Ceza Hukuku

İnternet Dolandırıcılığı Şikayet Hattı: Doğru Merci Hangisi?

İnternet Dolandırıcılığı Şikayet Hattı: Doğru Merci Hangisi

İnternet dolandırıcılığı şikayet hattı diye tek bir telefon numarası yoktur; olay türüne göre üç ayrı kanal işler ve bunlar birbirinin yerine geçmez. Suç şikâyeti Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa yapılır, sahte site ve zararlı içerik bildirimi Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun ihbar sistemine gider, devam eden acil bir olay ise 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirilir. Yanlış kanala yapılan bildirim çoğu zaman kaybolmaz ama dosyanızı başlatmaz.

Makale İçeriği

Bu ayrımın pratik sonucu şudur: bir siteyi BTK’ya bildirmek soruşturma açtırmaz, savcılığa şikâyet vermek ise siteyi kapattırmaz. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 158. maddesi şikâyetin hangi mercilere yapılabileceğini tek tek sayar; aşağıda bu maddeyle diğer kanalların sınırları, hangi durumda hangisinin işlediği ve şikâyetten sonra işleyen süreler ele alınıyor.

Kısaca

İnternet dolandırıcılığı şikayet hattı arayan kişinin karşısına çıkan kanallar aynı işi yapmaz; doğru mercii olayın türüne ve talebinize göre değişir.

  • Suç şikâyeti: Cumhuriyet başsavcılığı veya kolluk (CMK m.158/1). Dilekçe şart değildir, sözlü şikâyet tutanağa geçirilir.
  • e-Devlet’ten suç duyurusu yoktur: e-Devlet’teki “İnternet İhbar Başvurusu” BTK’nın içerik ihbarıdır, savcılığa şikâyet değildir.
  • Kendi ilinizde verebilirsiniz: CMK m.12/6 bilişim ve banka kartı araçlı suçlarda mağdurun yerleşim yeri mahkemesini de yetkili sayar.
  • Yurt dışı olaylarında elçilik: CMK m.158/3 elçilik ve konsolosluklara şikâyet imkânı verir.
  • Takipsizliğe itiraz süresi iki haftadır: 2024 değişikliğinden sonra süre gün değil hafta olarak işler (CMK m.173/1).

İnternet dolandırıcılığı şikayet hattı diye tek bir numara var mı?

Yoktur. Türkiye’de dolandırıcılık mağduruna ayrılmış tek bir merkezi hat bulunmaz; bunun yerine farklı kurumların farklı amaçlarla işlettiği kanallar vardır. Bu kanalların hepsi meşrudur, ancak her biri farklı bir sonuç üretir. Sonuçları karıştırmak, mağdurun haftalarca “başvurdum, cevap bekliyorum” diyerek beklemesine yol açar.

Kanunun tanıdığı ve soruşturma başlatan tek yol suç şikâyetidir. Ceza Muhakemesi Kanunu m.158/1, suça ilişkin ihbar veya şikâyetin Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluk makamlarına yapılabileceğini söyler. Diğer bütün kanallar ya idari bir işlem başlatır, ya bir içeriğin kaldırılmasını sağlar, ya da acil müdahale çağrısıdır.

Bir başka yanılgı, “hattı arayınca dosya açılır” beklentisidir. Telefonla yapılan bir bildirim, kolluk tarafından tutanağa geçirilip savcılığa iletilmedikçe soruşturma dosyası doğurmaz. Bu nedenle en güvenli yol, bildirimin yazılı veya tutanağa geçirilmiş biçimde yapılmasıdır.

Şikâyet, ihbar ve içerik bildirimi: üç ayrı işlem

Üç kavram günlük dilde birbirinin yerine kullanılır, hukuken ayrıdır. Şikâyet, suçtan zarar görenin failin cezalandırılmasını istemesidir. İhbar, suçu öğrenen herkesin durumu yetkili mercie bildirmesidir ve zarar gören olmayı gerektirmez. İçerik bildirimi ise bir internet içeriğinin erişime engellenmesi veya kaldırılması talebidir; ceza yargılamasıyla doğrudan ilgisi yoktur.

Bu ayrım, hangi kurumun neyi yapabileceğini belirler. Savcılık içerik kaldırma kararı için ayrıca bir hâkim kararına ihtiyaç duyar; BTK’nın ihbar sistemi ise bir kişiyi şüpheli sıfatıyla soruşturamaz. Dolayısıyla sahte bir yatırım sitesi hem BTK’ya bildirilmeli hem de savcılığa şikâyet edilmelidir; ikisi birbirini tamamlar.

Aşağıdaki tablo, kanal-sonuç eşleşmesini gösterir. Tabloyu okurken şu soruyu sorun: benim asıl talebim failin cezalandırılması mı, paramın geri gelmesi mi, yoksa sitenin kapanması mı? Cevap, hangi satırdan başlayacağınızı söyler.

KanalKurumNe başlatırNe başlatmaz
Suç şikâyeti / suç duyurusuCumhuriyet başsavcılığı, kollukCeza soruşturmasıİçerik kaldırma, para iadesi
İnternet ihbarıBTK (ihbarweb.org.tr, e-Devlet)İçerik incelemesiSoruşturma, şüpheli sıfatı
112 Acil Çağrıİçişleri BakanlığıDevam eden olaya müdahaleGeçmiş olay için dosya
CİMERCumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığıİdari başvuru ve yönlendirmeCeza soruşturması
Tazminat davasıAsliye hukuk mahkemesiZararın tazminiCeza verilmesi

Suç şikâyeti kanunen hangi mercilere yapılabilir?

CMK m.158 mercileri tek tek sayar ve liste sanıldığından geniştir. Birinci fıkraya göre şikâyet Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluk makamlarına yapılabilir. İkinci fıkra, valilik veya kaymakamlığa ya da mahkemeye yapılan ihbar veya şikâyetin ilgili Cumhuriyet başsavcılığına gönderileceğini düzenler; yani yanlış kapıya vurmak hak kaybına yol açmaz.

Dördüncü fıkra bir kamu görevinin yürütülmesiyle bağlantılı suçlar için ilgili kurum idaresine yapılan bildirimin gecikmeksizin başsavcılığa gönderileceğini söyler. Bu, kamu kurumu adına arayan sahte görevli senaryolarında ilgili kuruma yapılan bildirimin de dosyaya dönüşebileceği anlamına gelir.

Uygulamada en pratik yol, nöbetçi Cumhuriyet başsavcılığına doğrudan dilekçe vermek veya en yakın karakola başvurmaktır. Kolluğa yapılan başvuruda tutanak düzenlenir ve evrak savcılığa gönderilir. Suçun niteliği hakkında ayrıntı için nitelikli dolandırıcılık şikâyete tabi mi başlığındaki değerlendirmeye bakılabilir.

Şikâyet için dilekçe yazmak zorunlu mu?

Zorunlu değildir. CMK m.158/5 açıktır: ihbar veya şikâyet yazılı veya tutanağa geçirilmek üzere sözlü olarak yapılabilir. Yani karakola gidip olayı anlatmanız ve bunun tutanağa geçirilmesi, yazılı dilekçeyle aynı hukuki sonucu doğurur. Dilekçe örneği bulamadığı için başvurmayı erteleyen mağdur, kanunun aramadığı bir şartı kendisine dayatmış olur.

Yine de yazılı dilekçenin pratik bir üstünlüğü vardır: talepleri eksiksiz sıralamanızı sağlar. Sözlü anlatımda çoğunlukla “şikâyetçiyim” denir ve orada kalınır; oysa dilekçede alıcı hesaba elkoyma talebi, hesap hareketlerinin celbi, telefon numarasının abonelik kaydının sorulması gibi somut talepler yazılabilir. Bu talepler yazılmazsa kendiliğinden gündeme gelmez.

Dilekçeye eklenecek belgeler de sonucu belirler. Gönderim dekontu, alıcı ad-soyad ve IBAN bilgisi, mesajlaşma kayıtları, ilan bağlantısı, arayan numaranın kaydı ve varsa kargo takip bilgisi bir arada sunulduğunda savcılık ilk aşamada banka ve operatör kayıtlarını isteyebilir.

Şikâyeti hangi ildeki savcılığa vermeliyim?

Bulunduğunuz ildeki savcılığa verebilirsiniz ve bu, çoğu dolandırıcılık olayında yalnızca pratik bir kolaylık değil, kanunun tanıdığı bir yetki kuralıdır. CMK m.12/1 genel kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesini yetkili sayar; ancak aynı maddenin altıncı fıkrası 2021 yılında eklenmiş özel bir hüküm getirir.

Bu fıkraya göre bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının ya da banka veya kredi kartlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenen suçlarda mağdurun yerleşim yeri mahkemeleri de yetkilidir. İnternet üzerinden gerçekleşen dolandırıcılıkların neredeyse tamamı bu tanıma girer; dolayısıyla dosyanın başka bir ile gönderilmesi gerekmez.

Bu kural, mağdurun failin bulunduğu ilde avukat tutma ve duruşmalara seyahat etme yükünü ortadan kaldırır. Aynı yaklaşım hukuk davasında da geçerlidir: HMK m.16 haksız fiil davalarında zarar görenin yerleşim yeri mahkemesini de yetkili kılar. Tazminat tarafındaki ayrıntılar için dolandırıldım paramı nasıl geri alabilirim yazısına bakabilirsiniz.

Dolandırıldım nereye şikayet edebilirim? Adım sırası

Sıra şu şekilde kurulduğunda hem soruşturma hem de para tarafı birlikte ilerler. Önce delilleri sabitleyin; ekran görüntüleri, dekont, ilan ve mesajlaşma kayıtları sonradan üretilemez. Ardından bankanıza durumu bildirin. Üçüncü adımda savcılığa veya kolluğa şikâyet dilekçenizi elkoyma talebiyle birlikte verin.

Dördüncü adım, olayın türüne göre ek kanalları işletmektir. Sahte bir site veya sosyal medya hesabı söz konusuysa BTK’nın ihbar sistemine bildirim yapın. Bir banka işlemiyle ilgili uyuşmazlık varsa bankanın kendi şikâyet birimine yazılı başvurun; sonuç alamazsanız Türkiye Bankalar Birliği bünyesindeki Bireysel Müşteri Hakem Heyeti’ne gidebilirsiniz.

Beşinci adım tazminat tarafıdır ve ceza dosyasının sonucunu beklemeyi gerektirmez. Failin kimliği belliyse ihtiyati haciz talepli takip ya da doğrudan alacak davası açılabilir. Ceza mahkûmiyeti hukuk davasında maddi olguyu güçlendirir, ancak tazminata kendiliğinden hükmedilmez.

e-Devlet üzerinden suç duyurusu yapılabilir mi?

Hayır. Adalet Bakanlığı’nın e-Devlet üzerinden sunduğu hizmetler arasında savcılığa suç duyurusu veya şikâyet başvurusu bulunmamaktadır; listede adli sicil kaydı sorgulama, adli sicil silme talebi, dosya sorgulama ve SMS bilgilendirme gibi hizmetler yer alır. Bakanlığın mağdur bilgilendirme sayfası da şikâyet mercii olarak kolluk makamlarını ve Cumhuriyet başsavcılıklarını gösterir.

Karışıklığın kaynağı, e-Devlet’te gerçekten var olan başka bir hizmettir: “İnternet İhbar Başvurusu”. Bu hizmeti sunan kurum Adalet Bakanlığı değil, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’dur ve amacı zararlı içerik bildirimidir. Bu başvuruyu yapmak bir soruşturma dosyası açtırmaz, şüpheli sıfatı doğurmaz ve failin cezalandırılmasını sağlamaz.

Bu ayrımı bilmemenin somut bedeli zaman kaybıdır. Aylar sonra “başvurdum ama hiçbir gelişme olmadı” diyen mağdurun elinde çoğu zaman bir içerik ihbarı kaydı bulunur, soruşturma dosyası bulunmaz. Ceza zamanaşımı işlemeye devam ederken dosya hiç açılmamış olur.

Telefon dolandırıcılığı ihbar telefonu hangisidir?

Devam eden ve acil müdahale gerektiren bir olayda başvurulacak kanal 112 Acil Çağrı Merkezi’dir. İçişleri Bakanlığı, daha önce ayrı çalışan acil hatları tek numara altında topladı; 155 Polis İmdat hattı da bu sisteme entegre edilmiş durumdadır. Emniyet Genel Müdürlüğü’nün resmî sayfası acil kanal olarak 112’yi ve çevrim içi ihbar adresini göstermektedir.

Ancak telefon dolandırıcılığında olay çoğunlukla tamamlanmış olur; para gönderilmiş, arama sona ermiştir. Bu durumda acil hat doğru kanal değildir. Tamamlanmış bir suç için yapılması gereken, savcılığa veya kolluğa şikâyette bulunmak ve arayan numaraya ilişkin abonelik kayıtlarının celbini talep etmektir.

Numaranın kendisiyle ilgili idari bir işlem isteniyorsa bu ayrı bir yoldur. Sahte arama veya kimlik gizleme iddiası BTK’nın görev alanına girer; operatörünüz üzerinden yapacağınız bildirim de numaranın engellenmesi bakımından sonuç doğurabilir. Bu işlemlerin hiçbiri ceza şikâyetinin yerine geçmez.

Telefon dolandırıcılığı mağdurları ne yapmalı?

İlk iş, arama kaydını ve gönderim belgesini korumaktır. Telefon dolandırıcılığında failin kimliğine giden yol iki kayıttan geçer: arayan numaranın abonelik bilgisi ve paranın gittiği hesabın sahibi. Bu ikisi savcılık tarafından istenebilecek kayıtlardır; mağdurun kendi başına ulaşması mümkün değildir, bu yüzden talep dilekçede açıkça yazılmalıdır.

İkinci iş, olayın hangi nitelikli hâle girdiğini doğru tespit etmektir. TCK m.158/1-l bendi, kişinin kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumu çalışanı olarak tanıtması ya da bu kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi hâlini ayrıca düzenler. Bu bentte hapis cezasının alt sınırı dört yıldan az olamaz; telefon dolandırıcılıklarının büyük kısmı bu bende girer.

Üçüncü iş, failin tek başına hareket edip etmediğini dosyaya taşımaktır. TCK m.158/3, suçun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde cezanın yarı oranında, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde bir kat artırılacağını öngörür. Telefon dolandırıcılığı tipik olarak organize yürütülür ve bu husus şikâyette belirtilmelidir.

Sahte site ve sahte hesap bildirimi nereye yapılır?

İnternet içeriğine ilişkin ihbarlar Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun Güvenli İnternet Merkezi çatısı altındaki ihbar sistemine yapılır; aynı başvuru e-Devlet üzerinden “İnternet İhbar Başvurusu” adıyla da açılabilir. Bu kanal içerik incelemesi başlatır ve gerektiğinde erişim engelleme sürecine girdi sağlar.

Siber olaylara müdahale tarafında kurumsal yapı 2025’te değişmiştir. Ulusal siber güvenlik faaliyetleri, 7545 sayılı Siber Güvenlik Kanunu ve 177 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi çerçevesinde kurulan Siber Güvenlik Başkanlığı bünyesinde yürütülmektedir; kanunun geçici birinci maddesi, BTK ve Dijital Dönüşüm Ofisi’nin bu kapsamdaki varlıklarının Başkanlığa devrini düzenlemiştir. Bu nedenle eski kaynaklardaki kurum eşleştirmeleri güncelliğini yitirmiştir.

Sosyal medya hesabı söz konusuysa platformun kendi bildirim mekanizması da işletilmelidir. Platform bildirimi hesabın kapanmasını sağlayabilir; ancak failin kimliğini size vermez ve zararınızı karşılamaz. Kimlik tespiti yalnızca savcılık talebiyle mümkündür. Instagram, Telegram, Sahibinden ve Papara gibi platformlara özgü adımlar ve tüketici mevzuatının hangi hâlde uygulandığı Instagram üzerinden dolandırıldım ne yapmalıyım yazısında ayrıntılandırılmıştır.

CİMER’e yazmak şikâyet yerine geçer mi?

CİMER, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından işletilen ve dilekçe hakkı kapsamında kamu kurumlarına yönelik başvuruların iletildiği bir sistemdir. İşlevi idari bir geri bildirim mekanizması olmaktır; suç soruşturması başlatmak gibi bir görevi yoktur. Bu nedenle dolandırıcılık olayının CİMER’e yazılması, ceza şikâyetinin yerini tutmaz.

Bununla birlikte, CMK m.158/2 çerçevesinde bir kamu kurumuna ulaşan suç bildirimi ilgili Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir. Yani CİMER üzerinden iletilen bir bildirim idari yolla savcılığa ulaşabilir. Ancak bu dolaylı bir yoldur ve doğrudan başvuruya göre zaman kaybettirir.

Bir başka sık karşılaşılan yanlış, kurumun adına ilişkindir. Bazı kaynaklar hâlâ “BİMER” adını kullanmaktadır; bu isim güncel değildir ve o kaynakların diğer bilgilerinin de tarih bakımından kontrol edilmesi gerekir.

Yurtdışı dolandırıcıları nereye şikayet edilir?

Yurt dışı bağlantılı olaylarda kanunun tanıdığı özel bir imkân vardır ve neredeyse hiç kullanılmaz. CMK m.158/3, yurt dışında işlenip ülkede takibi gereken suçlar hakkında Türkiye’nin elçilik ve konsolosluklarına da ihbar veya şikâyette bulunulabileceğini düzenler. Yurt dışında yaşayan veya olay sırasında yurt dışında bulunan mağdur, Türkiye’ye dönmeden şikâyetini kayda geçirebilir.

Failin yurt dışında olması soruşturmayı imkânsız kılmaz ama yavaşlatır. Delil toplama ve kimlik tespiti adli yardımlaşma yoluyla yürütülür; bu süreç ülkeler arası anlaşmalara ve karşı ülkenin iş birliğine bağlıdır. Buna karşılık paranın Türkiye’deki bir hesaptan geçmiş olması, dosyayı yeniden yerel zemine taşır.

Pratikte en verimli hat budur: paranın izlediği yolu Türkiye’deki ilk hesaba kadar takip etmek. O hesabın sahibi kim olursa olsun, hakkında soruşturma yürütülebilir ve hesabına elkonulabilir. CMK m.128, malvarlığı değerinin şüpheliden başka bir kişinin zilyetliğinde bulunması hâlinde de elkoymaya izin verir.

Bungalov dolandırıcılığı nereye şikayet edilir?

Tatil ve konaklama ilanları üzerinden yapılan dolandırıcılıkta doğru mercii, karşı tarafın kim olduğuna göre değişir. Ortada gerçekte var olmayan bir tesis veya hiç yetkisi bulunmayan bir kişi varsa bu bir dolandırıcılıktır ve savcılığa şikâyet edilir; kapora adı altında alınan para hile ile sağlanmış haksız yarardır.

Buna karşılık karşı taraf gerçekten faaliyet gösteren bir işletmeyse ve rezervasyon sözleşmesine aykırı davranmışsa tablo değişir. Bu durumda tüketici mevzuatı devreye girer; ödeme iadesi ve tazminat talepleri tüketici hakem heyeti veya tüketici mahkemesi önünde ileri sürülür. İki durum arasındaki fark, karşı tarafın ticari veya mesleki faaliyet yürütüp yürütmediğidir.

Ayrımı yapmanın pratik yolu, karşı tarafın kimliğini doğrulamaktır. Vergi kaydı, işletme belgesi, kurumsal banka hesabı ve doğrulanabilir bir adres varsa tüketici yolu açıktır. Ödeme bireysel bir hesaba isteniyor, sözleşme ve belge verilmiyorsa dolandırıcılık ihtimali öne çıkar ve ceza şikâyeti gecikmeden yapılmalıdır.

Hukuk bürosu dolandırıcılığı nasıl anlaşılır?

Hukuki yardım vaadiyle para alan kişilerin bir kısmı avukat değildir; bir kısmı ise avukat olsa da mevzuata aykırı vaatlerde bulunur. İlk kontrol edilecek şey, kişinin baro levhasına kayıtlı olup olmadığıdır. Avukatlık Kanunu m.63, baro levhasında yazılı bulunmayanların şahıslarına ait olmayan dava evrakını düzenleyemeyeceğini, icra işlemlerini takip edemeyeceğini ve avukat unvanını taşıyamayacağını hükme bağlar.

Aynı maddenin üçüncü fıkrası, avukatlık yapma yetkisi olmadığı hâlde muvazaalı yoldan alacak devralarak veya kanunların tanıdığı başka hakları kötüye kullanarak avukatlara ait yetkileri kullananların bir yıldan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılacağını düzenler. Mahkemeler, icra daireleri ve barolar bu kapsama giren bir olayı öğrendiklerinde Cumhuriyet savcılığına bildirmek zorundadır.

İkinci sinyal, verilen vaatlerin niteliğidir. Avukatlık Kanunu m.55, avukatların iş elde etmek için reklam sayılabilecek her türlü teşebbüs ve harekette bulunmasını yasaklar. Sonuç garantisi veren, kazanılacak tutarı önceden söyleyen, sosyal medya üzerinden müvekkil arayan yapılar bu yasağın dışında hareket ediyor demektir. Baro levhası sorgulaması ilgili baronun kendi kayıtlarından yapılabilir.

Şikâyetten sonra ne oluyor? Takipsizlik ve itiraz

Şikâyet üzerine Cumhuriyet savcısı, CMK m.160 uyarınca kamu davası açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Soruşturma sonunda iki ihtimal vardır: iddianame düzenlenip dava açılır ya da kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir. İkincisi halk arasında takipsizlik olarak bilinir.

Takipsizlik kararına karşı süre iki haftadır ve bu süre 2024 yılında değişmiştir. CMK m.173/1’e göre suçtan zarar gören, kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde, kararı veren savcının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. Eski metindeki “on beş gün” ibaresi yürürlükten kalkmıştır; hâlâ on beş gün yazan kaynaklar güncel değildir.

Üçüncü bir ihtimal daha vardır ve takipsizlikle karıştırılır. CMK m.158/6, ihbar konusu fiilin suç oluşturmadığının araştırma gerektirmeksizin açıkça anlaşılması veya bildirimin soyut ve genel nitelikte olması hâlinde soruşturma yapılmasına yer olmadığına karar verileceğini düzenler. Bu kararda şikâyet edilene şüpheli sıfatı verilmez; karara karşı yine m.173’teki usule göre itiraz edilebilir.

Başvurunuzu hangi kanaldan yapacağınızı olayın türü belirler

İnternet dolandırıcılığı şikayet hattı başlığı altında toplanan kanalların hepsi aynı anda kullanılabilir ve çoğu dosyada kullanılması yerinde olur. Ancak yalnızca biri soruşturma başlatır. Bu nedenle sıra kurulurken önce ceza şikâyeti verilmeli, diğer bildirimler buna paralel yürütülmelidir. Delil sabitleme adımının hiçbiriyle değiştirilemeyeceğini de tekrar etmek gerekir.

Dilekçenizde hangi taleplerin yer alması gerektiği ve olayın hangi nitelikli hâle girdiği dosyaya göre değişir; bu değerlendirme için Ankara ceza avukatı sayfasındaki çalışma alanlarını inceleyebilirsiniz. Hesabını kullandıran kişilerin durumu için IBAN kullandırma cezası yazısı, banka işlemlerinden doğan sorumluluk için internet bankacılığında banka sorumluluğu yazısı ayrıca okunabilir.

Kanun metinlerinin yürürlükteki hâline birincil kaynaktan ulaşmak isteyenler için: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu metinleri Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden görülebilir.

Sıkça Sorulan Sorular

İnternet dolandırıcılığı şikayet hattı numarası kaç?

Dolandırıcılığa ayrılmış tek bir merkezi numara yoktur. Devam eden acil bir olayda 112 Acil Çağrı Merkezi aranır; tamamlanmış bir olayda ise Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa şikâyette bulunulur. Sahte site veya içerik bildirimi BTK’nın ihbar sistemine yapılır.

Dolandırıldım nereye şikayet edebilirim?

CMK m.158/1 uyarınca Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluk makamlarına. Valilik, kaymakamlık ya da mahkemeye yapılan bildirim de ilgili başsavcılığa gönderilir, bu nedenle yanlış mercie başvurmak hak kaybına yol açmaz. Şikâyeti kendi ilinizde verebilirsiniz.

e-Devlet’ten suç duyurusu yapabilir miyim?

Hayır. Adalet Bakanlığı’nın e-Devlet hizmetleri arasında savcılığa suç duyurusu bulunmaz. e-Devlet’teki “İnternet İhbar Başvurusu” BTK’nın içerik ihbar hizmetidir; soruşturma başlatmaz ve şüpheli sıfatı doğurmaz.

Telefon dolandırıcılığı ihbar telefonu hangisi?

Devam eden olayda 112 Acil Çağrı Merkezi. 155 Polis İmdat hattı bu sisteme entegre edilmiştir. Olay tamamlanmışsa acil hat doğru kanal değildir; şikâyet savcılığa veya kolluğa yapılmalı ve arayan numaranın abonelik kaydının celbi talep edilmelidir.

Şikâyet için dilekçe yazmak zorunda mıyım?

Zorunlu değilsiniz. CMK m.158/5 ihbar veya şikâyetin yazılı ya da tutanağa geçirilmek üzere sözlü olarak yapılabileceğini söyler. Yine de yazılı dilekçe, elkoyma ve kayıt celbi gibi somut talepleri eksiksiz sıralamanızı sağladığı için tercih edilir.

Yurtdışı dolandırıcıları nereye şikayet edilir?

CMK m.158/3 uyarınca yurt dışında işlenip ülkede takibi gereken suçlarda Türkiye’nin elçilik ve konsolosluklarına da şikâyette bulunulabilir. Ayrıca paranın geçtiği ilk Türkiye hesabı üzerinden soruşturma yürütülebilir ve o hesaba elkonulabilir.

Şikâyetim sonuçsuz kalırsa ne yapabilirim?

Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı, tebliğden itibaren iki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilirsiniz. İtiraz dilekçesinde kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. Hâkimlik gerek görürse soruşturmanın genişletilmesini isteyebilir.

Takipsizlik kesinleşirse dosya tamamen kapanır mı?

Kapanmaz. CMK m.172/2, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmesi ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince karar verilmesi hâlinde aynı fiilden dolayı dava açılabileceğini düzenler. Ayrıca hukuk mahkemesinde tazminat davası açma hakkınız etkilenmez.

Bungalov dolandırıcılığı nereye şikayet edilir?

Ortada gerçekte var olmayan bir tesis veya yetkisiz bir kişi varsa savcılığa şikâyet edilir. Karşı taraf faaliyet gösteren gerçek bir işletmeyse ve sözleşmeye aykırı davranmışsa tüketici hakem heyeti ya da tüketici mahkemesi yolu açıktır. Ayrımı belirleyen, karşı tarafın ticari veya mesleki faaliyet yürütüp yürütmediğidir.

Hukuk bürosu dolandırıcılığı nasıl anlaşılır?

İlk kontrol baro levhası kaydıdır; Avukatlık Kanunu m.63 levhada yazılı olmayanların avukat unvanını taşımasını ve avukatlara ait yetkileri kullanmasını yasaklar. İkinci sinyal sonuç garantisi ve kazanç vaadidir; m.55 avukatların iş elde etmek için reklam sayılabilecek her türlü teşebbüsünü yasaklamıştır.

CİMER’e yazarsam soruşturma açılır mı?

CİMER idari başvuru sistemidir, kendiliğinden soruşturma açtırmaz. Bununla birlikte bir kamu kurumuna ulaşan suç bildirimi CMK m.158/2 çerçevesinde ilgili başsavcılığa gönderilir. Doğrudan savcılığa başvurmak zaman kazandırır.

İnternet dolandırıcılığı nereye şikayet edilir?

Suç şikâyeti Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa yapılır; internet dolandırıcılığı şikayet hattı arayışında bulunan mağdurun soruşturma başlatan tek kanalı budur. Sitenin veya hesabın kapatılması isteniyorsa buna paralel olarak BTK’nın ihbar sistemine bildirim yapılır. İki başvuru birbirinin yerine geçmez, birlikte yürütülür.

İnternetten dolandırıldım ne yapmalıyım?

Sırayla: delilleri sabitleyin, bankanızı bilgilendirin, savcılığa elkoyma talepli şikâyet verin, sahte içerik varsa BTK’ya bildirin ve failin kimliği belirlendiğinde tazminat yoluna geçin. Delil sabitleme adımı sonradan telafi edilemediği için ilk sıradadır.

Şikâyet ederken avukat zorunlu mu?

Zorunlu değildir; şikâyet bizzat yapılabilir. Ancak elkoyma talebi, hesap hareketlerinin celbi, katılan sıfatıyla dosyaya girme ve takipsizliğe itiraz gibi adımlar usule bağlıdır ve süreleri kaçırıldığında telafisi zordur.

Sahte siteyi bildirirsem param geri gelir mi?

Hayır. İçerik ihbarı sitenin incelenmesini ve gerektiğinde erişime engellenmesini sağlar; paranın iadesiyle ilgisi yoktur. Para tarafı için ceza şikâyetinde elkoyma talebi ve ayrıca hukuk yolunda tazminat davası veya icra takibi gerekir.

Buradaki açıklamalar genel nitelikte bilgilendirmedir ve somut olayınıza ilişkin hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve kurumsal yapılar değişebildiğinden, başvuru yapmadan önce güncel durumu bir avukatla görüşerek teyit etmeniz uygun olur. Hazırlayan: Av. Handan Sayan Özgül.