2019 döneminde tavan 15.000 TL idi. Bu bir sabit indirim değil üst sınırdı; fiilen uygulanan tutar aracın motor hacmi, sınıfı ve matrahına göre Cumhurbaşkanı kararıyla belirleniyordu.

Aracımı hurdaya nasıl ayırırım?

Borç ve şerh durumu temizlendikten sonra araç lisanslı tesise teslim edilir, Araç Kayıttan Düşme ve Bertaraf Formu alınır ve bu formla notere ya da trafik tescil kuruluşuna başvurulur. Araç muayeneye tabi tutulmaz.

Hurda belgesi nereden alınır?

Bertaraf formu, araç teslim yerleri ile lisanslı geçici depolama alanlarınca bedel alınmadan verilir. “Hurdaya Çıkarılmıştır” şerhli tescil belgesi ise işlemi yapan noter veya trafik tescil kuruluşunca düzenlenir.

Hurdaya ayrılan aracın vergi borcu veya trafik cezası silinir mi?

Hayır. Borç varken hurda işlemi zaten yapılamaz; motorlu taşıtlar vergisi, trafik idari para cezası ve geçiş ücreti borcunun bulunmaması işlemin şartıdır. Hurdaya ayırma geçmiş borcu ortadan kaldırmaz.

Hurdaya ayırma ile trafikten çekme arasındaki fark nedir?

Trafikten çekmede tescil kaydı geçici olarak kapatılır ve araç yeniden trafiğe çıkarılabilir. Hurdaya ayırmada plaka iptal edilir, kayıt kalıcı olarak silinir ve araç bir daha tescil edilemez.

Hurda belgeli araç trafiğe çıkarsa ne olur?

Karayolları Trafik Kanunu m.21 uyarınca sürücüye 2026 yılı için 46.000 TL idari para cezası verilir, araç trafikten menedilir, mülki amir tarafından el konulur ve aracın mülkiyeti kamuya geçer.

Hurda belgesi kaldırılabilir mi?

Yalnızca hatalı yapılmış işlemlerde kayıt yeniden açılabilir. ÖTA Yönetmeliği kapsamında bertaraf formu düzenlenip araç teslim edilmişse bu imkân kullanılamaz.

Hurdaya ayrılan araca para verilir mi?

Bedel piyasa koşullarına göre belirlenir, mevzuatta tarife yoktur. Negatif piyasa değerli araçlar üreticilerce bedel alınmadan teslim alınır; ancak motor, katalizatör veya lastik gibi önemli parçalar sökülmüşse bu yükümlülük ortadan kalkar.

Hurdaya ayrılan araç için değer kaybı istenebilir mi?

Hayır. Karayolları Trafik Kanunu m.92/(l) bendi, hasar nedeniyle trafikten çekme veya hurdaya çıkarılma işlemi görmüş araçların değer kaybı taleplerini zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı dışında bırakmıştır.

Hurdaya çıkan aracın motorlu taşıtlar vergisi ne zaman durur?

197 sayılı Kanun m.8 uyarınca kayıt yılın ilk altı ayında silinmişse ikinci altı aylık dönemin başından, ikinci altı ayda silinmişse takip eden takvim yılı başından itibaren mükellefiyet sona erer.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Mevzuat metinleri ve ceza tutarları değişebildiğinden, somut bir işlem öncesinde güncel kaynaklar kontrol edilmeli ve gerekirse bir avukata danışılmalıdır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir