
Çocuğun velayeti babaya, çocuğun üstün yararının babanın yanında olduğu somut delillerle ispatlandığında verilir. Türk hukukunda velayet cinsiyete göre belirlenmez; “anne her zaman kazanır” yaygın bir yanlış algıdır. Mahkeme, anne ile babayı değil çocuğu merkeze alır ve çocuğun sağlıklı gelişimi için en uygun ebeveyni seçer. Bu koşulu sağlayan baba, doğru delil ve dava stratejisiyle velayeti alabilir.
Bu rehberde çocuğun velayeti babaya nasıl verilir, velayetin babaya verilmesi hangi durumlarda ve kaç yaşında mümkün olur, hangi deliller belirleyicidir, dava ne kadar sürer ve boşanmadan sonra velayet nasıl değiştirilir — hepsini uygulamadaki gerçek ölçütlerle adım adım açıklıyoruz.
Çocuğun Velayeti Babaya Nasıl Verilir? (Kısa Cevap)
Çocuğun velayeti babaya, annenin velayeti üstlenmesine engel bir durum bulunduğunun ya da babanın çocuğa daha uygun bir yaşam sunduğunun mahkemede kanıtlanmasıyla verilir. Baba, boşanma davasında veya sonradan açacağı velayetin değiştirilmesi davasında şu üç eksenden birini ispatlamaya çalışır:
- Annenin yetersizliği/kusuru: Anne, çocuğa bakamayacak durumda veya çocuğun gelişimine zarar veriyor.
- Babanın üstünlüğü: Baba daha istikrarlı, güvenli ve çocuğun ihtiyaçlarını karşılayan bir ortam sunuyor.
- Çocuğun tercihi: İdrak çağındaki çocuk babasıyla yaşamak istiyor ve buna engel bir durum yok.
Bunların hiçbiri “iddia” düzeyinde kalmamalı; her biri somut delille (sosyal inceleme raporu, tanık, kayıtlar) desteklenmelidir. Aşağıdaki bölümlerde bu ölçütleri tek tek açıyoruz.
Velayette Temel Ölçüt: Çocuğun Üstün Yararı ve Cinsiyet
Velayette tek belirleyici ölçüt çocuğun üstün yararıdır; ebeveynin cinsiyeti değil. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu velayeti anneye veya babaya öncelik tanıyan bir kurala bağlamaz; hâkim, çocuğun bedensel, zihinsel ve duygusal gelişimi için hangi ebeveynin daha uygun olduğunu değerlendirir.
Uygulamada küçük yaş grubunda annenin öne çıkması, cinsiyet ayrıcalığı değil, küçük çocuğun anne bakım ve şefkatine olan ihtiyacına dayanan bir karinedir. Bu karine mutlak değildir: baba, çocuğun üstün yararının kendi yanında olduğunu ortaya koyarsa velayeti alabilir. Yani “anne olduğu için kazanır” değil, “o koşullarda çocuk için daha uygun görüldüğü için” velayet verilir.
Velayet Hangi Durumlarda Babaya Verilir? (Anne Kusuru Halleri)
Velayetin babaya verilmesi, annenin çocuğu gereği gibi koruyup gözetemeyeceğinin anlaşıldığı hâllerde gündeme gelir. Uygulamada velayet babaya en sık şu durumlarda verilir:
- Çocuğa şiddet veya ihmal: Annenin çocuğa fiziksel/psikolojik şiddet uygulaması ya da beslenme, sağlık, barınma gibi temel ihtiyaçları ciddi biçimde ihmal etmesi.
- Bağımlılık: Alkol, uyuşturucu madde veya kumar bağımlılığının çocuğun gelişimini tehlikeye atması.
- Sağlık engeli: Annenin, ebeveynlik görevini yerine getirmesini imkânsız kılan ağır ruhsal/bedensel rahatsızlığı.
- Çocuğu terk / ilgisizlik: Annenin çocuğu uzun süre başkalarına bırakması veya fiilen ilgilenmemesi.
- Çocuğun gelişimine zararlı yaşam düzeni: Çocuğun bulunduğu ortamda onun psikososyal gelişimini bozacak sürekli davranışlar.
Bu hâllerin hiçbiri soyut suçlamayla ispatlanamaz. Mahkeme, çocuğun bugünkü ve gelecekteki yararını korumaya bakar; bu nedenle iddiaların güncel, somut ve belgeye dayalı olması gerekir. Boşanma sürecini doğru kurgulamak için erken aşamada Ankara boşanma avukatı desteği almak, delil düzenini baştan kurmanızı sağlar.
Annenin Velayeti Kötüye Kullanması: Baba ile Görüştürmeme
Annenin, çocuğun babasıyla kişisel ilişkisini kasıtlı ve sürekli engellemesi, velayetin babaya geçmesinin en güçlü sebeplerinden biridir. Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre, mahkemenin belirlediği görüş günlerinde çocuğu teslim etmeyen, çocuğu alıp habersiz başka şehre giden veya baba ile bağı sistematik biçimde koparan anne velayet hakkını kötüye kullanmış sayılır.
Bunun temelinde çocuğun yararı yatar: çocuğun her iki ebeveyniyle de sağlıklı ilişki kurması onun gelişimi için gereklidir. Baba ile ilişkiyi bilinçli olarak baltalayan tutum, çocuğun üstün yararına aykırı görülür ve velayetin babaya verilmesine gerekçe oluşturabilir. Bu durumda görüş günlerine ilişkin engellemelerin icra tutanakları, mesajlar ve tanık beyanlarıyla kayıt altına alınması kritik önemdedir.
Çocuğun Velayeti Kaç Yaşında Babaya Verilir?
Çocuğun velayeti her yaş grubunda babaya verilebilir; ancak çocuk büyüdükçe babaya verilme olasılığı ve dayanağı değişir. Yaş küçüldükçe annenin lehine karine güçlenir, çocuğun idrak çağına gelmesiyle onun beyanı öne çıkar. Aşağıdaki tablo genel eğilimi özetler:
| Çocuğun yaşı | Genel eğilim | Babaya verilme koşulu |
|---|---|---|
| 0–3 yaş | Kural olarak anne | Yalnızca annede ağır risk (şiddet, ağır akıl hastalığı, terk) somut ispatlanırsa |
| 3–6 yaş | Ağırlıklı anne | Annenin bakımda yetersizliği veya çocuğa zararı somutlaşırsa |
| 6–8 yaş | Çocuğun yararına göre | Babanın daha uygun ortam sunması + üstün yararın babada olması |
| 8 yaş ve üzeri (idrak çağı) | Çocuğun beyanı önemli | Çocuk babayla yaşamak isterse ve buna engel bir durum yoksa |
Görüldüğü gibi belirleyici olan çocuğun yaşı değil, o yaşta çocuğun yararının hangi ebeveynde olduğudur. Küçük yaşta bu eşik daha yüksektir; büyük yaşta çocuğun kendi iradesi devreye girer.

Çocuğun Velayeti Kaç Yaşında Babaya Verilir
İdrak Çağındaki Çocuğun Beyanı Ne Kadar Etkili?
İdrak çağına gelmiş çocuğun hangi ebeveynle yaşamak istediği mahkemenin dikkate aldığı önemli bir ölçüttür, ancak tek başına bağlayıcı değildir. Uygulamada çocuğun görüşüne genellikle 8 yaş civarından itibaren başvurulur; hâkim çocuğu bizzat veya uzman aracılığıyla dinler.
Çocuğun babayla yaşama isteği, üstün yararıyla örtüştüğü ölçüde etkili olur. Mahkeme, bu beyanın çocuğun özgür iradesini mi yansıttığını yoksa yönlendirme ürünü mü olduğunu araştırır. Bu nedenle çocuğun beyanı, tek başına değil sosyal inceleme raporu ve diğer delillerle birlikte değerlendirilir.
Baba Velayet Davasını Nasıl Kazanır? Gerekli Deliller
Baba velayet davasını, çocuğun üstün yararının kendi yanında olduğunu somut delillerle ortaya koyarak kazanır. Velayetin babaya verilmesi için duygusal anlatım değil, belgeye ve tanığa dayanan tutarlı bir delil düzeni belirleyicidir. Başlıca deliller:
| Delil türü | Ne işe yarar |
|---|---|
| Sosyal inceleme raporu (SİR) | Uzman değerlendirmesi; velayette çoğu zaman en belirleyici delil |
| Tanık beyanları | Babanın çocukla ilgisini, bakımını ve ortamını ortaya koyar |
| Okul ve sağlık kayıtları | Çocuğun eğitim/sağlık takibini fiilen kimin üstlendiğini gösterir |
| Mesajlar, fotoğraflar (hukuka uygun) | Annenin engelleme veya uygunsuz davranışına dair kayıt |
| Gelir ve barınma belgeleri | İstikrarlı, güvenli yaşam koşulunu kanıtlar |
En sık yapılan hata, delilleri dağınık ve geç toplamaktır. Süreci baştan doğru kurmak için bir boşanma ve aile hukuku avukatı ile erken çalışmak, hangi delilin nasıl toplanacağını ve dosyaya nasıl sunulacağını netleştirir.
