Hukuk, Vergi Hukuku

Vergi Borcumun Üzerinden 5 Yıl Geçti, Neden Hâlâ İsteniyor?

Vergi Borcumun Üzerinden 5 Yıl Geçti, Neden Hâlâ İsteniyor

Vergi borcunda zamanaşımını kesen haller, beş yıllık süre dolmuş görünse de borcun neden hâlâ istendiğini açıklar: ödeme emri tebliği, haciz, kısmi ödeme veya yapılandırma başvurusu gibi bir işlem süreyi sıfırlar ve hesap o işlemin yılını izleyen 1 Ocak’tan yeniden başlar. Bu nedenle borcun vadesinden bugüne beş yıldan fazla geçmiş olması tek başına bir şey söylemez; asıl soru, son kesen işlemin ne zaman yapıldığı ve gerçekten kesme etkisi doğurup doğurmadığıdır.

Makale İçeriği

İkinci soru yazının ağırlık merkezidir. Kanun kesen işlemleri sınırlı biçimde sayar, ama Danıştay her işlemin bir şartını arar. Boş banka hesaplarına yıllarca gönderilen e-haciz bildirileri, aynı araca her yıl yenilenen haciz, kuruşluk ödemeler ve sicilden silinmiş şirkete yapılan tebligat, kararlarda süreyi kesmeyen işlemler arasında yer aldı. Aşağıda her kesen hâli, tam metnini incelediğimiz Danıştay kararlarıyla ayrı ayrı ele alıyoruz.

Kısaca

  • Kısa cevap: Beş yıllık süre kesintisiz işlemez. Ödeme emri tebliği, haciz, kısmi ödeme, yapılandırma başvurusu, teminat ve mal bildirimi gibi işlemler zamanaşımını keser; süre, işlemin yapıldığı yılı izleyen 1 Ocak’tan yeniden başlar.
  • Ne yapmalı: Vergi dairesinden borcun dökümüyle birlikte, borca ilişkin ödeme emirlerinin tebliğ belgelerini, haciz yazılarını ve tahsilat kayıtlarını isteyin; son kesen işlemin tarihini bulmadan zamanaşımı hesabı yapılamaz.
  • Dikkat: Boş hesaba gönderilen e-haciz bildirisi ile aynı mala yenilenen haciz, Danıştay kararlarında süreyi kesmeyen işlemler arasında yer aldı; kesen işlem, eski süre dolmadan yapılmış olmalıdır.

Vergi Borcunda Zamanaşımını Kesen Haller Nelerdir?

Vergi borcunda zamanaşımını kesen haller 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun‘un 103. maddesinde tek tek sayılmıştır ve liste on bir bentten oluşur. Bu işlemlerden biri, beş yıllık süre dolmadan yapılırsa o güne kadar geçen süre silinir ve hesap yeniden başlar.

Bent Kesen işlem Pratikte ne anlama gelir?
1 Ödeme Borcun tamamını veya bir kısmını ödemeniz
2 Haciz tatbiki Mal, araç, banka hesabı veya alacağınıza haciz uygulanması
3 Cebren tahsil ve takip sonucu yapılan her çeşit tahsilat Haczedilen paranın veya satılan malın bedelinin borca alınması
4 Ödeme emri tebliği Ödeme emrinin size usulüne uygun biçimde tebliğ edilmesi
5 Mal bildirimi Vergi dairesine mal varlığınızı bildirmeniz
6 Bu işlemlerin kefile veya yabancı kişi ve kurumların temsilcilerine uygulanması Kefile ödeme emri tebliği, kefilin ödeme yapması gibi
7 İhtilaflı alacakta yargı merciinin bozma kararı Dava sürecinde verilen bozma kararı
8 Alacağın teminata bağlanması Teminat mektubu, ipotek gibi güvence verilmesi
9 Yargı merciinin icranın tehirine (yürütmenin durdurulmasına) karar vermesi Mahkemenin tahsilatı durdurması
10 İki kamu idaresi arasındaki borçta yazılı başvuru Yalnız idareler arası borçlarda
11 Özel kanuna göre ödemek üzere başvuru veya ödeme planına bağlanma Yapılandırma (af) kanunlarına başvuru

Liste sınırlıdır. Vergi dairesinin size gönderdiği bir hatırlatma yazısı, borç döküm listesinin güncellenmesi, telefonla yapılan arama ya da e-Devlet’te borcun görünmeye devam etmesi bu listede yer almaz ve süreyi kesmez. İdarenin “biz bu borcu takip ediyorduk” demesi yetmez; 103. maddedeki işlemlerden birini, tarihiyle birlikte belgelemesi gerekir.

Sürenin nasıl hesaplandığı, yani beş yılın hangi tarihte başladığı ve zamanaşımına uğrayan borcun kayıtlardan nasıl sildirileceği eski vergi borcunun zamanaşımı ve silinmesi yazımızın konusu. Bu yazıda yalnızca sürenin neden dolmadığı sorusunu, yani kesme ve durma sebeplerini ele alıyoruz.

Kesilen Zamanaşımı Ne Zaman Yeniden Başlar?

Kesilen zamanaşımı, kesen işlemin yapıldığı gün değil, o işlemin rastladığı takvim yılını izleyen yılın 1 Ocak gününden itibaren yeniden işlemeye başlar. 103. maddenin son fıkrası bunu şöyle düzenler: “Kesilmenin rasladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren zamanaşımı yeniden işlemeye başlar.”

Bu kural, hesabı yıl bazında yapmayı sağlar ama her kesintinin sürenizi pratikte beş yıldan da uzatabileceği anlamına gelir. Şubat 2021’de ödeme emri tebliğ edilen bir borçta yeni süre 1 Ocak 2022’de başlar ve başka bir kesen işlem olmazsa 31 Aralık 2026’da dolar.

Borcun vadesi Son kesen işlem Yeni sürenin başladığı gün Başka işlem yoksa sürenin dolduğu gün
Nisan 2017 Yok 1 Ocak 2018 31 Aralık 2022
Nisan 2017 Ödeme emri tebliği, Mart 2020 1 Ocak 2021 31 Aralık 2025
Nisan 2017 Banka hesabına haciz, Ekim 2022 1 Ocak 2023 31 Aralık 2027
Nisan 2017 Yapılandırma başvurusu, Mart 2021 1 Ocak 2022 31 Aralık 2026
Nisan 2017 Haciz, Ekim 2023 (arada başka işlem yok) Kesmez, süre 31 Aralık 2022’de dolmuştu 31 Aralık 2022

Tablonun ikinci, üçüncü ve dördüncü satırı, beş yılı çoktan aşmış bir borcun neden hâlâ istenebildiğini gösterir: arada yapılan bir işlem saati sıfırlamıştır. Son satır ise sınırı gösterir: işlemin eski süre dolmadan yapılmış olması gerekir. Süre bir kez dolduktan sonra yapılan ödeme emri tebliği veya haciz, zamanaşımını canlandırmaz.

Kanun üç durumda başlangıç için ayrı bir tarih öngörür:

  • Bozma kararı: Süre, yeni vade gününün rastladığı yılı izleyen yılın başından işler.
  • Teminat: Süre, teminatın kalktığı tarihin rastladığı yılı izleyen yılın başından işler.
  • İcranın durdurulması: Süre, durdurmanın sona erdiği tarihin rastladığı yılı izleyen yılın başından işler.

Teminat ve yürütmeyi durdurma kararı bu nedenle diğerlerinden farklı çalışır: güvence veya durdurma devam ettiği sürece yeni süre başlamaz.

Ödeme Emri Tebliği Zamanaşımını Keser mi?

Evet, ödeme emrinin usulüne uygun biçimde tebliğ edilmesi zamanaşımını keser; kesen olan ödeme emrinin düzenlenmesi değil, borçluya tebliğ edilmesidir. Vergi dairesinin sisteminde ödeme emri tarihi bulunması yetmez, tebliğin hangi tarihte, hangi adreste ve kime yapıldığı belgelenmelidir.

Danıştay kesme etkisini her ödeme emri için ayrı değerlendirir. 7. Daire, bir gümrük vergisi dosyasında 2009 ve 2014 yıllarında şirkete tebliğ edilen ödeme emirlerini tek tek inceledi ve “her bir ödeme emrine konu kamu alacağı bakımından zaman aşımını kesen nedenlerin bulunduğu” sonucuna vardı (E.2021/4153, K.2023/4021, 23.10.2023). Yani bir kalem için yapılmış tebliğ, ödeme emrinde yer almayan başka bir kalemin süresini kesmez.

Tebliğin muhatabı da sonucu belirler. Ticaret sicilinden silinmiş bir şirket adına sonradan düzenlenen ve tebliğ edilen ödeme emirleri zamanaşımını kesmez:

  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, ödeme emirlerinin “şirket tüzel kişiliğinin sona erdiği tarihten sonra tebliğinin hüküm ve sonuç doğurması mümkün olmadığından” takibin tamamlanmış sayılamayacağına karar verdi (E.2023/1210, K.2025/406, 21.05.2025, oyçokluğu).
  • Danıştay 3. Dairesi, 20.04.2015’te sicilden silinen şirket adına 2018 ve 2019’da yapılan işlemleri hesaba katmadı ve borcun kanuni temsilciye tebliğden önce zamanaşımına uğradığını kabul etti (E.2025/373, K.2025/4897, 27.11.2025).

Tebligatın usulsüz olması, ilanen tebliğ ve adres araştırması konusundaki kararlar eski vergi borcunun zamanaşımı yazımızda; ödeme emrine karşı dava süresi ise ödeme emrine itiraz süresi yazımızda ayrıca anlatılıyor.

Haciz İşlemi Zamanaşımını Keser mi?

Haciz işlemi zamanaşımını keser, ancak kanunun aradığı şey “haciz tatbiki”dir, yani haczin bir mal veya hak üzerinde fiilen uygulanmasıdır. Danıştay 10. Dairesi, idari para cezalarına ilişkin bir dosyada cüzi ödemeleri ve ilgisiz bir yapılandırmayı kesen sebep saymadı, ama taşınmazlara konulduğu ileri sürülen hacizlerin araştırılması için kararı bozdu; gerekçesi, kanunda “haciz tatbikinin de zamanaşımını kesen hallerden biri olarak düzenlendiği” idi (E.2021/2776, K.2021/2647, 26.05.2021).

Gerçek bir mal varlığına konulan haciz bu nedenle tartışmasız keser. Danıştay 3. Dairesi, 2012 yılındaki haciz uygulamasıyla kesilen sürenin 2013 başında yeniden başladığını ve 31.12.2017’de dolduğunu hesapladı; “bu tarihten sonra idarece yapılan işlemlerin tahsil zamanaşımını kesmeyeceği” gerekçesiyle kanuni temsilciye gönderilen ödeme emrini iptal etti (E.2023/5524, K.2024/757, 21.02.2024).

Aynı Mala Her Yıl Yeniden Haciz Konulması Süreyi Uzatır mı?

Uzatmaz. Danıştay 9. Dairesi, şirkete ait bir araca 2012’den sonra 2018, 2019, 2020 ve 2021 yıllarında yeniden haciz uygulandığı dosyada, yalnızca 2012 haczini kesen işlem saydı. Kararın ifadesiyle “2018, 2019, 2020, 2021 yıllarında defaten uygulanan hacizlerin ise zamanaşımını kesmeyeceğinden” süre 2012 haczinden sonra 01.01.2013’te yeniden başladı ve doldu (E.2023/3803, K.2025/5087, 26.11.2025, oybirliği).

Aynı mantık banka hesabındaki para için de uygulandı. Bir vergi mahkemesi, hesaptaki 48,99 TL’ye 2011’de konulan ilk haczi kesen işlem saydı; aynı tutara sonraki yıllarda yeniden haciz uygulanmasının süreyi kesmeyeceğini kabul etti. Danıştay 4. Dairesi bu kararı onadı (E.2021/2988, K.2023/2347, 27.04.2023). Onama gerekçe içermediği için ilke ilk derece mahkemesinin gerekçesidir.

E-Haciz Zamanaşımını Keser mi?

Vergi borcunda zamanaşımını kesen haller içinde e-hacizde sonuç, haciz bildirisinin gönderildiği hesapta para olup olmamasına göre değişir ve bu noktada Danıştay kararları arasında tam bir birlik yoktur. Konu pratikte önemlidir: bazı dosyalarda borcun beş yıldan sonra da istenmesinin tek dayanağı, yıllar içinde bankalara gönderilmiş e-haciz bildirileridir.

Para bulunan hesaba konulan haciz keser. Hesaptaki tutar ne kadar küçük olursa olsun, hacizle birlikte bloke edilip borca alınan para “cebren tahsil” sayılabilir.

Boş hesaba gönderilen haciz bildirisi konusunda iki çizgi var. Aynı dosyanın üç aşaması bu ayrımı açıkça gösteriyor:

  1. Danıştay 4. Dairesi, 2009 ve 2012 yıllarında bankalara gönderilen haciz bildirilerini kesen işlem saydı ve zamanaşımını kabul eden kararı bozdu: “2009 ve 2012 yıllarında bankalara haciz bildirilerinin yollandığı görülmüş olup, bu haliyle tahsil zamanaşımının kesildiği” (E.2018/7047, K.2022/4963, 21.09.2022).
  2. Bölge idare mahkemesi bu bozmaya uymadı. Direnme kararında, şirket hesaplarında para bulunmadığı açıkken aynı hesaplara yeniden haciz bildirisi gönderilmesinin ve 2013, 2014, 2015 yıllarında haciz uygulanmasının “zamanaşımı süresini kesen bir sebep olarak kabul edilmesi 6183 sayılı Kanun’un 103. maddesinin amacına uygun olmayacaktır” dedi.
  3. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu direnme kararını onadı (E.2023/1062, K.2025/296, 09.04.2025, oyçokluğu, kesin). Onama kararı ayrı bir gerekçe yazmadı; iki üye 4. Dairenin bozma gerekçesi doğrultusunda karşı oy kullandı.

Başka bir dosyada Danıştay Tetkik Hâkimi, e-haciz bildirisinin “tek başına zaman aşımını kesen bir sebep olarak değerlendirilemeyeceği, haciz tatbiki olarak kabul edilebilmesi için bakiyede artı değer bulunması gerektiği” görüşünü bildirdi; 4. Daire zamanaşımını kabul eden kararı oyçokluğuyla onadı, karşı oy ise e-haciz bildiriminin haciz tatbiki sayılması gerektiğini savundu (E.2019/4645, K.2022/5619, 13.10.2022). Onama gerekçesiz olduğu için bu cümle Dairenin değil, Tetkik Hâkiminin görüşüdür.

Kuruşluk bloke ise açık bir sorudur. 4. Daire, hesaplarda 0,01 TL ve 3,64 TL’ye konulan blokeyi ve 2010’daki menkul satışını birlikte değerlendirip süreyi kesilmiş saydı (E.2019/3470, K.2022/6458, 10.11.2022). Bölge idare mahkemesi direndi ve bu blokelerin “davacının gerçek anlamda tasarrufta bulunduğu hesaplar üzerine uygulanan haciz işlemleri olarak kabul edilemeyeceğini” söyledi. Kurul bu kez direnme kararını bozdu, ama gerekçesini yalnızca 2010 yılında yapılan tahsilata dayandırdı ve kuruşluk blokeler hakkında görüş bildirmedi (E.2023/1331, K.2025/472, 18.06.2025, oyçokluğu).

Pratik sonuç şudur: vergi dairesi zamanaşımının kesildiğini yalnızca boş hesaplara gönderilmiş e-haciz bildirileriyle savunuyorsa, bu savunmaya karşı Vergi Dava Daireleri Kurulunun onadığı direnme kararı dayanak gösterilebilir; ancak Kurul ayrı gerekçe yazmadığı ve karar oyçokluğuyla verildiği için sonuç her dosyada aynı çıkmayabilir. Hacizle birlikte hesaptan gerçekten para alınmışsa, tutar küçük olsa bile sonuç idare lehine çıkabilir. Bankadan haciz yazısının cevabını ve hesaptan para kesilip kesilmediğini gösteren dökümü istemek bu yüzden önemlidir.

Silinmiş Şirketin Malına Konulan Haciz Keser mi?

Bu konuda da iki yönlü karar var. Danıştay 9. Dairesi, 23.01.2014’te sicilden silinen şirketin araçlarına 2015’te konulan haczi kesen işlem saymadı: “2006, 2007, 2010, 2011 vadeli borçlar için şirketin araçları üzerine 2015 yılında uygulanan hacizle zamanaşımının kesilmediği” (E.2023/3234, K.2025/2449, 22.05.2025, oybirliği). 4. Daire ise silinmeden sonra bulunan malvarlığına haciz konulabileceğini kabul eden ve 11.02.2015 tarihli araç haczinin süreyi kestiğini söyleyen bölge idare mahkemesi kararını oyçokluğuyla onadı (E.2022/3510, K.2023/2293, 25.04.2023). Daha yeni tarihli ve kendi gerekçesini yazan karar 9. Dairenin kararıdır.

Ödeme ve Kısmi Ödeme Zamanaşımını Keser mi?

Ödeme, borcun tamamı için değil, ödemenin yapıldığı kalem için zamanaşımını keser. Kısmi ödeme de bu kapsamdadır; ancak Danıştay’ın kararlarında iki sınır öne çıkıyor.

Birincisi, ödemenin kime ve hangi borca ait olduğudur. Danıştay 9. Dairesi, kimin yaptığı belli olmayan ödemeler geçerli sayılsa bile bu ödemelerin yalnızca ilgili kalemin süresini 2009’da kestiğini, sürenin 31.12.2014’te dolduğunu ve 2015’te ortağa gönderilen ödeme emrinin zamanaşımına uğramış alacağa dayandığını kabul etti (E.2022/55, K.2022/6396, 14.12.2022).

İkincisi, kuruşluk “temsili” ödemelerdir. 10. Daire, “temsili rakamlarla yapılan ve borçlu tarafından ortaya konulmayan ödemelerin” zamanaşımını kesmediğini belirten tespiti esas aldı (E.2021/2776, K.2021/2647, 26.05.2021). Aynı yönde, 0,01 ile 0,05 TL arasındaki ödemelerin borçlu tarafından yapıldığının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu söyleyen ilk derece kararı ile çok düşük tutarlı kayden ödemelere itibar etmeyen bölge idare mahkemesi kararı 9. Daire tarafından onandı (E.2023/5623, K.2024/902, 27.02.2024; E.2019/361, K.2022/2857, 09.06.2022).

Haciz yoluyla satılan maldan elde edilen bedelin borca alınması ise üçüncü bentteki “cebren tahsil” kapsamına girer ve keser. Vergi Dava Daireleri Kurulu, yukarıdaki dosyada 2010 yılında yapılan tahsilat nedeniyle sürenin kesildiğine karar verdi (E.2023/1331, K.2025/472).

Zamanaşımı dolduktan sonra yapılan ödeme ise kesme sorunu değildir: 102. madde gereği rızaen yapılan ödeme kabul edilir ve geri istenemez. İade alacağının eski borca mahsup edilmesi ve ihtirazi kayıtla ödeme konusundaki Danıştay kararlarını eski vergi borcunun zamanaşımı yazımızın ödeme ve yapılandırma bölümünde anlattık.

Vergi Yapılandırması Zamanaşımını Keser mi?

Vergi yapılandırması zamanaşımını keser. 103. maddenin 11. bendi, alacağın özel kanunlara göre ödenmek üzere başvurulmasını veya ödeme planına bağlanmasını kesen hal olarak sayar; yani yapılandırma başvurusu zamanaşımını keser ve bunun için ödeme planının işlemeye başlaması beklenmez, başvurunun kendisi yeterlidir. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu bunu şöyle ifade etti: “Özel kanunlar uyarınca amme alacağının yapılandırılması ile vergi borcu ödeme planına bağlanmakta ve tahsil zamanaşımı kesilmektedir.” (E.2024/520, K.2025/18, 05.02.2025, oyçokluğu).

Aynı karar, yapılandırmanın bozulması hâlinde ne olacağını da söyledi. Taksitler ödenmeyince yapılandırmadan önceki aşamaya dönülür ve kamu alacağı için “yeniden ödeme emri düzenlenmesine gerek bulunmamaktadır”. Yani yarım bırakılan bir yapılandırma hem süreyi keser hem de idareye yeni bir ödeme emri göndermeden hacze geçme imkânı verir. Beş yıllık bir borç için hacze gelinmesinin sebebi de bazen yıllar önce başvurulup yarım bırakılan bir yapılandırmadır.

Yapılandırmanın iki sınırı var:

  • Süre dolmadan yapılmış olmalı. Zamanaşımı başvurudan önce dolmuşsa yapılandırma onu canlandırmaz (Danıştay 9. Dairesi, E.2024/5148, K.2025/4393, 20.10.2025).
  • Aynı alacağa ait olmalı. 10. Daire, vergi borçları için yapılan bir yapılandırma başvurusunun idari ve adli para cezaları ile ilgisi bulunmadığını, bu nedenle o cezalar yönünden zamanaşımını kesmediğini kabul etti (E.2021/2776, K.2021/2647). Yapılandırma dilekçesinde hangi borçların seçildiği bu yüzden ayrıca kontrol edilmelidir.

Teminat, Tecil, Bozma ve Yürütmeyi Durdurma

Teminat, bozma kararı ve icranın tehiri 103. maddede ayrı bentler olarak sayılır ve yeniden başlama tarihleri de ayrıdır.

Teminat: Alacağın teminata bağlanması süreyi keser ve yeni süre teminatın kalktığı tarihin rastladığı yılı izleyen yılın başından işler. Teminat mektubu veya ipotek verilen bir borçta, güvence devam ettiği sürece zamanaşımı fiilen işlemez.

Tecil ve taksitlendirme: 6183 sayılı Kanun’un 48. maddesine göre yapılan tecilde, kanunda belirtilen tutarı aşan borçlar için teminat istenir; teminat verilmişse 8. bent işler. Teminat aranmayan küçük tutarlı tecillerin 11. bentteki “ödeme planına bağlanma” kapsamına girip girmediği ise tartışmalıdır; 11. bent “özel kanunlara göre” ödeme ifadesini kullanır ve incelediğimiz kararlar arasında bu soruyu doğrudan çözen bir Danıştay kararı bulunmuyor. Bir dosyada idare, borçlunun 2008’de 48. madde kapsamında taksitlendirme başvurusu yaptığını ve hiç ödeme yapılmadığı için tecilin 2010’da kaldırıldığını bildirdi; 4. Daire zamanaşımını kabul eden kararı onadı, tecilin zamanaşımına etkisinin incelenmesi gerektiğini ise yalnızca karşı oy savundu (E.2021/104, K.2022/297, oyçokluğu).

Bozma kararı: Uyuşmazlıklı bir alacakta yargı merciinin bozma kararı vermesi süreyi keser. Danıştay 7. Dairesi, vergi ziyaı cezasının bir kısmına ilişkin 05.04.2019 tarihli bozma kararıyla “zamanaşımının kesildiği ve bu tarihi takip eden takvim yılı başından itibaren yeniden başlamış olduğu” sonucuna vardı ve 2022’de düzenlenen ödeme emrini süresinde saydı (E.2023/2302, K.2025/1651, 17.04.2025, oybirliği).

Yürütmeyi durdurma: Vergi mahkemesinin icranın tehirine, yani tahsilatın durdurulmasına karar vermesi de keser. Burada yeni süre, durdurmanın sona erdiği tarihin rastladığı yılı izleyen yılın başından başlar. Davanız sürerken tahsilatı durdurmuşsanız, o dönem zamanaşımı hesabında sizin lehinize işlemez.

Mal Bildirimi Zamanaşımını Keser mi?

Mal bildirimi zamanaşımını keser. 6183 sayılı Kanun’un 59. maddesine göre mal bildirimi, borçlunun borcuna yetecek mal, alacak ve haklarını ya da haczedilebilir malı bulunmadığını tahsil dairesine yazılı veya sözlü olarak bildirmesidir. Bu bildirim ile sonradan yapılan mal edinme ve mal artışı bildirimleri 103. maddenin 5. bendine göre süreyi keser.

Bu bent, borçlunun kendi yaptığı bir işlemle süreyi yeniden başlatmasının tipik örneğidir. Ödeme emrini aldıktan sonra vergi dairesine giderek mal bildiriminde bulunmak, kısmi ödeme yapmak veya yapılandırma dilekçesi vermek, farkında olmadan beş yıllık hesabı sıfırlayabilir. Buna karşılık mal bildiriminden kaçınmak da çözüm değildir: Kanun’un 60. maddesi, ödeme emrine rağmen borcunu ödemeyen ve mal bildiriminde de bulunmayan borçlu için icra mahkemesi kararıyla hapisle tazyik öngörür.

Asıl borçlunun aciz hâlinin tespit edilmesi ise listede yer almaz. Kanun’un 76. maddesi alacaklı dairenin aciz hâlindeki borçlunun mali durumunu “zamanaşımı süresi içinde” takip edeceğini söyler; yani aciz fişi süreyi kesmez, idareye süre içinde takip görevi yükler.

Kanuni Temsilci, Kefil ve Ortaklarda Zamanaşımı Kime İşler?

Şirketin borcu kanuni temsilciden veya ortaktan isteniyorsa önce asıl borçlu şirket nezdinde zamanaşımının dolup dolmadığına bakılır. Şirket hakkındaki süre dolmuşsa, temsilci veya ortak adına sonradan yapılan işlemler borcu canlandırmaz.

  • Danıştay 3. Dairesi, şirkete 2012’de tebliğ edilen ödeme emri ve 2012’deki hacizle kesilen sürenin 31.12.2017’de dolduğunu, ortağa 2020’de gönderilen ödeme emrinin bu nedenle hukuka aykırı olduğunu kabul etti (E.2023/5524, K.2024/757).
  • 4. Daire, şirkete yapılan tebliğler ve şirket hesaplarına gönderilen haciz bildirileriyle kesilen sürenin kanuni temsilci yönünden de hesaba katılması gerektiğine karar verdi (E.2018/7047, K.2022/4963); bu kararın boş hesaplar yönünden akıbetini yukarıda anlattık.

Kefil için kanun açıktır: 103. maddenin 6. bendi, ilk beş bentteki işlemlerden birinin kefile uygulanmasını veya kefil tarafından yapılmasını da kesen hal sayar. Kefile tebliğ edilen ödeme emri veya kefilin yaptığı ödeme, borcun süresini keser.

Şirket ortağı ve müdürün hangi şartlarla sorumlu tutulduğu ayrı bir konudur; bunu şirketin vergi borcundan müdürün sorumluluğu ve kapanan şirketin vergi borcu yazılarımızda ele aldık.

Vergide Zamanaşımını Durduran Haller

Vergide zamanaşımını durduran haller 6183 sayılı Kanun’un 104. maddesinde üç tanedir: borçlunun yabancı memlekette bulunması, hileli iflas etmesi veya terekesinin tasfiyesi nedeniyle hakkında takip yapılamaması. Bu durumlar devam ettiği sürece zamanaşımı işlemez.

Kesme ile durma arasındaki fark sonucu doğrudan değiştirir:

  • Kesmede geçmiş süre silinir, hesap yeni yılın başından sıfırdan başlar.
  • Durmada geçmiş süre korunur. Engel ortadan kalktığı günün bitmesinden itibaren süre kaldığı yerden devam eder.

Maddedeki şart, yalnızca yurt dışında bulunmak değil, bu nedenle takip yapılamamasıdır. Türkiye’de malı, banka hesabı veya tebligat yapılabilecek bir adresi bulunan borçlu hakkında takip mümkün olduğu için yurt dışında yaşamak kendiliğinden süreyi durdurmaz; durmanın şartlarının gerçekleştiğini idare ortaya koymalıdır. İncelediğimiz kararlar arasında yurt dışında bulunma nedeniyle sürenin durduğunu Danıştay’ın kendi gerekçesiyle kabul ettiği bir karar yer almıyor; bu iddia bir dosyada yalnızca Tetkik Hâkiminin düşüncesinde geçti.

Olağan iflas süreyi ne keser ne durdurur. Danıştay 9. Dairesi, şirketin iflası nedeniyle zamanaşımının işlemediğini kabul eden bölge idare mahkemesi kararını bozdu. Gerekçe, kesen sebeplerin kanunda tahdidi olarak sayılması ve 104. maddenin yalnızca hileli iflası düzenlemesiydi: “şirket hakkında iflasın açılmasının tahsil zamanaşımını durduran bir sebep olarak kabulü mümkün olmadığından” (E.2023/5500, K.2025/5107, 27.11.2025, oyçokluğu). Bu karara göre iflasın açılması tek başına süreyi durdurmaz; iflas sürecinde yapılan bir işlemin süreyi kesip kesmediği, 103. maddedeki işlemlerden birine denk gelip gelmediğine göre ayrıca değerlendirilir.

Zamanaşımını Kesen İşlemi Kim İspatlamalı?

Zamanaşımının kesildiğini ispat yükü idarededir. Borçlu yalnızca borcun vadesini ve aradan beş yıldan fazla süre geçtiğini ortaya koyar; idare ise 103. maddedeki işlemlerden birinin süre içinde yapıldığını tarih ve belgeyle göstermek zorundadır.

Danıştay kararlarında bu yük açıkça idareye yükleniyor. 4. Daire, büyükşehir belediyesinin tıbbi atık bertaraf ücreti için düzenlediği ödeme emrinde 01.01.2014 ile 31.12.2018 arasında “zamanaşımını kesen bir işlemin de yapılmadığı dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır” diyerek ödeme emrini iptal etti (E.2023/11522, K.2024/404, 18.01.2024). 3. Daire de sürenin dolduğunu tespit ederken “arada geçen sürede zamanaşımını kesecek bir işlemin de idarece dosyaya sunulmadığı” hususunu esas aldı (E.2023/5524, K.2024/757). Bir başka dosyada idare, şirketin 2011’de borcunu yapılandırdığını ileri sürdü; mahkeme başvuru dilekçesini istediğinde ise belgelerin “zamanaşımı nedeniyle imha edildiğinin bu nedenle sunulamadığının” bildirildi. İlk derece mahkemesi iddia ispatlanamadığı için süreyi kesilmiş saymadı ve bu karar 9. Daire tarafından onandı (E.2023/5623, K.2024/902).

Davada bu nedenle yalnızca “zamanaşımı doldu” demek yetmez. Mahkemeden, idarenin dayandığı kesen işlemlerin belgelerini, yani tebliğ alındılarını, haciz yazılarının banka cevaplarını, tahsilat makbuzlarını ve yapılandırma dilekçesini dosyaya getirmesini istemek gerekir.

Tebligat ayrıca önem taşır. Kayıtlarda “tebliğ edildi” yazan bir ödeme emri, tebliğ usulüne uygun yapılmamışsa süreyi kesmez. Adres araştırması yapılmadan ilanen tebliğ veya şirket yerine yetkilinin evinde başkasına tebliğ gibi durumlar, Danıştay kararlarında zamanaşımı sonucunu değiştirdi; bu kararları eski vergi borcunun zamanaşımı yazımızın usulsüz tebligat bölümünde anlattık.

SGK Prim Borcu, MTV ve Emlak Vergisinde Kesen Haller

Vergi borcunda zamanaşımını kesen haller listesi yalnız gelir vergisi veya KDV için değil, 6183 sayılı Kanun’a göre takip edilen bütün kamu alacakları için geçerlidir. Motorlu taşıtlar vergisi vergi dairesince, emlak vergisi belediyece bu Kanun’a göre takip edilir; 103. maddedeki işlemler bu borçlarda da süreyi keser.

SGK prim borcunda süre farklıdır. 5510 sayılı Kanun‘un 93. maddesine göre Kurumun prim ve diğer alacakları, ödeme süresinin dolduğu tarihi izleyen takvim yılı başından itibaren on yıllık zamanaşımına tabidir. Takip 6183 sayılı Kanun’a göre yapıldığı için kesen işlemler aynı listeden okunur, ama beş yıl yerine on yıl üzerinden hesap yapılır.

Trafik cezası gibi idari para cezalarında ise 102. madde, para cezalarına ilişkin özel kanunlardaki zamanaşımı hükümlerini saklı tutar; bu cezalarda önce Kabahatler Kanunu’ndaki süreye bakılır.

Tarh Zamanaşımında da Kesen Hal Var mı?

Tarh zamanaşımında 6183’teki gibi bir kesme listesi yoktur. Vergi Usul Kanunu‘nun 114. maddesi, verginin tarh edilip mükellefe tebliğ edilebileceği beş yıllık süreyi düzenler ve süreyi yalnızca takdir komisyonuna sevk ile, en fazla bir yıl durdurur. Vergi incelemesine başlanması bu süreyi durdurmaz. Vergi dairesinin kaç yıl geriye gidebileceği sorusunu tarh zamanaşımı yazımızda ayrıca ele aldık; bu yazının konusu, tahakkuk etmiş borcun tahsil süresidir.

Danıştay Kararlarında Kesen ve Kesmeyen İşlemler

Aşağıdaki tablo, vergi borcunda zamanaşımını kesen haller konusunda yazıda andığımız kararları işlem türüne göre bir arada gösterir. “Onama” yazan satırlarda Danıştay ayrı gerekçe yazmamış, alt mahkemenin kararını onamıştır.

İşlem Sonuç Karar
Her ödeme emrinin kendi kalemleri için tebliği Keser 7. D. E.2021/4153 K.2023/4021
Sicilden silinmiş şirkete sonradan ödeme emri tebliği Kesmez VDDK E.2023/1210 K.2025/406 · 3. D. E.2025/373 K.2025/4897
Mala fiilen uygulanan haciz (2012) Keser 3. D. E.2023/5524 K.2024/757
Aynı araca her yıl yenilenen haciz Kesmez 9. D. E.2023/3803 K.2025/5087
Aynı mevduata tekrar haciz Kesmez (onama) 4. D. E.2021/2988 K.2023/2347
Bankalara gönderilen haciz bildirileri Keser 4. D. E.2018/7047 K.2022/4963
Aynı dosyada boş hesaplara tekrar haciz bildirisi Kesmez (direnme onandı) VDDK E.2023/1062 K.2025/296
Kuruşluk bloke + 2010 satış tahsilatı Tahsilat keser; bloke açık 4. D. E.2019/3470 K.2022/6458 · VDDK E.2023/1331 K.2025/472
Silinmiş şirketin aracına haciz Kesmez / keser (onama) 9. D. E.2023/3234 K.2025/2449 · 4. D. E.2022/3510 K.2023/2293
Temsili kuruşluk ödemeler Kesmez 10. D. E.2021/2776 K.2021/2647
Yapılandırma başvurusu ve ödeme planı Keser VDDK E.2024/520 K.2025/18
Dolmuş süreden sonra yapılandırma Canlandırmaz 9. D. E.2024/5148 K.2025/4393
Başka borç türü için yapılandırma O alacağı kesmez 10. D. E.2021/2776 K.2021/2647
Bozma kararı Keser 7. D. E.2023/2302 K.2025/1651
Olağan iflas Ne keser ne durdurur 9. D. E.2023/5500 K.2025/5107
İdarenin kesen işlemi belgeleyememesi Zamanaşımı kabul 4. D. E.2023/11522 K.2024/404

Borç Dökümünde Hangi Tarihlere Bakmalısınız?

Zamanaşımı hesabı her borç kalemi için ayrı yapılır ve dört tarihe dayanır. Bu tarihleri vergi dairesinden yazılı olarak isteyebilir, e-Devlet’teki borç dökümüyle karşılaştırabilirsiniz.

  1. Vade tarihi: Her kalemin son ödeme günü. Süre, vadenin rastladığı yılı izleyen 1 Ocak’ta başlar.
  2. Ödeme emrinin tebliğ tarihi: Ödeme emrinin tarihi değil, tebliğ alındısındaki tarih ve imza. İlanen tebliğ yapıldıysa ilan tarihi ve öncesindeki adres araştırması.
  3. Haciz ve tahsilat tarihleri: Hangi mala, hangi tarihte haciz konulduğu; banka haczinde hesapta para bulunup bulunmadığı ve borca para alınıp alınmadığı.
  4. Başvuru tarihleri: Yapılandırma, tecil, teminat veya mal bildirimi gibi sizin yaptığınız işlemler.

Her kalem için son kesen işlemi bulduktan sonra, o işlemin yılını izleyen 1 Ocak’a beş yıl ekleyin. Sonuç bugünden önceyse ve arada başka bir kesen işlem yoksa, o kalem zamanaşımına uğramış olabilir. Zamanaşımına uğradığını düşündüğünüz borç için başvuru ve dava yolu, ödeme emri veya haciz geldiyse izlenecek süreler eski vergi borcunun zamanaşımı ve silinmesi yazımızda adım adım anlatılıyor. Hesaplama ve dava sürecinde destek için vergi hukuku sayfamızı inceleyebilir, dosyanızı değerlendirmek için iletişim bilgilerimizi kullanabilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Vergi borcunda zamanaşımını kesen haller nelerdir, kaç tanedir?

6183 sayılı Kanun’un 103. maddesi on bir hâl sayar: ödeme, haciz tatbiki, cebren tahsilat, ödeme emri tebliği, mal bildirimi, bu işlemlerin kefile uygulanması, bozma kararı, teminat, icranın tehiri, idareler arası yazılı başvuru ve yapılandırma başvurusu veya ödeme planı. Liste sınırlıdır.

E-haciz zamanaşımını keser mi?

Hesapta para varsa ve haciz fiilen uygulanmışsa keser. Boş hesaplara tekrar tekrar gönderilen haciz bildirilerini kesen işlem saymayan bir direnme kararı, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu tarafından 2025’te onandı; 4. Daire ise daha önce haciz bildirilerini kesen işlem saymıştı.

Haciz işlemi zamanaşımını keser mi, durdurur mu?

Haciz zamanaşımını durdurmaz, keser. Kesildiğinde geçmiş süre silinir ve hesap haczin yapıldığı yılı izleyen 1 Ocak’tan yeniden başlar. Danıştay 9. Dairesinin 2025 tarihli bir kararında, aynı araca sonraki yıllarda yeniden konulan hacizler süreyi bir daha kesmiş sayılmadı.

İhtiyati haciz zamanaşımını keser mi?

Kanun “haciz tatbiki” ifadesini kullanır ve haciz türleri arasında ayrım yapmaz; ihtiyati haczin bir mal üzerinde fiilen uygulanması bu kapsamda değerlendirilir. İncelediğimiz kararlar arasında bu soruyu doğrudan çözen bir Danıştay kararı bulunmadığı için sonuç dosyanın belgelerine göre değerlendirilmelidir.

Ödeme emri tebliği zamanaşımını keser mi?

Usulüne uygun tebliğ edilmişse keser. Kesme etkisi yalnızca o ödeme emrindeki kalemler için doğar. Sicilden silinmiş şirkete veya usulsüz biçimde yapılan tebliğ süreyi kesmez.

Kısmi ödeme zamanaşımını keser mi?

Keser, ama yalnızca ödemenin yapıldığı kalem için. Danıştay kararlarında, borçlu tarafından yapıldığı gösterilemeyen kuruşluk “temsili” ödemeler süreyi kesen ödeme sayılmadı.

Yapılandırma başvurusu zamanaşımını keser mi?

Keser; özel kanuna göre ödemek için başvurmak yeterlidir. Taksitler ödenmeyip yapılandırma bozulursa idare yeni ödeme emri göndermeden takibe devam edebilir. Ancak zamanaşımı başvurudan önce dolmuşsa yapılandırma borcu canlandırmaz.

Vergi dairesi zamanaşımının kesildiğini ispatlamak zorunda mı?

Evet. Borçlu vade ve sürenin geçtiğini gösterir; idare 103. maddedeki işlemlerden birini tarih ve belgeyle ortaya koymak zorundadır. Belgeyi sunamayan idarenin ödeme emirleri Danıştay kararlarında iptal edildi.

Yurt dışında yaşamak vergi borcunun zamanaşımını durdurur mu?

104. madde, borçlunun yurt dışında bulunması nedeniyle hakkında takip yapılamıyorsa sürenin işlemeyeceğini söyler. Türkiye’de malı veya tebligat adresi olan borçlu hakkında takip mümkün olduğundan, yurt dışında yaşamak tek başına yetmez.

İflas eden şirketin vergi borcunda zamanaşımı işler mi?

İşler. Danıştay 9. Dairesi 2025 tarihli kararında olağan iflasın zamanaşımını ne kestiğini ne de durdurduğunu, kanunun yalnızca hileli iflası durma sebebi saydığını belirtti.

SGK prim borcunda zamanaşımını kesen haller aynı mı?

Kesen işlemler aynıdır, çünkü SGK alacakları da 6183 sayılı Kanun’a göre takip edilir. Fark sürededir: 5510 sayılı Kanun’un 93. maddesine göre prim alacakları on yıllık zamanaşımına tabidir.

5 yılı geçmiş vergi borcu kendiliğinden silinir mi?

Süre gerçekten dolmuşsa vergi borcu zamanaşımına uğrar, ama kayıtlardan kendiliğinden düşmeyebilir. Silinmesi için başvuru ve dava yolunu eski vergi borcu zamanaşımı yazımızda anlattık.


Bu yazıyı okurken aklınızda bulunsun:

  • Yazı, Ekim 2026 itibarıyla yürürlükteki 6183 sayılı Kanun, Vergi Usul Kanunu ve 5510 sayılı Kanun hükümlerine ve tam metnini incelediğimiz Danıştay kararlarına dayanır.
  • Anılan kararların sonucu kendi dosyalarının belgelerine bağlıdır; aynı tarihlerin sizin dosyanızda da aynı sonucu vereceği anlamına gelmez.
  • Zamanaşımı hesabı, borcun her bir kalemi için ayrı yapılır; tek bir kalemde kesen işlem bulunması, diğer kalemlerin de kesildiğini göstermez.
  • Buradaki bilgiler genel bilgilendirme niteliğindedir; borç dökümünüz ve tebliğ belgeleriniz incelenmeden borcunuzun zamanaşımına uğrayıp uğramadığı hakkında kesin bir sonuca varılamaz, işlem yapmadan önce bir avukata danışmanız yerinde olur.