Hukuk

Sigorta Araç Mahrumiyet Bedelini Karşılar Mı?

Sigorta Araç Mahrumiyet Bedelini Karşılar Mı

Sigorta araç mahrumiyet bedelini karşılar mı? Zorunlu trafik sigortası bu bedeli ödemez; kasko ise yalnızca poliçeye ek sözleşmeyle “kullanım ve gelir kaybı” teminatı konulmuşsa ve poliçe limitiyle sınırlı olarak öder. Bunun arkasında keyfî bir uygulama değil, iki ayrı genel şart metnindeki açık hükümler vardır. Bedelin asıl muhatabı kazada kusurlu olan sürücü ve araç işletenidir.

Makale İçeriği

Bir trafik kazası sonrası aracın hasar görmesi ve onarım sürecinde kullanılamaz hale gelmesi, araç sahiplerini yalnızca araçsız bırakmakla kalmaz, aynı zamanda ekonomik olarak da zorlayabilir. Trafik sigortası araç mahrumiyet bedelini öder mi veya bu maliyetler kapsam dışında mı kalır? Bununla birlikte kasko sigortası aracılığıyla talep edilebilecek tazminatlar da ayrı bir merak konusudur. Bu yazıda, bedelin kimden ve hangi hukuki dayanakla isteneceğini, nasıl hesaplandığını ve talep reddedilirse izlenecek yolu adım adım ele alıyoruz.

Özet

Araç mahrumiyet bedeli, kazada zarar gören aracın onarım süresince kullanılamamasından doğan zarardır; sigorta araç mahrumiyet bedelini karşılar mı diye soranlar için kısa yanıt, bu bedelin kural olarak sigorta şirketinden değil kazada kusurlu olan taraftan isteneceğidir.

  • Zorunlu trafik sigortası bu bedeli ödemez; Genel Şartlar A.6/k bendi “kira mahrumiyeti” gibi dolaylı zararları açıkça teminat dışında bırakır.
  • Kasko yalnızca ek sözleşmeyle alınan “kullanım ve gelir kaybı” teminatı varsa ve poliçe limiti kadar öder (Kasko Genel Şartları A.4.8).
  • İkame araç teminatı ile araç mahrumiyet bedeli aynı şey değildir; biri hizmet, diğeri paradır.
  • Bedel, aracın kullanılamadığı makul onarım süresi ile emsal günlük kira bedelinin çarpımından bulunur, kendi kusur oranınız kadar indirim yapılır.
  • Talep, kusurlu sürücü ve araç işletenine yöneltilir; kaza tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımı süresi işler (KTK m.109/1).

Sigorta Araç Mahrumiyet Bedelini Karşılar Mı? Şartlar ve Temel Kapsamlar

Trafik kazalarının ardından, araçların onarım ya da pert süreçlerinde yaşanan kullanım kaybı nedeniyle araç sahipleri sıkça sigorta araç mahrumiyet bedelini karşılar mı sorusunu sormaktadır. Sorunun cevabı poliçe türüne göre değişir: zorunlu trafik sigortasında bedel teminat dışıdır, kaskoda ise ancak ek sözleşmeyle kapsama alınmışsa ödenir. Bu ayrım, hak kayıplarını önlemek açısından kritik önem taşır.

Önce şunu netleştirelim: trafik sigortası araç mahrumiyet bedelini öder mi? Zorunlu trafik sigortası, karşı tarafa verilen maddi ve bedeni zararları karşılar; buna karşılık araç mahrumiyet bedeli gibi dolaylı zararlar açık bir hükümle kapsam dışında bırakılmıştır. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A.6/k bendi, “gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi zarar verici olguya bağlı olarak oluşan yansıma veya dolaylı zararlar nedeniyle yöneltilecek tazminat taleplerini” teminat dışında saymaktadır. Yani standart bir trafik sigortası poliçesi araç mahrumiyetinden doğan kayıpları tazmin etmez.

Aynı Genel Şartların A.5/a bendi ise maddi zararlar teminatını “zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalma” olarak tanımlar. Buradaki “doğrudan” ifadesi belirleyicidir: aracın onarım masrafı ve değer kaybı malvarlığında doğrudan bir azalma yaratır, oysa aracı kullanamamak malvarlığını doğrudan eksiltmez, kullanımdan yoksun kalma sonucunu doğurur. Bu hüküm, 12 Haziran 2026 tarihli ve 33278 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan değişiklikle yeniden yazılmış ve 1 Temmuz 2026’da yürürlüğe girmiştir; değişiklik değer kaybının tespit yöntemini ayrıntılandırmış, ancak mahrumiyet bedelini teminat kapsamına almamıştır.

Buna karşılık, kasko sigortası poliçeleri ek teminatlarla genişletilebilmektedir. Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları’nın A.4.8 bendi, tam hasar hâlinde tazminatın ödenmesine, kısmi hasar hâlinde hasarın giderilmesine kadar geçen sürede doğan kullanım ve gelir kaybı zararlarının ek sözleşme ile teminat kapsamına alınabileceğini düzenler. Aynı şekilde poliçenize eklenen ikame araç teminatı sayesinde, kendi aracınızın kullanılamadığı süre boyunca muadil bir araç sağlanabilir. Her iki hak da poliçede yer alıp almadığına bağlıdır; kasko yaptırırken bu ek teminatların poliçede bulunduğundan emin olmanız gerekir.

Poliçelerine araç mahrumiyet bedeli dâhil olmayan sigortalılar için alternatif çözüm yollarını değerlendirerek hak talebinde bulunmak da mümkündür. Trafik kazasında tam kusurlu olmayan tarafların, araç mahrumiyetinden kaynaklı zararlarını doğrudan kazaya sebebiyet veren karşı tarafın kusur oranına göre talep edebileceğini unutmamak gerekir.

Poliçe / teminatAraç mahrumiyet bedelini karşılar mı?Dayanak
Zorunlu trafik sigortası (ZMSS / eski adıyla ZMMS)Hayır — dolaylı zarar sayılırZMSS Genel Şartları A.6/k
Kasko — standart teminatHayırKasko Genel Şartları A.1-A.3
Kasko — ek sözleşmeli “kullanım ve gelir kaybı” teminatıEvet, poliçe limitiyle sınırlıKasko Genel Şartları A.4.8
Kasko — ikame araç teminatıPara değil, araç tahsisi sağlarPoliçe özel şartları
İhtiyari Mali Mesuliyet (İMM)Hayır — trafik sigortasının limit üstü devamıdırPoliçe özel şartları
Kusurlu sürücü / araç işleteniEvet — asıl muhatap budurKTK m.85/1, TBK m.49

Sonuç olarak, araç mahrumiyet bedelini sigorta karşılar mı sorusunun yanıtı sigortanın türüne, poliçe detaylarına ve ek teminatlara bağlıdır. Poliçenizde böyle bir teminat yoksa talebiniz boşa düşmez; yalnızca muhatabı değişir ve kusurlu tarafa yönelir.

Araç Mahrumiyet Bedeli Nedir, Hangi Zararı Karşılar?

Araç mahrumiyet bedeli, trafik kazasında zarar gören aracın onarımda kaldığı süre boyunca sahibinin bu araçtan yararlanamamasından doğan zarardır. Hukuk dilinde “kullanımdan yoksun kalma zararı” olarak da anılır; halk arasında araç yattı parası, araç yatma parası veya araç yatış bedeli denilen kalem de budur. Onarım masrafından ve değer kaybından bağımsız, üçüncü bir tazminat kalemidir.

Bu bedelin doğması için aracın fiilen kullanılamaz durumda olması yeterlidir. Zarar gören kişinin onarım süresince gerçekten araç kiralamış olması şart değildir; kiralama yapılmışsa fatura zararın miktarını ispatlamayı kolaylaştırır, yapılmamışsa emsal kira bedeli üzerinden hesaplama yapılır. Türk Borçlar Kanunu‘nun 50. maddesinin ikinci fıkrası, zararın miktarı tam olarak ispat edilemediğinde hâkimin olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri gözeterek zararı hakkaniyete uygun şekilde belirleyeceğini öngörür.

Araç mahrumiyet bedeli ile sıkça karıştırılan üç kalem vardır. Bunları baştan ayırmak, talebin doğru muhataba yöneltilmesini sağlar.

KalemNeyi karşılar?Trafik sigortası kapsamında mı?
Onarım / hasar bedeliAraçtaki fiziki hasarın giderilmesiEvet
Değer kaybıOnarılsa bile aracın ikinci el satış değerindeki düşüşEvet (A.5/a)
Araç mahrumiyet bedeliAracın kullanılamadığı süreye ait kullanım kaybıHayır (A.6/k)
Ticari kazanç kaybıTicari araçta durma süresine ait kazanç kaybıHayır (A.6/k)

Aracınızda ayrıca değer kaybı doğduysa iki talebi birlikte yürütebilirsiniz; ancak muhatapları farklıdır. Değer kaybı için karşı tarafın trafik sigortacısına başvurulur, mahrumiyet bedeli için kusurlu tarafa gidilir. Değer kaybı tarafındaki 1 Temmuz 2026 sonrası uygulamayı hasar ve değer kaybında yeni düzenlemeler yazımızda ayrıntılı olarak anlattık.

“Hak Mahrumiyeti” ile Araç Mahrumiyet Bedeli Aynı Şey Mi?

Hayır, aynı şey değildir ve bu karışıklık uygulamada sık sık yanlış başvuruya yol açar. “Hak mahrumiyeti” ifadesi Türkiye’de iki tamamen farklı anlamda kullanılır; hangi anlamda arandığına göre muhatap da, izlenecek yol da değişir.

Birinci anlam — kazadan sonra araçtan mahrum kalma. “Hak mahrumiyetini sigorta karşılar mı”, “trafik kazası hak mahrumiyeti” gibi aramalarda kastedilen budur ve bu yazının konusudur. Burada hak mahrumiyeti, araç mahrumiyet bedelinin günlük konuşmadaki karşılığıdır; talep kusurlu tarafa yöneltilir.

İkinci anlam — araç tescil kaydındaki şerh. e-Devlet üzerinden “Araçlarım” ekranına girdiğinizde aracın karşısında görünen “hak mahrumiyeti” ibaresi tazminatla ilgili değildir. Bu, araç üzerinde rehin, haciz, yakalama gibi bir takyidat bulunduğunu ve aracın devrinin engellendiğini gösteren idari bir kayıttır. “Aracımda hak mahrumiyeti var ne demek”, “hak mahrumiyeti nasıl kaldırılır”, “hak mahrumiyeti rehinli / hacizli / diğer (D)” gibi aramalar bu ikinci anlama aittir. Böyle bir kayıt varsa yapılması gereken, şerhi koyduran alacaklıya ya da ilgili icra dairesine başvurup borcu kapatmak veya kaldırma kararı almaktır; sigorta şirketinin bu kayıtla ilgisi yoktur.

Kullanım kaybı anlamında hak mahrumiyetiTescil kaydındaki hak mahrumiyeti şerhi
Ne zaman doğar?Kazadan sonra araç onarımdaykenRehin, haciz veya yakalama kaydı konulduğunda
MuhatapKusurlu sürücü ve araç işleteniAlacaklı, icra dairesi veya ilgili kurum
SonucuPara talebi (tazminat)Aracın devri ve tescil işlemlerinin engellenmesi
Sigortayla ilgisiKasko ek teminatı varsa dolaylı ilgiYok

Halk Arasında “Araç Yattı Parası” Denen Bedel Nedir?

Araç yattı parası, araç mahrumiyet bedelinin halk arasındaki adıdır; yatma parası, yatar parası, araç yatış bedeli ve araçtan yoksun kalma tazminatı da aynı kalemi anlatır. Hukuki metinlerde ve dava dilekçelerinde bu kalem “kullanımdan yoksun kalma tazminatı” veya “araç mahrumiyet bedeli” başlığıyla yazılır; ancak isim farkı hakkın niteliğini değiştirmez.

Araç yattı parasını sigortanın ödeyip ödemediği de bu nedenle yukarıda anlattığımızla aynı sonuca varır: zorunlu trafik sigortası ödemez, kasko yalnızca ek teminat varsa öder, esas muhatap kusurlu taraftır. Ticari araçlarda, özellikle taksi, minibüs ve kamyonlarda halk arasında kullanılan “yatar parası” ifadesi çoğu zaman kullanım kaybını değil, aracın çalışamadığı günlere ait kazanç kaybını kastetmektedir. Bu ikisi farklı hesaplanır; ayrımı aşağıda ticari araçlara ayırdığımız bölümde ele alıyoruz.

Trafik Sigortası Araç Mahrumiyet Bedelini Öder Mi?

Trafik sigortası, Türkiye’de tüm motorlu araç sahiplerinin yaptırmakla yükümlü olduğu bir sigorta türüdür. Temel amacı, kazaya karışan üçüncü şahısların zararlarını karşılamaktır. Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. maddesi, işletenlerin aynı Kanunun 85. maddesinin birinci fıkrasından doğan sorumluluklarının karşılanması için bu sigortayı zorunlu tutar. Ancak, trafik sigortası araç mahrumiyet bedelini öder mi? sorusu bakımından poliçe kapsamı nettir.

Trafik sigortasının kapsamı, kazada karşı tarafa verilen maddi zararları, bedensel hasarları ve ölüm durumlarına bağlı tazminatları içermektedir. Ne var ki, aracın bakım, onarım ya da kullanılamadığı süre boyunca doğan araç mahrumiyet bedeli, trafik sigortası kapsamında değerlendirilmemektedir. Bu durum, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası’nın (eski adıyla Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası, kısaca ZMSS veya ZMMS) Genel Şartlarında dolaylı zararların açıkça teminat dışında bırakılmasından kaynaklanmaktadır.

Araç mahrumiyet bedeli, kazada mağdur olan tarafın aracını kullanamadığı süre boyunca uğradığı maddi kayıpları ifade eder. Trafik sigortası poliçeleri bu tür dolaylı zararları teminat kapsamına almadığı gibi, Genel Şartların A.6/l bendi “ilgili mevzuatla genel hükümlere tâbi kılınan talepleri” de teminat dışında sayar. Sigorta şirketinden temin edilemeyen bu bedel, kazaya sebep olan sürücüden veya aracı işleten kişiden talep edilebilmektedir.

Burada bilinmesi gereken bir ayrıntı daha var. Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesi, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların bu Kanunda öngörülen usul ve esaslara tabi olduğunu söyler; maddedeki “genel şartlarda” ibaresi ile 2021 yılında eklenen hükümler Anayasa Mahkemesi kararlarıyla iptal edilmiştir. Buna rağmen mahrumiyet bedeli bakımından sonuç değişmez: bu bedel, Kanunun 85. maddesinde tanımlanan “bir şeyin zarara uğraması” hâlinin doğrudan karşılığı olmadığı için sigorta teminatına değil, kusurlu tarafın genel hükümlerden doğan sorumluluğuna dayanır. Nitekim aynı Kanunun 90. maddesi, düzenlenmeyen hususlarda Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiillere ilişkin hükümlerinin uygulanacağını açıkça belirtir.

Bu bağlamda, araç sahipleri somut olayın hukuki boyutlarına göre trafik sigortası araç mahrumiyet bedelini öder mi? sorusunun yanıtını netleştirmek için bir avukata danışabilir. Talebin kime yöneltileceği, hangi belgelerle ispatlanacağı ve hangi sürede ileri sürüleceği baştan doğru kurgulandığında süreç çok daha hızlı ilerler.

İhtiyari Mali Mesuliyet (İMM) Sigortası Araç Mahrumiyet Bedelini Karşılar Mı?

İhtiyari Mali Mesuliyet sigortası da araç mahrumiyet bedelini kural olarak karşılamaz. İMM, zorunlu trafik sigortasının yerine geçen ayrı bir teminat değil, onun limit üstü devamıdır. Kazada karşı tarafa verdiğiniz zarar zorunlu trafik sigortasının poliçe limitini aştığında, aşan kısım İMM teminatından karşılanır. Teminatın konusu trafik sigortasıyla aynı olduğu için, trafik sigortasında dolaylı zarar sayılan bir kalem İMM’de de aynı nitelikte kalır.

“İMM nedir”, “ihtiyari mali mesuliyet ne demek”, “İMM neyi karşılar” sorularının kısa cevabı budur: İMM, sizin kusurunuzla üçüncü kişilere verdiğiniz ve zorunlu sigorta limitini aşan zararları güvence altına alan isteğe bağlı bir poliçedir. Kendi aracınızdaki hasarı karşılamaz — o kaskonun işidir. Bazı poliçelerde “İMM kombine” veya “bedeni ve maddi ayrımı yapılmaksızın” ifadesi geçer; bu, tek bir limitin hem bedeni hem maddi zararlar için birlikte kullanılabildiği anlamına gelir.

Buna karşılık İMM poliçelerinde manevi tazminat teminatı ek olarak sunulabilmektedir. Bu nedenle İMM’nin manevi tazminatı karşılayıp karşılamadığı, poliçenizin özel şartlarından okunmalıdır. Araç mahrumiyet bedeli bakımından ise poliçenizde özel bir hüküm yoksa İMM’ye dayanarak talepte bulunmak sonuç vermez; talep yine kusurlu tarafa yöneltilir.

Kasko Sigortası ve Araç Mahrumiyet Bedeli Arasındaki İlişki

Kasko sigortası, araç sahiplerini beklenmedik kaza ve hasarlara karşı güvence altına almayı hedefleyen önemli bir sigorta türüdür. Ancak burada dikkat edilmesi gereken bir nokta, kasko sigortasının aracın kullanımında meydana gelen kesintileri, yani araç mahrumiyet bedelini nasıl ele aldığıdır. Bu konuyu açıklığa kavuşturmak için Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartlarının teminat yapısına bakmak gerekir.

