İcra ve İflas Hukuku

Maaş Hesabıma Bloke Konuldu Ne Yapmalıyım?

Maaş Hesabıma Bloke Konuldu Ne Yapmalıyım

Maaş hesabıma bloke konuldu ne yapmalıyım diyen kişinin atacağı ilk adım, blokenin kaynağını tespit etmektir; çünkü izlenecek yol buna göre tamamen değişir: hesabınızdaki paraya icra dairesinin haciz ihbarnamesiyle mi el konulmuştur, yoksa bankanın kendi alacağı için sözleşmeye dayanarak koyduğu bir tedbirle mi karşı karşıyasınızdır? Bu iki durum farklı kanunlara dayanır, farklı mercilere başvurulmasını gerektirir ve maaşın haczedilebilir kısmına ilişkin sınırlar yalnızca birincisinde uygulanır.

Maaş hesabıma bloke konuldu ne yapmalıyım arayışının etrafında yaygın bir yanlış bilgi de dolaşıyor: maaşın “en fazla dörtte biri” haczedilebileceği. İcra ve İflâs Kanunu’nun lafzı bunun tersini söylüyor. Aşağıda hem kanun metnini birebir aktarıyor hem de emekli aylığı, emekli ikramiyesi ve birden fazla haczin çakıştığı durumlar bakımından farkları ayrı ayrı gösteriyoruz.

Meselenin özü

Maaş kısmen haczedilebilir bir alacaktır; SGK’dan alınan gelir ve aylıklar ise kural olarak hiç haczedilemez. Blokenin hukuka aykırı olduğu kanaatindeyseniz başvurulacak yol icra mahkemesine şikâyettir.

  • Kanunun lafzı: haczedilecek miktar maaşın “dörtte birinden az olamaz” — yani 1/4 alt sınırdır, üst sınır değil (İİK m.83)
  • Üst sınırı belirleyen: borçlu ve ailesinin geçimi için icra memurunca takdir edilen miktarın düşülmesi (m.83/1)
  • SGK gelir ve aylıkları: Kurum alacakları ve nafaka borçları dışında haczedilemez; muvafakat yoksa icra müdürü talebi reddeder (5510 m.93)
  • Önceden verilen izin: haczedilmezliğe ilişkin hükümlerin aksine önceden yapılan anlaşmalar geçersizdir (m.83/a)
  • Başvuru yolu: icra mahkemesine şikâyet — işlem öğrenildikten 7 gün içinde; işlem hiç yapılmıyorsa süre işlemez (m.16)

Maaş hesabıma bloke konuldu ne yapmalıyım: ilk üç adım

Maaş hesabıma bloke konuldu ne yapmalıyım sorusuyla karşılaşan bir dosyada, kaynak tespit edilmeden atılan adımlar zaman kaybına yol açar. Sıralama şu olmalıdır:

  1. Blokenin kaynağını sorun. Bankadan, hesaba konulan kısıtlamanın hangi icra dosyası veya hangi sözleşme hükmüne dayandığını öğrenin. İcra kaynaklıysa dosya numarası ve icra dairesi bilgisi verilir.
  2. Dosyayı inceleyin. Takibin hangi belgeye dayandığı, ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği ve takibin kesinleşip kesinleşmediği belirleyicidir. Ödeme emri aşamasındaki hak ve süreler için ilamsız takiplerde ödeme emri çalışmamıza bakabilirsiniz.
  3. Hesabın niteliğini belgeleyin. Hesabın maaş hesabı olduğu, gelen paranın ücret veya SGK aylığı olduğu banka kayıtlarıyla ortaya konulmalıdır. Haczedilmezlik iddiası bu belgelendirmeye dayanır.

Bu üç adım tamamlandıktan sonra hangi hukuki yolun açık olduğu netleşir. Aşağıdaki bölümler, her adımın hangi kanun hükmüne dayandığını sırasıyla açıklıyor.

Bloke ile haciz aynı şey değildir

Günlük dilde “bloke” sözcüğü hesaptaki paranın kullanılamaz hâle gelmesinin tamamı için kullanılıyor. Hukuken ise en az iki ayrı kurum vardır ve bunları ayırmak, doğru merciye başvurmanın ön koşuludur.

Ölçüt İcra kaynaklı haciz Bankanın kendi blokesi
Dayanak İcra dairesinin haciz ihbarnamesi (İİK m.89) Banka ile müşteri arasındaki sözleşme hükümleri
Kimin alacağı için Üçüncü kişi konumundaki alacaklının Bankanın kendi alacağının
Haczedilmezlik sınırları Uygulanır (m.82, m.83, 5510 m.93) İcra hukuku sınırları doğrudan uygulanmaz
Başvuru mercii İcra mahkemesi (şikâyet — m.16) Banka; sonuç alınmazsa genel mahkeme yolu ve ilgili başvuru kanalları
Kaldırma usulü İcra dairesinin bankaya müzekkeresi Bankanın kendi işlemi

Rakip içeriklerin büyük kısmı bu ayrımı yapmadığı için okuru yanlış yola sokar: icra mahkemesine şikâyet, bankanın kendi sözleşmesel blokesini kaldırmaz; aynı şekilde bankaya yapılan başvuru da icra dairesinin koyduğu haczi ortadan kaldırmaz. Üçüncü bir ihtimal daha vardır: kısıtlama şüpheli işlem bildirimi kaynaklıysa ne icra hukuku ne de banka sözleşmesi devrededir; bu hâlde izlenecek yolu MASAK blokesinin nasıl kaldırılacağı yazımızda ayrıca ele aldık.

Maaşın ne kadarı haczedilebilir? Dörtte bir kuralı ters okunuyor

Kanunun ilgili maddesi “Kısmen haczi caiz olan şeyler” başlığını taşır ve iki fıkradan oluşur. Birinci fıkra ölçütü, ikinci fıkra alt sınırı koyar:

“Maaşlar, tahsisat ve her nevi ücretler, intifa hakları ve hasılatı, ilama müstenit olmayan nafakalar, tekaüt maaşları, sigortalar veya tekaüt sandıkları tarafından tahsis edilen iratlar, borçlu ve ailesinin geçinmeleri için icra memurunca lüzumlu olarak takdir edilen miktar tenzil edildikten sonra haczolunabilir. Ancak haczolunacak miktar bunların dörtte birinden az olamaz.”

İİK m.83

Metin dikkatle okunduğunda yaygın anlatımın tersine döndüğü görülür. Kanun “en fazla dörtte biri haczedilir” demiyor; “haczolunacak miktar dörtte birinden az olamaz” diyor. Yani dörtte bir oranı bir tabandır. Haczin üst sınırını belirleyen ölçüt, birinci fıkradaki “borçlu ve ailesinin geçinmeleri için icra memurunca lüzumlu olarak takdir edilen miktar”ın düşülmesidir. Uygulamada kesintinin çoğu kez dörtte bir olarak yapılması, bu oranın kanunî bir üst sınır olmasından değil, alt sınırın uygulanmasından kaynaklanır.

İkinci bir yaygın hata da dayanak konusundadır: bu kuralın Türk Medeni Kanunu’ndan geldiği söylenir. Hüküm İcra ve İflâs Kanunu m.83’tedir ve maddenin ikinci fıkrası 12 Nisan 1968 tarihli 1045 sayılı Kanun’la bugünkü hâlini almıştır. Madde o tarihten bu yana değişmemiştir; 2024-2026 döneminde de dokunulmamıştır.

Maddede sayılanlar yalnızca ücret değildir: tahsisat ve her nevi ücretler, intifa hakları ve hasılatı, ilama dayanmayan nafakalar, tekaüt maaşları ile sigorta ve tekaüt sandıklarının tahsis ettiği iratlar da aynı rejime tabidir.

“Maaş Hesabına Bloke Konulamaz” Yargıtay Kararı Diye Anlatılan İddianın Gerçek Dayanağı

Arama sonuçlarında “maaş hesabına bloke konulamaz” başlıklı çok sayıda içerik, iddiayı bir Yargıtay kararına dayandırır ve çoğu kez karar tarihi ile sayısı birbirini tutmaz; bazı sayfalarda karar numarası yerine Resmî Gazete sayısı verilir. Bir hukuki iddianın gücü, doğrulanabilen dayanağından gelir. Bu konuda tartışmasız olan üç kanun hükmü şunlardır:

  • İİK m.83: maaş kısmen haczedilebilir; geçim için gerekli miktar düşülür, kesinti dörtte birin altına inemez. Maaşın tamamına el konulması bu hükümle bağdaşmaz.
  • İİK m.83/a: “82 ve 83 üncü maddelerde yazılı mal ve hakların haczolunabileceğine dair önceden yapılan anlaşmalar muteber değildir.” Kredi veya kredi kartı sözleşmesine konulmuş “maaşımın tamamına bloke konulmasını kabul ediyorum” türü kayıtlar bu hüküm karşısında sonuç doğurmaz.
  • 5510 m.93: sigortalı ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri devir ve temlik edilemez; Kurum alacakları ile nafaka borçları dışında haczedilemez.

