Hukuk

Sigorta Araç Mahrumiyet Bedelini Karşılar Mı?

Sigorta Araç Mahrumiyet Bedelini Karşılar Mı

Sigorta araç mahrumiyet bedelini karşılar mı? Zorunlu trafik sigortası bu bedeli ödemez; kasko ise yalnızca poliçeye ek sözleşmeyle “kullanım ve gelir kaybı” teminatı konulmuşsa ve poliçe limitiyle sınırlı olarak öder. Bunun arkasında keyfî bir uygulama değil, Karayolları Trafik Kanunu’nun 92. maddesinin (k) bendi ile iki ayrı genel şart metnindeki açık hükümler vardır. Bedelin asıl muhatabı kazada kusurlu olan sürücü ve araç işletenidir.

Makale İçeriği

Bir trafik kazası sonrası aracın hasar görmesi ve onarım sürecinde kullanılamaz hale gelmesi, araç sahiplerini yalnızca araçsız bırakmakla kalmaz, aynı zamanda ekonomik olarak da zorlayabilir. Trafik sigortası araç mahrumiyet bedelini öder mi veya bu maliyetler kapsam dışında mı kalır? Bununla birlikte kasko sigortası aracılığıyla talep edilebilecek tazminatlar da ayrı bir merak konusudur. Bu yazıda, bedelin kimden ve hangi hukuki dayanakla isteneceğini, nasıl hesaplandığını ve talep reddedilirse izlenecek yolu adım adım ele alıyoruz.

Özet

Araç mahrumiyet bedeli, kazada zarar gören aracın onarım süresince kullanılamamasından doğan zarardır; sigorta araç mahrumiyet bedelini karşılar mı diye soranlar için kısa yanıt, bu bedelin kural olarak sigorta şirketinden değil kazada kusurlu olan taraftan isteneceğidir.

  • Zorunlu trafik sigortası bu bedeli ödemez; Karayolları Trafik Kanunu m.92/k ve Genel Şartlar A.6/k “kira mahrumiyeti” gibi dolaylı zararları açıkça teminat dışında bırakır. İMM de Yargıtay’ın çoğunluk görüşüne göre karşılamaz.
  • Kasko yalnızca ek sözleşmeyle alınan “kullanım ve gelir kaybı” teminatı varsa ve poliçe limiti kadar öder (Kasko Genel Şartları A.4.8); bu teminatla başvururken kalemi ismiyle yazmak gerekir.
  • İkame araç teminatı ile araç mahrumiyet bedeli aynı şey değildir; biri hizmet, diğeri paradır. İkame araç verilen günler için ayrıca mahrumiyet bedeli istenmez.
  • Bedel, makul onarım süresi ile emsal günlük kira bedelinin çarpımından bulunur; tasarruf edilen giderler düşülür, kendi kusur oranınız kadar indirim yapılır. Aracın ticari olması şart değildir.
  • Talep, kusurlu sürücü ve araç işletenine yöneltilir; iki araçlı kazada karşı tarafın kusurunu siz ispatlarsınız (KTK m.89/2). Zamanaşımı, zararı ve sorumluyu öğrendiğiniz tarihten itibaren iki yıl, her hâlde kazadan itibaren on yıldır (KTK m.109/1).

Sigorta Araç Mahrumiyet Bedelini Karşılar Mı? Şartlar ve Temel Kapsamlar

Trafik kazalarının ardından, araçların onarım ya da pert süreçlerinde yaşanan kullanım kaybı nedeniyle araç sahipleri sıkça sigorta araç mahrumiyet bedelini karşılar mı sorusunu sormaktadır. Sorunun cevabı poliçe türüne göre değişir: zorunlu trafik sigortasında bedel teminat dışıdır, kaskoda ise ancak ek sözleşmeyle kapsama alınmışsa ödenir. Bu ayrım, hak kayıplarını önlemek açısından kritik önem taşır.

Önce şunu netleştirelim: trafik sigortası araç mahrumiyet bedelini öder mi? Zorunlu trafik sigortası, karşı tarafa verilen maddi ve bedeni zararları karşılar; buna karşılık araç mahrumiyet bedeli gibi dolaylı zararlar açık bir hükümle kapsam dışında bırakılmıştır. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A.6/k bendi, “gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi zarar verici olguya bağlı olarak oluşan yansıma veya dolaylı zararlar nedeniyle yöneltilecek tazminat taleplerini” teminat dışında saymaktadır. Bu yalnızca bir genel şart tercihi de değildir: 9 Haziran 2021 tarihli 7327 sayılı Kanunla Karayolları Trafik Kanunu’nun 92. maddesine eklenen (k) bendi, “gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararlar”ı zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışında sayar. Yani standart bir trafik sigortası poliçesi araç mahrumiyetinden doğan kayıpları tazmin etmez ve bu sonucun dayanağı doğrudan kanundur.

Aynı Genel Şartların A.5/a bendi ise maddi zararlar teminatını “zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalma” olarak tanımlar. Buradaki “doğrudan” ifadesi belirleyicidir: aracın onarım masrafı ve değer kaybı malvarlığında doğrudan bir azalma yaratır, oysa aracı kullanamamak malvarlığını doğrudan eksiltmez, kullanımdan yoksun kalma sonucunu doğurur. Bu hüküm, 12 Haziran 2026 tarihli ve 33278 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan değişiklikle yeniden yazılmış ve 1 Temmuz 2026’da yürürlüğe girmiştir; değişiklik değer kaybının tespit yöntemini ayrıntılandırmış, ancak mahrumiyet bedelini teminat kapsamına almamıştır. Genel Şartların C.11 maddesine göre bu tür değişiklikler, yürürlüğe girdikleri tarihten sonra akdedilen sözleşmelere uygulanır; ancak eski metindeki A.5/a bendi de aynı “doğrudan malları üzerindeki azalma” ifadesini taşıdığından, poliçeniz 1 Temmuz 2026’dan önce ya da sonra düzenlenmiş olsun, mahrumiyet bedeli bakımından sonuç değişmez.

Buna karşılık, kasko sigortası poliçeleri ek teminatlarla genişletilebilmektedir. Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları’nın A.4.8 bendi, tam hasar hâlinde tazminatın ödenmesine, kısmi hasar hâlinde hasarın giderilmesine kadar geçen sürede doğan kullanım ve gelir kaybı zararlarının ek sözleşme ile teminat kapsamına alınabileceğini düzenler. Aynı şekilde poliçenize eklenen ikame araç teminatı sayesinde, kendi aracınızın kullanılamadığı süre boyunca muadil bir araç sağlanabilir. Her iki hak da poliçede yer alıp almadığına bağlıdır; kasko yaptırırken bu ek teminatların poliçede bulunduğundan emin olmanız gerekir.

Poliçelerine araç mahrumiyet bedeli dâhil olmayan sigortalılar için alternatif çözüm yollarını değerlendirerek hak talebinde bulunmak da mümkündür. Trafik kazasında tam kusurlu olmayan tarafların, araç mahrumiyetinden kaynaklı zararlarını doğrudan kazaya sebebiyet veren karşı tarafın kusur oranına göre talep edebileceğini unutmamak gerekir.

Poliçe / teminatAraç mahrumiyet bedelini karşılar mı?Dayanak
Zorunlu trafik sigortası (ZMSS / eski adıyla ZMMS)Hayır — dolaylı zarar sayılırKTK m.92/k · ZMSS Genel Şartları A.6/k
Kasko — standart teminatHayır — yalnız “doğrudan” maddi zararKasko Genel Şartları A.1 · A.4 (“ancak ek sözleşmeyle”)
Kasko — ek sözleşmeli “kullanım ve gelir kaybı” teminatıEvet, poliçe limitiyle sınırlıKasko Genel Şartları A.4.8
Kasko — ikame araç teminatıPara değil, araç tahsisi sağlarPoliçe özel şartları
İhtiyari Mali Mesuliyet (İMM)Kural olarak hayır — trafik sigortasının limit üstü devamıdırY. 4. HD 2025/3559 E., 2026/4465 K. (oy çokluğu)
Kusurlu sürücü / araç işleteniEvet — asıl muhatap budurTBK m.49 · KTK m.85/1 (iki araçlı kazada m.89/2)

Sonuç olarak, araç mahrumiyet bedelini sigorta karşılar mı sorusunun yanıtı sigortanın türüne, poliçe detaylarına ve ek teminatlara bağlıdır. Poliçenizde böyle bir teminat yoksa talebiniz boşa düşmez; yalnızca muhatabı değişir ve kusurlu tarafa yönelir.

Araç Mahrumiyet Bedeli Sigortadan İstenir Mi, Sigorta Tahkime Gidilebilir Mi?

Araç mahrumiyet bedeli karşı tarafın trafik sigortasından istenmez; kendi kasko şirketinizden ise ancak poliçede A.4.8 kapsamında kullanım ve gelir kaybı teminatı ya da bir ikame araç klozu varsa ve o teminatın sınırları içinde istenebilir. Sigorta Tahkim Komisyonu da bu ayrımı uygular. Trafik sigortası veya İMM poliçesine dayanan mahrumiyet başvurusu teminat dışı olduğu gerekçesiyle reddedilmiş ve bu karar Yargıtay’ca onanmıştır (Y. 4. HD 2025/3559 E., 2026/4465 K.). Kasko poliçesindeki ikame araç klozuna dayanan başvuruda ise Yargıtay, hakem heyetinin “poliçe hükümlerini inceleyerek talebin esası hakkında” karar vermesi gerektiğini belirtmiştir (Y. 4. HD 11.09.2025, 2025/2785 E., 2025/12369 K.).

Kasko şirketiniz Sigorta Tahkim Sistemine üyeyse, ek teminata dayanan talebiniz için dava yerine tahkime başvurabilirsiniz; tahkimde Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesindeki arabuluculuk şartı aranmaz. Komisyona başvurabilmek için önce talebi sigorta şirketine iletmiş olmanız ve talebin kısmen ya da tamamen reddedildiğini belgelemeniz ya da şirketin kanunda öngörülen süre içinde yazılı cevap vermemiş olması gerekir (5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m.30). Bu ön başvuruda mahrumiyet ya da ikame araç kalemini ismiyle yazmak, aşağıda anlattığımız usulden ret riskini ortadan kaldırır.

Araç Mahrumiyet Bedeli Nedir, Hangi Zararı Karşılar?

Araç mahrumiyet bedeli, trafik kazasında zarar gören aracın onarımda kaldığı süre boyunca sahibinin bu araçtan yararlanamamasından doğan zarardır. Hukuk dilinde “kullanımdan yoksun kalma zararı” olarak da anılır; halk arasında araç yattı parası, araç yatma parası veya araç yatış bedeli denilen kalem de budur. Onarım masrafından ve değer kaybından bağımsız, üçüncü bir tazminat kalemidir. Kural yalnız otomobillere özgü değildir; motosikletini onarım süresince kullanamayan kişi de aynı esaslarla talepte bulunabilir (motosiklet kazalarında değer kaybı ve mahrumiyet bedeli).

Bu bedelin doğması için aracın fiilen kullanılamaz durumda olması yeterlidir. Zarar gören kişinin onarım süresince gerçekten araç kiralamış olması şart değildir; kiralama yapılmışsa fatura zararın miktarını ispatlamayı kolaylaştırır, yapılmamışsa emsal kira bedeli üzerinden hesaplama yapılır. Türk Borçlar Kanunu‘nun 50. maddesinin ikinci fıkrası, zararın miktarı tam olarak ispat edilemediğinde hâkimin olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri gözeterek zararı hakkaniyete uygun şekilde belirleyeceğini öngörür.

Araç mahrumiyet bedeli ile sıkça karıştırılan üç kalem vardır. Bunları baştan ayırmak, talebin doğru muhataba yöneltilmesini sağlar.

KalemNeyi karşılar?Trafik sigortası kapsamında mı?
Onarım / hasar bedeliAraçtaki fiziki hasarın giderilmesiEvet
Değer kaybıOnarılsa bile aracın ikinci el satış değerindeki düşüşEvet (A.5/a)
Araç mahrumiyet bedeliAracın kullanılamadığı süreye ait kullanım kaybıHayır (KTK m.92/k · A.6/k)
Ticari kazanç kaybıTicari araçta durma süresine ait kazanç kaybıHayır (KTK m.92/k · A.6/k)

Aracınızda ayrıca değer kaybı doğduysa iki talebi birlikte yürütebilirsiniz; ancak muhatapları farklıdır. Değer kaybı için karşı tarafın trafik sigortacısına başvurulur, mahrumiyet bedeli için kusurlu tarafa gidilir. Değer kaybı tarafındaki 1 Temmuz 2026 sonrası uygulamayı hasar ve değer kaybında yeni düzenlemeler yazımızda ayrıntılı olarak anlattık.

“Hak Mahrumiyeti” ile Araç Mahrumiyet Bedeli Aynı Şey Mi?

Hayır, aynı şey değildir ve bu karışıklık uygulamada sık sık yanlış başvuruya yol açar. “Hak mahrumiyeti” ifadesi Türkiye’de iki tamamen farklı anlamda kullanılır; hangi anlamda arandığına göre muhatap da, izlenecek yol da değişir.

Birinci anlam — kazadan sonra araçtan mahrum kalma. “Hak mahrumiyetini sigorta karşılar mı”, “trafik kazası hak mahrumiyeti” gibi aramalarda kastedilen budur ve bu yazının konusudur. Burada hak mahrumiyeti, araç mahrumiyet bedelinin günlük konuşmadaki karşılığıdır; talep kusurlu tarafa yöneltilir.

İkinci anlam — araç tescil kaydındaki şerh. e-Devlet üzerinden “Araçlarım” ekranına girdiğinizde aracın karşısında görünen “hak mahrumiyeti” ibaresi tazminatla ilgili değildir. Bu ibare, araç üzerinde rehin, haciz, yakalama veya ihtiyati tedbir gibi bir şerh (takyidat) bulunduğunu gösteren bir tescil kaydıdır; şerhin türüne göre aracın satışı, devri veya trafikten çekilmesi kısıtlanabilir. “Aracımda hak mahrumiyeti var ne demek”, “hak mahrumiyeti nasıl kaldırılır”, “hak mahrumiyeti rehinli / hacizli / diğer (D)” gibi aramalar bu ikinci anlama aittir. Böyle bir kayıt varsa yapılması gereken, şerhi koyduran alacaklıya, ilgili icra dairesine ya da kararı veren mercie başvurup borcu kapatmak veya kaldırma kararı almaktır; sigorta şirketinin bu kayıtla ilgisi yoktur.

Kullanım kaybı anlamında hak mahrumiyetiTescil kaydındaki hak mahrumiyeti şerhi
Ne zaman doğar?Kazadan sonra araç onarımdaykenRehin, haciz veya yakalama kaydı konulduğunda
MuhatapKusurlu sürücü ve araç işleteniAlacaklı, icra dairesi veya ilgili kurum
SonucuPara talebi (tazminat)Şerhin türüne göre satış, devir veya tescil işlemlerinin kısıtlanması
Sigortayla ilgisiKasko ek teminatı varsa dolaylı ilgiYok

Halk Arasında “Araç Yattı Parası” Denen Bedel Nedir?

Araç yattı parası, araç mahrumiyet bedelinin halk arasındaki adıdır; yatma parası, yatar parası, araç yatış bedeli ve araçtan yoksun kalma tazminatı da aynı kalemi anlatır. Hukuki metinlerde ve dava dilekçelerinde bu kalem “kullanımdan yoksun kalma tazminatı” veya “araç mahrumiyet bedeli” başlığıyla yazılır; ancak isim farkı hakkın niteliğini değiştirmez.

Araç yattı parasını sigortanın ödeyip ödemediği de bu nedenle yukarıda anlattığımızla aynı sonuca varır: zorunlu trafik sigortası ödemez, kasko yalnızca ek teminat varsa öder, esas muhatap kusurlu taraftır. Ticari araçlarda, özellikle taksi, minibüs ve kamyonlarda halk arasında kullanılan “yatar parası” ifadesi çoğu zaman kullanım kaybını değil, aracın çalışamadığı günlere ait kazanç kaybını kastetmektedir. Bu ikisi farklı hesaplanır; ayrımı aşağıda ticari araçlara ayırdığımız bölümde ele alıyoruz.

Araç Yattı Parasını Sigorta Öder Mi, Kasko Yattı Parası Öder Mi?

Araç yattı parasını karşı tarafın trafik sigortası ödemez. Karayolları Trafik Kanunu’nun 92. maddesinin (k) bendi, “gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararları” zorunlu trafik sigortası kapsamı dışında sayar; bu sayım hem hususi araçtaki kullanım kaybını hem de ticari araçtaki “yatar parası” denen kazanç kaybını içine alır. Kasko ise yattı parasını ancak poliçenize ek sözleşmeyle “kullanım ve gelir kaybı” teminatı (Kasko Genel Şartları A.4.8) eklenmişse ve poliçede yazan limit kadar öder; standart kasko bu kalemi karşılamaz. İkame araç klozu ise para ödemez, size araç tahsis eder.

Araç Yattı Parası Kimden Alınır, Günlük Ne Kadar?

Araç yattı parası kazada kusurlu olan sürücüden ve karşı aracın işleteninden, karşı tarafın kusur oranında alınır. Günlük tutarın mevzuatta sabit bir karşılığı yoktur. Araç yattı parası günlük olarak aracınızla aynı sınıf ve yaştaki bir aracın o tarihteki emsal kira bedeli üzerinden belirlenir ve bu bedel, makul onarım süresiyle çarpılarak toplam tutar bulunur. Tutarı dava aşamasında bilirkişi belirler; kaba bir tahmin için aşağıdaki hesaplama bölümünde bağlantısını verdiğimiz aracı kullanabilirsiniz. Trafik sigortasının teminatı dışındaki bu kalem için karşı tarafın sigorta şirketine itiraz dilekçesi vermek sonuç doğurmaz; talep kusurlu tarafa ihtarname, icra takibi veya dava yoluyla yöneltilir.

Trafik Sigortası Araç Mahrumiyet Bedelini Öder Mi?

Trafik sigortası, Türkiye’de tüm motorlu araç sahiplerinin yaptırmakla yükümlü olduğu bir sigorta türüdür. Temel amacı, kazaya karışan üçüncü şahısların zararlarını karşılamaktır. Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. maddesi, işletenlerin aynı Kanunun 85. maddesinin birinci fıkrasından doğan sorumluluklarının karşılanması için bu sigortayı zorunlu tutar. Ancak, trafik sigortası araç mahrumiyet bedelini öder mi? sorusu bakımından poliçe kapsamı nettir.

