Anne Baba Çocuğun Verdiği Zarardan Nasıl Kurtulur?
Ev başkanının sorumluluğu, birlikte yaşanan küçük çocuğun başkasına verdiği zarardan anne ve babayı da sorumlu tutan kuraldır ve Türk Medeni Kanunu‘nun 369. maddesinde düzenlenir. Anne baba bu sorumluluktan iki yoldan biriyle kurtulur: çocuğu alışılmış şekilde, durumun gerektirdiği dikkatle gözetim altında tuttuğunu ya da bu özeni gösterseydi bile zararın önlenemeyeceğini ispat ederek.
Konu 2025’in sonunda yeniden gündeme geldi. Bir aile mahkemesi, trafik kazasından doğan bir tazminat davasında, kendi eyleminden zaten sorumlu olan ve iyiyi kötüden ayırabilen bir çocuk için ayrıca anne babanın sorumlu tutulmasının Anayasa’ya aykırı olduğunu ileri sürdü. Anayasa Mahkemesi 8 Ekim 2025’te bu itirazı oybirliğiyle reddetti; kural bugün aynı metinle yürürlüktedir.
Neyi bilmek gerekir?
- Anne baba, birlikte yaşadıkları ergin olmayan çocuğun verdiği zarardan, kendi kusurları ispat edilmeden sorumlu tutulur; ispat yükü onlardadır (TMK m.369/1).
- Kurtuluşun iki yolu vardır: gözetimin durumun gerektirdiği dikkatle yapıldığını ya da özen gösterilse de zararın önlenemeyeceğini ispat etmek.
- Çocuk ayırt etme gücüne sahipse kendisi de sorumludur (TMK m.16/2); zarar gören çocuğa ve anne babaya birlikte ya da ayrı ayrı dava açabilir.
- Anayasa Mahkemesi bu sistemi 8.10.2025 tarihli, E.2025/139, K.2025/205 sayılı kararıyla Anayasa’ya uygun buldu.
- Dava TMK 369’a dayanıyorsa aile mahkemesinde görülür; zamanaşımı Borçlar Kanunu’nun haksız fiil süresine göre hesaplanır.
Ev Başkanının Sorumluluğu Nedir, Anne Baba Neden Sorumlu Tutulur?
Ev başkanının sorumluluğu, başkasının eyleminden doğan bir sorumluluktur. Zararı veren çocuktur, ancak kanun zarar görenin karşısına ikinci bir sorumlu daha çıkarır: çocuğun birlikte yaşadığı ve onu gözetmekle yükümlü olan ev başkanını. Madde metni şöyledir: “Ev başkanı, ev halkından olan küçüğün, kısıtlının, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunan kişinin verdiği zarardan, alışılmış şekilde durum ve koşulların gerektirdiği dikkatle onu gözetim altında bulundurduğunu veya bu dikkat ve özeni gösterseydi dahi zararın meydana gelmesini engelleyemeyeceğini ispat etmedikçe sorumludur.”
Bu cümlenin iki yarısı vardır. İlk yarısı kuralı koyar: çocuk zarar verdiyse anne baba sorumludur. İkinci yarısı çıkış kapısını gösterir: anne baba belirli iki olgudan birini ispat ederse sorumluluk kalkar. Zarar gören anne babanın ihmalini ispat etmek zorunda değildir; ihmalin bulunmadığını ispat etmek anne babaya düşer.
Kanunun bu yükü neden anne babaya bıraktığını Yargıtay 3. Hukuk Dairesi bir kararında açıkça anlatmıştır. Ayırt etme gücü olan çocuk verdiği zarardan bizzat sorumludur, ancak birçok durumda çocuğun ödeme yapabileceği bir mal varlığı yoktur; ayırt etme gücü bulunmayan çocuktan ise ancak hakkaniyet ölçüsünde tazminat istenebilir. Daire, bu fiilî ve hukukî imkânsızlıklar karşısında zarar görenleri korumak için zarar verenin yanında başka birinin de sorumlu tutulması gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 3. HD, E.2016/19836, K.2016/13529, 28.11.2016). Anayasa Mahkemesi de aynı gerekçeye dayanarak, küçüklerin kendi mal varlıkları bulunmadığında zarar görenin zararını tazmin ettiremeyeceğine dikkat çekmiştir.
Sorumluluk iki yönden sınırlıdır. Birincisi kişi yönünden: ev başkanı yalnız maddede sayılan kişilerin, yani ev halkından olan küçüğün, kısıtlının, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunan kişinin verdiği zarardan sorumludur. İkincisi eylem yönünden: Anayasa Mahkemesi, sorumluluğun kapsamının haksız fiillerle sınırlı olduğunu ve üçüncü kişilere verilen maddi ve manevi zararları kapsadığını belirtmiştir.
Ev Başkanının Sorumluluğu Hangi Kanunda Düzenlenir, TMK mi TBK mi?
Ev başkanının sorumluluğu Türk Medeni Kanunu’nda (TMK) düzenlenir, Türk Borçlar Kanunu’nda (TBK) değil. Dayanak TMK’nın aile hukukunu düzenleyen İkinci Kitabındaki 369. maddedir. Bazı kaynaklarda bu hükmün “TBK 369” olarak anıldığı görülüyor; bu bir numara karışıklığıdır. Borçlar Kanunu’nun 369. maddesi bu konuyla ilgili değildir.
Borçlar Kanunu ise davanın geri kalanında devreye girer. Zararın ve tazminatın belirlenmesi, manevi tazminat, birden çok sorumlunun durumu ve zamanaşımı gibi konular TBK’nın haksız fiil hükümlerine göre çözülür. Kısacası sorumlunun kim olduğunu ve nasıl kurtulacağını TMK, neyin ve ne kadar ödeneceğini TBK söyler. Kanunun aile hukuku içinde yer alması görevli mahkemeyi de belirler; bu konuya aşağıda ayrı bir başlıkta değindik.
Ev Başkanı Kimdir, Her Anne Baba Ev Başkanı Sayılır mı?
Ev başkanı, birlikte yaşayan bir topluluğun evi yönetme yetkisine sahip kişisidir. Kanun bunu şöyle tanımlar: aile hâlinde yaşayan birden çok kimsenin oluşturduğu topluluğun kanuna, sözleşmeye veya örfe göre belirlenen bir ev başkanı varsa evi yönetme yetkisi ona aittir (TMK m.367/1). Bu yetki kan veya kayın hısımlığı, işçilik, çıraklık veya benzeri sebeplerle ya da koruma ve gözetme ilişkisi içinde ev halkı olarak bir arada yaşayanların hepsini kapsar (TMK m.367/2).
Anne baba ile birlikte yaşayan çocuk bakımından ev başkanlığının dayanağı kanundur. Anayasa Mahkemesi bu temeli üç hükme bağlamıştır: ergin olmayan çocuk anne ve babanın velayeti altındadır (TMK m.335), evlilik devam ettiği sürece velayeti birlikte kullanırlar (TMK m.336) ve eşler evlilik birliğini beraberce yönetirler (TMK m.186/2). Bu nedenle evli ve çocuğuyla birlikte yaşayan anne ile baba birlikte ev başkanıdır. Anayasa Mahkemesi, birden fazla ev başkanının bulunduğu hâllerde ev başkanlarının gözetimleri altındaki kişilerin verdiği zararlardan müteselsil olarak sorumlu olacaklarını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve 3. Hukuk Dairesi kararlarına atıfla belirtmiştir. Müteselsil sorumlulukta zarar gören tazminatın tamamını anne ve babadan herhangi birinden isteyebilir (TBK m.163/1); tazminatı kendi payından fazla ödeyen, fazlası için diğerine başvurur (TBK m.62/2).
Ev başkanlığının özü birlikte yaşamak ve yönetim yetkisidir; akrabalık tek başına yetmez. Anayasa Mahkemesi, kişinin farklı zamanlarda iki ayrı ev başkanının yönetimine girebileceğini ve sorumluluğun da birinden diğerine geçebileceğini vurgulamıştır. Çocuğu yanında yaşamayan ve velayeti kendisinde bulunmayan ebeveynin durumu ayrı bir değerlendirme gerektirir; böyle bir dosyada olay tarihinde çocuğun kiminle yaşadığı ve gözetimin fiilen kimde olduğu belirleyicidir.
Aynı Apartmanda Ayrı Dairede Yaşamak Ev Başkanlığı Doğurur mu?
Doğurmaz; birlikte yaşanmadıkça ev başkanlığı kurulmaz. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 05.05.2025 tarihli, E.2025/1258, K.2025/2597 sayılı kararında bu sınırı açık biçimde çizmiştir. Olayda kısıtlı bir kişi bir başkasını bıçakla yaralamış, yaralanan kişi böbreklerinden birini kaybetmiştir. Zarar gören, kısıtlının vasisine ve oğullarına ev başkanı sıfatıyla dava açmıştır. İlk derece mahkemesi oğulları sorumlu tutmuş, bölge adliye mahkemesi bu kararı onamıştır.
Yargıtay kararı bozmuştur. Gerekçeye göre oğullar ile baba aile apartmanında farklı dairelerde yaşamaktadır, aile hâlinde ortak bir yaşamın sürdüğü ispat edilememiştir ve oğullar ile baba arasında bir otorite de bulunmamaktadır. Bu nedenle oğulların ev başkanı sıfatına sahip olmadığı kabul edilmiştir. Karar, ev başkanına dava açılmadan önce iki sorunun cevaplanması gerektiğini gösteriyor: davalı ile zarar veren aynı evde yaşıyor muydu ve davalının o evde yönetim yetkisi var mıydı?
Ev Başkanının Kusursuz Sorumluluğu ve Kusur Karinesi Tartışması
Ev başkanının sorumluluğunda anne babanın kusuru aranmaz; bu sorumluluk kusursuz sorumluluktur, ancak kurtuluş kanıtı tanıyan bir kusursuz sorumluluktur. Anayasa Mahkemesi bu nitelendirmeyi doktrin ve yargı kararlarına dayanarak şöyle yapmıştır: sorumluluk, “dikkat ve özen yükümlülüğüne dayanan kusursuz sorumluluk”tur. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi de 2016 ve 2025 tarihli kararlarında aynı cümleyi kullanmıştır: “Türk Hukuk sisteminde, ev başkanının sorumluluğu kusura dayanmaz.”
Bu nitelendirme ilk bakışta kafa karıştırabilir. Kusur aranmıyorsa anne baba özen gösterdiğini ispat ederek nasıl kurtulabilir? Cevap, ölçünün kişisel değil nesnel olmasındadır. Mahkeme anne babanın kınanabilir bir davranışta bulunup bulunmadığını sormaz; bu olayın şartları içinde makul bir ev başkanının alması gereken önlemlerin alınıp alınmadığını sorar. Anayasa Mahkemesi bu yapıyı, sorumluluğun “karine olarak kabul edilmekle birlikte” kurtuluş kanıtıyla aşılabileceği biçiminde açıklamıştır.
Bazı yazılarda bu sorumluluğun “kusursuz sorumluluk değil, kusur karinesi” olduğu ileri sürülüyor. Bu bir doktrin tartışmasıdır ve dava pratiğinde sonucu değiştirmez: hangi adla anılırsa anılsın, zarar gören anne babanın kusurunu ispat etmek zorunda değildir ve ispat yükü ev başkanındadır. Yargıtay ile Anayasa Mahkemesi’nin kullandığı terim kusursuz sorumluluktur.
Kusursuz sorumluluk olması, zarar görenin hiçbir şey ispat etmeyeceği anlamına da gelmez. Zarar gören şu unsurları ortaya koymak zorundadır: bir zararın varlığı, bu zararın davalı ile aynı evde yaşayan küçük veya maddede sayılan diğer kişiler tarafından verildiği, zarar veren ile davalı arasında ev başkanlığı ilişkisinin bulunduğu ve zararın miktarı. Zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak hakkaniyete uygun bir miktar belirler (TBK m.50/2).
Çocuk Ne Yaptığını Bilecek Yaştaysa da Anne Baba Sorumludur: Anayasa Mahkemesi’nin 2025 Kararı
Çocuk iyiyi kötüden ayırabilecek yaşta olsa da anne baba sorumludur ve Anayasa Mahkemesi bu soruyu 2025’te doğrudan cevaplamıştır. Kırşehir 2. Aile Mahkemesi, trafik kazasından doğan bir tazminat davasında TMK 369’daki “küçüğün” ibaresinin, ayırt etme gücüne sahip küçükler yönünden iptalini istedi. Mahkemenin gerekçesi şuydu: ayırt etme gücüne sahip küçük zaten kendi haksız fiilinden sorumludur; anne babanın da aynı zarardan sorumlu tutulması normlar arasında çelişki yaratır, aileleri çocuklarının ev dışındaki hayatına sürekli müdahale etmeye iter ve kusuru olmayan anne babanın mülkiyet hakkını ölçüsüz biçimde sınırlar.
Anayasa Mahkemesi 8.10.2025 tarihli, E.2025/139, K.2025/205 sayılı kararıyla itirazı oybirliğiyle reddetti. Karar 31.12.2025 tarihli ve 33124 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı. Kararın gerekçesinden dava açacak ya da davalı olacak kişiler için şu sonuçlar çıkıyor:
- Ayırt etme gücüne sahip küçük, TMK 16. maddesi uyarınca haksız fiilinden sorumludur ve ev başkanının sorumlu olması küçüğün sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
- Küçüğün ve ev başkanının sorumlulukları birbirinden farklı hukuki nedenlere dayanır; zarar gören ikisine birlikte veya ayrı ayrı dava açabilir ve ikisi de aynı zarardan kendi mal varlıklarıyla sorumludur (Mahkeme bu noktada Yargıtay 3. HD, E.2023/5776, K.2024/3527 kararına atıf yapmıştır).
- Ev başkanının sorumluluğu, anne babanın çocuğu topluma hazırlamak için dikkatle eğitme ve yetiştirme yükümlülüğüne (TMK m.339, m.340) dayanır; bu yükümlülük yerine getirilmediği için üçüncü kişi zarar görmüşse anne babanın sorumlu tutulması hakkaniyete aykırı değildir.
- Ev başkanı kurtuluş kanıtını getirirse zarar gören doğrudan küçüğün sorumluluğuna başvurabilir; bu nedenle kural ev başkanı aleyhine aşırı bir külfet doğurmaz.
Kararın uygulamadaki karşılığı şudur: on beş, on altı veya on yedi yaşındaki bir çocuğun “artık ne yaptığını bilecek yaşta” olması anne babayı kendiliğinden kurtarmaz. Yaş, kurtuluş kanıtının değerlendirilmesinde önem taşır, çünkü büyük bir çocuktan beklenen gözetim küçük bir çocuktakiyle aynı değildir; ama sorumluluğun varlığını ortadan kaldırmaz.
Ayırt etme gücü bulunmayan çocukta ise tablo farklıdır. Böyle bir çocuğun fiilleri kanunda gösterilen ayrık durumlar dışında hukuki sonuç doğurmaz (TMK m.15); çocuktan ancak hakkaniyet gerektiriyorsa ve hâkimin takdir edeceği ölçüde tazminat istenebilir (TBK m.65). Ev başkanının sorumluluğu bu çocuk için de geçerlidir. Bu ayrımın zarar gören açısından sonuçlarını ayrı bir yazının konusu olarak bırakıyoruz.
Anne Baba Çocuğun Verdiği Zarardan Nasıl Kurtulur?
Anne baba, kanunun saydığı iki kurtuluş kanıtından birini ispat ederek kurtulur. İkisi birbirinin alternatifidir; birinin ispatı yeter. Bunların dışında üçüncü bir yol, ev başkanlığı ilişkisinin olay tarihinde bulunmadığını göstermektir. Bu sonuncusu teknik olarak kurtuluş kanıtı değildir, sorumluluğun hiç doğmadığını gösterir; ancak dava pratiğinde aynı amaca hizmet eder.
Ev Başkanının Sorumluluğu Kurtuluş Kanıtı Nasıl Getirilir?