Sosyal İnceleme Raporu (SİR) Nedir, Velayeti Nasıl Etkiler?
Sosyal inceleme raporu (SİR), uzmanların ebeveynleri ve çocuğu değerlendirerek hazırladığı, velayet kararında çoğu zaman en ağırlıklı delildir. Psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan uzmanlar; her iki ebeveynle görüşür, yaşam ortamlarını inceler ve çocuk idrak çağındaysa çocukla da konuşur.
Rapor, hangi ebeveynin çocuğun ihtiyaçlarını daha iyi karşıladığına dair mahkemeye görüş sunar. Hâkim raporla bağlı olmasa da uygulamada karar çoğunlukla rapor doğrultusunda şekillenir. Bu nedenle baba için SİR süreci, çocukla kurduğu bağı ve sunduğu ortamı gerçekçi biçimde ortaya koymanın en önemli aşamasıdır.
Velayet Davası Nerede ve Nasıl Açılır? (Görevli ve Yetkili Mahkeme)
Velayetin babaya verilmesi talebiyle açılacak davada görevli mahkeme Aile Mahkemesi’dir; Aile Mahkemesi bulunmayan yerlerde bu sıfatla Asliye Hukuk Mahkemesi bakar. Yetki yönünden dava, çocuğun yerleşim yerindeki mahkemede açılabileceği gibi davacının kendi yerleşim yerinde de açılabilir.
Velayet, boşanma davasının bir parçası olarak talep edilebilir: baba, boşanma dilekçesinde çocuğun velayetinin kendisine verilmesini ister ve gerekçelerini sunar. Boşanma kesinleştikten sonra ise velayetin babaya verilmesi, ayrı açılacak bir velayetin değiştirilmesi davasıyla istenir. Her iki yolda da mahkeme, çocuğun üstün yararını inceleyerek karar verir.
Velayet Davası Ne Kadar Sürer?
Velayet davasının süresi, tarafların anlaşıp anlaşmamasına ve toplanacak delillere göre değişir. Eşlerin uzlaştığı anlaşmalı süreçler birkaç ay içinde sonuçlanabilirken, çekişmeli velayet davaları sosyal inceleme, tanık ve bilirkişi aşamaları nedeniyle genellikle 1–2 yıl sürer; büyükşehirlerdeki mahkeme yoğunluğu bu süreyi uzatabilir.
Süreyi uzatan başlıca etkenler şunlardır:
- Sosyal inceleme raporunun hazırlanma süresi ve rapora itirazlar.
- Tanık sayısı ve duruşma aralıkları.
- İdrak çağındaki çocuğun dinlenmesi ve uzman görüşü alınması.
- İstinaf/temyiz gibi kanun yollarına başvurulması.
Geçici Velayet: Dava Sürerken Çocuk Kimde Kalır?
Dava sonuçlanana kadar çocuğun kimde kalacağı, mahkemenin vereceği geçici velayet (tedbir) kararıyla belirlenir. Hâkim; çocuğun mevcut düzenini, okul ve sosyal yaşamını, hâlihazırda kimin yanında olduğunu ve ebeveynlerle ilişkisini gözeterek çocuğun yararına geçici bir karar verir.
Geçici velayet, baba açısından önemlidir: çocuğun dava süresince fiilen babanın yanında istikrarlı biçimde kalması, hem geçici kararı hem de nihai velayet değerlendirmesini olumlu etkileyebilir. Bu nedenle baba, dava sürerken çocukla düzenini ve bağını korumaya özen göstermelidir.
Anlaşmalı Boşanmada Velayetin Babaya Verilmesi
Anlaşmalı boşanmada eşler, velayetin babaya bırakılması konusunda anlaşabilir ve bunu protokole yazabilir; ancak son sözü yine hâkim söyler. Mahkeme, tarafların velayet anlaşmasını çocuğun üstün yararına uygun bulursa onaylar, uygun bulmazsa müdahale edebilir.
Yani anne ve baba velayeti babaya vermekte hemfikirse ve babanın velayeti üstlenmesine engel bir durum yoksa, velayet anlaşmalı boşanmayla babaya geçebilir. Sürecin ayrıntıları ve şartları için anlaşmalı boşanma davası için gerekli şartlar yazımızı inceleyebilirsiniz.
Kardeşlerin Ayrılmaması İlkesi ve Velayet
Mahkeme, mümkün olduğunca kardeşleri birbirinden ayırmamaya özen gösterir; çünkü kardeşlerin birlikte büyümesi çoğu zaman çocukların yararınadır. Bu ilke, birden fazla çocuğun bulunduğu davalarda velayetin dağılımını etkiler.
Uygulamada bir çocuğun babayla güçlü bağ kurduğu veya babanın yanında yaşamayı sürdürdüğü hâllerde, kardeşlerin bir arada tutulması gerekçesiyle diğer çocukların velayeti de babaya verilebilir. Yine belirleyici olan, somut olayda çocukların üstün yararının ne yönde olduğudur.
Boşanmadan Sonra Velayet Babaya Alınabilir mi? (Velayetin Değiştirilmesi)
Evet. Boşanmada velayet anneye verilmiş olsa bile, sonradan koşullar değişirse baba velayetin değiştirilmesi davası açarak velayeti alabilir. Türk Medeni Kanunu, çocuğun yararı gerektirdiğinde velayetin yeniden düzenlenmesine imkân tanır.
Velayetin değiştirilmesi için, ilk karardan sonra çocuğun yararını etkileyen esaslı bir değişikliğin ortaya çıkması gerekir. Örnek durumlar:
- Annenin sağlık, yaşam düzeni veya bakım kapasitesinin çocuğun aleyhine değişmesi.
- Annenin çocuğu baba ile görüştürmemesi, kişisel ilişkiyi sürekli engellemesi.
- İdrak çağına gelen çocuğun babayla yaşama yönünde iradesini ortaya koyması.
- Annenin başka şehre/ülkeye taşınması gibi çocuğun düzenini bozan gelişmeler.
Bu dava boşanma davasından bağımsızdır ve her zaman açılabilir. Somut durumunuzun velayet değişikliği için yeterli olup olmadığını değerlendirmek için hukuki danışmanlık almak yerinde olur.
Ortak Velayet Mümkün mü?
Türk hukukunda ortak velayet, koşulları uygun olduğunda mümkündür. Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay kararlarıyla, tarafların uzlaştığı ve çocuğun üstün yararına aykırı olmayan hâllerde ortak velayete hükmedilebileceği kabul edilmiştir.
Ortak velayet, çocuğa ilişkin önemli kararların anne ve baba tarafından birlikte alınmasını sağlar. Ancak ebeveynler arasında sürekli çatışma varsa veya iş birliği mümkün değilse, mahkeme çocuğun istikrarı için velayeti tek ebeveyne verebilir. Ortak velayetin uygulanabilirliği, tarafların çocuk üzerinde sağlıklı iş birliği kurup kuramayacağına bağlıdır.
Velayeti Alamayan Babanın Hakları: Kişisel İlişki (Görüş) Günleri
Velayeti alamayan baba çocuğuyla ilişkisini kaybetmez; çocukla kişisel ilişki (görüşme) kurma hakkı yasal güvence altındadır. Mahkeme, velayeti anneye verse dahi babayla çocuk arasında görüş günleri, yatılı günler ve tatil düzenlemeleri belirler.
Velayet, çocuğun bakımını ve onunla ilgili kararları kimin üstleneceğini belirler; babanın çocuğuyla bağ kurma hakkını ortadan kaldırmaz. Görüş günlerine uyulmaması hâlinde bu hak icra yoluyla korunabilir. Ayrıca annenin bu ilişkiyi sürekli engellemesi, yukarıda belirttiğimiz gibi ileride velayetin babaya geçmesine dayanak olabilir.
Velayet Babadayken Nafaka Ne Olur? (Anne İştirak Nafakası Öder mi?)
Velayet babaya verildiğinde, anne de ekonomik gücü oranında çocuğun giderlerine iştirak nafakasıyla katılmakla yükümlü olabilir. İştirak nafakası çocuğun bakım, eğitim ve ihtiyaçları için bağlanır; velayetin annede ya da babada olması bu yükümlülüğün ilkesini değiştirmez. Yani velayeti alan babaya, annenin nafaka ödemesine hükmedilmesi mümkündür. Velayet el değiştirdiğinde ödenen nafakanın akıbeti ayrı bir konudur; sona erme ve kaldırma şartlarını çocuğa verilen nafaka hangi durumlarda kesilir yazımızda ayrıntılı biçimde ele aldık.
Nafaka miktarı, annenin gelir ve malvarlığına göre belirlenir. Hiçbir geliri olmayan, yoksulluk sınırında yaşayan anneden nafaka beklenmesi hakkaniyete uygun görülmez; bu nedenle mahkeme, annenin ödeme gücünü değerlendirerek karar verir. Böylece velayeti babaya geçse dahi çocuğun maddi ihtiyaçları güvence altına alınır.

Velayet Babadayken Nafaka Ne Olur
Velayet ve Çocuğun Yurt Dışına Çıkarılması
Velayet, çocuğun yurt dışına çıkarılmasında da belirleyicidir: velayet kendisinde olan ebeveyn, kural olarak çocuğu yurt dışına çıkarabilir; velayeti bulunmayan ebeveynin çocuğu yurt dışına çıkarması için ise diğer ebeveynin muvafakati (izni) gerekir. Bu ayrım, velayetin babaya verilmesinin pratikteki önemli sonuçlarından biridir.
Çocuğun, diğer ebeveynin rızası olmadan yurt dışına yerleşmek amacıyla götürülmesi uluslararası çocuk kaçırma sayılabilir. Bu durumda velayeti kendisinde olmayan taraf, Lahey Sözleşmesi kapsamında çocuğun iadesini talep edebilir. Çocuğun düzeninin ve her iki ebeveynle bağının korunması, bu tür uyuşmazlıklarda da esas alınır.
Velayet Kaç Yaşına Kadar Devam Eder?
Velayet, çocuğun 18 yaşını doldurup ergin olmasıyla kendiliğinden sona erer. Ergin olan çocuk üzerinde artık velayet kurulmaz; bu yaştan sonra çocuk kendi hukuki kararlarını almaya ehil sayılır. Dolayısıyla velayete ilişkin tüm düzenlemeler 18 yaşına kadar geçerlidir.
Çocuğun mahkeme kararıyla veya evlenmeyle erken ergin kılındığı istisnai hâllerde de velayet sona erer. 18 yaşından sonra çocuğun eğitimi sürüyorsa, velayet devam etmese bile ebeveynin katkı (eğitim/yardım nafakası) yükümlülüğü koşulları oluştuğunda gündeme gelebilir.
Baba Velayet Hakkında Yargıtay’ın Yaklaşımı
Yargıtay’ın velayet uyuşmazlıklarındaki yerleşik yaklaşımı, her davada çocuğun üstün yararını cinsiyet kalıplarının önüne koymaktır. Kararlarda öne çıkan ilkeler:
- Velayet cinsiyete göre değil, çocuğun somut yararına göre belirlenir.
- Baba ile kişisel ilişkiyi engelleyen anne aleyhine velayet yeniden değerlendirilebilir.
- İdrak çağındaki çocuğun görüşü dosyaya yansıtılmalı ve gerekçede tartışılmalıdır.
- Sosyal inceleme raporu alınmadan velayet kararı vermek çoğu zaman eksik değerlendirme sayılır.
Bu ilkeler, babanın davasını doğru delil ve gerekçeyle kurgulaması hâlinde velayeti alabileceğini gösterir. Her dosya kendine özgüdür; benzer bir olayda verilen karar, sizin dosyanız için garanti oluşturmaz.
Velayet Davasında Baba İçin 5 Kritik Adım
Babanın velayet sürecinde izlemesi gereken yol, erken hazırlık ve tutarlılık üzerine kuruludur:
- Erken hukuki danışmanlık: Süreç başlamadan veya en başında bir aile hukuku avukatıyla stratejiyi belirleyin.
- Delilleri düzenli toplayın: Çocukla geçirdiğiniz zamanı, bakıma katkınızı ve yaşam koşullarınızı belgeleyin.
- Sosyal inceleme sürecine hazırlıklı girin: Çocukla bağınızı ve sunduğunuz ortamı gerçekçi biçimde ortaya koyun.
- Çocuğun yararına odaklanın: Eşe yönelik suçlama diline değil, çocuğun ihtiyaçlarına odaklanan bir anlatı kurun.
- Tutarlı davranın: Görüş günlerine düzenli uyun; çocukla ilişkinizde istikrar, mahkeme nezdinde en güçlü sinyaldir.
Velayetin babaya verilmesi, çocuğun geleceğini belirleyen hassas bir süreçtir ve doğru strateji sonucu doğrudan etkiler. Çocuğunuzun velayeti için haklarınızı netleştirmek ve dosyanızı güçlü kurmak isterseniz online danışmanlık hizmetimizden yararlanabilir, sürecinizi Ankara boşanma avukatı desteğiyle yürütebilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Çocuğun velayeti babaya nasıl verilir?
Baba, çocuğun üstün yararının kendi yanında olduğunu somut delillerle (sosyal inceleme raporu, tanık, kayıtlar) ispatladığında velayet babaya verilir. Anne çocuğa bakamayacak durumdaysa, çocuğa zarar veriyorsa ya da idrak çağındaki çocuk babayla yaşamak istiyorsa velayet babaya geçebilir.
Çocuğun velayeti kaç yaşında babaya verilir?
Velayet her yaşta babaya verilebilir. 0–3 yaş grubunda ancak annede ağır risk ispatlanırsa; büyük yaşlarda ise babanın daha uygun ortam sunması veya idrak çağındaki (genellikle 8 yaş ve üzeri) çocuğun babayla yaşama isteği belirleyici olur. Kesin bir yaş kuralı yoktur; ölçüt çocuğun üstün yararıdır.
Anne velayeti hangi durumlarda kaybeder?
Anne; çocuğa şiddet veya ihmal, madde/kumar bağımlılığı, ebeveynliği imkânsız kılan ağır sağlık sorunu, çocuğu terk ya da babayla kişisel ilişkiyi sürekli engelleme gibi hâllerde velayeti kaybedebilir. Her durumun somut delille ispatı gerekir.
Velayet davasında en önemli delil nedir?
Uygulamada en belirleyici delil, psikolog-pedagog-sosyal çalışmacıdan oluşan uzmanların hazırladığı sosyal inceleme raporudur (SİR). Bunun yanında tanık beyanları, okul ve sağlık kayıtları, hukuka uygun mesaj/fotoğraflar ile gelir-barınma belgeleri dosyayı güçlendirir.
Boşanmadan sonra velayet babaya alınabilir mi?
Evet. Velayet anneye verilmiş olsa bile, çocuğun yararını etkileyen esaslı bir değişiklik oluşursa baba velayetin değiştirilmesi davası açabilir. Bu dava boşanma davasından bağımsızdır ve koşullar oluştuğunda her zaman açılabilir.
Velayeti alamayan baba çocuğunu görebilir mi?
Evet. Velayeti alamayan babanın çocuğuyla kişisel ilişki (görüşme) kurma hakkı yasal güvence altındadır. Mahkeme görüş günleri, yatılı günler ve tatil düzenlemeleri belirler; bu haklar icra yoluyla korunabilir.
İdrak çağındaki çocuğun görüşü velayeti belirler mi?
Çocuğun görüşü önemli bir ölçüttür ama tek başına bağlayıcı değildir. Genellikle 8 yaş civarından itibaren çocuk dinlenir; beyanı, üstün yararıyla örtüştüğü ve özgür iradesini yansıttığı ölçüde sosyal inceleme raporu ve diğer delillerle birlikte değerlendirilir.
Velayet davası ne kadar sürer?
Tarafların uzlaştığı anlaşmalı süreçler birkaç ay içinde sonuçlanabilir. Çekişmeli velayet davaları ise sosyal inceleme, tanık ve bilirkişi aşamaları nedeniyle genellikle 1–2 yıl sürer; büyükşehirlerdeki mahkeme yoğunluğu bu süreyi uzatabilir.
Velayeti babada olan çocuğa anne nafaka öder mi?
Evet. Velayet babaya verildiğinde anne de ekonomik gücü oranında çocuğun bakım ve eğitim giderlerine iştirak nafakasıyla katılmakla yükümlü olabilir. Ancak geliri olmayan veya yoksulluk sınırında yaşayan anneden nafaka beklenmez; miktar annenin ödeme gücüne göre belirlenir.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki mütalaa niteliği taşımaz; velayet kararları her dosyanın kendine özgü koşullarına göre değişir. Kendi durumunuz için bir aile hukuku avukatına danışmanızı öneririz. Hazırlayan: Av. Handan Sayan Özgül.





