Hukuk

Araç Değer Kaybı Davası Kime Açılır? Araç Değer Kaybı Kimden Talep Edilir? (2026 Güncel)

Araç Değer Kaybı Davası Kime Açılır? Araç Değer Kaybı Kimden Talep Edilir? (2026 Güncel)

Araç değer kaybı davası kime açılır sorusunun tek bir muhatabı yoktur: dava, kazada kusurlu olan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısına, kusurlu sürücüye ve aracın işletenine karşı açılabilir. Uygulamada talep önce sigorta şirketine yöneltilir; çünkü dava veya tahkim yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması Karayolları Trafik Kanunu m.97 uyarınca zorunludur.

Makale İçeriği

Bu yazıda davanın kime yöneltileceği, sürücü ile işletenin sorumluluğunun nereden doğduğu, sigortasız araç ve şirket iflası gibi istisnai hâllerde muhatabın nasıl değiştiği ve 1 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren yeni değer kaybı rejiminin süreci nasıl etkilediği ele alınmaktadır.

ÖzetAraç değer kaybı davası kime açılır sorusunun tek bir cevabı yoktur; sigortacı, sürücü ve işleten farklı hukuki temellere dayanır ve hangisine gidileceği teminatın durumuna göre değişir.

  • Önce sigortacı. Dava veya tahkimden önce kusurlu aracın trafik sigortasına yazılı başvuru zorunludur (KTK m.97). Sigortacı 15 gün içinde yazılı cevap vermek, belgeler ulaştıktan sonra 8 iş günü içinde ödemek zorundadır (m.99).
  • İşleten ve sürücü müteselsilen sorumludur. KTK m.85 işleteni, sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu tutar; bu nedenle sürücü ile araç sahibi farklı kişilerse dava ikisine birlikte açılabilir.
  • Sigortasız araçta Güvence Hesabı devreye girmez. 5684 s.K. m.14/2-b yalnız bedensel zararları kapsar; değer kaybı maddi zarar olduğu için muhatap doğrudan kusurlu sürücü, malik ve işletendir.
  • Şirket iflas ederse tablo değişir. Aynı maddenin (c) bendi, ruhsat iptali veya iflas hâlinde maddi ve bedensel zararları Güvence Hesabı kapsamına alır.
  • Zamanaşımı öğrenmeden itibaren 2 yıl, her hâlde kaza gününden itibaren 10 yıldır (m.109); kaza suç oluşturuyorsa ceza zamanaşımı daha uzunsa o uygulanır.

Araç Değer Kaybı Davası Kime Açılır?

Araç değer kaybı davası kime açılır denildiğinde üç muhatap sayılır: kusurlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, kusurlu sürücü ve aracın işleteni. Bunlar birbirinin alternatifi değildir; hak sahibi talebini aynı davada birden fazla kişiye yöneltebilir.

Ancak sıralamada kanuni bir zorunluluk vardır. KTK m.97, zarar görenin “dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunmasını” arar. Bu başvuru yapılmadan açılan dava, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilir. Bu nedenle pratikte süreç her zaman sigortacıya başvuruyla başlar; sürücü ve işletene yönelme, teminatın yetmediği ya da hiç bulunmadığı hâllerde gündeme gelir.

MuhatapHukuki temelNe zaman devreye girer
Sigorta şirketiKTK m.91 + ZMSS Genel Şartları A.5/aKural olarak ilk muhatap; poliçe limiti dahilinde
İşleten (çoğu zaman malik)KTK m.85/1 – kusursuz sorumlulukTeminat yetmezse, sigortasız araçta, teminat dışı kalemlerde
SürücüTBK m.49 haksız fiilKusuru varsa; işletenle birlikte
Teşebbüs sahibiKTK m.85/1Araç bir teşebbüsün unvanı altında işletiliyorsa
Güvence Hesabı5684 s.K. m.14/2-cYalnız sigortacının iflası veya ruhsat iptalinde

Araç Değer Kaybı Kimden Talep Edilir?

Değer kaybı öncelikle kusurlu aracın zorunlu trafik sigortasından talep edilir. Sigortacı, poliçe limiti dahilinde zarar gören araçta meydana gelen değer azalmasını karşılamakla yükümlüdür. Zorunlu sigortanın limiti aşıldığında, aracın İhtiyari Mali Mesuliyet (İMM) poliçesi varsa aşan kısım bu poliçeden karşılanabilir.

Teminatın hiç bulunmadığı ya da yetersiz kaldığı hâllerde talep, kusurlu sürücü, araç maliki ve işletene yöneltilir. Burada sık yapılan hata, bu kişilerin sorumluluğunun sigortacınınkiyle aynı temele dayandığının sanılmasıdır. Oysa üç ayrı hukuki temel vardır ve biri diğerini dışlamaz.

1 Temmuz 2026 Sonrası Araç Değer Kaybı Süreci Nasıl İşler?

12 Haziran 2026 tarihli ve 33278 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan değişiklikle Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları yeniden düzenlenmiş, yeni hükümler 1 Temmuz 2026’da yürürlüğe girmiştir. Değişiklik değer kaybının hem tanımını hem de tespit usulünü değiştirmiştir.

  • Ayrı dilekçe zorunluluğu kalktı. Genel Şartların A.5/a maddesine göre araç hasarı için başvuruda bulunan hak sahibi, değer kaybı talebinde de bulunmuş kabul edilir.
  • Ölçüt tek bir farka bağlandı: aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değeri ile onarılmasından sonraki ikinci el satış değeri arasındaki fark.
  • Tespiti atanan sigorta eksperi yapar. Araç hasarına zaten bir eksper atanmışsa değer kaybı tutarı aynı raporda yer alır; hak sahibi ayrıca rapor ücreti ödemez.
  • Katsayı tabloları yürürlükten kaldırıldı. Aynı düzenlemenin 6. maddesiyle Ek-1, Ek-2, Ek-3 ve Ek-7 kaldırılmıştır; internette dolaşan “rayiç değer × hasar katsayısı × kilometre katsayısı” formüllerinin dayanağı yoktur.
  • Sonucun bildirimi süreye bağlandı: sigortacı, nihai eksper raporunun kendisine ulaştığı tarihi takip eden iş günü içinde sonucu hak sahibine bildirir.

Hesaplamada aracın markası, yaşı, modeli, kullanılmışlık düzeyi, hasar gördüğü kısımları ve geçmiş hasar durumu dikkate alınır. Bunlar talebi ortadan kaldıran engeller değil, farkı belirleyen kriterlerdir. Yeni rejimin başvuru tarafı için sigorta şirketine değer kaybı başvuru dilekçesi yazımız, eksper aşaması için eksper raporuna itiraz yazımız ayrıntılıdır.

Değer Kaybı Davasında Sigorta Şirketinin Rolü

Sigortacı davada kusurlu tarafın yerine geçen bir kanuni muhataptır. Sorumluluğu kendi kusurundan değil, düzenlediği poliçeden doğar ve poliçe limitiyle sınırlıdır. Bu nedenle sigortacıya karşı ileri sürülen talepte kusur tartışması yine kazaya karışan araçlar üzerinden yürür; sigortacı yalnızca ödemekle yükümlü olduğu tutarı tartışır.

Sigortacının rolünün iki sınırı vardır. Birincisi poliçe limiti: limiti aşan kısım için muhatap yine işleten ve sürücüdür. İkincisi teminat kapsamı: Karayolları Trafik Kanunu m.92’de sayılan kalemler poliçe dışındadır ve teminat dışılık talebi ortadan kaldırmaz, yalnızca muhatabını değiştirir.

HükümTeminat dışıMuhatap kim olur
m.92/gHak sahibinin kendi kusuruna denk gelen kısımKimseden istenemez; talep oranla düşer
m.92/kGelir kaybı, kâr kaybı, iş durması, kira mahrumiyetiKusurlu sürücü ve işleten
m.92/lTrafikten çekme veya hurdaya çıkarma işlemi görmüş araçların değer kaybıTalep bu kalemde doğmaz
m.92/fManevi tazminatKusurlu sürücü ve işleten
m.92/eAraçta taşınan eşyanın zararıKusurlu sürücü ve işleten

m.92/g sık yanlış aktarılır. Kanun “kusursuz olma” şartı koymaz; teminat dışında bıraktığı yalnızca hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen kısımdır. Yüzde otuz kusurlu bir sürücü, zararının yüzde yetmişi için talepte bulunabilir.

Sigorta Şirketinden Değer Kaybı Talep Etmek İçin Yapılacaklar

Talep, kusurlu aracın trafik sigortacısına yazılı başvuruyla başlar. Bildirim şirket merkezine, sözleşmedeki temsilciliğe ya da acenteye; noter eliyle veya taahhütlü mektupla yapılır. İmza karşılığı elden verilen mektup ve telgraf da taahhütlü mektup hükmündedir.

  • Kaza tespit tutanağının resmî tasdikli sureti veya taraflar arasında tutulmuş tutanak
  • Zarar gören araca ait ruhsat
  • Varsa hasarlı araca ve kaza yerine ilişkin fotoğraflar
  • Ekspertiz yapıldıysa eksper raporu
  • Ödemenin yapılacağı banka hesap bilgileri (banka ve şube adı, IBAN)

Süreler bakımından iki tarih ayrı ayrı işler ve karıştırılmamalıdır. KTK m.97’deki 15 gün sigortacının yazılı cevap süresidir; dolduğunda dava ve tahkim yolu açılır. KTK m.99’daki 8 iş günü ise ödeme süresidir ve sonunda temerrüt doğar. Sürenin başlangıcı dilekçenin yazıldığı gün değil, belgelerin sigortacıya ulaştığı gündür; bu nedenle teslimin belgelenmesi kritiktir.

SüreDayanakNeyi başlatır
8 iş günüKTK m.99Ödeme süresi; sonunda temerrüt ve faiz
15 günKTK m.97Yazılı cevap süresi; dolunca dava/tahkim açılır
15 iş günü5684 s.K. m.30/13Cevapsızlık hâlinde Tahkim Komisyonu’na başvuru
1 iş günüZMSS Gen. Şart. A.5Nihai eksper raporu sonrası sonucun bildirimi
2 yıl / 10 yılKTK m.109Zamanaşımı

Araç Değer Kaybından Kim Sorumludur?

Sorumluluğun kaynağı Karayolları Trafik Kanunu m.85’tir. Maddenin birinci fıkrası, bir motorlu aracın işletilmesi bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa işletenin ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağını düzenler. Bu, kusura dayanmayan bir sorumluluktur.

Aynı maddenin son fıkrası daha da belirleyicidir: “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” Bu hüküm, “aracı ben kullanmıyordum” savunmasını büyük ölçüde etkisiz kılar.

İşletenin Sorumluluğu

İşleten, aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işleten kişidir; çoğu olayda malikle aynı kişidir ancak kiralama, ariyet veya filo kullanımı gibi hâllerde ayrışabilir. Sorumluluğu kusura bağlı olmadığı için, kazadan haberi olmaması sonucu değiştirmez. İşleten ancak KTK m.86’daki kurtuluş beyyinesini ispatlarsa sorumluluktan kurtulur: kendisinin ve eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın, araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemeksizin, kazanın mücbir sebepten veya zarar görenin ya da üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini göstermelidir.

Sürücünün Sorumluluğu

Sürücünün sorumluluğu işletenden farklı bir temele dayanır: kusura dayalı haksız fiil sorumluluğu. Kusuru bulunan sürücü, verdiği zarardan doğrudan sorumludur ve bu sorumluluk işletenin sorumluluğuyla birlikte yürür. Hak sahibi, tazminatın tamamını ikisinden herhangi birinden isteyebilir; aralarındaki paylaşım kendi iç ilişkilerine aittir.

Araç Sahibinin (Malikin) Sorumluluğu

Malik, işleten sıfatını taşıdığı sürece m.85 kapsamında sorumludur. Aracı uzun süreli kiraya vermek gibi hâllerde işletenlik sıfatı karşı tarafa geçmiş olabilir; bu durumda malikin sorumluluğu tartışılır hâle gelir. Kayden malik görünmek tek başına sorumluluğu doğurmaz, ancak uygulamada aksi ispatlanana kadar malik işleten kabul edilir.

İspat Yükü Kimdedir?

Burada çoğu kaynakta atlanan bir ayrım vardır. KTK m.85, motorlu aracın motorlu olmayan bir kişi veya şeye verdiği zararda işleteni kusursuz sorumlu tutar. Ancak iki motorlu aracın karıştığı kazalarda aynı madde, işletenin sorumlu tutulabilmesi için zarar görenin, kazanın oluşumunda işletene ya da eylemlerinden sorumlu olduğu kişilere ilişkin bir kusurun varlığını veya araçtaki bir bozukluğun kazaya sebep olduğunu ispat etmesini arar. Değer kaybı davalarının neredeyse tamamı bu ikinci gruba girdiği için, kusur tespiti dosyanın merkezindedir.

Araç Değer Kaybı Sigorta Şirketinden mi Talep Edilir?

Evet, kural budur. Zorunlu mali sorumluluk sigortası, KTK m.91 uyarınca işletenin m.85’ten doğan sorumluluğunun karşılanmasını sağlamak üzere yaptırılır. Yani sigortacının ödediği, aslında işletenin borcudur. Bu nedenle sigortacıya başvurmak, işletene karşı olan hakkı kullanmanın en doğrudan yoludur.

Sigortacıya başvuru ayrıca seçimlik değil, önceliklidir: m.97 dava öncesi yazılı başvuruyu şart koştuğu için, doğrudan mahkemeye gidilemez. Sigortacının reddi ya da sessiz kalması, sürücü ve işletene yönelmenin de kapısını açar.

Sigorta Şirketine Başvurmadan Doğrudan Araç Sahibine Dava Açılabilir mi?

KTK m.97’deki başvuru şartı, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde açılacak davalar için getirilmiştir. Talep poliçe limitinin dışında kalıyorsa ya da davalı sigortacı değil doğrudan işleten ve sürücüyse, bu dava şartı aranmaz. Buna karşılık teminat kapsamındaki bir tutar için sigortacı atlanarak açılan dava usulden reddedilir. Pratikte en güvenli yol, tutarı ne olursa olsun sigortacıya yazılı başvuruyu yapıp belgelemektir.

Araç Sahibine Değer Kaybı Davası Açılabilir mi?

Açılabilir. Araç sahibi işleten sıfatını taşıdığı sürece KTK m.85 uyarınca sorumludur ve bu sorumluluk sürücüyle birliktedir. Sigorta limitinin yetersiz kaldığı, aracın sigortasız olduğu ya da talebin teminat dışı bir kaleme girdiği durumlarda araç sahibine doğrudan yönelmek çoğu zaman tek yoldur.

Aracın kaza sonrasında satılmış olması da bu tabloyu değiştirmez; zarar kaza anında doğduğu için muhataplar kaza tarihine göre belirlenir. Aracını satmış olan zarar görenin durumu için satılan aracın değer kaybı yazımıza bakılabilir.

Sürücü ile Araç Sahibi Farklı Kişiyse Dava Kime Açılır?

İkisine birlikte açılabilir. KTK m.85 işleten ile teşebbüs sahibini müteselsil sorumlu tuttuğu, son fıkrasıyla da işleteni sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu saydığı için, zarar gören tazminatın tamamını herhangi birinden isteyebilir. Müteselsil sorumlulukta alacaklı, borcun tamamı için borçlulardan dilediğine başvurabilir.

Bu, tahsil güvenliği bakımından belirleyicidir: sürücünün ödeme gücü yoksa aynı alacak işletenden istenebilir. Ödeme yapan taraf, diğerine kendi iç ilişkilerindeki paya göre rücu eder; bu iç ilişki zarar göreni ilgilendirmez.

Araç Değer Kaybı Birden Fazla Kişiden Talep Edilebilir mi?

Evet. Sorumluluğun birden fazla kişiye ait olduğu hâllerde talep hepsine birden yöneltilebilir ve dava tek dilekçeyle açılır. Zincirleme kazalarda ise birden çok araç işleteni aynı zarardan sorumlu olabilir; bu durumda her birinin kusur oranı ayrı belirlenir.

Dikkat edilmesi gereken nokta, aynı zararın iki kez tahsil edilemeyeceğidir. Müteselsil sorumluluk alacaklıya seçim hakkı verir, çoğaltma hakkı vermez. Sigortacıdan alınan tutar, işletenden istenebilecek miktardan düşülür.

Şirket Araçlarında Değer Kaybı Kimden İstenir?

Araç bir şirket adına tescilliyse, şirket işleten sıfatıyla sorumludur ve talep doğrudan tüzel kişiye yöneltilir. KTK m.85/1 ayrıca, aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında işletilmesi hâlinde teşebbüs sahibini de işletenle birlikte müteselsil sorumlu tutar. Filo ve kiralık araçlarda da ilke aynıdır.

Sürücünün şirket çalışanı olması sonucu değiştirmez; işverenin sorumluluğu m.85/son uyarınca zaten doğar. Bu tür dosyalarda muhatabın doğru belirlenmesi için aracın ruhsat kaydı ile fiilî kullanım ilişkisinin birlikte incelenmesi gerekir.

Trafik Sigortası Olmayan Araçta Değer Kaybı Kimden Talep Edilir?

Kazaya neden olan araçta zorunlu trafik sigortası yoksa muhatap doğrudan kusurlu sürücü, araç maliki ve işletendir. Bu kişilerden talep, genel hükümlere göre ileri sürülür ve gerekirse dava açılıp icra takibi başlatılır.

Burada yaygın bir yanılgıyı düzeltmek gerekir: sigortasız araç kazasında Güvence Hesabı değer kaybını karşılamaz. 5684 sayılı Kanun m.14/2-b, sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu zararlar bakımından Hesaba başvuruyu yalnızca bedensel zararlar için mümkün kılar. Değer kaybı maddi zarar olduğu için bu bent kapsamına girmez. Maddenin son cümlesi eşyaya gelecek zararların Hesaptan karşılanmasını ayrıca Cumhurbaşkanı kararına bağlamıştır.

Sigorta Şirketi İflas Ederse Ne Olur?

Bu hâlde tablo tersine döner. 5684 s.K. m.14/2-c, sigorta şirketinin malî bünye zaafiyeti nedeniyle bütün branşlarda ruhsatlarının iptal edilmesi ya da iflası hâlinde, şirketin ödemekle yükümlü olduğu maddî ve bedensel zararlar için Güvence Hesabı’na başvurulabileceğini düzenler. Yani sigortasız araçta kapalı olan kapı, sigortacının iflasında değer kaybı bakımından açıktır.

DurumGüvence HesabıDayanak
Sigortasız araçYalnız bedensel zararm.14/2-b
Sigortalı tespit edilemiyorYalnız bedensel zararm.14/2-a
Çalıntı veya gasp edilmiş araçYalnız bedensel zararm.14/2-ç
Sigortacının iflası / ruhsat iptaliMaddî ve bedensel zararm.14/2-c

Kasko Değer Kaybını Karşılar mı?

Kasko, kural olarak sigortalının kendi aracındaki hasarı teminat altına alan isteğe bağlı bir sigortadır ve standart poliçelerde değer kaybı teminat kapsamında yer almaz. Değer kaybı, karşı tarafın kusurundan doğan bir sorumluluk zararıdır; muhatabı kendi kaskonuz değil, kusurlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısıdır.

Bu ayrım pratikte önemli bir sonuç doğurur: hasarınızı kendi kaskonuzdan onartmış olmanız, karşı tarafın sigortacısından değer kaybı isteme hakkını ortadan kaldırmaz. Kasko onarım bedelini karşılar; aracın ikinci el piyasasındaki değer düşüşü ayrı bir kalem olarak durur. Bazı şirketlerin ek prim karşılığı sunduğu genişletilmiş paketlerde değer kaybı klozu bulunabilir; bunun için poliçenin özel şartlarına bakmak gerekir.

Sigorta Şirketi Araç Değer Kaybını Neden Ödemez?

Ret gerekçeleri belirli birkaç başlıkta toplanır: başvuru belgelerinin eksik olması, kusur durumunun uygun görülmemesi, aracın teminat dışı bir kaleme girdiğinin değerlendirilmesi ve en sık karşılaşılanı, eksper raporunda değer kaybının hiç hesaplanmamış ya da sıfır olarak belirlenmiş olması.

1 Temmuz 2026 sonrasında değer kaybı hasar dosyası kapsamında değerlendirildiği için, raporun içeriği belirleyici hâle gelmiştir. Ret gerekçesinin kanuni bir dayanağı olup olmadığı ayrıca incelenmelidir; örneğin “araç eski olduğu için değer kaybı çıkmaz” biçimindeki bir ret, güncel Genel Şartlar karşısında dayanaksızdır.

Eksik Ödeme Yapılırsa Ne Yapılmalıdır?

Eksik ödeme, kalan tutarın istenmesine engel değildir. Önce eksper raporu, hasar dosyası ve hesaplama gerekçesi birlikte incelenir; farkın nereden doğduğu belirlenir. Sonuç alınamazsa Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurulur veya dava açılır.

Ödemeyi kabul etmiş olmak da yolu kapatmaz. KTK m.111/2 uyarınca “tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir.” Aynı maddenin birinci fıkrası, kanunun öngördüğü sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmaları geçersiz sayar; bu nedenle genel ibra kayıtları mutlak bir engel oluşturmaz.

Eksper Raporundan Sonra Dava Açılması Gerekir mi?

Gerekmez. Eksper raporu hem hasarı hem değer kaybını tek seferde belirler ve sigortacı bu rapora dayanarak ödeme yapar. Teklif kabul edilirse süreç orada biter.

Tutar yetersiz bulunuyorsa önce rapora itiraz yolu işletilir; itirazın kabul edilmemesi hâlinde Sigorta Tahkim Komisyonu ya da mahkeme gündeme gelir. Rapora itirazın usulü ve süreleri ayrı bir konudur ve eksper raporuna itiraz yazımızda ele alınmıştır.

Sigorta Tahkim Komisyonuna Başvuru Ne Zaman Yapılır?

Başvuru, talebin kısmen veya tamamen olumsuz sonuçlandığı belgelendiğinde ya da sigortacı 15 iş günü içinde cevap vermediğinde yapılabilir (5684 s.K. m.30/13). Ret yazısı elde edilmişse bu sürenin dolması beklenmez.

Tahkimin iki belirgin avantajı vardır. Hakemin karar süresi dört aydır (m.30/16) ve reddedilen talep bakımından aleyhe hükmedilecek vekâlet ücreti, tarifenin beşte biri ile sınırlıdır (m.30/17). İkinci kural, tahkimi dava yoluna göre daha düşük riskli hâle getirir.

Kritik bir sıralama kuralı vardır: uyuşmazlık tüketici hakem heyetine götürülmüşse, m.30/14 uyarınca aynı uyuşmazlık için Komisyona başvurulamaz. Mercii seçimi bu nedenle baştan yapılmalıdır. Başvuru ücretleri uyuşmazlık tutarına göre kademelidir:

Uyuşmazlık tutarıBaşvuru ücreti
0 – 8.500 TL600 TL
8.501 – 17.000 TL1.200 TL
17.001 – 85.000 TL1.750 TL
85.001 TL ve üzeriTutarın %1,8’i (en az 1.750 TL)

Tebligat gideri ayrıca alınır: kayıtlı elektronik posta adresi olanlar için 75 TL, olmayanlar için 325 TL. İtiraz başvurusunda ücret yeniden yatırılır. Bu tarife Komisyonun kararıyla yıl içinde değişebildiğinden, başvuru öncesinde Komisyonun ücret sayfasından teyit edilmesi gerekir. Dosya takibi için tahkim dosyası sorgulama ve tahkim süreci yazılarımız izlenebilir.

Araç Değer Kaybı Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme

Görevli mahkeme davalıya göre değişir. Sigorta şirketine karşı açılan dava, Türk Ticaret Kanunu m.4/1-a uyarınca mutlak ticari dava sayılır ve asliye ticaret mahkemesi görevlidir. Yalnızca kusurlu sürücü ve işletene karşı açılan haksız fiil davasında ise görevli mahkeme asliye hukuktur.

Bu ayrımın doğrudan bir sonucu vardır: ticari davalarda TTK m.5/A uyarınca arabuluculuk dava şartıdır. Yani sigortacıya karşı dava açmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması gerekir. Sürücü ve işletene karşı açılan davada bu şart aranmaz. Sigorta Tahkim Komisyonu’na giderken de arabuluculuk gerekmez, çünkü tahkim bir dava değildir.

Yetkili mahkeme bakımından KTK m.110/2 özel bir düzenleme getirir. Motorlu araç kazalarından doğan hukuki sorumluluk davaları şu mahkemelerde açılabilir:

  1. Sigortacının şubesinin bulunduğu yer mahkemesi
  2. Sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemesi
  3. Kazanın vuku bulduğu yer mahkemesi
  4. Genel yetki kuralı gereği davalının yerleşim yeri mahkemesi

Kaynakların bir bölümünde “davacının yerleşim yeri mahkemesi” de sayılmaktadır; bu doğru değildir. KTK m.110/2 zarar görenin kendi yerleşim yerini yetkili kılmaz. Seçim, yukarıdaki dört seçenek arasından yapılır.

Araç Değer Kaybı Davasında Zamanaşımı Süresi

Zamanaşımı KTK m.109’da düzenlenmiştir ve iki süre birlikte işler: zarar gören, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl, her hâlde kaza gününden başlayarak on yıl. Kısa süre öğrenmeye bağlı olduğu için, kusur oranının sonradan netleştiği ya da sorumlunun geç belirlendiği dosyalarda başlangıç ileri bir tarihe kayabilir.

Kaza aynı zamanda suç oluşturuyor ve ceza kanunu daha uzun bir zamanaşımı öngörüyorsa, m.109/2 uyarınca o süre maddi tazminat talepleri için de geçerli olur. Ayrıca m.109/3 çapraz bir koruma getirir: zamanaşımı tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse sigortacıya karşı da kesilmiş sayılır.

Önemli bir nokta, zamanaşımının hakkı kendiliğinden sona erdirmemesidir. Zamanaşımı bir def’idir; davalı ileri sürmezse hâkim kendiliğinden dikkate almaz. Sürelerin ayrıntısı ve uzamış ceza zamanaşımının hangi hâllerde uygulanabileceği için uzamış ceza zamanaşımı yazımıza bakılabilir.

Araç Değer Kaybı Davası Açmadan Önce Nelere Dikkat Edilmelidir?

  • Kusur tespiti: Kaza tespit tutanağında kusur oranı yazmaz, yalnızca ihlal edilen kural belirtilir. Oran, sigortacı ya da yargılama aşamasında belirlenir.
  • Sigortacıya yazılı başvuru: KTK m.97 gereği dava öncesi zorunludur ve teslim tarihi belgelenmelidir.
  • Belgeler: ekspertiz raporu, onarım faturası ve iş emri, hasar fotoğrafları eksiksiz olmalıdır.
  • Aracın geçmişi: aynı bölgede eski hasar varsa tutar, önceki hasarın etkisi düşülerek hesaplanır; talep reddedilmez.
  • Tescil durumu: aracın trafikten çekme veya hurda kaydı varsa talep KTK m.92/l uyarınca doğmaz.
  • Muhatap seçimi: davalı sigortacıysa arabuluculuk dava şartıdır; yalnız sürücü ve işletense değildir.

Talep tutarının kabaca öngörülmesi için araç değer kaybı hesaplama aracımız kullanılabilir; bağlayıcı tutar dosyaya atanan eksperin tespitiyle ortaya çıkar.

Araç Değer Kaybı Davasında Avukatla Çalışmak Gerekli midir?

Zorunlu değildir. Hem sigortacıya başvuru hem de Sigorta Tahkim Komisyonu başvurusu, hak sahibi tarafından bizzat yapılabilir. Buna karşılık dosyanın teknik yönü ağır bastığı için, uyuşmazlığın tahkime ya da mahkemeye taşındığı aşamalarda hukuki destek almak süreç yönetimini kolaylaştırır.

Bir noktanın bilinmesinde yarar vardır: tazminat alacağının takibi 5684 sayılı Kanun Ek m.6 ile sınırlandırılmıştır. Alacak ancak hak sahibinin bizzat kendisi, kanuni temsilcisi veya bizzat vekâlet verdiği avukatı ya da eşi, çocukları, anne-babası ve kardeşleri aracılığıyla takip edilebilir; alacak hiç kimseye devredilemez. “Dosyanızı biz takip edelim” diyen takip firmalarıyla yapılan sözleşmeler bu nedenle geçerli bir temsil ilişkisi kurmaz.

Araç Değer Kaybı Avukatı Handan Sayan Özgül

Ankara Barosuna kayıtlı avukat ve arabulucu Handan Sayan Özgül, araç değer kaybı, araç mahrumiyet bedeli, sigorta uyuşmazlıkları ve tazminat davaları alanlarında çalışmaktadır. Güncel mevzuat değişiklikleri ve uygulamaya ilişkin değerlendirmeler, araç sahiplerinin süreç hakkında doğru bilgiye ulaşabilmesi amacıyla bu internet sitesi üzerinden paylaşılmaktadır.

1 Temmuz 2026 sonrasında eksper raporlarının incelenmesi, rapora itiraz, Sigorta Tahkim Komisyonu başvurusu ve dava aşaması teknik bilgi ile hukuki değerlendirmeyi birlikte gerektirmektedir. Bu nedenle her dosya kendi belgeleri, kusur durumu ve tarihleri üzerinden ayrıca değerlendirilir.

Değer kaybı, kazadan doğan zarar kalemlerinden yalnızca biridir ve aracın maliki ile kullanıcısının farklı kişiler olduğu hâllerde talebin kime yöneltileceği ayrıca belirlenir. Şirkete ait bir araçta doğan zararın çalışandan istenip istenemeyeceği için şirket aracıyla kaza yazımıza bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Araç değer kaybı nedir?

