handan sayan ozgul

Adli Tatil Nedir? Güncel Adli Tatil Tarihleri

Adli Tatil Nedir? Güncel Adli Tatil Tarihleri

Adli Tatil Nedir Guncel Adli Tatil Tarihleri 1

Adli tatil nedir? Hangi tarihlerde başlar ve biter? Bu dönemde mahkemeler tamamen kapalı mı olur, yoksa belirli davalar görülmeye devam eder mi? Özellikle 2026 yılına yönelik adli tatil ne zaman sorusunun cevabı ile birlikte, sürelerin nasıl işlediğinden hangi davaların görüşülebildiğine kadar tüm detayları bu yazımızda paylaştık. Adli işlemlerin tatil sürecindeki işleyişini ve bu dönemin Ankara avukatları, Ankara ceza avukatları, Ankara tazminat avukatları, vatandaşlar ve yargı düzeni üzerindeki etkilerini birlikte inceleyelim.

2026 yılında adli tatil 20 Temmuz’da başlayacak, 31 Ağustos’ta sona erecek ve yeni adli yıl 1 Eylül 2026 tarihinde başlayacaktır. Bu süreçte mahkemeler tamamen kapanmaz; yalnızca kanunda belirtilen dava ve işler görülmeye devam eder.

Adli Tatil Hakkında Kısa Bilgiler

  • ✅ Adli tatil her yıl 20 Temmuz‘da başlar.
  • 31 Ağustos‘ta sona erer.
  • ✅ Yeni adli yıl 1 Eylül‘de başlar.
  • ✅ Mahkemeler tamamen kapanmaz.
  • ✅ Nöbetçi mahkemeler görev yapmaya devam eder.
  • ✅ Dava açılabilir ancak birçok dava adli tatil sonrasına bırakılır.
  • ✅ Hukuk davalarında süreler şartları varsa 1 hafta uzar.
  • ✅ Ceza yargısında ise farklı süre kuralları uygulanır.

Adli Tatil Nedir?

Hukuk sistemimizde “adli tatil” kavramı, her yıl belirli bir zaman aralığında yargı faaliyetlerine sınırlı bir şekilde ara verilmesi anlamına gelir. Adli tatil, özellikle hakim, savcı ve avukat gibi adalet mekanizmasında görevli kişilerin dinlenme hakkını kullanabilmeleri ve uzun süreli yoğun çalışma temposundan kısa bir mola alabilmeleri için düzenlenmiştir. Ancak bu süreçte yargısal faaliyetler tamamen durmaz; kanunlarda belirtilen bazı ivedi ve zorunlu işlerin devamı sağlanır.

Her yıl, adli tatil ne zaman başlar ve biter? sorusu sıkça gündeme gelir. Bu tatil döneminin tarihi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 102. maddesiyle kesin olarak belirlenmiştir. Buna göre, adli tatil her yıl 20 Temmuz’da başlar ve 31 Ağustos’ta sona erer. Yeni adli yıl ise 1 Eylül itibarıyla yeniden başlar.

Adli tatilde mahkemelerin büyük bir kısmı faaliyetlerine ara verirken, sadece acil ve ertelenemez işlerle ilgilenilmesi esastır. Bu süreçte, nöbetçi mahkemeler destek sağlamaya devam eder ve örneğin ihtiyati tedbir, nafaka gibi aciliyet gerektiren konular görülmeye devam eder. Mahkemelere başvuru yapılabilir, dava açılabilir, ancak çoğu davanın görülmesi adli tatil sonrasına bırakılır.

Bu ara dönemin yürürlüğe konulmasındaki amaçlardan biri de adli personellerin izinlerini sorunsuz bir şekilde kullanmalarını sağlamak ve yargı süreçlerinde düzeni korumaktır. Adli tatil hakkında bilgi sahibi olmak, hukuki süreçte hak kaybı yaşamamak için oldukça önemlidir. Özellikle adli tatil ne zaman başladığını bilmek ve buna göre planlama yapmak, hukuki işlemlerin aksamaması adına kritik rol oynar.

Adli Tatil 2026 Ne Zaman Başlıyor ve Bitiyor?

📅 Adli Tatil 2026 Takvimi

🗓️
20 Temmuz 2026
Adli Tatil Başlar
➡️
⚖️
31 Ağustos 2026
Adli Tatil Sona Erer
➡️
📂
1 Eylül 2026
Yeni Adli Yıl Başlar

Adli tatil 2026 yılı için ne zaman başlayacak ve bitecek? sorusu, hukuki süreçler içerisinde olanlar için oldukça kritik bir öneme sahip. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 102. maddesine göre adli tatil, Türkiye’de her yıl aynı tarihler arasında düzenli olarak uygulanmaktadır. Buna göre, adli tatil 2026 yılında 20 Temmuz Pazartesi günü başlayacak ve 31 Ağustos Pazartesi günü sona erecektir. Yeni adli yıl ise 1 Eylül 2026 Salı günü itibarıyla başlayacaktır.

Adli tatil süreci boyunca mahkemelerde genellikle dava ve duruşma sürecine ara verilir; sadece kanunda belirtilen bazı istisnai işler görülmeye devam eder. Bu dönemde, hâkimler ve savcılar yıllık izinlerini kullanarak dinlenirken, dava süreleri kural olarak adli tatilden etkilenir ve uzama imkânı sağlar. Bu nedenle, 2026 yılı için adli tatil ne zaman başlayıp, ne zaman biteceği bilgisi hukuki işlerin planlanması açısından büyük önem taşımaktadır.

Adli tatilin 2026’da 43 gün sürecek olması, tarafların sürelerini doğru hesaplaması için dikkatli olmasını gerektirir. Örneğin, mahkemelerin çalışmadığı bu dönemde, yasal olarak belirlenmiş sürelerin son günü adli tatile denk gelirse, süreler adli tatilin bitiminden itibaren 1 hafta (7 gün) uzatılır. Bu uygulama, hukuk sistemimizdeki sürelerin düzenlenmesinde hak kaybını önlemeyi amaçlayan önemli bir düzenlemedir.

Adli tatil; hukuk mahkemelerinden ceza mahkemelerine, icra işlemlerinden noter işlemlerine kadar birçok süreci etkiler. Ancak bu dönemde herhangi bir hak kaybı yaşamamak adına, hem bireyler hem de vekiller süreci yakından takip etmeli ve planlamalarını bu tarihlere uygun şekilde yapmalıdır. Adli tatil tarihleri, hukuki süreçlerini yönetmek isteyen taraflar için her yıl sabit bir zaman diliminde ilerlediği için, zamanlama açısından belirsizlik yaşanmamaktadır.

Adli Tatilde Mahkemeler Tamamen Kapanır mı?

Adli tatil, mahkemelerin belirli bir süre boyunca yargılama faaliyetlerine sınırlı şekilde ara verdiği bir dönemdir. Ancak bu durum, mahkemelerin tamamen kapanacağı anlamına gelmez. Adli tatil ne zaman başladığında, kanunda belirtilen belirli davalar ve işlemler kapsamında mahkemeler faaliyet göstermeye devam eder. Bu süreçte, özellikle aciliyet arz eden konuların ele alınması için bir sistem oluşturulmuştur.

Adli tatil süresince mahkemelerin tamamı kapalı olmaz. Aksine, her adliyede görevlendirilen nöbetçi mahkemeler, sadece acil ve istisnai işlerle ilgilenmek üzere görev yapar. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 103. maddesi uyarınca, ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz, delil tespiti gibi geçici hukuki koruma işlemleri ve nafaka, soybağı, velayet gibi davalar bu dönemde de görülebilir. Ayrıca ceza yargısında tutuklama kararlarına ilişkin işlemler de yürütülür.

Bu düzenleme, hukuk sisteminin sürekliliğini sağlamak ve tarafların mağduriyetini önlemek amacıyla yapılır. Bu nedenle, adli tatil sırasında mahkemelerin tamamen kapandığına dair yanlış bir algının önüne geçmek önemlidir. Tatil dönemine denk gelen acil işler ve diğer hukuki süreçler hakkında bilgi almak isteyenlerin bir uzmana danışması faydalı olacaktır. Yargının işleyişine dair detaylı bilgi, adli tatilin önemi ve kapsamının daha iyi anlaşılmasına yardımcı olur.

Adli Tatilde Mahkemeler

Adli Tatilde Hangi Davalar Görülmeye Devam Eder?

Adli tatil ne zaman gerçekleşirse gerçekleşsin, hukuk sistemi içinde bazı davalar bu dönemde de görülmeye devam eder. Bu davalar, genellikle toplum düzenini korumak, bireylerin temel haklarını güvence altına almak ve acil nitelik taşıyan uyuşmazlıkları çözmek amacıyla kanunlarla belirlenmiştir. Yargı sisteminde işleyişin tamamen durmadığı bu süreçte, ihtiyati tedbir ve acil durumlar dışında kalan birçok dava türü adli tatil süresince askıya alınır. Ancak belirli davalar, adli tatilde de öncelikli olarak değerlendirilir.

Adli tatilde devam eden davalar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 103. maddesi kapsamında açıkça belirtilmiştir:

  • İhtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve delillerin tespiti gibi geçici hukuki koruma talepleri,
  • Nafaka, velayet, soybağı ve vesayet gibi aile hukuku uyuşmazlıkları,
  • Nüfus kayıtlarının düzeltilmesi konusundaki davalar,
  • İşçi alacakları ve iş sözleşmelerinden doğan davalar,
  • Ticari defterlerin kaybı veya kıymetli evrak iptalleri gibi ticari hukuka ilişkin bazı işlemler,
  • İflas ve konkordato davaları,
  • Tahkim sürecine bağlı dava ve işlemler,
  • Çekişmesiz yargı işlemleri,
  • Kanunda belirtilen ivedi olduğu açıkça belirtilen veya mahkemece acil görülmesine karar verilen davalar.

Bu davaların adli tatil sırasında görülmeye devam etmesi, taraflar arasında ortaya çıkabilecek hak kayıplarını önlemede önemli bir rol oynar. Örneğin, bir işçinin geciken alacağı için açtığı dava veya çocuğun velayeti gibi kritik konular, beklemeye alınmaksızın süre kaydedilerek değerlendirilir.

Ayrıca, adli tatil süresince nöbetçi mahkemeler görev yaparak bu davaların ele alınmasını sağlar. Hak kaybını önlemek ve ilgili süreçleri hızlandırmak amacıyla, acil durumları kapsayan bu mahkemelere başvurular yapılabilir. Unutulmamalıdır ki adli tatil, sadece belirli dava türlerinde işlemleri kapsam dışı bırakır. Diğer davalar için yeni yıl başlaması beklenebilir.

Adli tatil boyunca hangi dava türlerinin görülebileceği konusunda bilgiye ihtiyaç duyanlar, bir hukuk danışmanından destek alabilir ve sürecin hukuka uygun şekilde ilerlemesini sağlayabilir. Bu, özellikle kanunda belirtilen istisna hükümleri kapsamında yer alan dava ve işlemler için önem taşır.

Adli Tatilde İcra Daireleri Açık mı?

Adli tatil ne zaman sorusunun yanıtını öğrenen birçok kişi, adli tatil süresince icra dairelerinin durumunu merak etmektedir. Adli tatil boyunca mahkemelerin genel olarak faaliyetlerine ara verdiği bilinse de, icra dairelerinin işleyişi konusunda farklı bir düzenleme söz konusudur.

Adli tatilde, icra daireleri kapalı olmaz ve rutin işlem yapmaya devam ederler. Ancak, adli tatil süresi boyunca icra mahkemelerinde görülecek davalar ve işlemler sınırlıdır. İcra ve iflas işlemleri açısından adli tatil, dava takvimi ve fiili süreçte kısmi bir yavaşlamaya neden olsa da, özellikle borçlunun haklarını korumaya yönelik başvurular devam edebilir.

Öncelikle şunu belirtmekte fayda var; icra daireleri adli tatil süresince açık olmakla birlikte, mahkeme kararları gerektiren bazı taleplerin veya itirazların değerlendirilmesi adli tatil sonrası bir tarihe ertelenebilir. Bu da özellikle borçlu ya da alacaklı taraf için işlem hızında gecikmelere yol açabilir. Buna karşılık, tatil dışında kalan rutin tahsilat, haciz, ödeme emirlerinin tebliği gibi operasyonel işlemler devam etmektedir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun düzenlemeleri uyarınca, adli tatile denk gelen sürelere ilişkin hak düşürücü sürelerin bazı durumlarda adli tatil bitiminden itibaren uzatılacağını hatırlatmak gerekir. Bu düzenleme, borçlu ve alacaklıların hak kaybı yaşamadan işlemlerini tamamlayabilmelerini sağlamaktadır.

Sonuç olarak, adli tatilde icra dairelerinin açık olması, tarafların talep ve süreçlerini yönetebilmesine olanak tanımaktadır. Adli tatil sonrası hesaplama ve işlem detaylarını eksiksiz yerine getirmek için bir hukuk uzmanından profesyonel destek almak faydalı olabilir. Bu tür süreçlerde doğru ve zamanında hareket etmek, sürecin sağlıklı yürütülmesi için büyük önem arz etmektedir.

Adli Tatilde İcra Takibi Yapılabilir Mi?

Adli tatilin başlamasıyla birlikte hukuk sisteminde mahkemelerin genel işleyişine ara verilse de, bazı iş ve işlemler bu süreçte de devam edebilir. Bu durum özellikle icra takibi süreçlerinde dikkatle değerlendirilmelidir. Peki, adli tatilde icra takibi yapılabilir mi? Bu sorunun yanıtına gelmeden önce, hukuk sistemimizdeki bazı önemli yasal hükümleri açıklamak faydalı olacaktır.

İcra ve iflas işlemleri, adli tatil kapsamında tamamen durdurulan veya ara verilen işlemler arasında yer almaz. Bu nedenle, icra daireleri adli tatil sırasında da faaliyetlerini sürdürür. Kanuni düzenlemeler çerçevesinde, borçlular veya alacaklılar, icra işlemlerine devam edebilir. Özellikle para alacaklarına ilişkin takipler, tahliyeye dair icra işlemleri ve haciz işlemleri adli tatil sürecinde de gerçekleştirilebilir.

İcra takibi başlatılması, haciz taleplerinin iletilmesi ve dosya işlemleri gibi hususlar adli tatilin genel uygulamaları dışında tutulmuştur. Ancak, bu süreçte dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta da sürelerin işleyişidir. Genel kanıya göre, adli tatile bağlı süreler işlemez gibi düşünülse de, söz konusu sürelerin ne zaman durup ne zaman işlediği konusunu doğru bir şekilde anlamak oldukça önemlidir.

Öte yandan, borçlu veya alacaklı tarafların hak kaybına uğramamaları adına, adli tatil süresince yapılacak işlemler sırasında kanunda düzenlenen hak düşürücü sürelere uyulması gerektiğini unutmamalıyız. Örneğin, borçlu tarafın alacağı bir itiraz süresi adli tatil nedeniyle ertelenmez; bu tür işlemler olağan akışına uygun bir şekilde devam eder.

Sonuç olarak, adli tatilin icra işlemlerine olan etkisi sınırlıdır ve icra takibi, haciz gibi işlemler sorunsuz bir şekilde yürütülebilir. Özellikle mahkemelerin iş yükü açısından önem taşıyan bu düzenleme, alacaklılar ve borçlular için önemli avantajlar sunmakta ve kanunun işleyişine katkı sağlamaktadır. Bu süreçte yasal haklarınızı koruma noktasında uzman bir avukata danışmanız yerinde bir karar olacaktır.

Adli Tatilde Icra Takibi

Adli Tatilde Süreler Durur Mu?

Adli tatil, yargı faaliyetlerinin büyük ölçüde durduğu ancak belirli istisnai işlerin devam ettiği bir dönemdir. Bu süreçte gerek dava işlemleri gerekse hukuki süreler açısından çeşitli düzenlemeler yapılmıştır. Peki, adli tatilde süreler durur mu? Sorunun cevabı hukuk dalına ve davanın niteliğine göre değişiklik göstermektedir.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 104. maddesine göre, adli tatile tabi olan dava ve işler bakımından süreler işlememektedir. Eğer bir davanın veya hukuki işlemin süresi adli tatil dönemine rastlıyorsa, bu süre tatilin sona ermesinden itibaren bir hafta (7 gün) uzatılmaktadır. Örneğin, 18 Temmuz’da başlayan ve 25 Temmuz’da sona ermesi gereken bir hukuki süre, adli tatil ne zaman sona eriyorsa o tarihten itibaren bir hafta daha uzar. 2026 yılı için bu tarih, 7 Eylül olacaktır.

Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) açısından ise durum farklılık göstermektedir. CMK’ye göre ceza davalarında süreler adli tatile rastlıyorsa, bu süre tatilin sona erme tarihinden itibaren 3 gün daha uzatılmaktadır. Örneğin, temyiz veya itiraz süreleri bu kapsama dahildir. Bu nedenle hak kaybına uğramamak adına sürelerin yakından takip edilmesi önemlidir.

İdari yargıda süreler ise farklı bir düzenlemeye tabidir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’na göre, idari davalarda süreler tatil boyunca işlemeye devam eder. Ancak dava türüne göre özel düzenlemeler olabileceği için hukuki danışmanlık alınmasında fayda vardır.

Sonuç olarak, adli tatilde süreler genel itibarıyla durmakta veya uzatılmaktadır, ancak bu durum farklı dava türlerine göre değişiklik gösterebilir. Özellikle dava açma, itiraz ya da temyiz gibi işlemleri gerçekleştirenlerin bu sürelerin hesaplanmasında hassas davranarak herhangi bir hak kaybı yaşamamaları adına bir uzmanla görüşmeleri yararlı olacaktır.

Adli Tatilde Dava Açılabilir Mi?

Adli tatil süresince sıklıkla merak edilen sorulardan biri, dava açmanın mümkün olup olmadığıdır. Bu konuda açıkça belirtmek gerekir ki, adli tatil ne zaman olursa olsun, bu dönemde dava açılması tamamen mümkündür. Ancak, dava açıldıktan sonraki sürecin nasıl ilerleyeceği, davanın niteliğine bağlı olarak değişiklik gösterir.

Adli tatilde, mahkemelerin genel çalışma düzeni durdurulsa da, bu dönemde mahkemelere dava dilekçesi sunulabilir. Ancak açılan davanın duruşmasının yapılması ve esasının görüşülmesi, genellikle adli tatile tabi olmayan daha acil işlerle sınırlıdır. Yalnızca ivedilik arz eden davalar, örneğin nafaka, velayet, koruma tedbirleri gibi konular, bu süre zarfında değerlendirilebilir.

Ayrıca, taraflar arasında her türlü dilekçenin verilmesi de mümkündür. Bu durumda, adli tatilde açılmış olan davaların duruşmaları, mahkeme yoğunluğuna ve işlemin hızına bağlı olarak adli tatil sonrası tarihlerde planlanabilir. Her adliyede görev yapan nöbetçi mahkemeler, bu tür başvuruları düzenli olarak kabul eder.

Hukuki hakların korunabilmesi adına her dönem olduğu gibi adli tatil süresince de yasal süreçler süresi içinde başlatılabilir. Özellikle, dava sürelerinin belirlenmesinde adli tatilin bitimi göz önünde bulundurularak hesaplanan yasal süre uzatmaları, hak kayıplarının önüne geçer. Örneğin, dava açma süresi adli tatile rastlarsa, bu süre adli tatilin sona erdiği tarihten itibaren bir hafta uzar.

Sonuç itibarıyla adli tatil süreci, dava açma hakkını sınırlamaz; yalnızca süreçlerin işleyişine belirli düzenlemeler getirir. Bu sebepten ötürü, acele edilmesi gereken hukuki işlemler için bir avukattan destek alınması tavsiye edilir. Adli tatil dönemi boyunca hukuki sürecinizi etkin bir şekilde yönetmek için profesyonel hukuki destek almak büyük önem taşır.

Adli Tatilde İstinaf Süresi İşler mi?

Adli tatil, hukuk süreçlerinin belirli bir dönem boyunca yavaşlatıldığı, ancak tamamen durmadığı bir uygulamadır. Bu süreçte birçok hukuk konusu tatil sonrasına ertelenirken, sürelerin işleyişine dair bazı farklılıklar ortaya çıkmaktadır. Peki, adli tatil ne zaman istinaf süresini etkiler? Bu sorunun yanıtı, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) belirlediği kurallara bağlıdır.

HMK’nın 104. Maddesi çerçevesinde, adli tatile tabi olan davalarda istinaf süresi durdurulur. Eğer istinaf başvurusunda bulunmak için belirlenen süre, adli tatile denk geliyorsa; bu durumdaki süre, adli tatilin sona erdiği tarihten itibaren bir hafta uzatılır. Örneğin, istinaf süresi 25 Temmuz gibi tatil dönemine denk gelirse, bu süre 1 Eylül’den itibaren yedi gün daha eklenerek 8 Eylül’e kadar uzar. Bu düzenleme, tarafların herhangi bir hak kaybı yaşamamasını garanti altına almaktadır.

Ancak, unutulmamalıdır ki istinaf süreleri yalnızca adli tatile tabi olan dava ve işler için durur. Adli tatile tabi olmayan ceza davalarında ise farklı hükümler geçerlidir. Özetle, adli tatil süresince istinaf başvurularında dikkat edilecek bir diğer önemli nokta, süre hesaplamasının hukuki prosedüre uygun şekilde yapılmasıdır. Bu tür dönemlerde, tüm işlemlerin uzman bir avukat yardımıyla takip edilmesi tarafların lehine olacaktır.

Sonuç olarak, adli tatil sürecinin istinaf süresi üzerinde doğrudan etkisi bulunmaktadır ve bu durum yasal düzenlemelerle koruma altına alınmıştır. Süre dolumları ve resmi tarihler konusunda detaylı bilgiye sahip olmak için hukuk danışmanlığından faydalanmayı ihmal etmeyin.

Adli tatilde temyiz süresi durur mu?

Adli tatilde temyiz süresinin durup durmadığı, davanın tabi olduğu yargılama usulüne göre değişiklik gösterir. Hukuk davalarında, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 104. maddesi uyarınca adli tatile tabi dava ve işlerde temyiz süresinin son günü adli tatil dönemine rastlıyorsa, süre doğrudan sona ermez. Bu durumda süre, adli tatilin bitiminden itibaren bir hafta uzamış sayılır. Dolayısıyla hukuk davalarında temyiz süresi fiilen adli tatilden etkilenir ve hak kaybı yaşanmaması amacıyla ek süre tanınır.

Ceza yargılamasında ise farklı bir düzenleme bulunmaktadır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 331. maddesine göre, adli tatile rastlayan temyiz ve diğer kanun yolu süreleri adli tatilin bitiminden itibaren üç gün uzar. Bu nedenle, temyiz süresinin hesaplanmasında davanın hukuk, ceza veya başka bir yargı koluna ait olup olmadığı mutlaka dikkate alınmalıdır. Sürelerin yanlış hesaplanması kanun yolu hakkının kaybedilmesine yol açabileceğinden, somut olayın özelliklerine göre hukuki değerlendirme yapılması önemlidir.

Not: Dava ve işlerin adli tatile tabi olup olmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.

Adli Tatilde Nöbetçi Mahkeme Olur Mu?

Adli tatil döneminde mahkemelerin genel olarak yıllık çalışmalarına ara verildiği doğrudur. Ancak bu süreçte, hukuki ihtiyaçların devam etmesi sebebiyle belirli davalar ve işlemler için nöbetçi mahkemeler devreye girer. Bu uygulama, vatandaşların acil taleplerini karşılamak ve temel haklarının korunmasını sağlamak adına önem taşır.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) ilgili hükümleri gereğince, adli tatil ne zaman başlarsa başlasın, her adliyede nöbetçi mahkemeler belirlenir. Nöbetçi mahkemelerin temel görevi, tatil süresince hukuki sürecin tamamen durmasını engellemek ve aciliyet gerektiren konuları karara bağlamaktır. Bu kapsamda örneğin ihtiyati tedbir talepleri, ihtiyati haciz kararları, delillerin tespitine yönelik başvurular ve tabloya dahil edilen diğer ivedi davalar nöbetçi mahkemelerce görülmeye devam eder.

Adli tatilde görev yapacak bu mahkemeler, genellikle sulh hukuk, asliye hukuk ve aile mahkemeleri gibi birimlerden seçilir. Ayrıca nitelik olarak ivedilik gerektiren ceza davaları için sulh ceza mahkemelerinde de nöbetçi hakimlikler bulunabilir. Bu düzenlemeler sayesinde, tarafların hak kaybı yaşamaması amaçlanır.

Nöbetçi mahkemeye başvurular genelde aynı şekilde yapılır ve dilekçeler kabul edilir. Ancak dikkat edilmesi gereken nokta, nöbetçi mahkemelerin yalnızca aciliyet taşıyan davalara bakacağı yasal çerçevedir. Ekim ayında yapılacak bir duruşma, genellikle adli tatil süresince nöbetçi mahkemelerde görülmez. Bu nedenle dosyayı kontrol ettirerek talebin niteliğine uygun olup olmadığını teyit etmek önemlidir.

Sonuç olarak, adli tatil boyunca nöbetçi mahkemelerin varlığı, özellikle hukuksal işlemler açısından bir güvence olarak kabul edilebilir. İlgili dönemde hukuki bir işlem yapmak isteyen bireylerin bu mekanizmayı dikkate alarak hareket etmeleri önerilir.

Adli Tatilde Boşanma Davası Görülür Mü?

Adli tatil sürecinde en çok merak edilen konulardan biri, boşanma davalarının bu dönemde nasıl işlediğidir. Adli tatil ne zaman olduğu dikkate alındığında, bu dönem zarfında genel olarak hukuki işlemler askıya alınır ve yalnızca kanunlarda belirtilen istisnalar doğrultusunda işlemler devam eder. Ancak boşanma davaları genelde bu istisnalardan biri değildir.

Adli tatilde, çekişmeli ve anlaşmalı boşanma davaları gibi genel duruşmalar yapılmaz. Boşanma davalarına ilişkin işlemler, adli tatil sona erdikten sonra devam eder. Fakat istisnai durumların varlığında, özellikle nafaka veya velayet gibi ivedilik arz eden hususlarla bağlantılı talepler için mahkemeden bir karar alınması gerekebilir. Eğer boşanma davasıyla bağlantılı olarak tedbir nafakası, geçici velayet veya çocuk teslimi gibi bir talep söz konusuysa, bu tür acil talepler, adli tatilde de nitelikleri gereği incelenebilir.

Bu dönemde boşanma davası açılması mümkündür. Davanın açılmasına engel teşkil eden bir durum bulunmaz, çünkü dava açma hakkı anayasal bir haktır. Ancak, mahkeme süreçleri henüz başlamayacağı için dilekçelerin incelenmesi ve duruşma günü belirlenmesi gibi işlemler adli tatilin bitiminden sonra yapılır.

Adli tatilden önce dilekçenizi mahkemeye sunmuşsanız ve sürelerde bir hak kaybına uğramak istemiyorsanız, mutlaka sürelerin adli tatil sonrası nasıl etkilendiğini öğrenmelisiniz. Boşanma davalarıyla bağlantılı süreler, adli tatil sürecinde durur ve adli tatilin bitiminden itibaren bir hafta süreyle uzar. Bu nedenle tarafların veya vekillerinin hukuki süreci doğru bir şekilde takip etmesi oldukça önemlidir.

Adli tatil süresince boşanma davalarının gidişatına ilişkin detaylı bilgi almak ve davalarınızı etkili bir şekilde yönetmek için uzman bir avukattan destek almayı öneririz.

Adli Tatilde Bosanma Davasi

Adli Tatilde İş Davaları Görülür Mü?

Adli tatilin başladığı ve bittiği tarihler arasında mahkemelerde genel anlamda duruşmalar yapılmamaktadır. Ancak bu süreçte bazı davalar, ivedilik ve ehemmiyet taşıdığı için adli tatilden etkilenmez. Peki, iş davaları bu kapsamda mıdır? Önce durumu açıklığa kavuşturalım: Adli tatilde hangi davaların görülebileceği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 103. maddesi ile düzenlenmiştir.

Kanun, işçi haklarının hızlı bir şekilde korunmasını sağlamak amacıyla, iş davalarını adli tatilde görülebilecek istisnai dava türleri kapsamına almıştır. Bu durum, özellikle hizmet akdine dayalı uyuşmazlıkların ve iş sözleşmesinden doğan davaların, işçi mağduriyetini önlemeye yönelik olarak adli tatil boyunca görülmesine olanak tanır. Dolayısıyla, bir işçinin ücret alacağı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı gibi haklar için açtığı dava, adli tatilde de ele alınabilir.

Diğer yandan, işveren tarafından açılan dava türleri genelde adli tatil kapsamında değerlendirilmeyebilir. İşçi lehine olan bu düzenleme, hak ihlallerinin gecikmeden telafisini sağlamak amacı taşır. Mahkemede iş davalarının görülüp görülemeyeceğini, dosyanın özel durumu ve mahkemenin nitelikleri belirler.

Adli tatilde iş davalarının ele alınması şu unsurlara bağlı olabilir:

  • İşçi tarafından açılmış olması,
  • Hak kaybına yol açabilecek bir aciliyet taşınması,
  • Dava konusunun HMK 103. madde kapsamına girmesi.

Adli süreçlerin iş davalarını nasıl etkilediğini daha iyi anlamak adına adli tatil ne zaman başlar ve biter, gibi temel bilgileri değerlendirmek oldukça önemlidir. İş davaları konusundaki hukuki meselelerde, detaylı bilgi almak veya haklarınızı koruma altına almak için profesyonel bir avukata danışmanız faydalı olacaktır. Adli tatil sürecinde, konunun uzmanı tarafından rehberlik edilmesi tarafların gereksiz mağduriyet yaşamalarının önüne geçebilir.

Adli Tatilde Ceza Davaları Görülür Mü?

Adli tatil, yaz aylarında mahkemelerin çoğunlukla yargı faaliyetlerine ara verdiği bir dönemdir. Ancak bu durum, ceza davaları açısından farklılık gösterir. Ceza davalarının özellikleri, hukuk davalarından ayrıldığı için istisnai olarak bazı ceza davaları adli tatil süresince görülmeye devam edebilir. Özellikle ivedilik ve kamu düzeni ile ilgili bir durumu varsa, ceza davalarında gerek soruşturma gerekse duruşma süreçleri tatil süresince devam ettirilebilir.

Adli tatilde ceza davalarına ilişkin işlemler, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 331. maddesinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre:

  • Tutuklu yargılanan kişilere ilişkin davalar, sanığın özgürlük hakkı söz konusu olduğu için tatil boyunca kesintisiz şekilde devam eder.
  • Soruşturma aşamasında, şüpheli hakkında tutuklama, yakalama kararı verme gibi işlemler de tatilin kapsamı dışında bırakılmıştır.
  • Delil toplama, ifade alma ve soruşturmanın hızlı ilerlemesi gereken safhaları da adli tatilde sürdürülebilir.

Bunun dışında, acil niteliği olmayan ceza davaları, adli tatil sonrasına ertelenir. Ancak mahkemelerde her zaman nöbetçi hâkimlikler görev yaparak gerekli durumlarda karar alabilir. Bu da, halkın adalete erişiminde herhangi bir kopukluk olmamasını sağlar.

Adli tatilde görülmeye devam edebilecek ceza davalarının kapsamı, davanın ivediliğine, kamu düzenine etkisine ve sanığın özgürlük durumu gibi kıstaslara bağlı olarak belirlenir. Bu yüzden, ceza davalarında süreçlerin nasıl yürütüleceğiyle ilgili bir avukattan danışmanlık almak oldukça önemlidir. Adli tatil ne zaman başladı ve hangi işlemler yapılabilir? sorusu kadar, bu dönemin ceza davalarını nasıl etkilediğini anlamak da kritik bir konudur.

Adli Tatilde Tüketici Davaları Görülür Mü?

Adli tatilde, hukuk sistemimizde belirli kurallar çerçevesinde mahkemelerin çalışma düzenine ara verilir. Ancak bu ara verme süreci, adli tatil ne zaman başlar ve biter sorusuna ek olarak hangi davaların görülebileceği sorusunu da beraberinde getirir. Tüketici davaları da bu kapsamdaki önemli konular arasında yer alır.

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 103. maddesine göre, adli tatilde görülebilecek dava türleri açıkça belirtilmiştir. Bu madde uyarınca adli tatil döneminde yalnızca kanunen “ivedi” olarak değerlendirilen ve ertelemeyle telafisi mümkün olmayan davalar ele alınır. Tüketici davaları, niteliği itibarıyla genellikle bu kapsamda değerlendirilmez ve adli tatil süresince görülmez. Dolayısıyla, tüketici haklarıyla ilgili bir dava açılmışsa, mahkeme süreçlerinin adli tatil sonrasına bırakılması söz konusu olabilir.

Adli tatil süresince, tüketici davalarınıza ilişkin işlem süreçlerinde gecikme yaşanmaması adına dikkat edilmesi gereken en önemli husus, süre hesaplamalarıdır. Eğer tüketici davasına ilişkin süreler adli tatile denk geliyorsa, bu süreler tatile tabi olur ve adli tatilin bitiminden itibaren bir hafta daha uzatılır. Bu nedenle hak kaybı yaşamamak için bu süreçlerin doğru şekilde hesaplanması ve düzenlenmesi oldukça kritiktir.

Tüketici yönünden acil niteliği taşıyan ve mahkemece “ivedi” sayılabilecek özel durumlar söz konusu olduğunda ise tatil boyunca bu taleplerin incelenmesi de mümkündür. Örneğin, tüketici haklarını korumaya yönelik delil tespiti talepleri gibi durumlar adli tatilde de değerlendirilebilir. Ancak, genel olarak tüketici uyuşmazlıklarına dair esas davalar adli tatilden sonra görülmeye başlanır.

Adli tatilde tüketici davalarınıza ilişkin hukuki süreçleri takip etmek ve gereklilikleri yerine getirmek üzere uzman bir hukuki destek almayı düşünebilirsiniz. Bu, hak kaybı yaşamanızın önüne geçerken, dava süreçlerinin de sorunsuz ilerlemesine katkı sağlar.

Adli Tatilde Kira Davaları Görülür Mü?

Adli tatil sürecinin başlamasıyla birlikte hukuki işlemler genel olarak durdurulmakta, ancak bazı davalar ve işlemler bu kapsamda istisnai olarak işlem görmeye devam etmektedir. Adli tatil sırasında kira davalarının görülüp görülmeyeceği konusu, sıklıkla kafa karıştıran bir sorudur ve bu durum kanunlarımızda açıkça düzenlenmiştir.

Kira davaları genel olarak adli tatil kapsamında değerlendirilen davalardan biridir ve bu sebeple 20 Temmuz ile 31 Ağustos tarihleri arasında görülmez. Ancak kanun gereği acil bir nitelik taşıyan bazı işlemler, adli tatil süresince istisnai olarak yapılabilir. Örneğin, kira ilişkisi nedeniyle doğrudan bir zararın önlenmesi ya da taraflardan birinin büyük bir mağduriyet yaşamaması adına ihtiyati tedbir ya da ihtiyati haciz gibi geçici hukuki koruma talepleri adli tatilde de değerlendirilebilmekte ve mahkemeler bu işlemleri yerine getirebilmektedir. Bunun dışında, kira tespitine yönelik ya da tahliyeyle ilgili karara bağlama işlemleri, adli tatilin bitmesinin ardından devam ettirilir.

Adli tatilde kira davaları açılabilir mi sorusuna gelirsek, dava açılması noktasında herhangi bir sınırlama bulunmamaktadır. Adliyeler, dosya kabul işlemlerine devam eder ve kira davalarına ilişkin başvurular yapılabilir. Ancak başvuruların işleme alınarak duruşma ya da karar aşamasına geçilmesi adli tatil sonrasına ertelenir. Tatil boyunca açılan davalarda süre yönetimi ve işlemlerin planlaması, özellikle tarafların mağduriyet yaşamaması açısından dikkatle ele alınmalıdır.

Sonuç olarak, adli tatil ne zaman başlar sorusunu göz önünde bulundurduğumuzda, bu süreç boyunca kira davalarının durduğunu, ancak gerekli durumlarda geçici hukuki koruma talep edilebileceğini söyleyebiliriz. Daha spesifik sorularınızda veya işlemlerinizin doğru yönetilmesi adına bir hukuk uzmanı ile görüşmek oldukça faydalı olacaktır.

Adli Tatilde Nafaka Davası Açılabilir mi?

Adli tatilin başlamasıyla birlikte mahkemeler ve yargı süreçleri büyük ölçüde ara vermektedir. Ancak bu, tüm dava türlerinin tamamen durduğu anlamına gelmez. Adli tatil ne zaman başladığında hangi işlerin görülebileceği Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) çerçevesinde açıkça düzenlenmiştir. Nafaka davaları da bu kapsamda özel bir yere sahiptir.

Adli tatilde nafaka davası açmak mümkündür ve bu tür davalar ivedi nitelikte değerlendirilmektedir. Kanun koyucu, nafaka konusundaki davaları insan onuru ve temel ihtiyaçlar bakımından acil olarak görür. Bu nedenle nafaka davaları, adli tatilde ele alınabilecek istisnai davalar arasında yer alır. Velayet, soybağı ve vesayete ilişkin davalarda olduğu gibi, nafaka davalarının sürüncemede kalması olası mağduriyetlere yol açabilir.

Adli tatil süresince açılmış bir nafaka davası, nitelik gereği herhangi bir gecikme olmaksızın nöbetçi mahkemeler tarafından karara bağlanabilir. Özellikle tedbir nafakası talepleri bu dönemde hızlı bir şekilde değerlendirilir. Böylelikle tarafların mali mağduriyet yaşaması önlenir.

Bu süreçte dikkat edilmesi gereken en önemli husus, dosyanın doğru bir şekilde hazırlanması ve tüm hukuk kurallarına uygun hareket edilmesidir. Hem dava açma hem de hukuki hakların korunması adına uzman bir hukukçudan destek almak büyük önem taşır. Adli tatil sonrası yapılacak işlemler ve sürecin gidişatı bu desteğin kapsamına girer.

Sonuç olarak, adli tatil boyunca nafaka davaları hem açılabilir hem de görülebilir. Süreçlerde mağduriyet yaşamamak için yasal mevzuatın dikkatle takip edilmesi gereklidir. Ayrıca, adli tatilin ardından sürelere etkilerini göz önünde bulundurarak hareket etmek, hukuki hakların korunmasını sağlayacaktır.

Adli Tatilde Velayet Davası Görülebilir mi?

Belirli dava türlerinin hassasiyeti nedeniyle, bazı hukuki süreçler adli tatil süresince de devam eder. Bunlardan biri de velayet davalarıdır. Adli tatil ne zaman başlarsa başlasın, hukuk sistemimizde aile düzenini yakından ilgilendiren davalar, gecikmesi durumunda ciddi mağduriyetler yaratabilecek yapıda olduğu için öncelikli ve önem arz eden davalar arasında yer alır.

Velayet davaları, çocuğun üstün yararını koruma amacı taşıdığı için adli tatilde de görülebilecek davalar kapsamında değerlendirilir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 103. maddesine göre, velayet konusundaki uyuşmazlıklar adli tatil süresince de mahkemelerde işlem görebilir. Mahkemelerin, bu tür davaları değerlendirilmesi için aile hukuku kapsamında özel bir öncelik tanıdığı bilinmektedir.

Adli tatil süresince velayet davası açmak ya da mevcut bir dava sürecini ilerletmek mümkündür. Nöbetçi mahkemelerde, ilgili duruşmalar yapılabilir ve gerekli kararlar alınabilir. Özellikle acil ve çocuğun fiziksel ya da psikolojik sağlığını etkileyebilecek durumlarda hızlı bir yargılama sürecine olanak sağlanır.

Velayet davası açmayı veya devam eden bir davayı adli tatil sürecinde yürütmeyi planlıyorsanız, süreçlerin doğru şekilde işleyebilmesi adına hukuki destek almanız önemlidir. Çünkü adli tatilin davalara etkisi ve diğer prosedürler hakkında uzman bir avukatın yönlendirmesi, sürecin daha kısa ve sorunsuz ilerlemesini sağlar. Bu sebeple, çocuğunuzun ve sizin haklarınızı korumanız açısından bu süreçte danışmanlık almayı ihmal etmeyin.

Adli Tatilde Velayet Davasi

Adli Tatilde Noterler Açık mı?

Hukuk sistemimizde, adli tatil ne zaman başlarsa mahkemelerin büyük kısmı genel faaliyetlerine ara verir. Ancak noterler, mahkemelerin faaliyetlerini durdurduğu bu süre boyunca hizmet vermeye devam eder. Yani, adli tatil süresi boyunca noterlik işlemleri aksamaz.

Noterler, adli tatil süresince olağan mesai saatlerinde faaliyet gösterirler. Bu, noter ihtiyaçlarının kesintisiz karşılanması bakımından önemlidir çünkü noterlik hizmetleri, çoğu zaman kritik işlemlerin yürütülmesi için gereklidir. Örneğin, sözleşme onaylatma, vekaletname düzenleme veya tapu işlemlerinde kimi belgelerin tasdiki gibi işlemler noterler aracılığıyla devam ettirilebilir.

Tatil sürecinde noterlerin açık olması, özellikle iş dünyasında ve bireysel süreçlerde hukuki işlemlerin aksamadan yürütülmesini sağlar. Ancak noter hizmetlerinden yararlanmayı planlıyorsanız, ilgili noter dairesini önceden telefonla arayarak çalışma saatlerini ve gerekli belgeleri öğrenmek faydalı olabilir. Bazı noterliklerde yoğunluk sebebiyle işlem süreleri uzayabilir.

Sonuç olarak, adli tatil döneminde noterler açık olup vatandaşlara hizmet vermeye devam eder. Bu da adli tatilin noterlik süreçlerine herhangi bir olumsuz etkisinin olmadığını gösterir. Hukuki işlemlerinizin kesintiye uğramaması için noterlerin bu süre zarfındaki hizmetlerinden güvenle faydalanabilirsiniz.

Adli Tatilden Sonra Süreler Nasıl Hesaplanır?

Adli tatil süresince bazı hukuki işlemler ve davalar beklemeye alınır, ancak tatil sona erdikten sonra sürelerin nasıl hesaplanacağı oldukça önemli bir konudur. Adli tatil tarihleri, her yıl aynı şekilde 20 Temmuz’da başlar ve 31 Ağustos’ta sona erer. Bu süreçte, çoğu hukuki sürecin durmasına yönelik düzenlemeler, tarafların hak kaybı yaşamamasını sağlayacak şekilde kanunlarda tanımlanmıştır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 104. maddesi, tatil sırasında sürelerin nasıl etkileneceğini açıkça düzenlemektedir. Buna göre, adli tatile tabi olan dava ve işlemlerde hukuki sürenin sonu adli tatile denk gelirse, bu süre tatilin bittiği tarihten itibaren 7 gün uzar. Yani, 31 Ağustos’ta sona eren tatili takip eden 1 Eylül’den başlayarak süreler yeniden işlemeye başlar ve yedi günlük ilave süre devreye girer.

Örneğin; bir dava dosyasının cevap dilekçesi sunma süresi adli tatile denk geliyorsa ve bu süre normal şartlarda 25 Temmuz’da doluyor olsaydı, yeni süre 1 Eylül’den itibaren hesaplanır ve 7 Eylül’e kadar uzamış sayılır.

Ceza davalarında ise, farklı bir düzenleme vardır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 331. maddesine göre, ceza davalarında sürelerin dolması tatil tarihine rastlarsa, bu süre tatilin bitiminden itibaren 3 gün uzatılır. Bu uzatmalara dikkat edilerek işlem yapılması, hak kaybı oluşmasını engellemek açısından son derece önemlidir.

Yine adli tatil sürecinde istinaf veya temyiz başvuruları gibi süreler durmuşsa, bu tür işlemler için de tatilin son gününden itibaren ilgili uzatma süresi geçerli olacaktır. Bu nedenle, hem hukuk hem de ceza davalarında adli tatilin ardından sürelerin titizlikle takip edilmesi büyük önem taşır.

Sonuç olarak, adli tatil süresi sonrasında sürelerin yeniden başlaması ve uzatmaların doğru bir şekilde hesaplanması, usul açısından bir hata yapılmamasını sağlar. Hukuki bir işlemde tereddüt yaşarsanız, mutlaka bir uzman görüşü alınması önerilmektedir. Unutmayalım ki, adli tatil ne zaman biter ve sürelere nasıl etki eder sorularına doğru cevaplar, hak kaybını önleyebileceğiniz kritik bilgilerdir.

Adli Tatilde Arabuluculuk Süreleri İşler mi?

Adli tatil döneminde en çok merak edilen konulardan biri de arabuluculuk başvurularına ilişkin sürelerin nasıl işleyeceğidir. Arabuluculuk sürecinde uygulanacak süreler, uyuşmazlığın niteliğine ve ilgili özel kanun hükümlerine göre değişiklik gösterebilir. Bu nedenle adli tatil, her arabuluculuk sürecini aynı şekilde etkilemez.

Özellikle dava şartı arabuluculuk kapsamında iş, ticaret ve tüketici uyuşmazlıklarında arabuluculuk başvurusu yapılmasına engel bir durum bulunmamaktadır. Arabuluculuk büroları faaliyetlerine devam eder ve başvurular alınabilir. Ancak arabuluculuk sonunda dava açılması gereken durumlarda, dava açma süresinin adli tatile rastlayıp rastlamadığı ayrıca değerlendirilmelidir.

Hak kaybı yaşanmaması için arabuluculuk sürecinde sürelerin somut olaya göre hesaplanması büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle özellikle zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin bulunduğu uyuşmazlıklarda hukuki destek alınması faydalı olacaktır.

Adli Tatilde UYAP Üzerinden İşlem Yapılabilir mi?

Adli tatil süresince mahkemelerin çalışma düzeni değişse de UYAP Vatandaş Portalı ve UYAP Avukat Portalı üzerinden birçok işlem yapılmaya devam edilebilir. Elektronik ortamda dava dilekçesi gönderilebilir, dosyalar incelenebilir, harç ve gider avansı yatırılabilir, dilekçe sunulabilir ve dosya hareketleri takip edilebilir.

Ancak elektronik ortamda yapılan başvuruların değerlendirilmesi, davanın niteliğine göre adli tatil sonrasına bırakılabilir. Kanunen adli tatilde görülmesi mümkün olan dava ve işler ise nöbetçi mahkemeler tarafından değerlendirilmeye devam eder.

Dolayısıyla adli tatil, UYAP sisteminin kullanımını engellemez. Vatandaşlar ve avukatlar elektronik ortamda işlemlerini gerçekleştirmeyi sürdürebilir.

Adli Tatilde e-Devlet Üzerinden Dava Açılabilir mi?

e-Devlet üzerinden sunulan birçok adli hizmet, adli tatil boyunca da kullanılmaya devam eder. Vatandaşlar e-Devlet aracılığıyla UYAP Vatandaş Portalı’na giriş yaparak dosyalarını görüntüleyebilir, dava süreçlerini takip edebilir ve bazı başvurularını elektronik ortamda gerçekleştirebilir.

Ancak davanın adli tatilde görülüp görülmeyeceği tamamen ilgili kanun hükümlerine bağlıdır. Dava elektronik ortamda açılmış olsa bile duruşma tarihi genellikle adli tatil sonrasına verilir. Buna karşılık ihtiyati tedbir, nafaka veya diğer acil işler bakımından nöbetçi mahkemeler işlem yapmaya devam etmektedir.

Adli Tatilde Avukatlar Çalışır mı?

Adli tatil yalnızca mahkemelerin çalışma düzenine ilişkin bir uygulamadır. Avukatların çalışmasını yasaklayan veya sınırlandıran bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle avukatlar adli tatil boyunca müvekkilleriyle görüşebilir, dava hazırlıkları yapabilir, dilekçe hazırlayabilir, icra takiplerini yürütebilir ve UYAP üzerinden işlemlerini sürdürebilir.

Bununla birlikte birçok avukat yıllık izinlerini bu dönemde kullanmayı tercih edebilmektedir. Bu nedenle hukuki işlem yapılması planlanıyorsa, vekille önceden iletişime geçilmesi sürecin sağlıklı ilerlemesi açısından önemlidir.

Adli Tatilde Savcılıklar Açık mı?

Adli tatil süresince Cumhuriyet Başsavcılıkları faaliyetlerine ara vermez. Suç duyurusunda bulunmak, ifade vermek, soruşturma işlemlerini yürütmek veya tutuklama gibi koruma tedbirlerine ilişkin işlemler normal şekilde devam eder.

Özellikle ceza soruşturmalarında gecikmesinde sakınca bulunan işlemler yıl boyunca kesintisiz yürütüldüğünden, adli tatil savcılıkların görevlerini yerine getirmesine engel değildir.

Adli Tatilde Tapu Müdürlükleri Açık mı?

Adli tatil yalnızca yargı teşkilatını ilgilendiren bir uygulamadır. Tapu müdürlüklerinin çalışma düzeni adli tatilden etkilenmez. Tapu devir işlemleri, ipotek tesisi, satış, bağış ve diğer tapu işlemleri normal mesai düzeni içerisinde yapılmaya devam eder.

Ancak tapu işleminin tamamlanabilmesi için mahkeme kararı gerekiyorsa ve bu karar adli tatil nedeniyle henüz verilememişse, tapu işlemi mahkeme kararının kesinleşmesine kadar bekleyebilir.

Adli Tatilde Karakollar Açık mı?

Emniyet birimleri ve jandarma teşkilatı adli tatilden etkilenmez. Polis merkezleri ve karakollar yılın her günü olduğu gibi adli tatil süresince de 24 saat hizmet vermeye devam eder.

Vatandaşlar suç duyurusunda bulunabilir, şikâyet başvurusu yapabilir, ifade verebilir veya kolluk kuvvetlerinden destek talep edebilir. Gözaltı, yakalama ve diğer adli kolluk işlemleri de kesintisiz şekilde yürütülmektedir.

📌 Bilmeniz Gerekenler

  • ✔ Adli tatil her yıl 20 Temmuz tarihinde başlar.
  • ✔ Adli tatil her yıl 31 Ağustos tarihinde sona erer.
  • ✔ Yeni adli yıl 1 Eylül tarihinde başlar.
  • ✔ Mahkemeler tamamen kapanmaz; yalnızca kanunda belirtilen dava ve işler görülmeye devam eder.
  • ✔ Nöbetçi mahkemeler adli tatil boyunca görev yapmayı sürdürür.
  • ✔ Adli tatilde dava açılması mümkündür.
  • ✔ Hukuk davalarında, şartları oluştuğunda süreler adli tatilin bitiminden itibaren 1 hafta uzar.
  • ✔ Ceza yargılamasında süreler için farklı kanuni düzenlemeler uygulanır.
  • ✔ İcra daireleri faaliyetlerine devam eder.
  • ✔ Sürelerin yanlış hesaplanması hak kaybına neden olabileceğinden somut olay özelinde hukuki değerlendirme yapılmalıdır.

⚠️ Adli Tatilde En Çok Yapılan Hatalar

  • ❌ Mahkemelerin adli tatil boyunca tamamen kapalı olduğunu düşünmek.
  • ❌ Tüm dava ve işlemlerde sürelerin otomatik olarak durduğunu sanmak.
  • ❌ İcra takiplerinin adli tatilde tamamen duracağını zannetmek.
  • ❌ Dava açmanın adli tatilde mümkün olmadığını düşünmek.
  • ❌ İstinaf ve temyiz sürelerini yanlış hesaplamak.
  • ❌ Son günü adli tatile denk gelen süreleri kontrol etmeden işlem yapmak.
  • ❌ Yalnızca adli tatil nedeniyle hak düşürücü sürelerin uzayacağını varsaymak.
  • ❌ Acil nitelikteki dava ve talepler için nöbetçi mahkemelere başvurulabileceğini bilmemek.
  • ❌ Adli tatilde de elektronik ortamda UYAP üzerinden birçok işlemin yapılabildiğini göz ardı etmek.
  • ❌ Süre hesaplamalarında tereddüt yaşanmasına rağmen hukuki destek almadan işlem yapmak.

Sıkça Sorulan Sorular

Adli tatil nedir?

Adli tatil, her yıl belirli bir dönemde mahkemelerin ve hukuk çalışanlarının faaliyetlerine ara verdiği bir süreçtir. Bu dönemde kural olarak duruşmalar yapılmaz ve yalnızca kanunda sayılan ivedi işler görülür. Adli tatil, hukukçulara dinlenme fırsatı tanımak ve yargılamaların düzenlenmesini sağlamak amacıyla uygulanmaktadır.

Adli tatil hangi tarihler arasında uygulanır?

Adli tatil her yıl 20 Temmuz’da başlar ve 31 Ağustos’ta sona erer. Bu tarihler sabit olup her yıl değişmez. Yeni adli yıl ise 1 Eylül’de başlar.

Adli tatilde dava açmak mümkün müdür?

Evet, adli tatil süresince dava açabilirsiniz. Ancak adli tatilde yalnızca ivedi nitelikteki işler görüldüğü için, açılan davanın duruşmaları ve yargılaması genelde tatil sonrasına bırakılır.

Adli tatil sırasında hangi davalar görülür?

Adli tatilde yalnızca kanunda belirtilen acil ve zorunlu davalar görülür. Bunlar arasında ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz, nafaka davaları, vesayet, velayet ve soybağına ilişkin davalar yer alır. Ayrıca hukuk mahkemelerince alınacak bazı acele tedbir kararları da bu dönem içinde gerçekleştirilebilir.

Son Yazılar

1302, 2026
Taksirle Yaralama Suçunda Şikayetten Vazgeçme Davayı Düşürür Mü?

Trafik kazaları, iş kazaları veya günlük hayatta yaşanan çeşitli olaylar sonucunda bir kişinin yaralanması durumunda “taksirle yaralama” suçu gündeme gelir. Bu sorunun cevabı çoğu zaman "evet" olsa da yaralamanın niteliğine, olayın oluş şekline ve suçun basit mi yoksa nitelikli mi olduğuna göre değişir.

2807, 2026
Hakaret Nedeniyle Manevi Tazminat Davası: Miktar, Süreç ve Yargıtay Ölçütleri

Hakaret nedeniyle manevi tazminat davası ceza davasından bağımsızdır ve asliye hukuk mahkemesinde açılır; ceza dosyasına katılmak tazminat sağlamaz. Miktar için kanunda tarife yoktur, hâkim sözün ağırlığını ve yayılma alanını tartarak takdir eder. Ceza davasındaki beraat tazminat yolunu kapatmaz: delil yetersizliğinden beraat eden kişi tazminat ödemekle yükümlü tutulabilir. Ceza şartları oluşmayan sözler bile kişilik hakkı ihlali oluşturuyorsa dava konusu olabilir. Tazminat ödenmezse karar ilamlı icraya konur ve kural olarak kesinleşme aranmaz.

Go to Top