Trafik sigortasının kapsamı, kazada karşı tarafa verilen maddi zararları, bedensel hasarları ve ölüm durumlarına bağlı tazminatları içermektedir. Ne var ki, aracın bakım, onarım ya da kullanılamadığı süre boyunca doğan araç mahrumiyet bedeli, trafik sigortası kapsamında değerlendirilmemektedir. Bu durum, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası’nın (eski adıyla Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası, kısaca ZMSS veya ZMMS) Genel Şartlarında ve Karayolları Trafik Kanunu’nun 92. maddesinin (k) bendinde dolaylı zararların açıkça teminat dışında bırakılmasından kaynaklanmaktadır.

Araç mahrumiyet bedeli, kazada mağdur olan tarafın aracını kullanamadığı süre boyunca uğradığı maddi kayıpları ifade eder. Trafik sigortası poliçeleri bu tür dolaylı zararları teminat kapsamına almadığı gibi, Genel Şartların A.6/l bendi “ilgili mevzuatla genel hükümlere tâbi kılınan talepleri” de teminat dışında sayar. Sigorta şirketinden temin edilemeyen bu bedel, kazaya sebep olan sürücüden veya aracı işleten kişiden talep edilebilmektedir.

Burada bilinmesi gereken bir ayrıntı daha var. Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesi, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların bu Kanunda öngörülen usul ve esaslara tabi olduğunu söyler; maddedeki “genel şartlarda” ibaresi Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli E.2019/40, K.2020/40 sayılı kararıyla, 2021 yılında 7327 sayılı Kanunla eklenen cümle ve fıkra ise 29.12.2022 tarihli E.2021/82, K.2022/167 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Bu iptaller mahrumiyet bedeli bakımından sonucu değiştirmez, çünkü teminat dışılık artık yalnız genel şartlarda değil, Kanunun kendisinde yazılıdır. Zorunlu trafik sigortası, işletenin 85. maddenin birinci fıkrasından doğan sorumluluğunu karşılamak için yaptırılır (m.91); 92. maddenin (k) bendi ise bu sorumluluğun içinden “kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararları” ayırarak sigorta kapsamının dışına çıkarır. Sonuç şudur: işleten ve sürücü mahrumiyet bedelinden sorumlu olmaya devam eder, ancak bu sorumluluğu sigortacı üstlenmez. Aynı Kanunun 90. maddesi de, Kanunda düzenlenmeyen hususlarda Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiillere ilişkin hükümlerinin uygulanacağını belirtir; zararın kapsamı ve hesabı bu yüzden TBK m.49-52 çerçevesinde belirlenir.

Bu bağlamda, araç sahipleri somut olayın hukuki boyutlarına göre trafik sigortası araç mahrumiyet bedelini öder mi? sorusunun yanıtını netleştirmek için bir avukata danışabilir. Talebin kime yöneltileceği, hangi belgelerle ispatlanacağı ve hangi sürede ileri sürüleceği baştan doğru kurgulandığında, yanlış muhataba başvurmaktan doğan zaman ve hak kayıpları önlenir.

Trafik Sigortası İkame Araç Bedelini Karşılar Mı?

Hayır. Trafik sigortası ikame araç bedelini de karşılamaz; çünkü ikame araç kirası, aracı kullanamamanın parasal karşılığıdır ve Kanundaki adı “kira mahrumiyeti”dir (KTK m.92/k). İlginç bir ayrıntı olarak “ikame araç” ifadesi ne Karayolları Trafik Kanunu’nda ne trafik sigortası ya da kasko genel şartlarında ne de Türk Borçlar Kanunu’nda geçer; bu yüzden “kanunda ikame araç bedeli diye bir tazminat yok” savunması da sonuç doğurmaz, kalem TBK m.49 ve m.50/2 çerçevesinde kusurlu taraftan istenir. Karşı tarafın sigortacısına başvurup araç kiralamak ve faturayı sunmak, sigortacıyı sorumlu kılmaz; kiralamanın talep için şart olup olmadığını ikame araç bedeli talebinde bulunmak için araç kiralamak şart mı yazımızda ayrıntılı olarak ele aldık.

İhtiyari Mali Mesuliyet (İMM) Sigortası Araç Mahrumiyet Bedelini Karşılar Mı?

İhtiyari Mali Mesuliyet sigortası da araç mahrumiyet bedelini kural olarak karşılamaz. İMM, zorunlu trafik sigortasının yerine geçen ayrı bir teminat değil, onun limit üstü devamıdır. Kazada karşı tarafa verdiğiniz zarar zorunlu trafik sigortasının poliçe limitini aştığında, aşan kısım İMM teminatından karşılanır. Teminatın konusu trafik sigortasıyla aynı olduğu için, trafik sigortasında dolaylı zarar sayılan bir kalem İMM’de de aynı nitelikte kalır.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi bu görüşü 20.04.2026 tarihli, 2025/3559 E., 2026/4465 K. sayılı kararında benimsemiştir: İMM poliçesine dayanılarak istenen araç mahrumiyet bedelini teminat dışı sayan Sigorta Tahkim Komisyonu hakem heyeti kararını onamıştır. Ancak karar oy çokluğuyla verilmiştir. Karşı oy, İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesinin işletenin yalnız Karayolları Trafik Kanunu’na göre değil “umumi hükümlere göre” doğan sorumluluğunu da teminata aldığını, mahrumiyet zararının da işletenin genel hükümlere göre sorumlu olduğu bir kalem olduğunu savunmuştur. Bugünkü çoğunluk görüşü “İMM karşılamaz” yönündedir; poliçenizin özel şartlarında genel hükümlerden doğan sorumluluğu açıkça kapsayan bir ifade varsa, talebin bu ifadeye göre ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

“İMM nedir”, “ihtiyari mali mesuliyet ne demek”, “İMM neyi karşılar” sorularının kısa cevabı budur: İMM, sizin kusurunuzla üçüncü kişilere verdiğiniz ve zorunlu sigorta limitini aşan zararları güvence altına alan isteğe bağlı bir poliçedir. Kendi aracınızdaki hasarı karşılamaz — o kaskonun işidir. Bazı poliçelerde “İMM kombine” veya “bedeni ve maddi ayrımı yapılmaksızın” ifadesi geçer; bu, tek bir limitin hem bedeni hem maddi zararlar için birlikte kullanılabildiği anlamına gelir.

Buna karşılık İMM poliçelerinde manevi tazminat teminatı ek olarak sunulabilmektedir. Bu nedenle İMM’nin manevi tazminatı karşılayıp karşılamadığı, poliçenizin özel şartlarından okunmalıdır. Araç mahrumiyet bedeli bakımından ise poliçenizde özel bir hüküm yoksa İMM’ye dayanarak talepte bulunmak sonuç vermez; talep yine kusurlu tarafa yöneltilir.

Kasko Sigortası ve Araç Mahrumiyet Bedeli Arasındaki İlişki

Kasko sigortası, araç sahiplerini beklenmedik kaza ve hasarlara karşı güvence altına almayı hedefleyen önemli bir sigorta türüdür. Ancak burada dikkat edilmesi gereken bir nokta, kasko sigortasının aracın kullanımında meydana gelen kesintileri, yani araç mahrumiyet bedelini nasıl ele aldığıdır. Bu konuyu açıklığa kavuşturmak için Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartlarının teminat yapısına bakmak gerekir.

Genel Şartlar üç katmanlıdır: standart teminat, ek sözleşmeyle kapsama alınabilecek zararlar ve teminat dışında kalan zararlar. A.1 maddesi standart teminatı sigortalının “doğrudan uğrayacağı maddi zararlar” ile sınırlar; kullanım kaybı ise ikinci katmanda, A.4 maddesinde “ancak ek sözleşmeyle” teminat altına alınabilecek zararlar arasında yer alır. A.4.8 bendi uyarınca, aracın sigorta kapsamına giren tam veya kısmi bir zarara uğraması nedeniyle, tam hasarda tazminatın ödenmesine, kısmi hasarda hasarın giderilmesine kadar geçen sürede doğan kullanım ve gelir kaybından kaynaklanan zararlar, poliçede bu korumaya ilişkin belirtilen limitle sınırlı olmak üzere ek sözleşmeyle teminat kapsamına alınabilir. Yani kasko bu bedeli otomatik olarak ödemez; poliçenizde bu teminat satın alınmışsa ve limiti kadar öder.

Genel olarak, kasko sigortası poliçelerinde aracın tamir sürecindeki mağduriyetlere çözüm sunan ikame araç hizmeti de bulunabilir. Bu hizmet, aracınızın onarımda olduğu süre içinde size geçici bir araç sağlanmasını kapsar. Ancak ikame araç hizmetinin detayları tamamen poliçe şartlarına bağlıdır. Kasko poliçenizde ikame araç teminatı yer alıyorsa, belirli şartlar ve süreler dâhilinde bu haktan faydalanabilirsiniz. Önemli bir detay, bu teminatın genellikle tamir süresince kısa vadeli bir kolaylık sağlamak amacıyla sunulmasıdır. İkame araç teminatı ile A.4.8 kapsamındaki kullanım kaybı teminatının farklı haklar olduğunun altını çizmek isteriz: birincisi size araç verir, ikincisi para öder ve poliçede yalnızca biri bulunuyor olabilir.

Kasko sigortası kapsamındaki ikame araç teminatı, hangi hasarda ve kaç gün için verileceği poliçenin ikame araç klozunda yazan şartlarla sınırlıdır ve yalnızca poliçede belirtilen azami süre kadar destek olur. Somut bir örnek Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 30.11.2023 tarihli, 2023/7255 E., 2023/12877 K. sayılı kararındadır: genişletilmiş kasko poliçesindeki kloz “vaka başına azami 7 gün ve araç başına yılda iki kez” ile sınırlıydı. Bazı klozlar ise teminatı yalnız kısmi hasara bağlar; aracı perte ayrılan sigortalının ikame araç talebi bu gerekçeyle reddedilmiş ve karar onanmıştır (Y. 4. HD 18.05.2026, 2023/10177 E., 2026/6064 K.). Kesin süre ve şartlar yalnızca kendi poliçenizin özel şartlarından okunabilir. Süre dolduğunda aracın kiralama bedeli ya da mahrumiyet bedelinin tümüyle karşılanması garanti altına alınmaz; kalan günlere ait zarar için kusurlu tarafa başvurmak gerekir.

