handan sayan ozgul

Tam Hasara Ya Da Ağır Hasara Uğramış Araçların Tespiti Hakkında Genelge

Tam Hasara Ya Da Ağır Hasara Uğramış Araçların Tespiti Hakkında Genelge

Tam Hasara Ya Da Agir Hasara Ugramis Araclarin Tespiti Hakkinda Genelge

Motorlu Araç Sigortaları Kapsamında Tam Hasara Ya Da Ağır Hasara Uğramış Araçların Tespiti Hakkında Genelge, hem araç sahipleri hem de sigorta şirketleri açısından önemli düzenlemeler sunmaktadır. Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) tarafından yayımlanan ve Motorlu Araç Sigortaları Kapsamında Tam Hasara Ya Da Ağır Hasara Uğramış Araçların Tespiti Hakkında Genelge, kazalarda meydana gelen tam hasar ve ağır hasar durumlarında izlenecek prosedürlere net bir çerçeve getirmektedir. Bu yazımızda, genelgedeki yeni kriterleri, ilgili mevzuat hükümlerini ve belirleyici teknik ayrımları detaylı bir şekilde inceleyecek; sektör için kritik olan değişikliklerin araç sahiplerine ve sigorta işlemlerine olan etkilerini ele alacağız.

Yazıda hangi başlıklar var?

Genelgede Tam Hasarlı Araç (Pert) Nasıl Tanımlanır ve Hangi Yönetmelik Maddesine Göre İşlem Yapılması Gerektiği Belirtilir?

Tam Hasara Ya Da Ağır Hasara Uğramış Araçların Tespiti Hakkında Genelge, motorlu araç sigortaları kapsamında hasar gören araçların durumunu net ve şeffaf bir şekilde belirlemek amacıyla yayınlanmıştır. Bu genelgeye göre, tam hasarlı araç yani halk arasında yaygın olarak “pert” olarak bilinen durum, belirli kriterler altında tanımlanmıştır ve süreçlerin işletilmesi gereken kuralları açıkça ortaya koymaktadır.

Genel tanımına göre, tam hasarlı araç; rizikonun gerçekleştiği tarih itibarıyla piyasa değerinin, aracın onarımı için gereken masraflardan düşük olması halinde ortaya çıkar. Bunun yanı sıra, aracın eksper raporlarına dayanılarak artık onarılabilir durumda olmadığı ve güvenli şekilde trafikte bulunamayacağı sonucuna varılması durumunda tam hasar statüsü kazanır. Bu tespit, bağımsız ve levhalı bir sigorta eksperi tarafından yapılmak zorundadır. Yönetmelik, bu süreçte yapılacak değerlendirmelerin hukuki dayanağını sağlamak için detaylı düzenlemeler içermektedir.

Motorlu Araç Sigortaları Kapsamında Tam Hasara Ya Da Ağır Hasara Uğramış Araçların Tespiti Hakkında Genelge, bu kriterlerin uygulanmasında bağlı bulunulacak ana çerçeve olarak görev görür. Özellikle tespit işlemlerinde, sigorta eksperleri tarafından düzenlenen ekspertiz raporlarının doğruluğu ve güvenilirliği büyük önem taşır. Yine bu raporların, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’ne belirli bir süre içinde iletilmesi zorunludur. Bu süreç, sigortalılar açısından güvence sağlarken sigorta şirketlerinin yükümlülüklerini daha etkin bir şekilde yerine getirmelerine olanak tanır.

Ayrıca, bu tanımla bağlantılı olarak, tam hasarlara ilişkin işlemler Türk Ticaret Kanunu ve Sigortacılıkla ilgili çıkarılan yönetmeliklere bağlı şekilde yürütülmektedir. Bu noktada, yönetmelikte tam hasar sürecinin tüm taraflar için uygulanabilir ve adil olduğu vurgulanmıştır. Bu düzenlemeler yalnızca sigortalılar için değil, sektördeki tüm paydaşların uyumunu sağlamak adına büyük önem taşır.

Sonuç olarak, bu genelge kapsamında tam hasarın tanımlanması ve sürecin nasıl işletileceğine dair açık bir yol haritası sunulmuş, sektördeki şeffaflık ve güvenin artırılması hedeflenmiştir. Tam Hasara Ya Da Ağır Hasara Uğramış Araçların Tespiti Hakkında Genelge, detaylı düzenlemeleri ile sektördeki suistimalleri önlemeyi ve hasar değerlendirme süreçlerini standartlaştırmayı amaçlayan önemli bir belgedir.

Agir Hasarli Arac Nasil Tanimlanir

Genelgede Ağır Hasarlı Araç Nasıl Tanımlanır ve Hangi Yönetmelik Maddesine Göre İşlem Yapılması Gerektiği Belirtilir?

Motorlu Araç Sigortaları Kapsamında Tam Hasara Ya Da Ağır Hasara Uğramış Araçların Tespiti Hakkında Genelge, ağır hasarlı araçların tanımı ve bu araçlarla ilgili işlem süreçlerini netleştiren önemli düzenlemeler içermektedir. Bu genelgeye göre, bir aracın ağır hasarlı sayılabilmesi için iki temel kriter bulunmaktadır. İlk olarak, aracın onarım masraflarının rayiç piyasa değerinin %60’ını aşması gereklidir. Ancak bu oran, aracın yalnızca maddi değer açısından değerlendirilmesiyle değil, aynı zamanda araçta meydana gelen hasarın teknik boyutlarıyla da ilişkilidir.

Genelgede belirtilen yönetmelik maddelerine göre, ağır hasar durumunda dikkate alınan bir diğer önemli unsur, belirli kritik parçaların durumudur. Eğer aracın ana gövde yapısını etkileyen ya da güvenlik sistemlerini doğrudan zayıflatan parçalarının herhangi biri ciddi şekilde hasar görmüşse, bu tür araçlar onarım masrafları rayiç bedelinin %60’ın altında kalsa bile ağır hasarlı olarak sınıflandırılabilir. Örneğin, sağ/sol ön şasi kolları, tavan sacı, ön göğüs sacı veya hava yastıkları gibi parçaların zarar görmesi bir eksper tarafından ağır hasar tespiti yapılması için yeterli bir dayanak oluşturabilir.

Genelgede dayanak alınan maddeler, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) tarafından açık şekilde belirtildiği üzere, ağır hasarlı araçların tespiti sırasında kanun, yönetmelik ve teknik kriterlerin uyumlu bir şekilde ele alınmasını gerektirir. Özellikle 2025/12 sayılı bu genelge, tamamen mevzuatla uyumlu bir süreç yürütülmesini ve tespitler sırasında tarafsızlık, şeffaflık ve teknik doğruluğun öncelikli olmasını sağlamak amacıyla geliştirilmiştir.

Ağır hasarlı olarak sınıflandırılan araçlarla ilgili yapılacak işlemlerde araç sahiplerinin ve sigorta şirketlerinin dikkat etmesi gereken en önemli husus, hasarın doğru şekilde değerlendirilmesi ve sigorta eksperinin hazırladığı rapora uygun hareket edilmesidir. Sigortacıların, bu rapor ışığında ağır hasarlı aracın yeniden trafiğe çıkmasının mümkün olup olmadığını değerlendirmesi ve ilgili düzenlemeler çerçevesinde “trafikten çekilmiştir” tescil belgesi işlemlerinin eksiksiz bir şekilde tamamlanması gerekmektedir. Bu belgenin sigortacıya sunulmaması durumunda ilgili tazminatlar ödenememektedir.

Kısaca, Tam Hasara Ya Da Ağır Hasara Uğramış Araçların Tespiti Hakkında Genelge, ağır hasarlı araç tanımlamasını kapsamlı bir çerçevede ele alarak hem tüketiciler hem de sigorta sektöründeki uygulamalarda bir standardizasyon sağlamayı hedeflemektedir. Bu düzenleme, doğru hasar tespiti için güvenilirlik ve uygulama birliği açısından son derece önemlidir.

Tam Hasar (Pert) Sayılma Kriterleri Nelerdir?

Tam hasar (ya da halk arasında bilinen adıyla “pert”) tanımı, bir aracın hasar durumu açısından onarılamaz seviyeye gelmesini ifade eder. Bu durum, araç sahipleri ve sigorta şirketleri arasında oldukça önemli bir konu olup, Motorlu Araç Sigortaları Kapsamında Tam Hasara Ya Da Ağır Hasara Uğramış Araçların Tespiti Hakkında Genelge kapsamında belirli kriterlere bağlanmıştır. Genelgede bu kapsamlı konu net çizgilerle açıklığa kavuşturulmuş ve taraflar için yol gösterici kurallar oluşturulmuştur.

Bir aracın tam hasarlı olarak sınıflandırılabilmesi için onarım masraflarının, araç değerinin üzerinde olması gerekmektedir. Araçların piyasa rayiç bedeli ile onarım maliyetleri arasında doğrudan bir ilişki kurulmuş ve tam hasar tespitinde bu kriter temel alınmıştır. Genelgeye göre, eğer bir aracın maruz kaldığı hasar sonucunda onarım masrafları, aracın piyasa değerine (rayiç bedeline) eşit ya da bu değeri aşıyorsa, o araç artık tamir edilemeyecek düzeyde kabul edilir ve bu durumda sigortalı aracın “pert” statüsüne girerek tam hasarlı sayılması gerekmektedir.

“Tam hasar” kategorisine giren araçlar için ayrıca birkaç spesifik durum gözetilir:

  • Araç, eksper raporuna göre tamir kabul etmez bir haldeyse,
  • Onarım sonrasında araç değerinin yeniden belirlenmesi mümkün değilse veya bu onarım hukuksal açıdan güvenilir bir sürüş sağlamıyorsa.

Sigorta eksperlerinin bu değerlendirmeleri yaparken, genelgede açıkça belirtilmiş olan yetki ve yöntem kurallarına uyması zorunludur. Aynı zamanda tam hasar statüsüne giren araçlar hurdaya ayrılmakta ve bu araçların bir daha trafiğe çıkmaması gerekmektedir. Bu nedenle, sigorta şirketlerinden tazminat talebinde bulunulabilmesi için hurda tescil belgesinin sigortacıya sunulması şart koşulmuştur. Bu belge ibraz edilmediği takdirde, tazminat ödemesi yapılmamaktadır.

Son olarak, “onarım masrafları” hesaplanırken KDV’nin dahil edilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu detay da özellikle Tam Hasara Ya Da Ağır Hasara Uğramış Araçların Tespiti Hakkında Genelge içinde açıklığa kavuşmuş bir başka önemli düzenlemedir. Bu kurallarla birlikte gerek sigorta sektörü gerekse araç sahipleri için daha adil ve şeffaf bir hasar yönetim süreci sağlanması amaçlanmıştır.

Tam Hasar (pert) Değerlendirmesinde “Onarım Masrafları” Hesabına KDV Dahil midir?

Tam hasar (pert) değerlendirilmesi, araç sigortalarının kritik bir noktasını oluşturmaktadır. Motorlu Araç Sigortaları Kapsamında Tam Hasara Ya Da Ağır Hasara Uğramış Araçların Tespiti Hakkında Genelge ile netleştirilen çerçeveye göre, bir aracın tam hasar statüsüne alınıp alınmayacağı belirlenirken, onarım masraflarının hesaplanmasında katma değer vergisi (KDV) dahil edilip edilmediği en çok sorulan sorular arasında yer almaktadır.

Genelgede yer alan esaslara göre, tam hasar değerlendirmesinde onarım masraflarının toplamı, sigorta eksperi tarafından piyasa değeri (rayiç bedel) ile kıyaslanmaktadır. Sigorta mevzuatında bu hesaplama yapılırken KDV’nin dahil edilmesi gerektiği açıkça belirtilmiştir. Bu yaklaşım, Tam Hasara Ya Da Ağır Hasara Uğramış Araçların Tespiti Hakkında Genelge ile uyumlu bir şekilde, adil ve şeffaf bir tazminat süreci sağlamak amacıyla benimsenmiştir. Böylece, sigortalıların gerçek zararlarının eksiksiz bir biçimde karşılanması hedeflenmektedir.

KDV’nin dahil edilmesi, onarım masraflarının daha doğru bir şekilde hesaplanmasını sağlar. Özellikle tam hasarlı araçların piyasa değerinin üzerine çıkan durumlarda, bu tutarların dikkate alınması, sigorta sahibinin sigorta şirketine karşı yükümlülüğünün ve geri dönüş haklarının adil şekilde düzenlenmesinde önemlidir. Bazı durumlarda, taraflar arasında yaşanan uyuşmazlıkları önlemek amacıyla KDV’nin dahil olduğu onarım masraflarının eksper raporuna açıkça yazılması gerektiğinin altı çizilmektedir.

Bu düzenleme aynı zamanda, sigorta sektöründe yeknesaklığı ve uygulama standardını artırma gayesi taşımaktadır. Açıkça ifade edilen bu hükümle beraber farklı değerlendirme karışıklıklarının önüne geçilmiş, sürecin daha sağlıklı işleyebilmesi için somut bir kural ortaya koyulmuştur. Dolayısıyla, tam hasar değerlendirilirken KDV hesaplara mutlaka dahil edilmelidir.

Ağır hasar tespitinde “onarım masrafının rayiç bedelin %60’ını aşması kuralı nasıl uygulanır? (Eşik aşılınca otomatik ağır hasar mı?)

Ağır hasar tespitinin en kritik unsurlarından biri, aracın onarım masraflarının piyasa rayiç bedeline oranıdır. Motorlu Araç Sigortaları Kapsamında Tam Hasara Ya Da Ağır Hasara Uğramış Araçların Tespiti Hakkında Genelge (2025/12) bu noktada net kriterler belirlemiştir. Genelgede, rayiç bedelin belirlenen eşik değerine göre araçların ağır hasarlı kategorisine alınmanın esasları detaylı bir biçimde düzenlenmiştir.

%60 kuralı bu bağlamda büyük bir önem taşır. Eğer aracın onarım masrafları, piyasa rayiç bedelinin %60’ını aşıyorsa, bu durumda araç otomatik olarak ağır hasarlı sayılabilir. Ancak burada, sürecin tamamen matematiksel bir hesaplamaya dayalı olmadığı ve eksper raporunun önem arz ettiği unutulmamalıdır. Örneğin; bir aracın onarım masrafları rayiç bedeli %60 oranında aşsa bile tüm koşullar ve hasarın kapsamı tek tek değerlendirilmektedir. Bu denge, genelgede yer alan değerlendirme esaslarında açıkça belirtilmiştir.

Ek olarak, bazı durumlarda %60 eşik değeri aşılmasa bile aracın ağır hasar kapsamında değerlendirilmesi mümkündür. Bunun temel nedeni, mekanik veya yapısal hasarların araç güvenliği açısından göz önünde bulundurulmasıdır. Genelgede belirtildiği üzere, birçok ana parçada ciddi hasar olması durumunda, hasar oranı %60’ın altında kalsa dahi eksper, doğru bir analizle rapor oluşturabilir.

Bu süreçte sigorta eksperi devreye girerek objektif bir değerlendirme yapar. Piyasa rayiç bedelinin tespiti ve onarım masrafları arasındaki oran doğru bir şekilde hesaplanır. Bu noktada, “Tam Hasara ya da Ağır Hasara Uğramış Araçların Tespiti Hakkında Genelge”, sürecin şeffaf ve tarafsız yürümesini sağlamak için eksper sorumluluğunu da detaylı şekilde düzenlemiştir.

Özetle, onarım masrafının %60 kuralı, ağırlıklı bir eşik değeri belirlemekle birlikte, sonucun yalnızca bu değere bağlı olmadığı ve detaylı bir ekspertiz değerlendirmesi gerektiği bir kriterdir. Bu bağlamda gerek sigorta şirketleri gerekse sigortalı taraflar açısından adil bir değerlendirme zemini oluşturulması amaçlanmıştır.

Onarım Masrafı Rayiç Bedelin %60’ının Altında Kalsa Bile, Genelgede Sayılan Bazı Parçalardan En Az Biri Hasarlıysa Eksper Açısından Ağır Hasar Tespiti Nasıl Gündeme Gelebilir?

Tam Hasara Ya Da Ağır Hasara Uğramış Araçların Tespiti Hakkında Genelge, hasar durumlarında daha şeffaf ve tutarlı sonuçlar elde edilmesini sağlamak için ayrıntılı kurallar getirmiştir. Bu kapsamda, ağır hasarın tespitinde yalnızca onarım maliyetinin rayiç bedelin %60’ını aşıp aşmadığı kriter olarak alınmamış, ayrıca aracın bazı kritik parçalarının hasarlı olup olmadığı da değerlendirmeye dahil edilmiştir. Bu durum, özellikle hasar tespit süreçlerinde sigorta eksperlerinin yetkinliğini ve analiz kabiliyetini ön plana çıkan bir detay olarak öne çıkarmaktadır.

Genelgede, Motorlu Araç Sigortaları Kapsamında Tam Hasara Ya Da Ağır Hasara Uğramış Araçların Tespiti Hakkında Genelge’ye göre, onarım maliyeti rayiç değerinin %60’ından düşük olsa bile, aracın bazı belirli parçalarında meydana gelen zararlar ağır hasar tespitinin yolunu açmaktadır. Ekspere, bu parçaların durumunu hassasiyetle inceleme ve kararını buna uygun belgeleme görevi düşmektedir. Genelgede hasar tespiti açısından kritik olarak değerlendirilen bu parçalar aşağıdaki şekilde sıralanmıştır:

  1. Sağ/sol ön şasi kolu
  2. Sağ/sol orta direk
  3. Tavan sacı ve ön/arka travers parçası
  4. Taban ile birlikte sağ/sol marşpiyel
  5. Elektrikli araç kapsamında: batarya ve ana enerji hattı
  6. Hava yastıkları ve emniyet donanımları
  7. Ana elektrik tesisatı ve elektronik sistem parçaları

Bu parçalar herhangi bir şekilde onarılabilir durumda değilse ya da kesinlikle güvenli bir yolculuk sağlayamayacak düzeyde hasar görmüşse, rayiç değer kıstasına bakılmaksızın ekspertiz raporunda aracın ağır hasarlı sayılması mümkündür. Burada kritik olan, eksperin teknik bilgiye dayalı objektif bir değerlendirme yaparak, aracın güvenlik ve onarılabilirliği ile ilgili nihai bir karara varmasıdır.

Özellikle elektrikli araçlarda, batarya ve ana enerji hattında meydana gelen hasarlar, genelde yüksek maliyetli ve onarıma uygun olmama nedeniyle ağır hasar veya tam hasar sınıfına girebilmekte, bu yüzden eksperlerin bu tür unsurlara yüksek hassasiyet göstermesi beklenmektedir. Bu bağlamda, tam hasar ve ağır hasar tespiti sürecinde eksperlerin yetkin bir şekilde görev yapması ve detaylı raporları zamanında sunması hem tazminat sürecini hızlandırmakta hem de adil bir sigortacılık sistemi oluşturulmasına katkı sağlamaktadır.

Elektrikli Araçlarda Ağır Hasar Değerlendirmesinde Özellikle Adı Geçen Kritik Unsur(lar) Nelerdir? (Batarya/Enerji Hattı Gibi)

Elektrikli araçlar, geleneksel içten yanmalı motorlara sahip araçlardan oldukça farklı bir yapıya sahiptir ve bu durum hasar değerlendirme süreçlerinde de belirgin şekilde kendini göstermektedir. Tam Hasara Ya Da Ağır Hasara Uğramış Araçların Tespiti Hakkında Genelge, elektrikli araçlar için ağır hasarlara yönelik spesifik değerlendirme kriterleri getirerek bu araçların onarım süreçlerinde dikkat edilmesi gereken kritik unsurları net bir şekilde ortaya koymaktadır.

Elektrikli araçlarda ağır hasar tespiti yapılırken, özellikle batarya sistemi ve ana enerji hattı gibi kritik bileşenler ön planda değerlendirilmektedir. Bir elektrikli aracın temel işlevini yerine getirebilmesi için batarya paketi hayati öneme sahip olduğundan, bu bileşendeki bir hasar, aracın ağır hasarlı olarak sınıflandırılmasında etkili olabilmektedir. Genelgeye göre, eğer batarya paketi onarılmayacak derecede zarar görmüşse veya değiştirilmesi gerekiyorsa, bu durum ağır hasar kriteri içerisine alınabilir. Aynı şekilde, elektrikli araçların ana enerji bağlantıları, yani aracın elektrik gücünü dağıtan ve işlevselliğini sağlayan hatlar da bu bağlamda incelenmektedir.

Bir diğer dikkat çekici nokta, elektrikli araçlarda güvenlik risklerini artıran unsurların da ağır hasar değerlendirilmesinde göz önüne alınmasıdır. Özellikle bataryadaki yüksek voltaj riskine yönelik olarak yapılan kontrollerde, araçta büyük çaplı bir enerji kaçağı veya güvenlik sistemlerinin çalışmasını engelleyen ciddi sorunların varlığı, aracın ağır hasarlı olarak kabul edilmesine neden olabilir.

Elektrikli araç teknolojisinin getirdiği yenilikler, beraberinde özel bir uzmanlık gereksinimi de doğurmuştur. Bu nedenle, Tam Hasara Ya Da Ağır Hasara Uğramış Araçların Tespiti Hakkında Genelge kapsamında, elektrikli araçların ağır hasar tespitinde sigorta eksperlerinin bu alanda yeterli bilgiye ve tecrübeye sahip olması gerektiği vurgulanmaktadır. Elektrik teknolojisinin karmaşıklığı, özellikle batarya ve enerji hattı gibi unsurların değerlendirilmesi sırasında doğru tespiti zorunlu hale getirmektedir.

Sonuç olarak, elektrikli araçlarda ağır hasar değerlendirmesi yapılırken batarya ve enerji hattı, riskin en yüksek olduğu kritik unsurlar arasında yer almakta ve bu durum, hem güvenlik hem de onarımla ilgili karar alma süreçlerini önemli ölçüde etkilemektedir. Bu nedenle, genelgede belirtilen kriterlerin doğru ve eksiksiz şekilde uygulanması, araç sahiplerinin haklarının korunması ve sektördeki uygulama birliğinin sağlanması açısından büyük bir öneme sahiptir.

Tam Hasarlı (Pert) Aracın Sigortalıya Veya Sigorta Şirketine Terk Edilmesi Hâlinde, Tazminat Ödenebilmesi İçin Sigortacıya İbraz Edilmesi Gereken Belge Nedir?

Tam hasarlı (pert) araçlarda tazminat işlemlerinin doğru ve hızlı bir şekilde tamamlanabilmesi için gerekli belgelerin eksiksiz olarak ibraz edilmesi son derece önemlidir.Tam Hasara Ya Da Ağır Hasara Uğramış Araçların Tespiti Hakkında Genelge kapsamında belirlenen prosedürlere göre, bir aracın tam hasarlı kabul edilmesi durumunda tazminat ödemesi yapılabilmesi için belirli belgeler sigorta şirketine ibraz edilmelidir. Bu belgeler, sigortalıların hak kaybı yaşamamasını sağlarken, aynı zamanda sektördeki işlemlerin şeffaf bir şekilde yürütülmesine katkıda bulunur.

Genelgeye göre, tam hasarlı bir aracın sigorta şirketine terk edilebilmesi ve tazminat işlemlerinin başlatılabilmesi için, aracın “hurdaya ayrıldığını” kanıtlayan resmi bir belge ibraz edilmelidir. Bu belge, “Hurda Tescil Belgesi” olarak adlandırılmaktadır ve Trafik Tescil Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenmektedir. Söz konusu belge, aracın tamamıyla kullanılamaz durumda olduğunu ve trafikten çekildiğini yasal olarak belgelendirir. Bu belgeyi sigorta şirketine sunmadan tazminat ödemesi yapılamaz.

Ayrıca, aracın sigortalıya ya da sigorta şirketine terk edilmesi sürecinde, aracın mülkiyet devriyle ilgili işlemlerin de tamamlanması gereklidir. Bu noktada, araca ilişkin mevcut borç durumu ya da ipotek gibi kısıtlamaların bulunup bulunmadığını kontrol etmek önemlidir. Genelge kapsamında belirtilen bu prosedürler, hem sigorta şirketlerinin hem de sigortalıların karşılıklı hak ve yükümlülüklerini güvence altına almayı amaçlamaktadır.

Tam Hasara Ya Da Ağır Hasara Uğramış Araçların Tespiti Hakkında Genelge, aracın hurda tescil sürecinin tamamlanmadan yeniden satışa sunulmasını veya üçüncü kişiler tarafından ticarete konu edilmesini engellemeyi hedeflemektedir. Dolayısıyla, bu belge sürecin en kilit unsurlarından biri olarak ön plana çıkar. Bu uygulama, hem sigortalıların mağduriyet yaşamasını önlerken hem de trafik güvenliğini artırmak adına önemli bir işlev üstlenir.

Sonuç olarak, araçlarını tam hasarlı (pert) olarak sigorta şirketine terk etmek isteyen araç sahiplerinin “Hurda Tescil Belgesi”ni vakit kaybetmeden temin etmeleri kritik öneme sahiptir. Bu belge olmadan tazminat süreci başlatılamayacağı için bu konuya özellikle dikkat edilmelidir.

Ağır hasarlı aracın sigortalıya veya sigorta şirketine terk edilmesi hâlinde, tazminat ödenebilmesi için sigortacıya ibraz edilmesi gereken belge nedir?

Motorlu Araç Sigortaları Kapsamında Tam Hasara Ya Da Ağır Hasara Uğramış Araçların Tespiti Hakkında Genelge, ağır hasarlı araçlarla ilgili işlem süreçlerinde belirli prosedürlerin yerine getirilmesini şart koşar. Özellikle tazminat ödemelerinin yapılabilmesi için sigortalının veya sigorta şirketinin üzerine düşen sorumluluklar çok net bir şekilde ifade edilmiştir. Ağır hasarlı (tamir edilemez derecede hasara uğrayan) bir aracın sigortalıya veya sigorta şirketine terk edilmesi durumunda, sürecin ilerleyebilmesi ve tazminatın ödenebilmesi için aşağıdaki belgelerin temin edilmesi gerekmektedir.

Bu genelgeye göre, tam hasar veya ağır hasar durumlarında sigortacıya ibraz edilmesi gereken en kritik belge, trafikten çekilmiş olduğunu gösteren “trafikten çekilmiştir” ibareli tescil belgesidir. Bu belge, aracın artık trafikte dolaşamayacak durumda olduğunu resmî olarak onaylamaktadır. Bu aşama, hem sigorta şirketlerinin yasal çerçevede işlemleri yürütmesi hem de genelde karşılaşılan muğlaklıkların giderilmesi açısından önemlidir. Özellikle ağır hasarlara ilişkin süreçlerde bu belgenin sigorta şirketine sunulmaması, tazminat ödenmesi işlemini doğrudan engelleyebilir.

Tam Hasara Ya Da Ağır Hasara Uğramış Araçların Tespiti Hakkında Genelgede belirtilen bu şart, sigortacılık sisteminin şeffaflığı ve güvenilirliği açısından kritik bir öneme sahiptir. Sigorta şirketleri, bu belgeyle onaylanmış araçları kayıt altına almakta ve “trafikten çekilmiştir” statüsüne geçtiğinden emin olarak sigortalının taleplerini sonuçlandırmaktadır. Sürecin ilerleyişinde sağlıklı bir belge yönetimi, hem sigortalının haklarının korunmasını sağlarken hem de sigorta sektöründeki usulsüzlüklerin önlenmesine hizmet eder.

Unutulmamalıdır ki, yasal zorunlulukların yerine getirilmesi yalnızca tazminat haklarının korunması için değil, aynı zamanda işlemlerin daha hızlı tamamlanması için de büyük önem taşır. Bu belgelerin eksiksiz olarak hazırlık sürecine dahil edilmesi, dosyanın en kısa sürede değerlendirilmesini sağlayarak sigortalının mağduriyet yaşamamasına yardımcı olur.

Tam hasar (pert) / ağır hasar tespitini kim yapmak zorundadır? (Sigorta eksperi şartı var mı, varsa hangi nitelikle?)

Motorlu araç sigortaları kapsamındaki tam hasar (pert) ve ağır hasar tespitleri, sigorta sektöründe oldukça önemli detaylara sahip düzenlemelerdir. Bu kritik işlemlerin doğru ve tarafsız bir şekilde yapılabilmesi için Tam Hasara Ya Da Ağır Hasara Uğramış Araçların Tespiti Hakkında Genelge ile beraber ilgili kurallar açıkça belirlenmiştir. Genelgeye göre, bir aracın tam hasar (pert) ya da ağır hasar durumunun tespit edilmesinde, sadece bu konuda yetkilendirilmiş kişiler görev alabilir. Bu kişilere yönelik belirlenen şartlar ve nitelikler, uygulamada güvenilirlik ve şeffaflık sağlamak amacıyla detaylandırılmıştır.

Genelge, Motorlu Araç Sigortaları Kapsamında Tam Hasara Ya Da Ağır Hasara Uğramış Araçların Tespiti Hakkında Genelge ile sigorta eksperi zorunluluğu getirmiştir. Bu, şu anlama gelir: Tam hasar ya da ağır hasar tespiti yalnızca ilgili mevzuatlar çerçevesinde levha kaydı yapılmış ve yetkilendirilmiş sigorta eksperleri tarafından yapılmak zorundadır. Sigorta eksperinin rolü, ekspertiz sürecinin objektif ve adil şekilde yürütülmesi için esastır.

Sigorta eksperinin nitelikleri, düzenlemeye uygun şekilde belirlenmiş olmalıdır. Eksperler, öncelikle ilgili yönetmeliklere uygun olarak eğitim almış, deneyim kazanmış ve yetkilendirilmiş bireylerden oluşur. Ayrıca, sigorta eksperleri hazırladıkları ön inceleme veya kesinleşmiş ekspertiz raporlarını 5 iş günü içinde Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine sunmakla yükümlüdürler. Bu şart, sürecin şeffaf bir biçimde izlenebilmesi ve standartların korunabilmesi açısından oldukça önemlidir.

Tam hasar ya da ağır hasar kararında sigortalı ya da sigorta şirketi, eksper raporunu değiştirme veya müdahale etme hakkına sahip değildir. Bu durum, sigorta eksperinin görevini tarafsızlık ilkesine dayanarak yerine getirmesi gerektiğini de bir kez daha vurgulamaktadır. Eksperler tarafından yapılan tespitler, araç güvenliği ve trafik düzeninin korunması açısından da temel oluşturmaktadır.

Sonuç olarak, tam hasar (pert) veya ağır hasar tespitinde sigorta eksperi şartı önemli bir detay olup, bu şart ile süreç hem tüketici hem de sigorta şirketleri açısından güvence altına alınmıştır. Bu görev, yalnızca konunun uzmanları tarafından yerine getirildiğinde, trafikteki araçların emniyet ve standartlarıyla uyum sağlaması mümkün hale gelmektedir.

Sigorta eksperi ön/kesinleşmiş ekspertiz raporunu hangi kuruma/merkeze kaç gün içinde iletmekle yükümlüdür?

Motorlu Araç Sigortaları Kapsamında Tam Hasara Ya Da Ağır Hasara Uğramış Araçların Tespiti Hakkında Genelge, sigorta eksperlerinin görev ve sorumluluklarını net bir şekilde tanımlayarak sektördeki uygulama birliğini sağlamayı hedeflemektedir. Bu bağlamda, sigorta eksperlerinin hazırlaması gereken ön ve kesinleşmiş ekspertiz raporlarına ilişkin belirli süreler ve yükümlülükler genelgede açıkça belirtilmiştir.

Sigorta eksperlerinin yükümlülüğü nedir? Öncelikle, tam hasar (pert) ya da ağır hasar kararı verilen araçlar üzerinde yapılan incelemeler sonucunda ön ekspertiz raporu hazırlanmalıdır. Bu rapor, ilgili süreç devam ederken geçici bir değerlendirme sunar. Raporun kesinleşmesinin ardından ise kesinleşmiş ekspertiz raporu düzenlenir. Her iki rapor da sigorta sektöründeki tüm işlemlerin şeffaf ve denetlenebilir bir şekilde yürütülmesini sağlamak için büyük bir öneme sahiptir.

Kesinleşmiş rapor hangi kuruma iletilmelidir? Genelgeye göre, sigorta eksperleri tarafından hazırlanan raporların gönderileceği temel kurum Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi (SBM) olarak belirlenmiştir. Bu merkez, ekspertiz işlemlerinin kayıt altına alınarak sigortalıların haklarının korunmasına ve sektörün düzenlenmesine katkı sunar. SBM sayesinde, hasar tespit sürecindeki tüm veriler merkezi bir sistemde toplanır.

Kaç gün içinde iletilmesi gereklidir? Sigorta eksperlerinin, hazırladıkları kesinleşmiş ekspertiz raporlarını 5 iş günü içerisinde SBM’ye iletmeleri zorunludur. Bu süre, süreçlerin hızlı ve etkin bir şekilde yürütülmesini garanti altına alır. Ayrıca, belirlenen sürede raporun iletilmemesi ya da raporun eksik/hatalı düzenlenmesi durumunda, ilgili eksperler veya taraflar hakkında yaptırımlar uygulanabileceği belirtilmektedir. Bu düzenleme ile doğru ve zamanında iletişim süreci sektörün güvenilirliğini artırmayı hedeflemektedir.

Sonuç olarak, Tam Hasara Ya Da Ağır Hasara Uğramış Araçların Tespiti Hakkında Genelge, sigorta eksperlerinin görev alanlarını belirlerken özellikle raporlama süreçlerinde zamanlama ve kurumsal işleyişe dair getirdiği net kurallar ile sektörde şeffaflığı ve düzeni güçlendirme amacını taşımaktadır.

Pert Kararı Kaç Günde Verilir? Ağır Hasar Kararı Kaç Günde Çıkar?

Tam Hasara Ya Da Ağır Hasara Uğramış Araçların Tespiti Hakkında Genelge doğrultusunda, sigorta süreçlerinin hızlandırılması ve standartların sağlanması amacıyla belirli süre sınırlamaları getirilmiştir. Özel aracımızın başına bir kaza geldiğinde, sigorta işlemlerinin hızlı ve doğru bir şekilde ilerlemesi büyük önem taşır. Bu kapsamda, Motorlu Araç Sigortaları Kapsamında Tam Hasara Ya Da Ağır Hasara Uğramış Araçların Tespiti Hakkında Genelge, hem “pert” yani tam hasar kararının hem de ağır hasar kararının belli bir süre içinde verilmesini zorunlu hale getirmiştir.

Pert kararı yani tam hasar kararı, genelde bir aracın onarım kabul etmez halde olduğuna kanaat getirildiğinde alınır. Bu kararın verilmesi için sigorta eksperinin, kazadan itibaren en geç 5 iş günü içinde ön ekspertiz raporu hazırlayarak Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine (SBM) iletmesi gerekmektedir. Ardından kesinleşmiş ekspertiz raporunun hazırlanma süresi ise, işlemin karmaşıklığına ve gerekçelerine bağlı olarak biraz daha esneklik gösterebilir. Ancak genel olarak, tam hasar kararının işlemlerinin tamamlanmasının yaklaşık 7 ila 10 iş günü sürdüğü ifade edilmektedir.

Ağır hasar kararı ise aracın onarılabilir olduğu durumların kapsamını değerlendirmek adına daha detaylı bir süreci içerir. Genelgede, ağır hasar kararlarının netliğe kavuşması için gerekli belgelerin ve analizlerin tamamlanması ardından maksimum sürelere dikkat edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Ağır hasar kararında da ön ekspertiz raporu için yine 5 iş günü içinde çoğunlukla aynı prosedür izlenir. Bu bağlamda, ağır hasar kararının kesinleşmesi genellikle 10 ila 15 iş günü arasında değişmektedir.

Her iki süreçte de sigorta şirketleri ya da eksperlerin mevzuata uygun hareket etmeleri önem taşır. Genelge, süre aşımı yapılmamasını ve süreçlerin titizlikle yürütülmesini özellikle vurgulamaktadır. Sürelerin doğru işletilmemesi durumunda ise, sigorta eksperlerinden kaynaklanabilecek olumsuzluklar nedeniyle hem sigorta şirketlerinin hem de sigortalıların zarar görebileceği unutulmamalıdır.

Sonuç olarak, tam hasar ya da ağır hasar kararlarının belirtilen sürelerde tamamlanması, hem mağduriyetlerin azalması hem de işlemlerin daha hızlı çözüme kavuşturulması açısından büyük önem taşımaktadır. Tam Hasara Ya Da Ağır Hasara Uğramış Araçların Tespiti Hakkında Genelge bu süreçte bir rehber niteliği taşımaktadır.

Kesinleşmiş ekspertiz raporunda araç tam hasarlı (pert) veya ağır hasarlı sayıldıysa; sigortalı ve/veya sigorta şirketi bu kararda sonradan değişiklik yapabilir mi?

Tam Hasara Ya Da Ağır Hasara Uğramış Araçların Tespiti Hakkında Genelge, bu konuda oldukça net bir çerçeve çizmektedir. Uzmanlık raporlarının kesinleştirilmesi sürecini düzenleyen Genelge, özellikle “Motorlu Araç Sigortaları Kapsamında Tam Hasara Ya Da Ağır Hasara Uğramış Araçların Tespiti Hakkında Genelge” bağlamında, sigortalı ve sigorta şirketlerinin hak ve yükümlülüklerini açıkça tanımlamıştır. Peki, kesinleşmiş bir ekspertiz raporunda araç tam hasarlı ya da ağır hasarlı olarak belirlendiyse, bu kararda değişiklik yapılabilir mi? İşte detaylar:

Genelgeye göre, kesinleşmiş ekspertiz raporları bağlayıcı bir nitelik taşır. Tam hasarlı (pert) ya da ağır hasarlı olarak değerlendirilmiş bir araçla ilgili rapor oluşturulduktan sonra, bu rapor hem sigortalı hem de sigorta şirketi için hukuki açıdan geçerli ve nihai bir karar olarak değerlendirilir. Bu durumda, Genelge açıkça, söz konusu raporların üzerinde değişiklik yapılmasının mümkün olmadığını vurgulamaktadır.

Sigorta eksperleri tarafından düzenlenen ön ve kesinleşmiş ekspertiz raporları, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’ne, belirlenen süre zarfında (5 gün) iletilmek zorundadır. Rapor, bu aşamada onaylanarak kesinleştiğinde, sigorta poliçe sahipleri veya sigorta şirketleri, rapor içeriğinde sonradan değişiklik talep edemez. Bu, her iki taraf için de bağlayıcı bir düzenleme olarak ifade edilmiştir.

Bu düzenlemenin amacı nedir? Genelge, trafikte adil bir düzenin tesis edilmesini, taraflar arasında çıkabilecek uyuşmazlıkların önlenmesini ve suistimallerin önüne geçilmesini hedefler. Kesinleşmiş bir ekspertiz raporunda yer alan “tam hasarlı” veya “ağır hasarlı” tespit kararları, sigortalının ve sektördeki tüm paydaşların güvenliğini sağlamak adına oluşturulmuş şeffaf bir sistemin parçasıdır.

Bu bağlamda, sigorta poliçesine sahip bireylerin veya sigorta şirketlerinin raporlarda herhangi bir değişiklik yapma girişiminde bulunması, hem Genelge hükümlerine aykırı olacak hem de ilgili tarafları hukuki yaptırımlarla karşı karşıya bırakabilecektir. Tam Hasara Ya Da Ağır Hasara Uğramış Araçların Tespiti Hakkında Genelge, tarafların hak ve sorumluluklarını koruma altına alırken, sürecin doğruluğunu ve güvenilirliğini de sağlamaktadır.

Hava Yastiklarinin Airbag Acilmasi Agir Hasar mi

Hava Yastıklarının (Airbag) Açılması Ağır Hasar mı? Hava Yastıklarının (Airbag) Açılması Pert mi?

Sigorta sektöründe tam hasar ve ağır hasar kavramlarının ayrımına ilişkin en sık karşılaşılan sorulardan biri, hava yastıklarının (airbag) açılıp açılmadığı durumlarının herhangi bir şekilde aracı ağır hasarlı ya da pert durumda saydırıp saydırmadığıdır. Bu konuda, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun yayımladığı Tam Hasara Ya Da Ağır Hasara Uğramış Araçların Tespiti Hakkında Genelge (2025/12) açık düzenlemeler içermektedir.

Hava yastıklarının açılması doğrudan bir aracın tam hasar (pert) veya ağır hasar durumunda olduğunun işareti değildir. Ancak, aracın diğer hasar unsurlarıyla birlikte değerlendirilmesine bağlı olarak, hava yastıklarının açılması eksper tarafından hasar tespit raporuna önemli bir unsur olarak eklenebilir. Hava yastıkları, kaza şiddetini ve aracın onarım maliyetini artıran önemli elemanlardan biri olarak kabul edilmektedir. Genelgeye göre, bu gibi durumlarda eksperin detaylı bir analiz yapması ve açılan hava yastıklarının tam ya da ağır hasar değerlendirmesindeki etkisini somut verilere dayandırması gereklidir.

Tam Hasara Ya Da Ağır Hasara Uğramış Araçların Tespiti Hakkında Genelgede, tam ya da ağır hasar ayrımı yapılırken hava yastıklarının durumu, özellikle belirli bir eşiğin (%60 onarım masrafı sınırı gibi) aşılması durumunda dikkate alınmaktadır. Örneğin, aracın piyasa değerine oranla onarım masrafları %60’ın altındaysa bile, hava yastıklarının açıldığı durumlarda ve araçtaki genel hasar dağılımına göre, eksper ağır hasar kararı alabilir. Bu durum, özellikle yolcu emniyet sistemini etkileyen kritik hasarlarda devreye girer.

Ayrıca, ağır veya tam hasar değerlendirmelerinde, hava yastıklarının yanı sıra tavan sacı, şasi kolu ya da araç bataryası gibi genelgede sıralanan diğer kritik unsurlar da göz önüne alınır. Hava yastıklarının açılması ancak bu türden kritik alanlarda meydana gelen hasarlarla birlikte ağır hasar ya da tam hasar kararına etki eder.

Sonuç olarak, hava yastıklarının açılması tek başına aracın pert veya ağır hasarlı olduğuna delil olamaz. Ancak aracın genel hasar durumu ve onarım masraflarının rayiç piyasa değerine oranı dikkate alındığında, ağır hasar ya da tam hasar kararı gündeme gelebilir. Bu sebeple sigorta eksperleri, bu tür durumları ayrıntılı olarak inceleyerek son kararı verir ve tespit raporlarını hazırlarken genelgede belirtilen teknik kriterlere sıkı sıkıya bağlı kalır.

Ancak hava yastıklarının açılması genelikle ağır hasar kararına sebebp olmaktadır.

Genelge Kapsamında “Tam Hasar (Pert)” ile “Ağır Hasar” Ayrımında En Temel Teknik Fark Nedir? (Onarım Mümkünlüğü / Onarım Kabul Etmezlik Açısından)

Tam Hasara Ya Da Ağır Hasara Uğramış Araçların Tespiti Hakkında Genelge, motorlu araç sigortaları sektörüne yönelik önemli tanımlamalar ve standartlar getirmiştir. Bu genelgede, tam hasar (pert) ile ağır hasar arasındaki teknik farklar net bir şekilde ele alınmış ve ayırıcı kriterler belirlenmiştir. Bu kriterlerin temelinde, aracın onarım kabul edip edemeyeceğini belirleyen teknik değerlendirmeler yatmaktadır.

Tam hasar, bir aracın hasar boyutunun, sigorta kapsamında onarılamaz seviyede olması durumunda verilen bir karar olarak tanımlanır. Aracın onarımı mümkün görülmemekle birlikte, burada dikkate alınan en temel unsur, hasar maliyetinin aracın piyasa rayiç bedelini aşmasıdır. Bir başka ifadeyle, eksper raporunda belirtilen onarım masraflarının, aracın hasar tarihindeki piyasa değerine eşit veya bu değeri aşması durumunda araç tam hasarlı (pert) olarak kabul edilir. Bu durumda, aracın “onarım kabul etmez hale geldiği” teknik bir tespit ile belirlenmiştir.

Öte yandan, ağır hasar kavramı ise bir aracın artık ciddi şekilde zarar görmüş olmasıyla tanımlanır, ancak bu durumda aracın teknik olarak onarımı kısmen mümkün olabilir. Genelgede belirtilen en kritik ayrım noktası, ağır hasar tespitinde onarım masrafının aracın piyasa bedelinin %60’ını aşmasıdır. Aracın onarılmasının mümkün olmasına rağmen, bu oranı geçen hasarlar için ağır hasar sınıfına karar verilir.

Bu iki kavramın teknik farkında ayrıca araç parçalarının durumunun kritik bir önemi bulunmaktadır. Genelgeye göre, ağır hasar durumunda, bazı ana parçaların hasar görmesi durumu öncelikli olarak değerlendirilir. Parça hasarının, onarım maliyetiyle birlikte %60 eşiğini aşması veya aracın güvenli sürüşe elverişli olmaması kararı ağır hasar tespitinde belirleyicidir. Ancak tam hasarda, aracın artık ticari ya da sürüş amaçlı kullanımının mümkün olmayacağı bir durum söz konusudur.

Onarım mümkünlüğü bağlamında, tam hasar ile ağır hasar arasındaki diğer temel fark onarımın ekonomikliği ile ilgilidir. Ağır hasar tespitinde bazı sigorta şirketleri aracın onarımını ekonomik bulabilirken, tam hasar durumunda böyle bir ihtimal bulunmamaktadır. Tam hasar tam anlamıyla bir “hurda” statüsü anlamına gelirken, ağır hasarda aracın sahip olduğu maddi değerin bir bölümü hâlâ kurtarılabilir. Bu ayrım, her iki durum için sigorta eksperleri tarafından hazırlanan ekspertiz raporları temel alınarak yapılmaktadır.

Sonuç olarak, bu genelgede tam hasar ile ağır hasar arasındaki ayrımı belirleyen temel teknik fark, aracın onarım kabul edebilirliği ile onarım kabul edilmezligi doğrultusunda yapılan değerlendirmedir. Bu ayrım, araç sahiplerinin yasal haklarını ve sigorta şirketlerinin sorumluluklarını doğrudan etkileyen önemli bir unsurdur.

Sıkça Sorulan Sorular

Genelgenin amacı nedir?

Bu genelgenin amacı, tam hasara ya da ağır hasara uğramış araçların tespitiyle ilgili yasal düzenlemelerin uygulanabilirliğini, standartlaştırılmasını ve bu süreçte olası suistimallerin önüne geçilmesini sağlamaktır. Ayrıca genelge, trafik güvenliğini artırmayı ve sigortalıların hak kayıplarını engellemeyi hedeflemektedir.

Araçların tam hasarlı olarak kabul edilmesi için hangi kriterler aranıyor?

Genelgeye göre, eğer onarım masrafları araç piyasa değerini aşıyor ve eksper raporu aracın onarım kabul edemeyecek hale geldiğini belirtiyorsa araç tam hasarlı olarak kabul edilmektedir. Ayrıca, tam hasarlarda sigortalının sigorta şirketine hurda tescil belgesi sunması zorunludur.

Ağır hasar tespiti nasıl yapılır?

Araç onarım masrafının piyasa değerinin %60’ını aşması durumunda araç ağır hasarlı kabul edilir. Bununla birlikte, bazı önemli parçaların hasar görmesi durumunda, masraf %60’ın altında olsa dahi eksper tarafından ağır hasarlı olduğu tespit edilebilir. Parçalar arasında şasi kolları, tavan sacı ve hava yastıkları gibi önemli bileşenler bulunmaktadır.

Sigorta eksperlerinin bu süreçteki rolü nedir?

Tam ve ağır hasar tespitlerinin, levhaya kayıtlı sigorta eksperleri tarafından yapılması zorunludur. Eksperler, ön ve kesinleştirilmiş ekspertiz raporlarını Sigorta Bilgi Merkezi’ne iletmekle yükümlüdür ve tam ya da ağır hasar tespiti yapılan araçlarda değişiklik yapılamaz. Bu düzenlemeler, hasar değerlendirme süreçlerinde şeffaflığı ve güvenilirliği artırmayı amaçlamaktadır.

Son Yazılar

2002, 2026
HAGB Kararı Sicile İşler Mi? İş Hayatını Etkiler Mi?

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB), mahkemenin sanık hakkında ceza vermesine rağmen bu cezayı hemen uygulamayıp belirli bir denetim süresi boyunca beklemede tutmasıdır. Kişi bu süre içinde yeni bir kasıtlı suç işlemez ve yükümlülüklere uyarsa dava düşer ve sabıka kaydı oluşmaz. Bu nedenle çoğu durumda sicile işlenmez ve günlük hayatı doğrudan etkilemez. Ancak güvenlik soruşturması yapılan bazı mesleklerde görülebilir ve denetim süresi ihlal edilirse ceza açıklanarak tüm sonuçlarıyla uygulanır.

3007, 2026
Kira Tespit Davasında Harca Esas Değer Nasıl Hesaplanır?

Kira tespit davasında harca esas değer, kira bedelinin tamamı değil talep edilen yıllık artış farkıdır; tahliye davalarında ise 492 sayılı Kanun m.17 uyarınca bir yıllık kira bedelinin tamamı esas alınır. Yazıda iki matrahın farkı, farkın hesabı, dilekçede değer gösterme zorunluluğu, yargılama sırasında değerin yükselmesi hâlinde harç tamamlama kuralı, TBK m.345'teki otuz günlük süre ve beş yıldan sonra endeks tavanının nasıl aşılabildiği ele alınmaktadır.

1806, 2025
Hangi Durumlarda Değer Kaybı Talep Edilemez?

Araç değer kaybı ile ilgili en çok merak edilen sorulardan biri olan “hangi durumlarda değer kaybı talep edilemez?” sorusunu ele alıyoruz. Kusur oranı, zamanaşımı süresi, ağır hasarlı ve pert araçlar gibi durumları kapsamlı şekilde açıklıyor, okuyucularımıza detaylı bilgiler sunuyoruz. Araç sahipleri için son derece önemli olan bu konuyu, titizlikle ele aldığımız yazımızdan öğrenebilirsiniz.

Go to Top