Doğrulanamayan bir karar numarasına dayanmak yerine bu üç hükme dayanmak, dilekçenin hukuki gücünü artırır. Kanun metninin tam hâli için 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu kaynağına başvurulabilir.

Emekli aylığına haciz konulabilir mi?

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 93. maddesi bu konuda maaştan farklı ve daha koruyucu bir rejim kurar. Maddenin birinci fıkrası, sigortalılar ile hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödeneklerinin devir ve temlik edilemeyeceğini; bunların “88 inci maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemeyeceğini” söyler. Fıkranın son cümlesi ise icra müdürüne doğrudan bir yükümlülük yükler: haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczine ilişkin talepler, borçlunun muvafakati bulunmaması hâlinde icra müdürü tarafından reddedilir.

Durum Sonuç Dayanak
Özel bir alacaklının takibi için SGK aylığına haciz Konulamaz; talep reddedilir 5510 m.93/1
SGK’nın kendi alacağı (prim vb.) Haczedilebilir 5510 m.93/1 (m.88 atfı)
Nafaka borcu Haczedilebilir 5510 m.93/1
Borçlu muvafakat ederse Haciz mümkün hâle gelir 5510 m.93/1 son cümle
Sözleşmeye önceden konulan izin kaydı Geçerli değildir İİK m.83/a

Tablodaki son iki satır birlikte okunmalıdır. Muvafakat kanunen mümkündür; ancak haczedilmezliğe ilişkin hükümlerin aksine önceden yapılan anlaşmalar geçersiz olduğundan, yıllar önce imzalanmış bir sözleşme metnindeki genel bir kabul beyanı muvafakat yerine geçmez. Maddenin son değişikliği 17 Nisan 2008 tarihli 5754 sayılı Kanun’la yapılmıştır; 2024-2026 arasında bu hükümde bir değişiklik bulunmamaktadır.

Memur emekli ikramiyesine haciz konur mu?

Bu soruda dürüst cevap, kanun metninin sınırını göstermekle başlar. 5510 m.93’ün lafzı “gelir, aylık ve ödenekler” ifadesini kullanır; maddede “ikramiye” sözcüğü geçmez. Emekli ikramiyesi, sürekli ödenen bir aylık değil, emeklilik sebebiyle bir kerede ödenen bir haktır. Bu nedenle ikramiyenin m.93 kapsamındaki koruma alanına girip girmediği doğrudan kanun metninden okunamaz; uygulamada yargı kararlarıyla şekillenen tartışmalı bir alandır.

İnternette bu konuda birbirinin tam zıddı iki iddia dolaşıyor: bazı sayfalar ikramiyenin haczedilebileceğini kesin bir kural gibi sunarken, bazıları haczedilemeyeceğini yazıyor. Aynı içeriklerin bir kısmında yazarın “kanaatimizce” dediği cümleler, başka sayfalarda kesin hüküm gibi tekrarlanmış. Somut bir dosyada ikramiyeye haciz konulmuşsa yapılması gereken şey bir internet iddiasına dayanmak değil, şu üç noktayı dosya üzerinden değerlendirmektir:

  • Ödemenin hangi kanun kapsamında ve hangi sıfatla yapıldığı (aylık mı, bir kerelik ödeme mi).
  • Haczi yapan takibin dayandığı alacağın türü — özel alacak, Kurum alacağı veya nafaka borcu ayrımı sonucu doğrudan etkiler.
  • Dosyada geçerli bir muvafakat bulunup bulunmadığı; sözleşmeye önceden konulmuş bir kayıt m.83/a karşısında sonuç doğurmaz.

İkramiyeye konulan haczin hukuka aykırı olduğu kanaatine varılırsa yol, aşağıda anlatılan icra mahkemesine şikâyet yoludur.

Hiç haczedilemeyen ödemeler

İİK m.82 kısmen değil, tamamen haczedilemeyen mal ve hakları sayar. Maaş ve hesap blokesi bakımından şu bentler öne çıkar:

  • m.82/9: memleketin ordu ve zabıta hizmetlerinde malûl olanlara bağlanan emeklilik maaşları ile bu hizmetlerden birinin ifası sebebiyle ailelerine bağlanan maaşlar; askerî malûllerle şehit yetimlerine verilen terfi zammı.
  • m.82/10: bir yardım sandığı veya cemiyeti tarafından hastalık, zaruret ve ölüm gibi hâllerde bağlanan maaşlar.
  • m.82/11: vücut veya sağlık üzerine işlenen zararlar için tazminat olarak zarar görene veya ailesine toptan ya da irat şeklinde verilen paralar.
  • m.82/13: öğrenci bursları.

Maddenin son fıkralarında iki önemli kayıt vardır. Bazı bentlerdeki istisnalar, borcun o eşyanın bedelinden doğmaması hâline özgüdür; ayrıca icra memuru, haczi talep edilen mal veya hakların haczinin caiz olup olmadığını değerlendirmek ve talebin kabulüne veya reddine karar vermekle görevlidir. Yani haczedilmezlik denetimi yalnızca borçlunun itirazına bırakılmamıştır.

Banka hesabına haciz nasıl işler? Haciz ihbarnamesi zinciri

Hesaptaki paraya el konulması, borçlunun üçüncü kişideki alacağının haczi niteliğindedir ve İİK m.89’daki ihbarname usulüne tabidir. Banka burada takip tarafı değil, üçüncü şahıs konumundadır. Zincirin işleyişi şöyledir:

Aşama Süre İtiraz edilmezse sonuç
Birinci haciz ihbarnamesi Tebliğden 7 gün Borç zimmette, mal yedinde sayılır
İkinci ihbarname Tebliğden 7 gün Zimmette sayılan borcun ödenmesi istenir
Üçüncü bildirim 15 gün Ödeme veya menfi tespit davası açma zorunluluğu
Menfi tespit davası açıldıysa belgenin icra dairesine tesliminde 20 gün Cebrî icra işlemleri dava sonuna kadar durur

Haciz ihbarnamesi, borçlunun hak ve alacaklarının bulunabileceği bir tüzel kişinin şubesine veya tüm şubelerini kapsayacak şekilde merkezine tebliğ edilir; tebliğ edilen merkez tüm şubeleri kapsayacak şekilde beyanda bulunmakla yükümlüdür (m.89/7). 2018 yılında 7155 sayılı Kanun’la eklenen fıkra uyarınca bu ihbarnameler ve cevapları, güvenli elektronik imza kullanılmak suretiyle Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden de yapılabilir ve bu usulle yapılan bildirim tebliğ yerine geçer. Bankaya elektronik yolla ulaşan ihbarnamenin aynı gün içinde hesaba yansıması bu düzenlemenin sonucudur.

Birden fazla haciz varsa kesintiler nasıl sıralanır?

Kanun bu konuda açık bir sıra kuralı koyar: “Birden fazla haciz var ise sıraya konur. Sırada önde olan haczin kesintisi bitmedikçe sonraki haciz için kesintiye geçilemez” (m.83/2). Yani üç ayrı alacaklının maaş haczi varsa kesintiler toplanmaz; ilk sıradaki alacak tahsil edilene kadar diğerleri bekler. Maaşından beklediğinden fazla kesinti yapıldığını gören borçlunun ilk kontrol etmesi gereken nokta budur.

Sıra, hacizlerin konulma anına göre belirlenir. Bu nedenle sonradan gelen bir alacaklının kesintiye geçebilmesi için öndeki haczin sona ermesi gerekir; alacaklının kendi dosyasında haciz işlemi yapmış olması tek başına kesinti hakkı vermez.

İşveren maaş haczini uygulamazsa ne olur?

Maaş haczinde kesintiyi yapan taraf işverendir ve kanun bu konuda ağır bir sorumluluk öngörür. Devlet işlerinde veya özel kuruluşlarda çalışan borçluların maaş ve ücretlerinden kesinti yapılması için icra dairesinden yapılacak tebligatın muhatapları, haczin uygulandığını ve borçlunun maaş miktarını en çok bir hafta içinde bildirmek ve borç bitinceye kadar haczedilen miktarı kesip hemen daireye göndermekle yükümlüdür (m.355/1). Görev değişikliği veya işten çıkış hâlinde bu durum da derhal icra dairesine bildirilir (m.355/2).

Bu yükümlülüğe uymayanların kesmedikleri veya göndermedikleri para, ayrıca mahkemeden hüküm alınmasına gerek kalmaksızın icra dairesince kendi maaşlarından veya diğer mallarından alınır; bunların borçluya rücû hakkı vardır (m.356). Kanuna göre yapılan tebliğ ve emirleri makbul sebep olmaksızın yerine getirmeyenler hakkında ise ön soruşturmaya gerek kalmaksızın Cumhuriyet savcılığınca doğrudan takibat yapılır (m.357).

Maaş haczi varken arabaya haciz gelir mi?

Gelebilir; maaş haczi diğer malların haczini kendiliğinden engellemez. Ancak kanun burada bir sınır çizer. İİK m.85/1’e göre borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile alacak ve haklarından, alacaklının ana, faiz ve masraflar dahil bütün alacaklarına yetecek miktarı haczedilir; ancak bu miktarı aşacak şekilde haciz yapılamaz. Uygulamada bu kurala aşkın haciz yasağı denir.

Buradan iki pratik sonuç çıkar. Birincisi, maaş kesintisi dosya borcunu makul bir sürede karşılıyorsa, aynı borç için ayrıca araca haciz konulması aşkın haciz oluşturabilir ve icra mahkemesine şikâyet konusu olabilir. İkincisi, araç haczi zaten konulmuşsa haczin kaldırılması için ayrı bir mekanizma işler; satış istenmemesi hâlinde haczin kalkması dahil ayrıntılar için araç üzerindeki haciz nasıl kaldırılır yazımıza bakılabilir.

Aynı maddede, üçüncü kişinin mülkiyet veya rehin hakkı bulunan yahut üçüncü kişi tarafından haczedilmiş malların haczinin en sonraya bırakılacağı da düzenlenmiştir (m.85/2). Haczi koyan memur, borçlu ile alacaklının menfaatlerini mümkün olduğu ölçüde uzlaştırmakla yükümlüdür (m.85/son).

Hukuka aykırı bloke için hangi yola başvurulur?

İcra dairesinin işlemine karşı yol, dava değil şikâyettir. Kanunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar dışında, icra ve iflas dairelerinin yaptığı işlemler hakkında kanuna aykırı olması veya olaya uygun bulunmaması sebebiyle icra mahkemesine şikâyet olunabilir ve şikâyet, işlemin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde yapılır (m.16/1). Haczedilmezlik iddiası da bu kapsamdadır.

Maddenin ikinci fıkrası çok daha geniştir: bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı her zaman şikâyet olunabilir. Yani yedi günlük süre yapılmış bir işleme karşıdır; icra dairesinin yapması gerekeni yapmaması hâlinde süre işlemez. Talebe rağmen kaldırılmayan bir bloke bakımından bu ayrım belirleyicidir. Ödemeden sonra blokenin kalkma süreci ve karşılaşılan tipik gecikme sebepleri için icra borcumu ödedim bloke ne zaman kalkar yazımız ayrı bir yol haritası sunuyor.

Şikâyetin yanında ayrıca değerlendirilmesi gereken bir durum, borcun hiç doğmamış olması hâlidir. Kimlik bilgileri kullanılarak alınan bir kredi söz konusuysa hem icra dosyası hem de asıl işlem bakımından ayrı adımlar gerekir; haberim olmadan adıma kredi çekilmiş çalışmamız bu senaryoyu ele alıyor. Takibin genel işleyişi ve aşamaları için icra takibi nedir yazımıza bakılabilir.

Kesintinin dayanağı tartışmalıysa

Maaş hesabıma bloke konuldu ne yapmalıyım sorusuyla gelen dosyalarda en sık rastlanan durum, kesinti oranının değil dayanağın tartışmalı olmasıdır: haczedilmez bir ödemeye haciz konulmuş, sıra kuralı gözetilmemiş ya da aynı borç için birden fazla mal grubuna aşkın haciz uygulanmış olabilir. Dosyanızdaki kesintinin hangi hükme dayandığını ve hangi başvuru yolunun açık olduğunu birlikte incelemek isterseniz icra hukuku avukatı sayfamızdaki çalışma usulümüzü inceleyebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Maaş hesabıma bloke konuldu ne yapmalıyım?

Önce blokenin kaynağını tespit etmek gerekir: icra dairesinin haciz ihbarnamesi mi, bankanın kendi alacağı için koyduğu bir kısıtlama mı? İcra kaynaklıysa dosya incelenir, hesabın maaş hesabı olduğu belgelenir ve haczedilmezlik iddiası icra mahkemesine şikâyet yoluyla ileri sürülür.

Maaşın en fazla dörtte biri mi haczedilir?

Kanunun lafzı bunun tersidir: haczedilecek miktar dörtte birinden az olamaz. Üst sınırı belirleyen ölçüt, borçlu ve ailesinin geçimi için icra memurunca takdir edilen miktarın düşülmesidir. Dörtte bir bir alt sınırdır.

Emekli maaşıma haciz konulabilir mi?

SGK’dan alınan gelir, aylık ve ödenekler kural olarak haczedilemez. İki istisna vardır: Kurumun kendi alacakları ve nafaka borçları. Borçlu muvafakat etmedikçe bu yönde bir haciz talebini icra müdürü reddeder.

Kredi sözleşmesinde maaşıma bloke konulmasını kabul etmiştim, geçerli mi?

Haczedilmezliğe ilişkin hükümlerin aksine önceden yapılan anlaşmalar kanunen geçersizdir. Sözleşmeye yıllar önce konulmuş genel bir kabul beyanı, haciz aşamasında verilmesi gereken muvafakatin yerine geçmez.

Memur emekli ikramiyesine haciz konur mu?

İlgili kanun maddesi “gelir, aylık ve ödenekler” ifadesini kullanır; ikramiye maddede ayrıca sayılmaz. Bu nedenle ikramiyenin koruma kapsamında olup olmadığı doğrudan kanun metninden okunamaz ve uygulamada tartışmalıdır. Somut dosyada ödemenin niteliği, alacağın türü ve geçerli bir muvafakat bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir.

Hangi ödemeler hiç haczedilemez?

Ordu ve zabıta hizmetlerinde malûl olanlara bağlanan emeklilik maaşları, bu hizmetler sebebiyle ailelere bağlanan maaşlar, yardım sandıklarının hastalık ve ölüm gibi hâllerde bağladığı maaşlar, beden veya sağlık zararı tazminatları ve öğrenci bursları tamamen haczedilemez.

Banka hesabındaki paraya nasıl haciz konuluyor?

Borçlunun bankadaki alacağı üçüncü kişideki alacak sayılır ve haciz ihbarnamesi usulüyle haczedilir. Banka ihbarnameye yedi gün içinde itiraz etmezse borç zimmetinde sayılır. İhbarnameler elektronik imzayla sistem üzerinden de tebliğ edilebilir.

Birden fazla icra dosyası varsa maaşımdan kaç kesinti yapılır?

Kesintiler toplanmaz. Birden fazla haciz varsa sıraya konulur ve sırada önde olan haczin kesintisi bitmedikçe sonraki haciz için kesintiye geçilemez. Beklenenden fazla kesinti yapılıyorsa ilk kontrol edilmesi gereken nokta budur.

İşverenim maaş haczini uygulamıyor, sorumluluğu var mı?

Vardır. Haczi ve maaş miktarını en çok bir hafta içinde bildirmeyen ya da kesintiyi göndermeyen muhatabın kesmediği para, ayrıca hüküm alınmasına gerek kalmaksızın kendi maaşından veya mallarından alınır. Ayrıca savcılıkça doğrudan takibat yapılabilir.

Maaş haczi varken arabaya da haciz gelir mi?

Gelebilir, ancak aşkın haciz yasağı sınırı vardır: alacaklının ana, faiz ve masraflar dahil bütün alacaklarına yetecek miktarı aşacak şekilde haciz yapılamaz. Maaş kesintisi borcu karşılıyorsa ayrıca araca haciz konulması şikâyet konusu olabilir.

Blokenin kaldırılması için şikâyet süresi kaç gün?

Yapılmış bir işleme karşı şikâyet, işlemin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde yapılır. Ancak bir hakkın yerine getirilmemesi veya sebepsiz sürüncemede bırakılması hâlinde her zaman şikâyet olunabilir; bu durumda yedi günlük süre işlemez.

Burada aktarılan hükümler genel bilgilendirme amacı taşır ve yürürlükteki mevzuat esas alınarak hazırlanmıştır; her dosyanın kendi belgeleri ve tarihleri sonucu değiştirebilir. Maaşınıza veya hesabınıza konulmuş bir kısıtlamada şikâyet süreleri kısa olduğundan, adım atmadan önce bir avukatla görüşmeniz yararınıza olur. Hazırlayan: Av. Handan Sayan Özgül.

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir