Hukuk

Rahatsız Eden Komşu Karşısında Şikayet ve Dava Yolları

Rahatsız Eden Komşu Karşısında Şikayet ve Dava Yolları

Rahatsız eden komşu karşısında tek bir yol yoktur; aynı davranış aynı anda üç ayrı hukuk rejimini birden harekete geçirir. Balkondan aşağı çöp atmak, gece boyu yüksek sesle müzik dinlemek ya da halı silkelemek hem Türk Ceza Kanunu’nun 123. maddesindeki kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçunu, hem belediye zabıtasının kesebileceği idari para cezasını, hem de Kat Mülkiyeti Kanunu ile Türk Medeni Kanunu’ndan doğan özel hukuk taleplerini gündeme getirir. Hangi yolun daha hızlı sonuç verdiği, olayın niteliğine göre değişir.

Makale İçeriği

Uygulamada en sık yapılan hata, üç yolu birbirinin alternatifi sanmaktır. Ceza şikâyeti ısrar ve özel kast ispatı ister, aylar sürer ve çoğu dosya uzlaştırmayla kapanır. İdari başvuruda ise kast aranmaz, tutanak aynı gün tutulabilir. Özel hukuk yolu ise tek başına rahatsızlığı durdurmakla kalmaz, ısrar sürerse komşunun dairesi üzerindeki mülkiyet hakkının devrine kadar gider.

Ana hatlarıyla

Komşu rahatsızlığında ceza, idare ve özel hukuk yolları paralel işler; hangisinin seçileceği ispat yüküne ve beklenen sonuca göre belirlenir.

  • En hızlı yol idari başvurudur: gürültüde 155/153 ihbarı üzerine kolluk veya zabıta tutanak tutar, 2026’da gerçek kişiye 1.764 TL idari para cezası kesilir.
  • Desibel tablosu komşuna karşı işlemez: Çevresel Gürültü Kontrol Yönetmeliği, komşular tarafından oluşturulan gürültüyü açıkça kapsam dışı bırakır; ölçüt “hoş görülebilecek derece”dir.
  • Evden çıkarma diye bir yaptırım yok: kat maliki komşuda yaptırım tahliye değil, bedeli ödenerek mülkiyetin devridir (KMK m.25); kiracıda ise TBK m.316 uyarınca tahliye mümkündür.
  • Dava öncesi arabuluculuk zorunlu: 01.09.2023’ten beri kat mülkiyeti ve komşu hakkından doğan uyuşmazlıklarda arabulucuya başvurmadan açılan dava usulden reddedilir.

Komşu Rahatsızlığında Üç Yol Aynı Anda İşler

Bir komşunun rahatsız edici davranışı tek bir hukuk dalının konusu değildir. Ceza hukuku failin cezalandırılmasıyla, idare hukuku düzenin sağlanmasıyla, özel hukuk ise rahatsızlığın durdurulması ve zararın giderilmesiyle ilgilenir. Üçü birbirini dışlamaz; aynı olay için üçüne birden başvurulabilir. Ceza mahkemesinin beraat kararı, hukuk hâkimini kusur ve zarar bakımından bağlamaz.

Yolların ispat yükü ve hızları birbirinden çok farklıdır. Ceza yolunda savcılığın araması gereken şey yalnızca gürültünün varlığı değil, failin sırf rahatsız etmek maksadıyla ve ısrarla hareket ettiğidir. İdari yolda böyle bir maksat aranmaz; fiilin işlendiğinin tutanakla tespiti yeterlidir. Özel hukuk yolunda ise ölçüt tamamen farklıdır: rahatsızlığın komşuluk ilişkisinde katlanılabilir sınırı aşıp aşmadığına bakılır.

Bu ayrımı görmeden yapılan başvurular çoğu kez boşa gider. Tek seferlik bir çöp atma olayı için savcılığa yapılan şikâyet ısrar unsuru bulunmadığından kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla sonuçlanırken, aynı olay belediye zabıtasına bildirildiğinde aynı gün idari para cezasına bağlanabilir. Buna karşılık aylardır süren bir gürültü sorununda idari ceza caydırıcı olmuyorsa, kalıcı çözüm ancak hukuk mahkemesinden çıkar.

YolDayanakAranan şartSonuç
CezaTCK m.123/1Israr + “sırf” maksadı + şikâyet (6 ay)3 ay – 1 yıl hapis
İdariKabahatler K. m.36, m.41; 1608 s.K.Fiilin tutanakla tespitiİdari para cezası
Kat mülkiyetiKMK m.18, m.33, m.25Borç ve yükümlere aykırılıkHâkim emri, sonunda mülkiyetin devri
Komşuluk hukukuTMK m.737, m.730, m.683/2Hoş görülebilecek derecenin aşılmasıEl atmanın önlenmesi + tazminat
Kira ilişkisiTBK m.316Özenle kullanma borcunun ihlaliKiracının tahliyesi

Rahatsız Eden Komşu Nereye Şikayet Edilir?

Rahatsız eden komşu nereye şikayet edilir, tek bir makama bağlı değildir; başvurulacak yer rahatsızlığın türüne göre değişir. Gürültü, çöp ve koku gibi anlık tespiti mümkün fiiller için kolluk ve belediye zabıtası; süreklilik kazanmış ve kasıtlı davranışlar için Cumhuriyet başsavcılığı; binanın ortak yerlerine ve yönetim planına aykırı davranışlar için ise sulh hukuk mahkemesi yetkilidir.

Apartman yönetimi resmî bir şikâyet makamı değildir, ancak süreç çoğu kez oradan başlar. Yöneticinin uyarısı ve kat malikleri kurulunda alınan karar, ilerideki dava dosyasında rahatsızlığın süregeldiğini ve uyarılara rağmen sürdüğünü gösteren en güçlü belgelerdendir. Bu nedenle önce yönetime yazılı bildirim yapılması, sonraki adımların temelini kurar.

Başvuru sırası kural değildir; aynı anda birden fazla makama gidilebilir. Ancak pratik açıdan idari başvuruların erken yapılması önemlidir, çünkü kolluk ve zabıta tutanakları sonraki hukuk davasında rahatsızlığın tarihini ve sıklığını kanıtlayan resmî belgelere dönüşür. Şikâyetin sonuçsuz kalması bile dosyaya delil kazandırır.

Apartmanda gürültü kime şikayet edilir?

Apartmanda gürültü kime şikayet edilir, gürültünün kaynağına göre değişir. Bir bağımsız bölümde oturan komşudan geliyorsa muhatap kolluk ve belediye zabıtasıdır. Asansör, hidrofor, ısıtma tesisatı gibi ortak yerlerden geliyorsa önce apartman yöneticisine yazılı başvuru yapılır; yönetim harekete geçmezse sulh hukuk mahkemesine gidilir.

Gürültünün kaynağı binanın altındaki ya da yanındaki bir işletme ise şikâyet doğrudan ruhsat veren belediyeye yapılır. Belediye, idari para cezasının yanında ruhsata bağlı yaptırımları da uygulayabilir; bu yol, tek başına para cezasından çok daha etkilidir.

Gürültü şikayeti kime yapılır, komşu gürültüsü kime şikayet edilir?

Gürültü şikayeti kime yapılır, Kabahatler Kanunu’nun 36. maddesinin üçüncü fıkrası açıkça belirler: bu kabahat dolayısıyla idari para cezasına kolluk veya belediye zabıta görevlileri karar verir. Yani hem polis hem zabıta yetkilidir ve ikisi arasında sıra şartı yoktur. Gürültü şikayeti için neresi aranır diye soranlar bakımından pratik ayrım şudur: gece saatlerinde ve hafta sonu kolluk hattı, mesai saatlerinde belediye zabıta hattı daha hızlı sonuç verir.

Gürültü şikayeti nereye yapılacağı bakımından tek numara yoktur. Genel acil çağrı hattı (112) üzerinden kolluğa yönlendirme yapılabileceği gibi, belediyelerin çözüm merkezi hatları ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) üzerinden de başvuru kaydı açılabilir. CİMER başvurusu ilgili belediyeye havale edildiği için doğrudan zabıtaya yapılan ihbardan daha yavaş işler; buna karşılık yazılı kayıt bırakması bakımından değerlidir.

Komşu gürültüsü nasıl şikayet edilir sorusunda kritik nokta zamanlamadır. Ceza kesilebilmesi için görevlinin olay yerinde gürültüyü bizzat tespit etmesi gerekir; olay bittikten sonra yapılan bildirim üzerine gelen ekip tutanak tutamaz. Bu nedenle bildirim, gürültü sürerken yapılmalıdır. Gürültü şikayeti saatleri diye bir sınırlama yoktur; kabahat gündüz de gece de işlenebilir.

Gürültü şikayeti zabıta mı polis mi?

Gürültü şikayeti zabıta ile kolluk arasında paylaşılmış bir yetkidir; hangisinin geleceği idarenin iç düzenine bağlıdır. Kabahatler Kanunu m.36/3 ikisini birlikte yetkilendirdiği için, “bu bizim işimiz değil” cevabı hukuken doğru değildir. Apartmanda gurultu polis çağırmayı gerektiren bir olayda kolluk hem tutanak tutabilir hem de kamu düzenini bozan davranışın sona erdirilmesini isteyebilir.

Gürültü şikayeti hangi bakanlık görev alanına girer?

Gürültü şikayeti hangi bakanlık tarafından ele alınır, ikiye ayrılan bir konudur. Çevresel gürültü, yani sanayi tesisi, şantiye, eğlence yeri ve ulaşım kaynaklı gürültü Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile il çevre müdürlüklerinin görev alanındadır. Komşudan gelen ev içi gürültü ise bu bakanlığın değil, doğrudan kolluk ve belediye zabıtasının işidir. Bu ayrımın sebebi, aşağıda açıklanacağı üzere, yönetmeliğin komşu gürültüsünü kapsam dışı bırakmış olmasıdır.

Ticari işletmeden kaynaklanan gürültüde tablo bütünüyle değişir. Meskenin altındaki kafenin müzik yayını hem Kabahatler Kanunu m.36/2 kapsamında çok daha ağır idari para cezasına, hem ruhsat veren belediyenin faaliyetten men yetkisine, hem de Çevre Kanunu’na dayalı yaptırımlara konu olur. Bu tür şikâyetler doğrudan ruhsat veren belediyeye yapılmalıdır.

Gürültü Şikayeti Nasıl Yapılır?

Gürültü şikayeti nasıl yapılır, iki aşamalı bir süreçtir: ihbar ve belgeleme. İhbar sözlü olarak yapılabilir, ancak sonuç doğuran şey görevlinin düzenlediği tutanaktır. Tutanağa gürültünün türü, saati, süresi ve tespit şekli yazılır. Şikâyetçinin tutanak örneğini talep etmesi, sonraki aşamalar için gereklidir.

Komşu gürültüsü şikayet başvurusunda birden fazla komşunun birlikte hareket etmesi belirleyicidir. Tek kişinin şikâyeti “kişisel hassasiyet” savunmasıyla karşılanabilirken, aynı binadan birden çok bağımsız bölüm sakininin aynı yönde beyanı, rahatsızlığın nesnel olduğunu gösterir. Kat malikleri kurulu kararı da bu işlevi görür.

İdari para cezası kesildikten sonra süreç bitmez. Ceza, kararı alan kişiye tebliğ edilir ve o kişi Kabahatler Kanunu m.27 uyarınca tebliğden itibaren on beş gün içinde sulh ceza hâkimliğine başvurabilir. Bu süre içinde başvurulmazsa karar kesinleşir. Aynı Kanun’un 17. maddesi uyarınca cezanın süresinde ödenmesi hâlinde yüzde 25 indirim uygulanır; ödeme yapılması itiraz hakkını ortadan kaldırmaz.

Cezaya itiraz edilmesi hâlinde dosya sulh ceza hâkimliğinde incelenir. Kabahatler Kanunu m.28/10 uyarınca on beş bin Türk Lirası dâhil idari para cezalarına karşı verilen kararlar kesindir; yani komşu gürültüsü cezasında verilen karara karşı ayrıca itiraz yolu bulunmaz. Bu da sürecin görece hızlı kapanmasını sağlar.

Apartmanda Gürültü Cezası Ne Kadar? 2026 Tutarları

Apartmanda gürültü cezası ne kadar, cezayı kimin hangi hükme dayanarak kestiğine göre değişir. Komşusunu rahatsız eden gerçek kişiye kesilen ceza Kabahatler Kanunu m.36/1 kapsamındadır ve 2026 yılı için 1.764 Türk Lirasıdır. Aynı fiil bir ticari işletmenin faaliyeti çerçevesinde işlenirse tutar 38.246 – 191.867 TL aralığına çıkar.

Apartmanda gürültü yapmanın cezası 2026 rakamlarıyla sorulduğunda sık karşılaşılan bir yanlış, Çevre Kanunu’ndaki konut cezasının komşu gürültüsüne uygulanacağının sanılmasıdır. 2872 sayılı Çevre Kanunu m.20/h uyarınca standartlara aykırı gürültü ve titreşime neden olan konutlar için 2026’da 13.847 TL ceza öngörülmüştür; ancak bu hüküm, konutun teknik donanımından çıkan ve yönetmelikle konulmuş bir standardı aşan gürültüye ilişkindir. Komşunun ev içi faaliyetine uygulanmaz.

Bu iki rakamın karıştırılması yaygındır ve pratikte hayal kırıklığı yaratır. Üst komşunun gece müzik dinlemesi için kesilecek ceza on üç bin lirayı aşan bir tutar değil, bin yedi yüz altmış dört liradır. Buna karşılık binanın dış cephesine monte edilmiş ve standardı aşan bir klima ya da ısı pompası söz konusuysa Çevre Kanunu hükmü devreye girebilir. Bütün idari para cezaları her takvim yılı başında yeniden değerleme oranında artar; 2026 için bu oran yüzde 25,49‘dur.

FiilDayanak2026 tutarıYetkili
Komşunun huzurunu bozacak gürültü (gerçek kişi)5326 m.36/11.764 TLKolluk / zabıta
Aynı fiil ticari işletme faaliyetinde5326 m.36/238.246 – 191.867 TLKolluk / zabıta
Belediye emir ve yasaklarına aykırılık1608 s.K. + 5326 m.323.705 TLBelediye encümeni
Standardı aşan gürültü / titreşim (konut)2872 m.20/h13.847 TLÇevre ve şehircilik il müdürlüğü / belediye
Aynı fiil işyeri ve atölyede2872 m.20/h139.746 TLÇevre ve şehircilik il müdürlüğü / belediye
Aynı fiil fabrika, şantiye, eğlence yerinde2872 m.20/h419.509 TLÇevre ve şehircilik il müdürlüğü / belediye

Çevre Kanunu kaynaklı tutarlar her yıl aralık ayında yayımlanan tebliğle güncellenir; 2026 rakamları 30 Aralık 2025 tarihli ve 33123 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Tebliğ (2026/1) ile belirlenmiştir. Kabahatler Kanunu’ndaki tutarlar ise ayrı bir tebliğle değil, doğrudan m.17/7 uyarınca yeniden değerleme oranı uygulanarak hesaplanır.

Mevzuatın güncel hâline 5326 sayılı Kabahatler Kanunu üzerinden ulaşılabilir.

Apartmanda gürültü yapmanın cezası 2026 yılında ne oldu?

Apartmanda gürültü yapmanın cezası 2026 yılı için 1.764 TL olarak uygulanmaktadır; bu tutar 2025’teki değerin yeniden değerleme oranında artırılmasıyla bulunmuştur. Kabahatler Kanunu m.17/7 küsurun dikkate alınmayacağını söylediği için her yıl küçük yuvarlama farkları oluşur.

Cezanın caydırıcılığı sınırlıdır ve bu, uygulamadaki en yaygın şikâyet konusudur. Aynı komşuya birden çok kez ceza kesilmesi mümkündür; her tekrar ayrı bir kabahat oluşturur. Tekrarlanan cezalar tek başına sorunu çözmese de, sonraki hukuk davasında ısrarın ve süregelen rahatsızlığın en somut kanıtını oluşturur.

Apartmanda Gürültü Sınırı Kaç Desibel?

Apartmanda gürültü sınırı kaç desibel diye aranan sayısal eşik, komşu gürültüsü bakımından mevcut değildir. Çevresel Gürültü Kontrol Yönetmeliği’nde yer alan sınır değerler, komşudan gelen gürültüye uygulanmaz. Yönetmeliğin 2. maddesinin ikinci fıkrası bunu açıkça yazar: Yönetmelik, “evsel faaliyetlerden kaynaklanan gürültüleri, komşular tarafından oluşturulan gürültüleri, işyerlerinde çalışanların maruz kaldığı gürültüleri, ulaştırma araçları içindeki gürültüyü ve askeri alanlar içindeki askeri faaliyetlerden kaynaklanan gürültüleri kapsamaz.”

Yönetmeliğin kapsamı birinci fıkrada sayılmıştır: endüstriyel faaliyetler, ulaştırma, inşaat, müzik yayını ve işyerlerinden kaynaklanan çevresel gürültü ve titreşim. Yani üst kattaki komşunun ayak sesi, mobilya çekmesi, evde dinlediği müzik ya da çocuğunun koşması bu yönetmeliğin konusu değildir. Apartmanda gurultu yonetmeligi diye aranan metin, tam da aranan olayı dışarıda bırakmaktadır.

