Vasiyetnamenin İptali: Sebepler, Süreler ve Şekil Şartları
Vasiyetnamenin iptali davasında dosyaların önemli bir bölümü içerik tartışılmadan, yalnızca süre yüzünden kapanır. Kanun tek bir süre değil üç ayrı süre öngörür ve bunlardan biri, mirasçının vasiyetnameyi hangi tarihte öğrendiğine bağlıdır. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026 yılında verdiği bir kararla, öğrenme anının nasıl belirleneceği konusunda kendi önceki içtihadını düzeltmiştir.
İkinci belirleyici nokta, iptal sebebinin hangi kategoriye girdiğidir. Türk Medeni Kanunu dört sebep sayar ve bunların bir kısmı vasiyetnamenin tamamını değil yalnızca belirli bir kazandırmayı düşürür. Aşağıdaki bölümler önce sebepleri ve şekil şartlarını madde numarasıyla veriyor, sonra süreleri ve mahkeme seçimini, en sonunda da mirasçılıktan çıkarma tartışmasını ele alıyor.
Öne çıkanlar
İptal davası açma hakkı, davacının tasarrufu, iptal sebebini ve kendisinin hak sahibi olduğunu öğrenmesinden itibaren bir yıl; her hâlde vasiyetnamenin açılma tarihinden itibaren iyiniyetli davalılara karşı on yıl, iyiniyetli olmayan davalılara karşı yirmi yıl geçmekle düşer.
Süre kaçırılsa bile hak tümüyle bitmez: hükümsüzlük def’i yoluyla her zaman ileri sürülebilir. Yani vasiyetnameye dayanılarak size karşı bir talep yöneltildiğinde, savunma olarak geçersizliği ileri sürebilirsiniz.
Dava, ölenin son yerleşim yeri mahkemesinde açılır ve bu yetki kesindir. Görevli mahkeme asliye hukuktur; vasiyetnamenin açılması ise ayrı bir iştir ve sulh hukuk mahkemesinde görülür.
Vasiyetnamenin iptali davası nedir
Vasiyetname, mirasbırakanın ölümünden sonra hüküm doğurmak üzere yaptığı tek taraflı bir ölüme bağlı tasarruftur. Türk Medeni Kanunu’nun 514. maddesi, mirasbırakanın tasarruf özgürlüğünün sınırları içinde malvarlığının tamamında veya bir kısmında vasiyetname ya da miras sözleşmesiyle tasarrufta bulunabileceğini söyler; üzerinde tasarruf edilmeyen kısım yasal mirasçılara kalır.
İptal davası, bu tasarrufun kanunda sayılan sakatlıklardan biriyle malul olduğunun tespitini ve hükümsüz kılınmasını amaçlar. Önemli bir ayrım şudur: sakat bir vasiyetname kendiliğinden geçersiz sayılmaz. İptal kararı verilinceye kadar varlığını sürdürür ve buna dayanarak tapu devri, tescil gibi işlemler yapılabilir. Bu nedenle dava açılmadan geçen her ay, fiilî durumun yerleşmesi anlamına gelir.
Dava sonunda vasiyetnamenin tamamı iptal edilebileceği gibi yalnız bir kısmı da iptal edilebilir. 558. maddenin ikinci fıkrası bunu açıkça öngörür: dava, ölüme bağlı tasarrufun tamamının veya bir kısmının iptaline ilişkin olabilir. Tamamı iptal edilirse miras yasal mirasçılara, kısmen iptal edilirse yalnızca iptal edilen kısım bakımından yasal hükümlere göre paylaşılır.
Vasiyetname iptali şartları: kanunun saydığı dört sebep
Medeni Kanun’un 557. maddesi iptal sebeplerini sınırlı sayıda belirtir. Birincisi tasarruf ehliyetinin bulunmamasıdır: vasiyet yapabilmek için ayırt etme gücüne sahip ve on beş yaşını doldurmuş olmak gerekir (m.502). İkincisi, tasarrufun yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama sonucunda yapılmış olmasıdır.
Üçüncüsü, tasarrufun içeriğinin, bağlandığı koşulların veya yüklemelerin hukuka veya ahlâka aykırı olmasıdır. Dördüncüsü ve uygulamada en sık rastlananı, tasarrufun kanunda öngörülen şekillere uyulmadan yapılmış olmasıdır. Şekil sakatlığı, tanık ehliyetinden tarih eksikliğine kadar uzanan geniş bir alanı kapsar.
İrade sakatlığında özel bir kural vardır. 504. maddeye göre yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama etkisi altında yapılan tasarruf geçersizdir; ancak mirasbırakan yanıldığını ya da aldatıldığını öğrendiği veya korkutmanın etkisinden kurtulduğu günden başlayarak bir yıl içinde tasarruftan dönmezse tasarruf geçerli sayılır. Bu süre mirasçıların açacağı davanın süresi değildir; mirasbırakanın kendi sağlığındaki dönme süresidir.
| İptal sebebi (TMK m.557) | Tipik uyuşmazlık | Sonuç |
|---|---|---|
| Tasarruf ehliyetinin bulunmaması | İleri yaş, demans, ağır hastalık, ilaç etkisi | Tasarrufun tamamı |
| Yanılma, aldatma, korkutma, zorlama | Bakıma muhtaçlık üzerinden baskı, gerçek dışı bilgilendirme | Tasarrufun tamamı veya ilgili kısım |
| İçeriğin hukuka veya ahlâka aykırılığı | Hukuka aykırı koşul ya da yükleme | Aykırı kısım |
| Şekil sakatlığı | Tarih eksikliği, el yazısı dışında yazım, yasaklı tanık | Tasarrufun tamamı |
| Kazandırma yapılanın düzenlemeye katılması (m.558/3) | Lehine vasiyet edilen kişinin tanık olması | Yalnız o kazandırma |
Vasiyetnamenin iptali davası kime açılır, kim açabilir
Davacı sıfatı 558. maddenin birinci fıkrasında belirlenmiştir: iptal davası, tasarrufun iptal edilmesinde menfaati bulunan mirasçı veya vasiyet alacaklısı tarafından açılabilir. Buradaki ölçüt saklı pay değil menfaattir; saklı payı olmayan yasal mirasçı da, iptal hâlinde mirastan pay alacaksa dava açabilir.
Davalı ise vasiyetnameden yararlanan kişidir: atanmış mirasçı ya da lehine belirli mal bırakılan vasiyet alacaklısı. Vasiyetten yararlanan birden fazla kişi varsa ve iptal talebi tasarrufun tamamına yönelikse, davanın bunların tümüne yöneltilmesi gerekir. Yalnızca bir kazandırmanın iptali isteniyorsa davalı, o kazandırmadan yararlanan kişidir.
558. maddenin üçüncü fıkrası önemli bir sınır çizer. İptal davası, ölüme bağlı tasarrufla kendilerine, eşlerine veya hısımlarına kazandırma yapılanların tasarrufun düzenlenmesine katılmasının yol açtığı sakatlığa dayanıyorsa, tasarrufun tamamı değil yalnız bu kazandırmalar iptal edilir. Yani lehine vasiyet edilen kişinin tanık olarak imza atması, vasiyetnamenin geri kalanını düşürmez.
Vasiyetnamenin iptali davası açma süresi
559. madde üç ayrı süre kurar. Birincisi öznel süredir: dava açma hakkı, davacının tasarrufu, iptal sebebini ve kendisinin hak sahibi olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl geçmekle düşer. Üç unsurun birlikte öğrenilmiş olması aranır; yalnızca vasiyetnamenin varlığından haberdar olmak tek başına yeterli sayılmaz.
İkinci ve üçüncü süreler nesneldir ve davalının iyiniyetli olup olmamasına göre değişir: her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda mirasın geçmesi tarihinin üzerinden iyiniyetli davalılara karşı on yıl, iyiniyetli olmayan davalılara karşı yirmi yıl geçmekle hak düşer. Yirmi yıllık süre birçok kaynakta atlanır; oysa davalının kötüniyetli olduğu ispatlanabiliyorsa dava penceresi iki katına çıkar.
Bu süreler zamanaşımı değil hak düşürücü süredir. Kesilmez, durmaz ve hâkim tarafından kendiliğinden gözetilir; taraf ileri sürmese bile mahkeme süreyi resen inceler. Buna karşılık 559. maddenin ikinci fıkrası bir çıkış kapısı bırakır: hükümsüzlük, def’i yoluyla her zaman ileri sürülebilir. Vasiyetnameye dayanılarak size karşı bir dava açılırsa, süre geçmiş olsa dahi geçersizliği savunma olarak ileri sürebilirsiniz.
| Süre | Başlangıç | Niteliği |
|---|---|---|
| 1 yıl | Tasarrufu, iptal sebebini ve hak sahipliğini öğrenme | Hak düşürücü, resen gözetilir |
| 10 yıl (iyiniyetli davalı) | Vasiyetnamenin açılma tarihi | Hak düşürücü |
| 20 yıl (iyiniyetli olmayan davalı) | Vasiyetnamenin açılma tarihi | Hak düşürücü |
| Def’i (savunma) yolu | — | Süreye bağlı değil |
| Tenkis davası (m.571) | Saklı payın zedelendiğinin öğrenilmesi | 1 yıl ve her hâlde 10 yıl |
El yazılı vasiyetname yargıtay kararı: bir yıllık süre ne zaman başlar
Uygulamada uzun süre şu kabul dile getirilmiştir: bir yıllık süre, vasiyetnamenin sulh hâkimi tarafından açılıp okunmasıyla, yani mirasçının vasiyetnamenin tamamından haberdar olmasıyla başlar. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 2026/2641 esas, 2026/2729 karar sayılı ve 14 Mayıs 2026 tarihli kararı bu kabulü terk etmiştir.
Karara konu dosyada davacı vekili, vasiyetnamenin açılması dosyasına verdiği dilekçede vasiyetnameden haberdar olduğunu, tanıkların durumuna ilişkin itirazlarını ve iptal davası açacağını bildirmişti. Daire, bu dilekçenin tarihi itibarıyla tasarrufun ve iptal sebebinin öğrenilmiş olduğunda kuşku bulunmadığını belirtmiş; davanın bu tarihten bir yıldan sonra açılmış olması nedeniyle hak düşürücü sürenin dolduğu sonucuna varmıştır.
Kararın dikkat çekici yönü, dairenin kendi önceki bozma kararını maddi hataya dayandığı gerekçesiyle düzeltmiş olmasıdır. Kararda, vasiyetnamenin açılıp okunmasıyla sürenin başlayacağına ilişkin önceki kabulün maddi hataya dayandığı ve maddi hata bulunmasının usuli kazanılmış hakkın istisnası olduğu belirtilmiştir. Pratik sonuç şudur: dosyada öğrenmeyi belgeleyen bir dilekçe, tebligat ya da beyan varsa süre o tarihten işler; vasiyetnamenin açılması kararının kesinleşmesi beklenmez.
El yazılı vasiyetname şartları: tarih, el yazısı ve imza
538. madde el yazılı vasiyetname için üç unsur arar ve üçü de zorunludur: vasiyetnamenin yapıldığı yıl, ay ve gün gösterilerek, başından sonuna kadar mirasbırakanın el yazısıyla yazılmış ve imzalanmış olması. Bu unsurlardan birinin eksikliği şekil sakatlığı oluşturur ve 557. maddenin dördüncü bendi uyarınca iptal sebebidir.
Uygulamada en sık çıkan sorunlar şunlardır: metnin bir bölümünün bilgisayarda yazılıp altına el yazısıyla ekleme yapılması, tarihin yalnızca yıl olarak gösterilmesi, imzanın atılmaması ya da sayfaların bir kısmının başkası tarafından yazılması. Belgenin hangi kâğıda yazıldığı, noterde saklanıp saklanmadığı ise geçerlilik şartı değildir; 538. maddenin ikinci fıkrası, el yazılı vasiyetnamenin saklanmak üzere açık veya kapalı olarak notere, sulh hâkimine ya da yetkili memura bırakılabileceğini söyler.
El yazılı vasiyetnamede tanık aranmaz. Tanık zorunluluğu resmî vasiyetname ve sözlü vasiyet bakımından öngörülmüştür. Bu nedenle “tanık imzası yok, geçersizdir” itirazı el yazılı vasiyetname bakımından yerinde değildir. Buna karşılık el yazısının mirasbırakana ait olup olmadığı tartışılırsa dosya çoğunlukla bilirkişi incelemesine gider ve karşılaştırma için mirasbırakanın diğer yazı örnekleri istenir.
Resmî vasiyetnamede tanık ve memur kuralları
532. maddeye göre resmî vasiyetname, iki tanığın katılmasıyla resmî memur tarafından düzenlenir; resmî memur sulh hâkimi, noter veya kanunla kendisine bu yetki verilmiş bir görevli olabilir. 533. madde düzenleme sırasını gösterir: mirasbırakan arzularını memura bildirir, memur vasiyetnameyi yazar veya yazdırır, mirasbırakan okuyup imzalar, memur tarih koyarak imzalar.
Tanıkların işlevi 534. maddede tanımlanmıştır: mirasbırakan, vasiyetnameyi okuduğunu ve bunun son arzularını içerdiğini memur huzurunda iki tanığa beyan eder; tanıklar bu beyanın kendi önlerinde yapıldığını ve mirasbırakanı tasarrufa ehil gördüklerini yazarak imzalarlar. Vasiyetname içeriğinin tanıklara bildirilmesi zorunlu değildir; tanıklar içeriği değil, beyanı ve ehliyeti tasdik eder.
536. madde iki ayrı yasak getirir. Birincisi katılma yasağıdır: fiil ehliyeti bulunmayanlar, ceza mahkemesi kararıyla kamu hizmetinden yasaklılar, okur yazar olmayanlar, mirasbırakanın eşi, üstsoy ve altsoy kan hısımları, kardeşleri ve bu kişilerin eşleri memur veya tanık olarak katılamaz. İkincisi kazandırma yasağıdır: düzenlemeye katılan memura ve tanıklara, bunların üstsoy-altsoy hısımlarına, kardeşlerine ve eşlerine o vasiyetnameyle kazandırmada bulunulamaz.
Sözlü vasiyet hangi hâlde geçerlidir
539. madde sözlü vasiyeti istisnai bir yol olarak düzenler: mirasbırakan yakın ölüm tehlikesi, ulaşımın kesilmesi, hastalık, savaş gibi olağanüstü durumlar yüzünden resmî veya el yazılı vasiyetname yapamıyorsa bu yola başvurabilir. Son arzularını iki tanığa anlatır ve onlara bu beyana uygun bir vasiyetname yazma veya yazdırma görevini yükler.
540. madde tanıklara sıkı bir görev yükler: tanıklardan biri beyanı yer, yıl, ay ve günü belirterek hemen yazar, imzalar, diğer tanığa imzalatır ve ikisi birlikte vakit geçirmeksizin bir sulh veya asliye mahkemesine verir. Askerlik hizmetindeyse teğmen veya daha yüksek rütbeli subay, ülke sınırları dışında seyreden bir araçtaysa aracın sorumlu yöneticisi, sağlık kurumunda tedavi görüyorsa kurumun en yetkili yöneticisi hâkim yerine geçer.
Sözlü vasiyetin ömrü sınırlıdır. 541. maddeye göre mirasbırakan için sonradan diğer şekillerde vasiyetname yapma olanağı doğarsa, bu tarihin üzerinden bir ay geçince sözlü vasiyet hükümden düşer. Yani hasta taburcu olup notere gidebilecek duruma geldikten bir ay sonra, sözlü vasiyet kendiliğinden geçersizleşir.
Vasiyetname açılması davası nedir, iptal davasından farkı
Vasiyetnamenin açılması bir dava değil, çekişmesiz yargı işidir. 595. madde, mirasbırakanın ölümünden sonra ele geçen vasiyetnamenin geçerli olup olmadığına bakılmaksızın hemen sulh hâkimine teslim edilmesini zorunlu tutar. Vasiyetnameyi düzenleyen, saklayan veya ölenin eşyası arasında bulan kimse, ölümü öğrenir öğrenmez teslim etmekle yükümlüdür; aksi hâlde doğacak zarardan sorumlu olur.
596. maddeye göre vasiyetname, yine geçerli olup olmadığına bakılmaksızın tesliminden başlayarak bir ay içinde mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkimi tarafından açılır ve ilgililere okunur. Bilinen mirasçılar ve diğer ilgililer, diledikleri takdirde hazır bulunmak üzere çağrılır. Sonradan ortaya çıkan vasiyetnameler için de aynı işlemler yapılır.
597. madde uyarınca mirasta hak sahibi olanların her birine, gideri terekeye ait olmak üzere vasiyetnamenin kendilerine ilişkin kısımlarının onaylı bir örneği tebliğ edilir. Bu tebliğ, iptal davası bakımından kritik bir andır: öğrenmeyi belgeleyen ilk resmî işlem çoğu dosyada budur ve bir yıllık sürenin hesabı buradan başlatılır.
Mirasçılık belgesine bir ay içinde itiraz
598. maddenin ikinci fıkrası çoğu mirasçının fark etmediği bir süre içerir. Mirasçı atamaya veya vasiyete ilişkin ölüme bağlı tasarrufa, mirasçılar ya da başka vasiyet alacaklıları tarafından kendilerine bildirilmesinden başlayarak bir ay içinde itiraz edilmedikçe, lehine tasarrufta bulunulan kimseye atanmış mirasçı veya vasiyet alacaklısı olduğunu gösteren belge verilir.
Bu belge, atanmış mirasçının tapuda tescil isteyebilmesinin önünü açar. Bir ay içinde itiraz edilmemesi hak kaybı değildir ama fiilî durumu değiştirir: belge alındıktan sonra taşınmaz devredilebilir ve sonraki uyuşmazlık iyiniyetli üçüncü kişi tartışmasına döner.
Maddenin son iki fıkrası dengeyi kurar: mirasçılık belgesinin geçersizliği her zaman ileri sürülebilir ve ölüme bağlı tasarrufun iptaline ilişkin dava hakkı saklıdır. Yani belge verilmiş olması iptal davasını kapatmaz; yalnızca pratikte işi zorlaştırır.
Vasiyetnamenin iptali yetkili mahkeme ve görevli mahkeme
Yetki kesindir ve tartışmaya kapalıdır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 11. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, ölüme bağlı tasarrufların iptali ve tenkisine ilişkin davalarda ölen kimsenin son yerleşim yeri mahkemesini kesin yetkili sayar. Terekenin paylaşılması, paylaşma sözleşmesinin geçersizliği ve miras sebebiyle istihkak davaları da aynı bende tabidir.
Görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir; Kanun’un 2. maddesi, malvarlığı haklarına ilişkin davalarda aksine düzenleme yoksa asliye hukuku görevli kılar. Buna karşılık vasiyetnamenin açılması sulh hukuk mahkemesinin işidir ve çekişmesiz yargıya tabidir. İki işin karıştırılması, dosyanın görevsizlikle geri dönmesine yol açar.
Mirasçılık belgesinin iptali istemleri bakımından yetki daha esnektir: 11. maddenin üçüncü fıkrası, mirasçılık belgesinin iptali ve yeni belge verilmesine ilişkin davalarda mirasçıların her birinin oturduğu yer mahkemesinin de yetkili olduğunu belirtir.
| İş | Mahkeme | Yetki |
|---|---|---|
| Vasiyetnamenin açılması ve okunması | Sulh hukuk (çekişmesiz yargı) | Mirasbırakanın yerleşim yeri |
| Vasiyetnamenin iptali | Asliye hukuk | Ölenin son yerleşim yeri (kesin) |
| Tenkis davası | Asliye hukuk | Ölenin son yerleşim yeri (kesin) |
| Mirasçılık belgesi verilmesi | Sulh hukuk veya noter | — |
| Mirasçılık belgesinin iptali | Asliye hukuk | Mirasçıların her birinin oturduğu yer de yetkili |
İptal davası mı tenkis davası mı açılmalı
İki dava farklı sorunları çözer. İptal davası, vasiyetnamenin sakat olduğunu ileri sürer; kabul edilirse tasarruf ortadan kalkar. Tenkis davası ise vasiyetnamenin geçerli olduğunu kabul eder, yalnızca saklı payı aşan kısmın indirilmesini ister. 560. madde, saklı paylarının karşılığını alamayan mirasçıların tasarruf edilebilir kısmı aşan tasarrufların tenkisini dava edebileceğini söyler.
Süre rejimleri de ayrıdır. Tenkiste 571. madde uyarınca süre, saklı payın zedelendiğinin öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinden itibaren on yıldır; iptal davasındaki yirmi yıllık uzun süre burada yoktur. Buna karşılık tenkis iddiası da def’i yoluyla her zaman ileri sürülebilir.
Uygulamada iki talep çoğu zaman birlikte, terditli biçimde ileri sürülür: önce iptal, kabul edilmezse tenkis. Saklı pay oranlarının nasıl hesaplandığını ve hangi kazandırmaların tenkise tabi olduğunu tenkis davası ve saklı pay oranları yazımızda ayrıntılı olarak ele aldık.
Vasiyetnameyle mirasçılıktan çıkarma ve ispat yükü
Mirasbırakan, saklı paylı mirasçısını ancak iki sebeple mirasçılıktan çıkarabilir. 510. maddeye göre bunlar, mirasçının mirasbırakana veya yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemesi ya da mirasbırakana veya ailesi üyelerine karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemesidir.
512. madde iki şart daha ekler. Birincisi, mirasçılıktan çıkarma ancak mirasbırakan tasarrufunda çıkarma sebebini belirtmişse geçerlidir. İkincisi, çıkarılan kimse itiraz ederse sebebin varlığını ispat yükü, çıkarmadan yararlanan mirasçıya veya vasiyet alacaklısına düşer. Yani ıskat edilen mirasçı sebebin yokluğunu değil, karşı taraf sebebin varlığını kanıtlar.
Sonucu düzenleyen üçüncü fıkra çoğu kaynakta eksik aktarılır: sebep ispat edilememiş veya tasarrufta hiç belirtilmemişse tasarruf mirasçının saklı payı dışında yerine getirilir. Yani haksız ıskat vasiyetnameyi tümden geçersiz kılmaz; çıkarılan mirasçı saklı payını alır, tasarruf kalan kısımda ayakta kalır. Ancak mirasbırakan bu tasarrufu çıkarma sebebi hakkında düştüğü açık bir yanılma yüzünden yapmışsa çıkarma tümüyle geçersiz olur.
Vasiyetten dönme: yeni vasiyetname, yok etme ve sonraki tasarruf
Mirasbırakan vasiyetinden her zaman dönebilir. 542. madde, kanunda öngörülen şekillerden birine uymak suretiyle yeni bir vasiyetname yaparak önceki vasiyetnameden her zaman dönülebileceğini, dönmenin tamamına veya bir kısmına ilişkin olabileceğini düzenler.
543. madde ikinci yolu gösterir: yok etmek suretiyle dönme. Kaza sonucunda veya üçüncü kişinin kusuruyla yok olan ve içeriğinin aynen ve tamamen belirlenmesine olanak bulunmayan vasiyetname hükümsüz kalır; bu hâlde tazminat isteme hakkı saklıdır. Yırtılmış, karalanmış ya da kaybolmuş bir vasiyetname bu yüzden hem geçerlilik hem sorumluluk tartışması doğurur.
544. madde sonraki tasarrufların etkisini düzenler: mirasbırakan önceki vasiyetnamesini ortadan kaldırmaksızın yeni bir vasiyetname yaparsa, kuşkuya yer bırakmayacak surette öncekini tamamlamadıkça sonraki vasiyetname öncekinin yerini alır. Belirli mal bırakma vasiyeti de, aksi belirtilmedikçe, mirasbırakanın sonradan o mal üzerinde bağdaşmayan başka bir tasarrufta bulunmasıyla ortadan kalkar.
Ehliyetsizlik iddiasında hangi deliller toplanır
Tasarruf ehliyeti, vasiyetnamenin düzenlendiği an itibarıyla değerlendirilir. Ölüm tarihindeki durum ya da sonraki yıllarda gelişen hastalık tek başına sonuca etkili değildir. Bu nedenle dosyaya öncelikle o tarihe ait belgeler toplanır: hastane kayıtları, epikriz raporları, reçeteler, varsa vesayet dosyası ve sağlık kurulu raporları.
İkinci aşama bilirkişi incelemesidir. Ehliyet tartışmalarında dosya çoğunlukla adli tıp değerlendirmesine gönderilir; tanık beyanları tek başına yeterli sayılmaz, tıbbi kayıtlarla birlikte değerlendirilir. Şekil sakatlığı iddiasında ise inceleme farklıdır: el yazısı ve imza karşılaştırması için mirasbırakanın eş zamanlı yazı örnekleri istenir.
Kural olarak ispat yükü, vasiyetnamenin sakat olduğunu ileri süren davacıdadır. İstisna mirasçılıktan çıkarmadır: 512. maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarma sebebinin varlığını, çıkarmadan yararlanan taraf ispatlar. Bu ters yük, ıskat içeren dosyalarda davacının konumunu güçlendirir.
Vasiyetnamenin iptali davası arabuluculuğa tabi mi
Dava şartı olarak arabuluculuk, 6325 sayılı Kanun’un 18/B maddesinde dört başlıkla sınırlanmıştır: kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar, taşınır ve taşınmazların paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklar, Kat Mülkiyeti Kanunu’ndan kaynaklanan uyuşmazlıklar ve komşu hakkından kaynaklanan uyuşmazlıklar. Ölüme bağlı tasarrufun iptali bu listede yoktur.
Buna karşılık aynı mirasta terekenin paylaştırılması ya da ortaklığın giderilmesi de isteniyorsa, o talep bakımından arabulucuya başvurmak dava şartıdır. Mirasçılar arasında paylı hâle gelmiş taşınmazlarda izlenecek yolu ve 2026’da değişen satış usulünü izale-i şüyu davası yazımızda inceledik.
Arabuluculuk sürecinin bir yan etkisi de vardır: arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez. Ancak bu koruma, arabuluculuğa tabi talep bakımındandır; iptal davasının bir yıllık süresi için arabuluculuk başvurusuna güvenilmemelidir.
Dava değeri, harç ve yargılama süresi
Vasiyetnamenin iptali davası, sonucu itibarıyla mirastaki payı etkilediği için nispi harca tabi kabul edilir; harca esas değer, iptali istenen tasarrufun konusunu oluşturan malvarlığının değeridir. Talep tapuya kayıtlı bir taşınmaza ilişkinse harç bu değer üzerinden hesaplanır. Harcın nasıl belirlendiğini ve eksik harcın dosyayı nasıl durdurduğunu tapu iptal ve tescil davasında harç tamamlama yazımızda ayrıntılandırdık.
Süreyi belirleyen unsurlar tıbbi kayıtların toplanması, bilirkişi incelemesi ve tanık dinlenmesidir. Ehliyet tartışmasının bulunduğu dosyalarda adli tıp aşaması tek başına aylar alabilir. 7589 sayılı Kanun’la Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 147. maddesine eklenen fıkra, duruşmalar arasındaki sürenin üç ayı aşamayacağını, zorunlu hâllerde hâkimin gerekçe göstererek daha uzun süre belirleyebileceğini düzenler.
Dava sürerken taşınmazın devredilmesini önlemek için tapuya ihtiyati tedbir şerhi istenmesi yaygın bir uygulamadır. Tedbir talebi dava dilekçesiyle birlikte ileri sürülür ve kabul edilirse üçüncü kişilere devir riski büyük ölçüde ortadan kalkar.
Vasiyetname ile muris muvazaası arasındaki fark
İki kurum farklı zamanlarda işler. Vasiyetname ölümden sonra hüküm doğuran bir tasarruftur; muris muvazaası ise mirasbırakanın sağlığında yaptığı, görünüşte satış fakat gerçekte bağış olan devirleri konu alır. Birinde ölüme bağlı tasarrufun sakatlığı, diğerinde sağlararası işlemin muvazaası tartışılır.
Süre bakımından da ayrılırlar: muvazaa iddiası süreye bağlı değilken, vasiyetnamenin iptali sıkı hak düşürücü sürelere tabidir. Mirastan mal kaçırma iddiasında izlenecek yolu, dört unsuru ve Yargıtay’ın hangi ölçütlere baktığını muris muvazaası yazımızda ele aldık.
Aynı mirasta her iki durumun birlikte bulunması sık görülür: mirasbırakan bir yandan sağlığında devir yapmış, diğer yandan kalan malvarlığı için vasiyetname düzenlemiştir. Böyle dosyalarda talepler ayrı ayrı kurulur; biri için geçen süre diğerini etkilemez. Miras yoluyla paylı hâle gelen taşınmazda paydaşlardan biri payını dışarıya satarsa önalım davası, taşınmazı tek başına kullanırsa ecrimisil davası gündeme gelir; ikisi de vasiyetname tartışmasından bağımsız yürür.
| Vasiyetnamenin iptali | Tenkis | Muris muvazaası | |
|---|---|---|---|
| Konu | Ölüme bağlı tasarrufun sakatlığı | Saklı payı aşan kazandırma | Sağlararası görünüşteki devir |
| Kim açar | Menfaati bulunan mirasçı veya vasiyet alacaklısı | Saklı paylı mirasçı | Mirasçılar |
| Süre | 1 yıl / 10 yıl / 20 yıl | 1 yıl / 10 yıl | Süreye bağlı değil |
| Sonuç | Tasarruf ortadan kalkar | Kazandırma indirilir | Tapu iptali ve tescil |
| Def’i yolu | Her zaman | Her zaman | — |
Dava açmadan önce toplanacak belgeler
İlk belge, vasiyetnamenin açılması dosyasıdır. Bu dosyadan hem vasiyetnamenin onaylı örneği hem tebligat tarihleri alınır; bir yıllık sürenin başlangıcı çoğu zaman bu dosyadaki bir işlemle belirlenir. İkinci belge mirasçılık belgesidir; hangi sıfatla ve hangi oranda hak sahibi olunduğu buradan görülür.
Üçüncü grup, iptal sebebine göre değişir. Ehliyetsizlik iddiasında vasiyetname tarihine yakın sağlık kayıtları; şekil sakatlığı iddiasında vasiyetnamenin aslı, tanıkların kimlik ve hısımlık bilgileri; irade sakatlığı iddiasında ise baskıyı gösteren yazışma, mesaj ve tanık listesi toplanır.
Dördüncü adım, terditli talep kurmaktır: iptal isteminin yanında, kabul edilmezse tenkis istemi de dilekçeye eklenir. Böylece iptal şartları oluşmasa bile saklı pay korunmuş olur. Son adım, taşınmaz varsa ihtiyati tedbir talebinin dava dilekçesiyle birlikte ileri sürülmesidir.
Süre işlemeye başladıysa
Vasiyetnamenin iptalinde belirleyici olan tek bir tarihtir: sizin tasarrufu ve iptal sebebini öğrendiğiniz gün. Dosyadaki tebligat ve dilekçelerin tarihleri bu günü belirler. Çalışma alanlarımızı inceleyebilir, elinizdeki belgeler üzerinden takvimin çıkarılması için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.
Buradaki anlatım, düzenlenmiş bir vasiyetnamenin dava yoluyla iptalini konu alır. Vasiyetnamenin nasıl hazırlanacağı, üç şeklin karşılaştırması, el yazılı metinde aranan tarih ve imza kuralları ile hazır bir vasiyetname örneğinin hangi hâlde geçersizlik doğurduğu vasiyetname nedir ve nasıl hazırlanır yazımızda ele alınmıştır.
Sıkça Sorulan Sorular
Vasiyetnamenin iptali davası açma süresi ne kadar?
Tasarrufu, iptal sebebini ve hak sahipliğini öğrenmeden itibaren bir yıl; her hâlde vasiyetnamenin açılma tarihinden itibaren iyiniyetli davalılara karşı on yıl, iyiniyetli olmayan davalılara karşı yirmi yıldır. Süreler hak düşürücüdür ve hâkim tarafından kendiliğinden gözetilir.
Vasiyetnamenin iptali davası kime açılır?
Vasiyetnameden yararlanan kişiye, yani atanmış mirasçıya veya lehine belirli mal bırakılan vasiyet alacaklısına açılır. Yararlanan birden fazla kişi varsa ve tasarrufun tamamının iptali isteniyorsa dava hepsine yöneltilir.
Vasiyetnamenin iptali yetkili mahkeme hangisidir?
Ölen kimsenin son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir; dayanak Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 11. maddesidir. Görevli mahkeme asliye hukuktur. Vasiyetnamenin açılması ise sulh hukuk mahkemesinin işidir.
Süre geçtikten sonra vasiyetnameye itiraz edilebilir mi?
Dava açılamaz ancak savunma yolu açıktır. Türk Medeni Kanunu’nun 559. maddesinin ikinci fıkrası, hükümsüzlüğün def’i yoluyla her zaman ileri sürülebileceğini düzenler. Size karşı vasiyetnameye dayanan bir talep yöneltildiğinde geçersizliği savunma olarak ileri sürebilirsiniz.
El yazılı vasiyetname şekil şartları nelerdir?
Üç şart birlikte aranır: yapıldığı yıl, ay ve günün gösterilmesi, metnin başından sonuna kadar mirasbırakanın el yazısıyla yazılması ve imzalanması. Noterde saklanması geçerlilik şartı değildir; kanun bunu bir imkân olarak düzenler.
El yazılı vasiyetnamede tanık şart mı?
Şart değildir. Tanık zorunluluğu resmî vasiyetname ve sözlü vasiyet için öngörülmüştür. El yazılı vasiyetnamede tartışma tanıklar üzerinden değil, yazının ve imzanın mirasbırakana ait olup olmadığı üzerinden yürür.
Vasiyetname açılması davası nedir?
Vasiyetnamenin sulh hâkimine teslim edilmesinden sonra, geçerli olup olmadığına bakılmaksızın bir ay içinde açılıp ilgililere okunmasıdır. Bir dava değil çekişmesiz yargı işidir ve vasiyetnamenin geçerliliği bu aşamada incelenmez.
Vasiyetname açılması noter tarafından yapılabilir mi?
Hayır. Noterin görevi, resmî vasiyetnameyi düzenlemek ya da el yazılı vasiyetnameyi saklamak üzere teslim almaktır. Vasiyetnamenin açılıp ilgililere okunması ise Türk Medeni Kanunu’nun 596. maddesi uyarınca sulh hâkiminin işidir. Noterde düzenlenmiş bir vasiyetname de ölümden sonra aynı usulle sulh hukuk mahkemesinde açılır.
Vasiyetname açılması yetkili mahkeme neresidir?
Mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesidir. Vasiyetnameyi ele geçiren kişi, ölümü öğrenir öğrenmez belgeyi teslim etmekle yükümlüdür; teslim etmezse doğacak zarardan sorumlu olur.
Vasiyetname ile mirasçılıktan çıkarılabilir miyim?
Ancak iki sebeple: mirasbırakana veya yakınlarına karşı ağır bir suç işlenmesi ya da aile hukukundan doğan yükümlülüklerin önemli ölçüde yerine getirilmemesi. Çıkarma sebebi tasarrufta belirtilmemişse geçerli olmaz; itiraz edilirse sebebin varlığını ispat yükü çıkarmadan yararlanan tarafa düşer.
Sebep ispatlanamazsa mirasçılıktan çıkarma tümüyle geçersiz mi olur?
Hayır. Türk Medeni Kanunu’nun 512. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca sebep ispat edilememiş veya tasarrufta belirtilmemişse tasarruf, mirasçının saklı payı dışında yerine getirilir. Çıkarma yalnızca mirasbırakanın sebep hakkında açık bir yanılmaya düşmesi hâlinde tümüyle geçersiz olur.
Lehine vasiyet edilen kişi tanık olursa vasiyetname tümden iptal olur mu?
Hayır. 558. maddenin üçüncü fıkrasına göre, kendilerine veya yakınlarına kazandırma yapılanların düzenlemeye katılmasından doğan sakatlıkta tasarrufun tamamı değil, yalnız bu kazandırmalar iptal edilir.
İki farklı vasiyetname varsa hangisi geçerlidir?
Kural olarak sonraki vasiyetname öncekinin yerini alır; bunun istisnası, sonraki vasiyetnamenin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde öncekini tamamlamasıdır. Belirli mal bırakma vasiyeti de, mirasbırakanın o mal üzerinde sonradan bağdaşmayan bir tasarrufta bulunmasıyla ortadan kalkar.
Sözlü vasiyet ne kadar süreyle geçerli kalır?
Mirasbırakan için diğer şekillerde vasiyetname yapma olanağı doğarsa, bu tarihten bir ay geçmekle sözlü vasiyet hükümden düşer. Ayrıca sözlü vasiyet yalnızca yakın ölüm tehlikesi, ulaşımın kesilmesi, hastalık ve savaş gibi olağanüstü durumlarda yapılabilir.
Vasiyetnamenin iptali davası ne kadar sürer?
Ehliyet tartışması varsa sağlık kayıtlarının toplanması ve adli tıp incelemesi nedeniyle ilk derece yargılaması çoğunlukla bir yılı aşar; şekil sakatlığına dayanan dosyalar daha kısa sürebilir. 7589 sayılı Kanun’la getirilen düzenleme, duruşmalar arasındaki sürenin kural olarak üç ayı aşamayacağını öngörmektedir.
Yasal uyarı: Miras dosyalarında sonucu belirleyen ayrıntı çoğu zaman belgelerin tarihleridir; bu nedenle buradaki genel açıklamalar somut bir dosyaya ilişkin hukuki görüş yerine geçmez ve hükümler yayım tarihindeki hâliyle aktarılmıştır. Bir adım atmadan önce 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun yürürlükteki metnine bakılmalı, atıf yapılan kararların tam metni Yargıtay Karar Arama üzerinden kontrol edilmeli ve dosyanız için bir avukattan görüş alınmalıdır.