Birinci kanıt, çocuğun “alışılmış şekilde durum ve koşulların gerektirdiği dikkatle” gözetim altında bulundurulduğudur. Burada üç ölçüt birlikte işler. “Alışılmış şekilde” ifadesi, benzer yaştaki bir çocuğun benzer şartlarda nasıl gözetildiğine bakılacağını gösterir; anne babadan çocuğu her an yanında tutması beklenmez. “Durum ve koşulların gerektirdiği” ifadesi ise ölçünün olaydan olaya değiştiğini söyler: çocuğun yaşı, karakteri, daha önceki davranışları ve zarara yol açan şeyin ne kadar tehlikeli olduğu birlikte değerlendirilir. Anayasa Mahkemesi de bu dikkat ölçütünün her olayın özelliğine göre değerlendirileceğini belirtmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi alınması gereken önlemleri örnekleriyle saymıştır: duruma göre çocuğu eğitmek, öğüt ve talimat vermek, uyarmak, ihtar etmek ve yasaklamak; bunların izlenmesi ve kontrol edilmesi; tehlikeye dikkat çekmek, bilgi vermek ve aydınlatmak; gerekiyorsa tehlikeli şeyleri ortadan kaldırmak veya muhafaza altına almak. Kurtuluş kanıtında anne baba, olayın gerektirdiği önlemin hangisi olduğunu ve bu önlemi aldığını somut delillerle göstermek zorundadır.
İkinci kanıt, gerekli dikkat ve özen gösterilseydi bile zararın meydana gelmesinin engellenemeyeceğidir. Bu, gözetimde bir eksiklik olsa bile zararın o eksiklikten kaynaklanmadığını ileri sürmektir. Örneğin zararın, en dikkatli gözetimde bile önlenemeyecek kadar ani gelişen bir olaydan doğduğu ispat edilebiliyorsa bu kanıt gündeme gelir. Bu kanıtı getirmek birincisinden daha zordur, çünkü mahkeme alınabilecek önlemlerin zararı engelleyip engellemeyeceğini varsayımsal olarak değerlendirir.
Gözetim İlişkisi Kesilmişse Sorumluluk Sona Erer
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 28.11.2016 tarihli, E.2016/19836, K.2016/13529 sayılı kararı, ev başkanlığı ilişkisinin olay tarihinde kesilmiş olmasının sonucunu gösteren bir örnektir. Bir çocuk restorasyonu süren tarihi bir binanın yanmasına sebep olmuş, kurum zararın tahsili için anne ve babaya TMK 369’a dayanarak dava açmıştı. Aile mahkemesi zararın bir kısmından velayet sahibi babayı sorumlu tuttu.
Yargıtay kararı bozdu. Dosyadaki resmî yazıya göre çocuk, yangından dört gün önce evine gitmek istemediği için polis tarafından bir kuruma getirilmiş, iki gün sonra kurumu izinsiz terk etmiş ve yangından iki gün sonra bulunana kadar kayıp olarak aranmıştı. Daire bu olgular karşısında, olay tarihinde çocuk ile baba arasındaki bağımlılık ilişkisinin kesildiğini ve babanın ev başkanı sorumluluğunun sona erdiğinin kabul edilmesi gerektiğini belirtti. Karar, kurtuluşun yalnız gözetimin kalitesiyle değil, olay anında gözetimin kimde olduğuyla da ilgili olduğunu gösteriyor.
Tek Başına Kurtarmayan Savunmalar
Kanunun ölçütü olayın şartlarıdır; genel nitelikteki savunmalar tek başına yeterli olmaz. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi’nin 09.07.2020 tarihli, E.2020/551, K.2020/783 sayılı kararında, bir çocuğun başkasına hakaret edip onu darp etmesi üzerine anne babaya açılan manevi tazminat davasında, kurtuluşun ancak madde metnindeki iki olgudan birinin ispatıyla mümkün olduğu hatırlatılmış ve “Somut olayda sorumluluğu ortadan kaldıracak bir hal gerçekleşmemiştir” denilmiştir. Kararda davacı tarafın, çocuğun daha önce başka bir suçtan da ceza almış olmasını gözetim eksikliğinin göstergesi olarak ileri sürdüğü görülüyor. Çocuğun geçmişte benzer davranışlarının bulunması, beklenen gözetimin düzeyini yükselten bir olgudur.
Aynı mantıkla şu savunmalar tek başına sonuca götürmez: çocuğun söz dinlemediğini söylemek, olay sırasında işte veya evin dışında bulunmak, çocuğun ayırt etme gücüne sahip olduğunu ileri sürmek ya da çocuk hakkında ceza davasında beraat kararı verilmiş olması. Sonuncusu bakımından kanun açıktır: hukuk hâkimi, zarar verenin kusurunun ve ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığına karar verirken ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle ve ceza hâkiminin verdiği beraat kararıyla bağlı değildir (TBK m.74). Çocuğun yaşı nedeniyle ceza sorumluluğunun bulunmaması da tazminat sorumluluğunu ortadan kaldırmaz; bu ayrımı 10, 11 veya 12 yaşındaki çocuğun suç işlemesi yazımızda ceza tarafıyla birlikte anlattık.
Bu savunmalar dosyada yine de bir işe yarar. Çocuğun yaşı, olgunluğu ve geçmiş davranışları, gözetimin hangi düzeyde yapılması gerektiğini belirleyen olgulardır. Savunma, bu olgular üzerinden “bu çocuk ve bu olay için alınması gereken önlem buydu ve alındı” çizgisinde kurulduğunda kurtuluş kanıtının içeriğini oluşturur.
Çocuk 18 Yaşını Doldurunca Ev Başkanının Sorumluluğu Biter mi?
Biter; ama yalnız erginlikten sonra verilen zararlar için ve bir istisnayla. Maddedeki “küçük” kavramı ergin olmayan kişiyi ifade eder. Erginlik on sekiz yaşın doldurulmasıyla başlar, evlenme de kişiyi ergin kılar (TMK m.11). On beş yaşını dolduran küçük, kendi isteği ve velisinin rızasıyla mahkemece ergin kılınabilir (TMK m.12). Bu üç durumdan biri gerçekleştikten sonra verilen zarar için anne baba, küçüğün verdiği zarar sebebiyle ev başkanı sıfatıyla sorumlu tutulamaz.
Belirleyici olan zararın verildiği tarihtir. Çocuk on yedi yaşındayken zarar verdiyse, dava açıldığında on sekiz yaşını doldurmuş olması anne babanın olay tarihindeki ev başkanlığı sıfatını ortadan kaldırmaz. Davanın yürütülmesinde ise değişiklik olur: çocuk da taraf olarak gösterilmişse ergin olduğu anda yasal temsilcinin onu temsil yetkisi sona erer ve çocuk davayı kendisi veya kendi vekili aracılığıyla takip eder.
İstisna, maddenin saydığı diğer kişilerdir. Ev başkanı ev halkından olan kısıtlının ve akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunan kişinin verdiği zarardan da sorumludur. Hâkim vasi atanmasına gerek görmedikçe kısıtlanan ergin çocuklar da ana ve babanın velayeti altında kalırlar (TMK m.335/2). Ayrıca kanun, ev başkanına ev halkından akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunanların kendilerini ya da başkalarını tehlikeye veya zarara düşürmemeleri için gerekli önlemleri alma yükümlülüğü yükler ve zorunluluk hâlinde bu önlemlerin yetkili makamdan istenmesini öngörür (TMK m.369/2-3). Ergin olan ama akıl hastalığı bulunan ve aynı evde yaşayan bir çocuk için anne babanın sorumluluğu bu nedenle devam edebilir.
Çocuğun Verdiği Zarardan Kim Sorumlu, Zarar Gören Ne İsteyebilir?
Çocuğun verdiği zarardan, ayırt etme gücüne sahipse çocuğun kendisi ve onunla birlikte yaşayan ev başkanı sorumludur. Zarar gören, Anayasa Mahkemesi’nin de belirttiği gibi ikisine birlikte veya ayrı ayrı dava açabilir. Çocuğun ödeme gücü bulunmadığında ev başkanına karşı açılan dava zarar görenin tazminatı fiilen alabileceği yoldur.
İstenebilecek kalemler Borçlar Kanunu’na göre belirlenir:
- Mala verilen zarar: kırılan, yanan veya kullanılamaz hâle gelen eşyanın onarım bedeli veya değeri. Zararı ispat yükü zarar görendedir (TBK m.50/1).
- Bedensel zarar: tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar (TBK m.54).
- Ölüm hâlinde: cenaze giderleri ile ölenin desteğinden yoksun kalanların kayıpları (TBK m.53).
- Manevi tazminat: bedensel bütünlüğün zedelenmesinde (TBK m.56) ve kişilik hakkının zedelenmesinde (TBK m.58). Anayasa Mahkemesi, ev başkanının sorumlu olduğu zararın maddi ve manevi zararları kapsadığını belirtmiştir.
Hâkim tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini göz önüne alarak belirler (TBK m.51). Zarar gören zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuşsa tazminat indirilebilir veya tamamen kaldırılabilir (TBK m.52/1). İki çocuğun karşılıklı kavgasında ya da zarar görenin de olaya katkıda bulunduğu durumlarda bu hüküm ev başkanı lehine sonuç doğurabilir.
Küçük zararlar da aynı kurallara tabidir. Komşunun camının kırılması gibi düşük tutarlı bir zararda da sorumluluğun temeli ve kurtuluş kanıtı aynıdır; farklı olan, tutar düşük olduğunda uyuşmazlığın dava açılmadan, zarar bedelinin ödenmesiyle kapanabilmesidir. Bu tür olayların ayrıntısını ayrı bir yazıda ele alacağız.
Anne ile Baba Arasında Rücu
Tazminatı ödeyen ebeveyn, kendi payını aşan kısmı diğerinden geri isteyebilir. Anne ve baba birlikte ev başkanıysa zarar görene karşı müteselsil olarak sorumludurlar. Tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında bütün durum ve koşullar göz önünde tutulur; tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, bu fazla ödemesi için diğer sorumlulara rücu edebilir ve zarar görenin haklarına halef olur (TBK m.62).
Ev Başkanının Sorumluluğu Görevli Mahkeme Hangisidir?
Dava TMK 369’a dayanılarak açılıyorsa görevli mahkeme aile mahkemesidir. Aile mahkemeleri, Türk Medeni Kanunu’nun Üçüncü Kısım hariç olmak üzere İkinci Kitabına göre aile hukukundan doğan dava ve işlere bakar (4787 sayılı Kanun m.4/1). Ev başkanının sorumluluğunu düzenleyen 369. madde bu kitabın içindedir. Aile mahkemesi kurulamayan yerlerde bu davalara Hâkimler ve Savcılar Kurulunca belirlenen asliye hukuk mahkemesi bakar (4787 sayılı Kanun m.2).
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi yukarıda andığımız 2020 tarihli kararında bu sonucu açıkça yazmıştır: ev başkanının sorumluluğu yasal dayanağını Türk Medeni Kanunu’nun aile hukukunu düzenleyen ikinci kitabındaki 369. maddeden alır ve aile hukuku hükümleriyle sıkı sıkıya bağlantılıdır. Karar, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 29.11.2018 tarihli, E.2015/19195, K.2018/11539 sayılı kararındaki “reşit olmayan küçüğün haksız eylemi nedeniyle açılan davanın Aile Mahkemesinde görülebilmesi için davanın 4721 sayılı TMK’nun 369.maddesine dayalı olarak açılması gerekmektedir” cümlesini aktarmış ve dava dilekçesinde TMK 369’a dayanıldığı için davaya aile mahkemesi sıfatıyla bakılmasını isabetli bulmuştur. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin aşağıda andığımız 2016 tarihli kararına konu davanın ilk derece mahkemesi de aile mahkemesidir; Anayasa Mahkemesi’ne başvuran Kırşehir 2. Aile Mahkemesi de bir trafik kazası tazminat davasına bakmaktadır.
Cümledeki şart önemlidir: belirleyici olan dava dilekçesinin dayanağıdır. Dilekçede ev başkanının sorumluluğuna dayanılmadan yalnız genel haksız fiil hükümleriyle açılan bir davada görevli mahkemenin hangisi olacağı ayrıca değerlendirilir. Bu nedenle dilekçede TMK 369’un açıkça gösterilmesi, görev uyuşmazlığıyla zaman kaybedilmesini önler.
Ev Başkanının Sorumluluğu Zamanaşımı Ne Kadar?
Ev başkanının sorumluluğuna dayanan tazminat davası, Borçlar Kanunu’nun haksız fiil zamanaşımına tabidir. Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar (TBK m.72/1).
İki yıllık süre zarar görenin iki şeyi birlikte öğrenmesiyle başlar: zararı ve tazminat yükümlüsünü. Ev başkanına karşı açılacak davada tazminat yükümlüsünün kim olduğu, yani çocuğun kiminle yaşadığı ve ev başkanının kim olduğu bilgisi bu bakımdan önemlidir. On yıllık süre ise öğrenmeye bakılmaksızın fiilin işlendiği günden itibaren işler.
Kanun bir istisna da öngörür: tazminat, ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa bu daha uzun süre uygulanır (TBK m.72/1, son cümle). Çocuğun eyleminin suç oluşturduğu dosyalarda bu hüküm gündeme gelir. Ancak ceza zamanaşımının ev başkanına karşı açılacak davada nasıl hesaplanacağı somut dosyanın özelliklerine bağlı olduğundan, en güvenli yol iki yıllık süreyi esas almaktır. Zamanaşımı, davalının ileri sürmesi gereken bir savunmadır; ileri sürülmedikçe hâkim bunu kendiliğinden göz önüne alamaz (TBK m.161).
Ev Başkanının Sorumluluğu Dava Dilekçesi Nasıl Hazırlanır?
Ev başkanının sorumluluğuna dayanan dava dilekçesi, ispat yükünün nasıl dağıldığına göre kurulur. Zarar gören, anne babanın kusurunu ispat etmek zorunda olmadığı için dilekçenin ağırlığı zarar, nedensellik ve ev başkanlığı ilişkisi üzerine olmalıdır. Dilekçede şu unsurların bulunması gerekir:
- Görevli mahkeme ve dayanak: aile mahkemesine hitap ve dayanak olarak TMK m.369/1’in açıkça gösterilmesi; tazminat kalemleri için ilgili TBK maddeleri.
- Taraflar: davalı olarak ev başkanı sıfatı taşıyan anne ve/veya baba; ayırt etme gücüne sahip çocuk da davalı gösterilecekse onun yasal temsilcisi.
- Ev başkanlığı ilişkisi: zarar verenin olay tarihindeki yaşı ve davalılarla aynı evde yaşadığına dair bilgi; gerektiğinde nüfus ve adres kayıtları.
- Olay ve zarar: olayın tarihi, yeri, nasıl gerçekleştiği; zararın kalemleri ve her kalemin delili (fatura, ekspertiz, sağlık raporu, tanık).
- Ceza dosyası: varsa ceza soruşturması veya kovuşturmasının bilgileri; ceza dosyasındaki delillerin getirtilmesi talebi.
- Talep: maddi ve manevi tazminat tutarları, faiz başlangıcı ve davalıların müteselsil sorumluluğu talebi.
Davalı tarafın cevap dilekçesi ise kurtuluş kanıtının üzerine kurulur. Cevapta hangi kurtuluş kanıtına dayanıldığı ve bu kanıtı destekleyen olgular (çocuğa verilen talimatlar, olay anında gözetimin kimde olduğu, tehlikeli eşyanın muhafazası, okul veya kurum saatleri, çocuğun önceki davranışları) delilleriyle birlikte gösterilmelidir. Ev başkanlığı ilişkisinin bulunmadığı savunuluyorsa bunun dayanağı olan olgular, örneğin çocuğun olay tarihinde başka bir yerde veya başka birinin gözetiminde bulunduğu, belgeyle ortaya konmalıdır.
Ev Başkanının Sorumluluğu Yargıtay Kararı Örnekleri
Aşağıdaki tablo, tam metinlerini incelediğimiz kararları olay ve sonuçlarıyla birlikte özetler. Tablonun ilk satırındaki Anayasa Mahkemesi kararı bir norm denetimi kararıdır; diğerleri somut davalara ilişkindir.
| Karar | Olay | Sonuç |
|---|---|---|
| Anayasa Mahkemesi, E.2025/139, K.2025/205, 08.10.2025 | Kırşehir 2. Aile Mahkemesi’nin trafik kazası tazminat davasında TMK 369’daki “küçüğün” ibaresine itirazı | İtiraz oybirliğiyle reddedildi; ayırt etme gücüne sahip küçük için de ev başkanı sorumludur, küçük de ayrıca sorumludur |
| Yargıtay 3. HD, E.2025/1258, K.2025/2597, 05.05.2025 | Kısıtlı babanın bıçakla yaralaması, organ kaybı; oğulların ev başkanı sıfatıyla sorumluluğu | Oğulları sorumlu tutan karar bozuldu; ayrı dairelerde yaşayan, otorite ilişkisi bulunmayan aile üyesi ev başkanı değildir |
| Yargıtay 3. HD, E.2016/19836, K.2016/13529, 28.11.2016 | Çocuğun tarihi binanın yanmasına sebep olması; çocuk olaydan önce kurumdan kaçmış | Babayı sorumlu tutan karar bozuldu; olay tarihinde bağımlılık ilişkisi kesildiği için ev başkanı sorumluluğu sona ermiştir |
| Adana BAM 1. HD, E.2020/551, K.2020/783, 09.07.2020 | Çocuğun hakaret ve darp eylemi; anne babaya manevi tazminat davası | İstinaf başvurusu esastan reddedildi; kurtuluş kanıtı yok, TMK 369’a dayanan davada aile mahkemesi görevli |
Okulda ve Ev Dışında Çocuğun Verdiği Zarardan Sorumluluk
Çocuğun verdiği zarardan sorumluluk, zararın verildiği anda gözetimin kimde olduğuna göre ayrılır. Ev başkanının sorumluluğu çocuğun ev dışında verdiği zararları da kapsar; madde zararın evde verilmesini aramaz. Buna karşılık çocuk okulda, kursta veya bir kurumun gözetimindeyken zarar vermişse o kurumun gözetim yükümlülüğü de gündeme gelir. Bu durumda zarar görenin karşısında birden fazla sorumlu bulunabilir; anne babanın kurtuluş kanıtında olay anında çocuğun başka bir kurumun gözetiminde olduğu önemli bir olgudur.
Okulda yaşanan olaylarda kurumun sorumluluğunu, özel okul ile devlet okulu arasındaki farkı ve davanın hangi mahkemede açılacağını akran zorbalığı mahkemeye verilir mi yazımızda ayrıntılı olarak ele aldık; zarar gören taraf çocuğunuzsa okulda yaralanan çocuğun ailesinin hakları ve çocuk adına tazminat davasını kimin açacağı yazılarımız ilk adımları anlatıyor.
Ev dışındaki zararlarda gözetimin ölçüsü, çocuğun yaşına ve kullandığı araca göre değişir. Elektrikli scooter, bisiklet veya motorlu araç kullanımında bu araçlara ilişkin kurallar ve yaş sınırları, anne babanın neye izin verdiği ve aracı kimin sağladığı birlikte değerlendirilir; bu kazalarda sorumluluk zincirini elektrikli scooter kazası tazminat davası yazımızda anlattık. Çocuğun eyleminin aynı zamanda suç oluşturduğu hâllerde anne babanın ceza sorumluluğu ise ayrı bir konudur; çocuğun suçundan ailenin sorumluluğu yazımız bu ayrımı açıklıyor. Çocuğun internette başkasına verdiği zararlar da aynı ev başkanı kuralına tabidir.
Çocuğunuzun Verdiği Zarar İçin Size Dava Açıldıysa İlk Ne Yapılmalı?
Dava dilekçesi tebliğ edildiyse cevap süresi işlemeye başlamıştır ve kurtuluş kanıtının delilleri cevap dilekçesiyle birlikte gösterilmelidir; zarar gören tarafsanız ilk iş, çocuğun kiminle yaşadığını ve zararın kalemlerini belgelemektir. İki tarafta da dosyanın kaderini, olay günü gözetimin kimde olduğunu gösteren belgeler belirler. Tazminat dosyalarında nasıl çalıştığımızı Ankara tazminat avukatı sayfamızda anlattık; olay tarihini, çocuğun yaşını ve elinizdeki belgeleri iletişim sayfamızdan iletirseniz dosyanızın hangi aşamada olduğunu birlikte değerlendirebiliriz.
Sıkça Sorulan Sorular
Ev başkanının sorumluluğu nedir?
Birlikte yaşanan küçüğün, kısıtlının veya akıl hastalığı ya da akıl zayıflığı bulunan kişinin başkasına verdiği zarardan evin yönetim yetkisine sahip kişinin sorumlu tutulmasıdır (TMK m.369/1). Anne ve babayla yaşayan çocuk bakımından ev başkanı anne ve babadır. Ev başkanı, gözetimi gerektiği gibi yaptığını veya özen gösterseydi bile zararın önlenemeyeceğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.
Çocuğun verdiği zarardan kim sorumlu?
Ayırt etme gücüne sahip çocuk kendi haksız fiilinden sorumludur (TMK m.16/2); onunla birlikte yaşayan anne baba da ev başkanı sıfatıyla sorumludur. Zarar gören ikisine birlikte veya ayrı ayrı dava açabilir. Ayırt etme gücü bulunmayan çocuktan ise ancak hakkaniyet gerektiriyorsa tazminat istenebilir (TBK m.65).
Ev başkanının kusursuz sorumluluğu ne demektir?
Zarar görenin anne babanın kusurunu ispat etmek zorunda olmaması demektir. Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi bu sorumluluğu dikkat ve özen yükümlülüğüne dayanan kusursuz sorumluluk olarak nitelendirir. Ancak kanun ev başkanına kurtuluş kanıtı getirme imkânı tanıdığı için bu sorumluluk mutlak değildir.
Ev başkanının sorumluluğu kurtuluş kanıtı nelerdir?
İki tanedir: çocuğun alışılmış şekilde, durum ve koşulların gerektirdiği dikkatle gözetim altında bulundurulduğunu ispat etmek veya bu dikkat ve özen gösterilseydi bile zararın önlenemeyeceğini ispat etmek. Birinin ispatı yeterlidir. Ayrıca olay tarihinde ev başkanlığı ilişkisinin bulunmadığı gösterilirse sorumluluk hiç doğmaz.
Ev başkanının sorumluluğu TMK’da mı TBK’da mı düzenlenir?
Türk Medeni Kanunu’nun 369. maddesinde düzenlenir. Tazminatın kapsamı, manevi tazminat, birden çok sorumlu arasındaki paylaşım ve zamanaşımı gibi konularda Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiil hükümleri uygulanır.
Ev başkanının sorumluluğu davası hangi mahkemede açılır?
TMK 369’a dayanılarak açılan dava aile mahkemesinde görülür (4787 sayılı Kanun m.4/1). Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde bu davalara Hâkimler ve Savcılar Kurulunca belirlenen asliye hukuk mahkemesi bakar.
Ev başkanının sorumluluğu zamanaşımı ne kadardır?
Zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl, her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıldır (TBK m.72/1). Fiil daha uzun ceza zamanaşımına tabi bir suç oluşturuyorsa o süre uygulanabilir; süre hesabında iki yıllık süreyi esas almak en güvenli yoldur.
17 yaşındaki çocuğun verdiği zarardan anne baba sorumlu mu?
Sorumludur. On yedi yaşındaki çocuk ergin değildir ve kanundaki “küçük” kavramına girer. Anayasa Mahkemesi 2025’te, ayırt etme gücüne sahip küçükler için de ev başkanının sorumlu tutulmasının Anayasa’ya uygun olduğuna karar vermiştir. Çocuğun yaşı yalnız beklenen gözetim düzeyini etkiler.
Çocuk ceza davasında beraat ederse anne baba tazminat ödemekten kurtulur mu?
Kendiliğinden kurtulmaz. Hukuk hâkimi, zarar verenin kusurunun ve ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığına karar verirken ceza hâkiminin beraat kararıyla bağlı değildir (TBK m.74). Tazminat davası kendi delilleriyle değerlendirilir.
Anne ile baba zararı nasıl paylaşır?
Birlikte ev başkanı olan anne ve baba zarar görene karşı müteselsil sorumludur; zarar gören tazminatın tamamını ikisinden birinden isteyebilir. Kendi payından fazlasını ödeyen ebeveyn, fazlası için diğerine rücu edebilir (TBK m.62/2).
Büyükanne veya büyükbaba ev başkanı olabilir mi?
Olabilir. Ev başkanlığı kanuna, sözleşmeye veya örfe göre belirlenir ve koruma ve gözetme ilişkisi içinde birlikte yaşayan herkesi kapsar (TMK m.367). Çocuk büyükanne ve büyükbabasıyla aynı evde ve onların yönetiminde yaşıyorsa onlar da ev başkanı sıfatıyla sorumlu tutulabilir. Belirleyici olan birlikte yaşama ve yönetim yetkisidir.
Ev başkanının sorumluluğunda manevi tazminat istenebilir mi?
İstenebilir. Anayasa Mahkemesi, ev başkanının sorumlu olduğu zararın üçüncü kişilere verilen maddi ve manevi zararları kapsadığını belirtmiştir. Bedensel bütünlüğün zedelenmesinde TBK m.56, kişilik hakkının zedelenmesinde TBK m.58 uygulanır.
Ev başkanının sorumluluğu dava dilekçesinde nelere dikkat edilir?
Dayanak olarak TMK 369’un açıkça gösterilmesi, zarar veren ile davalıların olay tarihinde aynı evde yaşadığının ve zararın kalemlerinin delilleriyle ortaya konması gerekir. Zarar gören anne babanın kusurunu ispat etmek zorunda değildir; dilekçenin ağırlığı zarar ve ev başkanlığı ilişkisi üzerinde olmalıdır.
Bu yazı hakkında:
- 19.10.2026 itibarıyla yürürlükteki 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ve 4787 sayılı Kanun ile anılan Anayasa Mahkemesi, Yargıtay ve bölge adliye mahkemesi kararları esas alınmıştır.
- Kurtuluş kanıtının kabul edilip edilmeyeceği her olayın kendi şartlarına göre belirlenir; burada anlatılan kararlar başka bir dosyada aynı sonucu doğurmayabilir.
- Metin genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki görüş yerine geçmez.