İcra Borcumu Ödedim Bloke Ne Zaman Kalkar?
İcra borcumu ödedim bloke ne zaman kalkar sorusuna kanun metninde bir gün sayısı karşılık gelmez: İcra ve İflâs Kanunu, ödemeden sonra hesaptaki kısıtlamanın kaç gün içinde kaldırılacağına dair bir süre öngörmemiştir. Kanunun verdiği şey süre değil yoldur — işlem yapılmadığında veya sürüncemede bırakıldığında borçluya tanınan, üstelik hiçbir süreye bağlı olmayan bir şikâyet hakkı. Bu ayrımı bilmek, hesabı bekleyerek geçirilen haftaların önüne geçer.
İnternette aynı soruya verilen cevaplar “dakikalar içinde”den “altmış güne” kadar uzanıyor ve bunların hiçbiri bir kanun maddesine dayandırılmıyor. Gerçekte belirleyici olan iki teknik nokta var: dosya borcunun tam olarak kapatılıp kapatılmadığı ve blokeyi kaldıracak işlemin kim tarafından başlatılacağı. Aşağıda bu ikisini adım adım, dayanaklarıyla açıklıyoruz.
Baştan söyleyelim
Blokenin kalkması için kanunda bir süre yoktur; kalkmasını sağlayan işlem icra dairesinin bankaya yazdığı müzekkeredir. Gecikmenin en yaygın sebebi ödemenin eksik kalmasıdır.
- Kanuni süre: yok — “yasal olarak 7 iş günü” bilgisinin mevzuatta karşılığı bulunmaz
- Gecikirse: hakkın yerine getirilmemesi veya sürüncemede bırakılması hâlinde her zaman şikâyet edilebilir (İİK m.16/2)
- En sık sebep: dosya borcuna faiz, harç, masraf ve vekâlet ücreti de girdiği için ödeme eksik kalır (m.15, m.59, m.138/3)
- Araç ve tapudan farkı: sicile kayıtlı mallarda şerhi idare terkin eder (m.110/2); banka hesabında böyle bir otomatizm yoktur
- Ödeme belgeliyse: takibin iptali veya taliki her zaman icra mahkemesinden istenebilir (m.71)
İcra borcumu ödedim bloke ne zaman kalkar: kanunda süre var mı?
Hayır. İcra ve İflâs Kanunu, haczin veya haciz ihbarnamesine bağlı kısıtlamanın ödemeden sonra hangi süre içinde kaldırılacağını düzenlemez. Kanunun kurduğu sistem süre değil görev esaslıdır: borç ödendiğinde takip sona erer ve icra dairesi haczin kaldırılması için gereken yazışmayı yapmakla yükümlü hâle gelir. Bu yükümlülük yerine getirilmediğinde borçlunun elinde bulunan araç, süreye bağlı olmayan şikâyet hakkıdır.
Sürenin kanunda olmaması, uygulamada blokenin kalkma hızının değişkenliğini de açıklar. İşlem, icra dairesinin iş yüküne, alacaklı vekilinin dosyaya talep girmesine ve bankanın müzekkereyi işleme almasına bağlı olarak farklı sürelerde tamamlanır. Bu yüzden “kaç gün sürer” sorusunun tek bir doğru cevabı yoktur; doğru soru “hangi işlem eksik” sorusudur.
“Yasal olarak yedi iş günü” iddiası nereden geliyor?
Bu ifade büyük olasılıkla iki farklı yedi günlük sürenin yanlış yere taşınmasından doğuyor. Kanunda gerçekten iki yedi günlük süre vardır, ama ikisi de blokenin kaldırılmasıyla ilgili değildir:
- Haciz ihbarnamesine itiraz süresi: üçüncü kişi konumundaki banka, kendisine tebliğ edilen haciz ihbarnamesine yedi gün içinde itiraz etmezse borç zimmetinde sayılır (m.89/2-3). Bu süre haczin konulması aşamasına aittir.
- Şikâyet süresi: icra dairesinin yaptığı bir işleme karşı, işlemin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine şikâyet edilebilir (m.16/1). Bu da yapılmış bir işleme karşıdır.
İkinci maddedeki ayrım kritiktir: yedi günlük şikâyet süresi yapılmış bir işlem içindir. Blokenin kaldırılmaması ise yapılmayan bir işlemdir ve kanun bunun için ayrı bir kural koymuştur. Bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı her zaman şikâyet olunabilir (m.16/2). Yani gecikme uzadıkça hak kaybı doğmaz; şikâyet hakkı sürer.
Blokeyi fiilen kaldıran işlem hangisi?
Banka hesabındaki kısıtlama, bankanın kendi kararıyla değil icra dairesinin bildirimiyle kalkar. Zincir şöyle işler:
| Adım | İşlemi yapan | Ne yapılır |
|---|---|---|
| 1. Dosya hesabının alınması | İcra dairesi / talep üzerine | Ödeme günü itibarıyla asıl alacak, faiz, masraf, harç ve vekâlet ücreti hesaplanır |
| 2. Ödemenin dosya hesabına yapılması | Borçlu | Ödeme, dosyanın banka hesabına yapılır; elden ödeme dosyaya işlenmedikçe sonuç doğurmaz |
| 3. Haczin kaldırılması talebi | Borçlu veya alacaklı vekili | Dosyaya talep girilir; talep olmadan işlem başlamayabilir |
| 4. Müzekkerenin yazılması | İcra dairesi | Bankaya haczin kaldırıldığı bildirilir |
| 5. Kaydın kapatılması | Banka | Müzekkere işleme alınır ve hesap serbest bırakılır |
Uygulamada gecikme çoğunlukla üçüncü adımda yaşanır. Ödeme yapılmış olsa bile dosyaya haczin kaldırılması yönünde bir talep girilmemişse müzekkere yazılmaz. Bu nedenle ödeme sonrası ilk iş, dosyaya talep girilip girilmediğini kontrol etmek olmalıdır. Takibin bu aşamaya nasıl geldiği ve ödeme emri aşamasındaki süreler için ilamsız takiplerde ödeme emri yazımıza bakılabilir. Dosyanın tamamen kapatılması ve kayıtların silinmesi ise ayrı bir aşamadır; bu süreci icra dosyası kapatma çalışmamızda ele aldık.
Ödeme yaptım ama kalkmadı: kapak hesabı meselesi
Blokenin kalkmamasının en yaygın gerçek sebebi, ödemenin dosya borcunun tamamını karşılamamasıdır. Dosya borcu yalnızca asıl alacaktan oluşmaz. Kanun, aksi yazılı olmadıkça bütün harç ve masrafların borçluya ait olduğunu ve neticede ayrıca hüküm ve takibe hacet kalmaksızın tahsil olunacağını söyler (m.15/1). Takip masrafları da borçluya aittir; alacaklı bunları avans olarak peşin öder ve ilk ödenen paradan masraflarını alabilir (m.59).
| Dosya borcu kalemi | Dayanak | Gözden kaçma sebebi |
|---|---|---|
| Asıl alacak | m.58/2-3 | Genellikle bilinen tek kalem |
| İşlemiş faiz | m.58/2-3 | Ödeme gününe kadar işlemeye devam eder |
| Takip masrafları ve tebligat giderleri | m.59 | Alacaklının yatırdığı avanslar dosyaya yansır |
| Harçlar | m.15 | Tahsil aşamasında ayrıca hesaplanır |
| Vekâlet ücreti | m.138/3 | Sözleşmeye bakılmaksızın icra memuru tarafından tarifeye göre hesaplanır ve takip masraflarına dahildir |
Son satır özellikle şaşırtıcı bulunur: vekil aracılığıyla yapılan takiplerde vekâlet ücretinin miktarı, alacaklı ile borçlu arasında yapılmış sözleşmeye bakılmaksızın icra memuru tarafından avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanır ve bu ücret de takip masraflarına dahildir. Yani borçlu, alacaklının avukatına ödenecek tarife ücretini de dosya borcunun içinde bulur.
Bu kalemlerden biri eksik kaldığında dosya kapanmaz, bakiye üzerinden faiz işlemeye devam eder ve haciz ayakta kalır. Bu yüzden ödeme öncesinde güncel dosya hesabının alınması, sonradan haftalarca sürecek bir bekleyişi önler.
Banka hesabı ile araç ve tapu kaydı arasındaki fark
Sicile kayıtlı mallarda kanun bir otomatizm kurar: haczedilen resmî sicile kayıtlı malların, icra dairesiyle yapılacak yazışmalar sonucunda haczinin kalktığının tespit edilmesi hâlinde, sicili tutan idare tarafından haciz şerhi terkin edilir ve işlem ilgili icra dairesine bildirilir (m.110/2). Yani araç ve taşınmazda idarenin kendi kaydını düzeltmesi yönünde açık bir hüküm vardır.
Banka hesabında böyle bir hüküm yoktur. Hesap üzerindeki kısıtlama, üçüncü kişideki alacağın haczi niteliğinde olduğu için haciz ihbarnamesi usulüne tabidir (m.89) ve kalkması icra dairesinin bankaya yazacağı bildirime bağlıdır. Bu yapısal fark, “araçtaki şerh çabuk kalktı ama hesabım hâlâ bloke” şeklinde karşımıza çıkan durumun sebebidir. Araç tarafındaki mekanizmayı ve satış süresinin geçmesiyle haczin kendiliğinden kalkmasını araç üzerindeki haciz nasıl kaldırılır yazımızda inceledik.
İcra dairesi banka hesabına bloke kaldırma talebi nasıl yapılır?
Talep, takibin yürüdüğü icra dairesine yapılır ve dosya üzerinden işlenir. Talebin sonuç vermesi için üç unsurun birlikte bulunması gerekir:
- Ödemenin dosya hesabına yapıldığının belgelenmesi. Ödeme, ödeme emrinde veya dosya hesabında gösterilen icra dairesine ait banka hesabına yapılmış olmalıdır. Alacaklıya elden yapılan ödemeler dosyaya işlenmedikçe takibi sona erdirmez.
- Borcun tamamının kapatıldığının tespiti. Yukarıdaki tabloda sayılan kalemlerin tamamı hesaba dahil edilmelidir. Eksik bakiye varsa daire haczi kaldırmaz.
- Haczin kaldırılmasının açıkça talep edilmesi. Hangi bankadaki hangi hesaba konulan haczin kaldırılmasının istendiği belirtilmelidir; talep genel bir “dosyayı kapatın” ifadesiyle sınırlı kalmamalıdır.
Birden fazla dosyadan haciz gelmişse her dosya için ayrı talep gerekir. Hesabın tek bir dosya nedeniyle bloke olduğu varsayımı, uygulamada en sık yanılgılardan biridir: bir dosyanın borcu kapatıldığında kısıtlamanın devam etmesi, çoğu kez ikinci bir dosyanın varlığını gösterir. Takibin genel aşamaları için icra takibi nedir yazımıza bakılabilir.
Talebe rağmen kalkmıyorsa: icra mahkemesine şikâyet
Ödeme tamamlanmış, talep girilmiş ve buna karşın işlem yapılmıyorsa başvurulacak yol icra mahkemesine şikâyettir. Kanunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar dışında, icra ve iflas dairelerinin yaptığı işlemler hakkında kanuna aykırı olması veya olaya uygun bulunmaması sebebiyle icra mahkemesine şikâyet olunabilir (m.16/1). Ancak burada söz konusu olan, yapılmış bir işlem değil yapılmayan bir işlemdir; bu nedenle ikinci fıkra devreye girer ve şikâyet her zaman yapılabilir.
Şikâyet dilekçesinde ödemenin yapıldığı tarih ve tutar, dosyaya girilen talebin tarihi ve blokenin hangi bankada devam ettiği somut olarak gösterilir. Amaç bir tazminat elde etmek değil, dairenin görevini yerine getirmesini sağlamaktır. İcra mahkemesi şikâyeti kural olarak evrak üzerinden inceler; bu nedenle dilekçeye ödeme belgesi, güncel dosya hesabı ve talebin dosyaya girildiğini gösteren kayıt eklenmelidir. Dilekçede istenen sonucun açıkça yazılması da önemlidir: talep, haczin kaldırılması ve bunun ilgili bankaya bildirilmesi yönünde olmalıdır. Genel ifadelerle sınırlı bir başvuru, hangi işlemin yapılmadığını göstermediği için sonuca ulaşmayı geciktirir. Haczin baştan hukuka aykırı olduğu durumlar — örneğin haczedilmez bir ödemeye haciz konulması veya aşkın haciz — ayrı bir şikâyet sebebidir; bu değerlendirmeyi maaş hesabıma bloke konuldu ne yapmalıyım yazımızda ele aldık.
Hükümlerin tam metni için 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu kaynağına başvurulabilir.
Ödemeyi belgeleyerek takibin iptalini isteme
Borcun ödendiği kabul edilmiyor veya takip yürümeye devam ediyorsa kanun ayrı bir yol daha sunar. Borçlu, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun ve ferilerinin itfa edildiğini yahut alacaklının kendisine bir mühlet verdiğini noterden tasdikli veya imzası ikrar edilmiş bir belgeyle ispat ederse, takibin iptal veya talikini her zaman icra mahkemesinden isteyebilir (m.71/1).
Buradaki belge şartı önemlidir: sıradan bir banka dekontu tek başına yeterli görülmeyebilir; ödemenin dosya hesabına yapılmış olması ve dosya kayıtlarıyla örtüşmesi gerekir. Dosya dışı, alacaklıyla ikili yapılan ödemelerde bu şartın karşılanması güçleşir. Aynı maddenin ikinci fıkrası, takibin kesinleşmesinden sonra borcun zamanaşımına uğradığının ileri sürülmesi hâlinde m.33/a hükmünün kıyasen uygulanacağını düzenler.
İcra kalktı ama hesap yine kullanılamıyorsa
Hesap üzerindeki her kısıtlama icra kaynaklı değildir. Banka, kendi alacağı için sözleşmeye dayanarak da hesap üzerinde işlem kısıtlaması uygulayabilir. Bu ikinci tür kısıtlama icra dairesinin müzekkeresiyle kalkmaz; çünkü dayanağı takip dosyası değil, banka ile müşteri arasındaki ilişkidir.
- İcra kaynaklı kısıtlama: haciz ihbarnamesine dayanır, icra dairesinin bildirimiyle kalkar, haczedilmezlik sınırlarına tabidir.
- Bankanın kendi kısıtlaması: sözleşme hükümlerine dayanır, bankanın işlemiyle kalkar, çözüm yolu banka nezdinde başvuru ve gerektiğinde genel hukuk yollarıdır.
Bu nedenle icra dosyası kapandığı hâlde hesabın kullanılamaz olması, çoğu zaman ikinci türden bir kısıtlamanın varlığını gösterir. Bankadan kısıtlamanın dayanağının yazılı olarak sorulması, doğru mercie yönelmenin en hızlı yoludur.
Ödeme sonrası faiz işlemeye devam eder mi?
Dosya borcunun tamamı kapatıldıysa faiz işlemez; ancak eksik ödeme hâlinde kalan bakiye üzerinden işlemeye devam eder. Takip talebinde faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün gösterilmek zorundadır (m.58/2-3); dolayısıyla faiz hesabının başlangıcı ve oranı dosyadan denetlenebilir. Ödeme gününe kadar işleyen faiz hesaba katılmadan yapılan ödemeler, “kapak hesabı tutmuyor” sonucunu doğuran en sık hatadır.
Ödemeden sonra dosyada bakiye görünüyorsa güncel hesap yeniden alınmalı ve bakiyenin hangi kalemden kaynaklandığı sorulmalıdır. Faiz, harç, masraf ve vekâlet ücreti kalemleri ayrı ayrı gösterildiğinde hangi tutarın eksik kaldığı netleşir.
Hesaptan çekilen para borçtan fazlaysa
Bloke konulan hesaptaki tutar, dosya borcunu aşabilir. Kanun bu konuda iki ayrı sınır getirir. Birincisi haciz aşamasındadır: borçlunun mallarından, alacaklının ana, faiz ve masraflar dahil bütün alacaklarına yetecek miktarı haczedilir; ancak bu miktarı aşacak şekilde haciz yapılamaz (m.85/1). İkincisi paranın paylaştırılması aşamasındadır: haciz, paraya çevirme ve paylaştırma gibi bütün alacaklıları ilgilendiren masraflar önce satış tutarından alınır, artan para takip masrafları ve işlemiş faizler dahil olmak üzere alacaklar oranında paylaştırılır (m.138/1-2).
Dolayısıyla dosya borcunu aşan kısmın borçluya kalması gerekir. Hesaptan borçtan fazla tutar aktarıldığı düşünülüyorsa yapılacak iş, dosya hesabıyla aktarılan tutarı karşılaştırmak ve fazlanın iadesini talep etmektir; talep karşılanmazsa aşkın haciz ve sürüncemede bırakma sebepleriyle icra mahkemesine başvurulabilir. Alacağı tamamen ödenen alacaklıya ait senet de icra dairesince borçluya verilir; alacağın yalnız bir kısmı ödenmişse senedin bundan sonra ne miktar için geçerli olacağı icra dairesince senede yazılır (m.144/1-2).
Başvuru öncesi hazırlanması gereken belgeler
İcra borcumu ödedim bloke ne zaman kalkar sorusuyla icra dairesine giden kişinin elinde hangi belgelerin bulunduğu, işlemin bir günde mi haftalarda mı tamamlandığını belirler. Talebin doğrudan işleme alınabilmesi için şunlar hazır olmalıdır:
- Ödeme belgesi: dosya hesabına yapılan ödemenin banka dekontu; üzerinde icra dosya numarası ve dairenin hesap bilgisi görünmelidir.
- Güncel dosya hesabı: ödeme günü itibarıyla alınan hesap dökümü. Bakiye kalıp kalmadığı ancak bu dökümle karşılaştırılarak anlaşılır.
- Blokenin bulunduğu hesap bilgisi: banka adı, şube ve hesap ya da IBAN bilgisi. Müzekkerenin doğru muhataba yazılabilmesi için gereklidir.
- Kimlik ve varsa vekâletname: talep vekil aracılığıyla giriliyorsa dosyada vekâletnamenin bulunması gerekir.
- Varsa ikinci dosya bilgileri: aynı hesaba birden fazla dosyadan haciz gelmişse her dosya için ayrı talep gerekeceğinden dosya numaraları birlikte hazırlanmalıdır.
Bu belgeler tamamlandığında talep, dairenin ek bir araştırma yapmasına ihtiyaç kalmadan işleme alınabilir. Eksik belgeyle girilen talepler ise dosyada bekler ve gecikmenin asıl sebebi hâline gelir.
Aynı hesaba birden fazla dosyadan haciz gelmişse
Bir hesaba farklı icra dosyalarından haciz gelmesi mümkündür ve bu durumda tek bir dosyanın borcunun kapatılması hesabı serbest bırakmaz. Her dosya kendi haczini kaldırmakla yükümlüdür; dolayısıyla ödeme yapılan dosya kapansa bile diğer dosyanın haczi ayakta kalır.
Burada karıştırılmaması gereken bir nokta, maaş haczindeki sıra kuralıdır. Maaş ve ücret hacizlerinde birden fazla haciz varsa bunlar sıraya konulur ve sırada önde olan haczin kesintisi bitmedikçe sonraki haciz için kesintiye geçilemez (m.83/2). Bu kural maaşın kısmen haczedilebilir olmasından kaynaklanır. Buna karşılık hesapta bulunan ve maaş niteliği taşımayan mevduata konulan hacizlerde böyle bir sıra beklentisi kurulamaz; her haciz kendi dosyası üzerinden işlem görür.
Bu nedenle ödemeden sonra hesabın hâlâ kullanılamaması hâlinde ilk kontrol, hesaba kaç dosyadan haciz geldiğinin tespiti olmalıdır. Bankadan alınacak bilgi, kaç ayrı icra dairesine talep girilmesi gerektiğini gösterir.
Ödemeden sonra dosyada görünen üç ayrı kayıt
Ödeme yapıldıktan sonra “hâlâ kayıt görünüyor” şikâyetinin arkasında genellikle birbirine karıştırılan üç ayrı unsur bulunur. Bunlar farklı zamanlarda ve farklı işlemlerle sona erer:
- Haciz: mal veya alacak üzerindeki fiili kısıtlamadır. Ödeme ve müzekkereyle kalkar.
- Dosya durumu: takibin işlemde olup olmadığını gösterir. Borç kapandığında ve gerekli işlemler tamamlandığında kapanır.
- Sicil ve sistem kayıtları: resmî sicile işlenmiş şerhler ile sistemde görünen kayıtlar. Sicile kayıtlı mallarda haczin kalktığının tespiti hâlinde şerh idarece terkin edilir (m.110/2); diğer kayıtların düşmesi kendi usulüne tabidir.
Bu üçünün aynı anda sona ermesi beklenmemelidir. Hesabın serbest kalması haczin kalkmasına, dosyanın kapanması borcun tüm kalemleriyle bitmesine, kayıtların düşmesi ise ilgili sicil veya sistemin işlemine bağlıdır. Dosya kapanışı ve kayıtların silinmesi tarafındaki adımları icra dosyası kapatma çalışmamızda ayrıntılı ele aldık.
Beklemek yerine dosyayı doğru okumak
İcra borcumu ödedim bloke ne zaman kalkar arayışında sonuç takvimde değil dosyada bulunur: ödeme tam mı, talep girildi mi, müzekkere yazıldı mı, hesapta başka bir dosyadan haciz var mı? Bu dört sorunun cevabı alındığında bekleme süresi de belirsizlikten çıkar. Dosyanızdaki bakiyeyi ve blokenin dayanağını birlikte incelemek isterseniz icra hukuku avukatı sayfamızdaki çalışma usulümüzü inceleyebilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
İcra borcumu ödedim bloke ne zaman kalkar?
Kanunda bunun için bir süre öngörülmemiştir. Bloke, icra dairesinin bankaya yazdığı müzekkereyle kalkar; bu nedenle geçen süre ödemenin tam olup olmadığına, dosyaya talep girilip girilmediğine ve müzekkerenin yazılmasına bağlıdır.
“Yasal olarak yedi iş günü” bilgisi doğru mu?
Bu ifadenin mevzuatta bir karşılığı yoktur. Kanundaki yedi günlük süreler haciz ihbarnamesine itiraz ve yapılmış bir işleme karşı şikâyet süreleridir; blokenin kaldırılmasına ilişkin bir süre değildir.
Ödeme yaptım ama dosya kapanmadı, neden?
En yaygın sebep eksik ödemedir. Dosya borcuna asıl alacak dışında işlemiş faiz, takip masrafları, harçlar ve tarifeye göre hesaplanan vekâlet ücreti de girer. Bu kalemlerden biri eksik kalırsa dosya kapanmaz ve haciz devam eder.
Vekâlet ücretini de ben mi ödüyorum?
Vekil aracılığıyla yapılan takiplerde vekâlet ücretinin miktarı, taraflar arasındaki sözleşmeye bakılmaksızın icra memuru tarafından avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanır ve takip masraflarına dahildir. Masraflar ise kural olarak borçluya aittir.
Blokeyi banka mı kaldırır, icra dairesi mi?
İcra kaynaklı kısıtlamayı kaldıran işlem icra dairesinin bankaya gönderdiği bildirimdir. Banka bu bildirimi işleme alır; kendi kararıyla icra haczini kaldırmaz.
Araçtaki şerh kalktı ama hesabım hâlâ bloke, neden?
Sicile kayıtlı mallarda haczin kalktığının tespiti hâlinde şerhin idare tarafından terkin edileceği kanunda düzenlenmiştir. Banka hesabı için böyle bir hüküm yoktur; kısıtlama icra dairesinin bildirimine bağlı olarak kalkar.
Talebe rağmen bloke kalkmıyorsa ne yapabilirim?
Bir hakkın yerine getirilmemesi veya sebepsiz sürüncemede bırakılması hâlinde her zaman icra mahkemesine şikâyet edilebilir. Bu hâlde yedi günlük şikâyet süresi işlemez.
Borcu alacaklıya elden ödedim, geçerli mi?
Ödeme dosya hesabına yapılmadıkça takip yürümeye devam eder. Dosya dışı ödemeler ancak noterden tasdikli veya imzası ikrar edilmiş bir belgeyle ispat edilebilirse takibin iptali veya taliki istenebilir.
İcra dosyası kapandı ama hesabı kullanamıyorum, sebebi ne olabilir?
İki ihtimal öne çıkar: başka bir icra dosyasından da haciz gelmiş olabilir ya da kısıtlama bankanın kendi alacağı için sözleşmeye dayanarak uyguladığı bir işlem olabilir. İkinci durumda icra dairesinin bildirimi sonuç doğurmaz.
Ödemeden sonra faiz işlemeye devam eder mi?
Dosya borcunun tamamı kapatıldıysa işlemez. Eksik ödeme hâlinde kalan bakiye üzerinden faiz işlemeye devam eder; bu nedenle ödeme öncesinde güncel dosya hesabının alınması gerekir.
Bu metin yürürlükteki icra mevzuatı esas alınarak genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; dosyanızdaki tarih ve tutarlar sonucu değiştirebileceğinden hukuki görüş yerine geçmez. Hesabınızdaki kısıtlama ödemeye rağmen sürüyorsa dosyanın bir avukatla incelenmesi zaman kaybını önler. Hazırlayan: Av. Handan Sayan Özgül.