Hukuk

İş Kazası ve Meslek Hastalığı Tazminat Davası

İş Kazası ve Meslek Hastalığı Tazminat Davası

İş kazası ve meslek hastalığı tazminat davası, işçinin ya da ölüm hâlinde yakınlarının, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) karşılamadığı zararı kusurlu işverenden istemek için iş mahkemesinde açtığı davadır. Dava için arabuluculuğa başvurmak zorunlu değildir, zamanaşımı süresi on yıldır ve meslek hastalığında davanın ön koşulu, hastalığın SGK tarafından meslek hastalığı olarak tespit edilmiş olmasıdır.

Makale İçeriği

Meslek hastalığı dosyasını iş kazasından ayıran en önemli nokta, tazminat istenmeden önce hastalığın SGK tarafından tespit edilmiş olması gereğidir. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, bu tespite ilişkin uyuşmazlığın tazminat davasının içinde değil, SGK’ya ve işverene karşı açılan ayrı bir tespit davasında çözülmesini ister; işitme kaybı dosyalarında ise işyerindeki gürültü ölçümleri ile işe giriş odyogramları çoğu zaman sonucu belirler.

Kısaca

İş kazası ve meslek hastalığı tazminat davası işverene karşı iş mahkemesinde açılır; SGK’nın bağladığı gelirin rücu edilebilen kısmı hesaplanan zarardan düşülür, kalan zarar işverenden istenir.

  • Arabuluculuk: İş kazası ve meslek hastalığından doğan tazminat davalarında dava şartı değildir (7036 s.K. m.3/3).
  • Zamanaşımı: İşverene karşı on yıldır (TBK m.417/3 ve m.146); meslek hastalığında süre, hastalığın ilk kez tespit edildiği tarihten işler.
  • Meslek hastalığında ön koşul: Hastalığın SGK Kurum Sağlık Kurulunca meslek hastalığı sayılması gerekir; bu konudaki uyuşmazlık tazminat davasında değil, ayrı bir tespit davasında çözülür.
  • İşitme kaybı: İşyerindeki gürültü ölçümleri ile işe giriş ve periyodik odyogramlar, kaybın işe bağlı olup olmadığını belirleyen başlıca delillerdir.

İş Kazası Nedir?

İş kazası, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 13. maddesinde sayılan hâllerden birinde meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olaydır. Kanun bu hâlleri ayrı ayrı sayar; olayın iş kazası sayılması için bunların hepsinin birlikte gerçekleşmesi gerekmez, birinin varlığı yeterlidir.

  1. Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada (m.13/1-a). O anda fiilen iş yapıyor olması şart değildir.
  2. İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle; sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürüttüğü iş nedeniyle (m.13/1-b).
  3. İşverene bağlı çalışan sigortalının görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda (m.13/1-c).
  4. Hizmet akdiyle çalışan (4/1-a kapsamındaki) emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda (m.13/1-d).
  5. Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında (m.13/1-e).

Servis aracında yaşanan kaza bu yüzden İş Kanunu’na göre değil, 5510 sayılı Kanun’un 13. maddesinin (e) bendine göre iş kazasıdır. Ölçüt, kişinin 5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olmasıdır; tanım hem hizmet akdiyle çalışan işçi hem de kendi adına bağımsız çalışan sigortalı için uygulanır. Kadrolu kamu görevlileri (4/1-c) ise bu kapsamın dışındadır: Kanun’un 4. maddesi, iş kazası sigortasının da içinde olduğu kısa vadeli sigorta kollarını onlara uygulamaz. İşyeri dışında geçirilen kazaların hangi hâlde iş kazası sayıldığını işyeri dışında geçirilen kaza yazısında, işyerinde geçirilen kalp krizini ise işyerinde kalp krizi yazısında ayrıca inceledik.

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 3. maddesi ikinci bir tanım daha içerir: işyerinde veya işin yürütümü nedeniyle meydana gelen, ölüme sebebiyet veren veya vücut bütünlüğünü ruhen ya da bedenen engelli hâle getiren olay. 5510 sayılı Kanun’daki tanım SGK’nın sağlayacağı sigorta yardımlarını, 6331 sayılı Kanun’daki tanım ise işverenin kayıt, bildirim ve önleme yükümlülüklerini belirler. İşverenin kazayı en geç üç iş günü içinde SGK’ya bildirmesi gerekir (5510 s.K. m.13/2); bildirimin gecikmesinin işçinin haklarına etkisini iş kazası SGK’ya geç bildirilirse ne olur yazısında ele aldık.

Meslek Hastalığı Nedir?

Meslek hastalığı, sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple ya da işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal engellilik hâlleridir (5510 s.K. m.14/1). Tanımın kilit sözcüğü “tekrarlanan sebep”tir: iş kazasında zarar tek bir olayla doğarken meslek hastalığında zarar, yıllara yayılan bir maruziyetin sonucudur.

Meslek hastalıklarının özellikleri bu tanımdan çıkar: hastalık çoğu zaman uzun süreli ve tekrarlanan bir maruziyetle yavaş gelişir, belirtileri işten ayrıldıktan sonra da ortaya çıkabilir, işle hastalık arasındaki bağın tıbbi bulgular ve işyeri koşullarıyla kanıtlanması gerekir ve bu bağ ancak SGK’nın tespitiyle hukuki sonuç doğurur.

Bir hastalığın hukuken meslek hastalığı sayılması için doktorun tanı koyması yetmez. Kanun, Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucusunun düzenlediği sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbi belgeler ile gerektiğinde işyerindeki çalışma şartlarını gösteren denetim raporlarının incelenmesi sonucunda, tespitin SGK Kurum Sağlık Kurulu tarafından yapılmasını zorunlu tutar (m.14/2). Hangi hastalıkların meslek hastalığı sayılacağı, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği’nin ekindeki Meslek Hastalıkları Listesinde (Ek-2) beş grup hâlinde gösterilir:

  • A Grubu: Kimyasal maddelerle olan meslek hastalıkları (ör. kurşun ve benzeri ağır metallerle etkilenme).
  • B Grubu: Mesleki cilt hastalıkları.
  • C Grubu: Pnömokonyozlar (silikozis gibi toz hastalıkları) ve mesleki astım dâhil diğer mesleki solunum sistemi hastalıkları.
  • D Grubu: Mesleki bulaşıcı hastalıklar.
  • E Grubu: Fizik etkenlerle olan meslek hastalıkları; gürültüye bağlı işitme kaybı bu gruptadır.

