Tenkis Davası ve Saklı Pay Oranları: Süreler ve Yetki
Tenkis davası, mirasbırakanın saklı payları aşan tasarruflarının yasal sınıra çekilmesi için açılan davadır. Devir geçersiz sayılmaz; ayakta kalır, yalnızca saklı payı zedeleyen kısmı geri alınır. Bu yönüyle tenkis davası, tapu kaydını tümden ortadan kaldıran muvazaa davasından ayrılır ve mirasbırakanın açıkça yaptığı bağışlara karşı işletilen asıl yoldur.
Davanın en çok karıştırılan yönü süresidir. Kanun, bir yıllık ve on yıllık süreleri “düşer” ifadesiyle düzenlemiştir; bunlar zamanaşımı değil hak düşürücü süredir ve sonuçları farklıdır. Saklı pay oranları, tereke hesabı, tenkiste izlenen sıra ve süre dolduktan sonra hâlâ kullanılabilen def’i imkânı aşağıda tek tek ele alınıyor.
Bu yazıda neler var
Tenkis davası saklı payı tamamlar; devri iptal etmez.
- Davacı: Yalnızca saklı payı zedelenen mirasçılar.
- Saklı pay: Altsoy 1/2, ana-baba her biri 1/4; kardeşlerin saklı payı 2007’de kaldırıldı.
- Süre: Öğrenmeden 1 yıl, her hâlde 10 yıl — hak düşürücü, zamanaşımı değil.
- Def’i: Süre dolsa da savunma olarak her zaman ileri sürülebilir.
- Mahkeme: Ölenin son yerleşim yeri, kesin yetki.
Tenkis Davası Nedir?
Tenkis davası, saklı paylarının karşılığını alamayan mirasçıların, mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşan tasarruflarının indirilmesini istediği davadır. Türk Medeni Kanunu’nun 560. maddesi bu hakkı doğrudan saklı paylı mirasçılara tanır. Talep, kazandırmanın tümünün geçersizliği değil, saklı payı tamamlayacak kadar azaltılmasıdır.
Mirasbırakan malvarlığı üzerinde kural olarak serbestçe tasarruf edebilir. Bu serbestlik, geride altsoyu, ana babası veya eşi kalmışsa saklı paylarla sınırlanır. Kanun bu kişilere terekeden mutlaka alacakları bir asgari pay ayırmıştır; mirasbırakanın vasiyeti veya sağlığında yaptığı bağış bu payı yiyorsa, tenkis yoluyla geri alınır.
Davanın işleyişi bir hesap üzerine kuruludur. Önce terekenin ölüm günündeki değeri bulunur, mirasbırakanın sağlığında yaptığı tenkise tabi kazandırmalar bu değere eklenir, sonra saklı paylar hesaplanır. Saklı pay karşılanmıyorsa aradaki fark kadar indirim yapılır. Bu nedenle tenkis dosyalarında bilirkişi hesabı, tanık beyanından çok daha belirleyicidir.
Saklı Pay Kimlere Tanınmıştır?
Saklı pay sahibi mirasçılar üç gruptur: altsoy, ana ve baba, sağ kalan eş. Türk Medeni Kanunu’nun 506. maddesi oranları da belirlemiştir. Altsoy için yasal miras payının yarısı, ana ve babadan her biri için yasal miras payının dörtte biri saklı paydır.
| Mirasçı | Saklı pay oranı | Neyin oranı |
|---|---|---|
| Altsoy (çocuk, torun) | 1/2 | Yasal miras payının |
| Ana ve babadan her biri | 1/4 | Yasal miras payının |
| Sağ kalan eş — altsoy veya ana-baba zümresiyle mirasçıysa | Tamamı | Yasal miras payının |
| Sağ kalan eş — diğer hâllerde | 3/4 | Yasal miras payının |
| Kardeşler | Yok | 2007’de kaldırıldı |
Oranların “yasal miras payının” belirli bir kesri olduğuna dikkat edilmelidir. Saklı pay terekenin doğrudan bir yüzdesi değildir; önce mirasçının yasal payı bulunur, sonra o payın kesri alınır. Üç çocuklu bir mirasta her çocuğun yasal payı 1/3’tür; saklı payı ise bunun yarısı, yani terekenin 1/6’sıdır.
Yasal payların nasıl belirlendiği, zümre sistemi ve eşin hangi zümreyle mirasçı olduğuna göre değişen oranlar ayrı bir hesaptır. Bu hesabın ayrıntısı yasal miras payları yazısında ele alındı; tenkis hesabı her zaman o payların üzerine kurulur.
Kardeşlerin Saklı Payı Neden Artık Yok?
Kardeşlerin saklı payı kaldırılmıştır. Türk Medeni Kanunu’nun 506. maddesinin üçüncü bendi, 4/5/2007 tarihli ve 5650 sayılı Kanun’la mülga hâle getirilmiştir. Bu tarihten sonra açılan miraslarda mirasbırakanın kardeşleri saklı paylı mirasçı sayılmaz ve tenkis davası açamaz.
Değişiklik, mirasbırakanın tasarruf serbestliğini genişletmiştir. Altsoyu ve ana babası bulunmayan, evli olmayan bir kişi bugün malvarlığının tamamını dilediğine bırakabilir; kardeşleri buna karşı tenkis talep edemez. Eskiden kardeşlere tanınan saklı pay nedeniyle bu tür tasarruflar sınırlıydı.
Konuyu anlatan kaynakların bir bölümünde kardeşler hâlâ saklı paylı mirasçılar arasında sayılmaktadır. Bu bilgi 2007 öncesine aittir. Kardeşin elinde kalan tek yol, devrin muvazaalı olduğunu ileri sürmektir; nitekim muris muvazaası davasında saklı paylı olma şartı aranmaz ve bu dava kardeş tarafından da açılabilir. İki yolun karşılaştırması muris muvazaası yazısında yapıldı.
Sağ Kalan Eşin Saklı Payı Neden Farklı Hesaplanır?
Sağ kalan eşin saklı payı, hangi zümreyle birlikte mirasçı olduğuna göre değişir. Eş, altsoy veya ana-baba zümresiyle birlikte mirasçıysa saklı payı yasal miras payının tamamıdır. Diğer hâllerde yasal miras payının dörtte üçüdür.
Bu düzenlemenin pratik sonucu dikkat çekicidir: çocuklarla birlikte mirasçı olan eşin payı fiilen tenkis dışıdır. Mirasbırakan, eşin payına dokunan hiçbir tasarrufta bulunamaz; yaptığı takdirde tamamı tenkise tabidir. Kanun burada eşi, altsoydan daha güçlü korumuştur, çünkü altsoyun saklı payı yasal payın yarısıyla sınırlıdır.
Eşin mirastaki konumu ayrıca mal rejiminden doğan alacağıyla birlikte değerlendirilir. Edinilmiş mallara katılma rejiminde eşin katılma alacağı miras payından önce hesaplanır; tereke bu alacak düşüldükten sonra kalan değerdir. Tenkis hesabına giren tereke de bu net değerdir.
Tasarruf Edilebilir Kısmın Hesabı
Tasarruf edilebilir kısım, terekenin mirasbırakanın ölümü günündeki durumuna göre hesaplanır. Kanunun 507. maddesi, hesaptan önce terekeden düşülecek kalemleri sayar: mirasbırakanın borçları, cenaze giderleri, terekenin mühürlenmesi ve yazımı giderleri ile mirasbırakanla birlikte yaşayan ve onun tarafından bakılan kimselerin üç aylık geçim giderleri.
Borçlar düşüldükten sonra ikinci adım eklemedir. 508. madde uyarınca mirasbırakanın sağlararası karşılıksız kazandırmaları, tenkise tabi oldukları ölçüde tasarruf edilebilir kısmın hesabında terekeye eklenir. Yani mirasbırakanın sağlığında bağışladığı taşınmaz, ölüm anında terekede görünmese de hesaba dahil edilir. Bu ekleme yapılmadan saklı pay hesabı doğru kurulamaz.
Terekenin borç tarafı, dava sonucunda mirasçının eline geçecek net değeri doğrudan etkiler. Mirasbırakanın borçlarının mirasçılara nasıl intikal ettiği ve reddi miras ihtimali, tenkis kararı verilse dahi hesabın sonucunu değiştirebilir; bu ilişki ölen kişinin borcu mirasçıya geçer mi yazısında ayrıntılandırıldı.
Hangi Kazandırmalar Tenkise Tabidir?
Ölüme bağlı tasarrufların yanı sıra sağlararası bazı kazandırmalar da tenkise tabidir. Kanunun 565. maddesi bunları dört bent hâlinde sayar ve sayım tahdidîdir; listede olmayan bir kazandırma tenkis edilemez.
- Mirasçılık sıfatını kaybeden yasal mirasçıya miras payına mahsuben yapılan sağlararası kazandırmalar; altsoya geri verilmemek kaydıyla yapılan malvarlığı devri veya borçtan kurtarma; alışılmışın dışında verilen çeyiz ve kuruluş sermayesi
- Miras haklarının ölümden önce tasfiyesi amacıyla yapılan kazandırmalar
- Mirasbırakanın serbestçe dönme hakkını saklı tutarak yaptığı bağışlamalar ve ölümünden önceki bir yıl içinde âdet üzere verilen hediyeler dışında yaptığı bağışlamalar
- Mirasbırakanın saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacıyla yaptığı açık olan kazandırmalar
Üçüncü bentteki “bir yıl” ölçütü sık yanlış anlaşılır. Bu süre, tüm bağışlamaların tenkise tabi olması için değil, âdet üzere verilen hediyelerin dışarıda bırakılması için konulmuştur. Mirasbırakanın on yıl önce yaptığı olağan dışı bir bağışlama pekâlâ tenkise tabidir; bir yıllık sınır yalnızca alışılmış hediyeleri korur.
Hayat sigortası bakımından ayrı bir hüküm vardır. 567. madde uyarınca mirasbırakanın üçüncü kişi lehine yaptığı hayat sigortasında, sigorta alacağının ölüm zamanındaki satın alma değeri tenkise tabi olur. Lehdar mirasçı olmasa dahi bu değer hesaba girer.
Mülkiyeti devredip intifa hakkını kendi üzerinde bırakma biçiminde yapılan kazandırmalar ayrı bir başlıktır. 568. madde, tasarruf edilebilir kısmı aşan intifa hakkı veya irat borcuyla yüklü terekede mirasçılara tenkis isteme ya da tasarruf edilebilir kısmı vererek yükümlülüğü kaldırma imkânı tanır. Bu devir biçiminin muvazaa yönü evi çocuğa verip intifa hakkını üzerinde tutmak yazısında ele alındı.
“Saklı Pay Kurallarını Etkisiz Kılmak Amacıyla Yapılan Açık Kazandırma” Ne Demektir?
565. maddenin dördüncü bendi, uygulamada en az bilinen ama en geniş kapsamlı hükümdür. Mirasbırakanın saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacıyla yaptığı açık olan kazandırmalar tenkise tabidir. Buradaki “açık” sözcüğü, işlemin gizlenmediğini anlatır.
Bu bent, muvazaanın kurulamadığı hâlleri kapsar. Mirasbırakan taşınmazını tapuda bağış olarak devretmişse ortada gizlenen bir irade yoktur; muvazaa iddiası baştan başarısız olur. Ancak devrin amacı saklı payı etkisizleştirmekse, işlem açık olmasına rağmen tenkise tabidir. Böylece mirasçı, muvazaayı ispat edemediği dosyalarda bu bende dayanabilir.
Amacın ispatı burada da olguların bütününden çıkarılır: devrin zamanlaması, mirasbırakanın diğer mirasçılarla ilişkisi, devredilen malın terekedeki ağırlığı birlikte değerlendirilir. Tek bir taşınmazın tamamının bir mirasçıya bağışlanması, terekenin geri kalanı saklı payları karşılamıyorsa bu bendin tipik uygulama alanıdır.
Tenkiste Sıra: Neden En Yeni Tarihli Devirden Başlanır?
Tenkis rastgele yapılmaz; kanun bir sıra belirlemiştir. 570. maddeye göre tenkis, saklı pay tamamlanıncaya kadar önce ölüme bağlı tasarruflardan yapılır. Bu yetmezse sağlararası kazandırmalara geçilir ve burada en yeni tarihlisinden en eskisine doğru geriye gidilir.
Sıranın mantığı, işlem güvenliğidir. Mirasbırakan en son yaptığı devirde saklı payı zedelediğini bilebilecek durumdadır; yıllar önce yapılan bir bağışın alıcısı ise kazandırmayı çoktan tüketmiş, mal üzerinde tasarruf etmiş olabilir. Kanun bu nedenle en yakın tarihli kazandırmayı önce hedefe alır.
Aynı madde bir istisna daha getirir: kamu tüzel kişileri ile kamuya yararlı dernek ve vakıflara yapılan ölüme bağlı tasarruflar ve sağlararası kazandırmalar en son sırada tenkis edilir. Mirasbırakanın vakfa yaptığı bağış, diğer kazandırmalar tükenmeden dokunulmaz kalır.
Kanun metninin tamamı için: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu
Tenkis Davasında Süreler Zamanaşımı Mıdır?
Hayır. Kanunun 571. maddesi, tenkis davası açma hakkının saklı payların zedelendiğinin öğrenildiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde on yıl geçmekle “düşer” ifadesini kullanır. Bu ifade süreleri hak düşürücü süre yapar; zamanaşımı değildir.
Aradaki fark usulî sonuç doğurur. Zamanaşımı def’i olarak ileri sürülmedikçe hâkim tarafından dikkate alınmaz; hak düşürücü süre ise resen gözetilir. Davalı hiçbir savunma yapmasa bile mahkeme sürenin geçtiğini tespit ederse davayı reddeder. Ayrıca hak düşürücü süre kesilmez ve durmaz; zamanaşımında geçerli olan kesilme sebepleri burada işlemez.
Sürelerin başlangıcı da ayrı bir tartışmadır. On yıllık süre, vasiyetnamelerde açılma tarihinden, diğer tasarruflarda mirasın açılması yani ölüm tarihinden işler. Bir yıllık süre ise öğrenmeye bağlıdır ve öğrenme anının ispatı davacıya düşer. Tapu kaydının alındığı tarih, çoğu dosyada öğrenme anı olarak kabul edilir.
Süre Geçtiyse Tenkis Def’i Kullanılabilir Mi?
Kullanılabilir. 571. maddenin son fıkrası, tenkis iddiasının def’i yoluyla her zaman ileri sürülebileceğini düzenler. Süre dolduğunda dava açma hakkı düşer ama savunma tarafındaki hak yaşamaya devam eder.
Bunun pratik anlamı şudur: kazandırmayı alan kişi, malın veya paranın kendisine verilmesi için dava açtığında, karşı taraf tenkis iddiasını savunma olarak ileri sürebilir. Örneğin vasiyet alacaklısı vasiyetin yerine getirilmesini isterse, saklı payı zedelenen mirasçı süre geçmiş olsa dahi tenkis def’ini kullanarak talebi sınırlayabilir.
Def’i, ancak bir talebe karşı işletilebildiği için tek başına sonuç doğurmaz. Kazandırmayı alan kişi zaten malı elinde tutuyor ve hiçbir talepte bulunmuyorsa, def’inin kullanılacağı bir zemin oluşmaz. Bu nedenle def’i imkânı, süreyi kaçırmanın telafisi değil, yalnızca savunma hâlindeki mirasçıyı koruyan bir araçtır.
Tenkis Davası Nerede Açılır?
Tenkis davasında yetkili mahkeme, ölen kimsenin son yerleşim yeri mahkemesidir ve bu yetki kesindir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 11. maddesi, ölüme bağlı tasarrufların iptali ve tenkisine ilişkin davaları açıkça bu kural içinde sayar. Görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir.
Burada muvazaa davasından ayrılan önemli bir nokta vardır. Muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil davası, taşınmazın aynına ilişkin olduğu için 12. madde gereği taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır ve o yetki de kesindir. Yani iki dava, iki farklı kesin yetki kuralına tabidir.
Bu ayrım, iki talebin birlikte ileri sürüldüğü dosyalarda sorun doğurabilir. Mirasbırakanın son yerleşim yeri ile taşınmazın bulunduğu yer farklı illerdeyse, kademeli talep kurulan dilekçede yetki itirazı gündeme gelir. Dilekçe hazırlanırken hangi talebin asıl, hangisinin yedek olduğunun ve buna göre hangi mahkemenin seçileceğinin baştan kararlaştırılması gerekir.
Kazandırmayı Alan Kişinin Geri Verme Borcu
İade borcunun kapsamı, kazandırmayı alan kişinin iyiniyetli olup olmamasına göre değişir. 566. madde uyarınca iyiniyetli kişi, yalnızca mirasın geçmesi anında kazandırmadan elinde kalanı geri vermekle yükümlüdür. İyiniyetli değilse, iyiniyetli olmayan zilyedin geri verme borcuna ilişkin hükümlere göre sorumlu olur.
Bu ayrım ekonomik olarak büyük fark yaratır. Bağışlanan parayı harcamış iyiniyetli bir kişi, elinde kalmayan kısımdan sorumlu tutulmaz. Kötüniyetli kişi ise elde ettiği semereleri ve elden çıkardığı değerleri de hesaba katmak zorunda kalır. İyiniyetin belirlenmesinde, kazandırmanın saklı payı zedelediğini bilip bilmediği ölçüt alınır.
Miras sözleşmesiyle kazandırma elde eden kişi bakımından madde ayrıca bir denge kurar: kazandırması tenkise tabi tutulan kişi, mirasbırakana verdiği karşılığın tenkis oranında kendisine geri verilmesini isteyebilir. Böylece karşılıklı edimli sözleşmelerde tek taraflı kayıp önlenir.
Bölünmez Mal Vasiyetinde Tenkis Nasıl Yapılır?
Değerinde azalma olmaksızın bölünmesi mümkün olmayan bir mal vasiyet edilmişse ve bu vasiyet tenkise tabiyse, 564. madde vasiyet alacaklısına bir seçim hakkı tanır: dilerse tenkisi gereken kısmın değerini ödeyerek malın kendisine verilmesini, dilerse tasarruf edilebilir kısmın değerini karşılayan parayı ister.
Bu hüküm, taşınmazların fiilen bölünmesini önleyerek malın ekonomik bütünlüğünü korur. Bir daire, bir dükkân ya da işletme bütünlüğü taşıyan bir taşınmaz, tenkis nedeniyle paylı mülkiyete dönüştürülmek yerine, taraflardan birine bırakılıp diğerine değeri ödenerek tasfiye edilir.
Maddenin son cümlesi, bu kuralların sağlararası kazandırmaların tenkisinde de uygulanacağını belirtir. Yani mirasbırakanın sağlığında bağışladığı bölünmez bir taşınmaz için de aynı seçim mekanizması işler. Ödenecek değer, malın karar günündeki değeri üzerinden hesaplanır.
Tenkis mi Muris Muvazaası mı Açılmalı?
Belirleyici olan, mirasbırakanın işlemi nasıl gösterdiğidir. Tapuda “bağış” görünen devirlerde muvazaa iddiası kurulamaz; yol tenkistir. Tapuda “satış” görünüyor ama bedel hiç ödenmemişse muvazaa davası açılabilir ve sonucu daha geniştir.
| Ölçüt | Tenkis davası | Muris muvazaası |
|---|---|---|
| Tapudaki işlem | Bağış veya vasiyet (açık) | Satış görünümlü gizli bağış |
| Davacı | Saklı payı zedelenen mirasçı | Miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar |
| Süre | 1 yıl / 10 yıl hak düşürücü | Süre yok |
| Yetki | Ölenin son yerleşim yeri | Taşınmazın bulunduğu yer |
| Kazanım | Saklı payı tamamlayan kısım | Payı oranında tapu tescili |
| İspat yükü | Tereke hesabı, bilirkişi | Gizli bağış iradesi, tanık ve kayıtlar |
Uygulamada iki talep kademeli olarak birlikte ileri sürülür. Ancak süre rejimleri farklı olduğu için, muvazaa iddiasıyla açılan davada tenkis talebinin de süresinde ileri sürülmüş sayılması her zaman kabul edilmez. On yıllık süre dolmak üzereyse tenkis talebinin ayrıca ve açıkça dilekçeye yazılması gerekir.
Tercihte üçüncü bir etken de kazanımın büyüklüğüdür. Tenkiste yalnızca saklı payı tamamlayacak kadarı geri alınırken muvazaada mirasçı kendi miras payı oranında tescil ister. Payın yarısı ile tamamı arasındaki bu fark, çoğu dosyada hangi yolun öne alınacağını belirler.
Talebinizin Hesaplanması
Tenkis dosyalarında sonucu belirleyen şey iddianın gücü değil, hesabın doğruluğudur. Terekeye eklenecek kazandırmalar eksik gösterilirse saklı pay olduğundan küçük çıkar; sürenin başlangıcı yanlış alınırsa dava esasa girilmeden reddedilir.
Hesabın ikinci yüzü yargılama maliyetidir. Tenkis talebi belirli bir değere yöneldiği için nispi harca tabidir ve yargılama sırasında tereke değeri yükseldiğinde harç tamamlama gündeme gelir. Aynı mekanizma tapu iptali istemli dosyalarda da işler; ayrıntısı tapu iptal ve tescil davası harç tamamlama yazısında anlatıldı.
Mirasbırakanın sağlığında yaptığı devirlerin hangisinin tenkise tabi olduğunu ve talebinizin ne kadarlık bir değere karşılık geldiğini kendi dosyanız üzerinden değerlendirmek isterseniz büromuza ulaşabilirsiniz. Tapu kayıtları, devir tarihleri ve mirasçılık durumu birlikte incelendiğinde hangi talebin öne alınacağı netleşir.
Usul hükümlerinin tam metni için: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
Sıkça Sorulan Sorular
Tenkis davası kaç yıl içinde açılmalıdır?
Saklı payın zedelendiğinin öğrenilmesinden itibaren bir yıl, her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinden, diğer tasarruflarda ölüm tarihinden itibaren on yıl içinde açılmalıdır. Bu süreler hak düşürücüdür ve mahkemece kendiliğinden gözetilir.
Kardeşler tenkis davası açabilir mi?
Açamaz. Kardeşlerin saklı payı 2007 yılında yapılan değişiklikle kaldırılmıştır. Kardeşin başvurabileceği yol, devrin muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu iptali ve tescil davası açmaktır; bu davada saklı paylı olma şartı aranmaz.
Saklı pay oranı terekenin yüzde kaçıdır?
Saklı pay terekenin doğrudan bir yüzdesi değil, mirasçının yasal miras payının bir kesridir. Altsoy için yasal payın yarısı, ana ve babadan her biri için dörtte biridir. Önce yasal pay bulunur, sonra bu kesir uygulanır.
Mirasbırakanın sağlığında yaptığı bağış tenkise tabi mi?
Kanunun saydığı hâllerde tabidir. Serbestçe dönme hakkı saklı tutularak yapılan bağışlamalar ile ölümden önceki bir yıl içinde âdet üzere verilen hediyeler dışındaki bağışlamalar tenkise tabidir. Bir yıllık sınır tüm bağışları değil, yalnızca alışılmış hediyeleri kapsam dışına çıkarır.
Tenkis davası açılınca tapu iptal edilir mi?
Kural olarak edilmez. Tenkis, devri geçersiz kılmaz; saklı payı zedeleyen kısım kadar indirim yapar. Karar çoğu dosyada bedel ödenmesi biçiminde uygulanır; bölünmez mal söz konusuysa taraflardan biri değeri ödeyerek malı elinde tutabilir.
Tenkis davasında hangi mahkeme yetkilidir?
Ölen kimsenin son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir; görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Muvazaaya dayalı tapu iptali davasında ise taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir; iki dava farklı yetki kuralına tabidir.
Süre geçtikten sonra tenkis talep edilebilir mi?
Dava yoluyla talep edilemez, ancak def’i yoluyla her zaman ileri sürülebilir. Kazandırmayı alan kişi malın veya paranın kendisine verilmesi için talepte bulunduğunda, saklı payı zedelenen mirasçı tenkis def’ini kullanabilir.
Sağ kalan eşin saklı payı ne kadardır?
Eş, altsoy veya ana-baba zümresiyle birlikte mirasçıysa saklı payı yasal miras payının tamamıdır; diğer hâllerde dörtte üçüdür. Bu nedenle çocuklarla birlikte mirasçı olan eşin payı fiilen tenkis dışında kalır.
Hayat sigortası ödemesi tenkise girer mi?
Girer. Mirasbırakanın üçüncü kişi lehine yaptığı hayat sigortasında sigorta alacağının ölüm zamanındaki satın alma değeri tenkise tabidir. Lehdarın mirasçı olup olmaması sonucu değiştirmez.
Tenkiste hangi kazandırmadan başlanır?
Önce ölüme bağlı tasarruflardan tenkis yapılır. Saklı pay tamamlanmıyorsa sağlararası kazandırmalara geçilir ve en yeni tarihliden en eskisine doğru gidilir. Kamu tüzel kişileri ile kamuya yararlı dernek ve vakıflara yapılanlar en son sırada tenkis edilir.
Bağışı alan kişi parayı harcamışsa ne olur?
İyiniyetliyse yalnızca mirasın geçtiği anda elinde kalanı iade eder. İyiniyetli değilse kötüniyetli zilyet gibi sorumlu olur ve elde ettiği semereler ile elden çıkardığı değerler de hesaba katılır.
Tenkis davası kime karşı açılır?
Kazandırmadan yararlanan kişiye karşı açılır. Birden fazla kişiye kazandırma yapılmışsa, tenkis sırası gözetilerek ilgili kişiler davalı gösterilir. Kazandırmayı alan kişi vefat etmişse dava onun mirasçılarına yöneltilir.
Mirasçının alacaklıları tenkis davası açabilir mi?
Kanunda öngörülen koşullarla açabilir. Saklı payı zedelenen mirasçı iflas hâlinde iflas dairesinin veya elinde aciz belgesi bulunan alacaklıların ihtarına rağmen dava açmazsa, bu kişiler mirasçıya tanınan süre içinde ve alacakları oranında tenkis davası açabilir.
Vasiyetname ile bırakılan mal tenkis edilebilir mi?
Edilebilir. Tenkiste ilk sırada ölüme bağlı tasarruflar yer aldığı için vasiyetle yapılan kazandırmalar öncelikle indirime tabi tutulur. Saklı pay bu yolla tamamlanıyorsa sağlararası kazandırmalara hiç geçilmez.
Tenkis davasında arabuluculuk şartı var mı?
Dava şartı olarak arabuluculuk kapsamı kanunda dört başlıkla sınırlandırılmıştır ve tenkis davası bu sayımda yer almaz. Buna karşılık terekedeki malların paylaştırılması ve ortaklığın giderilmesi talepleri kapsamda olduğundan, aynı mirasla ilgili farklı talepler farklı usule tabi olabilir.
Tereke hesabına mirasbırakanın borçları da girer mi?
Girer. Tasarruf edilebilir kısım hesaplanırken mirasbırakanın borçları, cenaze giderleri, terekenin mühürlenmesi ve yazımı giderleri ile onun bakmakla yükümlü olduğu kişilerin üç aylık geçim giderleri terekeden indirilir.
Buradaki açıklamalar genel nitelikte bilgilendirmedir; tenkis hesabı her terekede farklı işlediğinden somut bir uyuşmazlığa doğrudan uygulanamaz. Mevzuat ve yargı uygulaması değişebilir. Talep hazırlanmadan önce bir avukatla görüşülmesi önerilir. Hazırlayan: Av. Handan Sayan Özgül.