
Kıdem tazminatı gecikme faizi hesaplama işleminde uygulanacak oran, genel yasal faiz değil “mevduata uygulanan en yüksek faiz”dir. Bu, kıdem tazminatını diğer işçilik alacaklarından ayıran özel bir hükümdür ve tutar farkı gecikme uzadıkça büyür.
Aynı fesihten doğan kalemlere farklı faiz türleri uygulanır: kıdem tazminatına mevduat faizi, ihbar tazminatına yasal faiz, ücret niteliğindeki alacaklara yine mevduat faizi işler. Faizin başlangıç tarihi de kalem kalem değişir. Bu ayrımı yapmayan bir talep dilekçesi, kazanılan davada dahi ciddi bir faiz kaybına yol açar.
Sonuç önce
Kıdem tazminatı geciktiğinde uygulanan faiz, bankaların mevduata verdiği en yüksek orana bağlıdır ve fesih tarihinden itibaren işler.
- Kıdem tazminatı: mevduata uygulanan en yüksek faiz, fesih tarihinden itibaren (1475 s.K. m.14).
- İhbar tazminatı: yasal faiz; Yargıtay’ın Resmî Gazete’de yayımlanan 2025 tarihli kararıyla netleşti.
- Ücret, fazla mesai, tatil alacakları: mevduata uygulanan en yüksek faiz (4857 s.K. m.34).
- Oran sabit değildir: mevduat faizi dönemsel olarak bankalardan sorulur, hesap bilirkişi tarafından yapılır.
Kıdem Tazminatı Gecikme Faizi Hesaplama: Hangi Faiz Uygulanır?
Uygulanacak faiz türü kanunda özel olarak düzenlenmiştir. 4857 sayılı Kanun’un 120. maddesiyle yürürlükte bırakılan 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesi, “kıdem tazminatının zamanında ödenmemesi sebebiyle açılacak davanın sonunda hakim gecikme süresi için, ödenmeyen süreye göre mevduata uygulanan en yüksek faizin ödenmesine hükmeder” der.
Bu hüküm, kıdem tazminatını genel faiz rejiminin dışına çıkarır. Türk Borçlar Kanunu ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’a göre para borçlarında kural olarak yasal faiz uygulanırken, kıdem tazminatında kanun koyucu bilinçli olarak daha yüksek bir oranı öngörmüştür. Gerekçe, tazminatın işçinin geçim kaynağı niteliği taşımasıdır.
Rakip kaynaklarda sık görülen iki hata bu noktada ortaya çıkar: kıdem tazminatı faizinin “yasal faiz” olarak anlatılması ve yasal faiz oranının yıllar önceki hâliyle (yüzde 9) verilmesi. Her iki hata da hesabı ciddi biçimde düşük gösterir.
Faiz Hangi Tarihten İtibaren İşler?
Kıdem tazminatında faiz, fesih tarihinden itibaren işler. Alacak fesihle birlikte muaccel olduğu için işverenin ayrıca ihtarla temerrüde düşürülmesi gerekmez. 4857 sayılı Kanun’un 32. maddesi de iş sözleşmelerinin sona ermesinde işçinin ücreti ile para ile ölçülmesi mümkün menfaatlerinin tam olarak ödenmesini zorunlu tutar.
İhbar tazminatında durum farklıdır. Bu alacak için kanunda özel bir muacceliyet hükmü bulunmadığından faiz, işverenin temerrüde düşürüldüğü tarihten, yani ihtarnamenin tebliği ya da arabuluculuk başvurusu veya dava tarihinden işlemeye başlar. Talep dilekçesinde bu tarihin açıkça gösterilmesi gerekir.
Pratik sonuç şudur: kıdem tazminatı için ihtar çekilmemiş olması faiz kaybına yol açmaz, ancak ihbar tazminatı ve benzeri kalemler için ihtar ya da başvuru tarihi belirleyicidir. Bu nedenle ayrılış sonrasında noter ihtarnamesi göndermek, yalnızca kıdem için değil diğer kalemlerin faizi için değer taşır.
Kalem Kalem Faiz Türleri
Aynı fesihten doğan alacaklar tek bir faiz türüne tabi değildir. Aşağıdaki tablo, hangi alacağa hangi faizin uygulandığını ve dayanağını gösterir.
| Alacak | Faiz türü | Başlangıç | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Kıdem tazminatı | Mevduata uygulanan en yüksek faiz | Fesih tarihi | 1475 s.K. m.14 |
| İhbar tazminatı | Yasal faiz | Temerrüt (ihtar / başvuru / dava) | 3095 s.K.; Yargıtay 9. HD 2025 kararı |
| Ücret, fazla mesai, hafta tatili, bayram ücreti | Mevduata uygulanan en yüksek faiz | Her alacağın muaccel olduğu tarih | 4857 s.K. m.34 |
| Yıllık izin ücreti | Tartışmalı (yasal faiz / mevduat faizi) | Temerrüt | Nitelendirmeye göre değişir |
| Kötüniyet tazminatı | Yasal faiz | Temerrüt | Özel hüküm yok |
Ayrımın mantığı 4857 sayılı Kanun’un 34. maddesinde saklıdır. Madde, “gününde ödenmeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanır” der; yani bu özel faiz, ücret niteliğindeki alacaklara tanınmıştır. İhbar tazminatı ücret değil tazminat olduğu için maddenin kapsamı dışında kalır. Kıdem tazminatı da tazminattır, fakat onun için 1475 sayılı Kanun’da ayrı bir hüküm bulunur.
Yıllık izin ücretinin hangi gruba girdiği tartışmalıdır: alacağı ücret sayan görüş mevduat faizini, fesihle doğan bağımsız bir alacak sayan görüş yasal faizi uygular. İzin ücretinin hesabı ve niteliği işten ayrılırken yıllık izin ücreti hesaplama yazısında ele alınmıştır.
Yargıtay’ın 2025 Kararı Neyi Kesinleştirdi?
İhbar tazminatına uygulanacak faiz türü uzun süre farklı biçimde uygulandı. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 26 Mayıs 2025 tarihli, 2025/4095 esas ve 2025/4845 karar sayılı kararı bu konuda net bir ölçüt koydu ve 10 Temmuz 2025 tarihli, 32952 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı.
Kararın gerekçesi iki cümleye dayanır: ihbar tazminatı 4857 sayılı Kanun’un 34. maddesinde belirtilen ücret niteliğindeki alacaklardan değildir ve ihbar tazminatının zamanında ödenmemesi hâlinde uygulanacak faiz konusunda kanunda özel bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle sonuç açıktır: “ihbar tazminatına uygulanacak faiz türü, yasal faizdir.”
Kararın Resmî Gazete’de yayımlanmış olması, ölçütün uygulamada yerleşmesi bakımından önemlidir. Bu tarihten sonra düzenlenen taleplerde ihbar tazminatı için mevduat faizi istenmesi, kararın karşısında zayıf kalır. İhbar tazminatının hesabı ve şartları ihbar tazminatı hesaplama ve ihbar süresi ve ihbar tazminatı yazılarında ayrıntılandırılmıştır. Tazminatın işçi tarafından ödendiği durumda da aynı faiz ölçütü geçerlidir; bu hâlin şartları ihbar süresine uymayan işçi ne kadar tazminat öder yazısında incelenmiştir.
Mevduata Uygulanan En Yüksek Faiz Nasıl Tespit Edilir?
Bu faiz türünün sabit bir oranı yoktur; kanun bir yüzde belirlemez, ölçüt gösterir. Uygulamada oran, ilgili dönemde bankaların bir yıl vadeli Türk lirası mevduata uyguladığı en yüksek faiz oranı esas alınarak belirlenir. Mahkemeler bu oranı genellikle kamu bankalarından ya da Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası verilerinden sorar; hesap bilirkişi raporuyla yapılır.
- Dönemsel hesap: Gecikme birden fazla yıla yayılıyorsa her dönem için o dönemin oranı uygulanır; tek bir ortalama oran kullanılmaz.
- Bileşik faiz yasağı: Faize faiz işletilmesi kural olarak mümkün değildir; hesap anapara üzerinden yapılır.
- Brüt tutar esası: Faiz, kıdem tazminatının brüt tutarı üzerinden hesaplanır; damga vergisi kesintisi faiz matrahını değiştirmez.
- Kısmi ödeme: İşveren tazminatın bir kısmını ödemişse faiz yalnızca ödenmeyen bakiye üzerinden işler.
Bu mekanizma, kıdem tazminatı gecikme faizi hesaplama işleminin tek bir formüle indirgenememesinin sebebidir. Talep dilekçesinde oran yazmak yerine “fesih tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizle birlikte” ifadesinin kullanılması, dönemsel oran değişikliklerinin hesaba yansımasını sağlar.
Yasal Faiz Oranı ve 2026’daki Değişiklik
Yasal faiz, 3095 sayılı Kanun’un 1. maddesinde düzenlenmiştir ve 1 Haziran 2024’ten bu yana yıllık yüzde 24 olarak uygulanmaktadır. Bu oran, 2006’dan 2024’e kadar yüzde 9 düzeyinde kalmış, enflasyon karşısında alacaklıyı korumaktan uzaklaştığı için yükseltilmiştir.
Konuda iki gelişme daha vardır ve ikisi de 2026 yılını ilgilendirir. Birincisi, Anayasa Mahkemesi 22 Temmuz 2025 tarihli kararıyla 3095 sayılı Kanun’un 1. maddesindeki düzenlemeyi sözleşmeden kaynaklanmayan borç ilişkileri yönünden iptal etmiş, iptal hükmünün yürürlüğünü kararın yayımından dokuz ay sonrasına bırakmıştır. İşçilik alacakları iş sözleşmesinden doğduğu için bu iptalin kapsamı dışında kalır.
İkincisi, Türkiye Büyük Millet Meclisi 16 Temmuz 2026’da kabul ettiği yargı paketiyle kanuni faiz oranını Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranına endekslemiştir. Düzenleme, Resmî Gazete’de yayımlanmasıyla yürürlüğe girecektir. Bu nedenle bir talep hazırlanırken yasal faiz oranının o tarihte hangi düzeyde olduğunun ayrıca doğrulanması gerekir; sabit bir oranı esas alan hesaplar kısa sürede eskimektedir.
Terimlerin karıştırılmaması da önemlidir. “Kanuni faiz” borcun doğumundan itibaren işleyen faizi, “temerrüt faizi” borçlunun gecikmesi hâlinde işleyen faizi anlatır; 3095 sayılı Kanun sözleşmede aksi kararlaştırılmadıysa temerrüt faizini de aynı orana bağlar. İşçilik alacaklarında gündeme gelen faiz temerrüt faizidir. Ticari işlerde uygulanan avans faizi ise iş sözleşmesinden doğan alacaklara uygulanmaz; işçi-işveren ilişkisi ticari iş sayılmaz.
Örnek Üzerinden Faizin Büyüklüğü
Faiz türünün pratik ağırlığını görmek için varsayımsal bir oranla iki kalem karşılaştırılabilir. Aşağıdaki tabloda kıdem tazminatı için yüzde 45, yasal faiz için yüzde 24 oranı kullanılmıştır; kıdem faizi oranı örnek amaçlı bir varsayımdır ve gerçek hesapta dönemin banka verileri esas alınır.
| Kalem | Anapara | Faiz türü (varsayım) | 1 yıllık faiz |
|---|---|---|---|
| Kıdem tazminatı | 200.000,00 TL | Mevduat faizi %45 | 90.000,00 TL |
| İhbar tazminatı | 60.000,00 TL | Yasal faiz %24 | 14.400,00 TL |
Aradaki oran farkı, bir yıllık gecikmede bile hissedilir bir tutara karşılık gelir. Gecikmenin iki-üç yıla yayıldığı dava süreçlerinde faiz kalemi, asıl alacağın önemli bir bölümüne ulaşabilir. Bu yüzden dilekçede faiz türünün yanlış yazılması, esasa ilişkin bir hata kadar sonuç doğurur. Bir başka deyişle faiz, uyuşmazlığın ikincil bir ayrıntısı değil, talep edilen tutarın gerçek büyüklüğünü belirleyen kalemlerden biridir.
Kıdem tazminatının anapara hesabının nasıl kurulduğu ve matraha hangi ödemelerin girdiği kıdem tazminatı hesaplanırken hangi ücret esas alınır yazısında, asgari ücretle çalışan işçide kalemlerin toplamı ise asgari ücretin yıllık tazminatı ne kadar yazısında gösterilmiştir.
Kıdem Tazminatı Gecikme Faizi Hesaplama Adımları
Hesap, dönemsel oranların ayrı ayrı uygulanmasını gerektirdiği için beş adımda kurulur. Adımların sırası, gecikmenin birden fazla yıla yayıldığı durumlarda hatayı önler.
- Fesih tarihi belirlenir. Faizin başlangıcı bu tarihtir. SGK işten ayrılış bildirgesindeki tarih ile fesih bildiriminin tarihi farklıysa, gerçek fesih tarihinin ortaya konulması gerekir.
- Brüt anapara bulunur. Faiz, kıdem tazminatının brüt tutarı üzerinden işler. Giydirilmiş ücret hesabı bu aşamada tamamlanmış olmalıdır.
- Gecikme dönemleri ayrılır. Fesih tarihinden ödeme veya hesap tarihine kadar geçen süre, mevduat faizi oranının değiştiği dönemlere bölünür.
- Her dönem için formül uygulanır. Anapara × dönem oranı × dönemdeki gün sayısı / 365. Bulunan tutarlar toplanır.
- Kısmi ödemeler mahsup edilir. İşveren ara ödeme yaptıysa, ödeme tarihinden sonraki dönemde faiz yalnızca kalan bakiye üzerinden hesaplanır.
Aşağıdaki tablo, 200.000,00 TL brüt kıdem tazminatı için iki dönemli varsayımsal bir hesabı gösterir. Oranlar örnek amaçlıdır; gerçek hesapta ilgili dönemin banka verileri esas alınır.
| Dönem | Gün | Varsayılan oran | Dönem faizi |
|---|---|---|---|
| 1. dönem | 180 | %45 | 44.383,56 TL |
| 2. dönem | 185 | %38 | 38.520,55 TL |
| Toplam | 365 | — | 82.904,11 TL |
Tablo, tek bir ortalama oranla yapılan hesabın neden yanıltıcı olduğunu gösterir: oranların düştüğü bir dönemde ortalama kullanmak alacaklıyı, yükseldiği dönemde ise borçluyu zarara sokar. Bu nedenle kıdem tazminatı gecikme faizi hesaplama işlemi bilirkişi raporlarında dönem dönem tablolanır.
İcra Aşamasında Faiz İşlemeye Devam Eder mi?
Eder. Mahkeme kararında hüküm altına alınan faiz, kararın kesinleşmesiyle sona ermez; icra takibine konulan alacak için faiz tahsil tarihine kadar işlemeye devam eder. İcra takip talebinde faizin türü ve başlangıç tarihi hükümle uyumlu biçimde gösterilmelidir.
Dava sürerken de faiz durmaz. Yargılama uzun sürdüğünde faiz kalemi büyüyeceği için işverenin ödemeyi geciktirmesi kendi aleyhine bir maliyet doğurur. Bu, arabuluculuk aşamasında işverenin uzlaşmaya yönelmesinin pratik sebeplerinden biridir.
Bir başka ayrıntı, dava sırasında bilirkişi raporuyla anaparanın artması hâlinde faizin hangi tarihten işleyeceğidir. Talep artırımı (ıslah) yapılan kısım bakımından faiz, ıslah tarihinden değil alacağın muaccel olduğu tarihten talep edilir; ancak bunun dilekçede açıkça belirtilmesi gerekir.
İşveren Ödeme Güçlüğüne Düşerse Ne Olur?
İşverenin konkordato ilan etmesi, aciz vesikası alınması ya da iflası hâlinde iki ayrı mekanizma devreye girer ve ikisi de sınırlıdır. Bu ayrımı bilmek, hangi alacağın nereden tahsil edilebileceğini gösterir.
Birinci mekanizma Ücret Garanti Fonu’dur. 4447 sayılı Kanun’un Ek 1. maddesi, işverenin ödeme güçlüğüne düştüğü hâllerde işçilerin “iş ilişkisinden kaynaklanan üç aylık ödenmeyen ücret alacaklarını” karşılamak üzere İşsizlik Sigortası Fonu içinde ayrı bir fon oluşturulduğunu düzenler. Ödeme temel ücret üzerinden yapılır ve işçinin ödeme güçlüğünden önceki son bir yıl içinde aynı işyerinde çalışmış olması gerekir. Kıdem tazminatı bu fonun kapsamında değildir; fon yalnızca ücret alacaklarını karşılar.
İkinci mekanizma iflas sıra cetvelindeki imtiyazdır. İcra ve İflas Kanunu’nun 206. maddesi, işçilerin iş ilişkisine dayanan ve iflasın açılmasından önceki bir yıl içinde tahakkuk etmiş “ihbar ve kıdem tazminatları dahil” alacakları ile iflas nedeniyle iş ilişkisinin sona ermesi üzerine hak ettikleri ihbar ve kıdem tazminatlarını birinci sıraya koyar. Yani kıdem tazminatı fondan ödenmese de iflas masasında öncelikli alacaktır.
Bu iki sınırın pratik sonucu, ödeme güçlüğü belirtileri görüldüğünde beklememektir. Alacağın bir yıl içinde tahakkuk etmiş olması imtiyazın koşulu olduğundan, gecikme yalnızca faiz kaybı değil sıra kaybı da doğurabilir.
Faiz Talep Edilmezse Ne Olur?
Mahkeme, talep edilmeyen faize kendiliğinden hükmedemez. Bu nedenle arabuluculuk başvurusunda ve dava dilekçesinde faizin türü, oranı ve başlangıç tarihi ayrı ayrı belirtilmelidir. Faiz talebi unutulmuşsa ıslah yoluyla eklenebilir, ancak ıslahın kendine özgü süre ve harç sonuçları vardır.
Arabuluculuk aşamasında yapılan anlaşmalar bakımından ayrı bir uyarı gerekir: anlaşma tutanağında yalnızca anapara yazılmış ve faize ilişkin bir kayıt düşülmemişse, sonradan faiz istenmesi güçleşir. Tutanakta “faiz dahil” veya “faiz hariç” ibaresinin bulunması, tarafların iradesini açıkça ortaya koyar.
Zamanaşımı bakımından ise 4857 sayılı Kanun’un Ek 3. maddesi geçerlidir: kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, kötüniyet tazminatı, eşit davranma tazminatı ve yıllık izin ücreti alacaklarında zamanaşımı beş yıldır. Asıl alacak zamanaşımına uğradığında faiz talebi de ayakta kalmaz.
Ödenmeyen Kıdem Tazminatı İçin İzlenecek Yol
Süreç üç aşamalıdır ve her aşamada faiz işlemeye devam eder.
- İhtar: Noter aracılığıyla gönderilen ihtarname, ödenmeyen kalemleri ve talep edilen faizi kayda geçirir. Kıdem tazminatında faiz zaten fesihten işlemekle birlikte, diğer kalemler için temerrüt tarihini belirler.
- Arabuluculuk: İş mahkemesinde dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır. Görüşmede sunulan hesap tablosunun anapara ve faizi ayrı satırlarda göstermesi yararlıdır.
- Dava ve icra: Anlaşma sağlanamazsa iş mahkemesinde dava açılır; kesinleşen karar icraya konulduğunda faiz tahsil tarihine kadar işler.
Dava sürecinin işleyişi ve dilekçe içeriği kıdem tazminatı davası şartları ve dilekçesi yazısında, kıdem tazminatına hak kazanma şartları kıdem tazminatı nedir, kimler hak kazanır yazısında anlatılmıştır. Sağlık gerekçesiyle ayrılan işçinin hangi kalemleri talep edebileceği ise sağlık nedeniyle işten ayrılma ihbar tazminatı yazısında karşılaştırılmıştır.
Kanun metinleri için birincil kaynaklar: 1475 sayılı İş Kanunu (m.14) ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun.
Faiz Kaybınızı Hesaplatın
Faiz uyuşmazlıklarında kayıp genellikle iki yerden doğar: yanlış faiz türünün talep edilmesi ve başlangıç tarihinin geç gösterilmesi. Fesih tarihi, ihtarname tebliğ tarihi, arabuluculuk son tutanağı ve varsa kısmi ödeme belgeleri bir arada değerlendirildiğinde talep edilebilecek faizin gerçek büyüklüğü ortaya çıkar. Bu inceleme dava açılmadan önce yapıldığında dilekçedeki faiz talebi de doğru kurulmuş olur. Çalışma başlıkları için iş hukuku avukatı sayfası incelenebilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Kıdem tazminatına hangi faiz uygulanır?
Mevduata uygulanan en yüksek faiz uygulanır. Dayanak, 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesidir; bu oran genel yasal faizden yüksektir ve dönemsel olarak banka verilerinden belirlenir.
Kıdem tazminatı faizi hangi tarihten başlar?
Fesih tarihinden itibaren işler. Alacak fesihle muaccel olduğu için işverenin ihtarla temerrüde düşürülmesi gerekmez.
İhbar tazminatına da mevduat faizi uygulanır mı?
Uygulanmaz. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 2025/4095 esas, 2025/4845 karar sayılı ve Resmî Gazete’de yayımlanan kararına göre ihbar tazminatına uygulanacak faiz türü yasal faizdir.
Yasal faiz oranı 2026’da yüzde kaç?
1 Haziran 2024’ten bu yana yıllık yüzde 24 olarak uygulanmaktadır. 2026’da kabul edilen yargı paketiyle oranın Merkez Bankası reeskont oranına endekslenmesi öngörülmüştür; bu nedenle güncel oranın talep tarihinde doğrulanması gerekir.
Mevduat faizi oranını kim belirler?
Kanun sabit bir oran göstermez. Mahkeme, ilgili dönemde bir yıl vadeli Türk lirası mevduata uygulanan en yüksek oranı bankalardan veya Merkez Bankası verilerinden sorar; hesap bilirkişi tarafından dönem dönem yapılır.
Fazla mesai alacağına hangi faiz işler?
Ücret niteliğinde olduğu için 4857 m.34 uyarınca mevduata uygulanan en yüksek faiz işler. Faiz her alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren hesaplanır.
Faiz talebini dava dilekçesine yazmayı unutursam ne olur?
Mahkeme talep edilmeyen faize hükmedemez. Eksik talep ıslah yoluyla tamamlanabilir; ancak ıslahın süre ve harç sonuçları bulunduğundan faiz talebinin baştan yazılması gerekir.
Arabuluculukta anlaşırsam faiz isteyebilir miyim?
Anlaşma tutanağının içeriği belirleyicidir. Tutanakta faize ilişkin kayıt yoksa sonradan talep güçleşir; bu nedenle metne “faiz dahil” veya “faiz hariç” ibaresinin yazılması gerekir.
Faiz brüt mü net tutar üzerinden hesaplanır?
Kıdem tazminatının brüt tutarı üzerinden hesaplanır. Damga vergisi kesintisi ödeme anında yapılır ve faiz matrahını değiştirmez.
İşveren tazminatın bir kısmını ödediyse faiz nasıl işler?
Faiz yalnızca ödenmeyen bakiye üzerinden işlemeye devam eder. Kısmi ödemenin tarihi ve tutarı belgelendiğinde hesap iki döneme ayrılarak yapılır.
Faiz alacağı kaç yıl içinde istenebilir?
Asıl alacağın zamanaşımına bağlıdır: 4857 sayılı Kanun Ek m.3 uyarınca kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti alacaklarında zamanaşımı beş yıldır.
Faizi aşan zarar (munzam zarar) istenebilir mi?
Türk Borçlar Kanunu m.122, alacaklının uğradığı zararın temerrüt faizini aşması hâlinde bu aşkın zararın tazminini talep etmesine imkân tanır. Ancak zararın ve nedensellik bağının ispatı alacaklıya düşer; yüksek enflasyon dönemlerinde ispat ölçütü yargı kararlarında tartışılmaktadır.
Kıdem tazminatı taksitle ödenirse faiz nasıl işler?
Taksitle ödeme, faizin işlemesini durdurmaz. Her taksit ödendiğinde bakiye azalır ve faiz kalan tutar üzerinden hesaplanır. İşçinin taksitle ödemeyi kabul etmesi, aksi açıkça yazılmadıkça faiz talebinden vazgeçtiği anlamına gelmez.
Yukarıdaki oranlar yazının hazırlandığı dönemde geçerli olan düzenlemelere dayanır; faiz oranları ve mevzuat değişebilir, bu nedenle talep öncesinde güncel durumun kontrol edilmesi gerekir. Metin genel bilgilendirme amacı taşır, somut alacağınız için avukata danışılması yerinde olur. Hazırlayan: Av. Handan Sayan Özgül.




