handan sayan ozgul

12. Yargı Paketi Genel Af ve İnfaz Düzenlemesi: Kanunda Ne Çıktı?

12. Yargı Paketi Genel Af ve İnfaz Düzenlemesi: Kanunda Ne Çıktı?

12. Yargi Paketinde Son Gelismeler Neler 12. Yargi Paketinde Genel Af Var Mi

Yargı Paketi genel af içermiyor; 7589 sayılı Kanun 31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi ve yayımlanan metinde ne genel af, ne özel af, ne toplu infaz indirimi, ne de denetimli serbestlik süresini uzatan bir hüküm bulunuyor. Kamuoyunda aylardır tartışılan af beklentisi, 12. Yargı Paketi genel af başlığı altında kanunun nihai metninde karşılık bulmadı.

Bunun teknik bir kanıtı da var: af ve infaz konularını düzenleyen 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, 7589 sayılı Kanunla değiştirilen kanunlar listesinde hiç yer almıyor. Koşullu salıverilme oranları ve denetimli serbestlik süreleri bu paketten önce nasılsa bugün de aynı. Buna karşılık pakette, infazda bulunan dar bir grup için sonuç doğurabilecek tek bir düzenleme bulunuyor — ve bu düzenleme af değil, zararın giderilmesine bağlı bir etkin pişmanlık imkânı.

Kısa cevap

  • Genel af: Yok. Kanun metninde af niteliğinde hiçbir hüküm bulunmuyor.
  • İnfaz indirimi: Yok. 5275 sayılı İnfaz Kanunu bu paketle değiştirilmedi.
  • Denetimli serbestlik: Süre uzatılmadı, kapsam genişletilmedi.
  • Koşullu salıverilme oranları: Değişmedi.
  • İnfazı etkileyen tek düzenleme: Hesabını veya IBAN’ını kullandıranlar için TCK 158’e eklenen indirim ve geçici maddedeki altı aylık etkin pişmanlık imkânı — tahliye garantisi değil.
  • Yürürlük: 31 Temmuz 2026. Üç madde 31 Ekim 2026’da devreye girecek.

Yazıda hangi başlıklar var?

12. Yargı Paketi Çıktı mı?

Evet, çıktı. Uzun süre “ne zaman yasalaşacak” diye tartışılan paket, TBMM Genel Kurulunda 16 Temmuz 2026’da kabul edildi ve 7589 sayılı Kanun olarak 31 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı. Kanunun tam adı “Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”.

Bu isim, af beklentisinin neden karşılanmadığını da açıklıyor. Kanunun ağırlık merkezi ceza ve infaz sistemi değil, yargılamanın hızlandırılması: icra ve iflas hukuku, noterlik işlemleri, idari yargı, hukuk muhakemesi usulü ve borçlar hukuku. Ceza tarafındaki düzenlemeler ise infaz süreleriyle değil, muhakeme usulü ve suç tanımlarıyla ilgili.

Paketin madde madde tamamını, hangi kanunda neyin değiştiğini ve geçiş hükümlerini ayrı bir yazıda ele aldık: 12. Yargı Paketi neler getirdi. Bu yazıda ise yalnızca af, infaz ve denetimli serbestlik başlıklarına odaklanıyoruz.

12. Yargı Paketi Ne Zaman Yasalaştı ve Ne Zaman Yürürlüğe Girdi?

Yasalaşma ve yürürlük farklı tarihler. Teklif TBMM’ye sunulduktan sonra Adalet Komisyonunda görüşüldü, Genel Kurulda 16 Temmuz 2026’da kabul edildi ve 31 Temmuz 2026’da Resmî Gazete’de yayımlandı. Yürürlük ise tek bir tarihe bağlı değil.

AşamaTarih
TBMM Genel Kurulunda kabul16 Temmuz 2026
Resmî Gazete’de yayım (Sayı 33326)31 Temmuz 2026
Maddelerin büyük bölümünün yürürlüğü31 Temmuz 2026
Üç maddenin (11, 12, 22) yürürlüğü31 Ekim 2026
Danıştay Kanunu’na ilişkin maddenin geçerliliği23 Temmuz 2026’dan itibaren

Af ve infaz açısından bu tarihlerin pratik bir sonucu yok; çünkü bu başlıklarda yürürlüğe girecek bir hüküm zaten bulunmuyor. Tarihler, paketin diğer düzenlemelerinin hangi dosyaya uygulanacağını belirliyor.

12. Yargı Paketinde Genel Af Var mı?

Hayır. Yayımlanan 7589 sayılı Kanun metninde genel af, özel af veya af niteliğinde herhangi bir düzenleme yer almıyor. Bu, yorum değil metin okumasıyla doğrulanabilecek bir tespit: kanunun değiştirdiği kanunlar arasında af veya infaz mevzuatı bulunmuyor.

7589 sayılı Kanunla değiştirilen kanunlar şunlar: İcra ve İflâs Kanunu, Noterlik Kanunu, Danıştay Kanunu, Bölge İdare Mahkemeleri ile İdare ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun, İdari Yargılama Usulü Kanunu, Adli Tıp Kurumu Kanunu, Hâkimler ve Savcılar Kanunu, Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun, Türk Medenî Kanunu, Türk Ceza Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu, Türk Borçlar Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu. Listede 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun yok. Af ve infaz indirimi düzenlemeleri kural olarak bu kanun üzerinden yapıldığı için, listeye bakmak tek başına yeterli bir cevap veriyor.

Pakette gizli bir af maddesi olabilir mi?

Af, kanun metnine “gizlenebilecek” bir düzenleme değil. Anayasa’ya göre genel ve özel af ilanı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yetkisinde ve bu karar üye tamsayısının beşte üç çoğunluğuyla alınır. Yani af, sıradan bir kanun çoğunluğuyla geçirilemeyeceği gibi, başka bir kanunun içine iliştirilen tek bir cümleyle de hayata geçirilemez. Nitelikli çoğunluk şartı, af düzenlemelerini teknik olarak da görünür kılar.

Bu nedenle “pakette af var ama açıklanmadı” türü paylaşımların hukuki bir dayanağı bulunmuyor. Af çıktığında bu, ayrı bir kanun olarak ve Resmî Gazete’de ilan edilerek yürürlüğe girer.

Genel af ile özel af arasındaki fark ne?

Genel af, suçu ve cezayı bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırır; adli sicil kaydı silinir, dava açılmışsa düşer. Özel af ise suçu değil yalnızca cezayı etkiler: ceza kaldırılabilir, azaltılabilir ya da başka bir cezaya çevrilebilir, ancak mahkûmiyetin kendisi ve buna bağlı bazı sonuçlar devam eder. İki kurumun kapsamı, sonuçları ve geçmişteki uygulamaları için genel af nedir başlıklı yazımıza bakabilirsiniz.

Anayasa af yetkisine bir de konu sınırı koyuyor: orman suçları bakımından genel veya özel af çıkarılamıyor. Başka suçlar için çıkarılan bir af kanununun kapsamına da ormanları yakmak, yok etmek veya daraltmak amacıyla işlenen suçlar alınamıyor. Af tartışması yürütülürken çoğu zaman atlanan bu sınır, olası bir düzenlemenin kapsamını baştan daraltıyor.

12. Yargı Paketinde İnfaz Düzenlemesi Var mı?

Toplu bir infaz düzenlemesi yok. Cezaların ne kadarının cezaevinde çekileceğini belirleyen koşullu salıverilme oranları, denetimli serbestlik süresi ve bunların istisnaları 5275 sayılı Kanun’da düzenleniyor ve bu kanuna 7589 sayılı Kanunla dokunulmadı.

Uygulamada bunun anlamı şu: 31 Temmuz 2026’dan önce hükümlü olan bir kişinin müddetnamesi bu paket nedeniyle yeniden hesaplanmıyor. Tahliye tarihinizde bir değişiklik olup olmadığını merak ediyorsanız, bakılacak yer bu paket değil, hükmünüze uygulanan infaz rejimidir. Cezanın ne kadarının yatılacağına ilişkin hesap mantığını müebbet hapis cezasında infaz süreleri yazımızda ve infaz hesaplama aracımızda ayrıntılı ele aldık.

Koşullu salıverilme oranları değişti mi?

Değişmedi. Genel kural ile suç türüne göre uygulanan istisnalar aynen yürürlükte. Bu oranlar üzerinde en son kapsamlı değişikliği 2020 yılında 7242 sayılı Kanun yapmıştı; o tarihten bu yana oran yapısını değiştiren yeni bir düzenleme çıkmadı ve 12. Yargı Paketi de bu tabloya bir ekleme getirmedi.

Denetimli serbestlik süresi uzatıldı mı?

Uzatılmadı. Denetimli serbestlik süresine ve kapsamına ilişkin hükümler 5275 sayılı Kanun ile ilgili mevzuatta yer alıyor ve bu paketle değiştirilmedi. Kamuoyunda zaman zaman gündeme gelen “denetimli serbestlik süresi artırılacak” beklentisinin 7589 sayılı Kanun’da karşılığı bulunmuyor.

Denetimli Serbestlik Af mıdır?

Hayır, denetimli serbestlik af değildir ve ikisinin karıştırılması af tartışmasındaki en yaygın hata. Affta ceza ya da suç ortadan kalkar; denetimli serbestlikte ceza olduğu gibi durur, yalnızca infazın şekli değişir. Hükümlü cezasının son bölümünü kurum dışında, belirlenen yükümlülüklere uyarak geçirir. Yükümlülüklere aykırı davranılması hâlinde kişi kuruma geri döner.

KriterGenel afÖzel afDenetimli serbestlik
Suç ortadan kalkar mı?EvetHayırHayır
Ceza ortadan kalkar mı?EvetKaldırılabilir veya azaltılabilirHayır
Adli sicil kaydıSilinirKural olarak kalırKalır
Karar merciiTBMM (3/5 çoğunluk)TBMM (3/5 çoğunluk)İnfaz mevzuatı uyarınca idare ve infaz hâkimliği
Yükümlülük ihlalindeHükümlü kuruma geri döner

Bu ayrımı bilmek, af beklentisiyle alınan kararların çoğunu değiştirir. Denetimli serbestlikten yararlanacak bir hükümlünün af beklemesine gerek yoktur; buna karşılık af beklentisiyle dosyasını takipsiz bırakan bir sanık, kanun yolu süresini kaçırarak geri dönülemez bir zarara uğrayabilir.

Pakette İnfazı Etkileyen Tek Düzenleme Hangisi?

Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesine eklenen dördüncü fıkra ve buna bağlı geçiş hükmü. Bu düzenleme, dolandırıcılık suçuna katkısı yalnızca kendisine veya başkasına ait ödeme aracını ya da hesabın kullanılmasını sağlayan bilgileri vermek fiiliyle sınırlı kalan kişilerin cezasını yarı oranında indiriyor. Fıkra, nitelikli dolandırıcılığın yanında basit dolandırıcılık suçunu da kapsıyor; banka ve aracı kurum hesaplarının yanı sıra ödeme hizmeti sağlayıcıları ile kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdindeki hesaplar da metinde açıkça sayılıyor.

Bu bir af değil; suç ve mahkûmiyet yerinde duruyor, yalnızca ceza miktarı belirli bir grup fail bakımından azalıyor. Ancak cezanın azalması, infaz süresini de kısalttığı için sonuçta bazı dosyalarda tahliye tarihi öne çekilebiliyor. “Pakette af yok ama cezaevinden çıkanlar oldu” tartışmasının kaynağı budur.

İndirimden kimler yararlanamaz?

Kanun metnindeki belirleyici ifade, iştirakin hesap veya kart “vermek fiiliyle sınırlı olması”. Katkı bu sınırın ötesine geçtiğinde indirim uygulanmıyor. Paranın hesaptan çekilmesi, başka hesaplara aktarılması, mağdurla iletişime geçilmesi ya da organizasyon içinde başka bir görev üstlenilmesi hâlinde fiil artık salt hesap kullandırmak sayılmaz. Bu değerlendirme her dosyada delil durumuna göre mahkemece yapılır; hesabın kime, hangi şartlarda ve ne karşılığında verildiği belirleyici olur.

Dolayısıyla düzenleme otomatik bir ceza indirimi değil. Hesabını kullandıran herkesin kendiliğinden yarı ceza alacağı yorumu, fıkranın lafzıyla bağdaşmıyor. Konunun cezai boyutunu IBAN kullandırma cezası yazımızda ayrıntılı inceledik.

Cezası infaz edilenler zararı öderse tahliye olur mu?

Doğrudan tahliye sonucu doğuran bir hüküm yok. Geçici maddeye göre, hükmü kesinleşmiş ve infaz aşamasında olan, haklarında daha önce etkin pişmanlık hükmü uygulanmamış hükümlüler, mahkemece yapılacak ihtardan itibaren altı ay içinde mağdurun zararını aynen iade veya tazmin yoluyla tamamen giderirlerse TCK 168/2’deki etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabiliyor.

Burada çok yanlış anlaşılan bir ayrıntı var: aynı geçici madde, bu altı aylık süre boyunca “mağdurun zararı tamamen giderilinceye kadar infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilemeyeceğini” açıkça söylüyor. Yani ödeme süreci infazı durdurmuyor; hükümlü cezasını çekmeye devam ederken ödemeyi tamamlamak zorunda. Zarar tamamen giderilmeden bu hükümden doğan bir sonuç elde edilemiyor.

Dosyası istinafta veya Yargıtay’da olanlar ne yapacak?

Bu dosyalar kendiliğinden ele alınıyor. Kanun yolu incelemesindeki dosyalardan yeni fıkranın uygulanacağı sanıkların bölge adliye mahkemesi ceza dairelerindeki dosyaları hakkında bozma kararı veriliyor ve dosya ilk derece mahkemesine gönderiliyor. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığındaki dosyalar da gelişlerindeki usule uygun olarak ilk derece mahkemelerine gönderiliyor. İndirimin uygulanıp uygulanmayacağı, yeniden yapılacak yargılamada değerlendiriliyor.

HAGB Değişikliği İnfaz Süresini Etkiler mi?

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması zaten infaz edilen bir cezayı değil, açıklanmayan bir hükmü konu alır; bu nedenle 12. Yargı Paketinin HAGB düzenlemesi cezaevindeki hükümlülerin sürelerini etkilemiyor. Yine de paketin ceza tarafındaki en kapsamlı değişikliği bu olduğu için af tartışmasında sık sık gündeme geliyor.

Kanun, CMK 231’in beşinci ila on dördüncü fıkralarını yeniden yazdı. Temel şartlar korundu: iki yıl veya daha az hapis ya da adli para cezası eşiği, daha önce kasıtlı suçtan mahkûm olmama, zararın giderilmesi ve beş yıllık denetim süresi aynen duruyor. Getirilen en belirgin yenilik, işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa’nın 17. maddesi kapsamında kötü muamele sayılabilecek suçlarda HAGB uygulanmasının yasaklanması.

İnfazla dolaylı ilgili tek nokta ise ihlal hâli: denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya yükümlülüklere aykırı davranılması hâlinde mahkeme hükmü açıklarken, sanığın durumunu değerlendirerek cezanın yarısına kadar bir kısmının infaz edilmemesine karar verebiliyor ya da koşulları varsa cezayı erteleyip seçenek yaptırımlara çevirebiliyor. Bu, genel bir infaz indirimi değil, dosyaya özgü bir takdir yetkisi. Paketin HAGB düzenlemesinin tamamı için 12. Yargı Paketi neler getirdi yazımızın ilgili bölümüne bakabilirsiniz.

12. Yargı Paketi Genel Af Neden Getirmedi?

Üç yapısal sebep var ve bunları bilmek, bir sonraki pakete ilişkin beklentiyi de gerçekçi kılıyor.

Birincisi, paketin konusu. 7589 sayılı Kanun bir ceza reformu değil, usul reformu. Değiştirdiği kanunların çoğunluğu hukuk yargılamasına, icra hukukuna ve idari yargıya ait. Ceza tarafında yapılan düzenlemeler de suç ve ceza politikasını değil, muhakeme usulünü ilgilendiriyor.

İkincisi, af ayrı bir kanun ve nitelikli çoğunluk işi. Anayasa af yetkisini TBMM’ye vermiş ve bu kararın üye tamsayısının beşte üç çoğunluğuyla alınmasını şart koşmuş. Bir usul kanununun içine af hükmü yerleştirmek, hem teknik hem anayasal olarak uygun bir yol değil.

Üçüncüsü, kapasite tartışması affın tek gerekçesi değil. Ceza infaz kurumlarındaki doluluk sıkça af gerekçesi olarak dile getiriliyor; ancak kanun koyucu son yıllarda bu soruna af yerine infaz rejimi düzenlemeleriyle (koşullu salıverilme oranı, denetimli serbestlik süresi) yaklaştı. 12. Yargı Paketinde bu araçların hiçbirine başvurulmaması, tercihin bu turda infaz tarafında da kullanılmadığını gösteriyor.

Türkiye’de Son Af ve İnfaz Düzenlemeleri Hangileriydi?

Af beklentisini değerlendirirken geçmişteki düzenlemelerin niteliğine bakmak yol gösterici. Türkiye’de son yirmi beş yılda kamuoyunda “af” diye anılan düzenlemelerin çoğu teknik olarak af değil, infaz rejimi değişikliğiydi.

DüzenlemeYılNiteliğiTemel etkisi
4616 sayılı Kanun (kamuoyunda “Rahşan affı”)2000Şartla salıverme ve ertelemeBelirli bir tarihe kadar işlenen suçlar bakımından şartla salıverme ve dava/ceza ertelemesi
7242 sayılı Kanun2020İnfaz rejimi değişikliğiKoşullu salıverilme oranı ve denetimli serbestlik süresinde kapsamlı değişiklik
7589 sayılı Kanun (12. Yargı Paketi)2026Usul reformuAf veya infaz indirimi yok; TCK 158’de sınırlı bir ceza indirimi

Tablodaki ayrım önemli: 2000 yılındaki düzenleme suç ve cezayı doğrudan etkileyen sonuçlar doğururken, 2020’deki düzenleme cezayı olduğu gibi bırakıp yalnızca infaz süresini değiştirdi. Kamuoyunda ikisi de “af” olarak anılsa da hukuki sonuçları birbirinden farklı. 12. Yargı Paketi ise bu iki kategoriye de girmiyor.

Bundan Sonra Af Çıkar mı?

Bu soruya kesin bir cevap vermek mümkün değil; af, hukuki olduğu kadar siyasi bir karardır ve yürürlükteki mevzuattan çıkarılamaz. 12. Yargı Paketi genel af içermediğine göre beklenti bir sonraki düzenlemeye kaymış durumda. Yapılabilecek tek dürüst değerlendirme, bir af düzenlemesinin hangi şartlarda gündeme gelebileceğini ve nasıl anlaşılacağını ortaya koymak.

Bir af çıkacaksa şu üç işaret birlikte görülür: konuyu düzenleyen ayrı bir kanun teklifi TBMM’ye sunulur, teklif 5275 sayılı İnfaz Kanunu’nu veya doğrudan af kanununu konu alır ve oylamada üye tamsayısının beşte üç çoğunluğu aranır. Bu üç unsuru taşımayan hiçbir gelişme af anlamına gelmez. Sosyal medyada dolaşan “af listesi”, “af tarihi açıklandı” türü paylaşımlar bu ölçütle kolayca elenebilir.

13. Yargı Paketi gündeme geldiğinde de aynı soru sorulacaktır. O paketin içeriği bugünden bilinemez; ancak yargı paketlerinin son yıllardaki eğilimi, af yerine usul ve infaz rejimi düzenlemeleri yönünde. Güncel gelişmeleri takip etmek isteyenler için en güvenilir kaynak Resmî Gazete ile TBMM’nin kanun teklifleri sayfası; haber başlıkları değil, bu iki kaynaktaki metin bağlayıcıdır.

Af Beklentisiyle Yapılan Dört Hata

Af tartışması yalnızca bir merak konusu değil; dosyalarda somut kayıplara yol açabiliyor. Uygulamada en sık karşılaşılan hatalar şunlar:

  • Kanun yolu süresini kaçırmak. “Nasılsa af çıkacak” düşüncesiyle istinaf veya temyiz başvurusu yapılmaması, hükmün kesinleşmesine yol açar. Kesinleşen bir hükmü af olmadan geri döndürmek çok daha zordur.
  • Etkin pişmanlık fırsatını kullanmamak. Bazı suçlarda zararın giderilmesi ciddi indirim sağlar ve bu, aftan bağımsız olarak bugün kullanılabilecek bir imkândır. 12. Yargı Paketindeki altı aylık süre de bu türden bir fırsattır ve süreye bağlıdır.
  • Denetimli serbestlik başvurusunu ertelemek. Af beklentisiyle mevcut infaz imkânlarının kullanılmaması, kişinin kurum içinde gereğinden uzun kalmasına yol açabilir.
  • Doğrulanmamış kaynaklara göre karar almak. “Af listesi” veya “kapsam dışı suçlar” başlıklı paylaşımlar çoğu zaman geçmiş düzenlemelerin metinlerinden derlenmiş oluyor ve güncel bir karşılığı bulunmuyor.

Koşullu Salıverilme ve Denetimli Serbestlikte Şu Anki Durum Ne?

Paket bu alanda bir değişiklik yapmadığına göre, asıl merak edilen soru “peki şu an hangi kurallar geçerli” oluyor. İnfaz süresini belirleyen üç unsur var ve üçü de 7589 sayılı Kanun’dan etkilenmedi.

Birincisi koşullu salıverilme oranı. Hükümlünün cezasının ne kadarını kurumda geçireceğini belirleyen orandır ve suç türüne göre değişir. Kasten öldürme, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, uyuşturucu ticareti ve terör suçları gibi kategorilerde oran genel kuraldan daha ağırdır; mükerrirlik hâlinde ise ayrı bir rejim uygulanır. Bu yapı 2020 yılındaki düzenlemeyle şekillenmişti ve bugün de aynı şekilde işliyor.

İkincisi denetimli serbestlik süresi. Koşullu salıverilme tarihine belirli bir süre kala hükümlünün kalan cezasını kurum dışında geçirmesine imkân tanır. Süre, suçun işlendiği tarihe göre farklılık gösterebilir; belirli bir tarihten önce işlenen suçlarda daha uzun bir süre uygulanmasını öngören geçiş hükümleri hâlen yürürlüktedir.

Üçüncüsü iyi hâl değerlendirmesi. Koşullu salıverilmeden yararlanmak, sürenin dolmasıyla kendiliğinden gerçekleşmez; idare ve gözlem kurulunun iyi hâl kararı gerekir. Disiplin cezaları bu değerlendirmeyi doğrudan etkiler.

Bu üç unsur bir araya geldiğinde ortaya çıkan sonuç kişiden kişiye değişir; internetteki genel oranlara bakarak yapılan hesaplar çoğu zaman yanıltıcı olur. Suç türüne özgü hesap örnekleri için uyuşturucu suçlarında infaz hesabı ve müebbet hapiste infaz süreleri yazılarımıza bakabilirsiniz.

Hangi Suçlar Af Kapsamı Dışında Kalır?

Bir af düzenlemesi çıksa dahi kapsamı sınırsız olmaz. Sınırların bir kısmı Anayasa’dan, bir kısmı ise yasama pratiğinden gelir.

Anayasal sınır: Orman suçları bakımından genel veya özel af çıkarılamaz. Dahası, başka suçlar için çıkarılan bir af kanununun kapsamına ormanları yakmak, yok etmek veya daraltmak amacıyla işlenen suçlar alınamaz. Bu, af yetkisinin metinle çizilmiş tek mutlak sınırıdır ve kanun koyucunun takdirine bırakılmamıştır.

Yasama pratiğinden gelen sınırlar: Türkiye’de çıkarılan af ve infaz düzenlemelerinde belirli suç grupları düzenli olarak kapsam dışında bırakılmıştır. Geçmiş metinlerde bu grup tipik olarak terör suçlarını, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçları, uyuşturucu madde imal ve ticaretini, cinsel dokunulmazlığa karşı suçları ve kasten öldürmenin nitelikli hâllerini içermiştir. Bu bir kural değil eğilimdir; her düzenleme kendi kapsamını kendi metninde belirler.

Buradan çıkan pratik sonuç şu: “af çıkarsa yakınım da yararlanır” varsayımı çoğu dosyada temelsizdir. Kapsam, ancak bir kanun metni ortaya çıktığında ve o metnin suç listesi okunduğunda bilinebilir. Sosyal medyada dolaşan “af kapsamındaki suçlar” listeleri genellikle 2000 veya 2020 tarihli düzenlemelerin metinlerinden derlenmiş olup bugün için bağlayıcı değildir.

Tutuklu ile Hükümlü Farkı Af Tartışmasında Neden Önemli?

Af ve infaz düzenlemeleri kural olarak hükümlüleri ilgilendirir; tutuklular ise farklı bir hukuki konumdadır. Tutukluluk bir ceza değil, yargılamanın sürdürülmesi için uygulanan koruma tedbiridir. Hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet bulunmayan kişi hükümlü sayılmaz.

Bu ayrımın iki sonucu var. Birincisi, infaz rejimine ilişkin düzenlemeler (koşullu salıverilme, denetimli serbestlik) tutuklular bakımından doğrudan uygulanmaz; kişi ancak hükmü kesinleştikten sonra bu hesabın içine girer. İkincisi, tutuklu bir yakınınız için beklenmesi gereken şey af değil, tutukluluğun gözden geçirilmesidir: tahliye talebi, tutukluluğa itiraz ve makul süre değerlendirmesi bugün kullanılabilecek yollardır.

12. Yargı Paketinin bu alandaki tek dolaylı katkısı, kaçak sanığın sorgusu yapılmadan mahkûm edilememesi kuralıdır. Düzenleme tutukluluk süresini etkilemez; savunma alınmadan hüküm kurulmasının önüne geçer.

Af Çıkarsa Mağdurun Tazminat Hakkı Ne Olur?

Af, ceza hukukuna ilişkin bir kurumdur ve kural olarak mağdurun özel hukuktan doğan haklarını ortadan kaldırmaz. Genel af suçu ve cezayı bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırsa bile, mağdurun uğradığı zararın tazminine ilişkin talep hakkı ayrı bir hukuki temele dayanır ve varlığını sürdürür.

Uygulamada bunun anlamı şudur: ceza dosyası aftan etkilense dahi, maddi ve manevi tazminat davası açma imkânı kendi zamanaşımı süreleri içinde kullanılabilir. Bu nedenle mağdur konumundaki kişilerin af tartışmasını beklemeden tazminat yolunu değerlendirmesi doğru olur. Dolandırıcılık dosyalarında zararın tahsili için izlenebilecek yolları dolandırıcıya tazminat davası açılır mı yazımızda ele aldık.

12. Yargı Paketi bu noktada mağdur lehine bir sonuç doğuruyor: dolandırıcılık suçunda etkin pişmanlıktan yararlanmanın şartı zararın tamamen giderilmesi olduğu için, düzenleme fiilen ödeme yapılmasını teşvik ediyor. Zararı ödenmemiş bir mağdur bakımından bu, tahsil ihtimalini güçlendiren bir baskı unsuru anlamına geliyor.

İnfaz Hesabında Hata Varsa Nereye Başvurulur?

Af beklerken gözden kaçan en somut hak arama yolu bu. Cezanın infazına ilişkin işlemlere karşı infaz hâkimliğine başvurulabilir. Müddetnamedeki hesap hatası, koşullu salıverilme tarihinin yanlış belirlenmesi, mahsup edilmesi gereken gözaltı ve tutuklulukta geçen sürelerin dikkate alınmaması gibi durumlar bu yolla düzeltilebilir.

Başvurunun süreye tabi olduğunu unutmamak gerekir; işlemin öğrenildiği tarihten itibaren kanunda belirlenen süre içinde yapılması aranır. İnfaz hâkimliğinin kararına karşı da itiraz yolu açıktır. Uygulamada en sık karşılaşılan hata kalemleri şunlardır:

  • Gözaltında ve tutuklulukta geçen sürelerin cezadan mahsup edilmemesi
  • Birden fazla hükmün içtimaında (toplanmasında) yanlış hesap yapılması
  • Suç tarihine göre uygulanması gereken geçiş hükmünün gözden kaçırılması
  • Denetimli serbestlik süresinin eksik hesaplanması
  • Adli para cezasının hapse çevrilmesinde yapılan hatalar

Bu kalemlerin her biri, af beklentisinden çok daha kısa sürede ve kesin biçimde sonuç doğurabilir. Müddetnamenin bir avukat tarafından kontrol edilmesi, çoğu dosyada atılabilecek en verimli ilk adımdır.

Yargı Paketlerinde Af Tartışması Nasıl Seyretti?

Af beklentisi 12. Yargı Paketine özgü değil; son yıllarda hemen her yargı paketi öncesinde aynı tartışma yaşandı ve paketler yayımlandığında af içermedikleri görüldü. Bu tekrar eden döngünün kendisi, beklentiyi değerlendirirken dikkate alınması gereken bir veri.

Yargı paketleri, adından da anlaşılacağı gibi yargılama sistemine ilişkin düzenlemeler içeren torba kanunlardır. İçerikleri genellikle usul kanunları, mahkeme teşkilatı, kanun yolları ve belirli suç tanımları üzerine kuruludur. Af ise ayrı bir kanunla, nitelikli çoğunlukla ve doğrudan bu amaçla çıkarılan bir düzenlemedir. İki kategori arasındaki bu yapısal fark, paketlerin af beklentisini neden karşılamadığını açıklıyor.

Bir önceki pakette de aynı tablo yaşanmıştı; sürecin nasıl ilerlediğini 11. Yargı Paketi ve af beklentisi yazımızda ayrıntılı aktarmıştık. 12. Yargı Paketi genel af tartışması da benzer bir seyir izledi: teklif aşamasında yoğun beklenti oluştu, komisyon görüşmelerinde konu gündeme geldi, nihai metinde karşılık bulmadı.

Af Yerine Bugün Kullanılabilecek Hukuki Yollar

Af beklentisinin en büyük maliyeti, hâlihazırda yürürlükte olan imkânların gözden kaçırılması. Aşağıdaki yolların hiçbiri af değil; hepsi mevcut mevzuatta düzenlenmiş ve bugün başvurulabilecek kurumlar. Hangisinin dosyanıza uyduğu, hükmün aşamasına ve suçun niteliğine göre değişir.

Yargılamanın yenilenmesi

Kesinleşmiş bir hükümde, hükme esas alınan delilin sahteliğinin anlaşılması, yeni delil ortaya çıkması veya Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ihlal kararı vermesi gibi kanunda sayılan hâllerde yargılamanın yenilenmesi istenebilir. Bu, kesinleşmiş bir mahkûmiyeti ortadan kaldırabilecek en güçlü olağanüstü kanun yoludur ve af beklemeden kullanılabilir. 12. Yargı Paketiyle bu alanda dolaylı bir ekleme de yapıldı: kaçak sanık hakkında güvenlik tedbirine karar verilmesi hâlinde, sanık veya müdafii savunma hakkını kullanmak istediğini belirterek yargılamanın yenilenmesini talep edebiliyor.

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru

Olağan kanun yolları tüketildikten sonra, temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılabilir. Başvuru süresi kısadır ve kesinleşme tarihinden itibaren işler; bu nedenle af beklentisiyle geçirilen zaman doğrudan bu hakkın kaybına yol açabilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde yeniden yargılama yolu açılabilir.

Hapis cezasının infazının ertelenmesi

İnfaz mevzuatı, belirli hâllerde cezanın infazının ertelenmesine imkân tanır. Hükümlünün ağır hastalığı veya hayatı için kesin tehlike oluşturan bir durumun bulunması, kadın hükümlünün gebeliği ya da doğum yapmış olması gibi hâller ile hükümlünün talebi üzerine belirli şartlarda erteleme mümkündür. Bu kararlar Cumhuriyet başsavcılığı veya ilgili merci tarafından, kanunda öngörülen şartlar çerçevesinde verilir.

Memnu hakların iadesi

Mahkûmiyetin sonucu olarak kaybedilen bazı hakların geri kazanılması için başvurulabilecek bir yoldur. Cezanın infazının tamamlanması ve kanunda öngörülen sürelerin geçmesi gibi şartlar arandığından, mahkûmiyetin doğurduğu yan sonuçlardan (belirli meslekleri icra edememe, seçilme hakkı gibi) kurtulmak isteyen kişiler için af beklemeye alternatif oluşturur.

Adli para cezasına çevirme ve erteleme

Kısa süreli hapis cezalarında seçenek yaptırımlara çevirme ve erteleme kurumları, cezanın hiç infaz edilmemesi sonucunu doğurabilir. Bu kararlar hüküm aşamasında verildiği için, yargılaması devam eden bir dosyada af beklemek yerine bu kurumların şartlarının oluşup oluşmadığını değerlendirmek çok daha isabetli olur. 12. Yargı Paketiyle getirilen düzenleme uyarınca HAGB kararında hükmolunan hapis cezası ertelenemiyor ve seçenek yaptırımlara çevrilemiyor; bu nedenle iki kurum arasında tercih yapılırken dosyanın koşulları dikkatle değerlendirilmelidir.

YolHangi aşamadaNe sağlayabilir
Yargılamanın yenilenmesiHüküm kesinleştikten sonraMahkûmiyetin ortadan kalkması ihtimali
AYM bireysel başvuruKanun yolları tüketildikten sonraİhlal kararı ve yeniden yargılama
İnfazın ertelenmesiİnfaz aşamasındaCezanın infazının geçici olarak durması
Memnu hakların iadesiİnfaz tamamlandıktan sonraKaybedilen hakların geri kazanılması
Erteleme / seçenek yaptırımHüküm aşamasındaCezanın kurumda infaz edilmemesi
İnfaz hâkimliğine başvuruİnfaz aşamasındaHatalı infaz hesabının düzeltilmesi

Tablodaki yolların ortak özelliği süreye bağlı olmaları. 12. Yargı Paketi genel af getirmediğine göre, dosyanızda hangi yolun açık olduğunu bugün tespit etmek, çıkması belirsiz bir düzenlemeyi beklemekten çok daha somut bir kazanç sağlar.

Af Kanunu Çıksaydı Nasıl Uygulanırdı?

Bir af kanununun nasıl işlediğini bilmek, çıkması hâlinde ne beklenmesi gerektiğini de gösterir. Af kanunları kendiliğinden ve herkese aynı anda uygulanmaz; metnin içinde kapsam, tarih ve usul kuralları yer alır.

Kapsam suç tarihine bağlanır. Geçmiş düzenlemelerin tamamında belirli bir kesim tarihi belirlenmiş, o tarihten sonra işlenen suçlar kapsam dışında bırakılmıştır. Bu nedenle bir af kanunu çıktığında ilk bakılacak şey suçun işlendiği tarihtir; hükmün kesinleşme tarihi değil.

Uygulama mahkeme ve savcılık eliyle yürür. Kesinleşmiş dosyalarda infaz savcılığı, derdest dosyalarda ise davayı gören mahkeme kanunu uygular. Hükümlü veya yakınlarının ayrı bir başvuru yapması çoğu zaman gerekmez; ancak kapsamda olduğu hâlde gözden kaçan dosyalar için talepte bulunulabilir.

Genel af ile özel afta sonuç farklıdır. Genel af hâlinde derdest davalar düşer ve kesinleşmiş mahkûmiyetlerin sonuçları ortadan kalkar; özel afta ise dava devam eder, yalnızca ceza etkilenir. Bu ayrım, aynı kanun metni içinde farklı suç grupları için farklı şekilde düzenlenebilir.

Mağdurun hakları etkilenmez. Af kanunları kural olarak kişisel hakları saklı tutar; tazminat talepleri kendi hukuki rejimi içinde varlığını sürdürür.

Bu çerçeve, bugün için teorik. 12. Yargı Paketinde af bulunmadığı gibi, TBMM gündeminde af niteliğinde kabul edilmiş bir kanun da yok. Yukarıdaki ölçütler, ileride bir düzenleme gündeme geldiğinde haber başlıklarını değerlendirmek için kullanılabilecek bir kontrol listesi olarak okunmalıdır.

12. Yargı Paketi En Çok Kimleri İlgilendiriyor?

Af beklentisiyle paketi takip edenlerin çoğu, aslında paketin kendilerini ilgilendiren bölümünü kaçırıyor. Kanunun af ve infaz başlıklarında bir karşılığı olmasa da, dört grup için doğrudan sonuç doğuruyor.

KimPaketin etkisi
Hesabını veya IBAN’ını kullandırdığı için yargılananlarKatkısı yalnızca hesap vermekle sınırlıysa ceza yarı oranında indirilebilir; infazdakiler için altı aylık etkin pişmanlık imkânı
Dolandırıcılık mağdurlarıZararın giderilmesi etkin pişmanlığın şartı hâline geldiği için tahsil ihtimali güçleniyor
Hakkında HAGB kararı verilen veya verilmesi beklenen sanıklarŞartlar korundu; işkence, eziyet ve görev sebebiyle kötü muamele suçlarında HAGB artık uygulanamıyor
Hükümlüler ve yakınlarıDoğrudan etki yok: koşullu salıverilme oranları ve denetimli serbestlik süreleri değişmedi

Listedeki son satır, bu yazının en çok sorulan sorusunun da cevabı. Cezaevindeki bir yakınınızın tahliye tarihi 12. Yargı Paketi nedeniyle değişmez; müddetname yeniden düzenlenmesi için bu kanunda bir dayanak bulunmuyor.

Suça Sürüklenen Çocuklar İçin Bir Düzenleme Var mı?

7589 sayılı Kanun’da suça sürüklenen çocuklara özgü ayrı bir düzenleme yer almıyor. Teklif süreci boyunca çocuk adaleti alanında değişiklik yapılacağı yönünde beklenti oluşmuştu; ancak yayımlanan metin, çocuk yargılamasına ilişkin özel bir hüküm içermiyor. Çocuk Koruma Kanunu da paketle değiştirilen kanunlar arasında değil.

Buna karşılık paketin genel ceza muhakemesi düzenlemeleri, çocuk dosyalarında da uygulanır. Örneğin HAGB’nin yeniden düzenlenmesi ve kaçak sanığın sorgusu yapılmadan mahkûm edilememesi kuralı, sanığın yaşından bağımsız olarak geçerlidir. Suça sürüklenen çocuk kavramının kapsamı, yaş grupları ve uygulanan usul için suça sürüklenen çocuk (SSÇ) nedir yazımıza bakabilirsiniz.

Af Çıkarsa Adli Sicil Kaydı Silinir mi?

Cevap affın türüne bağlı. Genel afta suç ve ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalktığı için adli sicil kaydı da silinir. Özel afta ise mahkûmiyet devam ettiğinden kayıt kural olarak korunur; yalnızca cezanın infazına ilişkin sonuçlar değişir. Bu ayrım, iş başvurusu, kamu görevine giriş veya ruhsat işlemleri gibi adli sicil kaydına bağlanan sonuçlar bakımından belirleyici oluyor.

12. Yargı Paketinde af bulunmadığı için mevcut kayıtlarda bu paket nedeniyle bir değişiklik olmuyor. Adli sicil kaydının silinmesi, aftan bağımsız olarak kendi mevzuatındaki şartlara (cezanın infazının tamamlanması, belirli sürelerin geçmesi, memnu hakların iadesi gibi) bağlı bir süreç olarak işlemeye devam ediyor. Güvenlik soruşturmasında hangi kayıtların değerlendirildiğini güvenlik soruşturmasında nelere bakılır yazımızda ele aldık.

Cezaevindeki Yakınınız İçin Bugün Yapılabilecekler

Af beklemek yerine bugün kullanılabilecek imkânlar var ve bunların çoğu süreye bağlı. Aşağıdaki adımlar, af çıksa da çıkmasa da dosyanın lehine sonuç doğurabilecek işlemler:

  • Müddetnameyi kontrol ettirin. İnfaz hesabında hata bulunması hâlinde infaz hâkimliğine başvurulabilir. Yatarın yanlış hesaplanması, uygulamada düşünüldüğünden daha sık karşılaşılan bir durumdur.
  • Denetimli serbestlik şartlarını değerlendirin. Koşulları oluşmuşsa başvuru için af beklemenin bir anlamı yoktur.
  • Etkin pişmanlık imkânını gözden geçirin. Özellikle malvarlığına karşı suçlarda zararın giderilmesi ciddi indirim sağlayabilir; 12. Yargı Paketinin dolandırıcılık suçuna ilişkin altı aylık süresi de bu kapsamdadır ve kaçırılırsa geri gelmez.
  • Kanun yolu sürelerini takip edin. Hüküm henüz kesinleşmediyse istinaf ve temyiz süreleri işliyordur; af beklentisi bu süreleri durdurmaz.
  • Koşullu salıverilme tarihini doğru öğrenin. Suç tarihi, suç türü ve mükerrirlik gibi unsurlar oranı değiştirir; genel bilgiye değil dosyaya bakılması gerekir.

İnfaz hesabının nasıl yapıldığını ve hangi unsurların süreyi değiştirdiğini infaz hesaplama aracımızda görebilirsiniz.

12. Yargı Paketinde Af Dışında Neler Var?

Af ve infaz başlıklarında karşılık bulunmasa da paket, on üç kanunda 27 maddelik bir değişiklik yaptı. Öne çıkan düzenlemeler kısaca şunlar:

  • Belirsiz alacak davası kaldırıldı. HMK 107 yürürlükten kalktı; kısmi davada talep, tahkikat bitene kadar bir defaya mahsus artırılabiliyor ve zamanaşımı artırılan kısım için de dava tarihinden kesilmiş sayılıyor.
  • Duruşmalar arası süre üç ayı geçemiyor. Zorunlu hâllerde hâkim gerekçe göstererek daha uzun süre belirleyebiliyor.
  • Kanuni faiz düşürüldü. Faiz artık reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden hesaplanıyor.
  • Tazminat faizinin başlangıcı değişti. Kazancın bilinemediği döneme ilişkin tazminata karar tarihinden itibaren faiz işliyor.
  • Miras kalan taşınmazın satışında mirasçılara öncelik geldi. Birinci artırma yalnızca malik mirasçılar arasında yapılıyor ve teklifin muhammen bedelin tamamını geçmesi gerekiyor.
  • İdari yargıda tek hâkimle görülecek dava türleri genişledi, istinafta kararı kaldırıp geri gönderme halleri sınırlandı.
  • Ceza muhakemesinde kaçak sanık sorgusu yapılmadan mahkûm edilemiyor, beraat edenin örnek kayıtları derhâl imha ediliyor, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz süresi üç aya çıktı.

Bu başlıkların her birini madde numaralarıyla, geçiş hükümleriyle ve hangi dosyaya uygulanacağı tablosuyla birlikte 12. Yargı Paketi neler getirdi yazımızda ele aldık. Kanunun tam metnine ise Resmî Gazete’nin 31 Temmuz 2026 tarihli sayısından ulaşabilirsiniz. Bir önceki paketin nasıl sonuçlandığını merak edenler 11. Yargı Paketi değerlendirmemize bakabilir.

Dosyanızda Süre İşliyorsa Bekleyecek Vaktiniz Yok

Af tartışmasının en somut zararı, insanların işleyen süreleri durdurduğunu sanması. İstinaf ve temyiz süreleri, etkin pişmanlık için tanınan altı aylık süre, denetimli serbestlik başvurusu — hiçbiri af beklentisiyle durmuyor. Kaçırılan bir süre, çıkmayan bir aftan çok daha kesin bir kayıp doğuruyor.

Dosyanızın hangi aşamada olduğunu ve 12. Yargı Paketindeki düzenlemelerden yararlanıp yararlanamayacağınızı değerlendirmek isterseniz ceza hukuku çalışma alanımızı, büroya ulaşmak için ise Ankara avukat ve hukuki danışmanlık sayfamızı inceleyin.

Sıkça Sorulan Sorular

12. Yargı Paketinde genel af var mı?

Hayır. 7589 sayılı Kanun metninde genel af, özel af veya af niteliğinde herhangi bir hüküm yer almıyor. Af ve infaz düzenlemelerinin yapıldığı 5275 sayılı Kanun, bu paketle değiştirilen kanunlar arasında bulunmuyor.

12. Yargı Paketi çıktı mı, ne zaman yürürlüğe girdi?

Çıktı. TBMM Genel Kurulunda 16 Temmuz 2026’da kabul edildi, 31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı. Maddelerin büyük bölümü yayım günü yürürlüğe girdi; üç madde 31 Ekim 2026’da devreye girecek.

Pakette infaz indirimi veya denetimli serbestlik düzenlemesi var mı?

Yok. Koşullu salıverilme oranları, denetimli serbestlik süresi ve kapsamı değişmedi. Bu konuları düzenleyen 5275 sayılı İnfaz Kanunu’na 7589 sayılı Kanunla dokunulmadı.

Cezaevindeki yakınımın tahliye tarihi değişir mi?

Bu paket nedeniyle değişmez. Müddetnamenin yeniden düzenlenmesini gerektiren bir hüküm bulunmuyor. Tahliye tarihinde bir sorun olduğunu düşünüyorsanız, bakılması gereken yer paket değil, infaz hesabının kendisidir ve hata varsa infaz hâkimliğine başvurulabilir.

Denetimli serbestlik af mıdır?

Hayır. Denetimli serbestlikte ceza ortadan kalkmaz, yalnızca infazın şekli değişir; hükümlü cezasının son bölümünü belirlenen yükümlülüklere uyarak kurum dışında geçirir. Yükümlülüklere aykırı davranılırsa kişi kuruma geri döner.

Pakette gizli bir af maddesi olabilir mi?

Hayır. Anayasa’ya göre genel ve özel af ilanı TBMM’nin yetkisindedir ve üye tamsayısının beşte üç çoğunluğuyla karar verilir. Bu nitelikli çoğunluk şartı nedeniyle af, başka bir kanunun içine yerleştirilen tek bir hükümle hayata geçirilemez.

IBAN’ını kullandıranlara getirilen indirim af mı?

Af değil. Suç ve mahkûmiyet yerinde kalır; yalnızca katkısı hesap ya da ödeme aracı vermekle sınırlı kalan kişilerin cezası yarı oranında indirilir. Cezanın azalması infaz süresini de kısalttığı için bazı dosyalarda tahliye tarihi öne çekilebilir.

Hesabını kullandıran herkes yarı oranında indirimden yararlanır mı?

Hayır. İndirim, suça katkının yalnızca hesabı veya ödeme aracını vermekle sınırlı kaldığı hâllerde uygulanır. Paranın çekilmesi, aktarılması ya da organizasyon içinde başka bir rol üstlenilmesi durumunda bu sınır aşılır ve indirim uygulanmaz.

İnfazdaki hükümlü zararı öderse tahliye olur mu?

Doğrudan tahliye getiren bir hüküm yok. Hükümlü, mahkemenin ihtarından itibaren altı ay içinde mağdurun zararını tamamen giderirse etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilir. Kanun, bu süre içinde zarar tamamen giderilinceye kadar infazın ertelenemeyeceğini veya durdurulamayacağını açıkça belirtiyor.

HAGB düzenlemesi cezaevindeki hükümlüleri etkiler mi?

Etkilemez. HAGB, infaz edilen bir cezayı değil açıklanmayan bir hükmü konu alır. Paketin HAGB değişikliği, hakkında henüz hüküm açıklanmamış sanıklar bakımından sonuç doğurur.

Hangi suçlarda artık HAGB kararı verilemiyor?

İşkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa’nın 17. maddesi kapsamında kötü muamele sayılabilecek suçlarda HAGB hükümleri uygulanmıyor. Bu yasak 7589 sayılı Kanunla getirildi.

Suça sürüklenen çocuklar için bir düzenleme geldi mi?

Çocuk yargılamasına özgü ayrı bir düzenleme gelmedi; Çocuk Koruma Kanunu bu paketle değiştirilmedi. Paketin genel ceza muhakemesi hükümleri ise çocuk dosyalarında da uygulanır.

Af çıkarsa adli sicil kaydı silinir mi?

Genel afta suç ve ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalktığı için kayıt silinir. Özel afta mahkûmiyet devam ettiğinden kayıt kural olarak korunur. 12. Yargı Paketinde af bulunmadığı için mevcut kayıtlarda bu paket nedeniyle bir değişiklik olmuyor.

Bundan sonra af çıkar mı, nasıl anlarım?

Af siyasi bir karardır ve yürürlükteki mevzuattan öngörülemez. Gerçek bir af sürecinde üç işaret birlikte görülür: konuyu düzenleyen ayrı bir kanun teklifi TBMM’ye sunulur, teklif doğrudan af veya 5275 sayılı İnfaz Kanunu’nu konu alır ve oylamada üye tamsayısının beşte üç çoğunluğu aranır.

Burada yer alan bilgiler 7589 sayılı Kanun’un Resmî Gazete’de yayımlanan metnine dayanmaktadır ve genel bilgilendirme amacı taşır; somut bir dosya hakkında hukuki görüş yerine geçmez. Af ve infaz mevzuatı siyasi ve yasal gelişmelere bağlı olarak değişebilir, her dosyanın suç tarihi ve niteliği farklı sonuç doğurur. Yakınınızın veya kendi dosyanızın durumu için bir avukatla görüşmenizi öneririz. Hazırlayan: Av. Handan Sayan Özgül.

Son Yazılar

1609, 2025
Araç Değer Kaybı Dolandırıcılığı “Sigortadan Paranızı Almak İçin Notere Gitmelisiniz” Yalanı

Araç değer kaybı dolandırıcılığı nasıl gerçekleştirilir? Sigorta ödemesi adıyla yapılan taktiklerden nasıl korunuruz? Bu yazıda, bu dolandırıcılıkta kullanılan yöntemlerden hukuki önlemleri nasıl alabileceğinizden bahsediyoruz. Ayrıca, manipülasyon ve tehdit stratejileri hakkında bilgi veriyoruz. Araç değer kaybı dolandırıcılığına karşı dikkatli olun ve kendinizi hukuki olarak nasıl güçlendirebileceğinizi öğrenin.

2906, 2026
Kamu Davası Nedir? Nasıl ve Kim Tarafından Açılır? (2026, Güncel)

Kamu davası nedir; bir suç işlendiği yönünde yeterli şüphe bulunması halinde Cumhuriyet savcısı tarafından devlet adına açılan ceza davasıdır. Bu yazıda kamu davasının ne olduğu, nasıl açıldığı, kim tarafından yürütüldüğü ve yargılama sürecinin nasıl işlediği ayrıntılı olarak açıklanmaktadır.

404, 2025
1000 TL Emekli Bayram İkramiyesi Ne Zaman Yatar?

Emekli bayram ikramiyeleri konusunda birçok kişinin merak ettiği detayları bu yazımızda ele alıyoruz. 1000 TL emekli bayram ikramiyesi ne zaman yatacak? Kimler faydalanabilir ve ödeme süreci nasıl işliyor? Tüm bu sorulara yanıt arayanlara rehber niteliğinde bir yazı hazırladık. En güncel bilgiler için bizi takip etmeye devam edin.

1206, 2026
Trafik Kazası Sonrası Uyku Bozukluğu ve Maluliyet Oranı: Haklar, Süreç ve Değerlendirme Kriterleri

Trafik kazası sonrası uyku bozukluğu yaşamak, yaşam kalitesini etkileyen ciddi bir sorundur. Bu blog yazımızda, uyku sorunlarının maluliyet kapsamındaki yeri, tazminat süreçleri ve hukuki destek hakkında kapsamlı bilgilere yer verdik. Ayrıca sağlık raporu alma sürecinden maluliyet oranlarına kadar bilmeniz gereken her detay bu yazıda.

Go to Top