Listede psikososyal risklerden doğan hastalıklar için ayrı bir grup bulunmaz; tükenmişlik sendromu gibi tabloların durumu aşağıda ayrıca açıklanmıştır. Hastalık işten ayrıldıktan sonra ortaya çıkmışsa, işten fiilen ayrılma ile hastalığın meydana çıkması arasında listede o hastalık için gösterilen yükümlülük süresinden uzun bir zaman geçmemiş olmalıdır. Ancak hastalık klinik ve laboratuvar bulgularıyla belirlenmiş ve etken işyerindeki incelemeyle tespit edilmişse, süre aşılmış olsa bile Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun (SSYSK) onayıyla meslek hastalığı sayılabilir (m.14/3). Meslek hastalığı tanısı konulan işçinin SGK’dan alabileceği gelir ve ödenekleri meslek hastalığı ve buna bağlı alınabilecek tazminatlar yazısında ayrıntılı olarak anlattık.

Meslek Hastalığının Hukuki Olarak İş Kazasından Farkı Nedir?

İki kurum da aynı sigorta kolunda düzenlenir ve işverene karşı açılacak tazminat davasının hukuki dayanağı aynıdır. Fark; zararın nasıl doğduğunda, olayın kim tarafından tespit edildiğinde ve sürelerin hangi tarihte başladığında ortaya çıkar. Dava stratejisini de bu farklar belirler.

Konuİş kazasıMeslek hastalığı
Kanuni dayanak5510 s.K. m.135510 s.K. m.14
Zararın doğuşuTek bir olay, belirli bir anTekrarlanan sebep veya işin yürütüm şartları, uzun süreli maruziyet
TespitOlay SGK’ya bildirilir; tartışmalıysa iş kazasının tespiti davası açılırSGK Kurum Sağlık Kurulunun tespiti zorunludur (m.14/2)
İşverenin SGK’ya bildirimiKazadan sonraki üç iş günü içindeHastalığın öğrenildiği günden başlayarak üç iş günü içinde
İşten ayrıldıktan sonraSöz konusu olmazListede gösterilen yükümlülük süresi içinde ortaya çıkmalıdır; istisnası m.14/3
Birden fazla işverenKaza anındaki işverenMaruziyetin geçtiği işyerlerinin katkısı ayrıca araştırılır
Zamanaşımının başlangıcıZararın ve sorumlunun öğrenilmesiMeslek hastalığının ilk kez tespit edildiği tarih
İş kazası ile meslek hastalığı arasındaki hukuki farklar

İşitme Kaybı Meslek Hastalığı Tazminat Davasında Neye Bakılır?

İşitme kaybı meslek hastalığı tazminat davasında mahkeme üç soruyu sırayla cevaplar: kayıp SGK tarafından meslek hastalığı olarak tespit edilmiş mi, kayıp bu işverenin işyerindeki gürültüden mi kaynaklanmış ve işveren gürültüye karşı alması gereken önlemleri almış mı. İlk soru tazminat davasının ön koşuludur; ikinci ve üçüncü soru ise kusur oranını ve tazminatın miktarını belirler.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi bu sırayı açıkça kurmuştur: meslek hastalığından kaynaklanan tazminat davalarının görülmesi için ön koşul, zararlandırıcı olayın Kurumca meslek hastalığı niteliğinde olduğunun tespit edilmesidir; bu tespite ilişkin uyuşmazlık SGK’nın hak alanını doğrudan ilgilendirir ve tazminat davasında Kurum taraf değildir (10. HD, 2023/8359 E., 2024/10783 K.). Gürültüye bağlı işitme kaybının hangi hâllerde meslek hastalığı sayıldığını meslek hastalığı yazımızda ayrıca açıkladık; bu bölüm, davanın ispat tarafına odaklanır.

Gürültü ölçümü ve işe giriş odyogramı neden belirleyicidir?

İşverenin gürültü karşısındaki yükümlülükleri, 28 Temmuz 2013 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Çalışanların Gürültü ile İlgili Risklerden Korunmalarına Dair Yönetmelik’te sayısal eşiklere bağlanmıştır. Yönetmelik’in 5. maddesi sekiz saatlik günlük maruziyet için üç eşik koyar:

EşikGünlük maruziyet (8 saat)İşverenin yükümlülüğü
En düşük maruziyet eylem değeri80 dB(A)Risk ve ölçüm sonuçları sağlık riski gösteriyorsa işitme testi yaptırılabilir (m.13/1-c)
En yüksek maruziyet eylem değeri85 dB(A)Bu değeri aşan gürültüye maruz kalan çalışanlara işitme testi işverence yaptırılır (m.13/1-b)
Maruziyet sınır değeri87 dB(A)Aşılamaz; bu değerde kulak koruyucusunun koruyucu etkisi de hesaba katılır (m.5/2)
Gürültü Yönetmeliği m.5 ve m.13’e göre eşikler

Bu tablo davada iki şekilde kullanılır. Birincisi, işverenin maruziyeti ölçüp ölçmediği sorulur: Yönetmelik’in 6. maddesi işverene, gürültüyü risk değerlendirmesinde ele almayı ve gereken durumlarda ölçüm yaptırarak maruziyeti belirlemeyi yükler. Ölçüm raporu hiç bulunmayan bir işyerinde, işverenin önleme yükümlülüğünü yerine getirdiğini göstermesi zorlaşır. İkincisi, işçinin işitmesinin işe girerken nasıl olduğu sorulur. Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği’nin 6. maddesi, meslek hastalığı raporunda her iki kulağın işitme düzeyini gösteren odyogramlara ve işe girmeden önce çekilmiş odyogram varsa ikisinin karşılaştırılmasına yer verilmesini ister.

Karşılaştırmanın neden bu kadar önemli olduğunu Yargıtay’ın bozduğu bir dosya gösterir. Pres operatörü olarak çalışan işçinin özlük dosyasında, işe başlamadan bir gün önce düzenlenmiş odyolojik raporda sol kulakta orta derecede işitme kaybı bulunduğu yazılıydı; SGK Kurum Sağlık Kurulu kaybı mesleki bulmuş, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu mesleki saymamış, Adli Tıp Kurumu kurulları da işe girmeden önce mevcut olan kayıp nedeniyle aynı sonuca varmıştı (10. HD, 2023/8359 E., 2024/10783 K.). İşe giriş muayenesinde kaydedilen kayıp, sonradan işveren lehine en güçlü delile dönüşebilir; işçi açısından da ilk odyogramın bir örneğini saklamak bu yüzden önemlidir.

SGK kabul etti ama Yüksek Sağlık Kurulu veya Adli Tıp mesleki değil derse ne olur?

İşitme kaybı dosyalarında kurullar arasında görüş ayrılığı sık görülür ve bu ayrılık tazminat davasının akışını değiştirir. Yargıtay’a göre tazminat davasına bakan mahkeme, hastalığın meslek hastalığı olup olmadığını kendi dosyası içinde karara bağlayamaz. Yapılması gereken, işçiye SGK’ya ve işverene karşı meslek hastalığının tespiti davası açması için kesin süre vermek, bu davayı bekletici sorun yapmak ve sonucuna göre karar vermektir (10. HD, 2023/8359 E., 2024/10783 K.). Tespit davası sonunda meslek hastalığının bulunmadığı kesinleşirse, uyuşmazlığın genel hükümlere göre görülmesi ve mahkemenin görevinin yeniden değerlendirilmesi gündeme gelir.

Tespit davasını işveren de açabilir. Bir dosyada SGK, boyacı ve makine montajcısı olarak yıllarca metal taşlama gürültüsüne maruz kalan işçide iki kulakta işitme kaybını meslek hastalığı sayıp oranı %29 olarak belirlemişti; işverenin açtığı davada Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu ve Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu kaybın mesleki özellik taşımadığını bildirdi ve meslek hastalığı olmadığının tespitine ilişkin karar Yargıtay’da onandı (10. HD, 2025/3795 E., 2025/8719 K.). Tersine, işitme kaybının mesleki olduğu konusunda raporlar arasında uyuşmazlık yoksa ayrıca tespit davası açmakta hukuki yarar bulunmaz (10. HD, 2025/4707 E., 2025/12281 K.).

Birden fazla işyerinde gürültüye maruz kalan işçi kime dava açar?

Gürültüye bağlı işitme kaybı çoğu zaman tek bir işyerinde değil, yıllar boyunca değişen işyerlerinde gelişir. Yargıtay, meslek hastalığının varlığı kesinleştikten sonra işçinin davalı işyerinden önceki ve sonraki işyerlerinin usulüne uygun biçimde tespit edilmesini, bu işyerlerindeki çalışma şartlarının hastalığın oluşmasına ve belirlenen orana etkisinin değerlendirilmesini ister. Kusur raporu da uzman hekimin ve A sınıfı iş güvenliği uzmanlarının bulunduğu bir bilirkişi heyetinden alınmalıdır (10. HD, 2023/8359 E., 2024/10783 K.).

Bu nedenle dava açılmadan önce SGK hizmet dökümünden bütün işyerlerinin, orada yapılan işin ve çalışılan sürenin çıkarılması gerekir. Davalı olarak yalnız son işvereni göstermek, kusurun bir kısmının dava dışındaki önceki işverenlere ayrılması sonucunu doğurabilir.

İşitme kaybında tazminat ne kadar olur?

İşitme kaybı için kanunda sabit bir tazminat tutarı ya da tarifesi yoktur. Tutar, SGK Kurum Sağlık Kurulunun belirlediği meslekte kazanma gücü kaybı oranına, işçinin net gelirine, yaşına, işverenin kusur oranına ve SGK’nın bağladığı gelirin rücu edilebilen kısmına göre her dosyada ayrıca hesaplanır. Yukarıda anılan iki dosyada belirlenen oranlar %6 ile %29 arasındaydı; bu fark bile, tek bir rakam vermenin neden mümkün olmadığını gösterir.

SGK’nın sürekli iş göremezlik geliri bağlaması için meslekte kazanma gücü kaybının en az %10 olması gerekir (5510 s.K. m.19/1). Bu eşik, işverene karşı açılacak tazminat davası için bir alt sınır değildir: Türk Borçlar Kanunu’nun 54. maddesi çalışma gücünün azalmasından doğan kayıpları ayrı bir zarar kalemi olarak sayar ve %10’un altındaki oranlarda da işverenin kusuruna düşen zarar istenebilir. Hesabın işleyişini iş gücü kaybı tazminatı hesaplama yazımızda adım adım gösterdik.

Astım ve Tükenmişlik Sendromu İçin Tazminat İstenebilir mi?

Astım için istenebilir; tükenmişlik sendromu için ise yol daha dardır. Mesleki astım Meslek Hastalıkları Listesinin C Grubunda yer aldığı için, işe bağlı olduğu tıbben kanıtlanırsa meslek hastalığı olarak tespit edilir ve işverene karşı tazminat davasına konu olur. Tükenmişlik sendromu ise listede ayrı bir hastalık olarak yer almaz.

Astım meslek hastalığı tazminatında hangi testler istenir?

Mesleki astım iddiasında Yönetmelik’in 6. maddesi, raporun dayanağı olarak bronş provokasyon ve benzeri testleri ve tatil döneminde 15 gün, iş ortamında 20 gün süreyle günde dört kez ölçülen PEF (tepe akım) değerlerini sayar. Bu ölçüm, şikâyetin iş günlerinde artıp izin döneminde gerileyip gerilemediğini gösterdiği için işle bağlantının en güçlü tıbbi kanıtıdır. Un, toz, kimyasal buhar veya benzeri duyarlandırıcılarla çalışan işçide bu kayıtlar yoksa, meslek hastalığı tespiti ve ardından açılacak tazminat davası zayıf kalır.

Tükenmişlik sendromu tazminatı hangi yolla istenir?

5510 sayılı Kanun’un 14. maddesindeki tanım “ruhsal engellilik” hâllerini de kapsar ve Yönetmelik, meslek hastalığı raporunda değerlendirme yapacak branşlar arasında psikiyatriyi de sayar. Ancak Meslek Hastalıkları Listesinde psikososyal risklere ayrılmış bir grup bulunmadığından, tükenmişlik sendromunun meslek hastalığı sayılması için hastalıkla iş arasındaki bağın tıbben ve işyeri incelemesiyle kurulması gerekir. Yargıtay, etiyolojisi birden fazla etkene bağlı olan ve listede o iş grubu için kabul görmeyen bir hastalıkta meslek hastalığı talebinin reddini onamıştır (10. HD, 2014/19773 E., 2015/5463 K.).

Meslek hastalığı tespiti yapılamasa bile işverene karşı tazminat yolu kapanmaz. Türk Borçlar Kanunu’nun 417. maddesi işverene, işçinin kişiliğini korumak ve özellikle psikolojik tacize uğramaması için gerekli önlemleri almak yükümlülüğü yükler; bu yükümlülüğe aykırılık nedeniyle kişilik haklarının ihlaline bağlı zararlar sözleşmeye aykırılık hükümlerine göre istenir. Aşırı çalıştırma veya psikolojik taciz sonucu gelişen tükenmişlik tablosunda dava çoğu zaman bu yoldan kurulur; bu durumda SGK tespiti değil, işverenin aykırı davranışının ve zararla bağlantısının ispatı belirleyicidir.

İşverenin Hukuki Sorumluluğunun Kaynağı

İşverenin iş kazası ve meslek hastalığından doğan sorumluluğu Türk Borçlar Kanunu’nun 417. maddesine dayanır. Madde, işverene işyerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak ve araç gereçleri noksansız bulundurmak borcunu yükler; bu borca aykırılık nedeniyle işçinin ölümü veya vücut bütünlüğünün zedelenmesinden doğan zararların tazmininin sözleşmeye aykırılıktan doğan sorumluluk hükümlerine tabi olduğunu açıkça söyler (m.417/3). Zamanaşımı süresinin on yıl olmasının nedeni de budur.

  • 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu m.4: İşveren çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlüdür. İşyeri dışındaki uzman kişi ve kuruluşlardan hizmet alınması işverenin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz (m.4/2); çalışanların iş sağlığı ve güvenliği alanındaki yükümlülükleri de işverenin sorumluluğunu etkilemez (m.4/3).
  • Türk Borçlar Kanunu m.49 ve devamı: İşverenle sözleşme ilişkisi bulunmayan üçüncü kişilerin (ör. başka bir firmanın çalışanı) sorumluluğu haksız fiil hükümlerine göre belirlenir.
  • 5510 sayılı Kanun m.21: Olay işverenin kastı veya iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına aykırı hareketi sonucu meydana gelmişse SGK, yaptığı ödemeleri ve bağladığı gelirin ilk peşin sermaye değerini, sigortalının işverenden isteyebileceği tutarla sınırlı olarak işverene rücu eder; işverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır. Rücu davasının işleyişini SGK rücu davası yazısında ayrıca ele aldık.

Asıl işveren–alt işveren ilişkisinde, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2. maddesinin altıncı fıkrası gereği asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeriyle ilgili olarak iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur. Bu yüzden taşeron işçisinin dosyasında dava çoğu zaman iki işverene birlikte yöneltilir.

Kusur oranı nasıl belirlenir, işçinin kusuru tazminatı düşürür mü?

Kusur oranı bilirkişi raporuyla belirlenir. Meslek hastalığı dosyalarında Yargıtay, raporun uzman hekimin ve A sınıfı iş güvenliği uzmanlarının yer aldığı bir heyetten alınmasını ve tarafların itirazlarını karşılayacak somut verilere dayanmasını arar (10. HD, 2023/8359 E., 2024/10783 K.). İşçinin de kusuru varsa, Türk Borçlar Kanunu’nun 52. maddesi uyarınca hâkim tazminatı bu oranda indirebilir; ancak işçinin kendi yükümlülükleri, işverenin önlem alma borcunu ortadan kaldırmaz (6331 s.K. m.4/3). Kusur raporuna itirazın nasıl yapılacağını iş kazasında kusur oranı yazısında açıkladık.

İş Kazası ve Meslek Hastalığı Tazminat Davası Hangi Mahkemede Açılır?

Dava iş mahkemesinde, işverene karşı açılır; iş mahkemesi kurulmamış yerlerde bu davalara asliye hukuk mahkemesi, 7036 sayılı Kanun’daki usul ve esaslara göre bakar (7036 s.K. m.5 ve m.2/3). Arabuluculuğa başvurmak dava şartı değildir: 7036 sayılı Kanun’un 3. maddesinin üçüncü fıkrası, iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davalarını zorunlu arabuluculuk kapsamı dışında tutar. Aynı işçinin kıdem, fazla çalışma veya ücret alacakları için ise arabuluculuk şartı devam eder; ayrıntısı iş kazasında arabuluculuk yazısındadır.

KonuKuralDayanak
Görevli mahkemeİş mahkemesi; kurulmamış yerlerde asliye hukuk mahkemesi7036 s.K. m.5, m.2/3
Genel yetkiDavalının yerleşim yeri veya işin yapıldığı yer mahkemesi7036 s.K. m.6/1
İş kazasında ek yetkiKazanın veya zararın meydana geldiği yer ile zarar gören işçinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir7036 s.K. m.6/3
Yetki sözleşmesiBu kurallara aykırı yetki sözleşmeleri geçersizdir7036 s.K. m.6/5
ArabuluculukTazminat, tespit, itiraz ve rücu davalarında dava şartı değildir7036 s.K. m.3/3
Yargılama usulüBasit yargılama usulü7036 s.K. m.7/1
Görev, yetki ve arabuluculuk kuralları

Yetki bakımından bir ayrıntıya dikkat etmek gerekir: 7036 sayılı Kanun’un 6. maddesinin üçüncü fıkrasındaki ek yetki kuralı yalnızca “iş kazasından doğan” tazminat davaları için yazılmıştır. Meslek hastalığı tazminat davasında birinci fıkradaki genel kural uygulanır. Meslek hastalığı tespit edilmemişse ya da tespit tartışmalıysa, tazminat davasından önce veya onunla birlikte SGK’yı ve işvereni davalı gösteren bir tespit davası açılır. İş kazası dosyalarında delillerin kaybolmaması için dava öncesinde başvurulabilecek yolları iş kazası davasında delil tespiti yazısında anlattık.

Maddi Tazminat

İş kazası ve meslek hastalığı tazminat davasında istenen maddi tazminat, olay yüzünden işçinin malvarlığında oluşan kaybın karşılığıdır. Türk Borçlar Kanunu’nun 54. maddesi bedensel zararları dört kalem hâlinde sayar:

  • Tedavi giderleri: SGK’nın karşılamadığı tedavi, ilaç, protez, cihaz ve rehabilitasyon giderleri; gerekiyorsa bakıcı gideri.
  • Kazanç kaybı: İşçinin tedavi ve istirahat süresince çalışamadığı için yoksun kaldığı gelir. Bu dönemde işçi %100 iş göremez kabul edilir; SGK’nın ödediği geçici iş göremezlik ödeneği hesaptan düşülür.
  • Çalışma gücünün azalmasından doğan kayıplar: Sürekli iş göremezlik oranına göre hesaplanan ve uygulamada “iş gücü kaybı tazminatı” denen kalem. Maaşı düşmeyen işçi de bu kalemi isteyebilir, çünkü kanun bunu kazanç kaybından ayrı bir bent olarak sayar.
  • Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar: Yaralanmanın işçinin mesleğini ilerletme veya iş bulma imkânını daraltması.

Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesiyle artırılamaz veya azaltılamaz (TBK m.55/1). Faiz bakımından 2026 yılında yapılan değişiklik de önemlidir: 7589 sayılı Kanun’la Türk Borçlar Kanunu’nun 55. maddesine eklenen fıkralara göre, kazancın bilindiği döneme ait tazminata olayın meydana geldiği tarihten, bilinemediği döneme ait tazminata karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilir. Bu hüküm 31 Temmuz 2026’dan sonra meydana gelen olaylara uygulanır. İş kazasında maddi ve manevi tazminatın nasıl istendiğini iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat yazısında ayrıca ele aldık.

Meslek hastalığı tazminatı nasıl hesaplanır?

Meslek hastalığı tazminatı, iş kazasındaki gibi aktüerya yöntemiyle hesaplanır. Yargıtay’ın iş kazası ve meslek hastalığı dosyalarında aradığı hesap adımları özetle şunlardır (21. HD, 2019/3478 E., 2019/5424 K.):

  1. Bakiye ömür, olay tarihindeki yaşam tablosundan belirlenir; güncel içtihatta TRH 2010 tablosu esas alınır (HGK, 2021/575 E., 2022/1660 K.).
  2. İşçinin günlük net geliri tespit edilir.
  3. Bilinen dönem, mevcut verilerle, iskonto ve artırma yapılmadan hesaplanır.
  4. Bilinmeyen dönemde gelir yıllık %10 artırılıp %10 iskontoya tabi tutulur.
  5. 60 yaşına kadar aktif dönem, sonrasında bakiye ömrün sonuna kadar pasif dönem hesaplanır; pasif dönemde asgari geçim indirimi dâhil edilmeden net asgari ücret esas alınır.
  6. Sonuç, meslekte kazanma gücü kaybı oranı ve işverenin kusur oranıyla çarpılır; SGK’nın bağladığı gelirin rücu edilebilen kısmı düşülür.

Meslek hastalığı tazminatı ne kadar olur diye sorulduğunda da tutar bu adımlarla bulunur; kanunda meslek hastalıkları için sabit bir tazminat oranı ya da tutarı yoktur; sonucu kayıp oranı, gelir, yaş, kusur ve SGK ödemeleri birlikte belirler. Meslek hastalığında belirli bir kaza günü olmadığı için uygulamada hesap, hastalığın tespit edildiği tarih esas alınarak kurulur; işçinin yaşı ve bakiye ömrü de bu tarihe göre belirlenir. Kendi verilerinizle yaklaşık bir sonuç görmek için iş göremezlik tazminatı hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz; araç, bilirkişi hesabının yerine geçmez.

SGK’nın bağladığı gelir tazminattan düşülür mü?

Düşülür, ama tamamı değil. Yargıtay, SGK’nın sigortalıya veya hak sahiplerine bağladığı gelirin peşin sermaye değerinin, mükerrer ödemeyi ve haksız zenginleşmeyi önlemek için tazminattan düşülmesini yerleşik görüş olarak kabul eder (21. HD, 2016/15189 E., 2017/2497 K.). Aynı kararda vurgulandığı gibi Türk Borçlar Kanunu’nun 55. maddesi, kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemelerinin zarardan indirilemeyeceğini söyler.

Uygulamadaki karşılığı şudur: bağlanan gelirin işçinin kendi kusuruna veya kaçınılmazlığa düşen, yani SGK’nın işverene rücu edemeyeceği kısmı tazminattan indirilmez; yalnızca işverenin kusuruna isabet eden, rücuya tabi kısım indirilir. Hesap raporunda gelirin tamamının düşüldüğünü gördüğünüzde itiraz edilmesi gereken yer burasıdır. SGK gelirinin şartlarını ve miktarını sürekli iş göremezlik geliri yazısında açıkladık.

Destekten Yoksun Kalma Tazminatı

Destekten yoksun kalma tazminatı, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölen işçinin desteğinden yoksun kalan kişilerin uğradığı kaybın karşılığıdır (TBK m.53/3). Eş, çocuklar ve ölenin fiilen ve düzenli olarak geçimine katkıda bulunduğu anne, baba veya kardeşler bu tazminatı isteyebilir. Tazminat, mirasçılık sıfatına değil fiilî destek ilişkisine bağlıdır; mirası reddeden yakın da destekten yoksun kalma tazminatını isteyebilir.

Destekten Yoksun Kalma Tazminatının Koşulları

  • Destek ilişkisi: Ölen işçinin, tazminat isteyen kişinin geçimine sağlığında fiilen ve düzenli olarak katkıda bulunduğu ya da olayın olağan akışına göre ileride katkıda bulunacağı gösterilmelidir.
  • Ölümün iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanması: Olay SGK’ca iş kazası veya meslek hastalığı sayılmamışsa, önce tespit davası gerekir.
  • İşverenin sorumluluğu: İşverenin iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almamış olması; işverenin kusur oranı tazminatın miktarını belirler. İşverene karşı sorumluluk, işçinin iş sözleşmesine dayandığı için Türk Borçlar Kanunu’nun 417. maddesine göre sözleşmeye aykırılık hükümleriyle değerlendirilir.

Tazminat Miktarının Belirlenmesi

Destekten yoksun kalma tazminatı bilirkişi tarafından aktüerya yöntemiyle hesaplanır. Hesapta şu veriler kullanılır:

  • Ölenin geliri: Net gelir ve bu gelirin destek alanlar arasında nasıl paylaştırılacağı.
  • Destek süresi: Ölenin bakiye ömrü ile destek alanların destek ihtiyacının süresi (ör. çocuklarda eğitim ve evlenme yaşı, eşte bakiye ömür ve yeniden evlenme ihtimali) birlikte değerlendirilir.
  • Kusur ve indirimler: İşverenin kusur oranı uygulanır; ölenin kendi kusuru varsa indirim yapılır. SGK’nın hak sahiplerine bağladığı gelirin rücu edilebilen kısmı hesaplanan zarardan düşülür.

Tarafların genel ekonomik durumu bu hesabın bir parametresi değildir. Destekten yoksun kalma zararı, olmasaydı ölenin sağlayacağı desteğin kaybı olarak hesaplanır; tarafların sosyal ve ekonomik durumu manevi tazminatın takdirinde ve Türk Borçlar Kanunu’nun 52. maddesindeki indirim sebeplerinde gündeme gelir.

İş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölümde işverene hangi davalar açılabilir?

Ölümle sonuçlanan dosyada yakınlar işverene karşı birden fazla talebi aynı davada ileri sürebilir. Türk Borçlar Kanunu’nun 53. maddesi ölüm hâlinde uğranılan zararları üç kalemde sayar; manevi tazminat ise 56. maddeye dayanır.

  • Cenaze giderleri (TBK m.53/1): SGK’nın ödediği cenaze ödeneğini aşan belgeli giderler.
  • Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından doğan kayıplar (TBK m.53/2).
  • Destekten yoksun kalma tazminatı (TBK m.53/3).
  • Yakınların manevi tazminatı (TBK m.56/2).
  • Ölümün iş kazası veya meslek hastalığı sonucu olduğu SGK’ca kabul edilmemişse, bunun tespiti için SGK’ya ve işverene karşı açılacak tespit davası.

Manevi Tazminat

Manevi tazminat, iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle bedensel bütünlüğü zedelenen işçinin yaşadığı acı ve üzüntünün parayla giderilmesidir. Hâkim, olayın özelliklerini göz önünde tutarak zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir (TBK m.56/1). Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde zarar görenin ya da ölenin yakınları da manevi tazminat isteyebilir (TBK m.56/2).

Manevi tazminat bir ceza değildir; amacı, zarar görenin çektiği acıyı hafifletecek bir tatmin sağlamaktır. Miktar belirlenirken mahkemelerin gözettiği başlıca ölçütler şunlardır:

  • Zararın ağırlığı: Sürekli iş göremezlik oranı, uzuv veya duyu kaybı, tedavinin süresi ve ağırlığı.
  • Tarafların kusur oranları: İşverenin ağır kusuru miktarı artırır; işçinin kendi kusuru azaltır.
  • Zarar görenin yaşı ve hayatındaki değişiklik: Genç yaşta işitme veya uzuv kaybı, günlük hayata etkisi.
  • Tarafların sosyal ve ekonomik durumu ile paranın alım gücü.

Manevi tazminat, zarar göreni zenginleştirecek ölçüde olamaz; ama yaşanan acıyla orantısız düşük bir miktar da amacına ulaşmaz. Hükmedilen tutar, maddi tazminattan farklı olarak aktüerya hesabına değil hâkimin takdirine dayanır.

Meslek Hastalığında Zamanaşımı Ne Zaman Başlar?

Meslek hastalığında zamanaşımı, hastalığın ilk kez tespit edildiği tarihten başlar ve iş kazası ve meslek hastalığı tazminat davası işverene karşı açıldığında süre on yıldır. On yıllık süre, işverenin sorumluluğunun Türk Borçlar Kanunu’nun 417. maddesinin üçüncü fıkrası gereği sözleşmeye aykırılık hükümlerine tabi olmasından ve bu hükümlerde genel zamanaşımının 146. maddedeki on yıl olmasından gelir. “Haksız fiil olduğu için iki yıl” değerlendirmesi, işverene karşı açılan davada uygulanmaz.

Başlangıç tarihi konusunda Yargıtay, zarar görenin zararı öğrenmesini, zararın varlığı, mahiyeti ve esaslı unsurları hakkında dava açmaya elverişli bütün hâl ve şartları öğrenmesi olarak tanımlar. Bir dosyada meslek hastalığı 2004 yılında net biçimde tespit edilmişken yerel mahkeme süreyi 2008 tarihli ikinci raporun kesinleştiği tarihten başlatmış, Yargıtay bu kararı bozmuştur (21. HD, 2016/19076 E., 2017/2832 K.). Başka bir dosyada süreyi Adli Tıp Kurumu raporunun tarihinden başlatan karar da aynı gerekçeyle bozulmuştur; esas alınan tarih, meslek hastalığının tespit tarihidir (21. HD, 2016/11047 E., 2018/5313 K.). Maluliyet oranı sonradan artarsa, artan kısım için ayrı bir değerlendirme yapılır.

TalepSüreBaşlangıçDayanak
İşverene karşı maddi ve manevi tazminat10 yılİş kazasında zararın ve sorumlunun öğrenilmesi; meslek hastalığında hastalığın ilk tespitiTBK m.417/3, m.146
İşverenle sözleşme ilişkisi olmayan üçüncü kişiye karşı tazminat2 yıl, her hâlde 10 yıl; fiil suç oluşturuyorsa ceza zamanaşımıZararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenilmesi / fiilin işlenmesiTBK m.72
SGK’dan gelir ve aylık talebi5 yıl içinde istenmeyen kısım zamanaşımına uğrarHakkın kazanıldığı gün5510 s.K. m.97
İş kazası ve meslek hastalığında zamanaşımı süreleri

Zamanaşımı hak düşürücü süre değildir; mahkeme bunu kendiliğinden dikkate almaz, işveren süresinde ileri sürerse inceler. Dava açılması süreyi keser. Yine de meslek hastalığı dosyalarında ilk rapor ile dava arasında yıllar geçmesi sık görüldüğü için, tespit tarihinin kayda geçtiği SGK yazısının saklanması önemlidir.

Meslek Hastalığı Tazminat Davası Ne Kadar Sürer?

Adalet Bakanlığı’nın Adalet İstatistikleri 2025 verilerine göre iş mahkemelerinde bir dosyanın ortalama görülme süresi 505 gündür. Bu süre, aynı yıl karara bağlanan bütün iş mahkemesi dosyalarının ortalamasıdır; meslek hastalığı dosyaları, bilirkişi ve kurul raporları nedeniyle çoğu zaman bu ortalamanın üstünde seyreder.

Kararın istinaf ve temyiz aşamalarından geçmesi süreyi uzatır. Aynı istatistikte bir önceki yıldan devreden dosyaların elden çıkarılma süresi bölge adliye mahkemelerinin hukuk dairelerinde 393 gün, Yargıtay hukuk dairelerinde 186 gündür. Meslek hastalığında en büyük uzatıcı etken ise tespit davasıdır: kurullar arasında görüş ayrılığı çıktığında tazminat davası, tespit davasının sonucunu bekler. Yukarıda anılan işitme kaybı dosyasında tazminat davası 2017’de açılmış, Yargıtay’ın bozma kararı 2024’ün sonunda verilmiştir (10. HD, 2023/8359 E., 2024/10783 K.). Bu rakamlar bir taahhüt değil, referanstır; dosyanın kendi süresi delillerin hazır olmasına ve raporlara itiraz sayısına göre değişir.

İş Kazası ve Meslek Hastalığı Nedeniyle Tazminat Davası Yargıtay Kararları

Aşağıdaki emsal kararların tamamı Yargıtay karar arama sisteminden tam metinleriyle okunmuştur. Yargıtay 21. Hukuk Dairesi kapatıldıktan sonra iş kazası ve meslek hastalığı dosyaları 10. Hukuk Dairesi’nde görülmektedir; 21. Hukuk Dairesi’nin kararları yol gösterici olmaya devam eder.

KararKonuNe söylüyor?
10. HD, 2023/8359 E., 2024/10783 K.İşitme kaybı, maddi tazminatMeslek hastalığı tespiti tazminat davasının ön koşuludur; uyuşmazlık ayrı tespit davasında çözülür, önceki işyerlerinin etkisi ve hekim ile iş güvenliği uzmanından oluşan heyet raporu aranır.
10. HD, 2025/3795 E., 2025/8719 K.İşitme kaybı, işverenin tespit davasıSGK %29 oran belirlemişken SSYSK ve Adli Tıp kurulu kaybın mesleki olmadığını bildirdi; meslek hastalığı olmadığının tespiti onandı.
10. HD, 2025/4707 E., 2025/12281 K.İşitme kaybı, tespit davasıRaporlar arasında mesleki olup olmadığı konusunda uyuşmazlık yoksa tespit davasında hukuki yarar bulunmaz.
21. HD, 2016/19076 E., 2017/2832 K.ZamanaşımıOn yıllık süre meslek hastalığının ilk tespit tarihinden başlar; sonraki raporun kesinleşme tarihi esas alınamaz.
21. HD, 2016/11047 E., 2018/5313 K.ZamanaşımıSüreyi Adli Tıp raporunun tarihinden başlatan karar bozuldu; esas tarih meslek hastalığının tespit tarihidir.
21. HD, 2016/15189 E., 2017/2497 K.SGK gelirinin indirimiBağlanan gelirin peşin sermaye değeri mükerrer ödemeyi önlemek için düşülür; rücu edilemeyen kısım TBK m.55 gereği indirilemez.
21. HD, 2019/3478 E., 2019/5424 K.Hesap yöntemiBilinen dönem iskontosuz, bilinmeyen dönem %10 artırım ve %10 iskonto; 60 yaşa kadar aktif, sonrası pasif dönem.
HGK, 2021/575 E., 2022/1660 K.Yaşam tablosuBakiye ömür hesabında TRH 2010 tablosu esas alınır.
10. HD, 2014/19773 E., 2015/5463 K.Listede olmayan hastalıkEtiyolojisi çok etkenli ve o iş grubunda listede kabul görmeyen hastalıkta meslek hastalığı talebinin reddi onandı.
10. HD, 2012/2936 E., 2013/4023 K.Yükümlülük süresiKlinik bulgu ve işyeri incelemesiyle kanıtlanan hastalık, yükümlülük süresi aşılmış olsa bile SSYSK onayıyla meslek hastalığı sayılabilir.
İş kazası ve meslek hastalığı tazminat davalarında öne çıkan Yargıtay kararları

Bu kararlardan çıkan en pratik sonuç şudur: meslek hastalığı dosyasında tazminat davası, SGK’daki tespit sürecinin ve kurul raporlarının kalitesine bağlıdır. İşverenin kusurunun ağırlığı ise her dosyada ayrıca, somut önlem eksikliklerine bakılarak belirlenir; Yargıtay’ın bütün dosyalar için geçerli sabit bir kusur oranı yoktur.

Dava Açmadan Önce Hangi Belgeler Toplanmalı?

İş kazası ve meslek hastalığı tazminat davasında belgelerin önemli bir kısmı işverenin ya da SGK’nın elindedir; mahkeme bunları sonradan getirtebilir, ama dava açılırken hangi belgenin nerede olduğunu bilmek dosyayı hızlandırır.

  • SGK Kurum Sağlık Kurulu kararı ve meslekte kazanma gücü kaybı oranını gösteren yazı; itiraz edilmişse Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu kararı.
  • Meslek hastalıkları hastanesinden ya da yetkili hastaneden alınan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tetkikler (işitme kaybında odyogramlar, astımda PEF kayıtları).
  • İşe giriş ve periyodik muayene formları, işyeri hekimi kayıtları.
  • İşyerinin risk değerlendirmesi, gürültü veya toz ölçüm raporları, kişisel koruyucu donanım zimmet tutanakları ve iş sağlığı ve güvenliği eğitim kayıtları.
  • İş kazasında kaza tutanağı, iş kazası bildirgesi, SGK veya iş müfettişi inceleme raporu, varsa ceza soruşturması dosyası.
  • SGK hizmet dökümü (önceki işyerlerinin tespiti için) ve son dönem ücret bordroları.

Dosyanın hangi aşamada olduğu, tespit davasına gerek bulunup bulunmadığı ve hangi belgenin eksik kaldığı, iş kazası ve meslek hastalığı tazminat davası açılmadan önce netleştirilmesi gereken üç sorudur; bu konularda yürüttüğümüz çalışmaları iş kazası ve meslek hastalığı davaları sayfasında anlattık. Kanun metninin tamamı için: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu.

Sıkça Sorulan Sorular

İş kazası tazminat davası için arabuluculuğa gitmek zorunlu mu?

Hayır. 7036 sayılı Kanun’un 3. maddesinin üçüncü fıkrası, iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarını ve bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davalarını zorunlu arabuluculuğun dışında tutar.

İşitme kaybı meslek hastalığı tazminatı nasıl alınır?

Önce işitme kaybının SGK Kurum Sağlık Kurulunca meslek hastalığı olarak tespit edilmesi gerekir. Ardından işverene karşı iş mahkemesinde tazminat davası açılır; davada işyerindeki gürültü ölçümleri, işe giriş ve periyodik odyogramlar ile işverenin aldığı önlemler incelenir.

İşe girerken işitme kaybım varsa tazminat alabilir miyim?

İşe girişte kayıtlı olan kayıp işverenin sorumluluğundan ayrılır ve kurulların kaybı mesleki saymamasına yol açabilir. Yargıtay böyle bir dosyada, meslek hastalığı tartışmasının ayrı bir tespit davasında çözülmesini, meslek hastalığı kesinleşirse önceki işyerlerinin etkisinin de araştırılmasını istemiştir. Sonradan artan kısım için işverenin sorumluluğu ayrıca değerlendirilir.

SGK meslek hastalığını kabul etmezse tazminat davası açılabilir mi?

Tazminat davası açılabilir, ancak meslek hastalığının varlığı bu davada karara bağlanamaz. Mahkeme, SGK’ya ve işverene karşı meslek hastalığının tespiti davası açılması için kesin süre verir ve tazminat davası bu davanın sonucunu bekler.

Meslek hastalığı tazminat davasında zamanaşımı ne zaman başlar?

İşverene karşı süre on yıldır ve meslek hastalığının ilk kez tespit edildiği tarihten başlar. Yargıtay, süreyi sonraki bir raporun ya da Adli Tıp raporunun tarihinden başlatan kararları bozmuştur.

Meslek hastalığı tazminat davası ne kadar sürer?

Adalet İstatistikleri 2025’e göre iş mahkemelerinde ortalama görülme süresi 505 gündür. İstinaf, temyiz ve kurullar arasındaki görüş ayrılığı nedeniyle açılan tespit davası bu süreyi uzatır.

SGK’dan gelir alıyorsam işverenden ayrıca tazminat isteyebilir miyim?

Evet. SGK’nın bağladığı gelirin işverene rücu edilebilen kısmı hesaplanan zarardan düşülür, kalan zarar işverenden istenir. Kendi kusurunuza veya kaçınılmazlığa düşen, rücu edilemeyen kısım tazminattan indirilmez.

Maluliyet oranım yüzde 10’un altındaysa tazminat alabilir miyim?

SGK bu durumda sürekli iş göremezlik geliri bağlamaz, çünkü gelir için en az %10 kayıp gerekir. Ancak işverene karşı açılacak davada bu eşik aranmaz; çalışma gücündeki azalmadan doğan zarar Türk Borçlar Kanunu’nun 54. maddesine göre istenebilir.

Tükenmişlik sendromu için tazminat alınabilir mi?

Tükenmişlik sendromu Meslek Hastalıkları Listesinde ayrı bir hastalık olarak yer almaz. İşle bağlantısı tıbben kanıtlanamazsa meslek hastalığı sayılmaz; ancak aşırı çalıştırma veya psikolojik taciz nedeniyle işverenin TBK m.417’deki yükümlülüğü ihlal edilmişse genel hükümlere göre tazminat istenebilir.

İş kazası tazminat davası hangi mahkemede açılır?

İş mahkemesinde açılır; iş mahkemesi kurulmamış yerlerde davaya asliye hukuk mahkemesi bakar. İş kazasında davalının yerleşim yeri ve işin yapıldığı yer mahkemesinin yanında, kazanın meydana geldiği yer ile işçinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.

Ölümlü iş kazasında yakınlar hangi tazminatları isteyebilir?

Yakınlar cenaze giderlerini, destekten yoksun kalma tazminatını ve manevi tazminatı isteyebilir (TBK m.53 ve m.56/2). SGK’nın hak sahiplerine bağladığı gelirin rücu edilebilen kısmı destekten yoksun kalma tazminatından düşülür.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır ve somut bir uyuşmazlıkta hukuki tavsiye yerine geçmez. İş kazası ve meslek hastalığı dosyalarında sonuç, SGK kurul raporlarına, işyerindeki ölçüm ve kayıtlara ve bilirkişi incelemesine göre değişir. Hazırlayan: Av. Handan Sayan Özgül.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir