Miras Hukuku

Vasiyetname Nedir? Vasiyetname Örneği, Şekil Şartları ve İptali

Vasiyetname Nedir? Vasiyetname Örneği, Şekil Şartları ve İptali

Vasiyetname, mirasbırakanın ölümünden sonra hüküm doğurmak üzere malvarlığı hakkında tek taraflı olarak yaptığı ölüme bağlı tasarruftur. Türk Medeni Kanunu üç geçerli şekil tanır: resmî vasiyetname, el yazılı vasiyetname ve sözlü vasiyet. Şekil şartlarından herhangi birine uyulmaması, vasiyetnameyi iptal davasına açık hâle getirir; bu yüzden hazırlık aşamasında yapılan küçük bir hata, yıllar sonra bütün tasarrufun geçersiz kalmasıyla sonuçlanabilir.

Makale İçeriği

İnternette dolaşan hazır metinlerin en büyük riski de burada ortaya çıkar. El yazılı vasiyetnamede metnin baştan sona mirasbırakanın kendi el yazısıyla yazılmış olması zorunludur; hazır bir örneği bilgisayarda yazıp altını imzalamak vasiyetnameyi geçerli kılmaz. Aşağıda her şeklin kanuni koşulları, vasiyetnameden dönme yolları, iptal davasının süreleri ve ölümden sonra izlenecek prosedür ayrı ayrı ele alınıyor.

Öne çıkanlar

Vasiyetname üç şekilde yapılabilir ve her birinin şekil şartı farklıdır. Şekle aykırılık kendiliğinden geçersizlik doğurmaz; iptal davasına açık hâle getirir.

  • Yaş: vasiyet için ayırt etme gücü ve on beş yaş yeterlidir (TMK m.502). Üst yaş sınırı ve sağlık raporu şartı yoktur.
  • El yazılı: yıl, ay ve gün gösterilerek baştan sona el yazısıyla yazılmalı ve imzalanmalıdır. Notere bırakmak zorunlu değildir.
  • Ne kadarı vasiyet edilir: yalnız çocuklar varsa 1/2, eş ve çocuklar varsa 3/8, yalnız anne-baba varsa 3/4; saklı paylı mirasçı yoksa tamamı (m.505-506).
  • Mirastan çıkarma: saklı paylı mirasçı, sebebi tasarrufta yazılmak şartıyla mirasçılıktan çıkarılabilir (m.510-512); sebep ispatlanamazsa tasarruf saklı pay dışında yerine getirilir.
  • Açılma: sulh hâkimi vasiyetnameyi geçerli olup olmadığına bakmaksızın açar; açılması onay değildir.
  • İptal süresi: öğrenmeden itibaren bir yıl; her hâlde iyiniyetliye karşı on, kötüniyetliye karşı yirmi yıl. Süre, vasiyetname açılıp tebliğ edilmeden işlemez.

Vasiyetname Nedir? Vasiyetname Örneği Kullanmanın Sınırı Nedir?

Vasiyetname, mirasbırakanın tasarruf özgürlüğü sınırları içinde malvarlığının tamamı veya bir kısmı hakkında yaptığı ölüme bağlı tasarruftur. Türk Medeni Kanunu’nun 514. maddesi bu yetkiyi tanır ve mirasbırakanın üzerinde tasarruf etmediği kısmın yasal mirasçılarına kalacağını belirtir. Vasiyetname tek taraflı bir işlemdir; lehine tasarrufta bulunulan kişinin kabulüne veya bilgisine ihtiyaç duymaz.

Hazır bir vasiyetname örneğinin kullanılabileceği tek yer içeriktir; şekil, örnekten kopyalanamaz. Metnin nasıl kaleme alınacağı, hangi malın kime bırakılacağı, koşul veya yükleme konulup konulmayacağı içerik meselesidir. Buna karşılık metnin el yazısıyla mı yazılacağı, tanık gerekip gerekmediği, tarihin nasıl gösterileceği kanunun emredici şekil kurallarıyla belirlenir ve bu kurallara uyulmadığında metin ne kadar özenli yazılmış olursa olsun iptal edilebilir.

Mirasbırakan tasarruflarını koşullara veya yüklemelere bağlayabilir. TMK m.515’e göre hukuka veya ahlaka aykırı koşullar ve yüklemeler, ilişkin bulundukları tasarrufu geçersiz kılar; anlamsız ya da yalnızca başkalarını rahatsız edici nitelikte olanlar ise yok sayılır. Bu ayrım, uygulamada “şu kişiyle evlenmezse mal ona kalmasın” türü şartların akıbetini belirler.

Vasiyet Ne Demek? Vasiyet ile Vasiyetname Aynı Şey mi?

Günlük dilde “vasiyet” bir kimsenin ölmeden önce söylediği son sözlerin tamamını anlatır. Hukukta ise vasiyet, kanunun şekline bağladığı ve ölümle hüküm doğuran bir irade açıklamasıdır. Bu ayrım pratik bir sonuç doğurur: hastane odasında söylenen bir cümle ya da aileye bırakılan bir mektup, kanunun aradığı şekillerden birine uymadığı sürece hukuken vasiyet değildir.

Vasiyetname ise bu iradenin belgeye dönüşmüş hâlidir. Kanun “vasiyet” sözcüğünü işlemin kendisi, “vasiyetname” sözcüğünü ise o işlemin şekli için kullanır. TMK m.531 tam olarak böyle kurulmuştur: “Vasiyet, resmî şekilde veya mirasbırakanın el yazısı ile ya da sözlü olarak yapılabilir.” Yani vasiyet yapılır, vasiyetname düzenlenir.

Vasiyet nedir?

Vasiyet, mirasbırakanın ölümünden sonra sonuç doğurmak üzere yaptığı tek taraflı ölüme bağlı tasarruftur. Tek taraflı olması, lehine tasarrufta bulunulan kişinin kabulünü gerektirmemesi anlamına gelir. Mirasbırakan yaşadığı sürece vasiyetinden her zaman dönebilir ve bu dönme hakkından önceden vazgeçemez.

Vasiyet etmek ne demek?

Vasiyet etmek, malvarlığının tamamı veya bir kısmı hakkında ölümden sonrası için bağlayıcı bir düzenleme yapmaktır. Bu düzenleme mal bırakmakla sınırlı değildir: mirasçı atamak, bir kimseyi belirli bir malla yetindirmek, vasiyeti yerine getirme görevlisi tayin etmek veya bir mirasçıyı saklı payıyla sınırlamak da vasiyet etmenin kapsamına girer.

Vasiyetname ile miras bırakma nasıl olur?

Vasiyetname ile miras bırakmanın iki temel yolu vardır ve ikisinin sonuçları birbirinden farklıdır. TMK m.516 uyarınca mirasbırakan, mirasının tamamı veya belli bir oranı için bir ya da birden çok kişiyi mirasçı atayabilir. Atanan mirasçı, tıpkı yasal mirasçı gibi terekenin bir oranına doğrudan ortak olur; borçlardan da aynı oranda sorumludur.

İkinci yol TMK m.517’deki belirli mal bırakmadır. Burada kişi mirasçı yapılmaz; kendisine yalnız belirli bir mal, bir intifa hakkı veya tereke değeri üzerinden bir edim kazandırılır. Bu kişi terekeye ortak olmaz, mirasçılardan alacak hakkı elde eder. Fark, tapu sicilinde de kendini gösterir: atanan mirasçı ortak malik olarak tescil edilebilirken, belirli mal bırakılan kişinin önce alacağını talep etmesi gerekir.

ÖlçütMirasçı atama (m.516)Belirli mal bırakma (m.517)
Kazandırmanın konusuTerekenin tamamı veya bir oranıBelirli bir mal, hak veya edim
Terekeye ortaklıkVarYok
Borçlardan sorumlulukPayı oranında varYok
Hakkın niteliğiDoğrudan ayni ortaklıkMirasçılara karşı kişisel istem (m.600)
Mal terekede yoksaOran üzerinden hesaplanırYükümlüler borçtan kurtulur (m.517/son)

Vasiyetle mal bırakma ile sağlığında devir arasındaki fark nedir?

Vasiyetle mal bırakmada mülkiyet ölüme kadar mirasbırakanda kalır; kişi o malı satabilir, bağışlayabilir, üzerine ipotek koydurabilir. Sağlığında yapılan devirde ise mülkiyet hemen karşı tarafa geçer ve geri alınamaz. Bu yüzden vasiyet, fikrini değiştirme ihtimali olan kişi için; devir ise kararı kesinleşmiş kişi için uygundur.

İkisinin ortak yanı saklı pay denetimidir. Vasiyetle bırakılan mal da, sağlığında karşılıksız devredilen mal da saklı payı zedeliyorsa tenkise tabi olur. Sağlararası karşılıksız kazandırmaların tenkise girmesi TMK m.508’de düzenlenmiştir; yani “sağken devrettim, artık kimse dokunamaz” yaklaşımı hukuken doğru değildir.

Mirasta vasiyet varsa ne olur?

Vasiyetname varsa miras, zümre sistemine göre değil önce vasiyetnamedeki iradeye göre dağıtılır; yasal miras hükümleri yalnızca vasiyetnamenin düzenlemediği kısımda devreye girer. TMK m.514’ün ikinci cümlesi bunu açıkça söyler: mirasbırakanın üzerinde tasarruf etmediği kısım yasal mirasçılarına kalır.

Vasiyetname varsa miras paylaşımı nasıl yapılır?

Paylaşım üç aşamada ilerler. Önce vasiyetname sulh hukuk mahkemesince açılır ve ilgililere tebliğ edilir. Ardından bir itiraz gelmezse vasiyetnameye dayanan mirasçılık belgesi alınır. Son aşamada tereke, belge ve vasiyetname birlikte okunarak paylaştırılır; saklı payı zedelenen mirasçı varsa tenkis talebini bu aşamada ileri sürer.

Yasal miras paylarının hesabı ise vasiyetname olmayan hâllerdeki gibi yürür ve zümre sistemine göre belirlenir. Bu hesabın ayrıntısı miras paylaşımı ve yasal miras payları yazımızda ele alınmıştır.

Mirasçı atama, yedek mirasçı ve artmirasçı nedir?

Kanun, mirasbırakana atamanın ötesinde iki araç daha verir. TMK m.520’ye göre yedek mirasçı, atanan mirasçının mirasbırakandan önce ölmesi veya mirası reddetmesi hâlinde onun yerine geçecek kişidir; bu kural belirli mal bırakmada da uygulanır.

TMK m.521’deki artmirasçı ise sırayı zamana yayar: önmirasçı atanan kişi, mirası belirlenen anda artmirasçıya devretmekle yükümlü kılınır. Aynı yükümlülük artmirasçıya yüklenemez, yani zincir ikinci halkada kesilir. Tasarrufta geçiş anı belirtilmemişse miras, m.522 uyarınca önmirasçının ölümüyle artmirasçıya geçer.

Vasiyetname ne demek, kelimenin kanundaki karşılığı nedir?

Kanun vasiyetnameyi tanımlamaz, yalnız şeklini belirler. Kelime, ölüme bağlı tasarrufun yazılı ya da sözlü olarak kayda geçmiş biçimini anlatır. Medenî Kanun’un miras kitabında “vasiyetname” sözcüğü altmıştan fazla yerde geçer ve her seferinde işlemin kendisini değil, onu taşıyan belgeyi karşılar.

Vasiyet bırakılan kişi ölürse ne olur?

Kural, yükümlülüğün ortadan kalkmasıdır. TMK m.581’e göre vasiyet alacaklısı olabilmek için mirasbırakanın ölümü anında mirasa ehil olarak sağ olmak şarttır; vasiyet alacaklısı mirasbırakandan önce ölmüşse, tasarruftan aksi anlaşılmadıkça vasiyeti yerine getirme yükümlülüğü, vasiyet yükümlüsünün yararına ortadan kalkar. Yani mal, lehtarın mirasçılarına geçmez; terekede kalır.

Bu sonucu önlemenin yolu m.520’deki yedek mirasçı atamadır. Mirasbırakan, atadığı kişinin kendisinden önce ölmesi ya da mirası reddetmesi hâlinde onun yerine geçecek kişiyi vasiyetnamede gösterebilir; kural belirli mal bırakmada da uygulanır.

Ölmeden miras bırakılır mı?

Miras ancak ölümle açılır; “sağken miras bırakmak” hukuken mümkün değildir. Sağlığında yapılan devir miras değil, satış ya da bağıştır ve kendi kurallarına tabidir. Vasiyetname ise bugün yapılır ama sonucunu ölümle doğurur. Üçüncü yol olan miras sözleşmesi de mülkiyeti hemen geçirmez, yalnız bağlayıcı bir taahhüt doğurur.

El yazısı ile yazılan vasiyetname geçerli midir?

Geçerlidir; kanunun tanıdığı üç şekilden biridir ve resmî vasiyetnameyle eşit güçtedir. Tek koşul m.538’deki üç unsurun eksiksiz bulunmasıdır. Noter onayı, tanık, tescil ya da bildirim aranmaz.

Evlatlıktan nasıl reddedilir, noterden yapılabilir mi?

Böyle bir işlem yoktur. Noterde “evlatlıktan ret” başlıklı bir belge düzenletmek hiçbir sonuç doğurmaz; kanundaki tek karşılık m.510’daki mirasçılıktan çıkarmadır ve ancak ölüme bağlı tasarrufla, sebebi yazılarak yapılır. Soybağı ise hiçbir biçimde tek taraflı iradeyle sona erdirilemez.

Kimler Vasiyetname Yapabilir?

Vasiyet yapabilmek için ayırt etme gücüne sahip ve on beş yaşını doldurmuş olmak gerekir. TMK m.502’nin açık hükmü budur ve ergin olma şartı aranmaz. Bu, mirasa ilişkin işlemlerde ehliyet konusunda sık yapılan bir yanlışın kaynağıdır; vasiyetname için on sekiz yaş gerektiği yönündeki yaygın kanaatin kanunda karşılığı yoktur.

Miras sözleşmesi için koşullar farklıdır. TMK m.503, miras sözleşmesi yapabilmek için ayırt etme gücüne sahip ve ergin olmayı, ayrıca kısıtlı bulunmamayı arar. İki kurumun ehliyet şartlarının farklı olması, tek taraflı ve her zaman dönülebilir bir tasarruf ile karşılıklı bağlayıcı bir sözleşme arasındaki niteliksel farktan kaynaklanır.

Ayırt etme gücü, tasarrufun yapıldığı an itibarıyla değerlendirilir. İleri yaş, hastalık ya da tedavi görüyor olmak tek başına ehliyetsizlik anlamına gelmez; ancak iptal davasında bu iddia ileri sürüldüğünde mahkeme sağlık kayıtlarını inceler ve gerektiğinde bilirkişi raporu alır. Kanun, belirli bir yaştan sonra sağlık raporu alınmasını zorunlu kılan bir hüküm içermez.

65 Yaş Üstü Vasiyetname İçin Sağlık Raporu Zorunlu mu?

Zorunlu değildir ve bunu söyleyen bir hüküm yoktur. Türk Medenî Kanunu’nun tamamında “sağlık raporu” ifadesi yalnızca bir kez geçer, o da m.136’da evlenme başvurusunda istenen belgeler arasındadır; vasiyetname ile hiçbir ilgisi yoktur. Noterlik Kanunu’nda ve Noterlik Kanunu Yönetmeliği’nde de vasiyetname için rapor arayan bir kural bulunmaz.

Kanunun aradığı tek ölçüt m.502’dedir: ayırt etme gücü ve on beş yaş. Yaşın üst sınırı yoktur. Buna karşılık uygulamada noterlerin ileri yaştaki kişilerden rapor istemesi sık görülür ve bunun dayanağı ayrı bir yerdedir.

Noter neden rapor istiyor? 1512 sayılı Kanun m.72

Dayanak, yaş değil noterin kendi yükümlülüğüdür. Noterlik Kanunu m.72’nin son fıkrası şöyledir: “Noter, iş yaptıracak kimselerin kimlik, adres ve yeteneğini ve gerçek isteklerini tamamen öğrenmekle yükümlüdür.” Buradaki “yetenek” fiil ehliyetidir.

Bu yükümlülük her yaş için geçerlidir; kanun “şu yaştan sonra” demez. Noter kanaat sahibi olamadığında bir sağlık kuruluşundan rapor isteyebilir, çünkü aksi hâlde düzenlediği belge sonradan ehliyetsizlik iddiasıyla tartışmaya açılır ve sorumluluğu doğar. Yani rapor bir geçerlilik şartı değil, noterin kendi kanaatini belgeleme aracıdır.

Pratik sonuç şudur: rapor alınmadan düzenlenen vasiyetname bu yüzden geçersiz olmaz; rapor alınarak düzenlenen vasiyetname de otomatik olarak geçerli sayılmaz. Rapor, iptal davasında mahkemenin serbestçe değerlendireceği delillerden biridir.

80 yaş üstü vasiyetname geçerli midir?

Geçerlidir. Doksan yaşındaki bir kişinin yaptığı vasiyetname ile kırk yaşındaki bir kişinin yaptığı vasiyetname arasında kanun bakımından fark yoktur. Ayırt etme gücü tasarrufun yapıldığı an itibarıyla değerlendirilir ve hukukta ehliyet asıldır; ehliyetsizliği iddia eden taraf ispat etmekle yükümlüdür.

İleri yaşta düzenlenen vasiyetnamelerin daha çok dava konusu olmasının sebebi hukuki değil olgusaldır: bu dosyalarda sağlık kayıtları daha zengindir ve mirasçılar ehliyetsizlik iddiasını daha kolay gündeme getirir. Yaş tek başına hiçbir zaman ehliyetsizlik karinesi doğurmaz.

Vasiyetname düzenleme yaşı kaçtır?

On beştir. TMK m.502 yalnız ayırt etme gücü ile on beş yaşın doldurulmuş olmasını arar; erginlik aranmaz, yasal temsilcinin izni de gerekmez. On beş yaşını doldurmuş ayırt etme gücüne sahip bir küçük, tek başına geçerli bir vasiyetname yapabilir.

Kısıtlılık bakımından da durum farklıdır. Miras sözleşmesi için m.503 ergin olmayı ve kısıtlı bulunmamayı ararken, vasiyetnamede bu şartlar yoktur; ayırt etme gücü yerinde olan bir kısıtlının vasiyetname yapması mümkündür. İki kurum arasındaki bu ayrım, vasiyetnamenin her zaman geri alınabilir olmasından kaynaklanır.

Alzheimer veya demans teşhisi vasiyetnameyi kendiliğinden geçersiz kılar mı?

Kılmaz. Teşhisin varlığı ile ayırt etme gücünün yokluğu aynı şey değildir; kanunun aradığı şey, tasarrufun yapıldığı an itibarıyla kişinin makul davranma yeteneğidir. Hastalığın erken evresinde yapılan bir vasiyetname ayakta kalabilir, ileri evresinde yapılan bir vasiyetname iptal edilebilir.

Uygulamada bu değerlendirme dosya üzerinden yapılır: hastane kayıtları, reçeteler, tedavi geçmişi ve varsa Adli Tıp Kurumu raporu birlikte incelenir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin E.2018/4826 K.2019/3940 sayılı 30.04.2019 tarihli kararına konu olayda muris vasiyetname tarihinde yetmiş yaşında, parkinson ve alzheimer hastasıydı; Daire ehliyet iddiasının bu çerçevede araştırılması gerektiğini belirtmiştir.

Görme, işitme veya konuşma engelli bir kişi vasiyetname yapabilir mi?

Yapabilir; kanun bunun için iki ayrı yol tanır. Resmî vasiyetnamede mirasbırakan metni bizzat okuyamaz veya imzalayamazsa TMK m.535 devreye girer: memur vasiyetnameyi iki tanığın önünde okur, mirasbırakan bunun son arzularını içerdiğini beyan eder ve tanıklar hem beyanı hem okuma işlemini yazarak imzalar.

Noterlik Kanunu m.73 ise usul tarafını düzenler: noter ilgilinin işitme, konuşma veya görme engelli olduğunu anlarsa işlemler, engellinin isteğine bağlı olmak üzere iki tanık huzurunda yapılır; işitme veya konuşma engeli varsa ve yazıyla anlaşma da mümkün değilse iki tanığın yanında yeminli tercüman bulundurulur.

Bu kişiler için el yazılı vasiyetname yolu kapalı olabilir, çünkü metnin baştan sona mirasbırakanın el yazısıyla yazılması şarttır. Böyle durumlarda güvenli yol resmî vasiyetnamedir.

Okuma yazma bilmeyen kişi vasiyetname yapabilir mi?

Resmî vasiyetname yoluyla yapabilir; m.535’teki okunmaksızın düzenleme usulü tam olarak bu hâl için öngörülmüştür. El yazılı vasiyetname ise doğası gereği mümkün değildir. Dikkat edilecek nokta şudur: m.536, okur yazar olmayanların resmî vasiyetnamenin düzenlenmesine tanık olarak katılmasını yasaklar. Yasak vasiyet yapana değil, tanığa ilişkindir; ikisi sık karıştırılır.

Vasiyetname Türleri ve Şekil Şartları

TMK m.531, vasiyetin resmî şekilde veya mirasbırakanın el yazısı ile ya da sözlü olarak yapılabileceğini düzenler. Bu üç şekil sınırlı sayıdadır; kanunun saymadığı bir yöntemle yapılan tasarruf vasiyetname sayılmaz. Ses kaydı, video kaydı ya da elektronik imzalı belge, kanunun aradığı şekillerden hiçbirine girmez.

TürKim düzenlerTemel şart
Resmî vasiyetnameSulh hâkimi, noter veya yetkili görevliİki tanığın katılımı, memurun tarih atıp imzalaması
El yazılı vasiyetnameMirasbırakanın kendisiBaştan sona el yazısı, yıl-ay-gün, imza
Sözlü vasiyetİki tanık huzurunda beyanOlağanüstü durum zorunluluğu, tanıkların hâkime başvurusu

Üç şekil arasında ispat gücü ve uygulamadaki dayanıklılık bakımından fark vardır. Resmî vasiyetname, düzenlenme sürecine bir kamu görevlisi ve iki tanık katıldığı için ehliyet ve irade tartışmalarına en dayanıklı olanıdır. El yazılı vasiyetname pratiktir ama kaybolma, yok edilme ve şekil eksikliği riskleri taşır. Sözlü vasiyet ise yalnızca olağanüstü hâllere özgüdür ve geçici niteliktedir.

El Yazılı Vasiyetname Şartları Nelerdir?

TMK m.538, el yazılı vasiyetnamenin yapıldığı yıl, ay ve gün gösterilerek başından sonuna kadar mirasbırakanın el yazısıyla yazılmış ve imzalanmış olmasını zorunlu tutar. Üç unsur birlikte aranır: tam tarih, bütünüyle el yazısı ve imza. Bunlardan birinin eksikliği şekle aykırılık oluşturur ve iptal sebebidir.

Tarihin yalnızca yıl veya yalnızca ay olarak yazılması yeterli değildir; kanun yıl, ay ve günün birlikte gösterilmesini arar. “Bahar 2024” ya da “Mart ayında” gibi ifadeler günü belirlemediği için şekil şartını karşılamaz. Buna karşılık tarihin rakamla mı yazıyla mı yazıldığı önemli değildir; “12 Mart 2024” ile “12.03.2024” arasında hukuki bir fark yoktur. Tarihin metnin başında, sonunda veya imzanın hemen üstünde bulunması da serbesttir; aranan, tarihin vasiyetnamenin kendi el yazısıyla yazılmış metni içinde yer almasıdır.

Vasiyetname nasıl yazılır?

El yazılı vasiyetname yazılırken metnin başına yer ve tam tarih konur, sonra mirasbırakanın kime ne bıraktığı açık cümlelerle ifade edilir ve metin imzalanır. Malların tereddüde yer bırakmayacak biçimde tanımlanması, taşınmazlarda ada-parsel bilgisinin yazılması sonraki tartışmaları azaltır.

Metnin tamamının aynı kalemle ve kesintisiz yazılması zorunlu değildir; aranan, bütün metnin mirasbırakanın el yazısı olmasıdır. Daha sonra yapılan ekleme ve düzeltmelerin de el yazısıyla yapılması ve ayrıca tarihlenip imzalanması gerekir.

Vasiyetname nasıl geçerli olur?

Vasiyetname, kanunun aradığı üç şekilden birine uygun olarak yapıldığında geçerlidir; ayrıca onaylanmasına, tescil edilmesine veya bir makama bildirilmesine gerek yoktur. Geçerlilik, düzenlenme anındaki şekle ve mirasbırakanın ehliyetine bakılarak belirlenir.

Notere bırakılmış olmak da bir geçerlilik şartı değildir; yalnızca belgenin kaybolmasını önleyen bir tedbirdir. Evde saklanan usulüne uygun bir el yazılı vasiyetname, noterde saklanan bir örnek kadar geçerlidir.

Tarihin işlevine dönmek gerekirse: kanun üç unsuru da ister. Tarihin önemi, birden çok vasiyetname bulunduğunda hangisinin sonraki tarihli olduğunun belirlenmesinden ve mirasbırakanın o tarihteki ehliyetinin değerlendirilmesinden gelir. İmza ise metnin altında bulunmalı ve mirasbırakana ait olmalıdır.

Aynı madde, el yazılı vasiyetnamenin saklanmak üzere açık veya kapalı olarak notere, sulh hâkimine veya yetkili memura bırakılabileceğini düzenler. Bu bir geçerlilik şartı değil, koruma tedbiridir. Evde saklanan bir vasiyetnamenin ölümden sonra bulunamaması ya da bulan kişi tarafından yok edilmesi, uygulamada sık karşılaşılan bir sorundur.

Vasiyet Nasıl Yazılır? Sekiz Adımda El Yazılı Vasiyetname

El yazılı vasiyetname yazmak için ne noter ne tanık ne de özel bir kâğıt gerekir. Gereken üç şey kanunda sayılmıştır: tam tarih, baştan sona el yazısı ve imza. Aşağıdaki sıra, uygulamada iptal davasına yol açan hataların hangi aşamada doğduğu dikkate alınarak kurulmuştur.

  1. Malvarlığını yazılı olarak dökün. Taşınmazlar için ada, parsel ve ilçe; araçlar için plaka; banka hesapları için kurum adı yazılır. Bu liste vasiyetnameye girmeden önce ayrı bir kâğıtta hazırlanır.
  2. Saklı payı hesaplayın. Kimlerin saklı paylı mirasçı olduğu ve tasarruf edilebilir kısmın ne kadar olduğu önce belirlenir; aksi hâlde vasiyet geçerli olur ama tenkisle kısılır.
  3. Kime ne bırakacağınıza karar verin. Mirasçı atama mı, belirli mal bırakma mı yapacağınız baştan netleşmelidir; ikisinin sonucu farklıdır.
  4. Beyaz bir kâğıda tam tarihi yazın. Yıl, ay ve gün birlikte gösterilir.
  5. Metnin tamamını kendi elinizle yazın. Tek bir satırın bile matbu olması şekil şartını bozar.
  6. Malları tereddüde yer bırakmayacak biçimde tanımlayın. “Evimi oğluma bırakıyorum” yerine tapu bilgileriyle belirtilen bir taşınmaz, sonraki tartışmaları büyük ölçüde önler.
  7. Altını imzalayın. İmza metnin sonunda bulunmalı ve mirasbırakana ait olmalıdır.
  8. Belgeyi güvenli bir yere bırakın. Notere, sulh hâkimine veya yetkili memura tevdi etmek zorunlu değildir ama kaybolma ve yok edilme riskini ortadan kaldırır.

Vasiyetname nasıl hazırlanır?

Hazırlık, yazmadan önceki aşamadır ve çoğu zaman atlanır. Bu aşamada üç soru cevaplanır: tereke neyden oluşuyor, saklı paylı mirasçılar kimler, tasarruf edilebilir kısım ne kadar. Üçü netleşmeden yazılan metin, iradeyi doğru yansıtsa bile hedeflenen dağılımı gerçekleştirmez.

Hazırlığın ikinci ayağı belgelerdir. Tapu kayıtları, banka hesap bilgileri ve varsa ortaklık payları bir arada toplanır. Bu belgeler vasiyetnameye eklenmez; yalnız metnin doğru yazılmasını sağlar.

Vasiyet nasıl hazırlanır, bir hukukçuya danışmak gerekir mi?

Kanun danışmayı zorunlu tutmaz; el yazılı vasiyetname tek başına yapılabilir. Ancak saklı paylı birden çok mirasçı varsa, terekede paylaşılması güç bir taşınmaz bulunuyorsa veya mirasçılardan birinin mirastan çıkarılması düşünülüyorsa metnin hukuken denetlenmesi, sonradan açılacak iptal ve tenkis davalarının kapsamını belirler.

Vasiyet nasıl bırakılır, kime bırakılabilir?

Vasiyet, mirasçı olan ya da olmayan herkese bırakılabilir: bir komşuya, bir arkadaşa, bir vakfa ya da henüz doğmamış bir çocuğa. Kanun lehtar bakımından bir sınır koymaz; sınır, saklı pay üzerinden gelir.

Tek istisna resmî vasiyetnamedeki kazandırma yasağıdır. TMK m.536 uyarınca vasiyetnamenin düzenlenmesine katılan memura ve tanıklara, bunların üstsoy ve altsoy kan hısımlarına, kardeşlerine ve bu kişilerin eşlerine o vasiyetname ile kazandırmada bulunulamaz.

Vasiyet nasıl verilir, kime teslim edilir?

El yazılı vasiyetname TMK m.538’in ikinci fıkrası uyarınca açık veya kapalı olarak notere, sulh hâkimine ya da yetkili memura bırakılabilir. “Bırakılabilir” ifadesi bilinçlidir: bu bir seçenektir, şart değildir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2018/4826 K.2019/3940 sayılı kararında bunu tereddüde yer bırakmayacak biçimde ifade etmiştir: “Bu hüküm, emredici bir hüküm değildir. Diğer bir deyişle, el yazılı vasiyetname tevdi olunmamışsa, bu husus vasiyetnameyi hükümsüz kılmaz, bu sebeple vasiyetnamenin iptali yoluna gidilemez.” Kararda yerel mahkemenin aksi yöndeki değerlendirmesi bozma sebebi sayılmıştır.

Vasiyetname nereye verilir?

Üç merci sayılmıştır ve üçü de eşdeğerdir: noter, sulh hâkimi, yetkili memur. Uygulamada en yaygın tercih noterdir, çünkü Noterlik Kanunu m.69 noterlere ölümden sonra harekete geçme görevi yükler. Sulh hâkimine tevdi de mümkündür ve aynı hukuki sonucu doğurur.

Vasiyet nerede yazılır, vasiyetname nerede yapılır?

El yazılı vasiyetname için yer serbesttir: evde, hastanede, yurt dışında, herhangi bir yerde yazılabilir. Kanun yer şartı aramaz; sözlü vasiyette ise tanıkların yazacağı belgeye yer bilgisinin konulması m.540’ta ayrıca öngörülmüştür.

Resmî vasiyetname bakımından yer, memurun yetki alanıyla sınırlıdır. Noterler kendi noterlik dairelerinde işlem yapar; hastanede yatan bir kişi için noterin daire dışına çıkarak işlem yapması mümkündür ve bu hâlde yol gideri tarifeye göre ayrıca alınır.

Evde vasiyetname nasıl hazırlanır?

Evde hazırlanan vasiyetname, şekil şartlarını taşıdığı sürece noterde düzenlenen kadar geçerlidir. Ancak evde saklanan belgede iki risk yoğunlaşır: belgenin ölümden sonra hiç bulunamaması ve bulan kişi tarafından yok edilmesi.

İkinci riskin karşılığı ağırdır. TMK m.595 vasiyetnameyi ele geçiren herkese teslim yükümlülüğü yükler ve yerine getirmeyeni doğacak zarardan sorumlu tutar. Yok etme kasıtlıysa mirastan yoksunluk da gündeme gelir. Buna karşılık m.543 uyarınca kaza sonucu veya üçüncü kişinin kusuruyla yok olan ve içeriği belirlenemeyen vasiyetname hükümsüz kalır; bu durumda yalnız tazminat istenebilir.

Ölmeden önce vasiyetname nasıl yapılır, zamanlama önemli midir?

Vasiyetname ne kadar erken yapılırsa ehliyet tartışmasına o kadar kapalı olur. Sağlık sorunları başlamadan yapılan bir vasiyetnamede ehliyetsizlik iddiasını destekleyecek tıbbi kayıt bulunmaz; hastalık ilerledikten sonra yapılan vasiyetnamede ise bu kayıtlar dosyaya girer.

Erken yapmanın maliyeti yoktur, çünkü vasiyetname her zaman değiştirilebilir. Yıllar içinde malvarlığı veya aile durumu değiştiğinde m.542 uyarınca yeni bir vasiyetname yapmak yeterlidir.

Vasiyet yazmak için ne gerekli, vasiyetname için neler gerekli?

El yazılı vasiyetname için gereken malzeme listesi kısadır: kâğıt, kalem, tam tarih ve imza. Kimlik ibrazı, tanık, harç ya da başvuru gerekmez. Kanunun aradığı üç unsurun dışında hiçbir ek koşul yoktur.

Resmî vasiyetnamede liste uzar: kimlik belgesi, iki tanık ve tanıkların kimlikleri, düzenleme ücreti ve harç. Tanıkların m.536’daki yasak kapsamında olmaması, işlemin en sık gözden kaçan şartıdır.

Miras vasiyeti nasıl yapılır?

“Miras vasiyeti” ifadesiyle çoğunlukla terekenin bir oranının bırakılması kastedilir; bunun hukuki adı mirasçı atamadır. TMK m.516’ya göre bir kişinin mirasın tamamını veya belli bir oranını almasını içeren her tasarruf, adı ne olursa olsun mirasçı atanması sayılır.

Metinde “mirasımın üçte birini” gibi bir oran kullanılması bu sonucu doğurur. Buna karşılık “şu daireyi” denirse belirli mal bırakma söz konusu olur. Nitelendirmeyi belirleyen, kullanılan başlık değil cümlenin kendisidir.

Vasiyet nasıl yapılır, hangi türü seçmeli?

Seçim üç ölçüte göre yapılır: gizlilik, maliyet ve dayanıklılık. El yazılı vasiyetname en gizli ve maliyetsiz olanıdır ama kaybolma riski taşır. Resmî vasiyetname en dayanıklısıdır, ücret ve harç gerektirir, iki tanık bilgiye kısmen ortak olur. Sözlü vasiyet ise seçim değil zorunluluk hâlidir; olağanüstü durum yoksa bu yola gidilemez.

Vasiyet nasıl geçerli olur, onaylatmak gerekir mi?

Onay, tescil ya da bildirim aranmaz. Vasiyet, kanunun aradığı üç şekilden birine uygun yapıldığı anda geçerlidir. Hiçbir makama başvurulmadan evde yazılmış, tam tarihli, baştan sona el yazısıyla yazılmış ve imzalanmış bir metin, düzenlendiği anda hüküm ifade eder; ölümle birlikte sonuç doğurur.

Vasiyetname nasıl verilir, teslim tutanağı alınır mı?

Notere tevdi edildiğinde alınır. Noterlik Kanunu m.69’un ilk cümlesi noterlere, açık veya kapalı olarak verilen vasiyetnameleri saklama ve buna dair bir tutanak düzenleme görevi yükler. Bu tutanak, belgenin varlığını ve tevdi tarihini ispatlayan kayıttır; vasiyetnamenin içeriğini göstermez.

Elle yazılan vasiyetname geçerli mi?

Geçerlidir ve noterde düzenlenmiş olanla eşit hukuki güce sahiptir. Tek fark ispat kolaylığındadır. El yazısının mirasbırakana ait olup olmadığı tartışılırsa mahkeme grafoloji incelemesi yaptırır; bu inceleme için karşılaştırmaya elverişli yazı örneklerinin bulunması gerekir. Bu yüzden el yazılı vasiyetname yazan kişinin, başka el yazılı belgelerinin de bulunması dosyanın lehine işler.

Vasiyet örneği kullanmak güvenli mi?

Örneğin kendisi zararsızdır, kullanılma biçimi risklidir. Örnek okunup içerik kurgulanabilir; ancak metin baştan sona kişinin kendi el yazısıyla yeniden yazılmalıdır. Çıktı alıp doldurma ya da imzalama alışkanlığı sözleşmelerden gelir ve vasiyetnamede doğrudan şekle aykırılığa yol açar.

El yazısı vasiyetname geçerlilik şartları nelerdir?

Üç unsur birlikte aranır ve birinin eksikliği tek başına şekle aykırılık doğurur: yıl-ay-gün olarak tam tarih, metnin başından sonuna kadar mirasbırakanın el yazısı ve imza. Kanun bunları m.538’de sayar ve dördüncü bir şart eklemez; kâğıt türü, mürekkep rengi, başlık ya da sayfa sayısı önemsizdir.

El yazısı ile vasiyetname şartları arasında tanık var mı?

Yoktur ve bu, en sık sorulan sorulardan biridir. Tanık yalnız resmî vasiyetnamede ve sözlü vasiyette aranır. El yazılı vasiyetnameye tanık imzası konulması onu geçersiz kılmaz ama bir yarar da sağlamaz; kanunun aradığı şart karşılanmış olmaz, çünkü asıl aranan metnin bütünüyle el yazısı olmasıdır.

Resmî vasiyetname geçerlilik şartları nelerdir?

Zincir dört halkadır ve sırası kanunda gösterilmiştir. Mirasbırakan arzularını memura bildirir, memur metni yazar veya yazdırır ve okuması için verir (m.533); mirasbırakan okuyup imzalar, memur tarih koyarak imzalar; mirasbırakan iki tanığa beyanda bulunur ve tanıklar bunu yazarak imzalar (m.534); tanıklar m.536’daki katılma yasağı kapsamında olmamalıdır.

Mirasbırakan okuyamıyor veya imzalayamıyorsa zincir m.535’e göre kurulur ve tanıkların beyanı iki hususu birden kapsar: mirasbırakanın beyanının kendi önlerinde yapıldığı ve vasiyetnamenin memur tarafından ona okunduğu.

Vasiyetin geçerlilik şartları ile vasiyet bırakma şartları aynı mı?

İki farklı katmanı anlatırlar. Vasiyet bırakma şartı kişiye ilişkindir: ayırt etme gücü ve on beş yaş (m.502). Geçerlilik şartı ise belgeye ilişkindir ve seçilen türe göre değişir. Ehliyetli bir kişinin şekle aykırı vasiyetnamesi de, ehliyetsiz bir kişinin kusursuz biçimde düzenlenmiş vasiyetnamesi de aynı sonuca varır: iptal davasına açık hâle gelir.

Sözlü vasiyet olur mu, sözlü vasiyetname şartları nelerdir?

Olur ama yalnız olağanüstü durumda. TMK m.539 dört örnek sayar: yakın ölüm tehlikesi, ulaşımın kesilmesi, hastalık ve savaş. Ortak nokta, mirasbırakanın resmî veya el yazılı vasiyetname yapamıyor olmasıdır; imkân varken tercih edilen sözlü beyan vasiyet değeri taşımaz.

Usul m.540’ta gösterilmiştir: mirasbırakan son arzularını iki tanığa anlatır ve onlara yazma görevi yükler; tanıklardan biri beyanı yer, yıl, ay ve günü belirterek hemen yazar, imzalar, diğerine imzalatır ve ikisi birlikte vakit geçirmeksizin bir sulh veya asliye mahkemesine verir. Askerlik hizmetindekiler için teğmen veya üstü rütbedeki subay, ülke dışında seyreden ulaşım aracında aracın sorumlu yöneticisi, sağlık kurumunda tedavi görenler için kurumun en yetkili yöneticisi hâkim yerine geçer.

Vasiyetname noterde mi yapılır, zorunlu bir merci var mı?

Zorunlu merci yoktur. Üç şekilden yalnız biri resmî memur katılımını gerektirir; el yazılı vasiyetname hiçbir makama uğramadan yapılır, sözlü vasiyette ise merci sonradan devreye girer. Noterin zorunlu sanılması, uygulamada en yaygın yol olmasından kaynaklanır.

Resmî vasiyetname örnekleri ve el yazılı vasiyetname örnekleri nereden bulunur?

Resmî vasiyetnamede örneğe ihtiyaç yoktur; metni memur kaleme alır, kişi yalnız arzularını anlatır. El yazılı vasiyetnamede ise örnek yalnız kurgu için okunur, metin baştan sona kişinin kendi el yazısıyla yeniden yazılır. Noterlik Kanunu m.94 gereği, başkasının noterde düzenlenmiş vasiyetnamesinin örneği de açılmadıkça verilemez; dolayısıyla “gerçek bir örnek görmek” hukuken mümkün değildir.

Hazır Vasiyetname Örneğini Bilgisayarda Yazmak Neden Geçersizdir?

Çünkü kanun metnin tamamının el yazısıyla yazılmasını arar. Bilgisayarda yazılıp çıktısı alınan ve yalnızca altı el yazısıyla imzalanan bir metin, el yazılı vasiyetname sayılmaz. Aynı şekilde metnin bir kısmının el yazısıyla, bir kısmının matbu olması da şartı karşılamaz.

Bu, “vasiyetname örneği” arayan kişilerin en sık düştüğü tuzaktır. Hazır metni bulup çıktı almak, doldurmak ve imzalamak alışkanlığı sözleşmelerden gelir; ancak vasiyetname bir sözleşme değildir ve şekil kuralı çok daha katıdır. Böyle bir belge, mirasbırakanın iradesini eksiksiz yansıtsa bile TMK m.557/4 uyarınca iptal edilebilir.

Hazır metinden yararlanmanın doğru yolu şudur: örnek yalnızca içeriği kurgulamak için okunur, sonra metnin tamamı mirasbırakan tarafından baştan sona kendi el yazısıyla yazılır, tarih üç unsuruyla konulur ve altı imzalanır. Bilgisayarda hazırlanmış bir metin kullanılacaksa, tek geçerli yol resmî vasiyetname yoluna gitmektir.

Resmî Vasiyetname Nasıl Düzenlenir?

TMK m.532’ye göre resmî vasiyetname, iki tanığın katılmasıyla resmî memur tarafından düzenlenir. Resmî memur; sulh hâkimi, noter veya kanunla kendisine bu yetki verilmiş diğer bir görevli olabilir. Uygulamada en sık başvurulan yol noterde düzenlemedir.

Süreç m.533’te adım adım gösterilmiştir: mirasbırakan arzularını memura bildirir, memur vasiyetnameyi yazar veya yazdırır ve okuması için mirasbırakana verir; vasiyetname mirasbırakan tarafından okunup imzalanır, memur da tarih koyarak imzalar. Ardından m.534 uyarınca mirasbırakan, vasiyetnameyi okuduğunu ve bunun son arzularını içerdiğini memurun huzurunda iki tanığa beyan eder; tanıklar bu beyanın kendi önlerinde yapıldığını ve mirasbırakanı tasarrufa ehil gördüklerini yazarak altını imzalar.

Mirasbırakan okuyamıyor veya imzalayamıyorsa m.535 devreye girer: memur vasiyetnameyi iki tanığın önünde ona okur, mirasbırakan bunun son arzularını içerdiğini beyan eder ve tanıklar hem bu beyanı hem okuma işleminin kendi önlerinde yapıldığını yazarak imzalar. Kanun ayrıca vasiyetname içeriğinin tanıklara bildirilmesinin zorunlu olmadığını belirtir; tanıklar metni öğrenmek zorunda değildir.

Resmî Vasiyetnamede Kimler Tanık Olamaz?

TMK m.536 iki ayrı yasak getirir ve bunların karıştırılması ciddi sonuçlar doğurur. Birinci yasak katılma yasağıdır: fiil ehliyeti bulunmayanlar, bir ceza mahkemesi kararıyla kamu hizmetinden yasaklılar, okur yazar olmayanlar, mirasbırakanın eşi, üstsoy ve altsoy kan hısımları, kardeşleri ve bu kişilerin eşleri resmî vasiyetnamenin düzenlenmesine memur veya tanık olarak katılamazlar.

İkinci yasak kazandırma yasağıdır. Aynı madde, resmî vasiyetnamenin düzenlenmesine katılan memura ve tanıklara, bunların üstsoy ve altsoy kan hısımlarına, kardeşlerine ve bu kişilerin eşlerine o vasiyetname ile kazandırmada bulunulamayacağını hükme bağlar. Yani tanık olarak katılan kişinin çocuğuna vasiyetname ile mal bırakılamaz.

Uygulamada bu kurallara en sık aile içinde uyulmaz. Mirasbırakan noterde vasiyetname düzenletirken yanında getirdiği kişiler çoğu zaman yakın akrabalarıdır ve bu kişilerin tanık olması yasağa girer. Noterler bu kontrolü yapar; ancak vasiyetnamenin sonraki aşamalarda tartışılması hâlinde tanıkların kim olduğu iptal davasının ilk incelenen konusudur.

Tanığa veya Yakınına Kazandırma Yapılmışsa Vasiyetnamenin Tamamı İptal Olur mu?

Olmaz. Bu, konunun en ince ve en çok atlanan noktasıdır. TMK m.558/3, iptal davasının ölüme bağlı tasarrufla kendilerine, eşlerine veya hısımlarına kazandırma yapılanların tasarrufun düzenlenmesine katılmalarının yol açtığı sakatlığa dayandığı takdirde, tasarrufun tamamının değil yalnız bu kazandırmaların iptal edileceğini düzenler.

Sonuç, kısmi iptaldir. Vasiyetnamenin geri kalan hükümleri ayakta kalır ve mirasbırakanın diğer tasarrufları uygulanır. Bu kural, tek bir usul hatasının mirasbırakanın bütün iradesini yok etmesini önlemek amacıyla konulmuştur.

Buna karşılık şekil şartlarına aykırılık, örneğin el yazılı vasiyetnamede tarihin eksik olması, tasarrufun tamamını sakatlar. İki sonuç arasındaki farkı belirleyen şey, sakatlığın kaynağıdır: katılma yasağının ihlali kısmi iptale, şekil kuralının ihlali tam iptale yol açar.

Noterde Vasiyetname: Gerekli Belgeler, Ücret ve İşlemin Sonrası

Noterde vasiyetname yaptırmak, resmî vasiyetnamenin en yaygın hâlidir ama tek hâli değildir. TMK m.532 resmî memur olarak sulh hâkimini, noteri ve kanunla kendisine bu yetki verilmiş diğer görevlileri birlikte sayar. Uygulamanın notere yığılmasının sebebi hukuki değil pratiktir: noter dairesi her ilçede vardır ve işlem aynı gün tamamlanır.

Noterde vasiyetname için gerekli belgeler nelerdir?

Kanun bir belge listesi saymaz; liste, noterin m.72’deki “kimlik, adres ve yeteneği öğrenme” yükümlülüğünden doğar. Uygulamada istenenler şunlardır:

  • Mirasbırakanın fotoğraflı kimlik belgesi. Nüfus cüzdanı, pasaport veya sürücü belgesi.
  • İki tanık ve tanıkların kimlik belgeleri. Tanıkların m.536’daki yasak kapsamında olmaması gerekir.
  • Vasiyete konu malların bilgileri. Taşınmazda tapu kaydı, araçta ruhsat, hesapta banka ve şube bilgisi.
  • Lehine kazandırma yapılacak kişilerin kimlik bilgileri. Adı, soyadı ve T.C. kimlik numarası tereddüdü önler.
  • Gerekli görülürse sağlık raporu. Zorunlu değildir; noterin kanaat sahibi olamadığı hâllerde istenir.

Tanıkların vasiyetnamenin içeriğini bilmesi gerekmez. TMK m.534’ün son fıkrası bunu açıkça düzenler: “Vasiyetname içeriğinin tanıklara bildirilmesi zorunlu değildir.” Tanıklar yalnız mirasbırakanın beyanına ve ehliyetine tanıklık eder.

Noterde vasiyetname nasıl yapılır, işlem hangi türe girer?

Vasiyetname bir düzenleme işlemidir, onaylama değil. Noterlik Kanunu m.89 vasiyetnameyi, düzenleme şeklinde yapılması zorunlu işlemler arasında açıkça sayar. Aradaki fark önemlidir: onaylamada noter yalnız imzanın kime ait olduğunu şerh eder, düzenlemede ise metni bizzat kaleme alır ve içeriğine ilişkin sorumluluk üstlenir.

Bu yüzden evde bilgisayarda yazılmış bir metni notere götürüp “imzamı onaylayın” demek vasiyetname doğurmaz. Böyle bir belge ne resmî vasiyetname olur, ne de el yazılı vasiyetname sayılır; hiçbir şekle uymadığı için TMK m.557’nin dördüncü bendi uyarınca iptale açıktır.

Noterden vasiyetname geçerliliği: noterde yapılan vasiyetname daha mı güçlüdür?

Geçerlilik bakımından fark yoktur; ispat gücü bakımından vardır. Şekil şartlarını taşıyan el yazılı vasiyetname ile noterde düzenlenen resmî vasiyetname hukuken eşit değerdedir ve ikisi de aynı sebeplerle iptal edilebilir.

Fark, iptal davasında ortaya çıkar. Resmî vasiyetnamede bir kamu görevlisi ve iki tanık süreçte yer aldığı için ehliyet ve irade iddialarının ispatı güçleşir; el yazılı vasiyetnamede ise yazının mirasbırakana ait olup olmadığı grafoloji incelemesine konu olabilir. Kaybolma riski de yalnız ikincisinde bulunur.

Noterden vasiyet geçerli mi, sonradan değiştirilebilir mi?

Geçerlidir ve her zaman değiştirilebilir. Noterde düzenlenmiş olmak, vasiyetnameyi dönülemez hâle getirmez. TMK m.542 uyarınca mirasbırakan kanundaki şekillerden herhangi birine uyarak yeni bir vasiyetname yapıp öncekinden dönebilir.

Buradaki ince nokta şudur: noterde yapılan bir vasiyetnameden, evde yazılan geçerli bir el yazılı vasiyetname ile de dönülebilir. Şekiller arasında hiyerarşi yoktur; belirleyici olan tarihtir.

Noterde vasiyetname ücreti ve vasiyetname noter ücreti ne kadardır?

Ödenen tutar tek kalem değildir; birbirinden bağımsız iki kalemden oluşur ve ikisi ayrı mevzuata tabidir.

  • Noter ücreti. Noterlik Kanunu m.112 uyarınca belirlenen ücret tarifesinde, vasiyetname ve vakıf senedi düzenlenmesinden alınacak ücret ayrı bir kalem olarak gösterilir. Tarife her yıl güncellenir.
  • Harç. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı tarifelere göre alınır ve vasiyetin belli bir meblağ içerip içermemesine göre nispi ya da maktu olur.

Maktu tutarlar her yıl yeniden değerleme oranında güncellendiği için bu yazıda rakam verilmemektedir; güncel tutar, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın ilgili yıl Harçlar Kanunu genel tebliğinden ve Türkiye Noterler Birliği’nin yayımladığı ücret tarifesinden öğrenilir.

Harçlar Kanunu vasiyetname harcı için hâlâ mülga bir maddeye atıf yapıyor

Bu, mevzuatta yıllardır düzeltilmemiş bir ayrıntıdır ve vasiyetname harcını arayan herkesi yanıltır. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (1) sayılı Tarife’nin “V – Vasiyetname tanzimine ait harçlar” bölümü şöyle başlar: “Medeni Kanunun 479 uncu maddesine göre sulh hakimi tarafından tanzim edilen resmi vasiyet senetleri“.

Oysa yürürlükteki 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun 479. maddesi vasiyetnameyle ilgili değildir; o madde “Vasilik görevi, vasinin fiil ehliyetini yitirmesi veya ölümüyle sona erer” der ve vesayet hukukuna aittir. Tarifedeki atıf, 2002’de yürürlükten kalkan 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi’ne yapılmıştır.

Köprüyü kuran hüküm 4722 sayılı Türk Medenî Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 21. maddesidir: “Bu Kanunun ve Türk Medenî Kanununun yürürlüğe girmesiyle yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş bulunan kanunların maddelerine, diğer mevzuat tarafından yapılan yollamalar, o maddeleri karşılayan yeni hükümlere yapılmış sayılır.” Dolayısıyla tarifedeki “479 uncu madde” bugün TMK m.532 olarak okunur.

Bu ayrıntının pratik bir sonucu daha vardır: tarife başlığı “sulh hâkimi tarafından tanzim edilen resmî vasiyet senetleri” der. Yani sulh hâkimi de resmî vasiyetname düzenler ve bunun kendine ait bir harcı bulunur. Halk arasında yalnızca noterin bilinmesi, kanunun tanıdığı ikinci yolu görünmez kılmaktadır.

Noterde saklanan vasiyetname için her yıl harç alınır mı?

Alınır. 492 sayılı Kanun’a bağlı (2) sayılı Tarife’nin noter harçlarına ilişkin I/6 numaralı bendi, “saklanmak üzere noterlere tevdi olunan ve değeri belli olmayan emanetlerle vasiyetnameler” için her yıl harç öngörür ve parantez içinde “yıl kesirleri tam sayılır” der.

Bu, saklama hizmetinin karşılığıdır ve vasiyetnamenin geçerliliğiyle ilgisi yoktur. Harç ödenmemesi vasiyetnameyi geçersiz kılmaz; yalnız saklama ilişkisini etkiler. El yazılı vasiyetnamesini evde tutan kişi bu kalemi hiç ödemez.

Noterde vasiyetname örneği istenebilir mi?

Mirasbırakan sağken bu belgeye kimse ulaşamaz. Noterlik Kanunu m.94 kuralı açıkça koyar: “Türk Kanunu Medenisi hükümlerine göre açılmadıkça, vasiyeti yapandan veya bu konuda özel yetkiyi kapsıyan, noterlikten onaylı vekaletnameyi taşıyan vekilinden başkasına, vasiyetnamelerin örneği verilemez.”

Yani çocuklar, eş veya kardeşler noterliğe gidip “babam burada vasiyetname yapmış mı” diye soramaz, örnek alamaz. Bu kural, mirasbırakanın iradesini yaşarken aile baskısından koruyan en somut güvencedir. Kanunun 95. maddesi, bunların dışındaki kişilere örnek verilmesini asliye hukuk veya münferit sulh hâkiminin iznine bağlar.

Noter, mirasbırakan ölünce vasiyetnameyi kendiliğinden harekete geçirir mi?

Geçirir ve bu, noterde saklamanın en güçlü tarafıdır. Noterlik Kanunu m.69, noterlere üç ayrı görev yükler: açık veya kapalı verilen vasiyetnameleri saklamak ve buna dair tutanak düzenlemek; bu kişilerin ölümü hâlinde bilgi verilmesi için durumu nüfus dairelerine yazıyla bildirmek; nüfus idaresince ölüm ihbar edildiğinde ya da resmî bir belgeyle ispatlandığında, yetkili sulh hâkimine verilmek üzere dairede saklı vasiyetnamelerin onaylı örneklerini Cumhuriyet Savcılığına tevdi etmek.

Zincir böylece kendiliğinden işler: noter nüfus kaydına şerh düşürür, ölüm nüfusa geçtiğinde noter bilgilendirilir, belge savcılık eliyle sulh hâkimine ulaşır. Evde saklanan vasiyetnamede bu mekanizmanın hiçbir halkası yoktur; belge ancak birisi bulup teslim ederse gün yüzüne çıkar.

Noterde vasiyet nasıl yapılır, işlem ne kadar sürer?

İşlem tek oturumda tamamlanır. Mirasbırakan iki tanığıyla birlikte noterliğe gider, arzularını memura bildirir, memur metni yazar ya da yazdırır, mirasbırakan okuyup imzalar, memur tarih koyarak imzalar ve ardından tanıklara beyan aşamasına geçilir. Randevu ve yoğunluk dışında sürecin uzamasını gerektiren bir aşama yoktur.

Noterde vasiyetname nasıl verilir, saklama işlemi ayrı mıdır?

İki ayrı işlem karıştırılmamalıdır. Birincisi resmî vasiyetnamenin noterde düzenlenmesidir. İkincisi, evde el yazısıyla yazılmış bir vasiyetnamenin açık ya da kapalı biçimde notere tevdi edilmesidir; bu işlemde noter metni yazmaz, yalnız saklar ve tutanak düzenler. Tevdi hâlinde vasiyetnamenin geçerliliğinden noter sorumlu değildir.

Noterden yapılan vasiyetname geçerli mi, itiraz edilemez mi?

Geçerlidir ama itiraza kapalı değildir. Noter işlemi, ehliyet ve irade konusunda güçlü bir delil oluşturur; bu delilin aksini ispat külfeti itiraz edene yüklenir. Yukarıda anılan 7. Hukuk Dairesi E.2024/1742 K.2025/729 sayılı 2025 tarihli dosyada vasiyetname noterlikte düzenlenmişti ve buna rağmen yıllar süren bir yargılamanın konusu oldu.

Noterden vasiyetname örneği alınabilir mi?

Mirasbırakan sağken yalnız kendisi ya da özel yetkili vekili alabilir. Noterlik Kanunu m.94’ün ikinci cümlesi açıktır: vasiyetname Medenî Kanun hükümlerine göre açılmadıkça, vasiyeti yapandan veya noterlikten onaylı özel yetkili vekaletnameyi taşıyan vekilinden başkasına örnek verilemez. Kanunun 95. maddesi, bunların dışındakilere örnek verilmesini hâkim iznine bağlar.

Noter vasiyetname ücreti ile harç arasındaki fark nedir?

Noter ücreti noterin hizmet karşılığıdır ve Noterlik Kanunu m.112 uyarınca hazırlanan tarifeye göre alınır; harç ise devlete ödenen kamu alacağıdır ve 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı tarifelere göre hesaplanır. İkisi aynı makbuzda görünse de hukuki nitelikleri ve dayanakları farklıdır. Vasiyetname düzenlenmesi, tarifede ayrı bir kalem olarak gösterilen işlemlerdendir.

Noterde düzenlenen vasiyetnamenin açılması nasıl olur?

Açma yetkisi noterde değil sulh hâkimindedir; noter yalnız belgeyi ulaştırır. Noterlik Kanunu m.69 uyarınca ölüm nüfus idaresince ihbar edildiğinde ya da resmî belgeyle ispatlandığında noter, dairesinde saklı vasiyetnamelerin onaylı örneklerini yetkili sulh hâkimine verilmek üzere Cumhuriyet Savcılığına tevdi eder. Açma ve okuma işlemi bundan sonra m.596’ya göre yürür.

Resmî vasiyetname nasıl yapılır, sulh hâkimine de başvurulabilir mi?

Başvurulabilir. TMK m.532 resmî memur olarak sulh hâkimini, noteri ve kanunla yetkilendirilmiş diğer görevlileri eşit biçimde sayar. Harçlar Kanunu’na bağlı tarifenin “vasiyetname tanzimine ait harçlar” bölümü de doğrudan sulh hâkimi tarafından tanzim edilen resmî vasiyet senetlerinden söz eder. Uygulamanın notere yönelmesi, bu ikinci yolun kapalı olduğu anlamına gelmez.

Noterden vasiyetname nasıl yapılır, randevu gerekir mi?

Noterlikler işlemi gün içinde yapar; zorunlu bir randevu sistemi yoktur ama iki tanığın aynı anda hazır bulunması gerektiği için önceden planlama pratik bir gerekliliktir. Hastanede yatan ya da dışarı çıkamayan kişiler için noterin daire dışında işlem yapması mümkündür; bu hâlde tarifede gösterilen yol gideri ayrıca alınır.

Noter vasiyetname şartları nelerdir, kimler tanık olamaz?

Tanık yasağı iki gruptan oluşur ve ikisi de m.536’dadır. Birinci grup kişisel niteliklerle ilgilidir: fiil ehliyeti bulunmayanlar, bir ceza mahkemesi kararıyla kamu hizmetinden yasaklılar ve okur yazar olmayanlar. İkinci grup yakınlıkla ilgilidir: mirasbırakanın eşi, üstsoy ve altsoy kan hısımları, kardeşleri ve bu kişilerin eşleri.

Uygulamada en sık yapılan hata, mirasbırakanın vasiyetname yaptırmaya yanında çocuklarıyla ya da kardeşiyle gelmesi ve onları tanık göstermek istemesidir. Bu kişiler yasağın tam merkezindedir.

Vasiyetname noter onaylı olmak zorunda mı?

Zorunlu değildir ve “noter onaylı vasiyetname” ifadesi zaten hukuken karşılıksızdır. Noterlik Kanunu m.89 vasiyetnameyi düzenleme şeklinde yapılacak işlemler arasında sayar; onaylama başka bir işlem türüdür. Vasiyetname ya noterde düzenlenir ya da kişinin kendi el yazısıyla yazılır.

Noter vasiyet ücreti neye göre hesaplanır?

Belirleyici olan, vasiyetnamenin belli bir meblağ içerip içermediğidir. Harçlar Kanunu’na bağlı tarife vasiyetname tanzimini ikiye ayırır: belli bir meblağı ihtiva edenlerden nispi, ihtiva etmeyenlerden maktu harç alınır. Noter ücreti ise ayrı bir kalemdir ve Noterlik Kanunu m.112 uyarınca hazırlanan tarifeye göre belirlenir.

Noter vasiyeti bozulur mu, geri alınması mümkün mü?

Mirasbırakan her zaman geri alabilir; üstelik bunun için tekrar notere gitmesi bile gerekmez. TMK m.542 dönmeyi “kanunda öngörülen şekillerden birine uymak” şartına bağlar, aynı şekle değil. Noterde düzenlenmiş bir vasiyetnameden, sonraki tarihli geçerli bir el yazılı vasiyetnameyle de dönülebilir.

Sözlü Vasiyet Hangi Şartlarda Yapılabilir?

Sözlü vasiyet istisnai bir yoldur. TMK m.539, mirasbırakanın yakın ölüm tehlikesi, ulaşımın kesilmesi, hastalık, savaş gibi olağanüstü durumlar yüzünden resmî veya el yazılı vasiyetname yapamaması hâlinde bu yola başvurabileceğini düzenler. Olağanüstü durumun bulunmadığı hâllerde sözlü beyan vasiyetname değeri taşımaz.

Usul m.540’ta ayrıntılı olarak gösterilmiştir. Mirasbırakan son arzularını iki tanığa anlatır ve onlara bu beyana uygun bir vasiyetname yazma veya yazdırma görevini yükler. Tanıklardan biri beyanı yer, yıl, ay ve günü de belirterek hemen yazar, imzalar, diğer tanığa imzalatır ve ikisi birlikte vakit geçirmeksizin bir sulh veya asliye mahkemesine verirler. Askerlik hizmetindeki kişiler için teğmen veya daha yüksek rütbeli bir subay, ülke sınırları dışında seyreden ulaşım aracında aracın sorumlu yöneticisi, sağlık kurumunda tedavi görenler için kurumun en yetkili yöneticisi hâkim yerine geçer.

Sözlü vasiyetin geçici niteliği m.541’de vurgulanır: mirasbırakan için sonradan diğer şekillerde vasiyetname yapma olanağı doğarsa, bu tarihin üzerinden bir ay geçince sözlü vasiyet hükümden düşer. Yani tehlike geçtikten sonra bir ay içinde resmî veya el yazılı vasiyetname yapılmazsa, sözlü vasiyet kendiliğinden etkisini yitirir.

Vasiyetnameden Dönmenin Üç Yolu

Vasiyetname her zaman geri alınabilir; mirasbırakan bu hakkından önceden vazgeçemez. TMK m.542’ye göre mirasbırakan, kanunda öngörülen şekillerden birine uymak suretiyle yeni bir vasiyetname yaparak önceki vasiyetnameden her zaman dönebilir ve bu dönme vasiyetnamenin tamamı veya bir kısmı için olabilir.

İkinci yol yok etmedir. TMK m.543, mirasbırakanın yok etmek suretiyle de vasiyetnameden dönebileceğini düzenler. Aynı madde, kaza sonucunda veya üçüncü kişinin kusuruyla yok olan ve içeriğinin aynen ve tamamen belirlenmesine olanak bulunmayan vasiyetnamenin hükümsüz kalacağını, tazminat isteme hakkının saklı olduğunu belirtir.

Üçüncü yol sonraki tasarruflardır. TMK m.544’e göre mirasbırakan, önceki vasiyetnamesini ortadan kaldırmaksızın yeni bir vasiyetname yaparsa, kuşkuya yer bırakmayacak surette önceki vasiyetnameyi tamamlamadıkça sonraki vasiyetname onun yerini alır. Ayrıca belirli mal bırakma vasiyeti, mirasbırakanın sonradan o mal üzerinde bu vasiyetle bağdaşmayan bir tasarrufta bulunmasıyla ortadan kalkar.

Ölümden Sonra Vasiyetname İle İlgili İlk Yükümlülük

Vasiyetnameyi ele geçiren kişinin bekleme hakkı yoktur. TMK m.595, mirasbırakanın ölümünden sonra ele geçen vasiyetnamesinin geçerli olup olmadığına bakılmaksızın hemen sulh hâkimine teslim edilmesinin zorunlu olduğunu düzenler.

Yükümlülük geniş bir kişi çevresini kapsar: vasiyetnameyi düzenleyen veya muhafaza eden görevli, mirasbırakanın arzusu üzerine saklayan, başka surette ele geçiren ya da ölenin eşyası arasında bulan kimse, ölümü öğrenir öğrenmez teslim görevini yerine getirmekle yükümlüdür. Aksi takdirde bu yüzden doğacak zarardan sorumlu olur.

Sulh hâkimi teslim edilen vasiyetnameyi derhâl inceler, gerekli koruma önlemlerini alır; olanak varsa ilgilileri dinleyerek terekenin yasal mirasçılara geçici olarak teslimine veya resmen yönetilmesine karar verir. Terekeye ilişkin koruma önlemlerinin kapsamı miras payının devri ve terekenin tespiti yazımızda ayrıntılı olarak ele alınmıştır.

Vasiyetnamenin Açılması Onaylandığı Anlamına Gelir mi?

Gelmez. TMK m.596 bu konuda açıktır: vasiyetname, geçerli olup olmadığına bakılmaksızın tesliminden başlayarak bir ay içinde mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkimi tarafından açılır ve ilgililere okunur. Kanunun “geçerli olup olmadığına bakılmaksızın” ifadesi, açılma işleminin bir geçerlilik denetimi olmadığını gösterir.

Bilinen mirasçılar ve diğer ilgililer, vasiyetnamenin açılması sırasında diledikleri takdirde hazır bulunmak üzere çağrılır. Mirasbırakanın sonradan ortaya çıkan vasiyetnameleri için de aynı işlemler yapılır. Ardından m.597 uyarınca mirasta hak sahibi olanların her birine, gideri terekeye ait olmak üzere vasiyetnamenin kendilerine ilişkin kısımlarının onaylı bir örneği hâkim tarafından tebliğ edilir.

Bu ayrım pratikte belirleyicidir. “Mahkeme vasiyetnameyi açtı, artık kesinleşti” değerlendirmesi hatalıdır; açılma yalnızca bir tespit ve tebliğ işlemidir. Vasiyetnamenin geçerliliği ancak açılacak bir iptal davasında tartışılır ve dava açma süresi de büyük ölçüde bu tebliğ üzerine işlemeye başlar.

Vasiyetname ne zaman açılır, vasiyet ne zaman açılır?

Süre ölümden değil teslimden işlemeye başlar. TMK m.596 vasiyetnamenin, tesliminden başlayarak bir ay içinde açılacağını söyler. Ölüm ile teslim arasında geçen zaman bu süreye dâhil değildir; evde saklanan bir vasiyetname yıllar sonra bulunup teslim edilirse, bir aylık süre o tarihten sonra işler.

Vasiyetnamenin açılması davası mıdır, nasıl başvurulur?

Dava değildir. Vasiyetnamenin açılması, taraflar arasında bir uyuşmazlık çözülmediği için çekişmesiz yargı işidir ve mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesinde görülür. Davacı-davalı sıfatı bulunmaz; ilgililer yalnız hazır bulunmak üzere çağrılır.

Başvuru için ayrıca dilekçe vermek çoğu zaman gerekmez, çünkü teslim yükümlülüğü kanundan doğar ve noterde saklanan vasiyetnamelerde zincir kendiliğinden işler. Belgeyi elinde bulunduran kişi doğrudan sulh hukuk mahkemesine teslim ederek süreci başlatır.

Vasiyet iptal davası ne kadar sürer?

Süreyi belirleyen, iddianın türüdür. Yalnız şekle aykırılık iddiası varsa dosya belge üzerinden görülür ve kısa sürer. Ehliyetsizlik iddiası varsa sağlık kayıtlarının toplanması ve Adli Tıp Kurumu incelemesi, el yazısı tartışmalıysa grafoloji raporu devreye girer; bu aşamalar dosyayı yıllara yayabilir.

Somut bir ölçü vermek gerekirse: yukarıda anılan 3. Hukuk Dairesi dosyasında mirasbırakan 2011’de ölmüş, uyuşmazlık 2015’te bir kez, yeniden yargılamadan sonra 2019’da ikinci kez bozulmuştur. Kanun yoluna başvuru ihtimali, süre tahminini tek başına ikiye katlayan etkendir.

Vasiyete itiraz olur mu, dilekçeyle mi yapılır?

Olur ama “itiraz dilekçesi” tek başına bir hukuki yol değildir. Mirasçılık belgesi aşamasındaki itiraz mahkemeye verilen bir beyanla yapılır ve belgenin verilmesini durdurur. Vasiyetnamenin kendisini ortadan kaldırmak isteyen kişinin ise usulüne uygun bir dava açması gerekir; dilekçenin adı değil, hangi talebi içerdiği belirleyicidir.

Vasiyetnamenin İptali Davası: Sebepleri ve Süresi

TMK m.557, ölüme bağlı tasarrufun iptali için dört sebep sayar: tasarrufun mirasbırakanın tasarruf ehliyeti bulunmadığı bir sırada yapılmış olması; yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama sonucunda yapılması; içeriğinin, bağlandığı koşulların veya yüklemelerin hukuka ya da ahlaka aykırı olması; kanunda öngörülen şekillere uyulmadan yapılmış olması.

Davayı, tasarrufun iptal edilmesinde menfaati bulunan mirasçı veya vasiyet alacaklısı açabilir (m.558). Süreler m.559’da düzenlenmiştir: iptal davası açma hakkı, davacının tasarrufu, iptal sebebini ve kendisinin hak sahibi olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl; her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinin üzerinden iyiniyetli davalılara karşı on yıl, iyiniyetli olmayan davalılara karşı yirmi yıl geçmekle düşer. Davanın kime açılacağı, yetkili mahkeme, ehliyetsizlik iddiasında toplanan deliller ve bir yıllık sürenin hangi anda işlemeye başladığına ilişkin güncel Yargıtay içtihadı vasiyetnamenin iptali davası yazımızın konusudur.

Aynı maddenin son cümlesi çoğu zaman gözden kaçar: hükümsüzlük, def’i yoluyla her zaman ileri sürülebilir. Yani iptal davası açma süresi geçmiş olsa bile, vasiyetnameye dayanılarak aleyhinize açılan bir davada geçersizlik savunma olarak ileri sürülebilir. Süre geçmesi, iddiayı değil yalnızca dava yoluyla ileri sürmeyi engeller.

Vasiyetname Bozulur mu? Kanunda Bozma Diye Bir Terim Geçmiyor

Bu soru en çok sorulan sorulardan biridir ama sorulduğu kelimeyle kanunda karşılığı yoktur. Türk Medenî Kanunu’nun tamamı tarandığında “bozma” sözcüğü ölüme bağlı tasarruflar bakımından hiç geçmez; “bozul-” kökü yalnız dört yerde bulunur ve dördü de konu dışıdır: nişanın bozulmasının sonuçlarını düzenleyen m.120 ile m.121 ve bulunan eşyanın çabuk bozulabilir olmasını düzenleyen m.770.

Kanunun kendi terimleri farklıdır: iptal (metinde 65 kez), geçersiz, hükümsüz ve tenkis. Bu yalnız bir kelime meselesi değildir, çünkü halkın tek kelimeyle sorduğu şeyin arkasında birbirinden tamamen farklı dört hukuki sonuç vardır ve hangisine girdiğiniz kimin dava açabileceğini, hangi sürede açacağını ve neyin ortadan kalkacağını değiştirir.

Halkın dediğiKanundaki karşılığıSonuçSüre
“vasiyetname bozulur mu”İptal davası (m.557-559)Tasarruf tümüyle veya kısmen ortadan kalkarÖğrenmeden 1 yıl
Tenkis davası (m.560-571)Tasarruf ayakta kalır, saklı payı aşan kısım indirilirÖğrenmeden 1 yıl
Vasiyetten dönme (m.542-544)Mirasbırakanın kendisi kaldırırÖlene kadar her zaman
Sözlü vasiyetin düşmesi (m.541)Kendiliğinden hükümden düşerOlanak doğduktan 1 ay

Vasiyet bozulur mu?

Bozulabilir, ama kendiliğinden değil. Şekle aykırı bir vasiyetname bile ortada dururken geçerli sayılır; geçersizliğin sonuç doğurması için menfaati bulunan birinin süresinde iptal davası açması gerekir. Kimse dava açmazsa, tarihi eksik bir el yazılı vasiyetname dahi uygulanır.

Bu nokta uygulamada sürekli yanlış anlaşılır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin E.2018/4826 K.2019/3940 sayılı kararında yerel mahkeme “vasiyetnamenin geçersizliğinin tespitine” karar vermiş, Daire bunu bozmuştur. Gerekçe açıktır: TMK m.557’de iptal sebepleri sınırlı olarak sayılmıştır ve “bu sebepler dışında kalan durumlara dayanılarak ölüme bağlı tasarrufun iptali istenilemez.” Dolayısıyla hukukumuzda “vasiyetnamenin geçersizliğinin tespiti” diye bir dava türü yoktur.

Bozulmayan vasiyetname var mı?

Hiçbir vasiyetname dokunulmaz değildir; ama iptal riskini fiilen sıfıra yaklaştıran bir kombinasyon vardır. İptal sebepleri m.557’de dörttür ve dördü de önceden kapatılabilir:

  • Ehliyetsizlik. Resmî vasiyetname yolu seçildiğinde memur ve iki tanık ehliyete tanıklık eder; tarihli bir sağlık raporu bu tanıklığı pekiştirir.
  • İrade sakatlığı. Yanılma, aldatma, korkutma ve zorlama iddialarının en zayıf kaldığı ortam, lehtarın işlem sırasında hazır bulunmadığı bir noter işlemidir.
  • İçeriğin hukuka veya ahlaka aykırılığı. Koşul ve yüklemeler m.515 sınırları içinde kalırsa bu sebep doğmaz.
  • Şekle aykırılık. Resmî vasiyetnamede şekli memur kurar; el yazılı vasiyetnamede tam tarih, bütünüyle el yazısı ve imza üçlüsü eksiksiz olmalıdır.

Buna karşılık tenkis riski hiçbir biçimde kapatılamaz. Saklı paylı mirasçı varsa ve tasarruf edilebilir kısım aşılmışsa, vasiyetname ne kadar kusursuz düzenlenmiş olursa olsun saklı payı aşan bölümü oranında indirilir. “Bozulmayan vasiyetname” arayan kişinin gerçekte yapması gereken şey, iptal sebeplerini kapatmak değil saklı pay hesabını doğru yapmaktır.

Vasiyetname nasıl bozulur?

İki ayrı el vardır: mirasbırakanın kendisi ve mirasçılar. Mirasbırakan sağken üç yolla döner; yeni vasiyetname yaparak (m.542), belgeyi yok ederek (m.543) veya vasiyetle bağdaşmayan bir tasarrufta bulunarak (m.544). Bu yollar için sebep göstermesi gerekmez ve hiçbiri dava konusu değildir.

Mirasçılar ise ancak ölümden sonra ve ancak dava yoluyla harekete geçebilir. Onların elinde iki araç vardır: iptal davası ve tenkis davası. Hangisinin açılacağını iddianın niteliği belirler; ikisi birlikte de ileri sürülebilir.

Vasiyet nasıl bozulur, mirasbırakan fikrini değiştirirse ne yapar?

En temiz yol yeni bir vasiyetname yapmaktır, çünkü yok etme her zaman ispatlanabilir olmayabilir. Yeni vasiyetnamede önceki tasarruftan dönüldüğünün açıkça yazılması, m.544’teki “kuşkuya yer bırakmayacak surette tamamlama” tartışmasını baştan önler.

Üçüncü yol çoğu zaman farkında olmadan kullanılır: vasiyet edilen taşınmazı satmak ya da bağışlamak, o vasiyeti kendiliğinden ortadan kaldırır. Belirli mal bırakma vasiyeti, mirasbırakanın sonradan o mal üzerinde vasiyetle bağdaşmayan bir tasarrufta bulunmasıyla sona erer.

Noterde yapılan vasiyetname bozulur mu?

Bozulabilir. Noterde düzenlenmiş olmak, vasiyetnameyi iptal davasına karşı dokunulmaz kılmaz; yalnız ehliyetsizlik ve irade sakatlığı iddialarının ispatını zorlaştırır. Şekle aykırılık ihtimali de tamamen ortadan kalkmaz: tanıklardan biri m.536’daki yasak kapsamındaysa ya da m.533-535’teki usul adımlarından biri atlanmışsa resmî vasiyetname de sakatlanır.

Yukarıda anılan 2025 tarihli Yargıtay kararına konu olayda vasiyetname bir noterlikte düzenlenmişti ve yine de yıllarca süren bir davanın konusu oldu. Noter işlemi bir kalkan değil, güçlü bir delildir.

Miras vasiyeti bozulur mu, mirasçı atama geri alınabilir mi?

Mirasçı atama da diğer ölüme bağlı tasarruflar gibi her zaman geri alınabilir. Vasiyetnamede atanan mirasçının bu atamadan doğan bir kazanılmış hakkı yoktur; hak ancak ölümle doğar. Mirasbırakan atamayı yeni bir vasiyetnameyle kaldırabilir ya da oranı değiştirebilir.

Miras sözleşmesinde durum tersine döner. Sözleşme iki taraflıdır ve tek taraflı iradeyle ortadan kaldırılamaz; bu, vasiyetname ile miras sözleşmesi arasındaki en belirgin farktır ve ehliyet şartlarının neden ayrı düzenlendiğini de açıklar.

Vasiyete itiraz edilir mi, vasiyetnameye itiraz edilebilir mi?

Edilebilir ama “itiraz” tek bir işlem değildir. Uygulamada birbirine karışan üç ayrı yol vardır ve üçünün süresi de merci de farklıdır:

  • Mirasçılık belgesine itiraz: vasiyetnameye dayanan belge, ilgililere bildirimden başlayarak bir ay içinde itiraz edilmedikçe verilir (m.598/2).
  • İptal davası: öğrenmeden itibaren bir yıl, her hâlde açılma tarihinden itibaren iyiniyetliye karşı on, iyiniyetli olmayana karşı yirmi yıl (m.559).
  • Tenkis davası: saklı payın zedelendiğinin öğrenilmesinden itibaren bir yıl, her hâlde açılma tarihinden itibaren on yıl (m.571).

Vasiyetnameye itiraz 1 ay kuralı hangi süredir?

Bu bir aylık süre iptal davası süresi değildir ve en sık yapılan karıştırma budur. TMK m.598’in ikinci fıkrasına göre mirasçı atamaya veya vasiyete ilişkin ölüme bağlı tasarrufa dayanan belge, tasarrufun ilgililere bildirilmesinden başlayarak bir ay içinde itiraz edilmedikçe verilir.

Süre geçtiğinde kaybedilen şey dava hakkı değil, belgenin verilmesini bu aşamada durdurma imkânıdır. İptal davası açma süresi işlemeye devam eder ve dava açıldığında verilmiş belge de tartışmaya açılır. Bir ay, vasiyetnameye dayanan tapu intikalinin ne zaman yapılabileceğini belirleyen pratik eşiktir.

Bir yıllık süre tam olarak ne zaman işlemeye başlar?

Vasiyetname usulünce açılıp ilgililere tebliğ edilmeden bir yıllık hak düşürücü süre işlemez. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi aynı dosyadaki 10.02.2015 tarihli E.2014/16005 K.2015/2041 sayılı bozma ilamında bunu açıkça kurmuştur: “Vasiyetname, usulünce açılıp, ilgililere tebliğ edilmeden; TMK’nun 559. maddesinde gösterilen 1 yıllık hak düşürücü süre işlemeye başlamaz.”

Aynı ilam, iptal davasına bakan mahkemeye önce vasiyetnamenin sulh hukuk mahkemesince açılıp açılmadığını araştırma yükümlülüğü yüklemiştir. Bu nedenle “süre geçti” savunması, açılma ve tebliğ tarihleri dosyaya girmeden sonuç doğurmaz.

Vasiyete itiraz davası ne kadar sürer?

Tek bir rakam vermek yanıltıcı olur, çünkü süreyi belirleyen etkenler dosyadan dosyaya değişir: mirasçı sayısı ve tebligat adreslerinin bilinip bilinmemesi, ehliyetsizlik iddiası varsa sağlık kayıtlarının toplanması ve Adli Tıp Kurumu incelemesi, el yazısı tartışmalıysa grafoloji raporu, taşınmaz değerlemesi için keşif ve kanun yoluna başvurulup başvurulmaması.

Yukarıda anılan 3. Hukuk Dairesi dosyası bu bakımdan öğreticidir: 2011’de ölen mirasbırakanın vasiyetnamesine ilişkin uyuşmazlık, 2015’te bir kez bozulmuş, yeniden yargılama sonrası 2019’da ikinci kez bozulmuştur. Ehliyet iddiası içeren dosyalarda sürecin uzamasının başlıca sebebi bilirkişi ve rapor aşamalarıdır.

Vasiyetnamenin iptali davası süresi kaçırılırsa ne olur?

Dava yolu kapanır ama iddia ölmez. TMK m.559’un son cümlesi “Hükümsüzlük, def’i yoluyla her zaman ileri sürülebilir” der; m.571’in son fıkrası tenkis için aynı imkânı tanır. Yani vasiyetnameye dayanılarak aleyhinize bir dava açıldığında, süre geçmiş olsa bile geçersizliği savunma olarak ileri sürebilirsiniz.

Bu ayrımın pratik sonucu şudur: süreyi kaçıran mirasçı saldırı hakkını yitirir, savunma hakkını değil. Elinde bulunan malın teslimini isteyen vasiyet alacaklısına karşı hâlâ geçersizlik ileri sürülebilir.

Vasiyetnameye itiraz edilir mi, kim itiraz edebilir?

İtiraz hakkı herkese ait değildir. İptal davasını yalnız tasarrufun iptalinde menfaati bulunan mirasçı veya vasiyet alacaklısı açabilir (m.558). Terekeyle ilgisi olmayan bir akraba, komşu ya da alacaklı bu davayı açamaz; mirasçının alacaklıları bakımından ise ayrı kurallar işler.

Vasiyete itiraz edilebilir mi, itiraz neyi durdurur?

Edilebilir ama itirazın ne durduracağı hangi aşamada yapıldığına bağlıdır. Mirasçılık belgesi aşamasında yapılan itiraz belgenin verilmesini durdurur; bu, tapu intikalini fiilen askıya alan tek müdahaledir. Dava aşamasındaki itiraz ise belgeyi kendiliğinden geçersiz kılmaz, mahkeme kararı beklenir.

Vasiyetname iptal edilir mi, vasiyet iptal olur mu?

Edilir, ama yalnız m.557’deki dört sebepten biri varsa: ehliyetsizlik, irade sakatlığı, içeriğin hukuka veya ahlaka aykırılığı ve şekle aykırılık. Bu sayım sınırlıdır. “Adil değil”, “hakkaniyete aykırı” ya da “beni kırdı” gibi gerekçeler iptal sebebi değildir ve dava bu gerekçelerle reddedilir.

Noterde yapılan vasiyetnamenin iptali hangi hâllerde istenebilir?

Resmî vasiyetnamede iptal sebepleri aynıdır ama ağırlık merkezi kayar. Şekle aykırılık iddiası burada memurun izlediği usule yönelir: m.533’teki okuma ve imza zinciri, m.534’teki tanık beyanı, m.536’daki katılma yasağı. Ehliyetsizlik iddiası ise memurun ve iki tanığın aksi yöndeki beyanını aşmak zorunda kalır.

Noter tasdikli vasiyetname bozulur mu?

“Noter tasdikli vasiyetname” ifadesi hukuken sorunludur, çünkü vasiyetname tasdik edilmez, düzenlenir. Noterlik Kanunu m.89 vasiyetnameyi düzenleme şeklinde yapılması zorunlu işlemler arasında sayar. İmzası onaylanmış bir metin resmî vasiyetname sayılmaz ve el yazısıyla yazılmadıysa hiçbir şekle uymadığı için iptale çok açıktır.

Baba vasiyeti bozulabilir mi?

Çocuklar bakımından iki ayrı yol vardır ve hangisinin işleyeceği vasiyetnamenin içeriğine bağlıdır. Şekil ya da ehliyet sorunu varsa iptal davası açılır; vasiyetname kusursuz ama saklı payı aşıyorsa tenkis davası açılır. Çocuklar altsoy olduğu için saklı payları yasal miras paylarının yarısıdır ve bu pay hiçbir vasiyetname ile ortadan kaldırılamaz — m.510’daki çıkarma şartları gerçekleşmedikçe.

Vasiyetnameye itiraz süresi ve vasiyetname itiraz süresi ne kadardır?

Üç ayrı süre vardır ve hangisinin işlediği yapılan işleme göre değişir: mirasçılık belgesine itiraz için bildirimden itibaren bir ay, iptal davası için öğrenmeden itibaren bir yıl, tenkis davası için saklı payın zedelendiğinin öğrenilmesinden itibaren bir yıl. Bir ay dolduğunda dava hakkı ölmez; yalnız belge aşamasındaki durdurma imkânı kaybedilir.

Vasiyete itiraz süresi kaçırılırsa geri alınabilir mi?

Bu süreler hak düşürücüdür; zamanaşımı gibi durmaz, kesilmez ve eski hâle getirme talebine konu olmaz. Hâkim tarafından resen gözetilir, taraf ileri sürmese bile dikkate alınır. Geriye kalan tek imkân, m.559 ve m.571’in tanıdığı def’i yoludur: iddia savunma olarak her zaman ileri sürülebilir.

Bozulmayan vasiyetname örneği aramak işe yarar mı?

Yaramaz, çünkü bir vasiyetnameyi dayanıklı kılan şey metnin ifadeleri değil düzenlenme biçimidir. İnternette bulunan hiçbir örnek, tarih eksikliğini, tanık yasağını ya da aşılmış saklı payı gidermez. Üstelik hazır metnin bilgisayarda yazılıp imzalanması, en sık rastlanan şekle aykırılık sebebidir.

Belirli mal vasiyeti nedir?

Kişiyi mirasçı yapmadan ona tek bir kazandırma sağlamaktır. TMK m.517 kapsamı geniş tutar: terekedeki bir malın mülkiyeti, terekenin tamamı ya da bir kısmı üzerinde intifa hakkı, tereke değeri üzerinden bir edimin yerine getirilmesi, bir irat bağlanması ya da bir kimsenin bir borçtan kurtarılması. Hepsi belirli mal bırakma sayılır.

Yükümlülük mirasçılara ya da başka bir belirli mal bırakılana yüklenebilir. Bu, “dairemi kızıma bırakıyorum, kardeşine her ay şu tutarı ödemesi şartıyla” biçimindeki düzenlemelerin hukuki temelidir.

Vasiyette mal paylaşımı nasıl yapılır?

Mallar tek tek dağıtılmışsa bu, payları değil paylaştırmayı düzenler. TMK m.560’ın ikinci fıkrası gereği, tasarrufta yasal mirasçıların paylarına ilişkin yer alan kurallar, mirasbırakanın arzusunun başka türlü olduğu tasarruftan anlaşılmadıkça sadece paylaştırma kuralı sayılır. Değerler eşit çıkmazsa fark denkleştirmeyle giderilir.

Mirasbırakan payların da değişmesini istiyorsa bunu açıkça yazmalıdır; “kızımın payı diğerlerinden fazla olsun” gibi bir cümle olmadan mal dağıtımı tek başına oranları değiştirmez.

Ölmeden önce miras nasıl bırakılır, hangi yol daha güvenli?

Üç yol vardır ve üçü farklı risk taşır. Vasiyetname geri alınabilir, mülkiyet ölüme kadar kişide kalır, saklı payla sınırlıdır. Sağlararası devir kesindir ama geri alınamaz ve karşılıksızsa tenkis hesabında terekeye geri eklenir. Miras sözleşmesi ise bağlayıcıdır; tek taraflı iradeyle kaldırılamaz ve ehliyet şartları daha ağırdır (m.503: ergin olmak ve kısıtlı bulunmamak).

Kararsız olan kişi için tek geri dönüşü olan yol vasiyetnamedir. Bu, kanunun m.542’de “bu haktan önceden vazgeçilemez” diyerek özellikle koruduğu bir esnekliktir.

Tek hekim raporu ile vasiyetname yapılabilir mi?

Vasiyetname için rapor zaten zorunlu olmadığından, raporun tek hekimden mi heyetten mi alındığı bir geçerlilik meselesi değildir. Rapor yalnız delil değeri taşır ve mahkeme onu serbestçe değerlendirir; iptal davasında ehliyet tartışması açıldığında tek hekim raporu bağlayıcı olmaz, mahkeme gerektiğinde Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alır.

Buna karşılık raporun tarihi önemlidir. Ayırt etme gücü tasarrufun yapıldığı ana göre değerlendirildiği için, vasiyetname tarihine yakın alınmış bir rapor sonradan alınmış heyet raporundan daha etkili olabilir.

Vasiyetname Saklı Payı Aşarsa Ne Olur?

Saklı pay ihlali, vasiyetnameyi geçersiz kılmaz; yalnızca tenkise tabi hâle getirir. TMK m.549, miras sözleşmesi veya vasiyetnameyle yapılan ölüme bağlı kazandırmaların, mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısmın sonradan daralması yüzünden hükümsüz olmayacağını, sadece tenkis edilebileceğini belirtir.

Bu nedenle saklı payı zedelenen mirasçının açacağı dava iptal davası değil tenkis davasıdır ve iki davanın süreleri farklıdır. TMK m.571’e göre tenkis davası açma hakkı, mirasçıların saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinin üzerinden on yıl geçmekle düşer. Tenkis iddiası da def’i yoluyla her zaman ileri sürülebilir.

Hangi davanın açılacağı, iddianın niteliğine göre belirlenir: şekil eksikliği veya ehliyetsizlik varsa iptal, tasarruf geçerli ama saklı pay aşılmışsa tenkis gündeme gelir. İki davanın karşılaştırması ve birlikte açılması hâlinde izlenen usul vasiyetnamenin iptali yazımızda ayrıntılandırılmıştır. İkisinin bir arada ileri sürülmesi de mümkündür. Saklı pay oranları ve tenkiste izlenen sıra tenkis davası ve saklı pay oranları yazımızda; yasal miras paylarının hesabı ise miras paylaşımı ve yasal miras payları yazımızda incelenmiştir.

Kişi Malının Ne Kadarını Vasiyet Edebilir?

Cevap tek bir oran değildir; geride kimin kaldığına göre değişir ve dörtte bir ile tamamı arasında bir yerde durur. Kuralı koyan hüküm TMK m.505’tir: mirasçı olarak altsoyu, ana ve babası veya eşi bulunan mirasbırakan, mirasının saklı paylar dışında kalan kısmında ölüme bağlı tasarrufta bulunabilir. Bu mirasçılardan hiçbiri yoksa mirasının tamamında tasarruf edebilir.

Serbestçe vasiyet edilebilen bu kısma tasarruf edilebilir kısım ya da eski deyişle tasarruf nisabı denir. Hesap iki adımdır: önce her mirasçının yasal miras payı bulunur, sonra o payın kanunda yazılı oranı saklı pay olarak ayrılır. Geriye kalan, vasiyetnameyle istenen kişiye bırakılabilir.

Saklı pay nedir?

Saklı pay, belirli mirasçıların terekeden alması kanunen güvence altına alınmış asgari bölümdür. Mirasbırakan bu bölüm üzerinde ölüme bağlı tasarrufta bulunamaz; bulunursa tasarruf geçersiz olmaz ama saklı payı zedelenen mirasçının açacağı tenkis davasıyla oranında indirilir.

Saklı paylı mirasçılar sınırlıdır. TMK m.506 üç grup sayar: altsoy, ana ile baba ve sağ kalan eş. Kardeşlerin saklı payı 2007’de kaldırılmıştır; maddenin üçüncü bendi 4/5/2007 tarihli 5650 sayılı Kanun’la mülga hâle gelmiştir. Büyük ana ve büyük babaların, yeğenlerin, amca-dayı-hala-teyzenin saklı payı hiçbir zaman olmamıştır.

MirasçıSaklı pay oranı (yasal miras payının)Dayanak
Altsoy (çocuk, torun)Yarısım.506/1
Ana ve babadan her biriDörtte birim.506/2
KardeşlerYok (5650 s.K. ile 2007’de kaldırıldı)m.506/3 mülga
Sağ kalan eş — altsoy veya ana-baba zümresiyle birlikteTamamım.506/4
Sağ kalan eş — diğer hâllerdeDörtte üçüm.506/4

Malın ne kadarı vasiyet edilir? Duruma göre hesap tablosu

Aşağıdaki tablo, yasal miras paylarını düzenleyen m.495-499 ile saklı payları düzenleyen m.506’nın birlikte uygulanmasıyla elde edilmiştir. Sağ sütun, vasiyetnameyle serbestçe bırakılabilecek orandır.

Geride kalanlarToplam saklı payVasiyet edilebilen kısım
Yalnız çocuklar (eş yok)1/21/2
Eş ve çocuklar5/83/8
Eş, anne ve baba (çocuk yok)5/83/8
Yalnız anne ve baba1/43/4
Yalnız eş (başka zümre yok)3/41/4
Eş ve büyük ana-baba zümresi9/167/16
Yalnız kardeşlerYokTamamı
Saklı paylı mirasçı yokYokTamamı (m.505/2)

Eş ve çocuklar varsa hesap nasıl yapılır?

Bu, uygulamada en sık karşılaşılan tablodur ve iki kademeli hesap gerektirir. Sağ kalan eş, altsoyla birlikte mirasçı olduğunda m.499/1 uyarınca mirasın dörtte birini alır; kalan dörtte üç çocuklar arasında eşit paylaşılır.

Saklı pay aşamasında oranlar farklı işler. Eş altsoyla birlikte mirasçı olduğu için saklı payı, yasal miras payının tamamıdır: 1/4. Çocukların saklı payı ise yasal paylarının yarısıdır: 3/4 × 1/2 = 3/8. Toplam saklı pay 1/4 + 3/8 = 5/8; geriye kalan 3/8 serbestçe vasiyet edilebilir.

Sayıyla bakmak daha açıktır. 1.200.000 TL değerinde bir terekede eş ve iki çocuk varsa: eşin yasal payı 300.000 TL ve saklı payı da 300.000 TL’dir; her çocuğun yasal payı 450.000 TL, saklı payı 225.000 TL’dir. Saklı payların toplamı 750.000 TL eder ve mirasbırakan kalan 450.000 TL üzerinde dilediği gibi tasarruf edebilir.

Yalnız çocuklar varsa ne kadarını vasiyet edebilir?

Yarısını. Eş yoksa terekenin tamamı altsoya kalır ve altsoyun saklı payı yasal miras payının yarısı olduğundan, saklı pay 1/2, tasarruf edilebilir kısım da 1/2 olur. Çocuk sayısı bu oranı değiştirmez; üç çocuk da olsa bir çocuk da olsa sonuç aynıdır, yalnız saklı pay çocuklar arasında bölünür.

Yalnız anne ve baba varsa oran neden yükselir?

Çünkü ana ve babanın saklı payı, altsoyunkinin yarısı kadardır. Altsoyu bulunmayan mirasbırakanın mirasçıları m.496 uyarınca ana ve babasıdır ve eşit pay alırlar; her birinin yasal payı 1/2’dir. Saklı pay bunun dörtte biri, yani 1/8’dir. İkisi birlikte 1/4 eder ve mirasbırakan terekesinin dörtte üçünü dilediği kişiye bırakabilir.

Bir kişi malının tamamını vasiyet edebilir mi?

Edebilir, ama yalnız iki durumda. Birincisi m.505’in ikinci fıkrasındaki hâldir: geride altsoy, ana-baba ve eş yoksa mirasbırakan mirasının tamamında tasarruf edebilir. Bu durumda kardeşler, yeğenler ya da büyük ana-babalar mirasçı olsa bile saklı payları bulunmadığı için engel oluşturmaz.

İkincisi, saklı paylı mirasçının kendi rızasıdır. Mirastan feragat sözleşmesi yapan ya da mirası reddeden bir mirasçının saklı payı da ortadan kalkar. Buna karşılık mirasçının “itiraz etmem” demesi tek başına yeterli değildir; feragatin kanunun aradığı şekilde yapılması gerekir.

Ölen kişi malının ne kadarını vasiyet edebilir, hesap hangi ana göre yapılır?

Ölüm gününe göre. TMK m.507 bunu açıkça düzenler: tasarruf edilebilir kısım, terekenin mirasbırakanın ölümü günündeki durumuna göre hesaplanır. Vasiyetnamenin yazıldığı tarihteki malvarlığı değil, ölüm anındaki malvarlığı esas alınır.

Bunun doğrudan bir sonucu vardır: vasiyetname yazıldığında oranları tutan bir dağılım, aradan geçen yıllarda malvarlığı değiştiği için ölüm anında saklı payı aşabilir. TMK m.549 bu ihtimali düzenler ve kazandırmanın hükümsüz olmayacağını, yalnızca tenkis edilebileceğini belirtir.

Tereke hesabından neler indirilir, neler eklenir?

Hesap ham malvarlığı üzerinden yapılmaz. TMK m.507’nin ikinci fıkrasına göre terekeden dört kalem indirilir: mirasbırakanın borçları, cenaze giderleri, terekenin mühürlenmesi ve yazımı giderleri ile mirasbırakan ile birlikte yaşayan ve onun tarafından bakılan kimselerin üç aylık geçim giderleri.

İndirimden sonra iki kalem eklenir. TMK m.508 uyarınca mirasbırakanın sağlararası karşılıksız kazandırmaları, tenkise tabi oldukları ölçüde terekeye eklenir. TMK m.509 ise hayat sigortasını hesaba katar: üçüncü kişi lehine yapılan hayat sigortasında sigorta alacağının, mirasbırakanın ölümü zamanındaki satın alma değeri terekeye eklenir.

Bu ekleme kuralı çoğu hesabı değiştirir. “Malımı zaten sağlığımda devrettim, geriye bir şey kalmadı” düşüncesi hukuken sonuç doğurmaz; karşılıksız devirler tenkis hesabında yeniden terekeye dâhil edilir.

Baba ölmeden mirasını istediği evladına verebilir mi?

Sağlığında yapılan devir ile vasiyet, hukuken iki ayrı yoldur ve ikisi de aynı sınıra çarpar. Tapuda satış ya da bağış yoluyla yapılan bir devir geçerlidir ve mülkiyet hemen geçer; ancak devir karşılıksızsa, mirasbırakanın ölümünden sonra tenkis hesabında terekeye geri eklenir.

Devir görünüşte satış olarak yapılmış ama gerçekte bedel ödenmemişse, diğer mirasçıların önünde ayrı bir yol açılır: muris muvazaası. Bu davanın şartları ve tenkisten farkı muris muvazaası ve mirastan mal kaçırma yazımızda ele alınmıştır.

Anne malını istediği evladına verebilir mi?

Verebilir, ama miktarı tasarruf edilebilir kısımla sınırlıdır. Üç çocuklu bir annenin evini yalnız bir çocuğuna vasiyet etmesi mümkündür; diğer iki çocuk saklı paylarının karşılığını alamazsa tenkis davası açabilir ve kazandırma oranında indirilir.

Tek taşınmazın bulunduğu terekelerde bu durum pratik bir sorun yaratır ve kanun bunu ayrıca çözer. TMK m.564’e göre değerinde azalma meydana gelmeksizin bölünmesine olanak bulunmayan belirli bir mal vasiyeti tenkise tabi olursa, vasiyet alacaklısı dilerse tenkisi gereken kısmın değerini ödeyerek malın kendisine verilmesini, dilerse tasarruf edilebilir kısmın değerini karşılayan parayı isteyebilir. Seçim hakkı lehtardadır; mirasçılar taşınmazın fiilen bölünmesini dayatamaz.

Kişi sağlığında malını istediğine verebilir mi?

Malik olduğu sürece verebilir; mülkiyet hakkının özü budur. Saklı pay, sağlığında yapılan devirleri engellemez, yalnız ölümden sonra hesaba katar. Yani kimse “babam evi kardeşime devretmesin” diye dava açamaz; dava hakkı ölümle doğar.

Bu ayrım dava zamanlaması bakımından belirleyicidir. Mirasbırakan hayattayken açılan tenkis ve muvazaa davaları hukuki yarar yokluğundan reddedilir; beklenmesi gereken an, mirasın açılmasıdır.

Sağken toruna mal bırakmak mümkün mü?

Mümkündür ve iki yolu vardır. Torun, çocuk hayattayken yasal mirasçı değildir; bu yüzden ona bırakılacak mal, tasarruf edilebilir kısımdan karşılanır. Vasiyetnameyle mirasçı atama ya da belirli mal bırakma yoluyla torun lehtar yapılabilir.

Sağlığında devir de mümkündür ama sonucu farklıdır: torun saklı paylı mirasçı olmadığı için ona yapılan karşılıksız kazandırma, saklı payı zedelediği ölçüde tenkise tabi olur. TMK m.570 burada bir sıra kurar: tenkis, saklı pay tamamlanıncaya kadar önce ölüme bağlı tasarruflardan, bu yetmezse en yeni tarihlisinden en eskisine doğru geriye gidilerek sağlararası kazandırmalardan yapılır. En son devredilen mal ilk sırada tenkis edildiği için, yakın tarihte toruna yapılan devir en kırılgan halkadır.

Vasiyetname saklı pay aşılırsa davayı kim, nerede açar?

Davayı yalnız saklı payının karşılığını alamayan mirasçı açabilir. TMK m.560 bunu açıkça sınırlar: “Saklı paylarının karşılığını alamayan mirasçılar, mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşan tasarruflarının tenkisini dava edebilirler.” Saklı paylı olmayan bir mirasçı ya da üçüncü kişi bu davayı açamaz.

Görevli mahkeme asliye hukuk, yetkili mahkeme ise ölenin son yerleşim yeri mahkemesidir ve bu yetki kesindir. Saklı pay oranları, tenkiste izlenen sıra ve tenkis def’inin kullanımı tenkis davası ve saklı pay oranları yazımızda ayrıntılı olarak incelenmiştir.

Mirasta saklı pay nedir, kanuni dayanağı hangi maddedir?

Dayanak ikilidir: sınırı m.505 çizer, oranları m.506 verir. Saklı pay bir miras payı değil, miras payının içinden ayrılan güvenceli bölümdür. Bu yüzden “saklı payım ne kadar” sorusu, önce “yasal miras payım ne kadar” sorusu cevaplanmadan yanıtlanamaz.

Vasiyetle miras bırakma ile vasiyet ile mal bırakma aynı şey mi?

Aynı değildir ve fark tapuda ortaya çıkar. Vasiyetle miras bırakmada kişi terekenin bir oranına ortak edilir; mirasçı atanmış olur ve borçlardan da payı oranında sorumlu tutulur. Vasiyet ile mal bırakmada ise belirli bir mal kazandırılır; kişi terekeye ortak olmaz, mirasçılardan alacaklı hâle gelir.

Ayrım, metnin nasıl yazıldığına bakılarak yapılır. “Mirasımın dörtte birini” ifadesi mirasçı atamadır; “Kadıköy’deki dairemi” ifadesi belirli mal bırakmadır. Başlıkta ne yazdığının önemi yoktur.

Vasiyet ile miras bırakma yasal mirasçıları devre dışı bırakır mı?

Saklı payları oranında bırakmaz. Vasiyetname yasal miras hükümlerinin önüne geçer ama saklı payı aşan kısmıyla tenkise tabidir. Saklı paylı mirasçı bulunmayan hâllerde ise yasal mirasçılar tümüyle devre dışı kalabilir; kardeşlerin saklı payı 2007’den beri bulunmadığı için bu sonuç en çok kardeşler bakımından doğar.

Miras vasiyet edilir mi, mirasçı olunacak bir pay vasiyete konu olabilir mi?

Kişi yalnız kendi terekesi üzerinde tasarrufta bulunabilir. Henüz açılmamış bir mirastan gelecek pay, vasiyetnameye konu edilemez; çünkü o pay ölüm anında mirasbırakanın malvarlığına girmemiştir. Kanun, tereke hesabını m.507 uyarınca ölüm günündeki duruma göre yapar.

Mirasta vasiyet geçerli mi, mirasçılar kabul etmezse ne olur?

Mirasçıların kabulü aranmaz. Vasiyetname tek taraflı bir tasarruftur; ne lehtarın ne mirasçıların onayına ihtiyaç duyar. Mirasçılar uygulamaktan kaçınırsa lehtar m.600’e dayanarak tenfiz davası açar; geçersizlik iddiaları ise ancak süresinde açılacak iptal davasında ileri sürülebilir.

Vasiyetle miras paylaşımı nasıl yapılır, paylaşma kuralı mı yoksa pay mı?

Bu ayrımı TMK m.560’ın ikinci fıkrası kurar: yasal mirasçıların paylarına ilişkin olarak tasarrufta yer alan kurallar, mirasbırakanın arzusunun başka türlü olduğu tasarruftan anlaşılmadıkça sadece paylaştırma kuralları sayılır. Yani “evim oğluma, arsam kızıma” biçimindeki bir düzenleme payları değiştirmez; aynı oranlar içinde hangi malın kime düşeceğini belirler.

Bu kural pek çok aile içi tartışmanın kaynağını açıklar. Mirasbırakan malları tek tek dağıttığında değerler eşit çıkmayabilir; fark, paylaştırma kuralı sayıldığı için denkleştirmeyle giderilir, payların kendisi değişmez.

Vasiyetin hükmü nedir, ne zaman sonuç doğurur?

Vasiyet düzenlendiği anda geçerli olur ama hüküm ve sonuçlarını ölümle doğurur. Bu ikilik önemlidir: mirasbırakan yaşadığı sürece lehtarın hiçbir hakkı yoktur, dava açamaz, tedbir isteyemez, belgeyi göremez. Ölümle birlikte lehtar ya terekeye ortak olur ya da mirasçılardan alacaklı hâle gelir.

Vasiyetnamenin geçerlilik şartları ile iptal sebepleri arasındaki ilişki nedir?

İkisi aynı madalyonun iki yüzüdür ama sonuçları farklıdır. Geçerlilik şartı eksikse vasiyetname kendiliğinden yok sayılmaz; yalnızca m.557’nin dördüncü bendi uyarınca iptal edilebilir hâle gelir. Kimse süresinde dava açmazsa şekil eksikliği olan bir vasiyetname de uygulanır. Türk hukukunda ölüme bağlı tasarruflar bakımından kendiliğinden hükümsüzlük değil, iptal edilebilirlik rejimi geçerlidir.

Vasiyetname ile mirastan çıkarma nasıl yapılır, metinde ne yazmalı?

Üç unsur birlikte bulunmalıdır: çıkarma iradesinin açıkça yazılması, çıkarılan kişinin tereddüde yer bırakmayacak biçimde belirtilmesi ve çıkarma sebebinin somut olarak gösterilmesi. Üçüncüsü m.512’nin aradığı geçerlilik şartıdır ve en sık atlanan unsurdur.

Sebep yazılırken kanun lafzını tekrarlamak yetmez. Hangi fiilin, ne zaman, hangi koşullarda gerçekleştiği yazılmalıdır; çünkü ispat yükü çıkarmadan yararlanacak tarafa düşer ve mirasbırakan artık olayları anlatamayacaktır.

Vasiyetname ile Mirastan Çıkarma Mümkün mü?

Mümkündür ve bu, saklı pay kuralının kanunda öngörülmüş tek istisnasıdır. Yaygın kanaat “saklı paylı mirasçı hiçbir şekilde mirastan çıkarılamaz” yönündedir; oysa TMK m.510 tam tersini söyler: “Aşağıdaki durumlarda mirasbırakan, ölüme bağlı bir tasarrufla saklı paylı mirasçısını mirasçılıktan çıkarabilir.”

Çıkarma, tenkis sınırını aşan tek yoldur. Başarılı olduğunda mirasçı yalnız fazlasını değil saklı payını da kaybeder. Buna karşılık şartları dardır ve ispat yükü çıkarmayı savunan tarafa aittir; bu yüzden uygulamada çoğu çıkarma tasarrufu amacına ulaşmaz.

Mirasçılıktan çıkarma sebepleri nelerdir?

Kanun iki sebep sayar ve bu sayım sınırlıdır. Birincisi, mirasçının mirasbırakana veya mirasbırakanın yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemiş olmasıdır. İkincisi, mirasçının mirasbırakana veya ailesi üyelerine karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemesidir.

Birinci sebepte mahkûmiyet kararı şart değildir; aranan, fiilin ağırlığıdır. İkinci sebep ise bakım, yardım ve saygı yükümlülüklerinin sürekli biçimde ihmalini anlatır. “Beni aramadı”, “düğünüme gelmedi” gibi tekil olaylar bu eşiği karşılamaz; kesintili değil süreklilik gösteren bir ihmal aranır.

Çıkarma sebebi vasiyetnameye yazılmak zorunda mı?

Zorundadır ve bu, tasarrufun geçerlilik şartıdır. TMK m.512’nin ilk cümlesi nettir: “Mirasçılıktan çıkarma, mirasbırakan ancak buna ilişkin tasarrufunda çıkarma sebebini belirtmişse geçerlidir.” Sebep yazılmadan yapılan çıkarma, mirasçının itirazı hâlinde ayakta kalmaz.

Sebebin somut yazılması gerekir. “Bana karşı görevlerini yerine getirmedi” gibi kanun metnini tekrarlayan bir cümle, hangi olayın kastedildiğini göstermediği için ispat aşamasında dayanaksız kalır. Tarih, olay ve davranış açıkça belirtilmelidir.

Sebebi kim ispat eder?

İspat yükü tersine çevrilmiştir ve bu, çıkarmanın en zayıf noktasıdır. TMK m.512’nin ikinci fıkrasına göre mirasçılıktan çıkarılan kimse itiraz ederse, belirtilen sebebin varlığını ispat çıkarmadan yararlanan mirasçıya veya vasiyet alacaklısına düşer.

Yani ispat külfeti, çıkarılan mirasçıda değil, onun payından yararlanacak olan taraftadır. Mirasbırakan öldüğü için olayları anlatacak kişi de artık yoktur; delillerin vasiyetname yazılırken toplanmış ve tasarrufta gösterilmiş olması bu yüzden belirleyicidir.

Sebep ispatlanamazsa tasarrufun tamamı iptal mi olur?

Olmaz ve bu, uygulamada en sık yapılan hatadır. TMK m.512’nin son fıkrası şöyle der: “Sebebin varlığı ispat edilememiş veya çıkarma sebebi tasarrufta belirtilmemişse tasarruf, mirasçının saklı payı dışında yerine getirilir.” Yani çıkarma çöker, vasiyetname çökmez; mirasçı saklı payını alır, tasarrufun geri kalanı uygulanır.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin E.2024/1742 K.2025/729 sayılı 13.02.2025 tarihli kararı tam bu noktada verilmiştir. Olayda muris 2002 tarihli noter vasiyetnamesiyle çocuğunu mirasçılıktan çıkarmış, çocuk hem ehliyetsizlik hem irade sakatlığı iddiasıyla dava açmıştı. Adli Tıp Kurumu raporuyla murisin ehliyetli olduğu belirlenmiş, irade sakatlığı ispatlanamamış; ancak davalılar çıkarma sebeplerini de ispatlayamamıştı.

İlk derece mahkemesi çıkarma işleminin iptaline karar verdi, bölge adliye mahkemesi bunu onadı. Yargıtay ise kararı düzeltti ve gerekçesinde ölçüyü şöyle koydu: “çıkarma nedeni bulunmasa da mirasbırakanın tasarruf özgürlüğü sınırları içinde ortaya koyduğu iradesinin korunması, başka bir ifade ile ölenin son arzusuna tasarruf nisabı dahilinde kalan kısım için geçerlilik tanınması, bunun dışında kalan bölüm (saklı pay) ile sınırlı olarak tasarrufun iptaline karar verilmesi gerekir.”

Hüküm fıkrası da buna göre değiştirildi: “mirasçılıktan çıkarma işleminin iptaline” ibaresi çıkarılıp yerine “ölüme bağlı tasarrufun mirasçının saklı payı dışında yerine getirilmesine” ibaresi yazıldı. Pratik sonuç şudur: çıkarma tutmayan mirasçı saklı payını alır, bir kuruş fazlasını almaz.

Mirasçılıktan çıkarılan kişi tenkis davası açabilir mi?

Çıkarma geçerliyse açamaz. TMK m.511’in ilk cümlesi iki sonucu birlikte sayar: “Mirasçılıktan çıkarılan kimse, mirastan pay alamayacağı gibi; tenkis davası da açamaz.” Saklı pay ortadan kalktığı için tenkisin dayanağı da kalmaz.

Çıkarılan kişinin elindeki tek yol, çıkarmanın kendisine itiraz etmektir. İtiraz sonucu sebep ispatlanamazsa saklı pay geri döner ve o pay üzerinden talep hakkı doğar.

Çıkarılan mirasçının payı kime kalır, çocukları etkilenir mi?

Çocukları etkilenmez; bu, kanunun bilinçli bir tercihidir. TMK m.511’in ikinci fıkrasına göre mirasbırakan başka türlü tasarrufta bulunmadıkça, çıkarılan kimsenin miras payı, o kimse mirasbırakandan önce ölmüş gibi, varsa altsoyuna, yoksa mirasbırakanın yasal mirasçılarına kalır.

Üçüncü fıkra bunu bir adım ileri taşır: çıkarılan kimsenin altsoyu, o kimse mirasbırakandan önce ölmüş gibi saklı payını isteyebilir. Yani dedesi tarafından mirastan çıkarılan bir babanın çocukları, kendi saklı paylarını talep edebilir. Çıkarma kuşaklar arası geçmez.

Borç ödemeden aciz sebebiyle mirasçılıktan çıkarma nedir?

Bu, m.510’daki cezalandırıcı çıkarmadan tamamen farklı, koruyucu amaçlı ikinci bir kurumdur. TMK m.513’e göre mirasbırakan, hakkında borç ödemeden aciz belgesi bulunan altsoyunu saklı payının yarısı için mirasçılıktan çıkarabilir; ancak bu yarıyı çıkarılanın doğmuş ve doğacak çocuklarına özgülemesi şarttır.

Amaç, borçlu çocuğun payının alacaklılara gitmesini önleyip torunlara aktarmaktır. Kurum kendi içinde bir geri dönüş de barındırır: miras açıldığında aciz belgesinin hükmü kalmamışsa ya da belgenin kapsadığı borç, çıkarılanın miras payının yarısını aşmıyorsa, çıkarılanın istemi üzerine çıkarma iptal olunur.

ÖlçütCezai çıkarma (m.510)Koruyucu çıkarma (m.513)
SebepAğır suç veya aile yükümlülüklerinin ihlaliBorç ödemeden aciz belgesi
KapsamSaklı payın tamamıSaklı payın yarısı
Kime uygulanırSaklı paylı her mirasçıYalnız altsoy
Ek şartSebebin tasarrufta yazılmasıYarının çocuklara özgülenmesi
Kendiliğinden düşmeYokAciz hâli sona ererse istem üzerine iptal

Mirastan çıkarma ile mirastan yoksunluk aynı şey mi?

Değildir ve ikisi sık karıştırılır. Çıkarma mirasbırakanın iradesiyle ve vasiyetname yoluyla olur; yoksunluk ise kanundan doğar, tasarruf gerektirmez. TMK m.578 dört yoksunluk sebebi sayar: mirasbırakanı kasten ve hukuka aykırı olarak öldüren veya öldürmeye teşebbüs edenler; onu sürekli şekilde ölüme bağlı tasarruf yapamayacak duruma getirenler; aldatma, zorlama veya korkutma yoluyla tasarruf yapmasını ya da tasarruftan dönmesini sağlayan veya engelleyenler; mirasbırakanın yeniden yapamayacağı bir durumda ölüme bağlı tasarrufu kasten ortadan kaldıranlar.

Yoksunluğun sonucu daha ağırdır: bu kişiler mirasçı olamadıkları gibi ölüme bağlı tasarrufla herhangi bir hak da edinemezler. Ortak yan ise altsoyun korunmasıdır; m.579’a göre mirastan yoksunluk yalnız yoksun olanı etkiler, onun altsoyu mirasbırakandan önce ölen kimsenin altsoyu gibi mirasçı olur.

Bu ayrım, evde saklanan vasiyetnameyi yok eden mirasçı bakımından doğrudan sonuç doğurur: fiil m.578’in dördüncü bendine giriyorsa kişi yalnız o vasiyetten değil, mirastan tümüyle yoksun kalır.

Evlatlıktan reddetme diye bir kurum var mı?

Hukukumuzda yoktur. Halk arasında “evlatlıktan reddetmek” denilen şeyin kanundaki tek karşılığı m.510’daki mirasçılıktan çıkarmadır ve yalnız ölüme bağlı tasarrufla, yalnız kanunun saydığı iki sebeple yapılabilir. Noterde “evlatlıktan ret” başlıklı bir belge düzenletmek, sebep gösterilmiş bir vasiyetname niteliği taşımadığı sürece sonuç doğurmaz.

Aynı şekilde soybağı ilişkisi ortadan kaldırılamaz. Çıkarma mirasçılık sıfatını etkiler, ana-baba ile çocuk arasındaki hukuki bağı değil; nafaka ve bakım yükümlülükleri kendi kurallarına göre işlemeye devam eder.

Mirastan mahrum etmek için hazır bir örnek metin kullanılabilir mi?

Çıkarma tasarrufunda hazır metin, diğer bütün hâllerden daha risklidir. Çünkü burada geçerliliği belirleyen şey şekil kadar içeriktir: sebebin somut olarak yazılmış olması gerekir ve hazır metinler sebebi kanun lafzıyla tekrarlar. Sebep soyut kaldığında, ispat yükü zaten karşı tarafta olduğu için çıkarma ayakta kalmaz.

Bu yazının başında el yazılı vasiyetname için söylenen kural burada iki kat geçerlidir: örnekten yalnız kurgu alınır, metin baştan sona kişinin kendi olaylarıyla yazılır.

Vasiyetnameye Dayanan Mirasçılık Belgesi Nereden Alınır?

Yalnızca sulh hukuk mahkemesinden alınır. TMK m.598’in birinci fıkrası yasal mirasçılara verilecek belge bakımından hem sulh mahkemesini hem noterliği sayar; ikinci fıkra ise mirasçı atamaya veya vasiyete ilişkin ölüme bağlı tasarrufa dayanan belgenin sulh mahkemesince verileceğini düzenler. Noterlik bu fıkrada yer almaz.

Aynı fıkra bir bekleme süresi de getirir: belge, ölüme bağlı tasarrufun mirasçılar veya diğer vasiyet alacaklıları tarafından kendilerine bildirilmesinden başlayarak bir ay içinde itiraz edilmedikçe verilir. Bu bir aylık süre, vasiyetnameye dayanan bir tapu intikalinin ne zaman yapılabileceğini de belirler.

Belge alındıktan sonra taşınmazın tapuda mirasçı adına tescili sıradan bir intikal işlemi olarak yürür. Bu aşamada istenen belgeler ve harç rejimi için veraset ilamı alındıktan sonra tapu işlemleri yazımıza; mirasbırakanın sağlığında yaptığı devirler tartışmalıysa muris muvazaası ve mirastan mal kaçırma yazımıza bakılabilir.

Vasiyet Yerine Getirilmezse Ne Olur? Tenfiz Davası

Vasiyetnamenin açılması, kendisine mal bırakılan kişiye o malı otomatik olarak teslim etmez. Açılma bir tespit ve tebliğ işlemidir; malın fiilen geçmesi ayrı bir aşamadır ve mirasçılar bunu yerine getirmezse dava açılması gerekir.

Bu davanın dayanağı TMK m.600’dür. Vasiyet alacaklısı, vasiyeti yerine getirme görevlisi varsa ona, yoksa yasal veya atanmış mirasçılara karşı kişisel bir istem hakkına sahip olur. Yükümlülüğünü yerine getirmeyen tarafa karşı vasiyet edilen malın teslimini veya hakkın devrini; vasiyet konusu bir davranışsa, yerine getirilmemesinden doğan zararın giderilmesini dava edebilir.

Vasiyetnamenin tenfizi ne demek?

Tenfiz, vasiyetnamenin yerine getirilmesi demektir. Tenfiz davası ise kendisine belirli mal bırakılan kişinin, o malın teslimini veya adına tescilini sağlamak için mirasçılara karşı açtığı davadır. Adı yabancı gelse de işlevi basittir: kâğıt üzerindeki iradeyi tapuya ve zilyetliğe dönüştürür.

Hakkın niteliği burada belirleyicidir. Belirli mal bırakılan kişi terekeye ortak olmaz; m.600’ün diliyle kişisel bir istem hakkı kazanır. Bu nedenle tapuya doğrudan gidip tescil isteyemez, önce mirasçılardan talep eder, vermezlerse dava açar.

Alacak ne zaman muaccel olur?

TMK m.600 bunu da düzenler: alacak, tasarruftan aksi anlaşılmıyorsa vasiyet yükümlüsünün mirası kabul etmesi veya ret hakkının düşmesiyle muaccel olur. Yani mirasçıların ret süresi dolmadan talepte bulunmak erkendir.

Teslim anı bakımından ayrı bir kural vardır. TMK m.518’e göre bırakılan belirli mal, mirasın açılması anındaki durumuyla teslim olunur; yarar ve hasar da o anda lehtara geçer. Mirasçının teslimi geciktirmesi, malın o tarihten sonraki değer kaybını lehtarın üzerinde bırakmaz.

Vasiyet edilen malın satılması hâlinde ne olur?

Cevap, malı kimin sattığına göre değişir. Mirasbırakan sağlığında satmışsa vasiyet zaten ortadan kalkmıştır: m.544’ün son cümlesi uyarınca belirli mal bırakma vasiyeti, mirasbırakanın sonradan o mal üzerinde bu vasiyetle bağdaşmayan bir tasarrufta bulunmasıyla sona erer.

Mal başka bir sebeple terekede yoksa TMK m.517’nin son cümlesi devreye girer: “Bırakılan belirli mal terekede bulunmadığı takdirde, tasarruftan aksi anlaşılmadıkça, ölüme bağlı tasarrufu yerine getirmekle yükümlü olanlar borçtan kurtulurlar.” Lehtar, malın değerini para olarak isteyemez; kanun aksi tasarruftan anlaşılmadıkça yükümlülüğü sona erdirir.

Mirasçılar ölümden sonra satmışsa tablo değişir. Bu hâlde yükümlülük doğmuş ve ihlal edilmiştir; m.600’ün son cümlesi uyarınca yerine getirmemekten doğan zararın giderilmesi istenebilir.

Vasiyetin yerine getirilememesi iptal sebebi midir?

Değildir ve bu ayrım bir Yargıtay bozmasıyla netleşmiştir. 3. Hukuk Dairesi E.2018/4826 K.2019/3940 sayılı kararında şöyle demiştir: “Ölüme bağlı tasarrufun ifasının mümkün olmaması, vasiyet konusunun vasiyetçiye ait olmaması ise bir iptal sebebi oluşturmaz.”

Aynı kararda bu hususun, vasiyetnamenin yerine getirilmesine yönelik olarak açılacak davada (TMK m.600) değerlendirilebileceği belirtilmiştir. Sonuç pratikte şudur: başkasına ait bir malın vasiyet edilmiş olması vasiyetnameyi iptal ettirmez, yalnız o vasiyetin yerine getirilememesine yol açar. İptal davası açan taraf yanlış kapıya gitmiş olur.

Vasiyetname ile tapu devri nasıl yapılır?

Sıra bellidir ve atlanan her adım tapu müdürlüğünde işlemin reddine yol açar. Önce vasiyetname sulh hukuk mahkemesince açılır ve ilgililere tebliğ edilir. Sonra m.598’in ikinci fıkrasındaki bir aylık itiraz süresi beklenir. Süre itirazsız geçerse vasiyetnameye dayanan mirasçılık belgesi alınır; bu belge yalnız sulh hukuk mahkemesinden verilir, noterlikten alınamaz.

Mirasçı atanan kişi bu belgeyle doğrudan intikal işlemi yaptırabilir. Belirli mal bırakılan kişi ise mirasçıların katılımına ihtiyaç duyar; katılmazlarsa tenfiz davasındaki hüküm tescile esas alınır. Tapu aşamasındaki belgeler ve harç rejimi veraset ilamı alındıktan sonra tapu işlemleri yazımızda ele alınmıştır.

Vasiyetname nasıl açılır, ne zaman açılır?

Açılma kendiliğinden başlamaz; belgenin sulh hâkimine ulaşması gerekir. TMK m.595 vasiyetnameyi ele geçiren herkese teslim yükümlülüğü yükler. Teslim gerçekleştikten sonra m.596 uyarınca vasiyetname, geçerli olup olmadığına bakılmaksızın tesliminden başlayarak bir ay içinde mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkimi tarafından açılır ve ilgililere okunur.

Noterde saklanan vasiyetnamelerde teslim zinciri kendiliğinden işler: Noterlik Kanunu m.69 uyarınca noter, ölüm nüfus idaresince ihbar edildiğinde onaylı örneği Cumhuriyet Savcılığı eliyle yetkili sulh hâkimine ulaştırır.

Vasiyetname Kaç Yıl Geçerlidir?

Vasiyetnamenin geçerlilik süresi yoktur. Usulüne uygun düzenlenmiş bir vasiyetname, aradan kırk yıl geçse de ölüm anında yürürlüktedir; kanun hiçbir yerde yenileme, tazeleme ya da onaylatma yükümlülüğü getirmez. Bu, en sık sorulan sorulardan biridir ve cevabı tek kelimedir: süresizdir.

Kanunda süreye bağlanan tek vasiyet türü sözlü vasiyettir. TMK m.541 uyarınca mirasbırakan için sonradan diğer şekillerde vasiyetname yapma olanağı doğarsa, bu tarihin üzerinden bir ay geçmesiyle sözlü vasiyet hükümden düşer.

Eski tarihli vasiyetname zamanla zayıflar mı?

Hukuken zayıflamaz, uygulamada iki yönden etkilenir. Birincisi tereke değişir: yıllar önce vasiyet edilen taşınmaz satılmış, yerine başkası alınmış olabilir; bu durumda vasiyet o mal bakımından sonuç doğurmaz. İkincisi aile tablosu değişir: yeni doğan çocuklar, sonraki evlilik veya boşanma saklı pay hesabını baştan kurar.

Bu nedenle vasiyetname, geçerliliğini yitirdiği için değil, iradeyi artık doğru yansıtmadığı için gözden geçirilir. Gözden geçirmenin maliyeti yoktur; m.542 uyarınca yeni bir vasiyetname yapmak yeterlidir.

Vasiyetname geçerlilik şartları nelerdir?

Şartlar iki başlıkta toplanır. Kişiye ilişkin şart m.502’dedir: ayırt etme gücü ve on beş yaş. Şekle ilişkin şart ise seçilen türe göre değişir ve aşağıdaki tabloda toplanmıştır.

TürAranan unsurlarEksikliğin sonucu
El yazılı (m.538)Tam tarih, baştan sona el yazısı, imzaŞekle aykırılık — iptal davasına açık
Resmî (m.532-535)Memur, iki tanık, okuma-beyan-imza zinciriŞekle aykırılık — iptal davasına açık
Sözlü (m.539-541)Olağanüstü durum, iki tanık, hâkime başvuruOlağanüstü durum yoksa vasiyet doğmaz

Bu şartların dışında hiçbir koşul aranmaz: tanık (el yazılıda), noter onayı, harç, tescil ya da bildirim geçerlilik şartı değildir.

Türkiye’de vasiyetname geçerli mi, yurt dışında yapılan vasiyetname ne olur?

Türkiye’de vasiyetname elbette geçerlidir ve kurum Medenî Kanun’un miras kitabında ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir. Soru genellikle başka bir kaygıdan doğar: yurt dışında yaşayan ya da orada vasiyetname yapmış kişilerin belgesinin Türkiye’de sonuç doğurup doğurmayacağı.

Bu, yabancılık unsuru taşıyan bir miras ilişkisidir ve uygulanacak hukuku 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 20. maddesi belirler. Kural şudur: miras ölenin millî hukukuna tabidir, ancak Türkiye’de bulunan taşınmazlar hakkında Türk hukuku uygulanır. Yani Türk vatandaşı olmayan bir kişinin Türkiye’deki dairesi, kendi ülkesinin miras hukukuna göre değil Türk hukukuna göre paylaştırılır.

Şekil bakımından ise maddenin dördüncü fıkrası esnek bir kapı açar: ölüme bağlı tasarrufun şekline 7. madde uygulanır ve “ölenin millî hukukuna uygun şekilde yapılan ölüme bağlı tasarruflar da geçerlidir“. Beşinci fıkra ehliyeti ayrı bağlar: ölüme bağlı tasarruf ehliyeti, tasarrufta bulunanın tasarrufun yapıldığı andaki millî hukukuna tabidir.

Pratik sonuç şudur: yurt dışında oranın şekil kurallarına göre düzenlenmiş bir vasiyetname, Türk hukukunun aradığı üç şekilden hiçbirine uymasa bile şekil yönünden geçerli sayılabilir. Buna karşılık Türkiye’deki taşınmazın kime ne oranda kalacağı, saklı pay dâhil, Türk hukukuna göre belirlenir.

Vasiyetname Mahkemesi Ne Kadar Sürer?

Bu soruda birbirinden tamamen farklı iki süreç karıştırılır. Vasiyetnamenin açılması bir dava değil, çekişmesiz yargı işidir; sulh hukuk mahkemesi vasiyetnameyi teslim tarihinden itibaren bir ay içinde açar, ilgilileri çağırır ve tutanağa bağlar. Burada taraflar arasında bir yargılama yürütülmediği için süreç kısadır ve büyük ölçüde tebligatların tamamlanmasına bağlıdır.

Asıl süre, açılmadan sonra başlayan davalarda ortaya çıkar. İptal veya tenkis davası açıldığında dosya asliye hukuk mahkemesinde çekişmeli yargılamaya girer; ehliyet iddiası varsa sağlık kayıtları toplanır ve bilirkişi incelemesi yapılır, el yazısı tartışmalıysa grafoloji incelemesi gerekir. Tereke kapsamının belirlenmesi ve taşınmaz değerlemesi de ayrı keşif ve rapor süreçleri doğurur.

Bu nedenle “vasiyetname mahkemesi şu kadar sürer” biçiminde tek bir rakam vermek gerçekçi değildir. Süreyi belirleyen etkenler bellidir: mirasçı sayısı ve tebligat adreslerinin bilinip bilinmemesi, yurt dışında mirasçı bulunup bulunmaması, itiraz edilip edilmediği, bilirkişi incelemesinin kapsamı ve kanun yoluna başvurulup başvurulmaması. Dava değeri, harç hesabı ve yargılama süresine ilişkin ayrıntı vasiyetnamenin iptali davası yazımızda ele alınmıştır.

Vasiyetname Hazırlarken Nelere Dikkat Edilmeli?

Vasiyetnamede en sık karşılaşılan sorun, iradenin değil şeklin sakatlanmasıdır. Metnin ne söylediği konusunda taraflar hemfikir olsa bile, tarih eksikse ya da tanık yasak kapsamındaysa tasarruf mahkemede ayakta kalmaz. Bu nedenle hazırlık, içerikten çok şekil kontrolüyle başlamalıdır.

İkinci sık sorun, saklı pay hesabının yapılmamasıdır. Mirasbırakan tasarruf edilebilir kısmı aştığında vasiyetname geçerli kalır ama tenkisle kısılır; bu da mirasbırakanın hedeflediği dağılımın gerçekleşmemesi anlamına gelir. Saklı pay hesabı, vasiyetname yazılmadan önce yapılması gereken bir işlemdir.

Elinizde bir vasiyetname varsa ve geçerliliği ya da kapsamı konusunda tereddüt yaşıyorsanız, metnin şekil şartları ve saklı pay dengesi bakımından incelenmesi için iletişim sayfamızdaki bilgilerden başvurabilir, belgelerinizle birlikte değerlendirme talep edebilirsiniz.

Kanun metninin tamamına ulaşmak isteyenler için güncel hâli şu adreste yer alır: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu.

Sıkça Sorulan Sorular

El yazısıyla yazılan vasiyetname geçerli midir?

Geçerlidir. TMK m.538 uyarınca yıl, ay ve gün gösterilerek baştan sona mirasbırakanın el yazısıyla yazılmış ve imzalanmış olması şartıyla el yazılı vasiyetname tam olarak geçerlidir; noter onayı gerekmez.

Vasiyetname noterde mi yapılmak zorunda?

Zorunlu değildir. Kanun üç şekil tanır ve el yazılı vasiyetname için hiçbir resmî makam katılımı aranmaz. Noter yolu yalnızca resmî vasiyetname düzenlenirken kullanılan seçeneklerden biridir.

Vasiyetname ile mirasçı mirastan tamamen çıkarılabilir mi?

Çıkarılabilir, ama yalnızca kanunun saydığı iki sebepten biri varsa. TMK m.510, mirasçı kendisine veya yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemişse ya da aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemişse, mirasbırakanın ölüme bağlı bir tasarrufla saklı paylı mirasçısını mirasçılıktan çıkarabileceğini düzenler. Sebep yoksa ya da tasarrufta yazılmamışsa çıkarma sonuç doğurmaz; o hâlde tasarruf, m.512 uyarınca mirasçının saklı payı dışında yerine getirilir.

Vasiyetname sonradan değiştirilebilir mi?

Değiştirilebilir. TMK m.542 uyarınca mirasbırakan kanundaki şekillerden birine uyarak yeni bir vasiyetname yapmak suretiyle önceki vasiyetnameden her zaman dönebilir; bu haktan önceden vazgeçilemez.

Vasiyetnamenin iptali davası açma süresi ne kadar?

Öğrenmeden itibaren bir yıldır. Her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinden itibaren iyiniyetli davalılara karşı on yıl, iyiniyetli olmayan davalılara karşı yirmi yıl geçmekle hak düşer.

Vasiyetname açılması hangi mahkemede yapılır?

Mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesinde yapılır. Vasiyetname, teslim tarihinden itibaren bir ay içinde açılır ve ilgililere okunur.

Vasiyetname okunduktan sonra ne olur?

Mirasta hak sahibi olan herkese, vasiyetnamenin kendilerine ilişkin kısımlarının onaylı bir örneği tebliğ edilir. Bu tebliğ, iptal ve tenkis davalarında sürelerin işlemesi bakımından belirleyicidir.

Vasiyetnamenin tenfizi ne demektir?

Vasiyetnamede kendisine belirli mal bırakılan kişinin, bu malın teslimini veya adına tescilini sağlamak için açtığı davadır. Vasiyetnamenin açılması ve tebliği aşamaları tamamlandıktan sonra gündeme gelir.

Elektronik imzayla vasiyetname düzenlenebilir mi?

Düzenlenemez. Kanun üç şekli sınırlı sayıda saymıştır ve el yazılı vasiyetnamede metnin bizzat el yazısıyla yazılması aranır. Elektronik ortamda oluşturulan bir belge bu şartı karşılamaz.

Vasiyetname kaybolursa ne olur?

Kaza sonucu veya üçüncü kişinin kusuruyla yok olan ve içeriği aynen ve tamamen belirlenemeyen vasiyetname hükümsüz kalır. Tazminat isteme hakkı ise saklıdır.

Vasiyetnameyi bulan kişi teslim etmezse ne olur?

Teslim yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişi, bu yüzden doğacak zarardan sorumlu olur. TMK m.595 teslimi, vasiyetnamenin geçerli olup olmadığına bakılmaksızın zorunlu tutmuştur.

İki ayrı vasiyetname varsa hangisi uygulanır?

Kural olarak sonraki tarihli olan uygulanır. TMK m.544’e göre önceki vasiyetname ortadan kaldırılmamışsa, kuşkuya yer bırakmayacak şekilde onu tamamlamadıkça sonraki vasiyetname öncekinin yerini alır.

Vasiyetname yapılmazsa miras nasıl paylaşılır?

Vasiyetname yoksa miras, kanundaki zümre sistemine göre yasal mirasçılar arasında paylaşılır. Sağ kalan eşin payı, birlikte mirasçı olduğu zümreye göre değişir.

Sözlü vasiyet ne kadar süreyle geçerlidir?

Mirasbırakan için diğer şekillerde vasiyetname yapma olanağı doğduktan sonra bir ay geçmesiyle sözlü vasiyet hükümden düşer. Olağanüstü durum devam ettiği sürece geçerliliğini korur.

Vasiyetnamenin iptali ile tenkis davası arasında ne fark var?

İptal davası vasiyetnamenin geçerliliğine, tenkis davası ise geçerli bir vasiyetnamenin saklı payı aşan kısmına yöneliktir. İptalde tasarruf ortadan kalkar, tenkiste yalnızca saklı payı ihlal eden bölüm oranında indirilir.

Yukarıdaki açıklamalar genel bilgilendirme niteliğindedir; her vasiyetname kendi metni, tarihi ve düzenlenme koşullarıyla birlikte değerlendirilir. Somut bir belge hakkında karar vermeden önce avukata danışmanız, ileride açılabilecek iptal ve tenkis davaları bakımından belirleyici olur. Hazırlayan: Av. Handan Sayan Özgül.