Genel Şartlar üç katmanlıdır: standart teminat, ek sözleşmeyle kapsama alınabilecek zararlar ve teminat dışında kalan zararlar. Kullanım kaybı ikinci katmanda yer alır. A.4.8 bendi uyarınca, aracın sigorta kapsamına giren tam veya kısmi bir zarara uğraması nedeniyle, tam hasarda tazminatın ödenmesine, kısmi hasarda hasarın giderilmesine kadar geçen sürede doğan kullanım ve gelir kaybından kaynaklanan zararlar, poliçede bu korumaya ilişkin belirtilen limitle sınırlı olmak üzere ek sözleşmeyle teminat kapsamına alınabilir. Yani kasko bu bedeli otomatik olarak ödemez; poliçenizde bu teminat satın alınmışsa ve limiti kadar öder.

Genel olarak, kasko sigortası poliçelerinde aracın tamir sürecindeki mağduriyetlere çözüm sunan ikame araç hizmeti de bulunabilir. Bu hizmet, aracınızın onarımda olduğu süre içinde size geçici bir araç sağlanmasını kapsar. Ancak ikame araç hizmetinin detayları tamamen poliçe şartlarına bağlıdır. Kasko poliçenizde ikame araç teminatı yer alıyorsa, belirli şartlar ve süreler dâhilinde bu haktan faydalanabilirsiniz. Önemli bir detay, bu teminatın genellikle tamir süresince kısa vadeli bir kolaylık sağlamak amacıyla sunulmasıdır. İkame araç teminatı ile A.4.8 kapsamındaki kullanım kaybı teminatının farklı haklar olduğunun altını çizmek isteriz: birincisi size araç verir, ikincisi para öder ve poliçede yalnızca biri bulunuyor olabilir.

Kasko sigortası kapsamındaki ikame araç teminatı, aracın yolda sürülemeyecek bir hâle geldiği durumlar için geçerlidir ve yalnızca poliçede belirtilen azami süre kadar destek olur. Uygulamada bu süre poliçeden poliçeye değişmekte, çoğu üründe birkaç günle birkaç haftalık bir aralıkta kalmaktadır; kesin süre yalnızca kendi poliçenizin özel şartlarından okunabilir. Süre dolduğunda aracın kiralama bedeli ya da mahrumiyet bedelinin tümüyle karşılanması garanti altına alınmaz; kalan günlere ait zarar için kusurlu tarafa başvurmak gerekir.

Kasko sigortası poliçenizi seçerken, ikame araç teminatı şartlarını dikkatlice gözden geçirmenizi öneririz. Bazı poliçelerde bu hizmet ek bir prim karşılığında sunulurken, bazılarında paket içinde dâhil olabilir. Poliçede ikame araç teminatının azami gün sayısı, aracın sınıfı, kilometre sınırı ve teminatın hangi hasar büyüklüğünden itibaren devreye gireceği ayrı ayrı belirtilir; bu kalemleri satın almadan önce sormanız gerekir.

Özetle, kasko sigortası araç sahipleri için büyük bir koruma sağlasa da sigorta araç mahrumiyet bedelini karşılar mı denildiğinde kasko yalnızca belirli şartlar dahilinde olumlu yanıt verir. Poliçenizde bu kapsama ilişkin herhangi bir hüküm yoksa araç mahrumiyet bedelini kasko şirketinden alamazsınız; ancak kusurlu taraftan istemek yolunuz açık kalır. Bu yüzden tüm detayları önceden öğrenmek ve ihtiyaçlarınıza uygun bir poliçe seçmek yerinde olacaktır.

Bir ayrıntı daha: kasko sigortacınıza karşı ileri süreceğiniz talepler, Kasko Genel Şartlarının C.10 maddesi uyarınca alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren iki yılda zamanaşımına uğrar. Sigortacınız Sigorta Tahkim Sistemine üyeyse, dava açmak yerine Sigorta Tahkim Komisyonuna da başvurabilirsiniz (Kasko Genel Şartları C.8). Sigortaya yapılan itiraz ve tahkim sürecinin işleyişini sigortaya itiraz ve tahkim süreci yazımızda adım adım anlattık.

İkame Araç Bedeli ile Araç Mahrumiyet Bedeli Arasındaki Fark Nedir?

İkame araç bedeli, sigorta şirketinin poliçe gereği size geçici araç tahsis etmesi ya da bu aracın kira bedelini üstlenmesidir; araç mahrumiyet bedeli ise aracınızı kullanamadığınız için uğradığınız zararın kusurlu taraftan istenen parasal karşılığıdır. Biri sözleşmeden, diğeri haksız fiilden doğar. Bu ayrım pratikte şu sonucu doğurur: ikame araç aldığınız günler için ayrıca mahrumiyet bedeli isteyemezsiniz, çünkü o günlerde zarar fiilen giderilmiştir.

Ölçütİkame araç teminatıAraç mahrumiyet bedeli
KaynağıKasko poliçesi (sözleşme)Haksız fiil (KTK m.85, TBK m.49)
MuhatapKendi kasko şirketinizKusurlu sürücü ve araç işleteni
ŞekliAraç tahsisi veya kira bedeliPara
Süre sınırıPoliçede yazan azami günMakul onarım süresi
Kusur şartıAranmaz (kendi poliçeniz)Karşı tarafın kusuru oranında
Zamanaşımı2 yıl (Kasko GŞ C.10)2 yıl / 10 yıl (KTK m.109)

“Karşı tarafın sigortasından ikame araç alınır mı” sorusu da sıkça sorulur. Zorunlu trafik sigortası ikame araç yükümlülüğü getirmez; karşı tarafın sigortacısı size araç tahsis etmek zorunda değildir. Kasko şirketiniz ise yalnızca kendi poliçenizdeki teminat kadar sorumludur. Bu nedenle kaza sonrası araçsız kalma riskinin gerçek karşılığı, kusurlu taraftan istenecek mahrumiyet bedelidir.

Araç Mahrumiyet Bedelini Kim Öder, Kimden Talep Edilir?

Araç mahrumiyet bedelini kazada kusurlu olan sürücü ile aracın işleteni birlikte öder. Karayolları Trafik Kanunu‘nun 85. maddesinin birinci fıkrası, bir motorlu aracın işletilmesi bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa işletenin ve bağlı olduğu teşebbüs sahibinin doğan zarardan müteselsilen sorumlu olduğunu düzenler. Sürücünün sorumluluğu ise Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesindeki haksız fiil hükmünden doğar. Müteselsil sorumluluk, alacağınızın tamamını bunlardan herhangi birinden isteyebileceğiniz anlamına gelir.

Aracın işleteni çoğunlukla ruhsat sahibidir; ancak araç uzun süreli kiralanmış, ariyet verilmiş veya bir filo şirketine devredilmişse işleten sıfatı el değiştirebilir. Talebi doğru kişiye yöneltmek için kaza tespit tutanağındaki ruhsat bilgileri ile aracın fiilî kullanım durumunun birlikte değerlendirilmesi gerekir.

  • Kusurlu sürücü — TBK m.49 uyarınca kendi fiilinden sorumludur.
  • Araç işleteni (genellikle ruhsat sahibi) — KTK m.85/1 uyarınca sorumludur.
  • Bağlı olduğu teşebbüsün sahibi — araç bir işletme adı altında çalıştırılıyorsa.
  • Kendi kasko şirketiniz — yalnızca poliçede kullanım kaybı ya da ikame araç teminatı varsa.
  • Karşı tarafın trafik sigortacısı — bu kalem için sorumlu değildir.

Talebi kimin ileri sürebileceği de önemlidir. Mahrumiyet bedelini, araçtan yararlanma imkânı elinden alınan kişi, yani aracın maliki veya zilyedi ister. Aracını kiraya veren şirket, kiracının kullanımına engel olunan günler bakımından kendi zararını talep edebilir. Kiralık araçlardaki tazminat ilişkisini kiralık araçlarda değer kaybı kime ödenir yazımızda ele aldık.

Araç Mahrumiyet Bedeli Nasıl Hesaplanır, Günlük Tutar Neye Göre Belirlenir?

Araç mahrumiyet bedeli, aracın kullanılamadığı gün sayısı ile aynı nitelikteki bir aracın günlük emsal kira bedelinin çarpılması, ardından karşı tarafın kusur oranının uygulanmasıyla bulunur. Formül basit görünse de üç değişkenin her biri ayrı ayrı ispat konusudur.

UnsurNeye göre belirlenir?Nasıl ispatlanır?
Gün sayısıMakul onarım süresi — aracın serviste fiilen kaldığı süre değilServis giriş-çıkış kaydı, eksper raporu, parça tedarik süresi
Günlük bedelAynı sınıf ve yaştaki aracın emsal günlük kira bedeliKiralama firması fiyat listeleri, fatura, bilirkişi incelemesi
Kusur oranıKarşı tarafın kusuru oranında indirim yapılırKaza tespit tutanağı, bilirkişi kusur raporu
Mahsupİkame araç kullanılan günler düşülürPoliçe ve sigorta şirketi kayıtları

Hesabın en tartışmalı kalemi günlük bedeldir. Emsal alınan araç, hasar gören aracın sınıfına, yaşına ve kullanım amacına yakın olmalıdır; lüks bir aracın günlük kira bedeli üzerinden yapılan hesap, aracınız orta segmentse kabul görmez. Ayrıca kiralama şirketlerinin uzun dönem tarifeleri günlük tarifeden düşük olduğundan, uzun süren onarımlarda günlük bedel kademeli olarak azalabilir.

Kendi kusurunuz varsa tazminattan bu oranda indirim yapılır. Türk Borçlar Kanunu’nun 52. maddesi, zarar görenin zararın doğmasında veya artmasında etkili olması hâlinde hâkimin tazminatı indirebileceğini öngörür. Uygulamada burada iki ayrı rejim işler: sigorta şirketine yapılan başvurularda kusur çoğu zaman kademeli oranlarla (%0, %50, %100) değerlendirilirken, mahkeme aşamasında bilirkişi raporuyla serbestçe belirlenen ara oranlar esas alınır. Kaza tespit tutanağında kusur oranı yazmaz; tutanak yalnızca olayın oluşunu belgeler.

Kaba bir tutar tahmini için araç mahrumiyet bedeli hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz. Aracın sınıfını, onarımda geçen gün sayısını ve kusur oranını girdiğinizde yaklaşık bir sonuç verir; kesin tutar her hâlde dosyadaki bilirkişi raporuyla belirlenir.

Araç Mahrumiyet Bedeli Kaç Gün Üzerinden Ödenir?

Araç mahrumiyet bedeli, aracın serviste fiilen kaldığı gün sayısı üzerinden değil, makul onarım süresi üzerinden ödenir. Makul süre, aynı hasarın işin olağan akışında ne kadar sürede giderilebileceğini ifade eder ve teknik bilirkişi tarafından belirlenir. Bu ölçüt, hem zararı şişirmeyi hem de gereksiz gecikmelerin faturasını kusurlu tarafa yüklemeyi engeller.

Onarımın uzaması her zaman süreyi uzatmaz. Servisin yoğunluğu, aracın sahibinin onarıma geç başlatması ya da kendi tercihiyle özel bir servis beklemesi gibi sebeplerle geçen günler kural olarak makul süreye dahil edilmez. Buna karşılık ithal parça beklenmesi, eksper atamasının gecikmesi veya sigorta şirketinin onay sürecinin uzaması gibi zarar görenin kontrolü dışındaki gecikmeler makul süre içinde değerlendirilebilir.

“Araç mahrumiyet bedeli en fazla kaç gün” sorusunun mevzuatta yazılı bir üst sınırı yoktur; sınırı belirleyen ölçüt makul süredir. Onarım sürecinin sigorta tarafındaki işleyişini ve eksper aşamasını trafik kazası sonrası araç tamiri ve sigorta işlemleri yazımızda ayrıntılandırdık.

Pert (Ağır Hasarlı) Araçta Araç Mahrumiyet Bedeli İstenebilir Mi?

Pert olan araçta da mahrumiyet bedeli istenebilir; ancak süre farklı hesaplanır. Araç onarılmayacağı için ölçüt “onarım süresi” değil, tazminatın ödendiği ya da ödenmesi gereken tarihe kadar geçen makul süredir. Nitekim Kasko Genel Şartlarının A.4.8 bendi de tam hasar hâlinde süreyi “tazminatın ödenmesine kadar olan süre” olarak tanımlar. Bu süre içinde araç sahibi yerine yeni bir araç edinme imkânından yoksun kalmıştır.

Uygulamada tartışma, sürenin ne zaman biteceği noktasında çıkar. Ödeme geciktiğinde makul sürenin de uzayacağı, buna karşılık araç sahibinin bekleyerek zararı büyütmemesi gerektiği birlikte değerlendirilir. Pert ve ağır hasar kavramlarının farkını, tescil kaydına işlenen şerhi ve trafikten çekme sürecini pert araç nedir, ağır hasar ile farkı ne yazımızda açıkladık.

Ayrıca 1 Temmuz 2026’dan itibaren geçerli olan düzenlemeye göre, aracın ağır hasara uğradığı eksper raporuyla tespit edilmişse, “trafikten çekilmiştir” kaşeli tescil belgesi sigortacıya ibraz edilmeden tazminat ödenmez. Bu belge alınmadan geçen günlerin makul süreye dahil edilip edilmeyeceği, gecikmenin kimden kaynaklandığına göre değişir.

Ticari Araçlarda Kazanç Kaybı ile Araç Mahrumiyet Bedeli Nasıl Ayrılır?

Ticari araçlarda iki ayrı zarar kalemi doğar ve ikisi birlikte istenemez. Araç mahrumiyet bedeli, aracın kullanımından yoksun kalmanın soyut karşılığıdır; ticari kazanç kaybı ise aracın çalışamadığı günlerde elde edilemeyen somut gelirdir. Taksi, minibüs, servis aracı veya ticari kamyon gibi araçlarda talep, kural olarak fiilen uğranan kazanç kaybı üzerinden kurulur ve bu kalem daha yüksek çıkar.

Kazanç kaybının ispatı mahrumiyet bedeline göre daha ağırdır. Aracın ruhsatındaki ticari niteliği, bağlı olduğu odadan alınan gelir belgesi, önceki aylara ait hasılat kayıtları, defter ve fatura örnekleri ile vergi beyanları birlikte değerlendirilir. Gelirin net tutarı esas alınır; aracın çalışmadığı günlerde tasarruf edilen yakıt ve benzeri masraflar hesaptan düşülür.

Ticari araçta ayrıca ikame araç kiralanmışsa ödenen kira bedeli doğrudan zarar olarak istenebilir. Bu durumda hem kira bedeli hem kazanç kaybı birlikte talep edilemez; hangisi zararın gerçek karşılığıysa o kalem esas alınır. Ticari kazanç kaybı talepleri, tutar yükseldikçe ispat yükü de ağırlaştığı için dosyanın baştan doğru kurulmasını gerektirir.

Araç Mahrumiyet Bedelini Sigorta Karşılamıyorsa Alternatif Çözüm Yolları

Bazı durumlarda, zorunlu trafik sigortası veya kasko sigortası poliçesi, beklenen araç mahrumiyet bedelini karşılamayabilir. Peki, böyle bir durumda nasıl hareket edilmelidir? Bu tür bir yükümlülükle başa çıkmak için farklı çözüm yolları sunulabilir. Aşağıda bu alternatif yolları ele alıyoruz.

1. Hukuki Yollarla Zararın Tahsil Edilmesi:
Eğer sigorta poliçesi araç mahrumiyet bedelini karşılamıyorsa, doğrudan kazada kusurlu olan araç işleteninden ve sürücüden talepte bulunulabilir. Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi kusurlu sürücünün, Karayolları Trafik Kanunu’nun 85. maddesi ise aracın işleteninin sorumluluğunu düzenler; ikisi zarar görene karşı müteselsilen sorumludur. Talep, kural olarak Asliye Hukuk Mahkemesinde açılacak bir tazminat davasıyla ileri sürülür.

2. Zararın Kapsamını Genişletecek Poliçeler Seçmek:
Araç mahrumiyeti ödemelerinin kapsamını genişleten sigorta poliçeleri tercih edilmelidir. Kasko Genel Şartlarının A.4.8 bendindeki kullanım ve gelir kaybı teminatı ile poliçelere eklenen “ikame araç klozu” gibi ek teminatlar, tamir sürecinde araçsız kalma durumunu önlemek için idealdir. Poliçeler satın alınmadan önce bu teminatların varlığı ve limitleri kontrol edilmelidir.

3. İkame Araç Hizmetlerinden Yararlanmak:
Bazı sigorta şirketleri kaza veya onarım sırasında sigortalılarına geçici araç, yani ikame araç hizmeti sunar. Standart poliçeler bu hizmeti içermese de ek teminatlarla bu avantaj sağlanabilir. Henüz bu tür bir teminatınız yoksa, sigorta şirketinizle görüşerek poliçenizi bu yönde güncelleyebilirsiniz.

4. Ticari Araçlardan Doğan Kayıplara Göre Tazminat Talebi:
Eğer mağdur olunan araç ticari bir nitelik taşıyorsa, söz konusu süreç boyunca kaybedilen kazanç da önemli bir unsurdur. Bu gibi durumlarda, ticari gelir kaybı ve bu kaybın ispatına ilişkin belgeler toplanarak tazminat talebi hazırlanabilir.

5. Arabuluculuk Sürecini Kullanmak:
Araç mahrumiyetine dair tazminat talebinizi dava yoluna gitmeden önce arabuluculuk yöntemiyle çözüme kavuşturabilirsiniz. Burada önemli bir ayrım vardır: kusurlu sürücü ve işletene karşı açılacak haksız fiil davasında arabuluculuk dava şartı değildir, isteğe bağlıdır. Buna karşılık talebinizi bir sigorta şirketine yöneltiyorsanız dava ticari nitelikte olduğundan, Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesi uyarınca dava açmadan önce arabulucuya başvurmuş olmanız dava şartıdır. Bu adım atlanırsa dava usulden reddedilir.

Sonuç olarak, trafik sigortası araç mahrumiyet bedelini öder mi ya da araç mahrumiyet bedelini sigorta karşılar mı gibi sorular üzerine düşünenler, bu bedelin poliçe kapsamında yer almayabileceğinin bilincinde olmalıdır. Yukarıda sıralanan alternatif çözüm yollarıyla mağduriyetinizi giderebilir ve maddi kayıplarınızı azaltabilirsiniz.

Talep Reddedilirse İtiraz, İcra Takibi ve Dava Yolu

Sigorta araç mahrumiyet bedelini karşılar mı sorusuna poliçeniz olumsuz yanıt veriyorsa ya da başvurunuz reddedilirse izleyeceğiniz yol, talebi kime yönelttiğinize göre değişir. Muhatap sigorta şirketiyse önce yazılı itiraz, ardından tahkim veya dava; muhatap kusurlu taraf ise doğrudan icra takibi ya da dava söz konusu olur.

  • Sigorta şirketine karşı: Poliçedeki teminata dayanarak yazılı itiraz edilir. Şirket Sigorta Tahkim Sistemine üyeyse Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulabilir; aksi hâlde arabuluculuk dava şartı yerine getirilerek ticaret mahkemesinde dava açılır.
  • Kusurlu tarafa karşı ihtarname: Zararın tutarı ve dayanağı belirtilerek noter aracılığıyla ödeme talebi iletilir. İhtarname, temerrüt tarihini ve faizin başlangıcını belirlemesi bakımından önemlidir.
  • İlamsız icra takibi: Alacak için doğrudan icra takibi başlatılabilir. Borçlu yedi gün içinde itiraz ederse takip durur ve itirazın iptali davası açılması gerekir.
  • Tazminat davası: Talep, kusurlu sürücü ve işleten aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılacak davayla ileri sürülür.

İcra takibi seçeneği hızlı görünse de alacağın tutarı ve kusur oranı tartışmalıysa itirazla karşılaşma ihtimali yüksektir. Bu nedenle kusur ve zarar miktarı henüz netleşmemiş dosyalarda doğrudan dava açmak çoğu zaman daha isabetlidir. Dava dilekçesinin nasıl kurulacağını ve hangi taleplerin birlikte ileri sürülebileceğini araç mahrumiyet tazminatında dilekçe örneği ve dava açma yazımızda ele aldık.

Görevli Mahkeme, Yetkili Mahkeme ve Zamanaşımı

Araç mahrumiyet bedeli davasında görevli mahkeme, davalının kim olduğuna göre belirlenir. Kusurlu sürücü ve araç işleteni aleyhine açılan haksız fiil davası Asliye Hukuk Mahkemesinde görülür. Davalı bir sigorta şirketi ise, sigorta sözleşmesi Türk Ticaret Kanunu‘nda düzenlendiği için dava mutlak ticari dava niteliğindedir ve Asliye Ticaret Mahkemesi görevlidir; ayrıca aynı Kanunun 5/A maddesi uyarınca arabuluculuk dava şartıdır.

Yetki bakımından Karayolları Trafik Kanunu’nun 110. maddesi kolaylık sağlar: motorlu araç kazalarından doğan sorumluluk davaları, sigortacının şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi kazanın meydana geldiği yer mahkemesinde de açılabilir. Bu, genel yetki kuralına ek bir seçimlik yetkidir.

MuhatapGörevli mahkemeArabuluculukZamanaşımı
Kusurlu sürücü / işletenAsliye HukukDava şartı değil2 yıl / 10 yıl (KTK m.109/1)
Kasko sigortacısı (ek teminat)Asliye TicaretDava şartı (TTK m.5/A)2 yıl (Kasko GŞ C.10)

Zamanaşımı süresi kaçırılmaması gereken en kritik başlıktır. Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. maddesinin birinci fıkrasına göre motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl, her hâlde kaza gününden itibaren on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Araç mahrumiyet bedeli de maddi zarar kalemidir ve bu süreye tabidir.

Aynı maddenin ikinci fıkrasındaki uzamış ceza zamanaşımı ise her dosyada uygulanmaz. Uzamış süreden yararlanmak için fiilin ceza kanununa göre suç oluşturması gerekir; yalnızca maddi hasarla sonuçlanan taksirli trafik kazalarında ortada cezalandırılan bir fiil bulunmadığından uzamış süre işlemez. Üçüncü fıkra ise pratik bir kolaylık getirir: tazminat yükümlüsüne karşı kesilen zamanaşımı sigortacıya karşı da kesilmiş, sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır. Zamanaşımının işleyişini ve kesilme hâllerini trafik kazası tazminat zamanaşımı yazımızda ayrıntılı olarak inceledik.

Son olarak sık yapılan bir hatayı belirtelim: sigorta şirketine yapılan başvuru, kusurlu tarafa karşı işleyen zamanaşımını tek başına durdurmaz. Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesindeki dava öncesi başvuru zorunluluğu yalnızca zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içindeki talepler için geçerlidir; araç mahrumiyet bedeli bu sınırların dışında kaldığından, bu bedel için sigortacıya başvurup cevap beklerken süre işlemeye devam eder.

Araç Mahrumiyet Bedeli Talebinde Hangi Belgeler Gerekir?

Talebin kabul görmesi, zararın belgeyle ortaya konmasına bağlıdır. Aşağıdaki belgeler, hem sigorta şirketine yapılacak başvuruda hem de açılacak davada dosyanın omurgasını oluşturur.

  • Kaza tespit tutanağı veya taraflarca doldurulan maddi hasarlı kaza tutanağı.
  • Aracın ruhsat fotokopisi ve varsa ticari nitelikte kullanıldığını gösteren belgeler.
  • Servis giriş-çıkış kayıtları, onarım faturası ve parça tedarik sürecine ilişkin yazışmalar.
  • Eksper raporu ve varsa sigorta şirketinin hasar dosyası numarası.
  • Araç kiralandıysa kira sözleşmesi ve fatura; kiralanmadıysa emsal kira bedeline ilişkin fiyat listeleri.
  • Karşı tarafın poliçe bilgileri ve kusur durumuna ilişkin belgeler.
  • Ticari araçlarda gelir belgesi, hasılat kayıtları ve vergi beyanları.

Belgelerin kaza tarihine yakın toplanması, hem makul onarım süresinin hem de günlük emsal bedelin ispatını kolaylaştırır. Aracınızın onarımı devam ederken servisle yapılan yazışmaları saklamanız, ilerideki tartışmaların önüne geçer.

Kaza sonrası hangi talepleri birlikte ileri sürebileceğiniz, kusur oranının nasıl belirlendiği ve sürecin ne kadar süreceği dosyanın somut özelliklerine göre değişir. Süreci baştan doğru kurgulamak için araç mahrumiyet bedeli konusunda hukuki destek sayfamız üzerinden bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Araç mahrumiyet bedelini kim talep edebilir?

Araç mahrumiyet bedelini, trafik kazasında %100 kusurlu olmayan taraf talep edebilir. Örneğin, bir kazada karşı tarafın %75 kusurlu olduğunu gösteren bir kusur raporu varsa, siz %25 oranında kusurlu olsanız bile bu tazminatı talep edebilirsiniz. Ancak, kendi kusur oranınıza denk gelen bir indirim yapılacaktır.

Sigorta şirketleri araç mahrumiyet bedelini karşılar mı?

Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) kapsamında araç mahrumiyet bedeli karşılanmaz; Genel Şartların A.6/k bendi kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararları teminat dışında sayar. Kasko poliçenizde Genel Şartların A.4.8 bendine dayanan kullanım ve gelir kaybı teminatı bulunuyorsa, kasko şirketiniz poliçe limitiyle sınırlı olarak bu bedeli üstlenir. İkame araç klozu ise para değil, geçici araç sağlar. Bu nedenle poliçenizin ek teminatlarının dikkatlice incelenmesi önemlidir.

Araç mahrumiyet bedeli nasıl hesaplanır?

Araç mahrumiyet bedeli, aracın onarım süresince kullanılamadığı gün sayısı ile aynı nitelikteki bir aracın günlük kiralama bedelinin çarpılmasıyla hesaplanır. Bu hesaplamada aracın yaşı, marka ve model bilgisi gibi kriterler ile ‘makul onarım süresi’ dikkate alınır. Ayrıca, eğer araç ticari bir amaçla kullanılıyorsa ticari kazanç kaybı da bu hesaplamaya dahil edilir.

Araç mahrumiyet bedeli için araç kiralamak zorunlu mu?

Hayır, zorunlu değildir. Zarar, aracın kullanılamamasından doğar; fiilen kiralama yapılmış olması şart değildir. Kiralama yapıldıysa fatura zararın miktarını doğrudan ispatlar, yapılmadıysa aynı sınıftaki bir aracın emsal günlük kira bedeli üzerinden hesaplama yapılır.

Araç yattı parası ile araç mahrumiyet bedeli aynı şey mi?

Evet, ikisi aynı kalemi anlatır. Araç yattı parası, yatma parası veya araç yatış bedeli halk arasında kullanılan adlardır; hukuki metinlerde bu kalem araç mahrumiyet bedeli ya da kullanımdan yoksun kalma tazminatı olarak geçer. Ticari araçlarda kullanılan “yatar parası” ifadesi ise çoğu zaman kazanç kaybını kastetmektedir ve ayrı hesaplanır.

İMM araç mahrumiyet bedelini karşılar mı?

Kural olarak karşılamaz. İhtiyari Mali Mesuliyet sigortası, zorunlu trafik sigortasının limitini aşan zararlar için devreye giren bir ek teminattır ve teminatın konusu trafik sigortasıyla aynıdır. Trafik sigortasında dolaylı zarar sayılan araç mahrumiyet bedeli, İMM’de de teminat dışında kalır.

Aracımda hak mahrumiyeti yazıyor, bu tazminatla ilgili mi?

Hayır. e-Devlet’teki araç kaydında görünen “hak mahrumiyeti” ibaresi, araç üzerinde rehin, haciz ya da yakalama gibi bir takyidat bulunduğunu ve devrin engellendiğini gösterir. Bu kayıt tazminatla ilgili değildir; kaldırılması için şerhi koyduran alacaklıya veya ilgili icra dairesine başvurulması gerekir.

Araç mahrumiyet bedeli en fazla kaç gün ödenir?

Aracın serviste fiilen kaldığı gün sayısı değil, makul onarım süresi esas alınır. Makul süre, aynı hasarın işin olağan akışında ne kadar sürede giderilebileceğine göre bilirkişi tarafından belirlenir. Mevzuatta yazılı bir üst gün sınırı bulunmaz.

Pert olan araçta mahrumiyet bedeli istenebilir mi?

İstenebilir. Araç onarılmayacağı için süre, onarım süresi yerine tazminatın ödendiği ya da ödenmesi gereken tarihe kadar geçen makul süre üzerinden hesaplanır. Ağır hasarlı araçlarda “trafikten çekilmiştir” kaşeli tescil belgesi ibraz edilmeden tazminat ödenmediğinden, bu sürecin ne kadar sürdüğü de değerlendirmeye girer.

Araç mahrumiyet bedelinde zamanaşımı süresi ne kadar?

Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrenmeden itibaren iki yıl, her hâlde kaza gününden itibaren on yıldır. Kasko sigortacısına karşı ileri sürülecek talepler ise Kasko Genel Şartlarının C.10 maddesi gereği alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren iki yılda zamanaşımına uğrar.

Araç mahrumiyet bedeli davasında arabuluculuk zorunlu mu?

Kusurlu sürücü ve araç işletenine karşı açılacak haksız fiil davasında arabuluculuk dava şartı değildir. Talep bir sigorta şirketine yöneltiliyorsa dava ticari nitelikte olduğundan, Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesi uyarınca dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.

Araç mahrumiyet bedeli talebi için icra takibi başlatılabilir mi?

Başlatılabilir. Alacak için ilamsız icra takibi yapılabilir; ancak borçlu yedi gün içinde itiraz ederse takip durur ve itirazın iptali davası açmak gerekir. Kusur oranı ve zarar miktarı henüz netleşmemişse doğrudan tazminat davası açmak çoğu zaman daha isabetli olur.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir