Kişisel Verilerimi Ele Geçirip Yayan Kişiye Ne Ceza Verilir?
Kişisel verileri ele geçirme suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 136. maddesinde iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasıyla karşılanır; kamu görevlisi yetkisini kötüye kullanarak ya da meslek kolaylığından yararlanarak işlerse bu aralık üç ila altı yıla çıkar. Buna karşılık bir memurun yetkisiyle sisteme girip bilgilerinize yalnızca bakması, 2023’ten bu yana Yargıtay’ın kararlarında kural olarak suç sayılmıyor. Aradaki fark, verinin nereye gittiğidir: ekranda kalan bilgi çoğu dosyada disiplin konusu olarak görülüyor, başkasına verilen ya da internete konan bilgi ise ceza davasına dönüşüyor.
Bu nedenle telefon numaranızı bir sosyal medya grubuna yazan, adresinizin göründüğü bir belgeyi paylaşan ya da hizmet dökümünüzü üçüncü bir kişiye veren kişi hakkında suç duyurusunda bulunabilirsiniz. Suç şikâyete bağlı değildir. Savcılık öğrendiği anda soruşturma başlatır, sizin şikâyetten vazgeçmeniz dosyayı kapatmaz. Yazının geri kalanı cezanın nasıl hesaplandığını, Yargıtay’ın “bakmak” ile “vermek” arasına koyduğu sınırı, hangi bilgilerin paylaşılmasının mahkûmiyetle sonuçlandığını ve mağdurun atabileceği adımları karar künyeleriyle birlikte ele alıyor.
Özetle
- Suç ve ceza: Kişisel verileri hukuka aykırı olarak başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişiye 2 ila 4 yıl hapis verilir (TCK m.136/1). Kamu görevlisi veya meslek kolaylığı varsa ceza yarı oranında artar (m.137).
- Şikâyet şartı: Yok. Soruşturma kendiliğinden yürür, vazgeçme dosyayı düşürmez, uzlaştırma uygulanmaz (TCK m.139; CMK m.253).
- Sadece bakmak: Yetkili memurun kendi sistemindeki bilgiye merakla bakması, Ceza Genel Kurulunun 2023 tarihli kararından beri kural olarak suç sayılmıyor; bilgiyi üçüncü kişiye veren memur ise ceza alıyor.
- Zamanaşımı: Temel hâlde 8 yıl; memurun yetkisini kötüye kullandığı hâlde 15 yıl (TCK m.66/3).
- Ne yapmalı: Paylaşımın ekran görüntüsünü bağlantısı ve tarihiyle saklayın, savcılığa veya kolluğa sözlü ya da yazılı başvurun.
Kişisel Verileri Ele Geçirme, Başkasına Verme veya Yayma Suçu Nedir?
Kişisel verileri ele geçirme suçu, bir kişiye ait bilgiyi hukuka aykırı biçimde elde etmeyi, başkasına vermeyi ya da yaymayı cezalandıran suçtur. Kanunun kendi başlığı “Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme”dir ve maddenin tamamı tek cümleden oluşur: “Kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” (TCK m.136/1)
Cümlede üç ayrı fiil vardır ve her biri tek başına suçu tamamlar. Fail bilgiyi hem ele geçirip hem yaymışsa iki ayrı suç işlemiş sayılmaz; bu üç hareket seçimliktir, yani birden fazlasının gerçekleşmesi cezayı ikiye katlamaz; mahkeme bunu temel cezayı belirlerken suçun işleniş biçimi olarak değerlendirebilir (TCK m.61).
Kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme suçu
Verme, bilginin belirli bir kişiye ya da sınırlı bir çevreye aktarılmasıdır. Aleniyet gerekmez; bir kişiye WhatsApp’tan göndermek ya da bir belgeyi elden teslim etmek yeterlidir. Yargıtay’ın mahkûmiyetleri onadığı dosyalarda bu fiilin tipik biçimlerinden biri, işi gereği bilgiye ulaşabilen bir çalışanın bilgiyi dışarıdaki birine aktarmasıdır. Sosyal Güvenlik Kurumunda çalışan bir sanığın bir kişinin sigortalı hizmet dökümünü üçüncü bir kişiye vermesi bu türdendir (Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2020/2372 K.2024/1579).
Kişisel verileri yaymak suçu
Yayma, bilginin belirsiz sayıda kişinin öğrenebileceği bir ortama konmasıdır. Sosyal medya paylaşımı, internet sitesine yorum yazmak, bir mesajlaşma grubuna bilgi atmak veya ilan panosuna asmak bu kapsama girer. Yargıtay, bir kişinin telefon numarasını YouTube’a yazan (12. CD E.2021/2306 K.2024/2277), kredi kartı bilgilerini Facebook’ta paylaşan (12. CD E.2021/2965 K.2024/2278) ve bir Instagram paylaşımına “ciddi evlilik istiyorum, arasın” notuyla başkasının cep numarasını ekleyen sanıklar hakkındaki mahkûmiyetleri onamıştır (12. CD E.2022/4725 K.2024/7720).
Ele geçirme ne zaman tamamlanır?
Ele geçirme, başkasının hâkimiyeti altındaki bir bilgiyi hukuka aykırı yollarla kendi hâkimiyetine almaktır. Bu tanım Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2023 tarihli kararında ve Yargıtay 12. Ceza Dairesinin buna dayanan uyuşmazlık giderme kararında açıkça kullanılır. Bir kişinin telefonundan rehberini kopyalamak, bir çekmecedeki belgenin fotoğrafını çekmek ya da başkasının hesabından bilgi indirmek bu fiildir.
Tanımın “başkasının hâkimiyeti” kısmı önemlidir. Bilgi zaten failin elindeyse, örneğin kendisine tebliğ edilmiş bir karar ya da işi gereği erişimine açık bir sistemse, “ele geçirme”den söz etmek güçleşir. Böyle dosyalarda asıl soru bilginin nereye gittiğidir. Verme veya yayma gerçekleşmişse, bilginin failin elinde meşru olarak bulunması onu korumaz.
