Yanıklar Maluliyet Oranı ve Tazminat
Yanıklar maluliyet oranı, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’in (RG 20.02.2019 / 30692) Ek-2 “Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporları Engel Oranları Alan Kılavuzu” başlıklı cetveline göre, sağlık kurulu tarafından yüzde olarak belirlenir. Kılavuzun “YANIKLAR” bölümü sekiz alt başlıktan oluşur; ancak bu bölümde sayısal oran yalnızca deri arızaları için verilmiştir. Akciğer, göz, sindirim, hareket ve sinir sistemine ilişkin yanık arızalarının tamamı için cetvel “ilgili branş tarafından değerlendirilir” der; yani oran, o organ sisteminin kendi bölümündeki tablodan hesaplanır.
Bu ayrım, yanık tazminat dosyalarında en çok karıştırılan noktadır. Aşağıda önce oranın hangi mevzuata göre ve hangi rapor türüyle belirlendiğini, sonra kılavuzun yanık cetvelinin tamamını, ardından bu oranın maddi ve manevi tazminata nasıl yansıdığını kanun ve yönetmelik lafzıyla ele alıyoruz.
Özet
Yanıklar maluliyet oranı, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Ek-2 kılavuzunun “YANIKLAR” bölümüne göre yüzde olarak belirlenir; oran tazminatın maddi ayağını, yanığın görünürlüğü ve kalıcılığı ise manevi ayağını besler.
- Cetvelde sayısal oran yalnız deri arızalarında vardır (Ek-2, “YANIKLAR” bölümü, I/a-d): vücut yüzeyinin %10’unu kaplayan ve ameliyatla giderilemeyen keloid hipertrofi 20, %50’sini kaplayanlar 30, %50’sinden fazlasını kaplayanlar 40, saçlı derinin yarıdan çok alanı 25.
- Diğer yedi sistemdeki yanık arızaları için cetvel oran vermez; “ilgili branş tarafından değerlendirilir” der ve o sistemin kendi tablosuna gönderir.
- Cetvel oranı yanığın derecesine göre değil, kaplanan vücut yüzeyi yüzdesine ve kalıcı sonuca göre verir. “2. derece yanık = %X” biçiminde bir tablo mevzuatta yoktur.
- Trafik kazası, düşme gibi iş kazası dışı olaylarda düzenlenen belge Ek-4 Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporu‘dur ve yönetmelik gereği kurumlar tarafından resmî yazı ile istenir (m.9/2).
- Birden fazla arızada oranlar toplanmaz, Balthazard ile birleştirilir; ancak SGK’nın orta ve hafif düzey çalışma gücü kaybı tespitinde Balthazard uygulanmaz, en ağır sekel bulgu alınır.
Tıbbi Değerlendirmede Yanık Maluliyet Oranları Nasıl Belirlenir?
Yanıklar maluliyet oranı, bireyin beyanına göre değil kalıcı fonksiyon kaybına göre belirlenir. Yönetmeliğin 10 uncu maddesinin üçüncü fıkrası bunu açıkça kurar: “Bireyin engel durumu, sağlık kurulunca Ek-2’de yer alan engel alanları kılavuzunda bulunan engel oranlarına göre yüzde (%) olarak belirlenerek raporun ilgili bölümünde belirtilir.” Değerlendirmeyi yapan merci, yetkili sağlık kuruluşunda kurulan engelli sağlık kuruludur.
Yanıkların sınıflandırılması ve derinlikleri: Yanıklar klinikte birinci, ikinci ve üçüncü derece olarak sınıflandırılır. Birinci derece yanıklar yüzeysel hasarla sınırlıyken, üçüncü derece yanıklar deri altı dokulara kadar hasar oluşturabilir. Ancak engel oranını doğuran şey derecenin kendisi değil, derecenin bıraktığı kalıcı sonuçtur: ameliyatla giderilemeyen keloid hipertrofi, saçlı deri kaybı, kontraktür, ampütasyon, sinir lezyonu veya organ sekeli. Kılavuz oranı bu sonuçlar üzerinden verir.
Yerleşim bölgesinin önemi: Yanığın konumu iki ayrı yoldan etkilidir. Birincisi, saçlı deri gibi bölgelerin cetvelde kendi satırı vardır (saçlı derinin yarıdan çok alanı için 25). İkincisi, eklem bölgesindeki yanıklar kontraktüre yol açtığında hareket sistemi bölümüne, yüz ve boyundaki yanıklar görünürlük nedeniyle manevi tazminat değerlendirmesine taşınır.
Fonksiyonel kayıplar ve etkiler: Yanık derinliğine ve etkilenen dokulara bağlı olarak sinir lezyonu, kas zayıflaması, eklem kontraktürü veya ampütasyon oluşabilir. Kılavuzun VII ve VIII numaralı başlıkları bu durumları saydıktan sonra oran vermeyip ilgili branşa gönderir; yani el, kol veya bacaktaki kalıcı kaybın yüzdesi kas-iskelet sistemi ve sinir sistemi bölümlerindeki tablolardan okunur.
Tıbbi rapor ve değerlendirme süreci: Oranı yazan belge, yetkili sağlık kuruluşunun engelli sağlık kurulu raporudur. Yönetmeliğin 6 ncı maddesi bu kurulun en az yedi daimî üyeden oluşmasını, tek bir uzmanlık dalını ilgilendiren durumlarda ise üç uzman hekimle karar verilmesini öngörür. Adli Tıp Kurumu bu kurul değildir; ATK raporları ceza yargılamasında ve mahkemenin gerekli gördüğü hâllerde tazminat dosyasında ayrıca istenen bilirkişi raporlarıdır. Yönetmeliğin 7 nci maddesinin ikinci fıkrası, yetkili olmayan kuruluşça düzenlenen raporun kurumlarca değerlendirmeye alınmayacağını belirtir.
Etik ve hukuki boyut: Yönetmeliğin 10 uncu maddesinin birinci fıkrası, raporun sınırını da çizer: “Raporlar, tek başına hakların verilmesi için dayanak teşkil etmez. İlgili mevzuata göre diğer şartların da ayrıca sağlanması zorunludur.” Yani elde yüksek oranlı bir rapor bulunması tek başına tazminat doğurmaz; kusur, illiyet bağı ve zararın ispatı ayrıca aranır. Buna karşılık oran, çalışma gücünün azalmasından doğan kaybın hesabında çarpan işlevi gördüğü için tazminatın büyüklüğünü doğrudan belirler.
Sonuç olarak yanıkta oran belirleme, tek bir tabloya bakmakla bitmez: deri arızası kılavuzun yanık bölümünden, diğer sistemlerdeki sekeller ise ilgili branşın kendi bölümünden okunur ve birden fazla arıza varsa Balthazard yöntemiyle birleştirilir.
Yanıklar Maluliyet Oranı Hangi Yönetmeliğe Göre Belirlenir?
Yanıklar maluliyet oranı hesabının dayanağı, olayın türüne ve talebin muhatabına göre değişen üç ayrı rejimden birine bağlıdır. Bu üç rejim uygulamada sürekli birbirine karıştırılır; oysa dayanakları, raporu düzenleyen merci ve raporda oranın yazılıp yazılmayacağı bakımından ayrışırlar.
| Engellilik oranı | SGK maluliyet / çalışma gücü kaybı | Sürekli iş göremezlik | |
|---|---|---|---|
| Dayanak | Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik (RG 20.02.2019 / 30692) | Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği (RG 28.09.2021 / 31612) | 5510 sayılı Kanun |
| Ne için | Engelli hakları, vergi indirimi, tazminat dosyasında oran | Malullük aylığı, erken emeklilik | İş kazası / meslek hastalığı geliri |
| Eşik | Hakka göre değişir | Çalışma gücünün en az %60’ı | Meslekte kazanma gücü kaybı oranına göre |
| Raporda oran | Yazılır (%), Ek-2’ye göre | Yazılmaz; “Karar Sosyal Güvenlik Kurumunca verilecektir.” | Kurum tespit eder |
| Kararı veren | Engelli sağlık kurulu | SGK | SGK / mahkeme |
Trafik kazası, evde veya iş yeri dışında meydana gelen yanıklarda kullanılan belge, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik‘in 9 uncu maddesinde tanımlanmıştır: “İş kazası ve/veya meslek hastalığı dışındaki terör/kaza/yaralanma nedeni ile meydana gelen fonksiyon kayıplarında Ek-4’te yer alan Erişkinler İçin Terör, Kaza ve Yaralanmaya Bağlı Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporu düzenlenir.” Aynı maddenin üçüncü fıkrası, bu raporun da Ek-2 kılavuzuna göre düzenleneceğini ve var olan kronik hastalıklara ilişkin fonksiyon kayıplarının belirtilmeyeceğini söyler. Kronik hastalığın dışarıda bırakılması, illiyet bağının mevzuattaki karşılığıdır: rapor yalnızca kazadan doğan kaybı gösterir.
Sürecin öznesi bakımından kritik bir ayrıntı, maddenin ikinci fıkrasındadır: bu rapor kurumlar tarafından resmî yazı ile, olaya ilişkin belgelerle birlikte yetkili sağlık kuruluşundan talep edilir. Uygulamada isteyen merci mahkeme, sigorta şirketi ya da ilgili kurumdur. “Kazazede dilekçeyle başvurup durum bildirir rapor alır” biçimindeki yaygın anlatım, bu fıkra karşısında eksiktir.
2. Derece Yanıkta Maluliyet Oranı ve Tazminat Ne Olur?
İkinci derece yanık için mevzuatta sabit bir engel oranı yoktur. Ek-2 kılavuzunun yanık cetveli oranı yanığın derecesine değil, iki ölçüte bağlar: kapladığı vücut yüzeyi yüzdesi ve geride kalan kalıcı sonuç. Bu nedenle “2. derece yanık yüzde kaç rapor alır” sorusunun tek bir sayısal cevabı bulunmaz; cevap, yanığın iyileşme sonrası bıraktığı ize ve fonksiyon kaybına göre değişir.
Uygulamada ikinci derece yanıklar üç ayrı sonuca yol açar ve her biri farklı satırdan değerlendirilir:
- Yüzeysel ikinci derece, iz bırakmadan iyileşen yanık: Kalıcı fonksiyon kaybı doğmadığı için cetvelde karşılığı olan bir oran çıkmaz. Bu durumda maddi tazminatın konusu tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik dönemidir; manevi tazminat ise iyileşme sürecindeki acı ve elem üzerinden değerlendirilir.
- Derin ikinci derece, keloid veya hipertrofik skar bırakan yanık: Ek-2 kılavuzunun “YANIKLAR” bölümündeki I/a satırı devreye girer — vücut yüzeyinin %10’unu kaplayan ve ameliyatla giderilemeyen keloid hipertrofi: 20. Buradaki iki şart birlikte aranır: yüzey oranı ve ameliyatla giderilememesi.
- Eklem üzerinde kontraktüre yol açan yanık: Değerlendirme deri bölümünde değil, kılavuzun VII numaralı “Hareket Sistemini İlgilendiren Yanık Arızaları” başlığı üzerinden kas-iskelet sistemi tablolarında yapılır.
Tazminat tarafında ikinci derece yanığın büyüklüğü, oran çıkmasa dahi Türk Borçlar Kanunu’nun 54 üncü maddesindeki kalemlerden hesaplanır: tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar. Kalıcı oran çıkmayan dosyalarda ilk iki kalem ile manevi tazminat öne çıkar; oran çıkan dosyalarda üçüncü kalem hesabın ağırlık merkezi hâline gelir.
Yüz, boyun ve el gibi görünür bölgelerdeki ikinci derece yanıklarda, oran düşük kalsa bile manevi tazminat talebinin dayanağı ayrıca vardır: TBK m.56 hâkime, bedensel bütünlüğün zedelenmesi durumunda olayın özelliklerini gözeterek manevi tazminata hükmetme yetkisi verir. Bu iki talep birbirinin alternatifi değil, aynı dosyanın iki ayrı kalemidir.
Yanık Yüzdesi Hesaplama: Dokuzlar Kuralı Nasıl Uygulanır?
Ek-2 kılavuzunun deri satırları doğrudan vücut yüzeyi yüzdesine dayandığı için, bu yüzdenin nasıl ölçüldüğü hukuki sonuç doğurur: Ek-2 I/a’daki %10 eşiği keloid hipertrofi satırını, I/b ile I/c arasındaki %50 eşiği ise 30 ile 40 arasındaki farkı belirler. Yönetmelik ölçüm yönteminin adını vermez; yüzey hesabı klinik uygulamaya bırakılmıştır.
Klinikte erişkinlerde en yaygın kullanılan yöntem dokuzlar kuralıdır (Wallace kuralı). Vücut, dokuzun katlarına bölünerek yanan alanın toplam yüzeye oranı bulunur:
| Bölge (erişkin) | Toplam vücut yüzeyindeki payı |
|---|---|
| Baş ve boyun | %9 |
| Her bir kol (ön + arka) | %9 |
| Gövde ön yüzü | %18 |
| Gövde arka yüzü | %18 |
| Her bir bacak (ön + arka) | %18 |
| Genital bölge | %1 |
Küçük ve dağınık yanıklarda avuç içi yöntemi kullanılır: kişinin kendi avuç içi, parmaklar dâhil, toplam vücut yüzeyinin yaklaşık %1’ini temsil eder. Çocuklarda dokuzlar kuralı doğrudan uygulanmaz, çünkü baş oransal olarak daha büyük, bacaklar daha küçüktür; bu yaş grubunda Lund-Browder tablosu tercih edilir.
