Ceza Hukuku

Israrlı Takipte Nitelikli Haller: Ceza Ne Zaman Artar?

Israrlı Takipte Nitelikli Haller: Ceza Ne Zaman Artar

Israrlı takip nitelikli hal düzenlemesi, Türk Ceza Kanunu’nun 123/A maddesinin ikinci fıkrasında sayılan üç durumdan oluşur ve bunlardan biri gerçekleştiğinde ceza, temel hâldeki altı aydan iki yıla kadar hapisten bir yıldan üç yıla kadar hapse çıkar. Kanun bu üç durumu dar tutmuştur: mağdurun kim olduğu (çocuk, ayrılık kararı verilen veya boşanılan eş), takibin mağdurun hayatında neyi değiştirdiği (okul, iş yeri ya da konut) ve failin daha önce bir koruma tedbirine muhatap olup olmadığı. Bu listenin dışında kalan her durum, ne kadar ağır hissettirirse hissettirsin, temel hâlin sınırları içinde cezalandırılır.

Makale İçeriği

Mağdurların en çok şaşırdığı nokta da buradadır. Boşanma davası sürerken peşini bırakmayan eş, kanunun lafzında “boşandığı eş” değildir; eski sevgili ise listenin hiçbir yerinde geçmez. Bu iki durumda cezayı artıran yol, mağdurun kimliğinden değil, alınacak bir uzaklaştırma ya da yaklaşmama tedbirinden geçer. Hangi belgenin hangi bendi devreye soktuğunu bilmek, şikâyet dilekçesinin ilk gününden itibaren dosyanın yönünü belirler.

Ceza hangi durumda artar?

Takip bir çocuğa, hakkında ayrılık kararı verilmiş ya da boşanılmış bir eşe yöneldiyse; mağdur bu yüzden okulunu, iş yerini veya evini değiştirdiyse ya da okulunu veya işini bıraktıysa; fail hakkında daha önce uzaklaştırma ya da konut, okul veya iş yerine yaklaşmama tedbiri verilmişse. Ceza bir yıldan üç yıla kadar hapistir.

Hangi durumda artmaz?

Boşanma davası henüz sürerken takip eden eş, eski sevgili, nişanlı ya da iş arkadaşı, tek başına bu kimlikleri yüzünden nitelikli hâle girmez. Yalnızca telefon numarasını değiştirmek veya güzergâhını farklılaştırmak da (b) bendini karşılamaz.

İlk adım

Takip sürüyorsa 6284 sayılı Kanun’a göre uzaklaştırma veya yaklaşmama tedbiri isteyin: bu karar hem zorlama hapsinin hem de sonraki takipte nitelikli hâlin kapısını açar.

Israrlı Takip Nitelikli Hal Nedir, Ceza Ne Kadar Artar?

Israrlı takip suçu 12 Mayıs 2022 tarihli ve 7406 sayılı Kanun’la Türk Ceza Kanunu’na eklenmiş, 27 Mayıs 2022’de Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Maddenin birinci fıkrası suçun temel şeklini tanımlar: ısrarlı bir şekilde fiziken takip etmek ya da haberleşme araçlarını, bilişim sistemlerini veya üçüncü kişileri kullanarak temas kurmaya çalışmak suretiyle bir kimsede ciddi huzursuzluk ya da kendisinin veya bir yakınının güvenliğinden endişe doğurmak. Temel şeklin cezası altı aydan iki yıla kadar hapistir. Suçun unsurları, ısrarın ölçüsü ve cezanın genel çerçevesi ısrarlı takip suçu ve cezası yazısında ayrıntılı olarak ele alınmıştır.

İkinci fıkra ise aynı fiili daha ağır cezalandıran hâlleri sayar. Burada dikkat edilmesi gereken şey, ısrarlı takip nitelikli hal hükmünün ayrı bir suç yaratmadığıdır. Önce temel şeklin bütün unsurları, yani ısrar, takip veya temas kurma çabası ve mağdurda doğan huzursuzluk ya da güvenlik endişesi kurulur; nitelikli hâl ancak bu zeminin üzerine eklenir. Israr yoksa, mağdurun çocuk olması ya da failin hakkında tedbir bulunması tek başına suç yaratmaz.

Israrlı takip suçu nitelikli halleri: kanunun üç bendi

TCK m.123/A-2 üç bent içerir ve her birinin ispat konusu farklıdır. Aşağıdaki tablo bentlerin lafzını, neyi kapsadığını ve dosyada neyle gösterildiğini yan yana koyar.

BentKanunun ifadesiKapsama girenlerKapsam dışı kalanlarDosyadaki belge
(a)Suçun çocuğa ya da ayrılık kararı verilen veya boşandığı eşe karşı işlenmesiOn sekiz yaşını doldurmamış mağdur; hakkında ayrılık kararı verilmiş eş; boşanmış eşBoşanma davası süren eş, fiilen ayrı yaşayan eş, eski sevgili, nişanlıNüfus kaydı; kesinleşme şerhli ayrılık veya boşanma kararı
(b)Mağdurun okulunu, iş yerini, konutunu değiştirmesine ya da okulunu veya işini bırakmasına neden olmasıTaşınma, iş veya okul değişikliği, işten ya da okuldan ayrılmaNumara değiştirme, güzergâh değiştirme, sosyal medya hesabını kapatmaYeni kira sözleşmesi, ikametgâh kaydı, istifa dilekçesi, nakil belgesi ve tarih sırası
(c)Hakkında uzaklaştırma ya da konuta, okula veya iş yerine yaklaşmama tedbirine karar verilen fail tarafından işlenmesi6284 sayılı Kanun m.5/1-(b) ve (c) kapsamındaki tedbirlerKanun metninde sayılmayan, yalnızca iletişimle rahatsız etmeme tedbiriTedbir kararı ile tefhim veya tebliğ belgesi
TCK m.123/A-2’deki üç nitelikli hâl, kapsamları ve ispat belgeleri

Nitelikli ısrarlı takip cezası kaç yıl?

Üç bentten herhangi biri gerçekleştiğinde ceza bir yıldan üç yıla kadar hapistir. Hâkim temel cezayı bu iki sınır arasında, TCK m.61/1’de sayılan ölçütlere göre belirler: suçun işleniş biçimi, kullanılan araçlar, zaman ve yer, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin kastının yoğunluğu ile güttüğü amaç ve saik. Kanunda bu suç için adli para cezası seçimlik olarak öngörülmemiştir; hapis cezası ancak kısa süreli kaldığında, yani sonuçta bir yıl veya daha az olduğunda, TCK m.50 uyarınca paraya veya başka bir seçenek yaptırıma çevrilebilir.

Pratik sonuç şudur: nitelikli hâlde alt sınır zaten bir yıl olduğu için, takdiri indirim (TCK m.62/1, altıda bire kadar) uygulanmadıkça çevirme imkânı pek kalmaz. Alt sınırdan belirlenen bir yıllık ceza, altıda bir indirimle on aya iner ve ancak o zaman kısa süreli hapis sayılır.

İki bent birlikte gerçekleşirse ceza iki kez artar mı?

Hayır. Kanun iki ya da üç bendin birlikte gerçekleşmesi için ayrı bir artırım öngörmemiştir; ceza yine bir yıldan üç yıla kadar hapis aralığında kalır. Ancak bentlerin birikmesi, temel cezanın bu aralıkta nereye konulacağını etkileyebilir. TCK m.61/3, suçun unsurunu oluşturan bir hususun temel ceza belirlenirken ayrıca dikkate alınamayacağını söyler; bu yüzden cezayı nitelikli hâle taşıyan bent bir kez daha ağırlaştırıcı olarak sayılamaz, fakat ikinci bir bendin varlığı işleniş biçimini ve zararın ağırlığını gösteren bir olgu olarak gerekçeye girebilir.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 2023/5655 E., 2023/4563 K. sayılı kararına konu dosyada ilk derece mahkemesi, sanığın hem boşandığı eşine karşı hem de hakkındaki uzaklaştırma ve yaklaşmama tedbirine rağmen eylemde bulunduğunu belirterek (a) ve (c) bentlerini birlikte uygulamış ve bu gerekçeyle cezayı alt sınırdan uzaklaştırmıştır. Aynı dosya, başka bir ders de verir: eylemler 27 Mayıs 2022’den önce işlendiği için bölge adliye mahkemesi ilk derece hükmünü kaldırmış, olayın o tarihte yürürlükte olan kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçunu (TCK m.123) da oluşturmadığını kabul ederek sanığın beraatine karar vermiş, Yargıtay da bu beraat kararını onamıştır. Nitelikli hâlin en güçlü görünen dosyası bile, suç tarihi kanunun yürürlüğünden önceye düşünce sonuçsuz kalabilir.

Boşanma Davası Sürerken Eşim Takip Ediyor: Ceza Neden Artmıyor?

Israrlı takip dosyalarının önemli bir kısmı boşanma sürecinde doğar: taraflardan biri evden ayrılmış, dava açılmış, ama karar henüz verilmemiş ya da kesinleşmemiştir. Bu dönemde eşini arayan, işyerinin önünde bekleyen ya da yeni adresini bulmaya çalışan kişi hakkında (a) bendi uygulanmaz. Kanun bu bentte yalnızca iki tür eşi sayar: ayrılık kararı verilen eş ve boşandığı eş. Boşanma davası devam eden, fiilen ayrı yaşayan ya da tedbir nafakası alan eş bu ikisinden hiçbiri değildir.

Bu bir boşluk gibi görünse de kanunun ifadesi açıktır ve ceza hukukunda kanunun lafzı aleyhe genişletilemez. Sonuç olarak, boşanma davası sırasında başlayan takip temel hâl üzerinden, yani altı aydan iki yıla kadar hapis aralığında cezalandırılır; tutuklama yasağı ve basit yargılama usulü gibi temel hâle özgü kurallar da bu dosyaya uygulanır. Durumu değiştiren şey, aşağıda anlatılacağı gibi, bir koruma tedbiridir.

Ayrılık kararı nedir, ısrarlı takipte neden önemli?

Ayrılık, boşanmanın yerine hükmedilebilen ve evliliği sona erdirmeden eşlerin ayrı yaşamasını hukuken düzenleyen bir karardır. Türk Medeni Kanunu’nun 167. maddesine göre boşanma davası açma hakkı olan eş, dilerse boşanma, dilerse ayrılık isteyebilir. Dava yalnız ayrılığa ilişkinse hâkim boşanmaya karar veremez; dava boşanmaya ilişkinse, ortak hayatın yeniden kurulması olasılığı varsa ayrılığa karar verebilir (TMK m.170).

Ayrılık kararı ile boşanma davasındaki geçici önlemler birbirine karıştırılmamalıdır. TMK m.169’a göre hâkimin dava süresince eşlerin barınması, geçimi ve çocukların bakımı için aldığı geçici önlemler bir ayrılık kararı değildir. Israrlı takipte (a) bendini devreye sokan, TMK m.170 uyarınca verilmiş bir ayrılık hükmüdür; bu yüzden şikâyet dilekçesine eklenecek belge, ara kararın değil, ayrılık kararının kendisidir.

Ayrılık kararı süresi dolunca takip eden eşin durumu değişir mi?

TMK m.171’e göre ayrılığa bir yıldan üç yıla kadar bir süre için karar verilebilir ve bu süre kararın kesinleşmesiyle işlemeye başlar. TMK m.172 süre bitince ayrılık durumunun kendiliğinden sona ereceğini söyler; ortak hayat yeniden kurulmamışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Kanun metni “ayrılık kararı verilen” eşten söz ettiği için, ayrılık süresi içinde işlenen takibin (a) bendine girdiği açıktır. Sürenin bitiminden sonra ve boşanma kararından önce işlenen eylemlerin hangi bentle değerlendirileceği ise somut dosyada tartışılır; bu belirsizliği ortadan kaldıran en güvenli yol, takip sürüyorsa bir koruma tedbiri almaktır.

Fiilen ayrı yaşadığımız eşim uzaklaştırma kararına rağmen takip ediyorsa

Bu durumda nitelikli hâl (a) bendinden değil (c) bendinden doğar ve Yargıtay bunu açıkça kabul etmiştir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 19.01.2026 tarihli, 2024/1352 E., 2026/566 K. sayılı kararına konu olayda sanık, fiilen ayrı yaşadığı ve aralarında anlaşmazlık bulunan eşine mesaj atmış ve onu yirmi kez aramıştı. İlk derece mahkemesi temel hâlden, TCK m.123/A-1’den altı ay hapis cezası vermiş, bölge adliye mahkemesi de hükmü düzelterek onaylamıştı.

Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve katılan vekili, sanık hakkında Kastamonu Aile Mahkemesince verilmiş bir uzaklaştırma tedbiri bulunduğunu ileri sürerek hükmü temyiz etti. Yargıtay, katılana karşı hakkında uzaklaştırma tedbiri uygulanan sanık hakkında TCK m.123/A-2-c’ye göre hüküm kurulması gerekirken birinci fıkradan mahkûmiyet kurulmasını “eksik cezaya hükmedilmesi” olarak nitelendirdi ve kararı bozdu. Evlilik sürüyor olsa bile, tedbir kararı varsa ceza artar.

Eski Eşim Peşimi Bırakmıyor: Boşandıktan Sonraki Takip

Boşanma kararı verildikten sonra devam eden takip, (a) bendinin en açık uygulama alanıdır. Kanun “boşandığı eş” derken bir süre sınırı koymamıştır; boşanmanın üzerinden bir yıl da geçse beş yıl da geçse, eski eşe yönelen ısrarlı takip nitelikli hâlden cezalandırılır. Önemli olan, eylemin tarihinde boşanma kararının kesinleşmiş olmasıdır: karar verilmiş ama istinaf veya temyiz aşamasındaysa taraflar hukuken hâlâ eştir ve (a) bendi bakımından yukarıdaki boşanma davası süreci için söylenenler geçerlidir.

Takip boşanmadan önce başlayıp kesinleşmeden sonra da sürdüyse, TCK m.43/1’deki bir kural devreye girer: bir suçun temel şekli ile daha ağır cezayı gerektiren nitelikli şekilleri aynı suç sayılır. Bu, aynı suç işleme kararının icrası kapsamındaki eylemlerin tek bir zincirleme suç olarak değerlendirilebileceği anlamına gelir. Dilekçede kesinleşme tarihinin açıkça yazılması ve bu tarihten sonraki olayların ayrı bir başlık altında sıralanması, mahkemenin hangi eylemleri nitelikli hâl kapsamında gördüğünü tartışmasını kolaylaştırır.

Eski eş rahatsız ediyorsa iki bent birlikte uygulanır mı?

Boşanmış eş hakkında ayrıca bir uzaklaştırma veya yaklaşmama tedbiri de verilmişse, dosyada iki bent birden gerçekleşir. Ceza aralığı değişmez, ama yukarıda anlatıldığı gibi hâkim temel cezayı belirlerken ikinci bendin varlığını işleniş biçimine ilişkin bir olgu olarak gözetebilir. Eski eşin mesajlarında tehdit, hakaret ya da cinsel içerik varsa, bu fiiller ısrarlı takibin yanında ayrı suçlar olarak ele alınır ve ısrarlı takip uzlaştırma dışında kaldığı için birlikte işlenen tehdit veya hakaret de uzlaştırmaya gönderilmez.

Eski sevgili takip ediyorsa nitelikli hâl uygulanır mı?

Eski sevgili, nişanlı veya birlikte yaşanmış ama evlenilmemiş kişi (a) bendinde sayılmaz. Buna karşılık 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 1. maddesi, koruduğu kişiler arasında “tek taraflı ısrarlı takip mağduru olan kişileri” de sayar. Yani evlilik bağı hiç kurulmamış bir ilişkide de mağdur, aile mahkemesinden uzaklaştırma veya yaklaşmama tedbiri isteyebilir. Tedbirden sonra devam eden takip (c) bendine girer.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 19.01.2026 tarihli, 2024/393 E., 2026/565 K. sayılı kararı bu yolun uygulamadaki karşılığını gösterir. Sanık, bir dönem birliktelik yaşadığı ve kendisinden ayrılmak isteyen katılana yaklaşık bir ay boyunca ağır tehdit içeren mesajlar ve ses kayıtları göndermişti. Mahkûmiyet TCK m.123/A-2-c’ye dayandı; ilk derece mahkemesi cezayı adli para cezasına çevirmişti, bölge adliye mahkemesi sanığın adli sicil kaydı nedeniyle çevirmeyi kaldırıp bir yıl üç ay hapis cezasına hükmetti ve Yargıtay hükmü onadı.

Çocuğumu Takip Eden Biri Var: Çocuğa Karşı Israrlı Takip

Ceza kanunlarının uygulanmasında çocuk, henüz on sekiz yaşını doldurmamış kişidir (TCK m.6/1-b). Okul çıkışında bekleyen, sosyal medya hesaplarından sürekli mesaj atan ya da servis güzergâhında beliren bir yetişkinin eylemi, ısrar ve huzursuzluk unsurları kurulduğunda (a) bendi uyarınca bir yıldan üç yıla kadar hapisle cezalandırılır. Failin mağdurla bir akrabalık veya tanışıklık bağı olması gerekmez; tanımadığı bir çocuğu takip eden kişi de bu bendin kapsamındadır.

Şikâyet hakkı çocuğun kendisine aittir ve kanuni temsilcisi olan anne veya baba bu hakkı çocuk adına kullanır. Israrlı takip şikâyete bağlıdır (TCK m.123/A-3); şikâyet süresi, fiilin ve failin öğrenildiği tarihten itibaren altı aydır. Çocuğun anlatımında zorlanacağı ya da failin kimliğinin belirsiz olduğu durumlarda şikâyetin kolluk yerine doğrudan Cumhuriyet başsavcılığına yapılması, delillerin daha erken toplanmasına imkân verir.

Mağdurun çocuk olması ısrar şartını ortadan kaldırmaz

Nitelikli hâl, temel şeklin bütün unsurları kurulduktan sonra devreye girer. Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 07.01.2025 tarihli, 2023/5745 E., 2025/181 K. sayılı kararı bunun somut bir örneğidir. Sanık, yolda yürüyen ve tanımadığı küçük yaştaki mağdureyi yaklaşık 300 metre boyunca yakından takip etmiş, cevap alamamasına rağmen sorular sormaya devam etmiş, mağdure de korkarak kaçmıştı. İlk derece mahkemesi çocuğa karşı ısrarlı takipten (TCK m.123/A-2-a) bir yıl hapis cezası verdi; bölge adliye mahkemesi ise ısrar unsurunun oluşmadığı gerekçesiyle beraat kararı kurdu.

Yargıtay beraat kararını bozdu, ama ısrarlı takip mahkûmiyetini de geri getirmedi: eylemin TCK m.123’teki kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçu yönünden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Tek seferlik bir takip, mağdur çocuk olsa bile 123/A’ya girmeyebilir; ama bu, olayın cezasız kalacağı anlamına da gelmez. Aileler için pratik ders şudur: şikâyette tek bir olayı değil, varsa önceki karşılaşmaları, mesajları ve tanıkları tarih sırasıyla anlatmak ısrar unsurunu kurar. Huzur bozma ile ısrarlı takip arasındaki sınır kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçu yazısında ayrıca işlenmiştir.

Takip cinsel amaçlıysa hangi suç oluşur?

Takibe cinsel içerikli söz, mesaj veya davranış eşlik ediyorsa, olay ayrıca cinsel taciz (TCK m.105) yönünden de değerlendirilir. Cinsel tacizin çocuğa karşı işlenmesi hâlinde ceza altı aydan üç yıla kadar hapistir; posta veya elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanılması gibi hâllerde bu ceza yarı oranında artırılır. Fiziksel temas varsa suç artık taciz değil, çocuğun cinsel istismarı olarak ele alınır ve bambaşka bir ceza aralığına girer. Telefonla ya da mesajla işlenen cinsel taciz için telefonla cinsel tacizin cezası yazısına bakılabilir.

Takip Yüzünden Taşındım, İşimi Bıraktım: Ceza Artar mı?

Evet, (b) bendi tam olarak bu durumu düzenler: suçun mağdurun okulunu, iş yerini, konutunu değiştirmesine ya da okulunu veya işini bırakmasına neden olması. Bu bent ötekilerden farklı olarak failin kim olduğuna ya da mağdurun kim olduğuna değil, takibin mağdurun hayatında yarattığı somut sonuca bakar. Eski sevgili, iş arkadaşı, komşu ya da tanımadığı biri tarafından takip edilen kişi, bu yüzden evini değiştirmişse, fail hakkında nitelikli hâl uygulanır.

Kanunun sayımı sınırlıdır ve beş sonucu içerir: okul değiştirmek, iş yeri değiştirmek, konut değiştirmek, okulu bırakmak ve işi bırakmak. Telefon numarasını değiştirmek, sosyal medya hesabını kapatmak, işe gidiş yolunu farklılaştırmak ya da akşam dışarı çıkmamak mağdurun hayatını ciddi biçimde daraltsa da bu bende girmez; bunlar temel şekildeki “ciddi huzursuzluk” unsurunun ve temel cezanın belirlenmesinin konusudur.

Taşınmanın takip yüzünden olduğunu nasıl ispatlarım?

Kanun “neden olması” ifadesini kullanır; yani taşınma veya işten ayrılma ile takip arasında bir nedensellik bağı aranır. Mağdurun zaten planladığı bir taşınma ya da başka sebeple verilen bir istifa, bu bağı zayıflatır. Nedenselliği gösteren en güçlü delil tarih sırasıdır: takibin başladığı tarih, mağdurun yakınlarına veya işverenine durumu anlattığı mesajlar, varsa kolluğa yapılan ilk başvuru ve ardından gelen taşınma veya ayrılma tarihi aynı çizgide görünmelidir.

Belgeler de bu sırayı desteklemelidir. Konut değişikliğinde yeni kira sözleşmesi ve adres kayıt belgesi, iş bırakmada istifa dilekçesi ve varsa istifanın gerekçesini yazan işveren yazısı, okul değişikliğinde nakil belgesi dosyaya konur. Mağdurun işverenine veya okul yönetimine takip nedeniyle başvurduğunu gösteren yazışmalar, “başka sebeple ayrıldı” savunmasına karşı en etkili cevaptır. Tanık olarak iş arkadaşları, ev sahibi veya okul görevlileri dinletilebilir.

Cinsel tacizdeki benzer hükümle farkı

Türk Ceza Kanunu’nda bu bende çok benzeyen bir hüküm cinsel taciz suçunda da vardır, ama iki metin aynı sonuçları saymaz. TCK m.105/2’nin son cümlesine göre taciz nedeniyle mağdur işi bırakmak, okuldan veya ailesinden ayrılmak zorunda kalmışsa ceza bir yıldan az olamaz. Israrlı takipte ise “ailesinden ayrılmak” yerine konut değiştirmek, iş yeri ve okul değiştirmek sayılmıştır. Takip ve taciz birlikte işlenmişse, mağdurun hayatındaki değişiklik iki hükmün her birine ayrı ayrı uyup uymadığı yönünden incelenir.

Uzaklaştırma Kararına Rağmen Takip Ediyor: İki Yaptırım Birlikte İşler

(c) bendi, hakkında uzaklaştırma ya da konuta, okula veya iş yerine yaklaşmama tedbirine karar verilen failin ısrarlı takibini nitelikli hâl sayar. Bu tedbirler 6284 sayılı Kanun’un 5/1 maddesinde düzenlenmiştir: (b) bendinde müşterek konuttan veya bulunduğu yerden derhâl uzaklaştırılma, (c) bendinde korunan kişilere ve onların bulundukları konuta, okula ve iş yerine yaklaşmama. Tedbir kararını kural olarak aile mahkemesi hâkimi verir; gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde kolluk amiri de bu tedbirleri alabilir ve kararı en geç ilk iş günü içinde hâkim onayına sunar. Kolluğun yetkisi ve onay süreci polis uzaklaştırma kararı verebilir mi yazısında anlatılmıştır.

Tedbir kararını çiğneyen kişi iki ayrı hatla karşılaşır. Birincisi 6284 sayılı Kanun’un 13. maddesindeki zorlama hapsidir: tedbirin gereklerine aykırı hareket eden kişi, fiili ayrıca bir suç oluştursa bile hâkim kararıyla üç günden on güne kadar, her tekrarda on beş günden otuz güne kadar zorlama hapsine tabi tutulur; toplam süre altı ayı geçemez. İkincisi ceza soruşturmasıdır: aykırılık aynı zamanda ısrarlı takip oluşturuyorsa, fail bu kez nitelikli hâlden yargılanır. Kanunun “fiili bir suç oluştursa bile” ifadesi, iki hattın birbirinin yerine geçmediğini, birlikte yürüdüğünü gösterir. Zorlama hapsinin süresi, itiraz yolu ve sicile etkisi uzaklaştırma kararından sonraki süreç yazısında ayrıntılı olarak ele alınmıştır.

Uzaklaştırma kararı ihlali nasıl olur, uzaklaştırma kararına uymamak neleri kapsar?

İhlal, kararda sayılan yükümlülüğün çiğnenmesidir; bu yüzden neyin ihlal sayılacağını kararın kendisi belirler. Uzaklaştırma tedbiri verilmiş kişinin müşterek konuta dönmesi, yaklaşmama tedbiri verilmiş kişinin korunan kişinin evine, iş yerine veya okuluna gelmesi ya da bu yerlerin çevresinde beklemesi en açık örneklerdir. Kararda iletişimle rahatsız etmeme tedbiri de varsa telefon, mesaj ve sosyal medya üzerinden kurulan temas da ihlaldir. Temasın bir aracı ya da ortak tanıdık üzerinden kurulması sonucu değiştirmez; ısrarlı takibin tanımı da “üçüncü kişileri kullanarak temas kurmaya çalışmayı” açıkça kapsar.

Uzaklaştırma kararı ihlali nasıl tespit edilir?

İhlalin tespiti iki dosya için aynı delillere dayanır, bu yüzden ilk andan itibaren bunları düzenli toplamak gerekir. Fail konutun, iş yerinin ya da okulun çevresine geldiyse kolluğa derhâl haber verilmesi ve olay yerinde tutanak tutulması en güçlü delildir. Bina, site veya iş yeri kameralarının kayıtları çoğu zaman kısa sürede silindiği için kayıt sahibinden hemen istenmeli, gerekirse savcılıktan kayıtların korunması talep edilmelidir. Telefonla, mesajla ya da sosyal medya üzerinden kurulan temas için ekran görüntüleri tarih ve saatleri görünecek şekilde saklanır, arama dökümleri operatörden istenir. Tanıkların kimliği ve iletişim bilgisi not edilir.

Uzaklaştırma kararı ihlali şikayet süresi

İki hattın süre rejimi farklıdır. Zorlama hapsi bir ceza değil, tedbire uyulmasını sağlamak için öngörülmüş bir yaptırımdır ve bunun için şikâyet süresi aranmaz; ihlal aile mahkemesine, kolluğa ya da Cumhuriyet başsavcılığına bildirilir. Israrlı takip ise şikâyete bağlı bir suçtur ve şikâyet, fiilin ve failin öğrenildiği tarihten itibaren altı ay içinde yapılmalıdır. Takip bir süredir devam ediyorsa altı aylık sürenin hangi olaydan itibaren işlediği tartışma konusu olabileceğinden, ihlalin tekrarlanmasını beklemeden şikâyette bulunmak en güvenli yoldur.

Yalnızca mesaj yasağı varken yazmaya devam ederse ceza artar mı?

Bu soru uygulamada sık karşılaşılan bir boşluğa işaret eder. 6284 sayılı Kanun’un 5/1-(f) bendi, failin korunan kişiyi iletişim araçlarıyla veya sair surette rahatsız etmemesine ilişkin ayrı bir tedbir düzenler. Oysa TCK m.123/A-2-c yalnızca “uzaklaştırma” ile “konuta, okula veya iş yerine yaklaşmama” tedbirlerini sayar; iletişimle rahatsız etmeme tedbiri bu sayımda yer almaz.

Kanunun lafzına göre, hakkında yalnızca iletişim yasağı bulunan kişinin mesajlarla sürdürdüğü takip, zorlama hapsini gerektirir ama (c) bendini tek başına devreye sokmaz. Uygulamada tedbir kararları çoğu zaman birkaç bendi birlikte içerir; bu yüzden karar suretinde hangi bentlerin sayıldığı dikkatle okunmalı, takip mesajdan fiziksel yaklaşmaya dönüşme eğilimindeyse aile mahkemesinden yaklaşmama tedbiri de açıkça istenmelidir. Şiddet veya şiddet tehlikesi sürüyorsa tedbirin süresi ya da şekli, verildikten sonra da değiştirilebilir (6284 sayılı Kanun m.8/2).

Tedbir kararı fail öğrenmeden önceki takip nitelikli sayılır mı?

6284 sayılı Kanun’un 8/4 maddesi, tedbir kararının korunan kişiye ve şiddet uygulayana tefhim veya tebliğ edileceğini, kolluğun verdiği acil kararların ise faile bir tutanakla derhâl tebliğ edileceğini söyler. (c) bendi, failin bir tedbir kararına rağmen takibe devam etmesini ağırlaştırıcı sayar; bu nedenle ceza dosyasında kararın faile ne zaman bildirildiği incelenir. Tebliğden önceki eylemler bakımından nitelikli hâlin tartışmalı hâle gelmemesi için şikâyet dilekçesine tedbir kararıyla birlikte tebliğ belgesinin veya tefhim tutanağının da eklenmesi gerekir.

Nitelikli Hâl Cezanın Dışında Neleri Değiştirir?

Üst sınırın iki yıldan üç yıla çıkması, yalnızca hükmedilecek cezayı değil, soruşturma ve kovuşturmanın birçok kuralını da değiştirir. Ceza muhakemesindeki eşiklerin bir kısmı “üst sınırı iki yıl” üzerinden kurulmuştur ve nitelikli hâl bu eşiği aşar. Aşağıdaki tablo iki hâli yan yana koyar.

KonuTemel hâl (m.123/A-1)Nitelikli hâl (m.123/A-2)Dayanak
Ceza aralığı6 ay – 2 yıl hapis1 – 3 yıl hapisTCK m.123/A
TutuklamaYasak; adli kontrol uygulanabilirYasak yok; tutuklama nedenleri varsa karar verilebilirCMK m.100/4, m.109/2
Basit yargılama usulüUygulanabilirUygulanamazCMK m.251/1
Kamu davasının açılmasının ertelenmesiMümkünMümkünCMK m.171/2
UzlaştırmaYokYokCMK m.253/3
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve ertelemeMümkünHükmedilen ceza iki yıl veya daha azsa mümkünCMK m.231/5, TCK m.51/1
Adli para cezasına çevirmeHükmedilen ceza bir yıl veya daha azsa mümkünAncak indirimle bir yılın altına inerse mümkünTCK m.49/2, m.50/1-a
Dava zamanaşımı8 yıl8 yılTCK m.66/1-e
Memuriyete engelHükmedilebilecek en yüksek ceza iki yıl; bir yıl veya daha fazla hapis hâlinde engelAlt sınırdan verilen ve indirilmeyen ceza bile engel eşiğine ulaşır657 s. DMK m.48/A-5
Israrlı takipte temel hâl ile nitelikli hâlin usul ve sonuç farkları

Nitelikli ısrarlı takipte tutuklama olur mu?

Olabilir. CMK m.100/4, hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemeyeceğini söyler; ısrarlı takibin temel şekli bu yasağın içindedir. Nitelikli hâlde üst sınır üç yıl olduğundan yasak uygulanmaz. Bu, her nitelikli dosyada tutuklama kararı verileceği anlamına gelmez: kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller ile kaçma şüphesi ya da mağdur üzerinde baskı kurma girişimi gibi bir tutuklama nedeninin bulunması ve tutuklamanın ölçülü olması gerekir (CMK m.100/1-2). Uzaklaştırma kararını defalarca çiğneyen bir failde mağdur üzerinde baskı tehlikesi somut olarak tartışılabilir. Tutuklamanın yerine geçen yükümlülükler için adli kontrol yazısına bakılabilir.

Nitelikli halde ceza paraya çevrilir mi, ertelenir mi?

Hükmedilen ceza bir yıl veya daha azsa kısa süreli hapis cezası sayılır ve TCK m.50 uyarınca adli para cezasına ya da başka bir seçenek yaptırıma çevrilebilir. Nitelikli hâlde bu ancak alt sınırdan belirlenen cezanın takdiri indirimle bir yılın altına inmesiyle mümkündür. Çevirme bir hak değil, hâkimin takdiridir; failin kişiliği, sicili ve yargılama sürecindeki tutumu gözetilir. Yukarıda anılan 12. Ceza Dairesi 2024/393 E. sayılı dosyada ilk derece mahkemesinin yaptığı çevirme, sanığın adli sicil kaydı nedeniyle bölge adliye mahkemesince kaldırılmış ve bir yıl üç ay hapis cezası Yargıtay’ca onanmıştır.

Hükmedilen ceza iki yıl veya daha azsa hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (CMK m.231/5) ya da cezanın ertelenmesine (TCK m.51/1) karar verilebilir; nitelikli hâlde de bu yollar açıktır. Savcılık aşamasında ise kamu davasının açılmasının ertelenmesi, üst sınırı üç yıl veya daha az olan ve uzlaştırma kapsamında bulunmayan suçlar için öngörüldüğünden nitelikli ısrarlı takipte de mümkündür (CMK m.171/2). Mağdurun bu karara itiraz hakkı ve sürecin işleyişi kamu davasının açılmasının ertelenmesi yazısında anlatılmıştır.

Nitelikli ısrarlı takip memuriyete engel olur mu?

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48/A-5 maddesi, kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkûm olmayı memuriyete engel sayar. Nitelikli hâlde alt sınır bir yıl olduğu için, takdiri indirim uygulanmadan verilen en hafif ceza bile bu eşiğe ulaşır; altıda bir indirimle on aya inen ceza ise eşiğin altında kalır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması hâlinde kurulan hüküm sanık hakkında hukuki sonuç doğurmadığından, bu eşik bakımından da farklı bir durum ortaya çıkar. Konunun genel çerçevesi memur ne kadar ceza alırsa memuriyetten atılır yazısında ele alınmıştır.

Mahkeme Nitelikli Hâli Uygulamadıysa ya da Haksız Yere Uyguladıysa

Mahkeme, fiilin hukuki nitelendirilmesinde iddianameyle ve tarafların beyanlarıyla bağlı değildir (CMK m.225/2). İddianame temel hâlden düzenlenmiş olsa bile, dosyada tedbir kararı, boşanma kararı ya da taşınmaya ilişkin belgeler varsa mahkeme nitelikli hâlden hüküm kurabilir. Bunun tek şartı sanığa önceden haber verilmesi ve savunmasını yapabilecek hâle getirilmesidir; CMK m.226/2, cezanın artırılmasını gerektiren hâller ilk defa duruşma sırasında ortaya çıktığında da ek savunma alınmasını zorunlu kılar.

Mağdur olarak nitelikli hâl uygulanmazsa ne yapabilirim?

Davaya katılan sıfatıyla dahil olmuş mağdur, hükme karşı istinaf yoluna başvurabilir ve dilekçesinde hangi bendin neden uygulanması gerektiğini belgeleriyle gösterir. Yukarıda anılan 12. Ceza Dairesi’nin 2024/1352 E. sayılı dosyasında temel hâlden kurulan hüküm, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ile katılan vekilinin temyizi üzerine, sanık hakkında aile mahkemesince verilmiş uzaklaştırma tedbiri bulunduğu gerekçesiyle bozulmuştur. Bu örnek, tedbir kararının dosyaya zamanında girmesinin ve kanun yolu aşamasında açıkça ileri sürülmesinin sonucu nasıl değiştirdiğini gösterir.

Kanun yolu bakımından bir fark da bilinmelidir. Kanunda üst sınırı iki yıla kadar olan suçlarda bölge adliye mahkemesi kararları kural olarak temyiz edilemez (CMK m.286/2-d); temel hâldeki ısrarlı takip bu gruptadır. Nitelikli hâlde bu bent uygulanmaz, ama beş yıl veya daha az hapis cezalarında istinaf başvurusunun esastan reddine ya da cezayı artırmayan bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı da temyiz yolu kapalıdır (CMK m.286/2-a, b). Hangi kararın temyize açık olduğu, bölge adliye mahkemesinin verdiği kararın türüne göre ayrıca değerlendirilir.

Hakkımda nitelikli hâl iddia ediliyorsa neler tartışılır?

Suçlanan taraf için ısrarlı takip nitelikli hal iddiası, her bent için ayrı bir savunma noktası demektir. (a) bendinde eylem tarihinde ayrılık veya boşanma kararının kesinleşmiş olup olmadığı ve mağdurun o tarihte on sekiz yaşından küçük olup olmadığı; (b) bendinde taşınmanın ya da işten ayrılmanın takipten mi yoksa başka bir sebepten mi kaynaklandığı; (c) bendinde tedbir kararının hangi tedbirleri içerdiği ve faile eylemden önce tefhim veya tebliğ edilip edilmediği incelenir. Bunlara ek olarak eylemlerin 27 Mayıs 2022’den önce işlenip işlenmediği de sorulmalıdır; o tarihten önceki fiiller için 123/A uygulanamaz. Nitelikli hâlin düşmesi, dosyayı temel hâlin daha hafif rejimine taşır; ancak temel şeklin unsurları ayrıca tartışılmadıkça beraat anlamına gelmez.

Şikâyet Dilekçesine Eklenecek Belgeler

Nitelikli hâl, dilekçede yalnızca iddia edilirse değil, belgelendiğinde soruşturmanın konusu olur. Savcılık bu belgelerin bir kısmını kendisi getirtebilir, ama mağdurun elindeki belgeleri ilk dilekçeyle sunması, nitelendirmenin baştan doğru kurulmasını sağlar ve iddianamenin temel hâlden düzenlenmesi riskini azaltır.

Gösterilecek durumBelgeNereden alınır
Mağdurun çocuk olmasıNüfus kayıt örneğie-Devlet veya nüfus müdürlüğü
Boşanmış eşKesinleşme şerhli boşanma kararıKararı veren aile mahkemesi, UYAP
Ayrılık kararı verilen eşKesinleşme şerhli ayrılık kararı ve ayrılık süresiKararı veren aile mahkemesi, UYAP
Konut değişikliğiYeni kira sözleşmesi, yerleşim yeri belgesi, taşınma tarihine ilişkin yazışmalarEv sahibi, e-Devlet
İşi bırakma veya iş yeri değişikliğiİstifa dilekçesi, işveren yazısı, SGK işten ayrılış kaydıİşveren, e-Devlet
Okul değişikliği veya okulu bırakmaNakil belgesi, kayıt sildirme belgesi, okul yönetimine yapılan başvuruOkul müdürlüğü
Uzaklaştırma veya yaklaşmama tedbiriTedbir kararı, tefhim tutanağı veya tebliğ belgesi, varsa zorlama hapsi kararıAile mahkemesi, kolluk, UYAP
Nitelikli hâlin her biri için şikâyet dilekçesine eklenmesi gereken belgeler

Belgelerin yanında olayların tarihli bir listesi de dilekçenin omurgasını oluşturur. Özellikle (a) ve (c) bentlerinde kesinleşme veya tebliğ tarihinden önceki ve sonraki olaylar ayrı ayrı gösterilmelidir; mahkemenin nitelikli hâli hangi eylemler için uygulayacağı bu ayrıma bağlıdır. Takip telefonla sürdürülüyorsa, kaç aramanın ısrar sayıldığı ve arama kayıtlarının nasıl delile dönüştürüleceği sürekli aramak suç mu yazısında ayrıca anlatılmıştır.

Tedbir Kararı ve Boşanma Kararı Elinizdeyse

Nitelikli hâlin kurulup kurulmayacağı çoğu zaman tek bir tarihe bağlıdır: boşanmanın kesinleştiği gün, tedbir kararının tebliğ edildiği gün ya da taşınmanın gerçekleştiği gün. Elinizdeki kararların hangi bendi karşıladığını, eksik kalan tedbirin aile mahkemesinden nasıl tamamlatılacağını ve şikâyetin altı aylık süre dolmadan nasıl kurulacağını dosyanın bütününe bakarak değerlendirmek gerekir. Ankara’daki ceza ve aile mahkemesi süreçlerini birlikte yürüttüğümüz dosyalar için Ankara ceza avukatı sayfasındaki iletişim kanallarını kullanabilirsiniz.

Buradaki açıklamalar 24 Eylül 2026 itibarıyla yürürlükte olan mevzuata ve yayımlanmış Yargıtay kararlarına dayanır ve genel bilgilendirme niteliği taşır; kesinleşme tarihleri, tedbir kararının kapsamı ve olayların sırası gibi somut ayrıntılar sonucu değiştirebilir. Madde metinlerinin güncel hâline 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu üzerinden ulaşılabilir; koruma tedbirlerinin genel çerçevesi için 6284 sayılı Kanun yazısı incelenebilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Israrlı takip nitelikli hal nedir?

TCK m.123/A-2’de sayılan üç durumdur: suçun çocuğa ya da ayrılık kararı verilen veya boşanılan eşe karşı işlenmesi, mağdurun okulunu, iş yerini veya konutunu değiştirmesine ya da okulunu veya işini bırakmasına neden olması ve hakkında uzaklaştırma ya da yaklaşmama tedbiri bulunan fail tarafından işlenmesi.

Nitelikli ısrarlı takip cezası ne kadar?

Bir yıldan üç yıla kadar hapistir. Temel hâlde ceza altı aydan iki yıla kadar hapistir. Birden fazla bendin birlikte gerçekleşmesi ayrı bir artırım doğurmaz, ama temel cezanın belirlenmesinde gözetilebilir.

Boşanma davası devam ederken takip eden eşe nitelikli hal uygulanır mı?

Eş olmak tek başına yetmez; kanun yalnızca ayrılık kararı verilen veya boşanılan eşi sayar. Boşanma davası sürerken nitelikli hâl ancak fail hakkında uzaklaştırma veya yaklaşmama tedbiri varsa ya da mağdur takip yüzünden taşınmış veya işini bırakmışsa uygulanır.

Ayrılık kararı ne kadar sürer?

Türk Medeni Kanunu’nun 171. maddesine göre ayrılığa bir yıldan üç yıla kadar bir süre için karar verilebilir; süre kararın kesinleşmesiyle işlemeye başlar ve bitince ayrılık durumu kendiliğinden sona erer.

Eski sevgili ısrarlı takipte ceza artar mı?

Eski sevgili (a) bendinde sayılmaz. Ancak 6284 sayılı Kanun tek taraflı ısrarlı takip mağdurunu da koruduğundan uzaklaştırma veya yaklaşmama tedbiri alınabilir; tedbirden sonraki takip (c) bendine girer. Mağdur takip yüzünden taşınmış veya işini bırakmışsa (b) bendi de uygulanır.

Çocuğa karşı ısrarlı takip cezası ne kadar?

On sekiz yaşını doldurmamış bir mağdura karşı işlenen ısrarlı takibin cezası bir yıldan üç yıla kadar hapistir. Takip cinsel amaçlıysa cinsel taciz suçu da ayrıca değerlendirilir.

Takip yüzünden taşınmak zorunda kaldım, ceza artar mı?

Evet, mağdurun konutunu değiştirmesine neden olan ısrarlı takip nitelikli hâldir. Taşınmanın takipten kaynaklandığı; tarih sırası, kira sözleşmesi, yazışmalar ve tanıklarla gösterilmelidir.

Uzaklaştırma kararına uymayan ne olur?

6284 sayılı Kanun’un 13. maddesine göre üç günden on güne kadar, tekrarında on beş günden otuz güne kadar zorlama hapsine tabi tutulur. Aykırılık ısrarlı takip de oluşturuyorsa fail ayrıca nitelikli hâlden yargılanır.

Uzaklaştırma kararı ihlali para cezası gerektirir mi?

6284 sayılı Kanun ihlal için para cezası değil zorlama hapsi öngörür. Aynı eylem ısrarlı takip oluşturuyorsa nitelikli hâlden hapis cezası gündeme gelir; bu ceza ancak indirimle bir yıl veya altına inerse adli para cezasına çevrilebilir.

Uzaklaştırma kararı ihlali nereye bildirilir?

Acil durumda kolluğa, ayrıca kararı veren aile mahkemesine veya Cumhuriyet başsavcılığına bildirilir. Israrlı takip yönünden ayrıca şikâyette bulunmak gerekir; şikâyet süresi altı aydır.

Uzaklaştırma kararı ihlali şikayetten vazgeçme ile sona erer mi?

Israrlı takip şikâyete bağlı olduğundan şikâyetten vazgeçme ceza davasını düşürür; ancak vazgeçmeyi kabul etmeyen sanığı etkilemez. Zorlama hapsi şikâyete bağlı bir yaptırım olmadığından vazgeçme onu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Nitelikli ısrarlı takipte tutuklama yasağı var mı?

Hayır. Tutuklama yasağı üst sınırı iki yılı aşmayan suçlar içindir; nitelikli hâlde üst sınır üç yıl olduğundan tutuklama nedenleri varsa tutuklama kararı verilebilir.

Nitelikli ısrarlı takip basit yargılamaya tabi mi?

Hayır. Basit yargılama usulü üst sınırı iki yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlarda uygulanabilir; nitelikli hâl bu sınırı aştığı için dosya olağan duruşmalı yargılamayla görülür.