Kasko sigortası poliçenizi seçerken, ikame araç teminatı şartlarını dikkatlice gözden geçirmenizi öneririz. Bazı poliçelerde bu hizmet ek bir prim karşılığında sunulurken, bazılarında paket içinde dâhil olabilir. Poliçede ikame araç teminatının azami gün sayısı, aracın sınıfı, kilometre sınırı ve teminatın hangi hasar büyüklüğünden itibaren devreye gireceği ayrı ayrı belirtilir; bu kalemleri satın almadan önce sormanız gerekir.

Özetle, kasko sigortası araç sahipleri için büyük bir koruma sağlasa da sigorta araç mahrumiyet bedelini karşılar mı denildiğinde kasko yalnızca belirli şartlar dahilinde olumlu yanıt verir. Poliçenizde bu kapsama ilişkin herhangi bir hüküm yoksa araç mahrumiyet bedelini kasko şirketinden alamazsınız; ancak kusurlu taraftan istemek yolunuz açık kalır. Bu yüzden tüm detayları önceden öğrenmek ve ihtiyaçlarınıza uygun bir poliçe seçmek yerinde olacaktır.

Bir ayrıntı daha: kasko sigortacınıza karşı ileri süreceğiniz talepler, Kasko Genel Şartlarının C.10 maddesi uyarınca alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren iki yılda zamanaşımına uğrar; Türk Ticaret Kanunu’nun 1420. maddesi ayrıca sigorta tazminatına ilişkin istemlerin her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yılda zamanaşımına uğrayacağını öngörür. Sigortacınız Sigorta Tahkim Sistemine üyeyse, dava açmak yerine Sigorta Tahkim Komisyonuna da başvurabilirsiniz (Kasko Genel Şartları C.8). Dava yolunu seçerseniz aynı madde, sigorta şirketi merkezinin, sözleşmeye aracılık eden acentenin ya da rizikonun gerçekleştiği yerdeki ticaret davalarına bakmakla görevli mahkemeyi yetkili kılar. Sigortaya yapılan itiraz ve tahkim sürecinin işleyişini sigortaya itiraz ve tahkim süreci yazımızda adım adım anlattık.

Kasko İkame Araç Şartları: Kaç Gün Verilir, Süre Uzatılabilir Mi?

Kasko ikame aracı, genel şartlardan değil poliçenizin özel şartlarındaki ikame araç klozundan doğar; bu yüzden kaç gün verileceği, yılda kaç kez kullanılabileceği ve hangi hasarlarda devreye gireceği klozda ne yazıyorsa odur. Poliçenizde bakmanız gereken kalemler şunlardır:

  • Vaka başına azami gün sayısı ve yıllık kullanım hakkı (Yargıtay’ın incelediği bir poliçede “vaka başına 7 gün, araç başına yılda iki kez”).
  • Teminatın yalnız kısmi hasarda mı, tam hasarda (pert) da mı verildiği.
  • Verilecek aracın sınıfı ve kilometre sınırı.
  • Teminatın hangi hasar büyüklüğünden itibaren devreye girdiği.

Klozdaki süre dolduktan sonra ikame aracın uzatılması sigortacının kendi tercihine kalır; genel şartlarda sigortalıya tanınmış bir uzatma hakkı yoktur. Sürenin bitmesi hakkınızı ise bitirmez: onarım devam ederken aracınızı kullanamadığınız kalan günler için mahrumiyet bedelini kusurlu sürücü ve işletenden isteyebilirsiniz.

Kasko Karşı Tarafın Araç Mahrumiyet Bedelini Karşılar Mı?

Hayır. Kasko yalnızca sizin aracınızın uğradığı doğrudan maddi zararları karşılar (Kasko Genel Şartları A.1); başkasının aracına verdiğiniz zarar kaskonun değil sorumluluk sigortalarının konusudur. Kazada kusurlu olan sizseniz karşı tarafın araç mahrumiyet bedeli için trafik sigortanız da devreye girmez (KTK m.92/k), İMM poliçeniz de Yargıtay’ın bugünkü çoğunluk görüşüne göre bu kalemi karşılamaz. Sonuç olarak karşı tarafın mahrumiyet bedeli, kusurunuz oranında sizden ve aracın işleteninden istenir. Bu riski poliçeye bağlamak istiyorsanız İMM poliçesinin özel şartlarında genel hükümlerden doğan sorumluluğun açıkça teminata alınıp alınmadığını sorun.

İkame Araç Bedeli ile Araç Mahrumiyet Bedeli Arasındaki Fark Nedir?

İkame araç bedeli, sigorta şirketinin poliçe gereği size geçici araç tahsis etmesi ya da bu aracın kira bedelini üstlenmesidir; araç mahrumiyet bedeli ise aracınızı kullanamadığınız için uğradığınız zararın kusurlu taraftan istenen parasal karşılığıdır. Biri sözleşmeden, diğeri haksız fiilden doğar. Bu ayrım pratikte şu sonucu doğurur: ikame araç aldığınız günler için ayrıca mahrumiyet bedeli isteyemezsiniz, çünkü o günlerde zarar fiilen giderilmiştir.

Ölçütİkame araç teminatıAraç mahrumiyet bedeli
KaynağıKasko poliçesi (sözleşme)Haksız fiil (KTK m.85, TBK m.49)
MuhatapKendi kasko şirketinizKusurlu sürücü ve araç işleteni
ŞekliAraç tahsisi veya kira bedeliPara
Süre sınırıPoliçede yazan azami günMakul onarım süresi
Kusur şartıAranmaz (kendi poliçeniz)Karşı tarafın kusuru oranında
Zamanaşımı2 yıl (Kasko GŞ C.10), her hâlde 6 yıl (TTK m.1420)2 yıl / 10 yıl (KTK m.109)

“Karşı tarafın sigortasından ikame araç alınır mı” sorusu da sıkça sorulur. Zorunlu trafik sigortası ikame araç yükümlülüğü getirmez; karşı tarafın sigortacısı size araç tahsis etmek zorunda değildir. Kasko şirketiniz ise yalnızca kendi poliçenizdeki teminat kadar sorumludur. Bu nedenle kaza sonrası araçsız kalma riskinin gerçek karşılığı, kusurlu taraftan istenecek mahrumiyet bedelidir.

Kaskodan İkame Araç Alan Kişi Araç Mahrumiyet Bedeli Talep Edebilir Mi?

Edebilir, ancak yalnızca ikame araç verilmeyen günler için. Kasko şirketinizin ikame araç verdiği günlerde aracınızdan yoksun kalmadığınız için o günlerin mahrumiyet bedeli istenmez; onarımın kalan günleri için ise talep kusurlu tarafa yöneltilir. Yargıtay’ın incelediği bir dosyada araç 20 gün tamirde kalmış, bunun 7 gününde kasko şirketi araç tahsis etmiş, sigortalı kalan 13 gün için mahrumiyet bedeli istemişti. Yerel mahkeme makul tamir süresinin bir hafta olduğunu kendisi takdir edip talebi reddetmiş; Yargıtay, makul sürenin teknik bilgi gerektirdiğini ve bilirkişiden rapor alınması gerektiğini belirterek kararı bozmuştur (Y. 17. HD 04.04.2016, 2015/18700 E., 2016/4193 K.).

Sigorta Şirketi Araç Mahrumiyet Bedeli Talep Edebilir Mi?

Kasko şirketiniz size ikame araç bedeli ya da A.4.8 kapsamında kullanım kaybı tazminatı ödediyse, ödediği tutar kadar bu alacağı kusurlu taraftan rücuen talep edebilir. Türk Ticaret Kanunu’nun 1481. maddesine göre sigortacı, sigorta tazminatını ödedikten sonra hukuken sigortalının yerine geçer ve sigortalının sorumlulara karşı dava hakkı, tazmin ettiği bedel tutarında sigortacıya ait olur. Bu rücu talebi de kusurlu sürücü ve işletene yöneltilir; karşı tarafın trafik sigortacısından istenemez, çünkü kalem KTK m.92/k ile trafik sigortası kapsamı dışındadır. Sigortacının ödediği kısım için siz ayrıca talepte bulunamazsınız; ödenmeyen günler ve limit üstü kalan zarar için ise hakkınız devam eder.

Araç Mahrumiyet Bedelini Kim Öder, Kimden Talep Edilir?

Araç mahrumiyet bedelini kazada kusurlu olan sürücü ile aracın işleteni birlikte öder. Karayolları Trafik Kanunu‘nun 85. maddesinin birinci fıkrası, bir motorlu aracın işletilmesi bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa işletenin ve bağlı olduğu teşebbüs sahibinin doğan zarardan müteselsilen sorumlu olduğunu düzenler. Sürücünün sorumluluğu ise Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesindeki haksız fiil hükmünden doğar. Müteselsil sorumluluk, alacağınızın tamamını bunlardan herhangi birinden isteyebileceğiniz anlamına gelir. Kazaya iki motorlu araç karıştıysa işletene karşı bir koşul daha aranır: aracınızdaki zarar için işletenin sorumlu tutulabilmesi, karşı tarafın kusurunun sizin tarafınızdan ispatlanmasına bağlıdır (KTK m.89/2).

Aracın işleteni çoğunlukla ruhsat sahibidir; ancak Karayolları Trafik Kanunu’nun 3. maddesindeki tanıma göre araç uzun süreli kiralanmış, ariyet ya da rehin verilmişse kiracı, ariyet veya rehin alan; mülkiyeti muhafaza kaydıyla satılmışsa sicilde kayıtlı alıcı işleten sayılır. Başka birinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiilî tasarrufu bulunduğu ispatlanırsa işleten o kişidir. Talebi doğru kişiye yöneltmek için kaza tespit tutanağındaki ruhsat bilgileri ile aracın fiilî kullanım durumunun birlikte değerlendirilmesi gerekir.

  • Kusurlu sürücü — TBK m.49 uyarınca kendi fiilinden sorumludur.
  • Araç işleteni (genellikle ruhsat sahibi) — KTK m.85/1 uyarınca sorumludur; iki motorlu aracın karıştığı kazada kusurunun ispatı gerekir (KTK m.89/2).
  • Bağlı olduğu teşebbüsün sahibi — araç bir işletme adı altında çalıştırılıyorsa.
  • Kendi kasko şirketiniz — yalnızca poliçede kullanım kaybı ya da ikame araç teminatı varsa.
  • Karşı tarafın trafik sigortacısı — bu kalem için sorumlu değildir (KTK m.92/k; Y. 17. HD 21.12.2020, 2019/4815 E., 2020/8743 K.).

Talebi kimin ileri sürebileceği de önemlidir. Mahrumiyet bedelini, araçtan yararlanma imkânı elinden alınan kişi, yani aracın maliki veya zilyedi ister. Aracını kiraya veren şirket, kiracının kullanımına engel olunan günler bakımından kendi zararını talep edebilir. Kiralık araçlardaki tazminat ilişkisini kiralık araçlarda değer kaybı kime ödenir yazımızda ele aldık.

İki Araçlı Kazada İşletenin Sorumluluğu: Kusuru Kim İspatlar?

Araç mahrumiyet bedeli taleplerinin büyük kısmı iki aracın çarpıştığı kazalardan doğar ve burada işletenin sorumluluğu, yaya ya da üçüncü kişi zararlarından farklı bir kurala bağlıdır. Karayolları Trafik Kanunu’nun 89. maddesinin ikinci fıkrasına göre işletenlerden birine ait bir şey zarara uğrarsa, zarar gören ancak zarar veren işletenin, bağlı olduğu teşebbüs sahibinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişinin (örneğin sürücünün) kusurunu, geçici olarak temyiz gücünü kaybetmesini ya da araçtaki bir bozukluğun zarara yol açtığını ispat ederse işleten tazminatla yükümlü olur. Yani karşı aracın işleteninden mahrumiyet bedeli isteyen kişi, karşı sürücünün kusurunu kanıtlamak zorundadır; kusursuz sorumluluk bu ilişkide işlemez.

Kusurun ispatında kolluk tutanağındaki kural ihlali tespitleri, anlaşmalı tutanak, kamera kayıtları ve tanık beyanları kullanılır; mahkeme aşamasında kusur oranı bilirkişi raporuyla belirlenir. Maddenin üçüncü fıkrası uyarınca tazminatla yükümlü işletenler, zarar gören işletene karşı müteselsilen sorumludur.

Araç Mahrumiyet Bedeli Nasıl Hesaplanır, Günlük Tutar Neye Göre Belirlenir?

Araç mahrumiyet bedeli, aracın kullanılamadığı gün sayısı ile aynı nitelikteki bir aracın günlük emsal kira bedelinin çarpılması, ardından karşı tarafın kusur oranının uygulanmasıyla bulunur. Formül basit görünse de üç değişkenin her biri ayrı ayrı ispat konusudur.

UnsurNeye göre belirlenir?Nasıl ispatlanır?
Gün sayısıMakul onarım süresi — aracın serviste fiilen kaldığı süre değilServis giriş-çıkış kaydı, eksper raporu, parça tedarik süresi
Günlük bedelAynı sınıf ve yaştaki aracın emsal günlük kira bedeliKiralama firması fiyat listeleri, fatura, bilirkişi incelemesi
Kusur oranıKarşı tarafın kusuru oranında istenir; kendi kusurunuz kadar indirim yapılırKaza tespit tutanağı, bilirkişi kusur raporu
Mahsupİkame araç kullanılan günler düşülürPoliçe ve sigorta şirketi kayıtları

Hesabın en tartışmalı kalemi günlük bedeldir. Emsal alınan araç, hasar gören aracın sınıfına, yaşına ve kullanım amacına yakın olmalıdır; lüks bir aracın günlük kira bedeli üzerinden yapılan hesap, aracınız orta segmentse kabul görmez. Ayrıca kiralama şirketlerinin uzun dönem tarifeleri günlük tarifeden düşük olduğundan, uzun süren onarımlarda günlük bedel kademeli olarak azalabilir.

Yargıtay hesabın yöntemini net biçimde koymuştur: araç mahrumiyet zararı, aracın makul tamir süresi ile aynı vasıftaki bir aracın kiralanması için gerekli bedelin belirlenmesiyle hesaplanır (Y. 4. HD 22.10.2025, 2025/8637 E., 2025/14493 K.). Emsal, toplu taşıma bileti değil, aynı nitelikteki bir aracın kira bedelidir; ancak araç kullanılsaydı zaten yapılacak olan yakıt gibi zorunlu giderler hesaplanan tutardan indirilir (Y. 17. HD 22.05.2017, 2014/25037 E., 2017/5706 K.). Bu indirim yalnız ticari araçlara özgü değildir; hususi araçta da zarar görenin evi ile işyeri arasındaki mesafe ve tasarruf ettiği yakıt gideri dikkate alınır (Y. 4. HD 29.09.2022, 2021/26464 E., 2022/11237 K.).

Kendi kusurunuz varsa tazminattan bu oranda indirim yapılır. Türk Borçlar Kanunu’nun 52. maddesi, zarar görenin zararın doğmasında veya artmasında etkili olması hâlinde hâkimin tazminatı indirebileceğini öngörür. Uygulamada burada iki ayrı rejim işler: anlaşmalı tutanak ve sigorta şirketlerinin ortak hasar sisteminde kusur yalnızca %0, %50 ve %100 kademeleriyle değerlendirilirken, mahkeme aşamasında bilirkişi raporuyla bu kademelere bağlı olmayan ara oranlar belirlenebilir. Mahrumiyet bedeli sigortadan değil kusurlu taraftan istendiği için bu kalemde belirleyici olan çoğu zaman mahkemedeki bilirkişi oranıdır. Kolluğun düzenlediği kaza tespit tutanağına da yüzde olarak kusur oranı yazılmaz; Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 156. maddesi uyarınca tutanakta yalnızca kimin hangi trafik kuralını ihlal ettiği belirtilir.

Kaba bir tutar tahmini için araç mahrumiyet bedeli hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz. Aracın sınıfını, onarımda geçen gün sayısını ve kusur oranını girdiğinizde yaklaşık bir sonuç verir; kesin tutar her hâlde dosyadaki bilirkişi raporuyla belirlenir.

Araç Mahrumiyet Bedeli Kaç Gün Üzerinden Ödenir?

Araç mahrumiyet bedeli, aracın serviste fiilen kaldığı gün sayısı üzerinden değil, makul onarım süresi üzerinden ödenir. Makul süre, aynı hasarın işin olağan akışında ne kadar sürede giderilebileceğini ifade eder ve teknik bilirkişi tarafından belirlenir. Bu ölçüt, hem zararı şişirmeyi hem de gereksiz gecikmelerin faturasını kusurlu tarafa yüklemeyi engeller.

Yargıtay bu iki noktayı ayrı ayrı bozma sebebi yapmıştır. Ticari bir aracın kazanç kaybının, aracın serviste kaldığı 48 gün üzerinden hesaplanması, bilirkişiye makul tamir süresi belirletilmediği için bozulmuştur (Y. 17. HD 23.06.2016, 2015/18869 E., 2016/7691 K.). Makul tamir süresini bilirkişi raporu almadan mahkemenin kendisinin takdir etmesi de doğru bulunmamış; sürenin belirlenmesi özel ve teknik bilgi gerektirdiğinden HMK m.266 uyarınca bilirkişiye bırakılması gerektiği vurgulanmıştır (Y. 17. HD 04.04.2016, 2015/18700 E., 2016/4193 K.).

Onarımın uzaması her zaman süreyi uzatmaz. Aracın onarıma geç götürülmesi veya sahibinin kendi tercihiyle beklemesi gibi sebeplerle geçen günler, zarar görenin zararın artmasına katkıda bulunmama yükümlülüğü (TBK m.52) karşısında tazminattan indirilebilir. Parça tedariki, eksper incelemesi ya da onarım onayı gibi zarar görenin kontrolü dışındaki gecikmelerin makul süreye ne ölçüde katılacağı ise somut dosyada bilirkişi tarafından değerlendirilir; bu konuda mevzuatta sabit bir kural yoktur.

“Araç mahrumiyet bedeli en fazla kaç gün” sorusunun mevzuatta yazılı bir üst sınırı yoktur; sınırı belirleyen ölçüt makul süredir. Bilirkişinin belirlediği süreyi veya günlük bedeli yanlış buluyorsanız, rapor size tebliğ edildikten sonra iki hafta içinde eksikliklerin tamamlatılmasını, açıklama yapılmasını ya da yeni bilirkişi atanmasını isteyebilirsiniz (HMK m.281); bu itirazın nasıl kurulacağını araç mahrumiyet bedeli bilirkişi raporuna nasıl itiraz edilir yazımızda, Yargıtay’ın süre ve emsal bedel konusundaki kararlarını ise araç mahrumiyet bedeli Yargıtay kararı yazımızda topladık. Onarım sürecinin sigorta tarafındaki işleyişini ve eksper aşamasını trafik kazası sonrası araç tamiri ve sigorta işlemleri yazımızda ayrıntılandırdık.

Pert (Ağır Hasarlı) Araçta Araç Mahrumiyet Bedeli İstenebilir Mi?

Pert olan araçta da mahrumiyet bedeli istenebilir; ancak süre farklı hesaplanır. Araç onarılmayacağı için ölçüt “onarım süresi” değil, zarar görenin aynı nitelikte yeni bir aracı temin edebileceği makul süredir. Sigorta şirketinin pert bedelini ödediği tarih dosyadaki verilerden biridir, ancak tek başına ölçü değildir: Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, mahrumiyet süresini kaza ile sigorta ödemesi arasındaki 53 güne göre hesaplayan kararı, emsal aracın temin süresi ayrıca belirlenmediği için bozmuştur (17. HD, 2015/15952 E., 2016/4237 K.). Kasko Genel Şartlarının A.4.8 bendindeki “tam hasar hâlinde tazminatın ödenmesine kadar olan süre” ifadesi ise yalnız kendi kasko poliçenizdeki ek teminatın süresini belirler; kusurlu taraftan istenen tazminatın ölçüsü değildir.

Uygulamada tartışma, sürenin ne zaman biteceği noktasında çıkar. Araç sahibinin yeni araç edinme sürecini gereksiz yere uzatmaması beklenir; aşan günler zarar görenin zararın artmasına katkısı (TBK m.52) olarak indirilebilir. Pertte mahrumiyet süresinin kaç gün kabul edildiğini, Yargıtay’ın bozduğu ve onadığı süreleri pert araç mahrumiyet bedeli: kaç gün, nasıl hesaplanır yazımızda karar karar inceledik. Pert ve ağır hasar kavramlarının farkını, tescil kaydına işlenen şerhi ve trafikten çekme sürecini pert araç nedir, ağır hasar ile farkı ne yazımızda açıkladık.

Karşı tarafın trafik sigortacısından araç bedeli alınacaksa bir belge şartı daha vardır: Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.2.3 maddesine göre aracın ağır hasara uğradığı eksper raporuyla tespit edilmişse, “trafikten çekilmiştir” kaşeli tescil belgesi sigortacıya ibraz edilmeden tazminat ödenmez; tam hasarda ise hurda tescil belgesi aranır. Bu şart yeni değildir, Genel Şartlarda 2015’ten beri yer alır; 12 Haziran 2026 tarihli değişiklik (1 Temmuz 2026’da yürürlüğe girdi) yalnızca ağır hasarın Kurumca belirlenen usul ve esaslara göre tespit edilmesini hükme bağlamıştır. Belge alınmadan geçen günlerin makul süreye dahil edilip edilmeyeceği, gecikmenin kimden kaynaklandığına göre değişir.

Ticari Araçlarda Kazanç Kaybı ile Araç Mahrumiyet Bedeli Nasıl Ayrılır?

Ticari araçlarda iki ayrı zarar kalemi doğar ve ikisi birlikte istenemez. Araç mahrumiyet bedeli, aracın kullanımından yoksun kalmanın soyut karşılığıdır; ticari kazanç kaybı ise aracın çalışamadığı günlerde elde edilemeyen somut gelirdir. Taksi, minibüs, servis aracı veya ticari kamyon gibi araçlarda talep, kural olarak fiilen uğranan net kazanç kaybı üzerinden kurulur; hangi kalemin isteneceğini belirleyen, gerçek zararın hangisi olduğudur.

Kazanç kaybının ispatı mahrumiyet bedeline göre daha ağırdır. Aracın ruhsatındaki ticari niteliği, bağlı olduğu odadan alınan gelir belgesi, önceki aylara ait hasılat kayıtları, defter ve fatura örnekleri ile vergi beyanları birlikte değerlendirilir. Gelirin net tutarı esas alınır; aracın çalışmadığı günlerde tasarruf edilen yakıt ve benzeri masraflar hesaptan düşülür.

Ticari araçta ayrıca ikame araç kiralanmışsa fiilen ödenen kira bedeli zarar olarak istenebilir. Bu durumda hem kira bedeli hem kazanç kaybı birlikte talep edilemez; hangisi zararın gerçek karşılığıysa o kalem esas alınır. Ticari kazanç kaybı talepleri, tutar yükseldikçe ispat yükü de ağırlaştığı için dosyanın baştan doğru kurulmasını gerektirir.

Ticari Olmayan (Hususi) Araçta Araç Mahrumiyet Bedeli İstenir Mi?

İstenir. Aracın ticari olması şart değildir; hususi aracını onarım süresince kullanamayan kişi de mahrumiyet bedeli isteyebilir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, aracın ticari taksi olmadığı gerekçesiyle talebi reddeden kararı kanun yararına bozarken bu noktayı açıkça yazmıştır: aracın ticari olması gerekmeyip “sırf kullanımdan mahrum kalmak da” giderilmesi gereken zararlar arasındadır (Y. 4. HD 29.09.2022, 2021/26464 E., 2022/11237 K.). Aynı kararda hesap için zarar görenin ne iş yaptığının, evi ile işyeri arasındaki uzaklığın ve tasarruf ettiği yakıt giderinin dikkate alınacağı, delil sunulamazsa hâkimin TBK m.50/2 uyarınca hakkaniyete uygun bir bedel belirleyeceği belirtilmiştir.

Araç Mahrumiyet Bedelini Sigorta Karşılamıyorsa Alternatif Çözüm Yolları

Bazı durumlarda, zorunlu trafik sigortası veya kasko sigortası poliçesi, beklenen araç mahrumiyet bedelini karşılamayabilir. Peki, böyle bir durumda nasıl hareket edilmelidir? Bu tür bir yükümlülükle başa çıkmak için farklı çözüm yolları sunulabilir. Aşağıda bu alternatif yolları ele alıyoruz.

1. Hukuki Yollarla Zararın Tahsil Edilmesi:
Eğer sigorta poliçesi araç mahrumiyet bedelini karşılamıyorsa, doğrudan kazada kusurlu olan araç işleteninden ve sürücüden talepte bulunulabilir. Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi kusurlu sürücünün, Karayolları Trafik Kanunu’nun 85. maddesi ise aracın işleteninin sorumluluğunu düzenler; ikisi zarar görene karşı müteselsilen sorumludur. Talep, kural olarak Asliye Hukuk Mahkemesinde açılacak bir tazminat davasıyla ileri sürülür; zarar gören de karşı taraf da tacirse ve kaza her ikisinin ticari işletmesiyle ilgiliyse dava Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ticari davaya dönüşür ve Asliye Ticaret Mahkemesinde görülür.

2. Zararın Kapsamını Genişletecek Poliçeler Seçmek:
Araç mahrumiyeti ödemelerinin kapsamını genişleten sigorta poliçeleri tercih edilmelidir. Kasko Genel Şartlarının A.4.8 bendindeki kullanım ve gelir kaybı teminatı ile poliçelere eklenen “ikame araç klozu” gibi ek teminatlar, tamir sürecinde araçsız kalma durumunu önlemek için idealdir. Poliçeler satın alınmadan önce bu teminatların varlığı ve limitleri kontrol edilmelidir.

3. İkame Araç Hizmetlerinden Yararlanmak:
Bazı sigorta şirketleri kaza veya onarım sırasında sigortalılarına geçici araç, yani ikame araç hizmeti sunar. Standart poliçeler bu hizmeti içermese de ek teminatlarla bu avantaj sağlanabilir. Henüz bu tür bir teminatınız yoksa, sigorta şirketinizle görüşerek poliçenizi bu yönde güncelleyebilirsiniz.

4. Ticari Araçlardan Doğan Kayıplara Göre Tazminat Talebi:
Eğer mağdur olunan araç ticari bir nitelik taşıyorsa, söz konusu süreç boyunca kaybedilen kazanç da önemli bir unsurdur. Bu gibi durumlarda, ticari gelir kaybı ve bu kaybın ispatına ilişkin belgeler toplanarak tazminat talebi hazırlanabilir.

5. Arabuluculuk Sürecini Kullanmak:
Araç mahrumiyetine dair tazminat talebinizi dava yoluna gitmeden önce arabuluculuk yöntemiyle çözüme kavuşturabilirsiniz. Burada önemli bir ayrım vardır: kusurlu sürücü ve işletene karşı açılacak haksız fiil davasında arabuluculuk kural olarak dava şartı değildir, isteğe bağlıdır; iki tarafın da tacir olduğu ve kazanın ticari işletmeleriyle ilgili olduğu durumda dava ticari sayıldığından arabuluculuk burada da dava şartı hâline gelir. Buna karşılık talebinizi bir sigorta şirketine yöneltiyorsanız dava ticari nitelikte olduğundan, Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesi uyarınca dava açmadan önce arabulucuya başvurmuş olmanız dava şartıdır. Bu adım atlanırsa dava usulden reddedilir.

Sonuç olarak, trafik sigortası araç mahrumiyet bedelini öder mi ya da araç mahrumiyet bedelini sigorta karşılar mı gibi sorular üzerine düşünenler, bu bedelin poliçe kapsamında yer almayabileceğinin bilincinde olmalıdır. Yukarıda sıralanan alternatif çözüm yollarıyla mağduriyetinizi giderebilir ve maddi kayıplarınızı azaltabilirsiniz.

Talep Reddedilirse İtiraz, İcra Takibi ve Dava Yolu

Sigorta araç mahrumiyet bedelini karşılar mı sorusuna poliçeniz olumsuz yanıt veriyorsa ya da başvurunuz reddedilirse izleyeceğiniz yol, talebi kime yönelttiğinize göre değişir. Muhatap sigorta şirketiyse önce yazılı itiraz, ardından tahkim veya dava; muhatap kusurlu taraf ise doğrudan icra takibi ya da dava söz konusu olur.

  • Sigorta şirketine karşı: Poliçedeki teminata dayanarak yazılı itiraz edilir. Şirket Sigorta Tahkim Sistemine üyeyse Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulabilir; aksi hâlde arabuluculuk dava şartı yerine getirilerek ticaret mahkemesinde dava açılır.
  • Kusurlu tarafa karşı ihtarname: Zararın tutarı ve dayanağı belirtilerek noter aracılığıyla ödeme talebi iletilebilir. İhtarname zorunlu değildir: haksız fiilde sorumlu kişi zarar tarihinden itibaren temerrüde düşmüş sayılır ve faiz kaza tarihinden işletilir (Yargıtay’ın mahrumiyet bedeline kaza tarihinden faiz yürüten kararı: Y. 17. HD 2019/4815 E., 2020/8743 K.). İhtarnamenin yararı, talebi ve tutarı kayda geçirmek ve dava öncesi uzlaşma imkânı yaratmaktır.
  • İlamsız icra takibi: Alacak için doğrudan icra takibi başlatılabilir. Borçlu ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz ederse takip durur (İİK m.62, m.66); alacaklı itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davası açabilir (İİK m.67). Tutarı bilirkişiyle belirlenen tazminat alacakları likit sayılmadığından, bu davada kural olarak icra inkâr tazminatına hükmedilmez (Y. 17. HD 10.07.2014, 2014/11679 E., 2014/11070 K.).
  • Tazminat davası: Talep, kusurlu sürücü ve işleten aleyhine kural olarak Asliye Hukuk Mahkemesinde açılacak davayla ileri sürülür; iki taraf da tacirse ve kaza ticari işletmeleriyle ilgiliyse görevli mahkeme Asliye Ticarettir (TTK m.4/1).

İcra takibi seçeneği hızlı görünse de alacağın tutarı ve kusur oranı tartışmalıysa itirazla karşılaşma ihtimali yüksektir. Bu nedenle kusur ve zarar miktarı henüz netleşmemiş dosyalarda doğrudan dava açmak çoğu zaman daha isabetlidir. Dava dilekçesinin nasıl kurulacağını ve hangi taleplerin birlikte ileri sürülebileceğini araç mahrumiyet tazminatında dilekçe örneği ve dava açma yazımızda ele aldık.

Sigortaya Başvuruda Mahrumiyet Kalemini Ayrıca Yazmak Gerekir Mi?

Evet, kasko ek teminatına dayanarak sigortacıya başvuruyorsanız kalemi ismiyle ve ayrı bir talep olarak yazmanız gerekir. Trafik sigortası Genel Şartlarının A.5/a bendi, araç hasarı için başvuran hak sahibinin “değer kaybı talebinde de bulunmuş kabul” edileceğini söyler; ancak bu karine yalnız değer kaybı içindir, ikame araç veya mahrumiyet bedeli için böyle bir kabul yoktur. Bunun pratik sonucu Yargıtay’a taşınan bir dosyada görülmüştür: Uyuşmazlık Hakem Heyeti, sigortacıya yapılan başvuruda ikame araç bedeli açıkça istenmediği gerekçesiyle talebi usulden reddetmiş, itiraz da reddedilmişti. Yargıtay dosyadaki başvuru dilekçesinde kalemin istendiğini tespit edip kararı bozmuştur (Y. 4. HD 11.09.2025, 2025/2785 E., 2025/12369 K.). Başvuru dilekçenizde kalem yoksa aynı sonuç, yani esasa girilmeden ret, sizin dosyanızda da çıkabilir.

Görevli Mahkeme, Yetkili Mahkeme ve Zamanaşımı

Araç mahrumiyet bedeli davasında görevli mahkeme, davalının kim olduğuna göre belirlenir. Kusurlu sürücü ve araç işleteni aleyhine açılan haksız fiil davası kural olarak Asliye Hukuk Mahkemesinde görülür; ancak her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili bir kazada (örneğin iki şirket aracının çarpışması) dava Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ticari davadır, Asliye Ticaret Mahkemesi görevlidir ve arabuluculuk dava şartıdır. Davalı bir sigorta şirketi ise, sigorta sözleşmesi Türk Ticaret Kanunu‘nda düzenlendiği için dava mutlak ticari dava niteliğindedir ve Asliye Ticaret Mahkemesi görevlidir; ayrıca aynı Kanunun 5/A maddesi uyarınca arabuluculuk dava şartıdır.

Yetki bakımından Karayolları Trafik Kanunu’nun 110. maddesi kolaylık sağlar: motorlu araç kazalarından doğan sorumluluk davaları, sigortacının şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi kazanın meydana geldiği yer mahkemesinde de açılabilir. Bu, genel yetki kuralına ek bir seçimlik yetkidir. Dava yalnızca sürücü ve işletene karşı açılıyorsa Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 16. maddesi de devreye girer: haksız fiilden doğan davalarda fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yer ile zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. Yani kendi şehrinizde dava açabilirsiniz; davalının yerleşim yerine gitmek zorunda değilsiniz.

MuhatapGörevli mahkemeArabuluculukZamanaşımı
Kusurlu sürücü / işletenAsliye HukukDava şartı değil2 yıl / 10 yıl (KTK m.109/1)
Sürücü / işleten — iki taraf da tacir, kaza ticari işletmeleriyle ilgiliAsliye Ticaret (TTK m.4/1)Dava şartı (TTK m.5/A)2 yıl / 10 yıl (KTK m.109/1)
Kasko sigortacısı (ek teminat)Asliye TicaretDava şartı (TTK m.5/A); tahkim seçilirse gerekmez2 yıl (Kasko GŞ C.10), her hâlde 6 yıl (TTK m.1420)

Zamanaşımı süresi kaçırılmaması gereken en kritik başlıktır. Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. maddesinin birinci fıkrasına göre motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl, her hâlde kaza gününden itibaren on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Araç mahrumiyet bedeli de maddi zarar kalemidir ve bu süreye tabidir.

Aynı maddenin ikinci fıkrasındaki uzamış ceza zamanaşımı ise her dosyada uygulanmaz. Uzamış süreden yararlanmak için fiilin ceza kanununa göre suç oluşturması gerekir; yalnızca maddi hasarla sonuçlanan taksirli trafik kazalarında ortada cezalandırılan bir fiil bulunmadığından uzamış süre işlemez. Üçüncü fıkra ise pratik bir kolaylık getirir: tazminat yükümlüsüne karşı kesilen zamanaşımı sigortacıya karşı da kesilmiş, sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır. Zamanaşımının işleyişini ve kesilme hâllerini trafik kazası tazminat zamanaşımı yazımızda ayrıntılı olarak inceledik.

Son olarak sık yapılan bir hatayı belirtelim: sigorta şirketine yapılan başvuru, kusurlu tarafa karşı işleyen zamanaşımını durdurmaz ve kesmez. Türk Borçlar Kanunu’nun 154. maddesi zamanaşımını kesen sebepleri borçlunun borcu ikrarı ile alacaklının dava açması, hakeme başvurması, icra takibi yapması veya iflas masasına başvurması olarak sayar; sigortacıya yazılı başvuru bunlardan biri değildir. Üstelik Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesindeki dava öncesi başvuru zorunluluğu yalnızca zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içindeki talepler için geçerlidir; araç mahrumiyet bedeli bu sınırların dışında kaldığından, bu kalem için trafik sigortacısına başvurup 15 günlük cevabı beklemenin hukuki bir gereği de yoktur. Beklerken süre işlemeye devam eder.

Araç Mahrumiyet Bedeli Talebinde Hangi Belgeler Gerekir?

Talebin kabul görmesi, zararın belgeyle ortaya konmasına bağlıdır. Aşağıdaki belgeler, hem sigorta şirketine yapılacak başvuruda hem de açılacak davada dosyanın omurgasını oluşturur.

  • Kaza tespit tutanağı veya taraflarca doldurulan maddi hasarlı kaza tutanağı.
  • Aracın ruhsat fotokopisi ve varsa ticari nitelikte kullanıldığını gösteren belgeler.
  • Servis giriş-çıkış kayıtları, onarım faturası ve parça tedarik sürecine ilişkin yazışmalar.
  • Eksper raporu ve varsa sigorta şirketinin hasar dosyası numarası.
  • Araç kiralandıysa kira sözleşmesi ve fatura; kiralanmadıysa emsal kira bedeline ilişkin fiyat listeleri.
  • Karşı tarafın poliçe bilgileri ve kusur durumuna ilişkin belgeler.
  • Ticari araçlarda gelir belgesi, hasılat kayıtları ve vergi beyanları.

Belgelerin kaza tarihine yakın toplanması, hem makul onarım süresinin hem de günlük emsal bedelin ispatını kolaylaştırır. Aracınızın onarımı devam ederken servisle yapılan yazışmaları saklamanız, ilerideki tartışmaların önüne geçer.

Kaza sonrası hangi talepleri birlikte ileri sürebileceğiniz, kusur oranının nasıl belirlendiği ve sürecin ne kadar süreceği dosyanın somut özelliklerine göre değişir. Süreci baştan doğru kurgulamak için araç mahrumiyet bedeli konusunda hukuki destek sayfamız üzerinden bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Araç mahrumiyet bedelini kim talep edebilir?

Araç mahrumiyet bedelini, trafik kazasında %100 kusurlu olmayan taraf talep edebilir. Örneğin, bir kazada karşı tarafın %75 kusurlu olduğunu gösteren bir kusur raporu varsa, siz %25 oranında kusurlu olsanız bile bu tazminatı talep edebilirsiniz. Ancak, kendi kusur oranınıza denk gelen bir indirim yapılacaktır.

Sigorta şirketleri araç mahrumiyet bedelini karşılar mı?

Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) kapsamında araç mahrumiyet bedeli karşılanmaz; Karayolları Trafik Kanunu’nun 92. maddesinin (k) bendi ve Genel Şartların A.6/k bendi kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararları teminat dışında sayar. Kasko poliçenizde Genel Şartların A.4.8 bendine dayanan kullanım ve gelir kaybı teminatı bulunuyorsa, kasko şirketiniz poliçe limitiyle sınırlı olarak bu bedeli üstlenir. İkame araç klozu ise para değil, geçici araç sağlar. Bu nedenle poliçenizin ek teminatlarının dikkatlice incelenmesi önemlidir.

Araç mahrumiyet bedeli nasıl hesaplanır?

Araç mahrumiyet bedeli, makul onarım süresi ile aynı nitelikteki bir aracın günlük kiralama bedelinin çarpılmasıyla hesaplanır; aracın yaşı, marka ve modeli emsal seçiminde dikkate alınır, kullanılmayan günlerde tasarruf edilen yakıt gibi giderler düşülür ve sonuca kendi kusur oranınız kadar indirim uygulanır. Araç ticari ise mahrumiyet bedeli yerine aracın çalışamadığı günlere ait net kazanç kaybı istenir; ikisi aynı günler için birlikte talep edilemez.

Araç mahrumiyet bedeli için araç kiralamak zorunlu mu?

Hayır, zorunlu değildir. Zarar, aracın kullanılamamasından doğar; fiilen kiralama yapılmış olması şart değildir. Kiralama yapıldıysa fatura zararın miktarını ispatlamayı kolaylaştırır, yapılmadıysa aynı sınıftaki bir aracın emsal günlük kira bedeli üzerinden hesaplama yapılır; Yargıtay kiralama belgesi sunulmadı diye talebi reddeden kararı kanun yararına bozmuştur (Y. 4. HD 29.09.2022, 2021/26777 E., 2022/11236 K.). Fatura ise tek başına talebi kazandırmaz: kasko ikame araç klozu kapsamında hizmet verilmişse, sunulan kira faturasına rağmen talep reddedilebilir (Y. 4. HD 2023/12877 K.).

Araç yattı parası ile araç mahrumiyet bedeli aynı şey mi?

Evet, ikisi aynı kalemi anlatır. Araç yattı parası, yatma parası veya araç yatış bedeli halk arasında kullanılan adlardır; hukuki metinlerde bu kalem araç mahrumiyet bedeli ya da kullanımdan yoksun kalma tazminatı olarak geçer. Ticari araçlarda kullanılan “yatar parası” ifadesi ise çoğu zaman kazanç kaybını kastetmektedir ve ayrı hesaplanır.

İMM araç mahrumiyet bedelini karşılar mı?

Kural olarak karşılamaz. İhtiyari Mali Mesuliyet sigortası, zorunlu trafik sigortasının limitini aşan zararlar için devreye giren bir ek teminattır ve teminatın konusu trafik sigortasıyla aynıdır. Trafik sigortasında dolaylı zarar sayılan araç mahrumiyet bedeli, İMM’de de teminat dışında kalır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2026/4465 K. sayılı kararında bu sonucu oy çokluğuyla onamıştır; karşı oy İMM’nin genel hükümlerden doğan sorumluluğu da kapsadığını savunduğundan konu tamamen tartışmasız değildir.

Aracımda hak mahrumiyeti yazıyor, bu tazminatla ilgili mi?

Hayır. e-Devlet’teki araç kaydında görünen “hak mahrumiyeti” ibaresi, araç üzerinde rehin, haciz, yakalama ya da ihtiyati tedbir gibi bir şerh bulunduğunu gösterir; şerhin türüne göre satış veya devir işlemleri kısıtlanabilir. Bu kayıt tazminatla ilgili değildir; kaldırılması için şerhi koyduran alacaklıya veya ilgili icra dairesine başvurulması gerekir.

Araç mahrumiyet bedeli en fazla kaç gün ödenir?

Aracın serviste fiilen kaldığı gün sayısı değil, makul onarım süresi esas alınır. Makul süre, aynı hasarın işin olağan akışında ne kadar sürede giderilebileceğine göre bilirkişi tarafından belirlenir. Mevzuatta yazılı bir üst gün sınırı bulunmaz.

Pert olan araçta mahrumiyet bedeli istenebilir mi?

İstenebilir. Araç onarılmayacağı için süre, onarım süresi yerine aynı nitelikte yeni bir aracın temin edilebileceği makul süre üzerinden hesaplanır; sigortanın pert bedelini ödediği tarih tek başına ölçü değildir (Y. 17. HD 2016/4237 K.). Ağır hasarlı araçlarda “trafikten çekilmiştir” kaşeli tescil belgesi ibraz edilmeden trafik sigortası tazminat ödemediğinden (ZMSS GŞ B.2.3), bu sürecin ne kadar sürdüğü ve gecikmenin kimden kaynaklandığı da değerlendirmeye girer.

Araç mahrumiyet bedelinde zamanaşımı süresi ne kadar?

Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrenmeden itibaren iki yıl, her hâlde kaza gününden itibaren on yıldır. Kasko sigortacısına karşı ileri sürülecek talepler ise Kasko Genel Şartlarının C.10 maddesi gereği alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren iki yılda, her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yılda (TTK m.1420) zamanaşımına uğrar.

Araç mahrumiyet bedeli davasında arabuluculuk zorunlu mu?

Kusurlu sürücü ve araç işletenine karşı açılacak haksız fiil davasında arabuluculuk kural olarak dava şartı değildir; iki taraf da tacirse ve kaza ticari işletmeleriyle ilgiliyse dava ticari sayıldığından şart hâline gelir. Talep bir sigorta şirketine yöneltiliyorsa dava ticari nitelikte olduğundan, Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesi uyarınca dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.

Araç mahrumiyet bedeli talebi için icra takibi başlatılabilir mi?

Başlatılabilir. Alacak için ilamsız icra takibi yapılabilir; ancak borçlu yedi gün içinde itiraz ederse takip durur ve alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davası açması gerekir (İİK m.67). Tutar bilirkişiyle belirlendiğinden alacak likit sayılmaz ve kural olarak icra inkâr tazminatı çıkmaz. Kusur oranı ve zarar miktarı henüz netleşmemişse doğrudan tazminat davası açmak çoğu zaman daha isabetli olur.

Sigorta şirketi araç mahrumiyet bedeli talep edebilir mi?

Kasko şirketiniz size ikame araç bedeli veya kullanım kaybı tazminatı ödediyse, Türk Ticaret Kanunu’nun 1481. maddesi uyarınca ödediği tutar kadar sizin yerinize geçer ve bu tutarı kusurlu sürücü ile işletenden rücuen isteyebilir. Karşı tarafın trafik sigortacısından isteyemez; kalem KTK m.92/k ile trafik sigortası kapsamı dışındadır.

Kaskodan ikame araç aldıysam ayrıca mahrumiyet bedeli isteyebilir miyim?

İkame araç kullandığınız günler için isteyemezsiniz, çünkü o günlerde araçtan yoksun kalmadınız. Makul onarım süresinin ikame araç verilmeyen kalan günleri için ise mahrumiyet bedelini kusurlu sürücü ve işletenden isteyebilirsiniz; kalan günlerin makul olup olmadığı bilirkişi raporuyla belirlenir.

Trafik sigortası ikame araç bedelini karşılar mı?

Karşılamaz. İkame araç kirası, aracı kullanamamanın parasal karşılığıdır; Karayolları Trafik Kanunu’nun 92. maddesinin (k) bendi “kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararları” trafik sigortası kapsamı dışında sayar. Karşı tarafın sigortacısı size araç tahsis etmek zorunda da değildir.

Ticari olmayan araç için mahrumiyet bedeli istenebilir mi?

İstenebilir. Yargıtay, aracın ticari olmasının gerekmediğini ve sırf kullanımdan mahrum kalmanın da giderilmesi gereken bir zarar olduğunu kabul etmektedir (Y. 4. HD 2021/26464 E., 2022/11237 K.). Hesapta emsal araç kira bedeli esas alınır, tasarruf edilen yakıt gibi giderler düşülür.

Araç mahrumiyet bedeli için sigorta tahkime başvurulabilir mi?

Kasko poliçenizde kullanım kaybı teminatı veya ikame araç klozu varsa ve şirketiniz Sigorta Tahkim Sistemine üyeyse başvurulabilir; tahkimde arabuluculuk şartı aranmaz. Trafik sigortasına veya İMM’ye karşı yapılan mahrumiyet başvuruları ise teminat dışı olduğu gerekçesiyle reddedilir. Başvurudan önce talebi, kalemi ismiyle yazarak sigortacıya iletmeniz gerekir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir