Araç Üzerindeki Haciz Nasıl Kaldırılır?
Araç üzerindeki haciz nasıl kaldırılır sorusunun üç ayrı cevabı vardır: dosya borcunun ödenmesi, alacaklının haczi kaldırması ve çoğu kaynakta hiç geçmeyen üçüncü yol — satış süresinin geçmesi nedeniyle haczin kendiliğinden kalkması. Üçüncü yol, sicile kayıtlı motorlu araçlarda kanunun alacaklıya yüklediği ağır masraf yükümlülüğü sebebiyle uygulamada sık gerçekleşir ve borçlunun hiçbir ödeme yapmadan şerhten kurtulmasıyla sonuçlanabilir.
Bu konuda dolaşan bilgilerin bir kısmı 2021 öncesine ait ve artık yürürlükte olmayan sürelere dayanıyor. Kanunun satış isteme süresini düzenleyen maddesi 24 Kasım 2021 tarihli 7343 sayılı Kanun’la başlığıyla birlikte değiştirildi; taşınır ve taşınmaz ayrımı kaldırıldı. Aşağıda hem güncel süreleri hem de araç bakımından getirilen özel kuralı, ayrıca “haciz şerhi”, “yakalama” ve “hak kısıtlaması” kavramlarının birbirinden nasıl ayrıldığını ele alıyoruz.
Özün özü
Haciz kaldırılmasının en bilinen yolu borcun ödenmesidir; ancak hacizden itibaren bir yıl içinde usulüne uygun satış talebi yapılmamışsa haciz kanun gereği kalkar ve trafik sicilindeki şerh idarece terkin edilir.
- Satış isteme süresi: hacizden itibaren 1 yıl — taşınır/taşınmaz ayrımı 2021’de kaldırıldı (İİK m.106)
- Süre geçerse: haciz kalkar, sicili tutan idare şerhi terkin eder (m.110/1-2)
- Araçta özel kural: muhafaza, kıymet takdiri ve satış talebi birlikte yapılmalı, giderler peşin yatırılmalı (m.106/4)
- Masraf: haczin kalkmasına sebebiyet veren alacaklı, muhafaza dahil tüm giderlerden sorumludur (m.110/3)
- Yakalama: araca yönelik yakalama muhafaza amaçlıdır; kişiye yönelik tazyik hapsiyle karıştırılmamalıdır
Araç üzerindeki haciz nasıl kaldırılır? Üç yol
Haczin kaldırılması, birbirinden bağımsız üç sebebe dayanabilir. Hangisinin işleyeceği dosyanın aşamasına ve alacaklının davranışına bağlıdır.
| Yol | Nasıl işler | Dayanak |
|---|---|---|
| Dosya borcunun ödenmesi | Borç, faiz, masraf ve vekâlet ücretiyle birlikte ödenir; icra dairesi sicile fek müzekkeresi yazar | m.15, m.59, m.138/3 |
| Alacaklının haczi kaldırması | Alacaklı talebini geri alır veya haczin kaldırılmasını ister | m.110/1 |
| Satış süresinin geçmesi | Hacizden itibaren bir yıl içinde usulüne uygun satış talebi yapılmazsa haciz kendiliğinden kalkar | m.106, m.110 |
| Haczin hukuka aykırılığı | Aşkın haciz, haczedilmezlik veya usul aykırılığı iddiasıyla icra mahkemesine şikâyet | m.16, m.85 |
| Borç sonradan ödendiyse | Noter tasdikli veya imzası ikrar edilmiş belgeyle takibin iptali/taliki istenir | m.71 |
Üçüncü satır, çoğu içerikte yer almadığı için borçluların farkında olmadığı bir imkândır. Aşağıda bu yolun şartlarını ayrıntılı açıklıyoruz.
Haciz şerhi, yakalama ve hak kısıtlaması: üç ayrı kavram
Araçla ilgili kayıtlarda karşılaşılan ibareler farklı hukuki sonuçlar doğurur. Bu ayrım yapılmadan “araç üzerindeki haciz nasıl kaldırılır” sorusuna verilecek her cevap eksik kalır, çünkü her ibare için başvurulacak merci ve izlenecek usul farklıdır.
| Kavram | Neye yönelik | Hukuki dayanak ve sonuç |
|---|---|---|
| Haciz şerhi | Araca (mala) | Resmî sicile kayıtlı malların haczi, takibin yapıldığı icra dairesince kaydına işletilerek doğrudan yapılabilir (m.79/2). Araç kullanılmaya devam edilebilir, satılamaz. |
| Yakalama | Araca (mala) | Muhafaza amacıyla kolluğa bildirilir; yakalanan araç en geç üç iş günü içinde en yakın icra müdürlüğüne teslim edilir (m.88/son). Araç fiilen kullanılamaz. |
| Tazyik hapsi için yakalama | Kişiye | Mal beyanında bulunmama (m.76) veya nafaka kararına uymama (m.344) hâlinde icra mahkemesi kararıyla; en çok üç ay. Araçla ilgisi yoktur. |
| Rehin / kredi şerhi | Araca | Banka veya satıcı lehine kurulan ayni hak; icra haczinden bağımsızdır, kendi sözleşmesine göre kalkar. |
Üçüncü satır özellikle önemlidir. “Borçtan dolayı yakalama emri” ifadesi halk arasında hem araç yakalamasını hem kişi hakkındaki tazyik hapsi kararını anlatmak için kullanılıyor. Oysa borç ödenmediği için kişi hakkında yakalama çıkarılması, borcun ödenmemesine değil mal beyanında bulunmama veya nafaka kararına uymama gibi ayrı yükümlülüklerin ihlaline dayanır.
Satış istenmezse haciz kendiliğinden kalkar
Kanunun bugünkü hâline göre alacaklı veya borçlu, hacizden itibaren bir yıl içinde haczolunan malın satışını isteyebilir; borçlunun üçüncü kişilerdeki alacağı da bu hükme tabidir (m.106/1). Bir yıllık süre içinde satışı istenip de artırma sonucu satışı gerçekleştirilemeyen mal bakımından süre, satış isteyen alacaklı yönünden bir yıl daha uzar (m.106/2).
Bu süre 24 Kasım 2021 tarihli 7343 sayılı Kanun’la yeniden düzenlenmiştir. Değişiklikten önce taşınırlar ve taşınmazlar için farklı süreler öngörülüyordu; internette hâlâ dolaşan “taşınırlarda altı ay” bilgisi bu döneme aittir ve yürürlükte değildir. Bugün araç dahil bütün mallar için tek süre geçerlidir.
Sürenin geçmesinin sonucu ayrı bir maddede düzenlenmiştir: bir malın satılması kanuni süre içinde istenmez veya talep geri alınıp da süre içinde yenilenmezse o mal üzerindeki haciz kalkar (m.110/1). Satış talebi yalnızca bir defa geri alınabilir. Sicile kayıtlı mallar için maddenin ikinci fıkrası pratik bir mekanizma kurar: haczedilen resmî sicile kayıtlı malların, icra dairesiyle yapılacak yazışmalar sonucunda haczinin kalktığının tespit edilmesi hâlinde, sicili tutan idare tarafından haciz şerhi terkin edilir ve işlem ilgili icra dairesine bildirilir.
Uygulamada izlenecek yol şudur: hacizden bir yıl geçmiş ve dosyada usulüne uygun bir satış talebi yoksa, icra dairesine başvurularak haczin kalktığının tespiti ve trafik sicilindeki şerhin terkini için idareye yazılması talep edilir. Talep karşılanmazsa icra mahkemesine şikâyet yolu açıktır.
Araçta özel kural: satış talebi tek başına yeterli değil
Sicile kayıtlı motorlu kara araçları için kanun ayrı ve daha ağır bir şart getirir. Bu araçlar bakımından muhafaza, kıymet takdiri ve satış talebinin birlikte yapılması ve bunlara ilişkin giderlerin tamamının birlikte ve peşin olarak yatırılması zorunludur (m.106/4). Kıymet takdiri ve satış giderleri ile araçlarda ilaveten muhafaza gideri, satış talebiyle birlikte peşin yatırılmazsa satış talebi vaki olmamış sayılır (m.106/5).
Bu hükmün sonucu şudur: alacaklı yalnızca “satış istiyorum” diyerek bir yıllık süreyi korumaz. Muhafaza gideri, yani aracın çekilip yediemin deposunda tutulması masrafı da peşin yatırılmadıkça talep hiç yapılmamış sayılır ve süre işlemeye devam eder. Peşin yatırılan miktarın satış işlemleri sırasında yetersiz kaldığı anlaşılırsa icra müdürü satış isteyene on beş günlük süre verir; bu sürede eksik tamamlanmazsa satış talebi yine vaki olmamış sayılır (m.106/6).
Aynı yönde bir kural muhafaza hükümlerinde de vardır: haczedilmiş ancak muhafaza altına alınmamış mallar satış talebi üzerine muhafaza altına alınır veya ihale alıcısına teslime hazır hâle getirilir, aksi takdirde satış yapılamaz; sicile kayıtlı motorlu kara araçları bakımından m.106 hükmü saklıdır (m.88/2, 7343 sayılı Kanun’la eklenen cümleler). Yani araç fiilen çekilmeden satışın tamamlanması mümkün değildir.
Otopark ve çekici masrafı kime kalır?
Araç yakalanıp yediemin deposuna çekildiğinde biriken masraf, borçlular için borcun kendisinden daha büyük bir yük hâline gelebilir. Kanun bu konuda açık bir sorumluluk kuralı koyar: haczin kalkmasına sebebiyet veren alacaklı, o mala yönelik olarak haczin konulması ve muhafazası gibi tüm giderlerden sorumlu olur (m.110/3).
Yani alacaklı aracı hacizletip yakalatmış, sonra süresinde satış istemeyerek haczin düşmesine sebep olmuşsa, çekici ve muhafaza giderleri borçluya değil alacaklıya aittir. Muhafaza aşamasındaki ücretler Adalet Bakanlığı tarafından düzenlenen tarifeyle belirlenir ve haczedilen mallar Bakanlıkça yetki verilen gerçek veya tüzel kişilere ait lisanslı yediemin depolarında muhafaza edilir (m.88/5).
Alacaklı muvafakat ederse, istenildiği zaman verilmek şartıyla araç geçici olarak borçlu yedinde veya üçüncü kişi nezdinde bırakılabilir (m.88/2). Bu, yakalama kararı bulunan bir araçta masrafın büyümesini önlemek için görüşülebilecek bir yoldur.
Borçtan dolayı yakalama emri nasıl kaldırılır?
Cevap, yakalamanın araca mı kişiye mi yönelik olduğuna göre değişir. İki durumu ayırmadan yapılan başvurular sonuçsuz kalır.
- Araca yönelik yakalama: takip dosyasındaki haczin uzantısıdır. Borcun ödenmesi, alacaklının talebi, satış süresinin geçmesi nedeniyle haczin kalkması veya haczin hukuka aykırılığının şikâyet yoluyla saptanması hâlinde icra dairesi yakalama kaydını kaldırır. Yakalanmış araç varsa, kolluk tarafından yakalanan araçların en geç üç iş günü içinde en yakın icra müdürlüğüne teslim edildiğini bilerek hareket etmek gerekir (m.88/son).
- Kişiye yönelik tazyik hapsi: mal beyanında bulunmayan borçlu, alacaklının talebi üzerine beyanda bulununcaya kadar icra mahkemesi hâkimi tarafından bir defaya mahsus hapisle tazyik edilir ve bu hapis üç ayı geçemez (m.76). Nafaka kararının gereğini yerine getirmeyen borçlu için de üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir; hapsin uygulanmasına başlandıktan sonra kararın gereği yerine getirilirse borçlu tahliye edilir (m.344).
Tazyik hapsinde çıkış yolu ödeme değil, ihlal edilen yükümlülüğün yerine getirilmesidir: mal beyanında bulunmak veya nafakayı ödemek. Bu yönüyle tazyik hapsi bir ceza değil, zorlama aracıdır.
Araçlara uygulanan elektronik haciz sorgulama hangi kurumun hizmeti?
e-Devlet Kapısı’nda yer alan “Araçlara Uygulanan Elektronik Haciz Sorgulama (e-haciz Araç)” hizmeti Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından sunulur. Bu, çok önemli bir ayrımın işaretidir: hizmet vergi idaresine ait olduğu için amme alacakları bakımından uygulanan elektronik hacizleri gösterir. İcra dairesi eliyle konulan hacizler ise farklı bir mevzuata dayanır ve farklı kanallardan takip edilir.
| Ölçüt | Amme alacağı için e-haciz | İcra dairesi haczi |
|---|---|---|
| Dayanak kanun | 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun | 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu |
| Alacaklı | Vergi idaresi, SGK gibi kamu idareleri | Özel veya kamu, takip açan her alacaklı |
| Elektronik tebliğ | Haciz bildirileri posta yerine elektronik ortamda tebliğ edilebilir ve cevap verilebilir (6183 m.79) | Haciz ihbarnameleri güvenli elektronik imzayla sistem üzerinden tebliğ edilebilir (İİK m.89/son) |
| Sicile işleme | Tahsil dairesi bildirimiyle | Takibin yapıldığı icra dairesince kaydına işletilerek doğrudan (İİK m.79/2) |
| Sorgulama kanalı | e-Devlet üzerindeki GİB hizmeti | İcra dosyası üzerinden; sistem sorgulaması alacaklı tarafından yapılabilir (İİK m.78/1) |
Rakip içeriklerin sık düştüğü hata, e-Devlet’teki vergi kaynaklı sorgulama hizmetini anlatırken İcra ve İflâs Kanunu hükümlerini açıklamaktır. Araçta bir kısıtlama görüldüğünde ilk belirlenmesi gereken şey, kaydın hangi mevzuata dayandığıdır; çünkü kaldırma usulü buna göre değişir. Amme alacağı tarafındaki hükümlerin tam metni için 6183 sayılı Kanun kaynağına bakılabilir.
İcra tarafında ise 2020 yılında yapılan değişiklikle alacaklıya sistem üzerinden sorgulama imkânı tanınmıştır: alacaklı haciz talebinde bulunmaksızın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden borçlunun mal, hak veya alacağını sorgulayabilir ve sistem üzerinden haciz talep edilirse icra dairesi tespit edilen malı elektronik ortamda haczeder (m.78/1). Takibin bu aşamaya nasıl geldiğini ve önceki adımları ilamsız takiplerde ödeme emri yazımızda ele aldık.
Araç başkasına satılmışsa veya üçüncü kişideyse
Araç noterde satılmış ama devir tescil edilmemişse ya da araç üçüncü kişinin elindeyse, haciz sırasında ayrı bir usul işler. Borçlu veya malı elinde bulunduran kişiler, taşınır mal üzerinde üçüncü kişinin mülkiyet veya rehin hakkı gibi sınırlı bir aynî hakkı bulunduğunu yahut malın üçüncü kişi tarafından haczedilmiş olduğunu haciz yapan memura beyan etmek ve bu beyanın tutanağa geçirilmesini istemekle yükümlüdür; memur da onları bu beyana davet etmek zorundadır (m.85/2). Bu tür malların haczi en sonraya bırakılır.
İstihkak iddiası bakımından süre kısadır: malın haczini öğrenen borçlu veya üçüncü kişi, öğrenme tarihinden itibaren yedi gün içinde istihkak iddiasında bulunmazsa aynı takipte bu iddiayı ileri sürme hakkını kaybeder (m.96/3). İcra dairesi, istihkak iddiasına karşı itirazları olup olmadığını bildirmek üzere alacaklı ve borçluya üç günlük süre verir; sessiz kalmaları hâlinde iddiayı kabul etmiş sayılırlar (m.96/2).
Kıymet takdirine itiraz süresi ve iki yıl kuralı
Aracın değeri olduğundan düşük takdir edilmişse itiraz yolu şikâyettir. Kıymet takdirinin tebliğ edildiği ilgililer, raporun tebliğinden itibaren yedi gün içinde raporu düzenleten icra dairesinin bulunduğu yerdeki icra mahkemesinde şikâyette bulunabilirler. Şikâyet tarihinden itibaren yedi gün içinde gerekli masraf ve ücretin mahkeme veznesine yatırılması hâlinde yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılabilir; aksi hâlde şikâyet başka bir işleme gerek olmaksızın kesin olarak reddedilir (m.128/a).
Maddenin ikinci fıkrası bir sınır koyar: kesinleşen kıymet takdirinin yapıldığı tarihten itibaren iki yıl geçmedikçe yeniden kıymet takdiri istenemez. Doğal afetler ve imar durumundaki çok önemli değişiklikler gibi hâller bunun istisnasıdır. İcra mahkemesinin bu madde gereğince verdiği kararlar kesindir.
Elektronik satışta son on dakika kuralı ve ihalenin feshi
Araç satışları elektronik ortamda yapılır ve artırmanın son anına ilişkin kural 7 Kasım 2024 tarihli 7531 sayılı Kanun’la yeniden düzenlenmiştir: açık artırma süresinin son on dakikası içinde yeni bir teklif verilmesi hâlinde artırma üç dakika uzar; uzama süresi içinde yeni teklif verilmesi hâlinde süre her yeni teklifin verilmesinden itibaren üç dakika daha uzar. Son uzama süresinde teklif gelmezse mal en yüksek teklif verene ihale edilir. Uzama sürelerinin toplamı bir saati geçemez; bu süre Adalet Bakanlığı kararıyla kısaltılabilir, uzatılabilir veya kaldırılabilir.
İhalede usulsüzlük varsa ihalenin feshi istenebilir. Bu talep, satış isteyen alacaklı, borçlu, malın resmî sicilinde kayıtlı ilgililer, sınırlı aynî hak sahipleri ve pey sürerek ihaleye katılanlar tarafından, yurt içinde bir adres göstermek koşuluyla icra mahkemesinden şikâyet yoluyla ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde istenir (m.134/2). Bu çerçevenin dışında kalan kişilerin talebi, 24 Aralık 2025 tarihli 7571 sayılı Kanun’la eklenen cümle uyarınca mahkemece dosya üzerinden ve kesin olarak reddedilir. Aynı değişiklikle, teminatın veya harcın yatırılmaması hâlinde mahkemenin iki haftalık kesin süre vererek ikmal istemesi, aksi hâlde talebi reddetmesi usulü de getirilmiştir.
Borç ödendikten sonra şerh kalkmıyorsa
Ödemeye rağmen sicildeki kayıt duruyorsa iki ihtimal vardır: dosya borcu eksik ödenmiştir ya da icra dairesi fek müzekkeresini henüz yazmamıştır. Dosya borcuna asıl alacak dışında işlemiş faiz, takip masrafları, harçlar ve tarifeye göre hesaplanan vekâlet ücreti de girer; vekil aracılığıyla yapılan takiplerde bu ücret icra memuru tarafından tarifeye göre hesaplanır ve takip masraflarına dahildir (m.138/3).
Takibin kesinleşmesinden sonra borcun ödendiği, noterden tasdikli veya imzası ikrar edilmiş bir belgeyle ispat edilebiliyorsa takibin iptali veya taliki her zaman icra mahkemesinden istenebilir (m.71). İşlem yapılmıyor veya sürüncemede bırakılıyorsa şikâyet için süre işlemez (m.16/2). Banka hesabı tarafındaki blokelerin kalkma süreci ve tipik gecikme sebepleri için icra borcumu ödedim bloke ne zaman kalkar yazımıza, dosyanın kapatılması ve kayıtların silinmesi için icra dosyası kapatma çalışmamıza bakabilirsiniz.
Haciz dava öncesinde ihtiyati olarak konulmuşsa rejim farklıdır; ihtiyati haczin şartları ve kaldırılması için ihtiyati haciz nedir yazımız ayrıntılı bilgi veriyor. Maaş kesintisiyle araç haczinin birlikte uygulandığı dosyalarda aşkın haciz değerlendirmesi için maaş hesabıma bloke konuldu ne yapmalıyım yazımıza göz atılabilir.
Dosyanızdaki kaydın hangi yola tabi olduğunu belirlemek
Araç üzerindeki haciz nasıl kaldırılır sorusunda sonucu belirleyen şey, kaydın türü ve dosyadaki tarihlerdir: haciz ne zaman konuldu, satış usulüne uygun olarak istendi mi, giderler peşin yatırıldı mı, kayıt icra dairesinden mi yoksa vergi idaresinden mi geldi? Bu tespitler yapılmadan yapılan başvurular çoğu kez sonuçsuz kalır. Dosyanızdaki kaydı ve hangi başvuru yolunun açık olduğunu birlikte değerlendirmek isterseniz icra hukuku avukatı sayfamızdaki çalışma usulümüzü inceleyebilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Araç üzerindeki haciz nasıl kaldırılır?
Dosya borcunun tüm kalemleriyle ödenmesi, alacaklının haczi kaldırması veya hacizden itibaren bir yıl içinde usulüne uygun satış talebi yapılmaması hâlinde haciz kalkar. Son durumda sicili tutan idare haciz şerhini terkin eder.
Satış isteme süresi altı ay mı, bir yıl mı?
Bir yıldır. Taşınır ve taşınmaz ayrımı 2021 yılında yapılan değişiklikle kaldırılmıştır; araç dahil bütün mallar için hacizden itibaren bir yıllık süre uygulanır. “Taşınırlarda altı ay” bilgisi eski düzenlemeye aittir.
Alacaklı satış istediyse süre korunur mu?
Araçlarda satış talebinin muhafaza ve kıymet takdiri talepleriyle birlikte yapılması ve bu giderlerin tamamının peşin yatırılması zorunludur. Giderler yatırılmazsa satış talebi hiç yapılmamış sayılır ve süre işlemeye devam eder.
Aracım çekildi, otopark masrafını ben mi ödeyeceğim?
Haczin kalkmasına sebebiyet veren alacaklı, o mala yönelik haczin konulması ve muhafazası gibi tüm giderlerden sorumludur. Alacaklı süresinde satış istemeyerek haczin düşmesine yol açmışsa muhafaza gideri ona aittir.
Yakalanan araç nereye götürülür?
İcra müdürlüklerinin talebi üzerine kolluk kuvvetlerince yakalanan araçlar en geç üç iş günü içinde en yakın icra müdürlüğüne teslim edilir. Haczedilen mallar Adalet Bakanlığınca yetki verilen lisanslı yediemin depolarında muhafaza edilir.
Borçtan dolayı yakalama emri nasıl kaldırılır?
Araca yönelik yakalama, haczin kaldırılmasıyla birlikte icra dairesince kaldırılır. Kişiye yönelik tazyik hapsi ise borcun ödenmesiyle değil, ihlal edilen yükümlülüğün yerine getirilmesiyle sona erer: mal beyanında bulunmak veya nafaka kararının gereğini yapmak.
Haciz varken araç kullanılabilir mi?
Sicile işlenmiş bir haciz şerhi aracın devrini engeller ancak kullanımı kendiliğinden durdurmaz. Araç fiilen kullanılamaz hâle gelen durum, yakalama kaydı bulunması ve aracın muhafaza altına alınmasıdır.
Araçlara uygulanan elektronik haciz sorgulama nereden yapılır?
e-Devlet Kapısı’ndaki “Araçlara Uygulanan Elektronik Haciz Sorgulama (e-haciz Araç)” hizmeti Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından sunulur ve amme alacakları bakımından uygulanan hacizlere ilişkindir. İcra dairesi eliyle konulan hacizler icra dosyası üzerinden takip edilir.
Vergi borcundan konulan e-haciz ile icra haczi arasında ne fark var?
Amme alacakları 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre, özel alacaklar ise İcra ve İflâs Kanunu’na göre takip edilir. Dayanak kanun, alacaklı, tebliğ usulü ve kaldırma yolu farklıdır; bu nedenle kaydın hangi mevzuata dayandığı önce belirlenmelidir.
Aracı satın aldım ama üzerinde haciz çıktı, ne yapabilirim?
Mülkiyet iddiası istihkak yoluyla ileri sürülür. Haczi öğrenen üçüncü kişi, öğrenme tarihinden itibaren yedi gün içinde istihkak iddiasında bulunmazsa aynı takipte bu iddiayı ileri sürme hakkını kaybeder.
Aracın değeri düşük takdir edildi, itiraz edebilir miyim?
Kıymet takdiri raporunun tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine şikâyette bulunulabilir. Şikâyetten sonraki yedi gün içinde bilirkişi masrafı yatırılmazsa şikâyet kesin olarak reddedilir.
Kıymet takdirini her zaman yeniletebilir miyim?
Hayır. Kesinleşen kıymet takdirinin yapıldığı tarihten itibaren iki yıl geçmedikçe yeniden kıymet takdiri istenemez. Doğal afet ve imar durumunda çok önemli değişiklik gibi hâller istisnadır.
İhale yapıldı, feshini isteyebilir miyim?
İhalenin feshini yalnızca satış isteyen alacaklı, borçlu, sicilde kayıtlı ilgililer, sınırlı aynî hak sahipleri ve ihaleye pey sürerek katılanlar, ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesinden isteyebilir. Bu kişiler dışındakilerin talebi dosya üzerinden kesin olarak reddedilir.
Rehinli araca haciz konulabilir mi?
Konulabilir; rehin hakkı haczi engellemez. Ancak üçüncü kişinin rehin hakkı bulunan malların haczi en sonraya bırakılır ve bu husus haciz tutanağına geçirilir. Rehin, satış hasılatının paylaştırılmasında sıra bakımından önem taşır.
Yukarıdaki açıklamalar yürürlükteki kanun metinleri esas alınarak genel bilgi vermek üzere kaleme alınmıştır ve somut bir dosya hakkında hukuki görüş yerine geçmez. Süreler dosyadaki tebliğ ve haciz tarihlerine göre hesaplandığından, aracınızla ilgili bir kayıt için işlem yapmadan önce dosyanın bir avukat tarafından incelenmesi doğru olur. Hazırlayan: Av. Handan Sayan Özgül.