Bunun pratik sonucu şudur: komşu gürültüsünde ölçüt desibel değil, katlanılabilirliktir. Türk Medeni Kanunu m.737 ölçütü “taşınmazın durumuna, niteliğine ve yerel âdete göre komşular arasında hoş görülebilecek derece” olarak koyar. Kat Mülkiyeti Kanunu m.18 ise kat maliklerine “birbirini rahatsız etmeme” yükümlülüğü yükler. İkisi de sayısal bir eşik içermez; değerlendirmeyi hâkim, bilirkişi yardımıyla yapar.

Bu boşluğun ikinci sonucu ceza hukukundadır. Türk Ceza Kanunu m.183, “ilgili kanunlarla belirlenen yükümlülüklere aykırı olarak” sağlığın zarar görmesine elverişli şekilde gürültüye neden olmayı iki aydan iki yıla kadar hapisle cezalandırır. Ancak yükümlülüğü koyan yönetmelik komşu gürültüsünü kapsam dışı bıraktığı için, bu madde ev içi komşu gürültüsüne kural olarak uygulanmaz. Uygulanacak hüküm TCK m.123’tür.

Ölçüm yaptırmanın hiç değeri olmadığı da söylenemez. Akredite bir laboratuvardan ya da mahkeme kanalıyla alınacak akustik ölçüm, gürültünün varlığını ve şiddetini gösteren nesnel bir veri sağlar. Sadece bu veri “yönetmelik sınırını aştı, o hâlde haksız” biçiminde değil, “yerel âdete göre katlanılabilir sınırın üstünde” biçiminde değerlendirilir.

Yönetmeliğin resmî metni 30 Kasım 2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

Apartmanda Gürültü Saatleri: Sessizlik Saati Kuralı Var mı?

Apartmanda gurultu saatleri konusunda ülke çapında geçerli tek bir yasak saat aralığı bulunmaz. Kanunlarda “şu saatten sonra gürültü yapılamaz” biçiminde bir hüküm yoktur. Komşu gürültüsü saat kaça kadar sorusuna cevap veren metin, kanun değil yönetim planı ve belediye emir ve yasakları yönetmeliğidir.

Yönetim planı, Kat Mülkiyeti Kanunu m.28 uyarınca bütün kat maliklerini bağlayan bir sözleşme hükmündedir. Yönetim planında ya da kat malikleri kurulu kararında tadilat saatleri, ortak alan kullanımı ve sessizlik saatleri düzenlenmişse, bu kurallara aykırılık doğrudan KMK m.18’in ihlali sayılır ve hâkimin müdahalesi istenebilir. Yönetim planı yoksa ya da konu düzenlenmemişse, kat malikleri kurulu bu konuda karar alabilir.

Belediyelerin emir ve yasaklar yönetmelikleri de sıklıkla saat sınırı içerir; özellikle inşaat ve tadilat gürültüsü için gündüz aralığı belirlenir. Bu kurallara aykırılık, 1608 sayılı Kanun yollamasıyla Kabahatler Kanunu m.32 kapsamında değerlendirilir ve cezaya belediye encümeni karar verir. Saat sınırının ne olduğu her belediyede farklıdır; ikamet edilen ilçe belediyesinin yönetmeliğine bakmak gerekir.

Sessizlik saati dışında kalan zaman diliminde gürültü yapmanın serbest olduğu sonucu da çıkarılamaz. Kabahatler Kanunu m.36 saat sınırlaması içermez; gündüz saatinde yapılan ve komşunun huzurunu bozacak nitelikteki gürültü de kabahat oluşturur. Saat, gürültünün katlanılabilir olup olmadığı değerlendirmesinde ağırlaştırıcı bir etkendir, tek başına belirleyici değildir.

Balkondan Çöp Atmak ve Halı Silkelemek Hangi Yaptırıma Girer?

Üst kat balkonundan alt komşunun balkonuna çöp ve çeşitli cisimler atmak, halı silkelemek suretiyle komşuyu rahatsız etmek, Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 01.07.2025 tarihli kararına konu olmuş ve TCK m.123/1 uyarınca kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçundan verilen mahkûmiyet onanmıştır (E.2024/3022, K.2025/5891). Sanığa verilen ceza 3 ay hapis ve TCK m.53 uyarınca hak yoksunluklarıdır.

Kararın az bilinen yanı, sürecin ne kadar uzadığıdır. Dosya Yargıtay’a iki kez gitmiştir: ilk temyizde Daire, basit yargılama usulü bakımından değerlendirme yapılması gerektiği gerekçesiyle hükmü bozmuş; bozmadan sonra basit yargılama usulüyle verilen karara sanık müdafii itiraz edince genel hükümlere göre yeniden yargılama yapılmış ve sonunda aynı sonuca varılmıştır. Üç aylık hapis cezasıyla sonuçlanan bir komşu uyuşmazlığı, yıllar süren bir yargılamaya dönüşmüştür.

Bu fiillerin ceza dışındaki karşılığı çoğu kez atlanır. Belediye emir ve yasakları yönetmelikleri, balkondan, pencereden ya da terastan sokağa, binanın ortak alanına, bahçeye veya komşu taşınmaza çöp, kâğıt, yemek artığı ve benzeri şeyler atmayı ve yönetimce belirlenen saatler dışında halı silkelemeyi ayrıca yasaklar. Bu yasaklara aykırılıkta 1608 sayılı Kanun uyarınca belediye encümeni idari para cezası verir ve ısrar ya da kast aranmaz.

Kabahatler Kanunu m.41 de devreye girebilir: evsel atık ve artıkları toplanmasına veya depolanmasına özgü yerler dışına atan kişiye idari para cezası verilir ve belediye sınırları içinde bu cezaya zabıta karar verir. Aynı maddenin sekizinci fıkrası önemli bir çıkış kapısı bırakır: meydana gelen kirlilik kişi tarafından derhal giderilirse idari para cezasına karar verilmeyebilir.

Atılan cisim komşunun eşyasına zarar verdiyse tablo genişler. Bu durumda haksız fiil hükümlerine dayalı maddi tazminat istenebileceği gibi, kasten mala zarar verme suçu da gündeme gelir. Balkondan atılan cisim bir kişiye isabet ederse yaralama ve genel güvenliğin tehlikeye sokulması hükümleri tartışılır.

Komşu Rahatsız Etme Suçu: TCK 123 Ne Zaman Oluşur?

Türk Ceza Kanunu m.123/1 şu üç unsuru birlikte arar: fiilin ısrarla işlenmesi, failin sırf huzur ve sükûnu bozmak maksadıyla hareket etmesi ve mağdurun şikâyeti. Bu unsurlardan biri eksikse suç oluşmaz. Tek seferlik bir davranış, ne kadar rahatsız edici olursa olsun, ısrar unsurunu karşılamaz.

“Sırf” ifadesi maddeye özel kast şartı getirir. Fail başka bir amaçla hareket ediyorsa (alacağını istemek, tadilat yapmak, çocuğunu oynatmak) suç oluşmaz. Uygulamada beraatlerin en sık sebebi budur. Buna karşılık davranış tekrarlandıkça ve uyarılara rağmen sürdükçe özel kastın varlığı kolaylaşır; uyarı yazıları ve tutanaklar bu nedenle önemlidir.

Suç şikâyete tabidir ve TCK m.73 uyarınca şikâyet süresi, fiili ve faili öğrenmeden itibaren altı aydır. Süre kaçırılırsa soruşturma yapılamaz. Süregelen eylemlerde her yeni fiil yeni bir şikâyet hakkı doğurduğu için süre pratikte kolay kaçırılmaz; ancak eylemin durduğu tarihten sonra altı ay geçerse şikâyet hakkı düşer.

Suçun cezası, uzlaştırma kapsamı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması, adli para cezasına çevirme ve ispat meselelerinin ayrıntısı ayrı bir konudur; bu başlığın tamamı kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçu yazısında ele alınmıştır. Burada asıl vurgulanması gereken, ceza yolunun tek başına rahatsızlığı durdurmaya çoğu kez yetmediğidir.

Komşuluk Hukuku Nedir?

Komşuluk hukuku, taşınmaz maliklerinin mülkiyet haklarını kullanırken birbirlerine karşı uymak zorunda oldukları sınırları düzenleyen kurallar bütünüdür. Türk Medeni Kanunu m.737 bu sınırın genel çerçevesini çizer: herkes taşınmaz mülkiyetinden doğan yetkilerini kullanırken komşularını olumsuz etkileyecek taşkınlıktan kaçınmakla yükümlüdür.

Aynı maddenin ikinci fıkrası yasağı somutlaştırır: taşınmazın durumuna, niteliğine ve yerel âdete göre komşular arasında hoş görülebilecek dereceyi aşan duman, buğu, kurum, toz, koku çıkararak, gürültü veya sarsıntı yaparak rahatsızlık vermek yasaktır. Görüldüğü gibi yasak yalnızca gürültüyle sınırlı değildir; koku ve titreşim de aynı hükmün kapsamındadır.

Komşuluk hukukunun ayırt edici yanı, kusur aranmamasıdır. Taşkınlık yaratan komşunun kötü niyetli olması gerekmez; taşkınlığın objektif olarak katlanılabilir sınırı aşması yeterlidir. TMK m.730 uyarınca zarar gören ya da zarar tehlikesiyle karşılaşan kişi eski hâle getirmeyi, tehlikenin ve uğradığı zararın giderilmesini dava edebilir. Bu, ceza hukukundaki kast şartından çok daha kolay karşılanan bir eşiktir.

Üçüncü bir dayanak mülkiyet hakkının kendisidir. TMK m.683/2 uyarınca malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi her türlü haksız el atmanın önlenmesini de dava edebilir. Komşudan gelen gürültü, koku ve titreşim de mülkiyet hakkına yönelmiş bir el atma sayıldığından bu hüküm sıklıkla birlikte ileri sürülür.

Komşuluk Hukuku Davaları Nelerdir?

Komşuluk hukuku davaları tek bir dava türü değildir; talebin niteliğine göre el atmanın önlenmesi, eski hâle getirme, tazminat ve tespit davaları biçiminde açılır. Uygulamada bu talepler çoğu kez birlikte ileri sürülür: rahatsızlığın durdurulması, doğmuş zararın karşılanması ve eski hâlin sağlanması aynı dilekçede talep edilir.

Komşuluk hukukundan kaynaklanan davalar binaya özgü de değildir; müstakil evler, bahçeler ve tarlalar arasındaki uyuşmazlıklar da aynı hükümlere tabidir. Kat mülkiyetine tabi bir binada ise TMK hükümlerinin yanında Kat Mülkiyeti Kanunu’nun özel hükümleri devreye girer ve çoğu olayda daha hızlı sonuç veren yol KMK’dır.

Komşuluk hukukundan kaynaklanan davalar hangi hükme dayanır?

Dayanak, talebin niteliğine göre üç maddeden birine oturur. Rahatsızlığın durdurulması isteniyorsa TMK m.683/2 el atmanın önlenmesi, doğmuş zarar isteniyorsa TMK m.730, taşkınlığın hukuka aykırılığı tartışılıyorsa TMK m.737 öne çıkar. Kat mülkiyetine tabi binalarda bunların yerine KMK m.18 ve m.33 daha hızlı sonuç verir.

Komşuluk hukuku gürültü uyuşmazlıkları

Gürültü, komşuluk hukukunun en sık başvurulan başlığıdır. TMK m.737/2 gürültüyü açıkça sayar; ancak dava başarısı, gürültünün varlığından çok süreklilik ve şiddet boyutunun ispatına bağlıdır. Tek seferlik bir kutlama ile her gece tekrarlanan bir müzik yayını arasında hâkimin yaklaşımı bütünüyle farklıdır.

Gürültünün kaynağı bir tesisat veya cihaz ise sorun daha kolay çözülür, çünkü teknik bir tespit mümkündür. Havalandırma motoru, su pompası, asansör makine dairesi ya da klima dış ünitesi kaynaklı gürültülerde bilirkişi hem gürültünün kaynağını hem giderilme yöntemini raporlayabilir. Ev içi faaliyet kaynaklı gürültüde ise tespit tanık beyanı ve tutanaklara dayanır.

Komşuluk hukuku su sızıntısı ve kanalizasyon sorunları

Komşuluk hukuku su sızıntısı olaylarında TMK m.730 belirleyicidir, çünkü bu hüküm kusur aranmadan talep imkânı verir. Üst kattan gelen su kaçağında zarar gören, kusur ispat etmek zorunda kalmadan zararının giderilmesini isteyebilir. Kaçağın kaynağının daire içi tesisat mı yoksa ortak kolon mu olduğu, sorumluyu belirleyen ilk sorudur.

Komşuluk hukuku kanalizasyon uyuşmazlıklarında da aynı mantık işler: pis su tesisatındaki tıkanma ya da geri tepme ortak yerden kaynaklanıyorsa sorumluluk kat maliklerine arsa payları oranında düşer. Bu başlığın sorumluluk paylaşımı, delil tespiti ve zamanaşımı ayrıntıları su kaçağı tazminat davası yazısında ele alınmıştır.

Komşuluk hukuku ağaç, manzara kapatma ve istinat duvarı

Komşuluk hukuku ağaç uyuşmazlıklarında TMK m.740 özel bir çözüm getirir: komşunun arazisine taşarak zarar veren dal ve kökler, istem üzerine uygun sürede kaldırılmazsa komşu bunları kesip kendi mülkiyetine geçirebilir. Dalların taşmasına katlanan komşu ise o dallarda yetişen meyveleri toplama hakkını kazanır.

Komşuluk hukuku manzara kapatma başlığı daha tartışmalıdır. Türk hukukunda kural olarak “manzara hakkı” diye bağımsız bir ayni hak yoktur; imar mevzuatına uygun bir yapının manzarayı kapatması tek başına haksızlık sayılmaz. Ancak yapı imara aykırıysa ya da yalnızca komşuya zarar verme amacı taşıyorsa (hakkın kötüye kullanılması) el atmanın önlenmesi ve yıkım talep edilebilir.

Komşuluk hukuku istinat duvarı uyuşmazlıklarında TMK m.738 uygulanır: malik, kazı ve yapı yaparken komşu taşınmazlara toprağını sarsmak, tehlikeye düşürmek ya da tesislerini etkilemek suretiyle zarar vermekten kaçınmak zorundadır. Kazı sırasında komşu binada oluşan çatlaklar bu hükme dayanılarak istenir ve burada da kusur şartı aranmaz.

Klima, kombi bacası ve ortak yere yapılan eklentiler

Klima dış ünitesi uyuşmazlıklarında Yargıtay’ın yerleşik ayrımı nettir: kat maliki, projede yer almasa bile klima cihazını kendi bağımsız bölümünün penceresine veya balkonuna, komşularını rahatsız etmemek koşuluyla koyabilir. Buna karşılık cihaz ortak yer niteliğindeki bir yere monte edilmişse durum değişir.

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi’nin iki ayrı kararında (E.2012/4588 K.2012/6374 ve E.2012/610 K.2012/1284), klimanın kapatılan mutfak balkonunun dış duvarına ve balkon demirinin dışına monte edilmesi Kat Mülkiyeti Kanunu m.19/2’ye aykırı bulunmuş, yerel mahkemenin “binanın görünüşünü bozmuyor” ve “rahatsızlık vermiyor” gerekçeleriyle verdiği ret kararları bozulmuştur. Cihazın kaldırılmasına hükmedilmesi gerekir.

Aynı ölçüt kombi bacası, uydu anteni, tente, kamera ve dış cepheye yapılan diğer eklentiler için de geçerlidir. KMK m.19/2 uyarınca kat maliklerinden biri, bütün kat maliklerinin beşte dördünün yazılı rızası olmadıkça ortak yerlerde inşaat, onarım ve tesis yaptıramaz, dış badana ya da boyanın rengini değiştiremez.

Komşuluk Hukuku Arabuluculuk Zorunlu mu?

Komşuluk hukuku arabuluculuk zorunlu mu, 2023’ten beri evet: dava öncesi arabuluculuk bu alanda dava şartıdır. 7445 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’na eklenen m.18/B uyarınca 01.09.2023 tarihinden itibaren, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’ndan kaynaklanan uyuşmazlıklar ile komşu hakkından kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.

Kuralın adı uygulamada komşuluk hukuku dava şartı arabuluculuk olarak geçer ve uyulmaması ağır sonuç doğurur: arabulucuya başvurulmadan açılan dava, esasa girilmeden usulden reddedilir. Bu nedenle el atmanın önlenmesi, tazminat, hâkimin müdahalesi ve mülkiyetin devri taleplerinden önce arabuluculuk sürecinin tamamlanması ve son tutanağın dosyaya sunulması gerekir.

Dava şartı arabuluculuk her yola değil, yalnızca hukuk davalarına ilişkindir. Ceza şikâyeti ve idari başvuru bu şarta tabi değildir. Yani komşusunun gürültüsünden rahatsız olan kişi, arabuluculuk sürecini beklemeden zabıtaya bildirimde bulunabilir, savcılığa şikâyette bulunabilir. Arabuluculuk yalnızca mahkemede açılacak hukuk davasının önünde durur.

Arabuluculuk sürecinin anlaşmayla sonuçlanması, taraflar arasında icra edilebilir bir belge doğurur. Komşuluk uyuşmazlıklarında bu, mahkeme kararından daha pratik olabilir: tarafların ses yalıtımı yaptırılması, saat kısıtına uyulması ya da cihazın yerinin değiştirilmesi gibi konularda uzlaşması, yıllar sürecek bir yargılamadan hızlı sonuç verir.

Komşuluk Hukuku Görevli Mahkeme Hangisidir?

Komşuluk hukuku görevli mahkeme, talebin dayandığı hükme göre değişir. Kat Mülkiyeti Kanunu’ndan kaynaklanan uyuşmazlıklarda görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir; KMK m.33 hâkimin müdahalesi talebini, m.25 mülkiyetin devri davasını ve kat malikleri kurulu kararlarının iptalini bu mahkemeye bırakır. Dava değeri ne olursa olsun görev sulh hukuktadır.

Türk Medeni Kanunu’nun komşuluk hukuku hükümlerine (m.730, m.737, m.683/2) dayanan el atmanın önlenmesi ve tazminat davalarında ise genel görev kuralı işler ve dava asliye hukuk mahkemesinde görülür. Kat mülkiyetine tabi bir binada aynı olay hem KMK hem TMK kapsamına girebildiği için, hangi hükme dayanılacağı görevi de belirler.

Yetkili mahkeme bakımından taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi esastır. KMK m.33 açıkça “anagayrimenkulün bulunduğu yerdeki sulh mahkemesi” der. Taşınmazın aynına ilişkin davalarda bu yetki kesin niteliktedir; taraflar aksini kararlaştıramaz.

Görevsiz mahkemede açılan dava reddedilmez, talep üzerine dosya görevli mahkemeye gönderilir; ancak bu, aylarca süre kaybı demektir. Yanlış hükme dayanmak yalnızca görevi değil, aranacak şartları da değiştirdiği için dayanağın baştan doğru seçilmesi gerekir.

Kat Mülkiyeti Kanunu Yolu: Hâkimin Müdahalesi (KMK m.33)

Kat mülkiyetine tabi binalarda en pratik yol, Kat Mülkiyeti Kanunu m.33’teki hâkimin müdahalesi talebidir. Hükme göre, kat maliklerinden birinin ya da onun katından kira sözleşmesine, oturma hakkına veya başka bir sebebe dayanarak devamlı surette faydalanan kimsenin borç ve yükümlerini yerine getirmemesi yüzünden zarar gören kat maliki, anagayrimenkulün bulunduğu yerin sulh mahkemesine başvurarak hâkimin müdahalesini isteyebilir.

Hükmün kapsamı geniştir: yalnızca kat malikleri değil, kiracılar ve fiilen oturanlar da bu yolla muhatap alınabilir. KMK m.18/2 zaten kat maliklerinin borçlarına ilişkin hükümlerin kiracılara ve sükna hakkı sahiplerine de uygulanacağını, bu borçları yerine getirmeyenlerin kat malikiyle birlikte müteselsilen sorumlu olacağını söyler.

Hâkim, ilgilileri dinledikten sonra Kanuna, yönetim planına, bunlarda hüküm yoksa genel hükümlere ve hakkaniyet kurallarına göre derhal kararını verir ve tespit edeceği kısa süre içinde yerine getirilmesini ilgiliye tebliğ eder. Bu, klasik bir eda davasından çok daha hızlı işleyen bir usuldür.

Kararın yerine getirilmemesi yaptırımsız kalmaz. KMK m.33/3 uyarınca tespit edilen süre içinde hâkimin kararını yerine getirmeyenlere aynı mahkemece idari para cezası verilir. Kanun metnindeki tutar aralığı 2007 tarihli değişiklikten kalma olsa da, idari para cezaları Kabahatler Kanunu m.17/7 uyarınca her yıl yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır. Aynı fıkranın son cümlesi ise asıl uyarıyı yapar: “25 inci madde hükmü saklıdır.”

Rahatsız Eden Komşu Evden Nasıl Çıkarılır?

Rahatsız eden komşu evden nasıl çıkarılır, hukuken yanlış kurulmuş bir sorudur ve düzeltilmesi gerekir: komşu kat malikiyse evden çıkarılmaz. Kat Mülkiyeti Kanunu’nun öngördüğü yaptırım tahliye değil, o kat malikinin bağımsız bölümü üzerindeki mülkiyet hakkının diğer kat maliklerine devridir. Devir karşılıksız da değildir; bağımsız bölümün hükme en yakın tarihteki değeri kat malikine ödenir.

Bu ayrım yalnızca teorik değildir. Yargıtay 18. Hukuk Dairesi’nin E.2015/20534 K.2016/496 sayılı, 18.01.2016 tarihli kararında üst kat komşusunun çocuklarının gürültü yapması nedeniyle bağımsız bölümden tahliye istenmiş, yerel mahkeme tahliyeye karar vermiş, Yargıtay kararı bozmuştur. Daire, KMK m.25’i hatırlatarak yaptırımın tahliye değil mülkiyetin devri olduğunu belirtmiştir.

Aynı karar, devir kararından önce yapılması gereken iki incelemeyi de sıraya koyar. Birincisi, iddia edilen gürültünün başka türlü önlemlerle giderilip giderilemeyeceği konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmalıdır. İkincisi, gürültünün mevcut olup olmadığı, mevcutsa tahammül sınırlarını aşıp aşmadığı tahkik ve tespit edilmelidir. Ancak bu iki inceleme sonunda alınacak önlemlerle rahatsızlık giderilemiyorsa mülkiyetin devrine hükmedilir.

Bu üç aşamalı test, devir davasının neden nadiren kabul edildiğini açıklar. Ses yalıtımı yaptırmak, halı sermek, cihazın yerini değiştirmek gibi bir önlem sorunu çözebiliyorsa, mahkeme mülkiyet hakkına son veren ağır bir karara gitmez. Devir, sonuncu çaredir.

Kat maliki komşu: KMK m.25 mülkiyetin devri davası

KMK m.25’in ilk fıkrası şartı koyar: kat maliklerinden biri, kendisine düşen borçları ve yükümleri yerine getirmemek suretiyle diğer kat maliklerinin haklarını onlar için çekilmez hâle gelecek derecede ihlal ederse, diğerleri o kat malikinin bağımsız bölümü üzerindeki mülkiyet hakkının kendilerine devredilmesini hâkimden isteyebilir.

Çekilmezliğin ne olduğu kural olarak hâkimin takdirindedir; ancak Kanun üç hâlde çekilmezliğin her hâlde mevcut sayılacağını söyler. Bunlardan komşu rahatsızlığı bakımından kritik olan (b) bendidir: sulh hâkiminin m.33 gereğince verdiği emre rağmen, Kanundaki borç ve yükümleri yerine getirmemek suretiyle diğer kat maliklerinin haklarını ihlal etmekte devamlı olarak bir yıl ısrar edilmesi. Diğer iki hâl, iki takvim yılı içinde üç kez ortak gider icra takibine sebep olunması ve bağımsız bölümün randevu evi, kumarhane gibi ahlaka aykırı kullanılmasıdır.

Dava kolayca açılamaz; usul şartları vardır. Davanın açılması, aksi kararlaştırılmadıkça, diğer kat maliklerinin sayı ve arsa payı çoğunluğuyla karar vermesine bağlıdır. Bu karar kat malikleri kurulunda alınır. Yargıtay 20. Hukuk Dairesi’nin E.2019/5585 K.2020/1731 sayılı kararına göre yönetim planında belirlenen olağan toplantı için ayrıca davet şartı aranmaz; toplantı çağrısının makul süre önce bina girişine veya ilan panosuna asılması yeterlidir.

Mahkeme hüküm vermeden önce devir bedelinin bankada üçer aylık vadeli hesaba yatırılması için davacılara süre verir. Bedel süresinde yatırılır ve dava kabul edilirse hâkim, bağımsız bölümün mülkiyetinin davacı kat maliklerine arsa payları oranında devrine ve bedelin işlemiş faiziyle davalıya ödenmesine karar verir.

Süre sınırı da vardır ve kaçırılırsa hak düşer. KMK m.25/4 uyarınca dava hakkı, devir konusunda alınan dava açma kararının öğrenilmesinden itibaren altı ay ve her hâlde dava hakkının doğumundan itibaren beş yıl içinde kullanılmazsa ya da dava sebebi ortadan kalkmışsa düşer.

Kiracı komşu: TBK m.316 ve iki ayrı fesih rejimi

Rahatsız eden komşu kiracıysa yol tamamen değişir, çünkü KMK m.25 mülkiyet devri davası kiracıya karşı işletilemez. Burada dayanak Türk Borçlar Kanunu m.316’dır: kiracı, kiralananı sözleşmeye uygun olarak özenle kullanmak ve kiralananın bulunduğu taşınmazda oturan kişiler ile komşulara gerekli saygıyı göstermekle yükümlüdür.

Kanun bu yükümlülüğün ihlalinde iki ayrı rejim öngörür ve uygulamada çoğu kez yalnızca birincisi bilinir. Kural olarak konut ve çatılı işyeri kirasında kiraya verenin, kiracıya en az otuz gün süre vererek aykırılığın giderilmesini, aksi hâlde sözleşmeyi feshedeceğini yazılı olarak bildirmesi ve bu süre içinde aykırılığın giderilmemiş olması gerekir.

İkinci rejim ise m.316’nın son fıkrasındadır: kiracının kiralanana kasten ağır zarar vermesi, verilecek sürenin yararsız olacağının anlaşılması veya kiracının bu yükümlülüğe aykırı davranışının kiraya veren ya da aynı taşınmazda oturan kişiler ile komşular bakımından çekilmez olması durumunda kiraya veren, yazılı bildirimle sözleşmeyi hemen feshedebilir. Yani otuz günlük ihtar şartı burada aranmaz.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin E.2017/9161 K.2018/1613 sayılı, 26.02.2018 tarihli kararı bu ayrımı somutlaştırır. Kiralanan taşınmazın bahçesinde doksan sekiz köpek barındırılmış, havlamalar ve koku hem kiraya vereni hem komşuları rahatsız etmiştir. Yerel mahkeme “akde aykırılık yok” diyerek davayı reddetmiş; Daire, m.316/3 kapsamında açıktan fena kullanma şartlarının oluştuğunu, bunun için davranışın kiraya veren ya da komşular için çekilmez hâle gelmesinin yeterli olduğunu belirterek kararı bozmuştur.

Bu davayı yalnızca kiraya veren açabilir; rahatsız olan komşu kiracıya karşı tahliye davası açamaz. Komşunun elindeki yol, ev sahibini harekete geçirmek ya da KMK m.33 uyarınca doğrudan kiracıya karşı hâkimin müdahalesini istemektir. Kiracının tahliyesine ilişkin sebeplerin tamamı ev sahibi kiracıyı hangi durumlarda çıkarabilir yazısında karşılaştırılmıştır.

Komşu Gürültüsü Nasıl Kanıtlanır?

Komşu gürültüsü nasıl kanıtlanır — bu uyuşmazlıkların gerçek zorluk noktası burasıdır. Gürültü doğası gereği geçicidir; olay bittikten sonra geriye somut bir iz kalmaz. Bu nedenle ispat, olayın yaşandığı anda üretilen belgelere dayanır. Sonradan toplanan beyanlar tek başına çoğu kez yetersiz kalır.

Komşu gürültüsü nasıl tespit edilir: tutanak, tanık ve delil tespiti

Komşu gürültüsü nasıl tespit edilir sorusunda en güçlü belge kolluk ve zabıta tutanaklarıdır. Görevlinin olay yerinde düzenlediği tutanak resmî belge niteliğindedir; tarihi, saati ve tespit edilen durumu gösterir. Birden çok tarihte alınmış tutanaklar, süreklilik unsurunu tek başına kanıtlayabilir.

İkinci sırada yazılı bildirimler gelir. Apartman yönetimine yapılan yazılı başvuru, kat malikleri kurulu tutanağı, yöneticinin gönderdiği uyarı yazısı ve noter ihtarnamesi hem rahatsızlığın tarihini sabitler hem de ceza yolunda “sırf rahatsız etme maksadı” unsurunun ispatını kolaylaştırır. Uyarıya rağmen sürdürülen davranış, kastın en güçlü göstergesidir.

Üçüncü yol tanık beyanıdır. Aynı binadaki diğer sakinler, kapıcı ve yönetici tanık olarak dinlenebilir. Birden fazla bağımsız bölümden gelen aynı yöndeki beyan, rahatsızlığın kişisel hassasiyet olmadığını gösterir. Buna karşılık yalnız tanık beyanına dayanan dosyalarda “tahammül sınırının aşıldığı” tespiti zorlaşır.

Dördüncü ve en güçlü yol, dava öncesinde delil tespiti yaptırmaktır. Sulh hukuk mahkemesinden istenecek delil tespitiyle bilirkişi mahalline gider, gürültünün kaynağını, şiddetini ve giderilme yöntemini raporlar. 18. Hukuk Dairesi’nin yukarıda anılan kararı da zaten bu incelemenin yapılmasını zorunlu görmektedir; tespit önceden yaptırılmışsa yargılama kısalır.

Ses ve görüntü kaydı ise dikkatli kullanılması gereken bir delildir. Kendi konutunda kendisine yönelen bir rahatsızlığı kaydeden kişinin durumu ile komşunun konutunu izlemeye yönelik kayıt bütünüyle farklı değerlendirilir; ikincisi özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu gündeme getirebilir. Kaydın hangi hâllerde delil sayıldığı ses kaydı suç mu yazısında ayrıntılı olarak açıklanmıştır.

Komşu Gürültüsü Davası ve Mahkeme Süreci

Komşu gürültüsü davası, çoğu olayda el atmanın önlenmesi talebiyle açılır ve buna maddi ile manevi tazminat talepleri eklenir. Kat mülkiyetine tabi binada ise talep, KMK m.33 uyarınca hâkimin müdahalesi biçiminde ileri sürüldüğünde daha hızlı sonuç verir. Her iki hâlde de dava öncesinde arabuluculuk şartı işler.

Komşu gürültüsü mahkeme sürecinde belirleyici aşama keşif ve bilirkişi incelemesidir. Mahkeme, gürültünün varlığını, kaynağını, tahammül sınırını aşıp aşmadığını ve giderilmesinin mümkün olup olmadığını bilirkişiye sorar. Rapora itiraz edilmesi hâlinde ek rapor ya da yeni bilirkişi heyeti gündeme gelir; bu, süreci uzatan en önemli etkendir.

Davanın kabulü hâlinde verilecek hüküm, rahatsızlığın giderilmesine yönelik somut bir edim içerir: cihazın kaldırılması, ses yalıtımı yaptırılması, faaliyetin belirli saatlerle sınırlanması gibi. Hükmün icrası, kararın kesinleşmesinin ardından icra dairesi aracılığıyla sağlanır.

Yargılama süresi, dosyanın karmaşıklığına ve bilirkişi incelemesinin kaç turda tamamlandığına göre değişir. Yargıtay kararlarına yansıyan dosyalarda ilk derece, istinaf ve temyiz aşamalarının toplamı çoğu kez birkaç yılı bulmaktadır. Bu gerçek, arabuluculuk aşamasında uzlaşmayı çoğu olayda daha akılcı kılar.

Komşu Gürültüsü Nasıl Engellenir? Dava Dışı Yollar

Komşu gürültüsü nasıl engellenir, her zaman mahkeme kapısından geçmez. Uygulamada sorunların önemli bir kısmı, kat malikleri kurulunda alınacak bir kararla çözülür. Kurul, yönetim planına aykırı olmamak kaydıyla ortak yaşama ilişkin kurallar koyabilir; alınan karar KMK m.32 uyarınca bütün kat maliklerini ve onların haleflerini bağlar.

Teknik çözümler çoğu olayda hukuki yollardan hızlı sonuç verir. Komşu gürültüsü ses yalıtımı ile büyük ölçüde azaltılabilir; tavan ve döşeme yalıtımı, kapı altı fitili, halı ve yastıklı zemin uygulamaları darbe sesini belirgin biçimde düşürür. Bu masrafın kim tarafından karşılanacağı ise tarafların anlaşmasına ya da mahkeme kararına bağlıdır.

Kaynağı ortak yer olan gürültülerde muhatap komşu değil yönetimdir. Asansör makine dairesi, hidrofor, ısıtma tesisatı ve havalandırma kaynaklı gürültüler ortak yerlerden doğduğu için giderilmesi kat maliklerinin ortak yükümlülüğüdür. Bu giderlerin nasıl bölüşüleceği ve yöneticinin yetkisinin nerede bittiği apartman aidat zam sınırı yazısında ayrıntılı olarak incelenmiştir. Yöneticinin harekete geçmemesi hâlinde KMK m.33 yolu yine açıktır.

Meskende ticari faaliyet yürütülmesi ayrı bir başlıktır. KMK m.24/2 uyarınca kütükte mesken olarak gösterilen bir bağımsız bölümde sinema, kahvehane, gazino, bar, dans salonu, lokanta, fırın, imalathane ve benzeri yerler ancak kat malikleri kurulunun oybirliğiyle vereceği kararla açılabilir. Oybirliği yoksa faaliyetin durdurulması istenebilir; bu talep, gürültünün tahammül sınırını aşıp aşmadığından bağımsızdır.

Rahatsız Eden Komşu Polise Şikayet Edilir mi?

Rahatsız eden komşu polise şikayet edilir mi, evet — ancak kolluğun yetki sınırı bilinmelidir. Kolluk, Kabahatler Kanunu m.36 kapsamında gürültü kabahati için idari para cezası kesebilir, kamu düzenini bozan davranışın sona erdirilmesini isteyebilir ve olayla ilgili tutanak düzenleyebilir. Buna karşılık polis, komşuyu evden çıkaramaz ve mülkiyet ilişkilerine müdahale edemez.

Komşu gürültüsü polis çağırmayı gerektiren bir düzeye ulaşmışsa, gece saatlerinde en pratik yol budur; ekip olay yerinde gürültüyü tespit ederse tutanak düzenler ve idari para cezası kesilir. Ekip geldiğinde gürültü kesilmişse tutanak tutulamaz, yalnızca ihbar kaydı oluşur. Bu kayıt da sonraki dosyada rahatsızlığın tarihini göstermesi bakımından değerlidir.

Olay bir suç boyutuna ulaşmışsa kolluk, adli işlem başlatır ve dosyayı Cumhuriyet başsavcılığına gönderir. Kişilerin huzur ve sükûnunu bozma, tehdit, hakaret, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığının ihlali gibi fiiller bu kapsamdadır. Komşunun izinsiz olarak eve girmesinin ayrı bir suç oluşturduğu konut dokunulmazlığını ihlal yazısında açıklanmıştır.

Komşu ilişkisi tehdide ya da fiziksel şiddete dönüşmüşse koruyucu tedbirler gündeme gelir. Uzaklaştırma ve koruma tedbirleri bakımından kolluğun, mülki amirin ve hâkimin yetkileri birbirinden farklıdır; bu ayrım polis uzaklaştırma kararı verebilir mi yazısında ele alınmıştır.

Komşunun hayvanı kaynaklı rahatsızlıklarda ise hem idari hem özel hukuk yolları birlikte işler. Havlama ve koku KMK m.18 ile TMK m.737 kapsamındadır; hayvanın saldırması hâlinde ise hayvan bulunduranın sorumluluğu doğar ve tazminat istenebilir. Bu sorumluluğun kapsamı köpek ısırması tazminat davası yazısında incelenmiştir.

Rahatsız Eden Komşu Dilekçe Örneği: Dilekçede Neler Bulunmalı?

Komşuluk hukuku dava dilekçesi ile idari şikâyet dilekçesi aynı belge değildir ve içerikleri farklıdır. İdari başvuruda amaç, görevlinin olay yerine gelip tespit yapmasını sağlamaktır; bu nedenle bildirim kısa, güncel ve adres bilgisi eksiksiz olmalıdır. Geçmişe dönük anlatım idari cezaya esas alınmaz.

Dava dilekçesinde ise talep, hukuki sebep ve deliller açıkça gösterilir. Rahatsızlığın türü, ne zamandan beri sürdüğü, hangi saatlerde tekrarlandığı, daha önce hangi uyarıların yapıldığı ve hangi resmî tutanakların tutulduğu tarih sırasıyla anlatılır. Talep sonucunda yalnızca “rahatsızlığın giderilmesi” değil, istenen somut edimin belirtilmesi gerekir.

Hukuki sebebin doğru seçilmesi belirleyicidir. KMK m.33’e mi, TMK m.737’ye mi, TMK m.683/2’ye mi dayanıldığı hem görevli mahkemeyi hem aranacak şartları değiştirir. Dava şartı arabuluculuk son tutanağının dilekçe ekinde sunulması da zorunludur; sunulmazsa dava usulden reddedilir.

İnternette dolaşan hazır dilekçe örneklerinin olduğu gibi kullanılması pratikte sık rastlanan bir hatadır. Her komşuluk uyuşmazlığının delil durumu, taraf sıfatı ve talep yapısı farklıdır; yanlış hukuki sebebe dayanan ya da eksik talep içeren bir dilekçe, esasa hiç girilmeden kaybedilen bir dava anlamına gelebilir.

Komşuluk Hukuku Yargıtay Kararları Ne Diyor?

Komşuluk hukuku yargıtay kararları incelendiğinde üç ana eğilim görülür. Birincisi, mahkemelerin rahatsızlığı ortadan kaldıran en hafif çözümü tercih etmesidir; mülkiyet hakkına son veren devir kararı ancak başka önlem işe yaramadığında verilir.

İkincisi, eksik incelemenin en sık bozma sebebi olmasıdır. 18. Hukuk Dairesi’nin E.2015/20534 sayılı kararında bozma, gürültünün varlığı ve tahammül sınırını aşıp aşmadığı tespit edilmeden, ayrıca başka önlemlerle giderilip giderilemeyeceği bilirkişiye sorulmadan karar verilmiş olmasına dayanmıştır. Delil toplanmadan verilen kararlar ayakta kalmamaktadır.

Üçüncüsü, ortak yer ile bağımsız bölüm ayrımının katı biçimde uygulanmasıdır. 18. Hukuk Dairesi’nin klima kararlarında görüldüğü gibi, cihazın binanın estetiğini bozup bozmadığı ya da fiilen rahatsızlık verip vermediği tek başına belirleyici sayılmamış; cihazın ortak yere monte edilmiş olması KMK m.19/2’ye aykırılık için yeterli görülmüştür.

Ceza tarafında ise Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 01.07.2025 tarihli kararı, TCK m.123’ün somut komşuluk olaylarında uygulanabilirliğini teyit etmektedir. Balkondan çöp atmak ve halı silkelemek gibi görünüşte küçük fiiller, ısrarla ve rahatsız etme maksadıyla işlendiğinde hapis cezasıyla sonuçlanmaktadır.

Komşudan Tazminat İstenebilir mi?

Komşuluk hukukunda tazminat talebi iki ayrı temele dayanabilir. Birincisi TMK m.730’dur: mülkiyet hakkını yasal kısıtlamalara aykırı kullanan malikin yol açtığı zarar, kusur aranmaksızın istenebilir. İkincisi genel haksız fiil hükümleridir ve burada kusur aranır.

Maddi tazminat kalemleri somut ve belgelenebilir olmalıdır: onarım gideri, kullanılamayan alan nedeniyle uğranan kayıp, taşınma ve konaklama masrafı, yalıtım gideri gibi. Komşunun eşyaya verdiği zararlarda ise faturalar ve keşif raporu belirleyicidir.

Manevi tazminat, kişilik haklarına yönelen ağır ve sürekli rahatsızlıklarda gündeme gelir. Her komşu uyuşmazlığı manevi tazminat doğurmaz; talebin kabulü için rahatsızlığın kişilik hakkını zedeleyecek yoğunluğa ulaşması gerekir. Sürekli gürültü nedeniyle uyku düzeninin bozulduğunun sağlık raporlarıyla ortaya konması bu yönde güçlü bir dayanaktır.

TMK m.730/2 ayrıca bir denkleştirme imkânı tanır: hâkim, yerel âdete uygun ve kaçınılmaz taşkınlıklardan doğan zararların uygun bir bedelle denkleştirilmesine karar verebilir. Yani taşkınlık hukuka uygun sayıldığı hâlde bile, doğan zararın bir kısmının karşılanmasına hükmedilebilir.

Süreler: Şikâyet, İtiraz ve Zamanaşımı

Komşu uyuşmazlıklarında birbirine karışan birden fazla süre vardır ve hangisinin işlediği başvurulan yola göre değişir. Ceza şikâyeti için TCK m.73 uyarınca fiili ve faili öğrenmeden itibaren altı ay, idari para cezasına itiraz için Kabahatler Kanunu m.27 uyarınca tebliğden itibaren on beş gün geçerlidir.

Kat malikleri kurulu kararının iptali için KMK m.33/1 üç ayrı süre koyar: toplantıya katılıp aykırı oy kullanan kat maliki için karar tarihinden itibaren bir ay, toplantıya katılmayan için kararı öğrenmesinden itibaren bir ay ve her hâlde karar tarihinden itibaren altı ay. Kararın yok hükmünde ya da mutlak butlanla hükümsüz olduğu hâllerde süre şartı aranmaz.

Mülkiyetin devri davası bakımından KMK m.25/4 iki süre öngörür: dava açma kararının öğrenilmesinden itibaren altı ay ve her hâlde dava hakkının doğumundan itibaren beş yıl. Bu süreler hak düşürücüdür; hâkim resen dikkate alır.

Tazminat taleplerinde ise haksız fiile ilişkin zamanaşımı süreleri işler. Süregelen bir rahatsızlıkta zamanaşımının başlangıcı, eylemin sona erdiği tarihtir; devam ettiği sürece süre işlemeye başlamaz. El atmanın önlenmesi talebi ise, el atma sürdüğü müddetçe zamanaşımına uğramaz.

SüreNe içinDayanakBaşlangıç
6 ayCeza şikâyetiTCK m.73Fiili ve faili öğrenme
15 günİdari para cezasına itiraz5326 m.27Tebliğ veya tefhim
1 ayKurul kararının iptali (aykırı oy kullanan)KMK m.33/1Karar tarihi
1 ay / en çok 6 ayKurul kararının iptali (toplantıya katılmayan)KMK m.33/1Öğrenme / karar tarihi
6 ayMülkiyetin devri davasıKMK m.25/4Dava açma kararının öğrenilmesi
5 yılMülkiyetin devri davası (üst sınır)KMK m.25/4Dava hakkının doğumu
30 günKiracıya aykırılığın giderilmesi ihtarıTBK m.316/2İhtarın tebliği

Doğru Yolu Seçmek Süreci Kısaltır

Komşu uyuşmazlıklarında kaybedilen zamanın büyük kısmı, yanlış makama yapılan başvurulardan ve yanlış hukuki sebebe dayanan davalardan doğar. Aynı olay için idari yol saatler içinde sonuç verirken, hatalı kurulmuş bir dava dava şartı yokluğundan reddedilerek aylar götürebilir. Hangi delilin hangi aşamada üretileceği de baştan planlanmalıdır.

Kat mülkiyeti, komşuluk hukuku ve kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda dosyanızın hangi yola uygun olduğunun değerlendirilmesi için çalışma alanlarımız sayfasındaki iletişim bilgilerinden randevu talep edebilirsiniz.

Balkona cam panel veya demir parmaklık takılmasının kat maliklerinin oybirliğine tabi olup olmadığı, söktürme davasının işleyişi ve Yargıtay’ın son kararları için cam balkon komşu izni yazımızı inceleyebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Rahatsız eden komşu kime şikayet edilir?

Gürültü, koku ve çöp gibi anlık tespiti mümkün fiiller kolluğa veya belediye zabıtasına bildirilir. Süregelen ve kasıtlı davranışlar Cumhuriyet başsavcılığına şikâyet edilir. Binanın ortak yerlerine ve yönetim planına aykırı davranışlarda ise sulh hukuk mahkemesinden hâkimin müdahalesi istenir.

Apartmanda gürültü yapanlara ceza kesilir mi?

Kesilir. Kabahatler Kanunu m.36/1 uyarınca başkalarının huzur ve sükûnunu bozacak şekilde gürültüye neden olan gerçek kişiye 2026 yılında 1.764 TL idari para cezası verilir. Cezaya kolluk veya belediye zabıta görevlileri karar verir.

Apartmanda gürültü sınırı kaç desibel?

Komşu gürültüsü için kanunda ya da yönetmelikte sayısal bir desibel sınırı yoktur. Çevresel Gürültü Kontrol Yönetmeliği m.2/2, komşular tarafından oluşturulan gürültüleri ve evsel faaliyetlerden kaynaklanan gürültüleri açıkça kapsam dışı bırakır. Ölçüt, TMK m.737’deki hoş görülebilecek derecenin aşılıp aşılmadığıdır.

Komşu gürültüsü saat kaça kadar yapılabilir?

Ülke çapında geçerli tek bir yasak saat aralığı bulunmaz. Sessizlik saatleri yönetim planında, kat malikleri kurulu kararında ya da belediyenin emir ve yasaklar yönetmeliğinde düzenlenir. Belirlenen saat dışında gürültü yapmanın serbest olduğu anlamına gelmez; gündüz yapılan aşırı gürültü de kabahat oluşturur.

Rahatsız eden komşu evden nasıl çıkarılır?

Komşu kat malikiyse evden çıkarılmaz; Kat Mülkiyeti Kanunu m.25 uyarınca bağımsız bölümün değeri ödenerek mülkiyetin diğer kat maliklerine devri istenir. Komşu kiracıysa tahliye mümkündür, ancak bu davayı yalnızca kiraya veren TBK m.316’ya dayanarak açabilir.

Komşuluk hukukunda arabulucuya gitmek zorunlu mu?

Zorunludur. 6325 sayılı Kanun m.18/B uyarınca 01.09.2023’ten itibaren Kat Mülkiyeti Kanunu’ndan ve komşu hakkından kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Ceza şikâyeti ve idari başvuru bu şarta tabi değildir.

Komşu gürültüsü nasıl ispatlanır?

En güçlü deliller olay anında üretilenlerdir: kolluk ve zabıta tutanakları, apartman yönetimine yapılan yazılı başvurular, kat malikleri kurulu tutanakları ve noter ihtarnameleri. Bunlara tanık beyanları ve mahkemeden istenecek delil tespiti ile alınan bilirkişi raporu eklenir.

Balkondan çöp atmak suç mu?

Israrla ve sırf komşuyu rahatsız etmek maksadıyla yapılırsa TCK m.123/1’deki kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçunu oluşturur; Yargıtay 12. Ceza Dairesi 01.07.2025 tarihli kararıyla bu yöndeki mahkûmiyeti onamıştır. Tek seferlik olaylarda ise suç değil, belediye emir ve yasaklarına aykırılık ya da Kabahatler Kanunu m.41 kapsamında idari para cezası gündeme gelir.

Komşum balkona klima taktı, kaldırtabilir miyim?

Cihaz kat malikinin kendi penceresine veya balkonuna, komşuları rahatsız etmemek koşuluyla konulmuşsa kural olarak kaldırılması istenemez. Ancak ortak yer niteliğindeki dış duvara ya da balkon demirinin dışına monte edilmişse KMK m.19/2’ye aykırıdır ve Yargıtay uygulamasına göre kaldırılmasına hükmedilir.

Gürültü cezasına itiraz edebilir miyim?

Edebilirsiniz. Kabahatler Kanunu m.27 uyarınca kararın tebliğ veya tefhiminden itibaren on beş gün içinde sulh ceza hâkimliğine başvurulur. Bu sürede başvurulmazsa karar kesinleşir. On beş bin TL dâhil idari para cezalarında sulh ceza hâkimliğinin verdiği karar kesindir.

Kiracı komşu rahatsız ediyorsa ev sahibine dava açabilir miyim?

Kiracının tahliyesini isteyemezsiniz; bu hak kiraya verene aittir. Ancak KMK m.18/2 uyarınca kat malikinin borçları kiracıya da uygulanır ve kiracı, kat malikiyle birlikte müteselsilen sorumludur. KMK m.33 uyarınca doğrudan kiracıya karşı hâkimin müdahalesi istenebilir.

Kat mülkiyetinin devri davası kaç oyla açılır?

Aksi kararlaştırılmadıkça diğer kat maliklerinin sayı ve arsa payı çoğunluğuyla alacağı karar gerekir. Bu karara rağmen bir kısım kat maliki davayı açmak istemezse, davayı öteki kat malikleri açar. Hâkim, hüküm vermeden önce devir bedelinin bankaya yatırılması için süre verir.

Komşumun kokusu ve dumanı için de dava açılabilir mi?

Açılabilir. TMK m.737/2 yalnızca gürültüyü değil, hoş görülebilecek dereceyi aşan duman, buğu, kurum, toz, koku çıkarmayı ve sarsıntı yapmayı da yasaklar. Bu fiiller için de el atmanın önlenmesi ve tazminat talep edilebilir.

Komşuluk hukuku davası hangi mahkemede açılır?

Kat Mülkiyeti Kanunu’na dayanan talepler dava değerine bakılmaksızın sulh hukuk mahkemesinde, Türk Medeni Kanunu’nun komşuluk hükümlerine dayanan el atmanın önlenmesi ve tazminat davaları ise asliye hukuk mahkemesinde görülür. Yetkili mahkeme taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir.

Hâkimin müdahalesi kararına uyulmazsa ne olur?

KMK m.33/3 uyarınca tespit edilen süre içinde kararı yerine getirmeyene aynı mahkemece idari para cezası verilir. Bundan daha önemlisi, hâkimin emrine rağmen bir yıl boyunca ısrar edilmesi hâlinde KMK m.25 anlamında çekilmezliğin her hâlde mevcut sayılması ve mülkiyetin devri davasının yolunun açılmasıdır.

Komşuya karşı ses kaydı delil olur mu?

Kendi konutunda kendisine yönelen bir rahatsızlığı kaydeden kişinin durumu ile komşunun konutunu izlemeye yönelik kayıt farklı değerlendirilir. İkincisi özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu gündeme getirebilir ve hukuka aykırı delil sayılabilir. Bu nedenle kaydın nasıl ve nerede alındığı belirleyicidir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve idari para cezası tutarları her yıl değişmekte, Yargıtay uygulaması gelişmektedir. Kendi dosyanız için karar vermeden önce bir avukata danışmanız yerinde olur. Hazırlayan: Av. Handan Sayan Özgül.