15 Yaş Altı Sosyal Medya Yasağı Ne Zaman Başlıyor?
15 yaş altı sosyal medya yasağı, 22 Nisan 2026’da kabul edilen ve 1 Mayıs 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7578 sayılı Kanun ile 5651 sayılı İnternet Kanunu’na işlendi; hüküm 1 Kasım 2026’da yürürlüğe giriyor. Düzenlemenin muhatabı çocuklar ya da aileleri değil, sosyal ağ sağlayıcılarıdır: on beş yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunmak yasaklanıyor ve platformlara yaş doğrulama dâhil tedbir alma yükümlülüğü getiriliyor.
Kamuoyunda konu ağırlıklı olarak “çocuklara sosyal medya yasağı” başlığıyla konuşuluyor, oysa kanun metni yasağın yanında ebeveyn kontrol araçları, aldatıcı reklam, oyun platformları ve çok ağır bir yaptırım zinciri de kuruyor. Aşağıda kanunun lafzı fıkra fıkra ele alınıyor, yasağın kimi bağladığı, ihlalin bedeli, denetimi yapacak makam ve Medeni Kanun ile kişisel verilere bakan yönü ayrı ayrı inceleniyor.
Ana hatlarıyla
On beş yaşını doldurmamış çocuklara sosyal ağ hizmeti sunulması yasaklandı. Yükümlülük platformda, yaptırım da platformda.
- Dayanak: 7578 sayılı Kanun m.22 ile 5651 sayılı Kanun’un ek 4. maddesinin yedinci fıkrası yeniden yazıldı.
- Yürürlük: Kanun 1 Mayıs 2026’da yayımlandı, ilgili maddeler yayımdan altı ay sonra, yani 1 Kasım 2026’da yürürlüğe giriyor.
- Yaptırım: Yükümlülüğe uymayan sosyal ağ sağlayıcısına bir önceki takvim yılı küresel cirosunun yüzde üçüne kadar idari para cezası verilebiliyor.
- Denetim: 5651 sayılı Kanun’daki “Başkanlık” ifadesi 24 Temmuz 2026 tarihli 7590 sayılı Kanun’la Siber Güvenlik Başkanlığı’nı işaret ediyor.
- Çocuk ve ebeveyn: Kanun çocuğa da anne babaya da herhangi bir ceza öngörmüyor.
15 Yaş Altı Sosyal Medya Yasağı Nedir, Hangi Kanunla Geldi?
15 yaş altı sosyal medya yasağı, sosyal ağ sağlayıcılarının on beş yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunmasını yasaklayan ve bu yasağın uygulanması için platformlara yaş doğrulama yükümlülüğü getiren düzenlemedir. Kaynağı 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un ek 4. maddesidir.
Düzenleme bağımsız bir “sosyal medya kanunu” olarak çıkmadı. Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun adını taşıyan ve yirmi sekiz maddeden oluşan bir torba kanunun içinde, Gelir Vergisi Kanunu’ndan Devlet Memurları Kanunu’na kadar uzanan bir değişiklik paketinin parçası olarak yasalaştı.
Bu yapı, düzenlemenin kamuoyunda parçalı anlaşılmasının da sebebi. Aynı kanun analık izin sürelerini uzattığı için “7578 sayılı Kanun” ifadesiyle yapılan aramaların önemli bir kısmı doğum iznine yöneliyor; sosyal medyaya ilişkin hükümler kanunun 22 ve 23. maddelerinde yer alıyor.
7578 sayılı kanun nedir, sosyal medya bakımından ne değiştirdi?
7578 sayılı Kanun 22 Nisan 2026’da Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edildi ve 1 Mayıs 2026 tarihli 33240 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı. Kanunun 22. maddesi 5651 sayılı Kanun’un ek 4. maddesini, 23. maddesi ise aynı kanuna eklenen yepyeni bir ek 5. maddeyi düzenliyor.
22. madde tek bir iş yapmıyor. Ek 4. maddenin yedinci fıkrasını bütünüyle değiştiriyor, on dokuzuncu fıkradan sonra gelmek üzere dört yeni fıkra ekliyor, mevcut fıkraları teselsül ettiriyor, bilgi ve belge verme süresini kısaltıyor ve idari para cezasının ödenmemesi hâlinde işleyecek reklam yasağı ile bant genişliği daraltma zincirini yaptırım fıkrasına ekliyor.
23. madde ise dijital oyun ekosistemini ilk kez 5651 sayılı Kanun’un kapsamına alıyor. Oyun, oyun dağıtıcı, oyun geliştirici ve oyun platformu kavramları kanunun tanımlar maddesine eklendi; oyun platformlarına derecelendirme, temsilci bulundurma ve ebeveyn kontrolü yükümlülükleri getirildi.
Değişiklikten önce 5651 sayılı Kanun çocuklar için ne diyordu?
Ek 4. maddenin yedinci fıkrası 2022’den beri vardı ve tek cümleden ibaretti: sosyal ağ sağlayıcı, çocuklara özgü ayrıştırılmış hizmet sunma konusunda gerekli tedbirleri alır. Bu cümle 13 Ekim 2022 tarihli 7418 sayılı Kanun’la eklenmişti ve herhangi bir yaş eşiği içermiyordu.
7578 sayılı Kanun bu tek cümleyi ikiye böldü. Birinci cümle artık on beş yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunulmasını yasaklıyor ve yaş doğrulama dâhil tedbirleri zorunlu kılıyor; ikinci cümle ise ayrıştırılmış hizmet yükümlülüğünü on beş yaşını doldurmuş çocuklara özgülüyor.
Ayrım önemli, çünkü “çocuklara özel içerik ayarı” fikri yeni değil. Yeni olan iki şey var: on beş yaş altı için mutlak bir hizmet yasağı ve bu yasağın beyana değil doğrulamaya bağlanması. Fıkraya eklenen üçüncü cümle ise alınan tedbirlerin sosyal ağ sağlayıcısının kendi internet sitesinde yayımlanmasını şart koşuyor, yani yükümlülüğe bir şeffaflık ayağı ekliyor.
15 yaş altı sosyal medya yasağı nasıl olacak?
Yasak, kullanıcının önüne çıkacak tek bir ekrandan ibaret olmayacak. Kanunun kurduğu düzen üç halkadan oluşuyor: platform on beş yaş altına hizmet sunmayacak, bunu sağlamak için yaş doğrulama yapacak ve aldığı tedbirleri kendi sitesinde yayımlayacak.
Bu halkaların hangi teknik çözümle kurulacağını kanun belirlemiyor. Doğrulamanın merkezî bir altyapı üzerinden mi yürüyeceği, platformun kendi çözümünü mü kullanacağı ve hangi kayıtların tutulacağı ikincil düzenlemeye bırakılmış durumda.
Kesin olan, sonucun beyana bırakılamayacağıdır. Kayıt ekranında doğum tarihi soran ama bunu hiçbir kaynakla karşılaştırmayan bir sistem, yasağın uygulanması bakımından “gerekli tedbir” sayılmaz.
Yasağın muhatabı çocuk değil, platformdur
Fıkranın öznesi “sosyal ağ sağlayıcı”dır. Kanun çocuğa “sosyal medya kullanamazsın” demiyor, platforma “bu çocuğa hizmet sunamazsın” diyor. Hukuki teknikte bu fark belirleyicidir: yükümlülüğün ihlalinden doğan sonuç, hizmeti sunan tüzel kişinin idari sorumluluğudur.
Bu yüzden düzenlemeyi “çocuklara ceza geliyor” şeklinde okumak metne aykırıdır. Kanunda çocuğun hesabının kapatılmasının çocuk bakımından ne anlama geldiğine, ailenin bu konuda ne yapması gerektiğine veya kurala aykırı davranan aileye ne yapılacağına ilişkin tek bir hüküm bulunmuyor.
Ailenin hukuki konumu bu düzenlemeden değil, Türk Medeni Kanunu’nun velayete ilişkin hükümlerinden doğuyor. Anne babanın çocuğun dijital hayatı üzerindeki yetkisi ile devletin platforma yüklediği yükümlülük iki ayrı katmandır ve yazının ilerleyen bölümlerinde ayrı ayrı ele alınıyor.
Sosyal Medya Yaş Sınırı Ne Zaman Yürürlüğe Giriyor?
Sosyal medya yaş sınırı 1 Kasım 2026’da yürürlüğe giriyor. 7578 sayılı Kanun’un 27. maddesi, kanunun 22 ve 23. maddelerinin yayımı tarihinden itibaren altı ay sonra, diğer maddelerinin ise yayımı tarihinde yürürlüğe gireceğini düzenliyor.
Kanunun tamamı 1 Mayıs 2026’da yürürlüğe girmiş değildir. Analık izni, sosyal yardımlar ve vergi hükümleri yayım günü işlemeye başladı; sosyal medya ve oyun platformlarına ilişkin iki madde ise altı aylık bir uyum süresine bağlandı. Bu süre platformların teknik altyapı kurabilmesi için tanınmış bir geçiş dönemidir.
Altı aylık sürenin dolduğu tarihe kadar sosyal ağ sağlayıcısının on beş yaş altı kullanıcıya hizmet sunması hukuka aykırı değildir. Yaptırım riski 1 Kasım 2026 sabahından itibaren doğar.
Sosyal medya kanunu ne zaman yürürlüğe girecek: altı ayın hesabı
Yürürlük hükmü “yayımı tarihinden itibaren 6 ay sonra” diyor. Yayım tarihi 1 Mayıs 2026 olduğuna göre altı aylık süre 1 Kasım 2026’da tamamlanır. Kanun metni bunun dışında bir kademelendirme, bir erteleme yetkisi ya da Cumhurbaşkanı kararıyla süreyi uzatma imkânı tanımıyor.
Bazı kaynaklarda tarih “Kasım 2026” ya da “Ekim sonu” olarak geçiyor. Kanunun lafzı tereddüde yer bırakmıyor: altı ayın başlangıcı yayım tarihi, sonu 1 Kasım 2026’dır ve bu tarih yükümlülüğün başladığı gündür, tamamlandığı gün değildir.
Kanunun 22 ve 23. maddeleri aynı yürürlük bendinde yer aldığı için oyun platformlarına ilişkin yükümlülükler de aynı gün başlıyor. İki madde arasında zamanlama farkı yok.
| Aşama | Tarih | Dayanak |
|---|---|---|
| TBMM’de kabul | 22 Nisan 2026 | 7578 s.K. kabul tarihi |
| Resmî Gazete’de yayım | 1 Mayıs 2026 (S. 33240) | 7578 s.K. yayım künyesi |
| Torba kanunun diğer maddeleri | 1 Mayıs 2026 | m.27/1-(b) |
| Sosyal medya ve oyun platformu hükümleri | 1 Kasım 2026 | m.27/1-(a): yayımdan 6 ay sonra |
| İkincil düzenleme (usul ve esaslar) | Kanunda süre yok | 5651 ek m.4 son fıkra |
7578 sayılı kanun Resmî Gazete metni nereden okunur?
Kanunun tam metni 1 Mayıs 2026 tarihli ve 33240 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı. Sosyal medyaya ilişkin hükümler kanunun 22 ve 23. maddelerinde, yürürlük hükmü ise 27. maddesinde yer alıyor.
Kanunun 5651 sayılı Kanun’da yaptığı değişikliklerin işlenmiş hâlini görmek için ise mevzuat bilgi sisteminde yayımlanan güncel metne bakılır. Yürürlük tarihi henüz gelmediği için, değişikliğin konsolide metne işlenmesi bir süre alabilir; bu durumda bağlayıcı olan Resmî Gazete metnidir.
Metni okurken dikkat edilecek nokta, değişikliğin ek 4. maddenin fıkra numaralarını kaydırmış olmasıdır. Yeni fıkralar on dokuzuncu fıkradan sonra eklendiği için, eski metinde yirminci fıkra olarak geçen yaptırım hükmü artık daha sonraki bir sıra numarasını taşıyor.
Sosyal medya yaş sınırı geldi mi, yoksa hâlâ bekleniyor mu?
Hukuken kural gelmiştir: yasa yayımlanmış ve metin yürürlükteki mevzuata girmiştir. Uygulama bakımından ise henüz yürürlüğe girmemiştir. Bu ikili durum, “yasa çıktı mı” sorusunun neden farklı kaynaklarda farklı cevaplandığını açıklıyor.
Yürürlüğe girmemiş bir hükmün pratikte iki sonucu vardır. Birincisi, kural bugün ihlal edilemez; ikincisi, yükümlüsü olan platformlar bu süre içinde uyum çalışması yapmakla fiilen yükümlü hâle gelir, çünkü yürürlük gününde hazır olmayan platform ilk günden yaptırım riski taşır.
Kullanıcı tarafında ise 1 Kasım 2026’dan önce hesap kapatma, kimlik yükleme veya doğrulama talebi gelmesi kanuni bir zorunluluğa dayanmaz. Bu tarihten önce gelen bu tür talepler platformun kendi ticari tercihidir.
Sosyal medya 15 yaş sınırı ne zaman uygulanacak?
Uygulama 1 Kasım 2026’da başlıyor, ancak fiilî uygulamanın niteliğini ikincil düzenleme belirleyecek. Kanun yaş doğrulamanın hangi teknik yöntemle yapılacağını, doğrulamada hangi verinin işleneceğini ve hangi kayıtların tutulacağını düzenlemiyor; bunları “usul ve esaslar” başlığı altında idareye bırakıyor.
Bu nedenle 1 Kasım 2026, yasağın hukuken doğduğu tarihtir; herkesin aynı gün kimlik doğrulama ekranıyla karşılaşacağı anlamına gelmez. Platformların hangi hızda ve hangi yöntemle uyum sağlayacağı, idarenin belirleyeceği çerçeveye ve denetim pratiğine bağlıdır.
Türkiye’nin dışındaki örnekler de aynı tabloyu gösteriyor. Avustralya’da 16 yaş sınırı Aralık 2025’te yürürlüğe girdiğinde uygulama tek seferde değil, platform platform ve kademeli biçimde işlemeye başladı.
Kanun Metni Ne Diyor: 5651 Ek Madde 4’ün Yedinci Fıkrası
Yasağın tamamı tek bir fıkrada yer alıyor ve üç cümleden oluşuyor. Fıkranın yeni hâli şöyle: sosyal ağ sağlayıcı, on beş yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunamaz ve bu hizmetin sunulmaması konusunda yaş doğrulama dâhil gerekli tedbirleri almakla yükümlüdür. Sosyal ağ sağlayıcı, on beş yaşını doldurmuş çocuklara özgü ayrıştırılmış hizmet sunma konusunda gerekli tedbirleri alır. Bu fıkra kapsamında alınan tedbirler sosyal ağ sağlayıcının kendi internet sitesinde yayınlanır.
Metinde ne “yasak” kelimesi geçiyor ne de bir istisna sayılıyor. Kanun koyucu doğrudan bir yapamama hâli kurmuş: hizmet sunamaz. Bu, idare hukukunda mutlak yükümlülük olarak nitelenen, koşula bağlanmamış bir emredici hükümdür.
Yaş doğrulama ise ayrı bir yükümlülük olarak değil, yasağın uygulanma aracı olarak düzenlenmiş. “Yaş doğrulama dâhil gerekli tedbirler” ifadesi, doğrulamanın asgari bir örnek olduğunu, platformun bununla yetinmeyip sonucu sağlayacak her tedbiri almakla yükümlü olduğunu gösteriyor.
“Hizmet sunamaz” ifadesi tam olarak neyi yasaklıyor?
Fıkra hesap açmayı değil, hizmet sunmayı yasaklıyor. Bu, kaydolmanın yanında hizmetin sürdürülmesini de kapsayan geniş bir ifadedir; hâlihazırda açık bir hesabın 1 Kasım 2026’dan sonra çalışmaya devam etmesi de “hizmet sunma”dır.
Kanun hizmetin ücretli olup olmadığına da bakmıyor. Sosyal ağ hizmetlerinin büyük çoğunluğu kullanıcıdan para almadığı için, ücretsiz kullanımın kapsam dışı kaldığı yönündeki bir yorumun metinde dayanağı yoktur.
Hesap açmadan içerik görüntüleme, yani üye olmadan bir profilin herkese açık paylaşımlarına erişme hâli metinde ayrıca düzenlenmemiştir. Bu boşluğun nasıl doldurulacağı ikincil düzenlemeye ve uygulamaya kalıyor.
Ebeveyn izni yasağı ortadan kaldırır mı?
Kaldırmaz. Fıkrada ebeveyn izni, veli onayı veya yasal temsilci rızası şeklinde herhangi bir istisna bulunmuyor. Anne babanın onay vermesi, sosyal ağ sağlayıcısının hizmet sunma yasağını hukuka uygun hâle getirmez.
Bu tercih bilinçli görünüyor. Aynı kanun ebeveyn onayını başka bir yerde, on beş yaşından büyük çocukların ücretli işlemlerinde açıkça kullanıyor. Kanun koyucu ebeveyn onayı kurumunu bildiği hâlde on beş yaş altı yasağına koymamış olması, susmanın tercih olduğunu gösterir.
Uygulamada bu, ailenin kendi çocuğu adına hesap açması hâlinde de yasağın ihlal edilmiş sayılacağı anlamına gelir. Yaptırım yine aileye değil platforma yönelir, ancak platformun bu durumu engelleyici tedbir alma yükümlülüğü sürer.
Alınan tedbirlerin yayımlanması yükümlülüğü
Fıkranın üçüncü cümlesi, alınan tedbirlerin sosyal ağ sağlayıcısının kendi internet sitesinde yayınlanmasını zorunlu kılıyor. Bu, denetimi kolaylaştıran ve kullanıcıya karşı hesap verilebilirlik sağlayan bir şeffaflık kuralıdır.
Yayımlama yükümlülüğü, ek 4. maddede daha önce kurulan raporlama düzeninin devamı niteliğindedir. Sosyal ağ sağlayıcıları zaten altı aylık dönemlerle Türkçe rapor hazırlamak, algoritmalarına ve reklam politikalarına ilişkin bilgileri bu raporlara koymakla yükümlüydü.
Yayımlanan tedbir metni, bir uyuşmazlık çıktığında platformun yükümlülüğünü ne kadar yerine getirdiğini gösteren temel belgedir. Çocuğunun hesabının kapatılması ya da yaş doğrulaması sebebiyle sorun yaşayan bir ailenin ilk bakacağı yer de burasıdır.
15 Yaş Altı Sosyal Medya Yasağı Hangi Uygulamaları Kapsıyor?
Yasak, 5651 sayılı Kanun’un tanımladığı bütün sosyal ağ sağlayıcılarını kapsar. Kanun uygulama adı saymıyor; sosyal etkileşim amacıyla kullanıcıların internet ortamında metin, görüntü, ses, konum gibi içerikleri oluşturmalarına, görüntülemelerine veya paylaşmalarına imkân sağlayan gerçek veya tüzel kişileri tanım kapsamına alıyor.
Tanım işlev odaklıdır. Bir hizmetin kapsama girip girmediği, adının ne olduğuna değil, kullanıcılara içerik oluşturma, görüntüleme veya paylaşma imkânı sunup sunmadığına göre belirlenir. Bu ölçüt, klasik sosyal ağların yanında video paylaşım siteleri, kısa video uygulamaları ve etkileşim özelliği bulunan pek çok hizmeti kapsayacak genişliktedir.
Tanımın sınırındaki hizmetlerde tartışma çıkması beklenir. Kapalı grup mesajlaşması, yalnızca içerik tüketimine dayalı akış hizmetleri ve oyun içi sohbet gibi hâller, ikincil düzenleme netleşene kadar tartışmalı kalacak alanlardır.
15 yaş altı sosyal medya yasağı hangi uygulama için geçerli olacak?
Kanunda uygulama ismi geçmediği için “şu platform kapsamda, bu değil” biçiminde kesin bir liste vermek metne dayanmaz. Ölçüt tanımdır: bir hizmet kullanıcıya içerik oluşturma, görüntüleme veya paylaşma imkânı veriyor ve bunu sosyal etkileşim amacıyla yapıyorsa sosyal ağ sağlayıcıdır.
Bu ölçüte göre paylaşım ve etkileşim üzerine kurulu büyük platformların kapsamda olacağı açıktır. Kapsam dışı kaldığı iddia edilen bir hizmet bakımından ise tartışmayı yürütecek olan, o hizmetin işlevidir; ticari sınıflandırması değil.
Bir hizmetin yurt içi ya da yurt dışı kaynaklı olması da yedinci fıkra bakımından fark yaratmıyor. Ek 4. maddenin bazı fıkraları açıkça “yurt dışı kaynaklı” ifadesini kullanırken yedinci fıkra böyle bir ayrım yapmıyor.
Yasak için günlük erişim eşiği aranıyor mu?
Aranmıyor ve bu, düzenlemenin en çok gözden kaçan yönüdür. Ek 4. maddenin birinci, üçüncü, dördüncü ve altıncı fıkraları yükümlülüğü “Türkiye’den günlük erişimi bir milyondan fazla olan” sosyal ağ sağlayıcılarına bağlar; yeni eklenen yirmi ikinci ve yirmi üçüncü fıkralar ise on milyonluk bir eşik kullanır.
Yedinci fıkra bu eşiklerin hiçbirini kullanmıyor. Cümle doğrudan “sosyal ağ sağlayıcı” ile başlıyor. Dolayısıyla on beş yaş yasağı, günlük erişimi kaç kişi olursa olsun tanıma giren her sosyal ağ sağlayıcısını bağlar.
Bu, küçük ölçekli yerli platformlar bakımından ciddi bir sonuç doğurur. Temsilci bulundurma gibi yükümlülüklerden eşik sebebiyle muaf kalan bir hizmet, on beş yaş yasağından muaf değildir.
| Yükümlülük | Fıkra | Erişim eşiği |
|---|---|---|
| Türkiye temsilcisi belirleme | ek m.4/1 | Günlük 1 milyondan fazla (yurt dışı kaynaklı) |
| Başvurulara 48 saatte cevap | ek m.4/3 | Günlük 1 milyondan fazla |
| Altı aylık şeffaflık raporu | ek m.4/4 | Günlük 1 milyondan fazla |
| Verilerin Türkiye’de barındırılması | ek m.4/6 | Günlük 1 milyondan fazla |
| On beş yaş altına hizmet yasağı | ek m.4/7 | Eşik yok |
| Ebeveyn kontrol araçları | ek m.4/20 | Eşik yok |
| Acil kararların bir saatte uygulanması | ek m.4/22 | Günlük 10 milyondan fazla |
Mesajlaşma, video ve oyun uygulamaları kapsamda mı?
Yalnızca birebir mesajlaşmaya dayanan bir hizmetin sosyal etkileşim amacıyla içerik paylaşma imkânı sunup sunmadığı tartışmalıdır. Buna karşılık durum paylaşımı, kanal, grup akışı gibi özellikler taşıyan mesajlaşma uygulamalarının tanıma yaklaştığı söylenebilir.
Video paylaşım platformları bakımından tablo daha nettir: kullanıcı içerik yükleyip yorum yapabiliyorsa tanım karşılanır. Yalnızca lisanslı içerik izlettiren akış hizmetleri ise kullanıcı içeriği barındırmadığı ölçüde tanımın dışında kalır.
Oyun platformları ayrı bir rejime tabi tutuldu. Aynı torba kanun oyun platformları için 5651 sayılı Kanun’a ek 5. madde ekledi ve bu maddede on beş yaş yasağına yer vermedi; ayrıntısı aşağıda ele alınıyor.
Yaş Doğrulama Nedir ve Yaş Doğrulama Nasıl Yapılır?
Yaş doğrulama, bir kullanıcının beyan ettiği yaşın gerçekten o yaş olduğunun güvenilir bir kaynağa dayanılarak teyit edilmesidir. 5651 sayılı Kanun’un yeni yedinci fıkrası doğrulamayı zorunlu tutuyor, ancak doğrulamanın hangi yöntemle yapılacağını belirlemiyor.
Mevcut uygulamada platformlar yaşı kullanıcı beyanına bağlıyor; kayıt ekranında girilen doğum tarihi hiçbir kaynakla karşılaştırılmıyor. Kanunun getirdiği asıl değişiklik burada: beyan tek başına yeterli bir tedbir sayılmayacak.
Kanun yöntemi belirlemediği için doğrulamanın kimlik belgesi yüklemeyle mi, e-Devlet üzerinden bir onay akışıyla mı, yoksa yüz analizi gibi teknik çözümlerle mi yapılacağı ikincil düzenlemeye bırakılmış durumda. Bu boşluk, düzenlemenin en çok tartışılan yönüdür.
Yaş doğrulama sistemi nasıl kurulacak?
Kamuoyuna yansıyan idari açıklamalara göre planlanan model, kimlik bilgisinin platforma verilmesine değil, doğrulanmış bir yaş bilgisinin platforma iletilmesine dayanıyor. Siber Güvenlik Başkanlığı yetkilileri, kullanıcı için elektronik imzalı bir belge üretileceğini ve bu belgenin yalnızca kişinin on beş yaşın üzerinde olup olmadığı bilgisini taşıyacağını açıkladı.
Bu model veri koruma hukukunda veri minimizasyonu ilkesinin karşılığıdır: doğrulama için gereken asgari veri, kişinin kim olduğu değil, belirli bir yaşın üstünde olup olmadığıdır. Platformun kimlik numarasını, ad soyadını ve doğum tarihini görmeden yalnızca bir “evet” ya da “hayır” alması, sızıntı riskini önemli ölçüde düşürür.
Ancak bu yöntem kanunda yazmıyor. Bugün itibarıyla bağlayıcı olan tek şey fıkranın kendisidir; açıklanan model ikincil düzenlemede yer alana kadar bir taahhüt niteliğindedir ve değişebilir.
Yaş doğrulama prosedürü ve token yöntemi
Açıklanan modelde işleyiş şöyle tarif ediliyor: kullanıcı için bir dijital dosya, yani bir doğrulama jetonu üretiliyor, bu dosya kişinin on beş yaşın üzerinde olup olmadığını gösteriyor ve elektronik imzayla mühürleniyor. Platform bu jetonu doğrulayabiliyor ama arkasındaki kimlik verisine ulaşamıyor.
Yaş doğrulama prosedürünün hukuki değeri, doğrulanabilirliğinde yatar. Elektronik imza taşıyan bir belge, imzayı doğrulayan tarafın belgenin kaynağından ve değiştirilmediğinden emin olmasını sağlar; bu da platformun “gerekli tedbiri aldım” savunmasının temelini oluşturur.
Ailelerin bu aşamada dikkat etmesi gereken nokta, doğrulama sürecinin resmî kanal dışında yürütülmesi taleplerine karşı temkinli olmaktır. Kimlik belgesi fotoğrafı isteyen ve resmî bir kaynağa dayanmayan istekler, kimlik verisinin toplanmasına yönelik dolandırıcılık girişimlerinin bilinen biçimidir; benzer yöntemler internet dolandırıcılığı şikâyet hattı başvurularında sıkça karşımıza çıkıyor.
Sosyal medya yasağı kimlik doğrulama ile mi işleyecek?
Kanun kimlik doğrulama demiyor, yaş doğrulama diyor. İkisi aynı şey değildir: kimlik doğrulama kişinin kim olduğunu tespit eder, yaş doğrulama yalnızca belirli bir yaş eşiğinin aşılıp aşılmadığını gösterir.
Ayrım kişisel verilerin korunması bakımından belirleyicidir. Kimlik doğrulamaya dayanan bir sistem, milyonlarca kullanıcının kimlik verisini platform sunucularında toplar ve tek bir sızıntıda ülke ölçeğinde zarar doğurur. Yaş doğrulamaya dayanan sistem ise bu veriyi hiç üretmemeyi hedefler.
Kanun metni her iki modeli de yasaklamadığı için, hangi modelin kurulacağını ikincil düzenleme belirleyecek. Bu tercih, düzenlemenin kişisel veri hukuku bakımından değerlendirilmesinde belirleyici olacak tek başlıktır.
Google yaş doğrulama kimlik istiyor mu?
Büyük platformların bir kısmı Türkiye’deki düzenlemeden bağımsız olarak, kendi hizmet şartları gereği hâlihazırda yaş doğrulaması yapıyor. Bu doğrulamalar kimi zaman kimlik belgesi yüklemesi, kimi zaman kredi kartı ile teyit, kimi zaman da yüz tahmini teknolojisiyle gerçekleştiriliyor.
Bu mevcut uygulamalar 5651 sayılı Kanun’un yeni hükmünün karşılığı değildir. Platformun kendi politikası gereği yaptığı doğrulama, kanun yürürlüğe girdikten sonra “gerekli tedbir” sayılıp sayılmayacağı bakımından ayrıca değerlendirilecektir.
Kullanıcı açısından pratik sonuç şudur: bugün karşılaşılan doğrulama ekranları Türkiye’deki yasağın uygulaması değil, platformun kendi kuralıdır. Bu ekranlarda talep edilen belgelerin hangi amaçla ve ne kadar süreyle saklanacağı, platformun aydınlatma metninde aranmalıdır.
Ebeveyn Kontrol Araçları Konusunda Kanun Neyi Zorunlu Kılıyor?
Ek 4. maddeye eklenen yirminci fıkra, sosyal ağ sağlayıcısına açık, anlaşılır ve kullanıma elverişli ebeveyn kontrol araçları sağlama yükümlülüğü getiriyor. Fıkra bu araçların içermesi gereken üç mekanizmayı da tek tek sayıyor.
Sayılan mekanizmalar şunlar: hesap ayarlarının kontrol edilmesi; satın alma, kiralama ve ücretli üyelik gibi ücrete dayalı işlemlerin ebeveyn iznine veya onayına tabi kılınması; kullanım süresinin izlenmesi ve bu sürenin sınırlandırılması.
Bu fıkra, on beş yaş altı yasağından bağımsız olarak işler. Yasak zaten on beş yaş altını platform dışında bıraktığına göre, ebeveyn kontrol araçlarının asıl muhatabı on beş yaşını doldurmuş çocuklardır. Düzenleme bu yaş grubunu tamamen serbest bırakmıyor, ailenin denetim imkânını kanunla güvenceye alıyor.
Ebeveyn kontrolü nasıl yapılır?
Kanun ebeveyn kontrolünün teknik olarak nasıl kurulacağını değil, hangi sonuçları sağlaması gerektiğini düzenliyor. Platform, ailenin çocuğun hesap ayarlarını görebileceği ve değiştirebileceği bir arayüz sunmak zorunda; bu arayüzün “kullanıma elverişli” olması da fıkranın açık şartı.
Kullanıma elverişlilik şartı hukuken önemlidir. Teknik olarak var olan ama menülerin derinine gizlenmiş, bulunması uzmanlık gerektiren bir aracın yükümlülüğü karşıladığını söylemek güçtür. Fıkra “açık, anlaşılır ve kullanıma elverişli” ifadesiyle üç ayrı ölçüt koymuş durumda.
Ücrete dayalı işlemlerin ebeveyn onayına bağlanması ise ailelerin en somut kazanımı olacak. Çocuğun uygulama içi satın alma yapması hâlinde doğan uyuşmazlıklar bugüne kadar ağırlıklı olarak Medeni Kanun’un fiil ehliyeti hükümleri üzerinden yürütülüyordu; artık platformun kendisi bir engel kurmakla yükümlü.
Ebeveyn kontrolü nasıl kapatılır?
Kanun ebeveyn kontrolünün kapatılmasına ilişkin bir hüküm içermiyor. Aracın kurulması zorunlu, kaldırılması ise platformun kendi arayüz kurallarına bırakılmış durumda.
Hukuki çerçeve bakımından belirleyici olan, aracı kimin kurduğudur. Velayet hakkı kapsamında ana baba tarafından kurulan bir denetim, çocuğun tek taraflı iradesiyle sona erdirilemez; Medeni Kanun çocuğa ana babasının sözünü dinleme yükümlülüğü yüklerken, ana babaya da olgunluğu ölçüsünde çocuğa hayatını düzenleme olanağı tanımasını emreder.
Çocuk on sekiz yaşını doldurup ergin olduğunda velayet sona erer ve ebeveyn kontrolünün hukuki dayanağı ortadan kalkar. Bu tarihten sonra kontrolün sürdürülmesi, kişilik hakkına müdahale tartışması doğurabilir.
Ebeveyn kontrolü nasıl kaldırılır, nasıl silinir?
Aracın hesaptan tamamen çıkarılması teknik bir işlemdir ve platformun ayar menüsünden yürütülür. Kanun bu işlemi düzenlemediği için, platformdan platforma değişen bir akış söz konusudur.
Hukuken anlamlı olan soru, işlemi kimin yapabileceğidir. Ana babanın velayet hakkına dayanarak kurduğu bir denetimin çocuk tarafından kaldırılması, ana baba ile çocuk arasındaki ilişkide sonuç doğurmaz; velayetten doğan yetki ortadan kalkmış olmaz.
Boşanmış ailelerde ise denetimi kaldırma yetkisi velayet hakkını kullanan ebeveyne aittir. Ortak velayet hâlinde bu konuda anlaşmazlık çıkarsa, uyuşmazlığı çocuğun üstün yararını gözeterek hâkim çözer.
Aldatıcı reklamları engelleme yükümlülüğü
Yirmi birinci fıkra, sosyal ağ sağlayıcısını aldatıcı reklamları engelleyici tedbirleri almakla yükümlü kılıyor. Fıkra tek cümleden ibaret ve muhatabı bakımından bir eşik aramıyor.
Hüküm çocuklara özgü değil, ancak çocuk kullanıcılar bakımından ayrı bir anlam taşıyor. Reklamı içerikten ayırt etme yeteneği yaşla birlikte gelişen bir kabiliyet olduğu için, aldatıcı reklamın en kolay etkilediği kullanıcı grubu çocuklardır.
Bu fıkra ihlal edildiğinde uygulanacak yaptırım da hafif değildir; yirmi birinci fıkra, aşağıda ele alınan küresel ciro cezası kapsamına açıkça dâhil edilmiştir.
Yasağı İhlal Eden Platforma Hangi Yaptırım Uygulanır?
On beş yaş yasağını ihlal eden sosyal ağ sağlayıcısına, bir önceki takvim yılındaki küresel cirosunun yüzde üçüne kadar idari para cezası verilebilir. Bu, 5651 sayılı Kanun’daki en ağır para cezası kalemidir ve maktu bir tutara değil, şirketin dünya genelindeki gelirine bağlanmıştır.
Cezanın dayanağı ek 4. maddenin yaptırım fıkrasıdır. Bu fıkra hangi fıkraların ihlalinin ciro cezasına tabi olduğunu tek tek sayar ve yedinci fıkra bu listede zaten yer alıyordu; 7578 sayılı Kanun listeyi genişleterek yeni eklenen ebeveyn kontrolü, aldatıcı reklam ve yayın engelleme fıkralarını da kapsama aldı.
Kamuoyunda dolaşan bir milyon ile otuz milyon lira arasındaki rakamlar bu cezaya ait değildir. O tutarlar, aynı kanunla getirilen oyun platformu rejimine aittir ve sosyal ağ sağlayıcılarının on beş yaş yükümlülüğüyle ilgisi yoktur.
Küresel cironun yüzde üçüne kadar idari para cezası
Ciro esaslı ceza, maktu cezaların büyük şirketler üzerinde caydırıcılığını yitirmesi sorununa verilen cevaptır. Yıllık geliri yüz milyarlarca dolara ulaşan bir platform bakımından on milyon liralık bir ceza işletme gideri kalemine dönüşürken, küresel cironun yüzde üçü şirketin kâr yapısını doğrudan etkiler.
Fıkra “yüzde üçüne kadar” diyerek bir üst sınır koyuyor; alt sınır belirlemiyor. Bu, idareye takdir yetkisi tanıyan bir formülasyondur ve ihlalin ağırlığına göre farklı oranlar uygulanmasına imkân verir.
Cezanın matrahı Türkiye cirosu değil, küresel cirodur. Türkiye’den elde edilen gelirin görece küçük olması, cezanın da küçük kalacağı anlamına gelmez; kanun koyucu matrahı bilinçli olarak dünya geneline bağlamıştır.
Reklam yasağı ve bant genişliği daraltma zinciri
7578 sayılı Kanun, para cezasının ödenmesiyle yetinmeyip yükümlülüğün fiilen yerine getirilmesini sağlayacak bir kademeli baskı zinciri kurdu. Zincir yaptırım fıkrasına eklenen cümlelerle işliyor ve her basamağın kendi süresi var.
İlk basamak reklam yasağıdır: idari para cezasının tebliğinden itibaren otuz gün içinde yükümlülük yerine getirilmezse, Türkiye’de mukim vergi mükellefi gerçek ve tüzel kişilerin ilgili platforma yeni reklam vermesi yasaklanır, yeni sözleşme kurulamaz ve para transferi yapılamaz.
İkinci ve üçüncü basamaklar bant genişliğine iner. Reklam yasağından itibaren üç ay içinde uyum sağlanmazsa internet trafiği bant genişliğinin yüzde elli oranında daraltılması için sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir; bu kararın uygulanmasından itibaren otuz gün daha geçerse oran yüzde doksana kadar çıkarılabilir. Hâkim ikinci başvuruda yüzde elliden düşük olmamak kaydıyla daha düşük bir oran belirleyebilir.
| Basamak | Koşul | Sonuç |
|---|---|---|
| 1 | Yükümlülüğün ihlali | Küresel cironun %3’üne kadar idari para cezası |
| 2 | Cezanın tebliğinden itibaren 30 gün içinde uyum yok | Türkiye’den yeni reklam verme yasağı, sözleşme ve para transferi yasağı |
| 3 | Reklam yasağından itibaren 3 ay içinde uyum yok | Bant genişliğinde %50 daraltma için sulh ceza hâkimliğine başvuru |
| 4 | Kararın uygulanmasından 30 gün sonra uyum yok | Bant genişliğinde %90’a kadar daraltma talebi |
| Sona erme | Yükümlülük yerine getirilirse | Reklam yasağı kaldırılır, hâkim kararları kendiliğinden hükümsüz kalır |
Hangi yükümlülükler ciro cezası kapsamında değil?
Yaptırım fıkrasının saydığı liste sınırlıdır ve bu sınır kanunilik ilkesinin gereğidir. Listede yer almayan bir fıkranın ihlali, ciro esaslı ceza ile karşılanamaz.
Nitekim yeni eklenen fıkralardan biri listeye alınmamıştır: Türkiye’den günlük erişimi on milyondan fazla olan platformların, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde verilen kararları derhâl ve en geç bir saat içinde uygulama yükümlülüğü ciro cezası kapsamına dâhil edilmemiştir. Kanun koyucu yeni fıkralardan üçünü listeye eklerken bu fıkrayı dışarıda bırakmıştır.
Bu, söz konusu yükümlülüğün yaptırımsız olduğu anlamına gelmez; ilgili kararların uygulanmamasına bağlanan diğer tedbirler saklıdır. Ancak ciro cezası bakımından kapsam dışıdır ve bu ayrımı gözden kaçıran bir değerlendirme hatalı sonuç verir.
Bilgi ve belge verme süresi neden kısaldı?
7578 sayılı Kanun, sosyal ağ sağlayıcısının idarece istenen bilgi ve belgeleri verme süresini de değiştirdi. Önceki metinde bu süre “en geç üç ay” idi; yeni metinde “derhâl ve on beş günü geçmemek üzere Başkanlık tarafından belirlenecek süre” hâline geldi.
Değişiklik denetimin hızını doğrudan etkiliyor. Üç aylık süre, bir ihlalin tespiti ile yaptırımın uygulanması arasındaki mesafeyi tek başına bir çeyrek yıl uzatıyordu; on beş günlük üst sınır bu mesafeyi ciddi biçimde kısaltıyor.
Süre kısalması, on beş yaş yükümlülüğünün denetlenmesi bakımından da anlamlıdır. Yaş doğrulama tedbirlerinin yeterliliği ancak platformdan alınacak teknik bilgi ile ölçülebileceği için, bu bilgiye erişim süresi denetimin etkinliğini belirler.
Denetimi Kim Yapacak: BTK mı, Siber Güvenlik Başkanlığı mı?
5651 sayılı Kanun’un uygulanmasında yetkili makam artık Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu değil, Siber Güvenlik Başkanlığı’dır. Kanunun tanımlar maddesine 24 Temmuz 2026 tarihli 7590 sayılı Kanun’la eklenen bent, “Başkanlık” ifadesini Siber Güvenlik Başkanlığı olarak tanımlıyor; “Başkan” ifadesi de Siber Güvenlik Başkanı’nı gösteriyor.
Bu değişiklik 7578 sayılı Kanun’dan üç ay sonra yapıldı ve doğrudan sosyal medya düzenlemesiyle ilgili değil; 7545 sayılı Siber Güvenlik Kanunu ile kurulan yapının tamamlanmasına yönelik bir uyum düzenlemesiydi. Sonucu ise sosyal medya rejimini de kapsıyor.
Ek 4. maddede geçen bütün “Başkanlık” ve “Başkan” ifadeleri bu tanıma tabidir. Yani idari para cezasını kesecek, reklam yasağı kararı verecek, sulh ceza hâkimliğine başvuracak ve usul ile esasları belirleyecek makam Siber Güvenlik Başkanlığı’dır.
Yetki devri nasıl gerçekleşti?
5651 sayılı Kanun’un ek 3. maddesi, diğer mevzuatta Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’na yapılan atıfların Siber Güvenlik Başkanlığı’na, Telekomünikasyon İletişim Başkanı’na yapılan atıfların ise Siber Güvenlik Başkanı’na yapılmış sayılacağını düzenliyor. Bu hüküm de aynı düzenlemeyle bugünkü hâlini aldı.
Aynı kanunla, tanımlar maddesindeki bazı bentler ve Başkanlığın görevlerini düzenleyen maddenin iki fıkrası yürürlükten kaldırıldı. Yapı bütünüyle Siber Güvenlik Başkanlığı etrafında yeniden kuruldu.
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu kanundan tümüyle çıkmış değildir; “Kurum” tanımı yerinde duruyor ve elektronik haberleşme mevzuatındaki yetkileri devam ediyor. Ancak sosyal ağ sağlayıcılarına yönelik yükümlülük ve yaptırım düzeninin muhatabı Başkanlıktır.
Bu ayrım neden pratikte önemli?
Bir idari yaptırıma karşı başvuru yapılacaksa, işlemi tesis eden makamın doğru tespit edilmesi zorunludur. Yanlış makama yöneltilen başvurular süre kaybına, bazen de hak kaybına yol açar.
İkinci olarak, ikincil düzenlemeyi çıkaracak makam da budur. Yaş doğrulamanın usul ve esaslarını belirleyecek metin Siber Güvenlik Başkanlığı tarafından hazırlanacak; bu metnin hukuka uygunluğu denetimi de aynı işleme karşı açılacak iptal davasında yapılacaktır.
Üçüncü olarak, konunun kurumsal olarak siber güvenlik başlığı altına taşınmış olması, yaş doğrulama altyapısının veri güvenliği boyutunun ağırlık kazanacağına işaret ediyor. Kimlik verisi işleyen merkezî bir doğrulama altyapısı, tasarımı kadar korunmasıyla da değerlendirilecek bir yapıdır.
Çocuğa veya Ebeveyne Ceza Verilebilir mi?
Verilemez. 7578 sayılı Kanun’un 5651 sayılı Kanun’da yaptığı değişikliklerin hiçbirinde çocuğa ya da anne babaya yönelik bir idari yaptırım veya ceza hükmü bulunmuyor. Yükümlülüğün tek muhatabı sosyal ağ sağlayıcısıdır.
Kanunda yaşını yanlış beyan eden çocuğa, doğrulamayı aşan kullanıcıya veya çocuğuna hesap açan ebeveyne uygulanacak bir müeyyide de yoktur. Kabahatler hukukunda ve ceza hukukunda kanunilik ilkesi geçerli olduğu için, kanunda yazmayan bir yaptırım kıyas yoluyla uygulanamaz.
Bu, ailenin hiçbir hukuki sorumluluğu bulunmadığı anlamına gelmez. Çocuğun sosyal medya kullanımı sırasında üçüncü kişilere zarar vermesi hâlinde ana babanın gözetim yükümlülüğünden doğan sorumluluğu ayrı bir başlıktır ve çocuğun suçundan ailenin sorumluluğu çerçevesinde değerlendirilir.
Yaşını yanlış beyan eden çocuğun durumu
Yaşını büyük göstererek hesap açan bir çocuk bakımından kanun herhangi bir sonuç öngörmüyor. Platform bakımından ise durum farklıdır: yaş doğrulamayı beyanla sınırlı tutan ve gerçek doğrulama yapmayan bir sağlayıcı, “gerekli tedbirleri aldım” savunmasını yapamaz.
Kanunun kurduğu mantık tam da budur: sorumluluk kullanıcının doğruyu söylemesine değil, platformun doğrulama yapmasına bağlanmıştır. Beyanın yanlışlığı platformu sorumluluktan kurtarmaz, aksine tedbirin yetersizliğini gösterir.
Ceza sorumluluğu bakımından ise çocuğun yaşı ayrıca belirleyicidir. On iki yaşını doldurmamış çocukların ceza sorumluluğu hiç yoktur; on iki ile on beş yaş arası çocuklarda ise algılama yeteneği ölçülür. Bu ayrımların ayrıntısı suça sürüklenen çocuk başlığında ele alınıyor.
Ebeveynin hesap açması hâlinde ne olur?
Ebeveynin kendi kimliğiyle açtığı bir hesabı çocuğuna kullandırması, kanunun yaptırım düzeni bakımından ebeveyni muhatap hâline getirmez. Böyle bir durumda dahi hukuka aykırılık, hizmetin on beş yaş altı bir çocuğa fiilen sunulmasında ve platformun buna engel olacak tedbiri almamış olmasında aranır.
Bununla birlikte bu tercih, aile hukuku bakımından sonuçsuz değildir. Velayet hakkı çocuğun menfaatini gözetme yükümlülüğüyle birlikte gelir; çocuğun gelişimini tehlikeye atan bir kullanım, koruma tedbirlerine yol açabilecek bir olgudur.
Boşanmış ailelerde bu konu velayet ve kişisel ilişki uyuşmazlıklarının içine girebiliyor. Çocuğun dijital hayatına ilişkin kararların hangi ebeveyn tarafından alınacağı, velayetin kimde olduğuna bağlıdır ve velayet düzenlemesinin kapsamında değerlendirilir.
On Beş Yaşından Küçük Çocukların Mevcut Hesapları Ne Olacak?
Kanun bu soruya cevap vermiyor. 7578 sayılı Kanun’da 5651 sayılı Kanun bakımından herhangi bir geçiş hükmü yok; kanunun tek geçici maddesi analık izin sürelerine ilişkindir ve sosyal medyayla ilgisi bulunmuyor.
Bu boşluk, mevcut hesapların akıbetini yürürlük tarihindeki hukuki duruma bırakıyor. Yasak “hizmet sunamaz” biçiminde kurulduğuna göre, 1 Kasım 2026’dan itibaren on beş yaş altı bir kullanıcıya hizmet sunulmaya devam edilmesi de yasağın kapsamındadır.
Uygulamada platformların mevcut kullanıcı kitlesini yaş bakımından tarayıp taramayacağı, tarayacaksa hangi yöntemle tarayacağı ikincil düzenlemeye kalıyor. Kanun bu konuda ne bir yükümlülük ne de bir muafiyet getiriyor.
Hesap kapatılırsa içerik ve veriler ne olur?
Hesabın kapatılması hâlinde çocuğun paylaştığı içeriklerin ve hesapla ilişkili kişisel verilerin akıbeti, 5651 sayılı Kanun’da değil kişisel verilerin korunması mevzuatında aranır. İşlenmesini gerektiren sebep ortadan kalkan kişisel verilerin silinmesi, yok edilmesi veya anonim hâle getirilmesi gerekir.
Bu, ilgili kişinin talebine bağlı olmayan bir yükümlülüktür; veri sorumlusu resen de hareket etmekle yükümlüdür. Çocuğun yasal temsilcisi bu yönde ayrıca başvuru yapabilir ve talebin karşılanmaması hâlinde Kişisel Verileri Koruma Kurulu’na şikâyet yolu açıktır.
Verinin hukuka aykırı biçimde işlenmesi zarar doğurmuşsa tazminat da istenebilir. Bu yolun işleyişi, süresi ve görevli mahkemesi KVKK tazminat davası başlığında ayrıntılı olarak inceleniyor.
Çocuk on beş yaşını doldurunca hesabı geri açılır mı?
Kanun kapatılan bir hesabın yaş şartının gerçekleşmesiyle yeniden açılmasına ilişkin bir hüküm içermiyor. Yaş eşiği aşıldığında yasak ortadan kalkar, ancak eski hesabın iade edilmesi kanuni bir hak olarak düzenlenmemiştir.
On beş yaşını dolduran çocuk bakımından yasak yerini ayrıştırılmış hizmet yükümlülüğüne bırakır. Platform bu yaş grubuna yaşına uygun biçimde ayrıştırılmış bir hizmet sunmak ve ebeveyn kontrol araçlarını sağlamakla yükümlüdür.
Erginlik on sekiz yaşın doldurulmasıyla başladığı için, on beş ile on sekiz yaş arası kullanıcı hukuken hâlâ çocuktur. Bu üç yıllık aralık, kanunun “ayrıştırılmış hizmet” ve “ebeveyn kontrolü” kavramlarıyla düzenlediği asıl alandır.
Oyun Platformları İçin Ne Değişti?
Aynı torba kanun, 5651 sayılı Kanun’a ek 5. maddeyi ekleyerek oyun platformlarını ilk kez doğrudan düzenledi. Bu madde çoğu haberde ve rehber yazıda hiç ele alınmıyor, oysa çocukların ekran süresinin önemli bir bölümü oyun platformlarında geçiyor.
Ek 5. maddede on beş yaş altına hizmet yasağı yoktur. Oyun platformlarına getirilen yükümlülükler derecelendirme, Türkiye temsilcisi bulundurma, ebeveyn kontrol araçları sağlama ve idareye bilgi verme başlıklarında toplanıyor.
Bu tercih, iki rejim arasında bilinçli bir fark yaratıyor: sosyal ağda çocuğun erişimi yaş eşiğiyle kapatılırken, oyun platformunda erişim açık bırakılıp içerik yaş kriterine göre derecelendiriliyor.
Derecelendirme yükümlülüğü nasıl işliyor?
Ek 5. maddenin birinci fıkrasına göre oyun platformu, usulüne uygun olarak derecelendirilmeyen oyunları sunamaz. Maddede bu kurala bir çıkış yolu da bırakılmış: derecelendirilmemiş oyunlar, en yüksek yaş kriterine göre derecelendirilmek kaydıyla sunulabilir.
Bu, uygulamada varsayılan olarak en kısıtlayıcı sınıflandırmayı zorunlu kılan bir kuraldır. Derecelendirme yapılmamışsa oyun otomatik olarak en üst yaş grubuna atanır ve alt yaş gruplarına sunulamaz.
Aynı fıkra, oyun platformunun içerik veya yer sağlayıcı olmaktan doğan sorumluluklarının saklı olduğunu ve usulüne uygun derecelendirilmemiş içerikleri çıkarmakla yükümlü bulunduğunu da düzenliyor.
Türkiye temsilcisi ve yüz bin kişilik eşik
Türkiye’den günlük erişimi yüz binden fazla olan yurt dışı kaynaklı oyun platformu, Türkiye’de gerçek veya tüzel kişi temsilci belirlemek ve bu temsilciye ilişkin bilgileri Başkanlığa bildirmekle yükümlü. Temsilcinin iletişim bilgileri, internet sitesinde kolayca görülebilecek ve doğrudan erişilebilecek şekilde yayımlanmalı.
Eşik farkı dikkat çekicidir. Sosyal ağ sağlayıcıları için temsilci yükümlülüğü günlük bir milyon erişim eşiğine bağlıyken, oyun platformlarında eşik yüz bine indirilmiş durumda. Kanun koyucu oyun ekosistemindeki muhatapsızlık sorununu daha düşük bir eşikle çözmeyi tercih etmiş.
Temsilci, idari ve adli makamlardan gelen tebligat, bildirim ve taleplerin gereğinin yerine getirilmesini sağlamak üzere belirleniyor. Bu, oyun içi taciz, dolandırıcılık veya içerik uyuşmazlıklarında Türkiye’den başvuru yapılabilecek bir muhatap yaratıyor.
Oyun platformunda ebeveyn kontrolü neden daha dar?
Oyun platformları için öngörülen ebeveyn kontrol araçları iki mekanizma içeriyor: hesap ayarlarının kontrol edilmesi ve ücrete dayalı işlemlerin ebeveyn iznine veya onayına tabi kılınması. Sosyal ağ sağlayıcıları için sayılan üçüncü mekanizma, yani kullanım süresinin izlenmesi ve sınırlandırılması, oyun platformları bakımından listeye alınmamıştır.
Bu fark metinden açıkça okunuyor ve kanun koyucunun tercihi olarak değerlendirilmelidir. Ekran süresi tartışmasının en yoğun yaşandığı alanın oyun olduğu düşünülürse, sonuç ilk bakışta beklenenin tersidir.
Uygulamada birçok oyun platformu zaten süre sınırlama özelliği sunuyor. Ancak bu, kanuni bir yükümlülük değil, platformun kendi tercihidir; kaldırılması hâlinde ek 5. maddeye aykırılıktan söz edilemez.
Oyun platformlarında yaş doğrulama: Roblox ve benzeri hizmetler
Ek 5. madde oyun platformlarına yaş doğrulama yükümlülüğü getirmiyor. Kanunun bu alanda seçtiği araç doğrulama değil derecelendirmedir: oyun içeriği yaş kriterine göre sınıflandırılır, sınıflandırılmamış oyun en yüksek yaş grubuna atanır.
Çocukların yoğun kullandığı, kullanıcı üretimi içerik ve sohbet barındıran oyun hizmetlerinde bu ayrım tartışma yaratacak niteliktedir. Bir hizmet hem oyun sunuyor hem de kullanıcıların birbirleriyle içerik paylaşmasına imkân veriyorsa, sosyal ağ sağlayıcı tanımına da girip girmediği ayrıca değerlendirilir.
Bu değerlendirme sonucunda bir hizmet her iki tanımı da karşılıyorsa, iki rejimin yükümlülükleri birlikte uygulanır. Ek 5. madde, oyun platformunun içerik veya yer sağlayıcı olmaktan doğan sorumluluklarının saklı olduğunu zaten açıkça söylüyor.
Oyun platformuna verilecek idari para cezaları
Oyun platformlarında yaptırım rejimi maktu tutarlara dayanıyor. Yükümlülüğünü yerine getirmeyen platforma önce bildirimde bulunuluyor; bildirimden itibaren otuz gün içinde uyum sağlanmazsa bir milyon liradan on milyon liraya kadar idari para cezası verilebiliyor.
Cezanın tebliğinden itibaren otuz gün içinde de uyum sağlanmazsa on milyon liradan otuz milyon liraya kadar bir kez daha idari para cezası verilebiliyor. Ceza miktarı ihlalin niteliği, ağırlığı, kullanıcılar üzerindeki etkisi ve meydana gelen zarar dikkate alınarak takdir ediliyor.
Bundan sonrası bant genişliğine iniyor: ikinci cezanın tebliğinden otuz gün sonra yüzde otuz, o kararın uygulanmasından otuz gün sonra yüzde elliye kadar daraltma için sulh ceza hâkimliğine başvurulabiliyor. Yükümlülük yerine getirilirse verilen idari para cezalarının dörtte biri tahsil ediliyor ve hâkim kararları kendiliğinden hükümsüz kalıyor.
| Karşılaştırma | Sosyal ağ sağlayıcı (ek m.4) | Oyun platformu (ek m.5) |
|---|---|---|
| On beş yaş altına hizmet yasağı | Var | Yok |
| Yaş doğrulama zorunluluğu | Var | Yok (yerine derecelendirme) |
| Temsilci eşiği (yurt dışı kaynaklı) | Günlük 1 milyon | Günlük 100 bin |
| Ebeveyn kontrolü: hesap ayarları | Var | Var |
| Ebeveyn kontrolü: ücretli işlem onayı | Var | Var |
| Ebeveyn kontrolü: süre sınırlama | Var | Yok |
| İdari para cezası | Küresel cironun %3’üne kadar | 1-10 milyon TL, tekrarında 10-30 milyon TL |
| Bant daraltma oranları | %50, sonra %90’a kadar | %30, sonra %50’ye kadar |
| İkincil düzenlemenin adı | Usul ve esaslar | Yönetmelik |
Yaş Doğrulama Kişisel Verilerin Korunması Bakımından Ne Anlama Geliyor?
Yaş doğrulama, tanımı gereği kişisel veri işleme faaliyetidir. Bir kişinin yaşının belirli bir eşiğin üstünde olup olmadığının tespiti, kimliği belirli ya da belirlenebilir bir gerçek kişiye ilişkin bilgi üretilmesi anlamına gelir ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun kapsamına girer.
İşlemenin hukuki sebebi bakımından tablo görece nettir: kanunlarda açıkça öngörülme hâli, ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın veri işlenmesine imkân tanır. 5651 sayılı Kanun yaş doğrulamayı açıkça zorunlu kıldığına göre, doğrulama için gereken asgari verinin işlenmesi bu sebebe dayandırılabilir.
Asıl tartışma hukuki sebepte değil, ölçüde çıkacak. Kanunun izin verdiği şey yaşın doğrulanmasıdır; kimlik belgesinin tamamının kopyalanması, saklanması ve başka amaçlarla kullanılması bu izne dayandırılamaz.
KVKK’da çocuğa özgü bir hüküm var mı?
Yok. 6698 sayılı Kanun’un metninde “çocuk” kelimesi hiç geçmiyor; çocuğun rızasının hangi yaştan itibaren geçerli olacağına, ne zaman veli onayı aranacağına ilişkin özel bir düzenleme bulunmuyor.
Bu boşluk Türk veri koruma hukukunun bilinen eksikliklerinden biridir. Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü çocuğun rızası için yaş eşiği belirleyip veli onayı mekanizması kurarken, Türk hukukunda çocuğun rızası genel ehliyet kurallarıyla çözülmeye çalışılıyor.
5651 sayılı Kanun’a giren on beş yaş eşiği, bu tabloda dolaylı bir işlev görüyor: veri koruma kanunundan değil internet mevzuatından gelen, ancak çocuğun dijital ortamdaki konumuna ilk kez sayısal bir sınır çizen bir hüküm.
Veri minimizasyonu neden bu düzenlemenin can alıcı noktası?
Kişisel veriler işlendikleri amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olmak zorundadır. Yaş doğrulamada amaç, kişinin on beş yaşın üstünde olup olmadığını bilmektir; bu amaç için kimlik numarasına, ad soyada veya belge görüntüsüne ihtiyaç bulunmaz.
Merkezî bir doğrulama altyapısının platforma yalnızca olumlu ya da olumsuz bir sonuç iletmesi, ölçülülük ilkesine bu nedenle uygundur. Buna karşılık her platformun kendi başına kimlik belgesi toplaması, milyonlarca kişinin kimlik verisinin onlarca farklı sunucuda çoğaltılması sonucunu doğurur.
Bu ikinci senaryonun riski soyut değildir. Kimlik verisi sızıntıları, sahte hesap açma ve kimlik hırsızlığından başlayarak özel hayatın gizliliğini ihlal iddialarına kadar uzanan bir zarar zinciri üretir.
Türk Medeni Kanunu Açısından On Beş Yaş Neden Bir Eşik?
On beş yaş, Türk hukukunda 5651 sayılı Kanun’la ilk kez ortaya çıkmış bir sayı değil. Türk Medeni Kanunu, on beş yaşını dolduran küçüğün kendi isteği ve velisinin rızasıyla mahkeme kararıyla ergin kılınabileceğini düzenliyor.
Bu hüküm, on beş yaşın medeni hukukta iradenin ciddiye alınmaya başladığı eşik olarak kabul edildiğini gösterir. Kanun koyucunun sosyal ağ düzenlemesinde de aynı sayıyı seçmiş olması, sistemin iç tutarlılığı bakımından anlamlıdır.
Buna karşılık erginlik on sekiz yaşın doldurulmasıyla başlar; evlenme de kişiyi ergin kılar. Dolayısıyla on beş yaş bir ehliyet eşiği değil, iradeye hukuki sonuç bağlanmaya başlanan bir ara basamaktır.
Erginlik, ayırt etme gücü ve fiil ehliyeti
Medeni Kanun ayırt etme gücünü, yaşının küçüklüğü veya benzeri sebeplerle akla uygun biçimde davranma yeteneğinden yoksun olmama hâli olarak tanımlar. Ayırt etme gücü bulunmayanların, küçüklerin ve kısıtlıların fiil ehliyeti yoktur.
Ayırt etme gücüne sahip küçükler ise sınırlı ehliyetsiz sayılır ve yasal temsilcilerinin rızası olmadıkça kendi işlemleriyle borç altına giremezler. Karşılıksız kazanmada ve kişiye sıkı sıkıya bağlı hakları kullanmada bu rıza aranmaz.
Ayırt etme gücüne sahip küçüklerin haksız fiillerinden sorumlu olduğunu da aynı hüküm söylüyor. Yani çocuğun sözleşme yapma ehliyeti sınırlıyken, verdiği zarardan doğan sorumluluğu sınırlı değildir.
Sosyal medya kullanım sözleşmesi bir borç doğurur mu?
Sosyal ağ hizmetine üye olmak, platformun kullanım şartlarını kabul etmek anlamına gelir. Bu şartlar kullanıcıya yükümlülükler getirir: içerik kurallarına uyma, hesabın güvenliğinden sorumlu olma, uyuşmazlıklarda belirli usullere tabi olma gibi.
Hizmetin ücretsiz olması bu tabloyu değiştirmez. Kullanım şartları karşılıklı yükümlülük içerdiği ölçüde, sınırlı ehliyetsizin yasal temsilcinin rızası olmadan giremeyeceği bir işlem alanına girilmiş olur. Bu nedenle on beş yaş altı çocuğun tek başına kurduğu üyelik ilişkisi, yeni düzenlemeden bağımsız olarak da tartışmalıydı.
Uygulama içi satın almalarda tablo daha nettir. Çocuğun yasal temsilcinin rızası olmadan yaptığı ücretli işlemler, borç altına girme yasağı sebebiyle geçerli değildir; kanunun ücretli işlemleri ebeveyn onayına bağlaması bu kuralı teknik olarak da güvenceye alıyor.
Velayet hakkı ve ana babanın yükümlülüğü
Ergin olmayan çocuk ana ve babasının velayeti altındadır. Medeni Kanun ana babaya, çocuğun bakım ve eğitimi konusunda onun menfaatini göz önünde tutarak gerekli kararları alma ve uygulama görevi yükler.
Aynı hüküm iki yönlü bir denge kurar: çocuk ana babasının sözünü dinlemekle yükümlüdür, ana baba da olgunluğu ölçüsünde çocuğa hayatını düzenleme olanağı tanır ve önemli konularda olabildiğince onun düşüncesini göz önünde tutar. Dijital hayatın denetimi bu dengenin içinde kurulur.
Ana baba çocuğun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişimini sağlamak ve korumakla da yükümlüdür. Sosyal medya kullanımına ilişkin sınırların hukuki temeli, kanunun platforma yüklediği yükümlülükten önce buradadır.
Çocuk Sosyal Medyada Zarar Görürse Ebeveyn Ne Yapabilir?
Yaş sınırı düzenlemesi, zarar doğduktan sonra işletilecek yolların yerini almıyor. Çocuğun sosyal medyada hakarete, tehdide, görüntüsünün izinsiz paylaşılmasına veya tacize maruz kalması hâlinde mevcut hukuki yollar aynen işler.
Bu yollar üç koldan ilerler: içeriğin ortadan kaldırılması, faile karşı ceza yoluna gidilmesi ve doğan zararın tazmini. Üçü birbirinin alternatifi değildir, aynı anda işletilebilir.
Zaman baskısı en çok birinci kolda hissedilir. İçerik yayıldıkça zarar büyüdüğü için, kaldırma talebinin ilk saatlerde yapılması sonraki aşamaların da etkinliğini artırır.
İçeriğin çıkarılması ve erişimin engellenmesi
5651 sayılı Kanun, kişilik hakkı ihlal edilenlere içeriğin çıkarılması ve erişimin engellenmesi için sulh ceza hâkimliğine başvurma imkânı tanır. Bu yol, dava açmadan ve failin kim olduğunu bilmeden de işletilebilir.
Günlük erişimi bir milyondan fazla olan sosyal ağ sağlayıcıları, kişilik hakkı ve özel hayatın gizliliğine ilişkin başvurulara en geç kırk sekiz saat içinde olumlu ya da olumsuz cevap vermekle yükümlüdür; olumsuz cevaplar gerekçeli olmak zorundadır.
Hukuka aykırılığı hâkim veya mahkeme kararıyla tespit edilen bir içerik platforma bildirildiği hâlde yirmi dört saat içinde kaldırılmazsa, sosyal ağ sağlayıcısı doğan zararlardan sorumlu olur. Bu sorumluluğun işletilmesi için içerik sağlayıcıya dava açılmış olması da aranmaz.
Ceza yolu ve çocuk koruma tedbirleri
Sosyal medya üzerinden işlenen fiiller çoğu zaman bağımsız suç tiplerini karşılar. Hakaret, tehdit, şantaj, özel hayatın gizliliğini ihlal ve çocuğun cinsel istismarı bunların başında gelir; sosyal medya üzerinden hakaret suçu bakımından işleyiş ayrıca ele alınmıştır.
Mesaj ve paylaşım yoluyla gerçekleşen cinsel içerikli rahatsız etmeler bakımından da ayrı bir suç tipi söz konusudur; telefonla ve mesajla cinsel taciz uygulamasında bu fiillerin nasıl değerlendirildiği görülebilir.
Çocuk korumaya ilişkin ayak ise ceza yolundan bağımsız işler. Çocuğun bedensel, zihinsel, ahlaki, sosyal ve duygusal gelişimi tehlikede ise koruyucu ve destekleyici tedbirlere karar verilebilir; dijital risklerden korunmaya yönelik yeni tedbir türleri de yönlendirme tedbirleri başlığı altında düzenlenmiştir.
Tazminat talebi
Kişilik hakkı zedelenen çocuk adına maddi ve manevi tazminat istenebilir. Talebi yasal temsilci sıfatıyla ana baba ileri sürer; velayetin tek ebeveynde olduğu hâllerde bu ebeveyn tek başına hareket eder.
Manevi tazminatta belirleyici olan, saldırının ağırlığı, yayılma alanı ve mağdurun içinde bulunduğu durumdur. Çocuk mağdurlarda yaşın küçüklüğü ve saldırının gelişim üzerindeki etkisi ayrıca gözetilir.
Kişisel verinin hukuka aykırı işlenmesinden doğan zararlar bakımından ise ayrı bir tazminat yolu vardır ve genel hükümlere göre işler. Bu yolun ayrıntıları, süreleri ve görevli mahkemesi manevi tazminat davası uygulamasıyla birlikte değerlendirilmelidir.
Sosyal Medyada Çocuk Mahremiyeti ve Çocuk Paylaşımı
Sosyal medyada çocuk mahremiyeti, yalnızca çocuğun kendi kullanımıyla ilgili bir mesele değil. Çocuğun görüntüsünü, adını, okulunu ve günlük hayatını paylaşan çoğu zaman çocuğun kendisi değil, çevresindeki yetişkinlerdir.
Yeni düzenleme bu boyuta dokunmuyor. On beş yaş yasağı çocuğun hizmet alıcısı olmasını engelliyor; çocuğun başkasının hesabında içerik konusu olmasına ilişkin bir hüküm getirmiyor.
Dolayısıyla bu alanda uygulanacak kurallar genel hükümlerdir: kişilik hakkının korunması, kişisel verilerin işlenmesine ilişkin ilkeler ve çocuğun üstün yararı ölçütü.
Sosyal medyada çocuk fotoğrafı paylaşmak: ebeveynin sınırı nerede?
Velayet hakkı ana babaya çocuğu temsil etme yetkisi verir, ancak bu yetki sınırsız değildir. Temsil yetkisi çocuğun menfaatiyle sınırlıdır; çocuğun kişiliğine zarar veren bir kullanım, velayetten doğan yetkinin kapsamında sayılamaz.
Boşanmış ailelerde çocuğun görüntüsünün paylaşılması sık uyuşmazlık konusudur. Velayet kendisinde olmayan ebeveynin paylaşımlarına diğer ebeveynin itiraz etmesi hâlinde, uyuşmazlığı çocuğun üstün yararı ölçütüyle hâkim çözer.
Çocuk büyüdükçe kendi görüntüsü üzerindeki söz hakkı da ağırlık kazanır. Ana babanın olgunluğu ölçüsünde çocuğun düşüncesini göz önünde tutma yükümlülüğü, dijital paylaşımlar bakımından da geçerlidir.
Okul, kurs ve üçüncü kişilerde sosyal medya çocuk paylaşımı
Okul, spor kulübü, kurs veya etkinlik organizatörünün çocuk fotoğraflarını sosyal medyada paylaşması, ayrı bir veri işleme faaliyetidir. Bu paylaşım için velinin bilgilendirilmiş ve özgür iradeyle verilmiş onayı aranır.
Kayıt formunun içine gömülmüş, reddedilmesi hizmetten yararlanmayı imkânsız kılan bir onay metni geçerli sayılmaz. Onayın hizmet şartına bağlanmamış olması, veri koruma hukukunun temel ölçütlerindendir.
Onay her zaman geri alınabilir. Geri alma bildiriminden sonra paylaşımın kaldırılmaması hâlinde, hem kaldırma talebi hem de doğan zarar için tazminat yolu açıktır.
Sosyal Medya Yaş Sınırı Olan Ülkeler Hangileri?
Türkiye’nin düzenlemesi tek başına atılmış bir adım değil; çocukların sosyal medya kullanımına yaş sınırı getirme eğilimi son iki yılda birçok ülkede yasama gündemine girdi. Ülkelerin seçtiği yaş eşikleri ve yöntemler ise birbirinden farklı.
Uygulamayı ilk yürürlüğe koyan ülke Avustralya oldu. On altı yaş altı için getirilen sınır Aralık 2025’te işlemeye başladı ve yükümlülük yine platformlara yüklendi.
Avrupa’da ise tablo hazırlık aşamasında. Danimarka on beş yaş altı için bir düzenleme üzerinde çalışıyor ve yaş doğrulama araçları içeren bir dijital kimlik uygulaması geliştiriyor; Fransa’da on beş yaş sınırı öngören metin parlamento sürecinden geçti. İspanya, Yunanistan, Slovenya, Endonezya ve Malezya gibi ülkelerde de benzer hazırlıklar sürüyor.
| Ülke | Yaş eşiği | Durum |
|---|---|---|
| Avustralya | 16 | Aralık 2025’te yürürlüğe girdi |
| Türkiye | 15 | 1 Kasım 2026’da yürürlüğe giriyor |
| Danimarka | 15 | Yasama hazırlığı sürüyor |
| Fransa | 15 | Parlamento sürecinde ilerledi |
| Diğerleri | Değişken | İspanya, Yunanistan, Slovenya, Endonezya, Malezya gibi ülkelerde hazırlık aşamasında |
Ülke sayısına ilişkin farklı rakamlar dolaşıyor; kısıtlama getiren, hazırlık yapan ve yalnızca tartışan ülkeler aynı listede sayıldığı için toplam sayı kaynaktan kaynağa değişiyor. Kesin olan, eğilimin yaygınlaştığı ve tercih edilen yaşın çoğunlukla on beş ile on altı arasında belirlendiğidir.
İkincil Düzenleme Ne Zaman Çıkacak?
Kanunda ikincil düzenleme için bir süre öngörülmemiştir. Ek 4. maddenin son fıkrası, maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların Başkanlık tarafından belirleneceğini söylüyor ve bunun için tarih vermiyor.
Kamuoyunda sık tekrarlanan “yönetmelik Ekim 2026’da çıkacak” ifadesinin kaynağı kanun metni değil, 28 Nisan 2026’da yapılan bakan açıklamasıdır. Açıklamada ikincil düzenlemenin altı ay içinde çıkarılacağı belirtilmiş, bu da takvimde ekim ayına denk gelmiştir. Bu tarih bir beklentidir, kanuni bir süre değildir.
Terim farkına da dikkat etmek gerekir. Sosyal ağ sağlayıcılarına ilişkin ek 4. maddede “yönetmelik” ifadesi kullanılmıyor, “usul ve esaslar” deniyor. “Yönetmelik” ifadesi yalnızca oyun platformlarını düzenleyen ek 5. maddenin beşinci fıkrasında geçiyor.
İkincil düzenleme yürürlük tarihini erteler mi?
Ertelemez. Kanun hükmünün yürürlüğü ikincil düzenlemenin çıkarılması şartına bağlanmamıştır. 1 Kasım 2026 geldiğinde usul ve esaslar yayımlanmamış olsa bile, on beş yaş altına hizmet sunma yasağı yürürlüktedir.
Bu durumda uygulamada ne olacağı ayrı bir sorundur. Yükümlülüğün içeriği kanunda belirlendiği için yasak işler; ancak doğrulamanın hangi teknik standarda göre yapılacağı belirsiz kaldığı sürece, “gerekli tedbirin alınıp alınmadığı” değerlendirmesi tartışmalı hâle gelir.
Yayımlanacak metnin hukuka aykırı olduğunu düşünen ilgililer için idari yargı yolu açıktır. Düzenleyici işlemlere karşı iptal davası, işlemin yayımından itibaren işleyen süre içinde açılır.
Ailelerin bu süreçte yapabileceği hazırlık
Yürürlük tarihine kadarki dönem, çocuğun hesaplarındaki gizlilik ayarlarının ve paylaşım geçmişinin gözden geçirilmesi için uygun bir zaman aralığı. Hesap kapanması ihtimaline karşı, çocuğa ait fotoğraf ve yazışmaların yedeklenmesi de yerinde olur.
İkinci hazırlık başlığı, ödeme yöntemleridir. Uygulama içi satın almaların ebeveyn onayına bağlanacağı yeni dönemde, çocuğun erişebildiği kart ve ödeme tanımlarının şimdiden gözden geçirilmesi ileride doğacak uyuşmazlıkları önler.
Üçüncü olarak, doğrulama süreci başladığında kimlik belgesi talep eden sahte bildirimlerin artması beklenir. Resmî kanal dışından gelen hiçbir talebe belge gönderilmemesi, bu dönemin en pratik korunma kuralıdır.
Çocuk ve Aile Hukuku Alanında Vekillik
Çocuğun dijital ortamda zarar gördüğü durumlarda süre, çoğu zaman sonucu belirleyen unsurdur; içeriğin kaldırılması, delilin tespiti ve failin belirlenmesi ilk günlerde yapılacak işlere bağlıdır. Velayet, kişisel ilişki ve çocuğun korunmasına ilişkin uyuşmazlıklarda ise dosyanın kurulma biçimi sürecin tamamını etkiler.
Bu başlıklarda yürütülen çalışmalara ilişkin bilgi için Ankara boşanma avukatı sayfası incelenebilir; kişilik hakkına yönelik saldırılarda izlenen yol ise hakaret davası çalışmalarında ayrıca anlatılıyor.
Mevzuatın tam metnine ulaşmak isteyenler için kaynak: 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun ve 7578 sayılı Kanun’un Resmî Gazete metni.
Sıkça Sorulan Sorular
15 yaş altı sosyal medya yasağı ne zaman başlıyor?
1 Kasım 2026’da başlıyor. 7578 sayılı Kanun 1 Mayıs 2026’da Resmî Gazete’de yayımlandı ve sosyal medyaya ilişkin 22. maddesi yayımdan altı ay sonra yürürlüğe girecek şekilde düzenlendi.
Sosyal medya yaş sınırı geldi mi?
Kanun çıktı ancak hüküm henüz uygulanmıyor. Yasa 1 Mayıs 2026’da yayımlandı, ilgili maddelerin yürürlük tarihi 1 Kasım 2026’dır; bu tarihe kadar sosyal ağ sağlayıcıları için bir yükümlülük doğmaz.
15 yaş altı sosyal medya yasağı hangi uygulamaları kapsıyor?
Kanun uygulama adı saymıyor. Kapsamı belirleyen ölçüt, hizmetin sosyal etkileşim amacıyla kullanıcılara metin, görüntü, ses, konum gibi içerikleri oluşturma, görüntüleme veya paylaşma imkânı sunup sunmadığıdır.
Yasak için platformun kullanıcı sayısı önemli mi?
Hayır. On beş yaş yasağını düzenleyen fıkra herhangi bir erişim eşiği aramıyor. Temsilci bulundurma ve raporlama gibi yükümlülüklerde aranan günlük bir milyon erişim şartı bu fıkra bakımından geçerli değildir.
Ebeveyn izin verirse çocuk sosyal medya kullanabilir mi?
Kullanamaz. Kanun metninde ebeveyn izni, veli onayı veya yasal temsilci rızası şeklinde bir istisna bulunmuyor. Hüküm mutlaktır ve platformun hizmet sunmasını koşulsuz olarak yasaklar.
Yasağa uymayan çocuğa veya aileye ceza verilir mi?
Verilmez. Kanunda çocuğa ya da ebeveyne yönelik hiçbir idari yaptırım veya ceza hükmü yoktur. Yükümlülük ve yaptırımın tek muhatabı sosyal ağ sağlayıcısıdır.
Yasağı ihlal eden platforma ne kadar ceza kesilir?
Bir önceki takvim yılındaki küresel cirosunun yüzde üçüne kadar idari para cezası verilebilir. Ceza ödenmesine rağmen uyum sağlanmazsa reklam yasağı ve bant genişliği daraltma basamakları devreye girer.
Yaş doğrulama nasıl yapılacak?
Kanun yöntemi belirlemiyor, yalnızca doğrulamayı zorunlu kılıyor. İdari açıklamalarda, kişinin yaşının on beşin üzerinde olup olmadığını gösteren elektronik imzalı bir doğrulama jetonunun platforma iletileceği modelden söz ediliyor.
Yaş doğrulama için kimlik fotoğrafı yüklemek zorunda mıyım?
Kanun böyle bir zorunluluk getirmiyor. Bugün karşılaşılan kimlik yükleme talepleri platformların kendi politikalarından kaynaklanır; resmî kanal dışından gelen belge taleplerine ise itibar edilmemelidir.
On beş yaşından küçük çocukların mevcut hesapları kapatılacak mı?
Kanunda mevcut hesaplara ilişkin bir geçiş hükmü yok. Yasak hizmet sunmayı kapsadığı için, yürürlük tarihinden sonra bu hesaplara hizmet verilmeye devam edilmesi de yasağın kapsamına girer.
Ebeveyn kontrolü nasıl yapılır?
Kanun platformlara açık, anlaşılır ve kullanıma elverişli ebeveyn kontrol araçları sağlama yükümlülüğü getiriyor. Bu araçlar hesap ayarlarının kontrolünü, ücretli işlemlerin ebeveyn onayına bağlanmasını ve kullanım süresinin izlenip sınırlandırılmasını içermek zorunda.
Ebeveyn kontrolü nasıl kapatılır?
Kanunda kapatmaya ilişkin bir düzenleme yok; bu, platformun arayüz kurallarına bağlıdır. Velayet hakkına dayanılarak kurulan bir denetimin çocuk tarafından tek taraflı kaldırılması ise hukuken sonuç doğurmaz.
Oyun platformlarında da on beş yaş yasağı var mı?
Yok. Oyun platformlarını düzenleyen ek 5. maddede yaş yasağı bulunmuyor; bunun yerine oyunların yaş kriterine göre derecelendirilmesi, Türkiye temsilcisi bulundurulması ve ebeveyn kontrol araçları sağlanması yükümlülükleri getirilmiştir.
Yasağı hangi kurum denetleyecek?
Siber Güvenlik Başkanlığı denetleyecek. 5651 sayılı Kanun’daki “Başkanlık” ve “Başkan” ifadeleri, 24 Temmuz 2026 tarihli 7590 sayılı Kanun’la yapılan değişiklik sonrasında Siber Güvenlik Başkanlığı ve Siber Güvenlik Başkanı’nı ifade ediyor.
Yönetmelik ne zaman çıkacak?
Kanunda ikincil düzenleme için bir süre öngörülmemiştir. Kamuoyunda geçen ekim ayı tarihi, 28 Nisan 2026’da yapılan bakan açıklamasındaki altı aylık ifadeden türetilen bir beklentidir; kanuni bir süre değildir.
Türk Medeni Kanunu’nda on beş yaşın bir karşılığı var mı?
Var. Medeni Kanun, on beş yaşını dolduran küçüğün kendi isteği ve velisinin rızasıyla mahkeme kararıyla ergin kılınabileceğini düzenler. On beş yaş, çocuğun iradesine hukuki sonuç bağlanmaya başlandığı eşiktir.
Sonuç
15 yaş altı sosyal medya yasağı, kamuoyunda anlatıldığı gibi çocuklara yönelik bir kısıtlama değil, platformlara yönelik bir yükümlülük rejimidir. Kanun çocuğa da aileye de bir yaptırım öngörmüyor; hizmeti sunan sosyal ağ sağlayıcısını on beş yaş altına hizmet vermemekle, bunu sağlayacak tedbirleri almakla ve aldığı tedbirleri yayımlamakla yükümlü kılıyor.
Düzenlemenin ağırlığı yaptırım tarafında görülüyor. Küresel ciroya bağlanan idari para cezası, ardından gelen reklam yasağı ve bant genişliği daraltma basamakları, kuralı kâğıt üstünde kalmaktan çıkarma amacı taşıyor. Buna karşılık yaş doğrulamanın hangi teknik modelle kurulacağı ve kişisel verilerin bu süreçte nasıl korunacağı hâlâ ikincil düzenlemeye bağlı.
Aileler bakımından pratik sonuç, hukuki sorumluluğun kendilerine geçmediği ancak velayetten doğan yükümlülüklerin aynen sürdüğüdür. Çocuğun dijital ortamda uğradığı zararlarda içeriğin kaldırılması, ceza yolu ve tazminat talebi 1 Kasım 2026’dan önce de sonra da aynı biçimde işler.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukuki görüş yerine geçmez. Anlatılan düzenleme henüz yürürlüğe girmemiş olup ikincil mevzuatla birlikte ayrıntıları değişebilir; çocuğunuzu ilgilendiren bir uyuşmazlıkta işlem yapmadan önce bir avukata danışmanız yerinde olur. Hazırlayan: Av. Handan Sayan Özgül.