Kişisel Verileri Ele Geçirme Suçu Cezası Ne Kadar?
Temel ceza iki yıldan dört yıla kadar hapistir ve kanunda seçimlik bir adli para cezası yoktur. Ceza şu hâllerde değişir:
| Durum | Kanun dayanağı | Ceza aralığı |
|---|---|---|
| Temel hâl (kişi, arkadaş, eski eş, komşu) | TCK m.136/1 | 2 – 4 yıl hapis |
| Kamu görevlisi yetkisini kötüye kullanarak işlerse | TCK m.137/1-a | 3 – 6 yıl hapis |
| Meslek veya sanatın sağladığı kolaylıkla işlenirse (banka, hastane, eczane, operatör çalışanı gibi) | TCK m.137/1-b | 3 – 6 yıl hapis |
| Konu, CMK m.236/5-6 uyarınca kayda alınan beyan ve görüntülerse | TCK m.136/2 | 4 – 8 yıl hapis |
| Aynı kişiye farklı zamanlarda birden fazla kez veya tek fiille birden fazla kişiye karşı | TCK m.43 | Belirlenen ceza dörtte birden dörtte üçe kadar artırılır |
Mahkeme cezayı alt sınırdan belirleyip takdiri indirim uygularsa (TCK m.62, altıda bir), temel hâlde ceza 1 yıl 8 ay, memurun yetkisini kötüye kullandığı hâlde 2 yıl 6 ay olur. İkinci rakam kararlarda birebir görülür. Hizmet dökümünü üçüncü kişiye veren SGK çalışanına verilen ceza budur (12. CD E.2020/2372 K.2024/1579).
Yargıtay kararlarında 1 yılın altında cezalar da görülür. Bunun bir sebebi suç tarihidir. Maddenin ilk hâli “bir yıldan dört yıla kadar” hapis öngörüyordu; alt sınır, 6 Mart 2014’te yürürlüğe giren 6526 sayılı Kanunun 4. maddesiyle iki yıla çıkarıldı. Bu tarihten önce işlenen suçta lehe olan eski kanun uygulanır. YouTube’a telefon numarası yazan sanığa verilen 10 aylık ceza bu hesabın sonucudur (12. CD E.2021/2306 K.2024/2277).
TCK 136 cezası paraya çevrilir mi?
Kural olarak çevrilmez. Hapis cezasının adli para cezasına çevrilebilmesi için hükmedilen cezanın bir yıl veya daha az olması gerekir (TCK m.49/2 ve m.50/1). Alt sınır iki yıl olduğundan, altıda bir takdiri indirim uygulansa bile ceza 1 yıl 8 ayın altına inmez.
İnternette sıkça görülen “belli koşullarda paraya çevrilebilir” cümlesi bu yüzden eksiktir. Çevirme ancak cezayı bir yılın altına indiren ek bir indirim varsa gündeme gelir. Örneğin haksız tahrik (TCK m.29, dörtte birden dörtte üçe kadar indirim), suçun teşebbüs aşamasında kalması veya failin yaşının küçük olması bu sonucu doğurabilir. Instagram’a başkasının numarasını yazan sanık hakkında istinaf mahkemesi aile içi bir borç anlaşmazlığı nedeniyle tahrik indirimini uygulamış, Yargıtay da hükmü onamıştır (12. CD E.2022/4725 K.2024/7720).
Ceza ertelenir mi, HAGB verilir mi?
Temel hâlde ikisi de mümkündür. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) için ceza iki yıl veya daha az olmalıdır (CMK m.231/5). Temmuz 2026’da 7589 sayılı Kanunla yenilenen metne göre sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış olması, yeniden suç işlemeyeceği kanaati ve mağdurun zararının tamamen giderilmesi de gerekir (CMK m.231/6). Ertelemede sınır yine iki yıldır (TCK m.51/1).
Memurun yetkisini kötüye kullandığı hâlde ise tablo değişir. Alt sınırdan ceza belirlense ve takdiri indirim uygulansa da ceza 2 yıl 6 ay olur. Bu da hem HAGB’nin hem de ertelemenin iki yıllık sınırını aşar. Ayrıca kamu görevi gibi bir hak veya yetkinin kötüye kullanılmasıyla işlenen suçlarda mahkeme, cezanın infazından sonra işlemek üzere o hak ve yetkinin kullanılmasını cezanın yarısından bir katına kadar yasaklar (TCK m.53/5). Bu yasak, mahkûm olan memurun mesleki geleceği bakımından en az hapis cezası kadar ağır sonuç doğurabilir; kurum içindeki disiplin süreci de ceza davasından bağımsız olarak ayrıca yürür.
Memur Bilgilerime Baktı Ama Kimseye Vermedi, Yine de Suç mu?
Bugünkü Yargıtay çizgisine göre, çoğu durumda hayır. Kurumu tarafından kendisine şifre verilmiş bir kamu görevlisinin, işiyle ilgisi olmadığı hâlde sistemde bir kişiyi sorgulayıp bilgilerini yalnızca ekranda okuması, Yargıtay’ın 2023’ten beri verdiği kararlarda kişisel verileri ele geçirme suçu sayılmıyor. Bu eylem disiplin soruşturmasının konusu olarak görülüyor.
Çizgiyi Yargıtay Ceza Genel Kurulu çizdi. Olayda bir gümrük memuru, Kimlik Paylaşım Sistemi üzerinden dönemin İçişleri Bakanı’nın kimlik ve adres bilgilerini, hemşehrisi olup olmadığını merak ettiği için iki kez sorgulamıştı. Yargıtay 12. Ceza Dairesi eylemi suç sayıp beraati bozmuştu. Ceza Genel Kurulu bu bozmayı kaldırdı ve beraati onadı. Gerekçede şu unsurlar birlikte değerlendirildi: şifrenin sanığa kurumu tarafından verilmiş olması, sisteme girmek için özel bir çaba gösterilmemesi, bilgilerin “sadece okunmuş” olup başkalarıyla paylaşılmaması, hukuka aykırı bir amaç güdülmemesi ve sanığın hukuka aykırılık bilinciyle hareket etmediği savunması (Yargıtay CGK E.2021/384 K.2023/367, 21.06.2023).
Karar oy çokluğuyla verildi. İlk müzakerede yeterli çoğunluk sağlanamadı; ikinci müzakerede bir üye ayrıntılı bir karşı oy yazısı kaleme aldı, dokuz üye de eylemin suç oluşturduğu görüşüyle karşı oy kullandı. Karşı oydaki üyeler, merakın suçun oluşumunu etkilemediğini ve verinin okunmasının “ele geçirme” için yeterli olduğunu savundu. Yani mesele tartışmasız değildir; ancak uygulamayı bugün Ceza Genel Kurulu çoğunluğunun çizgisi belirliyor.
Yargıtay bu çizgiyi uyuşmazlık kararıyla bağlayıcı hâle getirdi
Ceza Genel Kurulu kararından sonra iki bölge adliye mahkemesi aynı olayda farklı sonuca vardı. Erzurum’da bir SGK şube müdürü, Cumhurbaşkanı ve kızının nüfus kayıtlarına baktığı için mahkûm olmuştu; İstanbul’da aynı nitelikteki eylemde beraat verilmişti. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 5235 sayılı Kanunun 35. maddesi uyarınca uyuşmazlığı İstanbul’un görüşü doğrultusunda giderdi. Gerekçe tek cümledir: sanık, kurumunun verdiği aparat ve şifreyle kendi hâkimiyeti altındaki verilere ulaşıp bakmıştır ve bu eylem ele geçirme sayılamaz (12. CD E.2022/7038 K.2024/1950, 25.04.2024).
Daire bu tarihten sonra aynı gerekçeyi pek çok sistem için tekrarladı:
- Kimlik Paylaşım Sistemi (KPS) ve Polis Bilgi Ağı (POLNET) üzerinden Cumhurbaşkanı’nın bilgilerini sorgulayan görevliler hakkında beraat onandı (12. CD E.2025/7902 K.2026/3077 ve E.2025/6769 K.2026/3078, 30.03.2026).
- Tapu sisteminde bir kişinin taşınmazlarına bakan tapu müdürü hakkındaki mahkûmiyet, bilgileri üçüncü kişilerle paylaştığına dair delil bulunmadığı için bozuldu (12. CD E.2023/6727 K.2026/2082, 03.03.2026).
- UYAP’ta, taraf olduğu dosyadaki kişilerin bilgilerini sorgulayan görevli hakkındaki beraat onandı (12. CD E.2025/449 K.2025/4296).
Sağlık kayıtları da aynı değerlendirmeye tabidir: sisteme üç ayrı tarihte girip bir kişinin kayıtlarını görüntüleyen aile hekimi hakkında istinaf mahkemesinin kurduğu zincirleme mahkûmiyet de bu gerekçeyle bozuldu (12. CD E.2024/939 K.2026/2810). Hastane ve e-Nabız kayıtlarına kimlerin erişebileceği ise ayrı bir konudur.
Bilgiyi başkasına verdiyse sonuç değişir
Bu çizgi, memura sınırsız bir hareket alanı tanımaz. Kararların hepsinde beraatin dayanağı aynı cümledir: bilgi “başkalarıyla paylaşılmamış”tır. Veri ekrandan çıkıp üçüncü bir kişiye ulaştığı anda artık “ele geçirme” tartışması yapılmaz; kanunun ayrı bir hareketi olan “verme” gerçekleşmiştir.
Yargıtay’ın onadığı iki karar farkı netleştirir. Birincisinde SGK’da çalışan sanık, bir kişinin sigortalı hizmet dökümünü üçüncü kişiye vermiş ve m.136 ile m.137/1-a uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası almıştır (12. CD E.2020/2372 K.2024/1579). İkincisinde bir sanık, arkadaşının ricası üzerine POL-NET sisteminden bir kişiyi sorgulamış, sorguyu isteyen arkadaş da kişinin adını ve kimlik numarasını vermişti. İstinaf mahkemesi iki sanığı da meslek kolaylığı artırımıyla (m.137/1-b) 2 yıl 6 ay hapisle cezalandırdı; Yargıtay hükmü Ceza Genel Kurulu kararından sonra, 2025’te onadı (12. CD E.2022/6728 K.2025/2117).
Pratik sonuç şudur: Bir kurumda çalışan birinin bilgilerinize baktığını öğrendiyseniz, şikâyetin gücünü “bakmış olması” değil, bilginin kime ulaştığı belirler. Bilgilerinizin eski eşinize, bir alacaklıya, bir komşuya ya da sosyal medyaya ulaştığını gösteren her iz, dosyadaki en önemli delildir.
Memur hakkında şikâyette soruşturma izni
Suç, görev sırasında ve görev nedeniyle işlenmişse memur hakkında doğrudan kamu davası açılamaz; 4483 sayılı Kanun uyarınca soruşturma izni alınması gerekir. Yargıtay, vergi dairesi görevlileri hakkında m.137/1-a iddiasıyla açılan davada izin alınmadan yargılamaya devam edilmesini bozma sebebi saymıştır (12. CD E.2020/2194 K.2020/6649). Bu, şikâyetçi için sürecin daha uzun sürebileceği anlamına gelir; ancak izin verilmemesi kararına da itiraz yolu açıktır.
Hangi Bilgilerimin Paylaşılması Suç Sayılır?
Kanun “kişisel veri”yi saymaz. Yargıtay 12. Ceza Dairesi kararlarında tekrarlanan tanıma göre kişisel veri, kişinin kimliğini belirleyen veya belirlenebilir kılan, onu toplumdaki diğer bireylerden ayıran her türlü bilgidir. Kararlarda sayılan örnekler şunlardır: nüfus bilgileri (T.C. kimlik numarası, ad, soyad, doğum yeri ve tarihi, anne ve baba adı), adli sicil kaydı, yerleşim yeri, eğitim durumu, meslek, banka hesap bilgileri, telefon numarası, e-posta adresi, kan grubu, medeni hâl, parmak izi, DNA ve diğer biyolojik örnekler, cinsel ve ahlaki eğilim, sağlık bilgileri, etnik köken, siyasi, felsefi ve dini görüş, sendikal bağlantılar (12. CD E.2023/3331 K.2025/6857).
Kişisel verileri ele geçirme Yargıtay kararı örnekleri
Uygulamada mahkûmiyetle ya da mahkûmiyet yönünde bozmayla sonuçlanan paylaşımlar şöyle dağılıyor:
| Paylaşılan bilgi | Nasıl paylaşıldı | Yargıtay’ın sonucu |
|---|---|---|
| Telefon numarası | YouTube’a yazıldı | Mahkûmiyet onandı (12. CD E.2021/2306 K.2024/2277) |
| Ad ve telefon numarası | Hakaret içeren bir paylaşımla birlikte yayıldı | Mahkûmiyet m.136 üzerinden kurulmalı (CGK E.2018/611 K.2022/784) |
| Ad, soyad ve telefon numarası | Mağdurun fotoğrafları kullanılarak açılan Facebook hesaplarından paylaşıldı | Mahkûmiyet onandı (12. CD E.2021/9723 K.2024/4789) |
| Kredi kartı bilgileri | Facebook’ta paylaşıldı | 3 yıl 9 ay mahkûmiyet onandı (12. CD E.2021/2965 K.2024/2278) |
| Sigortalı hizmet dökümü | SGK çalışanı üçüncü kişiye verdi | 2 yıl 6 ay mahkûmiyet onandı (12. CD E.2020/2372 K.2024/1579) |
| T.C. kimlik numarası | Görünür hâldeki şikâyet dilekçesi ve karar Facebook’ta paylaşıldı | Mahkûmiyet onandı (12. CD E.2022/1511 K.2024/7579) |
| Ad, anne-baba adı, doğum tarihi, ev adresi | Takipsizlik kararı olduğu gibi Facebook’a kondu | Beraat bozuldu, zincirleme yaymadan mahkûmiyet gerekir (12. CD E.2023/3331 K.2025/6857) |
| Kişi bilgisi (POL-NET sorgusu) | Arkadaşın ricasıyla sorgulandı | 2 yıl 6 ay mahkûmiyet onandı (12. CD E.2022/6728 K.2025/2117) |
Tablonun ortak paydası, bilginin sahibinin rızası olmadan başka birine ya da kamuya ulaşmasıdır. Bilginin türü sonucu değiştirmiyor; telefon numarası da kredi kartı kadar korunuyor. Türün önemli olduğu tek yer, fotoğraf ve görüntüdür. Görüntü kişinin özel hayatına aitse, uygulanacak madde genellikle m.136 değil m.134 olur.
Herkese Açık Paylaştığım Bilgi de Korunur mu?
Korunur. Ceza Genel Kurulu, m.136’nın koruduğu şeyin sır değil kişinin kişilik hakları olduğunu vurgular: kanun tüm kişisel verileri koruma altına aldığı için verinin mutlaka gizli olması gerekmez; gizli olmayan ve herkes tarafından bilinen kişisel veriler de hukuka aykırı eylemlere karşı korunmalıdır (CGK E.2021/384 K.2023/367). Profilinizin açık olması, numaranızın bir ilanda yazması ya da adresinizin bir yerde görünmesi, bilgiyi başkasının istediği yere taşımasına izin vermez.
Yine de iki durumu ayırmak gerekir. Açık bir kaynaktan bilgiyi yalnızca öğrenmek ile onu alıp başka bir yerde yeniden yaymak aynı şey değildir. Erişim engeli bulunan bir internet sitesinde zaten yayımlanmış telefon numarasını VPN kullanarak görüp o numarayı arayan sanık hakkında istinaf mahkemesi, özel bir çaba gösterilmeden yayımlanmış bilgiye ulaşmanın ele geçirme olmadığı gerekçesiyle beraat vermiş, Yargıtay bu kararı onamıştır (12. CD E.2022/9946 K.2025/3788). Bilgiyi alıp kendi hesabında paylaşan kişi ise yayma fiilini işlemiş olur. Yargıtay, bir kişinin kendi Facebook hesabında paylaştığı fotoğraflarını izinsiz olarak kendi sayfasında yayımlayan sanık hakkındaki mahkûmiyeti onamıştır (12. CD E.2021/5977 K.2024/2677).
Fotoğraf ve görüntü paylaşımında konu genişler: görüntü özel hayata aitse m.134 devreye girer, montaj varsa nitelendirme yine değişir. Fotoğrafı sahte bir görüntüye dönüştürülen kişinin durumunu fotoğraf montajı suç mu yazımızda ayrıca ele aldık.
Takipsizlik Kararını Paylaşıp Adresimi Açık Eden Kişi Ceza Alır mı?
Alabilir. Taraflardan birinin kendisine tebliğ edilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı ya da bir şikâyet dilekçesini “aklandım” diyerek sosyal medyada olduğu gibi paylaşması sık görülen bir durumdur. Bu belgelerin başlığında karşı tarafın kimlik numarası, anne-baba adı, doğum tarihi ve adresi yazar.
Bu tür bir dosyada istinaf mahkemesi sanığı beraat ettirmişti. Gerekçe, kararın sanığa zaten tebliğ edilmiş olması, dolayısıyla sanığın belgeyi “hukuka aykırı olarak ele geçirmiş” sayılamayacağıydı. Yargıtay bu beraati bozdu: kararın başlığındaki ad, soyad, anne-baba adı, doğum tarihi ve ikamet bilgileri kişisel veridir ve bunların rızası dışında Facebook’ta üçüncü kişilerin görebileceği biçimde paylaşılması, zincirleme şekilde kişisel verileri yayma suçunu oluşturur (12. CD E.2023/3331 K.2025/6857, 30.09.2025). Başka bir dosyada, şikâyet dilekçesini ve soruşturma kararını mağdurun T.C. kimlik numarası görünecek şekilde yayımlayan sanığın mahkûmiyeti de onanmıştır (12. CD E.2022/1511 K.2024/7579).
Bu iki karar, önceki bölümdeki ayrımı başka bir açıdan doğrular. Belgenin failin elinde meşru olarak bulunması “ele geçirme” iddiasını çürütebilir, ancak kanundaki “yayma” hareketini ortadan kaldırmaz. Kendini savunmak isteyen taraf, kararın sonucunu anlatabilir; karşı tarafın kimlik ve adres bilgilerini kapatmadan belgeyi paylaşırsa suç işler.
Mahkemeye veya Savcılığa Delil Olarak Sunmak da Suç mu?
Bilgiyi yalnızca yetkili bir makama delil olarak sunmak, Yargıtay’ın incelediği dosyalarda kural olarak mahkûmiyete yol açmamıştır. Kararların ortak noktası, verinin yayılma kastı taşınmadan, yalnızca hukuki bir süreçte kullanılmasıdır:
- Eski eşinin kullandığı ilaçlara ilişkin bilgileri velayet davası dilekçesine ekleyen sanık hakkında istinaf mahkemesinin kurduğu mahkûmiyet bozuldu. Yargıtay, bilgilerin velayet davası dışında hiçbir yerde kullanılmadığını ve mahkemenin isteyebileceği bilgiler olduğunu vurgulayarak beraat gerektiğini söyledi (12. CD E.2020/1278 K.2024/2150).
- Bir ceza soruşturmasında kullanılmak üzere hastanın röntgen görüntülerini CD’ye aktaran sağlık çalışanları hakkındaki beraat onandı (12. CD E.2023/2753 K.2025/4105).
- Aynı belediyedeki iki yöneticinin tapu kayıtlarını sorgulayıp bu bilgiyi yalnızca belediye başkanına ve özel kalem müdürüne, usulsüzlük ihbarı amacıyla gönderen belediye çalışanının beraati onandı (12. CD E.2025/2253 K.2026/27).
Bu kararlar bir “delil muafiyeti” kurmaz; her birinde mahkeme kastı ayrıca tartışmıştır. Sınır da açıktır: bilgi mahkemeye değil de basına, sosyal medyaya ya da ilgisiz kişilere ulaştırılırsa koruma kalkar. Şikâyetçi olduğunu ispatlamak için kolluk ifade tutanağını gazetecilere gösteren sanık hakkında verilen beraat, tutanakta mağdurun telefon numarası bulunmasına rağmen yayma kastı ispatlanamadığı için onanmıştır (12. CD E.2022/6004 K.2025/2296). Aynı belgenin sosyal medyada paylaşılması hâlinde sonucun farklı olacağını yukarıdaki takipsizlik kararı dosyası gösteriyor.
Şifre, Hesap veya Sorgu Paneli Yoluyla Veri Ele Geçirilirse
Bilgiler bir telefon, e-posta ya da sosyal medya hesabına izinsiz girilerek alınmışsa, olayda birden fazla suç tipi bir araya gelebilir. Hangilerinin uygulanacağı somut olaya göre belirlenir, ancak kanunun çizdiği çerçeve şudur:
| Eylem | İlgili madde | Ceza |
|---|---|---|
| Şifreyi ele geçirip hesaba veya cihaza izinsiz girmek | Bilişim sistemine girme, TCK m.243/1 | 1 yıla kadar hapis veya adli para cezası |
| Hesaptaki kişi, rehber, konum gibi bilgileri almak | Kişisel verileri ele geçirme, TCK m.136/1 | 2 – 4 yıl hapis |
| Özel yazışmaları okumak veya kaydetmek | Haberleşmenin gizliliğini ihlal, TCK m.132 | Şikâyete bağlıdır |
| Alınan bilgileri başkasına göndermek veya paylaşmak | Kişisel verileri verme veya yayma, TCK m.136/1 | 2 – 4 yıl hapis |
Sistemdeki verileri bozan, değiştiren veya başka bir yere gönderen kişi için ayrıca TCK m.244 hükümleri gündeme gelir. Sizin adınıza sahte hesap açılmışsa atılacak adımları adıma fake hesap açılmış nereye şikâyet edilir yazımızda ayrıntılı olarak anlattık.
Sorgu paneli kullanmak veya veri satmak suç mu?
Kimlik, adres, telefon ya da tapu bilgisi sorgulatan “sorgu paneli” denilen sistemlerde iki taraf vardır. Bilgiyi satan, paylaşan veya panel üzerinden erişime açan tarafın eylemi, kanundaki “verme” ve “yayma” hareketlerine doğrudan karşılık gelir. Paneli kullanıp birini sorgulayan tarafın durumu ise bilginin nasıl elde edildiğine bakılarak değerlendirilir. Yargıtay’ın VPN ile erişilen sitedeki telefon numarası kararı, zaten yayımlanmış bir bilgiye özel çaba gösterilmeden ulaşmanın her zaman ele geçirme sayılmadığını gösteriyor. Başka birinin bilgisini ücret karşılığında bir veri tabanından çektirmek ise, arkadaşının ricasıyla POL-NET sorgusu yaptıran kişinin durumuna daha çok benzer; o dosyada sorguyu isteyen de mahkûm olmuştur (12. CD E.2022/6728 K.2025/2117). Mağdur açısından önemli olan, bilgilerinizin böyle bir kanalda dolaştığını gösteren ekran görüntüsünü ve bağlantıyı saklayıp savcılığa sunmaktır.
Kişisel Verileri Ele Geçirme Şikâyete Tabi mi?
Hayır. Ceza Kanununun ilgili bölümündeki şikâyet maddesi olumsuz bir cümleyle kurulmuştur: “Kişisel verilerin kaydedilmesi, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme ve verileri yok etmeme hariç, bu bölümde yer alan suçların soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlıdır.” (TCK m.139/1). Kişisel verileri ele geçirme, verme ve yayma bu istisnanın içindedir. Şikâyete bağlı olan suçlar aynı bölümdeki haberleşmenin gizliliğini ihlal, kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarıdır (m.132, 133 ve 134).
Bunun üç sonucu vardır:
- Savcılık kendiliğinden harekete geçer. Suçu herhangi bir yoldan öğrenmesi yeterlidir; mağdurun dilekçe vermesi şart değildir.
- Şikâyetten vazgeçmek dosyayı kapatmaz. Taraflar barışsa da kamu davası sürer. Mağdur yalnızca davaya katılan sıfatını bırakmış olur.
- Uzlaştırma yoktur. Uzlaştırmaya tabi suçlar, şikâyete bağlı suçlarla kanunda tek tek sayılan suçlardan ibarettir; m.136 bu listede yer almaz (CMK m.253/1).
Kuralın uygulamada ne kadar kolay karıştırıldığını gösteren bir dosya var. Bir kişinin fotoğrafını, yorum kısmına cep numarasını da yazarak paylaşan sanıklar hakkında ilk derece mahkemesi, mağdurun yasal şikâyet süresi içinde şikâyetçi olmadığı gerekçesiyle davanın düşmesine karar vermişti. İstinaf mahkemesi bu kararı kaldırıp sanıkları m.136/1’den cezalandırdı, Yargıtay da hükmü onadı (12. CD E.2025/76 K.2025/4104).
Kişisel verileri yaymak şikâyete tabi mi, hakaret de varsa ne olur?
Yayma da şikâyete bağlı değildir. Paylaşım aynı zamanda hakaret içeriyorsa tek fiille iki suç işlenmiş olur ve fikri içtima kuralı gereği en ağır cezayı gerektiren suçtan ceza verilir (TCK m.44). Ceza Genel Kurulu, bir kadının adını ve telefon numarasını hakaret içeren bir ifadeyle internette paylaşan sanık hakkında hükmün, en ağır suç olan m.136 üzerinden kurulması gerektiğine karar vermiştir (CGK E.2018/611 K.2022/784, 08.12.2022). Bu durumda hakaret şikâyete bağlı olsa bile, şikâyetten vazgeçmek m.136 yönünden davayı sona erdirmez.
Paylaşılan içerik kişinin özel hayatına ait bir görüntüyse durum tersine dönebilir. Özel hayata ilişkin görüntüleri ifşa etmenin cezası iki yıldan beş yıla kadar olduğundan (m.134/2), telefon numarası ile özel fotoğrafların birlikte yayıldığı bir dosyada Yargıtay, daha ağır olan m.134/2’nin uygulanmasını isabetli bulmuştur (12. CD E.2020/1165 K.2024/852). Gizli kayıt ve görüntülerin ayrıntıları gizli kamera cezası yazımızda yer alıyor.
Kişisel Verileri Ele Geçirme Suçu Zamanaşımı ve Şikâyet Süresi
Şikâyete bağlı olmadığı için bu suçta altı aylık şikâyet süresi işlemez. Suçun işlendiğini aylar sonra öğrenmiş olmanız başvurunuzu engellemez. Sınır, dava zamanaşımıdır:
| Durum | Kanundaki üst sınır | Dava zamanaşımı |
|---|---|---|
| Temel hâl (m.136/1) | 4 yıl | 8 yıl (TCK m.66/1-e) |
| Kamu görevlisi veya meslek kolaylığı (m.137) | 6 yıl | 15 yıl (TCK m.66/1-d ve m.66/3) |
| CMK m.236/5-6 kayıtlarının konu olması (m.136/2) | 8 yıl | 15 yıl (TCK m.66/1-d ve m.66/3) |
İnternetteki kaynakların neredeyse tamamı “zamanaşımı 8 yıldır” der ve orada durur. Oysa kanun, dava zamanaşımı hesaplanırken dosyadaki delillere göre suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâllerinin de göz önünde bulundurulacağını açıkça söyler (TCK m.66/3). Bilgilerinizi yetkisini kötüye kullanarak başkasına veren bir kamu görevlisi veya bir banka, hastane, eczane çalışanı söz konusuysa süre 15 yıldır.
İki istisnaya dikkat edin. Paylaşımın içinde hakaret veya özel hayata ait görüntü varsa, bu suçlar şikâyete bağlıdır ve onlar için altı aylık şikâyet süresi, fiili ve failin kim olduğunu öğrendiğiniz günden işlemeye başlar (TCK m.73/1-2). Hakaret için kanun ayrıca, öğrenme tarihi ne olursa olsun fiilin üzerinden iki yıl geçtikten sonra şikâyet yapılamayacağını öngörür (m.73/2, 7531 sayılı Kanunla eklenen cümle). Aynı paylaşımdaki kişisel veri yayma kısmı ise bu süreden etkilenmez. Yine de delillerin kaybolmaması için beklemeden başvurmak her zaman daha güvenlidir.
Suç Duyurusu Nasıl Yapılır, Dilekçede Neler Olmalı?
Suç duyurusu Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa, yani karakola ya da jandarmaya yapılır (CMK m.158/1). Valilik, kaymakamlık veya mahkemeye yapılan başvurular da savcılığa gönderilir (m.158/2). Başvuru yazılı olabileceği gibi tutanağa geçirilmek üzere sözlü de yapılabilir (m.158/5). Fail bir kamu kurumunun çalışanıysa ve olay görevle bağlantılıysa, kuruma yapılan şikâyet de gecikmeksizin savcılığa iletilmek zorundadır (m.158/4).
Kişisel verileri ele geçirme şikâyet dilekçesi hazırlarken
Dilekçenin gücü, verinin nereden alınıp nereye gittiğini gösterebilmesine bağlıdır. Şu bilgileri eklemeniz yararlı olur:
- Paylaşımın kendisi: Ekran görüntüsü, ama tek başına değil; görüntüyle birlikte paylaşımın tam bağlantısı (URL), hesap adı ve paylaşım tarihi. Görüntüyü alırken ekranın üst kısmındaki tarih ve saatin görünmesine dikkat edin.
- Hangi bilginiz yayıldı: Telefon, adres, kimlik numarası, banka bilgisi gibi verileri tek tek yazın.
- Bilginin kaynağı: Bu bilgiye failin nasıl ulaşmış olabileceğini açıklayın. Bir kurum çalışanından şüpheleniyorsanız kurumu ve tarihi belirtin; kurumların sistem kayıtları hangi kullanıcının hangi gün sorgu yaptığını gösterebilir.
- Tanıklar: Paylaşımı gören ya da bilgiyi failden duyan kişilerin adları.
- Katılma talebi: Kovuşturma aşamasında davaya katılan olarak yer alma isteğiniz.
Paylaşım silinse bile suç işlenmiş olur. Ancak silinen içeriğin ispatı zorlaşacağı için, içeriği fark ettiğiniz anda kaydetmek en önemli adımdır.
İçeriği kaldırtmak için ayrı yol
Ceza soruşturması içeriği kendiliğinden kaldırmaz. Paylaşım özel hayatınızın gizliliğini ihlal ediyorsa, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığına doğrudan başvurup içeriğe erişimin engellenmesini isteyebilirsiniz. Başvuruda paylaşımın tam adresi (URL), hakkın hangi açıdan ihlal edildiğine dair açıklama ve kimlik bilgileriniz bulunmalıdır; erişim sağlayıcı talebi en geç dört saat içinde uygular. Talebi yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkimliğine sunmanız gerekir, hâkim kırk sekiz saat içinde karar vermezse tedbir kendiliğinden kalkar (5651 s.K. m.9/A). Sosyal ağ sağlayıcısının kendi şikâyet kanalı da ayrıca kullanılabilir.
Veriyi bir şirket sızdırdıysa KVKK yolu da açıktır
Bilgileriniz bir şirketin, bankanın ya da hastanenin sisteminden çıktıysa, çalışan hakkında ceza soruşturmasının yanında veri sorumlusu olan kurum hakkında Kişisel Verileri Koruma Kuruluna şikâyet yolu da vardır. Bu yol, gerçek kişinin kendisini veya ailesini ilgilendiren faaliyetlerinde işlemez; kanun bu tür işlemeyi kapsam dışında tutar (6698 s.K. m.28/1-a). Kurula başvuru adımlarını KVKK’ya nasıl şikâyet edilir yazımızda anlattık.
Cezanın Yanında Tazminat da İstenebilir mi?
İstenebilir. Kişisel verilerin rızanız dışında yayılması aynı zamanda kişilik hakkının ihlalidir ve failden manevi, zarar doğmuşsa maddi tazminat talep edilebilir. Tazminat davası ceza davasından ayrı olarak hukuk mahkemesinde görülür; ceza davasının sonucunu beklemek zorunda değildir. Veri bir şirketin sisteminden sızdırılmışsa davanın kime karşı açılacağı, hangi mahkemede görüleceği ve zamanaşımı KVKK tazminat davası yazımızda; özel hayata ilişkin bir görüntü veya bilgi yayılmışsa özel hayatın gizliliğini ihlal tazminat davası yazımızda ele alınmıştır.
Bilgileriniz Yayıldıysa Dosyada İlk Bakılacak Üç Nokta
Bu dosyalarda sonucu genellikle üç soru belirler: bilgi failin eline nasıl geçti, kime veya nereye ulaştı ve bu, failin hukuka aykırı davrandığını bildiğini gösteriyor mu? Özellikle fail bir kamu görevlisiyse, Yargıtay’ın “bakmak” ile “vermek” arasına koyduğu çizgi yüzünden dilekçenin bu ayrım üzerine kurulması gerekir; aksi hâlde dosya disiplin soruşturmasıyla sınırlı kalabilir. Delillerin toplanması, sistem kayıtlarının istenmesi ve katılan sıfatıyla sürecin takibi için Ankara ceza avukatı sayfamızda çalışma alanlarımızı inceleyebilir, somut dosyanız için iletişim sayfasından randevu talep edebilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Kişisel verileri ele geçirme suçu şikâyete tabi mi?
Hayır. TCK m.139, kişisel verilerin kaydedilmesi, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme ve verileri yok etmeme suçlarını şikâyet şartının dışında tutar. Savcılık suçu öğrendiği anda soruşturma başlatır ve mağdurun şikâyetten vazgeçmesi davayı düşürmez.
Kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçu nedir?
TCK m.136’nın kanundaki adıdır. Bir kişiye ait bilgiyi hukuka aykırı biçimde elde etmek, belirli bir kişiye aktarmak ya da belirsiz sayıda kişinin öğrenebileceği bir ortama koymak bu suçu oluşturur. Üç hareketten birinin gerçekleşmesi yeterlidir ve ceza iki yıldan dört yıla kadar hapistir.
Kişisel verileri hukuka aykırı yaymak ile başkasına vermek arasında fark var mı?
Ceza bakımından fark yoktur, ikisi de aynı maddede aynı cezaya bağlanmıştır. Verme, bilginin belirli bir kişiye ya da dar bir çevreye aktarılmasıdır; tek bir kişiye mesajla göndermek yeterlidir. Yayma ise bilginin sosyal medya, internet sitesi veya kalabalık bir grup gibi belirsiz sayıda kişinin ulaşabileceği bir ortama konmasıdır.
Kişisel verileri ele geçirme suçu cezası nedir?
Temel ceza iki yıldan dört yıla kadar hapistir (TCK m.136/1). Suç kamu görevlisi tarafından yetkisi kötüye kullanılarak veya bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenirse ceza yarı oranında artırılır ve üç ila altı yıl olur (m.137).
Kişisel verileri ele geçirme ve yayma suçu aynı suç mu?
Aynı maddededir. TCK m.136 bilgiyi başkasına vermeyi, yaymayı ve ele geçirmeyi aynı suçun seçimlik hareketleri olarak düzenler. Bilgiyi hem ele geçirip hem yayan kişi bu nedenle iki ayrı suçtan değil, tek suçtan cezalandırılır.
TCK 136 uzlaşmaya tabi mi?
Değildir. Uzlaştırma, şikâyete bağlı suçlarla CMK m.253/1-b’de tek tek sayılan suçlara uygulanır. Kişisel verileri ele geçirme, verme veya yayma bu kapsama girmez.
Kişisel verileri ele geçirme şikâyet süresi ne kadar?
Şikâyet süresi yoktur, çünkü suç şikâyete bağlı değildir. Başvuru dava zamanaşımı dolana kadar yapılabilir; bu süre temel hâlde 8 yıl, memurun yetkisini kötüye kullandığı veya meslek kolaylığının bulunduğu hâlde 15 yıldır.
Kişisel verileri ele geçirme suçu zamanaşımı kaç yıl?
Temel hâlde 8 yıldır (TCK m.66/1-e). TCK m.137’deki nitelikli hâllerde üst sınır altı yıla çıktığı için zamanaşımı 15 yıldır; kanun zamanaşımı hesabında nitelikli hâllerin de dikkate alınmasını emreder (m.66/3).
Telefon numaramı izinsiz paylaşan kişiye ne ceza verilir?
Telefon numarası kişisel veridir ve rızanız olmadan internette veya bir grupta paylaşılması TCK m.136/1’deki yayma fiilini oluşturur. Yargıtay, numarayı YouTube’a, Instagram’a veya Facebook’a yazan sanıklar hakkındaki mahkûmiyetleri onamıştır. Ceza iki yıldan dört yıla kadar hapistir.
Memur bilgilerime sistemden bakarsa suç olur mu?
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2023 tarihli kararından sonra, yetkili görevlinin bilgiye yalnızca bakıp kimseyle paylaşmaması çoğu dosyada suç sayılmamakta ve disiplin konusu olarak görülmektedir. Görevli bilgiyi üçüncü bir kişiye verirse ya da başkasının ricasıyla sorgulayıp aktarırsa, m.136 ve m.137 uyarınca mahkûmiyet kurulmaktadır.
Kişisel verileri ele geçirme suçunda ceza paraya çevrilir mi?
Kural olarak çevrilmez. Adli para cezasına çevirme yalnızca bir yıl veya daha az hapis cezasında mümkündür. Alt sınır iki yıl olduğundan, ancak haksız tahrik veya teşebbüs gibi ek bir indirim cezayı bir yılın altına düşürürse bu yol açılır.
Kişisel verileri ele geçirme suçunda HAGB verilir mi?
Hükmedilen ceza iki yıl veya daha azsa verilebilir. Temel hâlde alt sınırdan belirlenip takdiri indirim uygulanan ceza 1 yıl 8 ay olduğu için HAGB mümkündür; mağdurun zararının giderilmesi de şarttır. Memurun yetkisini kötüye kullandığı hâlde ceza 2 yıl 6 ay olacağından HAGB ve erteleme kural olarak uygulanamaz.
Herkese açık profilimdeki bilgiyi paylaşmak da suç mu?
Evet, olabilir. Ceza Genel Kurulu, gizli olmayan ve herkesçe bilinen kişisel verilerin de korunduğunu kabul eder. Açık profildeki bilgiyi yalnızca görmek suç oluşturmaz; ancak onu alıp başka bir hesapta veya ortamda yeniden yaymak, Yargıtay kararlarında mahkûmiyetle sonuçlanmıştır.
Kişisel verilerimi mahkemeye delil olarak sunan kişi ceza alır mı?
Yargıtay’ın incelediği dosyalarda, bilgiyi yalnızca görülmekte olan bir davaya veya soruşturmaya delil olarak sunan kişiler hakkında kural olarak beraat kararı verilmiştir. Bilgi mahkemeye değil de sosyal medyaya veya ilgisiz kişilere aktarılırsa bu değerlendirme geçerliliğini yitirir.
Kişisel verileri ele geçirme davasına hangi mahkeme bakar?
Kural olarak asliye ceza mahkemesi bakar. Fail görevi sırasında ve görevi nedeniyle suç işleyen bir kamu görevlisiyse, kamu davası açılabilmesi için önce 4483 sayılı Kanun uyarınca soruşturma izni alınması gerekir.
Anlatılan kararların her biri kendi olayına bağlıdır; sizin dosyanızda aynı sonucun çıkacağının güvencesi değildir. Somut bir paylaşım veya sorgulama hakkında adım atmadan önce delillerinizle birlikte bir avukata danışın. Metin, 30 Eylül 2026 itibarıyla yürürlükte olan Türk Ceza Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu ile karar arama sisteminde yayımlanan Yargıtay kararlarına dayanan genel bilgilendirme niteliğindedir. Hazırlayan: Av. Handan Sayan Özgül.