Çocuğumun Kırdığı Camı Ben mi Öderim?
“Çocuktur, kasten yapmadı” demek, çocuğumun kırdığı cam için ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz: cam bir komşuya, bir araca, apartmanın ortak alanına ya da okula aitse, bedelini kural olarak çocukla birlikte yaşayan anne veya baba öder. Kanun bu sorumluluğu çocuğun kusuruna değil, onu gözetmekle yükümlü olan kişiye bağlar ve gözetimin gereği gibi yapıldığını ispat etme yükünü de anne babaya bırakır (Türk Medeni Kanunu m.369).
Ödenecek tutar camın kendisiyle sınırlı değildir; montaj, işçilik, geçici kapatma ve camın kırılmasıyla zarar gören başka eşyalar da istenebilir. Buna karşılık zarar gören kişi kırılmaya kendisi zemin hazırlamışsa tutar indirilebilir; olay kasıtsız bir oyun kazasıysa da çocuk için suç soruşturması açılmaz, mesele yalnız para meselesi olarak kalır.
Kısa cevap
- Kim öder: Çocukla aynı evde yaşayan ve onu gözetmekle yükümlü anne veya baba (TMK m.369). Çocuğun kasten kırmamış olması bunu değiştirmez.
- Ne ödenir: Cam, montaj ve işçilik bedeli; araçta ayrıca değer kaybı ve zarar gören diğer eşyalar.
- Ne zaman azalır: Zarar gören kırılmaya kendisi katkıda bulunmuşsa hâkim tutarı indirebilir (TBK m.52).
- Okul camı: Okul mallarına verilen zarar veliye ödettirilir; ödenmezse dava yoluyla tahsil edilir.
- Suç mu: Topla kazara kırılan cam suç değildir; kasten kırmak ise mala zarar verme suçudur ve 12 yaşından küçük çocuk için ceza soruşturması yapılmaz.
- Süre: Zarar gören, zararı ve sorumluyu öğrendiği günden itibaren kural olarak iki yıl içinde dava açmalıdır (TBK m.72).
Çocuğumun Kırdığı Cam İçin Ödeme Neden Bana Düşüyor?
Çocuğumun kırdığı cam için ödeme size düşer, çünkü Türk Medeni Kanunu ev halkından olan küçüğün verdiği zarardan ev başkanını sorumlu tutar. Ev başkanı, çocukla birlikte yaşayan ve ev üzerinde yönetim yetkisi bulunan kişidir; anne baba birlikte yaşıyorsa ikisi de bu sıfatı taşır ve zarar görene karşı birlikte sorumlu olurlar. Kanuna göre ev başkanı, çocuğu “alışılmış şekilde durum ve koşulların gerektirdiği dikkatle” gözetim altında bulundurduğunu ya da bu özeni gösterse bile zararın doğmasını engelleyemeyeceğini ispat etmedikçe ödemekle yükümlüdür.
Bu sorumluluğun kimleri kapsadığı, hangi delillerle düşürülebileceği ve Anayasa Mahkemesinin 2025 kararı ayrı bir yazının konusudur; burada yalnız cam, araç ve eşya kırılması gibi somut olaylarda kuralın nasıl işlediğine bakıyoruz. Kuralın ceza hukukundaki karşılığı ise çocuğun suçundan ailenin sorumluluğu yazımızda anlatılmıştır.
Somut olaylarda en çok yapılan hata, sorumluluğun çocuğun kusuruna bağlı olduğunu sanmaktır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, Hukuk Genel Kurulunun da benimsediği bozma kararında ev başkanının sorumluluğunu “kusura dayanmayan, yasal gözetim ve özen ödevinin yerine getirilmemesinden kaynaklanan bir sebep sorumluluğu” olarak tanımlamış; sorumluluk için gözetime muhtaç aile üyesinin hukuka aykırı bir davranışla üçüncü kişiye zarar vermiş olmasını yeterli saymıştır. Genel Kurul da ev başkanının özen ödevini yerine getirmediğinin kanunca karine olarak kabul edildiğini vurgulamıştır (HGK E.2013/3-1373 K.2015/787, 28.01.2015). Yani zarar görenin anne babanın bir ihmalini ayrıca kanıtlaması gerekmez. Çocuğun camı kasten mi, dikkatsizlikle mi kırdığı ise tutarın belirlenmesinde ve ceza boyutunda önem taşır.
Ayırt etme gücüne sahip çocuk ayrıca kendi fiilinden de sorumludur (TMK m.16/2). Zarar gören, çocuğun kendi malvarlığı varsa ona da başvurabilir; ancak cam kırılması dosyalarında muhatap neredeyse her zaman anne babadır. Çocuğun ayırt etme gücü hiç yoksa, örneğin üç dört yaşındaki bir çocuk söz konusuysa, anne babanın sorumluluğu yine sürer ve hâkim hakkaniyet gerektiriyorsa çocuğun kendi malvarlığından da ödeme yapılmasına karar verebilir (TBK m.65).
Camın nerede kırıldığına göre talebin kimden ve hangi dayanakla geldiği aşağıda özetlenmiştir:
| Cam nerede kırıldı? | Bedeli kim ister? | Kimden istenir? | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Komşunun evi veya iş yeri | Camın sahibi ya da kiracısı | Çocukla birlikte yaşayan anne baba | TMK m.369, TBK m.49-52 |
| Park hâlindeki araç | Araç sahibi; kaskodan ödendiyse sigortacı | Anne baba (ve ayırt etme gücü olan çocuk) | TMK m.369, TTK m.1472 |
| Apartman veya site ortak alanı | Kat malikleri adına yönetim | Anne baba; kiracı aile ise ayrıca daire sahibi gündeme gelebilir | KMK m.18-19, TMK m.369 |
| Okul binası | Okul idaresi | Öğrencinin velisi | MEB yönetmelikleri m.65 / m.174 |
Kırılan Camın Bedeli Nasıl Hesaplanır?
Kırılan camın bedeli, camı olay öncesindeki hâline getirmek için gereken gerçek masrafla hesaplanır. Zarar gören, zararını ve miktarını ispat etmekle yükümlüdür (TBK m.50/1); bu yüzden hesap belgeye dayanır. Tutar tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri dikkate alarak miktarı hakkaniyete uygun biçimde kendisi belirler (TBK m.50/2).
Cam kırılmasında istenebilecek kalemler genellikle şunlardır:
- Camın kendisi: tek cam, çift cam (ısıcam) ünitesi, buzlu veya desenli özel cam, vitrin camı ya da araç camı.
- Montaj ve işçilik: camcı ustasının sökme, takma ve silikon işçiliği; yüksek katta iskele veya vinç gerekiyorsa onun bedeli.
- Geçici kapatma: cam takılana kadar pencerenin naylon, tahta veya plakayla kapatılmasının masrafı.
- Camla birlikte zarar gören eşya: kırılan camın içeri saçılmasıyla zarar gören perde, mobilya, televizyon gibi eşyalar.
- Araçta değer kaybı: kırılan veya çizilen parçanın değişmesi ya da boyanması aracın piyasa değerini düşürüyorsa aradaki fark.
Hesapta dikkat edilmesi gereken nokta, eski camın yerine aynı nitelikte bir cam takılmasıdır. Tek camlı eski bir pencerenin yerine daha pahalı bir sistem takılmışsa aradaki fark, kırılmanın değil zarar görenin tercihinin sonucudur ve tazminata eklenmesi beklenemez. Tersine, mevcut çift camın yerine tek cam takılarak masraf düşürülmesi de zarar göreni olay öncesindeki durumuna getirmez.
Uygulamada uyuşmazlığı önleyen en pratik yol, iki farklı camcıdan teklif almak ya da camı takan ustanın faturasını karşı tarafa göstermektir. Hâkim tazminatın kapsamını belirlerken “durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını” dikkate alır (TBK m.51); kasten kırılmış bir cam ile oyun sırasında kazara kırılmış bir cam arasındaki fark bu aşamada ortaya çıkar.
Top Oynarken Kırılan Cam İçin Ne Değişir?
Top oynarken kazara kırılan cam için de anne baba kural olarak öder; oyun sırasında olmuş olması, zararın kasıtsız olduğunu gösterir ama sorumluluğu kaldırmaz. Hukuk Genel Kurulu, ev başkanının alması gereken önlemlerin çocukların oyun biçimlerine göre değiştiğini, hatta çocukların oynamak için bir arada toplanmalarının bile özel bir dikkati gerektirebileceğini açıkça söylemiştir (HGK E.2013/3-1373 K.2015/787).
Aynı kararda Kurul, “normal olarak çocuklar üzerinde sürekli bir gözetim söz konusu olamaz” tespitini de yapar. Bu cümle anne babanın lehine bir kapı aralar: on yaşındaki bir çocuğun site bahçesinde, oyun için ayrılmış alanda arkadaşlarıyla top oynaması olağan bir durumdur ve her dakika başında beklenmesi istenemez. Ancak çocuğun daha önce aynı camı kırdığı, apartman duvarına top atmasının yasaklandığı ya da otopark gibi tehlikeli bir yerde oynamasına izin verildiği hâllerde bu savunma güç kazanmaz.
Aynı dosyada Genel Kurulun benimsediği Özel Daire kararı, anne babanın çocuğa “iyi terbiye verdiğini” ispat ederek sorumluluktan kurtulamayacağını ve soyut nasihatin gözetim ödevinin yerine getirildiğini göstermediğini de vurgular. Ölçü terbiye değil, somut olayın gerektirdiği tedbirin alınıp alınmadığıdır: oyunun yeri, çocuğun yaşı ve yaramazlık derecesi, elinin altındaki eşyanın tehlikesi birlikte değerlendirilir. Yani “çocuğuma cama top atma dedim” demek tek başına yeterli değildir; çocuğun nerede ve nasıl oynadığı belirleyicidir.
Kırılan camın sahibi de kusurlu olabilir mi?
Olabilir ve bu durumda ödenecek tutar düşer. Zarar gören, zararın doğmasında veya artmasında etkili olmuşsa hâkim tazminatı indirebilir, hatta tamamen kaldırabilir (TBK m.52/1). Örneğin bahçe duvarına bitişik camının önünü çocuklara oyun alanı olarak gösteren ya da kendi evinde çocukların camın önünde top oynamasına izin veren kişi, kırılan camın bedelinin tamamını isteyemeyebilir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi bu indirimin uygulanmasını zorunlu sayar. Kiraladığı aracı ehliyeti olmayan bir küçüğün kullanmasına kendi rızasıyla izin veren kişinin açtığı davada Daire, babanın ev başkanı sıfatıyla sorumlu olduğunu kabul etmiş, ama aracı küçüğe veren davacının da kusurlu olduğunu belirterek hasarın tamamına hükmeden kararı TBK m.51 ve m.52 uyarınca bozmuştur (3. HD E.2019/338 K.2019/5389, 13.06.2019). Cam dosyalarında da aynı mantık işler: zarar görenin katkısı sorumluluğu ortadan kaldırmaz, ama faturayı paylaştırır.
Çocuğum Komşunun Arabasının Camını Kırdı veya Arabayı Çizdi
Çocuğun komşunun arabasının camını kırması ya da aracı çizmesi hâlinde de anne baba aynı kurala göre sorumludur ve araçta zarar kalemi daha geniştir. Camın veya boyanın bedeline ek olarak, değişen ya da boyanan parça aracın ikinci el değerini düşürüyorsa değer kaybı da istenebilir; bu kalemin nasıl hesaplandığı kaporta boyatmanın değer kaybına etkisi yazımızda anlatılmıştır.
Yargıtay önüne gelmiş somut bir örnek, kamuya ait bir araçla ilgilidir. Belediyenin temizlik aracına taş atılarak ön camının kırıldığı olayda çocuk mahkemesi, suça sürüklenen çocuğun kasten zarar verme eylemini sabit görmüş; belediye de 1.794,78 TL’lik zararı çocuğun babasından istemiştir. Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, davanın babaya ev başkanı sıfatıyla açıldığını tespit ederek uyuşmazlığa aile mahkemesinin bakacağına karar vermiştir (20. HD E.2016/1804 K.2016/4090, 06.04.2016).
Kırılan araç camının sahibi kasko yaptırmışsa çoğu zaman önce kendi sigortasına başvurur. Bu durumda mesele anne baba için bitmez, yalnızca muhatap değişir: sigortacı ödediği tazminat tutarında sigortalısının haklarına halef olur ve zararı sorumlulardan geri ister (Türk Ticaret Kanunu m.1472). Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, kasko sigortacısının araca verilen hasarı küçükten istediği bir davada, davaya sonradan katılan babanın ev başkanı sıfatıyla sorumlu olduğunu kabul etmiş ve davanın bu nitelikte görülmesi gerektiğine hükmetmiştir (17. HD E.2012/4785 K.2012/8500, 02.07.2012).
Bu davaların ortak bir sınırı da vardır: kural küçükler içindir. Aynı Daire, kasko sigortalı araca bisikletiyle çarpan gencin olay tarihinde 21 yaşında olduğu dosyada, ev başkanı sıfatıyla sorumluluk için zarar verenin küçük olması gerektiğini belirten ret kararını onamıştır (17. HD E.2013/6340 K.2014/6225, 21.04.2014). On sekiz yaşını doldurmuş bir çocuğun kırdığı camdan, kısıtlı olmadığı sürece kural olarak çocuğun kendisi sorumludur.
Apartman ve Site Ortak Alanında Kırılan Cam
Apartman girişinin camını, asansör kapısını, merdiven boşluğu penceresini ya da site bahçesindeki bir lambayı çocuğun kırması hâlinde zarar gören tek bir komşu değil, bütün kat malikleridir. Kat Mülkiyeti Kanunu her kat malikinin anagayrimenkule ve diğer bağımsız bölümlere “kusuru ile verdiği zarardan” diğer kat maliklerine karşı sorumlu olduğunu söyler (Kat Mülkiyeti Kanunu m.19/3). Çocuğun eyleminden doğan sorumluluk ise yine ev başkanının sorumluluğu kuralına göre anne babaya yönelir.
Kanunun kat maliklerine yüklediği borçlar yalnız mal sahibini bağlamaz; bağımsız bölümdeki kiracılara ve orada sürekli oturanlara da uygulanır, bu borçları yerine getirmeyenler kat malikleriyle birlikte müteselsil olarak sorumlu olur (KMK m.18/2). Uygulamada bu, kiracı ailenin çocuğunun ortak alana verdiği zarar için yönetimin hem kiracıya hem de daire sahibine başvurabileceği anlamına gelebilir; ancak kat malikinin çocuğun eyleminden ne ölçüde sorumlu tutulacağı somut olaya göre değerlendirilir.
Ortak alandaki kırılmanın bedeli genellikle önce apartman bütçesinden ödenir, sonra yönetici aracılığıyla ilgili aileden istenir. Bu talep, bütün kat maliklerinin paylaştığı bir ortak gider değil, zarar verenden istenen bir tazminattır; bu yüzden aile tutara ya da sorumluluğa itiraz ederse, tartışma aidat borcu gibi değil, bir tazminat uyuşmazlığı olarak çözülür. Aidat ve ortak giderlerin nasıl paylaştırıldığı apartman aidat zam sınırı yazımızda ayrıca ele alınmıştır.
Kat mülkiyetinden doğan uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır (6325 sayılı Kanun m.18/B-1-c). Ortak alana verilen zararın tahsili bu kapsamda görülebileceğinden, apartman yönetiminin dava yoluna gitmeden önce arabuluculuğa başvurması güvenli yoldur. Komşudan gelen zararlarda bu sürecin nasıl işlediğine su kaçağı tazminat davası yazımızda bakabilirsiniz.
Okulda Kırılan Camın Parasını Veli mi Öder?
Okulda kırılan camın parası veliye ödettirilir; bu kural doğrudan Millî Eğitim Bakanlığı yönetmeliklerinde yazılıdır. İlkokul ve ortaokullar için yönetmelik, okulun ve öğrencilerin mallarına verilen maddi zararların “o öğrencinin velisine ödettirilir” olduğunu söyler ve ödemede zorluk çıkaran veliler hakkında kamu zararlarının tahsiline ilişkin hükümlerin uygulanacağını belirtir (MEB Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği m.65).
Liseler için düzenleme biraz farklıdır. Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğine göre disiplin cezasının yanında okul mallarına verilen zararlar, zarara yol açan öğrencinin velisine “rızaen veya sulh yoluyla” ödettirilir; ödeme yapılmazsa zarar, genel hükümlere göre adli yargıda dava açılarak tahsil edilir (MEB Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği m.174). Yani okul idaresi veliyi ödemeye zorlayamaz, ama ödenmeyen bedel için dava açabilir.
Okul camının kırılması, öğrenci için bir de disiplin boyutu taşır. Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği okula ait taşınır veya taşınmaz mallara zarar vermeyi okul değiştirme cezasını gerektiren davranışlar arasında sayar; ortaokullarda ise okulun ve öğrencilerin eşya, araç ve gerecine kasıtlı olarak zarar vermek kınama yaptırımını gerektiren davranışlardandır (MEB Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği m.55). Ortaokul düzenlemesindeki “kasıtlı” kelimesi, kazara kırılan bir cam ile bilerek kırılan bir camın okulda da aynı sonucu doğurmadığını gösterir; bedelin veliye ödettirilmesi ise her iki durumda gündeme gelir.
Okul ortamı anne babanın sorumluluğunu kendiliğinden okula da devretmez. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, okulda bir öğrencinin attığı yumrukla arkadaşının gözlük camının kırılıp gözüne battığı ve görme kaybına yol açtığı olayda, zarar veren çocuğun anne ve babasını ev başkanı sıfatıyla sorumlu tutan kararı onamıştır; anne babanın “olay okulda oldu, okul idaresinin de sorumluluğu araştırılmalıydı” savunması kararı değiştirmemiştir (3. HD E.2025/4432 K.2026/1292, 10.03.2026). Okulda yaralanan çocuğun ailesinin okula karşı hakları ise okulda yaralanan çocuk yazımızın konusudur.
Cam Kırmak Suç mu, Komşu Şikâyet Edebilir mi?
Camı kasten kırmak suçtur; kazara kırmak ise suç değildir. Türk Ceza Kanunu başkasının malını kısmen veya tamamen yıkan, tahrip eden, bozan veya kullanılamaz hâle getiren kişiyi, mağdurun şikâyeti üzerine dört aydan üç yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırır (Türk Ceza Kanunu m.151/1). Kanunda mala zarar vermenin taksirli hâli düzenlenmemiştir ve taksirle işlenen fiiller ancak kanunun açıkça belirttiği hâllerde cezalandırılır (TCK m.22/1). Bu nedenle top oyununda kırılan cam, ceza dosyası değil yalnızca tazminat konusudur.
Kasten kırılan camda ceza sorumluluğu çocuğun yaşına bağlıdır:
- 12 yaşından küçük: Ceza sorumluluğu yoktur, ceza kovuşturması yapılamaz; yalnız çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir (TCK m.31/1).
- 12-15 yaş: Fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği yoksa ceza sorumluluğu yoktur; varsa ceza indirimli verilir (TCK m.31/2).
- 15-18 yaş: Ceza sorumluluğu vardır, ceza indirilir (TCK m.31/3).
Bu yaş grupları hakkında süreç nasıl işler, çocuk ifadeye nasıl çağrılır, sorularının cevabı çocuk suç işlerse ne olur yazımızdadır.
Basit mala zarar verme şikâyete bağlıdır ve şikâyet, fiil ile failin öğrenildiği günden itibaren altı ay içinde yapılmalıdır (TCK m.73/1-2). Şikâyete bağlı suçlarda savcılık, dava açmadan önce tarafları uzlaştırmayı denemek zorundadır (CMK m.253/1-a); camın bedelini ödemek çoğu dosyada uzlaşmanın konusu olur. Kovuşturma başlamadan önce zararın tamamen ödenmesi ise etkin pişmanlık sayılır ve verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir (TCK m.168/1).
Okul camı söz konusu olduğunda tablo değişir. Mala zarar verme suçu kamu kurum ve kuruluşlarına ait veya kamu hizmetine tahsis edilmiş bina ve eşya hakkında işlenirse ceza bir yıldan dört yıla kadar hapistir (TCK m.152/1-a) ve bu nitelikli hâl şikâyete bağlı değildir. Devlet okulunun camını bilerek kıran ve 12 yaşını doldurmuş bir öğrenci için okul idaresinin şikâyetten vazgeçmesi soruşturmayı kendiliğinden sona erdirmez.
Ödemeyi Yaparken Neyi Yazılı Almalıyım?
Ödemeyi yaparken kırılan camın, ödenen tutarın ve bu ödemeyle hesabın kapandığının yazılı olarak kayda geçmesi gerekir. Anne baba için asıl risk, camın bedelini ödedikten sonra aynı olay için ikinci bir talep, örneğin perde, eşya veya “manevi” bir istemle karşılaşmaktır. Bunu önlemenin yolu, ödemeyi açıklamalı yapmak ve karşı taraftan kısa bir yazılı beyan almaktır.
Pratik bir sıra şöyle olabilir:
- Kırılan camın ve çevresinin fotoğrafını çekin; mümkünse olayı gören komşunun adını not edin.
- Camcıdan alınan teklifi veya faturayı birlikte inceleyin; tutar yüksek görünüyorsa ikinci bir teklif isteyin.
- Ödemeyi elden değil banka havalesiyle yapın ve açıklamaya “…tarihinde … adresindeki kırılan cam bedeli” yazın.
- Karşı taraftan, bu ödemeyle olaydan doğan bütün zararın karşılandığını belirten kısa bir yazı alın.
- Olay kasten bir kırılmaysa ve şikâyet yapıldıysa, ödemeyi kovuşturma başlamadan yapmak etkin pişmanlık açısından önem taşır.
Ödeme sırasında anne babanın, zarar görenin kendi sigortasını da sorması yararlıdır. Konut sigortası poliçelerinin bir kısmı cam kırılmasını ayrıca teminata alır; bu durumda komşu zararını önce kendi sigortasından alabilir ve sigortacı ödediği tutar için size başvurabilir. Siz de kendi konut poliçenizde üçüncü kişilere verilen zararı karşılayan bir sorumluluk teminatı bulunup bulunmadığına bakmalısınız; teminatın kapsamı ve limiti poliçeden poliçeye değiştiği için ödemeden önce sigortacınıza bildirimde bulunmak, sonradan “habersiz ödeme” itirazıyla karşılaşmamak için önemlidir.
Anlaşma Olmazsa Dava Hangi Mahkemede ve Ne Kadar Sürede Açılır?
Anlaşma sağlanamazsa zarar gören, anne babaya karşı ev başkanının sorumluluğuna dayanarak tazminat davası açar ve bu davaya kural olarak aile mahkemesi bakar. Yargıtay, ev başkanının sorumluluğunun Türk Medeni Kanununun aile hukukuna ilişkin ikinci kitabında düzenlendiğini belirterek bu sorumluluğa dayanan davalarda aile mahkemesini görevli saymıştır (20. HD E.2016/1804 K.2016/4090; 17. HD E.2011/10260 K.2011/12892). Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde bu davalara asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar.
Davanın hangi mahkemede görüleceğini dayanılan hukuki sebep belirler. Bir küçüğün araç lastiklerini delip kaputunu çizdiği olayda araç sahibi davayı yalnız küçüğe, velisi aracılığıyla açmış ve ev başkanının sorumluluğuna hiç dayanmamıştı; Yargıtay 17. Hukuk Dairesi bu nedenle davaya asliye hukuk mahkemesinin bakacağına karar vermiştir (17. HD E.2014/13299 K.2014/18261, 11.12.2014). Dava dilekçesinde anne babanın kendi sorumluluğuna dayanılıp dayanılmadığı, bu yüzden ilk bakılması gereken noktadır.
Komşu ilişkisinden doğan bazı uyuşmazlıklarda ve kat mülkiyetinden kaynaklanan davalarda arabuluculuk dava şartıdır (6325 sayılı Kanun m.18/B). Cam kırılmasının hangi davada bu kapsamda sayılacağı olayın niteliğine göre değişebildiğinden, dava açmayı düşünen tarafın önce arabulucuya başvurması hem hak kaybını önler hem de çoğu zaman dosyayı mahkemeye gitmeden kapatır. Komşuluk uyuşmazlıklarının arabuluculuk aşamasına bir örnek komşunun ağacı evime zarar veriyor yazımızda yer alır.
Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren iki yılda ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yılda zamanaşımına uğrar (TBK m.72/1). Cam kırılması kasten yapılmış ve suç oluşturuyorsa kanun daha uzun ceza zamanaşımının uygulanmasını öngörür; ancak bu uzun sürenin çocuğun kendisine mi yoksa anne babaya da mı uygulanacağı tartışmalıdır. Zarar gören için güvenli yol, iki yıllık süre dolmadan harekete geçmektir.
Davada ispat yükü ikiye bölünür. Zarar gören, camın çocuk tarafından kırıldığını ve zararın miktarını ispat eder (TBK m.50/1); anne baba ise gerekli gözetimi gösterdiğini ya da gösterse bile zararın doğacağını ispat etmek zorundadır. Yukarıda anılan 2026 tarihli okul kararında anne babanın davaya süresinde cevap vermemesi, tanık bildirmemesi ve bilirkişi raporuna itiraz etmemesi, sonradan ileri sürdükleri savunmaların dinlenmemesine yol açmıştı. Küçük tutarlı bir cam dosyasında bile süreleri kaçırmak, savunmayı fiilen kaybetmek demektir.
Hangi Hâllerde Camın Parasını Ödemem Gerekmez?
Camın parasını ödemeniz gerekmeyen ya da tutarın azaldığı durumlar sınırlıdır ve çoğunun kaynağı olayın kendisidir, anne babanın iyi niyeti değil. En sık karşılaşılanları şöyle sıralayabiliriz:
- Camı çocuğunuz kırmamışsa: Zarar gören, camın sizin çocuğunuz tarafından kırıldığını ispat etmek zorundadır. Birden fazla çocuğun oynadığı ve kimin attığı topun cama çarptığının belli olmadığı durumlarda bu ispat zorlaşır.
- Çocuk 18 yaşını doldurmuşsa: Ev başkanının sorumluluğu küçükler ve kısıtlılar içindir; yetişkin çocuğun kırdığı camdan kural olarak kendisi sorumludur.
- Çocuk sizinle yaşamıyorsa: Sorumluluk birlikte yaşamaya bağlıdır; çocuğun sürekli olarak diğer ebeveynle ya da başka bir kişiyle yaşadığı durumlarda kural, o evin başkanı bakımından işler.
- Zarar gören kırılmaya katkıda bulunmuşsa: Hâkim tutarı indirebilir veya tamamen kaldırabilir (TBK m.52/1).
- Cam zaten çatlak veya kırıksa: Önceden hasarlı bir camın değişim bedelinin tamamı, yeni bir kırılmanın sonucu sayılmaz.
- Ödeme sizi yoksulluğa düşürecekse: Zarara hafif kusurla sebep olunduysa ve hakkaniyet de gerektiriyorsa hâkim tazminatı indirebilir (TBK m.52/2).
Gözetim yükümlülüğünün yerine getirildiğinin ispatı da teorik olarak mümkündür, ama cam dosyalarında nadiren başarılı olur. Hukuk Genel Kurulu, ailenin sosyal ve ekonomik koşullarının ya da eğitim düzeyinin kurtuluş kanıtı olmadığını, bu tür durumların ancak tazminattan indirim sebebi olarak dikkate alınabileceğini belirtmiştir (HGK E.2013/3-1373 K.2015/787).
Sıkça Sorulan Sorular
Çocuğumun kırdığı camı ben mi ödemek zorundayım?
Kural olarak evet. Çocukla aynı evde yaşayan anne veya baba, onu gerektiği gibi gözettiğini ispat edemedikçe çocuğun kırdığı camın bedelinden sorumludur (TMK m.369). Çocuğun kasten kırmamış olması bu sonucu değiştirmez.
Çocuğumun kırdığı cam için komşu ne kadar isteyebilir?
Camın, montajın, işçiliğin ve varsa geçici kapatmanın gerçek bedelini isteyebilir. Camla birlikte zarar gören başka eşyalar da talebe eklenebilir; ancak eskisinden daha pahalı bir camın farkı istenemez.
Top oynarken kırılan camı kim öder?
Topu atan çocuğun anne babası öder. Oyun sırasında olması zararı kasıtsız kılar ama sorumluluğu kaldırmaz; cam sahibinin oyuna izin vermesi gibi durumlarda tutar indirilebilir.
Çocuk komşunun arabasını çizdi, ne ödemem gerekir?
Boya veya parça bedelini ve aracın piyasa değeri düştüyse değer kaybını ödemeniz gerekebilir. Araç sahibi kaskodan ödeme aldıysa sigortacı ödediği tutarı sizden isteyebilir.
Apartman girişinin camını çocuğum kırdı, parasını kim ister?
Bedeli genellikle apartman yönetimi ister. Kırılan camın bedeli ortak gider değil zarar verenden istenen bir tazminattır; itiraz edilirse yönetim arabuluculuk ve ardından dava yoluna gidebilir.
Okulda çocuğumun kırdığı camın parasını ödemek zorunda mıyım?
MEB yönetmelikleri okul mallarına verilen zararın veliye ödettirileceğini söyler. Lisede bu ödeme rıza veya sulh yoluyla istenir; ödenmezse okul genel hükümlere göre dava açabilir.
Kırılan cam için komşum şikâyet edebilir mi?
Cam kasten kırıldıysa şikâyet edebilir; mala zarar verme suçu şikâyete bağlıdır ve altı ay içinde şikâyet edilmelidir. Kazara kırılan cam ise suç oluşturmaz; çocuk 12 yaşından küçükse ceza soruşturması zaten yapılamaz.
Mala zarar verme suçu çocuk tarafından işlenirse ne olur?
Çocuk 12 yaşından küçükse ceza kovuşturması yapılamaz, yalnız koruyucu tedbirler uygulanabilir. 12-15 yaş arasında çocuğun fiilin anlamını algılayıp algılamadığına bakılır; 15-18 yaş arasında ise ceza indirilerek verilir. Her durumda zararın bedeli ayrıca anne babadan istenebilir.
Camın parasını ödersem şikâyet düşer mi?
Ödeme şikâyeti kendiliğinden düşürmez, ama uzlaşmada belirleyici olur. Kovuşturma başlamadan zararın tamamen ödenmesi etkin pişmanlık sayılır ve olası cezada indirim sağlar.
Çocuğun kırdığı camı sigorta öder mi?
Zarar görenin poliçesinde cam kırılması teminatı varsa onun sigortası öder ve sonra size başvurabilir. Sizin konut poliçenizde üçüncü kişilere verilen zararı karşılayan bir sorumluluk teminatı varsa bu kez sizin sigortanız devreye girebilir; kapsam poliçeye göre değişir.
Boşandık, çocuğun kırdığı camı hangimiz öder?
Kural olarak çocuğun olay sırasında birlikte yaşadığı ebeveyn, çünkü sorumluluk birlikte yaşamaya bağlıdır. Velayetin kimde olduğu ve çocuğun o gün kimin yanında bulunduğu ayrıca değerlendirilir.
Çocuğumun kırdığı cam için dava ne zaman zamanaşımına uğrar?
Zarar görenin zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren iki yılda, her hâlde olaydan itibaren on yılda. Kasten kırılan camda daha uzun bir süre gündeme gelebilir, ancak bunun anne babaya uygulanışı tartışmalıdır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla 20.10.2026 tarihinde yürürlükte olan Türk Medeni Kanunu, Türk Borçlar Kanunu, Türk Ceza Kanunu, Kat Mülkiyeti Kanunu, MEB yönetmelikleri ve künyesi verilen Yargıtay kararları esas alınarak hazırlanmıştır; kendi olayınızdaki sorumluluk, olayın koşullarına ve delillere göre farklı sonuçlanabilir.
Komşunuzdan, apartman yönetiminden veya okuldan cam bedeli için yazılı bir talep geldiyse ya da hakkınızda şikâyet yapıldıysa, ödeme yapmadan önce tutarı, belgeleri ve şikâyet durumunu birlikte inceletmek, ikinci bir talebin önünü kesmenin en kısa yoludur. Talep yazısını ve elinizdeki fotoğrafları Ankara tazminat avukatı sayfamızdaki bilgilerle bize iletebilir ya da iletişim sayfamızdan randevu alabilirsiniz.