Hasar Kaydı Olan Araçta Tekrar Değer Kaybı Talep Edilebilir Mi?
Hasar kaydı olan araçta tekrar değer kaybı talep edilebilir; önceki kaydın varlığı yeni talebi kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Belirleyici olan, yeni kazanın araçta ayrıca ve ölçülebilir bir ekonomik kayıp doğurup doğurmadığıdır. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Genel Şartlarının 1/7/2026’da yürürlüğe giren A.5/a maddesi, değer kaybı tespitinde dikkate alınacak ölçütler arasında aracın “hasar gördüğü kısımları” ve “geçmiş hasar durumu”nu açıkça sayar. Yani mevzuat geçmiş hasarı bir eleme sebebi değil, hesabın içinde bir değişken olarak konumlandırır; talebi sigortacıya karşı tümden kapatan tek araç bazlı hüküm, Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) 92/l bendindeki trafikten çekme veya hurdaya çıkarılma işlemidir.
Özet — Hasar kaydı olan araçta tekrar değer kaybı istenmesinin önünde kural olarak bir engel yoktur; eski kayıt talebi sona erdirmez, yalnızca hesabın nasıl kurulacağını değiştirir.
- ZMSS Genel Şartları A.5/a, geçmiş hasar durumunu tespit ölçütleri arasında sayar — eleme sebebi olarak değil.
- Sigortacıya karşı talebi araç bazında kapatan tek hüküm KTK m.92/l‘dir: trafikten çekme veya hurdaya çıkarılma işlemi görmüş olmak. Ölçüt tescil belgesidir, hasar kaydının tutarı değil.
- Bir araç için istenebilecek toplam değer kaybını %25 ile sınırlayan ve önceki ödemeleri mahsup ettiren kural mülga: ZMSS Ek-1, 1/7/2026’da yürürlükten kaldırıldı (RG 12.06.2026-33278, md. 6).
- Resmî ekspertiz raporu şablonu her parça için “ESKİ HASAR: VAR / YOK” kutusu taşır ve beş ayrı geçmiş hasar tarihine satır açar — geçmiş hasar kayda geçirilir, talebi bitirmez.
- Teminat dışılık hakkın yokluğu değildir: sigortacı ödemese de kusurlu sürücü ve işletene karşı KTK m.85/1 ile TBK m.49 yolu açık kalır.
Daha Önce Hasar Kaydı Varsa Değer Kaybı Hakkı Tamamen Biter mi?
Hayır, tamamen bitmez. Uygulamada en sık yapılan yanlışlardan biri budur. Birçok kişi “araçta zaten hasar kaydı var, artık değer kaybı alınamaz” diye düşünür. Oysa hukuk ve uygulama açısından asıl önemli soru şudur:
Yeni kaza, araçta ayrıca bir değer düşüşü oluşturdu mu?
Eğer cevap evetse, yani yeni hasar aracın ikinci el piyasa değerini yeniden aşağı çekiyorsa, yeni bir değer kaybı talebi gündeme gelir. Burada araçta daha önce hasar bulunması değil, yeni kazanın ayrı ve ölçülebilir bir ekonomik etkisinin olup olmadığı önem taşır.
Bu yaklaşımın dayanağı yorum değil, metindir. ZMSS Genel Şartlarının A.5 maddesi 12/6/2026 tarihli ve 33278 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan tebliğle yeniden yazılmış ve 1/7/2026’da yürürlüğe girmiştir. Maddi Zararlar Teminatını düzenleyen (a) bendi birebir şöyledir:
“Değer kaybı, Kurum tarafından belirlenecek usul ve esaslara göre atanacak sigorta eksperi tarafından aracın markası, yaşı, modeli, kullanılmışlık düzeyi, hasar gördüğü kısımları, geçmiş hasar durumu ve aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değeri ile onarılmasından sonraki ikinci el satış değerinin arasındaki fark dikkate alınarak tespit edilir.”
Cümlede “geçmiş hasar durumu” bir ret sebebi olarak değil, tespitte dikkate alınacak ölçütlerden biri olarak geçer. Aynı listede aracın yaşı, kilometresi ve hasar gören kısımları da vardır. Dolayısıyla “aracın zaten hasar kaydı var” cümlesi, hukuken bir sonuç değil bir girdidir: tutarı etkiler, talebi düşürmez.
Mevzuatta geçmiş hasar nerede karşımıza çıkar?
Geçmiş hasar, değer kaybı mevzuatında üç ayrı yerde görünür ve üçünde de farklı bir işlevi vardır. Bu ayrımı görmek, sigortacının ret yazısındaki gerekçenin gerçekten yürürlükteki bir hükme dayanıp dayanmadığını anlamayı kolaylaştırır.
| Nerede | Ne diyor | Sonucu |
|---|---|---|
| ZMSS Gen. Şart. A.5/a (yür. 1/7/2026) | “geçmiş hasar durumu” tespit ölçütleri arasında sayılır | Hesabı etkiler, talebi kaldırmaz |
| KTK m.92/l (Ek: 9/6/2021-7327/19) | “Hasar sebebiyle trafikten çekme veya hurdaya çıkarılma işlemi görmüş araçların değer kaybı tazminatı talepleri” | Sigortacıya karşı teminat dışı — tek araç bazlı eleme |
| SEDDK 2025/25 rapor şablonu | Her parça için “ESKİ HASAR: VAR / YOK” kutusu + beş ayrı geçmiş hasar tarihi satırı | Geçmiş hasar kayda geçirilir ve gerekçelendirilir |
Üçüncü satır özellikle önemlidir. Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (SEDDK) 5/11/2025 tarihli 2025/25 sayılı Genelgesi ile yürürlüğe giren Değer Kaybı Ekspertiz Raporu şablonunda, “GEÇMİŞ HASAR BİLGİLERİ (SBM SORGUSU)” başlığı altında önce “Araç çekme/hurda belgeli işlem görmüş mü? Evet / Hayır” sorusu, ardından “Geçmiş hasar kaydı: Yok / Var” seçeneği ve 1’den 5’e kadar numaralanmış hasar tarihi satırları yer alır. Resmî şablon, geçmiş hasarı elemek için değil saymak için tasarlanmıştır.
Hangi Durumlarda Tekrar Değer Kaybı Talebi Mümkün Olur?
Tekrar değer kaybı talebinin mümkün olabilmesi için genellikle şu durumlara bakılır:
- Yeni kazanın önceki hasardan farklı bir bölgede hasar oluşturması
- Araçta daha önce işlem görmemiş kritik parçalarda hasar oluşması
- Yeni hasarın aracın piyasa algısını daha da olumsuz etkilemesi
- Yeni kazanın değişen parça, boya veya yapısal işlem gerektirmesi
- Aracın daha önceki hasar durumuna göre ek bir değer düşüşü yaşaması
Örneğin araçta daha önce sadece arka tampon boyalıyken, yeni kazada ön kapı değişmişse veya direk bölgesinde işlem oluşmuşsa bu yeni bir değer kaybı doğurur. Çünkü ikinci el piyasasında alıcı artık aracı daha farklı değerlendirir. Aynı mantık parça değişimi nedeniyle doğan değer kaybı hesabında da işler: parçanın türü tutarı belirler, hakkı belirlemez.
Tek eleme sorusu: araç çekme veya hurda belgeli işlem görmüş mü?
Yukarıdaki ölçütlerin hepsi tutarı etkiler. Talebi sigortacıya karşı tümden kapatan tek bir soru vardır ve o da aracın tescil kaydıyla ilgilidir. KTK m.92 teminat dışı hâlleri (a)’dan (m)’ye kadar sayar; bu listede araç türüne veya parçaya göre düzenlenmiş hiçbir bent yoktur. Araç bazında tek bent (l) bendidir:
“l) (Ek: 9/6/2021-7327/19 md.) Hasar sebebiyle trafikten çekme veya hurdaya çıkarılma işlemi görmüş araçların değer kaybı tazminatı talepleri”
Bent “işlem görmüş” der. Yani ölçüt, SBM kayıtlarındaki hasar tutarının büyüklüğü değil, aracın tescil belgesine “trafikten çekilmiştir” ya da “hurdaya çıkarılmıştır” şerhinin düşülmüş olmasıdır. Yüksek tutarlı hasar kaydı bulunan ama bu işlemi görmemiş bir araç bu bendin kapsamı dışındadır ve değer kaybı isteyebilir.
Bir nokta daha: m.92 yalnızca sigortacıyı bağlar. Talep bu bentlerden birine girse bile hak ortadan kalkmaz, yalnızca muhatabı değişir. Kusurlu sürücü ve işletene karşı KTK m.85/1 ile Türk Borçlar Kanunu m.49 yolu açık kalır. “Talebiniz teminat dışıdır” cümlesini “hakkınız yoktur” diye okumak, hak kaybettiren bir yanlıştır.
Aynı Bölgeden Tekrar Hasar Alınırsa Ne Olur?
İşte en çok tartışılan noktalardan biri budur. Eğer araç daha önce hasar görmüş aynı bölgeden yeniden hasar almışsa, yeni değer kaybı tutarı düşebilir. Çünkü sigorta şirketi veya teknik inceleme, o bölgede zaten bir değer düşüşü oluştuğunu savunabilir. Ancak bu her zaman talebin tamamen reddedileceği anlamına gelmez. Şu ayrım önemlidir:
- Daha önce sadece boya olan bir parçada, bu kez değişim olmuş olabilir
- Daha önce yüzeysel hasar varken, yeni kazada ağır işlem oluşmuş olabilir
- Daha önce kozmetik hasar varken, yeni olayda yapısal hasar ortaya çıkmış olabilir
Bu gibi durumlarda aynı bölge olsa bile yeni bir ekonomik kayıp doğduğu ileri sürülebilir.
Aynı parçanın tekrar hasar görmesi resmî şablonda nasıl geçiyor?
“Aynı bölgeden hasar alındıysa değer kaybı istenemez” cümlesi internette mutlak bir kural gibi dolaşır. Resmî rapor şablonu bunun tersini söyler. SEDDK 2025/25 sayılı Genelge ekindeki şablonun “DEĞER KAYBINA KONU PARÇALAR” tablosunun hemen altındaki not birebir şöyledir:
“(Hasarlanan parçalara ilişkin parça türü, aynı parçanın tekrar hasar görmesi vb. hususlar dikkate alınarak aracın değer kaybına konu edilip edilmeyeceğine ilişkin açıklama yapılır.)”
Bu cümle iki şeyi aynı anda kurar. Birincisi, aynı parçanın tekrar hasar görmesi dikkate alınacak bir husustur — yani hesabın içindedir. İkincisi, sonuç otomatik değildir: eksperden açıklama yapması istenir. Dolayısıyla “aynı bölge, o hâlde talep yok” biçiminde gerekçesiz bir ret, şablonun kendi kurgusuna aykırıdır. Böyle bir ret aldıysanız, raporda bu açıklamanın yapılıp yapılmadığını ve hangi parça satırında “ESKİ HASAR: VAR” kutusunun işaretlendiğini sormak en doğrudan itiraz yoludur.
Aynı tabloda her parça için ayrı bir satır açılır ve işlem türü kutulanır: ONARIM+BOYA · DEĞİŞİM+BOYA · BOYA · DEĞİŞİM · BOYASIZ ONARIM, yanında da ESKİ HASAR: VAR / YOK. Bu satır yapısı, A.5/a’daki “hasar gördüğü kısımları” ibaresiyle birlikte okunduğunda, bölge ve parça ekseninin kanuni dayanağını oluşturur. “Boya boyadır, nerede olduğu fark etmez” yaklaşımı mevzuat metnine aykırıdır.
Önceki Hasarın Niteliği Neden Bu Kadar Önemlidir?
Araçta hasar kaydı bulunması tek başına yeterli bir veri değildir. Önemli olan o hasarın ne kadar ciddi olduğu ve hangi işlemle giderildiğidir. Çünkü her hasar kaydı aynı ağırlığa sahip değildir.
Örneğin:
- Daha önce sadece lokal boya varsa
- Küçük bir sürtme hasarı kaydı bulunuyorsa
- Düşük bedelli bir onarım yapılmışsa
yeni kazanın etkisi daha güçlü kabul edilir.
Buna karşılık:
- Araçta daha önce ağır hasar kaydı varsa
- Birden fazla bölgede değişen parça bulunuyorsa
- Şasi, podye, direk gibi alanlarda işlem geçmişi varsa
yeni kazanın ayrıca ne kadar değer düşürdüğü daha tartışmalı hâle gelir.
İşlem türleri hafiften ağıra nasıl sıralanır?
Ekspertiz zincirinin kendi dili mevzuatta tanımlı değildir; firmadan firmaya kayabilir. Yine de resmî rapor şablonundaki kutular ve piyasada yerleşmiş terimler şu sırayı verir. Dosyanızdaki “eski hasar” satırının hangi kutuya denk geldiğini bilmek, yeni kazanın ek etkisini savunurken işe yarar.
| Terim | Ne anlama gelir | Şablondaki karşılığı |
|---|---|---|
| Orijinal | Parçada hiçbir işlem yok | Kutu işaretlenmez |
| Temizlik boyası | Altında hasar yok; mat/solmuş yüzey boyanmış | Kural olarak değer kaybına konu edilmez |
| Boyasız onarım (göçük düzeltme) | Sac düzeltilmiş, boya yapılmamış | BOYASIZ ONARIM |
| Boyalı / lokal boya / rötuş | Sac düzeltilmeden yalnız yüzey boyanmış | BOYA |
| İşlem görmüş / boyalı işlemli | Önce düzeltme-çekme-macun, sonra boya | ONARIM+BOYA |
| Değişen (boyasız) | Parça sökülüp yenisi takılmış | DEĞİŞİM |
| Değişen + boyalı | Yeni parça takılıp boyanmış | DEĞİŞİM+BOYA |
Buradaki kritik nokta şudur: aynı parçada önceki kayıt “BOYA” iken yeni kazada “DEĞİŞİM” oluşmuşsa, ikinci işlem birincisini tekrar etmez, üstüne çıkar. Ek değer düşüşü tartışması tam olarak bu farkın üzerine kurulur. “Boyasız onarım yaptırdım, ekspertizde çıkmaz” beklentisi de eksiktir: boya kalınlığı ölçümünde iz bırakmayan bir işlem, hasar kaydı sorgusunda yine görünür — çünkü kaydı doğuran olay ödeme değil ihbardır.
Hasar Kaydı Olan Araçta Tekrar Değer Kaybı Nasıl Hesaplanır?
Bugün mevzuatta değer kaybı için bir formül yoktur; ölçüt vardır. Bu, 2026’da olan bir değişikliktir ve internetteki içeriklerin büyük bölümü hâlâ eski rejimi anlatmaktadır. Hasar geçmişi olan araçlarda fark özellikle belirgindir, çünkü eski sistem geçmiş hasarı bir tavan kuralıyla cezalandırıyordu; yeni sistem ise onu bir değerlendirme ölçütüne dönüştürdü.
| Önceki rejim | Bugün | |
|---|---|---|
| Hesap dayanağı | ZMSS Ek-1‘deki katsayı tablosu ve kilometre formülü | Piyasa analiz yöntemi — kaza öncesi ile onarım sonrası ikinci el satış değeri farkı |
| Ek-1’in durumu | Yürürlükteydi | Mülga — RG 12.06.2026-33278, md. 6 (yür. 1/7/2026) |
| A.5/a’nın Ek-1’e atfı | “Değer kaybının tespiti bu Genel Şart ekinde yer alan esaslara göre yapılır.” | Cümle metinden çıkarıldı, yerine ölçüt listesi kondu |
| Genel şartlarla teminat daraltma yetkisi | KTK m.92/(i) | AYM’nin 17/7/2020 t. E.2019/40, K.2020/40 kararıyla iptal |
| Rapor şablonu | 2022/12 eki (katsayı tablosu) | SEDDK 2025/25 eki (parça bazlı işlem kutuları + eski hasar kutusu) |
Üç kademe arka arkaya okunduğunda “genel şartlarda böyle yazıyor” savunmasının hiçbir ayağı kalmaz: dayanma yetkisi 9/10/2020’de (AYM kararının yürürlüğüyle), dayanak ek 1/7/2026’da, o eke yapılan atıf cümlesi de aynı tarihte ortadan kalktı.
Rapordaki hesap kaç basamaktan geçer?
2025/25 sayılı Genelge ekindeki şablonun hesap özeti beş basamaklıdır. Rakam tek bir tablodan değil, bu süzgeçten çıkar:
- Poliçe teminat limiti
- Hasar onarımı için ödenen tutar
- Piyasa analiz yöntemine göre değer kaybı tespit tutarı
- Kusur oranı nispetinde değer kaybı tutarı (KTK m.92/g)
- Sigorta şirketinin sorumluluğu
İkinci ve üçüncü satırlar şablonda ayrı satırlardır ve ikincisi birincisinden türetilmez. Bu ayrım, “değer kaybı onarım maliyetinin yüzde şu kadarıdır” diyen her içeriği çürütür: fatura tutarı hasarın ağırlığına dair bir göstergedir, hesabın matrahı değildir. Tutar tartışmasının ayrıntısı için hasar kaydı tutarının araç değerine etkisini ele alan yazıya bakabilirsiniz.
Rayiç değer de tek bir kaynaktan alınmaz. Şablonun “PİYASA RAYİÇ DEĞER TESPİTİ” bölümü beş ayrı satır ister: TSB Araç Değer Listesi (kaza tarihli ve güncel), SEİK Araç Değer Listesi (kaza tarihli ve güncel) ve eksperin kendi tespit ettiği piyasa rayici. Ayrıca online platformlardaki güncel satış ilanlarının ekran görüntüsü veya çıktısının eklenmesi istenir. Geçmiş hasarı olan bir araçta emsal seçimi bu yüzden kritiktir: emsaller hasarsız araçlardan seçilirse fark şişer, hasar kaydı ağır araçlardan seçilirse fark erir.
Bir Araç İçin Kaç Kez Değer Kaybı Alınabilir?
Yürürlükteki mevzuatta bir araç için istenebilecek değer kaybı talebinin sayısını sınırlayan bir hüküm yoktur. Her kaza kendi başına bir zarar doğurur ve kendi dosyasında değerlendirilir. Bu, uygulamada en çok yanlış bilinen konulardan biridir; çünkü böyle bir sınır eskiden vardı.
Mülga ZMSS Ek-1’in “Teminat Dışında Kalan Hâller” bölümünün 3. bendi birebir şöyleydi:
“Aracın kaza anındaki rayiç değerinin %25’ini aşan değer kaybı talepleri, (Bu maddede düzenlenen sınır bir araç için talep edilecek toplam değer kaybı limiti olup daha önceden ödenen değer kaybı tazminatları limitten mahsup edilir.)”
Yani eski rejimde araç başına bir tavan vardı ve önceki ödemeler bu tavandan düşülüyordu. İkinci, üçüncü kazada talebin zayıflamasının gerçek sebebi buydu. Ek-1, 12/6/2026 tarihli ve 33278 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan tebliğin 6. maddesiyle 1/7/2026 itibarıyla yürürlükten kaldırıldı. Ek-2, Ek-3 ve Ek-7 de aynı maddeyle kalktı.
Bu bendin dayanma yetkisi ise daha önce, 2020’de tartışmasız hâle gelmişti: Anayasa Mahkemesi 17/7/2020 tarihli E.2019/40, K.2020/40 sayılı kararıyla KTK m.92’nin (i) bendini iptal etti. İptal edilen lafız, “genel şartlar ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler”i teminat dışı sayıyordu. Bu bent kalkınca genel şartlar, kanunun tanıdığı tazminat hakkını daraltan bağımsız bir kaynak olmaktan çıktı.
Pratik sonuç: bugün bir ret yazısında “%25 tavan doldu” ya da “daha önce değer kaybı ödendi, mahsup edildi” gerekçesi görürseniz, bu gerekçenin dayandığı metin yürürlükte değildir. Ret gerekçesinin hangi yürürlükteki hükme dayandığını yazılı olarak sormak, dosyanın en ucuz ve en etkili adımıdır.
Daha Önce Değer Kaybı Alınmışsa Yeniden Talep Edilebilir mi?
Evet, mümkündür. Bir araç için bir kez değer kaybı alınmış olması, sonraki kazalarda hiçbir hak kalmadığı anlamına gelmez. Ancak burada yeni zarar ile eski zarar birbirinden ayrılmalıdır.
Örneğin araç daha önce sağ arka çamurluk nedeniyle değer kaybı almış olabilir. Sonraki kazada ön kapı, ön çamurluk veya direk hasarı oluşursa yeni bir değer düşüşü gündeme gelir. Bu durumda önceki ödeme, yeni kazadan doğan ek kaybı otomatik olarak kapatmaz.
Asıl mesele, yeni kazanın araçta bağımsız ve ölçülebilir bir değer düşüşü oluşturup oluşturmadığıdır. Bir önceki başlıkta görüldüğü gibi, önceki ödemenin yeni talepten mahsup edilmesini öngören kural mülgadır. Geriye kalan tek soru teknik bir sorudur: yeni kaza, aracın onarım sonrası ikinci el satış değerini kaza öncesine göre ayrıca düşürüyor mu?
Bir uyarı: daha önceki dosyada düşük bir tutara imza atmış olmak da yolu kapatmaz. KTK m.111/2, “tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir” der. Aynı maddenin birinci fıkrası ise kanunun öngördüğü sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmaları geçersiz sayar; “hiçbir talebim kalmamıştır” tipi genel ibra metinleri bu yüzden mutlak bir engel değildir.
Hasar Durumu Yeniden Açıldı Ne Demek?
“Hasar durumu yeniden açıldı” ifadesi, kapatılmış bir hasar dosyasının tekrar işleme alındığını gösterir. Sigorta şirketlerinin hasar ekranlarında ve hasar sorgulama sonuçlarında görülen bu durum, çoğunlukla dosyaya yeni bir belge sunulması, rapora itiraz edilmesi ya da ilk değerlendirmede eksiklik veya maddi hata bulunması üzerine oluşur. Hasar geçmişi olan araçlarda sık karşılaşılır, çünkü bu dosyalarda eski kayıtlarla yeni hasarın ayrıştırılması ek inceleme gerektirir.
Mevzuat tarafında bu durumu üreten dört ayrı kanal vardır:
| Kanal | Dayanak | Ne olur |
|---|---|---|
| Ekspertiz raporuna itiraz | SEDDK 2022/12 m.6/1 | Bildirimden itibaren 3 iş günü içinde itiraz edilirse listeden yeni eksper atanır; itiraz eksperi 2 iş günü içinde raporunu düzenler |
| Hakem eksper aşaması | 2022/12 m.7 | İtiraz raporuna da itiraz edilirse hakem eksper atanır, 2 iş günü içinde rapor verir; bu rapor nihaidir |
| Kusur oranında maddi hata | 2017/18 sayılı Genelge m.4/4 | Eksik veya hatalı bilgi girilmesinden doğan maddi hatalar şirketlerin mutabakatıyla düzeltilir — süre sınırı yoktur |
| Değer kaybı kaleminin ayrıca işlenmesi | ZMSS Gen. Şart. A.5/a | Araç hasarı için başvuran hak sahibi “değer kaybı talebinde de bulunmuş kabul edilir”; hasar dosyası kapansa da bu kalem ayrıca sonuçlandırılır |
Buradan çıkan iki pratik sonuç var. Birincisi, dosyanın “kapalı” görünmesi hakkın sona erdiği anlamına gelmez; sınırı belirleyen şey dosya durumu değil, KTK m.109’daki zamanaşımıdır. İkincisi, dosyanın yeniden açılması kendiliğinden olmaz — çoğu hâlde bir itiraz ya da yeni belge gerekir ve itiraz süreleri iş günü hesabıyla oldukça kısadır.
Kazada Hasar Kaydı Kime Yazılır?
Hasar kaydı, tazminatın ödendiği araca yazılır; kusurlu sürücüye değil. Yani karşı tarafın kusuruyla hasar gören araç onarıldığında, kayıt onarılan aracın plakası üzerinde oluşur. Bu, hasar geçmişi olan araç sahiplerinin en çok şaşırdığı noktadır: kazada kusursuz olmak, araçta hasar kaydı oluşmasını engellemez.
Kaydı doğuran olay ödeme değil ihbardır. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi (SBM) nezdindeki kayıt, rizikonun bildirilmesiyle doğar. Bu yüzden başvurunun sonuçlanmaması, hatta reddedilmesi bile kaydın oluşmasını her zaman engellemez. Ayrıntılı sorgulama ve kayda itiraz yolları için araç hasar kaydı sorgulama yazısına bakabilirsiniz.
Değer kaybı tazminatının kendisinin hasar kaydına nasıl yansıdığı ise ayrı bir sorudur; bu konuyu araç değer kaybının tramere işleyip işlemediğini ele alan yazıda ayrıca inceledik.
Kusur oranı yeni talebi nasıl etkiler?
Kusur, hasar kaydının kime yazılacağını değil, tazminatın ne kadarının sigortacıdan alınacağını belirler. KTK m.92/g, hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat taleplerini teminat dışı sayar. Bu, kanundan doğan ve kendiliğinden işleyen bir sınırdır; eksperin takdiriyle değil.
Buna karşılık işletene ve sürücüye karşı açılan davada durum farklıdır: KTK m.86/2 hâkime tazminatı “indirebilir” yetkisi verir ve zarar görenin kusurlu olduğunu ispat yükünü karşı tarafa yükler. Yani kusur oranı mekanik bir çarpan değildir. Kimden ne isteneceği konusunda ayrıntı için değer kaybının kimden talep edileceğini anlatan yazıya bakabilirsiniz.
Sigorta Şirketleri Neden Bu Tür Dosyalarda Ret Verebilir?
Hasar geçmişi olan araçlarda sigorta şirketleri daha temkinli davranır. Çünkü şirketin temel savunması genellikle şudur: “Araç zaten hasarlı geçmişe sahipti, yeni kazanın ayrıca anlamlı bir değer kaybı oluşturduğu ispatlanamadı.”
En sık ileri sürülen ret gerekçeleri şunlardır:
- Araçta önceki hasarların zaten ciddi değer kaybı oluşturmuş olması
- Yeni kazanın ekonomik etkisinin ayrı olarak hesaplanamaması
- Aynı bölgede tekrar hasar oluşması
- Aracın kilometre ve yaşı nedeniyle anlamlı ek değer kaybı çıkmaması
- Teknik raporla yeni zarar kaleminin yeterince ortaya konulamaması
Bu nedenle bu dosyalarda en kritik unsur, yeni kazanın ayrı etkisini güçlü biçimde gösterebilmektir.
Ret gerekçesi yürürlükteki bir hükme dayanıyor mu?
Yukarıdaki beş gerekçenin hiçbiri tek başına kanuni bir teminat dışılık hâli değildir. Hepsi ispat ve tutar tartışmasıdır. Bu ayrımı kurmak, itirazın yönünü değiştirir: tartışma “hakkım var mı” değil, “tespit doğru yapıldı mı” hâline gelir.
Ret yazısında sık görülen üç kalıp ve bugünkü karşılıkları:
| Ret kalıbı | Bugünkü durumu |
|---|---|
| “Genel şartlarda bu talep kapsam dışı” | Genel şartlarla teminat daraltma yetkisinin dayanağı olan KTK m.92/(i), AYM’nin 17/7/2020 t. E.2019/40 K.2020/40 kararıyla iptal edildi |
| “Mini onarımla giderilebilir hasar, değer kaybı doğmaz” | Bu ifadenin kaynağı mülga Ek-1‘dir; KTK m.92’nin bent listesinde “mini onarım” veya “boyasız” kaydı yoktur |
| “%25 tavan doldu / önceki ödeme mahsup edildi” | Tavan ve mahsup kuralı mülga Ek-1’de yer alıyordu; 1/7/2026’da yürürlükten kalktı |
Hangi taleplerin gerçekten teminat dışında kaldığını bir arada görmek isterseniz, değer kaybı talep edilemeyen hâlleri ayrıntılı ele aldığımız yazıya bakabilirsiniz.
Ret Kararına İtiraz Yolları
Hasar geçmişi olan bir dosyada ret aldıysanız, önünüzde birbirini izleyen iki katman vardır: önce ekspertiz katmanı, sonra uyuşmazlık katmanı. İkisinin süreleri ve muhatapları farklıdır ve karıştırılması hak kaybettirir.
Ekspertiz katmanı: eksper, itiraz eksperi ve hakem eksper sırası
Değer kaybı taleplerinde ekspertiz işlemleri SEDDK’nın 21/4/2022 tarihli 2022/12 sayılı Genelgesi ile düzenlenir. Genelgenin usul maddeleri 2025/25 sayılı Genelge ile değiştirilmemiş, yalnızca rapor şablonu yenilenmiştir. Süreler iş günü üzerinden işler:
| Aşama | Süre | Dayanak |
|---|---|---|
| Şirketin EKSİST üzerinden sıralı eksper ataması | 1 iş günü | 2022/12 m.4/1 |
| Şirket atama yapmazsa başvuru sahibinin doğrudan atama yaptırması | — | 2022/12 m.4/2 |
| Eksperin atamayı reddetmemesi (reddetmezse kabul sayılır) | 1 iş günü | m.5/1 |
| Eksperin raporu düzenlemesi | 3 iş günü | m.5/2 |
| Rapora itiraz | 3 iş günü | m.6/1 |
| İtiraz eksperinin raporu | 2 iş günü | m.6/1 |
| Hakem eksperin raporu (nihai) | 2 iş günü | m.7/1 ve m.7/3 |
İki ayrıntı özellikle işe yarar. Birincisi, m.4/2: şirket süresinde eksper atamazsa başvuru sahibi EKSİST üzerinden atamayı kendisi yaptırabilir. İkincisi, m.5/4: eksperin ihtiyaç duyduğu ve SBM sistemlerinde bulunmayan verileri sigorta şirketi ivedilikle temin etmek zorundadır; aksi hâlde eksper Merkez nezdindeki verilerle raporunu yazar. Yani şirketin veri göndermemesi raporu durdurmaz.
Uyuşmazlık katmanı: tahkim mi, dava mı?
Dava veya tahkim yoluna gitmeden önce sigorta kuruluşuna yazılı başvuru zorunludur. KTK m.97, şirketin başvuruyu 15 gün içinde yazılı olarak cevaplamaması ya da cevabın talebi karşılamaması hâlinde zarar görenin dava açabileceğini veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabileceğini söyler.
Ödeme süresi ayrıdır: KTK m.99, genel şartlarla belirlenen belgelerin sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine iletildiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde ödeme yapılmasını emreder. Sürenin dolmasıyla temerrüt doğar. Bu yüzden belgelerin teslim tarihini belgelemek (kaşeli alındı, iadeli taahhütlü, KEP) başlı başına önemlidir. Başvuru aşamasının tamamı için araç değer kaybı tazminatı başvurusu yazısına, dilekçenin içeriği için başvuru dilekçesi örneğine bakabilirsiniz.
Bir uyarı: uyuşmazlık tüketici hakem heyetine götürülürse Sigorta Tahkim Komisyonu yolu kapanır. 5684 sayılı Kanun m.30/14, mahkemeye ve tüketici hakem heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklarla ilgili olarak Komisyona başvuru yapılamayacağını açıkça düzenler. Mercii seçimi bu yüzden baştan doğru yapılmalıdır.
Teknik İnceleme Neden Belirleyicidir?
Hasar geçmişi bulunan araçlarda değer kaybı talebinin kabul edilip edilmeyeceği çoğu zaman teknik incelemeye bağlıdır. Çünkü burada yalnızca “araç kazalı” demek yeterli değildir. Şu soruların cevaplanması gerekir:
- Önceki hasar neredeydi?
- Yeni hasar hangi bölgede oluştu?
- Önceki işlem ile yeni işlem arasında fark var mı?
- Yeni hasar, aracın satış değerini ayrıca düşürdü mü?
- Bu düşüş teknik olarak ölçülebilir mi?
İşte bu nedenle hasar geçmişi olan araç dosyalarında servis kayıtları, eksper raporları, değişen parçalar ve onarım detayları çok önemlidir.
Bu beş sorunun resmî karşılığı da vardır. 2025/25 sayılı Genelge ekindeki şablonun gerçek zarar ilkesi paragrafı, hesapta gözetilecek hususları sayarken geçmiş hasarı doğrudan anar: aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı — “aracın km’si, metal komponentlerin yoğunluğu, korozyon dozajı ve geçmiş hasarları nedeni ile orijinalliğin yitirilip yitirilmediği“ — aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve “hasara uğrayan bölgeleri”, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği. Yani teknik inceleme, geçmiş hasarı yok saymaz; orijinallik kaybı üzerinden tartar.
Hasar Geçmişi Olan Araçlarda Eksper Raporu Neden Daha Kritik Hale Gelir?
Hasar kaydı bulunan araçlarda en büyük tartışma, yeni kazanın gerçekten “ayrı bir zarar” doğurup doğurmadığıdır. Bu yüzden eksper raporu sıradan dosyalara göre çok daha önemli hâle gelir. Çünkü eksper yalnızca yeni hasarı değil, önceki kayıtlarla arasındaki farkı da ortaya koyar.
Özellikle şu soruların net cevaplanması gerekir:
- Yeni hasar hangi parçaları etkiledi?
- Bu parçalar daha önce işlem görmüş müydü?
- Önceki hasar yüzeyseldi, yeni hasar daha ağır mı?
- Yeni işlem, aracın piyasa algısını ayrıca bozuyor mu?
Bu ayrım ne kadar net kurulursa, tekrar değer kaybı talebi o kadar güçlü hâle gelir.
Eksperi kim atar, ücretini kim öder?
Bu, dosyanın maliyetini doğrudan etkileyen ve çoğu kaynakta yanlış anlatılan bir konudur. ZMSS Genel Şartları A.5/a birebir şunu söyler: “Araç hasarına ilişkin eksper atanması hâlinde tespiti yapan sigorta eksperi, değer kaybı tutarına ilişkin tespitine de raporunda yer verir.” Aynı fıkranın devamı da şudur: “Bu teminat kapsamında araç hasarı için başvuruda bulunan hak sahibi, değer kaybı talebinde de bulunmuş kabul edilir.”
Buradan üç sonuç çıkar:
- Eksperi sigortacı atar — 2022/12 m.4/1 uyarınca EKSİST üzerinden ve sıralı olarak. Şirket atamazsa başvuru sahibi kendisi atatabilir (m.4/2).
- Ayrı bir değer kaybı raporu ücreti yoktur — araç hasarı için atanan eksper aynı raporda değer kaybı tutarına da yer verir.
- Ayrı bir dilekçe zorunlu değildir — araç hasarı başvurusu değer kaybı talebini de kapsar. Buna karşılık dava veya tahkim yolunu açmak için KTK m.97’deki yazılı başvurunun ve ret cevabının belgelenmesi gerekir; dilekçe artık talebi doğuran değil, hak arama kapısını açan ispat belgesidir.
Kendi bağımsız eksperinizi tutmanız da mümkündür; bu masraf size aittir ancak dava açılması hâlinde yargılama gideri olarak talep edilebilir. Sigortacının hesapladığı tutarın bildirimi ise gecikmeye tabi değildir: A.5/a, sigortacının nihai eksper raporunun kendisine ulaştığı tarihi takip eden iş günü içerisinde tutarı hak sahibine bildirmesini zorunlu kılar. Başvuru aşamasının masraf tablosu için başvuru ücretleri yazısına bakabilirsiniz.
Son bir uyarı: değer kaybı alacağı devredilemez. 5684 sayılı Kanun Ek m.6, tazminat alacağının yalnızca hak sahibine veya avukatına ödeneceğini ve hiç kimseye devredilemeyeceğini düzenler. “Dosyanızı takip edelim, noterden vekalet verin” diyen aracılara karşı bu hüküm doğrudan bir cevaptır; ayrıntısı değer kaybı dolandırıcılığı yazısındadır.
Tramer Kaydı Talebi Nasıl Etkiler?
Araçta önceki hasarların olup olmadığı çoğu zaman tramer kayıtları üzerinden görülür. Bu nedenle sigorta şirketleri veya eksperler, yeni başvuruyu incelerken aracın geçmiş hasar çizelgesine bakar. Eğer araçta çok sayıda kayıt varsa, şirket yeni kazanın ayrıca ne kadar ekonomik kayıp yarattığını sorgular.
Ancak burada önemli bir nokta vardır: Tramer kaydı bulunması, tek başına yeni talebi ortadan kaldırmaz. Kayıtların tutarı, hasarın niteliği ve hangi bölgelerde işlem yapıldığı önemlidir. Küçük tutarlı birkaç eski kayıt ile ağır yapısal hasar kayıtları aynı şekilde değerlendirilmez.
Resmî rapor şablonunun bu konudaki kurgusu da aynı yöndedir. “GEÇMİŞ HASAR BİLGİLERİ (SBM SORGUSU)” bölümünde geçmiş hasar kayıtları tarih tarih listelenir; şablon beş satıra yer açar. Eleme sorusu ise ayrıca ve en başta sorulur: “Araç çekme/hurda belgeli işlem görmüş mü?” Şablonun kendi mimarisi, kayıt sayısı ile tescil statüsünü iki ayrı şey olarak ele alır.
Hasar kaydına işçilik dahil edilir mi?
Hasar kaydına işlenen tutar, sigortacının o dosyada ödediği tazminattır; onarım bedeli parça ve işçilik kalemlerinden oluştuğu için işçilik de bu tutarın içinde yer alır. Bu, hasar geçmişi olan araçlarda önemlidir, çünkü düşük parça bedelli ama yüksek işçilikli bir onarım kayıtta beklenenden büyük görünebilir.
Bununla birlikte kayıttaki tutar, değer kaybı hesabının matrahı değildir. 2025/25 sayılı Genelge ekindeki şablonda “Hasar onarımı için ödenen tutar” ile “Piyasa analiz yöntemine göre değer kaybı tespit tutarı” ayrı satırlardır ve ikincisi birincisinden türetilmez. Onarım faturasının büyüklüğü hasarın ağırlığına dair bir göstergedir; değer kaybı ise ikinci el satış değerleri arasındaki farktan çıkar.
Kilometre ve Araç Yaşı Neden Daha Fazla Önem Kazanır?
Zaten hasar geçmişi olan bir araçta yeni bir değer kaybı talep edilirken, aracın kilometresi ve yaşı daha da belirleyici hâle gelir. Çünkü sigorta şirketi şu savunmayı ileri sürebilir: “Bu araç zaten eski ve yüksek kilometreliydi, yeni kazanın ayrıca anlamlı bir etkisi olmadı.”
Bu nedenle daha yeni model, düşük kilometreli ve piyasada talep gören araçlarda yeni kazanın etkisi daha kolay ortaya konur. Buna karşılık çok eski ve yoğun hasar geçmişi bulunan araçlarda ek değer kaybını ispat etmek daha zor olabilir.
165.000 km sınırı diye bir kural var mı?
Hayır. İnternette sıkça tekrarlanan “kilometre sınırı genel olarak 165.000 km kabul edilir, bu kilometrenin üstündeki araçların başvuruları reddedilir” cümlesinin yürürlükteki mevzuatta karşılığı yoktur.
Bu rakamın kaynağı mülga Ek-1’in kilometre formülüdür. Eski formül, 15.000 km altındaki araçlarda tam ödeme öngörüyor, üstünde ise tazminatı (T) − [T × ((KM−15.000) / 75.000)] / 2 biçiminde azaltıyordu. Bu formülde 15.000 + (75.000 × 2) = 165.000 km’de sonuç matematiksel olarak sıfırlanıyordu. Yani 165.000 bir kural değil, artık yürürlükte olmayan bir formülün çıktısıdır.
Bugün kilometre ve yaş, A.5/a’nın ölçüt listesinde sayılan birer değişkendir: tutarı etkiler, talebi engellemez. Nitekim aynı fıkra “aracın yaşı” ile “kullanılmışlık düzeyi”ni de aynı listede sayar ve hiçbirine eşik değeri bağlamaz.
Eski araçlarda değer kaybı alınır mı?
Alınır. Aracın yaşı bir eleme ölçütü değildir; yalnızca hesabı etkiler. Eski ve yüksek kilometreli araçlarda kaza öncesi ile onarım sonrası ikinci el satış değeri arasındaki fark genellikle daha dardır, çünkü aracın piyasa değeri zaten düşüktür. Bu, talebin reddedileceği anlamına gelmez; tutarın küçük çıkabileceği anlamına gelir.
Eski araçlarda asıl belirleyici olan, yeni hasarın hangi parçayı etkilediğidir. Yaşlı bir araçta kaynaklı ana parçada (orta direk, marşpiyel, tavan sacı, arka panel gibi) oluşan bir işlem, aynı araçta oluşan bir tampon boyasından çok daha farklı bir sonuç üretir. Şasi bölgesindeki hasarların özel durumu için şasi hasarının değer kaybına etkisini ele alan yazıya bakabilirsiniz.
Ağır Hasar Kayıtlı Araçlarda Durum Nasıldır?
Bu başlıkta iki kavram sık sık birbirine karıştırılır: ağır hasar ile tam hasar (pert) aynı şey değildir ve sonuçları da aynı değildir.
| Tam hasar (pert) | Ağır hasar | |
|---|---|---|
| Ölçüt | Onarım masrafı aracın değerini aşacak ve aynı zamanda eksper raporuyla aracın onarım kabul etmez hâle geldiği tespit edilecek (SEDDK 2025/12 m.4/1 — iki şart birlikte) | Onarım mümkündür; onarım masrafının rayiç değerin %60‘ını aşması (2025/12 m.5/1) veya aynı Genelgenin Ek-1’inde sayılan 11 parçadan (şasi kolları, marşpiyel, tavan sacı, orta direk, ön göğüs sacı, travers, elektrikli araç bataryası, hava yastıkları, ana elektrik tesisatı, kamyon/çekici sürücü kabini) en az birinin zarar görmesi hâlinde tespit yapılabilir (2025/12 m.5/3) |
| Tescil işlemi | Hurdaya çıkarma | Trafikten çekme |
| Ödeme için aranan belge | Hurda tescil belgesi | “Trafikten çekilmiştir” kaşeli tescil belgesi (ZMSS B.2/2.3) |
| Sonraki kazada değer kaybı | Her iki hâlde de tescil işlemi yapılmışsa KTK m.92/l devreye girer ve talep sigortacıya karşı teminat dışı kalır | |
Zincirin kilit halkası şudur: ağır hasar tazminatının ödenebilmesi için tescil belgesine çekme şerhi düşürülmesi gerekir; şerh düşülünce de aynı araç sonraki kazasında m.92/l kapsamına girer. Yani ağır hasar ödemesini almak, gelecekteki değer kaybı hakkını sigortacıya karşı kapatır. Buna karşılık yüksek tutarlı bir hasar kaydı bulunan ama çekme veya hurda işlemi görmemiş araç bu kapsamda değildir.
Yaygın bir yanlışı da düzeltmek gerekir: “ağır hasarlı araç zaten hurda değeri üzerinden ödeme alır, o yüzden değer kaybı çıkmaz” cümlesi iki kurumu birbirine karıştırır. Ağır hasarda araç onarılabilir sayılır ve hasar bedeli ödenir. Aracın hasarlı hâliyle değerlendirildiği ödeme biçimi tam hasara özgüdür: orada tazminat aracın rayiç değeri üzerinden hesaplanır, araç hasarlı hâliyle hak sahibinde kalırsa sovtaj (hurda) bedeli bu tutardan düşülür. Bu iki statünün ayrıntılı karşılaştırması için ağır hasar kaydı bulunan araçlarda değer kaybı ve pert kaydı olan aracın sonraki kazaları yazılarına bakın.
Son olarak, teminat dışılık burada da hakkın yokluğu değildir: m.92 yalnızca sigortacıyı bağlar; kusurlu sürücü ve işletene karşı KTK m.85/1 ve TBK m.49 yolu açık kalır.
Araç Satılmışsa Yine de Talep Edilebilir mi?
Evet, edilebilir — ancak kimin isteyebileceği önemlidir. Değer kaybı, kazanın meydana geldiği anda doğan bir zarar kalemidir. Araç sonradan satılmış olsa bile, yeni kazanın ekonomik etkisi geçmişte oluşmuştur. Ancak bu tür dosyalarda satış tarihi, satış bedeli ve aracın hasar geçmişi daha dikkatli incelenir.
Kritik ayrım şudur: alacak araca değil kişiye bağlıdır ve kaza tarihinde aracın maliki olan kişiye aittir. Araç satışı mülkiyeti geçirir, ama geçmişte doğmuş tazminat alacağını kendiliğinden taşımaz. Alıcının kendi adına talep edebilmesi için alacağın yazılı olarak devredilmiş olması gerekir; TBK m.184 alacağın devrinin geçerliliğini yazılı şekle bağlar. Noter satış sözleşmesinde konuya değinilmemişse alıcı kendi adına isteyemez.
Hasar geçmişi olan araçlarda bu konu ayrıca önem kazanır, çünkü eski rejimde “kaza tarihi ile ihbar tarihi arasında araç üzerinde mülkiyet değişikliği olan araçlar” mülga Ek-1 uyarınca teminat dışı sayılıyordu. Bu bent de 1/7/2026’da yürürlükten kalktı. Satış ve devir boyutunun tamamı için satılan aracın değer kaybı yazısına bakabilirsiniz.
Hasar Kaydı Olan Araç Alınır mı?
Hasar kaydı bulunan bir aracı almak hukuken mümkündür ve bu kayıt tek başına satışa engel değildir. Alıcı açısından belirleyici olan iki şey vardır: kaydın niteliği (hangi parçada, hangi işlem) ve satıcının bu durumu bildirip bildirmediği.
Satıcı hasar geçmişini gizlemişse muhatap sigortacı değil satıcıdır. Türk Borçlar Kanunu m.219, satıcıyı bildirdiği niteliklerin bulunmamasından ve ekonomik ayıptan sorumlu tutar — bilmese bile. Alıcının satın alırken bildiği ayıplar için ise m.222 uyarınca itiraz hakkı doğmaz; ekspertiz raporunu görerek alan kişi sonradan aynı kaydı ayıp olarak ileri süremez. Zamanaşımı m.231’e göre iki yıldır, ancak ağır kusurlu satıcı bu süreden yararlanamaz.
Alıcının bir başka sorusu da şudur: “Aldığım aracın önceki kazasından doğan değer kaybını ben isteyebilir miyim?” Bir önceki başlıkta açıklandığı gibi hayır — alacak yazılı olarak devredilmemişse kaza tarihindeki malike aittir.
Tekrar Değer Kaybı Talebinde Zamanaşımı Ne Kadar?
Değer kaybı talebi maddi zarara ilişkindir ve KTK m.109’a tabidir. Madde birebir şöyledir:
“Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.”
İki noktanın altını çizmek gerekir. Birincisi, iki yıllık sürenin başlangıcı kaza günü değil öğrenmedir; kaza gününden işleyen süre on yıllık üst sınırdır. “Kazadan itibaren iki yıl” biçimindeki yaygın anlatım bu iki süreyi birbirine karıştırır. İkincisi, fiil aynı zamanda suç oluşturuyor ve ceza kanunu daha uzun bir zamanaşımı öngörüyorsa, o süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.
Maddenin üçüncü fıkrası ayrıca şunu söyler: zamanaşımı tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse sigortacıya karşı da kesilmiş olur; sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı da tazminat yükümlüsü bakımından kesilmiş sayılır. Hasar geçmişi olan araçlarda dosya birden fazla aşamada uzayabildiği için bu karşılıklı kesilme kuralı pratikte önem taşır.
Ayrı bir süre daha vardır ve karıştırılmamalıdır: KTK m.111/2’deki iki yıl, yetersiz olduğu açıkça belli anlaşmanın iptali içindir ve anlaşma tarihinden işler. Bu, m.109’daki zamanaşımından ayrı ve ek bir süredir.
En Sık Yapılan Hata
Bu tür dosyalarda en sık yapılan hata, araçta hasar kaydı olduğu için hiçbir hak kalmadığını düşünerek başvuru yapmamaktır. Oysa bazı araçlarda ikinci, hatta üçüncü kazadan sonra bile yeni ve bağımsız değer düşüşü oluşur.
İkinci büyük hata ise önceki hasarlarla yeni hasarı birbirinden ayırmadan başvuru yapmaktır. Teknik ayrım yapılmadan hazırlanan dosyalar genellikle zayıf kalır.
Üçüncüsü de sürelerle ilgilidir: ekspertiz raporuna itiraz süresi 3 iş günüdür ve bu süre kaçırıldığında dosya nihai rapora göre sonuçlanır. Zamanaşımı hâlâ işliyor olsa bile, kolay ve masrafsız düzeltme penceresi kapanmış olur.
Hasar kaydı olan araçta tekrar değer kaybı talebinin akıbeti büyük ölçüde dosyanın nasıl kurulduğuna bağlıdır. Eski kayıtların hangi parçada ve hangi işlemle oluştuğunu, yeni hasarın bunlardan nasıl ayrıştığını ve tespitin hangi ölçütlere göre yapıldığını belgelemek, talebin kabul edilme ihtimalini doğrudan etkiler. Dosyanızın durumunu değerlendirmek için araç değer kaybı alanındaki çalışmalarımızı inceleyebilir ya da bize ulaşabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Hasar kaydı olan araç değer kaybı alabilir mi?
Alabilir. Hasar kaydı olan araçta tekrar değer kaybı istenmesinin önünde kural olarak bir engel yoktur; eski kaydın varlığı yeni kazadan doğan talebi ortadan kaldırmaz. ZMSS Genel Şartları A.5/a geçmiş hasar durumunu tespit ölçütleri arasında sayar; talebi sigortacıya karşı kapatan tek araç bazlı hüküm, KTK m.92/l’deki trafikten çekme veya hurdaya çıkarılma işlemidir.
Bir araç için kaç kez değer kaybı alınabilir?
Yürürlükteki mevzuatta talep sayısını sınırlayan bir hüküm yoktur. Araç başına %25 tavan koyan ve önceki ödemeleri bu tavandan mahsup ettiren kural mülga ZMSS Ek-1’de yer alıyordu; Ek-1, 12/6/2026 tarihli ve 33278 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan tebliğin 6. maddesiyle 1/7/2026 itibarıyla yürürlükten kaldırıldı.
Aynı bölgeden tekrar hasar alınırsa değer kaybı istenemez mi?
Bu mutlak bir kural değildir. SEDDK 2025/25 sayılı Genelge ekindeki rapor şablonu, “aynı parçanın tekrar hasar görmesi” hususunun dikkate alınarak aracın değer kaybına konu edilip edilmeyeceğine ilişkin açıklama yapılmasını ister. Yani aynı bölge hesabı etkiler, talebi kendiliğinden düşürmez.
Hasar durumu yeniden açıldı ne demek?
Kapatılmış bir hasar dosyasının tekrar işleme alındığını gösterir. Genellikle rapora itiraz edilmesi, dosyaya yeni belge sunulması ya da maddi hata tespiti üzerine oluşur. Ekspertiz raporuna itiraz süresi SEDDK 2022/12 m.6/1 uyarınca 3 iş günüdür; kusur oranındaki maddi hatalar ise 2017/18 sayılı Genelge m.4/4 uyarınca süre sınırı olmaksızın düzeltilebilir.
Kazada hasar kaydı kime yazılır?
Tazminatın ödendiği araca yazılır, kusurlu sürücüye değil. Karşı tarafın kusuruyla hasar gören araç onarıldığında kayıt onarılan aracın plakası üzerinde oluşur. Kaydı doğuran olay ödeme değil ihbardır.
Daha önce değer kaybı alınmışsa yeniden talep edilebilir mi?
Edilebilir. Her kaza kendi zararını doğurur. Önceki ödemenin yeni talepten mahsup edilmesini öngören kural mülgadır. Belirleyici olan, yeni kazanın aracın onarım sonrası ikinci el satış değerini kaza öncesine göre ayrıca düşürüp düşürmediğidir.
165.000 km üzerindeki araçlar değer kaybı alamaz mı?
Böyle bir sınır yoktur. 165.000 rakamı, mülga Ek-1’deki kilometre formülünün tazminatı sıfırladığı noktadır; bir eşik kuralı değil, artık yürürlükte olmayan bir formülün çıktısıdır. Bugün kilometre ve yaş, A.5/a’nın ölçüt listesinde sayılan birer değişkendir.
Ağır hasar kayıtlı araç değer kaybı alabilir mi?
Belirleyici olan hasarın tutarı değil tescil statüsüdür. Araç “trafikten çekilmiştir” veya “hurdaya çıkarılmıştır” şerhi almışsa sonraki kazada KTK m.92/l uyarınca talep sigortacıya karşı teminat dışıdır. Bu işlemi görmemiş araç ise değer kaybı isteyebilir. Teminat dışılık hâlinde dahi kusurlu sürücü ve işletene karşı KTK m.85/1 ve TBK m.49 yolu açıktır.
Ağır hasar ile pert aynı şey midir?
Değildir. Tam hasar (pert) için onarım masrafının aracın değerini aşması ve eksper raporuyla aracın onarım kabul etmez hâle geldiğinin tespiti birlikte aranır (SEDDK 2025/12 m.4/1). Ağır hasarda ise araç onarılabilir sayılır; ölçüt, onarım masrafının rayiç değerin %60’ını aşması (2025/12 m.5/1) ya da aynı Genelgenin Ek-1’inde sayılan 11 parçadan en az birinin zarar görmesidir (m.5/3). Bu Ek-1, ZMSS Genel Şartlarının 1/7/2026’da mülga olan Ek-1’inden farklıdır ve yürürlüktedir.
Aracı sattım, önceki kazanın değer kaybını kim isteyebilir?
Alacak kaza tarihindeki malike aittir. Satış mülkiyeti geçirir ama doğmuş tazminat alacağını kendiliğinden taşımaz. Alıcının kendi adına isteyebilmesi için alacağın yazılı olarak devredilmiş olması gerekir; TBK m.184 alacağın devrinin geçerliliğini yazılı şekle bağlar.
Değer kaybı için ayrı dilekçe ve ayrı eksper ücreti gerekir mi?
Gerekmez. ZMSS Genel Şartları A.5/a uyarınca araç hasarı için başvuran hak sahibi değer kaybı talebinde de bulunmuş kabul edilir ve araç hasarına atanan eksper değer kaybı tutarına da raporunda yer verir. Ancak dava veya tahkim yolunu açmak için KTK m.97’deki yazılı başvurunun ve olumsuz cevabın belgelenmesi gerekir.
Sigorta şirketi ret verirse ne yapılmalı?
Önce ekspertiz katmanı kullanılır: rapora 3 iş günü içinde itiraz edilir, itiraz eksperi 2 iş günü içinde rapor verir, gerekirse hakem eksper devreye girer ve onun raporu nihaidir (SEDDK 2022/12 m.6-7). Sonuç alınamazsa KTK m.97 uyarınca yazılı başvurudan itibaren 15 gün beklenir; ardından dava açılabilir veya Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulabilir.
Hasar kaydına işçilik dahil edilir mi?
Kayda işlenen tutar sigortacının o dosyada ödediği tazminattır; onarım bedeli parça ve işçilikten oluştuğu için işçilik de bu tutarın içindedir. Ancak bu tutar değer kaybı hesabının matrahı değildir: 2025/25 sayılı Genelge ekindeki şablonda “hasar onarımı için ödenen tutar” ile “değer kaybı tespit tutarı” ayrı satırlardır.
Tekrar değer kaybı talebinde zamanaşımı ne kadar?
KTK m.109 uyarınca zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrenmeden itibaren iki yıl, her hâlde kaza gününden itibaren on yıldır. Fiil suç oluşturuyor ve ceza kanunu daha uzun bir zamanaşımı öngörüyorsa o süre geçerlidir.
Kaynaklar ve Yasal Uyarı
- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu — m.85, m.92, m.97, m.99, m.109, m.111
- Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları — A.5, B.2; değişiklik tebliği RG 12/6/2026-33278 (yür. 1/7/2026)
- Mülga ZMSS Ek-1 “Değer Kaybı Hesaplaması” — RG 12/6/2026-33278, md. 6 ile yürürlükten kaldırıldı
- Anayasa Mahkemesi 17/7/2020 t. E.2019/40, K.2020/40 sayılı kararı (KTK m.92/(i) bendinin iptali)
- SEDDK 2022/12 sayılı Değer Kaybı Taleplerinde Ekspertiz İşlemlerine İlişkin Genelge
- SEDDK 2025/25 sayılı Genelge ve eki Değer Kaybı Ekspertiz Raporu şablonu
- SEDDK 2025/12 sayılı Tam Hasar ve Ağır Hasar Tespitine İlişkin Genelge (yür. 1/7/2025)
- Yalnız Maddi Hasarla Sonuçlanan Trafik Kazalarında Kaza Tespit Tutanaklarına İlişkin 2017/18 sayılı Genelge
- 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu — m.30, Ek m.6
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu — m.49, m.184, m.219, m.222, m.231
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Mevzuat değişebilir; somut olayın koşulları sonucu değiştirebilir. Dosyanıza ilişkin karar vermeden önce bir avukata danışmanız önerilir.