Hukuk

Ecrimisil Davası: İhbarname, İtiraz Süresi ve Haksız İşgal Tazminatı

Ecrimisil Davası: İhbarname, İtiraz Süresi ve Haksız İşgal Tazminatı

Bir ecrimisil davası açılmadan da tahsil edilebilen bir alacak vardır ortada; bu yüzden dosyada cevaplanacak ilk soru tutarın ne olduğu değil, hangi yolun işlediğidir. Taşınmaz Hazineye, özel bütçeli bir idareye ya da mazbut vakfa aitse alacak mahkeme kararı beklenmeden bir ecrimisil ihbarnamesi ile istenir; taşınmaz özel kişilere aitse yalnızca dava yolu işler. İki rejimin süreleri, itiraz mercileri ve sonuçları birbirine benzemez; birinde geçerli olan kural diğerinde uygulanmaz.

Makale İçeriği

Ayrımın pratik sonucu şudur: elinize bir ihbarname geçtiyse takviminiz gün gün işlemeye başlamıştır ve itiraz merciiniz mahkeme değil, önce idarenin kendisidir. Buna karşılık paydaşı olduğunuz bir taşınmazı kardeşiniz ya da ortağınız tek başına kullanıyorsa, dava açmadan önce yapmanız gereken bambaşka bir şey vardır ve bu adım atlandığında dava yıllar sonra reddedilir. Aşağıdaki bölümler önce bu iki rejimi ayırıyor, sonra her birinin süre, hesap ve usul kurallarını madde numarasıyla veriyor.

Kısa cevaplar

Hazine taşınmazına ilişkin ecrimisil ihbarnamesine itiraz süresi 30 gündür ve itiraz önce idareye, dilekçeyle yapılır. Bu 30 gün içinde itiraz edilmez ya da itirazdan kayıtsız şartsız vazgeçilirse ecrimisilden yüzde yirmi indirim uygulanır. Ödeme süresi ise tebliğden itibaren 60 gündür; bu sürede peşin ödenirse ayrıca yüzde onbeş indirim yapılır.

Özel kişiler arasındaki ecrimisil davası beş yıllık zamanaşımına tabidir ve bu beş yıl dava tarihinden geriye doğru işler. Paydaşlar birbirinden ecrimisil isteyecekse, kural olarak önce intifadan men koşulunun gerçekleşmesi, yani taşınmazdan yararlanma isteğinin diğer paydaşa bildirilmesi gerekir.

31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren düzenlemeyle belirsiz alacak davası kaldırılmıştır. Miktarı bilirkişi raporuyla netleşen ecrimisil talepleri artık kısmi dava olarak açılır ve talep, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere tahkikat sonuna kadar artırılır.

Ecrimisil ne demek, haksız işgal tazminatı ile aynı şey mi

Ecrimisil, bir taşınmazın zilyetliğini haklı bir sebep olmadan elinde bulunduran kişinin, hak sahibine ödemekle yükümlü olduğu kullanım bedelidir. Uygulamada aynı alacak için haksız işgal tazminatı terimi de kullanılır; ikisi arasında hukuki bir fark yoktur. Kanun metinlerinde ise iki terim ayrı ayrı geçer: 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu ecrimisil der, Türk Medeni Kanunu ise tazminat kavramını kullanır.

Özel hukuktaki dayanak, Türk Medeni Kanunu’nun 995. maddesidir. Bu maddeye göre iyiniyetli olmayan zilyet, geri vermekle yükümlü olduğu şeyi haksız alıkoymuş olması yüzünden hak sahibine verdiği zararlar ve elde ettiği veya elde etmeyi ihmal eylediği ürünler karşılığında tazminat ödemek zorundadır. Buradaki “elde etmeyi ihmal ettiği ürünler” ifadesi önemlidir: işgalci taşınmazdan fiilen gelir elde etmemiş olsa bile, elde edilebilecek gelir üzerinden sorumlu tutulur.

Buna karşılık iyiniyetli zilyet bakımından kural terstir. Medeni Kanun’un 993. maddesi, karineyle mevcut hakkına uygun şekilde kullanan veya yararlanan iyiniyetli zilyedin, şeyi geri vermekle yükümlü olduğu kimseye karşı bu yüzden tazminat ödemek zorunda olmadığını söyler. Dolayısıyla özel hukuk davalarında işgalcinin iyiniyetli olup olmadığı tartışmanın merkezinde yer alır. İdari ecrimisilde ise göreceğimiz gibi bu tartışma hiç açılmaz.

Ecrimisilin iki ayrı rejimi: idari ihbarname ve mahkeme kararı

Birinci rejim idaridir. 2886 sayılı Kanun’un 75. maddesi, Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazlar, özel bütçeli idarelerin taşınmazları ile Vakıflar Genel Müdürlüğünün idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmazlar için idareye doğrudan ecrimisil isteme yetkisi verir. İdare bu alacağı için mahkemeye gitmez; komisyon kararıyla bedeli takdir eder, ihbarnameyle tebliğ eder, ödenmezse amme alacağı gibi tahsil eder.

İkinci rejim özel hukuka aittir. Taşınmaz gerçek kişilere veya özel hukuk tüzel kişilerine aitse malikin elinde tek bir yol vardır: asliye hukuk mahkemesinde dava açmak. Burada idari bir ihbarname, tek taraflı takdir ya da 6183 sayılı Kanun’a göre tahsil söz konusu değildir. Alacağın varlığı da miktarı da yargılamayla belirlenir.

Belediye taşınmazları bakımından sık sorulan soru şudur: belediye de ihbarname gönderebilir mi? 2886 sayılı Kanun’un 75. maddesi belediyeleri saymamıştır; ancak belediyelerin kendi mevzuatındaki yollamalar ve uygulama nedeniyle belediye taşınmazlarının işgalinde de ecrimisil istenmektedir. Bu nedenle elinize gelen belgede hangi idarenin, hangi kanun maddesine dayandığına bakmak gerekir. Dayanak maddesi, itirazın nereye ve hangi sürede yapılacağını belirler.

Karşılaştırmaİdari ecrimisil (Hazine taşınmazı)Özel hukukta ecrimisil
Dayanak2886 sayılı Kanun m.75 + YönetmelikTürk Medeni Kanunu m.995
Alacak nasıl doğarKomisyon takdiri ve ihbarnameMahkeme kararı
Kusur aranır mıAranmaz, idarenin zararı da aranmazİyiniyetli zilyet tazminatla yükümlü değildir
İtiraz merciiÖnce idare (30 gün), sonra idare mahkemesi (60 gün)Yargılama içinde savunma
Geriye dönük sınırTespit tarihinden geriye 5 yılDava tarihinden geriye 5 yıl
Tahsil yolu6183 sayılı Kanun (ödeme emri, haciz)İlamlı icra
TahliyeMülki amir eliyle, 15 gün içindeEl atmanın önlenmesi davası

Ecrimisil davası kime karşı açılır, kim talep edebilir

Dava, taşınmazı fiilen kullanan kişiye karşı açılır. Kanun bu kişiyi fuzuli şagil olarak adlandırır: bir hakka dayanmaksızın taşınmazı işgal eden veya tasarrufunda bulunduran kimse. Taşınmazda birden fazla kişi oturuyorsa, kullanımı fiilen sürdüren ve taşınmazdan yararlanan kişi davalıdır. Kiracının kiraya verene ödediği bir kira varsa, o kişiye karşı ecrimisil değil kira ilişkisinden doğan talepler ileri sürülür.

Talep edebilecek kişi ise hak sahibidir. Malik, paydaş, elbirliği mülkiyetinde mirasçı, intifa hakkı sahibi ve taşınmaza zilyet olma hakkı bulunan kişi ecrimisil isteyebilir. Paylı mülkiyette her paydaş kendi payı oranında talepte bulunabilir; payından fazlası için istemde bulunamaz. Elbirliği mülkiyetinde ise mirasçılardan biri, diğerlerinin olurunu almadan ya da miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ecrimisil davası açabilir. Bu istisna, terekeyi korumaya yönelik işlemler bakımından kabul edilmiştir.

Kiraya verilen ya da irtifak hakkı kurulan Hazine taşınmazlarında sözleşme bittiği hâlde kullanım devam ediyorsa, artık kiracı değil işgalci konumu doğar. Yönetmeliğin 85. maddesinin üçüncü fıkrası bu durumu açıkça düzenler: sözleşme veya resmî senette hüküm varsa ona göre işlem yapılır, aksi takdirde ecrimisil tespit, takdir ve tahsilatı yapılır. Aynı kural 2886 sayılı Kanun’un 75. maddesinde de yer alır.

Hazine arazisi işgal eden nereye şikayet edilir

Hazine taşınmazlarının işgali için başvurulacak merci, taşınmazın bulunduğu yerdeki milli emlak müdürlüğü ya da ilçelerde milli emlak şefliğidir. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı bünyesindeki bu birimler, hem tespit hem takdir hem de tahsil aşamalarını yürütür. Başvuru dilekçesinde taşınmazın ada ve parsel numarası, işgalin niteliği ve mümkünse başlangıç tarihi belirtilir.

İdarenin harekete geçmesi yalnızca şikâyete bağlı değildir. Yönetmeliğin 84. maddesi, kiraya verilen veya irtifak hakkı kurulanlar dışındaki Hazine taşınmazlarının fiilî durumlarının idarece hazırlanan program dâhilinde mahallinde tespit edileceğini, bu tespitlerin yılda en az bir defa yapılacağını ve tespit programlarının süresinin beş yıldan fazla olamayacağını düzenler. Yani işgal, kimse şikâyet etmese de rutin tespitlerde ortaya çıkabilir.

Tespit, mahallinde düzenlenen Taşınmaz Tespit Tutanağı ile belgelenir. Tutanakta işgalin başlangıç tarihi, işgale konu yüzölçümü, işgalciler, kullanım amacı ve ecrimisil takdirinde yararlanılacak bilgiler yer alır. İşgalin başlangıç tarihi tutanakta yanlış gösterilmişse itiraz aşamasında ilk düzeltilmesi gereken nokta budur; çünkü geriye dönük istenecek sürenin uzunluğunu bu tarih belirler.

Ecrimisil ihbarnamesi nedir, nasıl tebliğ edilir

Ecrimisil ihbarnamesi, idarenin takdir ettiği bedeli işgalciye bildiren yazılı belgedir ve Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik’in ekinde standart bir form olarak yer alır. Yönetmeliğin 86. maddesi uyarınca takdir edilen ecrimisiller, takdir tarihinden itibaren onbeş gün içinde ihbarname düzenlenerek fuzuli şagile tebliğ edilir. Tebligat, 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre öncelikle elden veya iadeli taahhütlü mektupla yapılır.

Bedelin belirlenmesi ise 85. maddeye tabidir. İşgalin tespit edilmesi hâlinde, tespit tarihinden itibaren onbeş gün içinde ve tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere bedel tespit komisyonunca ecrimisil takdir edilir. Komisyon; taşınmazın kullanım şekli, fiilî ve hukuki durumu, işgalden elde edilen gelir, aynı yerdeki emsal kira bedelleri veya ecrimisiller ile belediye, ticaret odası, ziraat odası gibi kuruluşlardan alınacak bilgileri değerlendirir.

İhbarnamede maddi hata bulunması hâlinde idarenin kendiliğinden hareket etme yetkisi vardır. 86. maddeye 2011 yılında eklenen cümle, ecrimisil işleminde maddi hata, kişide hata, işgal edilen alanda ya da yüzölçümde hata bulunduğunun belirlenmesi hâlinde bu hatanın hangi aşamada olursa olsun resen düzeltileceğini ve yeniden ihbarname düzenleneceğini söyler. Yanlış kişiye tebliğ edilmiş bir ihbarname için dava açmadan önce bu yola başvurmak, süre ve masraf bakımından çoğu zaman daha hızlı sonuç verir.

Ecrimisil itiraz süresi ve itiraz dilekçesinde yer alması gerekenler

Yönetmeliğin 86. maddesinin ikinci fıkrası nettir: ecrimisil işlemine karşı, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde ilgili idareye dilekçeyle müracaat edilerek düzeltme talebinde bulunulabilir. Bu başvuru bir dava değildir; idarenin kendi işlemini gözden geçirmesini istemektir. Dilekçede hangi unsura itiraz edildiği (kişi, alan, süre, birim bedel) ayrı ayrı gösterilmeli ve varsa belgeler eklenmelidir.

Düzeltme talepleri, talep tarihinden itibaren en geç otuz gün içinde bu amaçla oluşturulan komisyonlarca karara bağlanır. Sonuç, karar tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde düzenlenecek Ecrimisil Düzeltme İhbarnamesi ile ilgilisine tebliğ edilir. Böylece itiraz yolunun tamamı, iyi işlediği takdirde yaklaşık kırk beş günlük bir takvime oturur.

Otuz günlük sürenin ikinci bir işlevi daha vardır. Aynı fıkraya göre bu süre içinde itiraz edilmemesi, itiraz edilmişse aynı süre içinde itirazdan kayıtsız ve şartsız vazgeçilmesi ya da dava açılmışsa yine bu süre içinde davadan feragat edilmesi hâlinde yüzde yirmi indirim uygulanır. Yani itiraz etmemek de bir tercihtir ve doğrudan parasal karşılığı vardır. İhbarnamedeki tutar doğruysa ve işgal kabul ediliyorsa, indirimli ödeme çoğu zaman en akılcı yoldur.