Hukuki açıdan önemli olan nokta şudur: yüzde hesabı, akut dönemdeki yanık alanı üzerinden değil, iyileşme tamamlandıktan sonra kalan iz ve skar alanı üzerinden yapıldığında cetvele oturur. Cetvelin I/a satırı “ameliyatla giderilemeyen keloid hipertrofi” der; yani ölçülen şey yanığın ilk günkü genişliği değil, kalıcı hâle gelmiş alanın büyüklüğüdür. Rapor itirazlarında en sık dayanılan çelişki de buradan doğar: akut epikrizdeki yüzey oranı ile sağlık kurulunun ölçtüğü kalıcı alan birbirinden farklı olabilir.
Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporları Engel Oranları Alan Kılavuzuna Göre Yanık Maluliyet Oranları
Aşağıdaki cetvel, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’in Ek-2 Engel Oranları Alan Kılavuzu‘nda yer alan “YANIKLAR” bölümünün tamamıdır. Sekiz alt başlık, yirmi dört kalem içerir; bu kalemlerin yalnızca dördünde sayısal oran vardır ve dördü de deri arızalarıdır. Kalan yirmi kalem için cetvel “ilgili branş tarafından değerlendirilir” diyerek oranı o organ sisteminin kendi bölümüne bırakır.
Cetveli okurken: Sağdaki sayılar engel oranı yüzdesidir. “İlgili branş tarafından değerlendirilir” ibaresi oranın sıfır olduğu anlamına gelmez; o kalemin oranının, kılavuzun ilgili sistem bölümündeki tablodan hesaplanacağı anlamına gelir. Birden fazla kalem birlikte varsa oranlar toplanmaz, Ek-3’teki Balthazard yöntemiyle birleştirilir.
YANIKLAR
I- DERİ İLE İLGİLİ YANIK ARIZALARI:
| Kalem | Engel oranı (%) |
|---|---|
| a) Vücut yüzeyinin %10’unu kaplayan ve ameliyatla giderilemeyen keloid hipertrofi | 20 |
| b) Vücut yüzeyinin %50’sini kaplayanlar | 30 |
| c) Vücut yüzeyinin %50’sinden fazlasını kaplayanlar | 40 |
| d) Saçlı derinin yarıdan çok alanını kaplayan yanıklar ve yaralar | 25 |
| e) Yanık zemininde gelişen Marjolin ülseri ve skuamöz kanserler | İlgili branş tarafından değerlendirilir |
Bu dört satır, yanık dosyalarının büyük bölümünde tartışılan tek sayısal kaynaktır. Dikkat edilmesi gereken üç nokta vardır. Birincisi, (a) bendinde iki şart birlikte aranır: yüzey oranının %10’a ulaşması ve keloid hipertrofinin ameliyatla giderilememesi. Cerrahi düzeltmeyle giderilebilen bir skar bu satırdan oran almaz. İkincisi, (b) ve (c) bentleri arasında %50 eşiği vardır; ölçüm bu eşiğin hangi tarafına düştüğü 30 ile 40 arasındaki farkı doğurur. Üçüncüsü, (e) bendindeki Marjolin ülseri, yanık skarı zemininde yıllar sonra gelişebilen bir cilt kanseridir; kılavuz bunun oranını onkoloji bölümüne gönderir ve yanık ile arasındaki illiyet bağı ayrıca tartışılır.
II- AKCİĞER VE DAMAR SİSTEMİNİ İLGİLENDİREN YANIK ARIZALARI
- a) Ağır inhalasyon travması sonucu akciğerde kalan sekeller ilgili branş tarafından değerlendirilir.
- b) Akut trakeotomi sonucu trakeada kalan sekeller ilgili branş tarafından değerlendirilir.
- c) Yanık sonrası oluşan kalıcı damar içi pıhtılaşmaları ilgili branş tarafından değerlendirilir.
- d) Yanık sonrası oluşan kalıcı lenfödemler ilgili branş tarafından değerlendirilir.
Kapalı alanda çıkan yangınlarda solunan sıcak hava ve duman, deride hiç yanık olmasa bile solunum yollarında kalıcı hasar bırakabilir. Bu kalemlerin oranı, kılavuzun göğüs hastalıkları ve göğüs cerrahisi bölümündeki solunum fonksiyon ölçütlerinden hesaplanır. İnhalasyon travması, deri yanığı yüzeyi düşük olan dosyalarda toplam oranı yükselten en önemli kalemdir; bu nedenle yangın kaynaklı olaylarda solunum fonksiyon testi sonuçlarının dosyaya konulması önem taşır.
III- KULAK-BURUN SİSTEMİNİ İLGİLENDİREN YANIK ARIZALARI
- a) Buruna ait sekeller ilgili branş tarafından değerlendirilir.
- b) Kulağa ait kayıp ve sekeller ilgili branş tarafından değerlendirilir.
Kulak kepçesinin kısmen veya tamamen kaybı, burun kanadı defekti gibi sonuçlar hem fonksiyonel hem estetik boyut taşır. Oran kulak-burun-boğaz bölümünden okunur; buna karşılık yüzdeki görünür defekt, manevi tazminat değerlendirmesinde ayrıca ağırlık taşır.
IV- GÖZ İLE İLGİLİ YANIK ARIZALARI
- a) Elektrik yanıkları sonrası oluşan katarakt ilgili branş tarafından değerlendirilir.
- b) Termal travma sonucu oluşan blefaritler ilgili branş tarafından değerlendirilir.
Elektrik çarpmasına bağlı katarakt, olaydan aylar hatta yıllar sonra ortaya çıkabilen bir sonuçtur. Kılavuzun görme sistemi bölümü, engel oranını görme keskinliği puanı üzerinden hesaplar. Geç ortaya çıkan bu tür sonuçlarda, yönetmeliğin 11 inci maddesinin dördüncü fıkrası önem kazanır: yeni bir engel durumunun ortaya çıkması hâlinde, bireyin talebi ve ilgili branş hekiminin sevki üzerine süre aranmaksızın yeniden değerlendirme yapılır ve yeni rapor düzenlenir.
V- ÜROGENİTAL SİSTEMİ İLGİLENDİREN YANIK ARIZALARI
- a) Yanık komplikasyonu sonucu oluşan üro-nefropatiler ilgili branş tarafından değerlendirilir.
- b) Elektrik travması ve yanık sonrası gelişen genital ve üriner organ sekelleri ilgili branş tarafından değerlendirilir.
Geniş yanıklarda gelişen akut böbrek hasarı kalıcı hâle gelebilir; elektrik travmasında ise akım yolunun geçtiği bölgede iç organ sekelleri görülebilir. Bu kalemler ürogenital sistem bölümünden değerlendirilir.
VI- SİNDİRİM SİSTEMİNİ İLGİLENDİREN YANIK ARIZALARI
- a) Curling ülseri perforasyonu sonucu opere edilen vakalar ilgili branş tarafından değerlendirilir.
- b) Yanığa bağlı özefagus darlıkları ilgili branş tarafından değerlendirilir.
- c) Yanık komplikasyonu sonucu oluşmuş kolesistitler ilgili branş tarafından değerlendirilir.
- d) Yıldırım çarpması ve elektrik travması sonucu oluşan ağır anorektal harabiyete bağlı kolostomililer ilgili branş tarafından değerlendirilir.
- e) Yanık sonrası oluşmuş ileri kaşeksiler ilgili branş tarafından değerlendirilir.
Bu başlık, iki farklı yanık türünü birlikte kapsar. Curling ülseri ve kaşeksi, geniş yüzeyli termal yanıkların sistemik sonuçlarıdır. Özefagus darlığı ise çoğunlukla kimyasal madde yutulmasına bağlı yanıklarda, özellikle çocuklarda görülür ve kalıcı beslenme kısıtlılığı doğurabilir. Kolostomi gerektiren anorektal harabiyet, yıldırım çarpması ve yüksek gerilim kazalarına özgüdür. Üçü de oranını sindirim sistemi bölümünden alır.
VII- HAREKET SİSTEMİNİ İLGİLENDİREN YANIK ARIZALARI
- a) Yanık sonrası uygulanan ampütasyon, dezartikülasyona bağlı ekstremite kayıpları ilgili branş tarafından değerlendirilir.
- b) Yanık sebebiyle kalmış sindaktililer ilgili branş tarafından değerlendirilir.
- c) Ekstremiteleri ve eklemleri tutan sekel olarak kalmış kontraktürler ilgili branş tarafından değerlendirilir.
- d) Yanık sonrası kostal kondritis ve heterotopik periartiküler kemik oluşması ilgili branş tarafından değerlendirilir.
Yanık dosyalarında en yüksek oranlar çoğunlukla bu başlıktan çıkar. Ampütasyon ve eklem kontraktürü, kılavuzun kas-iskelet sistemi bölümündeki ampütasyon düzeyi ve eklem hareket açıklığı tablolarından değerlendirilir; bu tablolar sabit sayılar verdiği için raporlar arası fark en aza iner. El parmaklarının yapışması (sindaktili) ve el sırtındaki kontraktür, kavrama fonksiyonunu doğrudan etkilediği için ayrıca ölçülür.
VIII- SİNİR SİSTEMİNİ İLGİLENDİREN YANIK ARAZILARI
- a) Yanık sonrası oluşan merkezi ve periferik sinir lezyonları ilgili branş tarafından değerlendirilir.
Elektrik akımının vücuttan geçtiği kazalarda merkezi sinir sistemi ve periferik sinirlerde kalıcı lezyon oluşabilir. Kılavuzun sinir sistemi bölümü, periferik sinir kaybını sinir kökünün tavan değeri ile kayıp derecesinin yüzdesi çarpımı üzerinden hesaplar; aynı ekstremitede duyusal ve motor kayıp birlikte varsa bu iki oran toplanmaz, Balthazard ile birleştirilir. Elektrik kazalarında geç dönemde ortaya çıkan nörolojik bulgular, ilk raporda görülmemiş olabilir; bu durumda yeniden değerlendirme yolu açıktır.

Yanıkların Tazminata Etkisi ve Hukuki Süreçler
Yanık, iş kazası, trafik kazası, elektrik çarpması, yangın veya tıbbi müdahale hatası gibi bir olaydan doğduğunda zarar görenin tazminat talep etme hakkı doğar. Talebin dayanağı Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiil hükümleridir; hesabın çerçevesini ise TBK m.54 çizer. Bu maddeye göre bedensel zararlar özellikle şunlardır: tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar.
Tazminat davaları iki ana kalemde değerlendirilir. Maddi tazminat, yukarıdaki dört kalemi kapsar ve maluliyet oranı bu hesabın çarpanıdır. Manevi tazminat ise TBK m.56’ya dayanır: “Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.” Aynı maddenin ikinci cümlesi, ağır bedensel zarar hâlinde zarar görenin yakınlarına da manevi tazminat ödenmesine karar verilebileceğini belirtir — ağır yanık dosyalarında sıkça gündeme gelen bir imkândır.
Yanık vakalarında tazminat belirlenirken göz önünde bulundurulan temel faktörler şunlardır:
- Yanığın yaygınlığı ve kalıcı sonucu: Vücut yüzeyindeki oran ve geride kalan skar, kontraktür veya organ sekeli, Ek-2 cetvelinden okunacak engel oranını belirler.
- Yanıklar maluliyet oranı: Kalıcı bir fonksiyon kaybı oluşmuşsa, çalışma gücünün azalmasından doğan kayıp bu oran üzerinden hesaplanır. Oran, bakiye ömür süresi ve gelir verileriyle birlikte aktüeryal hesaba girer.
- Kusur oranı: Olayda tarafların kusur dağılımı, hükmedilecek tazminatı doğrudan etkiler. İş kazalarında işverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, trafik kazalarında ise sürücülerin kusur oranları ayrı bilirkişi incelemesine konu olur.
- Zarar görenin yaşı ve geliri: Aktif ve pasif çalışma dönemleri, bakiye ömür süresi üzerinden ayrı ayrı hesaplanır.
Güncel kırılma: 16/7/2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanun’la TBK m.55’e eklenen fıkra, tam da bu damarı kapsar. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ile destekten yoksun kalma kayıplarında faizin başlangıcı ve tahkikata kadar yapılan ödemelerin oransal mahsubu kanun düzeyinde düzenlenmiştir. Değişiklik, yürürlükten sonraki olaylara uygulanır; bu nedenle olay tarihi 31/7/2026’dan önce olan ve sonra olan dosyalar farklı rejime tabidir.
Zamanaşımı: TBK m.72 uyarınca tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak fiil aynı zamanda suç oluşturuyor ve ceza kanunları daha uzun bir zamanaşımı öngörüyorsa, o uzun süre uygulanır. Yangın, iş kazası ve trafik kazası kaynaklı yanıklarda taksirle yaralama suçunun zamanaşımı devreye girdiği için, iki yıllık süre geçmiş olsa dahi talep hakkı sürebilir.
Süreç, sorumluya veya sigortacıya yapılan başvuruyla ya da doğrudan dava açılmasıyla yürür. Trafik kazalarından doğan taleplerde zorunlu mali sorumluluk sigortacısına başvuru, dava açmadan önceki aşamada gündeme gelir; sigortacıyla uyuşmazlık sürerse Sigorta Tahkim Komisyonu yolu da kullanılabilir. İş kazalarında ise talep işverene yöneltilir ve dosya iş mahkemesinde görülür. Hesabın nasıl kurulduğunu iş gücü kaybı tazminatı hesaplama yazımızda kalem kalem açıkladık.
Yanık Raporu Nasıl Alınır?
“Yanık raporu” tek bir belge değildir; talebin amacına göre üç farklı rapor türü söz konusu olur ve her birinin alınma usulü ayrıdır. Doğru belgeyi baştan istemek, dosyanın aylar kaybetmesini önler.
- Durum bildirir (istirahat) raporu: Tedavi sürecinde iş göremezliği belgeleyen rapordur; tek hekim tarafından da düzenlenebilir. Sağlık Raporları Yönetmeliği’nin 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasına göre durum bildirir tek hekim raporunda dilekçe veya kurum sevk yazısı aranmaz.
- Engelli sağlık kurulu raporu: Kalıcı engel oranının yüzde olarak yazıldığı belgedir. Yetkili sağlık kuruluşunun engelli sağlık kurulunca düzenlenir.
- Ek-4 Terör, Kaza ve Yaralanmaya Bağlı Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporu: İş kazası ve meslek hastalığı dışındaki kaza kaynaklı yanıklarda düzenlenen rapordur. Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik m.9/2 gereği kurumlar tarafından resmî yazı ile talep edilir; uygulamada isteyen merci mahkeme veya sigorta şirketidir.
Süreç bakımından Sağlık Raporları Yönetmeliği (RG 19.05.2026 / 33258) iki noktayı değiştirmiştir. Birincisi, aynı Yönetmeliğin m.6/1 hükmü uyarınca rapor talep eden kişilerin öncelikle e-Devlet üzerinden kişisel sağlık bilgi formunu doldurmaları gerekir; 18 yaşından küçüklerde bu işlemi veli veya vasi yapar. İkincisi, m.8/8 uyarınca sağlık raporu başvuru tarihinden itibaren en geç otuz gün içinde tamamlanır; aynı süre Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik m.8/1-j’de de yer alır. Bu süre hastaneye göre değişmez.
Rapora itiraz yolu da mevzuatta nettir: bireysel itiraz, raporun teslim edilmesinden itibaren otuz gün içinde il sağlık müdürlüğüne yapılır; kurumların itirazında süre aranmaz. İkinci rapor farklı bir yetkili kuruluştan alınır; iki rapor aynı yöndeyse rapor kesinleşir, farklıysa dosya hakem hastaneye gider ve hakem hastanenin kararı kesindir. Sağlık kurulu raporu alma sürecinin tamamını heyet raporu nasıl alınır yazımızda, trafik kazasına özgü akışı ise trafik kazası sağlık kurulu raporu yazımızda ayrıntılı anlattık.
Yanık Raporu Nereden Alınır?
Engel oranı yazan yanık raporu, yalnızca Sağlık Bakanlığınca yetkilendirilmiş sağlık kuruluşlarından alınır. Yetkili hastane listesi Bakanlıkça yayımlanır ve Sağlık Raporları Yönetmeliği m.64/11 uyarınca liste değişikliği Bakanlık sitesinde duyurulduğu andan itibaren güncel liste esas alınır; “geçmişte rapor vermişti” argümanı geçerli değildir.
Uygulamada en çok yanılgıya düşülen nokta özel hastanelerdir. Sağlık Raporları Yönetmeliği m.54/2 açıktır: “Bakanlıkça izin verilen hâller hariç olmak üzere, usulüne uygun olarak teşekkül ettirilmiş olsa bile özel sağlık hizmeti sunucuları … durum bildirir sağlık raporları düzenleyemezler.” Özel hastanelerin düzenleyebildikleri belgeler, m.54/1 uyarınca istirahat ve iş göremezlik raporları ile ilaç, tıbbi cihaz ve malzeme kullanım raporlarıyla sınırlıdır. Buna karşılık tedavi ve ameliyat kayıtları, epikriz ve görüntüler özel hastaneden alınabilir ve kurul değerlendirmesinde kullanılır.
Bir başka yaygın beklenti, “daha yüksek oran veren hastane” arayışıdır. Oran, tüm yetkili kuruluşlarda aynı Ek-2 kılavuzuna göre belirlendiği için hastaneler arasında sistematik bir oran farkı beklenmez; değişen şey randevu yoğunluğu ve o hastanede ilgili branşın bulunup bulunmamasıdır. Ankara’da rapor düzenlemeye yetkili kuruluşları bu listede derledik.
Yanık İçin Kaç Gün Rapor Verilir?
İstirahat süresinin uzunluğunu tedaviyi yürüten hekim, yanığın derinliğine, yüzey oranına, greft uygulanıp uygulanmadığına ve enfeksiyon durumuna göre belirler; mevzuatta yanığa özgü sabit bir gün sayısı yoktur. Buna karşılık raporu kimin, kaç güne kadar verebileceği Sağlık Raporları Yönetmeliği’nde (RG 19.05.2026 / 33258) sayıyla düzenlenmiştir ve bu sınırlar yanık dosyalarında doğrudan uygulanır.
| Kural | Süre | Dayanak |
|---|---|---|
| Tek hekimin bir defada verebileceği istirahat | en çok 10 gün | SRY m.12/4 |
| Kontrol muayenesi sonrası tek hekimin verebileceği ek istirahat | en çok 10 gün daha | SRY m.12/4 |
| Toplam istirahatin 10 günü aşması hâlinde | rapor sağlık kurulunca verilir (zorunlu) | SRY m.12/4 |
| Bir takvim yılında tek hekimden alınabilecek toplam istirahat | 40 günü geçemez | SRY m.12/5 |
| Sağlık raporu sürecinin tamamlanması | başvurudan itibaren en geç 30 gün | SRY m.8/8 |
Geniş yüzeyli ve greftli yanıklarda tedavi haftalarca sürdüğü için, süreç çoğunlukla tek hekim raporuyla başlar ve onuncu günden sonra sağlık kuruluna taşınır. Sürenin sayımında Yönetmelik m.64/8 uyarınca takvim günü esastır: kişiye mesai sonrası rapor verilmiş olsa dahi raporun birinci günü, raporun düzenlendiği gün saat 23.59’da sona erer. Yatarak tedavi görülmüşse taburculuk tarihi yatış gününe dâhil edilir ve taburculuk sırasında istirahat raporu düzenlenmişse raporun düzenlenme tarihi istirahatin başlangıcı sayılır (m.64/7).
Raporun geçerliliği ve türüne ilişkin kurallar ise şunlardır:
- Sürekli ibaresi taşımayan durum bildirir raporlar, hekimlerce aksine bir tarih belirtilmedikçe bir yıl geçerlidir (Sağlık Raporları Yönetmeliği m.66/1). “Sağlık kurulu raporu iki yıl geçerlidir” biçimindeki yaygın bilgi mevzuatta karşılık bulmaz.
- Tedavi ve rehabilitasyon devam ederken süreli, tamamlandıktan sonra sürekli veya süreli rapor düzenlenir (Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik m.9/3). Tazminat hesabında esas alınan genellikle ikincisidir.
- İstirahat raporları muayenenin bir parçasıdır; bunun için ayrıca ücret istenemez (Sağlık Raporları Yönetmeliği m.12/7).
Tazminat açısından bu ayrım belirleyicidir: istirahat süresi geçici iş göremezlik dönemini, kalıcı rapordaki oran ise sürekli iş göremezlik zararını belgeler. İkisi ayrı kalemlerdir ve dosyada birlikte istenir.
İş Kazası Sonucu Yanıkta Hangi Rejim Uygulanır?
Yanık iş kazasından doğmuşsa rejim değişir. Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’in 2 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 5510 sayılı Kanun’a tabi sigortalılara bağlanacak sürekli iş göremezlik geliri, malullük aylıkları ve ölüm sigortası aylıkları için istenecek raporların bu Yönetmelik kapsamında değerlendirilemeyeceğini belirtir. Aynı şekilde m.9/1, Ek-4 raporunun iş kazası ve meslek hastalığı dışındaki olaylar için düzenlendiğini söyler.
İş kazası kaynaklı yanıkta iki ayrı hat birlikte yürür:
- SGK hattı: Meslekte kazanma gücü kaybı oranı Kurumca tespit edilir ve sürekli iş göremezlik geliri bağlanır. Sağlık Raporları Yönetmeliği m.28/2 uyarınca bu raporlarda oran yazılmaz; m.28/8 gereği karar alanına “Karar Sosyal Güvenlik Kurumunca verilecektir.” ibaresi konulur. Kararı SGK verir.
- İşverene karşı tazminat hattı: SGK’nın ödediği gelirin karşılamadığı kısım için işverene karşı maddi ve manevi tazminat davası açılır. Kurumca bağlanan gelirin peşin sermaye değeri hesaptan düşülür.
Bir başka önemli ayrıntı, Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği’nin (RG 28.09.2021 / 31612) 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasındadır: “Sağlık kurulu raporlarında birden fazla hastalık mevcut ise en ağır sekel bulgu dikkate alınır ve Balthazard formülü uygulanmaz.” Bu hüküm, orta ve hafif düzeyde çalışma gücü kaybı tespitine ilişkindir. Yani “yanıkta oranlar her zaman Balthazard ile birleştirilir” demek yanlıştır; hangi rejimde bulunulduğuna bağlıdır.
Lazer Epilasyon Yanığında Tazminat Davası Nasıl Açılır?
Lazer epilasyon, IPL uygulaması ve benzeri estetik işlemler sırasında oluşan yanıklar, hukuken diğer yanıklardan farklı bir sözleşme tipine tabidir. Yargıtay uygulamasında, yalnızca görünümü iyileştirmeye yönelik estetik amaçlı tıbbi müdahaleler eser sözleşmesi olarak nitelendirilir. Tedavi amaçlı müdahalelerde hekim özen yükümlülüğü altındayken, estetik amaçlı müdahalede sonucun taahhüdü söz konusudur; bu ayrım ispat yükünü uygulayıcı tarafa kaydırır.
Bu nitelendirmenin pratik sonuçları şunlardır:
- Seçimlik haklar: TBK m.475 uyarınca iş sahibi, eserin ayıplı olması hâlinde sözleşmeden dönme, bedelden indirim veya aşırı masraf gerektirmiyorsa ücretsiz onarım isteyebilir. Genel hükümlere göre tazminat talebi ayrıca saklıdır.
- Bildirim yükü: TBK m.474 gereği iş sahibi eseri gözden geçirip ayıpları uygun sürede bildirmek zorundadır. TBK m.477’ye göre eserin kabulünden sonra yüklenici kural olarak sorumluluktan kurtulur; bu nedenle yanık oluştuğunda memnuniyetsizliğin yazılı olarak bildirilmesi önem taşır.
- Zamanaşımı: TBK m.478 uyarınca taşınmaz yapılar dışındaki eserlerde iki yıl; yüklenicinin ağır kusuru varsa yirmi yıl.
- Görevli mahkeme: Uygulamayı yapan özel kuruluş veya serbest çalışan ise uyuşmazlık tüketici mahkemesinin görev alanına girer. Uyuşmazlık bedeli tüketici hakem heyeti sınırının altındaysa hakem heyetine başvuru zorunludur.
- Zorunlu sigorta: 1219 sayılı Kanun ek m.12 uyarınca özel sağlık kurum ve kuruluşlarında çalışan veya mesleğini serbest icra eden tabipler, tıbbi kötü uygulama sebebiyle kişilere verebilecekleri zararlar için mesleki mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorundadır; sigortayı serbest çalışanlar kendisi, özel kuruluşta çalışanlar için ise kuruluş yaptırır. TTK m.1478 zarar görene, zararının sigorta bedeline kadar olan kısmı için doğrudan sigortacıdan talep hakkı tanır.
Ayrıca uygulamanın yetkisiz kişi veya güzellik salonu tarafından yapılması hâlinde, tazminat talebinin yanında ilgili idari ve cezai süreçler de gündeme gelir. Bu tür dosyalarda uygulamanın kim tarafından, hangi cihazla ve hangi aydınlatılmış onam metniyle yapıldığının belgelenmesi belirleyicidir.
Estetik ve Psikososyal Etkilerin Maluliyet Oranına Katkısı
Yanık sonrası oluşan estetik ve psikososyal etkiler, bireyin yaşam kalitesini doğrudan etkileyen unsurlardır. Bu durum yalnızca fiziksel bir yaralanma olarak değil, kalıcı psikolojik iz bırakabilen bir travma olarak değerlendirilir. Yanık tazminat taleplerinde bu etkilerin kapsamı, hem maddi hem manevi kalem bakımından belirleyicidir.
Estetik deformasyonun hukuki karşılığı iki ayrı yerdedir. Birincisi, yüz ve boyun gibi görünür bölgelerdeki kalıcı iz, manevi tazminatın miktarını etkileyen olayın özelliklerinden biridir. İkincisi, dış görünüşteki bozukluk kişinin mesleğini icra etmesini fiilen zorlaştırıyorsa, bu kez ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıp (TBK m.54/4) kalemi gündeme gelir. Bu kalem, engel oranından bağımsız olarak talep edilebilir ve müşteriyle yüz yüze çalışılan mesleklerde ayrıca değerlendirilir.
Psikososyal etkiler arasında travma sonrası stres bozukluğu, depresyon, sosyal izolasyon eğilimi ve beden algısı bozuklukları yer alır. Bunların engel oranına yansıması, kılavuzun zihinsel, ruhsal ve davranışsal bozukluklar bölümünden yapılır. Bu bölümde travma sonrası stres bozukluğu, tam düzelen / kısmen düzelen / düzelmeyen ayrımıyla değerlendirilir ve bölüm başında yer alan ilke şudur: engellilik oranları belirtilere göre değil, işlevsellik düzeylerine göre verilir. Kişinin beyanı değil, tedavi evrakıyla desteklenen işlevsellik değerlendirmesi esastır.
Psikiyatrik değerlendirmenin dosyaya girmesi için iki koşul aranır: raporun içinde psikiyatri uzmanı bulunan bir kurul tarafından düzenlenmiş olması ve değerlendirmenin tedavi evrakının tamamı incelenerek yapılması. Yalnızca poliklinik muayenesine dayanan, işlevsellik değerlendirmesi içermeyen durum bildirir raporlar, oran hesabına elverişli sayılmamaktadır. Birden fazla sistemde arıza bulunduğunda oranlar toplanmaz; Ek-3’teki Balthazard yöntemiyle birleştirilir ve 65 yaş ve üzeri bireylerde bulunan orana ayrıca %10 eklenir (Engellilik Yönetmeliği m.10/4).
Kalıcı Yanık İzlerinde Manevi Tazminat Hakları
Kalıcı yanık izleri fiziksel olduğu kadar psikolojik ve sosyal etkiler de doğurur. Bu nedenle yanık tazminat talebi yalnızca fiziksel zararları değil, duygusal ve sosyal kayıpları da kapsar. Kalıcı yanık izleri nedeniyle oluşan manevi zararın tazmini Türk Borçlar Kanunu’nun 56 ncı maddesi çerçevesinde değerlendirilir; bu madde, bedensel bütünlüğün zedelenmesi durumunda zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine hükmedilebilmesini öngörür.
Tazminat Hakkının Belirlenmesinde Temel Kriterler
Kalıcı yanık izinin büyüklüğü, bulunduğu bölge, görünürlük durumu ve fonksiyonel etkileri manevi tazminatın belirlenmesinde rol oynar. Özellikle yüz, eller ve boyun gibi sürekli görünür bölgelerdeki izler, kişinin dış görünüşünü etkilediği için ayrı ağırlık taşır. Manevi tazminatta hâkim, TBK m.56’nın verdiği takdir yetkisini olayın özelliklerini gözeterek kullanır: tarafların kusur durumu, olayın gerçekleşme biçimi, zarar görenin yaşı ve sosyal durumu ile iyileşme sürecinin ağırlığı bu özellikler arasındadır. Manevi tazminat, zenginleşme aracı olmadığı gibi sembolik de olamaz.
Hukuki Sürece Nasıl Hazırlanılır?
Manevi tazminat talebinde, zarar görenin elindeki belgeler belirleyicidir. Bunlar arasında yanık izlerine ilişkin uzman hekim raporları, tedavi ve ameliyat kayıtları, epikrizler, gerektiğinde psikiyatri raporları ve iyileşme sürecini gösteren tarihli fotoğraflar yer alır. Olayın nasıl gerçekleştiğini gösteren belgeler — iş kazası bildirimi, kaza tespit tutanağı, itfaiye raporu, kolluk tutanağı — kusur incelemesinin dayanağını oluşturur. Mahkeme, olayın kişi üzerindeki etkilerini bu belgeler ve bilirkişi raporları üzerinden değerlendirir.
Hukuki Destek Almanın Önemi
Yanık dosyaları, tıbbi değerlendirme ile hukuki hesabın iç içe geçtiği dosyalardır: rapordaki oranın doğru cetvelden okunup okunmadığı, birden fazla arızanın doğru yöntemle birleştirilip birleştirilmediği, hesabın hangi yaşam tablosuna ve hangi yönteme göre kurulduğu ayrı ayrı denetlenir. Rapora itiraz sürelerinin kısa olması ve süresinde itiraz edilmeyen bir raporun dosyada yerleşmesi nedeniyle, sürecin baştan takip edilmesi önem taşır. Bu nedenle dosyanın hukuki yönünün bir avukat tarafından yürütülmesi tercih edilmektedir.
Manevi tazminatın amacı, zarar görenin yaşadığı fiziksel ve duygusal zorlukları bir ölçüde hafifletmektir. Kalıcı yanık izleriyle karşı karşıya kalan kişilerin, kendilerine tanınan hukuki haklarını ve bu hakların tabi olduğu süreleri bilmeleri gerekir; yanık izlerinin yalnızca beden üzerinde değil, ruhsal düzeyde de etki yarattığı unutulmamalıdır.

Birden fazla organ veya sistemde arıza varsa oranlar toplanmaz, Balthazard formülüyle birleştirilir (Engellilik Yönetmeliği m.10/4, Ek-3). Kendi raporunuzdaki oranları bu yöntemle birleştirmek için Balthazard hesaplama tablosu ve aracımıza bakabilirsiniz. Oranın tazminat tutarına nasıl dönüştüğünü görmek için iş göremezlik tazminatı hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz.
Yanık nedeniyle maluliyet oranı belirlenmesi, rapora itiraz veya maddi ve manevi tazminat talebiyle ilgili bir dosyanız varsa Ankara tazminat avukatı sayfamızdan çalışma alanlarımıza ulaşabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Yanıkların maluliyet oranı nasıl belirlenir?
Yanıkların maluliyet oranı, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’in Ek-2 Engel Oranları Alan Kılavuzu’ndaki “YANIKLAR” bölümüne göre yetkili sağlık kurulunca yüzde olarak belirlenir. Deri arızalarında oran, kaplanan vücut yüzeyi yüzdesi ve kalıcı sonuca göre verilir (Ek-2, “YANIKLAR” bölümü I/a-d): %10’u kaplayan ve ameliyatla giderilemeyen keloid hipertrofi 20, %50’sini kaplayanlar 30, %50’sinden fazlasını kaplayanlar 40, saçlı derinin yarıdan çok alanı 25. Diğer sistemlerdeki yanık sekelleri ilgili branşın kendi bölümünden değerlendirilir.
2. derece yanık tazminat davasında yüzde kaç oran alınır?
Mevzuatta yanığın derecesine bağlanmış sabit bir oran yoktur. Ek-2 kılavuzu oranı, yanığın kapladığı vücut yüzeyi yüzdesine ve iyileşme sonrası kalan kalıcı sonuca göre belirler. İz bırakmadan iyileşen ikinci derece yanıkta kalıcı oran çıkmayabilir; bu durumda talep tedavi giderleri, geçici iş göremezlik ve manevi tazminat üzerinden kurulur. Ameliyatla giderilemeyen keloid hipertrofi kalmışsa cetvelin I/a satırı, eklem kontraktürü oluşmuşsa kas-iskelet sistemi tabloları uygulanır.
Yanık raporu nereden alınır?
Engel oranı yazan yanık raporu yalnızca Sağlık Bakanlığınca yetkilendirilmiş sağlık kuruluşlarının engelli sağlık kurullarından alınır. Sağlık Raporları Yönetmeliği m.54/2 uyarınca özel sağlık hizmeti sunucuları, Bakanlıkça izin verilen hâller dışında durum bildirir sağlık raporu düzenleyemez. Özel hastaneden alınan tedavi kayıtları, epikriz ve görüntüler ise kurul değerlendirmesinde kullanılabilir.
Yanık nedeniyle tazminat talebi nasıl yapılır?
Öncelikle olayın niteliğine uygun sağlık raporu ve kusuru gösteren belgeler toplanır. Trafik kazası gibi iş kazası dışı olaylarda Ek-4 Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporu, yönetmelik gereği kurumlar tarafından resmî yazı ile istenir. Ardından sorumluya, sigortacıya veya işverene başvurulur ve sonuç alınamazsa dava açılır. Trafik kazalarında zorunlu mali sorumluluk sigortacısıyla uyuşmazlıkta Sigorta Tahkim Komisyonu yolu da kullanılabilir.
Yanık nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı nasıl hesaplanır?
Hesap, kalıcı maluliyet oranı, kusur durumu, kaza tarihindeki yaş, bakiye ömür süresi ve gelir verileri üzerinden aktüeryal olarak kurulur. Aktif ve pasif dönemler ayrı ayrı hesaplanır. İş kazalarında SGK tarafından bağlanan sürekli iş göremezlik gelirinin peşin sermaye değeri, işverenden istenecek tazminattan düşülür. Tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik dönemi ayrı kalemler olarak talep edilir.
Güneş yanığına rapor verilir mi?
Tedavi ve istirahat gerektiren güneş yanığında hekim durum bildirir istirahat raporu düzenleyebilir. Ancak engel oranı yazan sağlık kurulu raporu için kalıcı bir fonksiyon kaybı veya cetvelde karşılığı olan bir sonuç aranır; iz bırakmadan iyileşen güneş yanığında bu koşul oluşmaz. Solaryum veya benzeri bir hizmet sırasında meydana gelen yanıkta ise hizmet verenin sorumluluğu ayrıca gündeme gelir.
Epilasyon yanık raporu nasıl alınır?
Lazer epilasyon veya IPL uygulaması sonrası oluşan yanıkta ilk adım, yanığı bir sağlık kuruluşunda belgeletmektir: muayene kaydı, tanı, tedavi ve tarihli fotoğraflar dosyanın temelini oluşturur. Kalıcı iz kalmışsa engel oranı için yetkili engelli sağlık kuruluna başvurulur. Uygulamanın estetik amaçlı olması nedeniyle ilişki eser sözleşmesi olarak nitelendirildiğinden, memnuniyetsizliğin ve yanığın uygulayıcıya yazılı olarak bildirilmesi önem taşır.
Yanık engelli raporu kaç günde çıkar ve ne kadar geçerlidir?
Sağlık raporu, başvuru tarihinden itibaren en geç otuz gün içinde tamamlanır (Sağlık Raporları Yönetmeliği m.8/8; Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik m.8/1-j). Rapor sürekli veya süreli olarak düzenlenir ve geçerlilik süresi raporda mutlaka belirtilir. Sürekli ibaresi taşımayan durum bildirir raporlar, aksine bir tarih belirtilmedikçe bir yıl geçerlidir (Sağlık Raporları Yönetmeliği m.66/1). Rapora bireysel itiraz süresi, raporun ilgilisine teslim tarihinden itibaren otuz gündür; kurum itirazında süre aranmaz (Engellilik Yönetmeliği m.12/1).
İş kazası sonucu yanıkta hangi rapor alınır?
İş kazası ve meslek hastalığı kaynaklı yanıklar, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’in kapsamı dışındadır (aynı Yönetmelik m.2/3 ve m.9/1). Bu dosyalarda meslekte kazanma gücü kaybı oranını Sosyal Güvenlik Kurumu tespit eder; Sağlık Raporları Yönetmeliği m.28/2 uyarınca raporlarda oran yazılmaz, m.28/8 uyarınca karar alanına “Karar Sosyal Güvenlik Kurumunca verilecektir.” ibaresi konulur. Raporda ayrıca m.28/6 gereği “İş kazasına bağlıdır.” veya “İş kazasına bağlı değildir.” ibaresi yer alır. İşverene karşı açılacak tazminat davası ise bu tespitten bağımsız olarak yürür ve SGK’nın bağladığı gelirin peşin sermaye değeri hesaptan düşülür.
Yanık tazminat davasında zamanaşımı süresi nedir?
TBK m.72 uyarınca tazminat istemi, zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl, her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Fiil aynı zamanda suç oluşturuyor ve ceza kanunlarında daha uzun bir zamanaşımı öngörülmüşse o süre uygulanır. Lazer epilasyon gibi eser sözleşmesi niteliğindeki uygulamalarda ise TBK m.478’deki iki yıllık süre, yüklenicinin ağır kusuru hâlinde yirmi yıl olarak uygulanır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir olaya ilişkin hukuki görüş yerine geçmez. Yanık maluliyet oranı ve tazminat talepleri, olayın koşullarına ve rapordaki tespitlere göre değiştiğinden, dosyanızla ilgili adım atmadan önce bir avukata danışmanız yerinde olur.