Trafik kazası sonrası onarılan bir aracın ikinci el piyasa değerinde meydana gelen düşüştür. Araç kusursuz biçimde onarılsa dahi hasar kaydı sisteme işlendiği için alıcı nezdinde aynı bedeli bulmaz.

Araç değer kaybı davası hangi durumlarda açılabilir?

Kusurlu aracın sigortacısına yazılı başvuru yapılmış, talep reddedilmiş ya da 15 gün içinde cevaplanmamışsa dava açılabilir. Hak sahibinin tamamen kusursuz olması şart değildir; kendi kusuruna denk gelen kısım düşülerek talep edilir.

Araç değer kaybı tazminatı kim tarafından karşılanır?

Kural olarak kusurlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı karşılar. Teminat yetmezse ya da araç sigortasızsa kusurlu sürücü, araç maliki ve işleten müteselsilen sorumludur.

Değer kaybı davası sigorta şirketine mi açılır?

Uygulamada evet; ancak dava öncesinde sigortacıya yazılı başvuru zorunludur ve sigortacıya karşı açılan dava ticari dava olduğu için arabuluculuk dava şartıdır. Talep aynı davada sürücü ve işletene de yöneltilebilir.

Sürücü ile araç sahibi farklıysa dava kime açılır?

İkisine birlikte açılabilir. KTK m.85 işleteni sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu tuttuğu için, tazminatın tamamı ikisinden herhangi birinden istenebilir.

Sigortasız araç kazasında değer kaybı Güvence Hesabı’ndan alınır mı?

Alınmaz. 5684 s.K. m.14/2-b sigortasız araç hâlinde Hesaba başvuruyu yalnız bedensel zararlar için mümkün kılar. Değer kaybı maddi zarar olduğundan muhatap doğrudan kusurlu sürücü, malik ve işletendir.

Sigorta şirketi iflas ederse değer kaybı ne olur?

Bu durumda Güvence Hesabı devreye girer. m.14/2-c, ruhsat iptali veya iflas hâlinde şirketin ödemekle yükümlü olduğu maddî ve bedensel zararları Hesap kapsamına almıştır.

Kasko değer kaybını öder mi?

Standart kasko poliçelerinde değer kaybı teminatı yoktur; kasko kendi aracınızdaki hasarı karşılar. Hasarı kaskodan onartmış olmanız, karşı tarafın sigortacısından değer kaybı isteme hakkınızı ortadan kaldırmaz.

Değer kaybı davasında görevli mahkeme hangisidir?

Davalı sigorta şirketiyse asliye ticaret, yalnız sürücü ve işletense asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Yetki bakımından KTK m.110 sigortacının şubesi, acente ve kaza yeri mahkemelerini sayar.

Değer kaybı davası ne zaman açılmalıdır?

Zararı ve sorumluyu öğrendikten sonra iki yıl, her hâlde kaza gününden itibaren on yıl içinde. Kaza suç oluşturuyor ve ceza zamanaşımı daha uzunsa o süre uygulanır.

Eksik ödeme kabul edilirse kalan tutar istenebilir mi?

İstenebilir. KTK m.111/2, yetersiz olduğu açıkça belli olan anlaşmaların yapıldıkları tarihten itibaren iki yıl içinde iptal edilebileceğini düzenler; bu süre zamanaşımından ayrı ve ek bir süredir.

Şirket aracında değer kaybı kimden istenir?

Araç şirket adına tescilliyse şirket işleten sıfatıyla sorumludur. Araç bir teşebbüsün unvanı altında işletiliyorsa teşebbüs sahibi de KTK m.85/1 uyarınca müteselsilen sorumlu olur.

Araç değer kaybı davası kime açılır sorusunun doğru cevaplanması, sürelerin kaçırılmaması kadar belirleyicidir; yanlış davalıya açılan dava husumet yokluğundan reddedilir. Dosyanızdaki kusur durumu ve teminat kapsamının değerlendirilmesi için araç değer kaybı avukatı sayfasındaki iletişim kanalları kullanılabilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır, hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık kendi belgeleri, kusur durumu ve tarihleriyle değerlendirilir; somut dosyanız için bir avukata danışmanız gerekir. Metinde yer alan mevzuat hükümleri ve tarifeler yayın tarihi itibarıyla yürürlüktedir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir