Hukuk, İdare Hukuku

Şirket Kişisel Verilerimi Silmiyorsa Ne Yapabilirim?

Şirket Kişisel Verilerimi Silmiyorsa Ne Yapabilirim

Şirket kişisel verilerimi silmiyor diyen kişilerin çoğu, silme talebini şirketin takdirine bırakılmış bir rica sanıyor. Oysa 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu‘nun 7. maddesi, verinin tutulmasını gerektiren sebep ortadan kalktığında silmeyi veri sorumlusunun yükümlülüğü olarak kurar; 13. maddesi de talebe en geç otuz gün içinde, ücretsiz ve ret hâlinde gerekçeli bir cevap verilmesini ister.

Makale İçeriği

Her ret de hukuka aykırı değildir. Fatura kaydını beş yıl, ticari defteri on yıl, bankadaki kimlik belgesini sekiz yıl saklamak kanuni bir zorunluluktur ve bu kayıtlar sizin talebinizle silinmez. Asıl mesele, şirketin hangi verinizi hangi kanun hükmüne dayanarak tuttuğunu ayırmaktır: faturanızdaki adres saklanabilir, ama aynı adresin üyelik hesabınızda durmaya devam etmesi için çoğu zaman hiçbir dayanak yoktur. Kişisel Verileri Koruma Kurulu da bir e-ticaret şirketine ilişkin kararında ayrımı tam olarak bu noktadan kurmuştur.

Bir bakışta

Silme talebi ilk olarak veriyi tutan şirkete yapılır; Kurula doğrudan gidilemez.

  • Süre: Şirket talebi en geç otuz gün içinde ücretsiz olarak sonuçlandırmak zorundadır.
  • Ret hakkı: Kanunda öngörülen bir saklama süresi, hukuki bir yükümlülük ya da bir hakkın korunması ihtiyacı devam ediyorsa şirket gerekçesini açıklayarak reddedebilir.
  • Kısmi ret: “Yasal zorunluluk” cevabı yalnızca o kanunun saklattığı veriyi kapsar; pazarlama izni, eski adres, hesap bilgisi gibi diğer veriler ayrıca silinmelidir.
  • Cevap yoksa: Başvuru tarihinden itibaren altmış gün içinde Kişisel Verileri Koruma Kuruluna şikâyet edilebilir.
  • Silmek sorumluluğu kaldırmaz: Verinin sonradan silinmesi, daha önce doğmuş zararın tazminini engellemez.

Kişisel verilerin silinmesi talebi nasıl yapılır?

Kişisel verilerin silinmesi talebi, verinizi işleyen şirkete ya da kuruma, Veri Sorumlusuna Başvuru Usul ve Esasları Hakkında Tebliğ’in 5. maddesinde sayılan yollardan biriyle yapılır. Bu yollar yazılı dilekçe, kayıtlı elektronik posta (KEP), güvenli elektronik imza, mobil imza, daha önce şirkete bildirdiğiniz ve şirketin sisteminde kayıtlı olan e-posta adresi ya da şirketin başvuru amacıyla geliştirdiği bir yazılım veya uygulamadır. Başvuru Türkçe yapılmalıdır.

Tebliğ, başvuruda bulunması zorunlu bilgileri de tek tek sayar: ad ve soyad (yazılı başvuruda imza), T.C. kimlik numarası, tebligata esas yerleşim yeri veya iş yeri adresi, varsa e-posta ve telefon bilgisi ve talep konusu. Bu bilgilerden biri eksikse şirket kimliğinizi doğrulayamadığını söyleyerek süreci uzatabilir. Başvurunun tarihi de yönteme göre değişir. Yazılı başvuruda evrakın şirkete tebliğ edildiği gün, diğer yöntemlerde başvurunun şirkete ulaştığı gün başvuru tarihidir. Otuz günlük cevap süresi bu tarihten itibaren işler.

Başvurunun gönderileceği adresi bulmak için şirketin internet sitesindeki aydınlatma metnine bakın. Kanun’un 10. maddesi, veri sorumlusunun kimliğini ve 11. maddedeki hakların nasıl kullanılacağını bu metinde açıklamayı zorunlu tutar. Başvuru yollarının genel usulünü ve Kurula şikâyet aşamasını KVKK’ya nasıl şikâyet edilir yazısında adım adım anlattık. Bu yazı, o sürecin silme talebine özgü kısmına odaklanıyor.

Talepte neyi açıkça yazmalısınız?

“Verilerimi silin” cümlesi tek başına geniş ama bulanık bir taleptir ve şirketin en dar yorumu seçmesine kapı açar. Talebin karşılık bulması için şu dört noktayı ayrı ayrı yazın:

  • Hangi veriler: üyelik hesabı, telefon numarası, adres, kimlik fotokopisi, kamera kaydı, ses kaydı, konum geçmişi gibi somut kalemler.
  • Hangi yöntem: Yalnızca silinmesini mi, yoksa yok edilmesini mi istediğinizi belirtin. Aşağıda göreceğiniz gibi bu ikisi aynı sonucu doğurmaz.
  • Üçüncü kişiler: Kanun’un 11/1-(f) bendi gereğince, verilerin aktarıldığı üçüncü kişilere de silme işleminin bildirilmesini isteyin.
  • Sonuç bildirimi: Hangi verinin silindiğinin, hangisinin hangi kanun hükmüne dayanılarak saklandığının yazılı olarak bildirilmesini talep edin.

Son madde en önemlisidir. Şirket bir kısım veriyi silip bir kısmını tutmaya devam ediyorsa bunu açıkça yazmak zorunda kalır. İleride Kurula şikâyet edecekseniz elinizdeki en güçlü belge de bu ayrıntılı cevap olur.

Uygulamadaki hesap silme butonu başvuru yerine geçer mi?

Tebliğ, başvuru amacıyla geliştirilmiş bir yazılım veya uygulama üzerinden yapılan başvuruyu geçerli sayar. Uygulamada ayrıca “KVKK başvurusu” ya da “kişisel veri talebi” diye bir bölüm varsa bu yol kullanılabilir. Buna karşılık sıradan bir “hesabımı kapat” butonu çoğu zaman yalnızca üyelik sözleşmesini sona erdirir. Hesap kapanır ama sipariş geçmişi, iletişim izinleri ve kayıtlı adresler sistemde kalmaya devam edebilir.

Telefonla çağrı merkezine yapılan talep ise Tebliğ’de sayılan yöntemler arasında yoktur. Görüşmede verilen “sildik” sözü, ileride otuz günlük sürenin başlangıcını ispat etmenize yaramaz. Hesap silme butonunu kullandıktan sonra da ayrı bir yazılı başvuru göndermek, hem neyin silineceğini netleştirir hem de süreleri kayıt altına alır.

Silme, yok etme ve anonim hâle getirme aynı şey mi?

Değil. Kişisel Verilerin Silinmesi, Yok Edilmesi veya Anonim Hale Getirilmesi Hakkında Yönetmelik bu üç işlemi ayrı ayrı tanımlar ve aralarındaki fark, verinin gerçekten ortadan kalkıp kalkmadığını belirler.

Yöntem Yönetmelikteki tanım Veriye kim erişebilir?
Silme (m.8) Verinin ilgili kullanıcılar için hiçbir şekilde erişilemez ve tekrar kullanılamaz hâle getirilmesi Verilerin teknik olarak depolanması ve yedeklenmesinden sorumlu birim tanımın dışında bırakılmıştır
Yok etme (m.9) Verinin hiç kimse tarafından hiçbir şekilde erişilemez, geri getirilemez ve tekrar kullanılamaz hâle getirilmesi Hiç kimse
Anonim hâle getirme (m.10) Verinin başka verilerle eşleştirilse dahi kimliği belirli veya belirlenebilir bir kişiyle ilişkilendirilemeyecek hâle getirilmesi Veri kalır, ama artık sizinle bağlantısı kurulamaz

Tablodaki ilk satır, silme talebinin sınırını gösterir. Yönetmelik’in 4. maddesi “ilgili kullanıcı” tanımından, verilerin teknik olarak depolanması, korunması ve yedeklenmesinden sorumlu kişi veya birimi açıkça çıkarır. Yani hukuken silinmiş bir veri, verilerle günlük olarak çalışan personel için erişilemez olur. Yedekleme birimi bu tanımın dışında kalır. Verinin hiç kimse tarafından geri getirilememesini istiyorsanız talebinizde “yok edilmesini” ifadesini kullanın.

Şirket sildi yerine anonim hâle getirdi, bu yeterli mi?

Kanun’un 11/1-(e) bendi ilgili kişiye verilerin “silinmesini veya yok edilmesini” isteme hakkını tanır; anonim hâle getirmeyi saymaz. Yönetmelik ise talep üzerine yapılacak işlemde veri sorumlusunun silme, yok etme veya anonim hâle getirme yollarından birini seçebileceğini kabul eder. Ancak bir şartı vardır: Yönetmelik’in 7/5. maddesine göre ilgili kişinin talebi hâlinde uygun yöntem gerekçesi açıklanarak seçilir.

Bu nedenle şirket size “verileriniz anonim hâle getirildi” diye cevap veriyorsa neden silmeyi değil de bu yolu seçtiğini açıklamak zorundadır. Anonimleştirmenin de gerçekten yapılmış olması gerekir. Adınız çıkarılıp telefon numaranız, sipariş geçmişiniz ve adresiniz birlikte duruyorsa, bu veriler bir araya getirildiğinde kimliğiniz yeniden belirlenebilir. Yönetmelik’in tanımına göre bu, anonimleştirme sayılmaz.

Şirket kişisel verilerimi silmiyor, hangi durumda haklı?

Şirket kişisel verilerimi silmiyor diye şikâyet etmeden önce ret gerekçesinin hukuki dayanağını tartmak gerekir. Kanun’un 7. maddesi silme yükümlülüğünü, verinin işlenmesini gerektiren sebeplerin ortadan kalkmasına bağlar. Yönetmelik bunu daha da açık yazar: kişisel veriyi işleme şartlarının tamamı ortadan kalkmış olmalıdır. Kanun’un 5/2. maddesindeki şartlardan biri hâlâ devam ediyorsa şirket talebi gerekçesini açıklayarak reddedebilir.

En sık karşılaşılan devam eden şartlar üç tanedir. İlki (a) ve (ç) bentleridir: kanunlarda açıkça öngörülmesi ve veri sorumlusunun hukuki yükümlülüğünü yerine getirmesi. Vergi, ticaret ve bankacılık mevzuatındaki saklama süreleri bu gruba girer. İkincisi (e) bendidir: bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için zorunlu olması. Şirketin sizinle arasındaki olası bir uyuşmazlıkta delil olarak kullanacağı kayıtlar bu bende dayanır. Üçüncüsü (c) bendidir: sözleşmenin ifası. Sözleşme devam ettiği sürece, örneğin henüz teslim edilmemiş bir sipariş ya da süren bir abonelik varsa, silme talebi o sözleşmenin ifası için gerekli verileri kapsamaz.

Kanuni saklama yükümlülüğü Süre Başlangıç
Vergi Usul Kanunu m.253 (defter ve belgeler) 5 yıl İlgili yılı takip eden takvim yılı başı
Türk Ticaret Kanunu m.82 (ticari defterler, ticari mektuplar, kayıtların dayanağı belgeler) 10 yıl Kaydın yapıldığı takvim yılının bitişi
Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun m.8 (bankalar dahil yükümlüler) 8 yıl Kimlik tespitine ilişkin belgelerde son işlem tarihi
Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.86 (işyeri defter, kayıt ve belgeleri) 10 yıl (kamu idareleri 30 yıl) İlgili olduğu yılı takip eden yıl başı
Kişisel Sağlık Verileri Hakkında Yönetmelik m.11/2 (ölmüş kişinin sağlık verileri) En az 30 yıl Yönetmelikte ayrıca belirtilmemiştir

Yasal saklama süresi var cevabı neyi kapsamaz?

Kurul’un 26.08.2021 tarihli ve 2021/847 sayılı kararı bu sorunun cevabını verir. Olayda bir kişi, artık kullanmadığı adresinin bir e-ticaret sitesinden silinmesini istemiş, şirket talebi iki kez reddetmişti. Şirketin gerekçesi, faturaların Vergi Usul Kanunu’na göre beş yıl, satış sözleşmesine ilişkin belgelerin ise on yıl saklanması gerektiğiydi.

Kurul iki ayrı veri işleme faaliyeti tespit etti. Fatura belgesinin saklanması hukuka uygundu. Buna karşılık aynı adresin kullanıcı hesabında güncel olmayan bir bilgi olarak durmaya devam etmesi ve kullanıcıya bunu silme ya da güncelleme imkânı verilmemesi, Kanun’un 4. maddesindeki “doğru ve gerektiğinde güncel olma” ilkesine aykırı bulundu. Kurul, şirketin kullanıcı hesaplarında güncel olmayan adreslerin silinmesine veya güncellenmesine imkân tanımasına karar verdi.

Kararın uygulamadaki sonucu şudur: Saklama yükümlülüğü, yalnızca o kanunun saklattığı belgeyi ve o belgenin amacını kapsar. Fatura arşivde kalır, ama aynı veri pazarlama listesinde, müşteri profilinde ya da uygulamanın adres defterinde tutulamaz. Şirketten gelen ret cevabında hangi verinin hangi kanun maddesine dayanılarak saklandığı yazmıyorsa, Kanun’un 14. maddesindeki “verilen cevabın yetersiz bulunması” hâli gerçekleşmiş olur ve bu, Kurula şikâyetin kapısını açar.

Saklama süresi dolduğunda veri kendiliğinden silinir mi?

Silinmesi gerekir; kendiliğinden olması beklenmez. Yönetmelik’in 11. maddesi, kişisel veri saklama ve imha politikası hazırlamak zorunda olan veri sorumlularının, silme yükümlülüğünün doğduğu tarihi takip eden ilk periyodik imha işleminde verileri silmesini ister. Periyodik imhanın aralığını şirket belirler, ancak bu aralık hiçbir hâlde altı ayı geçemez. Politika hazırlama yükümlülüğü olmayan veri sorumluları ise üç ay içinde silmek zorundadır. Yapılan bütün imha işlemleri kayıt altına alınır ve bu kayıtlar en az üç yıl saklanır.

Yönetmelik ayrıca, politikanın hazırlanmış olmasının verilerin gerçekten usulüne uygun saklandığı veya silindiği anlamına gelmediğini açıkça yazar. İnternet sitesinde saklama ve imha politikası yayımlamış bir şirket, verinizi süresi dolduğu hâlde tutmaya devam ediyorsa politika metni onu korumaz.

Ceza tarafında da bir hüküm vardır. Türk Ceza Kanunu’nun 138. maddesi, kanunların belirlediği sürelerin geçmiş olmasına karşın verileri sistem içinde yok etmekle yükümlü olanların bu görevi yerine getirmemesini bir yıldan iki yıla kadar hapis cezasıyla yaptırıma bağlar. Maddenin uygulanması için kanunun belirlediği bir sürenin geçmiş olması gerekir; her silme talebinin reddi bu suçu oluşturmaz. TCK m.139 gereğince bu suç şikâyete bağlı değildir.

Silme hakkının hiç işlemediği durumlar

Kanun’un 28. maddesi iki grup istisna koyar. Birinci fıkradaki hâllerde Kanun hiç uygulanmaz. Bunlar arasında kişinin yalnızca kendisi veya aynı konutta yaşayan aile fertleriyle ilgili faaliyetleri, resmî istatistik amacıyla anonimleştirilmiş veriler ve soruşturma, kovuşturma, yargılama veya infaz işlemleri kapsamında yargı makamlarının işlediği veriler bulunur.

İkinci fıkradaki hâllerde ise Kanun uygulanır ama 11. maddedeki haklar, zararın giderilmesini isteme hakkı hariç, kullanılamaz. Bu hâller şunlardır: suçun önlenmesi veya soruşturulması için gerekli veri işleme, ilgili kişinin kendisinin alenileştirdiği veriler, kamu kurumlarının denetleme, düzenleme ve disiplin görevleri için işlediği veriler ile bütçe, vergi ve mali konularda devletin ekonomik çıkarlarının korunması için gerekli veri işleme. Bir kamu kurumuna yaptığınız silme talebi bu gerekçelerden biriyle reddedilmişse, itirazınızı o gerekçenin somut olayda gerçekten var olup olmadığı üzerine kurun.

Üyeliğimi sildim ama SMS ve e-posta gelmeye devam ediyor

Üyelik hesabını silmek ile reklam mesajlarını durdurmak hukuken iki ayrı işlemdir ve biri diğerini otomatik olarak sağlamaz. Reklam amaçlı SMS, e-posta ve aramalar Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun değil, 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un konusudur. Bu Kanun’un 8. maddesi, alıcıya ticari elektronik iletileri hiçbir gerekçe göstermeden reddetme hakkı tanır ve hizmet sağlayıcının ret talebi kendisine ulaştıktan sonra üç iş günü içinde ileti göndermeyi durdurmasını ister.

Pratikte iki adım birlikte atılmalıdır. İlk adımda gelen mesajdaki ret yolu kullanılır ya da ret bildirimi ayrıca yapılır. Bu, iletilerin durmasını sağlar. İkinci adımda kişisel verilerin silinmesi talebi gönderilir; bu da iletişim bilgilerinizin pazarlama listesinden ve müşteri profilinden kaldırılmasını hedefler. Yalnızca ret bildirimi yapılırsa numaranız “gönderilmeyecekler” listesinde tutulmaya devam edebilir. Yalnızca silme talebi yapılırsa ise ret işleminin kaydı eksik kalabilir.

İstenmeyen reklam mesajlarının şikâyet mercii de farklıdır. Bu konudaki yolları KVKK şikâyet yazımızın ticari ileti bölümünde ayrıca anlattık. Kısaca söylemek gerekirse, üç iş günü geçtiği hâlde mesaj gelmeye devam ediyorsa sorun artık silme talebinin değil, ticari ileti mevzuatının ihlalidir.

Eski işverenim kişisel verilerimi silmiyor

İşten ayrılmanız, işverenin elindeki bütün kayıtları silme yükümlülüğü doğurmaz. İş Kanunu’nun 75. maddesi işverene her işçi için bir özlük dosyası tutma ve bu dosyadaki belgeleri istendiğinde yetkili mercilere gösterme yükümlülüğü yükler. Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 86. maddesi işyeri defter, kayıt ve belgelerinin ilgili olduğu yılı takip eden yıl başından itibaren on yıl saklanmasını ister. İş Kanunu’nun 32. maddesi de ücret alacaklarında zamanaşımını beş yıl olarak belirler. İşveren, sizin açabileceğiniz bir alacak davasına karşı kendini savunabilmek için bordro, puantaj ve ödeme kayıtlarını bu süre boyunca saklamakta haklı bir menfaate sahiptir.

Buna karşılık işten ayrılmanızla amacı sona eren veriler de vardır ve silme talebinin asıl hedefi bunlardır:

  • Şirketin internet sitesinde, tanıtım broşüründe veya sosyal medya hesabında yer alan fotoğrafınız, adınız ve unvanınız.
  • İş için kurulan mesajlaşma gruplarındaki telefon numaranız ve kurumsal e-posta hesabınızın içeriği.
  • Amacı sona ermiş güvenlik kamerası görüntüleri.
  • İşe alım sürecinde toplanıp işe kabul edilmeyen aday olarak saklanmaya devam eden özgeçmiş ve referans bilgileri.

Tanıtım amaçlı fotoğraf ve isim, işten ayrılmayla birlikte en açık örnektir. Bu verinin saklanmasını gerektiren bir kanun hükmü yoktur ve tanıtım amacı artık ortadan kalkmıştır. İş Kanunu’nun 75. maddesinin ikinci fıkrası ayrıca işverene, işçi hakkında edindiği bilgileri dürüstlük kurallarına ve hukuka uygun kullanma, gizli kalmasında işçinin haklı çıkarı bulunan bilgileri açıklamama yükümlülüğü yükler. İşyerindeki kamera ve ses kayıtlarının saklanma süresine ilişkin ayrıntıları işyerinde ses kaydı ve kamera yazısında ele aldık.

Bankam hesabımı kapattı ama kişisel verilerimi silmiyor

Bankalar, silme talebine en sık “kanuni saklama süresi” gerekçesiyle ret veren veri sorumlularıdır ve bu gerekçe çoğu zaman haklıdır. Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun’un 8. maddesi, bankalar dahil yükümlülere işlemlere ilişkin belgeleri düzenleme tarihinden, defter ve kayıtları son kayıt tarihinden, kimlik tespitine ilişkin belgeleri ise son işlem tarihinden itibaren sekiz yıl saklama yükümlülüğü getirir. Türk Ticaret Kanunu’nun 82. maddesindeki on yıllık süre de ticari defter ve yazışmalar için ayrıca işler.

Bu nedenle hesabınızı kapattıktan sonra kimlik fotokopinizin, imza örneğinizin ve hesap hareketlerinizin hemen silinmesini beklemek gerçekçi değildir. Silme talebinin sonuç verebileceği alanlar başkadır. Pazarlama ve kampanya izinleri, kredi teklifleri için oluşturulan profil bilgileri ve güncel olmayan iletişim bilgileri bu kapsamdadır. Bankanın ret cevabında hangi verinin hangi kanun maddesiyle saklandığı yazmıyorsa, 2021/847 sayılı Kurul kararındaki ayrım burada da geçerlidir.

Banka verimi başkasına gönderdi, sonra silmek istedi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 13.02.2025 tarihli, E.2022/3953 K.2025/2404 sayılı kararı, silme işleminin sorumluluk üzerindeki etkisini açıkça gösterir. Bir miras davasında mahkeme bankadan belirli bir döneme ait hesap bilgilerini istemişti. Banka ise istenen tarih aralığını aşan, talep edilmeyen ve güncel on yıllık hesap hareketlerini dosyaya gönderdi. Hatayı fark eden banka, bu belgelerin dosyadan çıkarılmasını ve UYAP’tan silinmesini talep etti. Belgeler daha sonra bir internet sitesinde de yayımlandı.

İlk derece mahkemesi manevi tazminat davasını reddetmiş, bölge adliye mahkemesi de istinaf başvurusunu esastan reddetmişti. Yargıtay kararı bozdu. Gerekçede, yetkili merciin istemediği belgelerin sonradan dosyadan ve UYAP’tan çıkarılmasının istenmesinin bankanın hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmadığı, bu durumun ancak tazminat miktarının belirlenmesinde dikkate alınabileceği belirtildi. Kararda ayrıca Kurumun bankacılık sektörüne yönelik iyi uygulamalar rehberine atıfla, bilgi paylaşımının talep edilen verilerle sınırlı tutulması, bu mümkün değilse diğer verilerin silinmesi, maskelenmesi veya anonim hâle getirilmesi gerektiği hatırlatıldı.

Karar, silme talebini tazminat hakkından ayırır. Veriniz hukuka aykırı biçimde paylaşıldıktan sonra silinmiş olsa bile, paylaşım nedeniyle doğan zarar için dava hakkınız devam eder. Bu davanın görevli mahkemesi, zamanaşımı ve ispat yükü için KVKK tazminat davası rehberine bakabilirsiniz.

Hastane ve e-Nabız kayıtlarımdaki tanı silinir mi?

Sağlık verisi, Kanun’un özel nitelikli kişisel veri saydığı gruptadır ve silinmesi diğer verilere göre çok daha sınırlıdır. Kişisel Sağlık Verileri Hakkında Yönetmelik’in 14. maddesi imha işlemlerinde genel Silme Yönetmeliği’ne atıf yapar. Ancak sağlık kayıtlarında sorun çoğu zaman verinin varlığı değil, içeriğidir. Kişi, yıllar önce konulmuş bir tanının kayıtlarda durmasından ve bunun iş başvurularında karşısına çıkmasından şikâyet eder.

Yönetmelik bu soruna silmeyle değil, iki ayrı yolla cevap verir. İlki 13. maddedeki düzeltme yoludur. Kendisi hakkında sehven, yani yanlışlıkla oluşturulmuş bir sağlık verisi bulunan kişi, verinin oluşturulduğu sağlık hizmeti sunucusunun bağlı olduğu il sağlık müdürlüğüne başvurur. Araştırma sonunda verinin yanlışlıkla oluşturulduğu anlaşılırsa düzeltme talebi Genel Müdürlüğe iletilir.

İkinci yol, 4 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan değişiklikle Yönetmelik’e eklenen 13/A maddesidir. Bu madde, önceden konulmuş tanıların kişinin güncel sağlık durumu esas alınarak yeniden değerlendirilmesi için sağlık hizmeti sunucusuna başvurma imkânı tanır. Tek hekimin koyduğu tanılar üç hekimli sağlık kurulu, sağlık kurulunca konulan tanılar ise tam teşekküllü sağlık kurulu tarafından yeniden değerlendirilir ve durum bildirir sağlık kurulu raporu düzenlenir. Maddenin ikinci fıkrası, ilgili mevzuattaki düzenlemeler saklı kalmak kaydıyla, işe giriş süreçleri başta olmak üzere tüm süreçlerde geçmişte alınmış tanıların esas alınamayacağını ve bu raporun dikkate alınacağını hükme bağlar.

Yani eski bir tanının kayıttan silinmesini istemek çoğu zaman sonuç vermez. Güncel durumunuzu gösteren bir yeniden değerlendirme raporu almak ise hukuken işe yarar. İşe giriş sağlık raporu nedeniyle elenen adayların itiraz ve dava yollarını sağlık raporundan elenenler yazısında, hastanenin hasta yakınlarına hangi bilgiyi verebileceğini ise hasta yakını bilgi alma hakkı yazısında anlattık.

Verilerim başka şirketlere aktarıldıysa ne olur?

Silme talebinin en çok gözden kaçan kısmı, verinin kopyalarıdır. Kanun’un 11. maddesi size iki ayrı hak tanır. (ç) bendiyle verilerinizin yurt içinde veya yurt dışında aktarıldığı üçüncü kişileri öğrenebilirsiniz. (f) bendiyle de silme işleminin bu üçüncü kişilere bildirilmesini isteyebilirsiniz.

Silme Yönetmeliği’nin 12/b maddesi bu hakkın karşılığını veri sorumlusuna yükler. İşleme şartlarının tamamı ortadan kalkmışsa ve talebe konu veriler üçüncü kişilere aktarılmışsa, veri sorumlusu bu durumu üçüncü kişiye bildirir ve üçüncü kişi nezdinde de gerekli işlemlerin yapılmasını temin eder. Kargo firması, çağrı merkezi hizmeti veren şirket, bulut hizmet sağlayıcısı ya da iş ortağı mağaza, silme talebinin kapsamına bu yolla girer.

Dikkat edilmesi gereken bir nokta vardır. Veriyi alan şirket kendi amacı için işliyorsa kendisi de ayrı bir veri sorumlusudur ve kendi saklama yükümlülükleri olabilir. Bu nedenle ilk başvuruda aktarım yapılan şirketlerin listesini isteyin. Liste geldikten sonra, bu şirketlerden biri verinizi kullanmaya devam ediyorsa ona da ayrıca başvurun.

Kişisel verilerin silinmesi talebi dilekçe örneği

Aşağıdaki metin genel bir iskelettir. Köşeli parantez içindeki yerleri kendi durumunuza göre doldurun, talep etmediğiniz kalemleri çıkarın. Metni imzalayıp iadeli taahhütlü posta veya noter aracılığıyla göndermek ya da KEP üzerinden iletmek, başvuru tarihini ispat etmenizi kolaylaştırır.

[Şirketin tam unvanı ve aydınlatma metninde belirtilen başvuru adresi] Konu: 6698 sayılı Kanun’un 11. ve 13. maddeleri uyarınca kişisel verilerimin silinmesi talebi Şirketinizde [müşteri / üye / eski çalışan / hasta] olarak kayıtlı bulunan kişisel verilerimin işlenmesini gerektiren sebepler ortadan kalkmıştır. [Kısa açıklama: üyeliğimi …. tarihinde sonlandırdım / …. tarihinde işten ayrıldım / hizmet ilişkimiz sona erdi.] 6698 sayılı Kanun’un 7. ve 11/1-(e) maddeleri ile Kişisel Verilerin Silinmesi, Yok Edilmesi veya Anonim Hale Getirilmesi Hakkında Yönetmelik’in 12. maddesi uyarınca talep ediyorum: 1. [Üyelik hesabı, telefon numarası, adres, kimlik fotokopisi, fotoğraf, kamera kaydı vb.] verilerimin yok edilmesini, 2. Verilerimin aktarıldığı üçüncü kişilerin bildirilmesini ve silme işleminin bu kişilere Kanun’un 11/1-(f) maddesi uyarınca bildirilmesini, 3. Kanuni saklama yükümlülüğü nedeniyle silinmeyecek bir veri varsa, bu verinin hangisi olduğunun ve hangi kanun hükmüne dayanılarak saklandığının ayrıca yazılı olarak bildirilmesini, 4. Ticari elektronik ileti onayımın geri alınmasını ve adıma ileti gönderilmesinin durdurulmasını. Talebimin Kanun’un 13. maddesi uyarınca en geç otuz gün içinde sonuçlandırılarak tarafıma bildirilmesini rica ederim. Ad Soyad · T.C. Kimlik No · Tebligat adresi · E-posta ve telefon · Tarih ve imza

Dilekçenin üçüncü maddesi bilinçli olarak eklenmiştir. Şirket bu soruyu cevapsız bırakır ya da genel bir “yasal yükümlülük” cümlesiyle geçiştirirse, cevabın yetersizliği yazılı olarak ortaya çıkar. Dördüncü madde de pazarlama iletilerinin ayrıca durdurulması için eklenmiştir. Reklam mesajı almıyorsanız bu maddeyi çıkarabilirsiniz.

Otuz gün geçti, cevap gelmedi ya da talebim reddedildi

Şirketin kişisel verilerin silinmesi talebine cevap vermesi için otuz günü vardır. Bu süre içinde cevap gelmezse, talep reddedilirse ya da cevap yetersiz kalırsa Kanun’un 14. maddesi Kurula şikâyet yolunu açar. Şikâyet, şirketin cevabını öğrendiğiniz tarihten itibaren otuz gün ve her hâlde başvuru tarihinden itibaren altmış gün içinde yapılmalıdır. Aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince, şirkete başvurmadan doğrudan Kurula şikâyette bulunulamaz.

Kurul şikâyeti inceleyip cevap verir. Şikâyet tarihinden itibaren altmış gün içinde cevap verilmezse talep reddedilmiş sayılır. Kurul ihlal tespit ederse hukuka aykırılığın giderilmesine karar verir ve bu karar tebliğden itibaren gecikmeksizin, en geç otuz gün içinde yerine getirilmelidir. Kurul kararını yerine getirmeyen veri sorumlusu hakkında Kanun’un 18/1-(c) bendi uyarınca idari para cezası uygulanır. Bu cezanın 2026 yılı için yeniden değerleme sonrası aralığı 427.263 TL ile 17.092.242 TL arasındadır. Ancak ceza size değil, Hazineye ödenir.

Şikâyet formunun doldurulması, e-Devlet üzerinden başvuru ve formun taslakta kalması gibi pratik ayrıntıları KVKK’ya nasıl şikâyet edilir yazısında anlattık. Şikâyet süresini kaçırdıysanız ve veriniz hâlâ işleniyorsa şirkete yeniden başvurmak yeni bir süre zinciri başlatır.

İnternetteki haber ve arama sonuçları için unutulma hakkı ayrı bir yol mu?

Evet. Adınızla arandığında karşınıza çıkan eski bir haberin ya da içeriğin kaldırılması, bir şirketin veritabanından veri silinmesinden farklı işler. Kurul’un 23.06.2020 tarihli ve 2020/481 sayılı kararı, arama motorlarını topladıkları verilerin işlenme amaç ve vasıtalarını belirledikleri için veri sorumlusu kabul eder. Bu karara göre adınızla yapılan aramalarda çıkan sonuçların indeksten çıkarılması için önce doğrudan arama motoruna başvurursunuz. Arama motoru talebi reddeder veya cevap vermezse Kurula şikâyet edebilirsiniz. Kurul da talebi, kişinin temel hak ve özgürlükleri ile kamunun o bilgiye erişmekteki yararı arasında bir denge testiyle değerlendirir.

İndeksten çıkarma, haberin kendisini ortadan kaldırmaz. Haber sitesindeki içerik yerinde durur, yalnızca adınızla yapılan aramada o sonuç gösterilmez. İçeriğin kaynağından kaldırılması ise kişilik hakları ve basın hukuku alanına girer. Burada önemli bir değişiklik olmuştur: 5651 sayılı Kanun’un kişilik hakkı ihlaline dayalı erişim engeli yolunu düzenleyen 9. maddesi, Anayasa Mahkemesi’nin E.2020/76 K.2023/172 sayılı kararıyla iptal edildi ve iptal 10.10.2024’te yürürlüğe girdi. Özel hayatın gizliliğine ilişkin 9/A maddesi ise ayrı bir hüküm olarak yürürlükte kalmaya devam ediyor.

Yargıtay’ın unutulma hakkına bakışı, iptalden önceki dönemde verilen iki karar yan yana konunca netleşir. 19. Ceza Dairesi, 05.06.2017 tarihli E.2016/15510 K.2017/5325 sayılı kararında, beraatle sonuçlanan bir yargı sürecinde gözaltı ve tutuklama haberlerinde kişilerin ad ve soyadlarının açıkça yazılmaya devam etmesini kişilik haklarına aykırı buldu ve erişim engeli talebini reddeden kararı kanun yararına bozdu. Daire aynı kararda Hukuk Genel Kurulu’nun 17.06.2015 tarihli E.2014/4-56 K.2015/1679 sayılı kararındaki tanımı aktardı: unutulma hakkı, üstün bir kamu yararı olmadığı sürece dijital hafızadaki olumsuz geçmişin bir süre sonra unutulmasını ve başkalarının bilmesini istemediği kişisel verilerin silinmesini isteme hakkıdır.

Aynı daire, 10.03.2021 tarihli E.2021/633 K.2021/2773 sayılı kararında ise bu kez talebi yerinde bulmadı. Olayda beraat kararı 2020’de kesinleşmiş, başvuru hemen ardından yapılmıştı. Haberlerde kişilerin tanınmasını engelleyici tedbirler alınmıştı ve Daire unutulma hakkı bakımından makul bir sürenin henüz geçmediğini belirtti. İki karar arasındaki fark konu değil, geçen süre ve kimliğin açıkça yazılıp yazılmadığıdır. İnternetteki içerik için kullanılabilecek diğer yolları adıma sahte hesap açılmışsa ne yapılır yazısında da ele aldık.

Ret cevabındaki gerekçe sizi ikna etmediyse

Şirket kişisel verilerimi silmiyor ve ret cevabı tek cümleden ibaret diyorsanız yalnız değilsiniz. Silme taleplerinin çoğu, şirketin genel bir “yasal zorunluluk” cümlesiyle kapatılır. Bu cümlenin arkasında hangi kanun maddesinin, hangi verinin ve hangi sürenin olduğunu sormak çoğu zaman sonucu değiştirir. Veriniz paylaşıldıktan sonra zarar doğmuşsa, silme talebinden bağımsız olarak tazminat hakkı da gündeme gelir. Elinizdeki ret cevabını, başvuru tarihlerini ve verinin kullanıldığını gösteren belgeleri bir araya getirip Ankara tazminat avukatı sayfamız üzerinden dosyanızı inceletebilirsiniz.

Bu yazı ne değildir?

Bu yazı, kişisel verilerin silinmesine ilişkin mevzuatı genel bilgilendirme amacıyla aktarır; sizin başvurunuz hakkında hukuki görüş yerine geçmez. Saklama süreleri ve Kurul uygulaması değişebilir. Somut bir ret cevabı ya da süre sorunu için bir avukata danışmanız yerinde olur. Metindeki mevzuat ve kararlar Eylül 2026 itibarıyla birincil kaynaklardan kontrol edilmiştir.

Sıkça Sorulan Sorular

KVKK veri silme talebi ücretli mi?

Hayır. Kanun’un 13. maddesi talebin ücretsiz sonuçlandırılmasını ister. Tebliğ’e göre yazılı cevap on sayfayı geçerse aşan her sayfa için 1 TL işlem ücreti alınabilir. Cevap CD veya flash bellek gibi bir kayıt ortamıyla verilecekse ücret o ortamın maliyetini geçemez. Başvuru veri sorumlusunun hatasından kaynaklanıyorsa alınan ücret iade edilir.

Silme talebine kaç günde cevap verilmesi gerekir?

Talebin niteliğine göre en kısa sürede ve en geç otuz gün içinde. Yazılı başvuruda süre, evrakın şirkete tebliğ edildiği günden, diğer yöntemlerde ise başvurunun şirkete ulaştığı günden itibaren işler. Ret cevabı da aynı süre içinde, gerekçesi açıklanarak yazılı olarak veya elektronik ortamda bildirilmelidir.

Silme talebini sıradan bir e-postayla gönderebilir miyim?

Ancak şirkete daha önce bildirdiğiniz ve şirketin sisteminde kayıtlı olan e-posta adresinden gönderirseniz. Tebliğ bu şartı açıkça arar. Kayıtlı olmayan bir adresten yazacaksanız KEP, e-imzalı başvuru veya ıslak imzalı dilekçe daha güvenlidir.

Şirket verimi silmek yerine anonim hâle getirebilir mi?

Yönetmelik, talep üzerine yapılacak işlemde veri sorumlusunun silme, yok etme veya anonimleştirme yollarından birini seçmesine izin verir. Ancak seçtiği yöntemin gerekçesini size açıklamak zorundadır. Anonimleştirme, verinin başka verilerle eşleştirilse bile sizinle ilişkilendirilemeyeceği düzeyde yapılmalıdır.

Verilerimin gerçekten silindiğini nasıl anlarım?

Yönetmelik’e göre veri sorumlusu talebi sonuçlandırdığında size bilgi vermek zorundadır ve imha işlemlerinin kayıtları en az üç yıl saklanır. Bir süre sonra şirkete yeniden başvurup Kanun’un 11/1-(a) bendi uyarınca hakkınızda hâlâ veri işlenip işlenmediğini sorabilirsiniz. Olumlu cevap gelirse bu, yeni bir şikâyetin dayanağı olur.

E-ticaret sitesindeki eski adresim neden silinmiyor?

Şirket genellikle faturanın saklanması gerektiğini söyler. Kurul’un 2021/847 sayılı kararına göre fatura kaydının saklanması hukuka uygundur, ama aynı adresin kullanıcı hesabında güncel olmayan bilgi olarak tutulması doğruluk ve güncellik ilkesine aykırıdır. Hesaptaki adresin silinmesini veya güncellenmesini ayrıca isteyebilirsiniz.

Silme talebim reddedilirse dava açabilir miyim?

İki ayrı yol vardır. Ret cevabına karşı otuz ve altmış günlük süreler içinde Kurula şikâyet edebilirsiniz; Kurulun kararına karşı idari yargı yolu açıktır. Verinin hukuka aykırı işlenmesi nedeniyle zarara uğradıysanız, Kanun’un 14/3. maddesi gereğince genel hükümlere göre tazminat davası açma hakkınız da ayrıca saklıdır. Tazminat davası için önce Kurula şikâyet etmek şart değildir.

Kamu kurumundan verilerimin silinmesini isteyebilir miyim?

Evet, kamu kurumları da veri sorumlusudur ve silme hakkı onlara karşı da kullanılır. Ancak kurumların verileri çoğunlukla bir kanunda açıkça öngörülen görevler için tutulur ve Kanun’un 28/2. maddesi denetim, düzenleme, disiplin, vergi ve mali konulardaki bazı veri işleme faaliyetlerinde 11. maddedeki hakların kullanılamayacağını düzenler. Bu hâllerde ret gerekçesinin somut olayda var olup olmadığı tartışılmalıdır.

Adli sicil kaydımı KVKK başvurusuyla sildirebilir miyim?

Hayır. Kanun’un 28/1-(d) bendi, soruşturma, kovuşturma, yargılama ve infaz işlemleri kapsamında yargı makamlarının ve infaz mercilerinin işlediği verileri Kanun’un kapsamı dışında bırakır. Adli sicil ve arşiv kayıtlarının silinmesi, Adli Sicil Kanunu’ndaki kendi kurallarına tabidir.

Veri silindi ama önceden paylaşılmıştı, tazminat isteyebilir miyim?

Evet. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 2025 tarihli kararında, talep edilmeyen hesap bilgilerini mahkeme dosyasına gönderen bankanın bu belgelerin sonradan UYAP’tan silinmesini istemesinin sorumluluğunu ortadan kaldırmadığı, bu durumun yalnızca tazminat miktarının belirlenmesinde dikkate alınabileceği kabul edildi.

Şikâyet süresini kaçırdım, silme hakkım tamamen bitti mi?

Bitmez. Kurula şikâyet süresi geçmiş olsa bile verileriniz hâlâ işleniyorsa şirkete yeni bir başvuru yapabilirsiniz ve bu başvuru yeni bir süre zinciri başlatır. Tazminat davası ve suç duyurusu da Kurula şikâyet süresine bağlı değildir.