AşamaSüreDayanak
Tespitten sonra ecrimisilin takdir edilmesi15 günYönetmelik m.85/1
Takdirden sonra ihbarnamenin tebliği15 günYönetmelik m.86/1
İdareye düzeltme talebi (itiraz)30 günYönetmelik m.86/2
Düzeltme talebinin karara bağlanması30 günYönetmelik m.86/3
Düzeltme ihbarnamesinin tebliği15 günYönetmelik m.86/3
Ödeme60 günYönetmelik m.87/1
İdare mahkemesinde iptal davası60 gün (düzeltme talebiyle durur)İYUK m.7 ve m.11
Taksitlendirme üst sınırı3 yıl (en az %25 peşin)Yönetmelik m.87/1

Ecrimisil ihbarnamesine karşı dava açma süresi

Ecrimisil ihbarnamesi bir idari işlemdir; buna karşı açılacak dava idari yargıda, iptal davası biçiminde görülür. Dava açma süresi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesindeki genel kurala tabidir: idare mahkemelerinde altmış gün. Süre, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar.

Otuz günlük düzeltme talebi ile altmış günlük dava süresi birbirini nasıl etkiler? Cevap İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 11. maddesindedir. İdari dava açılmadan önce işlemin kaldırılması, geri alınması veya değiştirilmesi dava açma süresi içinde istenebilir ve bu başvurma işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurur. Otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır; isteğin reddi ya da reddedilmiş sayılması hâlinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvuru tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır.

Bu mekanizma pratikte şu anlama gelir: düzeltme talebi süreyi sıfırlamaz, dondurur. Örneğin ihbarnamenin tebliğinden 20 gün sonra düzeltme talebi yapıldıysa ve talep reddedildiyse, geriye altmış günün kalan kırk günü kalır. Bu hesabı yapmadan beklemek, çoğu dosyada esasa hiç girilmeden süre aşımından ret sonucunu doğurur. Sürelerin işleyişi konusunda ayrıntılı bir karşılaştırma için idari işlemin iptali davası yazımızdaki süre tablosuna bakabilirsiniz.

Dava açmak tahsilatı durdurur mu

Durdurmaz. Yönetmeliğin 87. maddesinin beşinci fıkrası bunu tek cümleyle söyler: fuzuli şagiller tarafından dava açılmış olması, ecrimisilin takip ve tahsil edilmesi işlemini durdurmaz. Aynı ilke İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27. maddesinin birinci fıkrasında da yer alır; idari mahkemelerde dava açılması, dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz.

Bu nedenle iptal davası açılırken yürütmenin durdurulması talebi ayrıca ileri sürülmelidir. 27. maddenin ikinci fıkrası iki şartın birlikte gerçekleşmesini arar: idari işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması. Mahkeme, kural olarak davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra, gerekçe göstererek karar verir.

Talebin reddi hâlinde kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir; itiraz merci, dosyanın kendisine gelişinden itibaren yedi gün içinde karar vermek zorundadır ve bu karar kesindir. Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması istenemez. Bu sürelerin nasıl işlediğini adım adım anlatan bir yazımız var: yürütmeyi durdurma kararı kaç günde çıkar.

Ecrimisil kaç gün içinde ödenir, indirimler nasıl işler

Ödeme süresi altmış gündür. Yönetmeliğin 87. maddesine göre ecrimisil; ihbarnamenin, düzeltme talebinde bulunulmuşsa düzeltme ihbarnamesinin ilgilisine tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içinde muhasebe birimlerine ödenir. Bu süre 2014 yılındaki değişiklikle otuz günden altmış güne çıkarılmıştır; eski metne göre hazırlanmış bilgilerde hâlâ otuz gün yazdığı görülür.

İki indirim üst üste uygulanabilir. Birincisi, itiraz edilmemesi hâlindeki yüzde yirmi indirimdir. İkincisi, aynı süre içinde peşin ödeme yapılması hâlindeki yüzde onbeş indirimdir. 2886 sayılı Kanun’un 75. maddesi de bu iki indirimi birlikte sayar: ecrimisile itiraz edilmemesi hâlinde yüzde yirmi, peşin ödenmesi hâlinde ise ayrıca yüzde onbeş indirim uygulanır.

Ödeme güçlüğü varsa taksit imkânı bulunur. Borçlunun yazılı talebi hâlinde ecrimisilin en az yüzde yirmibeşi peşin, kalan kısmı idarenin uygun göreceği taksit zamanlarında ve en fazla üç yıl içinde taksitler hâlinde ödenebilir; kalan kısma kanuni faiz uygulanır. Taksitlerden birinin vadesinde ödenmemesi durumunda alacağın tamamı muaccel hâle gelir ve gecikme zammıyla birlikte takibe konu edilir.

Ecrimisil ödenmezse ne olur

Altmış gün içinde rızaen ödenmeyen ecrimisil, düzeltme talebinde bulunulmamışsa yüzde yirmi indirim yapılmak suretiyle, dava açma süreleri geçtikten sonra 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil edilmek üzere vergi dairelerine veya gelir servislerine intikal ettirilir. Vergi daireleri bu alacağı, kapsamına giren amme alacakları gibi takip eder.

Bunun anlamı, alacağın icra dairesi üzerinden değil doğrudan kamu gücüyle tahsil edilmesidir: ödeme emri gönderilir, haciz uygulanır, banka hesaplarına bloke konulabilir. Bu aşamada artık ecrimisil işleminin kendisi değil, ödeme emri dava konusu edilir ve itiraz sebepleri sınırlanır. Bu nedenle ihbarname aşamasındaki otuz ve altmış günlük süreler, sonraki tüm aşamaların kaderini belirler.

Ecrimisilin ödenmesi işgalciye taşınmazı kullanmaya devam etme hakkı vermez. Yönetmeliğin 88. maddesi iki şeyi birden söyler: fuzuli şagilin tahliyesinin sağlanamamış olması aynı taşınmazdan ikinci ve müteakip defa ecrimisil istenmesine engel değildir ve ecrimisilin tahsil edilmesi, taşınmazdaki kullanımın devamı hakkını vermez. Yani ödeme yapmak kira sözleşmesi kurmaz; işgal devam ettikçe her dönem için yeniden ecrimisil doğar.

Hazine taşınmazından tahliye nasıl yapılır

Tahliye için mahkeme kararı aranmaz. 2886 sayılı Kanun’un 75. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca işgal edilen taşınmaz, idarenin talebi üzerine bulunduğu yer mülkiye amirince en geç onbeş gün içinde tahliye ettirilerek idareye teslim edilir. Yönetmeliğin 89. maddesi aynı usulü tekrar eder ve hasat sezonu ile mevsimlik faaliyet döneminin dikkate alınacağını ekler.

Bu idari tahliye yolu, özel hukuktaki tahliye davalarından tamamen ayrıdır. Özel kişiler arasında bir taşınmazın boşaltılması isteniyorsa el atmanın önlenmesi davası açmak ya da kira ilişkisi varsa tahliye yollarına başvurmak gerekir; kimse kendi taşınmazını mülki amir aracılığıyla boşalttıramaz.

Tahliyenin gecikmesi ecrimisil doğurmaya devam eder. İdare aynı taşınmaz için tekrar tespit yapıp yeni bir ihbarname düzenleyebilir. Uygulamada işgalcinin yaptığı en pahalı hata, tahliye edilmediği sürece ödemenin de durduğunu düşünmektir; oysa yükümlülük her yeni dönem için yeniden doğar.

Paydaşlar arasında ecrimisil: intifadan men koşulu

Ecrimisil davalarının en büyük bölümü akrabalar arasında görülür: miras kalan bir evi kardeşlerden biri kullanır, tarlayı paydaşlardan biri eker. Bu davalarda kanunda yazılı olmayan ama yerleşik içtihatla kurulmuş bir ön şart vardır: intifadan men. Kural olarak paydaşlar, diğer paydaşı intifadan men etmedikçe birbirlerinden ecrimisil isteyemezler.

Koşulun gerçekleşmesi, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğini davalı paydaşa bildirmiş olmasına bağlıdır. Bildirimin şekli serbesttir ve her türlü delille kanıtlanabilir; ancak uygulamada noter ihtarnamesi kullanılır, çünkü tarihi ve içeriği tartışmasız biçimde belgeler. İhtarname tebliğ edilmeden önceki dönem için ecrimisil istenemez.

Bir başka sınır daha vardır: payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir yer bulunan paydaşın açacağı ecrimisil davası dinlenmez. Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, kesin sonuç getiren taksim ya da ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açarak çözmesi gerekir. Bu yolun nasıl işlediğini ve 2026’da değişen satış usulünü izale-i şüyu davası yazımızda ayrıntılı olarak ele aldık.

İntifadan men koşulunun istisnaları

Yerleşik içtihat, intifadan men kuralına birkaç istisna tanır. Bunlar Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 27 Şubat 2002 tarihli, 2002/3-131 esas ve 2002/114 karar sayılı ilamında toplu olarak sayılmıştır ve daireler bugün de aynı listeyi tekrar etmektedir. Birinci istisna, ecrimisil istenen taşınmazın bağ, bahçe gibi doğal ürün veren ya da işyeri, konut gibi kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olmasıdır.

Diğer istisnalar şunlardır: taşınmazı işgal eden paydaşın yerin tamamında hak iddia etmesi ve diğerlerinin paydaşlığını inkâr etmesi; paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı bölümlerin belirli olması; davacının daha önce aynı taşınmaza ilişkin el atmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri dava açmış veya icra takibi yapmış olması. Ayrıca kendiliğinden oluşan ürünlerin (biçilen ot, toplanan fındık, çay) ya da murisin kurduğu işletmenin işgali hâlinde de koşul aranmaz.

Bu istisna listesi çok geniş göründüğü için, uygulamada sık yapılan bir genelleme doğmuştur: “taşınmaz konut ya da işyeri ise intifadan men gerekmez.” Bu genelleme yanlıştır ve aşağıdaki bölümde ele aldığımız 2026 tarihli karar tam olarak bu noktayı düzeltmektedir.

Durumİhtar (intifadan men) gerekir mi
Paydaşın bizzat oturduğu konutGerekir
Kiraya verilerek gelir elde edilen konut veya işyeriGerekmez
Bağ, bahçe gibi doğal ürün veren taşınmazGerekmez
İşgalci paydaşın diğerlerinin paydaşlığını inkâr etmesiGerekmez
Paydaşlar arasında kullanım anlaşması bulunmasıGerekmez
Daha önce aynı taşınmaz için dava açılmış veya takip yapılmış olmasıGerekmez
Kendiliğinden oluşan ürünler (ot, fındık, çay) veya murisin işletmesiGerekmez
Taşınmazın kamu malı olmasıGerekmez

Ecrimisil yargıtay kararı: konutta oturan paydaş için ihtar şart

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 2026/1787 esas, 2026/2440 karar sayılı ve 4 Mayıs 2026 tarihli kararına konu olayda, miras kalan avlulu iki evden oluşan taşınmazı kardeşlerden biri kullanmış, diğer kardeş el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemiştir. İlk derece mahkemesi, taşınmazın kullanımında intifadan men şartının aranmayacağına hükmetmiş ve ecrimisili murisin ölüm tarihinden itibaren hesaplamıştır.

Bölge adliye mahkemesi de aynı görüşü paylaşmış, taşınmaz üzerinde konut bulunması nedeniyle ayrıca intifadan men gerekmediğini belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay ise bu değerlendirmeyi kabul etmemiştir. Kararda, taşınmazın tamamının davalı tarafından konut olarak kullanıldığı anlaşıldığına göre ecrimisile hükmedilebilmesi için davalının intifadan men edilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Sonuç olarak daire, davacının 6 Mayıs 2022 tarihli ihtarnamesinin 10 Mayıs 2022’de tebliğ edildiğini ve yedi gün içinde taşınmazın boşaltılmasının istendiğini tespit ederek, intifadan men şartının bu yedi günlük sürenin dolduğu tarih itibarıyla gerçekleştiğini kabul etmiş; ecrimisilin ölüm tarihinden başlatılmasını bozma sebebi saymıştır. Karardan çıkan ölçüt açıktır: istisna, taşınmazın konut olması değil, kiraya verilerek gelir elde ediliyor olmasıdır. Paydaşın bizzat oturduğu evde ihtar çekilmeden geçen süre için ecrimisil istenemez.

Ecrimisil zamanaşımı: beş yıl geriye doğru işler

Özel kişiler arasındaki ecrimisil davalarında zamanaşımı beş yıldır. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 2023/5469 esas sayılı ve 2 Ekim 2024 tarihli kararında ölçüt tek cümleyle verilmiştir: 25 Mayıs 1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve aynı yoldaki yerleşmiş içtihatlar uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabidir ve bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar.

Sürenin geriye doğru işlemesi, hakkın tümüyle düştüğü anlamına gelmez; talep edilebilecek dönemi sınırlar. On yıldır süren bir işgalde bugün dava açan malik, ancak dava tarihinden geriye doğru beş yıllık dönem için ecrimisil isteyebilir. Bu nedenle işgalin uzun sürdüğü dosyalarda dava tarihinin kendisi bir strateji unsuru hâline gelir.

İdari ecrimisilde ise sınır zamanaşımı değil, kanunun koyduğu tavandır. 2886 sayılı Kanun’un 75. maddesi ve Yönetmeliğin 85. maddesi, ecrimisilin tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere takdir edileceğini söyler. İki rejimde de beş yıllık bir sınır bulunması karışıklığa yol açar; ancak birinde başlangıç noktası dava tarihi, diğerinde tespit tarihidir.

Ecrimisil hesaplama örneği ve kullanılan ölçütler

Ecrimisil için kanunda sabit bir formül yoktur; her dosyada taşınmazın özelliklerine göre bir bedel belirlenir. İdari ecrimisilde ölçütleri Yönetmeliğin 85. maddesinin ikinci fıkrası sayar: taşınmazın işgalci tarafından kullanım şekli, fiilî ve hukuki durumu, işgalden elde edilen gelir, aynı yer ve mahalde bulunan emsal nitelikteki taşınmazlar için oluşmuş kira bedelleri veya ecrimisiller, varsa bunlara ilişkin kesinleşmiş yargı kararları ile taşınmazın değerini etkileyecek tüm unsurlar.

Aynı fıkra, işgalin şekli ve taşınmazın konumu gibi unsurlar itibarıyla asgari ecrimisil tutarlarını belirlemeye Bakanlığın yetkili olduğunu söyler. Uygulamada bu yetki genel tebliğ ve genelgelerle kullanılır; bu nedenle bir tarım arazisi ile şehir merkezindeki bir arsanın metrekare karşılığı birbirinden çok farklı çıkar. İhbarnamedeki tutar emsalden yüksekse, itiraz dilekçesine emsal kira sözleşmeleri veya emsal ecrimisil kararları eklenmesi en etkili yoldur.

Özel hukuk davasında hesabı bilirkişi yapar. Mahkeme keşif yaparak taşınmazın niteliğini, işgal edilen alanı ve kullanım biçimini tespit eder; bilirkişi, emsal kira bedellerinden hareketle dönemsel bir rakam üretir. Tarım arazilerinde ürün geliri esas alınırken, konut ve işyerlerinde emsal kira ölçüt olur. Bilirkişi raporuna itiraz için verilen iki haftalık süre, dosyanın en kritik anlarından biridir; rapordaki emsal seçimi tartışılmazsa hüküm çoğunlukla o rakam üzerinden kurulur.

Haksız işgal tazminatı nasıl hesaplanır, faiz ne zaman başlar

Haksız işgal tazminatı, dönemsel bir alacaktır. Hesap, işgalin başladığı tarihten dava tarihine kadar geçen süre için ayrı ayrı yapılır; her yıl veya her ay için o dönemin emsal kira karşılığı bulunur ve toplanır. Paylı mülkiyette bu toplam, davacının pay oranıyla çarpılarak talep edilebilecek tutara indirilir. 1/6 payı olan mirasçı, taşınmazın tamamının kullanım bedelini değil, altıda birini isteyebilir.

Faizin başlangıcı ayrı bir tartışmadır. Paydaşlar arası davalarda ecrimisil, intifadan men koşulunun gerçekleştiği tarihten sonrası için istenebildiğinden, faiz de en erken o tarihten işletilir. Yukarıda ele aldığımız 2026 tarihli kararda bozma sebebi tam olarak buydu: ecrimisilin murisin ölüm tarihinden başlatılması, ihtarnamedeki sürenin dolduğu tarih varken fazla miktara hükmedilmesi sonucunu doğurmuştu.

İşgalci taşınmazı fiilen kullanmamış olsa dahi sorumluluk doğabilir. Medeni Kanun’un 995. maddesi, iyiniyetli olmayan zilyedi elde ettiği ürünler kadar elde etmeyi ihmal ettiği ürünler bakımından da sorumlu tuttuğu için, kapalı tutulan bir dükkân ya da ekilmeyen bir tarla da ecrimisile konu olur. Aynı madde, iyiniyetli olmayan zilyedin yaptığı giderlerden ancak hak sahibi için de zorunlu olanların tazminini isteyebileceğini söyler.

Ecrimisil davası görevli mahkeme ve yetkili mahkeme

Kural olarak görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 2. maddesi, dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarda aksine düzenleme yoksa asliye hukuk mahkemesini görevli sayar. Ecrimisil bir malvarlığı alacağıdır ve özel bir görev kuralına bağlanmamıştır.

İstisna, talebin kira ilişkisinden kaynaklandığı hâllerdir. Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, kiralanan taşınmazların ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil tüm uyuşmazlıkları sulh hukuk mahkemesine bırakır. Kira sözleşmesi sona erdiği hâlde kullanımı süren kiracıdan istenen bedel bu kapsamda değerlendirildiğinde dosya sulh hukukta görülür. Bu nedenle dilekçe hazırlanırken talebin dayandığı hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesi gerekir.

Yetkide belirleyici olan, ecrimisilin tek başına mı yoksa el atmanın önlenmesiyle birlikte mi istendiğidir. El atmanın önlenmesi talebi taşınmazın zilyetliğine ilişkin olduğundan, Kanun’un 12. maddesi uyarınca taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Yalnızca alacak istenen dosyalarda ise genel yetki kuralı işler ve davalının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. İki talep birlikte ileri sürüldüğünde taşınmazın bulunduğu yerde dava açmak, yetki itirazıyla kaybedilecek ayları baştan önler.

Ecrimisil davası kısmi dava olarak açılabilir mi

Bu sorunun cevabı 31 Temmuz 2026 itibarıyla değişmiştir. O tarihe kadar ecrimisil talepleri çoğunlukla belirsiz alacak davası olarak açılıyordu; miktar bilirkişi raporuyla netleştikten sonra talep artırılıyordu. 7589 sayılı Kanun’un 19. maddesiyle Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 107. maddesi yürürlükten kaldırılmıştır; belirsiz alacak davası artık mevzuatta yoktur.

Yerine gelen düzenleme, aynı Kanun’un 20. maddesiyle 109. maddeye eklenen dördüncü fıkradır. Buna göre alacağın sadece bir kısmının dava edildiği durumlarda talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir; bu durumda zamanaşımı, artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır. Yani kısmi dava açıp bilirkişi raporundan sonra talebi yükseltme imkânı korunmuş, fakat tek sefere indirilmiştir.

Derdest dosyalar için geçiş hükmü vardır. 7589 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesinin onuncu fıkrası, yürürlükten kaldırılan 107. maddenin kaldırılma tarihinden önce açılan davalar bakımından uygulanmaya devam olunacağını düzenler. Dolayısıyla 31 Temmuz 2026’dan önce belirsiz alacak davası olarak açılmış ecrimisil dosyaları eski rejimle yürür; bu tarihten sonra açılacak davalarda kısmi dava ve tek artırım kuralı geçerlidir.

Dava tarihiUygulanacak rejimTalebin artırılması
31 Temmuz 2026’dan önce açılmışBelirsiz alacak davası (mülga m.107 uygulanmaya devam eder)Eski usul
31 Temmuz 2026 ve sonrasında açılanKısmi dava (m.109)Bir defaya mahsus, tahkikat sonuna kadar

Ecrimisil tespit davası arabuluculuk zorunlu mu

Ecrimisil, dava şartı olarak arabuluculuğa tabi uyuşmazlıklar arasında sayılmamıştır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/B maddesi listeyi dört bent hâlinde verir: kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar, taşınır ve taşınmazların paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklar, Kat Mülkiyeti Kanunu’ndan kaynaklanan uyuşmazlıklar ve komşu hakkından kaynaklanan uyuşmazlıklar. Mülkiyet hakkına dayalı ecrimisil bu bentlerin hiçbirine girmez.

Ancak bir kesişme noktası vardır. Talep kira ilişkisinden kaynaklanıyorsa, yani sözleşmesi sona erdiği hâlde taşınmazı kullanmaya devam eden kiracıdan bedel isteniyorsa, uyuşmazlık (a) bendi kapsamında değerlendirilebilir ve bu takdirde dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartı hâline gelir. Bu ayrım gözden kaçarsa dava, esasa hiç girilmeden usulden reddedilir.

Mirasçılar arasındaki dosyalarda ise iki talep çoğu zaman birlikte ileri sürülür: ortaklığın giderilmesi ve ecrimisil. Ortaklığın giderilmesi (b) bendi uyarınca arabuluculuğa tabi olduğundan, bu talep bakımından arabuluculuk süreci tüketilmelidir. Uygulamada en güvenli yol, birlikte istenen talepler bakımından arabuluculuk şartını baştan yerine getirmektir; arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez.

Müdahalenin meni ve ecrimisil davası birlikte açılır mı

Açılır ve uygulamada çoğunlukla birlikte açılır. Medeni Kanun’un 683. maddesinin ikinci fıkrası malike iki ayrı imkân tanır: malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açmak ve her türlü haksız el atmanın önlenmesini dava etmek. Ecrimisil ise geçmiş döneme ilişkin parasal taleptir. Biri geleceği, diğeri geçmişi düzenlediği için ikisi bir arada istenir.

Dava dilekçesinde talep sonucu bölümünün ayrı ayrı yazılması gerekir: taşınmaza yapılan el atmanın davacının tapu kaydındaki payı oranında önlenmesi ve belirtilen dönem için ecrimisil alacağının faiziyle tahsili. Harç bakımından da iki talep ayrı değerlendirilir; ecrimisil kısmı nispi harca tabidir. Tapu kaydına ilişkin taleplerde harcın nasıl hesaplandığını ve eksik harcın dosyayı nasıl durdurduğunu tapu iptal ve tescil davasında harç tamamlama yazımızda ayrıntılandırdık.

Elbirliği mülkiyetinde davanın kimler tarafından açılacağı ayrı bir sorundur. Mirasçılardan biri, diğerlerinin olurunu almadan ya da terekeye temsilci atanmadan da tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine dava açabilir. Buna karşılık terekenin tamamını ilgilendiren ve mirasçıların birlikte hareket etmesini gerektiren talepler bakımından zorunlu dava arkadaşlığı kuralı işler. Mirasla ilgili uyuşmazlıkların birbirine nasıl bağlandığını muris muvazaası yazımızda görebilirsiniz.

Ecrimisil davası ne kadar sürer, masrafı ne olur

Süreyi belirleyen üç unsur vardır: keşif, bilirkişi ve kanun yolu. Ecrimisil davalarında mahallinde keşif yapılması neredeyse zorunludur; keşif günü mahkemenin iş yüküne göre aylar sonrasına verilebilir. Bilirkişi raporunun hazırlanması, rapora itiraz ve gerekirse ek rapor aşaması dosyayı uzatan ikinci halkadır. Bu nedenle ilk derece aşaması çoğu dosyada bir ile iki yıl arasında tamamlanır.

7589 sayılı Kanun’un 21. maddesiyle Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 147. maddesine eklenen üçüncü fıkra bu noktada yeni bir sınır getirmiştir: duruşmalar arasındaki süre üç aydan daha uzun olamaz. İşin niteliği gereği bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe yoluyla tahkikat işlemlerinin yürütülmesi gibi zorunlu hâllerde hâkim gerekçesini belirterek daha uzun bir süre belirleyebilir. Kural, keşif ve bilirkişi trafiğinin yoğun olduğu ecrimisil dosyalarında doğrudan hissedilecek bir düzenlemedir.

Masraf kalemleri ise başvurma harcı, nispi peşin harç, gider avansı, keşif ve bilirkişi ücretleridir. Talep edilen ecrimisil tutarı yükseldikçe nispi harç da yükselir; bu yüzden kısmi dava açıp bilirkişi raporundan sonra talebi artırmak, başlangıçtaki harç yükünü hafifletir. Dava kazanılırsa yatırılan harç ve masraflar karşı tarafa yüklenir.

Ecrimisil hakkı devredilebilir mi

Doğmuş ve muaccel hâle gelmiş bir ecrimisil alacağı, alacağın devri hükümlerine göre üçüncü kişiye devredilebilir; çünkü artık kişiye sıkı sıkıya bağlı olmayan bir para alacağıdır. Buna karşılık ecrimisil isteme yetkisi mülkiyetten doğduğu için, taşınmaz satıldığında yeni malik kendiliğinden geçmiş dönem alacağının sahibi olmaz. Geçmiş döneme ilişkin alacak, o dönemde malik olan kişiye aittir.

Satış sözleşmesinde bu konuda açık bir düzenleme yapılmadığında uyuşmazlık çıkar. Taşınmazı devralan kişi, devirden önceki işgal dönemi için dava açtığında husumet itirazıyla karşılaşır. Bu nedenle işgal altındaki bir taşınmaz devralınıyorsa, geçmiş dönem ecrimisil alacağının da devredildiğinin sözleşmede yazılı olarak kararlaştırılması gerekir.

Mirasla intikalde durum farklıdır. Murisin sağlığında doğmuş ecrimisil alacağı terekeye dâhil olur ve mirasçılara intikal eder. Elbirliği mülkiyetinde bu alacağın tahsili için mirasçıların birlikte hareket etmesi ya da temsilci atanması gündeme gelir; ancak yukarıda belirtildiği gibi, ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olunan mirasçının tek başına dava açması mümkündür.

Ecrimisil ile kamulaştırmasız el atma tazminatı karıştırılmamalı

İki kavramda da “haksız işgal” ifadesi geçer, ancak taraflar terstir. Ecrimisilde işgal eden kişi ya da idare taşınmazı hakkı olmadan kullanır ve malik alacaklıdır. Kamulaştırmasız el atmada ise taşınmaza el koyan idaredir; malik, mülkiyetinin bedelini ister. Birincisinde talep kullanım karşılığı, ikincisinde taşınmazın değeridir.

Usul bakımından da ayrılırlar. Kamulaştırmasız el atma davaları taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde ve el atmanın tarihine göre değişen özel bir rejimde görülür; harç ve vekâlet ücreti maktudur. Ecrimisil davasında ise harç nispidir ve genel hükümler uygulanır. İdarenin el koyduğu taşınmazlar bakımından izlenecek yolu kamulaştırmasız el atma davası yazımızda dönem dönem ele aldık.

Üçüncü bir karışıklık kaynağı, idarenin taşınmazı işgal eden kişiye ecrimisil çıkarması ile idarenin kendi el atması nedeniyle vatandaşa tazminat ödemesinin aynı belgelerle yürümesidir. Elinize gelen yazının başlığına değil, kimin kime ne istediğine bakmak gerekir: ihbarname size bir borç yüklüyorsa idari ecrimisil, taşınmazınız idarece kullanılıyorsa kamulaştırmasız el atma söz konusudur.

Kiracı çıkmıyorsa ecrimisil istenebilir mi

Kira sözleşmesi devam ederken ecrimisil istenemez; sözleşme geçerli olduğu sürece kullanım hukuka uygundur ve karşılığı kira bedelidir. Sözleşme sona erdiği hâlde kiracı taşınmazı boşaltmıyorsa, sona erme tarihinden sonraki dönem için tazminat talebi doğar. Hazine taşınmazlarında bu durum Yönetmeliğin 85. maddesinin üçüncü fıkrasında açıkça düzenlenmiştir.

Özel kişiler arasında ise önce sözleşmede hüküm olup olmadığına bakılır. Sözleşmede sona erme sonrası kullanım için cezai şart ya da bedel kararlaştırılmışsa o hüküm uygulanır. Böyle bir hüküm yoksa talep, kira ilişkisinden kaynaklanan tazminat niteliğindedir ve görev ile arabuluculuk bakımından yukarıda anlattığımız ayrımlar devreye girer.

Kiracının taşınmaza verdiği zararlar ise ayrı bir taleptir ve ecrimisille birlikte istenebilir. Ayıplı kullanım, tahrip ve olağan kullanımı aşan yıpranma bakımından izlenecek yolu ve ispat düzenini kiracının verdiği zarar yazımızda ayrıntılı biçimde açıkladık.

Ecrimisil davası nasıl açılır, öncesinde neler yapılır

İlk adım, taşınmazın kime ait olduğunu ve kimin ne kadar pay sahibi olduğunu tapu kaydından belgelemektir. İkinci adım, işgalin başlangıç tarihini tespit etmektir; tanık, fatura, abonelik kaydı, uydu görüntüsü ve muhtarlık kaydı bu tespitte kullanılır. Üçüncü adım, paydaşlar arası bir uyuşmazlıksa noter aracılığıyla ihtarname göndermek ve intifadan men koşulunu belgelemektir.

Dördüncü adım, talebin dayanağını doğru kurmaktır: mülkiyete dayalı ecrimisil mi, kira ilişkisinden doğan tazminat mı isteniyor? Bu belirleme görevli mahkemeyi, arabuluculuk şartını ve zamanaşımını etkiler. Beşinci adım, dava değerini ve harç yükünü hesaplamaktır; kısmi dava açılacaksa artırım hakkının bir defaya mahsus olduğu unutulmamalıdır.

İdari ecrimisilde ise takvim çok daha sıkıdır. İhbarnamenin tebliğ tarihi kayda geçirilir, otuz gün içinde düzeltme talebi verilir, idarenin cevabı beklenir ve altmış günlük dava süresinin kalan kısmı hesaplanır. Tahsilat durmadığı için, dava dilekçesinde yürütmenin durdurulması talebi ayrıca ve gerekçeli biçimde ileri sürülür. Alacak vergi dairesine intikal ettiyse artık ödeme emrine karşı ayrı bir süreç işler; icra ve takip aşamasındaki itiraz yollarını itirazın iptali davası yazımızda karşılaştırmalı olarak ele aldık.

Hisseli taşınmazda kalıcı çözüm: ortaklığın giderilmesi ve önalım

Ecrimisil, geçmiş dönemin karşılığını alır ama ortak mülkiyeti sona erdirmez. Aynı taşınmaz için birkaç yılda bir yeniden dava açmak zorunda kalan paydaşlar için kalıcı çözüm, ortaklığın giderilmesi davasıdır. Bu davada mahkeme önce aynen taksimin mümkün olup olmadığına bakar, mümkün değilse satış yoluyla ortaklığı giderir.

İkinci ihtimal, paydaşlardan birinin payını üçüncü kişiye satmasıdır. Bu durumda diğer paydaşlar önalım hakkını kullanarak payı kendileri alabilir. Önalım hakkının süreleri ve bedelin nasıl belirleneceği 25 Aralık 2025’te değişmiştir; ayrıntıları önalım davası yazımızda ele aldık.

Üçüncü ihtimal, paydaşlar arasında kullanım anlaşması yapılmasıdır. Her paydaşın hangi bölümü kullanacağı yazılı olarak belirlendiğinde hem intifadan men tartışması ortadan kalkar hem de ileride ecrimisil davası açılmasının önü kesilir. Bu anlaşma taşınmazın mülkiyetini bölmez, yalnızca kullanımı düzenler; ancak uygulamada uyuşmazlıkların büyük kısmını baştan önler.

Dosyanızda hangi yol işler?

Elinize bir ecrimisil ihbarnamesi geçtiyse süre işlemeye başlamıştır; paydaşınızla yaşadığınız bir kullanım uyuşmazlığında ise dava açmadan önce atılması gereken bir adım vardır. İki durumda da yapılacak ilk iş, belgeler üzerinden takvimin çıkarılmasıdır. Çalışma alanlarımızı inceleyebilir, dosyanızı değerlendirmek için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Ecrimisil davası nedir, ecrimisil ne demek?

Bir taşınmazı hakkı olmadan kullanan kişinin, hak sahibine ödemesi gereken kullanım karşılığıdır. Aynı alacak için haksız işgal tazminatı terimi de kullanılır. Özel hukuktaki dayanağı Türk Medeni Kanunu’nun 995. maddesi, Hazine taşınmazları bakımından dayanağı ise 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 75. maddesidir.

Ecrimisil kimden talep edilir?

Taşınmazı bir hakka dayanmaksızın kullanan kişiden, yani fuzuli şagilden talep edilir. Taşınmazda birden fazla kişi bulunuyorsa kullanımı fiilen sürdüren kişi muhataptır. Kira sözleşmesi devam ederken kiracıdan ecrimisil istenemez; sözleşme sona erdikten sonraki kullanım için talep doğar.

Ecrimisil kime ödenir?

Hazine taşınmazlarında ecrimisil, ihbarnamede gösterilen muhasebe birimine ödenir. Alacak vergi dairesine intikal ettirilmişse ödeme oraya yapılır. Özel kişiler arasındaki davalarda ise ödeme mahkeme kararına göre alacaklı malike ya da icra dosyasına yapılır.

Ecrimisil şartları nelerdir?

Bir taşınmazın bulunması, bu taşınmazın hak sahibi olmayan biri tarafından kullanılması ve kullanımın haklı bir sebebe dayanmaması gerekir. İdari ecrimisilde ayrıca idarenin zarara uğramış olması ve işgalcinin kusurlu bulunması aranmaz; bu husus 2886 sayılı Kanun’un 75. maddesinde açıkça yazılıdır. Paydaşlar arasında ise kural olarak intifadan men koşulu da aranır.

Ecrimisil ihtar zorunlu mu?

Paydaşlar arasındaki davalarda kural olarak zorunludur; ihtar, intifadan men koşulunu gerçekleştiren işlemdir. İstisnaları vardır: taşınmazın doğal ürün vermesi veya kiraya verilerek gelir elde edilen yerlerden olması, işgalcinin diğer paydaşların paydaşlığını inkâr etmesi, kullanım anlaşmasının bulunması ya da daha önce aynı taşınmaza ilişkin dava açılmış olması gibi. İdari ecrimisilde ihtar aranmaz; ihbarname zaten bu işlevi görür.

Ecrimisil itiraz nereye yapılır?

Önce işlemi yapan idareye, dilekçeyle yapılır. Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik’in 86. maddesine göre tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde düzeltme talebinde bulunulabilir. Talep, otuz gün içinde komisyonca karara bağlanır ve sonuç ecrimisil düzeltme ihbarnamesiyle bildirilir. Bu yol tüketildikten sonra idari yargıda iptal davası açılabilir.

Ecrimisil ödenmezse ne olur?

Altmış günlük süre içinde rızaen ödenmeyen ecrimisil, dava açma süreleri geçtikten sonra 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre takip edilmek üzere vergi dairesine intikal ettirilir. Bu aşamadan sonra ödeme emri, haciz ve gecikme zammı gündeme gelir.

Ecrimisil ödedikten sonra ne olur?

Ödeme, geçmiş dönemin borcunu kapatır; kullanım hakkı vermez. Yönetmeliğin 88. maddesi, ecrimisilin tahsil edilmesinin taşınmazdaki kullanımın devamı hakkını vermeyeceğini ve tahliye sağlanamamış olmasının ikinci ve müteakip defa ecrimisil istenmesine engel olmadığını açıkça düzenler.

Ecrimisil davası kısmi dava olarak açılabilir mi?

Açılabilir. 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun’la belirsiz alacak davası kaldırıldığı için bugün izlenecek yol kısmi davadır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 109. maddesine eklenen dördüncü fıkra uyarınca talep, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir ve zamanaşımı artırılan kısım için de dava tarihinde kesilmiş sayılır.

Ecrimisil zamanaşımı kaç yıldır?

Beş yıldır ve dava tarihinden geriye doğru işler. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 2 Ekim 2024 tarihli kararı, 25 Mayıs 1938 tarih ve 29/10 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile yerleşmiş içtihatlara dayanarak bu ölçütü tekrarlamıştır. İdari ecrimisilde ise bedel, tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere takdir edilir.

Ecrimisil komisyonu kimlerden oluşur?

2886 sayılı Kanun’un 75. maddesine göre ecrimisil, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit ve takdir edilir. Yönetmelik bu yapıyı bedel tespit komisyonu olarak adlandırır. Düzeltme taleplerini inceleyen komisyonların kuruluşu ve çalışma esasları ise Bakanlıkça belirlenir.

Ecrimisil nasıl iptal edilir?

İki yol vardır. Birincisi, otuz gün içinde idareye düzeltme talebi vermek ve işlemin kaldırılmasını istemektir; idare maddi hata, kişide hata, alan veya yüzölçüm hatasını hangi aşamada olursa olsun kendiliğinden düzeltir. İkincisi, altmış günlük süre içinde idare mahkemesinde iptal davası açmaktır. Dava açmak tahsilatı durdurmadığı için yürütmenin durdurulması ayrıca istenmelidir.

Ecrimisil davasını kimler açabilir?

Malik, paydaş, elbirliği mülkiyetinde mirasçı ve taşınmaza zilyet olma hakkı bulunan kişiler açabilir. Paylı mülkiyette her paydaş kendi payı oranında talepte bulunur. Elbirliği mülkiyetinde ise ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olunan mirasçı, diğerlerinin oluru olmadan da dava açabilir.

Ecrimisil davası ne kadar sürede sonuçlanır?

Keşif ve bilirkişi incelemesi zorunlu olduğundan ilk derece aşaması çoğunlukla bir ile iki yıl arasında sürer; istinaf ve temyiz süreci bunu uzatır. 7589 sayılı Kanun’la Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 147. maddesine eklenen fıkra, duruşmalar arasındaki sürenin üç ayı aşamayacağını düzenlemiştir; zorunlu hâllerde hâkim gerekçe göstererek daha uzun süre belirleyebilir.

Hazine arazisi işgali suç mudur?

Ecrimisil bir ceza değil, kullanım karşılığıdır; ödenmesi cezai sorumluluğu ortadan kaldırmaz, ödenmemesi de tek başına suç oluşturmaz. Ancak işgalin biçimine göre ayrı kanunlarda düzenlenmiş yaptırımlar gündeme gelebilir. İdari süreçte muhatap olunan belge, ceza ihbarnamesi değil ecrimisil ihbarnamesidir ve amacı kullanım bedelinin tahsilidir.

Ecrimisil hakkı devredilebilir mi?

Doğmuş ve muaccel bir ecrimisil alacağı, alacağın devri hükümlerine göre devredilebilir. Buna karşılık taşınmazın satılması, geçmiş döneme ilişkin alacağı kendiliğinden yeni malike geçirmez; bu alacak, ilgili dönemde malik olan kişiye aittir. Devir isteniyorsa sözleşmede açıkça kararlaştırılmalıdır.

Yasal uyarı: Ecrimisil dosyalarında sonucu belirleyen şey, taşınmazın kime ait olduğu ve sürelerin hangi tarihte işlemeye başladığıdır; bu iki nokta belirlenmeden verilen genel bilgiler yanıltıcı olabilir. Buradaki açıklamalar bilgilendirme amaçlı olup somut bir dosyaya ilişkin hukuki görüş yerine geçmez ve hükümler yayım tarihindeki hâliyle verilmiştir. Adım atmadan önce 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun yürürlükteki metnine ve Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik’e bakılmalı, dosyanız için bir avukattan görüş alınmalıdır.